close

Enter

Log in using OpenID

2012-Almanak - İş Cinayetlerini Unutma

embedDownload
İŞ
CİNAYETLERİ
ALMANAĞI
2012
YAYINLARI
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI 2012
BirUmut Yayıncılık Hizmetleri
Halit Rıfat Paşa Mah. Perpa Ticaret Merkezi
B Blok Kat 9 No.1529 Şişli/İSTANBUL
Tel. 0212 210 27 22 Faks 0212 210 27 33
[email protected]
www.birumutyayinlari.com
Yayınevi Sertifika No. 27828
© BirUmut Yayıncılık, 2013
Baskı
Kayhan Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.
Davutpaşa Cad. Güven San. Sit. C Blok
No. 244 Topkapı/İSTANBUL
Tel. 0212 612 31 85
Matbaa Sertifika No. 12156
Birinci Basım: Nisan 2013
Baskı Adedi: 5000
ISBN-13: 978-605-860-610-4
Hazırlayan
Emeği geçenler
Yaşar Adanalı, Şenol Ağalday,
Türkan Ağalday, Nermin Avcı, Beste Bal,
Adnan Bostancıoğlu, Ediz Boynikoğlu, Sidal Çakır,
Salim Çalık, Özlem Çalışkan, Özge Çelik, Kumru Çılgın, Berrin Demir,
Pelin Demireli, Ayfer Çalışkan Elverdi, Kemal Emir, Murat Kemal Gündüz,
Nermin Kaplan, Selma Melike Kavak, Serpil Kemalbay, Gizem Kıygı,
Aslı Odman, Güngör Orbak, Özlem Özkan, Hüseyin Öztürk, Süleyman Polat,
Levent Savaşçı, Mahir Sezer, Özgürcan Sunata, Mahir Tıraş,
Eylem Can Tümer, Füsun Uslu, Ayşe Uzun, Esra Yalçınalp,
Özlem Yetimoğlu, Utkan Yetimoğlu,
Erbay Yucak, Mesut Yurtseven
İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin
ve 2009’da yaşamını yitiren Davutpaşa Davası
avukatlarından Kâmil Kirman şahsında
“işçi ailelerinin adalet mücadelesi”nin
emektarları anısına
İçindekiler
Sunuş
7
Ailelerden
9
2012 İş Cinayetleri Raporu
11
“İş Kazası” Durumunda Ne Yapılmalıdır?
119
Ailelerin Adalet Mücadelesinden Kesitler
123
Vicdan ve Adalet Nöbeti
181
Maden İşçilerine Saygı Duruşu
229
Sunuş
Ülkemizde yayımlanan raporların, haberlerin ve Sosyal Güvenlik Kurumu yayınlarının izini sürdüğümüzde günde 5 ila 8 işçinin, çalıştığı sırada yaşanan “kaza” nedeniyle iş cinayetinde hayatını kaybettiği gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Bizlere bu gerçeği duyurmak için çabalayan sınırlı sayıda organizasyon ve canı yanmış
Adalet Arayan İşçi Aileleri ile…
İş cinayetleri günlük yaşamımızın bir parçası değil. Hayatını kaybedenler haberlere konu olmuyor, gazetede birkaç satır veya
ölüm biçimine bağlı olarak üç beş sütun yer buluyor. İşçiler kalıcı olarak sakat kalıyor, ağır yaralı olarak tedavi görürken veya
yakalandıkları meslek hastalığı sonucunda sessizce ve yavaş yavaş hayatlarını kaybediyor.
Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin, bütün sorumluların dahil edildiği
adil yargılama talebiyle, Davutpaşa, Ostim-İvedik, Bayram Otel,
BEDAŞ, Esenyurt, Arka Sıradakiler dizisi seti gibi iş cinayetlerinde yaşadıkları, ölümden sonra adalete ulaşmanın da yoğun bir
çaba gerektirdiğini ortaya koyuyor. Üç ayda çıkan bilirkişi raporuna rağmen iki üç yıl sonra açılabilen davalarda ailelerin, destek verenlerin ve avukatlarının uğraşları adalete ulaşmanın güçlüğünü yeterince açıklıyor.
“İş kazaları”nın “kaza da kader de olmadığı” ve “iş cinayeti” olduğu yıllardır sınırlı bir çevrede anılıyor olsa da, bunun algı, düşünce dünyamıza ve kamuoyunun aklına yerleşmesini sağlayan
aileler oldu. Her söz alışları “adalet”, “bir daha yaşanmaması” ve
“geride kalanlar” için mücadelenin beyanı oldu; toplumsal vicdanımıza seslendi.
İş Cinayetleri Almanağı, bütün bu acı ve emek yoğun adalet mücadelesini desteklerken ortaya çıktı. İşçinin ölüm haberinin veriliş biçimi, iş cinayetlerinin yoğunluğu ve önlenebilirliği, yargılama süreçlerinde ortaya çıkan gerçekler; kalıcı, temas edilebilir
ve herkesin ulaşabileceği bir çabaya girmemize neden oldu. İlk
çalışmamız olduğundan kimi eksiklerimiz var, farkındayız; ancak
eksiklerimizi gidermek istemiyoruz, böyle bir almanağa bir daha
ihtiyaç duyulmamasını umut ediyoruz.
Bizler Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin acılarını yüreğimizde hissediyoruz. Her birimiz bu vahşi düzende, başımıza her an benzer bir
“kaza”nın gelebileceğinin farkındayız. İş cinayetlerine mani olabilmenin yolunun ailelerle dayanışmaktan geçtiğini biliyoruz. Anlayarak, unutmayarak, birlikte mücadele ederek umudumuzu taşıyacağımız günlere...
Adalet Arayana Destek Grubu
7
Ailelerden
Bizler iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin adalet arayan aileleriyiz.
Ülkemizde her gün 5 ila 8 işçinin hayatını kaybettiği gerçeğini maalesef
insan başına gelmedikçe, ateş ocağa düşmedikçe görmüyor. Sevdiği bir
insanın ekmek parası peşindeyken hayatını kaybetmesinin neler yaşatacağını tahmin edemiyor. İş cinayetlerinin “kaza” diyerek üstünün örtülmesinin, ölümlerin “kader” diyerek kaçınılmaz ve önlenemez olduğunun
söylenmesinin insanı nasıl yaralayacağını düşünemiyor.
Bizler iş cinayetlerinde sevdiklerimizi kaybettik. Acımız taptaze, öfkemiz
tarifsiz. Ekmeğini kazanırken, patronların daha çok kazanma hırsı, sorumluların denetim eksikliği ve ihmali sonucu hayatlarını kaybeden yakınlarımızı geri getiremeyeceğimizin elbette bilincindeyiz. Mücadelemizin özünde adalet arayışı var. Yakınlarımızın hakkını aramayı adalet mücadelesiyle sürdürüyoruz. Ama sorumluluğumuz sadece sevdiklerimizle sınırlı değil. Başka insanlar bizim gibi acı çekmesin, işçiler ölmesin diye her ayın ilk pazar günü Vicdan ve Adalet Nöbeti tutarak, devam
eden duruşmalarımızı ve iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin ailelerinin duruşmalarını birlikte takip ederek iş cinayetlerine dikkat çekmek, suskunlaşmış vicdanları harekete geçirmek ve adalet için mücadele ediyoruz.
İş Cinayetleri Almanağı’nı hazırlama fikri, “Adalet Arayan İşçi Aileleri”
olarak mücadele sürecimizde “iş cinayetlerine dikkat çekmek için ne yapabiliriz” sorusuna verilen yanıtlardan biri. İstedik ki kaybettiğimiz canlarımız unutulmasın. İstedik ki yeni iş cinayetleri yaşanmasın. İstedik
ki sorumlular sorumluluklarını yerine getirsin, işçi hayatı bu kadar değersiz ve ucuz olmasın. İstedik ki adalet patronların, kamu görevlilerinin değil, hayatını kaybeden işçilerin yanında yer alsın. İstedik ki işçi
kardeşlerimiz hem 2012 iş cinayetlerinin medyaya yansıyan tablosunu
hem de bu tablonun değişmesi için birlikte mücadele etmenin ne kadar
önemli olduğunu görsün.İş Cinayetleri Almanağı, hayatını kaybeden işçi
kardeşlerimizin herkes gibi öyküleri olduğu ve artık aramızda olmadıkları gerçeğinin unutulmaması temennisiyle hazırlandı. Umut ediyoruz ki
bu çalışmanın, artmaya devam eden iş cinayetlerinin meydana gelmemesine bir nebze de olsa katkısı olur.
Bir daha bu acıların yaşanmayacağı, iş cinayetleri almanaklarının hazırlanmasına gerek kalmayacağı günler görmek temennisiyle, bütün uğraşımız adalet ve geride kalanlar için…
Adalet Arayan İşçi Aileleri
9
2012 İŞ
CİNAYETLERİ
RAPORU
11
Aralık 2011’de
1. Amatör Küme’de, Tirespor’da
oynayan futbolcu Serkan Tuğal (22),
sahada kalp krizi geçirerek hayatını
kaybetmişti. 12 Ocak 2012’de Kayak Milli
Takım sporcusu Aslı Nemutlu (17)
antrenman sırasında boynu kırılarak
hayatını kaybetti. Üst üste yaşanan sporcu
ölümlerinin ardından Devrimci Spor
Emekçileri Sendikası (Spor Emek-Sen)
ölümlerin nedeninin sağlıksız çalışma
olduğuna işaret eden bir açıklama
yayımladı. Açıklamada, başta hükümet
ve federasyonlar olmak üzere,
spor emekçilerinin çalışma ve sağlık
koşullarından sorumlu olan herkesin
kayıplardan sorumlu olduğu
belirtildi.
OCAK2012
İşçilerin payına çalışırken de,
barınırken de ölüm düşüyor!
İnşaat, enerji, maden, eğitim...
En az 62 işçi hayatını kaybetti.
13
2 Ocak
TSK’ya (Türk Silahlı Kuvvetleri) ait Mühimmat Ayırma ve Ayıklama Tesisi’nde
meydana gelen patlamada işçi Salih Erkeç (43), Cebrail Çalışkan (30), Samet
Aygar (19) ve Adnan Dağdeviren (46)
hayatını kaybetti. (Kırıkkale/Yahşihan)
Yol yenileme çalışmalarında kepçe operatörü olarak çalışan Aziz Şensoy (51)
devrilen kepçenin altında kalarak hayatını kaybetti. (K.Maraş)
DÖVSAN Dövme Çelik Metal Sanayi’de,
arıza bakım onarımı yapan işçi Cengiz Bilgin (42) hayatını kaybetti. (İstanbul/Tuzla)
İnşaat çöktü; 1 işçi yaralandı. (Yalova/
Çiftlikköy)
3 Ocak
Belediyenin yol çalışmalarını yürüten
taşeron firma işçisi Kemal Karataş (48)
kepçe altında kalarak hayatını kaybetti.
(İzmir/Çiğli)
Pastane imalathanesi yandı; 1 işçi yaralandı. (Mersin)
İşçi servisi kaza yaptı; 15 işçi yaralandı. (Denizli)
Bulgur fabrikasında elini değirmene kaptıran işçi parmaklarını kaybetti.
(Malatya)
2 İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) işçisi toprak altında kalarak yaralandı. (İstanbul/Sancaktepe)
Sarıyar Barajı Elektrik İletim AŞ’de çalışan işçileri taşıyan servis minibüsü
devrildi; 3’ü ağır 12 işçi yaralandı. (Ankara/Nallıhan)
Duble yol inşaatında çalışan işçileri taşıyan minibüs uçuruma yuvarlandı. Kazada Mustafa İnce (56), Bayram Şengül
(49), İbrahim Karoğlu (52) ve Mehmet
Emin Avcı (50) hayatını kaybetti; 1 işçi
yaralandı. (Balıkesir)
6 Ocak
Çalıştığı kompost fabrikasında iş makinesinin altında kalan Hüseyin Karadere (52) hayatını kaybetti. (Antalya/Korkuteli)
Seramik fabrikası çalışanı zımpara makinesine sıkışarak bacağından yaralandı. (Bilecik/Bozüyük)
4 Ocak
Bant makinesine parmağı sıkışan işçi
yaralandı. (Eskişehir)
Oto elektrikçisi Ramazan Şahin (49)
kamyon kasasının altında kalarak hayatını kaybetti. (Manisa)
İnşaattan düşen işçi yaralandı. (Ş.Urfa/
Siverek)
Güvenlik görevlisi olarak çalıştığı bankaya ait aracı Bursa'da yenisiyle değiştirmek için görevlendirilen Serkan Gündüz (26) geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. (Çanakkale/Bayramiç)
İşçi servisi devrildi; 8 işçi yaralandı. (Bilecik/Bozüyük)
14
seyin Alacaoğlu (61) hayatını kaybetti;
8 işçi yaralandı. (Çanakkale)
İşçileri taşıyan traktör kaza yaptı; 10
işçi yaralandı. (Adıyaman/Tut)
5 Ocak
Orman işçilerini taşıyan araç dereye yuvarlandı. Araçta bulunan işçilerden Hü-
Elektrik panosu patladı; 2 DEDAŞ (Dicle Elektrik Dağıtım AŞ) işçisi yaralandı.
(Ş.Urfa/Viranşehir)
7 Ocak
Çevreyolu köprü inşaatında köprü bloklarından düşen kaynak ustası Ahmet
Başaran (37) hayatını kaybetti. (Ordu/
Ünye)
8 Ocak
İnşaata beton döken mikserin devrilmesi sonucu inşaat kalıpları çöktü. Kalıpların altında kalan 4 işçi yaralandı.
(Bursa/Nilüfer)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
9 Ocak
Şantiye çalışanı işçileri taşıyan servis
şarampole yuvarlandı. Kamu emekçisi Rüştü Altındiş (60) hayatını kaybetti;
2 işçi yaralandı. (Bingöl)
Maaş bordrosu düzenleme konusunda tartışmaya karışan kamu emekçisi, bacağından bıçaklanarak yaralandı.
(Ş.Urfa)
TIR, iş makinesine çarptı; 2 işçi yaralandı. (Konya)
10 Ocak
Keşan Belediyesporlu futbolcular, teknik heyet ve idarecileri taşıyan otobüs
uçuruma yuvarlandı. Futbolcu Can Çetinkaya (23) ve Güner Yıldız (20) hayatını kaybetti; 20 kişi yaralandı. (Antalya/
Korkuteli)
12 Ocak
Kayak Milli Takım sporcusu Aslı Nemutlu (17) antrenman sırasında tahta
bariyerlere çarpması sonucu boynu kırılarak hayatını kaybetti. (Erzurum/Konaklı)
Belediyenin temizlik işlerini yürüten taşeron firma tesisinde, çöp kamyonunu temizleyen Sezai Halıcı (48) pres
makinesine sıkışarak hayatını kaybetti. (Bolu)
13 Ocak
Kaynak ustası Turan Kalmak (39) bir işyerinin çatısında çalışırken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Samsun/Canik)
14 Ocak
Tarlabaşı köyündeki bir çırçır fabrikasında çalışan 16 yaşındaki işçi,
temizlik yaptığı sırada ayağını helezon makinesine kaptırarak yaralandı.
(Ş.Urfa)
Hancağız köyündeki bir taş ocağında,
malzeme taşıma bandını tamir eden
işçi elini banda kaptırarak yaralandı.
(Ş.Urfa)
İşçi taşıyan minibüs kaza yaptı; 11 işçi
yaralandı. (Kayseri)
Hayati Yüce (50) çalıştığı hazır beton işletmesinde çimento dökerken makinenin bandına kaptırdığı kollarını kaybetti.
(Sivas/Doğanşar)
12 Ocak’ta Ceyhan nehri üzerinde yapımı süren Kandil Barajı HES (Hidroelektrik Santral) inşaatında çalışan topograf işçilerinin üzerine dağdan kopan kaya parçaları düştü. Hüseyin Kara
(32) olay yerinde; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Toraman (31)
2 gün sonra hayatını kaybetti. (K.Maraş/
Ekinözü)
15 Ocak
5. kattan düşen inşaat işçisi Hasan Küpeli (37) hayatını kaybetti. (Osmaniye)
16 Ocak
Elektrik işçilerini taşıyan araç kaza yaptı; 1 işçi yaralandı. (Ardahan)
Sınır hattındaki demiryolunda çalışan 2
işçi, Suriye’den atılan taşla yaralandı.
(Ş.Urfa/Ceylanpınar)
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik: “İş kazası
olduğunda yerin dibine
giriyorum.” Çelik’in bu
sözleri sarf ettiği Nisan
2012’den Aralık 2012’ye
kadar en az 700 işçi
hayatını kaybetti.
15
İşçi servisi kaza yaptı; 6 işçi yaralandı.
(Kütahya)
Tadilatında çalıştığı otelin 2. katından
düşen işçi yaralandı. (Antalya/Alanya)
Habertürk, 03.01.2012
17 Ocak
7 Aralık 2011’de inşaatın 1. katından
düşen Hamza Aldemir (49) boynu kırılarak hayatını kaybetti. (İzmir/Kemalpaşa)
Mermer fabrikası işçisi Ömer Serbest
(48) vinçle taşınırken kayan mermer
blokla duvar arasında sıkışarak hayatını
kaybetti. (Sakarya/Hendek)
Serbest Bölge’deki bir firmada çalışan
İbrahim Dalgıç (45) yaklaşık 15 metre
yükseklikteki vinç sepetinden düşerek
hayatını kaybetti. (Kocaeli/Yeniköy)
Ticaret Odası Başkanı Mehmet Baysal’a
ait deponun inşaatında bekçilik yapan
Cem İvgen (27) beton mikserinin altında
kalarak hayatını kaybetti. (Muğla/Marmaris)
16
Tarım işçilerini taşıyan araç şarampole
yuvarlandı; 3 işçi yaralandı. (İzmir)
18 Ocak
Belediyeye iş yapan taşeron firmaya ait
çöp kamyonunun çarptığı ve bir süre altında sürüklediği işçi emeklisi Ali Yavuz
(85) hayatını kaybetti. (Antalya/Kepez)
Otel inşaatında çalışan işçi seyyar merdivenden düşerek yaralandı. (İstanbul/
Beyoğlu)
19 Ocak
İnşaatta bekçilik yapan Erkan Duman’ı
(45) işçiler bekçi kulübesinde ölü buldu. Duman’ın gece ısınmak için el arabasında ateş yaktığı belirlendi. (Adıyaman/Gölbaşı)
Maden ocağında meydana gelen göçükte 2 işçi yaralandı. (Karaman/Ermenek)
İşçi servisi, belediye otobüsüyle çarpıştı. Sürücü Osman Dilbar, Âdem Olgun (44), Ali Kara (39), Muhammer Aydın (40) ve Mehmet Durgut (31) kaza yerinde hayatını kaybetti; 1’i ağır 8 kişi yaralandı. (Konya/Selçuklu)
Petkim’de 2M adlı taşeron firma işçisi Mahmut Coşkun, çatıda yaşam hattı çekerken 10 metreden düşerek hayatını kaybetti. Yaklaşık 3 hafta önce aynı
bölgede benzer bir “kaza” olmuş, 1 işçi
aynı işi yaparken düşmüş ve ağır yaralanmıştı. (İzmir/Aliağa)
Isınmak için sobayı tinerle yakmak isteyen 2 işçi yanarak yaralandı. (Ş.Urfa)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
20 Ocak
Küçükpazar’da 3 katlı bir binada çıkan
yangında, restoranlarda garsonluk, komilik gibi işlerde çalışan Diyarbakırlı Şahin Çelik (19), kardeşi Murat Çelik
(15) ve akrabaları olan İbrahim Yılmaz
(18) ile kimlikleri belirlenemeyen 2 kişi
hayatını kaybetti. (İstanbul/Fatih)
21 Ocak
Kaçak ocakta meydana gelen göçükte işçi Şenel Biçici (33) hayatını kaybetti. (Zonguldak/Kilimli)
Maden işçilerini taşıyan otobüs kaza
yaptı; 28 işçi yaralandı. (Ankara/Beypazarı)
22 Ocak
Reşat Koç (39) çalıştığı inşaata giderken geçirdiği trafik kazasında hayatını
kaybetti. (Antalya/Alanya)
23 Ocak
Sanayi Sitesi’ndeki bir kereste fabrikasında çalışan Mehmet Arıkız (43) başına
hızar makinesi kasnağının çarpması sonucu hayatını kaybetti. (Burdur/Bucak)
Maden ocağında meydana gelen göçükte toprak altında kalan işçilerden Halil
İbrahim Burak (33) hayatını kaybetti; 1
işçi yaralandı. (Manisa/Soma)
İskeleden düşen işçi yaralandı. (Kırklareli/Babaeski)
İşçi minibüsü kaza yaptı; 3’ü ağır 12 işçi
yaralandı. (Ankara/Başkent)
24 Ocak
Yenimuhacir beldesindeki bir tekstil
firmasında, gözüne kullanılan kimyasal
kaçan işçi yaralandı. (Edirne/Keşan)
Harmanlı köyündeki 2 ayrı maden ocağında üzerine kömür parçası düşen 2
işçi yaralandı. (Edirne/Uzunköprü)
Kamulaştırılan gecekonduların yıkımında çalışan belediye görevlisi çöken duvarın altında kalarak yaralandı. (Ş.Urfa)
Ankara-Sivas hızlı tren hattının tünel
inşaatında gece vardiyasında çalışan
işçi Âdem Doğan (27) kamyon altında
kalarak hayatını kaybetti. (Sivas)
25 Ocak
Narenciye bahçelerinde çalışan tarım
işçilerini taşıyan minibüs şarampole yuvarlandı. Döne Benli (55) ve Güllü Özink
(38) hayatını kaybetti; 13 işçi yaralandı.
(Hatay/Dörtyol)
İşçi servisi kaza yaptı; 14 işçi yaralandı.
(Çorum/Sungurlu)
Aynı fabrikada 2 “iş kazası”nda 2 işçi
yaralandı. (Kırklareli)
Meslek içi eğitime katılmak üzere
İzmir’den gelen TCDD (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları) işçisi Erkan
Çimen, eğitim sonrası geçirdiği trafik
kazasında 15 Ocak’ta yaralandı. Çimen
tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. (Ankara)
26 Ocak
İnşaatın 19. katından üzerine demir düşen işçi Mehmet Temel (42) hayatını
kaybetti. (Bursa/Osmangazi)
17 Mayıs 2010’da Karadon’da
meydana gelen grizu
patlamasında 30 işçinin
hayatını kaybetmesi sonrasında
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan: “Ölüm, madencinin
kaderi.” Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer:
“Madende ölenler, güzel öldü.”
Traktör, kamyonetten yük indiren 41
yaşındaki işçiye çarptı; iki aracın arasında sıkışan işçi hayatını kaybetti.
(Bursa/İznik)
Kar nedeniyle çatı çöktü; 2 işçi yaralandı. (K.Maraş)
Otel tadilat işinde çalışırken beyin kanaması geçiren işçi felç geçirdi. (Antalya/Alanya)
17
Kandil Barajı inşaatında çalışan işçi Yusuf Dağ (30) kullandığı iş makinesinin
uçuruma yuvarlanması sonucu hayatını
kaybetti. (K.Maraş/Ekinözü)
TTK’ya (Türkiye Taşkömürü Kurumu) ait
madende meydana gelen göçükte Sefer
Çetin (32) hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı. (Zonguldak)
27 Ocak
İşçi servisi kaza yaptı; 7 işçi yaralandı.
(Balıkesir)
Baraj inşaatında çalışan işçi elektrik
akımına kapılarak yaralandı. (Samsun/
Vezirköy)
İnşaatın 2. katında kalıp çakarken merdiven boşluğuna düşen Halit Baş (47)
hayatını kaybetti. (Edirne/Keşan)
daki yüksek sıcaklıktaki su dökülen Ersin Bengi (44) hayatını kaybetti. (Kocaeli/Gebze)
30 Ocak
Sefa Kaba (47) temizlik işçisi olarak
çalıştığı fabrikada forklift makinesinin üzerinden düşerek hayatını kaybetti. (Düzce)
Parke atölyesi deposunda meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangında
1’i ağır 6 kişi yaralandı. (İstanbul/Ümraniye)
31 Ocak
Yağ fabrikasında buhar kazanı patladı; Mehmet Bilik (39) ve Ahmet Aksoy
(38) hayatını kaybetti; 3 işçi yaralandı.
(Uşak)
Dönemin Türkiye Gemi İnşa
Sanayicileri Birliği Başkanı Murat
Bayrak: “Gemi inşa sektöründe
senede 4 ila 5 ölüm doğaldır.
Trafik kazaları ne zaman biterse,
gemi inşa sanayinde de kazalar o
zaman bitecektir.”
28 Ocak
Çalıştığı alüminyum korkuluk atölyesinde aşırı soğuktan korunmak amacıyla
sobayı tinerle yakmak isteyen Mehmet
Yakım (18) çıkan yangında hayatını kaybetti. (Balıkesir)
Tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi; 25 işçi yaralandı. (Hatay)
Bacağını makineye kaptıran işçi yaralandı. (Adıyaman)
29 Ocak
Sıvacılık yapan Halil Toprak inşaatında
çalıştığı apartmanın 10. katından düşerek hayatını kaybetti. (Ş.Urfa)
Orman ürünlerinin işlendiği fabrikada buhar kazanı patladı; üzerine kazan-
Posta, 26.01.2012
18
Birgün, 12.01.2012
Birgün, 21.01.2012
Sabah-Güney, 27.01.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
19
“81 İlde İş Sağlığı ve Güvenliği
Kanunu Tanıtım Seminerleri”nde İş
Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü
Kasım Özer: “İş kazaları ve meslek
hastalıkları maalesef başımızı çok
ağrıtıyor. (…) İnşallah ecdadımıza
layık işçiler yetiştireceğiz.”
ŞUBAT2012
İşçiler işe gidip
gelirken de ölüyor!
Enerji, inşaat, gıda, tersane...
En az 42 işçi hayatını kaybetti.
21
1 Şubat
4 Şubat
İşçileri taşıyan otobüs ve 2 servis minibüsü çarpıştı; 7 işçi yaralandı. (Kayseri)
Otel inşaatının iskelesi çöktü; 4 işçi
4 metre yükseklikten düşerek yaralandı. Yaralılara müdahale eden sağlık görevlisi başına isabet eden kalaslar nedeniyle ağır yaralandı. (İstanbul/Şişli)
Yük asansörü düştü; 2 işçi yaralandı.
(Eskişehir)
Hurda kazanındaki alev parlaması sonucu 1 işçi elleri ve yüzü yanarak yaralandı. (Kırşehir)
Demir kalıp direğinin altında kalan işçi
yaralandı. (Antalya/Alanya)
Yakın Madencilik’e ait kömür satış deposunda gece bekçisi olarak çalışan
Şaban Duvar (67) sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti. (İzmir/Torbalı)
Otelin LPG tankının arızasına müdahale
eden 17 yaşındaki işçi meydana gelen
patlamada yaralandı. (Antalya/Alanya)
Çalıştıkları şekerleme fabrikasında 4’ü
kadın 7 işçi LPG tankından sızan gazdan zehirlendi. (Konya/Selçuklu)
Elektrik direğine çarpan otomobildeki 2
yaralıya müdahale eden 112 Acil Servis
doktoru, elektrik akımına kapılarak ağır
yaralandı. (Antalya/Korkuteli)
3 Şubat
10 Ocak 2012’de DAF Yapı inşaatında
25. kattan düşen inşaat kalıbının çarpması sonucu yaralanan işçi Yücel Hoşgör hayatını kaybetti. (İstanbul/Maltepe)
5 Şubat
Kepçe operatörü Kadir Kubulay’ın (31)
kullandığı kamyonet devrildi; Kubulay
hayatını kaybetti. (Bursa/Orhangazi)
6 Şubat
Evrensel, 18.02.2012
GSM firmasında çalışan işçi baz istasyonuyla trafo arasındaki hatta çalışırken akıma kapılıp düşerek yaralandı.
(Van/Gevaş)
Raporlu olduğundan sadece yaşlı hastalara bakmak üzere çalıştığı özel hastaneye gelen doktor, muayene etmediği hastalarca darp edildi. (Erzurum/Aziziye)
22
BEDAŞ’ın (Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ)
taşeronu Aram İnşaat çalışanı işçi, trafo arızasını tamir ederken 35 bin voltluk
akıma kapıldı; 3 metre yükseklikten düşerek yaralandı. Enerji-Sen üyesi işçiler yaptıkları açıklamada “Hepimiz birbirimizin canından sorumluyuz,” dediler. (İstanbul/Gaziosmanpaşa)
Atatürk Havalimanı’nda, Çelebi Hava
Servisi’nde çalışan, zemindeki buzlanmadan dolayı kayarak düşen kadın güvenlik görevlisi, uçaklardaki buzlanmayı
önlemek için çözücü sıvı taşıyan aracın
çarpması sonucu yaralandı. (İstanbul)
7 Şubat
Alışveriş merkezinde seyyar merdivenden düşen işçi yaralandı. (Eskişehir)
Kuşçular köyünde büyükbaş hayvan
çiftliğinde çalışan işçi Ramazan Sulu
(60) yem makinesine düşerek hayatını
kaybetti. (İzmir/Urla)
Üzerine mobilya dekorasyon malzemeleri
düşen işçi yaralandı. (Antalya/Alanya)
Çalıştığı inşaatın 5. katında kalıp çakan
işçi Selim Şeker (50) balkondan düşerek hayatını kaybetti. (Denizli)
Sabah, 10.02.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Avsallar beldesinde çalıştığı inşaatta
gözüne çapak kaçan demir ustası yaralandı. (Antalya/Alanya)
Çalıştıkları dinlenme tesisinden mesai
bitiminde evlerine dönen işçileri taşıyan
araç devrildi. Niyazi Çavdar (33) olay yerinde, Cemil Kahraman (20) kaldırıldığı
hastanede hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı. (Çorum/Kargı)
8 Şubat
Otomobil çarpan temizlik işçisi ağır yaralandı. (Ankara/Çankaya)
Trafik kazasına müdahale etmeye gelen ambulans minibüsle çarpıştı. Kazada 4’ü sağlık personeli 11 işçi yaralandı. (Sivas)
Çalıştığı fabrikanın çatısındaki karları temizleyen işçi Ahmet Yıldıztaş (38)
10 metreden düşerek hayatını kaybetti.
(Konya/Selçuklu)
Süt işleme firmasında çalışan işçi İsmail Sertdemir (62) küçükbaş hayvan
yüklediği kamyonetten düşerek hayatını
kaybetti. (İzmir/Tire)
DEDAŞ işçisi elektrik direğinde akıma
kapılarak ağır yaralandı. (Diyarbakır/Ergani)
AKEDAŞ’ın (Adıyaman ve Kahramanmaraş Elektrik Dağıtım AŞ) taşeronu Sevim Mühendislik’te çalışan 2 işçi
bakım-onarım yaptıkları trafoda meydana gelen patlamada ağır yaralandı.
(Antalya/Konyaaltı)
9 Şubat
Süt sağma makineleri üretimi yapan
fabrikanın giriş katında çıkan yangında,
kalacak yeri olmadığı için fabrikada ya-
tan Serkan Aydın ve Murat Özkan hayatını kaybetti. (İstanbul/Sultangazi)
Çalıştığı PVC doğrama atölyesinde ısınmak için sobayı tinerle yakmak isteyen
16 yaşındaki işçi, alev parlaması sonucu
ağır yaralandı. (Konya/Beyşehir)
Bereket Fatih Camii’nin inşaatında çalışan 2 işçi, çöken iskelenin altında kalarak yaralandı. (Samsun/Salıpazarı)
İncir işleme fabrikasında çalışan işçileri taşıyan servis otobüsü TIR'la çarpıştı;
2’si ağır 25 işçi yaralandı. (Aydın/Nazilli)
10 Şubat
İş çıkışı eve gitmek için yol kenarında
minibüs bekleyen dondurma fabrikası
işçisi Özcan Şener (34) kontrolden çıkan
bir kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybetti. (Tekirdağ/Çorlu)
Kolunu tutkal sürme makinesine kaptıran işçi yaralandı. (Amasya)
11 Şubat
Tekstil fabrikasında kolunu kumaş baskı makinesine kaptıran işçi ağır yaralandı. (Bursa/İnegöl)
Çimento fabrikasındaki fırın tuğlasının
bakımını yapan mühendis Serkan Türkoğlu (29), işçiler Kadir Şen (27) ve Fethullah Güzel’in (29) üzerine yüksek sıcaklıktaki çimento döküldü. Şen olay
yerinde, Türkoğlu kaldırıldığı hastanede
hayatını kaybetti. (Erzurum/Aşkale)
12 Şubat
Lig TV ekibi kaza yaptı; 16 kişi yaralandı. (Gümüşhane/Kelkit)
Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde baş-
23
Taraf, 26.02.2012
hemşire ile hemşire, hastane başhekiminin şoförü ve korumasınca darp edildi. (Diyarbakır)
Elektrik akımına kapılan taşeron TPAO
(Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) işçisi ağır yaralandı. (Batman)
Teknopanel Çatı ve Cephe Panelleri Üretim AŞ’ye ait fabrikada çıkan yangında 2 işçi yaralandı. (Mersin)
Kâğıt firmasına ait servis minibüsü
kamyonla çarpıştı; 15 işçi yaralandı.
3 Şubat 2011’de aynı firmaya ait başka
bir servis minibüsü trenle çarpışmış,
5 işçi hayatını kaybetmişti. (İzmir/Tire)
Besihanede çalışan işçi Ercan Çelik (38)
kaldığı konteynırda çıkan yangında hayatını kaybetti. (Düzce/Çilimli)
13 Şubat
4. kattan düşen inşaat işçisi yaralandı. (Van)
Çalıştığı marangoz atölyesinde kalan
Hakan Karasu (22) çıkan yangında hayatını kaybetti. (Sivas/Koyulhisar)
24
15 No.lu Aile Sağlığı Merkezi’nde hasta
yakını, doktoru burnunu kırarak yaraladı. (İstanbul/Üsküdar)
14 Şubat
Yol bakım çalışması yapan 2 işçi trafik kazasında yaralandı. (İstanbul/Bayrampaşa)
Elektrik akımına kapılan inşaat işçisi
ağır yaralandı. (Ş.Urfa)
4 Şubat’ta Mengi Yay Yatçılık’ta art arda
meydana gelen patlamada 2’si ağır 4
işçi yaralandı. Kaldırıldığı hastanede tedavisi devam eden Ümit Damgacı hayatını kaybetti. (İstanbul/Tuzla)
15 Şubat
Simfer Metal Fabrikası’nda gece
vardiyasında çalışan işçi yaklaşık 780
derecelik alüminyumun ayağına dökülmesi sonucu ağır yaralandı. Fabrikada Aralık 2011’de, 3 gün üst üste
3 işçi ellerini pres makinesine kaptırarak parmaklarını kaybetmişti.
(Kayseri)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
16 Şubat
İşçi servisi kamyonla çarpıştı; 1’i ağır 7
işçi yaralandı. (Tekirdağ/Çorlu)
İşçileri taşıyan servis araçlarının da karıştığı trafik kazasında, çoğunluğunu işçilerin oluşturduğu 23 kişi yaralandı.
(Konya)
17 Şubat
Kömür işletmesinde gece vardiyasında
çalışan işçileri evlerine götüren servis
devrildi; 25 işçiden 5’i yaralandı. (Zonguldak/Ereğli)
6 katlı binanın çatısından servis aracının üstüne kar düştü; 1’i ağır 2 işçi yaralandı. (Muş)
İşçileri taşıyan servis aracının da karıştığı trafik kazasında 17 işçi yaralandı.
(Eskişehir)
112 Acil Servisi Sarıoğlan İstasyonu’nda
nöbetçi 2 kadın sağlık görevlisi sobadan
sızan gazdan zehirlendi; Gülsün Aslan
(26) hayatını kaybetti. (Konya)
15 Temmuz 2010’da Tuzla-Torlak
Tersanesi’nde gece mesaisi yapan
işçi Nurettin Bingöl’ün emniyet
kemeri olmadığı için düşerek
hayatını kaybetmesinin ardından
tersane açılışı için bölgeye gelen
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan:
“Provokasyona gelmeyin, sektörü
öldürmeyin.”
Maden köyünde bulunan bakır madeninde TIR'a malzeme yükleyen işçi devrilen malzemelerin altında kalarak ağır
yaralandı. (Siirt/Şirvan)
Doktor acil serviste bıçaklı saldırıya uğrayarak yaralandı. (Niğde)
Habertürk, 05.02.2012
18 Şubat
Yangın söndürme personelini konferansa taşıyan Orman İşletmesi’ne ait otobüs devrildi; 25 işçi yaralandı. (Mersin/
Gülnar)
19 Şubat
Kolunu buğday helezon makinesine kaptıran işçi yaralandı. (Adıyaman/
Kâhta)
Saman deposunda balya yapan işçi
mola sırasında bacağını traktörle saman makinesi arasında bulunan şafta kaptırarak yaralandı. (Çorum/Mecitözü)
20 Şubat
Beşiktaş Tersanesi’nde 1 işçi
yaralandı. (Yalova)
21 Şubat
Kadın işçi kuruyemiş fabrikasında makineye kaptırdığı kolunu kaybetti.
(G.Antep)
25
Evrensel, 08.02.2012
hayatını kaybetti, 7’si ağır 34 işçi yaralandı. (Hatay/Kumlu)
Servit Vitrifiye Seramik Fabrikası’nda
çalışan işçi tiner parlaması sonucu çeşitli yerlerinden yanarak yaralandı. (Kocaeli)
Göksu ırmağı üzerindeki Gökdere Köprü Barajı kapağının patlaması nedeniyle baraj havzasında çalışan işçiler sele
kapıldı; 10 işçi hayatını kaybetti, 2 işçi
kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Eyüp
Altuntaş (27), Cumali Değirmenci (29),
Erkan Yeğen, Erdal Demirelli ve Hasan
Bolat’ın naaşlarına ulaşılırken, kayıp 5
işçi Latif Değirmenci, Selahattin Aral,
Veli Damaksız, Necmettin Karayiğit ve
Mehmet Yılmaz’a Aralık 2012 itibariyle
hâlâ ulaşılamadı. (Adana/Kozan)
25 Şubat
Atölyesine aldığı mermerleri kamyondan indirmeye çalışan Hidayet Kocabaş
(52) devrilen mermerlerin altında kalarak hayatını kaybetti. (Muğla/Milas)
Çalıştığı fabrikanın deposunda üzerine
demir kapı düşen işçi yaralandı. (Sakarya)
22 Şubat
Posta, 26.02.2012
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi göz
servisinde görevli 1 hemşireye hasta
yakınlarınca 17 Şubat’ta yapılan saldırıyı Sağlık Emekçileri Sendikası Urfa Şubesi basın açıklamasıyla protesto etti.
(Ş.Urfa)
23 Şubat
Devlet Hastanesi inşaatında meydana
gelen göçükte molozların altında kalan
3 işçi yaralandı. (İstanbul/Bahçelievler)
24 Şubat
26
İşçi servisi çöp kamyonuyla çarpıştı; 10
işçi yaralandı. (İzmir/Karabağlar)
Tesisatçı çatıdan düşerek hayatını kaybetti. (İstanbul/Davutpaşa)
Ören Belediyesi’ne ait minibüsün çarptığı temizlik işçisi ağır yaralandı. (Muğla/Milas)
12 Eylül 2011’de tamirat yaptığı binanın
5. katından düşen Enver Tıkıç hayatını
kaybetti. (İstanbul)
İşçi servisi devrildi; 27 işçi yaralandı.
(Uşak)
21 Mayıs 2011’de çalıştığı metro inşaatında asansör boşluğuna düşen işçi Sedat Sarıbaş hayatını kaybetti. (İstanbul)
Tarım işçilerini taşıyan araç devrildi;
Hatice Suiçer ve Behiye Yorgundağ (52)
Mobilya atölyesinde çıkan yangında 1
işçi yaralandı. (Bilecik/Bozüyük)
28 Kasım 2011’de çalıştığı inşaatta üzerine demir malzeme düşen işçi Keramettin Kırbuğa (55) hayatını kaybetti.
(İstanbul/Maltepe)
Birgün, 26.02.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
İşçileri taşıyan minibüs uçuruma yuvarlandı; 15 işçi yaralandı. (Muğla/Bodrum)
Servis minibüsü devrildi; 6’sı ağır 32
işçi yaralandı. (Sivas/Kangal)
26 Şubat
29 Şubat
Özel hastanede “Hastanın nesi var?”
diye soran hekim, küfür, ölüm tehdidi ve fiziksel saldırıya maruz kaldı. (İstanbul)
İşçileri taşıyan servis aracının da karıştığı trafik kazasında 7 işçi yaralandı. (Bursa)
27 Şubat
Gazlıgöl beldesinde pompacı olarak çalıştığı termal tesiste metan gazından
zehirlenen Recep Dülger (42) hayatını
kaybetti. Tesisin ruhsatsız olduğu öğrenildi. (Afyon/İhsaniye)
28 Şubat
Fabrika işçilerini taşıyan minibüs devrildi; şoför Tamer Bal (29) hayatını kaybetti; 8 işçi yaralandı. (İzmir/Menemen)
Servis minibüsü devrildi; 7 işçi yaralandı. (Osmaniye/Kadirli)
Ostim patlamasında oğlunu
yitiren Akgül Akkaya,
duruşmada sanıklara;
“20 kişinin öldüğü bu
patlamadan dolayı hiç mi
vicdanlarınız sızlamıyor?”
diye seslenince Mahkeme
Başkanınca “susması” için
uyarıldı. Akkaya, “Susarım,
ama kavrulan bizim
ciğerimiz” dedi.
27
Gıda ve Kalite
Mühendisi Cihan Çiftlikli’nin
2008 yılında “iş kazaları” üzerine
yayımlamış olduğu çalışmada,
Türkiye’de meydana gelen
“iş kazaları”nın yüzde 50’sinin basit
yöntemlerle, yüzde 48’inin planlı
tedbirlerle olmak üzere yüzde
98’inin önlenebileceği
belirtilmektedir.
MART2012
Işıltılı binalar
katledilen inşaat işçilerinin
üstünde yükseliyor!
İnşaat, enerji, maden...
En az 59 işçi hayatını kaybetti.
29
4 Mart
Trafo tamiri yapan 2 işçi elektrik akımına kapılarak ağır yaralandı. (Ş.Urfa/
Ceylanpınar)
5 Mart
İnşaatın 4. katından düşen işçi Muhsin
Cengiz (58) ağır yaralı olarak kaldırıldığı
hastanede hayatını kaybetti. (Karabük/
Safranbolu)
6 Mart
Tekstil firması işçilerini taşıyan servis
devrildi; 11 işçi yaralandı. (Antalya/Kepez)
7 Mart
Tekstil firması ek bina inşaatında çalışan 2 işçi çatıdan düşerek yaralandı.
(Tekirdağ/Çorlu)
İnşaat şantiyesinde sondaj makinesinin
üzerinden düşen işçi yaralandı. (Erzurum/İspir)
İş makinesi tamirhanesinde tinerle
soba yakan işçi yaralandı. (Sakarya/Arifiye)
Pastanede açık unutulan tüpgaz patladı; 2 işçi yaralandı. (Adana/Çukurova)
Kef maden sahasında meydana gelen
göçükte toprak altında kalan maden işçisi yaralandı. (Elazığ/Sori)
Bayır köyünde asfalt şantiyesindeki karıştırıcının içine düşen Tahir Yılmaz (25)
hayatını kaybetti. (Muğla/Fethiye)
8 Mart
Binanın dış cephesine boya yapmak için
kurulan iskele çöktü. Ersin Ayhan (39)
hayatını kaybetti; 1 işçi yaralandı. (İzmir)
Üzerlerine iplik balyaları düşen 4 halı
fabrikası işçisi yaralandı. (G.Antep)
İnşaat iskelesinin 2. katından düşen işçi
yaralandı. (Antalya/Alanya)
Maden ocağında çalışan işçi, üzerine
kaya parçası düşen bacağını kaybetti. 8
ay önce de aynı yerde, aynı işçinin ayağına kaya parçası düşmüş, bileğine platin takılmıştı. (Sivas/Divriği)
Kalıp ustası olarak çalıştığı inşaatın
3. katından düşen işçi ağır yaralandı.
(Ş.Urfa)
9 Mart
Servis aracı yolcu otobüsüne çarptı; 1’i
ağır 21 işçi yaralandı. (Adana)
Türk Telekom’a iş yapan taşeron firma
işçisi merdivenden düşerek yaralandı.
(Manisa/Soma)
29 Şubat 2012’de kar temizlerken üzerine vinç demiri düşen Gürdal Yılmaz
(48) tedavi gördüğü hastanede hayatını
kaybetti. (Çorum/Dodurga)
30
(57) caminin çatısından düşerek hayatını kaybetti. (Kocaeli/Gebze)
Eli konteynır kapısına sıkışan işçi yaralandı. (Malatya)
10 Mart
Yeni Ulubatlı Hasan Camii inşaatında
kalıp ustası olarak çalışan Siyan Elagöz
Yapımı devam eden Bozca Barajı Hasankale göletine düşen iş makinesindeki işçilerden Mustafa Avzit (22) hayatını kaybetti; kendi imkânlarıyla kurtulan diğer işçi tedavi altına alındı. (Nevşehir/Avanos)
15 Temmuz 2012’de metrobüs
inşaatında meydana gelen
iş cinayeti üzerine İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir
Topbaş: “Hizmet ederken bu acıları
da yaşıyoruz maalesef. (…)
Bedelleri ağır bu işlerin, kolay işler
değil. İstanbulluların rahat etmesi
ve trafikteki sıkıntıyı çözmek adına
gece gündüz, 24 saat çalışıyoruz,
ama kolay değil maalesef üzücü olay
ortaya çıktı.”
Evrensel, 02.04.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
11 Mart
Esenyurt’ta 220 milyon avro yatırımla yapılan “galaksi” temalı Marmara Park AVM inşaatında çıkan yangında 11 taşeron işçi, Fatih Acun (23), Ahmet Keskin (47), Bayram Ege Pehlivan
(48), Çetin Çoşgun (42), Seyfettin Topal (38), Abdurrahman Demir (42), Sevdin Özen (28), İsa Topal (22), Ahmet Yahal (30), Barış Kıyak (30) ve Hakim Alican (46) yanarak hayatını kaybetti. (İstanbul/Beylikdüzü)
12 Mart
8 Ağustos Stadyumu’nun tribün çatısı çöktü. Çatıdaki karı temizleyen 3 işçi
yaralandı. (Bitlis)
İşyerinin çatısı çöktü; çatıda karı temizleyen 3 işçi yaralandı. (Sivas)
13 Mart
BUSKİ (Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi) görevlileri çalıştıkları inşaattaki
asansör boşluğuna düştü; 1’i ağır 2 işçi
yaralandı. (Bursa/Yıldırım)
Menge Barajı ve HES inşaatında inşaat ustası olarak çalışan Şamil Dasçı (39)
Göksu nehrine düşerek hayatını kaybetti. (Adana/Feke)
İnşaat işçilerini taşıyan minibüs şarampole yuvarlandı. İşçi Mehmet Yıldırım
(45) hayatını kaybetti; 5 işçi yaralandı.
(Konya/Akşehir)
15 Mart
Oksijen tüpü dolum tesisinde, vinçle
kaldırılan tüp üzerine düşen İsmail Ilkan (29) hayatını kaybetti. (Samsun/Tekeköy)
16 Mart
“Bir Evleri” inşaatında çalışan Harun
Yılmaz’ın (38) üzerine kalas düştü; hastaneye kaldırılan Yılmaz hayatını kaybetti. (İstanbul/Başakşehir)
Fide üretim serasında buhar kazanı
patladı. Selim Yiğit (47) hayatını kaybetti; 1 işçi ağır yaralandı. (Mersin/
Tarsus)
SEAŞ (Soma Elektrik Üretim AŞ)
Santrali’nde 2 işçi elektrik akımına kapılarak yaralandı. (Manisa/Soma)
Yağmurca köyünde Süper Madencilik
AŞ’nin işlettiği maden ocağında meydana gelen göçükte 2 işçi yaralandı. (Edirne/Uzunköprü)
14 Mart
17 Mart
Cengiz Holding’e ait Eti Bakır AŞ maden sahasında, Hasan Ademoğlu (33)
ağır tonajlı iş makinesiyle geçirdiği
“kaza” sonucu hayatını kaybetti. İşçiler
firmanın tutumunu protesto etti. (Artvin/Murgul)
Ataması yapılmayan İngilizce öğretmeni Fatma Esen Çelik (30) 2 gün önce intihar teşebbüsünde bulunmuştu. Çelik
olaydan sonra kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. (Manisa/Alaşehir)
31
Radikal, 03.03.2012
18 Mart
İnşaatın 4. katından düşen işçi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. (Muğla/Bodrum)
Ekmek fabrikasında çalışan işçi üzerine demir sac düşen kolunu kaybetti.
(G.Antep/Şahinbey)
19 Mart
İnşaatın 5. katından düşen Erdal Aşantuğrul (29) hayatını kaybetti. (Kocaeli/
Darıca)
32
Çalıştığı fabrikada makinenin altında
kalan işçi Hasan Işık (18) hayatını kaybetti. (Mardin/Nusaybin)
Kömür ocağında çalışan 3 işçi metan
gazından zehirlendi. İşçilerden Mehmet
Aslan (29) ve Ömer Baykuş (24) kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti.
(Amasya/Suluova)
TTK Üzülmez Müessesesi Asma-Dilaver
İşletme Müdürlüğü’ndeki maden ocağında meydana gelen göçükte kalan Tahir Kuru’nun (37) naaşına 8 saat sonra
ulaşılabildi. (Zonguldak)
20 Mart
Çiftehan kasabasında plastik ve cam
şişe toplayan işçiler Şerafettin Batu (33)
ve Ahmet Yeşim (25) kurdukları çadırda çıkan yangında zehirlenerek hayatını
kaybetti. (Niğde/Ulukışla)
Market çalışanı 5 personelin bulunduğu araç kaza yaptı. Aracın soyadı öğrenilemeyen Hüsnü (38) adlı şoförü hayatını kaybetti; 4 işçi ağır yaralandı. (Kastamonu)
Dersanede temizlik işleri yapan Hilmi Candır (52) afiş asmak için çıktığı 2.
kattaki pencereden düşerek hayatını
kaybetti. (İstanbul/Kadıköy)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Eyüp Sultan Camii’nin su tesisatı çalışması sırasında meydana gelen göçüğün
altında kalan Kemal Kaplan (56) hayatını kaybetti; Kaplan’ın oğlu ağır yaralandı. (Isparta)
İnşaat işçisi kum eleme makinesine elini kaptırarak yaralandı. (Karaman/Sıraveliler)
Binanın 5. katında sıva yapan işçi elektrik akımına kapılarak ağır yaralandı.
(Hakkâri)
Yat limanında çalışma yapan taşeron
firmaya ait kamyon devrildi; 2 işçi yaralandı. (Antalya)
21 Mart
Kültür merkezi inşaatında çalışan işçi
emeklisi Cezmi Albayrak (60) iskeleden
düşerek hayatını kaybetti. (G.Antep/Nizip)
Evrensel, 26.03.2012
Alüminyum fabrikası işçilerini taşıyan
servis otobüsü ile vinç yüklü kamyonun
çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 12 işçi yaralandı. (Konya)
Forkliftin üzerinden düşen işçi Mehmet
Yıldız (43) ağır yaralandı. (İzmir/Çiğli)
Yem fabrikasının merdivenlerinden düşen işçi yaralandı. (Çorum)
Adım Tiyatrosu oyuncuları oyun sergilemek için yolculuk yaparken trafik kazası
geçirdi; 4 oyuncu yaralandı. (Manisa)
Gelik beldesindeki bir kömür ocağında göçük altında kalan işçi Selçuk
Yılmaz’ın (30) naaşına 77 saat sonra
ulaşılabildi. (Zonguldak)
22 Mart
Tatlıçay köyünde yapımı süren Ayvalı
Barajı inşaatında çalışan işçi kum eleme makinesine ayağını kaptırarak hayatını kaybetti. (Erzurum/Olur)
Binanın çatısından düşen inşaat işçisi
yaralandı. (Düzce)
23 Mart
Çalıştıkları apartmanın çatı katına ulaş-
mak için kurdukları iskele demirinin
elektrik hattına temas etmesi sonucu
akıma kapılan Hüseyin Akün (28), kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti;
1 işçi yaralandı. (Muğla/Milas)
İnşaatın 3. katından havalandırma boşluğuna düşen işçi yaralandı. (Ş.Urfa)
Gıda fabrikası işçilerini taşıyan servis TIR'ın altına girdi; 9 işçi yaralandı.
(İzmir/Bornova)
Mercedes bayiinde çalışan işçi başını takografa çarparak yaralandı.
(Malatya)
24 Mart
Bir işyerine reklam afişi asmaya çalışan
işçiler, kullandıkları demir merdivenin yüksek gerilim hattına temas etme-
33
si sonucu elektrik akımına kapıldı. Sadık Göcemen ve Tuncay Koçyiğit hayatını kaybetti; 4 işçi yaralandı. (Denizli)
25 Mart
Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde çalışan 2 işçi belediyeye ait traktörün römorkundan düşerek yaralandı. (Konya)
İşçi servisi ile kamyon çarpıştı; 13 işçi
yaralandı. (Düzce)
26 Mart
Hancağız Barajı’ndaki su pompalama
ünitesinde patlama meydana geldi. İşçilerden sulama sorumlusu Davut Akın
(45) ve DSİ (Devlet Su İşleri) çalışanı
Ökkeş Güçlü (43) enkaz altında kalarak
hayatını kaybetti. (G.Antep/Nizip)
rişinde yazan, tüm sorumluluğu işçiye
yükleyerek işverenleri temize çıkaran
“Kazaların dört ana nedeni vardır; ‘görmedim’, ‘düşünmedim’, ‘bilmiyorum’ ve
‘acelem var’“ yazısı dikkat çekti. (İstanbul/Sarıyer)
Kamyon şoförü Tekin Şahin (65) fabrika
garajına kamyonunu park ettikten sonra hayatını kaybetti. (Ankara/Elmadağ)
Kontrolden çıkarak bariyerlere çarpan
TIR'ın şoförü yaralandı. (İstanbul/Beyoğlu)
Kocadere köyündeki bir inşaatın temelinde çalışan işçi göçük altında kalarak
yaralandı. (Denizli)
Adliye binası inşaatında cephe kaplaması yapan işçi iskeleden düşerek ağır
yaralandı. (Kayseri)
Üzerine tuğla düşen inşaat işçisi yaralandı. (Amasya)
OSB’deki (Organize Sanayi Bölgesi) bir
tekstil fabrikasında buhar kazanından
kimyasal gaz sızması nedeniyle 22 işçi
zehirlendi. (Denizli)
27 Mart
Kadın tekstil işçilerini taşıyan servis
minibüsü kaza yaptı; 5 işçi yaralandı.
(İstanbul/Başakşehir)
Doktor görevli olduğu kurumdan ayrılırken eski bir hastasının bıçaklı saldırısına uğradı. (İstanbul)
Meydana gelen hortum, işçi çadırını
uçurdu; çadırda dinlenen Şahin Erdoğdu (29) çadırla birlikte, yaklaşık 15 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetti. (Antalya)
28 Mart
34
Karayılan Belediyesi Park ve Bahçeler
Müdürlüğü’nde görevli işçilerden Bayram Turan (38) karayolunda refüj çalışması yaparken kamyon çarpması sonucu hayatını kaybetti. (Hatay/İskenderun)
Tarabya Oteli inşaatında çalışan Eray
Gül (35) 12. kattan asansör boşluğuna
düşerek hayatını kaybetti. İnşaatın gi-
Belediye-İş 2 No’lu
Şube Başkanı Hasan Gülüm:
“Güvenceli çalışmak
örgütlülükse ve bu örgütlülüğü
rakamlarla
ifade etmek gerekirse,
işçilerin yüzde 94’ü
güvencesiz çalıştırılıyor.”
Büyükdoğanca köyündeki bir maden
ocağında üzerine kömür vagonu düşen
işçi yaralandı. (Edirne/Keşan)
Maden ocağında meydana gelen patlamada 8 işçi yaralandı. (Sivas)
İplik fabrikasının gece vardiyasında çalışan kadın işçi elektrik akımına kapıldı. (Balıkesir)
Çalık YEDAŞ’a (Yeşilırmak Elektrik Dağıtım AŞ) iş yapan taşeron firma işçisi arızayı tamir etmek için çıktığı direkte elektrik akımına kapılarak yaralandı.
(Amasya/Suluova)
Tekstil fabrikası deposunda çıkan yangında 2 işçi yaralandı. (Ş.Urfa)
Star, 26.03.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
29 Mart
Öğretmenleri taşıyan servis devrildi; 16
öğretmen yaralandı. (Ş.Urfa/Siverek)
Konaklı beldesindeki bir otelin tadilatında çalışan kalıp ustası, elini hızara kaptırarak yaralandı. (Antalya/
Alanya)
İzolasyon çalışması yapılan binada
meydana gelen göçüğün altında kalan
işçi yaralandı. (Bursa)
Tomruk yüklü kamyon devrildi; kamyon
şoförü yaralandı. (Bilecik/Bozüyük)
Tuğla yüklü kamyon devrildi; 5 işçi yaralandı. (Batman)
30 Mart
İşçi taşıyan 2 araç çarpıştı; Muhammet
Atlı (46) hayatını kaybetti; 9 işçi yaralandı. (G.Antep)
İDO (İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ) Bostancı Oruç Reis İskelesi’nde görevli işçi
Nizamettin Kayacan (31) temizlik yaparken denize düşerek hayatını kaybetti. (İstanbul)
Mobilya imalathanesinde kimyasal dolu
varil patladı; 1 işçi yaralandı. (Kayseri)
İnşaatta forkliftten düşen 2 işçi ağır yaralandı. (Bursa/İnegöl)
Tren, işçi taşıyan araca çarptı; 5 işçi yaralandı. (Elazığ)
31 Mart
Temizlik işçisi Nuri Çıbık (38) arkasında
ayakta durduğu çöp kamyonuna başka
bir kamyonun çarpması sonucu hayatını
kaybetti. (Tekirdağ/Çorlu)
35
7 Mayıs 2008’de kurulan
TBMM Tuzla Araştırma Komisyonu’na ifade
veren İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü
Kasım Özer: “Köyden hiç ayrılmamış
insanlar, sanayiye girdiğinde üzüntü verici
kazalar oluyor. Aslında diğer sektörler
incelendiğinde tersanelerdeki iş kazaları
çok küçük yer tutuyor. Maden ocağında gaz
patlamasında 250 insan ölüyor. (…)
Tersanelerde sanki ‘facialar varmış’ gibi
gösteriliyor. Ama oranlara bakınca o
kadar büyük değil.” Limter-İş Genel Başkanı
Cem Dinç: “ ‘Madende 250, Tuzla’da 80 kişi
ölüyorsa iyi durumdadır’ demek, Çalışma
Bakanlığı’nın bir yetkilisine yakışmıyor.
Ölümler kıyaslanamaz. Yapısal bir
değişiklikle taşeronluğu, esnek çalışmayı,
düşük ücretleri, sigortasızlığı ve insanca
çalışılabilir bir ortamın olmamasını tümden
nasıl yok etmemiz gerektiği
tartışılmalıydı.”
NİSAN2012
Ölenler için yas tut,
kalanlar için mücadele et!
İnşaat, maden, enerji, tekstil, tersane...
En az 87 işçi hayatını kaybetti.
37
1 Nisan
MEDAŞ’a (Meram Elektrik Dağıtım AŞ)
ait trafoda bakım yaparken elektrik akımına kapılan işçilerden Mevlüt Yeşil
hayatını kaybetti; 1 işçi ağır yaralandı.
(Konya/Ereğli)
2 Nisan
Süt işleme tesisinde kalorifer kazanı
patladı; 6 kişi yaralandı. (Van)
3 Nisan
Karasu 2 HES göletinden geçen elektrik direğindeki arızayı tamir etmek için
yola çıkan TEDAŞ (Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ) taşeron işçileri, ustabaşı
Mustafa Arifoğulları (58), Rıdvan Takım
(36), Feridun Öztürk (35), Ahmet Sait
Turan (27) ve Şahin Baykal’ın (27) bindiği deniz bisikleti alabora oldu; 5 enerji işçisi boğularak hayatını kaybetti. (Erzurum/Aşkale)
Tarım işçilerini taşıyan kamyonet kaza
yaptı; 8 kişi yaralandı. (Adana)
Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma
Hastanesi Kadın Doğum Servisi’nde görevli asistan hekim, bir hasta yakınının
sözlü ve fiziksel saldırısına maruz kaldı.
(İstanbul/Bakırköy)
Eti Soda Trona Maden İşletmesi’nde çalışan Hasan Hüseyin Bölükoğlu (24) 5
bin voltluk elektrik akımına kapılarak
hayatını kaybetti. (Ankara/Beypazarı)
Fabrikada meydana gelen patlamada
işçi Sedat Demirkol (30) yanarak hayatını kaybetti. (Kütahya)
38
Hema Endüstri’de çalışan işçi Gökhan
Genç (26) pres makinesini temizlemek
isterken başını makineye kaptırarak yaralanmıştı. Hastanede 1 hafta yaşam
mücadelesi veren işçi hayatını kaybetti.
(Tekirdağ/Çerkezköy)
TOKİ’ye (Toplu Konut İdaresi) ait inşaatta çalışan yaklaşık 400 işçi yedikleri
yemekten zehirlendi; 50 işçi hastaneye
kaldırıldı. (Van/Erciş)
Madende göçük altında kalan işçiler
Ramazan Karacan (48), İsa Mırık (38),
Hamza Aktürk (45) ve Hüseyin Kök (44)
hayatını kaybetti. (Eskişehir/Mihalıççık)
4 Nisan
Erciş’in “Ermenilerden kurtarılmasının
yıldönümü” kapsamında düzenlenen etkinliklerde gerçek mermi kullanılması
sonucu Ermeni askeri canlandıran belediye işçisi ağır yaralandı. (Van)
Şehit İsmail Hakkı Yılmaz İlköğretim
Okulu’nun istinat duvarının yapımı sırasında 1 metre yükseklikten inşaat demirinin üzerine düşen işçi Mahmut Soytekinoğlu (42) hayatını kaybetti. (Sakarya/Karasu)
Demir doğrama atölyesinde çalışan
Abidin Altay (17) asansörle taşıdığı demir korkuluğun duvar ile asansör kabini arasında sıkışması sonucu boynu kırılarak hayatını kaybetti. (Adana)
5 Nisan
Elektrik firmasında çalışan işçi Lütfi Güler (34) elektrik akımına kapılarak
hayatını kaybetti. (Amasya/Suluova)
Ada Tersanesi’nde meydana gelen patlamada Ali Sardıç ve Recep Özdal hayatını kaybetti; 6 işçi yaralandı. (İstanbul/Tuzla)
4 yıldır atama bekleyen, bir süre vekil
öğretmenlik yapan Mustafa Kaya (26)
intihar etti. (Diyarbakır/Ergani)
6 Nisan
Atanmadığı için psikolojik tedavi gören
öğretmen Hilal Uzunkaya (27) intihar
etti. (Trabzon/Akçaabat)
7 Nisan
MEDAŞ görevlilerinin ölçüm yaptıkları trafo patladı. 3 işçi patlama sonrası elektrik akımına kapılarak yaralandı.
(Kırşehir)
Böz Briket İmalathanesi’nde meydana
gelen göçükte, kum altında kalan Ahmet Böz (47) hayatını kaybetti. (Mersin/
Tarsus)
Habertürk, 10.04.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Mermer fabrikasında çalışan Murat Şatırer (33) iş cinayeti sonucu hayatını
kaybetti. (Muğla/Yatağan)
Mustafa Aydın (39) çalıştığı inşaatta
üzerine rampa cihazının düşmesi sonucu hayatını kaybetti. (Trabzon)
Asansör boşluğuna düşen işçi yaralandı. (Kayseri)
İnşaattan düşen işçi yaralandı. (Bursa/
Karacabey)
Sulama kanalı çalışması sırasında devrilen iş makinesi, yol kenarında bulunan kavak ağaçlarının 2 kişinin üzerine
düşmesine neden oldu. Ağaçların altında kalan 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi
yaralandı. (Erzurum/Oltu)
8 Nisan
İşçi servisi direğe çarptı; 5 işçi yaralandı. (Bolu)
İnşaat halindeki viyadüğün üzerinden
geçen yüksek gerilim hattını onaran işçi
elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Erzurum/İspir)
İnşaat işçisi Ali Şafak (53) 10. kattan
asansör boşluğuna düşerek hayatını
kaybetti. (Kayseri)
Havaalanı inşaat alanında üzerine kalas
düşen Hasan Aray (39) hayatını kaybetti. (Şırnak)
Kontrolden çıkan kamyon, işe giden
tekstil işçilerini taşıyan servis minibüsüne çarptı. İşçilerden Behice Demir
(29) ve Eda Çavuşoğlu (19) hayatını kaybetti; 8 işçi yaralandı. (İstanbul/Sultanbeyli)
İnşaatta asansör montajı yapan işçi
Orhan Demir (34) 2. kattan asansör
boşluğuna düşerek hayatını kaybetti.
(Siirt/Kurtalan)
Doktor muayeneye gelen hastaca darp
edildi. (Samsun)
Küçük Sanayi Sitesi’nde yangın tüpü
doldurup boşaltan bir işletmede çalışan
işçi, doldurduğu tüpün patlaması sonucu yüzünden ağır yaralandı. (Kocaeli/Gebze)
Kasasında inşaat işçileri taşıyan kamyonet kaza yaptı; 13 işçi yaralandı.
(Muğla/Fethiye)
Hortum ve şiddetli fırtına, karayolları işçilerinin kaldığı şantiyede konteynır
ve araçları uçurdu. Metin Bahçeci, Su-
9 Nisan
39
Yeni Şafak, 27.04.2012
betullah Oğuz, Emrah Buğran, Abdullah Tekin, Altan Demirkan ve M. Salim
Sacit hayatını kaybetti; 7 işçi yaralandı.
(Elazığ/Maden)
10 Nisan
Servis otobüsünde çıkan yangını söndürmeye çalışan sürücü yaralandı.
(Konya)
Kömür ocağında çalışan Osman Buda
(50) ucu açık bırakılan kablodan elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.
(Tekirdağ/Malkara)
40
11 Nisan
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’nde
laboratuvar sorumlusu olarak çalışan
Ayşen Okman (55) intihar etti; Okman’ın
6 Nisan’da yapılan tayininin ardından
bunalıma girdiği öğrenildi. (Ankara)
13 Nisan
Şantiye işçilerini taşıyan minibüs, otomobille çarpıştı; 10 işçi yaralandı. (Mardin)
Korupark Evleri’nin inşaatında çalışan
vincin başka bir vince çarparak devrilmesi sonucu operatör İbrahim Avcı (31) hayatını kaybetti; 4 işçi yaralandı. (Bursa)
14 Nisan
Yapımı süren Toplum Sağlığı Merkezi
inşaatında çalışan işçi, 3. kattan düşerek yaralandı. (Adıyaman/Kâhta)
İnşaatın 3. katından düşen işçi, ensesine inşaat demiri saplanması sonucu
ağır yaralandı. (Osmaniye)
Kanalizasyon kazısı yapıldığı sırada
meydana gelen kayma sonucu toprak
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
altında kalan işçi yaralı olarak kurtarıldı. (Erzurum/Oltu)
Tekstil fabrikasında çalışan kadın işçi
makineye sıkışan kolunu kaybetti.
(G.Antep)
Kurşun ocağında üzerlerine taş düşen 2
işçi yaralandı. (Çanakkale/Çan)
Maden ocağında çalışan Ertuğrul Tenik
(23) gece ısınmak için yaktıkları ateşten
sızan gazdan zehirlenerek hayatını kaybetti. (Tekirdağ/Malkara)
Kot boyama fabrikasında meydana gelen patlama sonucu Erkan Gölge (25), İlhami Çetin (40), Mehmet
Nuri Özgüner (39) ve Çelebi Başkurt
(45) hayatını kaybetti; 9 işçi yaralandı. (K.Maraş)
15 Nisan
Belediyenin Kültür ve Kongre Merkezi
inşaatının bir bölümü çöktü; 1 işçi yaralandı. (Bilecik)
16 Nisan
Servis otobüsü devrildi; Hakan Çekirdekçi, Serdar Çelik, Mustafa Bahçeci ve
şoför Bilal Yılmaz hayatını kaybetti; 16
işçi yaralandı. (G.Antep)
Vatan, 06.04.2012
TOKİ inşaatının 7. katından düşen duvar
ustası Ali Tümen (49) hayatını kaybetti.
(Gümüşhane)
17 Nisan
Mobilya aksesuarları üreten ART
Fabrikası’nda, üzerine 100 kiloluk ağırlık düşen, soyadı öğrenilemeyen Recep
adlı işçi hayatını kaybetti. (İstanbul/Bayrampaşa)
Hazır beton üretimi yapan firmada çalışan işçi, vinç ile duvar arasına sıkışarak
ağır yaralandı. (G.Antep)
Tarlada çapa yapan tarım işçisi kullandığı makinenin bacağını kesmesi sonucu yaralandı. (Antalya/Gazipaşa)
Marinada iskele yapımı işi için dalış yapan dalgıç, 7,5 ton ağırlığındaki beton
bloğun altında kalan parmaklarını kaybetti. (Muğla/Fethiye)
Trafoyu onarırken 34 bin voltluk elektrik akımına kapılan UEDAŞ (Uludağ
Elektrik Dağıtım AŞ) işçisi yaralandı.
(Balıkesir/İvrindi)
Belediye temizlik işlerine ait çöp kamyonu trafik kazası yaptı; 1 temizlik işçisi
yaralandı. (Adana/Kozan)
Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü
ekipleri onarım yaparken göçük meydana geldi; toprak altında kalan işçi Halis
Aktaş hayatını kaybetti. (Erzincan)
41
Elektrik teknisyeni İsmail Ezgi (42),
Maden köyündeki elektrik arızasını gidermek için çıktığı direkte akıma kapılarak hayatını kaybetti. (Ş.Urfa/Ceylanpınar)
18 Nisan
Hasta yakını tarafından bıçaklanan Dr.
Ersin Arslan hayatını kaybetti. (G.Antep)
Fabrikada öğle yemeği yiyen 15 işçiden
11’i zehirlendi. (Bursa/Nilüfer)
İş makinesi taşıyan kamyonet ile çöp
kamyonu çarpıştı. Kazada kamyonet sürücüsü ile çöp kamyonunda bulunan 2
işçi yaralandı. (Zonguldak)
Boya ve cam tozu yüklü kamyon kaza
yaptı; kamyondaki işçiler Gazi Akpınar
(57) ve Erdal Karasu (32) yanarak hayatını kaybetti; kamyon şoförü yaralandı.
(Muğla/Marmaris)
Elektrik hattı döşerken akıma kapılan 2
işçiden Orhan Aşkan (21) hayatını kaybetti. (Hakkâri)
Bina kanalizasyonunda iş makineleriyle
çalışma yapılırken meydana gelen göçükte 1 işçi yaralandı. (Ankara/Çankaya)
Otomobil, servis bekleyen işçilere çarptı; 3 işçi yaralandı. (Bursa/İnegöl)
Duvar ustası olarak çalıştığı inşaatın 5.
katından düşen Yaşar Tekdemir (50) hayatını kaybetti. (Sinop/Boyabat)
İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür
Yardımcısı Rana Güven
1 Ocak 2013’te yürürlüğe giren
yeni yasayı övmek isterken: “Kırım
Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı
nedeniyle kaybettiğimiz doktor ve
hemşirelerimiz eğer İş Sağlığı ve
Güvenliği Yasası yürürlüğe girdikten sonra kaybedilmiş olsalardı,
eş ve çocuklarına meslek hastalığı
nedeniyle öldükleri için 90 yıl
tazminat ödenecekti.
Ama bu yasa olmadığı için böyle bir
haktan mahrumlar.”
Alüminyum fabrikasında patlama meydana geldi; 2 işçi yaralandı. (İstanbul/
Tuzla)
Üzerine mermer paleti düşen işçi Zekeriya Çelik (50) hayatını kaybetti. (Malatya)
3 metre yükseklikten düşen inşaat işçisi ağır yaralandı. (Ordu)
Tarım işçilerini taşıyan minibüs ile yolcu minibüsü çarpıştı; 25 kişi yaralandı.
(Aydın/Köşk)
42
20 Nisan
19 Nisan
Otistik çocuklara eğitim veren merkezin
öğrencilerini taşıyan servis minibüsü inşaat halindeki evin bahçesine devrildi. İnşaatta çalışan işçi Kemal Meriç (31) hayatını kaybetti; minibüs şoförü, servis görevlisi ve 2 öğrenci yaralandı. (İzmir/Urla)
Formplast conta fabrikasında çıkan
yangında 2 işçi yaralandı. (Kocaeli)
Metal fabrikasında eline pres makinesi
düşen işçi yaralandı. (Bursa/Kestel)
Tekstil fabrikasında üzerine koli düşen
işçi Erdem Burak Öztürk (22) hayatını
kaybetti. (Konya/Selçuklu)
Kuyumcu atölyesinde yüzüne sülfürik asit sıçrayan işçi yaralandı. (Kayseri/Melikgazi)
Meydana gelen zincirleme trafik kazasında tarım işçilerini taşıyan minibüs 2
kamyonun arasında sıkıştı. 6 aracın karıştığı kazada 8 işçi yaralandı. (Sakarya/
Adapazarı)
Taş ocağında meydana gelen göçükte üzerine kaya düşen kepçe operatörü
ağır yaralandı. (Muğla/Bodrum)
Çevikler Madencilik’in işlettiği krom
madeninde çalışan İdris Ekinci (39) ile
Gökhan Kuştemur (27) karbonmonoksit
gazından zehirlenerek hayatını kaybetti; ağır yaralı 1 işçi tedavi altına alındı.
Madenin sahibi Mahmut Çevik, Forbes
dergisine göre Türkiye’nin en zengin 73.
Vatan, 22.04.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
kişisi; aynı dergide Çevik “krom kralı”
olarak anılmıştı. (Sivas/Zara)
DSİ’ye ait sulama kanalından tankere
su dolduran şantiye işçisi Abdulhekim
Bayri (26) kanala düşerek hayatını kaybetti. (Ş.Urfa)
Sağırin köyünde bir GSM operatörüne
ait vericinin bakımını yapan işçi Mustafa Uysal (35) elektrik akımına kapılarak
hayatını kaybetti. (Antalya/Manavgat)
Mimar Sinan İlköğretim Okulu’nda çalışan sınıf öğretmeni, öğrenci servislerini kontrol etme görevi gereği şoförleri dikkatli gitmeleri konusunda uyardı; servis şoförlerinin saldırısına uğradı. Eker’e 3 gün iş göremez raporu verildi. (Sakarya)
21 Nisan
Şerbetçi Hazır Beton Tesisleri’nde çalışan işçi Hasan Poyraz (47) beton karma
makinesini temizlerken makinenin bozuk kapağı kapandı; makinenin operatörü içine bakmaksızın makineyi çalıştırınca Poyraz hayatını kaybetti. İşçiler,
3-4 yıl önce de benzer bir iş cinayetinin
yaşandığını anlattılar. (Ankara/Kayaş)
Kelkit çayı üzerine kurulan HES’te çalışan dalgıç Ufuk Kurtuluş (28) çelik kafesle suya indirildi; halatın kopmasıyla
kafesle birlikte suyun içerisinde kalan
Kurtuluş’un naaşı 29 saat sonra çıkarılabildi. (Tokat)
Çalıştığı un fabrikasında, kamyondaki buğdayı siloya boşaltmaya çalışırken
kapağın aniden açılmasıyla siloya düşen
Seyfi Güçlü (35), buğdayın altında kalarak hayatını kaybetti. (G.Antep)
22 Nisan
İnşaatın 8. katından düşen işçi ağır yaralandı. (Kayseri)
23 Nisan
Öngür Madencilik’e ait linyit işletmesinde çalışan işçi Murat Karadaş metan
gazından zehirlenerek hayatını kaybetti.
(Kastamonu/Tosya)
İnşaattan düşen duvar ustası Mehmet
Yılmaz (52) hayatını kaybetti. (Kilis)
Tarım işçilerini taşıyan kamyonet devrildi; 2’si ağır 40 işçi yaralandı. (Aydın/
Kuşadası)
43
Sabah, 27.04.2012
26 Nisan
Su kanalı hattı için iş makinesiyle yapılan kazı sırasında toprak kaydı; göçük
altında kalan işçi Cumali Derin (42) hayatını kaybetti. (Konya/Akşehir)
44
briketlerin arasına sıkışarak hayatını
kaybetti. (Kayseri)
Kandil Barajı inşaat alanında iş makinesinin uçuruma yuvarlanması sonucu
1 işçi yaralandı. (K.Maraş/Ekinözü)
Kestiği 15 metre uzunluğundaki kavak
ağacının üzerine düşmesi sonucu işçi
İbrahim Ekinci (52) hayatını kaybetti.
(Sivas/Suşehri)
Taşıdığı demir çubuğun elektrik tellerine temas etmesi sonucu akıma kapılan
işçi Şükrü Ölmez hayatını kaybetti. (İzmir/Urla)
KADOSAN Oto Sanayi Sitesi’nde azot,
argon ve oksijen dolumu yapılan Yalız
Sanayi Tıbbi Gazlar AŞ’de oksijen tüpü
dolumu sırasında yaşanan patlamada
Hayri Gılgıç (27) ve Muharrem İlhan
(45) hayatını kaybetti; 1’i ağır 5 kişi
yaralandı. Ruhsatsız tesisi zabıtanın 3
kez mühürlediği, mühürlerin sökülerek çalışmaya devam edilmesi üzerine
Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu öğrenildi. (İstanbul/Ümraniye)
TOKİ inşaatından düşen işçi yaralandı.
(Çorum)
Taş ocağında çalışan iş makinesi şarampole yuvarlandı; operatör Reşit Karataş (35) hayatını kaybetti. (Malatya/
Darende)
Ero Bims Briket Fabrikası’nda çalışan
işçi Mustafa Aktaş (52) iş makinesi ile
İş makinesinin paleti ayağına düşen işçi
yaralandı. (Adana/Kozan)
27 Nisan
İş makinesi devrildi; 1 işçi yaralandı.
(Trabzon/Şalpazarı)
Fındık işçilerini taşıyan minibüs devrildi; 19 işçi yaralandı. (Elazığ/Maden)
Meydana gelen trafik kazasında 1 fındık işçisi hayatını kaybetti; 9 işçi yaralandı. (Düzce)
Ataması yapılmayan öğretmen Seçkin
Turan intihar etti. (Balıkesir/Kesput)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Maden ocağında meydana gelen göçük
altında kalan işçilerden Selahattin Baytar (32) hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı. (Zonguldak/Kilimli)
30 Nisan
Okul inşaatının 4. katından düşen işçi
Ahmet Çınar (47) hayatını kaybetti. (Çorum/Sungurlu)
İnşaat işçilerinin içinde bulunduğu otomobilin kontrolden çıkarak yaptığı trafik kazasında, otomobildeki işçilerden
Kemal Gür (49) ve Beşir Gür (41) hayatını kaybetti. (Aydın/Didim)
İnşaat iskelesi çöktü; 5 işçi göçük altında kalarak yaralandı. (Hatay/İskenderun)
Şantiyede taş kırma makinesine düşen
2 işçi, durumu fark eden diğer çalışanların taş öğütücüyü durdurmaları sayesinde yaralı olarak kurtarıldı. (İstanbul/
Ümraniye)
İskeleden düşen işçi yaralandı.
(K.Maraş/Elbistan)
İşe yeni giren Davut Dolar (23) briket
yapımında kullanılan makineyi çalıştır-
mak isterken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Adana/Seyhan)
Tuğra Makine’de çalışan işçi kolunu
prese kaptırarak yaralandı. (Kayseri)
Ağaçların dallarını budayan 2 belediye
işçisi ve kendilerine yardım etmeye çalışan belediyeden emekli 1 kişi, elektrik
akımına kapılarak yaralandı. (Manisa)
Çalıştığı fabrikadaki vinci onarmak isteyen işçi Seyit Ahmet Curcur (50) 7 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetti. (Bursa/Kestel)
Hayatını kaybeden işçi Yılmaz Sürücü,
“elektrik çarpması” ifadesiyle hastaneye sevk edilmiş, otopside ölüm sebebi
belirlenememiştir. (Ankara)
Benzin istasyonu önünde tekstil işçilerini taşımak için bekleyen park halindeki 2 minibüse kamyon çarptı; kamyon
sürücüsü ve 1 işçi yaralandı. (Tokat)
Gözde Bayraktar adlı gemide çalışan
elektrik mühendisi üzerine demir kapak
düşmesi sonucu yaralandı. (Kastamonu)
Trafo binasını boyarken elektrik akımına kapılan işçiler Adil Orhan (48) ve
Yusuf Düşüktaş (38) hayatını kaybetti.
(Kayseri/Kocasinan)
45
Evrensel, 28.04.2012
28 Nisan
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik 2008’de tersanede işçi
ölümleri protestoları üzerine,
“2 işyerine daha durdurma
verildi. Denetimler devam ediyor.
Belki durdurmayı yeterli görmeyeceğiz,
kapatma cezası getirilecekler de
olabilir. Bu kadar yoğun ilgiye rağmen,
yapılması gerekenler yapılırken
ideolojik bir şeyin peşindeyseniz onu da
sizlere havale ediyorum. (…)
Yatıyoruz Tuzla, kalkıyoruz Tuzla”
demesine rağmen tersanelerde kâr
hırsı, ihmal ve denetimsizlik sonucu işçi
ölümleri devam ediyor.
MAYIS2012
HES’iniz batsın!
HES’ler hem doğayı
hem işçileri katlediyor.
İnşaat, enerji, tarım, kimya...
En az 69 işçi hayatını kaybetti.
47
1 Mayıs
Resmi tatil olan ve işçilerin tatil gününün gasp edildiği 1 Mayıs’ta, Arka Sıradakiler TV dizisi set ekibinden sanat
asistanı Selin Erdem (27) işyeri önündeki alanda dinlenme sırasında minibüs
çarpması sonucunda hayatını kaybetti;
1 set görevlisi ağır yaralandı. (İstanbul/
Kâğıthane)
ASKİ (Ankara Büyükşehir Belediyesi Su
ve Kanalizasyon İdaresi) işçisi Mehmet
Doğan (43) yaklaşık 3 metre derinliğindeki kanalda göçük altında kalarak hayatını kaybetti. (Ankara/Etimesgut)
Baraj ve HES inşaatında çalışan Tahsin Coşkun (24) ile kardeşi, enerji tüneli yapımında yıkılan beton kütlenin altında kaldı. Coşkun, olay yerinde hayatını kaybetti; kardeşi tedavi altına alındı.
(Artvin/Yusufeli)
İnşaat işçisi göçük altında kalarak hayatını kaybetti. (Kayseri)
2 Mayıs
Özbir Metal Döküm Atölyesi’nde kazan patladı; başına metal parçası isabet
eden Ersin Kaya (24) hayatını kaybetti, 1
işçi yaralandı. (İstanbul/Bayrampaşa)
BOTAŞ (Boru Hatları ile Petrol Taşıma
AŞ) boru hattının doğalgaz dağıtım vanasında meydana gelen yangına müdahale eden 3 işçi yanarak yaralandı.
(Kırklareli)
Devlet hastanesi inşaatı çöktü; 4 işçi
yaralandı. (Diyarbakır/Bismil)
Haseki Eğitim ve Araştırma
Hastanesi’nde acil serviste görevli Dr.
Gökçe Akgül Karadana hasta şiddetine
maruz kaldı. (İstanbul)
TCDD’de yol bakım çalışması yapan
işçi, rayların üstüne düşerek yaralandı.
(Bingöl/Genç)
3 Mayıs
Tur teknesinde onarım yaparken elektrik akımına kapılan işçi ağır yaralandı.
(Muğla/Fethiye)
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli doktor muayene sırasında bir hasta yakınının fiziksel şiddetine maruz kaldı. (İstanbul)
İncekum beldesindeki bir okul inşaatının 2. katından düşen sıva ustası yaralandı. (Antalya/Alanya)
Dış cephe boyası yaptıkları inşaat iskelesi çöktü; 4. kattan düşen 2 işçi yaralandı. (Manisa/Turgutlu)
4 Mayıs
Tarım işçilerini taşıyan minibüs şarampole yuvarlandı; 7 kişi yaralandı. (Eskişehir/Alpu)
İnşaatın 4. katından düşen işçi yaralandı. (Bolu)
5 Mayıs
48
9 Eylül 2009’da
İstanbul-Ayamama Deresi
bölgesinde yaşanan
sel felaketinde minibüste
mahsur kalan
8 kadın tekstil işçisi ve
TIR garajlarındaki araçlarında
dinlenen 13 şoförün
hayatını kaybetmesi üzerine
Başbakan Erdoğan:
“Derelerin intikamı.”
Trafoda patlama meydana geldi; TEDAŞ taşeron işçisi ağır yaralandı. (Adana/Kozan)
Yeni Doğuş İnşaat’ta çalışan işçi Abdulvehab Baran, 13. kattan düşerek hayatını kaybetti. (İstanbul/Bahçeşehir)
6 Mayıs
Kanal inşaatında çalışırken suya düşen
DSİ işçileri Mehmet Angın ve arkadaşını kurtarmak için suya atlayan Ferit Karakan boğularak hayatını kaybetti. (Sivas/Akıncılar)
Radikal, 17.05.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
7 Mayıs
Apartmanın çatı katında ferforje için ölçüm yapan Hüseyin Akçakal (42) düşerek hayatını kaybetti. (İzmir/Karşıyaka)
8 Mayıs
İşçi taşıyan minibüs devrildi; 16 işçi yaralandı. (Bursa/Orhangazi)
Börgenek köyündeki kum ocağında,
olumsuz havaya rağmen önlemsiz çalıştırılan 2 işçi yıldırım çarpması sonucunda ağır yaralandı. (Adıyaman/Merkez)
9 Mayıs
Kilit taşı fabrikasında çalışan Hakan
Akıllı (24) başını ve kolunu çalıştığı makineye kaptırarak hayatını kaybetti.
(Batman)
İnşaat halindeki fabrikanın bahçesindeki istinat duvarı toprak kayması sonucu
yıkıldı. Ahmet Çık (53) hayatını kaybetti;
1 işçi yaralandı. (Mersin/Tarsus)
İnşaat beton döküldüğü sırada çöktü; 3
işçi enkaz altında kaldı. (Ş.Urfa)
3. kattan düşen inşaat işçisi ağır yaralandı. (Nevşehir)
Belediyenin kanalizasyon çalışması sırasında meydana gelen göçükte 1 işçi
toprağın altında kalarak yaralandı. (Van)
Nişancı köyünde şebeke onarımı yapan
2 taşeron işçi elektrik akımına kapıldı;
soyadı öğrenilemeyen Nuri (40) adlı işçi
hayatını kaybetti. (Van/Erciş)
Tuğla fabrikasının çatısında hurda toplayan işçi 5 metre yükseklikten düşerek
ağır yaralandı. (Manisa/Turgutlu)
Demiryolu hattında taşeron hat bakım
işçisi İbrahim Tozluk’a (49) AnkaraEskişehir seferini yapan yük treni çarptı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Tozluk hayatını kaybetti. (Eskişehir/
Tepebaşı)
10 Mayıs
Karabey köyünde elektrik arızasını gidermeye çalışan 2 TEDAŞ işçisi elektrik akımına kapılarak yaralandı. İşçilerin, Aşkale’de Karasu HES 2 göletinde meydana gelen ve 5 işçinin hayatını
kaybettiği “kaza”dan sorumlu olan ta-
49
şeron firmada çalıştıkları öğrenildi. (Erzurum/Çat)
Elektrik arızasını gidermeye çalışan işçi
Ali Duman (49) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Mersin/Akdeniz)
OSB’de üzerine 10 tonluk vinç devrilen
işçi Remzi Coşkun (52) hayatını kaybetti. (Karabük)
Belediyenin tadilatını yaptığı Ahmet Ağa
Konağı’nın 2. katı çöktü, 3 işçi enkaz altında kalarak yaralandı. (İzmir/Konak)
1. kattan merdiven boşluğuna düşen 22
yaşındaki inşaat işçisi hayatını kaybetti. (Kırşehir)
Kırkpınar köyündeki bir büyükbaş hayvan çiftliğinde çalışan 4 işçi, foseptik
kanalı açarken metan gazından zehirlendi. (Malatya/Akçadağ)
11 Mayıs
Fındık fabrikasında çıkan yangında dumandan etkilenen 2 işçi hastaneye kaldırıldı. (Düzce)
Birgün, 14.05.2012
Çalıştığı işyerinde asit kazanı patlayan
işçi ağır yaralandı. (Antalya)
Mıcır çıkartılan maden ocağında göçük
meydana geldi; 1 mühendis ile 1 işçi
yaralandı. (Bilecik/Bozüyük)
Meydana gelen trafik kazasında TIR sürücüsü Rahim Filiz yanarak hayatını
kaybetti. (Tekirdağ/Çerkezköy)
Üzerine 300 kiloluk demir kapak düşen
işçi ağır yaralandı. (Manisa/Turgutlu)
12 Mayıs
Harmanlı köyündeki kömür ocağında 1
işçi yaralandı. (Edirne/Uzunköprü)
İnşaat iskelesi çöktü; 9. kattan düşen
Osman Kaba (28) ve Cüneyt Kaba (31)
hayatını kaybetti. (K.Maraş)
Otogar inşaatının tavanı çöktü; 10 işçi
yaralandı. (Osmaniye/Kadirli)
50
Devlet hastanesi inşaatının 4. katından
düşen İbrahim Çelik (40) hayatını kaybetti. Yaşanan bu olay sonrasında inşaatta çalışan diğer işçiler, benzer ölümlerin daha önce de yaşandığını söyleyerek önlem alınmamasına tepki gösterdi. (Adıyaman)
13 Mayıs
Zorlu grubuna ait gökdelen inşaatından düşen işçi hayatını kaybetti. Çalışmaların durdurulduğu inşaatta bundan
3 ay önce de 1 işçinin düşerek hayatını kaybettiği belirtiliyor. (İstanbul/Zincirlikuyu)
Mermer ocağında mermer bloğun sökülmesi sırasında üstünden düşen işçi
Özgür Açıkgöz hayatını kaybetti. (Bilecik)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Üzerine kalorifer petekleri düşen işçi
Şaban Temel (43) hayatını kaybetti. (Erzurum)
14 Mayıs
Ceylanpınar Tarım İşletme Müdürlüğü’nün Beyaz Kule İşletmesi’nde
meydana gelen arızayı tamir eden işçi
elektrik akımına kapılarak yaralandı.
(Ş.Urfa)
Sakçagöz köyünde 16 yaşındaki mevsimlik işçi zirai ilaçlama yaparken zehirlendi. (G.Antep/Nurdağı)
Okul inşaatının 4. katından düşen işçi
ağır yaralandı. (Niğde)
15 Mayıs
Aksu köyünde yapımı süren Suta adlı
HES inşaatında suyun transfer edileceği
beton tünelin kalıplarını çakarken, yamacında bulunan evi kamulaştırmamak
için yapılan cimrilik heyelanla sonuçlandı. Meydana gelen göçükte Kerem
Erdem (40), Eren Erdem (16), Kenan
Özdemir (40) ve Mustafa Yiğit (22) hayatını kaybetti; 1 işçi ağır yaralandı. Ölüm
nedeninin toprak altında kalmak suretiyle boğulma olduğu anlaşıldı. Kurtarma ekibi zamanında gelseydi ölümlerin meydana gelmeyeceği belirtildi.(Giresun/Dereli)
İplik fabrikasında gece vardiyasında çalışan 15 işçi şebeke suyundan zehirlendi. (Osmaniye)
İnşaattan düşen işçi ağır yaralandı. (Kocaeli)
İnşaatın asansör boşluğuna düşen işçi
ağır yaralandı. (Eskişehir)
16 Mayıs
OSB’deki bir fabrikanın dış duvarını sıvayan işçiler elektrik akımına kapıldı; 3
işçi ağır yaralandı. İşçilerden Ferit Selbisu (30) kaldırıldığı hastanede hayatını
kaybetti. (Adıyaman/Gölbaşı)
Crystal Flora Beach Oteli’nin çalışanlarını taşıyan otobüs devrildi; 3’ü ağır 16
kişi yaralandı. (Antalya)
17 Mayıs
16 Mayıs’ta çalıştıkları otogaz tamirhanesinde meydana gelen patlamada Cevdet Açıkgöz olay yerinde hayatını kaybetti; 7 işçi ağır yaralandı. Yoğun bakıma alınan Bayram Ekici (22) 1 gün sonra hayatını kaybetti. (G.Antep)
Ekstraksiyon fabrikasında çıkan yangında 1’i ağır 5 işçi yaralandı. (Hatay)
18 Mayıs
Taşeron firmaya ait silindir şarampole
yuvarlandı; Hüseyin Ünlüdere (53) hayatını kaybetti; 2 işçi ağır yaralandı. (Mersin)
Üzerine pamuk balyaları devrilen işçi
yaralandı. (Ş.Urfa)
Universal Tekstil Fabrikası'nda çıkan
yangında 9 kişi yaralandı. (Tekirdağ)
İhlas Marmara Evleri inşaat alanına kurulan vinç devrildi; vinç operatörü İsa
Erbeç (23) ve işçi Cavit Öztürk hayatını
kaybetti; 3 işçi yaralandı. (İstanbul/Beylikdüzü)
İnşattan düşen işçi Ramazan Taner (44)
hayatını kaybetti. (Karaman)
Çakılkaya köyünde kalıp çakan işçi 3
metre yükseklikten düşerek hayatını
kaybetti. (Kayseri/Pınarbaşı)
19 Mayıs
Belediye Sıvı Atık Tesisleri’nde çalışan
Erhan Görgülü (36) gece vardiyasındayken 3 metre derinliğindeki foseptik çukuruna düşerek hayatını kaybetti. (Muğla/Datça)
20 Mayıs
Tarım işçilerini taşıyan traktör devrildi.
Römorkun altında kalan 1’i ağır 33 işçi
hastaneye kaldırıldı; Hanifi Cici hayatını
kaybetti. (Adana/Ceyhan)
Yağ fabrikasında çalışan işçileri taşıyan
minibüs takla attı; minibüs şoförü Ahmet Ekin (39) Cafer Yıldız (34) kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti; 7 işçi yaralandı. (Diyarbakır)
51
TEDAŞ’ta arıza bölümünde çalışan 1
enerji işçisi yaralandı. (Adana/Kozan)
21 Mayıs
Belediyeye ait atık su boru hattı döşemesinde dalgıç olarak çalışan İbrahim
Uysal (28) girdaba kapılarak hayatını
kaybetti. (Antalya/Alanya)
TEDAŞ’a bağlı Kılıçbey’de çalışan arıza
işçisi Süleyman Bakır, hat değişimi sırasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Osmaniye/Bahçe)
Posco Assan inşaatında çalışan işçi, bulunduğu profile vinç çarpması sonucu, 4
metre yükseklikten düşerek ağır yaralandı. (İzmit/Alikahya)
İnşaatın çatısı çöktü; 3 işçi yaralandı.
(Hakkâri/Yüksekova)
İnşaattan düşen işçi ağır yaralandı.
(Bursa)
Şantiyede çalışan işçi 8 metre yükseklikten düşerek yaralandı. (Kayseri)
Sıva ustası Yaşar Beydüz (31) inşaattan
düşerek hayatını kaybetti. (İzmir/Çiğli)
24 Mayıs
İnşaatın 8. katından düşen işçi hayatını
kaybetti. (Konya/Selçuklu)
22 Mayıs
İnşaatın 5. katından düşen Aykut Aslan
(19) hayatını kaybetti. (İzmir/Dikili)
İnşaatta meydana gelen toprak kaymasında, işçi Ayhan Çavuşculu (36) toprak
altında kalarak hayatını kaybetti. (İstanbul/Gaziosmanpaşa)
Çağın Sitesi’nde trafo boyayan Aydın
Karadeniz (43) hayatını kaybetti. (Aydın/
Didim)
İnşaatta meydana gelen göçükte 7 saat
mahsur kalan işçi yaralı olarak kurtarıldı. (İstanbul/Haramidere)
TBMM
Tuzla Araştırma
Komisyonu’na ifade veren
İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdürü Kasım Özer:
“Eğitimsiz işçiler,
yüksekten düşüp
ölüyorlar.”
Çalıştığı maden ocağının üst kısmına dinamit yerleştirmek üzere çıkan işçi Neşet
Aydın (59) üzerine yıldırım düşmesi sonucu hayatını kaybetti. (İzmir/Aliağa)
52
23 Mayıs
İnşaatın merdiven boşluğuna düşen işçi
yaralandı. (Edirne)
Arı kovanlarının nakliyesi sırasında
meydana gelen trafik kazasında arıcılar
Rüstem Özkan (47) ve Hamza Akyel (40)
hayatını kaybetti. (Diyarbakır)
25 Mayıs
Tamir ettikleri 400 kiloluk konveyör
makinesi 2 işçinin üzerine düştü; Fatih
Tirşahi (34) kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. (Bursa/Yenişehir)
4 metre yükseklikten HES’e düşen işçi
hayatını kaybetti. (Sivas/Koyulhisar)
Belediye Halı Sarayı’ndaki bir dikim
atölyesinde buhar kazanı patladı; 2 işçi
yaralandı. (Isparta)
Hurdacı Abdullah Biçer (35) söküm işini
aldığı binada asansörün altında kalarak
hayatını kaybetti. (Bursa/Gemlik)
26 Mayıs
Mersin Limanı’nda üzerine yaklaşık 20
kilogramlık demir parçası düşen işçi
yaralandı. (Mersin)
27 Mayıs
Olumsuz hava koşullarında kiraz toplamaya zorlanan işçilerin üzerine yıldırım
düştü. Hanife Pekin (23) ile Gönül Pekin (20) hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı. (İzmir/Kemalpaşa)
Evrensel, 17.05.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
28 Mayıs
30 Mayıs
Mevsimlik işçi, çalışma sonrasında barındığı çadırda dinlenirken rahatsızlandı; hastaneye kaldırılırken hayatını kaybetti. (Kırşehir)
İbrala Barajı inşaatında kalıp ustası düşerek yaralandı. (Karaman/Yeşildere)
Taş ocağında 3 metre yükseklikten düşen Savaş Soytetir (33) hayatını kaybetti. (Niğde)
Konut yıkımı sırasında duvar çöktü; 2
işçi yaralandı. (Van)
29 Mayıs
2 gün önce Ulutepe beldesinde, çalıştıkları taş ocağına yıldırım düşen 2
işçi yaralanmıştı. Hastanede tedavi gören Seyit Vural (27) hayatını kaybetti.
(Tokat/Turhal)
Ayağını iş makinesine kaptıran işçi yaralandı. (Rize/Fındıklı)
Pamuk tarlasına sıkılan tarım ilacı 50
mevsimlik işçiyi zehirledi. (Adana/Seyhan)
İnşaattan düşen işçi ağır yaralandı. (Sakarya/Hendek)
Petrol firmasında çalışan Aydın Gündoğan (30) trafodaki arızayı tamir ederken
elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Balıkesir)
31 Mayıs
Çalıştığı inşaattan düşen işçi Turgut
Poyraz (28) hayatını kaybetti. (Ordu)
Kepçe operatörü toprak yığını ile kepçe arasında kalarak hayatını kaybetti.
(Kayseri/İncesu)
53
İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdür Yardımcısı Rana Güven:
“1 Ocak 2013’te yürürlüğe girecek
İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası,
insanı önemseyen ve koruyan bir kanun.”
Antalya Vali Yardımcısı Halil Serdar
Cevheroğlu: “Türkiye’de her gün 172 iş
kazası yaşanıyor. (…) Giden canı yerine
getiremeyiz. Bu kanun son derece yerinde.”
Oysa yürürlükte olan bir önceki yasada
alınması gereken işçi sağlığı-güvenliği
önlemleri ve kamunun denetim görevini
nasıl yerine getireceği
zaten tanımlıydı…
HAZİRAN2012
55
Mevsimlik işçiler ölüm yolunda!
İnşaat, tarım, kimya, tersane...
En az 59 işçi hayatını kaybetti.
1 Haziran
TTK Amasra Müessese Müdürlüğü’nde,
gece vardiyasında kömür nakli yapılan banda kapılan maden işçisi Ramazan Çömlek (47) hayatını kaybetti. (Bartın/Amasra)
Çayırhan beldesinde 2 ayrı maden ocağında meydana gelen “iş kazası”nda 2
kişi yaralandı. (Ankara/Nallıhan)
Ağır hasarlı raporu verilen 4 katlı bina,
sabah saatlerinde yürütülen yıkım çalışmaları sırasında yanında bulunan fırının
üzerine devrildi; 5 işçi yaralandı. (Van)
Oto cam dükkânında çalışan işçi sundurma yaparken 3 metre yükseklikten
düşerek yaralandı. (Kayseri/Kocasinan)
Karayolunda mayın patladı; 1 işçi yaralandı. (Bitlis)
2 Haziran
Sunta fabrikasında kolunu makineye
kaptıran işçi yaralandı. (Kastamonu)
İş dönüşü meydana gelen trafik kazasında 5 kadın öğretmen yaralandı.
(Ş.Urfa/Akçakale)
İşçi taşıyan minibüs kaza yaptı; 2 kişi
hayatını kaybetti; 19 kişi yaralandı.
(Ş.Urfa)
3 Haziran
Kurtköy’de bir site inşaatına yük taşıyan
kamyon şoförü Hamza Yaşar (44) vinçten
üzerine beton blokların düşmesi sonucu
hayatını kaybetti. (İstanbul/Pendik)
Çevre yolundaki bir inşaatta çalışan işçi
2. kattan düşerek ağır yaralandı. (Malatya)
56
İşçi servisi kaza yaptı; 12 kişi yaralandı. (Kocaeli)
İnşaatın çatısından düşen işçi Rıfat Bayrakçı (61) hayatını kaybetti. (Zonguldak/
Devrek)
Çambaşı köyünde tomruk yükleme işinde çalışan Kemal Kayacan (58) kullan-
dığı kepçenin altında kalarak hayatını
kaybetti. (Kastamonu/Taşköprü) 4 Ha
4 Haziran
Tuğla fabrikasında çalışan iş makinesi
operatörü Abdurrahman Kahraman (63)
kullandığı iş makinesinin çatı direklerine çarpmasıyla çatının üzerine yıkılması sonucu hayatını kaybetti. (Manisa/
Turgutlu)
5 Haziran
Otomobil ile ambulans çarpıştı. Alev
alan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti; 1’i ağır 2 sağlık emekçisi yaralandı. (Kırklareli/Lüleburgaz)
Elektrik akımına kapılan işçi yaralandı. Emniyet kemerinin takılı olması nedeniyle kurtulan işçi, birkaç gün yoğun
bakımda kaldıktan sonra taburcu edildi.
(Erzurum/Çat)
6 Haziran
Hasta almaya giden ambulansın motosiklete çarpmasıyla meydana gelen kazada 1’i sağlık görevlisi 2 kişi yaralandı. (K.Maraş)
Ambulans ile kamyonetin çarpışması
sonucu meydana gelen kazada 1’i sağlık görevlisi 2 kişi yaralandı. (Muğla/
Bodrum)
Bozburun köyündeki bir maden ocağında kullandığı kömür vagonu raydan çıkan işçinin eli kırıldı. (Malatya/Arguvan)
7 Haziran
Hasta almaya giden ambulans ile bir
otomobil çarpıştı. Ambulansın devrildiği
kazada 3’ü sağlık emekçisi 4 kişi yaralandı. (Ankara/Çankaya)
Asansör firmasında çalışan Hacı Özçöl
(24) çalıştığı inşaatın 15. katından asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. (Adana/Seyhan)
İnşaatın yük asansörü, içindeki 3 işçiyle
7. kattan düştü. İlyas Toğan (30), Engin
Şahin (38) ve Veysel Yürekli (31) hayatını kaybetti. (Manisa)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
5 Haziran’da çalıştığı işyerine gelen
kamyonu tamir eden Mehmet Türkmen
(41) dorsenin altında kalarak yaralandı. 3 gün boyunca yoğun bakımda kalan
Türkmen hayatını kaybetti. (Kayseri)
9 Haziran
Tarım işçilerini taşıyan kamyonet devrildi; 10 kişi yaralandı. (Eskişehir)
Boya yaparken elektrik akımına kapılan
işçi ağır yaralandı. (K.Maraş/Elbistan)
Üzerine strafor düşen işçi ağır yaralandı. (Kayseri)
Viyadük demirlerine kaynak yapan taşeron işçi Hakan Yiğiter (38) düşerek hayatını kaybetti. (İzmir)
Belediyeye ait pazar yeri inşaatında çalışan işçi yaklaşık 7 metre yükseklikten zeminde çalışan arkadaşının üstüne
düştü; 2 işçi yaralandı. (Kütahya)
İşçileri taşıyan minibüs kaza yaptı; 2
kişi yaralandı. (Konya)
Cumhuriyet, 25.06.2012
Belediyenin işyerlerinin önlerine yaptırttığı gölgeliklerin bir bölümü, taşeron
işçiler kiremit döşerken çöktü; 2 işçi
yaralandı. (Denizli/Buldan)
8 Haziran
Yük boşaltan kamyon devrildi; 1 kişi yaralandı. (Malatya/Yeşilyurt)
İşçi taşıyan minibüs traktörle çarpıştı.
Kazada, işçilerden İsmail Mirdivanlı (30)
ve traktör şoförü hayatını kaybetti; 20
kişi yaralandı. (Karaman)
Konaklı beldesindeki bir peyzaj firmasında çalışan işçi, 4 metre yüksekliğindeki ağaçtan düşerek yaralandı. (Antalya/Alanya)
Belediyeye ait kamyonet başka bir
kamyonete çarptı; 3’ü belediye işçisi 4
kişi yaralandı. (Erzurum/Yakutiye)
TIR ile çarpışan işçi minibüsünde bulunan 12 kişi yaralandı. (Denizli)
Elektrik kablolarını yeraltına indirme
çalışmaları sırasında elektrik direğine
çıkan işçi direkle birlikte düşerek ağır
yaralandı. (Batman)
Ustaoğlu Tersanesi’nde çalışan 3 işçi,
iş çıkışı yol kenarında servis beklerken
yanlarına düşen yıldırım nedeniyle yaralandı. (Zonguldak)
Dortek Kapı Fabrikası’nda çalışan işçi
kesme makinesine kolunu kaptırarak
ağır yaralandı. (Kastamonu)
3. OSB’deki bir mobilya fabrikasının
depo bölümünde çıkan yangında 17 işçi
57
dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. (Konya)
Balcıçakırı köyünde maden ocağının tünel kısmında çalışan işçi, ayağının üzerine kaya düşmesi sonucu yaralandı.
(Adana/Yahyalı)
6 Haziran’da, Şehyayla köyünde Orman
İşletme Müdürlüğü’ne ait lojmanda tadilat yaptığı sırada 2,5 metre yükseklikten düşen işçi Ali Kurt, 3 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti.
(Manisa/Gördes)
Temizlik için gittiği villada, çelik kapıyı temizlerken elektrik akımına kapılan
Nurgül Büyükkınıklı (21) hayatını kaybetti. (Muğla/Fethiye)
10 Haziran
Tarihi bir mekânda sürdürülen restorasyon çalışmasında birer gün arayla
meydana gelen “iş kazaları”nda üzerlerine kalas düşen işçilerden Mehmet
Çekerek (42) hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı. (Amasya)
11 Haziran
Yol genişletme ve yapım çalışması yapan iş makinesi devrildi. İş makinesinin
altında kalan kepçe operatörü ağır yaralandı. (Hakkâri)
1. OSB’de, ölçü almak için fabrika çatısına çıkan Osman Duran (50) 7 metre
yükseklikten düşerek hayatını kaybetti. (Kayseri)
OSB’deki bir fabrikada çalışan işçi başını demir sehpaya vurarak yaralandı.
(Malatya)
12 Haziran
58
İnşaatta çimento kardığı sırada elektrik akımına kapılan işçi yaralandı. (Antalya/Alanya)
Tek katlı şantiye inşaatından düşen işçi
ağır yaralandı. (Edirne/Keşan)
Basın çalışanları Dışişleri Bakanlığı
önünde trafik kazası geçirdi. Çarpışmanın etkisiyle aracın içinde sıkışan, Kanal
D televizyonunda montaj görevlisi olarak çalışan Harun Bayhan hayatını kaybetti; 2 kişi yaralandı. (Ankara)
Bekçilik yaptığı inşaatta kontrol yaparken 5. kattaki balkondan düşen Levent
Malkoçoğlu (25) hayatını kaybetti. (Çanakkale)
İnşaatın tesviye çalışmasını yapan işçi
Cemal Çiçek meydana gelen göçükte
toprak altında kalarak hayatını kaybetti.
(İstanbul/Pendik)
Yeni Sanayi Sitesi’ndeki bir demir doğrama atölyesinde kaynak makinesinden
çıkan kıvılcımın tiner kutularına sıçramasıyla başlayan yangında 1 işçi yaralandı. (Zonguldak/Çaycuma)
Çelik tencere ve tava üreten Menzir madenî eşya fabrikasında patlama meydana geldi. Asit bölümünde yaşanan patlamada 3 işçi yaralandı. 18
Haziran’da UİD-DER’in (Uluslararası
İşçi Dayanışması Derneği) yaptığı açıklamaya göre, fabrikaya gelen polislere 2 işçinin yaralandığı bilgisi verilmiş,
ağır yaralı, kayıtdışı çalıştırılan 15 yaşındaki çocuk işçi tutanaklara geçirilmemiştir. (İstanbul/Arnavutköy)
13 Haziran
Yol yapımı çalışmalarında, iş makinesinin sıkıştırdığı işçi yaralandı. (Ankara)
Türkler beldesindeki bir inşaatta malzeme taşırken 2 metre yükseklikten düşerek boynu kırılan işçinin kaldırıldığı hastanede tedavisi sürüyor. (Antalya/Alanya)
Köprü inşaatında çalışırken düşerek
karnına demir saplanan işçi tedavi altına alındı. (Van/Muradiye)
Haluk Alpsu Parkı’nın çevre düzenlemesi işlerini yapan 3 belediye işçisi
elektrik akımına kapılarak ağır yaralandı. (İzmir)
14 Haziran
2. OSB’deki Öznesil Tavukçuluk’ta çalışan işçi başını duvara çarparak yaralandı. (Malatya)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Belediyenin yürüttüğü kanal inşaatında çalışan taşeron işçi Kazım Çetin
(37) toprak kayması sonucu göçük altında kalarak hayatını kaybetti. (Malatya)
1. OSB’deki bir fabrikaya nakliye yapan
işçi araçtan kayısı boşaltırken düşerek
ayağından yaralandı. (Malatya)
2. OSB’deki bir fabrikada çalışan işçi
düşerek yaralandı. (Malatya)
Tarım işçilerini taşıyan kamyonet devrildi; 1 kişi hayatını kaybetti, 51 kişi yaralandı. (K.Maraş)
Kadın işçileri taşıyan minibüs kaza yaptı; 10 işçi yaralandı. (Bursa/Yenişehir)
İş güvenliği yasa tasarısının görüşüldüğü sırada Meclis kapısında iş cinayeti
meydana geldi. Atık su gideri çalışması
sırasında oluşan göçükte işçi Nadir Kekili hayatını kaybetti. (Ankara)
15 Haziran
Traktör römorku devrildi; 18 tarım işçisi yaralandı. (Tekirdağ/Malkara)
Çağrışan köyündeki bir villaya temizlik için giden ev işçisi Filiz Demir (35) ev
sahibince bahçedeki havuzda ölü bulundu. (Bursa/Mudanya)
İnşaattan düşen işçi Sabri Kaya (48) hayatını kaybetti. (Manisa)
Yeni yapılan bir alışveriş merkezinde
çalışan inşaat işçisi Yakup Bağrıyanık
(47) merdiven boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. (Siirt)
Belediyeye iş yapan taşeron firmada
çalışan inşaat işçisi Sami Akdoğan (49)
iş çıkışı motosikletiyle evine giderken
düştü; başını çarparak hayatını kaybetti.
(Tekirdağ/Çorlu)
Mermer ocağında çalışan işçi 6 metre
yükseklikten düşerek yaralandı. (Malatya/Akçadağ)
Taş ocağında çalışan işçi makinelere bakım yaparken düşerek yaralandı.
(Malatya/Yeşilyurt)
Olumsuz hava koşullarına rağmen maden ocağında çalıştırılmaya devam edilen 3 işçi yıldırım düşmesi sonucu yaralandı. (Burdur/Karamanlı)
Kaza yapan tanker mayınlı alana girdi;
Nizamettin Seyhan (44) hayatını kaybetti. (Mardin)
Direksiyon başındayken geçirdiği kalp
krizi sonucu otobüs şöförü Faruk Demiralp hayatını kaybetti. (Kütahya)
16 Haziran
Parmağı borulara sıkışan kaynak işçisi
yaralandı. (Malatya/Darende)
Tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza
yaptı; çoğu kadın 17 kişi yaralandı. (Adıyaman/Kâhta)
İşçi taşıyan kamyonet şarampole yuvarlandı; 1’i ağır 8 kişi yaralandı. (Bursa/İznik)
Elimsan Fabrikası’nda trafo arızasını gidermeye çalışan işçi elektrik akımına kapıldı. Ağır yaralanan Samet Sancaklı (22)
26 gün sonra tedavi gördüğü hastanede
hayatını kaybetti. (Kocaeli/Kartepe)
Afşin-Elbistan Termik Santrali’nde çalışan 2 işçi bant yollarıyla ilgili olarak yaptıkları çalışma sırasında 4 metre yükseklikten düşerek yaralandı.
(K.Maraş)
Anıtpark’taki amfitiyatro inşaatında çalışırken düşen park görevlisi Ercan Eroğlu
(47) hayatını kaybetti. (Samsun/İlkadım)
Irmağa yuvarlanan traktörün sürücüsü
ağır yaralandı. (Adana/Kozan)
Çamurlu köyünde briket atölyesi bulunan kepçe operatörü Salih Migfer (37)
kamyonuna ponza taşı yüklemek isterken meydana gelen göçükte hayatını
kaybetti. (Iğdır/Aralık)
Sheraton Otel’de düzenlenen “yaza
merhaba partisi” öncesinde, senfoni orkestrasıyla birlikte hazırlık yapan DJ Yiğit Can Tönük elektrik akımına kapıldı.
Tönük’ün hayatını kaybetmesine rağmen parti devam etti. (İstanbul/Ataköy)
59
17 Haziran
TOKİ’nin taşeronu Ali Acar İnşaat’ın
şantiyesinde üzerlerine beton kalıbı düşen 2 işçi yaralandı. Önceki hafta da
şantiyede 1 işçi yaralanmıştı. Şantiyede yaşanan “iş kazaları”ndan sonra hiçbir güvenlik önleminin alınmamasına
tepki gösteren işçiler duruma isyan etti.
(Van/Erciş)
18 Haziran
Çatı onarım işleri yapan Fikri Elmas
(58) tek katlı evin çatısını onarırken düşerek 2 gün önce ağır yaralanmıştı. Yoğun bakımda tedavi gören Elmas hayatını kaybetti. (Bursa/Gemlik)
Mobilyacılar Sanayi Bölgesi Küçük Sanayi Sitesi’ndeki bir fabrikada kenar
bantlama makinesinde çalışan işçi makineye kolunu kaptırarak yaralandı.
(Bursa/İnegöl)
Vincin ayakları altında ezilen işçi ağır
yaralandı. (Adıyaman/Kâhta)
Çatalerik köyünde su kanalı kazan köylülerin 2’si kar kütleleri altında kaldı. Hayrettin Kartal hayatını kaybetti;
1 köylü ağır yaralandı. (Bitlis/Mutki)
İl Özel İdaresi’ne ait yol yapım çalışmasında görevli kamyon şarampole yuvarlandı; 5 kişi yaralandı. (Isparta/Aksu)
Otomobilin çarptığı belediye işçisi yaralandı. (Ordu/Fatsa)
Öğretmenleri taşıyan otomobil hemzemin geçitte takla attı; 5 öğretmen yaralandı. (Diyarbakır/Ergani)
Ege Serbest Bölgesi’ndeki bir fabrikada 6 aydır elektrik kaçağı bulunmasına
rağmen ihmal yüzünden onarılmayan
dikiş makinesine dokunan işçi Fırat Yıldırım (21) akıma kapılarak hayatını kaybetti. (İzmir/Merkez)
20 Haziran
Mahmutlar beldesi plajında bir otele ait
büfenin mutfak tüpünün patlaması sonucu büfe çalışanı yaralandı. (Antalya/
Alanya)
Trafo patlamasında 1 işçi yaralandı.
(Bursa/Nilüfer)
FarHym Öncü Fabrikası'nda 2 işçi pres
makinesine sıkışarak ağır yaralandı.
(Ankara)
Çalıştığı sac atölyesinde üstüne pres
makinesi devrilen Mustafa Onmuş (50)
hayatını kaybetti. (Nevşehir)
İşçi servisi kamyonete çarptı; 4 kişi yaralandı. (Bilecik)
Petlas Lastik Sanayi’nde MMSAN adlı
taşeron firmada çalışan Niğde Üniversitesi öğrencisi Abdulmuttalip İnce (20),
2 gün önce 25 metrelik iskeleden düşerek ağır yaralanmıştı. İnce kaldırıldığı
hastanede hayatını kaybetti. (Kırşehir)
Belediyeye iş yapan taşeron temizlik
firması işçisi Ramazan Erden (38) 11
Mayıs’ta çöp kamyonunun altında kalmıştı. Erden tedavi gördüğü hastanede
hayatını kaybetti. (Bursa/Osmangazi)
19 Haziran
60
Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin istinat
duvarı çalışmaları sırasında 3 metrelik
duvardan düşen inşaat işçisi beli kırılarak yaralandı. (Osmaniye/Kadirli)
İnşaatın 11. katından düşen işçi Hasan Biçer (32) hayatını kaybetti. (Mersin/Anamur)
Ayağına boru düşen inşaat işçisi yaralandı. (Kayseri)
Suluhan Kervansarayı restorasyonunda
1 işçi yaralandı. (Ankara/Beypazarı)
Ekmek dağıtımı yapan minibüs kaza
yaptı; minibüs şoförü Şefik Balta (45)
hayatını kaybetti; 2 kişi yaralandı.
(G.Antep/Nurdağı)
Yüksek gerilime kapılarak ağır yaralanan fayans işçisi kaldırıldığı Batman
Devlet Hastanesi’nden acilen Adana
Yanık Ünitesi’ne sevk edilmesi gerekirken, yakınlarının ifadesine göre, bu
işlem saatler sonra, bir milletvekilinin devreye girmesiyle mümkün oldu.
Ağır yaralı işçinin kardeşinin de yak-
Posta, 17.06.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
laşık 1 yıl önce elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği öğrenildi.
(Batman)
TTK Armutçuk Müessese Müdürlüğü’nde üzerine kaya düşen işçi yaralandı. (Zonguldak)
21 Haziran
Kamyondaki su deposu üzerine düşen
seramik işçisi yaralandı. (Kayseri)
Traktör devrildi; 3 kişi yaralandı. (Kırşehir)
TOKİ’nin kentsel dönüşüm projesi kapsamında yaptığı konut inşaatında çalışan kanal kalıp ustası, vincin taşıdığı
demir kalıbın üzerine düşmesi sonucu
ağır yaralandı. (Osmaniye)
2,5 metre yükseklikteki hastane inşaatı iskelesinden düşen işçi ağır yaralandı. (Malatya)
Dozer operatörü dozerin bakımını yaparken elinden yaralandı. (Bingöl)
61
Milli Eğitim Müdürlüğü çatısında asansör boşluğunun duvarını tamir eden işçi
yıkılan duvarın altında kalarak yaralandı. (Kırşehir)
Asfalt kamyonu kaza yaptı; 4 kişi yaralandı. (Antalya)
22 Haziran
TBMM'de 2 gün önce başladığı işine giderken metro inşaatında meydana gelen göçüğün oluşturduğu çukura düşen
Kadir Sevim hayatını kaybetti. (Ankara)
İnşaattan düşen işçi yaralandı. (Niğde)
Oto Tamirciler ve Tornacılar
Sitesi’ndeki bir mermer atölyesinde,
kesme makinesine kolunu kaptıran Hasan Eker (40) hayatını kaybetti. (Eskişehir)
Afet Koordinasyon Merkezi’nde tahta
iskele üzerinde alçı sıva işi yapan 2 işçi,
20 metre yükseklikten düşerek yaralandı. (Kocaeli)
İnşaatta üzerine kiremit düşen işçi ağır
yaralandı. (Adıyaman/Gölbaşı)
Apartmanın 4. katının dış cephesinde çalışırken düşen işçi ağır yaralandı.
(Denizli)
İşçileri şantiyeye götüren servis kaza
yaptı; 13 kişi yaralandı. (Gümüşhane)
İnşaatın 2. katında alçı yapan Hamza
Sökmen (37) iskeleden düşerek hayatını
kaybetti. (Isparta)
Oto Tamirciler ve Tornacılar Sitesi’nde
makine imalatı için kiralanan, ancak
kaçak olarak kimyasal madde üretimi yapıldığı belirtilen atölyede meydana gelen patlamada, işçiler Ahmet Uysal (23), İsmail Tünel (22), Umut Küçükarabacı (22) ve Melih Duran (27) yanarak hayatını kaybetti. (Eskişehir)
25 Haziran
TCDD’de geçici işçi olarak çalışan Remzi Argın, trenin altında kalarak hayatını
kaybetti. (Edirne)
Kamyon devrildi; 1 kişi yaralandı. (Nevşehir)
Hekim bıçaklı saldırı sonucu yaralandı.
(İstanbul)
Apartman inşaatının dış cephesinde çalışan sıva ustası yaklaşık 15 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetti.
(Niğde/Bor)
24 Haziran
62
Çamdere köyünde 1 işçi kolunu
patosa kaptırarak yaralandı. (Adıyaman/Sincik)
Çakırbey köyündeki bir taş ocağında elektrik akımına kapılan işçilerden
Âdem Tosun (27) hayatını kaybetti. (Van/
Merkez)
Belediyenin yürüttüğü yol bakım çalışmaları sırasında, Fen İşleri
Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışan Necdin Ayvazoğlu (48) asfalt yama robotunun kapağına sıkışarak hayatını kaybetti. (İstanbul/Silivri)
Dış cephe mantolaması yaparken 9
metreden düşen işçi yaralandı. (Tekirdağ/Çorlu)
Tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi; 15 kişi yaralandı. (Hatay/Reyhanlı)
CMP Yatçılık’ta montaj ustası olarak
çalışan Uğur Kazancı (46) atölyeden çıkarılan yatın yıktığı duvarın altında kalarak hayatını kaybetti. (Antalya)
26 Haziran
Lastiğini tamir ettiği traktörün altında
kalan işçi yaralandı. (Ş.Urfa)
Türkan Balin (40) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Kocaeli/Yahya Kaptan)
5 metreden düşen işçi ağır yaralandı.
(Manisa/Turgutlu)
Ambulansla kamyon çarpıştı; 3 kişi yaralandı. (Sakarya/Hendek)
2 işçi servisi çarpıştı; 12 kişi yaralandı.
(Burdur)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
İnşaatın 4. katından düşen işçi ağır yaralandı. (Mardin/Midyat)
Kapalı spor salonu inşaatında çalışırken
çatı katından düşen işçi İbrahim Kovalar (30) hayatını kaybetti. (Van/Erciş)
27 Haziran
Cumhuriyet, 08.06.2012
Başına kalas düşen işçi ağır yaralandı.
(Eskişehir)
Pamukyazı’daki bir havlu fabrikasının
bacasında emisyon ölçümü yapan Çevre
Mühendisi Onur Ercan Özakıncı elektrik
akımına kapılarak hayatını kaybetti. (İzmir/Torbalı)
Kökenli köyündeki bir fındık fabrikasında forklift devrildi; işçi Zeki Çiçek (40)
forkliftin altında kalarak hayatını kaybetti. (Ordu/Merkez)
Maden işçilerini taşıyan minibüs devrildi; 15 işçi yaralandı. (Zonguldak/Ereğli)
28 Haziran
Cüneyt Demir (19) klima montajı yaparken elektrik akımına kapılarak hayatını
kaybetti. (Antalya/Alanya)
29 Haziran
1 gün önce 12 işçinin kimyasal gazdan
etkilenerek zehirlenmesinden sonra
maske takarak çalıştırılan 7 işçi zehirlendi. (Konya/Selçuklu)
Karabük Orman İşletme Müdürlüğü’ne
bağlı olarak çalışan orman işçisi Ahmet
Akyol (37) kestiği ağacın üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybetti. (Karabük/Merkez)
13 katlı binanın inşaatında çalışan Tahir
Polat (42) 12. kattan havalandırma boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. (Antalya/Alanya)
İnşaat işçisi üzerine vinçle taşınan demirlerin düşmesi sonucu yaralandı. (İstanbul/Bağcılar)
Belediyenin yaptırdığı Sevgi Evleri inşaatının kanalizasyon çalışması sırasında işçi Ahmet Ali Avtekin (33) göçük al-
tında kalarak hayatını kaybetti. (Konya/
Akşehir)
30 Haziran
Alparslan Üniversitesi inşaatında çalışan işçi Raif Bekçi (32) sıva yapmak için
dış iskele kurarken 4. kattan düşerek
hayatını kaybetti. (Muş)
Gece vardiyasından dönen fabrika işçilerini taşıyan servis otobüsü, bariyersiz
hemzemin geçitten geçerken yük treniyle çarpıştı. Servis otobüsünde bulunan 40 işçiden 2’si ve tren manevra görevlisi 1 demiryolu işçisi ağır yaralandı. BTS (Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası) Eskişehir Şubesi’nin daha
önce TCDD 1. Bölge Müdürlüğü’ne başvuru yaptığı, söz konusu hemzemin geçidin tehlike yarattığı konusunda uyarıda bulunduğu, ancak herhangi bir önlemin alınmadığı ortaya çıktı. (Eskişehir/İnönü)
“Denetlemiyorlar ölüyoruz.
Sorumlu oldukları tespit edildiği
halde yargılatamıyoruz.
Bu koşullarda işçi ölümlerinin
durması mümkün mü?
Artık yeter!”
63
5 Ağustos 2010’da
Şili’de göçük altında kalan 33 madencinin
kurtarılmasıyla ilgili yorum yapan Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer:
“Bizde olsa 3 günde çıkarırdık. Zonguldak’ta
grizu patlaması ile kazaya uğradık. Şili’de ise
göçük oldu. (…) Biz çok daha iyiyiz. Şimdi siz,
madenin bir köşesinde göçük olmuşken öbür
tarafta güvenli bir yerde bekleyen insanları
görüp ‘Bizde niye böyle değil’ derseniz, bize
haksızlık edersiniz. Çünkü bizim
madenlerimizde de işçilerimizin güvenle ve
aylarca kalabilecekleri mekânlar var.
” Şili’deki madencilerin sığınma odaları
sayesinde hayatta kaldıklarını belirten Maden
Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Torun:
“Türkiye’de 4 madende 20 işçinin 55 saat
yaşayabileceği sığınma odaları var. 400 yeraltı
işletmesinin bulunduğu gelişmiş bir ülkede
4 maden çok az.” Karadon’da göçük altında
kalan 2 işçinin naaşlarına 8 ay sonra
ulaşılabildi.
TEMMUZ2012
65
Yasanın adında bile “işçi” yok!
İnşaat, enerji, tarım...
En az 110 işçi hayatını kaybetti.
1 Temmuz
Çalıştığı fabrikada üzerine reklam panosu düşen işçi Muhammet Yiğit (17)
hayatını kaybetti. (Konya)
Hema Endüstri Kömür İşletmesi’nde
tavan çöktü; maden işçisi Temel Erbay (40) hayatını kaybetti. (Zonguldak/
Ereğli)
Mermer ocağında çalışan işçi Ferit
Topdemir’in (54) kullandığı iş makinesi kayarak savruldu; Topdemir hayatını
kaybetti. (Diyarbakır/Çermik)
Kiraz toplamaya giden 20 işçiyi taşıyan
minibüs devrildi; işçi Hatice Göçmen
(54) hayatını kaybetti. 1’i 14 yaşında 10
işçi yaralandı. (Konya/Akşehir)
Van depreminin ardından Siirt’e gelerek
inşaatlarda çalışan işçi Mustafa Dinler (25) duvar ustası olarak çalıştığı site
inşaatından düşerek hayatını kaybetti.
(Siirt/Merkez)
Belediyeye ait tiyatro inşaatında çalışan
işçi elektrik akımına kapılarak yaralandı. (Antalya/Alanya)
2 Temmuz
TOKİ konutları inşaatında çalışan taşeron işçi Cengiz Demirel (41) göçük altında kaldı. İş makinesi yardımıyla kurtarılmaya çalışılan Demirel, başı koparak hayatını kaybetti. (Edirne/Keşan)
Çalıştıkları işyerinde metal eritme kazanında parlama meydana gelen 2 işçi
yaralandı. (Ankara/Sincan)
3 Temmuz
Demir ustası Yusuf Sevim (51) inşaatın
4. katından düşerek hayatını kaybetti.
(Osmaniye/Merkez)
66
Çelik İhracatçıları Birliği Endüstri Meslek Lisesi inşaatında çalışan işçiler beton dökümü sırasında kalıpların çökmesi sonucu 8 metre yükseklikten düşerek enkaz altında kaldı. 4’ü ağır olmak üzere yaralanan 8 işçinin müteahhide bağlı alt taşeron firmalarda çalıştıkları öğrenildi. “Kaza”nın hemen ar-
dından patronun işçilerin sigortasının
olup olmadığını kontrol ettirdiği, işçilerin öğle sıcağında ara vermeden çalıştırıldıkları, beton kalıplarının destekçi
platformlarının çok yüksekte, az sayıda
olduğu ve zemine sağlam oturtulmadığı
öğrenildi. (Hatay/İskenderun)
İtfaiye Müdürlüğü personeli ramazan
ayı dolayısıyla getirilen ramazan topunu incelerken patlama meydana geldi;
elini kaybeden itfaiye müdürü ağır olmak üzere 4 kişi yaralandı. (G.Antep/
Nizip)
Vitra Karo Sanayi’de forklift şoförü olarak çalışan Gökhan Sarıbaşak’ın (27)
kullandığı iş makinesi devrildi; ağır yaralanan Sarıbaşak hayatını kaybetti. (İstanbul/Tuzla)
4 Temmuz
Çalıştıkları inşaatta beton dökülürken
göçük meydana gelince enkaz altında
kalan 1’i ağır 4 işçi yaralandı. (Ağrı/Doğubayazıt)
TÜPRAŞ’ta (Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ) çalışan işçi Salih Dilmen (45) kuyudan su çekerken motordaki kaçaktan
elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Kocaeli/Körfez)
Adana’dan Amasya’ya giden tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi; 17 işçi
yaralandı. (Tokat/Niksar)
Star Rafinerisi’nin Petkim sahasında
çalışan işçi Hüseyin Çatmadım (57) hafriyat kamyonunun çarpması sonucu hayatını kaybetti. (İzmir/Aliağa)
Tekirdağ Turizm ve Otelcilik Lisesi 3.
sınıfı öğrencisi, staj yaptığı otelin mutfağında elini kıyma makinesine kaptırarak kaybetti. (Antalya/Kemer)
Mevsimlik tarım işçisi Halim Pekkaya
(50) çalıştığı meyve bahçesine giderken
motosikletiyle geçirdiği kazada hayatını
kaybetti. (Kocaeli/Kartepe)
5 Temmuz
Sanayiciler Sitesi’nde tamir ettiği kepçenin 1 ton ağırlığındaki başlığı üzeri-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
ne düşen işçi Turgay Aslankurt hayatını
kaybetti. (Osmaniye/Kadirli)
Hakkâri Üniversitesi kampüs alanında
ek binaların yapımı sırasında beton döken iş makinesi devrildi; 3 işçi yaralandı. (Hakkâri/Merkez)
Sağlık Meslek Lisesi’nin çatısını tamir
etmek için çıktığı merdivenden düşen
işçi yaralandı. (Bilecik/Bozüyük)
Belediye temizlik işçilerini taşıyan traktör
devrildi; 3 işçi yaralandı. (Muğla/Milas)
Krom madeninde meydana gelen göçükte 2 işçi ağır yaralandı. (Denizli/Acıpayam)
Elektrik direğinde akıma kapılan işçi
yaralandı. (Manisa/Merkez)
6 Temmuz
Bisküvi fabrikasında asansör boşluğuna
düşen işçi Süleyman Baştuğ (29) hayatını kaybetti. (Karaman/Merkez)
Köy yolu yapımında çalışan işçi Ahmet İşlek (54) kamyon çarpması sonucu hayatını kaybetti. (Afyonkarahisar/Sandıklı)
7 Temmuz
Maden ocağında meydana gelen patlamada 4 işçi yaralandı. (Zonguldak/Gelik)
Altgeçit bariyerlerini boyayan işçilere
araba çarptı. İsmail Hakkı Sürücü (17)
hayatını kaybetti; 1 işçi yaralandı. (Van/
Merkez)
Otel inşaatında izolasyon çalışması yapılan lobinin asma katı çöktü; 2 işçi yaralandı. Olayın 1 Haziran-15 Ekim 2012
tarihleri arasındaki inşaat yasağı sırasında gerçekleşmesi dikkat çekti. (Antalya/Alanya)
8 Temmuz
Mehmet Kahraman (40) kullandığı kiraz yüklü kamyonun kontrolden çıkma-
Cumhuriyet, 04.07.2012
Devlet Hastanesi acil servisinde kardiyoloji uzmanı bir hekim hasta yakınlarının şiddetine maruz kaldı. (Van/Erciş)
sı sonucu hayatını kaybetti; araçta bulunan diğer işçi yaralandı. (Manisa/Alaşehir)
Tekstil işçisi Yasin Gül (23) asansör
boşluğuna düşerek hayatını kaybetti.
(Bursa/Gürsu)
Sel felaketi sonrasında elektrik onarımı için köyleri dolaşan Deniz Yiğit (23)
elektrik akımına kapılıp direkten düşerek hayatını kaybetti. (Sinop/Dikmen)
67
Star, 03.07.2012
9 Temmuz
Taşıdığı inşaat demiri yüksek gerilim
hattına temas etti; elektrik akımına kapılan işçi ağır yaralandı. (Adıyaman/Gölbaşı)
Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın
Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’nde
görevli uzman asistan hekim bir hastanın darp, hakaret ve tehdidine maruz
kaldı. (İstanbul/Okmeydanı)
68
10 Temmuz
akımına kapılan mekanikçi Samet Sancaklı (22) komadan çıkamayarak hayatını kaybetti. (Kocaeli/Kartepe)
11 Temmuz
İnşaat işçisi Ethem Erikçi (47) 6. kattan
düşerek hayatını kaybetti. (Muğla/Milas)
5 Temmuz’da döküm fabrikasında kazan patladı; işçi Serkan Göktaş ağır yaralandı. Göktaş tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. (Ankara/Sincan)
Deri atölyesinde çalışan 45 işçi, işyerinde yedikleri yemekten zehirlendi. (İstanbul/Zeytinburnu)
Askeri mühimmat deposunda meydana gelen patlamada 1 işçi yaralandı, 3
işçi dumandan etkilendi. (Kocaeli/Başiskele)
16 Haziran’da çalıştığı fabrikada üretilen trafonun test aşamasında elektrik
Tekstil fabrikasında, iplik imalatında
kullanılan makinenin üstüne düşmesi
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
sonucu işçi Yılmaz Gürcan (47) hayatını
kaybetti. (Uşak/Merkez)
İnşaatta kirişin çökmesi sonucu 4 işçi
yaralandı; ağır yaralanan Ramazan Sertakan hayatını kaybetti. (Diyarbakır/
Bağlar)
İnşa halindeki süt üretim tesisinde süt
kazanı montajı sırasında patlama meydana geldi; 3 işçi yaralandı. (Trabzon/
Akçaabat)
13 Temmuz
Bir gözü görme engelli Cengiz Oruç (45)
TKİ (Türkiye Kömür İşletmeleri) Genel
Müdürlüğü’ne bağlı Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi’nin kömür eleme
tesislerinde yüksekten düşerek hayatını
kaybetti. (Kütahya/Tavşanlı)
Patos kasnağından kopan demir parçası başına isabet eden Turgut Aldemir
(39) hayatını kaybetti. (Muş/Varto)
Dereçetinören köyünün ormanlık alanında kesim yaparken üzerine ağaç
devrilen işçi yaralandı. (Bolu/Mudurnu)
14 Temmuz
Kömür işletmesinde gözüne demir çapağı kaçan kaynak işçisi yaralandı.
(Zonguldak/Merkez)
Kaçak olarak ve ağır koşullarda çalıştırılan Gürcistan uyruklu Loseb Sturgadze (35) adlı işçi çalışırken beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetti. (Rize/
Merkez)
Tamir ve bakım için çıktığı baz istasyonu direğinde elektrik akımına kapılan
işçi düşerek hayatını kaybetti. (Adıyaman/Gölbaşı)
Hükümet Konağı inşaatında çalışan işçi
Hasan Akyol (53) çatı katından düşerek
hayatını kaybetti. (Konya/Akşehir)
12 Temmuz
İnşaatta sıva yapan işçi Şeyhmus Gülhan (55) 6. kattan düşerek hayatını kaybetti. (Ş.Urfa/Merkez)
Akaryakıt istasyonunda çalışan 2 işçi temizlemek istedikleri akaryakıt tankına
düşerek zehirlendiler. (Ş.Urfa/Hilvan)
İnşaatta tretuvar ören işçi yüksekten düşerek ağır yaralandı. (İstanbul/Üsküdar)
Ayakları demirlerin arasında sıkışan
fabrika işçisi yaralandı. (Kırşehir/Merkez)
Devlet hastanesi inşaatında kalıp ustası olarak çalışan işçi Ramazan Em (50)
4. kattan düşerek hayatını kaybetti. (İzmir/Urla)
Maden ocağının havalandırma bölümü çöktü. Göçük altında kalan işçilerden Ömer Kılıçer (29) hayatını kaybetti;
5 işçi yaralandı. (Yozgat/Sorgun)
Yönetmen, dizi setinde çekimlere ara
verdiği sırada beyin kanaması geçirdi. Olaya neden olarak, dizi setlerinde
çekimlerin günde yaklaşık 18 saat sürmesi; aşırı stres, yoğun çalışma ve sıcak gibi etmenlere dikkat çekildi. (İstanbul/Fatih)
Hürriyet, 25.07.2012
15 Temmuz
Tarlada patos makinesinde çalışan kadın işçi saçlarını makineye kaptırarak
hayatını kaybetti. (Uşak/Merkez)
Yazlık site inşaatında çalışan işçi Hüseyin
Türktaş (25) kullandığı inşaat malzemeleriyle yüklü traktörün devrilmesi sonucu
hayatını kaybetti. (Antalya/Alanya)
69
4 katlı eski adliye binasının yıkımı sırasında üzerine duvar çöken işçi yaralandı. (Sakarya/Serdivan)
Avcılar-Beylikdüzü metrobüs hattı çalışmaları sırasında manevra köprüsünün yıkımında çökme meydana geldi; 1
taşeron işçi hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ramazan öncesine yetiştirmeye çalıştıkları Beylikdüzü metrobüs hattı çalışmaları için “Bedeli ağır
bu işlerin” dedi. (İstanbul/Avcılar)
16 Temmuz
Tersaneler Bölgesi’nde çok sayıda firmaya yemek hizmeti veren Altın Kaşık
firmasının çıkardığı yemekten yiyen 700
işçi zehirlendi. (İstanbul/Tuzla)
17 Temmuz
İnşaat işçisi Mehmet Sazak üzerine
tuğla taşımak için kurduğu vincin düşmesi sonucu hayatını kaybetti. (Giresun/Görele)
İnşaat ustası Ethem Güryeli, çatısında
çalıştığı 3 katlı inşaattan düşerek hayatını kaybetti. (Aydın/Merkez)
Cezaevi inşaatında çalışan işçi Turan
Ayaz (30) 13 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetti. (Ş.Urfa/Siverek)
İnşaat işçilerini taşıyan minibüs devrildi; şoför dahil 6 işçi yaralandı. (Konya/
Ereğli)
İşçi taşıyan minibüs ile kamyonet çarpıştı; savrulan araçlar, motosiklete ve
yoldan geçen bir yayaya çarptı. Kazada
10’u işçi 17 kişi yaralandı. (Konya/Karatay)
70
İşçi Emrah Taşyıldız (37) üzerine greyderin devrilmesi sonucu hayatını kaybetti. İş makinesini kullanan işçi yaralandı. (İzmir/Bayındır)
Elini teleferik makinesine kaptıran işçi
yaralandı. (Trabzon/Of)
Lunaparkta çalışan işçi Hüseyin İşler
(23) su sıçrayan elektrik panosundan
çıkan dumana müdahale ederken akı-
ma kapılarak hayatını kaybetti. (Aydın/
Kuşadası)
Uluköy Sağlık Ocağı’nda görevli ebe
hemşire Didem Sarı (22) işinden evine dönerken meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetti. (Çanakkale/
Ezine)
Doğalgaz çalışması yapan işçilere servis otobüsü çarptı; 2 işçi yaralandı.
(Kartal/İstanbul)
Çalıştığı maden ocağına giden servis
minibüsüne traktörle yetişmeye çalışırken meydana gelen trafik kazasında işçi
Arif Dalaklı (32) hayatını kaybetti. (Manisa/Soma)
Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nde çalışan işçileri taşıyan minibüs kamyonete çarptı; 12 işçi yaralandı. (Ş.Urfa/Ceylanpınar)
18 Temmuz
Orman yangınına müdahale eden işçi,
arazözün hortum tabancasının yüzüne
çarpması sonucu yaralandı. (İzmir/Bayraklı)
Aliağa Gemi Söküm Tersanesi’nde çalışan işçi Hüseyin Gürdaş (46) ambar
kapağından düşerek hayatını kaybetti.
Gürdaş’ın çalışma arkadaşları gemi sökümünde işçinin tek başına çalıştırılmasını; halat, emniyet kemeri gibi ekipmanların verilmemiş olmasını iş cinayetinin nedeni olarak gösterdiler. (İzmir)
Torna ustası kullandığı makineye sıkışan
parmağını kaybetti. (Trabzon/Merkez)
Durakta işe gitmek için bekleyen işçi
metrobüs çarpması sonucu yaralandı.
(İstanbul)
Kanalizasyon çalışması sırasında 1 işçi
göçük altında kaldı. (Erzincan/Merkez)
Belediyeye ait asfalt plentinin zift aktarma bölümünde meydana gelen arızayı
gidermek için çalışan işçilerin üzerine
boruda biriken yüksek sıcaklıktaki zift
döküldü. 4 işçi el ve yüzlerinde yanıklar
oluşarak yaralandı. (Yozgat/Merkez)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
19 Temmuz
Sıvacı kalfası Şahin Çelik (25) inşaatın
5. katından demirlerin üzerine düşerek
hayatını kaybetti. Çelik’in yaklaşık 2 aydır inşaatta sigortasız olarak çalıştığı
öğrenildi. (Kırklareli/Lüleburgaz)
3 katlı binanın inşaatında üzerine tuğla
yüklü asansör düşen işçi ağır yaralandı.
(Bursa/İnegöl)
Kamyon şoförlüğü yapan emekli işçi
Ramazan Gökalemin (54) Habur Sınır
Kapısı’ndan geçerken direksiyon başında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. (Şırnak)
Sabah, 29.07.2012
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “akıllı binasında” güvenlik işçisi olarak çalışan
Uğur Yıldız (23) üzerine 1,5 ton ağırlığındaki demir kapının düşmesi sonucu
hayatını kaybetti. (Ankara)
Caminin avlusundaki tuvalet inşaatı sırasında istinat duvarı çöktü. Göçük altında kalan 2 işçiden 1’i yaralı olarak çıkarıldı. Engin Turan, kurtarılmaya çalışıldığı sırada istinat duvarının bir bölümü daha çökerek hayatını kaybetti. (Ankara/Merkez)
20 Temmuz
18 Temmuz’da çalıştığı inşaatın iskelesindeyken 5. kattan üzerine tahta düşen Şerafettin Öztoktay (20) beyin kanaması geçirdi. Öztoktay tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. (Antalya/Alanya)
21 Temmuz
Boş bir binanın tamirinde çalışan inşaat işçisi, üzerine beton bloğun düşmesi
sonucu yaralandı. (Edirne/Merkez)
İstanbul’da çalışan ve memleketlerine dönen Ağrılı işçileri taşıyan minibüs
kamyonetle çarpıştı. Minibüste bulunan
13 kişi hayatını kaybetti; 9 kişi yaralandı. (Ağrı)
Kalıp çakarken düşen inşaat işçisi ağır
yaralandı. (Denizli/Acıpayam)
Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nda
(KARDEMİR) fırından sızan gazdan 5
işçi zehirlendi. (Karabük)
Mısır tarlasında çalışan işçi Mesut Demir (38) kollarını mısır makinesine kaptırarak hayatını kaybetti. (Tokat/Niksar)
Delici ustası olarak çalıştığı taş ocağında dinamitle patlattığı taşların altında kalan Bekir Doğan hayatını kaybetti.
(Edirne/Keşan)
LPG tankının yakıt boşalttığı sırada
akaryakıt istasyonunda patlama meydana geldi; 2 işçi yaralandı. (Konya/Çeltik)
Pastanede gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 4 işçi ile yangına
müdahale eden itfaiye eri yaralandı. (İstanbul/Pendik)
Fabrika işçisi Yasin Dikmen (22) hammadde karıştırmak için kullanılan seramik mikserinin içine düşerek hayatını
kaybetti. (Sakarya/Adapazarı)
Yolcu otobüsü çok sayıda işçinin çalıştığı kayısı bahçesine girdi. Mevsimlik işçilerden Ömer Faruk Arslan (19) hayatını kaybetti; 6 işçi yaralandı. (Malatya/
Akçadağ)
Tarım işçilerini taşıyan traktör römorku
devrildi; 4’ü ağır 14 işçi yaralandı. (Sakarya/Hendek)
Mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüs iş dönüşünde devrildi. 1 işçi ailesi,
71
Cumhuriyet, 22.07.2012
4’ü çocuk 6 kişi hayatını kaybetti; 6 kişi
yaralandı. Mehmet Kılıç (19), eşi Fatma Kılıç (18), çocukları Melike (1), İbrahim Halil (3), Fatma Nur (4) ve Musa Diler (4) hayatını kaybetti. (Kırıkkale/Karakeçili)
22 Temmuz
Yol yapım çalışması işçileri Andaç Cankol (23) ve Cengiz Ateş (23) şantiyeye
malzeme taşıma sırasında meydana gelen trafik kazasında hayatlarını kaybetti.
(Antalya/Gündoğmuş)
Kutu ambalaj fabrikasında elektrik akımına kapılan işçi Üzeyir Akpınar (24)
hayatını kaybetti. (Antalya/Merkez)
Elektrik direğinden düşen işçi Özgür Şimşek hayatını kaybetti. (Erzurum/Karayazı)
23 Temmuz
Sıcak asfalt taşımada kullanılan tankta kaynak yapıldığı sırada patlama meydana geldi. 1 işçi ağır yaralandı. (Erzurum/Palandöken)
20 Temmuz’da çalıştığı sunta fabrikasında, üzerine tamir ettiği makineden
ayrılan metal parçası düşen işçi Ramazan Güçlü (30) ağır yaralandı. Güçlü, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. (Bursa/İnegöl)
72
Bir sitede villaların bakım-onarım işlerinde çalışan Faruk Karakaş (44) 3. kattan düşerek yaralandı. (Kocaeli/Gölcük)
24 Temmuz
FERNAS Enerji Elektrik Üretim AŞ’nin
yapımını sürdürdüğü Garzan Barajı iş-
çilerini taşıyan minibüs devrildi. 4 işçi,
Abdulvahap Çelik, Mehmet Işık, Murat
Konak ve Burhan Avim hayatını kaybetti; 6 işçi yaralandı. (Batman/Kozluk)
Su kuyusunda çalışan işçi İlhan Uzakgider (50) 15 metre derinlikte havasız kalarak hayatını kaybetti; 1 kurtarma ekibi
üyesi de kuyuya indiği sırada ortamdan
etkilenerek fenalaştı. (Denizli/Merkez)
Taşeron işçi Azem Purtul (48) çalıştığı
yemekhane inşaatından düşerek hayatını kaybetti. (Bursa/Nilüfer)
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı:
“Tersanelerdeki iş kazaları
çalışma alanındaki yer darlığı ve
işçilerin bilgisizliğinden
kaynaklanıyor.”
Kaynak işi yapılan tankerin patlaması
sonucu 1 işçi ağır yaralandı. (Erzurum/
Palandöken)
Ayakkabıcılar sitesindeki bir işyerinde kolunu spirale kaptıran işçi yaralandı. (G.Antep)
Tamirat yaptığı eve kablo çekmek isteyen elektrikçi Recep Gökdemir (52) çıktığı elektrik direğinde akıma kapılarak
hayatını kaybetti. (Sakarya/Erenler)
25 Temmuz
ÇEDAŞ (Çamlıbel Elektrik Dağıtım AŞ)
işçisi Selim Yorulmaz (32) elektrik akımına kapıldı; direkten düşerek ağır yaralandı. (Sivas/Koyulhisar)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
TEDAŞ’a ait trafoda meydana gelen patlama sonucu, tamirat yapan 2 işçinin el
ve yüzlerinde yanıklar oluştu. (Van/Çatak)
Devlet Hastanesi inşaatında çalışan işçi
iskeleden düşerek yaralandı. (Niğde/
Merkez)
Kapalı spor salonunun üzerinin demir
levhalarla kapatılması işinde çalışan
işçi Mehmet Ergeldi (41) elektrik akımına kapılıp düşerek hayatını kaybetti.
(Ordu/Ünye)
26 Temmuz
Kömür ocağında yerin 70 metre altında çalışan işçi Satılmış Çamlı merdivenden üretim noktasına indiği sırada düşerek hayatını kaybetti. (Zonguldak/Merkez)
27 Temmuz
Yol genişletme çalışmasında dinamit
kullanıldığı sırada, taşlardan biri başına
çarpan Hüseyin Çakır (35) hayatını kaybetti. (Erzurum/İspir)
İplik fabrikası işçisi elini çalıştığı iş makinesine sıkıştırarak yaralandı. (Zonguldak/Alaplı)
Mobilya firmasında ayağına ayna düşen
işçi yaralandı. (Bursa/İnegöl)
Mevsimlik işçileri taşıyan araç takla
attı. Sürücü Hüseyin Kaya hayatını kaybetti; 4 işçi yaralandı. (Malatya/Doğanşehir)
Tuğla fabrikasında kamyon ile tuğla
yükleme bandı arasına sıkışan işçi Hüseyin Tezcan (47) hayatını kaybetti. (Manisa/Salihli)
Kullandığı iş makinesi devrilen işçi hayatını kaybetti. (Kars/Selim)
Hayatını kaybeden
tersane işçileriyle ilgili olarak
dönemin Türkiye Gemi İnşa
Sanayicileri Birliği Başkanı
Murat Bayrak: “Ölmeleri için
değil iş, aş için işe almıştık.
Ancak ömürleri o kadarmış,
vefat ettiler.
Kasten öldürmüşüz gibi
bir hava içine girildi.”
İşçi servisi ile kamyon çarpıştı; 8 işçi
yaralandı. (G.Antep/Şehitkâmil)
Cumhuriyet-Akdeniz, 22.07.2012
2 katlı binanın çatısına beton döken işçi
düşerek ağır yaralandı. (Manisa/Turgutlu)
Yol yapım çalışmalarında çalışan işçi
üzerine trafik işaret levhası düşerek yaralandı. (Kırşehir/Akpınar)
Örencik TOKİ konutları inşaatında üzerlerine vinç devrilen 3 işçiden 1’i yaralandı. Sevgin Coşkun (36) ve Faruk Çağlar (21) hayatını kaybetti. (Ankara/Gölbaşı)
Devlet hastanesinin ek bina inşaatında gece bekçiliği yapan Halil Özay (63) 2.
kattan düşerek hayatını kaybetti. (Artvin)
Kanal çalışması sırasında biriken suyu
tahliye eden işçi Fazlı Karakuyu (46)
elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Balıkesir/Bandırma)
Tersanede çalışan kaynak işçisi Oktay
Kaan Gürel (20) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Muğla/Milas)
Taşeron işçi Hakan Çınarcı (26) aydınlatma lambasını tamir ederken yaklaşık
100 metrelik uçuruma düşerek hayatını
kaybetti. (Amasya/Merkez)
73
Cumhuriyet-Ankara, 22.07.2012
28 Temmuz
Servis otobüsü park halindeki TIR'ın dorsesine çarptı. 12 işçi yaralandı; Abdullah Özkan
(40) hayatını kaybetti. (Kayseri/Melikgazi)
Belediyeye ait otopark inşaatında çalışan 2 taşeron işçi iskelenin dağılması
sonucu düşerek ağır yaralandı. (Kayseri/Melikgazi)
Çiftçi Mustafa Ali Kalaycıoğlu’nun (42)
kullandığı traktör devrildi. Kalaycıoğlu
hayatını kaybetti. (Antalya/Aksu)
74
İnşaatın dış cephesindeki iskele çöktü. 2
işçi ağır yaralandı; üzerine iskele düşen
işçi Aslan Bay (16) hayatını kaybetti. (Kilis)
29 Temmuz
İşyerinin çatısını onaran işçi Müslüm
İnan (30) düşerek hayatını kaybetti.
(Manisa/Salihli)
Evrensel, 08.08.2012
Tarım işçilerini taşıyan traktöre bağlı
römork yerinden çıktı; 8 işçi yaralandı.
(K.Maraş/Elbistan)
Musa Ersin (28) çalıştığı krom madeninde göçük altında kalarak hayatını
kaybetti. (Hatay/Osmaniye)
23 Temmuz’da Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü’nde görevli Reşat Demir
Birgün, 02.07.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
(42) kanalizasyondan sızan metan gazından zehirlendi. Demir 6 gün yoğun
bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti. (Niğde)
30 Temmuz
Kullandığı iş makinesi şarampole yuvarlanan işçi yaralandı. (Balıkesir/Bandırma)
Mevsimlik biber işçileri barınmak
amaçlı kullandıkları çadırlarında dinlenirken serinlemek amacıyla Kozceşme göletine giren işçi Cengiz Pınarbaşı (20) boğularak hayatını kaybetti. (Çanakkale/Biga)
riye uyruklu işçi Halil İbrahim hayatını kaybetti; 1’i ağır 3 işçi yaralandı. (Bitlis/Tatvan)
Taş öğütme makinesinin başında çalışan 2 inşaat işçisi makinenin içine düşerek ağır yaralandı. (İstanbul/Ümraniye)
İnşaatın 2. katında demir işi yapan işçi
düşerek yaralandı. (Tekirdağ/Çorlu)
Trafo ile direk arasındaki bağlantıları yapan Tayyar Hastaoğlu (41) direkten
düşerek yaralandı. (Bursa/İnegöl)
31 Temmuz
Malatya’da kayısı işçiliği yapan aileyi taşıyan otomobil kaza yaptı. 2’si ağır 4
işçi yaralandı. (Adıyaman)
Kâğıt fabrikasında elini pres makinesine kaptıran işçi yaralandı. (Çorum/Merkez)
Otel ek bina inşaatındaki kazı çalışması sırasında göçük meydana geldi. Su-
İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdürü Kasım Özer:
[Tersaneleri kastederek]
”Alt yükleniciler kendisini
bildirmemiş ki kazaları
bildirsin.”
75
“Medya ve Halkla İlişkiler
Boyutuyla Kentsel Dönüşüm Sempozyumu”
katılımcılarından Bloomberg HT Yayın
Koordinatörü Ali Çağatay:
“TOKİ’nin alt katlarını sular bastı, olur.
Ama giderilmesi için de adımlar atıldı.
Bu olanlara müsamaha ve hoşgörüyle
bakılmalı.” “Müsamaha gösterilmesi”
beklenen kentsel dönüşüm ve HES projeleri
ile birlikte “gelişen” inşaat sektöründe
2012 yılında en az 279 işçi
hayatını kaybetti.
AĞUSTOS2012
77
Ölüm her sektörde kol geziyor!
İnşaat, enerji, tarım, maden...
En az 71 işçi hayatını kaybetti.
Sabah, 21.08.2012
2 Ağustos
7 Mayıs’ta çevreyolu üzerindeki altgeçit inşaatında çalışan Hikmet Demirci (41) beton mikseri hortumunun çarpması sonucu ağır yaralandı. 3 ay boyunca hastanede tedavi gören Demirci hayatını kaybetti. (Bursa)
İş makinesi nakliyesi sırasında meydana gelen trafik kazasında kamyon sürücüsü Muammer Kocaayak ile yanında bulunan işçi Özgür Ulu (25) hayatını
kaybetti. (İzmir/Kiraz)
Kızılcadağ köyündeki maden ocağında çalışan Ramazan Önal (31) mermer
bloktan kopan taş parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. (Antalya/Korkuteli)
Tarım işçilerini taşıyan kamyonet devrildi; işçi Şehriban Oktay (17) ile kardeşi
Mustafa Oktay (16) hayatını kaybetti; 14
işçi yaralandı. (Mersin/Tarsus)
3 Ağustos
78
Fındık toplama sezonunda çalışmak için
Batman’dan gelen mevsimlik işçileri taşıyan minibüs devrildi. İşçilerden Şilan
Ekinci (19) hayatını kaybetti; 12 kişi yaralandı. (Ordu)
Maden ocağında henüz 1 hafta önce çalışmaya başlayan Mustafa Taş (40), büyük ebattaki bir krom madenini patlayıcı madde kullanarak parçalamak istedi;
taş parçalarından birinin başına isabet
etmesi sonucu hayatını kaybetti. (Sivas/
Ulaş)
Taşeron şirkete bağlı işçiler elektrik
arızasına müdahale ederken, işçilerden
Barış Demir (20) arızayı tespit etmek
için çıktığı elektrik direğinden akıma
kapılıp düşerek hayatını kaybetti. (Muş)
5 Ağustos
Hilalkent’teki bir şantiyede çalışan Nezir Adil (60) inşaattan düşerek hayatını
kaybetti. (Erzurum)
22 Haziran 2012’de
metro inşaatında meydana gelen
göçük sonrasında Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanı
Binali Yıldırım:
“Yeraltında çalışıyoruz. (…)
Tedbirler alınmakla beraber
zor bir iştir.
Buna benzer olaylar
yine de beklenebilir.
Dünyada da böyledir,
normaldir.”
Meydana gelen trafik kazasında, kamyon şöförü Cumhur Avcu hayatını kaybetti; diğer şöför yaralı olarak kurtarıldı. (İstanbul/Sultanbeyli)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Dokuzkonak köyündeki HES barajı inşaatında kamyon şarampole yuvarlandı.
Kamyon şoförü Tolga Bal hayatını kaybetti. (Giresun/Tirebolu)
6 Ağustos
Turgut Özal Viyadüğü üzerinde meydana gelen kazada, traktörle kayısı taşımacılığında çalışan Mehmet Atalmış
hayatını kaybetti; yanında bulunan 2 kişi
ile kamyonda bulunan 1 kişi yaralandı.
(Malatya)
Güzeller OSB’deki Plastay Kimya Sanayi Ticaret AŞ’nin fabrikasında elektrikçi olarak çalışan, soyadı öğrenilemeyen
Aygün (37) adlı işçi elektrik arızasını gidermeye çalıştığı sırada akıma kapılarak hayatını kaybetti. (Kocaeli/Gebze)
10 Ağustos
23 Temmuz’da Garzan Barajı işçilerini taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada yaralanan
ve yaklaşık 2 haftadır Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören personel sorumlusu Mahmut Özben
hayatını kaybetti; kazada ölenlerin sayısı 5’e yükseldi. (Batman/Kozluk)
Bereket Enerji Göktaş-2 Baraj inşaatında çalışan inşaat işçilerini taşıyan
kamyonet uçuruma yuvarlandı. Sürücü Âdem Gezici hayatını kaybetti; araçta
bulunan 1 kişi ağır yaralandı. (Adana)
Birgün, 25.08.2012
Orman yangınını söndürmek için su taşıyan helikopter Köyceğiz’in Çövenli
köyü yakınlarında düştü; pilot Atıf Ateşok,
telsiz teknikeri Orhan Çelik, Rus pilotlar
Alexander Gavrilor ve Nikolay Atepalıkhın
ile teknisyen Fergey Khorokhorın hayatını
kaybetti. (Muğla/Fethiye)
Trafik işaret levhalarını yenileme çalışmaları sırasında işçi Mustafa Güler’e
(43) vinç çarptı; Güler hayatını kaybetti. (Kırıkkale)
Doğanlıkarahasan köyünde yüksek gerilim hattında bakım çalışması yapan işçilerden Sedar Orçan (27) ve mesai arkadaşı akıma kapılarak yaklaşık
14 metre yükseklikten düşerek hayatını
kaybetti. (K.Maraş/Pazarcık)
Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ’de çalışan enerji işçisi Halil Akkeş (25),
geçirdiği “iş kazası” sonrasında kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. (Adana)
79
Hürriyet, 11.08.2012
12 Ağustos
13 Ağustos
Yol yapımında çalışan Cengiz Toktaş
(45) damperi boş olan bir kamyonun
kendisine çarpmasıyla ağır yaralanarak
hayatını kaybetti. (Kastamonu)
Koyunağılı köyündeki bir krom ocağında, dinamit patlamasında işçi Hulusi
Karail (39) hayatını kaybetti. (Eskişehir/
Mihalıççık)
Devlet hastanesi inşaatının 5. katından
düşen kalıp ustası Osman Ölçülü hayatını kaybetti. (Çorum/Osmancık)
Orman yolu onarımı yapan işçileri taşıyan kamyon uçuruma yuvarlandı.
ŞoförHüseyin Özdemir (28) hayatını
kaybetti; 3 kişi yaralandı. (Gümüşhane/Kürtün)
İnşaatın 9. katından düşen işçi Ali Korkmaz (52) hayatını kaybetti. (Malatya)
İnşaatın 5. katından düşen kalıp ustası Mustafa Garip (54) hayatını kaybetti.
(Tekirdağ/Çerkezköy)
80
Askeriyeye ait su deposunda çalışan işçi
Necmi Tunç (53) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Ankara/Elmadağ)
2 gün önce Gelik beldesindeki bir kömür ocağında 10 metre yükseklikten
düşen maden işçisi Sadettin Hamarat
(32) kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. (Zonguldak)
16 Ağustos
Sezayi Cingöz (61) işbaşı yaptığı gün,
makaralı vinçle inşaatın üst katlarına
tuğla taşırken, paletteki tuğlalardan birinin başına düşmesi sonucu hayatını
kaybetti. (Antalya/Kumluca)
OSB’deki Kaydöksan döküm fabrikasında elektrik teknisyeni olarak çalışan Süleyman Karabel (34) arızalanan vinci tamir etmek isterken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Kayseri)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
18 Ağustos
22 Ağustos
Van 100. Yıl Üniversitesi Zeve yerleşkesinde TOKİ konutlarının inşaatında çalışan Erol Derin (29), 3 arkadaşıyla beraber, mola sırasında serinlemek için
girdiği Van gölünde boğularak hayatını
kaybetti. (Van)
Pizzacıda kurye olarak çalışan Gökçan
Keskin, pizza siparişini 30 dakika içinde yetiştirmek için hızlı kullandığı motosikletiyle kaza yaparak hayatını kaybetti. (İzmir)
Çöp TIR'ı, ağırlığından ötürü devrildi;
sürücü Ergün Levent Durur (52) araçta
sıkışarak hayatını kaybetti. (Adana)
OSB’deki bir demir-çelik fabrikasında
çalışan Erkan Kara (32) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Hatay/
İskenderun)
19 Ağustos
Hisar beldesinde yüksek gerilim hattındaki arızayı gidermek için direğe çıkan
Orhan Yıldız (35) akıma kapılarak hayatını kaybetti. (Batman/Gercüş)
Yangın ihbarı alan itfaiye aracı ile bir
kamyonet çarpıştı. İtfaiye eri Halit Yıldırım (29) ile TEDAŞ’ta çalışan kamyonetin sürücüsü Seyhan Mercan (26)
hayatını kaybetti; 2 itfaiye eri yaralandı.
(Adana/Kozan)
Eflatun Film’in hazırladığı Şubat dizisi için set hazırlığı yapan Ergün
Makina’nın 6 set işçisini taşıyan minibüs, park halindeki kamyona arkadan
çarptı. Minibüste bulunan Ertaç Sevim
(26), Ömer Pektaş (26) ve Abdullah Pektaş (49) hayatını kaybetti; 3 kişi yaralandı. (İstanbul/Sultanbeyli)
24 Ağustos
Yeni Çeltek Kömür İşletmesi’ne ait maden ocağında, yerin 900 metre altında
meydana gelen göçükte işçi Durak Arslan (45) hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı. (Yozgat/Sorgun)
22 Ağustos gecesi, İzmir Müzisyenler
Derneği kurucularından, Buca Halkevi Yaz Okulu gönüllü öğretmenlerinden
Regaip Vatansever (34), baterist olarak
çalıştığı mekânda çıkan silahlı çatışmada hayatını kaybetti. İzmir Müzisyenler
Derneği öldürülen arkadaşları için açıklama yapıp güvenli çalışma ortamı talep
etti. (İzmir)
25 Ağustos
Yerdeki hidrolik yağa basıp düşen fabrika işçisi Mehmet Selçuk Özden (46) hayatını kaybetti. (Osmaniye)
Günboyu, 04.08.2012
26 Ağustos
İnşaatın 8. katından düşen işçi Cemal Özbek (29) hayatını kaybetti. (Adana/Seyhan)
Apartmanın asansör sistemini tamir
ederken 10. kattan asansör boşluğuna
düşen işçi Serkan Özkeler (26) hayatını
kaybetti. (Kütahya)
81
29 Ağustos
Gece bekçisi olarak çalıştığı inşaatta,
beton dökme işleminde patronun keyfi
uygulamasıyla çalıştırılan Mehmet Gündoğdu (49) aşırı hızla gelen bir aracın
çarpması sonucu hayatını kaybetti. (İzmir/Çiğli)
Pamuk tarlasında çalıştığı sırada serinlemek amacıyla DSİ’ye ait sulama kanalına giren tarım işçisi akıntıya kapılarak suda kayboldu. İşçi kurtarılamadı. (Ş.Urfa)
30 Ağustos
Cami minaresi inşaatında çalışan 23 yaşındaki işçi iskeleden düşerek hayatını
kaybetti. (Kayseri/Develi)
Hürriyet, 02.08.2012
Deri OSB’deki soğuk hava deposunda 1
gün önce çıkan yangın sırasında kaybolan işçi Ümit Saraç’ın (39) naaşına ulaşıldı. (İstanbul/Tuzla)
Belediyeye iş yapan taşeron firma işçisinin otları biçerken kontrolünü kaybettiği makine mesai arkadaşı Sadık
Tükel’in (44) boğazını keserek hayatını kaybetmesine neden oldu. (Samsun/
İlkadım)
82
İnşaatta çalışırken fenalaşan Eyüp Kılınç (56) hastanede hayatını kaybetti.
(Adana/Kozan)
12 Ağustos’ta belediyede oto elektrikçisi olarak çalışan Servet Bayraktar (41),
tarlada çalışırken elektrik akımına kapılarak ağır yaralandı. Bayraktar tedavi
gördüğü hastanede 15 gün sonra hayatını kaybetti. (Bilecik/Bozüyük)
Kurtköy’deki bir alüminyum atölyesinde sıcak su havuzuna düşen ve vücudunun tamamı yanan vinç operatörü Ali Ağgez, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İş arkadaşları, Ağgez’in ölüm nedeninin alınmayan
işçi sağlığı önlemleri olduğunu söyledi. (İstanbul/Pendik)
İşçi taşıyan 2 minibüs çarpıştı. Oğuz köyüne, Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Dağarlar ve Çiftlikderesi köylerinden üzüm hasadı için 10 işçi taşıyan minibüsle 15 işçi taşıyan minibüsün dahil
olduğu kazada, Fatma Kırcam (40) hayatını kaybetti. 2 araçta bulunan 18 işçi
yaralandı. (Denizli/Buldan)
Çalık YEDAŞ’a iş yapan taşeron firma işçisi Hasan Erol (29) elektrik direğindeki arızaya müdahale ettiği sırada akıma kapılarak hayatını kaybetti. (Sinop)
31 Ağustos
4 işçi çalıştıkları maden ocağında karbonmonoksit gazından zehirlenmeleri sonucu hastaneye kaldırıldı. İşçilerden Hasan Yavan (25) hayatını kaybetti.
(Zonguldak)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Evrensel, 15.08.2012
83
3 Nisan 2012’de
Erzurum-Aşkale’de
Karasu 2 HES göletinde yardım
bekleyen enerji işçilerinin hayatını
kaybetmesi üzerine Vali Sebahattin Öztürk:
“Zamanında ulaştık. Ama zaman derken,
zaman şudur; bizim gidebileceğimiz zaman.
Vatandaşın lazım olan zamanı
değildi, demek ki.”
EYLÜL2012
Çalışma koşulları
sağlık çalışanlarını öldürüyor!
İnşaat, enerji, tarım, maden, sağlık...
En az 83 işçi hayatını kaybetti.
85
1 Eylül
Meydana gelen trafik kazasında TIR şoförü hayatını kaybetti; 6 kişi yaralandı.
(Bursa/Gemlik)
Çalıştığı taş ocağında kamyon altında
kalan Mehmet Fesih Gülşen (33) hayatını kaybetti; 3 kişi yaralandı. (Diyarbakır/Ergani)
Kaçak işletildiği belirtilen bir kömür
ocağında çalışan Ramazan Taşkın (58)
oluşan göçük sonucu hayatını kaybetti.
(Zonguldak/Kozlu)
Gecekondu yıkımından çıkan demirleri satmak isteyen emekli inşaat işçisi
Mustafa Kadir Türker, yıkım sırasında
meydana gelen göçükte hayatını kaybetti. (Ankara/Mamak)
Büyükaltıağaç köyündeki tarlasında, ayçiçeği saplarını düzeltirken römorktan
düşünce boynu kırılan işçi hayatını kaybetti. (Edirne/Meriç)
Elektrik direğinden düşen işçi İbrahim
Karadeniz hayatını kaybetti. (Mardin)
Mermer fabrikasında elektrik akımına kapılan işçi Veysel Acar (39) hayatını
kaybetti. (Denizli)
6 Eylül
Karayollarının açık bıraktığı çukura motosikletiyle düşen, karayolları şantiyesinde aşçı olarak çalışan Selim Platin
(30) hayatını kaybetti. “Kaza”dan sonra
karayolları yetkilileri çukurun etrafına
uyarıcı levhalar koydu. (Van/Saray)
3 Eylül
Simfer’de çalışan Alaattin Deveci (40)
elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Kayseri)
Kamyonla ot taşıyan Mehmet Çiftçi
kamyonun üzerinden düşerek hayatını
kaybetti. (Hakkâri/Şemdinli)
5 Eylül
86
Yeni Masaj, 07.09.2012
4 Eylül’de Belediye ve TOKİ‘ye ait Konevi kentsel dönüşüm proje alanında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığı
gün, 5. kattan asansör boşluğuna düşerek ağır yaralanan Kaan Oğul (22), kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
(Konya/Meram)
Motosikletli posta dağıtımı işçisi Hüseyin Yıldız (59), dağıtım yaparken meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetti; 8 kişi yaralandı. (Antalya/Manavgat)
Çoruh AKSA Elektrik’te çalışan Asir
Yayla (22) elektrik arızasını tamir ederken akıma kapılıp direkten düşerek hayatını kaybetti. (Gümüşhane/Kütün)
Cehennem deresinde yapımı süren Ilısu Barajı şantiyesinde çalışan işçi Halit Kaya (36) üzerine hafriyat dökülmesi
sonucu hayatını kaybetti. (Mardin/Dargeçit)
Güzelsu köyünde yüksek gerilim hattında çalışan Kadir Yavaş (42) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Adıyaman/Kâhta)
Krom ocağında iş cinayeti meydana geldi; Veysi Bektaş (49) hayatını kaybetti.
(Elazığ/Alacakaya)
Çalıştığı besi çiftliğinde, hayvanlar için
yem yapımında kullanılan patos maki-
8 Eylül
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
nesine düşen Yusuf Kuzucu (48) hayatını kaybetti. (Konya/Ereğli)
İnşaatın 8. katından düşen işçi Mehmet
Evgin (40) hayatını kaybetti. (Kayseri/
Melikgazi)
10 Eylül
Fabrikalar caddesinde yol kenarında simit satan Hüseyin Çakır’a kaldırıma çıkan otobüs çarptı; Çakır hayatını kaybetti. (İstanbul/Eyüp)
Kavaklı beldesinde çalıştığı fabrikada, spiral taşıyla kesim yaparken taştan kopan bir parçanın göğsüne isabet
etmesi sonucu yaralanan Nurettin Şan
(44) hayatını kaybetti. (Kırklareli)
11 Eylül
Yukarı Mahalle Ali Kameroğlu Camii tuvaletinde bekçilik yapan Ramazan Erdem (41) inşaat atıklarını temizlemek
için çatıya çıkarken merdivenlerden düşerek hayatını kaybetti. (Denizli)
Tarım işçilerini taşıyan minibüs şarampole yuvarlandı. Kazada Şefik Dağ olay
yerinde, Süleyman Ersalan kaldırıldığı
hastanede hayatını kaybetti; 9 kişi yaralandı. (Mersin)
Gürcistan’dan çay toplamaya gelen,
kaçak çalıştırılan işçi Jaba Abuladze
(24) üzerine çayların taşındığı teleferiğin düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
(Trabzon)
12 Eylül
19 Mayıs Sanayi Sitesi’ndeki bir mobilya imalathanesinin patronu ücret alacağını isteyen işçi Salim Gümüştekin’i
(42) silahla vurarak öldürdü. (Samsun/
Tekeköy)
Atatürk Polis Merkezi Amirliği’nde
elektrik tesisatı onarımı yapan Ahmet
Ayvaz (47) akıma kapılarak hayatını kaybetti. (Sakarya/Akyazı)
13 Eylül
5 katlı inşaatın çatısında izolasyon işi
yapan işçi Mustafa Yıldız (19) düşerek
hayatını kaybetti. (Ankara/Kazan)
Barajda şoför olarak çalışan Mehmet
Emil, işyerine ait kamyonetle taşımacılık yaparken aracın devrilmesi sonucunda hayatını kaybetti. (Adıyaman/Sincik)
Sinekçiler köyündeki bahçesinde temizlik ve bakım çalışması yapan işçileri
köylerine bırakmak için yola çıkan Nurettin Elmaoğlu’nun kullandığı minibüs
şarampole yuvarlandı. Dursun Elmaoğlu (72) ve Sibel Şükün (60) kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti; şoförün
de aralarında bulunduğu 5 kişi yaralandı. (Aydın/Nazilli)
Cehennem deresinde uçuruma yuvarlanan kamyonun Köy Hizmetleri’nde çalışan şoförü Reşat Çevrim (50) hayatını
kaybetti; 6 işçi yaralandı. (Şırnak/İdil)
14 Eylül
4 Eylül’de bir kömür ocağında meydana gelen yangında maden mühendisi Hasan Canbaloğlu (26) ve 2 işçi ağır
yaralanmıştı. Canbaloğlu tedavi edildiği hastanede hayatını kaybetti. (Manisa/Soma)
Maden ocağında göçük altında kalan
işçi Mehmet Bulut hayatını kaybetti; 1
işçi yaralandı. (Elazığ/Alacakaya)
Demiryolu yapım işçilerini taşıyan iş
otosu ile karşı yönden gelen lokomotifin
çarpışması sonucu meydana gelen kazada, işçilerden İhsan Özdemir olay yerinde, ağır yaralanan Yılmaz Demir kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti; 9
kişi yaralandı. (Çankırı/Korgun)
İnşaatın 10. katından düşen işçi Ahmet
Alkan (36) hayatını kaybetti. (Eskişehir)
Kalıp ustası Veysel İstek (48) inşaattaki
ilk gününde asansör boşluğundaki kalıpları sökerken 5. kattan düşerek hayatını kaybetti. (Malatya)
16 Eylül
Ali Kaynar (78) fındık bahçesindeki ağaçları keserken düşerek hayatını
kaybetti. (Trabzon/Vakfıkebir)
Beşyol’daki bir apartman inşaatında
yevmiye usulü ve sigortasız çalıştırılan
87
işçi Veli Ulutürk (39) inşaattan düşerek
hayatını kaybetti. (İstanbul/Küçükköy)
Beton dökme aracı yüksek gerilim hattına temas etti. Pompa operatörü Engin
Bingöl (36) hayatını kaybetti; aracın sürücüsü ağır yaralandı. (Bingöl/Genç)
Çalıştıkları binanın dış boyasını yapmak için iskele kurmaya çalışan 2 işçi,
iskelenin çökmesiyle 5. kattan düşerek yaralandı. İbrahim Özil (19) kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. (Artvin/Hopa)
22 Eylül
İnşaat halindeki binaya elektrik tesisatı çeken işçiler akıma kapıldı. Elektrik
ustası Mustafa Toprak (32) olay yerinde,
çırağı Mehmet Salih Dağ (16) kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. (Ş.Urfa)
Cumhuriyet, 02.09.2012
19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil
Servisi’nde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastasına müdahale eden Dr.
Mustafa Bilgiç, iğnenin yanlışlıkla eline
batması sonucu yakalandığı KKKA nedeniyle 6 gün komada kalarak hayatını
kaybetti. (Samsun)
18 Eylül
Tuğla fabrikası işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı; 5’i işçi 10 kişi hayatını
kaybetti. (Çankırı)
Yumurta paketleme tesisinde havalandırma çatısı çöktü; 9 metre yükseklikten düşen Mehmet Çukur (46) hayatını kaybetti; 1 işçi ağır yaralandı. (Karaman)
20 Eylül
88
Beydirli köyünde fıstık toplayan tarım
işçilerini ilçe merkezine taşıyan traktör uçuruma yuvarlandı. Sürücü Ali
Rıza Dinç (52), Emine Yıldız ve Fatma
Bostancı kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti; 12 kişi ağır yaralandı.
(G.Antep/Araban)
Karayollarının bakım-onarımını yapan firmada çalışan mevsimlik işçi Şehabettin Ünsal’a (43), karşıdan karşıya geçtiği sırada plakası alınamayan bir
kamyon çarptı. Ünsal hayatını kaybetti. (Ankara)
Bağdat Caddesi’ndeki bir barda çıkan
yangında, izolasyon çalışması yapan işçi
Ahmet Demir (45) hayatını kaybetti. (İstanbul/Kadıköy)
25 Eylül
Saraylar beldesindeki mermer ocağında üzerine mermer blok düşen işçi Selçuk Durgut hayatını kaybetti. (Balıkesir/
Marmara Adası)
Mermer işleme atölyesinde elektrik
akımına kapılan işçi Hüseyin Bali (35)
hayatını kaybetti. (Aydın)
Çalıştığı 6 katlı inşaatta tuğla çeken
işçi Mustafa Ayvaz (48) düşerek hayatını
kaybetti. (Bursa/Osmangazi)
Çağlayan’daki bir depodan kamyonete mal istifleyen işçi Halil Ulaş yüklediği inşaat malzemesinin üzerine devrilmesi sonucu hayatını kaybetti. (İstanbul/Çağlayan)
26 Eylül
TOKİ inşaat alanında çalışan inşaat işçisi İmam Ogri (36) beton mikserinin üzerine devrilmesi sonucu hayatını kaybetti. (Ş.Urfa)
Çalıştığı çiftlikte biriken gübreyi römorka yükledikten sonra dökmek için yola
çıkan Yusuf Şen (22), traktör ile römork
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
arasına düşerek hayatını kaybetti. (Bursa/İznik)
27 Eylül
Neriman Çevik (15) inekten makineyle süt sağmak isterken elektrik akımına
kapılarak hayatını kaybetti. (Konya)
ğini; fabrika hakkında “ölüme sebebiyet
vermek suçuyla” dava açacağını söyledi. (Adana)
Fıstık saplarını balyalayan makinenin
altında kalan Cennet Yılmaz (50) hayatını kaybetti. (Osmaniye/Kadirli)
Anadolu gazetesinde denetim yaptıkları sırada silahlı saldırıya uğrayan
Basın İlan Kurumu çalışanlarından
Devrim Ersin Özergin hayatını kaybetti. (Sakarya)
Aşağıemerce köyünde Taşköprü
Belediyesi’nce yaptırılan atık su arıtma tesisi inşaatında çalışan işçi Ahmet
Okçu (52) arızalanan bir makineyi tamir
ettiği sırada elektrik akımına kapılarak
hayatını kaybetti. (Kastamonu)
Tripleks villa inşaatından düşen işçi Yılmaz Arslan (49) hayatını kaybetti. (Balıkesir/Ayvalık)
Başı metal aksama sıkışan işçi Yücel Tolun (29) hayatını kaybetti. (Konya/Ereğli)
İnşaattan düşen işçi Hüseyin Kaya (45)
hayatını kaybetti. (Ankara/Çankaya)
28 Eylül
Evden eve nakliyat yapan Selçuk Solak
(35) nakliyat kamyonunun asansöründen, 15 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetti. (İzmir/Ödemiş)
Kavak beldesindeki bir patates deposunda çalışan işçi Halil Sarıkaya (16)
üzerine forklift aracı devrilmesi sonucu
hayatını kaybetti. (Nevşehir/Merkez)
Mermer ocağında meydana gelen iş cinayetinde işçi Ali Esen (35) hayatını
kaybetti. (Burdur/Karamanlı)
Kabak hasadına giden işçileri taşıyan
traktörün römorku şarampole yuvarlandı. Ayşe Gürtürk (18) hayatını kaybetti; 5 işçi yaralandı. (Ankara)
3 gün önce elektrikçide işe başlayan
Vehbican Yeşil (18) inşaat halindeki eve
elektrik hattı çekerken akıma kapılarak
hayatını kaybetti. (Adana/Yüreğir)
30 Eylül
Mes Yağ Fabrikası’nda 3 gündür çalışan işçi Süleyman Dündar (20) iş tecrübesi yokken pres makinesinin bakımına verildi. Başını makineye kaptıran işçi
hayatını kaybetti. İşçinin babası, patronun iş cinayetinden sonra verdiği ifadede, cinayetin “kaza” diyerek geçiştirildi-
Maden
Mühendisleri Odası İstanbul
Şube Başkanı Nedret Durukan: “Yaşananlar kader
değil. Maden ocaklarının
önüne gittiğinizde ilk emniyet
tabelası ile karşılaşırsınız,
kaldırsınlar o tabelayı. Hiçbir
güvenlik önlemi alınmadığı
için o tabelaların
anlamı yok.”
Çalıştığı briket atölyesinde harç kazanını yıkamak isteyen işçi Cevdet Kolçak
(28) kazanın pervanelerine kapılarak
hayatını kaybetti. (Erzincan)
Göçük altında kalarak metan gazından
zehirlenen 4 işçiden Ömer Keleş kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti; işçilere yardım etmek isterken zehirlenen
3 sivil savunma personeli tedavi altına
alındı. (Erzurum)
Eski Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu binasında devam eden yıkım işlemi
sırasında, paletin sıkıştırdığı işçi Onur
Akbaş (25) hayatını kaybetti. (Ankara)
89
Selin Erdem’in
annesi Hacer Erdem:
“Adaleti saraylara koydular.
Ben yetkililere sesleniyorum;
adaleti halka getirsinler.
Adaleti saraylardan
çıkarsınlar.”
EKİM2012
Tersanelerde daha fazla kâr hırsı,
daha fazla iş cinayeti!
İnşaat, enerji, tarım, maden...
En az 78 işçi hayatını kaybetti.
91
1 Ekim
Mermer ocağında moloz kayması meydana geldi. İşçi Ali Esen (35) iş makinesiyle mermer parçaları arasında kalarak hayatını kaybetti. (Burdur/Karamanlı)
Maden ocağına iş başvurusu yapan işçileri taşıyan minibüs ile otomobil çarpıştı; 17 kişi yaralandı. (Manisa/Akhisar)
İnşaattan düşen işçi yaralandı. (Tekirdağ)
2 Ekim
Ufuk Okulları inşaatının 4. katında beton dökülürken kalıplar kırıldı; malzeme zemin katta çalışan işçilerin üzerine
düştü; 3 işçi hayatını kaybetti. Hale Eğitim Hizmetleri ve Pazarlama AŞ’nin taşeron firma olarak göründüğü; Sarıyer
Belediyesi’nin inşaat ve firma hakkında
ruhsat incelemesi yapmadıkları, arazinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu öğrenildi. (İstanbul/Sarıyer)
3 Ekim
Çiçek Tersanesi’nde kadrolu işçi Bekir
Seven (53) üzerine demir iskele düşerek hayatını kaybetti. (İstanbul/Tuzla)
4 Ekim
4 katlı inşaatın çatısından düşen 16 yaşındaki Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi işçi yaralandı. (Antalya/Alanya)
“Atatürk Barajı’nda
İş Kazalarında Ölenler Anıtı”nın
kaidesinde,
“Bizler iş kazalarında öldük,
ölmeseydik ne iyiydi”
yazıyor!
92
İnşaatın 2. katından düşen işçi yaralandı. (G.Antep)
Tosçelik Profil ve Sac Endüstrisi AŞ’de
hurda eritme kazanında patlama meydana geldi; 18 işçi yaralandı. (Osmaniye/Toprakkale)
Uyar Madencilik’e ait Darkale Kömür
Madeni’nde toz yanması sonucu çıkan
yangında 9 işçi yaralandı. 5 Ekim’de 6
müfettiş madene gelip denetimde bulundu; madenin kapatılmasına karar
verdi. (Manisa/Soma)
Seydi köyündeki bir taş ocağında çalışan Satılmış Şentürk (40) taş kırma
makinesinin bakımını yaptığı sırada 4
metre yükseklikten düşerek hayatını
kaybetti. (Çankırı/Eldivan)
Kum ocağında elektrik akımına kapılan
iş makinesi operatörü Levent Yanmaz
(36) hayatını kaybetti. (Erzurum/Aziziye)
Mısır tarlasında kol ve bacaklarını silaj
makinesine kaptıran çiftçi Cemil Öztürk
(87) hayatını kaybetti. (Sakarya/Akyazı)
İşçi Recep Üzen (50) mahsur kaldığı
asansörden çıkmak isterken 3. kattan
düşerek hayatını kaybetti. (Adıyaman)
Elektrik arıza servisinde çalışan işçi
Muhammet Tabak (31) elektrik direğinden düşerek hayatını kaybetti. (Zonguldak/Çaycuma)
İşçileri taşıyan traktör kanala düştü; 13
işçi yaralandı. (Kayseri/Yahyalı)
Tavuk kesimhanesinde sıcak su kazanı patladı; 2 işçi yaralandı. (Manisa/Turgutlu)
Bulgur fabrikasında kazan patladı; 1
işçi ağır yaralandı. (Karaman)
Fabrika işçilerini taşıyan kamyonet ile
otomobil çarpıştı; 4 kişi yaralandı. (Bursa/Nilüfer)
Meydana gelen trafik kazasında, Minibüs ile iş makinesi çarpıştı. Minibüs şoförü yaralandı. (Kayseri)
Taksinin çarptığı 2 işçi yaralandı. (İstanbul/Kadıköy)
5 Ekim
10 katlı bina inşaatında dış cephe sıvası
yapan 3 işçi, iskeleyle birlikte düştü. Fatih
Mercan (22) ve Ömer Öztürk (25) hayatını
kaybetti; 1 işçi ağır yaralandı. (Rize)
Güneş, 24.10.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Kroman Çelik fabrikasında Mustafa Aksoy forklift çarpması sonucu hayatını
kaybetti. (Gebze)
kinenin altında kalan Yalçın Yürülmez
(53) hayatını kaybetti. (Kocaeli/Kartepe)
MSK İnşaat’ta kurulan boya iskelesi halatı koparak 5. kattan düştü. İnan Karahan (19) hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı. (Ankara/Pursaklar)
Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nda
(ERDEMİR) çalışan 25 işçi fabrikada yedikleri yemekten zehirlendi. (Zonguldak)
6 Ekim
Boya atölyesinde meydana gelen patlamada 1 kişi yaralandı. (İstanbul/Eyüp)
Çırçır fabrikasında iş makinesine başı
sıkışan işçi Ali Ersoy (24) hayatını kaybetti. (Hatay/Kırıkhan)
Traktörle ağaç arasına sıkışan işçi yaralandı. (Bursa/Orhangazi)
Olumsuz hava koşullarına rağmen tarlada çalışmaya devam ettirilen mevsimlik işçilerin üzerine yıldırım düştü. Bahattin Polat (46) hayatını kaybetti; eşi
yaralandı. (Ankara/Haymana)
Otel işçilerini taşıyan servis arabayla
çarpıştı; 15 kişi yaralandı. (Muğla/Göltürkbükü)
Dış cephe giydirmesi yapılan inşatta
korkuluk halatı koptu. 5. kattan düşen
işçilerden Selahattin Nas (47), Yılmaz
Kayar (40) hayatını kaybetti; ağır yaralanan 1 işçi yoğun bakımda tedavi görüyor. (Siirt)
Madende şoför olarak çalışan İlhan Pak
(47) şantiyede yük indirirken devrilen
kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. (Sivas/Divriği)
Köseköy Sanayi Sitesi’nde iş makinesi taşıyan vinç zincirinden koptu; ma-
8 Ekim
Ahır duvarı ören soyadı öğrenilemeyen
Ünsal (38) adlı işçi yıkılan duvarın altında kalarak hayatını kaybetti. (Samsun/
İncesu)
93
9 Ekim
Maden ocağında üzerine havalandırma
borusu düşen maden mühendisi Sadık
Kerem Karadayı (28) hayatını kaybetti.
(Zonguldak)
İnşaattan düşen işçi ağır yaralandı.
(Hakkâri)
Kömür ocağında meydana gelen patlamada 2 işçi vücutlarının çeşitli yerleri
yanarak yaralandı. (Zonguldak/Kilimli)
Onyıl Boya Fabrikası'nda solvent bazlı hammaddenin tankerlerden boşaltılması sırasında yangın çıktı. 2 işçi yaralandı. (İstanbul/Tuzla)
Çöp kamyonu devrildi; 3 temizlik işçisi
yaralandı. (Hakkâri)
12 Ekim
Yozgat Teknik ve Endüstri Meslek
Lisesi’nde çalışan öğretmen, 2011’de
bir öğretmenini darp ettiği gerekçesiyle okuldan uzaklaştırılan 18 yaşındaki
eski öğrencisinin bıçaklı saldırısına uğradı. (Yozgat)
Kaldırım düzenlemede çalışan işçileri
taşıyan servis kaza yaptı. 2 işçi hayatını
kaybetti; 4 işçi yaralandı. (Ankara)
10 Ekim
Çalıştığı mermer fabrikasında çatı kaplaması yaparken düşen elektrikçi Osman Özkan (39) hayatını kaybetti. (Denizli)
Elektrik akımına kapılan 2 işçi yaralandı. (Çankırı)
Traktör devrildi; 7 kadın işçi ile şoför
yaralandı. (Çorum/Seydim)
Üzerine tomruk düşen İsmail Şimşek
(58) hayatını kaybetti. (Bursa)
Cip sürücüsünün çarptığı işçi Osman
Yüzgeç (44) hayatını kaybetti. (Tekirdağ/
Malkara)
İşçileri taşıyan kamyonet kaza yaptı; 4
kişi yaralandı. (Antalya)
26 Eylül’de silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan Basın İlan Kurumu Sakarya Şube
Müdürü Recep Bolat, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. (Sakarya)
94
İşçileri taşıyan minibüs devrildi; 9 işçi
yaralandı. (Bingöl)
Elektrik akımına kapılan işçi yaralandı.
(Kırıkkale)
11 Ekim
İnşaat iskelesini sökerken 5. kattan düşen işçi Ferit Karakoç (20) hayatını kaybetti. (Ankara/Etimesgut)
Belediye taş ocaklarında üzerine demir
parçası düşen işçi yaralandı. (Çorum)
Belediyenin Su İşleri Müdürlüğü’nde
çalışan taşeron işçi Kerem Küpcüler
(33) elektrik akımına kapılarak hayatını
kaybetti. (Bursa/Mustafakemalpaşa)
Yem fabrikasında buhar kazanı patladı;
5 işçi yaralandı. (Amasya/Taşova)
İnşaattan düşen işçi yaralandı. (Balıkesir)
Asansör boşluğuna düşen işçi yaralandı. (Trabzon/Merkez)
Aydın Doğan İlköğretim Okulu müdürüne yapılan saldırıda müdürün omuzu kırıldı. Eğitim Sen 3 No.lu Şube Başkanı Erol Ermiş, suçluların cezalandırılmasını istedi; Milli Eğitim Bakanı Ömer
Dinçer’i öğretmenlere sahip çıkmaya
çağırdı. (İstanbul)
13 Ekim
Hastaş kum ocağında iş makinesinden
kaynaklanan “iş kazası”nda Eyüp Yurt bacağını kaybetti. (Ankara/Kızılcahamam)
Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi bahçesinde altyapı çalışması sırasında göçük meydana geldi. Toprak altında kalan Harun Şimşek (40) ile Cavit Yıldız
(44) hayatını kaybetti. (Sivas)
5 katlı apartmanın çatı katında yalıtım
işi yapan Ebubekir Çayır (18) havalandırma boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. (Tekirdağ)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Boru döşemek için açılan çukurda toprak altında kalan işçi İdris Gül (39) hayatını kaybetti. (Sakarya)
19 Ekim
Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde 60 sağlık çalışanı öğle yemeğinden zehirlendi. (İzmir)
Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne
bağlı ekiplerin yaptığı çalışma sırasında
göçük meydana geldi. Emir Gildir (25)
toprak altında kalarak hayatını kaybetti.
(Adana/Çukurova)
Kaçak kömür ocağında metan gazı patlaması meydana geldi. 2 işçi ağır yaralandı. (Zonguldak)
Yangın gözetleme kulesinde görevli orman işçisi Muzaffer Yılmaz, kuleden
düşerek hayatını kaybetti. (Muğla)
Tarım işçilerini taşıyan kamyonet kaza
yaptı; 9 işçi yaralandı. (Antalya)
Çalıştığı tekstil fabrikasında kamyona kumaş yüklerken düşen, üzerinden
forklift geçen Zülali Doğruyol (46) hayatını kaybetti. (Bursa)
14 Ekim
Taş-kum ocağında çalışan Mustafa Çetin (56) kumların altında kalarak hayatını kaybetti. (Gümüşhane/Kelkit)
9 Ekim’de elyaf deposunda çıkan yangında ağır yaralanan işçi Mehmet
Üzümcü (42) tedavi gördüğü hastanede
hayatını kaybetti. (G.Antep)
Kanak Boğazı Barajı’nın inşaatında çalışan Zühdü Ergen (55) iş makinesini indirdikten sonra TIR dorsesinin altında kalarak hayatını kaybetti. (Sivas/Sarıkışla)
Şirinevler Devlet Hastanesi inşaatından
düşen 3 işçi yaralandı. (Karabük)
Çalıştığı kaporta dükkânında ısınmak isteyen işçi Niyazi Şenkal (37) egzozdan çıkan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti. (Bursa/Osmangazi)
İnşaatta beton kalıplar çöktü; 3 işçi yaralandı. (Giresun)
15 Ekim
Kurban kesim alanına kesilmiş hayvanları yüzmek için kullanılan askıyı kuran Mehmet Şimşek (33) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Sivas/
Suşehri)
TKİ’ye bağlı Yeniköy Linyit İşletme
Müdürlüğü’nde, iş makinesi operatörü Turgut Kocabıyık (49) iş makinesinin
altında ezilerek ağır yaralandı. (Muğla/
Milas)
Meydana gelen trafik kazasında taşıma
işçisi kamyon şoförü İbrahim Tezcan
hayatını kaybetti. (Mersin)
İnşaat iskelesi çöktü; 2 işçi yaralandı.
(Mardin/Dargeçit)
17 Ekim
Mermer ocağında üstüne blok düşen
Durmuş Yılmaz (44) hayatını kaybetti.
(Konya/Beyşehir)
20 Ekim
İki traktörün arasına sıkışan işçi Urfani Şengül (36) hayatını kaybetti. (Sivas/
Suşehri)
Silaj makinesine kolunu kaptıran işçi
kolunu kaybetti. (Manisa/Salihli)
TPAO Bölge Üretim Müdürlüğü rezervuar atölyesinde kimyasal maddeler
test edilirken patlama meydana geldi;
3 kişi yaralandı. (Batman)
Yol yapımı esnasında kepçenin altında
kalan işçi yaralandı. (Siirt)
18 Ekim
21 Ekim
Kaçak maden ocağında elektrik akımına kapılan işçi Ozan Çaplık hayatını
kaybetti. (Zonguldak)
Çin uyruklu işçi beton dökerken 5 metrelik çukura düşerek ağır yaralandı.
(Kastamonu/Küre)
95
Evrensel, 04.10.2012
Kanalizasyon işçisi Mustafa Kara (23)
göçük altında kalarak hayatını kaybetti.
(Ankara/Sincan)
5 katlı binanın çatısından düşen inşaat
işçisi Kemal Pursah (43) hayatını kaybetti. (Ordu/Ünye)
Üzüm yüklü TIR devrildi; 2 kişi yaralandı. (Muğla)
22 Ekim
Çatı onarımı yapan işçi Fadıl Elkatmış
(35) 6. kattan düşerek hayatını kaybetti. (Bitlis)
Mustafa Aydın (39) tamir ettiği rampa
cihazının altında kalarak hayatını kaybetti. (Trabzon/Merkez)
Çalıştığı işyerinin 4. katından düşen
işçi Turan Aslan (42) hayatını kaybetti.
(İstanbul/Ümraniye)
Elini yem karma makinesine kaptıran
işçi yaralandı. (Manisa)
Şeker fabrikasında çalışan işçi İsmail Sülük (44) çatıdan düşerek hayatını
kaybetti. (Eskişehir)
96
toplama işçisi yıldırım düşmesi sonucu
yaralandı. (Ş.Urfa/Hilvan)
İnşaatın 10. katından düşen işçi Ferhat
Bayri (28) hayatını kaybetti. (Samsun)
Foseptik tankına düşen işçiler Harun
Güney (32) ve Levent İyigün (28) hayatını
kaybetti. (Muğla/Bodrum)
Olumsuz hava koşullarına rağmen çalıştırılmaya devam ettirilen 2 pamuk
Yük asansörü düştü; 2 işçi yaralandı.
(Eskişehir)
Maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan işçilerden Soner
Kan’ın (29) naaşına ulaşıldı; 1 işçi yaralı olarak kurtarıldı. (Zonguldak/Gelik)
23 Ekim
Çukurambar Atlantik Eğitim Kurumları inşaatından düşen işçi Yaşar Erdoğan
(43) hayatını kaybetti. (Ankara/Balgat)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
OSB’de meydana gelen iki ayrı “iş
kazası”nda 2 işçi yaralandı. (Aksaray)
Tekstil işçilerini taşıyan servis kaza
yaptı; 9 kişi yaralandı. (Denizli)
24 Ekim
Trafoya hat bağlamak için çıkan arıza
bakım servisinde görevli Mustafa Tolsak (33) elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Karaman)
İnşaatın çatısından düşerek ağır yaralanan, adı belirlenemeyen işçi hayatını
kaybetti. (İstanbul)
İnşaatın 3. katından düşen işçi Hayrettin Tok (56) hayatını kaybetti. (Bursa/
Gürsu)
Fabrikada çıkan yangında 2 işçi dumandan zehirlendi. (Düzce)
Dağıtım yaparken aracıyla şarampole
yuvarlanan kargo işçisi yaralandı. (Bursa)
SGK verilerine göre,
2010 yılında 1444, 2011 yılında
1563 işçi hayatını kaybetti;
bu verilere göre her ay sigortalı
120 ila 130 işçi hayatını kaybetti.
SGK verileri hayatını kaybeden
sigortasız işçileri kapsamadığı
gibi, hayatını kaybeden birçok
sigortalı işçiyi de kayıt altına
almadığından, veriler
iş cinayetleri gerçeğini
yansıtmaktan uzak.
İnşaatın 3. katından düşen işçi ağır yaralandı. (Amasya/Merzifon)
30 Ekim
Asansör boşluğuna düşen işçi yaralandı. (İstanbul)
Fabrikada çalıştığı sırada rahatsızlanan
işçi İsmail Karahan (30) hayatını kaybetti. (Isparta)
Servis minibüsü devrildi; 15 kişi yaralandı. (Kocaeli/Körfez)
Elektrik akımına kapılan işçi Seğbetullah Anık hayatını kaybetti. (Bingöl/Genç)
İşçi servisi ile otomobil çarpıştı; 9 kişi
yaralandı. (Tekirdağ)
Dış cephe yalıtımında çalışan inşaat işçisi İzzet Tekin (33) 3. kattan düşerek
hayatını kaybetti. (Kırıkkale)
26 Ekim
Muhasebe bürosunda çıkan yangında 1
kişi hayatını kaybetti. (Eskişehir)
Spil Dağı Milli Parkı’nda çıkan yangına
müdahale eden 9 işçi yaralandı. (Manisa)
28 Ekim
Meydana gelen trafik kazasında 2 işçi
yaralandı. (Yozgat)
Otomobil galerisi sahibi, muhasebecisi
Süleyman Altunoğlu’nu (47) silahla vurarak öldürdü. (İstanbul)
29 Ekim
1 ay önce işe başladığı Grand S Otel’de,
asansör ile kabin arasına sıkışan temizlik görevlisi Gonca Gaflı (39) hayatını kaybetti. Otel çalışanları, yetkililere bildirdikleri halde defalarca arızalanan asansörün tamir edilmediğini anlattı. (İstanbul/Esenler)
31 Ekim
Demir-çelik fabrikasında ayağına demir
kolon düşen işçi yaralandı. (Kayseri)
Meydana gelen trafik kazasında minibüs şoförü İsmail Alpak (42) hayatını
kaybetti; 39 kişi yaralandı. (Trabzon)
Tekstil işçilerini taşıyan servis minibüsü ile traktör çarpıştı; 1'i ağır 15 işçi yaralandı. (Kastamonu)
97
Marmara Park AVM’nin
inşaatında 11 Mart 2012’de 11 işçi
hayatını kaybetti. Açılan davada yapı
denetim firması, “Denetleme
mahallimizde bir sorun yok”,
Esenyurt Belediyesi “Sorumluluk
bizde değil”, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı sorumluluk
hakkında “Cevap veremeyiz”
dedi.
KASIM2012
Taşeronlaşma
iş cinayetlerinin davetçisi!
İnşaat, maden, metal, otomotiv...
En az 82 işçi hayatını kaybetti.
99
1 Kasım
İş merkezi inşaatının 4. katından düşen
işçi Cevat Demir (39) hayatını kaybetti. (Hatay)
Şarampole yuvarlanan kamyonetteki 2
işçi yaralandı; kamyonetin şoförü Mehmet Çalık (45) ve işçi Ramazan Çiftçi
(30) hayatını kaybetti. (Kayseri)
Tarım işçilerini taşıyan minibüs belediye otobüsüyle çarpıştı. Kazada 1 işçi
hayatını kaybetti; 5’i ağır 28 kişi yaralandı. (Adana)
2 Kasım
İnşaattan düşen işçi ağır yaralandı. (Siirt/Pervari)
İnşaattan düşen işçi yaralandı. (Kayseri)
Ayağına yüksek sıcaklıktaki maden dökülen fabrika işçisi yaralandı. (Kayseri/İncesu)
Elektrik akımına kapılan işçi Musa Hacımirzioğlu (40) hayatını kaybetti. (Kırıkkale)
İnşaat işçileri Recep Cırıl (52), oğlu
Âdem Cırıl (22), Mustafa Bayrak (18) ve
Ahmet Tiryaki (23) kaldıkları konteynırda ölü bulundu. (İstanbul/Ümraniye)
3 Kasım
4. kattan düşen işçi yaralandı. (Bilecik)
Şantiyede elektrik akımına kapılan işçi
yaralandı. (Kayseri)
100
Sedef Tersanesi sahibi
Murat Kalkavan:
“Bu işten 100 bin kişi geçimini
sağlıyor. Tersanede 30-60 TL
yevmiyeyle çalışan işçiler,
asgari ücrete göre çok iyi durumda. Bunun neresi kötü?”
Servis minibüsü devrildi; 11 kişi yaralandı. (Konya/Seydişehir)
Fabrikanın çatısından düşen işçi Abdül
Kurtulan (54) hayatını kaybetti. (Kocaeli/Kartepe)
5 Kasım
Bilim merkezi inşaatında, üzerine 15 kilogramlık demir düşen Erdal Uludağ
(35) hayatını kaybetti. (Konya)
İnşaattan düşen işçi ağır yaralandı.
(Ş.Urfa/Karaköprü)
Madende göçük meydana geldi; 1 işçi
ağır yaralandı. (Tekirdağ)
Kum ocağında çalışan işçi bacağını kaybetti. (Ankara)
6 Kasım
Üzerine elektrik panosu düşen işçi ağır
yaralandı. (Eskişehir/Mihalıççık)
Demir-çelik fabrikasında üzerine 100
kiloluk demir panel düşen işçi ağır yaralandı. (Kayseri)
Salkım köyündeki bir mermer fabrikasında çalışan elektrik işçisi İsmail Ustaoğlu (22) 10 metre yükseklikteki çatıdan düşerek hayatını kaybetti. (Muğla/
Kavaklıdere)
Tünel inşaatında meydana gelen göçükte 4 işçi yaralandı. (Bitlis)
İnşaatta elektrik akımına kapılan demir ustası Murat Taşdemir (31) hayatını
kaybetti. (K.Maraş/Ekinözü)
Elektrik akımına kapılan işçi yaralandı.
(Bursa/Uludağ)
7 Kasım
Kontrolden çıkan aracın çarptığı yol kenarında çalışan 2 işçi yaralandı. (İzmir/
Kemalpaşa)
Çatıdan düşen işçi yaralandı. (Manisa/
Turgutlu)
İnşaatın 4. katında sıva yapan soyadı
öğrenilemeyen Halil adlı işçi zemin katta çalışan arkadaşının üzerine düşerek
hayatını kaybetti. (Bursa)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Maden ocağında göçük meydana geldi. Cevdet Tezcan (40) hayatını kaybetti.
(Edirne/Uzunköprü)
Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi inşaatında çalışan işçi 2 metre yükseklikten düştü. Duvar kenarına yanaşmak isteyen kamyonetin altında kalan işçi hayatını kaybetti. (Niğde)
Mermer ocağında 8 metre yükseklikten
mermer blokların üzerine düşen işçi
yaralandı. (Burdur/Karamanlı)
8 Kasım
gemi bloğunun düşmesi sonucu hayatını kaybetti. (İzmir/Aliağa)
İşçi servisi kaza yaptı; 18 işçi yaralandı.
(Karaman)
Köylülerden aldığı ayvaları kamyon kasasına yüklerken yaklaşık 5 metre yükseklikten düşen Ahmet Günay (41) hayatını kaybetti. (Sakarya/Geyve)
İnşaatın 10. katından düşen işçi İlyas Karamahmut (21) hayatını kaybetti.
(Trabzon/Merkez)
İnşaatın 7. katından düşen işçi hayatını
kaybetti. (Ş.Urfa)
Birgün, 29.11.2012
Fabrikada çıkan yangına işçiler müdahale etti; 20 işçi dumandan zehirlendi.
(G.Antep)
Cam atölyesinde çalışan işçi Ersan Terzi (23) arkadaşlarıyla birlikte taşıdığı
camın kırılması sonucu boğazı kesilerek hayatını kaybetti. (Trabzon)
4 ayrı yerde 4 “iş kazası” meydana geldi; 4 işçi yaralandı. (Sakarya)
TOKİ konutları inşaatında, işçi Recep
Ertaş (24), 4. kattan asansör boşluğuna
düşerek hayatını kaybetti. (Erzincan)
Freni boşalan hafriyat kamyonu; kamyon
şoförü ile işçi Zeki Yalçınkaya’yı ezdi. Yalçınkaya hayatını kaybetti. (İzmir/Urla)
TTK maden ocağında göçük meydana
geldi; 3 işçi yaralandı. (Zonguldak/Ereğli)
Atatepe Sanayi Sitesi inşaatında bekçilik yapan Recep Kula (27) nöbetteyken
rahatsızlanarak hayatını kaybetti. (Balıkesir)
4. kattan düşen işçi Temel Akçay (53)
hayatını kaybetti. (İstanbul/Üsküdar)
10 Kasım
İnşaatın 4. katından düşen işçi yaralandı. (Siirt/Aydınlar)
Enerjisa Doğançay HES baraj inşaatında çalışan Avusturya vatandaşı işçi Michael Werner Offner (44) çalışırken kalp
krizi geçirerek hayatını kaybetti. (Adana/Kozan)
İşçi taşıyan kamyon ile otomobil çarpıştı. Hasan Hüseyin Gayhan ile kardeşi
Cafer Gayhan hayatını kaybetti; 2 kişi
yaralandı. (Sivas)
Uçuruma yuvarlanan kamyonetteki restorasyon işçileri Musa Aydemir (30) ve
Yavuz Kurt (34) hayatını kaybetti. (Artvin/Yusufeli)
Merdiven boşluğuna düşen işçi yaralandı. (Denizli)
Köprü inşaatı çöktü; 10 işçi yaralandı.
(Kocaeli)
9 Kasım
11 Kasım
Gemsan Tersanesi’nde kadrolu işçi Yusuf Ünal (30) üzerine kesim yaptığı
Yeni Aslanbaşar köyünde arızaya müdahale eden DEDAŞ işçileri, elektrik akı-
101
Star, 23.11.2012
mına kapıldı. Şehmus Üstek hayatını
kaybetti; 1 işçi ağır yaralandı. (Şırnak)
Kömür madeninde yangın çıktı; 2’si ağır
9 işçi yaralandı. (Manisa/Soma)
12 Kasım
İnşaatın 10. katından düşen işçi Yücel
Çelen (36) hayatını kaybetti. (Zonguldak/Merkez)
Otomobil tamir atölyesinde yağ varili alev aldı; 1 işçi yaralandı. (Antalya/
Alanya)
Çalıştığı çay fabrikasında ağaç budarken düşen işçi Mehmet Çebi (58) hayatını kaybetti. (Rize)
102
Gemide yangın söndürme tüpü patladı;
2 işçi yaralandı. (Samsun/İlkadım)
Eti Bakır AŞ’de fabrika stok sahasına
maden boşaltan kamyon devrildi. Devrilen kamyonun şoförü Turan İnce hayatını kaybetti. (Samsun)
Elektrik akımına kapılan 3 işçi ağır yaralandı. (Siirt)
14 Kasım
Rögar çukuruna düşen işçi yaralandı.
(Bursa/Karacabey)
İnşaatın 7. katından düşen işçi Kemal
Kaçar (40) hayatını kaybetti. (Kayseri/Talas)
Kanalizasyon çalışması sırasında mey-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
dana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti; 1 işçi yaralandı. (Erzurum/İspir)
Üzerine vinçten malzeme düşen işçi yaralandı. (Kocaeli/Kartepe)
Çalıştığı imalathanede sırtına çivi isabet
eden işçi yaralandı. (Bilecik/Bozüyük)
Nizipoğulları İnşaat’a ait otel inşaatında üzerine vinç kafesi düşen inşaat işçisi Evren Yelli hayatını kaybetti. Yelli’nin
mesai arkadaşları, defalarca uyarmalarına rağmen firma yetkililerinin işçi güvenliğini sağlamadıklarını; sorumluluğu
olanlardan şikâyetçi olacaklarını belirttiler. (İstanbul/Cevizlibağ)
Kömür madeninde 3 gün önce çıkan
yangında 9 işçi yaralanmıştı. Yaralı işçilerden Murat Yılmaz (31) tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. (Manisa/Soma)
Kaymakamlık binasına cam takan işçi
14. kattan düşerek hayatını kaybetti.
(İstanbul/Ümraniye)
HES inşaatında çalışan işçiler işe giderken trafik kazası geçirdi. Araç sürücüsü yaralandı; Ahmet Sabri Sevindik (28)
hayatını kaybetti. (Trabzon/Of)
Tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza
yaptı. Yıldız Akgöz ve Selvi Atlı hayatını
kaybetti; 6 işçi yaralandı. (Antalya/Serik)
TPAO işçilerini taşıyan kamyon devrildi;
16 işçi yaralandı. (Siirt/Kurtalan)
Taş ocağında kamyonla uçuruma yuvarlanan Metin Emir (35) hayatını kaybetti.
(İzmir/Bornova)
Polisten kaçan şüpheliler kullandıkları
araçla altyapı çalışması yapan işçilere
çarptı; 3 işçi yaralandı. (Adana)
Tuğla fabrikası işçisi Medine Baykur
(42) trafik kazasında hayatını kaybetti.
(Manisa/Turgutlu)
Fındık yüklü TIR devrildi; 2 işçi hayatını
kaybetti. (Çorum)
16 Kasım
Krom madeninde 1 gün önce meydana
gelen göçük altında kalan 3 işçi kurtarıldı. (Sivas/Koyulhisar)
17 Kasım
Mobilya imalatı yapan fabrikada üzerine tomruk düşen işçi yaralandı. (Bursa/İnegöl)
2 gün önce kaybolan TKİ işçisi Mahmut
Kutlu’nun (35) naaşı kanalizasyon çukurundan çıkarıldı. (Şırnak/Silopi)
Pastane inşaatında göçük meydana geldi. Soyadı öğrenilemeyen Âdem adlı
işçi hayatını kaybetti; 3 işçi yaralandı.
(K.Maraş)
Kömür ocağında üzerine taş ve kömür
düşen işçi yaralandı. (Zonguldak/Ereğli)
18 Kasım
Ruhsatsız olduğu için 5 ay önce mühürlenmesine rağmen üretime devam eden
kömür ocağında meydana gelen göçükte maden işçisi Ural Topraklı (61) hayatını kaybetti. (Zonguldak)
Köprü inşaatından düşen işçi Erdal
Çakmak (41) hayatını kaybetti. (Bursa/
Nilüfer)
Maden ocağında 8 gün önce çıkan yangında ağır yaralanan Hasan Gököz (30)
hayatını kaybetti. (Manisa/Soma)
Kepçe operatörü Emirhan Sarı, devrilen
kepçenin altında kalarak hayatını kaybetti. (Bolu)
19 Kasım
Yüksek Hızlı Tren inşaatı köprüsünden
düşen işçi hayatını kaybetti. (Sivas)
Üzüm işletmesinde parmağını iş makinesine kaptıran işçi yaralandı. (Manisa/
Saruhanlı)
Restore edilen köprüden düşen işçi yaralandı. (Kütahya/Tavşanlı)
GSM vericisinden düşen işçi Hamdullah
Akın (25) hayatını kaybetti. (Muş)
103
Prima Deri Fabrikası'nda çalışan işçi
pres makinesine kaptırdığı parmaklarını kaybetti. (İstanbul/Tuzla)
20 Kasım
Prima Deri Fabrikası'na ait inşaatta üzerine forklift devrilen işçi hayatını
kaybetti. (İstanbul/Tuzla)
Alışveriş merkezi inşaatında 4. kattan
asansör boşluğuna düşen işçi Salih Ünver (38) hayatını kaybetti. (Konya)
Tarım işçilerini taşıyan servis kaza yaptı; 8 işçi yaralandı. (Adana)
Otel inşaatında meydana gelen göçükte
2 işçi yaralandı. (Mersin/Yenişehir)
22 Kasım’da Akin köyündeki taş ocağında heyelan nedeniyle meydana gelen
kazada kamyonu ile birlikte göçük altında kalan sürücü Halim Küçük’ün (45)
naaşına ulaşıldı. (Afyon/Sandıklı)
İş dönüşü kaza yapan bilgisayar firması
çalışanlarından Mehmet Yılmaz (22) hayatını kaybetti; aracı kullanan işçi ağır
yaralandı. (İstanbul/Kadıköy)
Akşam, 29.11.2012
Kuşçu köyünde kolunu mibzere kaptıran işçi yaralandı. (Mardin/Derik)
İşyerinde kaynak yapan usta yaralandı. (Bolu)
Karaboğa Yem Fabrikası’nda çalışan işçi kolunu iş makinesine kaptırdı.
(Mardin/Kızıltepe)
21 Kasım
Elektrik akımına kapılan inşaat işçisi
Mehmet Taş (19) hayatını kaybetti. (Tekirdağ)
23 Kasım
104
Üstgeçit inşaatında göçük meydana
geldi. Toprak altında kalan işçilerden
Nuri Kazan (39) hayatını kaybetti. (İstanbul/Şile)
İnşaatın 23. katından düşen Şenol Aktaş (32) hayatını kaybetti. (İstanbul/Zeytinburnu)
Eti Bakır AŞ’nin gübre fabrikasında
amonyak tankının kapağı çöktü. 350 ton
ağırlığındaki kapağın altında kalan işçilerden 5’i, Fatih Açıkel, Hüsamettin
Toysümer, Hüseyin Bayrak, Sadık Kuruçay ve Güven Demirel hayatını kaybetti;
14 işçi yaralandı. (Samsun/Tekeköy)
Kanalizasyon çalışması sırasında meydana gelen göçükte toprak altında kalan belediye işçisi Veysel Şaffak (40) hayatını kaybetti. (Yalova/Çiftlikköy)
Ovit tüneli inşaatında iş makinesinin altında kalan işçi Mehmet Baltacı hayatını
kaybetti. (Erzurum)
26 Kasım
Köprü inşaatında 4 metre yükseklikten
düşen soyadı öğrenilemeyen Alparslan
adlı işçi hayatını kaybetti. (Bursa)
Çalıştığı madende dinamit patlatan işçi
ağır yaralandı. (Niğde/Ulukışla)
Nural Metal Yapı Elemanları Sanayi’de
üzerine metal kapı düşen muhasebeci
Eda Kızılaslan (24) hayatını kaybetti. (İstanbul/Dudullu)
Fındık fabrikasında çalışan 61 işçi zehirlendi. (Ordu/Ünye)
İnşaat çöktü; 8 işçi yaralandı. (Konya)
Türk Telekom’da elektrik mühendisi olarak çalışan Muhammed Ali Özduran (30)
göreve giderken geçirdiği trafik kazası sonucunda 48 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. (Malatya/Akçadağ)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Üzerlerine ağaç devrilen 2 orman işçisi
yaralandı. (Düzce/Yığılca)
27 Kasım
2. kattan düşen işçi yaralandı. (Bursa/
İnegöl)
Üzerlerine inşaat demirleri düşen 2 işçi
yaralandı. (Manisa)
Bekçi çalıştığı inşaatta ölü bulundu.
(Niğde)
Fabrika inşaatında 60 metre yükseklikten düşen işçi Mehmet Kımıcık (25) hayatını kaybetti. (Gümüşhane)
Belediye inşaatından düşen işçi yaralandı. (Gümüşhane)
28 Kasım
Demir-çelik fabrikasındaki patlamada 4
işçi yaralandı. (Osmaniye)
Kanal kazısı sırasında kayan toprak yığınının altında kalan 3 belediye işçisi
yaralandı. (Çorum)
7 gün önce elektrik akımına kapılan işçi
Seyhan Karakaş (34) hayatını kaybetti.
(Muğla/Dalaman)
TTK Armutçuk maden ocağında meydana gelen “iş kazası”nda Saffet Koç (38)
hayatını kaybetti; 3 işçi yaralandı. (Zonguldak/Ereğli)
mir kapı düşen yevmiyeli çalışan Dede
Erol (57) hayatını kaybetti. (Ankara/Şereflikoçhisar)
Taşeron Star Temizlik işçisi çalıştığı
Posta Dağıtım Müdürlüğü’nde asansör
boşluğuna düşerek yaralandı. (İstanbul/
Bayrampaşa)
İşçi servisi devrildi; 11 işçi yaralandı.
(Karaman)
30 Kasım
TOKİ inşaatında 4. kattan düşen Tuncer
Telli (26) hayatını kaybetti. (Kırşehir)
Başına tuğla düşen işçi yaralandı. (Siirt/Merkez)
Yenice Belediyesi’nin su arıtma tesisinde çalışan işçi elini palete kaptırarak
kaybetti. (Bursa/İnegöl)
Faytonculuk yaparken meydana gelen kazada sürücü Orhan Çelik hayatını
kaybetti. (İstanbul/Büyükada)
Özel hastanede stajyerlik yapan Yeşim
İntepe (16) iş çıkışında evine dönerken
araç çarpması sonucunda hayatını kaybetti. (Tekirdağ)
Marangoz Zeki Kara (26) kolunu hızara kaptırarak hayatını kaybetti. (Trabzon/Arsin)
29 Kasım
5 yıldızlı otelin ek bina inşaatında beton mikseri hortumu üzerlerine düşen
3 işçi yaralandı. (Antalya/Konyaaltı)
İnşaat iskelesi çöktü; 4 işçi yaralandı.
(Tekirdağ)
İskeleden düşen işçi yaralandı. (Bursa/
İnegöl)
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakfı’nın kömür deposunda üzerine de-
Milliyet, 03.11.2012
Kroman Çelik Fabrikası’nda vinç operatörü vinçten düşerek ağır yaralandı.
(Kocaeli/Gebze)
105
4 Aralık 2012’de
Şile açıklarında yaşanan gemi kazasına
giderken kurtarma teknesinde hayatını
kaybedenlerin ardından Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanı
Binali Yıldırım: “Gemiciler her denize
çıktıklarında, yakınlarıyla helalleşerek
çıkarlar. Denizciliğin tabiatında bu vardır.
(…) 7 kuvvetinde havada denize çıkmaya
hiç kimse zorlamadı Cemil Kaptan’ı.”
Hayatını kaybeden kaptan Cemil Özben’in
son telefon görüşmesi: “Makine kaput.
‘İş akdinizi feshedeceğim’ demiştiniz.
Şimdi biz ölüyoruz,
ne biliyorsanız yapın!”
ARALIK2012
Sorumlular yargılanmadıkça, işledikleri
cinayetlere yenileri ekleniyor!
İnşaat, enerji, tekstil, maden, tarım...
En az 76 işçi hayatını kaybetti.
107
OSB’deki bir mobilya fabrikasında çalışan işçi merdivenlerden düşerek yaralandı. (Kayseri)
2 Aralık
Tatil günü, biriken işleri bitirmek için
çalıştığı dökümhaneye giden işçi Mustafa Kula (48) zımpara taşının parçalanarak vücuduna isabet etmesi sonucu
hayatını kaybetti. (Konya/Akşehir)
Çalık YEDAŞ’a iş yapan taşeron firma
işçisi Turgay Koç (26) bir un fabrikasına giden elektrik hatlarındaki arızayı gidermek için çıktığı direkte akıma kapılarak hayatını kaybetti. (Merzifon)
İnşaat işçisi Alişan Kılıç (50) inşaatın 8.
katındaki kalıpları sökerken düşerek
hayatını kaybetti. (Adana/Çukurova)
4. kattan düşen inşaat işçisi Celal Yalçın (48) hayatını kaybetti. (Kırıkkale)
Yeni Şafak, 10.12.2012
3 Aralık
1 Aralık
Van’dan İstanbul’a çalışmak üzere gelen ve güvencesiz olarak çalıştırılan Çetin Bozkurt (18) çalıştığı inşaatın asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. Bozkurt’un sigortasının vefatından sonra yapıldığı iddia edildi. (İstanbul/Esenyurt)
İnşaatta iskele çöktü; sıvacılık yapan
Murat Dündar (36) hayatını kaybetti;
kardeşi ağır yaralandı. (Diyarbakır/Kayapınar)
108
OSB’deki bir fabrikanın 2 metre yükseklikteki çatısından düşen işçi yaralandı. (Kayseri)
OSB’deki bir fabrikada çalışan sevkiyat
işçisi, kamyondan mal indirirken kamyon kapağının ayağının üzerine düşmesi
sonucu yaralandı. (Kayseri)
TOKİ inşaatında çalışırken 8. kattan düşen işçi Gıyasettin Orak hayatını kaybetti. (Bitlis)
Kroman Çelik Fabrikası’nda çalışırken
vinçten düşen işçi Elvan Bayır (27) hayatını kaybetti. (Kocaeli/Gebze)
ÇEDAŞ teknisyeni Savaş Elbir (24) işyerindeki trafo merkezinde çalışırken
elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. (Tokat/Pazar)
Zekeriyaköy’de yeni yapılan bir villanın
patlayan su borusunu tamir etmek isteyen yabancı uyruklu işçi toprak kayması sonucu ağır yaralandı. (İstanbul/Sarıyer)
4 Aralık
Şile açıklarında batan “Volgo-Balt 199”
adlı yük gemisinin mürettebatını arama kurtarma çalışmalarına katılan Kıyı
Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait botun
kayalıklara çarpması sonucu Turgay
Sarıboğa, Mehmet Genç ve Kaptan Cemil Özben ve adı öğrenilemeyen 1 balıkçı yaşamını yitirdi. “Kaza”dan 1 gün
önce “botun emergency akü grubunun
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Evrensel, 06.12.2012
109
ömrünü tamamladığı ve acil olarak değiştirilmesi gerektiği” ve 1 hafta önce
de “otomatik pilotun çalışmadığı ve faal
olmadığı” belirlenerek çizelge tutulduğu ortaya çıktı. Bu 2 önemli arızanın
yetkililer tarafından üst makamlara bildirildiği halde göreve gönderildiği ortaya çıktı. (İstanbul)
Tersaneler Bölgesi’ndeki taşeron Duygu Denizcilik’te çalışan işçi Murat Demir (24) mazot tankını temizlediği ge-
İşçiler Kenan Erkan, Vahit Tarkan ve
Yıldırım Civelek baraj inşaatında meydana gelen toprak kayması sonucu hayatını kaybetti. (Şırnak/Uludere)
5 Aralık
Pansiyonun güneş enerjisi sistemini tamir ederken 7. kattan düşen tesisatçı Mahmut Çakır (29) hayatını kaybetti.
(Burdur/Gölhisar)
Çalıştığı inşaatta üzerine su kovası düşen işçi yaralandı. (Kastamonu)
Ege Serbest Bölgesi’ndeki inşaat alanında demir kesme makinesiyle eli kesilen işçinin elini bir daha kullanamayacağı öğrenildi. (İzmir/Gaziemir)
6 Aralık
Ponza Madencilik’te çalışan işçileri taşıyan servis ile TIR çarpıştı. Erkan Civelek (38), Mahmut Özcan (36) ve Şevket
Kaya hayatını kaybetti; 2 işçi yaralandı.
(Nevşehir)
2. OSB’deki bir fabrikada çalışan işçi
pres kalıbına sıkıştırdığı parmaklarını
kaybetti. (Sakarya/Hendek)
Hemit köyündeki bir kömür ocağında,
işçilerin kaldığı yatakhanede çıkan yangında 4 işçi yaralandı. (Tekirdağ/Malkara)
7 Aralık
110
Evrensel, 03.12.2012
Sedef Tersanesi’nde çalışan taşeron
işçi kırılan iskeleden düşerek yaralandı.
(İstanbul/Tuzla)
miden denize düşerek hayatını kaybetti.
Aynı gemide çalışan işçiler, “Güverteye önlem olarak ip gerdiler ama korkuluk gerilmesi gerekiyordu. Eğer korkuluk gerselerdi arkadaşımız hayatta olacaktı” dedi. (İstanbul/Tuzla)
Devlet hastanesi inşaatında çalışan işçi
4 metre yükseklikten düşerek yaralandı. (Mardin/Nusaybin)
8 Aralık
ÇEL-MER demir-çelik fabrikasında çalışan Gürkan Ağaç (27) tavanda kaynak
yaptığı sırada hareket eden vinçle tavan arasında sıkışarak hayatını kaybetti.
(Kocaeli/Çayırova)
HES çalışması sırasında kar temizleyen
kepçe uçuruma yuvarlandı; kepçe ope-
Yurt, 21.12.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
ratörü Mustafa Hocur (22) ile işçi Bekir Ayazlı (25) hayatını kaybetti. (Giresun/Güce)
Temel çalışması yaptıkları inşaatta
meydana gelen toprak kaymasında 3
işçi yaralandı. (Muğla)
4 metre yüksekliğindeki dijital reklam
panosundaki arızayı gidermek için çıktığı merdivenden düşen işçi yaralandı.
(Manisa/Turgutlu)
9 Aralık
Kot boyama fabrikasında kimyasal
maddeden zehirlenmiş olabilecekleri
şüphesiyle hastaneye kaldırılan 11 işçiden Osman Bunsuz ve Aytaç Mendiz
hayatını kaybetti. AKP eski il başkanı
Atıf Şirikçi’ye ait olduğu belirtilen fabrikada 2007’de çıkan yangında 7 işçi
yaralanmış; Nisan 2012’de meydana
gelen patlamada 4 işçi hayatını kaybetmişti. Fabrika 2012’de Türkiye’nin
en büyük 500 şirketi arasında yer aldı.
(K.Maraş)
Yaklaşık 100 işçinin çalıştığı inşaatta
akşam yemeği yiyen 25 işçi zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. (Ankara)
Cami inşaatında beton dökümü sırasında meydana gelen çökme sonucu 3 işçi
ile imam yaralandı. (Mardin/Midyat)
Kiremit fabrikasında çalışan işçi Bilal
Karakuş (29) iş çıkışı kullandığı moto-
sikletinin traktöre çarpması sonucu hayatını kaybetti. (Çorum/Osmancık)
10 Aralık
Çalıştığı fabrikanın servisine yetişmeye çalışan Meltem Uslu (19) servis aracının altında kalarak hayatını kaybetti. (Eskişehir)
Pamuklu köyündeki bir kömür ocağında
çalışan Mustafa Güler (42) kömür vagonu ile duvarın arasına sıkışarak hayatını
kaybetti. (Karaman/Ermenek)
Pamuklu köyündeki bir kömür ocağında
yeni tünel açmak için dinamit patlatıldığı sırada 3 genç işçi yaralandı. Pamuklu
köyünde yaklaşık 12 kömür ocağı bulunuyor. (Karaman/Ermenek)
İş makinesi operatörü kırmaya çalıştığı
kayadan kopan parçaların ve toprağın
altında kalarak yaralandı. (Trabzon)
Devlet hastanesi inşaatında çalışan 2
işçi dinlenirken soba dumanından zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. (Nevşehir/Hacıbektaş)
İnşaatın 3. katında sıva yapan işçi, iskele tahtasının kırılması sonucu düşerek
yaralandı. (Bolu)
11 Aralık
Akkoz köyündeki HES inşaatında çalışan işçi Ömer Sakınak iskeleden düşerek hayatını kaybetti. (Kars/Sarıkamış)
111
Birgün, 06.12.2012
Asfalt kaplama malzemesi yapan bent
mikserinin içine düşen işçi Tahir Yılmaz
(25) hayatını kaybetti. (Muğla/Fethiye)
Patates işçilerini taşıyan minibüs devrildi; 11 işçi yaralandı. (Niğde)
Şalgam fabrikasında 3 işçi şalgam kazanına düşerek yaralandı. (Konya/Ereğli)
112
Sanayi Sitesi’ndeki bir inşaatta hazırlanan
kalıplara beton dökülürken çöken kalıbın
altında kalan işçi yaralandı. (Tokat)
12 Aralık
Kars’tan çalışmak için gelip 5 gün önce
işe başlayan İsrafil Nama (37) Selçuklu
Holding bünyesinde faaliyet yürüten Selin İnşaat’a ait Rings şantiyesinde inşaattan düşerek hayatını kaybetti. (İstanbul/Sancaktepe)
Çalıştıkları inşaatta 4 metre yükseklikteki iskeleden düşen 2 işçi yaralandı.
(Gümüşhane)
Tadilat yapılan binanın çatısı çöktü; 1
işçi yaralandı. (Konya/Meram)
5 katlı inşaatın 4. kat iskelesinde koruma halatını değiştirdiği sırada düşen
işçi yaralandı. (Antalya/Alanya)
TOKİ inşaatı şantiyesinde işçilerin kaldığı çadırda çıkan yangın sonucu 1 işçi
yaralandı. (Amasya/Gümüşhane)
Çatıda anten tamir ederken yaklaşık 5
metrelik yükseklikten düşen işçi yaralandı. (Muğla/Bodrum)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
13 Aralık
Güzelsu köyünde yapılan köprüye asfalt
dökme çalışması sırasında asfalt boşaltan kamyonun kapağı başına çarpan işçi
yaralandı. (Van/Gürpınar)
Kömür beldesindeki bir maden ocağında çalışan kepçenin tekerinden fırlayan
mermer parçası vücuduna isabet eden
işçi ağır yaralandı. (Adıyaman)
14 Aralık
Market çalışanı işçi asansör boşluğuna
düşerek ağır yaralandı. (Çorum)
Trakya Elektrik Dağıtım AŞ’de (TREDAŞ) görevli işçilerden 1'i bakım yaptıkları trafonun patlaması sonucu yaralandı. (Tekirdağ)
17 ve 22 yaşındaki işçi kardeşler
demir tezgâhı iple yukarı çekerken
demirin elektrik tellerine temas etmesi sonucu akıma kapılarak hayatlarını
kaybetti. (G.Antep)
Sude Villaları Sitesi’ndeki bir villanın izolasyon işini yapan işçilerden 1’i kazdıkları
çukurun çökmesi sonucu toprak altında
kalarak yaralandı. (Muğla/Bodrum)
Sevgi Kent Sitesi’nin dış cephe yalıtımını yaparken 2. kattaki iskeleden düşen
işçi yaralandı. (Bursa/İnegöl)
Mobilya atölyesinin 4. katından düşen yük asansöründeki 6 işçi yaralandı. (Ordu)
15 Aralık
Çeltik fabrikasında silo içinde çalışırken üzerine çeltik kabukları düşen işçi
Raif Kılıç (35) hayatını kaybetti. (Edirne/
İpsala)
Hürriyet-Ankara, 05.12.2012
Federal Mogul Fabrikası işçilerini taşıyan servis otobüsü devrildi; 6 işçi yaralandı. (Kocaeli)
16 Aralık
Yedikardeş köyünde 1 çiftçi kendisine
ait traktörle yem makinesi arasında bulunan şaft miline kolunu kaptırarak yaralandı. (Giresun/Şebinkarahisar)
17 Aralık
Mesaisi biten tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi; 30 işçi yaralandı.
(Mersin/Tarsus)
18 Aralık
Kaynak yaptığı inşaatın 3. katından
asansör boşluğuna düşen Cevat Arslan (35) hayatını kaybetti. (Diyarbakır/
Silvan)
Karbasan kasabasındaki bir çiftlikte
kullanılan yem makinesini çalıştırmak
için haznesine çıkan işçi aniden çalışan
makineye ayaklarını kaptırarak yaralandı. (Uşak/Karahallı)
19 Aralık
Küçükdoğanca köyündeki bir maden
ocağında, yerin yaklaşık 700 metre al-
113
Çalıştığı zeytinyağı fabrikasında temizlik yapmak üzere çatıya çıkan işçi düşerek yaralandı. (Manisa/Turgutlu)
OSB’de çalışan işçileri taşıyan servis
minibüsü ile kum yüklü kamyon çarpıştı; 10 işçi yaralandı. (Antalya/Kepez)
23 Aralık
Şok, 11.12.2012
İsmetpaşa köyündeki bir çiftlikte çalışan Hasan Şahin (35) hayvan dışkılarının atıldığı çukuru vidanjörle temizlerken traktörle vidanjör arasında dönen
şafta kolunu kaptırarak hayatını kaybetti. (Bursa/Karacabey)
tından vagonlarla kömür çıkarılırken
meydana gelen göçükte Mesut Akçaköse (29) hayatını kaybetti; 5 işçi yaralandı. (Edirne/Keşan)
Yenice OSB’deki bir tekstil fabrikasında çalışan işçi üzerine asit kazanı devrilmesi sonucu bacakları ve ayakları yanarak yaralandı. (Bursa/İnegöl)
21 Aralık
Sıva işçisi Hasan Zorbaz (18) inşaatın
4. katından düşerek hayatını kaybetti.
(Konya/Meram)
Kaynak ustası İhsan Yücel (34) vinç üzerinde kaynak yaparken düşerek hayatını
kaybetti. (Kırıkkale/Yeşilhan)
Çalıştığı işyerinde temizlik yaparken asma
kattan düşen işçi yaralandı. (Trabzon/Of)
Niğde Üniversitesi’nde yurt inşaatında
çalışan işçi 3. kattan düşerek yaralandı. (Niğde)
114
Avdan köyündeki bir mermer ocağında
iş makinesiyle yüklenen mermer bloklar ayaklarına düşen işçi yaralandı. (Antalya/Korkuteli)
Adliye köyündeki karavan üretimi yapan
firmada çalışan işçi, eli sıkışarak yaralandı. (Sakarya/Arifiye)
Çalıştığı inşaatta eli demir bükme makinesine sıkışan işçi yaralandı. (Sakarya/Hendek)
24 Aralık
Aslancık köyündeki HES inşaatında vinç
halatının kopması sonucu üzerine boru
düşen kaynakçı Hikmet Gençer (43) hayatını kaybetti. (Giresun/Tirebolu)
Kepçe operatörü Mustafa Çobanoğlu (47), bir kamyon şoförü ve ustabaşıyla birlikte Pamukluk Barajı’nda kamyona dolgu malzemesi yüklerken meydana gelen heyelanda toprak altında kaldı. Çobanoğlu hayatını kaybetti; 2 işçi
yaralandı. (Mersin/Çamlıyayla)
Dallarını budadığı ağaçtan düşen belediye işçisi yaralandı. (Bilecik)
25 Aralık
22 Aralık
Hasan Demir’in (40) idaresindeki kamyondan mermer indirilirken 5 ton ağırlığındaki blokların arasında kalan Demir
hayatını kaybetti. (K.Maraş)
Dağrade Barajı inşaatında çalışan işçi
yüksekten düşerek yaralandı. (K.Maraş/
Elbistan)
Uzuntarla’daki bir demir-çelik fabrikasında 2 metre yükseklikten düşen işçi
yaralandı. (Kocaeli/Kartepe)
2 katlı inşaatın çatısından düşen işçi yaralandı. (Karaman/Başyayla)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
26 Aralık
Hürriyet Çukurova-Gap, 26.12.2012
Tulumtaş köyündeki elektrik arızasını
gidermek için çıktığı direkten düşen işçi
yaralandı. (Siirt/Kurtalan)
Fabrikaya işçi taşıyan servis otobüsü
yoldan çıkarak devrildi; otobüste bulunan 26 işçiden 5’i yaralandı. (Ankara)
Şetat Madencilik’e ait krom madeninde, gece vardiyasında, ocaktan çıkarılan taşların kırıcı değirmenlere taşındığı bant tıkandı; başına düşen taşlar
isabet eden işçi yaralandı. (Bursa/Orhaneli)
İnşaatın 5. katından düşen işçi ağır yaralandı. (Cizre)
27 Aralık
İnşaatta kaynak yaparken elektrik tellerine temas eden Sadullah Kadıoğlu (25)
5 metre yükseklikten düşerek hayatını
kaybetti. (Karaman)
Çatı tamiratı yaptığı mozaik fabrikasında 10 metre yükseklikten düşen 41 yaşındaki işçi hayatını kaybetti. (Niğde)
Atak Tavuk Çiftliği’nde yem silolarının
bakım-onarımını yapan Ahmet Yılmaz
çatıdan düşerek hayatını kaybetti. (Konya/Sarayönü)
Kamyon ile fabrika işçilerini taşıyan
servis çarpıştı; 13 işçi yaralandı. (Eskişehir)
29 Aralık
TTK Karadon Müessese Müdürlüğü Gelik İşletmesi maden ocağında, yerin 360
metre derinliğinde üretim yapıldığı sırada meydana gelen göçükte üzerine
kaya ve kömür parçaları düşen 15 yıllık maden işçisi Ercan Oğuz (39) hayatını kaybetti. (Zonguldak)
4 katlı inşaatın en üst katında çalışan
işçi asansör boşluğuna düşerek yaralandı. (Mersin/Erdemli)
30 Aralık
Ambarcık köyünde çalıştığı işyerinde
kaynak yaparken hortumun patlaması
sonucu eli ve yüzü yanan işçi yaralandı.
(Trabzon/Akçaabat)
31 Aralık
OSB’deki bir fabrikada çalışan işçi Mehmet Dinç (40) yük yüklediği kamyondan
düşerek hayatını kaybetti. (Bursa/İnegöl)
Konak Tünel inşaatı temelinde ziftleme
yapılırken meydana gelen toprak kayması sonucu göçük altında kalan Vahdettin Cengiz (38) hayatını kaybetti. (İzmir/Konak)
Belediyenin yeni hizmet binası inşaatında yaş betonun ağırlığını taşıyamayan iskele çöktü; tahta kalıpların üzerlerine düştüğü 7 işçi yaralandı. (Adana/
Çukurova)
OSB’deki bir sunta fabrikasında üzerine
10 ton yük taşıyan forklift düşen işçi yaralandı. (Bursa/İnegöl)
İnşaatın 3. katında sıva yapan işçi merdiven boşluğuna düşerek ağır yaralandı.
(Konya/Ereğli)
Siirt Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi inşaatında beton dökülürken meydana gelen göçükte 1 işçi 2. kattan düşerek yaralandı. (Siirt)
115
2012 yılı aylık iş cinayetleri raporlarında sendika.org ve
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG)
verilerinden faydalanılmıştır.
2012 yılında iş cinayetlerinde
en az 878 işçi hayatını kaybetti!
En çok iş cinayeti temmuz ayında meydana geldi. İş cinayetlerinin en yaygın olduğu
sektör inşaat oldu. İşçi ölümlerinin en çok etkilediği yaş grubu ise 28-50 olarak kayıtlarımıza geçti. Ölümlerin büyük kısmı İstanbul’da gerçekleşti.
2012 yılı iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı
Grafikte de görüldüğü gibi 110 işçinin hayatını kaybettiği temmuz ayı iş cinayetlerinin en çok meydana geldiği ay olarak kayıtlarımıza geçti. 42 işçinin hayatını kaybettiği şubat ayı ise ölümlerin en az gerçekleştiği ay oldu. Aylık ortalama işçi ölümü 73
olarak belirlendi. Ancak bildirimi yapılmayan, kayıtlara geçmeyen ve basına yansımayan işçi ölümleri ile birlikte sayının bundan daha fazla olduğu bir gerçektir. Dolayısıyla tüm aylık raporlarda geçen sayısal verilerin gerçekte var olabilecek en düşük sayısal ifadelere karşılık geldiği gözetilmelidir.
116
2012 yılı iş cinayetlerinin
sektörlere göre dağılımı
Yerel ya da ulusal basında yer
alan ve bizlerin sahadan ulaşabildiği “iş kazaları”nda, inşaat sektöründe yıl boyunca en az 279 işçi
hayatını kaybetti. Tarım sektöründe çoğunluğu mevsimlik işçi olarak kuzeye, batıya ve güneye göç
eden yoksul köylüler olmak üzere en az 90 işçi hayatını kaybetti.
Enerji sektöründe en az 86; maden sektöründe 81; tersanelerde
10 işçi hayatını kaybetti.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
2012 yılı iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
Hayatını kaybeden işçilerin 15’ini 14 yaş ve altındaki çocuk işçiler oluşturuyor. İşçilerin 19’u 15-17; 162’si 18-27; 384’ü 28-50; 89’u 51-60 yaş aralığındadır. 209’unun
yaşı belirlenememiştir.
2012 yılı iş cinayetlerinin illere göre dağılımı
İş cinayetlerinin meydana geldiği ilk 10 ilin bilançosu grafikte görülmektedir.
İstanbul’da 102, İzmir’de 39, Ankara’da 34, Adana’da 32, Konya’da 29, Bursa’da 27,
G.Antep’te 24, Antalya’da 23, Muğla’da 23, Erzurum’da 20 işçi hayatını kaybetmiştir. Sonrasında en çok ölüm veren iller sırasıyla şöyledir: Eskişehir’de 19; Kayseri, Manisa, Zonguldak’ta 18; Samsun, Sivas, Ş.Urfa’da 17; K.Maraş, Kocaeli’de 16;
Ağrı’da 15; Tekirdağ’da 13; Balıkesir, Mersin’de 12; Diyarbakır, Kırıkkale, Sakarya,
Trabzon’da 11; Malatya’da 10 ve diğer illerde toplam 263 işçi hayatını kaybetmiştir.
117
Grafikler
2012 yılı aylık
iş cinayetleri
raporları
verilerinden
derlenmiştir.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği
Meclisi’nden Aslı Odman:
“Bugün vardığımız teknolojik seviye
ve sosyal organizasyon
kabiliyetleriyle, kimse hasta
olmadan, yaralanmadan ve
ölmeden üretebiliriz.”
“İş Kazası”
Durumunda
Ne Yapılmalıdır?
İŞ CİNAYETLERİ
ALMANAĞI
“İş Kazası”
Durumunda
Ne Yapılmalıdır?
sigortalı bir işçi için geçerli bütün haklardan faydalanabilir.
Şayet “sigortalılık” durumunun olmaması
nedeniyle “iş kazası” sayılmaması söz konusu ise, işçinin tespit davası açma hakkı vardır. Aynı durum, sigortalı olunduğu
halde olayın “iş kazası” sayılmaması hali
için de geçerlidir.
“İş kazası” olduğunda ilk ne yapılır?
“İş kazası” nedir?
İşçiyi, yaptığı iş nedeniyle ister işyerinde isterse işyeri dışında olsun, işle ilgili
bir sürecin dahilinde bedenen veya ruhen
özre uğratan olay “iş kazası”dır.
İşçinin, “kaza”nın olduğu sırada işyerinde
bulunması; işçi “kaza” ânında çalışsın çalışmasın, mesai dahilinde olsun olmasın;
“iş kazası” sayılması için yeterlidir.
İşverenin yürütülmekte olan iş dolayısıyla işçiyi görevli olarak işyeri dışında başka bir yere göndermesi nedeniyle, işçi asıl
işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatına
tabi olup olmadığına bakılmaksızın yine
bu mevzuatta belirtilen sürelerde çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
Sigortalıların, işverenin sağladığı bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında
meydana gelen “kaza”lar “iş kazası” sayılır.
120
“İş kazası”na uğrayan işçinin sigortalı
olup olmaması önemli midir?
Hayır. “İş kazası” geçiren işçi sigortasız bile olsa işyerinin Sosyal Güvenlik
Kurumu’na (SGK) yapacağı bir başvuruyla
İşçiye hemen gerekli tıbbi müdahale yapılmalıdır.
Hastane evraklarının “iş kazası” olarak
düzenlendiği kontrol edilmelidir. Şahitlerin ifadesi alınmalıdır.
“İş kazası” olduğunda işveren derhal bölgedeki zabıtaya (savcılık veya karakol) bilgi vermek zorundadır. Eğer işveren bu görevini yapmıyorsa işçi de bu bildirimi yapabilir. Bu noktada, “kaza”ya maruz kalanın ifadesi önemlidir.
Daha sonra ne yapılır?
İşveren, sigortalı işçinin “iş kazası” geçirdiğini en geç “kaza”dan sonraki 3 iş günü
içinde düzenleyeceği “İş Kazası ve Meslek
Hastalığı Bildirim Formu” ile SGK İl/Bölge/Merkezi Müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür. İşverence SGK’ya bildirim yapılmamasının cezası 2000 TL’dir.
İşveren, işyerinde “kaza” ile ilgili bir dosya hazırlamalıdır. Bu dosyada sigortalının
işe giriş tarihi, işe giriş sağlık raporu, son
4 aya ilişkin hesap ücret pusulası, işçi çizelgesi, eğitim belgesi yer almalıdır.
Sağlık hizmet birimleri (hastane, vb.) kendilerine intikal eden iş kazalarını 10 gün
içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür.
Bildirimde bulunmamalarının cezası 2000
TL’dir.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Olayın “iş kazası” olup olmadığına kim
karar verir?
İşverence yapılan bildirimden sonra SGK,
müfettiş/müfettişlerini olay yerine derhal
göndermek zorundadır. Müfettişlerin tuttuğu rapora göre olayın “iş kazası” olup
olmadığına karar verilir.
Müfettişlerin incelemesi esnasında işçi
nelere dikkat etmelidir?
sı açma hakkı vardır. Davaların zamanaşımı süreleri, “kaza” tarihinden itibaren,
görevli mahkemeye göre değişmektedir.
İş Mahkemeleri'ndeki davalarda süre 10
yıldır.
İşçi yakınlarının ceza davasına müdahil
olma, tazminat davası açma hakları sınırlandırılmış değildir. (Eş, çocuk, anne,
baba, kardeşler ve diğer yakınlığını ispat
edebilenler başvuru yapabilir.)
Müfettiş/müfettişler işçilerin yaşamı için
tehlikeli bir husus tespit ederse, tehlike
giderilinceye kadar işin kısmen veya tamamen durdurulmasına ya da işyerinin
kapatılmasına karar vermek üzere yetkili komisyona teklif götürebilir.
Müfettiş/müfettişlerin “kaza” yeri incelemelerinde “kaza”ya uğrayan işçi
eğer “kaza” yerinde olabilecek durumdaysa mutlaka olmalıdır. Eğer “kazazede” işçi orada bulunamıyorsa olayı gören
işçi arkadaşları mutlaka müfettişlere bilgi vermelidir. Ayrıca müfettiş raporlarına
“kaza”yı gören işçi/işçiler tanık olarak ifade vermeli ve ismini yazdırmalıdır.
“İş kazası” sonrasında işçi işverene
karşı ne yapabilir?
“İş kazası” sonucu ölüm meydana gelmişse, Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma sürdürülerek kamu davası açılır. Ancak mevcut soruşturmalar göstermiştir ki; hayatını kaybedenlerin yakınları tarafından davanın başından itibaren yakinen takip edilmesi önemlidir. Görevlendirilmiş Cumhuriyet Savcısı'ndan bilgi almak, yapılacak keşfe iştirak etmek ve ulaşılan deliller ile duyumları görevli Cumhuriyet Savcısı ile paylaşmak gereklidir.
“İş kazaları”nda işçinin, sorumlulara göre,
İdare/Hukuk ve İş Mahkemelerine başvurarak maddi ve manevi tazminat dava-
121
Yazıda Emek Çalışmaları Merkezi’nin
“Çalışma Yaşamında Haklarımız” broşürü, SGK resmi
web sitesinden (sgk.gov.tr) faydalanılmıştır.
“Verilen bu adalet mücadelesi,
kaybedilenler için borcumuz,
geride kalanlar için
sorumluluğumuzdur.”
Ailelerin Adalet
Mücadelesinden
Kesitler
123
İŞ CİNAYETLERİ
ALMANAĞI
Davutpaşa Davası
İstanbul Davutpaşa'da, kaçak ve güvencesiz çok sayıdaki işyerinden biri olan
Emek İş Hanı’ndaki bir maytap atölyesinde 31 Ocak 2008’de meydana gelen
patlamada 21 kişi hayatını kaybetti, 130
kişi yaralandı. Patlamanın gerçekleştiği işyeri, aynı bölgede babadan oğula
geçip yer değiştirerek, kaçak-ruhsatsız
olarak çalışmaya yıllarca devam etmişti. Görevleri halkın sağlığını ve güvenli-
Patlamadan hemen sonra Bakırköy
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bilirkişi heyeti oluşturuldu. Heyet olay yerinde keşif yaptı. 31.03.2008 tarihli rapor Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunuldu. Heyetin detaylı düzenlediği raporun sonuç
kısmında, kaçak işletme sahibi Selçuk
Başlar, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve BEDAŞ Genel Müdürlüğü kusurlu bulundu. Müşteki (şikâyetçi) vekilleri İçişleri Bakanlığı’nın da kusurunun
tespit edilmesi talebiyle rapora itirazda
ğini sağlamak olan birçok yetkili kurum,
açıkça kusurlarını kabul ederek kaçak
ve ruhsatsız işyerlerindeki tehlikeden
bahsetti. İstanbul Valisi Muammer Güler de bunlardan biriydi; olayın hemen
ardından yaptığı açıklamada, patlamaya
bulundu; ancak itirazları kabul edilmedi. Bilirkişi raporunda sorumlu bulunan
idareler ve İçişleri Bakanlığı hakkında
yasal süreler içerisinde idari başvurular yapıldı. Bu şekilde, patlamada hayatını kaybedenlerin yakınlarının ve yara-
Radikal, 20.06.2009
124
Kaçak atölyedeki patlamanın
küllerinden doğan örnek mücadele
iş merkezinde ruhsatsız maytap üretimi
yapan bir işyerinin neden olmuş olabileceğini söyledi. Muammer Güler’in yaptığı açıklama malumun ilanı gibiydi.
Radikal, 01.02.2009
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
lananların maddi ve manevi kayıplarının
karşılanması talep edildi; ancak başvuruların tümüne ret cevabı verildi.
İdari kurumlarca verilen ret cevapları üzerine, yasal süreleri içerisinde İdare Mahkemeleri’nde maddi ve manevi tazminat davaları açıldı. Farklı mahkemelerde devam eden dava dosyalarının bir kısmı Danıştay’da temyiz süre-
cinde. Bazı dosyalar kesinleşti, bazılarıysa yerel mahkemede devam ediyor.
İdare Mahkemesi kararlarıyla, patlamada denetim sorumluluğu bulunan idari
kurumların ihmali tescil edildi.
Olayla ilgili bilirkişi raporunun, patlamanın hemen ardından, 2 ay içinde hazırlanıp Cumhuriyet Savcılığı’na sunulmasına rağmen, savcılıkça iddianame-
125
nin düzenlenip davanın açılması neredeyse 2 yılı buldu. Bu süreçte Davutpaşa patlamasında hayatını kaybedenlerin
aileleri 35 hafta boyunca, her cumartesi
12.00’de Taksim meydanında basın açıklaması yaparak dava açılmasını ve tüm
sorumluların yargılanmasını talep ettiler. 2 yıl sonra açılan davanın şüphelileri
arasında kamu görevlisi olarak sadece
Zeytinburnu Belediyesi’nde olay tarihinde ya da daha önce görev yapan yönetici ve müdürler vardı. Bilirkişi raporunda kusurlu olduğu tespit edilen İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilisi hakkında idarece kovuşturma izni ve-
bul Çalışma Bölge Müdürü Atakan Tanış
davaya dahil edildi. Uzun uğraşlar sonucunda, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın hakkında da iddianame
düzenlenerek dava açıldı; dava mevcut
dosyayla birleştirildi.
rilmiyordu. Bu sebeple, bu karara karşı
yapılan itirazın zamanında mahkemeye
ulaşamadığı vb. gerekçelerle yetkililerin
soruşturma kapsamı dışında tutulmaları sağlandı. Bu kararlara rağmen aileler
ve avukatları, “yetkililerin yargılanmasında ısrar etmeyi” sürdürdü. Bu itiraz
süreçleri ve davalar neticesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstan-
pa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM)
başvuruldu.
Takvim, 26.02.2009
İlk duruşmaya katılmayan Murat
Aydın’ın, sağlık nedeniyle mazeretli olduğunu iddia ettiği saatlerdeki Dolmabahçe gezisi sosyal medyadaki paylaşımlarından tespit edildi; bu durum ülke
basınında da yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yargılanması
yönünde yapılan itirazlar ve dava süreçlerinden netice alınamadığı için Avru-
126
Davutpaşa patlamasında hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet mücadelesindeki ısrarları, kamuoyu nezdinde “iş
kazası”nın cinayet olarak algılanmasını
sağlamıştır. Ailelerin sürdürdüğü adalet mücadelesi, diğer iş cinayetleri mağ-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Davutpaşalı Aileler, Bursa/Mufstafakemalpaşa, Ankara/Ostim-İvedik, Zonguldak/Karadon ve Eskişehir’de meydana
gelen iş cinayetlerinde yakınlarını kaybeden aileleri heyetler halinde ziyaret
ederek dayanışma ve cesaretlendirme
çabalarını eksik etmedi. Davet edildikleri toplantılarda, iş cinayetlerine dair duyarlılığın oluşmasında emeklerini esirgemediler. “İş Kazası Değil Cinayet, Bütün Sorumlular Yargılansın, Kader Değil Cinayet, Kaza Değil Cinayet, Bir Daha
Olmaması İçin, Geride Kalan İşçiler İçin”
sözleriyle, hakikatin anlatılmasında büyük payları vardır.
Bu vahim olayın meydana geldiği tarihten 5 yıl sonra, öncelikle patlamada hayatını kaybedenlerin aileleri olmak üzere, gönüllü hukukçular ve destek veren
duyarlı kişilerce yürütülen adalet mücadelesi sürüyor.
Davutpaşa patlamasında
hayatını kaybedenler
Aslan Doğan (35), Giresun
Gülhan Çabuk (31), Trabzon
Haciyev S. Recepoğlu (24), Azerbaycan
Halit Alkan (22), Van
Hasan Akhun (26), İstanbul
Heybettullah Güleç (18), Bitlis
Hüseyin Tayranoğlu (38), Çorum
Kadir Cesur (33), İstanbul
Kazım Nişli (17), Giresun
Lezgi Şimşek (43), Ağrı
Mehmet Coşkun (28), Konya
Metin Erdoğan (39), Tokat
Niavroz Mamadov, Azerbaycan
Orhan Saday (26), Kars
Ömer Boyraz (20), Sivas
Ömer Vural (44), İstanbul
Semra Bakkal (37), İstanbul
Sevdat Çelik (22), Ordu
Yaşar Kara (37), Trabzon
Zübeyir Bal (46), Giresun
Maytap atölyesi sahibi
Cumhuriyet, 27.06.2009
durlarına örnek olma açısından bir milat
özelliği taşıyor.
127
BEDAŞ İşçisi Erkan
Keleş’in Davası
Bir dizi ihmal ve denetimsizliğin
hikâyesi: Tek iş güvenliği bulaşık
eldiveniydi
Erkan Keleş, ihmaller sonucu ve işçi
güvenliği sağlanmadığı için 10 Eylül
2010’daki bir iş cinayetinde hayatını kaybetti. BEDAŞ’ın alt taşeronu Alkama’da
çalışan Keleş, 31 yaşındaydı. Evli ve iki
çocuk babasıydı. İkinci oğlu henüz 25
günlüktü. Bayram sonrası izin alarak
memleketi Rize’ye oğlunu ailesine göstermeye gidecekti. Gidemedi. Ramazan
Bayramı’nın ikinci günü, BEDAŞ Gaziosmanpaşa Arnavutköy işletmesinde, arızayı gidermek için çıktığı elektrik direğinde akıma kapılarak hayatını kaybetti.
128
Elektrik arızası tamirinin “ağır tehlikeli” işlerden sayılmasına rağmen Erkan Keleş’e hiçbir güvenlik teçhizatı, zorunlu koruma aleti −izole eldiveni, izoleli çizme, yağmurluk, iş güvenliği yeleği, baret, başlık feneri, emniyet kemeri,
topraklama kablosu, lüzumlu ölçü aletleri, elektrik hattına yaklaşmadan uzaktan hatta elektrik olup olmadığını kontrol eden ıstanka adlı kontrol kalemi ve
diğer koruyucu donanımlar− verilmedi. Tıpkı diğer çalışma arkadaşlarına verilmediği gibi. Keleş’in çalışma arkadaşı
bir işçi, hepsinde olması gereken ıstankayı, çalıştığı süre boyunca bir kez eğitime gittikleri yerde, “iş güvenliği malzemeleri” yazan bir camekânın ardın-
da sergilenirken gördüğünü savcılıktaki ifadesinde anlattı. Erkan Keleş’in güvenlik teçhizatı olmadan tamire gönderilmesi Keleş ve diğer BEDAŞ işçileri
için ne ilkti ne de son.
Olay günü Erkan Keleş arıza mahalline
arıza müdahale aracı şoförüyle birlikte
gitmiş, BEDAŞ teknisyeni trafoların bulunduğu alanda elektriği keserek şoförü arayıp hattın temiz olduğunu bildirmiş, ancak Keleş hatta uzandığında akıma kapılarak hayatını kaybetmiştir. BEDAŞ teknisyeni yanlış hattın elektriğini
kesmiştir. Keleş’i arıza mahalline getiren aracın şoförü, ofiste getir-götür işlerini yapan bir çalışandır ve arıza müdahale aracını kullanması için gerekli
ehliyeti yoktur. Keleş akıma kapılıp kepçenin içine düşmüş ve orada yarım saatten fazla bir süre yaşam mücadelesi vermiştir. Çevreden koşanlar kepçeyi indirmesi için şoförü zorlamış, ancak
şoför kepçeyi indirmeyi başaramamıştır. Şoför “Olmaz, önce bizim şirketten
gelecekler,” diyerek ambulans çağrılmasını istememiştir. Yaklaşık 45 dakika
sonra BEDAŞ teknisyeni gelerek Keleş’i
aşağıya indirmiştir. Keleş hayatını kaybettiğinde “iş güvenliği” namına üzerinde bulunan tek şey, basit bir mutfak eldivenidir.
BEDAŞ taşeron
işçisi Erkan Keleş
Davası SGK Raporu:
“Vasıfsız işçi olmasına rağmen
(…) orta gerilim hattına
müdahale etmeye çalıştığından
şahsi can emniyetini tehlikeye
atacak şekilde davranışta
bulunmuş olup, kusurlu
bulunmuştur.”
Posta, 12.09.2010
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
BEDAŞ teknisyeni gerektiği gibi Erkan Keleş ile telsizle haberleşebilseydi,
yanlış trafodan elektrik kesildiği duyulur, Keleş’in ölümüne engel olunabilirdi.
Ancak telsiz röleveleri yıllardır bozuk olduğu halde tamir edilmemişti. Keleş, direğe çıktığında direk üzerindeki röleveden topraklama yapabilseydi akıma kapılmayabilirdi; ancak direkler ve röleve kolları paslanarak bulundukları yere
sabitlendiklerinden çalışmamaktaydı.
Kendi imkânlarıyla bakkaldan satın aldığı bulaşık eldiveni yerine izole kauçuk eldiven temin edilmiş olsaydı, akıma kapılmazdı. Keleş’in elinde ıstankası olsaydı, direğe çıkmadan elektrik akımının kesilip kesilmediğini kontrol edebilir; hayatını kaybetmezdi. Kepçe operatörü yerine getir-götür işlerine bakan
bir çalışan şoför olarak kullanıldı; çünkü
operatör maaşı vasıfsız herhangi bir işçinin maaşının en az üç katıydı. Vasıfsız
şoför sadece aracı kullanmayı biliyordu;
dolayısıyla kepçeyi indiremedi. Akıma
kapıldıktan sonra kepçe hemen aşağıya indirilip ilk müdahale yapılsaydı, Keleş hâlâ yaşıyor olabilirdi.
Keleş ailesinin avukatlarının talebi üzerine, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet
Savcılığı’nca Aralık 2012’de olay yerinde ve işletmede keşif yapıldı. Görüldü ki,
yukarıda sayılan ve Erkan Keleş’i ölüme
götüren eksiklik ve ihmallerin hiçbiri
Keleş’in ölümüne rağmen halen giderilmemişti. İşveren nasılsa denetleme mekanizmasının işlemediğinin farkındaydı;
ihmal silsilesinden sorumlu tutulmayacağını bilmenin rahatlığıyla hareket ediyordu. Bir işçinin ölmesi işverenin umu-
129
Vatan, 12.09.2010
runda değildi, başka Erkan’lar da ölebilirdi, yeter ki iş güvenliği teçhizatı için
para harcanmasın.
Radikal, 12.09.2010
130
Keşiften sonra hazırlanan bilirkişi raporunda, BEDAŞ ve alt taşeron Alkama yönetimi kusurlu ve suçlu bulundu. Aylar, yıllar geçti ama şirket yöneticileri savcılığa ifade vermeye gelmediler. Zorla getirilme kararıyla getirildiklerindeyse ortaya çıkan tablo tanıdıktı.
Herkes suçu başkasına atıyor, sorumlulukları olmadığını, görev alanlarına
girmediğini, kusurlu olmadıklarını söylüyor; herkes işçi Erkan Keleş’in kendi
kusuru nedeniyle akıma kapıldığını iddia ediyordu.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Aradan geçen iki yıla rağmen iddianame
hazırlanmamıştı. Tam dosya hazır hale
geldi derken görevli savcı emekliye ayrıldı; yeni gelen savcı, bilirkişi raporunu
beğenmedi ve dosyayı yeniden bilirkişilere gönderdi. Dosya üzerinden inceleme yapan yeni bilirkişiler, her iki şirketin de yönetim kadrosunu temize çıkarıp
sorumluluğu şoför, BEDAŞ teknisyeni,
BEDAŞ ve Alkama’nın şantiye şeflerine
yüklediler. Her şeyden önemlisi, asli kusuru, açık bir şekilde iş cinayetine kurban giden Erkan Keleş’in kendisine yüklediler. Neyse ki, Cumhuriyet Savcılığı
bu iddiaya itibar etmedi.
Radikal, 29.09.2010
En nihayet Cumhuriyet Savcılığı’nca
BEDAŞ’tan 3 kişi ve Alkama’dan 3 kişi
olmak üzere toplam 6 kişi hakkında
“bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten“ iddianame düzenlendi. İddianame Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza
Mahkemesi’ne gönderildi; ancak Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimliği, düzenlenen iddianamedeki
yargılamanın tabi olacağı ceza kanununun sevk maddesinde eksiklik bulunması ve bir kişinin “olası kast“ ile yargılanmasını istiyor olması nedeniyle görevsizlik kararı vererek dava dosyasını İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Halen dosya hakkında İstanbul Ağır
Ceza Mahkemesi’nin kararı bekleniyor.
“İş güvenliği malzemeleri”
camekân ardında sergilenen
seyirlik malzemeler değildir.
Erkan Keleş’e ıstanka
verilseydi, bugün yaşıyor
olacaktı.
131
Ostim-İvedik Davası
Sorumlu: Kader değil görevini
yerine getirmeyen kamu kurumları
3 Şubat 2011 saat 11.00 sularında, Ankara Ostim Organize Sanayi Bölgesi’nde
bulunan Özkanlar Hidrolik İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde patlama
ve yangın sonucu meydana gelen iş cinayetinde 9 işçi hayatını kaybetti; 30 işçi
yaralandı.
Bu olayı takiben, aynı gün saat 19.20
sularında İvedik Organize Sanayi
Bölgesi’nde bulunan Metsan Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi’nde meydana ge-
len patlama ve yangın sonucu 11 işçi hayatını kaybetti; 13 işçi yaralandı.
Birbirine komşu olan iki ayrı Organize Sanayi Bölgesi’nde aynı gün meydana gelen iki ayrı iş cinayetinde 20 işçi
öldü, 43 işçi yaralandı. İş cinayetlerinin
meydana geldiği işyerlerinden Özkanlar, makine imalatı üzerine; Metsan ise
traktör yedek parça imalatı üzerine çalışmaktadır. İkinci sınıf gayrisıhhi müessese vasfındaki bu işyerleri, faaliyetleri
sırasında oksijen, LPG, karışım, argon,
asetilen vb. gazlar içeren basınçlı kapları (tüp) yoğun olarak kullanıyorlardı.
İş cinayetleriyle ilgili olarak Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sürdürülen soruşturmada bilirkişi incelemeleri yapıldı. Buna göre, her iki işyerinde
de patlama ve yangının oksijen tüplerinin kullanımı sırasında meydana geldiği
ortaya çıktı. Oksijen tüplerinin olaylar-
Habertürk, 04.02.2011
132
Radikal, 04.02.2011
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
dan bir gün önce, 2 Şubat 2011’de, yine
Ostim OSB’de faaliyette bulunan Ersoy
Gaz Sanayi Limited Şirketi’nden gönderildiği tespit edildi. Bilirkişi raporlarında, tüp dolumcusu Ersoy Gaz ve yan kuruluşu olan AsGazsan’ın CNG (doğalgaz)
dolum ve satış lisansları bulunmadığı
halde, oksijen tüplerini CNG lisansı bu-
lunan EMDA isimli firmada doldurttuğu,
daha sonra bu tüpleri boşaltarak tekrar oksijen doldurduğu ve tüplerde kalan CNG partikülleri sebebiyle patlamaların yaşandığı belirtildi.
Cumhuriyet Savcılığı’nca yaptırılan bilirkişi incelemesinde, sadece tüp satı-
133
Radikal, 04.02.2011
134
cısı Ersoy Gaz ile patlamaların meydana geldiği işveren firmaların yetkilileri
olan 9 kişide kusur bulundu. Bilirkişi raporunda işyerlerinden birinin ruhsatsız
olduğu, işyeri açma ve çalıştırma izninin bulunmadığı, işyerlerinde iş güvenliği yönünden gerekli önlemlerin alınmadığı, ilgili kurumlarca basınçlı kapların
kullanımı ve iş güvenliği yönünden denetimlerin yapılmadığı gibi birçok eksiklik tespit edildi. Buna karşın, tespit edilen bu eksiklikler ve denetimsizliğin sorumlusu olan Ankara Büyükşehir Belediyesi, Yenimahalle Belediyesi, İvedik
OSB Yönetimi, Ostim OSB Yönetimi, Sanayi Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı’na
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
olayla ilgili herhangi bir kusur yüklenemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Kamusal vasıflı şüpheli kurumların görevlerini tam olarak yerine getirmemiş
olduğu tespit edildiği halde, “bu kurumlar görevlerini tam olarak yapsalardı
dahi bu patlamalar yine de önlenemezdi” şeklinde bilirkişilik işlevine ve etiğine uygun olmayan bir yaklaşım gösterilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığı, kamusal vasıflı şüpheli kurumlar hakkındaki soruşturma dosyasını ayırmayı seçti. Bilirkişi raporunda kusurlu olduğu belirtilen işveren firmalar ile gazcı firmaların
yetkilileri olan 9 kişi hakkında ise “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle ölüme ve yaralanmaya sebep vermek; tehlikeli maddeleri izinsiz taşıyıp bulundurmak” suçundan Ankara 10. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde kamu davası açtı.
Şüpheli kamu kurumları hakkındaki
savcılık soruşturması, Ağustos 2011’den
bu yana halen sürüyor. Her bir kurumun
sorumluluğunun tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilmiş olmasına rağmen, bu talep savcılıkça halen kabul edilmemiştir. Açılan
kamu davasının ilk duruşması Ankara
10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 12 Eylül
2011’de görüldü. Aralarında işveren ve
gazcı firma yetkilisi de olan 3’ü tutuklu 9
sanık hakkındaki davada tanık ve sanık
beyanları dinlendi. Sanıkların yanı sıra
kamusal denetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu idarelerinin de iş cinayetlerinin meydana gelmesinde sorumluluklarının olduğu açıkça ortaya çıktı.
Duruşmalar sırasında dinlenen tanıkların acı ve çarpıcı beyanları öne çıktı. İş
cinayetlerinin meydana geldiği işyerlerinde çalışan işçi tanıklar, patlamalardan önce kamu kurumlarından hiç kimsenin denetime, kontrole gelip gitme-
diğini, ancak patlamaların sonrasında
her hafta denetim ve kontrole gelindiğini beyan etti. Üstelik, gaz firması yetkilisi sanıkların talebiyle tanık olarak mahkemeye çağrılan sağır ve dilsiz bir işçinin, belgesiz olarak yıllarca hiçbir iş ve
işçi güvenliği önlemi alınmaksızın tehlikeli tüp dolumu işinde çalıştırıldığı ortaya çıktı.
Ailelerin ve avukatlarının talebi üzerine
Ağır Ceza Mahkemesi, Ostim ve İvedik’te
meydana gelen iş cinayetlerinde kamu
idarelerinin sorumluluklarının değerlendirileceği kapsamda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi. Dosya Şubat 2012’de İstanbul Teknik
Üniversitesi’ne gönderildi. Bilirkişi raporu halen bekleniyor. Ailelerin ısrarlı
adalet mücadelesi sürüyor.
Ostim-İvedik
patlamalarında
hayatını kaybedenler
Abdullah Karakulak (50), Ankara
Abdülkadir Kurt (41)
Ahmet Özdemir (42), Ankara
Ali Yiğit (32), Çorum
Aydemir Çapraz (37), Çorum
Aydın Çapraz (39), Çorum
Aytaç Akkaya (20), Ankara
Bayram Özkan (47), Niğde
Cengiz Soyalp (37), Kırıkkale
Cihan Çiftçi (40), Ankara
Deniz Demirbaş (33), Ankara
Dilek Gürer (38), Ankara
Dursun Kavak (28), Ankara
Hazim Çavdar (40), Nevşehir
Hüseyin Okçu (39)
Hüseyin Yıldız (24), G.Antep
Mükremin Atmaca (44), Ankara
Necdet Ali Tanışma (31), Trabzon
Satılmış Şimşek (27), Konya
Servet Yurtdaş (49), Ankara
135
Van-Bayram Otel
Davası
Devletin en tepesine uzanan afet
yönetimi ihmali: 5,6’lık depremin
enkazından çıkan iş cinayeti
23 Ekim 2011’de Van’da meydana gelen
7,2 büyüklüğündeki depremde çok sayıda bina hasar gördü ve yıkıldı; 604 insanımız hayatını kaybetti. Artçı depremler
devam ederken, 9 Kasım 2011’de Edremit merkezli 5,6 büyüklüğündeki ikinci
bir deprem meydana geldi ve hasarlı binaların bir kısmı yıkıldı; 40 insanımız hayatını kaybetti.
İkinci depremde hayatını kaybeden 40
insanımızın 24’ü Bayram Otel enkazı altında kalmıştı.
Bayram Otel, birinci depremden sonra
hasar tespiti çalışması yapılmamış ya
da yapıldığı halde hasarlı olduğu saklanmış bir binadır. Savcılık soruşturmasında AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığı) Van İl Müdürlüğü’nün gönderdiği yazıda, “hasar tespit çalışmasının yapılmadığı” beyan edilmiştir.
Bayram Otel’de hayatını kaybeden Doğan Haber Ajansı (DHA) gazetecileri Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir ile Elit
World Teknik Müdürü Önal Erol’un aileleri adalet mücadelesi başlatmıştır. Diğer aileler de bu sürece katılmış; davalarını birlikte takip etmektedirler. Aileler ve avukatları Cumhuriyet Savcılığı’na
yaptıkları suç duyurusunda, bilirkişi teknik raporunda yer alan “hasar tespit ça-
Birgün, 09.11.2012
136
Cumhuriyet, 27.05.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
137
HaberTurk, 3.07.2012
138
lışması yapılmamasından sorumlu olan
yetkililer” tespitini de dikkate alarak,
fail olarak AFAD’dan sorumlu Başbakan
Yardımcısı Beşir Atalay, suç tarihindeki
AFAD Başkan Vekili İ. Ejder Kaya, Müdahale Dairesi Müdürlüğü’nün kendisine bağlı bulunduğu AFAD Başkan Yardımcısı, AFAD Müdahale Dairesi Müdürü, Van Valiliği (Münir Karaloğlu), AFAD
Van İl Müdürü Cafer Giyik, Bayram Otel
sahibi/sahipleri, Bayram Otel Mesul
Müdürü hakkında şikâyette bulunmuştur. Van Cumhuriyet Savcılığı’nın yaptığı
soruşturma sonucunda, Van Valisi, Yerel ve Merkezi AFAD yetkilileri hakkındaki soruşturma dosyası ayrılarak Yargıtay Başsavcılığı’na gönderildi. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkındaki
soruşturma ise TBMM’ye bırakıldı. Otel
sahiplerinden İşletme Mesul Müdürü
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Yargıtay Başsavcılığı, Van Valisi, yerel ve
merkezi AFAD yetkilileri hakkında “dosyayı işleme koymama” kararı verdi. Danıştay nezdinde bu duruma itiraz edilmiş, ancak daha sonra yasadaki boşluk
nedeniyle Danıştay karar veremeyeceğini beyan etti. Aileler bu durum üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kullandı. Dava devam ediyor. Aileler, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan sorumlu Başbakan
Yardımcısı Beşir Atalay hakkında soruşturma önergesi ve Van depremi hakkında araştırma önergesi verilmesi için
TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin grup başkan vekillerini ziyaret etti.
Ailelere taleplerine ilişkin CHP, MHP ve
BDP söz verdi.
Van Valisi, yerel ve merkezi AFAD yetkilileri hakkındaki soruşturma dosyasının yargılamaya konu edilmesi için Yargıtay Başsavcılığı’na gönderilmesine
rağmen yargılama yapılmadan dosyanın kapatılmasına karşı aileler itirazlarını ve adalet arayışlarını sürdürdü. Adalet Bakanlığı’ndan randevu alarak görüşmeye gittiler. Yazılı emir yoluyla, soruşturma açılarak mahkemede yargılama yapılmasının gerekliliğini anlattılar.
Adalet Bakanı da dosyayı inceleteceğinin sözünü kendilerine verdi.
Aileler ve avukatları, hukuki dayanaklarda tanımlanan görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken “hizmetin işlememesi-kötü işlemesi” nedeniyle
yukarıda sayılan kişi ve kurumların tamamının resmi belgelerde ortaya konduğu üzere “müşterek ve müteselsilen”
sorumlu olduğunu düşünüyor ve yargılanmasını istiyor. Bu kapsamda aileler,
Van’da devam eden Bayram Otel İşletme Mesul Müdürü Tevfik Bayram’ın yargılandığı duruşmaları bizzat takip ediyor. Buna ek olarak resmi görevlilerin
yargılanabilmesi için TBMM, Adalet Bakanlığı ve Anayasa Mahkemesi nezdinde
hukuksal girişimlerini sürdürüyor.
139
Birgün, 02.11.2012
Tevfik Bayram hakkında dava açıldı; sanık Bayram tutuklu olarak yargılanıyor.
Van-Bayram Otel davasında
ailelerin adalet mücadelesinin
hukuki dayanakları
Ailelerin adalet mücadelesinde sorumlular hakkında yargılama isteklerinin
dayanağı; doğal afet öncesinde ve sonrasında alınması gereken önlemler ve
gerçekleştirilmesi gereken kamusal görevlerle ilgili kanun ve yönetmeliklerle
yapılan düzenlemelerdir:
sahiplerine bildirilir. Mahallinde sahibi bulunmadığı takdirde durum, mahalli vasıtalarla ilan edilmek suretiyle, bildiri yapılmış sayılır.
Aynı kanunun birinci maddesinin son
fıkrası ise “Şu kadar ki, afetin meydana gelmesi halinde bu kanun gereğince
alınması lazım gelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin
valisi yetkilidir” demek suretiyle bu görevin asli muhatabını belirlemektedir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un “afet
bölgelerinde yapılacak teknik işler” başlıklı 13. maddesi afet sonrası boşaltılması gereken binalara ilişkin usulü belirlemektedir:
140
Madde 13 − (Değişik: 2/7/1968 - 1051/1 md.)
a) Yapılacak işlemlere esas olmak üzere İmar ve
İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldiği arazinin durumu ile
bütün yapılar ve kamu tesisleri incelenerek, hasar
tespit raporu düzenlenir.
(Değişik: 31/8/1999 - KHK - 574/1 md.) Gereken
hallerde, yapılarda meydana gelen hasarı tespit
etmek üzere Bayındırlık ve İskan Bakanlığının isteği üzerine diğer bakanlık, kurum ve kuruluşlar,
mahalli idareler, üniversiteler ve meslek odaları,
konusunda deneyimli yeteri kadar inşaat mühendisi ve/veya mimarı hasar tespiti çalışmalarında
derhal görevlendirmekle yükümlüdürler.
(Değişik: 31/8/1999 - KHK - 574/1 md.) Arazinin
tehlikeli durumu ve binaların gördüğü hasar bakımından yıktırılması ve boşaltılması gerekenler
hakkında, o il ve ilçenin en büyük mülkiye amirine ayrı bir rapor verilir. Bu makamlarca böyle binalar derhal boşalttırılır. Yıkılması gerekenler için
en çok 3 gün süre verilerek tehlikenin giderilmesi
Birgün, 14.11.2012
Afet bölgelerinde yapılacak teknik işler
Afet sonrasında yerine getirilmesi gereken görevler 17 Haziran 2009 tarihinde
yürürlüğe giren 5902 sayılı Afet ve Acil
Durum Yönetimi Başkanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca valilik bünyesinde oluşturulan İl Afet
ve Acil Durum Müdürlükleri’nce gerçekleştirilir. Diğer birçok görevin yanı sıra
ilgili müdürlüğe kanunun 18. maddesi
uyarınca şu görevler tevdi edilmiştir:
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Madde 18 − (1) İllerde, il özel idaresi bünyesinde, valiye bağlı il afet ve acil durum müdürlükleri kurulur.
Müdürlüğün sevk ve idaresinden vali sorumludur.
(2) İl afet ve acil durum müdürlüklerinin görevleri şunlardır:
a) İlin afet ve acil durum tehlike ve risklerini belirlemek.
b) Afet ve acil durum önleme ve müdahale il planlarını, mahalli idareler ile kamu kurum ve kuruşlarıyla işbirliği ve koordinasyon içinde yapmak ve
uygulamak.
c) İl afet ve acil durum yönetimi merkezini yönetmek.
ç) Afet ve acil durumlarda meydana gelen kayıp ve
hasarı tespit etmek.
d) Afet ve acil durumlara ilişkin eğitim faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak.
e) Sivil toplum kuruluşları ile gönüllü kişilerin afet
ve acil durum yönetimi ile ilgili akreditasyonunu
yapmak ve belgelendirmek.
f) İl ve ilçe düzeyinde sivil savunma planlarını hazırlamak ve uygulamak.
g) Afet ve acil durumlarda, gerekli arama ve kurtarma malzemeleri ile halkın barınma, beslenme,
sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılacak
gıda, araç, gereç ve malzemeler için depolar kurmak ve yönetmek.
ğ) İlgili mevzuatta yer alan seferberlik ve savaş
hazırlıkları ile sivil savunma hizmetlerine ilişkin
görevleri ilde yerine getirmek.
h) Yıllık bütçe teklifini hazırlamak.
ı) İl kurtarma ve yardım komitesinin sekretaryasını yapmak.
i) Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer maddelerin tespiti, teşhisi ve arındırması ile ilgili hizmetleri yürütmek, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.
j) Başkanın ve valinin vereceği diğer görevleri yapmak.
Ayrıca Cumhuriyet Savcılığı’nın söz konusu olayla ilgili açtığı soruşturma dosyasına eklenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, “deprem sonrası inceleme
ve önlem alma anlamında, hasar tespit
çalışması yaptırmayan ve gerekli tedbirleri almayan birimler”den olması sebebiyle Van Valiliği sorumluluk sahibidir.
Bizim Gazete, 12.11.2012
İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri
Van-Bayram Otel'de
hayatını kaybedenler
Abdullah Yılmaz (69), Bitlis
Afşin Kürşat Güler (24), Aydın
Aliye Öklü (49), Ağrı
Atsushi Miyazaki (26), Japonya
Berfin Öklü (7), Ağrı
Cem Emir (26), Tunceli
Çağlar Ozan Girgin (19), Van
Ercan Arslan (36), Diyarbakır
Erdal Timur (53), Van
Gökhan Yüce (30), Sivas
Hasan Beyaz (63), Tunceli
Madadi Jafar (45), İran
Mehmet Çiftçibaşı (43), Elazığ
Oğuz Yüce (36), Sivas
Önal Erol (62), Samsun
Rahim Azizi (85), İran
Ramazan Olaş (28), Şırnak
Ramazan Yardımcı (39), Ş.Urfa
Rıza Khajeh Mohammadlou (31), İran
Sebahattin Yılmaz (52), Erzurum
Selman Kerimoğlu (47), Ankara
Serdar Karabulutoğlu (34), Van
Tarkan Aydın (43), Ankara
Tevfik Koç (61), Van
141
Esenyurt Çadır
Yangını Davası
Marmara Park: 11 işçinin
yanarak yiten hayatı üzerinde
yükselen “galaktik AVM”
Dünyanın önde gelen gayrimenkul yatırım ortaklığı ve finans firmaları, eski
Tatilya’nın yerine, 11 işçinin yanmış bedenleri üzerine “Burası Başka Bir Dün-
ya” sloganıyla “Türkiye’nin ilk galaktik
temalı” Marmara Park alışveriş merkezini kurdular. Üstelik AVM’nin şaşalı
açılışını, 18 Ekim 2012’de, çadır yangınının üstünden henüz 7 ay geçmişken yaptılar, billboardlara reklamlarını vererek.
11 Mart 2012 Pazar günü saat 22.00 sularında Esenyurt'ta Marmara Park AVM
şantiyesinde çalışan işçilerin yatakhane olarak kullandıkları 3 çadırda yangın
çıktı: 11 işçi yanarak hayatını kaybetti.
İşçiler memleketin farklı illerinden ekmek parası için çalışmaya gelmişlerdi.
Çalışma ve barınma koşullarının gayriinsaniliğine rağmen günde 15 saate varan çalışma karşılığında asgari ücret
alıyorlardı.
Akşam, 13.03.2012
142
Star, 13.03.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Yangın sonrasında Kayı İnşaat ve Kaldem Yapı’nın işçilere yatakhane olarak
hazırladıkları çadırlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Müfettişleri’nce incelendi. Hazırla-
nan rapordan anlaşılmıştır ki, şaşırtıcı
olan işçilerin yatakhane olarak kullandıkları çadırlarda yangın çıkması değildir, ölüme sebebiyet verecek herhangi
bir yangının o tarihe kadar çıkmamış ol-
143
İstanbulHaberdar, 13.03.2012
144
masıdır. Kayı İnşaat’a iş-işçi güvenliğiyle ilgili müşavirlik hizmeti veren firmanın defalarca yazılı raporlarında durumu tespit ederek bildirmesine rağmen
hiçbir düzeltme yapılmamış ve kaçınılmaz yangın meydana gelmiştir. Bakanlık müfettişlerinin düzenlediği rapordan
çıkan yürek sıkıştırıcı sonuç şudur: Bir
işyerinde teorik olarak mümkün olabilecek tüm eksiklik ve hatalar bu işyerinde
somut olarak gerçekleşmiştir. Bu eksiklik ve hataların tamamı önlenebilir ve
kaçınılabilirdir.
Üç maymun: Görmedim, bilmiyorum,
sorumluluk bende değil
Dava sırasında yaşananlara gelince…
Marmara Park Gayrimenkul Yatırım Finansman AŞ’nin Genel Müdürü sanık
Evrensel, 24.11.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Andreas Michael Hohlmann’ın duruşma
esnasında ifadelerini çeviren tercümanının aslında Hohlmann’ın avukatlığını yapan hukuk firmasında avukat olduğu, savcılıktaki ifadelerinin de aynı tercüman eşliğinde alındığı öğrenilmiştir.
Kaldem Yapı’nın avukatı, yangını gören
işçiye, “İşçiler neden alev çıkınca alevlerin üzerinden atlayarak dışarı çıkmadılar, neden kaçmadılar?” diye sorabilmiştir. İşçinin yangının çok ani olarak
yükseldiğini anlatması üzerine, hayatını kaybeden işçilerin anne babaları, çocukları ve eşlerinin önünde “Hıdırellez
ateşinden atlıyoruz ya, o şekilde atlayabilirlerdi; neden atlamadılar?” diyecek
kadar pervasızca konuşabilmiş, kusuru
hayatını kaybeden işçilerde bulma çabasında olmuştur.
Tüm sanıklar, işçilerin hayatını kaybettikleri çadırlar bölgesi için “Orası benim
sorumluluğumda değildi”, “Oraya ben
hiç gitmedim”, “Benim işim o değildi”
savunması yapmaktadır. Henüz o bölgede çalışan, o bölgeden sorumlu olan hiç
kimse tespit edilememiştir. Ailelerin ve
avukatlarının adalet arayışındaki ısrarları sürdüğü için nihayet bütün şirketlerin yetkili tabloları dava dosyasına girdi ve ifadeleri alınmaya başladı. Aileler
ve avukatları sorumluluğu olan herkesin eksiksiz yargılanması için çaba göstermeye devam ediyor.
145
Önlenebilir ve kaçınılabilir 12 hata
sonucu 11 can
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş
Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bağlı müfettişler tarafından 29 Mart 2012 tarihli
“olay sonrası” raporundan:
146
1- Yangın kazasının meydana geldiği ve işçilerin
barınması için oluşturulan çadırlar sağlık ve güvenlik açısından uygun nitelikte olmayıp, çadırların üzerini örtmek için kullanılan polyester malzemelerin ateşe dayanıklı olmadığı ve binaların yangından korunması hakkında yönetmelikte yer alan
“yangın güvenliği açısından kolay alevlenen B3 sınıfı malzeme”den imal edildiği tespit edilmiştir.
Ayrıca olay sebebi ile işçilerin hayatlarını kaybetmiş oldukları çadırda, soğuktan korunmak amacıyla çadırların soğuk girme ihtimali olan yerlerinin battaniye veya benzeri tekstil ürünleri ile kapatılmış olması yangının yayılmasını hızlandıran
ve ortaya boğucu veya zehirli gazların çıkmasını
artıran bir faktördür.
2- Enerji dağıtım tesisleri yangın veya patlama
riski yaratmayacak şekilde işletilmemiştir.
3- İşyerine hatalı akım sebebi ile meydana gelmesi
muhtemel olan elektrik yangınlarından korunmak
amacıyla ana dağıtım panosu üzerine 300 mili amper koruma eşikli yangın rölesinin takılmadığı tespit edilmiştir.
4- Çadırlara verilen elektrik hatları faz ve nötr
sisteminden oluşmaktadır ve ayrıca topraklama
hattı yoktur. Çadırların içerisine elektrik dağıtan panolarda kaçak akım röleleri bulunmamaktadır. Çadırlar içerisinde kullanılan elektrik kabloları yer yer bant ile sarılı ve uygun ekleme yapılmamış vaziyette bulunmaktadır. Çadıra enerji sağlayan sistem ile elektrik dağıtım kablolarının cihazlar tarafından elektriği karşılayabileceği
ile ilgili bir yetkili elektrik mühendisi tarafından
herhangi bir kontrol yapılarak belge düzenlenmemiştir. Çadırların elektrik sisteminin topraklamasının yapılarak ölçümler sonucunda topraklama
direncinin uygun olduğu ile ilgili olarak yetkili bir
elektrik mühendisi tarafından düzenlenmiş herhangi bir evrak bulunmamaktadır.
5- Barınma alanındaki panoya bağlanan kablo top-
rak altından getirilmiş ancak bu panodan barınma alanındaki tali panolara dağıtım toprak üstünden yapılmış ve topraklama yapılmamıştır. Barınma
alanındaki ana panoda ana şalter bulunmamaktadır.
Sadece bir adet dağıtım panosunda topraklama tesis
edilmiştir. Kayı İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. firmasının
sorumluluk alanında bulunan enerji dağıtım tesisleri ile iletim hatlarının kontrol ve bakımlarının düzenli
yapıldığına dair belgeler görülmemiştir.
6- Barınma yerlerinde kalan işçilerin soğuktan
korunmaları için uygun bir ısıtma sistemi yapılmamıştır. Barınma yerlerinde kalan işçilerin güvenliksiz, elektrikli ısıtma sistemi ile ısınmalarına müsaade edilmiş ve işveren tarafından gereken denetimler yapılarak barınma yerlerinde tespit edilen iş sağlığı ve güvenliğine aykırı hususların giderilmesi sağlanmamıştır.
7- Çadırların içerisinde yeterli miktarda otomatik
ve seyyar yangın söndürme sistemlerinin bulunmadığı, yangının başlangıcı esnasında haber veren
alarm sisteminin oluşturulmamış olduğu, mevcut
seyyar yangın söndürme cihazlarının yerlerinin
işaretlenmemiş olduğu tespit edilmiştir.
8- İşçilere yangın eğitimi verilmemiş, işyerinde
yangın ve tahliye tatbikatı yapılmamıştır.
9- Olay yerinde bulunan yanmamış çadırda yapılan incelemeden hareketle, barınma yeri olarak
kullanılan çadırın arka tarafının soğuk girişini önlemek üzere sunta ile kapatıldığı ve bu kısımdan
herhangi bir giriş ve çıkış imkânının bulunmadığı,
çadır içerisinde herhangi bir acil durumda tahliye
düzenlemesinin yapılmamış olduğu, çadırın sadece bir kapısının olduğu ve bunun haricinde yangın
veya diğer acil durumlar için oluşturulmuş herhangi bir acil çıkış kapısının bulunmadığı tespit
edilmiştir. İşçi ölümlerinin gerçekleştiği çadır içerisinde olaydan sonra 40 yatak (20 ranza) sayılmıştır. Bu sayının koğuş hacminin alabileceği kapasiteden daha fazla olduğu ve bu sebeple acil durumda kaçış imkânlarının zorlaştığı tespit edilmiştir.
Ayrıca olay sebebi ile işçilerin hayatlarını kaybetmiş oldukları çadırda giriş kapısının yanında çadırın üst kısmına kadar malzeme (daha önce kullanılan sünger) istiflenmiş olduğu, yangın sırasında
yanan süngerlerin devrilerek giriş kapısının önünü
kapattığı ve bu sebeple kapıdan dışarı çıkışın zorlaştığı tespit edilmiştir.
10- Çadırlar içerisinde işçilere ait giysi dolapları-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
nın bulunmaması işçilerin giysilerinin gelişigüzel
olarak çadır içerisinde bulunması çadır içerisinin
naylon ipler gerilerek işçilerin yıkanmış kıyafetlerinin bu iplerin üzerine serilmesi yangın yükünü artırmıştır.
11- Kaldem Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasına yapılan işin belirli bir kısmını veren Kayı İnşaat Tic.
ve San. A.Ş. firmasının ve Kaldem Yapı Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti. firmasının özleşmesi olduğu uygun sertifikalı (A sınıfı sertifikalı ve İş Sağlığı ve
Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış) İş Güvenliği uzmanı bulunmamaktadır.
12- Sağlık ve Güvenlik koordinatörü atanmamıştır.
Görüldüğü üzere toplam 12 temel hata
ve ihlal bulunmaktadır. Bunların sonucunda 11 can yitirilmiştir.
Marmara Park AVM cinayetinde
kim kimdir?
Marmara Park AVM projesinin asıl yöneticisi Alman ECE Projektmanagement
G.m.b.H & Co.KG 1965 yılında kurulmuş, şehiriçi alışveriş merkezleri alanında Avrupa’da sektör lideri konumundadır. Resmi internet sitesindeki verilere göre, ECE firması gittiği her ülkede, o ülkenin iştirakiyle yeni bir şirket
kurmaktadır. Türkiye’de ECE Türkiye’yi
kurmuştur. Ece Türkiye Alman Deutsche Bank’ın yatırım şirketi olan DWS, Finansbank, İş GYO ve Kayı İnşaat ortaklığıyla Marmara Park AVM’yi yapmıştır.
Yatırım hacmi 220 milyon avrodur. Dünyada toplam 185 AVM işletmektedir; 14
AVM’si yapım aşamasındadır. 17 bin 500
AVM kiracısı yönetmekte; 19 milyar avro
satış yapmaktadır. ECE Projektmanagement halen birçok ülkede AVM projeleri
yapmaktadır: Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, İspanya, İsviçre, İtalya, Katar, Litvanya, Macaristan, Polonya, Romanya, Rusya, Slovakya, Türkiye ve Yunanistan.
Alman ECE Projektmanagement, 2000‘de
ECE Türkiye’yi İstanbul’da kurmuştur.
İstanbul’da Metrocity, Beylikdüzü Migros,
CarrefourSA Maltepe Park, CarrefourSA
Bahçelievler, Neomarin; Ankara’da ANKAmall; Antalya’da Terracity, Antalya Migros;
Eskişehir’de ESpark; İzmir’de CarrefourSA
Karşıyaka’yı inşa etmiş, halen işletmektedir.
Projeyi tasarlayan, sermayeyi koyan, inşaatı yapan, işleten ve gelirleri cebine
doldurup gidenler dünya çapındaki çokuluslu firmalarken; ölenler yevmiyelerini bile doğru düzgün alamayan, çadırda barınmak zorunda bırakılan sigortasız işçilerdir. Çadırı kuranlar, demir işini yapanlar, elektrik kablosunu döşeyenler yargılanırken; uluslararası firmaların yetkilileri ve sorumluları yargılanmamaktadır. Bakırköy 4. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde görülen davada, 5’i tutuklu, 1’i firari olmak üzere toplam 13
sanık yargılanıyor. Bu davada en üst düzey yetkili ve sorumlu olan Marmara
Park AVM Genel Müdürü sıfatıyla tutuksuz yargılanan Andreas Michael Hohlmann ise elini kolunu sallayarak gezmektedir. Bu uluslararası GYO firmaları
dünyanın her yerinde yaklaşık 200 AVM
inşaatı yapıp 19 milyar avroyu yönetirken kaç işçi hayatını kaybetmiş; kaç şirket yöneticisi yargılanmıştır?
Esenyurt çadır yangınında
hayatını kaybedenler
Abdurrahman Demir (42), Tokat
Ahmet Ahal (30), Ordu
Ahmet Keskin (47), Bartın
Barış Kıyak (30), Muğla
Bayram Ege Pehlivan (48), Sivas
Çetin Çoşgun (42), Sivas
Fatih Acun (23), Ordu
Hakim Alican (46), Bitlis
İsa Topal (22), Ordu
Sevdin Özen (28), Van
Seyfettin Topal (38), Ordu
147
Set İşçisi Selin
Erdem’in Davası
Senaryo değil, gerçek:
Dizi setinde iş cinayeti
1 Mayıs 2012’de, işçi ve emekçilerin resmi tatil gününde, set işçisi Selin Erdem,
Hamdi Alkan’ın yönetmeni olduğu Arka
Sıradakiler dizisinin çekimlerinin yapıldığı Seyrantepe’deki “set”te, iş cinaye-
tinde hayatını kaybetti. Selin Erdem 27
yaşındaydı; tüm set işçileri gibi zor ve
ağır koşullarda çalışıyordu.
Çekimin yapıldığı “set”te, çalışanlara tahsis edilmiş dinlenme ve mola yeri
bulunmadığından, set çalışanları kapı
önündeki kaldırımda ve girişteki alanda mola vermekteydi. Saat 19.20 sularında, setin önünde mola verip dinlenmeye çalışan Selin Erdem’e, set ekibine
yemek getiren Antik Catering’e ait araç
kontrolden çıkarak çarptı. Sürücü yargılama sırasında, Antik Catering’de çalışmadığını, firmanın sahibinin arkadaşı olduğunu, kaza günü yardıma geldiğini anlatmış; araçta bulunan diğer iki kişi
de çalışan olmadıklarını, dizi setini merak ettikleri için o gün öylesine sete gel-
Milliyet, 05.12.2012
148
Radikal, 05.12.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
diklerini beyan etmişlerdir. Ancak danışıklı düzenlenen bu beyanlara rağmen;
İş Kanunu ve diğer yasal mevzuat, alınması gereken önlemleri ve bu tür faaliyetlerde çalışanlarda aranılan özellikleri açık hükümlerle ortaya koymaktadır.
Bu hükümler işverenlerin sorumluluğu
için yeterlidir.
Selin Erdem prodüksiyon ve catering firması yetkililerinin ortak kusuruyla iş cinayetine kurban gitmiştir. Buna rağmen
149
Evrensel, 15.08.2012
150
Sabah, 18.10.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen soruşturmada, olaya karışanların
tamamının ifadelerine başvurulmadan,
Selin Erdem’in ailesi bile dinlenmeden,
eksik soruşturmayla, 4 Mayıs 2012’de
sadece araç sürücüsü aleyhine “taksirle
ölüme sebebiyet vermek”ten iddianame
hazırlanmıştır. 3 günde hazırlanan Selin Erdem iddianamesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en hızlı hazırlanmış iddianamesi olarak tarihin kara sayfalarına geçmiştir.
Selin Erdem, işinin başında, işyerinde iş
cinayetine kurban gitmiş olmasına rağmen, olay sanki basit bir trafik kazasıymış gibi nitelendirilmiş ve dava bu şekilde görülmüştür. Olaydan sonra araç sürücüsü tutuklanmış; 4,5 ay sonra tutuksuz yargılanmasına karar verilmiştir. 4
Aralık 2012’de dava bitmiş, araç sürücüsü TCK 85/2 maddesi uyarınca “taksirle
ölüme sebebiyet vermek”ten 4 yıl hapis
cezasına mahkûm olmuştur. Davayı başından itibaren takip eden, Sine-Sen (Si-
nema Emekçileri Sendikası) ve Oyuncular Sendikası’nın davaya müdahil olma
talepleri kabul edilmemiştir.
İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde
görülen ceza davası sürecinde, Selin Erdem’in ailesi, avukatları ve üyesi olduğu Sine-Sen, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, olayda kusurlu işveren firma yöneticileri hakkında suç
duyurusunda bulunmuş; ancak Cumhuriyet Savcılığı bu talepler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar
vermiştir. Karara karşı Bakırköy Ağır
Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilmiş; ancak itiraz kabul edilmemiştir. Bu karara karşı ailesi ve avukatları, Anayasa
Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Bütün bu yargısal süreç biterken, Sosyal Güvenlik Kurumu nihayet olayın bir
“iş kazası” olduğu yönünde rapor tanzim
etti. Set işçisi Selin Erdem için verilen
adalet mücadelesi sürüyor.
151
Tersane İşçisi Sezai
Demiral’ın Davası
İş cinayetinde hayatını kaybetti,
“işten ayrıldı” dediler
17 Aralık 2005’te, 19 yaşındaki Sezai Demiral, Tuzla Orhanlı’daki İstanbul Tersanesi için basınçlı kazan üreten Arıtaş fabrikasında meydana gelen
“iş kazası”nda çatıdan düşerek hayatını
kaybetti.
152
Sezai Demiral, hayatını kaybettiği işyerinde çalışmaya başlayalı henüz 10 gün
olmuştu. Arıtaş şirketi, üretimini genişletmek için 5 bin metrekarelik bir alanda hangar inşaatı başlatmıştı. Sezai Demiral bu alanda çelik çatı inşaatında çalışıyordu. İnşaat alanına geçiş, “aydınlatma eterniti” olarak adlandırılan şeffaf ve ince bir çatı malzemesi üzerinden sağlanıyordu. Rüzgârlı ve yağmurlu bir günde Sezai Demiral, her açıdan geçişe uygun olmayan bu prefabrik
çatı malzemesinin kırılması sonucu, 20
metre yükseklikten yere düşüp hayatını kaybetti. Demiral’ın “kaza” mahallinde hayatını kaybettiği tutanaklara geçildi. Demiral, ilk olarak Tuzla’nın özel
hastanelerinden, “kaza” durumunda taşeron firma sahiplerinin “tercih ettiği”
Elit Tıp Merkezi’ne, sonra Kartal Devlet
Hastanesi’ne götürüldü.
Demiral’ın ailesi, oğullarının çalıştığı Arıtaş için çatı işi yapan taşeron şirket Çatısan’a maddi ve manevi tazminat
davası açtı. Dava sürecinde mahkemenin Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan iste-
diği sicil kayıtlarında Demiral, Çatısan’ın
değil, doğrudan Arıtaş’ın çalışanı olarak
görünüyordu. Demiral’ın Arıtaş’tan “ayrılma” nedeni ise “iş kazası nedeni ile
ölüm” değil, “işten ayrılma” olarak kayıtlara geçmişti; dava sürecinde bu iş cinayetinin kayıtlardan gizlendiği ortaya
çıktı.
Sezai Demiral’ın ailesi açılan ceza davasına müdahil oldu. Cumhuriyet
Savcılığı‘nın düzenlediği iddianamede,
ana işveren şirket Arıtaş, çatıya güvenli
geçişler kurmadığı, işçileri şeffaf ve ince
aydınlatma eternitini ve yangın merdivenlerini kullanmaya mecbur bıraktığı
ve taşeron firmaya da bu konuda güvenli çalışma ortamı sunmadığı için suçlu
bulundu. Taşeron firma Çatısan da başta bu yönde ifade verirken, mahkemede bu ifadeyi reddetti. İlk bilirkişi raporunda ana işverene suç istinat ettirilmedi. Aile ve avukatlarının talebi üzerine,
mahkeme tarafından 2. kez bilirkişi görevlendirmesi yapıldı. Bilirkişi raporunun mahkemeye sunulduğu 3. duruşma
sonrasında dava sonuçlandırıldı; asıl işveren Arıtaş’ın sorumluluğuna hükmedilmedi. Taşeron firma Çatısan’ın sahibi için 2 yıl hapis cezasına hükmedildi;
bu ceza da 14 bin lira para cezasına çevrildi. Bu karar savcılık iddianamesi ve 2.
bilirkişi raporuna rağmen verildi.
İş güvenliği
sıralamasında dünyada
80. sırada yer alan Türkiye’de;
her gün en az 172 “iş kazası”
meydana gelirken, bu
“kazalar”da en az 4 işçi hayatını
kaybediyor, 6 işçi iş göremez
hale geliyor.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Tersane İşçisi İbrahim
Levent’in Davası
Askeri gemilerin inşası tersane
işçilerinin ölümlerine rağmen
sürüyor
22 Ağustos 2006’da, Tuzla Tersaneler
Bölgesi’ndeki Dearsan Tersanesi’nde
gaz sıkışması sonucu meydana gelen
patlamada 7’si ağır çok sayıda işçi yaralandı. Ağır yaralı 51 yaşındaki tersane işçisi İbrahim Levent, 26 Ağustos
2006’da Gülhane Askeri Tıp Akademisi
Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
Levent 16 yıldır kaynak ustası olarak çalışmaktaydı. Bu süre boyunca, eşinin
eniştesinin kurduğu firma da dahil olmak üzere pek çok farklı taşeron/alt işveren firma bünyesinde çalışmış, hiçbir
zaman kadrolu işçi olarak çalışmamıştı.
“Kaza”nın gerçekleştiği gün Sonay adlı
taşeron şirkete bağlı olarak çalışıyordu.
22 Ağustos sabahı İbrahim Levent gazaltı kaynağı yapmış, öğle yemeğinden
sonra 13.30’da işine geri dönmüştü.
Gaz sıkışmış mekânda kaynağın torcuna basan Levent, meydana gelen büyük patlama sonucu ağır yaralanarak tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Bilirkişi raporu “kaza”yı yeni boya yapılmış yerde gazın sıkışmasına ve sıkışan gazın tahliye edilmemesine bağladı. Raporda Levent’in “girmemesi gereken yeni boya yapılmış yere” girdiği, boyanın da torcun kıvılcımından alev aldığı iddia edildi.
İbrahim Levent’ten sonra, işçiler Subutay Soysal (2007) ve Cevat Toy (2008) da
Dearsan Tersanesi’nde gerçekleşen “iş
kazaları”nda hayatını kaybetti. Dearsan
Tersanesi karanlık “iş kazası” siciline rağmen, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın
askeri gemi ihalelerini almaya hak kazanan ve gemilerini inşa eden birkaç tersane arasında yer almaktadır.
153
Ev İşçisi Fatima
Aldal’ın Davası
Ev işçilerinin işçi sayılma
mücadelesi
20 yıldır ev işçisi olarak çalışan Fatima
Aldal’ın SSK’ya kaydı yoktu. İşverenlerin
ev işçilerinin sigortasını yaptırmamaları, onları işçi olarak görmeyen yasalardan kaynaklanıyor. Ev hizmetleri, 4857
sayılı İş Kanunu’nu kapsamı dışında bırakılırken (madde 4-e), 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda “sürekli” ve “ücretli” çalışan ev işçilerinin sigorta kapsamında
olduğu yazıyor.
154
Fatima Aldal işçi sayılmadığından, İş
Mahkemesi’nde maddi-manevi tazminat, ölüm maaşı veya sigortalı herhangi bir işçinin edinebileceği yasal haklara ilişkin olarak dava açılamamıştır. Bu
“iş kazası” herhangi bir kaza gibi değerlendirilerek “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla kamu davasına konu edilmiş; dava Kartal 4. Asliye
Ceza Mahkemesi’nde 15 Aralık 2011’de
açılmıştır. İşveren Sevim Özdemir’in sanık olarak yargılandığı dava, ev işçilerinin sosyal güvenlik kapsamına alınma-
Posta, 06.05.2011
5 Mayıs 2011’de İstanbul Maltepe’de, 46
yaşındaki ev işçisi Fatima Aldal çalıştığı
evin camını silerken sürgülü olan çerçevenin yerinden çıkmasıyla, çerçeveyle
birlikte beton zemine düşerek hayatını
kaybetti. Üstelik aynı pencereden daha
önce de başka bir ev işçisi düşmüş; zeminin o zaman toprak olmasından dolayı ağır yaralanarak kurtulmuştu.
sını talep eden kadınlar tarafından düzenli olarak takip edildi. Ev işçisi kadınlar, bütün duruşmalara katılıp kamuoyunu gelişmeler hakkında bilgilendirdi.
Fatima Aldal davası böylece ev işçileri
için sembol oldu.
17 Mayıs 2011’de ev işçileri ve İmece Kadın Sendikası, taleplerini içeren
dövizlerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı’na gittiler. Müsteşar ile yapılan görüşmenin ardından Bakanlık, Fatima Aldal’ın ölümünü araştırmak üzere bir iş müfettişi görevlendirdi. Bu aşamada, iş müfettişinin düzenlediği rapor,
ev işçileri ve Aldal davası için dönüm
noktası olmuştur. İstanbul Çalışma ve
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Müdürlüğü’nden istenmesi talep edildi.
Yapılan başvurulara rağmen 1 yılı aşkın
süre boyunca ulaştırılamayan rapor, elden alınarak mahkemeye teslim edildi.
Sanık Sevim Özdemir bu aşamaya kadar
olan duruşmaların hiçbirine katılmadı.
Açık adresinin mahkemeye bildirilmesine rağmen hakkında çıkarılan yakalama
emri 1 yıldır infaz edilmedi. Bu sebeple, yakalama görevini yerine getirmeyen
ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve sanığın yakalanması için gerekli araştırmaların yapılması ve önlemlerin alınması mahkemeden talep edildi.
Fatima Aldal için verilen adalet mücadelesi sürüyor.
155
Birgün, 03.02.2012
İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün B.13.2.TİK.
4.34.00.00-380.07/469053 sayılı bu raporunda, “Her ne kadar evlerde yapılan işler (hizmetler) İş Kanunu’nun 4.
maddesinde istisna kapsamında belirtilmiş olsa da, meydana gelen olay 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazasıdır” denmektedir. Bunun üzerine, Aldal ailesi ve avukatı “raporda olayın iş kazası olarak tespit edilmesiyle, dosyaya konulacak kusur raporunun, herhangi bir kaza raporu gibi hazırlanmamasını; yine iş müfettişlerince
hazırlanmasını” talep etmiştir. İş müfettişi raporunun mahkemeye sunulmak
üzere İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl
Davutpaşalı Ailelerin
Ceza Davası Nöbeti
Ceza davası açılana kadar Taksim
tramvay durağındayız!
Kaçak Maytap Atölyesinde Patlama:
31 Ocak 2008
Nöbet Başlangıç: 20 Haziran 2009
Ceza Davası Başlangıç: 18 Şubat 2010
Davutpaşa patlamasında hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınları Taksim
tramvay durağında 20 Haziran 2009’da
tek bir amaç için toplandı: Davutpaşa
Emek İş Hanı’ndaki kaçak maytap atölyesinde meydana gelen patlamanın üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen ceza
davasının açılmamasını protesto etmek.
Davanın zamanaşımına uğramasını engellemek amacıyla “Ceza davası açılıncaya kadar Taksim tramvay durağında” olacaklarını açıkladılar ve bitiş tarihi
belli olmayan nöbet sürecini başlattılar.
Aileler bir daha Davutpaşa’lar olmaması ve tüm sorumluların yargılanması için her cumartesi günü 11.00’de Taksim tramvay durağında buluştu. Her
hafta “Davutpaşa’yı Unutmadık, Unutturmayacağız!” yazılı ve patlamada hayatını kaybedenlerin isimlerinin olduğu
pankartlar ile “Sorumlular Yargılansın,
Adalet İstiyoruz” dövizleri taşıdılar. Her
buluşmada iş-işçi güvenliği önlemlerinin alınmasıyla sağlıklı çalışma koşullarını sağlamak ve kanundışı çalışma koşullarını sona erdirmek için adalet mü-
Zaman, 21.06.2009
156
Bizim Gazete, 21.06.2009
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
cadelesini sürdüreceklerini belirttiler.
Aileler Davutpaşa patlamasından sonra
bir araya gelerek İstanbul Valiliği ile görüştüklerini, ardından 14 Ocak 2009’da
patlamanın unutulmaması ve ceza davasının açılması için oluşturdukları heyetle Ankara’ya gittiklerini belirttiler.
Patlamada sorumluluğu olan herkesin ortaya çıkarılıp cezalandırılması için
Ankara’da Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı ile Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu’ndan yetkililere
dosyalarını sunduklarını; TBMM’de grubu olan siyasi partilerle görüşerek bilgi
verdiklerini anlattılar.
Yaptıkları girişimlerden bir sonuç alamadıklarını, 1,5 yıldır ceza davasının
açılmamasına kamuoyunun dikkatini
çekmek istediklerini belirttiler. Belediye
görevlilerinin yargılanmasını engelleyen
yetkililerin kendilerini mahkeme yerine
koyduğunu; bilirkişi raporunda fail olarak belirlenen kamu görevlilerinin yargılanmamasını kınadıklarını vurguladılar. Yetkililerin de en az kendileri kadar
adaletin yerini bulması için hassasiyet
göstermesini beklediklerini belirttiler.
35 hafta boyunca her cumartesi
Taksim’de buluşarak taleplerini yineleyen aileler ceza davasının açılmasıyla
birlikte nöbeti sonlandırdı. Aradan geçen 25 aylık zamana ve dosyadaki eksikliklere rağmen 18 Şubat 2010’da ilk ceza
davası görüldü. Davutpaşalı Aileler tüm
sorumluların yargılanması için mücadele etmeye devam ediyor.
157
Dayanışma ve Taziye
Ziyaretleri
3 Ocak 2010 - Bursa/Mustafakemalpaşa ziyareti: Birlikteysek, adalet mücadelemizi sürdürebiliriz
10 Aralık 2009’da Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde Bükköy Madencilik’e
ait madende meydana gelen grizu patlaması sonucu 19 işçi hayatını kaybetti.
Mühendisler, madende gaz ölçümü yapılmadığına dikkat çekmişlerdi. Senaryo çok tanıdıktı: ihmal ve denetimsizlik.
Davutpaşalı Aileler kendi ceza davalarının açılması için sürdürdükleri mücadeleye Mustafakemalpaşa’da hayatını kaybeden 19 madencininkini de kattılar. Taksim tramvay durağında 12 Aralık 2009’da yaptıkları basın açıklamasında onları da andılar ve desteklerini yüksek sesle duyurdular. Aileler için ölümlerin ardındaki sebep çok açıktı: İşçilerin güvenliği sağlanmıyordu. Hedefleri ise tekti: Aynı felaketlerin ve acıların
yaşanmaması için adalet mücadelesini
sürdürmek.
158
Davutpaşalı Aileler bir inisiyatif daha alarak 3 Ocak 2010’da Mustafakemalpaşa’ya
gittiler. Heyet olarak yaptıkları taziye ziyaretinde sürdürdükleri adalet mücadelesini anlattılar, yakınlarını kaybedenlerin acılarını paylaştılar. Adalet mücadelesindeki ısrarın ve birlikte hareket etmenin önemini vurguladılar.
19 işçinin hayatını kaybettiği patlamaya dair açılan dava; Mustafakemalpaşa-
lı ailelerin hayat koşulları, davaların takibine dair yaşadıkları güçlüklerden dolayı hızla görülüp kapatıldı.
6 Mart 2011 - Ankara ziyareti:
Acımız ortak, neden aynı
3 Şubat 2011’de Ankara Ostim ve İvedik sanayi bölgelerinde peş peşe meydana gelen patlamalarda 20 kişi hayatını kaybetti; 43 kişi yaralandı. Ankara’da
yaşanan facianın üzerinden çok geçmeden İstanbul’dan net bir cevap geldi: Bu ses, iş cinayetinin ne demek olduğunu iyi bilen Davutpaşalı Ailelerin sesiydi. Aileler 6 Şubat 2011’de patlamalarda hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına destek vermek için Taksim meydanında bir araya geldi. Başka Ostim ve
İvedik’lerin yaşanmaması için tarihi bir
basın açıklamasına imza attılar. Bu ziyaret sonrasında Ostimli Aileler Davutpaşalı Aileler gibi iş cinayetindeki kaybettikleri yakınları için adalet mücadelesine başladılar. Bu ziyaret İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet
Arayan Yakınları’nın dayanışmasını doğurdu.
Davutpaşalı Aileler, hayatını kaybeden
işçilerin acısını yüreklerinde hissettiklerini, acılarının ortak olduğunu vurgulayarak başladılar sözlerine. Meydana
gelen olayların “iş kazası değil, cinayet”
olduğunu bir defa daha belirttiler. Taleplerini, denetimsizlik ve kâr hırsı nedeniyle meydana gelen patlamadan sorumlu olan herkesin yargılanması, denetim sorumluluklarını yerine getirmeyenlere verilen cezaların yeniden düzenlenmesi ve denetimlerin etkin kılınması için gerekenlerin yapılması olarak
sıraladılar.
Davutpaşalı Ailelerin hedefleri netti:
“Patlamaların ardından açıklama yapmakla hiçbir şeyi çözemeyiz. Ankara’ya
giderek, hayatını kaybedenlerin aileleri-
Milliyet Ankara, 08.03.2011
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
ne birlik olalım davetinde bulunacağız.”
İş cinayetlerine karşı dayanışmada bir
dönüm noktası olarak tarihe geçen bu
basın açıklamasından bir ay sonra, 6 Mart
2011’de Ankara’ya gittiler. Davutpaşalı Aileler, Ostim ve İvedik’te hayatını kaybeden
işçilerin ailelerine taziye ziyaretinde bulundu. Birlik olmak kendi adalet mücadelelerinin vazgeçilmeziydi. Bu yüzden bir
arada olmanın mücadelelerini güçlendirdiğini vurguladılar. Şimdi sıra adalet mücadelesini genişletmekte, Ostim-İvedikli
Ailelerle birlik olmaktaydı.
Tarihi ziyaret sonuç verdi. Ostim-İvedikli
Aileler de Davutpaşalı Aileler ile birlikte
adalet arayışını sürdürmeye, iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin duruşmalarını takip etmeye başladı.
6 Aralık 2012 - Zonguldak ziyareti:
Ölüm madencilerin kaderi değildir!
17 Mayıs 2010’da Türkiye Taşkömürü
Kurumu Karadon Müessesesi’nde taşeron Yapı-Tek Firması’nın çalıştırdığı
maden ocağında grizu patlaması oldu.
30 madenci hayatını kaybetti; 11 madenci yaralandı.
Patlamanın ardından Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan’ın sözleri dikkat çekti,
çok tartışıldı: “Madencilerin kaderi bu.”
Bu yoruma katılmayanlar arasında İş
Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin
Adalet Arayan Yakınları da vardı. Onlar
için ölümler kesinlikle kader veya kaza
değildi, düpedüz cinayetti. Aileler inisiyatif aldı; Karadon’da hayatını kaybe-
159
Taraf, 07.02.2011
Meydana gelen iş cinayeti ile ilgili açılan
davanın 6 Aralık 2012’de görülen ikinci duruşmasını izleyip Karadon’da yakınlarını kaybedenlere destek verenler
arasında Zonguldak’a heyet halinde gelen aileler de vardı. Duruşmaya ara verildiği sırada Karadonlu ailelerle görüşerek acılarını paylaşan ailelerin verdiği mesaj açıktı: “Acımız ortak. Kamuoyu
oluşturmak için duyarlılık oluşturmalı,
dayanışma ilişkileri kurmalıyız.” Aileler
Zonguldak’tan duruşmaları takip etme
sözü vererek ayrıldılar.
160
Ailelerin o güne dair aktardıkları notlardan bazıları şöyle: “Türkiye Taşkömürü
Kurumu’nda örgütlü Genel Maden İşçileri Sendikası’ndan duruşmayı izlemeye gelen olmadı. Adliye koridorlarında ‘Uzlaşın’ yazılı posterler asılıydı. Ha-
yatını kaybeden maden işçileri için yapılan anıtta isimler yazılıydı, fakat mermer bloğun yarısından fazlasının boş bırakılması gelecek günlere dair ipuçları
veriyordu.”
Vatan, 07.02.2011
den işçilerin aileleriyle bağlantı kurmak,
acılarını paylaşmak ve adalet mücadelesinde yalnız olmadıklarını belirtmek için
yola düşeceklerdi.
Star, 07.02.2011
Bizim Gazete, 21.06.2009
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
161
Yıldönümleri ve
Anmalar
29 Ocak 2012: Davutpaşa patlamasının 4. yıldönümü anması
31 Ocak 2008’de Davutpaşa’daki Emek
İş Hanı’nda kaçak bir maytap atölyesinde meydana gelen patlamada 21 kişi hayatını kaybetti, 130 kişi yaralandı. Patlama sadece maytap atölyesinde çalışanları etkilemedi. Hayatını kaybedenlerin ve yaralıların çoğu çevre işyerlerinde çalışanlardı. Davutpaşa Patlamasında Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları 2 yıllık adalet mücadelesi sonucunda ceza davasını açtırdı. Her
yıldönümünde Davutpaşalı Aileler patlamanın meydana geldiği alana gelerek
kaybettiklerini andı. Patlamanın meyda-
162
na geldiği alanın “İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenler Anısına Park” yapılmasını yetkililerden talep ettiler, fakat
bu talepleri yerine getirilmedi. Aileler
pes etmedi; kendi olanaklarıyla üçüncü yıldönümünde patlama alanına çiçek
ekip fidan diktiler. Ailelerin yetkililerin
bu konuda girişimde bulunarak patlama alanının parka dönüştürülmesi talebi sürüyor.
Ailelerin patlamanın dördüncü yıldönümünde aynı yerde bir araya gelerek yaptıkları basın açıklaması:
Basına ve Kamuoyuna
“Sizin hiç babanız, anneniz öldü mü?
Benim bir kere öldü…” Sizin hiç kardeşiniz, teyzeniz, dayınız, komşunuz, dostunuz, yâriniz, canınızdan çok sevdiğiniz bir yakınınız öldü mü? Tam 4 yıl oldu.
4 yıldır seslerine, kokularına, sıcaklıklarına, yarenliklerine hasretiz. 4 yıl
önce Davutpaşa’daki maytap atölyesinde meydana gelen patlamada canlarımı-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
zı kaybettik. 31 Ocak 2008’de. Dile kolay, 4 yıldır yakınlarımız toprak altında.
4 yıldır her gün yüreklerimizde meydana geliyor aynı patlama. 21 canımızı yitirdik, dile kolay. 130 canımız yaralandı.
4 yıldır her gün yüreklerimiz dağlanıyor.
Hâlâ sesleri kulaklarımızda. Hâlâ iş çıkışlarını gözlüyoruz camlarda. Boğazımızdan geçen her lokmadalar. Dile kolay, 4 yıl, acımız taptaze.
Acımız birleştirdi bizi. 4 yıldır adalet arayışımız sürüyor. Uğraşlarımız sonucunda sorumlu kurumlardan biri daha yargılanıyor. Bina sahiplerinin, Zeytinburnu
Belediyesi’nin yanına Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı adına Bölge Çalışma
Müdürü de oturdu. Ama “Yetmez, diğer
sorumlular da yargılanacak,” demiştik.
Yaklaşık bir ay önce idari kurumların İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve
Zeytinburnu Belediye Başkanı’nın yargılanmasına izin vermeyen kararı için
Danıştay’a başvurduk. Zeytinburnu Belediye Başkanı hakkındaki karar Danıştay tarafında iptal edildi ve hakkında soruşturma yapılması üzere savcılığa gönderildi. Gelin görün ki 2 yıl sonra açılan
Davutpaşa davasında, 4 yılda ancak sanık sandalyesine oturtabildiğimiz yetkililer hakkında bir haftada takipsizlik kararı verilebiliyor. Avukatlarımız bu karara itiraz ederken biz de takipçisi olma-
yı sürdüreceğiz. Aynı zamanda İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında yargılamaya izin vermeme kararını
adil ve etkin yargılama yapılmasına müdahale sayıyoruz. Konuyu Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi’ne taşıyacağız.
İşimizden artırabildiğimiz zaman, ekmeğimizden artırabildiğimiz kazançla yalnız kendi adalet mücadelemizi sürdürmedik. Zonguldak Karadon’daki ve Bursa Mustafakemalpaşa’daki maden facialarında hayatını kaybeden maden işçilerinin aileleriyle; Ankara Ostim ve
İvedikte’ki patlamalarda hayatını kaybeden işçilerin aileleriyle dayanışmaya gittik. Sadece kendi adalet davamızın değil, emeğiyle geçinen, denetimsizlik ve
ihmaller nedeniyle hayatlarını kaybeden
bütün işçi kardeşlerimizin acısını kalbimizde hissettik. Bir kere daha diyoruz
ki adalet duygusunu kaybetmemiş, vicdanı olan her kurum ve kişi bu mücadelelerde dayanışma içerisinde olmalıdır. Davutpaşa ceza davasının 9. duruşması 13 Nisan’da Bakırköy 6. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde...
Duruşmalarda hepimiz sanık ifadelerindeki rezaleti izledik. Denetimsizliği, bahaneleri, başkan yardımcısı olarak neye imza attığından haberi olmayanları duyduk, gördük. Adalet arayışı-
163
164
mızdan vazgeçmedik. Diğer yandan İdare Mahkemeleri’nde açtığımız davalar
yavaş yavaş sonuçlanıyor. İdare Mahkemeleri Zeytinburnu Belediyesi’ni, Çalış-
ma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ve İçişleri Bakanlığı’nı sorumlu tutan kararlar veriyor. Gidenleri geri getirmese de,
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
sorumluların tespitine ve yargılanmasına yol açan gelişmeler nedeniyle buruk
bir sevinç yaşıyoruz. Bütün kaygımız ve
mücadelemiz, ekmek mücadelesinin işçinin hayatına mal olmamasıdır. İşçi güvenliğinin sağlandığı, daha insani çalışma koşullarının yaratılmasıdır. Denetim
sorumluluğu olanların görevlerini gereği gibi yapmasıdır.
4 yıldır haykırıyoruz: “İş kazası değil, bu
bir cinayet!” 4 yıldır haykırıyoruz: “Sorumlular yargılansın, adalet istiyoruz!” 4
yıldır haykırıyoruz: “Davutpaşa’yı unutmadık, unutturmayacağız!”
İstedik ki bir daha Davutpaşa’lar olmasın. Başka yürekler, başka canlar yanmasın. İstedik ki Davutpaşa unutulmasın. Unutturmamak için patlama alanının park yapılmasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Zeytinburnu
Belediyesi’nden talep ettik. Yapmadılar.
Biz kendi İmkânlarımızla yaptık.
Biliyoruz ki biraradalığımız sayesinde
sorumlular adalet karşısına çıkarılıyor.
Biliyoruz ki sesimiz güçlendikçe duyulur, görülür olacağız. Biliyoruz ki suskunlaşmış vicdanlara sesimiz güçlendikçe ulaşacağız. Biliyoruz ki adalet isteğimiz sen de yanımızda olduğun ölçüde güçlenecek.
Gözünüz, kulağınız, varlığınız,
vicdanınız bizimle olsun.
Çaresi Yok… Bütün Sorumlular
Yargılanacak…
İş Kazası Değil… Bu Bir Cinayet!..
Davutpaşa’yı Unutmadık,
Unutturmayacağız!..
Davutpaşa Patlamasında Hayatını
Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları
165
3 Şubat 2012: Ostim-İvedik
patlamalarının 1. yıldönümü
anması
Aynı gün meydana gelen iki ayrı patlamada 20 işçi hayatını kaybetti, 43 işçi yaralandı. Ostim-İvedik Patlamalarında Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları patlamaların birinci yıldönümünde kaybettiklerini andı. Ostim-İvedikli
Aileler ilk patlamanın olduğu işyeri önüne karanfiller bıraktı; sevdiklerini, yakınlarını kaybetmenin acısını paylaştılar.
Basın açıklamasında mahkemenin bütün sorumluların eksiksiz yargılanmasını sağlayacak bir bilirkişi raporu için karar vermesini beklediklerini; patlamaların meydana geldiği alanın iş cinayetinde kaybettiklerinin anısına park yapılmasını istediklerini vurguladılar.
Ailelerin birinci yıldönümünde yaptıkları
basın açıklaması:
Basına ve Kamuoyuna
(...) Bugün burada, kaybettiğimiz canlarımızı anmak üzere toplanmış bulunmaktayız. Anacağız, ruhlarını şad etmek için dualar okuyacağız. Sorumluların yargılanması ve cezalandırılması için
adalet mücadelemizi sürdürüyoruz.
Bütün kaygımız ve mücadelemiz, ekmek
mücadelesinin işçinin hayatına mal olmamasıdır. İşçi güvenliğinin sağlandığı,
daha insani çalışma koşullarının yaratılmasıdır. Denetim sorumluluğu olanların
görevlerini gereği gibi yapmasıdır.
Duruşmalarda herkesin birbirini sorumlu tuttuğunu, gaz şirketlerinde ve patlama yaşanan işyerlerinde denetim görevi olan kurumların hiçbir denetim faaliyeti yapmadığını, gaz dolumunun belgesiz, güvencesiz bir işçiye yaptırıldığını, işverenlerce hiçbir iş-işçi güvenliği
önleminin alınmadığını dinledik. Yetmedi, görevli kimya mühendisinin denetimsizlik itiraflarına tanık olduk. Esef, acı,
elem, keder duyduk. Duyduklarımız öfkemizi daha da artırdı. Eşlerimizin, çocuklarımızın, kardeşlerimizin hayatlarına hiç kıymet verilmediğini dinledik.
Suçluların, soruşturmayı ve yargılamayı etkileyebilmek için planlar yaptıklarını gördük.
Geçen bir yılın ardından kamuoyuna duyurumuzdur:
1) Davamızın geldiği aşama itibariyle,
tanık ve sanık ifadeleriyle gaz şirketinin,
patlamanın yaşandığı iki işyerinin ve denetimden sorumlu kurumların hukuki
ve cezai sorumluluğunun yeterince ortaya çıktığına inanıyoruz. Dosyadaki bilirkişi raporunun yeterli olmadığını dü-
Birgün, 04.02.2012
166
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
şünmekteyiz. Mahkemenin, bütün sorumluların eksiksiz yargılanmasını sağlayacak bilirkişi raporu oluşturulması
için karar vermesini istiyoruz.
2) Sorumlu kamu kurumları ve temsilcileri için tefrik edilerek soruşturması devam eden dosyanın neticelendirilmesini
ve birleştirilmesini istiyoruz.
3) Patlamalarda hayatını kaybeden yakınlarımız ve yaralanan kardeşlerimiz
için Ostim ve İvedik’te bir park yapılmasını istiyoruz. İş cinayeti lanetinin unutulmadığının simgesi olarak, kaybettiklerimizin anısına saygımızı temsilen...
4) Yine kamuoyu tarafından bilinmesini
isteriz ki; yasal haklarımızın dışında hiçbir kişi ve kurum tarafından herhangi bir
maddi hibenin muhatabı olmadık. Bizlerin adını zikrederek yapılan beyanların
asılsız olduğunu duyuruyoruz.
suçluluktan kaynaklı bir tutumu olarak
değerlendireceğimizi ilan ediyoruz. Bu
saygısızlığı kabul etmiyoruz.
1 yıldır haykırıyoruz: “İş kazası değil, bu
bir cinayet!” 1 yıldır haykırıyoruz: “Sorumlular yargılansın, adalet istiyoruz!” 1
yıldır haykırıyoruz: “Ostim-İvedik’i unutmadık, unutturmayacağız!”
Biliyoruz ki sesimiz güçlendikçe duyulur, görülür olacağız. Biliyoruz ki suskunlaşmış vicdanlara sesimiz güçlendikçe ulaşacağız. Biliyoruz ki adalet isteğimiz sen de yanımızda olduğun ölçüde güçlenecek. Bizler, aileler olarak bir
araya gelerek sürdürdüğümüz adalet
mücadelesinde, bizlerle dayanışma gösteren bütün kişi ve kurumlara teşekkür
ediyoruz.
Gözünüz, kulağınız, varlığınız, vicdanınız
bizimle olsun.
5) Yetkili kurumlar nezdinde yaptığımız
girişimlerde savsaklama, oyalama, yokuşa sürme anlamına gelen davranışlara son verilmesini istiyoruz, bizlerin ve
avukatlarımızın adalet çabalarına saygılı, duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Buradan, iş cinayetlerinde hayatlarını kaybedenlere rahmet, ailelerine, direnç ve sabır diliyoruz. Çaresi Yok… Bütün Sorumlular Yargılanacak…
Son olarak, anma programımızın duyurularını İvedik ve Ostim OSB’de asarken, özel güvenlik birimlerinin gösterdiği saygısız tutumlarını esefle kınıyoruz.
Sorumlularının özür dilemesini bekliyoruz. Aksi durumda OSB yönetimlerinin
Ostim-İvedik’i Unutmadık,
Unutturmayacağız!..
İş Kazası Değil… Bu Bir Cinayet!..
Ostim ve İvedik Patlamalarında
Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan
Yakınları
167
Yetkililer 23 Ekim 2011’de gerçekleşen
birinci deprem sonrası gerekli önlemlerin alındığını ve Van’ın Türkiye’nin deprem bakımından en güvenli ili olduğunu beyan edip bu beyanlarını çeşitli “bilimsel” ifadelerle gerekçelendirirken;
16 gün sonra, 9 Kasım 2011’de 5,6 şiddetinde ikinci bir deprem meydana geldi. Birinci depremi yaşamış Aslan Otel
ve Bayram Otel enkaz yığınına dönüşürken, hasar tespiti yapmadan bu yapıların güvenli olduğunu duyuran yetkililerin ihmali ve kusuruyla ortaya çıkan tabloda; Bayram Otel’de 24, Aslan Otel’de
ise 5 insanımız hayatını kaybetti. İlk depremin ardından yaşanan gelişmeleri izlemek üzere Van’da bulunan gazeteciler
Sebahattin Yılmaz ile Cem Emir, ikinci depreme Bayram Otel’de yakalandı.
Van-Bayram Otel’de Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları olayın ilk
yıldönümünde Bayram Otel’in bulunduğu yerde bir araya gelerek kaybettiklerini andı.
Ailelerin 4 Kasım 2012'de konusunu
Van-Bayram Otel’e ayırdıkları 12. Vicdan ve Adalet Nöbeti'nde yaptıkları basın açıklamasından:
Basına ve Kamuoyuna
(...) Bizler göz göre göre gelen “cinayetin” sorumlularının yargılanmaması için
yapılanları gördük...
168
Öyle ki, Van'da meydana gelen birinci
depremden sonra televizyonların karşısına geçerek, büyük bir özgüvenle “Durum kontrol altında, gereken her şey yapıldı... Van, Türkiye’nin en güvenli yeri;
hasar tespit çalışmaları yüzde 95 oranında tamamlandı; bakın, Van-Bayram
Otel’de insanlar güvenle kalıyor,” dediler. Deliller ortada.
Birgün, 09.11.2012
9 Kasım 2012: Van-Bayram Otel
1. yıldönümü anması
16 gün sonra ikinci deprem oldu ve
Van’da iki otel yıkıldı. Toplam 29 kişi hayatını kaybetti. Savcılık soruşturmasında açığa çıktı ki; Merkezi AFAD ve Van
Valiliği’nin görevi olan hasar tespit çalışması yapılmamış.
Bilirkişi raporunda dahi, hasar tespiti
yapmayan kurumların sorumlu tutulmasına rağmen savcılık, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, AFAD Genel Merkezi
yetkilileri, Van Valisi, Van AFAD görevlileri hakkında dosyayı ayırmakla yetindi.
Sadece otel işletmecisi Tevfik Bayram’ı
yargılamakla yetindi. 1999 depreminin
bütün sorumluluğunu Yalovalı müteahhit Veli Göçer’e yıktıkları gibi.
Endişeliyiz; bu kadar açık sorumluluklara rağmen canlarımızı kaybetmemizde payı olanların bırakın mahkûmiyeti,
yargılamaya konu bile edilmeyeceğinden. (...)
Geride kalanlar için adalet istemeye devam ediyoruz. (...)
İş Cinayetlerinde Hayatını
Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Radikal, 12.11.2012
169
28 Nisan
İş Cinayetlerini
Anma ve Yas Günü
Ölenleri an, kalanlar için
mücadele et!
28 Nisan İş Cinayetlerini Anma ve Yas
Günü, “iş kazaları” ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğuna dikkat çeken, bunun için öncelikle patronlar ve
devlet üzerinde bir kamuoyu baskısı
oluşturmayı amaçlayan; “çalışırken nasıl ve neden hastalandığımıza, yaralandığımıza ve öldüğümüze” dikkat çeken;
çalışanları, işçileri bir günlük faaliyetlerle bir araya getirmeyi ve aralarındaki dayanışmayı artırmayı amaçlayan bir
gündür.
170
Kanada’da 28 Nisan 1914’te ilk defa
“iş kazaları”ndaki patron sorumluluğu
hukuken tescil edildi. 1984’te Kanada
Kamu Çalışanları Sendikası (CUPE) inisiyatifi ile önce sendika bazında 28 Nisan
yas günü olarak hayata geçirildi. Kanada
Sendikalar Konfederasyonu (CCU) bir yıl
sonra 28 Nisan’ı tek taraflı olarak “Ulusal Yas Günü” ilan etti. 1991’de Kanada
devleti bu günü resmi yas günü ilan etti.
Bundan sonra pek çok ülkede, genellikle sendikaların önderliğinde 28 Nisan,
parlamentolarda da kabul görerek resmi anma ve yas günü oldu.
1989’da ABD’de, 1992’de İngiltere’de 28
Nisan yas günü olarak anılmaya başla-
dı. 2001’de Uluslararası Çalışma Örgütü
(ILO), 28 Nisan’ı “Dünya Çalışma Güvenliği ve Sağlığı Günü” ilan etti. 28 Nisan birçok ülkede resmi yas günü olarak anılırken birçok ülkede de resmi yas
günü ilan edilmesi için çeşitli kampanyalar düzenleniyor.
28 Nisan’da çeşitli yas günü etkinlikleri yapılmakta; dini anma, ağaç dikme, iş
cinayeti/“iş kazası”nın meydana geldiği
yere çiçek ve eski ayakkabı bırakma, siyah balon uçurma, anıt dikme, şilt-plaka
çakma, vb. törenlerle iş cinayetlerinde hayatını kaybedenler ve yaralananlar hatırlanmaktadır. Madencilerin grizu
kaçaklarına karşı önlem olarak eskiden
yanlarına aldıkları kanarya, unutmabeni
çiçeği, siyah yaka kurdelesi, vb. sembollerle günün anlamı vurgulanır.
28 Nisan 2012: İSİG “İş Cinayetlerinde Ölen ve Yaralananları Anma/Yas
Günü” etkinliği
2008’de Davutpaşa patlamasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının bir araya
gelmesiyle, Türkiye’de “iş kazası” kavramı, sendika, emek ve meslek örgütleri dünyasında iş cinayeti olarak anılmaya başladı. 28 Nisan 2012’de, İstanbul
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin
(İSİG) çağrısıyla 28 Nisan’ın iş cinayetlerinde hayatını kaybedenler için anma ve
yas günü ilan edilmesi talebiyle bir salon toplantısı yapıldı.
Merhamet değil adalet istiyoruz!
Petrol-İş Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Davutpaşa, Ostimİvedik, Van-Bayram Otel, Zonguldak,
Tuzla ve BEDAŞ’ta; tekstil sektöründe,
uçak kazasında ve ev işçiliği yaparken
hayatını kaybedenlerin aileleri; galvaniz
işçileri, silikozis hastası diş teknisyenleri ile diğer birçok işçi ve işçi ailesi katıldı. Ayrıca çeşitli emek ve meslek örgüt-
Birgün, 30.04.2012
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
lerinden temsilciler de etkinlikteydi. Katılımcılar 28 Nisan’ın anma ve yas günü
ilan edilmesi ortak talebiyle “Merhamet
değil, adalet istiyoruz!” pankartı altında konuşma yaptı. Ostim’deki patlamada yaşamını yitiren Dilek Gürer’in kardeşi Demet Gürer Davutpaşa patlaması sonrasında ailelerin verdiği mücadelenin kendi mücadeleleri için örnek olduğunu anlattı. Gürer, “Ne kadar kalabalık olursak sesimizi o kadar çok duyurabiliriz. 1,5 yıldır uğraşıyoruz. Davutpaşalı aileler 5 yıldır uğraşıyor. Kamu kuruluşlarının davaya dahil olması için uğraşıyoruz,” dedi.
Galvanizlemede meslek hastalığı nedeniyle ölümler olacak
Ostim’de çalışan galvaniz işçisi İbrahim
İlhan, galvanizlemenin Türkiye’de yeni
gelişen ve büyüyen bir sektör olduğunu
belirtti. İlhan çalışırken sürekli kimyasal maddelere maruz kaldıklarını, işyerinde işçi sağlığının önemsenmediğini,
çalışma koşullarındaki eksiklikleri, yeterli havalandırmanın olmadığını anlattı.
İlhan, “Sabah uyandığımızda bütün vücudumuz uyuşmuş oluyor,” diyerek önümüzdeki 15-20 yılda meslek hastalığı
nedeniyle yüksek oranda ölümlerin gö-
171
rüleceğini, bu nedenle şimdiden önlem
alınmasını istediklerini söyledi.
Biz bu zinciri kırdık... Arkamızda
olsunlar
Çabuk kendilerine destek olmayan sendika ve meslek örgütleri için “Arkamızda olsunlar, flamayla, afişle değil, kişi olarak arkamızda dursunlar,”
sözleriyle tepkisini dile getirdi. Çabuk, “Davutpaşa’nın sorumluları cezalandırılmış olsaydı; Ostim-İvedik'te,
Bursa'da, Karadon’da, Adana’daki baraj
patlamasında, Erzurum TEDAŞ’ta işçilerin ölümlerine engel olunabilirdi,” diyerek ekledi: “Biz yolu açtık. Bu yolda tüm
arkadaşlarımızla yürümek istiyoruz."
Acılarımızı güce dönüştürdük
172
Davutpaşa patlamasında kardeşi Heybetullah Güleç’i kaybeden Hakkı Güleç,
“Acılarımızı güce dönüştürdük,” dedi.
Amaçlarının “başka canların yanmaması, başka ailelerin yıkılmaması” olduğunu belirten Güleç şunları söyledi: “Hayatını kaybeden insanların yakınları olarak gelin gücümüzü birleştirelim. Örgütlü bir gücün karşısında hiçbir engel
duramıyor. Biz başka ocaklara ateş düşmesin diye çırpınırken sesimiz kısılmaya çalışıldı. Ama biz pes etmedik ve vazgeçmeyeceğiz... Bu da Türkiye’de emsal
olsun, başka işverenlerin iş güvenliğini
sağlamalarına vesile olsun. Başka acılar
Evrensel, 25.04.2012
Davutpaşa patlamasında eşi Gülhan
Çabuk’u kaybeden İdris Çabuk, olaydan
ancak iki yıl sonra davanın açılabildiğini
hatırlattı; bilirkişi raporlarında devletin
kurumlarının sorumluluğu görüldüğü
halde bu kurumların suçlarını örtmek
için her türlü yolu denediklerini belirtti. Çabuk, dava süreci ve öncesi için, “Ülkemizde çoğunlukla bu tip davalara herhangi bir sonuç çıkmaz mantığı ile bakılır. Biz bu zinciri kırdık,” dedi.
olmasın diye, elimizden geldiği kadar iş
cinayetine kurban giden ailelerin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Tersane işçisi İbrahim Levent’in eşi Ruhiye Levent, “Ben isterdim ki bu salonun yarısı tersane işçilerinin aileleri ile
dolsun,” diyerek diğer ailelerin kendileriyle birlikte mücadele vermesi dileğini
aktardı. Tersane işçisi Sezai Demiral’ın
babası Hakkı Demiral, iş cinayetlerine
karşı mücadelenin sadece toplantılarla
sınırlı kalmaması, sokaklara taşınması
gerektiğini belirtti.
BEDAŞ işçisi Erkan Keleş’in abisi Mustafa Keleş, iki yıldır davanın açılamadığını belirtti, “Kan parasının peşinde değiliz. Suçlular suçunu çeksin diyoruz.
Adalet istiyoruz,” dedi.
Üzerine vinç düşerek yaşamını yitiren
mühendis Gülseren Yurttaş’ın kardeşi
“Bu olaylarda ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Ancak mücadeleyle bu cinayetleri engelleyebiliriz. Kâr-zarar he-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
saplaması sonucu masraflı olduğu için
feda edilen insanlar bunlar. ‘Kaza’ deyince basit bir şey haline geliyor, ama
yakınlarını kaybedenler gayet iyi biliyor;
maliyetten kaçınıldığı için bu ölümler
oluyor,” dedi.
rine ve meslek odalarına tepkisini dile
getirdi. Sendikaların ve meslek odalarının iş cinayeti davalarına müdahil olmadığını, aileleri yalnız bıraktığını belirten
Yucak, tüm kamuoyuna “Aileleri yalnız
bırakmayın,” çağrısında bulundu.
Çalıştığı evde cam silerken, pencerenin
yerinden çıkması sonucu düşerek yaşamını yitiren Fatima Aldal’ın eşi Hüseyin Aldal, “Eşim pencerenin hatalı olması nedeniyle düşerek vefat etti. Çalıştığı ev sahipleri bizi insan yerine koymadılar. Ev işçilerinin sigortalı olmasını istiyorum,” dedi.
İş cinayetlerinin hepsi engellenebilir
Ev İşçileri Dayanışma Sendikası Başkanı Gülhan Benli “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı”nda ev işçilerinin olmamasına tepkisini dile getirdi. Benli, ev
işçileri için güvenlik önlemi alınmasını,
işçilerin güvenceli çalıştırılmasını istediklerini belirtti.
Aileleri yalnız bırakmayın
1Umut İş Cinayetlerinde Adalet İçin Hukuk Koordinasyonu’ndan Erbay Yucak,
iş cinayetleri davalarında “bir şey çıkmaz” yaklaşımının yanlış olduğunu dile
getirdi. Verdikleri mücadelede ailelerin
yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Yucak, 1999 depremi sonrası sorumluların yargılanması için başlattıkları hukuk mücadelesinin deneyimlerini, bugün Davutpaşa’ya ve diğer ailelerin
davalarına aktardıklarını söyledi. Yucak,
hukuk mücadelesinin yanı sıra kamuoyu
duyarlılığı yaratmak için yapılan eylemlerde ailelerin adalet arayışını esas alan
bir yöntem izlediklerini belirtti. Yakınları iş cinayeti sonucu hayatını kaybeden
her ailenin sorumluların yargılanmasını
istediğine ve bunun dışında bir maneviyat olmadığına dikkat çeken Yucak, dava
süreçlerinde işçi ailelerinin yanında olmayan, ama emekten yana olduğunu iddia eden siyasi partilere, emek örgütle-
İSİG üyesi Aslı Odman, işçi aileleri ve
halk hareketlerinin verdikleri mücadelenin iş cinayetlerinin sorumlularının
cezalandırılması konusunda önemli başarılar elde ettiğini belirtti. Odman, dünyada işçi ailelerinin verdikleri mücadelelerden örnekler anlattı. İş cinayetlerinin boyutuna dikkat çeken Odman, “Her
yıl dünyada 2,5 milyona yakın insan ‘iş
kazaları’nda ölüyor… Ani ölümler dışında asbest gibi kanserojen maddelere insanlar maruz kalıyor. Dünyada 440 bin
kişi, yani 15 saniyede bir çalışan meslek hastalığı nedeniyle ölüyor. Her gün
6 bin 300 işçi ölüyor. Hepsi engellenebilir,” dedi. Ayrıca meslek hastalıklarının
kayıt altına alınmadığı Türkiye’de meslek hastalıkları sonucu yılda 15 bin ila
30 bin çalışanın yaşamını yitirdiğini, 150
bin kişinin kansere yakalandığını, bunların yüzde 10’unun çalıştığı iş yüzünden
hayatını kaybettiğini aktardı.
Dünya Uluslararası
Çalışma Örgütü’ne göre;
Her yıl 2 milyon 300 binden fazla kadın ve erkek
çalışırken ölüyor.
Çalışanlar yılda yaklaşık 337 milyon “kaza”ya
maruz kalıyor ve yaklaşık 160 milyon kere
çalışma nedenli hastalıklara yakalanıyor.
İşyerinde kullanılan toksik maddeler her yıl 440
bin işçiyi öldürüyor.
Sadece asbest kullanımına bağlı yılda hayatını
kaybeden işçi sayısı 100 bin.
Her 15 saniyede bir, bir işçi çalışırken ölüyor!
Her 15 saniyede bir, 160 işçi “iş kazası” geçiriyor!
Her gün 6 bin 300 işçi çalışırken ölüyor!
Dünyada daha çok insan, savaşırken değil,
çalışırken ölüyor!
Yazı, İSİG (yanginkulesi.org), ETHA, Birgün ve
Sendika.org’tan faydalanarak hazırlanmıştır.
173
1 Mayıs İşçi Bayramı
2012'de en az 250 işçi eksiktik
meydanlarda
Türkiye’nin “iş kazaları” ve iş cinayetleri
karnesine baktığımızda karşımıza korkunç bir tablo çıkıyor. Sosyal Güvenlik
Kurumu verilerine göre, 2000 ila 2012
yıllarında meydana gelen iş cinayetlerinde 12.286 işçi hayatını kaybetti. Her
gün 172 “iş kazası” kayıtlara geçerken,
3 ila 5 işçi hayatını kaybediyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 82 ülkeden gelen verilerden derlediği istatistiklere göre sigortalı işçi başına “iş
kazaları”nda hayatını kaybeden işçi oranı yüz binde 15,3. SGK verileri ışığında
ortaya çıkan vahim tabloya göre Türkiye
iş cinayetlerinde Avrupa birincisi, dün-
174
ya üçüncüsü. (Veriler Taraf gazetesinden Oktay Özilhan’ın hazırladığı “Yaşamayanların Bayramı”, 1 Mayıs 2012 tarihli haberinden derlenmiştir.)
2012 yılının ilk 4 ayında en az 250 işçi hayatını kaybetti. İşçi ölümlerinin katliama
dönüştüğü topraklarımızda İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları, unutmamak, unutturmamak için 1 Mayıs’a “İş Kazası Değil Cinayet!” pankartıyla katıldı. Yaklaşık yüz kişilik bir kortejle yürümeye başlayan ailelere, ailelerin çağrısına uyarak yürüyüş boyunca katılanlarla birlikte yürüyenlerin
sayısı iki yüz ila iki yüz elli kişiyi buldu.
Yürüyüş boyunca adalet mücadelesine,
sürdürdükleri davalara dikkat çeken aileler, meydana gelen iş cinayetlerinin
kader, “kaza” olmadığını, yakınlarını taşeronlaşma, denetimsizlik ve kâr hırsı nedeniyle iş cinayetlerine kurban verdiklerini dile getirdiler.
Her sene işyerlerinde, savaşlardakinden daha fazla insan öldüğünü, patron-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
ların işledikleri çalışma suçlarının cezasız kalmaması gerektiğini, işçi sağlığı iş
güvenliği önlemlerinden tasarruf etmelerinin insanlık suçu olduğunu, güvenli işin ayrıcalık değil hak olduğunu haykıran aileler, “Bunca refahın bedeli kan
ise, biz bedelini ödedik!” dedi.
İŞ KAZASI DEĞİL CİNAYET!
Sorumlular da, nedeni de belli: Kâr hırsı ve
denetimsizlik!
2008, İstanbul-Davutpaşa
21 kişi hayatını kaybetti; 130 kişi yaralandı.
DAVUTPAŞA’YI UNUTMA UNUTTURMA!
2010, Ankara-Ostim-İvedik
İki ayrı işyerinde meydana gelen patlamalarda
20 kişi hayatını kaybetti; 43 kişi yaralandı.
OSTİM-İVEDİK’İ UNUTMA UNUTTURMA!
Aileler tüm sorumlular yargılanana ve iş
cinayetleri son bulana kadar adalet mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayarak, 28 Nisan’ın anma ve yas günü ilan
edilmesini talep ettiler.
2010, İstanbul-Gaziosmanpaşa
Elektrik arızasına iş güvenliği malzemeleri
verilmeden ve BEDAŞ teknisyenleri refakat etmeden gönderildi. İşçi kardeşimiz Erkan Keleş
hayatını kaybetti.
BEDAŞ’I UNUTMA UNUTTURMA!
2010, Zonguldak-Karadon
30 maden işçisi hayatını kaybetti.
KARADON’U UNUTMA UNUTTURMA!
2011, Van-Bayram Otel
Birinci depremden sonra hasar tespit çalışması
yapılmadığı için 5,6 büyüklüğündeki ikinci
depremde Bayram Otel yıkıldı. 24 insan hayatını
kaybetti.
BAYRAM OTEL’İ UNUTMA UNUTTURMA!
2011, K.Maraş-Afşin-Elbistan
Kömür ocağında göçük. Halen bedenine
ulaşılamayan işçi kardeşlerimiz var.
AFŞİN’İ UNUTMA UNUTTURMA!
2012, Adana-Kozan
Gökdere barajında denetimsiz yapılan HES
kapağı patladı. 10 işçi hayatını kaybetti.
ADANA’YI UNUTMA UNUTTURMA!
Cumhuriyet, 06.05.2012
2012, Erzurum-Aşkale
5 TEDAŞ işçisi göldeki direğe
arıza gidermeye gitmeye zorlandı.
Bot battı; 5 işçi hayatın kaybetti.
ERZURUM’U UNUTMA UNUTTURMA!
2012, İstanbul-Ümraniye
Bütün yetkililerin bildiği tüp dolum atölyesi
patladı. 2 işçi hayatını kaybetti.
ÜMRANİYE’Yİ UNUTMA UNUTTURMA!
2012, İstanbul-Esenyurt
11 işçi kardeşimiz AVM inşaatında çalışırken
kendilerine yatakhane olarak tahsis edilen
çadırlarda yanarak hayatını kaybetti.
ESENYURT’U UNUTMA UNUTTURMA!
175
AVM Açılışı Basın
Açıklaması
18 Ekim 2012: İşçi aileleri Marmara Park AVM açılışında “Unutmadık, Unutturmayacağız” dediler
İnşaatı sırasında 11 işçinin hayatını kaybettiği Marmara Park Alışveriş Merkezi 18 Ekim 2012’de şaşaalı reklamlarla açıldı. Esenyurt’ta 11 Mart’ta şantiye çadırlarında çıkan yangında yaşamını yitiren işçilerin aileleri, “yıkılasıca”
AVM önünde bir araya gelerek açılışa
olan tepkilerini dile getirdi. Çadır yangı-
nında hayatını kaybeden inşaat işçisi Barış Kıyak’ın kardeşi Damla Kıyak, aileler
adına basın açıklamasını okudu.
Damla Kıyak basın açıklamasında yapılan gösterişli açılış için “İnsanda bir parça utanma ve hayâ olur,” diyerek ailelerin öfke ve acısını dile getirdi. “Acımız bu
kadar tazeyken ve bu yapıyı inşa edenler
sanık olarak mahkeme huzurunda yargılanırken, hiçbir şey olmamış gibi, hiç
sorumlulukları yokmuş gibi davranılması canımızı acıtıyor,” dedi.
Sürmekte olan dava sürecine de dikkat
çeken Kıyak, “Bilirkişi raporlarının olaya ilişkin ihmali ve denetimsizliği açıklıkla gözler önüne sermekte, ancak sanıkların ifadelerinde sorumluluğu birbirine atmakta olduğunu” ifade ederek, “sorumluların, raporlara rağmen
gerekli önlemleri almadıklarını, işçileri
çadırlarda balık istifi barındırdıklarını ve
Taraf, 19.10.2012
176
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
çadırların çıkış kapılarını kapattıklarını”
sözlerine ekledi.
üçüncü duruşma öncesinde yapacakları
basın açıklamasına davet etti.
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları, açıklama
esnasında “Ne çabuk unuttunuz!” yazılı bir pankart açarak “İş kazası değil, bu
bir cinayet”, “Sorumlular belli, adalet istiyoruz” sloganlarını attı.
Olayda hayatını kaybeden Seyfettin
Topal’ın abisi İdris Topal, “Ben burada
kardeşimi kaybettim, yaptıklarına bakın. Bu hak mı? Daha senesi dolmadan, daha acımız dinmeden... Şu gelenlere bakın, insan kaynıyor... Bu bize yakışır mı? Gidenler gelmez, giden zaten
gitti, ama daha mahkeme sonuçlanmadan açılış yapıyorlar,” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Açıklamanın sonunda aileler, “vicdanı olan” herkesi 4 Kasım’da 12’incisini gerçekleştirecekleri “Vicdan ve Adalet Nöbeti”ne ve 23 Kasım’da görülecek
177
Belgeseller
rı bu belgeselde. Yönetmenliğini Ayten
Başer’in yaptığı Davutpaşa’nın Külleri,
belgesel sinemanın nasıl bir mücadele
aracı olabileceğinin örneği...
Zemo
Davutpaşa’nın Külleri
60 dakikalık belgesel, 31 Ocak 2008’de
İstanbul Davutpaşa’da kaçak maytap
atölyesindeki patlamanın meydana geldiği günden başlıyor. Belgesel, patlamada hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin
acılarını adalet mücadelesine dönüştürme ve hayatları bir anda değişen insanların biraradalığıyla ördükleri dayanışma ve mücadele pratiklerini gözler önüne seriyor. Davutpaşalı Ailelerin adalet
mücadelesinden kesitler, iş cinayetlerinin “kaza” ya da “kader” olmadığını, ihmaller zinciri sonucunda göz göre göre
hayatları sonlandırdığını belgeliyor.
İşçi ailelerinin 4 yıldır devam eden hukuk mücadelesi, sorumluların yargılanması için Taksim’de her hafta yaptıkları
eylemler, iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin aileleriyle temasa geçişleri, taziye ziyaretleri ve dayanışmala-
178
Deprem 2011’de Van’ı iki kere vurdu.
9 Kasım 2011’de meydana gelen ikinci
depremde ihmaller yüzünden Bayram
Otel’de 24 kişi hayatını kaybetti. İçlerinden biri de depremle ilgili gelişmeleri
takip etmek için görevlendirilen gazeteci Cem Emir’di.
Cem’in gazeteci kimliğinin ve hayat
hikâyesinin anlatıldığı belgesel Zemo,
Van depreminde hayatını kaybeden Cem
ve tüm depremzedelere ithaf edildi.
Tunceli, Van, Diyarbakır, İstanbul, Ankara ve Malatya’da çekimleri yapılan belgeselde Cem Emir’i çocukluk ve gençlik
arkadaşları, ailesi ve mesleğe ilk başladığı günlerden son ânına kadar birlikte
çalıştığı meslektaşları anlatıyor.
Yönetmenliğini Kemal Emir’in yaptığı 44
dakikalık belgesel Zemo, Van depreminde yaşanan kayıpların büyük oranda ihmal ve denetimsizlikten kaynaklandığına dikkatleri çekiyor.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
179
Aileler: “Ey vicdanı olanlar
sözümüz sizedir. İş cinayetlerinin
olağanlaştırılmasına izin vermeyelim.
Önlemlerin alınması, sorumluların
yargılanması için adalet mücadelemize
destek verin.”
Vicdan ve Adalet
Nöbeti
181
İŞ CİNAYETLERİ
ALMANAĞI
Vicdan ve Adalet
Nöbeti
10 Haziran 4. Nöbet, Set işçisi Selin Erdem, Enis Tayman (Radikal)
17 Haziran 5. Nöbet, Ostim-İvedik patlamaları, İsmail Saymaz (Radikal)
24 Haziran 6. Nöbet, Davutpaşa patlaması, Gülşah Karadağ (Skyturk360)
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları sürdürdükleri adalet mücadelesinde ısrarcı olduklarını her davada, yaşanan her iş cinayetinde ve 20 Mayıs 2012’den itibaren
haftalık olarak düzenledikleri Vicdan ve
Adalet Nöbeti aracılığıyla “İş Cinayetlerini Unutmadık, Unutturmayacağız” diyerek tekrar tekrar dile getiriyor.
Almanağın Vicdan ve Adalet Nöbeti bölümü adalet mücadelesini sürdüren ailelerin, seslerini duyurmak, suskunlaşan vicdanları harekete geçirmek ve iş
cinayetlerinin bir daha olmaması için
tuttukları nöbetlerden kesitler sunuyor.
Ailelerin Giresun-Dereli HES inşaatında hayatını kaybeden işçiler için bir araya gelerek çağrısını yaptıkları Vicdan ve
Adalet Nöbeti 7 Ekim'den beri her ayın ilk
pazarı “Sorumlular yargılansın, bir daha
olmasın istiyoruz” talebiyle sürüyor.
2012 Vicdan ve Adalet Nöbetleri
8 Temmuz 8. Nöbet, Esenyurt çadır yangını, Balçiçek İlter (Habertürk)
15 Temmuz 9. Nöbet, Genel, Enis Tayman (Radikal)
16 Eylül 10. Nöbet, Ev işçisi Fatima Aldal, Melek Ulagay (Belgeselci)
7 Ekim 11. Nöbet, Karadon maden işçileri, İsminaz Ergün (ETHA)
4 Kasım 12. Nöbet, Van-Bayram Otel,
Ertuğrul Mavioğlu (İMC TV)
2 Aralık 13. Nöbet, Genel, Ayşe Çavdar
(Express)
2013 Vicdan ve Adalet Nöbetleri
6 Ocak 14. Nöbet, Set işçisi Selin Erdem, Van-Bayram Otel ve meslek hastalığı mağdurları, Elif İnce (Radikal)
20 Mayıs 1. Nöbet, Genel
3 Şubat 15. Nöbet, Davutpaşa ve Ostimİvedik patlamaları, Mustafa Alp Dağıstanlı (İMC TV)
27 Mayıs 2. Nöbet, Van-Bayram Otel,
Perihan Özcan (Bağımsız)
3 Mart 16. Nöbet, SEDAŞ işçisi Volkan
Şengel, Müjgan Halis (Sabah)
3 Haziran 3. Nöbet, BEDAŞ işçisi Erkan
Keleş, Pınar Öğünç (Radikal)
7 Nisan 17. Nöbet, Kozlu maden işçileri,
Pelin Cengiz (Taraf)
16 Mayıs Nöbete Çağrı, Giresun HES
182
1 Temmuz 7. Nöbet, Tersane işçileri İbrahim Levent ve Sezai Demiral, Işın Eliçin (Bağımsız)
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Neden
Vicdan ve Adalet
Nöbeti Tutuyoruz?
Davutpaşa, Ostim, İvedik, Van-Bayram
Otel, Esenyurt, BEDAŞ, Sultanbeyli, Tuzla ve daha nicesinde... Bizler “iş kazaları” olarak adlandırılan, ama bizim ısrarla “iş cinayetleri” olduğunu vurguladığımız olaylarda hayatlarını kaybeden işçilerin yakınlarıyız. Her gün 5 ila 8 işçinin
öldüğü, haberlere çok azının geçtiği topraklarda yaşıyoruz. Evet, bizler adalet
mücadelemizi sürdürüyoruz, ama sadece adalet mücadelemizi sürdürmemiz
yeterli değil dedik. Kamuoyunun nezdinde olağan karşılanmaya başlanan iş cinayetlerine karşı vicdan ve adaletin sesi
olmalıyız diyerek bir araya geldik. Ölümlerin kader olmadığını anlatmak ve önüne geçebilmek için yapılabilecekler üstünde düşünmek üzere birlikte harekete geçtik.
Bizler canı yanan, ocaklarına ateş düşen aileler olarak, başka işçiler iş cinayetlerinde ölmesin, başka hanelere ateş
düşmesin istiyoruz. Hayatını kaybeden
yakınlarımıza karşı vicdani sorumluluğumuzu yerine getirmek, kaybettiğimiz
yakınlarımızın istatistikten ibaret olmadıklarını hatırlatmak, ekmek paralarını
kazanırken, patronların kâr hırsı, devlet kurum ve görevlilerinin denetimsizliğinden doğan ihmal sonucunda hayatlarını kaybettiklerini, umutları, hayalleri, sevdikleri olduğunu anımsatmak için
bir aradayız. Gereken önlemler alınmadığı sürece, emeğiyle hayatını kazanan
herhangi birimizin başına aynı felaketin
geleceğini biliyoruz. Yıllardır sürdürdü-
ğümüz adalet mücadelemizde yalnız bırakıldık. Yakınlarımız gazetelerde birer
rakam olmanın ötesine geçmedi. Çığlığımız, feryadımız, öfkemiz medyada reyting malzemesi olarak kullanıldı. Sendikalar, meslek odaları, siyasi partiler ya
çok cılız çıkardılar seslerini ya da bütünüyle suskunluğa gömüldüler. Yazarlar, çizerler vicdanları harekete geçirmekte yetersiz kaldılar. Bizler ateşin
düştüğü yeri yaktığının bilinciyle oluşturduğumuz biraradalıkla, suskunlaşmış vicdanları harekete geçirmek, adalet mücadelemizi birlikte vermek, acımızın ortaklığıyla birbirimize destek olmak ve başka işçilerin ölmesini engellemek için Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni
başlattık.
Selin Erdem’in annesi
Hacer Erdem:
“Yasanın ismi bile bize samimi gelmiyor. Çünkü olması
gereken iş sağlığı değil, işçi
sağlığıdır. Çünkü insanlar sağlıklı oldukları zaman
çalışırlar.”
Vicdanı olan, adalet duygusunu kaybetmemiş herkesi, bizlere destek olmaya, her ayın ilk pazar günü saat 13.00’te
Taksim Galatasaray meydanında yanımızda nöbet tutmaya çağırıyoruz. Siz
gelmezseniz sesimiz daha cılız, siz gelmezseniz bir vicdan daha eksik, siz gelmezseniz adalet arayışımız biraz daha
güçsüz. Sesiniz, sözünüz, vicdanınız bizimle olsun.
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin
Adalet Arayan Yakınları
183
16 Mayıs 2012
Nöbete Çağrı
Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne
çağrı: Canlarımız ölüyor,
vicdanımız nöbette
lülerin açtığı davaların sürdüğü aktarıldı. Aileler bu davalarda yürütmeyi durdurma kararı vermeyen, HES inşaatlarını denetlemeyen ve “her türlü” HES projesinin yapılmasına izin veren yetkililere olan tepkilerini dile getirdi; HES'lerde
meydana gelen iş cinayetlerinin kendilerine “ders olmasını” dilediler.
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları Taksim
tramvay durağında bir araya gelerek
Giresun-Dereli’de yapımı devam eden
Aksu Vadisi Kayabaşı Baybahan Regülatörü ve Doruk HES inşaatı alanında 15
Mayıs 2012’de meydana gelen heyelanda 4 işçinin hayatını kaybetmesine olan
tepkilerini bir basın açıklamasıyla dile
getirdi.
Aileler adına basın açıklamasını, hukuk fakültesi öğrencisi Sinem Emir okudu. Emir, haber yapmak üzere bulunduğu Van’da 9 Kasım 2011’deki ikinci depremde yıkılan Bayram Otel’de hayatını kaybeden DHA muhabiri Cem Emir’in
kardeşi.
Tarih işçiler için acı tarafıyla tekrar
ediyor
Aileler basın açıklamasında, heyelanın meydana geldiği HES inşaatı alanında 8 tane HES projesi bulunduğunu belirtti. Bu projelerin tamamına karşı köy-
184
Açıklamalarında “Biz bu ihmali de, iş
cinayetini de gördük, tarih işçiler için
acı tarafıyla tekrar ediyor,” diyen aileler, yaşananların pek çoğunun medyada haber olarak geçmediğinin altını çizdi. Türkiye’de her gün 5 ila 8 işçinin hayatını kaybettiği ve yaralıların sayılmadığı belirtildi. İşçi hayatına değer verilmediğini söyleyerek geride kalanlara
“kan parası” adı altında yapılan ödemeye ve bu şekilde “mevzunun bitirilmesine” karşı çıktıklarını vurguladılar.
Önlemlerin alınması, sorumluların
yargılanması için
Aileler, “Önlemlerin alınması, sorumluların yargılanması için adalet mücadelemize destek verin,” diyerek, kamuoyuna ve “vicdanı olanlara” iş cinayetlerinin
olağanlaştırılmasına “karşı çıkın” çağrısında bulundu. Açıklamalarını bitirirken
“bir daha olmasın demek için” herkesi
20 Mayıs 2012 Pazar günü ilk kez gerçekleştirecekleri bir saatlik Vicdan ve
Adalet Nöbeti’ne davet ettiler.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Basına ve Kamuoyuna...
Davutpaşa’da, Ostim’de, Van-Bayram
Otel’de,
BEDAŞ’ta,
Esenyurt’ta,
Sultanbeyli’de, Marmaray’da, Bursa’da,
Erzurum’da, Karadon’da ve daha nice iş
cinayetinde hayatını kaybetmiş işçilerin
yakınlarıyız...
Her gün 5 ila 8 işçi hayatını kaybediyor...
Nedeni bizlerce de, yetkililerce de yeterince açık;
- Patronların kâr hırsı nedeniyle işçi hayatını önemsememesi,
- İşçi güvenliğine dair önlemlerin alınmaması,
- Yetkililerin ise yasal mevzuat hükümleri açık ve ortada iken denetim görevlerini yerine getirmemesi.
İşte bu nedenledir ki; İŞ KAZASI DEĞİL...
Israrla CİNAYET diyoruz...
“Söz bitti” diyoruz artık. Vicdanlı herkes
bu gerçeği görmeli ve bu gerçeği duymayan da görmeyen de kalmamalı diyoruz.
İş cinayetlerine dur diyebilmek için Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne başladık.
İnsanım diyen, vicdanım var diyen herkese sesleniyoruz; ARTIK YETER!
Ve biliyoruz ki; bizler ARTIK YETER! demedikçe, canımızın yangınını ve öfkemizi görünür kılmadıkça, kimse kendiliğinden harekete geçmiyor.
Ve biz en çok canı yananlar, başka canlar yanmasın diye her ayın ilk pazarı saat
13.00’te bir saatlik VİCDAN VE ADALET
NÖBETİMİZİ tutuyoruz.
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin
Adalet Arayan Yakınları
Bu görsel ve metin el ilanı olarak yaygınlaştırılmıştır.
185
20 Mayıs 2012
1. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Vicdan ve Adalet Nöbeti başlıyor:
İş kazası değil cinayet!
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları, 4 gün önce
Giresun’da HES inşaatında hayatını kaybeden işçiler için bir araya gelerek “vicdanı olanların” yanlarında kendileriyle birlikte “nöbet tutması” için kamuoyuna çağrıda bulundukları üzere Vicdan ve Adalet
Nöbeti’ne başladı.
Buluşma mekânı Taksim tramvay durağıydı. Aileler adına basın açıklamasını 9
Kasım 2011’deki ikinci Van depreminde
kaldığı Bayram Otel’de yaşamını yitiren
DHA muhabiri Cem Emir’in kardeşi Sinem
Emir okudu.
186
Kaza değil, cinayet
Aileler, her gün 5 ila 8 işçinin hayatını kaybetmesinin nedenlerini “bizlerce de, yetkililerce de açık” diyerek sıraladı: “Patronların kâr hırsı nedeniyle işçi hayatını
önemsememesi ve işçi güvenliğine dair
önlemleri almaması, yetkililerin ise yasal
mevzuat hükümleri açık ve ortada iken
denetim görevlerini yerine getirmemesi.”
Dolayısıyla, yaşananların “iş kazası değil,
cinayet” olduğunu ısrarla ifade ettiklerini
belirttiler.
Sorumlular belli
Ulusal ve uluslararası yasal mevzuat hükümlerinin çalışma hayatının daha güvenli hale getirilmesinin tedbir ve usullerini
tanımladığını dile getiren aileler, “fiili de,
faili de belli” bir durumdan söz ettiklerini
belirtti. Bu durumun da “isyan ve öfkelerinin” artmasına neden olduğunu vurguladılar. Aileler, patronlar ve kamu görevlileri ile birlikte “bütün sorumluların” yargılanması için bugüne kadar sürdürdükleri
adalet mücadelesine devam edeceklerini
belirtti. Olayın sadece denetim görevleri-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
nin yapılmaması ile sınırlı olmadığını anlatarak, yargılama süreçlerinde yaşadıkları olumsuzluklara dikkat çektiler; idari
üst kurumların yargılanmasına izin verilmediğini vurguladılar. “Denetlemiyorlar,
ölüyoruz; sorumlu oldukları tespit edildiği
halde yargılatamıyoruz,” dediler.
Artık yeter!
Giresun HES ve İstanbul İhlas Evleri inşaatında çalışma koşulları ve denetimsizlik sonucu hayatını kaybeden işçileri hatırlatan aileler, işçi ölümlerinin olağanlaştırıldığını ve
işçilerin kaderi olarak görüldüğünü belirtti,
bu tablonun değişmesi için adalet mücadelesine devam edeceklerini yineledi.
Görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri; sendikalar, meslek odaları, siyasi
partiler; medya kuruluşları ve yargı mensuplarına seslendiler: “Artık yeter!” Yapılması gerekenleri sıraladılar: “Patronların
ve diğer sorumluların yargılanması; yasal mevzuatta belirtilen önlemlerin çalışma hayatında acilen alınması, yargılamaya izin vermeyen idari kurul kararlarının
ortadan kaldırılması.”
28 Nisan iş cinayetlerini anma ve yas
günü ilan edilsin
28 Nisan’ın birçok ülkede olduğu gibi
anma ve yas günü ilan edilmesi gerektiği-
ne dikkat çeken aileler, bir saatlik Vicdan
ve Adalet Nöbeti’ni her pazar saat 13.00’te
Galatasaray meydanında sürdüreceklerini
belirterek basın açıklamasını sonlandırdı.
Sorumlular cezalandırılsın istiyoruz
Basın açıklamasından sonra söz alanlardan, Davutpaşa patlamasında yaşamını yitiren Kadir Cesur’un eşi Arzu Cesur,
“Dava açılsın diye 35 hafta boyunca basın
açıklaması yaptık. İki yıldır dava devam
ediyor, sorumlular belli ama hâlâ bekliyoruz,” dedi.
Bayram Otel’de yaşamını yitiren gazeteci Cem Emir’in annesi Nurten Emir basın mensuplarına seslenerek, “Korkmayın bunları yazmak için. Cem çok cesurdu,”
dedi. Emir’in teyzesi Fatma Güler, “Cemler
gibi binlerce insan öldü. Sorumlular yargılansın istiyoruz. Bakanıymış, otel sahibiymiş, valisiymiş, bunlar yargılansın istiyoruz.
Suçlular yargılansın,” diye konuştu.
Elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren BEDAŞ işçisi Erkan Keleş’in yakını Temel Şen ise, “Taşeron olarak çalışan kardeşim 2 yıl önce öldüğünde 20 günlük bebeği vardı. Sorumlular cezalandırılsın istiyoruz. Bizim acımız dinmiyor,” dedi.
187
27 Mayıs 2012
2. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
İşçilerin ölmesine alışmayacağız!
Adalet mücadelesinde “ısrarcı” olduklarını bir kez daha dile getiren İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları ikinci kez Vicdan ve Adalet
Nöbeti tuttu.
Taksim Galatasaray meydanında bir
araya gelen aileler adına basın açıklamasını Van-Bayram Otel’de yaşamını yitiren gazeteci Cem Emir’in kardeşi Tuncel Emir okudu. Gazeteci Perihan Özcan
ailelerle röportaj yaptı.
188
Mücadelemiz herkes için
Sürdürdükleri mücadelenin iş cinayetlerinde yaşamını yitiren herkes için olduğunu belirten aileler, bu mücadeleleri sonucunda elde ettikleri olumlu gelişmeleri aktardı. “Biz ısrar ettikçe, yetkililerin de
patronların da ‘işçi güvenliğini’ daha çok
önemsediğini gördük,” dediler. “Ostim’de
patlamalardan ve 20 işçinin hayatını kaybetmesinden sonra Organize Sanayi Bölgeleri yönetimi 15 maddelik işçi güvenliğine dönük sıkıyönetim genelgesi yayımlayamazdı. BEDAŞ’ta, BEDAŞ yönetimi ve Alkama şirketi arıza gidermeye giden işçiler için yasal mevzuatta belirlenen önlemleri almamaya devam ederdi.
Davutpaşa’da dava sonrasında 243 işyeri
denetlenir miydi? Ailelerin avukatları olmasa Zeytinburnu Belediye Başkanı yargılanabilir miydi? Esenyurt’taki AVM’nin
çadır yangınında hayatını kaybedenlerin
yakınları aynı hassasiyeti göstermeseydi işveren firmalar Alman ECE ve Kayı İnşaat sorumluluğu üstlenerek ailelere tazminat ödeme davranışını gösterir miydi?”
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Bile bile gelen sonuçlar
Aileler Van-Bayram Otel davasında “otel
sahibiyle sınırlandırılmış” bir yargılama
süreci olmaması için mücadele ettiklerini belirtti ve ekledi: “Van-Bayram Otel davası bugün iddianame safhasında. Ailelerin bütün sorumluların yargılanması için
çabası olmasa biliyoruz ki, otel sahibiyle
sınırlandırılan bir soruşturmaya dönecek.
Aileler olarak diyoruz ki, her iş kazası, aslında ‘kaza’ değildir. Bile bile gelen sonuçtur. O nedenledir ki, akıl dünyamızda, vicdan dünyamızda adı cinayettir.”
Aileler, “yasal mevzuat hükümleri ortada olmasına rağmen, patronların, belediyelerin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve diğer kamu kurum
ve kişilerinin almaları gereken önlemleri almadıkları “ilgili kamu kurumlarının
yapmaları gereken denetimleri yapmadıklarına” ve bu nedenle de “acı tabloların yaşandığına” dikkat çekti. Yakınlarını
bu ihmaller zincirinde kaybedenler olarak bütün sorumluların yargılanması ve
başka iş cinayetleri olmaması için mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladılar.
Bizleri yalnız bırakmayın,
harekete geçin
Her gün ülkemizde 5 ila 8 işçinin çalışırken hayatını kaybetmesine alışmayacaklarını ifade eden aileler, “işçi dostu olduğunu söyleyen” sendikalar, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi partiler, dernekler, vakıflar ve meslek odalarına seslenerek “vazifelerini yapmaları” çağrısında bulundu. “Vicdanı olan” herkesi harekete geçmeye davet ettiler: “Artık yeter,
durun, görün, anlayın. Bizleri yalnız bırakmayın, harekete geçin. Vicdanınız varsa,
adalet duygunuz bakiyse ‘yeter artık’ deyin. Öfkemizi de, maneviyatımızı da, varlığımızı da anlayın.”
Aileler basın açıklamasını, bir sonraki pazar günü gerçekleşecek üçüncü
Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davetleriyle
sonlandırdı.
189
3 Haziran 2012
3. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Taşeron firmalar iş cinayetlerine
zemin hazırlıyor
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları Galatasaray
meydanında tuttukları Vicdan ve Adalet
Nöbeti’nin üçüncüsü için bir aradaydılar.
Bu nöbette elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren BEDAŞ’ın taşeron işçisi Erkan Keleş’in hikâyesine ve davada gelinen
son duruma yer verildi. Aileler adına basın açıklamasını eşini Davutpaşa patlamasında kaybeden İdris Çabuk okudu. Radikal gazetesinden Pınar Öğünç ailelerle röportaj yaptı.
Alışmamak için buradayız
190
Aileler, 28 Mayıs-3 Haziran haftasında basına yansıyan haberlere göre 12 işçinin
hayatını kaybettiğini, 112 işçinin yaralandığını belirtip eklediler: “İstiyoruz ki, bu işçi
ölümlerinin haberlerini paylaşmayalım ve
biz de Vicdan ve Adalet Nöbeti tutmayalım.” Bir haftada yaşanan olaylara örnekler verdiler: “Niğde’nin Bor ilçesinde, tıpkı Giresun’da HES inşaatında olduğu gibi
kazı alanında önlem alınmadığını için üzerine kaya düşerek hayatını kaybeden 33
yaşındaki Savaş Soyterir... Bugün burada
öyküsünü dinleyeceğimiz Erkan Keleş gibi
Balıkesir’de önlem alınmadan trafo tamirine gönderilen, elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden 27 yaşındaki Seyit Vural... Sanki 2010 yılında Karadon’da
ve 2009’da Mustafakemalpaşa’da onlarca maden işçisi hayatını kaybetmemiş
gibi, güvenlik önlemleri alınmadığı için
Amasra’da kömür nakli sırasında hayatını
kaybeden 30 yaşındaki Aydın Gündoğan...”
“Duyduğumuz her işçi ölümüne alışmamak için buradayız,” diyen aileler sürdürdükleri adalet mücadelesinin sonucunda
Ostim, BEDAŞ, Davutpaşa ve Esenyurt’ta
yaşanan olumlu gelişmeleri hatırlatarak,
“geride kalanlar için” mücadeleyi bırakmayacaklarını yinelediler.
Adil ve etkin bir yargılamanın önünün
açılmasını istiyoruz
Aileler yaptıkları basın açıklamasında, bir
kez daha 28 Nisan’ın birçok ülkede olduğu gibi anma ve yas günü ilan edilmesi gerektiğini dile getirdiler. Davutpaşa davasında uzun uğraşlar sonucu Zey-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
tinburnu Belediye Başkanı’nın yargılanabildiğini, buna rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yargılanmadığını ve Davutpaşalı Ailelerin avukatlarının bu durumu AİHM’e götürdüklerini hatırlattılar. “Bütün sorumluların
yargılanması”nı istediklerini yineleyen
aileler, açılmış ve açılacak olan tüm “iş
kazası” davaları için, “kamusal sorumluluğu bulunanların yargılanmasına izin
vermeme tutumunun terk edilmesi, adil
ve etkin bir yargılamanın önünün açılması” çağrısında bulundu.
Ailelerin çağrıları
Aileler ayrıca, “işçi güvenliği ve sağlığına
dönük yasal mevzuatın etkin uygulanma-
sı, iş müfettişlerinin sayısının artırılması
ve görevlerini yerine getirirken özerkliklerinin korunması”, “taslak halindeki ‘iş ve
işçi güvenliği’ yasa tasarısının görüşmelerine ailelerin, avukatlarının ve diğer sendika, meslek odası, üniversite gibi kuruluşların da katılımının sağlanması”, “Ceza
Kanunu’nun iş kazalarıyla ilgili davalarda
uygulanan ceza maddelerindeki ceza miktarlarının artırılması” çağrısında bulundu. Geçtiğimiz hafta tüm kurum-kuruluş
ve kişilere yaptıkları “iş cinayetlerinin takipçisi olma vazifenizi unutmayın” çağrısını yinelediler; bir sonraki nöbete “canı
yanmış” bütün işçileri ve yakınlarını “dertlerini paylaşmaya” ve kendilerinden “güç
almaya” davet ederek basın açıklamasını
sonlandırdılar.
191
Erkan Keleş’in hikâyesi: Bir dizi ihmal ve
denetimsizlik
192
Basın açıklamasının ardından, Radikal gazetesinden Pınar Öğünç’ün ailelerle yaptığı ropörtajda ilk olarak 10 Eylül 2010’da
BEDAŞ’a bağlı taşeron Alkama şirketinde
çalışırken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren işçi Erkan Keleş’in kardeşi
Haydar Keleş söz aldı. Haydar Keleş, abisinin yaşamını yitirdiğinde 31 yaşında ve 2
çocuk babası olduğunu ve taşeron Alkama şirketinde daha önce çeşitli işlerde 2
yıl çalıştırıldığını belirtti.
Haydar Keleş, bayramın ikinci günü çalışırken yaşamını yitiren abisinin “7 gün 24
saat fark etmeksizin” çalıştırıldığını, yüksek gerilim hattına çıkma ve tamirat yapma yönünde bir eğitim almamasına ve
herhangi bir belgesi bulunmamasına rağmen tamire gönderildiğini anlattı. Direğe çıkmasını sağlayan vinci kullanan kişinin vinç operatörü ehliyeti bulunmadığına
dikkat çeken Keleş, izole eldiven, ıstanka, tulum ve maske gibi iş güvenliği malzemelerinin hiçbirinin temin edilmediğini,
abisinin kendi imkânlarıyla bulaşık eldiveni alarak trafoya çıkmak durumunda kaldığını belirtti.
Haydar Keleş teknisyenin yanlış şalteri kapatmasıyla abisinin akıma kapıldığını, vincin
aşağı indirilememesi sonucu hayatını kaybettiğini anlattı. Yaşanan iş cinayetinin aslında bir dizi ihmal ve denetimsizlik sonucu olduğunu vurguladı; BEDAŞ’ın sorumluluğuna dikkat çekti: “BEDAŞ hiçbir şeyi kontrol
etmiyor. Her şeyi taşerona devrediyor. Yüklenici firmanın işinden BEDAŞ sorumludur.”
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Hazırlanan bilirkişi raporunda sadece 3
kişinin olaydan sorumlu tutulduğunu belirten Keleş, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, bunun üzerine 21 kişinin sorguya çağrıldığını söyledi. Aradan geçen 20
aya rağmen halen dava açılmadığına dikkat çekti.
Aynı acıları paylaştıkları ailelerle bir araya gelmenin kendilerine güç verdiğini söyleyen Haydar Keleş, “Biz isterdik ki bu insanların hesabını devlet sorsun,” dedi.
Tüm iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin ailelerine Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne
katılmaları çağrısında bulundu, “Hukuk
mücadelemizi sonuna kadar sürdürüp,
sonuna kadar direneceğiz,” dedi.
1Umut Derneği İş Cinayetlerinde Adalet
İçin Hukuk Koordinasyonu gönüllü avukatlarından Berrin Demir söz alarak hukuki sürece ilişkin bilgi verdi. Yürüttükleri
mücadele sonucunda, hakkında soruşturma başlatılanlar arasında BEDAŞ ve Alkama şirketinin üst düzey yetkilileri olduğunu söyleyen Demir, taşeron sistemin iş cinayetlerine zemin hazırladığını belirtti.
Demir, “Ana şirkette çalışan 5 birime, taşeron şirkette çalışan 2 birime mal oluyor. Aradaki fark yani kâr, iş-işçi güvenliği tedbirlerinin alınmaması sonucu ortaya
çıkıyor,” dedi.
Avukat Demir, tersanelerde verilen mücadele sonucu yaşanan ölümlerin azaldığına
dikkat çekti. Yapacakları eylemler ve yürütecekleri hukuk mücadelesi sonucunda
elektrik hatları tamir işlerinin taşeron şirketlere verilmesini engelleyebileceklerini
söyledi.
Üçüncü Vicdan ve Adalet Nöbeti ailelerin
bir sonraki nöbete davetleriyle son buldu.
193
10 Haziran 2012
4. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Dizi setinde yaşanan
kaza değil iş cinayeti
Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin dördüncüsü, resmi tatil olan 1 Mayıs’ta çalıştırılan,
Arka Sıradakiler TV dizisi setinde çalışanlara güvenli çalışma koşulları sağlanmadığı için hayatını kaybeden Selin Erdem’e
ayrıldı. Ailelerle bu nöbetin röportajını Radikal gazetesinden Enis Tayman gerçekleştirdi. Aileler adına basın açıklamasını Selin Erdem’in arkadaşı Kıvanç Erdem
okudu. Limter-İş, Sine-Sen başkanları ve
Enerji-Sen üyeleri de ailelere destek olmak için nöbete katıldı.
İş kazası değil, cinayettir yaşananlar
Aileler yaptıkları basın açıklamasında,
daha önceki nöbetlerde dikkat çektikleri
üzere, “Patronların, belediyelerin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının gerekli önlemleri almadığından ve denetimleri
yapmadığından” “acı tabloları” yaşamaya
devam ettiğimizi yineleyerek, “Tekrar tekrar söylüyoruz, iş kazası değil, cinayettir
yaşananlar,” dedi.
194
Aileler basına yansıyan haberlere göre sadece 7 Haziran günü 4 işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiğini belirterek, 3-9 Haziran haftasında, bir önceki nöbetten bugüne meydana gelen işçi ölümlerine dikkat çektiler. “İşçilerin çalışma koşulları-
na ve hayatına değer verilmemesi” sonucu ortaya çıkan tablo için “Bugün burada
olmamızın ne kadar haklı ve gerekli olduğunu göstermekte,” dediler.
Adalet mücadelesinin sonuçları
Aileler basın açıklamasında “Biz ısrar ettikçe yetkililerin de patronların da işçi güvenliğini daha çok önemsediğini gördük,”
dedi ve bu adalet mücadelesi sonucunda olanları hatırlattı: Ostim’de Organize Sanayi Bölgeleri yönetiminin 15 maddelik işyerlerinde işçi güvenliğine yönelik
sıkıyönetim genelgesi yayımlaması; BEDAŞ yönetimi ve taşeron Alkama şirketinin arıza gidermede çalışan işçiler için
yasal mevzuatta belirlenen önlemleri almaya başlaması; patlama meydana gelene kadar sadece 23 işyerinin denetlendiği
Davutpaşa’da, dava sonrasında 243 işyerinin denetlenmesi ve Zeytinburnu Belediye Başkanı’nın yargılanması; Esenyurt’ta
Kayı İnşaat’ın sorumluluğu üstlenerek ailelere tazminat ödemesi ve mevcut bilirkişi raporu ile birlikte Alman ECE firmasından Kayı İnşaat’a ve taşeron KALDEM’e
kadar sorumluların yargılanması. Bunlara ek olarak, iddianame safhasında olan
Van-Bayram Otel davasında bütün sorumluların yargılanması ve sadece otel
sahibiyle sınırlandırılan bir soruşturmaya
dönmemesi için çaba gösterdiklerini belirttiler.
İşçi güvenliğinin önemsenmesi için ses
veriyoruz
“Her gün ülkemizde 5 ila 8 işçinin ekmeğini kazanmaya çalışırken hayatını kaybetmesine” alışmayacaklarını belirten aileler, “Her çalışanın bu sonuçlarla karşılaşmaması ve işçi güvenliğinin önemsenmesi için ses veriyoruz,” dedi.
Daha önceki nöbetlerde yaptıkları çağrıyı
yineleyen aileler, “Artık yeter. Duyun, gö-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
rün anlayın. Harekete geçin. Bizleri yalnız
bırakmayın,” diyerek yetkililere, patronlara; “emekçilerin çıkarları için uğraştıklarını iddia eden bütün örgütlenmelere”,
sendikalara, odalara, partilere ve derneklere seslendi. “İş kazalarında hayatını
kaybedenlerin yakınlarını” yanlarında nöbet tutmaya çağırdılar; “Sesimizi çoğaltalım,” dediler.
Basın açıklaması sonrasında set işçisi Selin Erdem'in hikâyesine yer verildi; gazeteci Enis Tayman ailelerle röportaj yaptı.
Sema Erdem söz alarak hem kardeşinin çalıştığı sette karşılaştığı, hem de dizi
sektöründe çalışan tüm set emekçilerinin
yaşadığı olumsuz çalışma koşullarına değindi: “Mesai saati belirsizdi. Haftada bir
ya da 15 günde bir repo (izin) yapıyorlardı. Onda da çalışıyordu çoğu zaman. 7 yıldır yapıyordu bu işi. Sadece son iki işinde
sigortası vardı. 7 yılda toplam 210 gün sigortası ödenmişti.” Erdem, kardeşinin iş
cinayeti sonucu yaşamını yitirmesinin ardından dizinin yönetmeni Hamdi Alkan’ın
“Beğenmeyen çalışmasın” açıklamasını
yaptığını hatırlatarak, Alkan’ın asistanlarının kendilerini sadece telefonla aradığını
belirtti ve “Onlardan gelen talepleri reddettik. Böyle bir açıklama yapan zihniyetin
bize nasıl bir yararı olabilir ki,” dedi. Olay-
195
la ilgili tanıklar olmasına ve bu kişilerin
çeşitli gazetelerde açıklamalarda bulunmalarına rağmen, açılan davada tanık olmadığını ifade eden Erdem, “İnsanlar korkuyor. Başka bir yapım şirketinde iş bulamamaktan korkuyorlar,” dedi; kardeşinin çalıştığı dizi setindeki mesai arkadaşlarına seslenerek davada tanıklık etmelerini istedi.
196
Erdem, kardeşinin yaşamını yitirmesine
neden olan iş cinayetinin detaylarını aktardı: Selin ve diğer set çalışanları resmi
tatil olan 1 Mayıs günü çekim için işbaşındaydılar. Selin saat 19.00 sularında dinlenmek için binanın önüne çıkmıştı. Sete
yemek sağlayan catering aracını kullanan
şoför, sokağa park etmek isterken aracın
kontrolünü kaybedip Selin Erdem’e çarptı.
Şoför taksirle ölüme neden olmaktan 2-6
yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor.
Erdem’in ailesi yaşananların basit bir
“trafik kazası” olarak görülmemesi için
adalet mücadelesini sürdürüyor. Sema
Erdem, dava sürecinin, henüz ailenin ifadesi ve şikâyetleri alınmadan savcılığın 4
Mayıs’ta iddianameyi hazırlaması ve mahkemenin kabulüyle hızla başlatıldığına ve
“eksik işletildiğine” dikkat çekti. Kardeşini kaybetmelerinin üzerinden 40 gün geçtiğini söyleyen Erdem, açılan kamu davasında kendi şikâyetlerinin dosyaya konulmadığını gördüklerini dile getirdi. Catering firması aracının inceleme yapılmadan trafiğe çıkarıldığını; bu duruma izin
verenler hakkında girişimde bulunacaklarını belirtti.
1Umut Derneği İş Cinayetlerinde Adalet
İçin Hukuk Koordinasyonu gönüllü hukukçularından Erbay Yucak söz alarak dizi
setlerindeki olumsuz çalışma koşullarına
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
değindi; insanların setlerde 19 saat çalıştırıldığını, dinlenme ortamlarının yasanın
belirlediği şartlara uygun olmadığını belirtti. Yucak, yaşanan iş cinayetinde patronun “çalışanın fikri ve akli enerjisini kullanabildiği kadar kullanabilmek için”, çalış-
ma saatinin düzgünlüğü, molalar gibi işyerinde olması geren şartları yerine getirmemesinden kaynaklı ihmali olduğuna
dikkat çekti. “Eksik işletilen” dava sürecine ilişkin bilgileri aktaran Yucak, “Araç
sürücüsü tek başına sorumlu değil” diyerek prodüksiyon şirketi sahipleri, aracın
bağlı olduğu catering şirketi sahibi ve yönetmen Hamdi Alkan hakkında suç duyurusu yaptıklarını ve davanın iadesini, eksik soruşturmanın tamamlanmasını istediklerini belirtti. Yaşanan iş cinayetlerinde sorumluluğu olanların yargılanmasını
istediklerini aktaran Yucak, “İşveren yapması gerekenleri yapmadığının farkında.
Ailenin kan parasını alıp kenara çekilmesini bekliyor. Aile bu davranış içine girmeyince, işverenin parayla aileyi satın alma
girişimiyle ailenin adalet arayışı çatışıyor,”
dedi.
Aileler Ostim ve İvedik patlamalarında yaşamını yitiren 20 işçinin ailelerinin ve yaralananların dinleneceği 5. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne çağrı yaparak nöbeti sonlandırdı.
197
17 Haziran 2012
5. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
İşçinin yasada bile adı yok!
arka arkaya meydana gelen patlamalarda hayatını kaybeden işçilere ayrıldı. Nöbete Ankara’dan gelen çok sayıda işçi ailesi katıldı.
Aileler adına basın açıklamasını,
Ostim’deki patlamada hayatını kaybeden Dilek Gürer’in kardeşi Demet Gürer
okudu. Bu nöbetin röportajcı gazetecisi
Radikal'den İsmail Saymaz’dı.
Karabasan gibi
198
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin
Adalet Arayan Yakınlarının başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin beşincisi 3 Şubat 2011’de Ankara-Ostim ve İvedik’te
8 yıldır Meclis gündeminde olan fakat bir
türlü sonuçlanmayan “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı” ile ilgili olarak aileler, yasanın adında bile “işçi”nin geçmediğine dikkat çekti. “Mesele tek başına yasal mevzuat değil. Mevcut olanı uygula-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Davalardan notlar
ri davalara dair son bilgileri aktardı. Ostim ve İvedik patlamalarının son olarak
7. duruşmasının görüldüğünü ve 3. bilirkişi raporunun beklendiğini belirten aileler, bir sonraki duruşmanın temmuz ayında görüleceğini hatırlattı. Set işçisi Selin
Erdem’in davasında “savcılığın hiçbir ciddi inceleme yapmadan 2 gün içerisinde iddianame düzenlediğini” öğrendiklerini ve
bir sonraki duruşmanın 22 Haziran’da görüleceğini aktardılar. Van-Bayram Otel
davasında önceki hafta görülen duruşmada ifade vermeye gitmediği için otel sahibi hakkında yakalama kararı çıkartıldığını;
ancak bunun yeterli olmayacağını belirttiler. Bayram Otel davasında “hasar tespiti
yapmayan tüm sorumluların yargılanmasını” istediklerini yineleyen aileler, davada gelinen aşamada iddianamenin düzenlenmesinin beklendiğini aktardı. Son olarak Esenyurt çadır yangını davası iddianamesinin düzenlendiğini ve ilk duruşmanın
temmuzda görüleceğini belirtiler.
“Bile bile gelen işçi ölümlerine karşı duyduğumuz öfkemiz bizi bugün bir araya
getiren şeydir,” diyen aileler, önceki nöbetlerde olduğu gibi, birlikte yürüttükleri adalet mücadelesinde takip ettikle-
Aileler, “henüz irtibat sağlanmayan ve
bilmedikleri”, hayatları iş cinayetlerinden etkilenmiş herkesi Vicdan ve Adalet
Nöbeti’nde yanlarında olmaya ve seslerine ses katmaya davet etti.
mayanlar işçi lehine yeni yasal düzenleme yapsa ne olur ki?” diye sorarak, yürürlükte olan yasal hükümlerin uygulanmadığını belirttiler. Yeni “yasa düzenlemesine bile tahammül gösterilmediğini ve patronun kârı azalmasın diye 2 yıldır ötelendiğini” söylediler.
Bir önceki nöbetten bu yana meydana gelen iş cinayetleri için “karabasan gibi” diyen aileler, sadece 10-16 Haziran haftasında basına yansıdığı kadarıyla 9 işçinin
hayatını kaybettiğini ve 70 işçinin yaralandığını belirtti. Yasa tasarısı görüşülürken
işçi ölümlerinin devam ettiğine, bu sırada
1 işçinin Meclis bahçesinde atık su gideri çalışması sırasında oluşan göçükte hayatını kaybetmiş olduğuna dikkat çektiler.
Hafta boyunca Çanakkale'den Siirt'e iş cinayetleri ve yaralanmaların nasıl meydana geldiğine dair detaylar aktarıldı.
199
Davamız herkesin davası
200
Aileler “memleketin geleceği, işçi güvenliği, sağlıklı yaşam koşulları ve kanundışı
çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarının takipçisi olmaya devam edeceklerini” aktardı. “Bütün ‘iş kazaları’nda sorumluluğu olanların ortaya çıkarılmasının
çok önemli ve bizim payımıza düşen insani bir görev olduğunu düşünüyoruz. Memleketimiz insanının bütün bu sorumsuzluğa ve sonuçlarına layık olmadığına inanıyoruz. Adalet için mücadelemizde, basın ve kamuoyunun desteğini yanımızda
görmek; davalarımızın bu ülkede yaşayan
herkesin davası olduğunu haykırmak istiyoruz,” dediler.
Basın açıklamasını sonlandırırken aileler, 28 Nisan’ın birçok ülkede olduğu gibi
anma ve yas günü ilan edilmesini; “davalarda bütün sorumluların yargılanmasına
mani olan, idarenin yargılanmaya müsaade etmeyen tutumunu terk etmesini” istediklerini yineledi. Vicdanı ve adalet duygusu olan herkesi yanlarında nöbet tutmaya
davet ettiler.
Söz yakınlarını iş cinayetlerinde kaybeden ailelerde
Basın açıklaması sonrasında gazeteci İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan aileler yaşadıklarını aktardı. Ostim patlamasında yaşamını yitiren Necdet Ali
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Tanışma’nın babası Zekeriya Tanışma,
savcıyla yaptıkları görüşmede “kurumların sorumluluğu yok” denildiğini söyledi.
nuşsun. Sonuna kadar davamızın takipçisi olacağız,” diyerek adalet mücadelesinde ısrarcı olduklarını vurguladı.
Aynı patlamada kardeşini kaybeden Zehra
Kavak, patlamaların yıldönümünde kaybettiklerini anacakları etkinliği duyurmak
için afiş asmak isterken güvenlik görevlilerince engellendiklerini ve kendilerine
suçluymuş gibi davranılarak darp edildiklerini anlattı.
Önlem alınmamış, denetim yok
Aytaç Akkaya’nın annesi Akgül Akkaya,
“Çocuğum hem okuyordu, hem çalışıyordu. Suçlular cezasını çeksin. 19 yaşındaki yavrumun suçu neydi?” diye sordu. Ostim Organize Sanayi Bölgeleri’nde patlamalardan sonra başlatılan denetim faaliyetlerini kastederek “Şimdiye kadar denetim yoktu, neden daha önce tedbir almadılar?” diyerek öfkesini dile getirdi.
Ailelerin avukatlarından Murat Kemal
Gündüz söz alarak dava sürecine ilişkin
bilgileri aktardı. Ostim yönetimi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dahil
hiçbir yerden patlamalardan önce gerekli önlemlerin alındığına ve denetim yapıldığına ilişkin hiçbir belge alamadıklarını;
sorumlular için hiçbir işlem yapılmadığını belirtti. İddianameyi hazırlayan savcılığın ilk aşamada “Gerekli önlemler alınmış
olsaydı dahi patlama gerçekleşirdi” şeklinde görüş belirtmesinin davayı engelleme çabası olduğunu dile getirdi; 7. duruşmasına gelinen davada 3. bilirkişi raporunun beklendiğini ekledi.
Deniz Demirbaş’ın annesi Esma Demirbaş, “Çocukların suçu neydi? Çocuklarımızın ölümüne sebep olanlar çıkıp ko-
Aileler 24 Haziran’daki 6. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davet ederek nöbeti sonlandırdı.
201
24 Haziran 2012
6. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Mesele sadece yasal
mevzuat değil
Vicdan ve Adalet Nöbetleri’nin altıncısı
31 Ocak 2008’de Davutpaşa patlamasında hayatını kaybedenlere ayrıldı. Nöbetin
röportajcı gazetecisi Skyturk360’tan Gülşah Karadağ’dı. Aileler adına basın açık-
202
lamasını Davutpaşa patlamasında hayatını kaybeden Heybetullah Güleç’in abisi Hakkı Güleç okudu. Basın açıklamasında “8 yıldır Meclis gündeminde olan, adı
‘işçi’ değil, ‘iş sağlığı güvenliği’ olan” yasa
tasarısının önceki hafta meclisten geçtiği hatırlatıldı. Aileler yasanın uygulamasının işyerlerinin tehlikelilik durumunun belirlenmesi gerekçesiyle “etaplı olarak ötelendiğine” ve bunun yasa düzenlemesine dahi “tahammül gösterilmemesinin” sonucu olduğuna dikkat çekti. “Mesele sadece yasal mevzuat değil,” dediler. “Mevcut olanı uygulamayan, işçi lehine yasal düzenleme yapabilir mi?” diye
sordular. Sorunun mevzuatta değil, mevzuatı uygulamak ve denetlemekle yükümlü olan kurumlarda olduğuna dikkat çeken aileler, bu sorumluların patronlar ve
kamu kurumları olduğunu yinelediler. Ya-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
sanın “meşru olmadığını” belirterek, “hazırlanırken ‘güya’ korumaya çalıştığı işçilerin, iş cinayetlerinde hayatını kaybeden
ve adalet arayan işçi yakınlarının ve avukatlarının görüşlerine başvurulmadığını”
dile getirdiler.
Yeni yasa iş cinayetlerine
son vermeyecek
Aileler basın açıklamasında yeni yasa hükümlerine dair değerlendirmelerde bulundu. Bu yasayla işçilerin çalışma koşullarının −işçilerin her koşulda çalışmaya mecbur bırakılmasının− ve işçi haklarının gözetiminin “yine patronların insafına bırakıldığına” dikkat çektiler. Kamu
kurumlarının sorumluluğundaki işçi sağlığı ve güvenliğine dönük denetimlerin
“üstünden kâr edilen ve şirketlere bırakılan bir iş haline getirildiğini” vurguladılar.
Anayasa’nın 56. maddesinin açık bir şekilde belirttiği üzere bu görevin devlete ait
olduğunu belirttiler.
Aileler iş cinayetlerine neden olarak yasal mevzuat eksikliğinin gösterildiğini ve
yeni yasayla iş cinayetlerinin son bulacağı ifadesinin doğru olmadığını gerekçeleriyle aktardı yetkililerin “İşçinin tehlikeli bulduğu işi yapmama hakkını getiriyoruz,” söyleminin gerçekdışı olduğunun altını çizdi. Bunun yasal mevzuatta zaten olduğunu aktararak bu yönde beyanda bulunan işçinin hemen işten atıldığı gerçeğini hatırlattılar. Aynı şekilde “İşveren, iş
güvenliği ve sağlığı için işçinin görüşlerine başvuracaktır. Başvurmazsa veya işçi
başvurulmadığını ispat ederse işverene
200 TL para cezası kesilecektir,” ifadesinin çalışma hayatı gerçekleriyle hiçbir şekilde uyuşmadığını belirttiler.
203
Yasa hükümleri işçinin aleyhine
204
Aileler yasanın iddia edilenin aksine işçinin
aleyhine pek çok hüküm içerdiğine dikkat
çekti. “İşverenin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ile çalışma mecburiyetinde
işçi sayısının 50’den 10’a indirilmesi”nin
aldatıcı olduğunu vurguladılar. “Herhangi bir iş ‘kazası’ meydana geldiğinde işyerinde 2 işçi çalışsa da, 100 işçi çalışsa da
sorumluluk bellidir,” dediler. Yeni yasayla “işverenin bir şirketle anlaşarak işçilere ‘eğitim’ aldırmışsa tazminat sorumluluğundan kurtulmasının mümkün kılındığının, eğitim süreçlerinin de mesaiden sayılmadığının altını çizdiler.
Yasa için “Adı niyetini ortaya koymaktadır,” diyen aileler, yasanın adının “İş Sağlığı ve Güvenliği” yerine “İşçi Sağlığı ve
Güvenliği” olması gerektiğini dile getirip
eklediler: “Mevcut yasal mevzuatın etkin
uygulamasını sağlayın yeter. Bunun için
iş müfettişleri sayısını artırmak, özerkliklerini güçlendirmek, devam eden adalet mücadelelerinde sorumlu kurumların yargılanmasına gölge etmemek iyi bir
başlangıçtır.”
Aileler 17-23 Haziran haftasında 11 işçinin hayatını kaybetmesine neden olan iş
cinayetleri ve yaralanmalardan oluşan
“acı tablo”yu aktardı. 22 Haziran’da Eskişehir Oto Tamirciler ve Tornacılar sitesinde makine imalatı için kiralanan, ancak
kaçak olarak kimyasal madde üretimi yapıldığı belirtilen atölyede meydana gelen
patlamada 4 işçinin hayatını kaybettiğini
hatırlattılar. “Kaybettikleri canlar ve geride kalanlar için 'bir daha olmasın' diyerek adalet mücadelelerini sürdürdüklerini” belirttiler.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
Gelin yanımıza oturun, yarın sizin de
başınıza gelebilir
Basın açıklamasından sonra aileler gazeteci Gülşah Karadağ’ın sorularını yanıtladı. Davutpaşa patlamasında eşi Gülhan Çabuk’u kaybeden İdris Çabuk, patlama sonrasında yaşadıklarını, ailelerle nasıl bir araya geldiklerini ve başlattıkları adalet mücadelesini anlattı. Çabuk, Davutpaşa’da yaşananlara benzer ihmal ve denetimsizlik süreçleri sonucunda 2011’de Ostim-İvedik’te ve önceki hafta
Eskişehir’de meydana gelen patlamaların
bir daha olmaması için birlikte mücadele
etmenin önemine değindi: “Gelin yanımıza oturun, yarın sizin de başınıza gelebilir. Unutmayın.”
1Umut Derneği İş Cinayetlerinde Adalet İçin Hukuk Koordinasyonu’ndan Avu-
kat Nermin Kaplan, ailelerin mücadelesi
sonucunda patlamadan 2 yıl sonra davanın açıldığını, dava sürecinde yaşanan hukuksuzluğu, İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul
Büyükşehir ve Zeytinburnu belediye başkanlarının soruşturulmasına izin vermediğini ve bu kararı Yargıtay’ın onayladığını, itirazları sonucu Zeytinburnu Belediye Başkanı’nın soruşturulmasına izin verilmesini sağladıklarını anlattı. 21 insanın
öldüğü, 130 insanın yaralandığı iş cinayetinin boyutunu hatırlatan Kaplan, 4 yıldır
süren davanın Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın hakkında iddianamenin
hazırlanması aşamasında olduğunu açıkladı.
Ailelerin bir sonraki Vicdan ve Adalet
Nöbeti’ne çağrılarıyla nöbet sonlandı.
205
1 Temmuz 2012
7. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Tersanelerde hayatını kaybeden
işçiler için adalet istiyoruz
7. Vicdan ve Adalet Nöbeti tersanede hayatını kaybeden işçiler için tutuldu. Aileler yaptıkları basın açıklaması sonrasında gazeteci Işın Eliçin’in sorularını yanıtladı. Basın açıklamasını aileler adına Sinem Emir okudu.
Yasal mevzuatı etkin olarak uygulasınlar, yargılamalara gölge etmesinler
Aileler bir önceki nöbette olduğu gibi gündemdeki “iş güvenliği ve sağlığı” yasasının
getirdiği olumsuzlukları gerekçeleriyle sıraladı. Mevcut olanın zaten uygulanmadığına; yenisinin de işçi lehine bir düzen-
206
leme içermediğine dikkat çektiler, yapılması gerekenleri yinelediler: “Hükümete,
milletvekillerine, siyasi partilere, sendikalara, meslek odalarına, derneklere, işçilere sesleniyoruz... Mevcut yasal mevzuatın
etkin olarak uygulanmasını sağlayın yeter. Bunun için iş müfettişleri sayısını artırmak, özerkliklerini güçlendirmek, devam eden adalet mücadelelerinde yargılanan sorumlu kurumların yargılanmasına gölge etmemek iyi bir başlangıçtır.”
Basın açıklamasında 22 Haziran’da
Eskişehir’de meydana gelen patlamaya
“Neredeyse Davutpaşa’da yaşananın aynısı. Makine imalatı ruhsatı alınan yerde
patlayıcı-parlayıcı maddelerle üretim yapılmakta,” diyerek değinildi. Önceki hafta
basına yansıyan iş cinayetleri ve yaralanmalar aktarıldı.
Hiç kimse bu sorumsuzluk tablosuna
layık değil
Aileler “bir daha olmaması için” mücadele verdiklerini bir kez daha haykırdı. İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yakınlarını “seslerine ses katmaya” davet
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
ettiler; “Bütün iş ‘kazaları’nda sorumluluğu olanların ortaya çıkarılmasının önemli ve bizim payımıza düşen insani bir görev
olduğunu düşünüyoruz,” dediler. Hiç kimsenin “bütün bu sorumsuzluk tablosuna
ve sonuçlarına layık olmadığına inandıklarını” belirterek eklediler: “Adalet için mücadelemizde basının ve kamuoyunun desteğini yanımızda görmek, davalarımızın bu
ülkede yaşayan herkesin davası olduğunu
haykırmak istiyoruz!”
terk edilmesini” istediklerini yinelediler.
“Meclis’te bu hafta görüşülerek yasalaşan ve uygulanması ötelenen ‘iş güvenliği’ yasasının yeniden görüşülerek sendikalar, meslek odaları ile biz aileler ve avukatlarının önerileri doğrultusunda değiştirilmesini istiyoruz. İş ‘kazası’nda hayatını kaybedenlerin ailelerinin sosyal ve ekonomik haklar bakımından ‘şehit aileleri’ne
tanınan haklardan yararlandırılmasını istiyoruz,” dediler.
Aileler “şehit aileleri”ne tanınan
haklara kavuşmalı
Tersanelerde alınmayan işçi güvenliği
önlemleri ve iş cinayetleri
Basın açıklamasını sonlandırırken 28
Nisan’ın birçok ülkede olduğu gibi iş cinayetlerini anma ve yas günü ilan edilmesini ve “davalarda bütün sorumluların yargılanmasına engel olan, idarenin
yargılanmasına izin vermeyen tutumun
Basın açıklaması sonrasında gazeteci Işın
Eliçin ailelerle röportaj yaptı. Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde hayatını kaybeden tersane işçilerinden Sezai Demiral ve İbrahim Levent’in yakınları hikâyelerini paylaştı.
207
208
İbrahim Levent’in eşi Ruhiye Levent, eşinin çalıştığı Dearsan Tersanesi’nde 22
Ağustos 2006’da hayatını kaybetmesine neden olan patlamanın taşeron şirket
ve tersanenin gerekli önlemleri almadığından meydana geldiğini belirtti. Levent
“Bunların gerçekten ceza almasını istiyorum. Kamu davası bile 4 yıl sonra başladı, iki yıldır devam ediyor. Her mahkemede 2 avukat geliyor, sanıklar gelmiyor. Her
seferinde hâkim ‘yaz kızım, şunun şunun
zorla getirilmesine’ diyor, iki yıldır tutanak
tutuluyor ama zorla getirilen de yok, gelen de yok. İnsan yerine koyup mahkemeye bile gelmiyorlar,” diyerek öfkesini dile
getirdi.
Sezai Demiral’ın babası Hakkı Demiral,
oğlunun İstanbul Tersanesi’nde yerde çalışmak üzere işe alındığını, ancak güvenlik önlemi alınmadan çatıya çıkarıldığını
ve 18 metre yüksekten düşerek 17 Aralık
2005’te hayatını kaybettiğini anlattı. Ana
firmadan şikâyetçi olduklarını; 1,5 yıl sonra biten davada sorumlu ana firma beraat ettirilirken taşeron firmaya 14 bin lira
ceza kesildiğini ve bunun da taksitlendirildiğini belirten Demiral, “böylece patronların mükafatlandırıldığını” söyledi. Oğlunun sosyal güvenceden yoksun çalıştırıldığını, öldüğü gün sigortalandığını anlattı.
“Kan pazarlığı” için ailelerin etrafını
saranlar
Aynı zamanda Limter-İş Sendikası Genel Sekreteri olan Hakkı Demiral, tersaneler bölgesinin taşeronluk sistemi üzerine kurulu olduğunu, hiçbir örgütlenmenin olmadığını ve yasaların işlemediğini belirtti; “151 tersane işçisi iş cinayetine
kurban gitmiş, hiçbir patron tutuklanma-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
mış,” dedi. İş cinayetlerinden hemen sonra “kan pazarlığı” yapmak için ailelerin etrafının sarıldığına değindi.
“İşçiler artık birer birer değil, beşer beşer ölüyor,” diyen Demiral, “kaza”ları işçilerin cahilliğine bağlayanlara “Elektrik
kablosu açıkta bırakılırsa, mühendis olsa
okumuş olsa çarpmayacak mı? Gaz ölçümü yapılmamışsa işe giriş eğitiminin ne
faydası var? Kazalar kesinlikle önlenebilir. Patronların cezalandırılması caydırıcı
olacaktır. Biz adalet istiyoruz,” sözleriyle
tepki gösterdi.
Sesimizi duyurun
Davutpaşa patlamasında kardeşini kaybeden Hakkı Güleç, Davutpaşa'da 21 kişinin yaşamını yitirmesine karşılık tek bir
kişinin bile gözaltına alınmadığını söyledi.
“Biz kadere inanırız, ama sorumsuzluktan
meydana gelen iş cinayetlerini kabul etmiyoruz,” dedi. Güleç, hiçbir ailenin kendi
yanlarına geçmesini istemediklerini söyledi ve ekledi: “Çünkü bu taraf acılı. Ama
sizden isteğimiz, sesimizi duyurun.”
Nöbetten sonra İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Çevre Mühendisleri Odası’ndan
temsilcilerin de katılımıyla haziran ayı iş
cinayeti raporunu açıkladı.
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin
Adalet Arayan Yakınları, bir sonraki nöbeti Esenyurt çadır yangınında yaşamını yitiren işçilere ayıracaklarını belirterek duyarlı, vicdanı olan her yurttaşı kendilerine
destek vermeye davet etti.
209
8 Temmuz 2012
8. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Yangından sonra sigortalanan
ölü canlar
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin
Adalet Arayan Yakınları sekizinci kez “kaybettikleri ve geride kalanlar” ve “bir daha
olmaması ve bütün sorumluların yargılanması” için Vicdan ve Adalet Nöbeti tuttu. Bu nöbet 11 Mart 2011’de Esenyurt’ta
Marmara Park AVM inşaatı alanında ba-
210
rındırıldıkları çadırlarda çıkan yangın sonucu yaşamını yitiren işçilere ayrıldı. Nöbetin röportajcı gazetecisi Habertürk’ten
Balçiçek İlter’di. Aileler adına basın açıklamasını Van-Bayram Otel’de hayatını
kaybeden gazeteci Cem Emir’in kardeşi
Tuncel Emir okudu.
Öngörülebilir olan “kaza” değildir
Aileler basın açıklamasına iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlere rahmet ve geride kalanlara sabır dileyerek başladı. 4
Temmuz’da Samsun Canik’te TOKİ konutlarında sel baskını sonucu 10 kişinin hayatını kaybetmesinin acısını yüreklerinde hissettiklerini belirterek, denetimsizlik
ve kâr hırsının her yerde “hayatları cehenneme çevirdiğini” ifade ettiler. “Kamu kurumlarının varoluş nedeni olan ve bilimin
sağladığı olanaklarla öngörülebilir nitelikte bulunan hiçbir sonuç, ‘kaza’ da kader
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
de değildir. Samsun’da olanların iş cinayetlerinde olanlardan hiçbir farkı yoktur,”
dediler.
“İşçi, emekçi dostu” olduğunu
söyleyenler acımızı hissetsin
Aileler nöbetin “farkında olmayan” fakat “emekçi dostu” olduğunu söyleyen
toplumsal-siyasal örgütlenmelere, milletvekillerine seslendi: “Hangi halinizden anlaşılır işçi, emekçi dostu olduğunuz? İşçinin yaşam hakkına kayıtsız kalanların ücret artışı mücadelesinin inandırıcılığı olur
mu? Niye varsınız? Mikrofonun ve sahnenin sizde olduğu anlar mıdır, sizin için tek
kıymetli olan?”
“Acımızı kalbinde hissetmeyen hiçbir sendikanın, partinin, organizasyonun, meslek odasının, derneğin işçi dostu olduğuna
inanmıyoruz.” Aileler 8 haftadır sürdürdükleri Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne söylemleri işçiden, emekten yana olmasına
rağmen ilgi göstermeyenlere tepkilerini
böyle dile getirdi. İşçilere de seslendiler:
“İşçinin hayatına mal olan tutum karşısında, ailelerin adalet mücadelesine destek
vermeyen, vazifesini yapmayan hiç kimsenin işçi dostu olduğuna inanmayın... Hayatını kaybedenin adaleti için uğraşmayan, yaşayanın adaletli bir hayatı olsun
diye hiçbir şey yapamaz.”
Neden hiçbir “kınama açıklaması”
yapılmıyor?
Haftanın iş cinayetleri tablosunu açıklayan aileler, bu hafta herhangi bir “kınama
açıklaması” yapılmamasının nedeninin
basına yansıyan “toplu işçi ölümü” olmamasından kaynaklandığını belirtti: “Sanki
211
212
ilgilenmek için 4’ten fazla işçinin hayatını
kaybetmesi gerekiyor gibi bir anlayış var.
Biz kıt gücümüzle ve dostlarımızın desteğiyle her nöbetimizde yâd etmeyi, hatırlatmayı sürdüreceğiz,” diyerek adalet mücadelesinde ısrarlı olduklarını yinelediler.
ler ve avukatlarının önerileri doğrultusunda tekrar görüşülmesi; iş müfettişlerinin
sayısının ve özerkliklerinin artırılması; iş
“kazaları”nda hayatını kaybedenlerin ailelerinin “şehit aileleri”ne tanınan sosyal ve
ekonomik haklardan yararlandırılması.
Basın açıklamasında inşaat, maden, hizmet sektörlerinde bir haftada yaşanan iş
cinayetleri aktarıldı. Aileler “sorumluluğu
olanların ortaya çıkarılmasının paylarına
düşen önemli bir görev olduğunu”, “basının ve kamuoyunun desteğini yanlarında görmek istediklerini”, “davalarının bu
ülkede yaşayan herkesin davası olduğunu” belirtti. Taleplerini tekrar sıraladılar:
28 Nisan’ın iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anma ve yas günü olması; davalarda tüm sorumluların yargılanmasına
izin vermeyen tutumun terk edilmesi; yeni
yasanın sendikalar, meslek odaları, aile-
Basın açıklamasından sonra Esenyurt çadır yangınında hayatını kaybeden işçilerin yakınları söz alarak gazeteci Balçiçek
İlter’in sorularını yanıtladı.
Biz her gün ölüyoruz
Yangından sonra Kayı İnşaat ve Kaldem
Yapı yetkilerinin kendilerini arayıp “başınız sağolsun bile demediğini” belirten İdris Topal, şirket yetkililerinin 15 gün sonra kendilerini çağırarak “kan parası” teklif ettiklerini anlattı. Bu teklifi kabul etmediklerini söyleyen Topal tepkisini dile geti-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
rerek “Kardeşim geri gelecek mi? Dünya
kadar para versen geri gelmeyecek,” dedi.
Yaşadıkları acının büyük olduğunu belirten Topal, “Biz her gün ölüyoruz. Gece
gündüz aklımdan çıkmıyor. Hayat devam
ediyor ama çok zor,” dedi. Topal adalet istediklerini vurguladı: “Adalet yerini bulsun. Asla peşini bırakmayacağız.”
Yangına tanık olanlar dinlenmedi
Yangından sağ kurtularak yaşananlara tanık olan Metin Karayiğit, inşaattaki çalışma ve barınma koşullarının olumsuzluğuna dikkat çekti. Oğlu doğduktan 4 gün
sonra memleketi Ordu’dan çalışmak için
İstanbul’a gelmek zorunda kaldığını anlatan Karayiğit, Kayı İnşaat şantiyesinde
iş-işçi güvenliği olmadığını belirtti. Karayiğit yatakhane ve yemekhane koşullarının olumsuzluğunu aktardı: “Yatakhaneler su alıyordu, elektrik kaçağı vardı. Bunları defalarca söyledik. Siz işçisiniz istemiyorsanız gidin dediler.” Yangının ardından
şirket yetkililerinin kendilerini adeta kaçırırcasına şantiyeden uzaklaştırdığını; işçilerin ancak o gün sigortalandığını anlatan
Karayiğit, “Gerçek tanık biziz, ama ne savcı bizi aradı ne de başka bir yetkili,” diyerek tepkisini dile getirdi; nihayet görülecek ilk duruşmada tanık olarak dinleneceğini söyledi. Yangından sonra yaşadığı
psikolojik sıkıntılardan da bahsetti; uyumakta güçlük çektiğini anlattı.
5 şirketin 5’i de sorumlu
1Umut İş Cinayetlerinde Adalet İçin Hukuk Koordinasyonu gönüllülerinden Erbay Yucak, Esenyurt çadır yangını davası
sürecine ilişkin bilgi verdi. İlk duruşmanın
13 Temmuz saat 11.00’de Bakırköy 4. Ağır
Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini belirtti. Ailelerin duruşma öncesi 10.00’da adliye önünde olacaklarını ve basın açıklaması ile adalet isteklerini yineleyeceklerini aktardı. Dava kapsamında 1’i firari, 5'i
tutuklu 13 kişinin yargılandığının bilgisini paylaşan Yucak, AVM inşaatında yetkili olan 5 şirketin de çadır yangınından sorumlu olduğunu ifade etti. Bütün sorumluların yargılanmasının esas olduğunu
vurgulayan Yucak, davanın “bilinçli taksirle adam öldürme” kapsamında açıldığını
ama “olası kastla adam öldürme” kapsamında açılmasını isteyeceklerini söyledi.
Van-Bayram Otel’de yaşamını yitiren Önal
Erol’un kızı Hale Erol, set işçisi Selin
Erdem'in annesi Hacer Erdem ve Davutpaşa patlamasında yaşamını yitiren Gülhan Çabuk’un eşi İdris Çabuk da söz alarak adalet taleplerini yinelediler.
Aileler bir sonraki nöbete vicdanı olan ve
adalet isteyen herkesi davet ederek nöbeti sonlandırdı.
213
15 Temmuz 2012
9. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Duyarsızlık, adaletsizlik
devam ediyor
8-14 Temmuz haftasında basına yansıyan
iş cinayetleri arasında “toplu işçi ölümü”
olmadığı için iş cinayetlerine dikkat çekilmediğine olan tepkilerini dile getiren aileler, iş cinayetlerinde 17 işçinin daha hayatını kaybettiğini belirtti. Basın açıklamasını önceki nöbetlerde dile getirdikleri taleplerini yineleyerek sonlandırdılar.
Memnun değillerdi ama mecburlardı
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin
Adalet Arayan Yakınları dokuzuncu Vicdan
ve Adalet Nöbeti’ni tuttu. Aileler adına basın açıklamasını Davutpaşa patlamasında
hayatını kaybeden Heybetullah Güleç’in
abisi Hakkı Güleç okudu. Nöbette Radikal
gazetesinden Enis Tayman ailelerle röportaj yaptı.
214
Aileler öncelikle iş cinayetlerine karşı
adalet mücadelesinde ve dava süreçlerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. 11 işçinin hayatını kaybettiği Esenyurt çadır yangını davasının 13 Temmuz’da görülen ilk
duruşmasına katıldıklarını, 22 Haziran’da
Eskişehir’deki patlamada hayatını kaybeden 4 işçinin ailelerine taziye ziyaretine gittiklerini söylediler. Duruşmaya ve
taziye ziyaretine gittiklerinde “aslında ne
kadar az olduklarını anladıklarını, ancak
buna rağmen adalet arayışlarındaki kararlılıklarının nelere kadir olduğunu gördüklerini” aktardılar. “İşçi, emekçi dostu
olduğunu” söyleyen fakat 9 haftadır sürdürdükleri nöbete katılmayıp kendilerine
destek vermeyen sendika, meslek odası gibi organizasyonlar; siyasi partiler ve
milletvekillerine şu sözlerle seslendiler:
“Bu kadar duyarsızlığın sonu, bir parça
inandırıcılığınız varsa onun da kaybıdır.”
Radikal’den Enis Tayman’ın ailelerle yaptığı röportajda Esenyurt çadır yangınında
hayatını kaybeden İsa Topal ve Seyfettin
Topal’ın yakınları söz aldı. İnşaat sahasındaki çalışma koşullarının olumsuzluklarına değinen aileler, “Memnun değillerdi ama
paraya ihtiyaç duydukları için mecburen
orada çalışıyorlardı,” dedi. Seyfettin Topal’ın
abisi İdris Topal, “Kardeşimin sigortası vardı
ama hiçbir işe yaramadı,” dedi.
1Umut İş Cinayetlerinde Adalet İçin Hukuk Koordinasyonu’ndan Avukat Nermin
Kaplan yargılama süreçlerine dair bilgi verdi. Esenyurt’taki iş cinayetinin gerçek sorumlularının halen yargı karşısına
çıkarılmadığını anlatan Kaplan, dava sürecindeki öncelikli hedeflerinden birinin
gerçek sorumluların yargılanmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Kaplan “İşçilerin haklarını arayabilecekleri örgütlülükleri yok, bu yüzden seslerini çıkartamıyorlar, her şartta çalışıyorlar. Oysa bu gibi
durumlar, Bölge Çalışma Müdürlükleri’ne
mutlaka şikâyet edilmeli,” dedi.
Onların ailelerinin de bizim yanımızda
oturmasını istemiyoruz
Arka Sıradakiler dizi setinde çalışırken hayatını kaybeden set işçisi Selin Erdem’in
ablası Sema Erdem, setlerde kötü şartlarda çalışanların kendilerine destek vermesini beklediklerini ifade ederek “Onların ailelerinin de bizim yanımızda oturmasını istemiyoruz,” dedi.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
1Umut İş Cinayetlerinde Adalet İçin Hukuk Koordinasyonu’ndan Avukat Berrin Demir, dizi seti alanında mola verildiği sırada meydana gelen iş cinayetinin basit bir trafik kazası gibi lanse edilmeye çalışıldığını, fakat olayın nedenleri arasında 15-16 saati bulan mesailerin olduğunu
vurguladı. Sadece şoförün yargılandığı davanın 3. duruşmasının 19 Temmuz’da İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüleceği belirtildi.
Bütün sorumluların yargılanması için
verilen adalet mücadelesi sürüyor
İkinci Van depreminde Bayram Otel’de
hayatını kaybeden gazeteci Cem Emir’in
kardeşi Tuncel Emir, ilk depremde ciddi
hasar görmesine rağmen “sağlamdır” ra-
poru alınan otelin yıkılarak abisiyle birlikte 24 kişinin hayatını kaybetmesine neden
olduğunu hatırlattı. Sadece otel sahibinin
tutuklu olarak yargılandığı davanın avukatları, sorumluluğu bulunan tüm yetkililerin yargılanması için mücadele ettiklerinin altını çizdi. Hukukçu Erbay Yucak ise
“Bu cinayetlerin meydana geldiği yerlerde
aynı duyarsızlık, adaletsizlik devam ediyor,” diyerek tepkisini dile getirdi.
Aileler adli tatile girilmesi ve ramazan
ayının gelmesi sebebiyle Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne ara verileceğini duyurup nöbetlerin 16 Eylül 2012 Pazar günü tekrar
başlayacağını açıkladı. “Duyarlılık gösterecek, vicdanı olan, adalet duygusundan
nasibini almış bütün yurttaşlarımızı bekliyoruz,” diyerek nöbeti sonlandırdılar.
215
16 Eylül 2012
10. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Ev işçileri sosyal güvenceye
kavuşturulsun
Adli tatil ve ramazan ayı sebebiyle verilen aradan sonra Vicdan ve Adalet Nöbeti yeniden başlatıldı. Aileler daha önce her
pazar tuttukları nöbete bundan sonra her
ayın ilk pazar günü yine Galatasaray meydanında saat 13.00’te devam edeceklerini açıkladı. Nöbette 5 Mayıs 2011’de İstanbul Maltepe’de çalışırken pencereden düşerek hayatını kaybeden ev işçisi Fatima
Aldal’ın hikâyesine yer verildi. Bu nöbette aileler ve avukatları ile röportajı belgeselci Melek Ulagay yaptı. Aileler adına basın açıklamasını Bayram Otel’de hayatını kaybeden Cem Emir’in kardeşi Sinem
Emir okudu.
Temmuz ayında en az 110, ağustosta ise
en az 71 işçinin hayatını kaybettiğini bildiren aileler “İsteriz ki adına ‘iş kazası’ dedikleri iş cinayetleri olmasın; iş cinayetleri
davalarında bütün sorumlular hızla yargılanarak mahkûm edilmiş olsun,” diyerek
söze başladı.
216
Devam eden yargılama süreçlerine ilişkin bilgi veren aileler, ev işçisi Fatima Aldal davasında hâlâ sanık bulunmadığını ifade etti. Ostim-İvedik, Davutpaşa, BEDAŞ işçisi Erkan Keleş, Van-Bayram Otel,
set işçisi Selin Erdem, Esenyurt davalarında gelinen noktayı aktardılar. Ayrıca Sultanbeyli’de servis kazasında haya-
tını kaybeden Eda Çavuşoğlu ve Behice
Demir davasının 2. duruşmasının 17 Eylül tarihinde görüleceğini belirttiler. Tüm
sorumluların yargılanmasını; adil ve etkin yargılama için adalet istemeye devam
edeceklerini vurguladılar.
Başka Aldal’lar olmasın
Çalıştığı evin camını sildiği sırada düşerek
yaşamını yitiren ev işçisi Fatima Aldal’ın
hikâyesi nöbetin odağındaydı. Avukat Sevgi Evren söz alarak, Aldal gibi ev işçiliği yapan kadınların karşılaştığı güç çalışma koşullarına değindi. Hükümetin ev işçisi kadınların statüsüyle ilgili düzenleme sözü verdiğini hatırlatan Evren, “Söylenenler dağken,
doğanlar fare olmuyor,” sözleriyle tepkisini
dile getirdi. Evren, “Başka Aldal’ların olmaması için, ev işçileri sosyal güvenceye kavuşturulsun,” diyerek ev işinin iş yasası kapsamına alınması istedi.
Ev işçisi kadınlar haklarına sahip çıksın
İmece Kadın Sendikası Antalya temsilcisi
Minire İnal, 3 yıl önce Antalya’da çalıştığı
evde cam silerken 3. kattan düşerek ciddi şekilde yaralandığını; 2 yıl evde yatmak
zorunda kaldığını nöbet katılımcılarıyla
paylaştı. “Ben haklarımı arıyorum. Başkaları da haklarına sahip çıksın. Ağır işlerde
çalışamıyorum, iş bulamıyorum. Ev işinde
çalışan kadınların durumu ne olacak?” diyerek ev işçilerine adalet mücadelesi çağrısında bulundu.
Tiyatro sahnesine tanık olduk
Davutpaşa patlamasında kardeşi Heybetullah Güleç’i kaybeden Hakkı Güleç, önceki hafta 9. duruşması görülen davada yaşananlara değindi. “Uzun uğraşlar sonucu nihayet Zeytinburnu Belediye
Başkanı’nı da sanık haline getirdik, ancak
ilk kez sanık olarak dinleneceği duruşmaya hastalık mazeretiyle gelmedi. Son-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
radan öğrendik ki, duruşma saatlerinde
başka yerlerdeymiş... Buna karşılık, ‘Yeterli görevlimiz yok, ondan denetleme yapamadık,’ diyenlerse 30-40 zabıtayla duruşmaya geldi,” diyerek adliyede yapılan
“gövde gösterisi ile psikolojilerini bozmaya çalıştıklarını” aktardı. Duruşma sırasında bir “tiyatro sahnesine” tanık olduklarını söyleyen Güleç, duruşma günü belediye
görevlilerinin aileleri tehdit ettiğini ve kargaşa çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.
Sofrada hep bir eksiğiz
Esenyurt çadır yangınında oğlu İsa Topal’ı
kaybeden baba Nadir Topal, “Gerekli ted-
birleri almayarak oğlumun ve arkadaşlarının ölümüne sebebiyet verenler, sofraya oturdukları zaman bir eksiğimiz var mı
diye soruyorlar mı? Biz o kazadan sonra
sofrada hep bir eksiğimiz olduğunu görüyoruz. Bu kişileri vicdanlı olmaya davet
ediyorum. Hükümetten de bir an önce iş
cinayetlerine el atmasını bekliyorum,” diyerek acısını dile getirdi.
7 Ekim’deki 11. Vicdan ve Adalet
Nöbeti’nden itibaren aileler her ayın ilk
pazarı nöbet tutacak.
217
7 Ekim 2012
11. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Vicdanlar maden işçileri için
nöbetteydi
11. Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde maden işçilerinin öyküleri anlatıldı. Nöbete Zonguldak Karadon’da 17 Mayıs 2010’da maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu hayatlarını kaybeden 30 işçinin yakınları da katıldı. Nöbette ETHA’dan
İsminaz Ergün aileler ve avukatlarıyla röportaj yaptı. Basın açıklamasını, aileler
adına Esenyurt’taki çadır yangınında hayatını kaybeden inşaat işçilerinden Barış
Kıyak’ın kardeşi Damla Kıyak okudu.
Aileler İSİG’in açıkladığı rapora göre Eylül
ayında en az 83 işçinin hayatını kaybettiğini belirtti. Basın açıklamasında ayrıca Karadon davasında gelinen son durum aktarıldı; ikinci bilirkişi raporunda hayatını
kaybeden maden işçilerinin sorumlu tutulduğu belirtildi. “Bilirkişi demişse doğru
demiştir” kanaatine “teslim olmayacaklarının” altı çizildi. “Adalet mücadelelerini
kıymetli bulan, vicdan ve adalet duygusunu taşıyan uzmanların kendileriyle dayanışmasını isteyeceklerini” belirttiler.
218
10 yılda 12 bin işçi
Aileler, “tüm yasal mevzuat hükümlerinin gereğinin yerine getirilmesi” için çaba
göstermeye devam edeceklerini dile getirerek, son 10 yılın iş cinayetleri tablosuna dikkat çekti. 10 yılda 12 bin işçinin ha-
yatını kaybettiğini, ayrıca resmi kayıtlara
geçmeyenler ile ölümle sonuçlananlar dışında günde ortalama 6 işçinin “iş kazası” sonucunda “çalışamaz” hale geldiğini
aktardılar.
“Oturup beklemek yerine ayakta ve buradayız,” diyen aileler, adalet mücadelesindeki ısrarlarının herkes için olduğunu yineledi. Bir kez daha “Ey sendikalar,
emekçinin dostuyum diyen milletvekilleri,
belediye başkanları, siyasi partiler, dernekler, vakıflar, meslek odaları… Vazifelerinizi, var olma nedenlerinizi, sözlerinizi
unutmayın,” çağrısında bulundular.
Başka anneler çocuksuz, çocuklar
anne babasız kalmasın
Göçükte hayatını kaybeden maden mühendisi Koray Kebapçı’nın annesi Nimet Kebapçı oğlunun mesleğini sevdiğini,
ekonomik nedenlerle madene indiğini ve
4 yıldır aynı işyerinde çalıştığını anlattı. Bilirkişi raporlarında birbiriyle çelişen ifadelerin yer aldığını aktaran Kebapçı şunları
söyledi: “Ocakta gereken güvenlik önlemleri alınmış olsaydı bugün oğlum yaşıyor
olacaktı. Oğlumun ölümüne maden ocağındaki ihmaller neden oldu. O madende
30 ailenin ocağı söndürüldü. Başka anneler çocuksuz, çocuklar anne babasız kalmasın diye nöbete geldim.”
Kader değil, taşeronlaşma ve
denetimsizlik
Maden Mühendisleri Odası’ndan Avukat
Volkan Kaya, süregelen davada ilk bilirkişi raporunda işverenlerin kusurlu bulunduğunu, işveren vekillerinin itirazı üzerine ikinci bir bilirkişi raporu hazırlatıldığını
bildirdi. Kaya, ikinci raporda işverenlerin
sorumlu tutulmadığını ve kullanılan “kaçınılmazlık” ibaresiyle grizu patlamasının
“kaderin tecellisi olarak konumlandırıldığını” ifade etti. Taşeronlaşma sistemi-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
ne değinen Kaya, “Madencilikte taşeronlaşmaya izin verilmemesi gerekiyor, çünkü taşeronlaşma olunca denetim sistemini kuramıyorsunuz. Bakanlığın denetimlerde yeterli personel sayısına ulaşmadığını görüyoruz. En büyük sıkıntılarımızdan
bir budur. Son olarak iş ‘kazaları’nın önüne geçilebilmesi için mutlaka maden mühendislerinin mesleki bağımsızlığa kavuşturulması gerekiyor,” dedi.
güvenceleri olmaksızın taşeronlarda mühendislik yapıyor. Bu çocuklar sendikalı değil. Oradaki işçi sendikalı değil. Sendikasızlaştırma, güvencesizlik bu çocukların patrona herhangi bir şey söylemesini engelliyor. Sendikalı çalışma için madencilerin daha fazla dayanışmaya ihtiyacı var. Patronun denetiminde sistemin öngördüğü şekilde üretim yapılmakta. Önce
para, önce kâr hırsı, sonra kader.”
Sendikasızlaştırma ve güvencesizlik
Buradaki fotoğraflar çoğalmasın
Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şube
Başkanı Nedret Durukan da “kaza”nın sebebinin kader değil, madencilik sektöründeki taşeronlaşma ve denetimsizlik olduğuna dikkat çekti. Durukan önlenebilir nitelikte olan “maden kazaları”nda yitirilenler için yetkililerin “maden emekçisinin kaderi” demesinin “çok acı olduğunu” ifade etti. Düzenlemelerin, denetimlerin, teknik olanakların sağlanmasının gerekliliğini anlatan Durukan, şunları ekledi:
“Şu anda yeni mezun çocuklarımız hiçbir
Set işçisi Selin Erdem’in ablası Sema Erdem söz alarak önünde nöbet tuttukları iş
cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını işaret etti; “Başka işçiler ölmesin, buradaki fotoğraflar çoğalmasın,”
dedi. Cem Emir’in kardeşi Sinem Emir de
“hukuk devletinde bu tür davaları ailelerin
değil, hâkimlerin, savcıların ve bilirkişilerin yürütmesi gerektiğini” vurguladı.
Aileler 4 Kasım 2012’de 12. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni tutacaklarını belirtti.
219
4 Kasım 2012
12. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Bütün sorumlular yargılanırsa,
acılar hafifleyecek
Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin on ikincisi 9
Kasım 2011’de Van’da meydana gelen
ikinci depremde yıkılan Bayram Otel’de
hayatını kaybeden gazeteciler Sebahattin
Yılmaz ve Cem Emir’e ayrıldı. Nöbette aileler ve avukatlarıyla röportajı İMC TV’den
gazeteci Ertuğrul Mavioğlu gerçekleştirdi.
220
Aileler adına basın açıklamasını, Esenyurt
çadır yangınında hayatını kaybeden Barış
Kıyak’ın kardeşi Damla Kıyak okudu.
İşçinin hayatı kıymetsiz
Basın açıklamasında İstanbul ÜmraniyeÇekmeköy’de kaldıkları kontenyırda 4 inşaat işçisinin hayatını kaybettiği hatırlatılarak, 2 Kasım’da meydana gelen bu iş
cinayetinin nedenlerinin Esenyurt çadır
yangınıyla aynı olduğu belirtildi. “İşçinin
çalışırken de, uyurken de, işveren ve denetlemekle sorumlu olanlar nezdinde kıymeti yok,” diyen aileler işçi hayatının değer verilmediğini, iş cinayetlerinin artarak
devam ettiğini vurguladı.
Nöbete konu olan Van-Bayram Otel davasıyla ilgili son gelişmeler aktarıldı. Van’da
birinci depremden sonra yetkililerin “hasar tespit çalışmalarının yüzde 98 oranında tamamlandığını” ifade etmelerine karşın bilirkişi raporunda da belirtildiği üze-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
re, hasar tespit çalışmalarının aslında yapılmamış olduğu hatırlatıldı. İkinci depremde yıkılan Aslan ve Bayram otellerinde hayatını kaybeden 29 kişinin sorumlusunun hasar tespiti yapmayan yetkili kurumlar olduğunu sözlerine eklediler.
AFAD’dan sorumlu Başbakan Yardımcısı
Beşir Atalay, AFAD Genel Merkezi yetkilileri, Van Valisi Münir Karaloğlu ve VanAFAD görevlilerinin sorumlu tutulması ve
şu anda tutuklu yargılanmakta olan otel
işletmecisi Tevfik Bayram’ın yanı sıra yargılanmaları gerektiğini ifade ettiler.
Meslektaşınıza niye sahip çıkmadınız?
Nöbete katılan aileler “Bilirkişi raporuna rağmen, bu sorumlular hâlâ yargılanmıyor” pankartı altında, gazeteci Ertuğrul
Mavioğlu’nun sorularını yanıtladı. Mavioğlu, Bayram Otel’i “rahatça kalınacak adres olarak gösteren yetkililerin” yargılanması için hiçbir şey yapılmadığına dikkat
çekti ve sözü ailelere bıraktı.
Cem Emir’in kardeşi Sinem Emir, olaydan sonra kendilerine “tazminat davası
açmak” için gelen avukatlara “Ne tazminatı, ciğerimiz yandı,” diyerek itiraz ettiklerini
ve daha sonra 1Umut İş Cinayetlerinde Adalet İçin Hukuk Koordinasyonu’ndan gönüllü
avukatların desteğiyle ceza davasını açtıklarını belirtti. Sinem Emir, 9 Kasım’da birin-
Cem Emir’in annesi Nurten Emir, “Eğer
bir konteynır verilseydi, arkadaşları ile
birlikte yaşardı,” diyerek oğlunun hasarlı otelde kalmasına göz yumulmasına isyan etti. Doğan Haber Ajansı’ndaki yetkililere seslenerek, “Verdiğiniz sözlere ne
oldu? Meslektaşınıza niye sahip çıkmadınız? Cem’i niye unuttunuz?” dedi; Cem’in
çalışma arkadaşlarına “Bir basın açıklaması bile yapmadınız,” diyerek sitemde
bulundu.
221
ci yıl dönümünde kaybettiklerini anmak için
“yıkıldığında kül yığını gibi olan otelin önünde olacaklarını” belirtti.
Unutturmazsak, unutulmaz
222
Sinem Emir, geçtiğimiz hafta Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir’in aileleri ve
avukatları olarak Meclis'e gittiklerini,
AFAD'dan sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın yargılanması için soruşturma önergesi verilmesi konusunda siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle görüştüklerini; ancak AKP ile görüşemediklerini dile getirdi. “Tevfik Bayram tek günah keçisi… Bütün sorumlular yargılanırsa, acımız hafifleyecek,” diyerek 13 Kasım 2012’de ceza davasının ilk duruşmasının Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini sözlerine ekledi. Gazetecilerin
çalışma koşullarının olumsuzluklarına da
değinen Emir, “Abimin yerinde bir başkası da olabilirdi… Gazetecilerin basın açıklaması yapıp, davanın takipçisi olacaklarını açıklamalarını dilerim,” dedi.
Cem Emir’in kardeşi Bilge Akyol, “Cem
yalan yanlış, abartılı haber yapmazdı,”
dedi ve ekledi: “Acımızı her gün tekrar
tekrar yaşıyoruz, herkes bizim yerimizde
olabilirdi.” Anneannesi ise, “Oğlumu yediler… Bizim gibi çeksinler… Unutturmazsak, unutulmaz,” sözleriyle acılarını ifade etti.
Savcı fezleke düzenleyip Meclis’e
göndermeye cesaret edemedi
Hukukçu Erbay Yucak sözü alarak, nöbete
katılan ailelerin yargılama süreçlerindeki
çeşitli güçlüklere rağmen adalet mücadelesini sürdürdüğüne işaret etti ve kamuoyunu onların yanında olmaya çağırdı. Depremden sonra “tüm gün kamusal kullanıma açık alanların ve otel gibi yerlerin hasar tespiti çalışmasının derhal yapılmasının zorunluluğuna” ve buna rağmen yapılmadığına dikkat çekti. TMMOB yetkililerinin de bu çalışmaları yapmak üzere valiliğe başvuruda bulunmasına rağmen “ihtiyaç yok, yaptık” denilerek geri çevrildik-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
lerini hatırlattı. Yucak ayrıca şunları ifade etti: “Savcı, fezleke düzenleyip Meclis’e
göndermeye cesaret edemedi… Yargının bu davaya bakarak, siyasileşip siyasileşmediği takip edilebilir… Meslek odaları, sendikalar, gazeteciler ve baroyu aileler yanında görmek istiyor. Aileleri adalet
mücadelelerinde yalnız bırakmak, adalet
arayış arzularını bitirebilir.”
Davaların üzerine gitmeliyiz
Ertuğrul Mavioğlu, ”Yüzde 98 hasar tespiti yapıldı yalanı, sorumluların yüzde 98’ini
yargılama dışı bıraktı,” dedi. Gazetecilerin
ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Mavioğlu, “Var olan gerçekleri kamuoyuna
duyurmakla görevli” gazetecilerin haber
yapmak için gittikleri eylemlerde tutuklandığını, polis şiddeti gördüğünü ve benzeri olumsuz durumlara maruz kaldığını
aktardı. “Kayıpların bile yasını tutamadıklarını” ve bunun temel nedeninin gazetecilerin örgütsüz olmalarına bağlı olduğunu belirtti. “Davaların üzerine gitmeliyiz,
aksi halde adalet arayacak vicdanlar kal-
mayacak, duyarlılığımızı esirgemeyelim,”
diyerek sözlerini tamamladı.
Aileler 2 Aralık Pazar günü tutacakları 13.
Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davetleriyle
nöbeti sonlandırdı.
223
2 Aralık 2012
13. Vicdan ve Adalet
Nöbeti
Sorumlular yargılanmadıkça gelen
yeni iş cinayetleri
13. Vicdan ve Adalet Nöbeti 25 Kasım
2012’de Samsun Tekeköy’deki bakır işletmesinde hayatını kaybeden işçilere adandı. Davalarda yaşadıklarını anlatan ailelerle röportajı Express dergisinden Ayşe
Çavdar gerçekleştirdi. Davutpaşa patlamasında hayatını kaybeden Heybetullah
Güleç’in abisi Hakkı Güleç aileler adına
224
Tekeköy’de hayatını kaybeden işçiler için
rahmet ve başsağlığı dilekleriyle nöbeti açtı. Basın açıklamasını yine aileler adına Van-Bayram Otel’de hayatını kaybeden
gazeteci Cem Emir’in kardeşi Sinem Emir
okudu.
Adres hep aynı
Samsun Tekeköy’deki bakır işletmesinde
6 işçinin hayatını kaybettiğini, 9 işçinin de
yaralandığını hatırlatan aileler, “Asıl işveren Cengiz İnşaat, işi taşeronun da taşeronuna veriyor. 21 işçi ise sendikalaşmaya çalıştıkları için aynı işyerinde işten atılmış… Kastamonu Küre’de 19 madencinin
hayatını kaybettiği facia, Adana’da HES inşaatında 9 işçinin hayatını kaybettiği facia,
Murgul’daki madende işçi ölümü, Karadeniz Otoyolu inşaatı… hepsinde adres aynı.
Bu kadar iş cinayetinden sorumlu tutulup
yargılanmayınca, 2012’de karşımıza tabii
ki Samsun’daki tablo çıkmakta,” diyerek
sorumlular yargılanmadığı sürece yeni iş
cinayetlerine yol açıldığını vurguladı.
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
“İş cinayeti haberi alınmayan bir gün bile
geçmediğini” söyleyen aileler, iş cinayetlerinin çok azının dava aşamasına taşındığını belirtti; işçilerin ölümüne yol açan
olayların nedenlerinin aynı olduğunu ve
tüm sorumluların yargılanması gerektiğini bir kez daha vurguladılar.
Yargılanmama ihtimalleri endişe verici
Aileler bugüne kadar hemen her davada yaşadıkları çeşitli “hukuki güçlükler”
ile ilgili bilgi verdi. Mevcut bilirkişi raporlarına rağmen Van-Bayram Otel davasında AFAD görevlilerinin, sorumlu bakan ve
Van Valisi’nin yargılanmaması; Erkan Keleş davasında BEDAŞ ve Alkama yetkili-
leri hakkında halen ceza davasının açılmaması ve Davutpaşa davasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yargılanmamasına dikkat çektiler. 3 Nisan’da
Erzurum-Aşkale’de elektrik arızası tamirine giderken boğularak hayatını kaybeden 5 işçinin ölümünde sorumluluğu
olanların yargılanmasındaki güçlüklere
değindiler. Ayrıca Esenyurt davasının önceki hafta görülen üçüncü duruşmasında
“yalancı şahitlik” yapıldığını ve avukatların
bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını aktardılar. Verilen hukuki çabalar sonucunda “nihayet ‘iş kazası’ sayılan” temizlik işçisi Fatima Aldal’ın davasında, “iş
kazası” olduğuna dair bütün deliller ortada olmasına rağmen işveren/işverenlerin
225
226
sanık durumuna getirilmesinin zorluklarına değindiler. Arka Sıradakiler dizisi setinde çalışırken hayatını kaybeden Selin
Erdem’in 4 Aralık 2012’de görülecek duruşmasına herkesi davet ederek, iş cinayetinin basit bir trafik kazası olarak geçiştirilmeye çalışıldığını ve Çalışma Bakanlığı Müfettişlerinin kaza tetkikinin neticelenmediğini aktardılar.
Aileler “sorumlular bu kadar belliyken
mahkûmiyet bir yana, sorumluların yargılanmama ihtimali nedeniyle duydukları endişeyi” anlattı; açıklamayı sonlandı-
rırken bir kez daha “işçi, emekçi dostu”
olduğunu söyleyen toplumsal-siyasal örgütlenmelere seslenerek ilgisiz tutumlarına olan tepkilerini dile getirdiler.
Açılışa harcadıkları paranın onda birini
harcasalardı...
Aileler “İşçiler Ölüyor Vicdanımız Nöbette” pankartı altında, Express dergisi yazarı gazeteci Ayşe Çavdar’ın sorduğu soruları yanıtladı. Çavdar, Esenyurt çadır yangınında hayatını kaybeden Barış Kıyak’ın
kardeşi Damla Kıyak’a olay gerçekleştik-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
ten sonra neler yaşadıklarını sordu. Abisinin çalışma koşullarından şikâyetçi olduğunu ve işten ayrılmak istediğini dile getirdiğini belirten Kıyak, “Marmara Park
AVM’nin açılışına harcadıkları paranın
onda birini işçilerin güvenliği için harcasalardı bunlar olmayacak, 11 işçi ölmeyecekti,” diyerek tepkisini dile getirdi. Üçüncü duruşma sırasında yaşananlara da değinerek, “yalancı şahit ifadesine başvurularak cinayetin üstünün örtülmeye çalışıldığını” anlattı.
Biz bu acıyı yaşadık,
neden başkaları da yaşasın?
Cem Emir’in babası Mehmet Ali Emir, ilk
depremin ardından yaşanan ihmalleri hatırlatarak, “Bunu bize yaşatanlar belli, adres belli. Ama bu adresler üzerine gidilmiyor. 13 Kasım’da ilk duruşma yapıldı,
tek yargılanan Bayram Otel’in sahibiydi.
Van Valisi, AFAD yetkilileri, AFAD’dan sorumlu Bakan Beşir Atalay’ın yargılanmaması için her şey yapılıyor. Olayın üstü kapatılıyor,” dedi.
Davutpaşa patlamasında hayatını kaybeden Hüseyin Tayranoğlu’nun eşi Fadime Tayranoğlu davanın ancak 2 yıl sonra açılabildiğini hatırlatarak patlamadan
“4 yıl sonra nihayet Zeytinburnu Belediye
Başkanı’nın sanık sıfatıyla yargılanmasını
sağlayabildik,” dedi. Belediye Başkanı'nın,
mahkemeye hasta olduğuna ilişkin rapor
göndererek duruşmaya gelmediğini, ancak aynı saatlerde başka bir etkinlikte olduğunun sonradan ortaya çıktığını hatırlatan Tayranoğlu, “Biz bu acıyı yaşadık, neden başkaları da yaşasın? Neden bu resimler çoğalsın? Biz bu yüzden mücadele
ediyoruz,” diye konuştu. BEDAŞ işçisi Erkan Keleş’in abisi Mustafa Keleş söz alarak “Kardeşim yarım saat o direkte asılı
kaldı. Adli Tıp raporu boğularak öldüğünü
söylüyor. BEDAŞ yetkilileri, 300 metre gidip kardeşime bakma gereği duymuyor. 3
yıl oldu, hâlâ dava açılamadı,” diyerek öfkesini dile getirdi.
Nöbet ailelerin desteğe gelenler ve gazeteciler için hazırladığı aşureyi dağıtmaları ve
bir sonraki nöbete davetleriyle son buldu.
227
Maden işçisi Salim Çalık:
“Çanakkale dışında kent meydanında
şehitlik sadece Zonguldak’ta var.
1848’den beri 5000 işçi ölmüş. Anıtta
boş yer de bırakmışlar, sanki daha
ölümler olacak diyorlar.
Bizi şehitlikle kandırıyorlar.
Hep biz mi öleceğiz? Gelin siz ölün,
siz şehit olun.”
Maden İşçilerine
Saygı Duruşu
229
İŞ CİNAYETLERİ
ALMANAĞI
Maden İşçilerine
Saygı Duruşu
7 Ocak 2013: Kozlu’da 8 maden işçisi
daha hayatını kaybetti
Taşkömürü madenciliği tarihinin en büyük
felaketlerinden biri TTK’nın Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında
3 Mart 1992’de yaşandı. 19.45-20.00 sularında meydana gelen zincirleme grizu
patlamaları sonucu 263 işçi hayatını kaybetti, 550 işçi yaralandı. Yeraltında devam eden yangınların söndürülmesi için
ocaklara su basılması nedeniyle, hayatını kaybeden işçilerin naaşları günler sonra gruplar halinde çıkarılabildi; 2 madencinin naaşına Mayıs 1997’de ulaşıldı. Yaralı kurtulan 5 kişi halen aynı ocakta çalışmaya devam ediyor.
Madenci ölümleri olağanlaştırılıyor
230
1992’deki maden felaketinin ardından yapılan soruşturmada “kaza”nın oluşma nedenleri açıklığa kavuşturulamadı. Felaketi yaşayan bir maden işçisinin sözleri işçi
hayatına ne kadar değer verildiğini gözler önüne serdi: “Yaklaşık bir yıl süresince
psikolojik tedavi görmemin ardından çalıştığım kurumda yer üstünde görevlendirildim. Ancak, yaşadığımız ıstıraplara karşın hiçbir zaman kurumdan beklediğimiz
desteği alamadık. Faciadan dokuz yıl sonra istemdışı emekli edilerek kurum ile ilişiğimiz kesildi. Dünyanın en zor mesleğini
yapan madenciler, umarım bir daha bizim
yaşadıklarımızla karşılaşmazlar.” Maale-
sef bu temenniler yerini bulmadı. 2010’da
Karadon’da 30, 2013’te Kozlu’da 8 olmak
üzere sadece TTK’ya ait ocaklarda 38 maden işçisi hayatını kaybetti. Ancak toplu
ölümler olduğunda gündeme gelen/getirilen madenlerdeki iş cinayetleri durmaksızın devam ediyor; bir iki kişinin yaşamını yitirdiği maden “kaza”ları dikkate bile
alınmıyor, ölümler olağanlaştırılıyor.
17 Mayıs 2010’da Zonguldak Karadon’da
hayatını kaybeden 30 maden işçisinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “madencinin kaderi”, Çalışma Bakanı Ömer Çelik ise “Ölenler güzel öldü,”
dedi. 3 Mart 1992’de Kozlu’daki grizu patlamasında hayatını yitiren 263 maden işçisinin anıldığı 3 Mart 2013’teki törende
TTK Genel Müdürü Burhan İnan, “Madenci madenciye emanettir. Bir madenci bütün madencilerin canını kurtarabilir. Yine
bir madenci yaptığı hatayla arkadaşlarının
hayatını riske edebilir. Bu yüzden iş güvenliği kurallarına uymamız gerekiyor,”
diyebildi.
İşçiler bile bile ölüme gönderiliyor
Maden sektöründe son dönemde yaşanan iş cinayetlerine “tesadüf ve kader”
denmesine karşın, işçilerin bile bile ölüme gönderildiği ortaya çıkıyor. Sayıştay müfettişlerinin 2010 ve 2011 tarihli Kozlu raporlarında, yapılan tüm resmi denetimlerde TTK Kozlu maden ocağında “hayati risk” tespit edildiği, madenin üç ayrı fayın kesişme noktaları arasında bulunduğu, ilave havalandırma sistemi, merkezi izleme sistemi ve ocakları çift yolla yer üstüne bağlanması sisteminin bulunmadığı belirlenmiş olmasına rağmen çalışmaya devam edildiği ortaya çıktı. Sayıştay’ın TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu’na gönderdiği
raporlara göre, madeni ihale kapsamında
alan şirket, yükümlülüklerini yerine getirmedi, temel işletme araçlarını karşılama-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
dı ve işçi ücretlerini ödemedi. Ücretini alamayan işçilerin iki hafta iş bırakma eylemi
yapmasına karşın sözleşme feshi gündeme gelmedi. Sayıştay raporunun 80. sayfasında ihaleyi alan Star İnşaat’ın bir inşaat şirketi olduğu, madencilikle ilgili hiçbir
tecrübesinin bulunmadığı ve bu durumun
işçi sağlığı ve güvenliğini büyük riske attığı
tespitine yer verildi. Taşeron işçilerin sendikal örgütlenmeleri üzerine, taşeron şirketin “Biz inşaat şirketiyiz. Madencilik işkolunda faaliyet gösteren bir sendika bizim çalışanlarımızı üye yapamaz,” diyerek
mahkemeye başvurması da, başta Çalışma Bakanlığı, TTK yetkilileri olmak üzere
kimsenin dikkatini çekmedi.
“Kaza” sonrasında galeri işi yapan taşeron şirket, “İşe gelmeyenler olabilir,” diyerek madende kaç işçi olduğuna dair net
bir bilgi vermedi; TTK da madende kaç
personeli bulunduğuna dair net bir açıklama yapmadı. Yine “kaza” sonrası göçüğün meydana geldiği galerinin yakınındaki başka bir galeride imalata devam etmek için TTK’ya dilekçe veren Star İnşaat,
“ocağa girilmesine izin verilmemesine”
karşın işçileri halen birçok hayati tehlike
taşıyan maden ocağına sokmaya çalıştı.
Madenciler sağlıklı, güvenli, güvenceli
koşullarda çalışmak istiyor
Kozlu’da 400 taşeron maden işçisi 17
Temmuz 2012’de işçi sağlığı için 1,5
saat süren iş bırakma eylemi yapmıştı. Müessese müdürü eylemin “yasadışı” olduğunu iddia etmiş ve işçilere baskı yapmıştı. İş bırakan maden işçileri adına Genel Maden İşçileri Sendikası
(GMİS) Kozlu Şube Başkanı Şaban Kaptan şu açıklamayı yapmıştı: “İşçi doktora gitmek ister, hekim gibi karar verirler ve ‘sen hasta değilsin’ diyerek buna
izin vermezler. Kaç arkadaşımız burada
kalp krizi geçirdi. Islak elbiselerle çalıştırırlar. Yedek elbise vermezler. Bir-
çok arkadaşımız kendi cebinden çizme
aldı... Çalışma koşullarının iyileştirilmesini, işçiye bakış açısının insanca olmasını istiyoruz.”
22 Ocak 2013’te 8 çalışma arkadaşını kaybeden 110 taşeron maden işçisi sendika, eşit ücret, sosyal haklar istemiyle, işçi
sağlığı ve güvenliği, güvenceli çalışma koşulları sağlanana kadar iş bırakma eylemi
başlattı. Maden işçileri adına Ayhan Açıkgöz, “Daha 8 arkadaşımızın acısını yaşayamadan, arkadaşlarıma ‘işe girin’ diye baskı kuruyorlar. Şirket yetkilileri işe girmezseniz çıkış vereceğiz gibi tehditlerle geliyor. Biz arkadaşlarımızın mevlitlerini okutamadan, onların kanı kurumadan ocağa girmemiz doğru olmaz diye karar aldık. O gün ben oradaydım, 300 metre ilerideydim. Ben de gidebilirdim. Biz geçmişte
eylemler yaptık. Onlar da her zaman yanımızdaydı,” dedi.
110 taşeron maden işçisinin iş bırakması, 27 Ocak 2013’te Zonguldak’ta yaklaşık
20 bin maden işçisinin taşeronluğa ve iş
cinayetlerine karşı yaptığı “Emeğe Saygı”
mitinginin de yolunu açtı.
7 Ocak 2013’te
Kozlu’da hayatını
kaybeden madenciler
Ahmet Şekerci
Hasan Bozacı
Hüseyin Kürekçi
Köksal Kadıoğlu
Muharrem Yapıcı
Muhsin Akyüz
Satılmış Arslan
Yüksel Koca
Yazıda emekdunyasi.net, sendika.org, sol.org.tr, uidder.org,
madencininsesi.blogspot.com’dan faydanılmıştır.
231
Vicdanlar Kozlu’da hayatını
kaybeden madenciler için nöbette!
13 Ocak 2013’te “İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Adalet Arayan Yakınları”, Kozlu’daki grizu patlamasında 8 maden işçisinin yaşamını yitirmesine dikkat
çekmek; “hayatını kaybeden maden işçilerine saygılarını ve sorumlulara öfkelerini” göstermek için Taksim tramvay durağından Galatasaray meydanına yürüdü.
Aileler, 7 Nisan 2013’te de Kozlu’dan maden işçileri ve hayatını kaybeden 8 madencinin aileleriyle bir arada bir kez daha
yürüdü.
Aileler yürüyüş öncesinde Kozlu’dan iki
araçla gelen madenci ailelerini karşıladı. Taksim meydanında toplanan aileler,
“Kaza Değil, Kader Değil, Cinayet; Sessiz
Kalan da, Önlem Almayan da, Soruşturmayan da Faildir ” yazılı pankart, kaybettiklerinin resimleri ve madenlerde meydana gelen iş cinayetlerinin katliam boyutuna ulaştığına işaret eden dövizler taşıyarak Galatasaray meydanına yürüdü.
“Kaza değil, cinayet! Kader değil, cinayet!
Sorumlular belli adalet istiyoruz! Kozlu’yu
unutma, unutturma!” sloganlarını attılar.
Öfkeliyiz!
232
Yürüyüş boyunca basın açıklamasından
bölümler okundu. Aileler başta iş cinayetlerini kader diyerek geçiştirenlere olmak
üzere iş güvenliği olmadığı gerekçesiyle iki kez iş bırakan işçilerin sözlerini, endişelerini dinlemeyenlere; daha fazla kâr
elde etmek için işçinin hayatını hiçe sayan patronlara; önlem almayanlara; denetlemeyenlere; tüm sorumluları yargılamayanlara; kusuru hayatını kaybetmiş işçide bulan bilirkişilere; taşeronlaşma sisteminin devam ettirilmesine; göçükten
yakınlarının çıkarılmasını bekleyen aileleri “başı açık”, “başı kapalı” diye ayıranlara; kendilerini yalnız bırakan emekten,
emekçiden yana olduğunu söyleyen sendikalara, partilere, odalara, kurumlara ve
kişilere öfkeli olduklarını haykırdılar.
Vaka-i adiye değil, cinayet!
Yürüyüş sonrasında Galatasaray meydanında tutulan 17. Vicdan ve Adalet
Nöbeti’ne geçildi. Aileler adına basın açıklamasını Esenyurt Marmara Park AVM inşaatında çadır yangınında hayatını kaybeden Barış Kıyak’ın kardeşi Damla Kıyak
okudu. Kıyak, meydana gelen her iş cinayetinden sonra aynı tabloyla karşılaştıklarını, değişen tek şeyin ölen işçi sayısına
göre cenaze namazında saf tutan devlet,
hükümet yetkililerinin sayısı olduğunu,
iş cinayetlerinin olağanlaştırılarak vaka-i
adiyeden sayılmaya, “medeniyet göstergesi”, “kader” olarak gösterilmeye çalışıldığını belirtti.
Cevapsız sorular
Basın açıklamasında Kozlu’da patlamanın meydana geldiği maden ocağında müfettişlerin 2010 ve 2011’de 7 kez denetim
yaptığı, kazaya yol açabilecek tehlikeli durumların raporlandığı belirtildi. Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görevinin
sadece raporlama yapmak olmadığı vurgulandı, raporların gereğinin neden yapılmadığı soruldu. Sayıştay’ın TBMM’ye sunulan “Türkiye Taşkömürü Kurumu Kozlu
Taşkömürü İşletme Müessesesi 2011 Yılı
Raporu”nda “metan gazını önceden gösterecek sondajlar yapılmadan kazılara devam edildiğinden vahim bir olayla karşılaşılmamasının tamamen tesadüf olduğu”
belirtildiği halde raporun gereği olarak ne
yapıldığı, yapılmadıysa neden yapılmadığı soruldu. Madendeki 45 eksiklik nedeniyle 3500 lira ceza kesilen; 10 kişinin işini 3-4 kişiye yaptıran; işçilere ilerledikleri metreye göre ödeme yapan; “iş kazasız”
gün geçmeyen, yapılması gereken sondajın yarısını yaptıran; maden işinde “tecrü-
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
beli olmadığı” vurgulanan taşeron firma
Star İnşaat’ın zalimliğine dur demek için
ne yapılmıştır diye soruldu.
yet... Mezar kazacak genç kalmadı, geçim
derdi nedeniyle göç veriyor Zonguldak,”
dedi.
28 Nisan anma ve yas günü ilan edilsin
Muharrem Yapıcı’nın eşi “Yedi yaşında oğlum var. Denetlenseydi, eşim burada olacaktı. Dünyanın işini yüklüyorlar, azıcık
para veriyorlar, denetlemiyorlar. Hep biz
ölüyoruz. 7 Ocak 2013 hayatımın bittiği
gün,” diyerek öfke ve acısını dile getirdi.
Basın açıklamasını sonlandırırken adalet
mücadelesini sürdüreceklerini belirten
aileler, 28 Nisan’ın birçok ülkede olduğu
gibi “iş cinayetlerinde hayatını kaybedenler için anma ve yas günü ilan edilmesi”
isteklerini yinelediler, herkesi 28 Nisan’da
yapacakları etkinliğe davet ettiler.
Basın açıklaması sonrasında Kozlu’da hayatını kaybeden maden işçilerinin yakınları söz aldı. 17. Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin
röportajcı gazetecisi Pelin Cengiz’in sorularını yanıtlayan aileler, “İnsan canı bu kadar mı ucuz?” Zonguldak’ın kaderi ölüm
değil,” dedi.
Anıtta bırakılan boş yerler
1983’te Kozlu’da hayatını kaybeden Hasan Koca’nın kızı Yüksel Koca madendeki
iş cinayetlerinde kuzenini, eniştesini, akrabalarını kaybettiklerini söyledi. “Sorumlular kimse yargılansın istiyoruz. Neden
önlem alınmadı. Kaza değil resmen cina-
Hasan Bozacıoğlu’nun ablası Kozlu’da akrabalarını kaybettiklerini, eşini de 15 yıl
önce madende kaybettiğini belirtti, “Taşeronlar yerin dibine batsın, taşeron istemiyoruz,” dedi.
Maden işçisi Salim Çalık öfkesini dile getirdi: “Çanakkale dışında kent meydanında şehitlik sadece Zonguldak’ta var.
1848’den beri 5000 işçi ölmüş. Anıtta boş
yer de bırakmışlar, sanki daha ölümler
olacak diyorlar. Bizi şehitlikle kandırıyorlar. Hep biz mi öleceğiz? Gelin siz ölün, siz
şehit olun.”
Kaderleri ölmek değildi
Madenci aileleri söz alarak madenciliğin
ne kadar güç bir iş olduğuna değindi. Ye-
233
raltında önlem alınmadığını söylediklerinde işten çıkarılma gözdağının verildiği anlatıldı. İhmal ve kusurların raporla belirlenmiş olmasına rağmen madenin kapatılmamasına, taşerona ve denetimsizliğe tepkilerini dile getirdiler. Şunları da söylediler:
“Çok saçma bir çark işliyor. Zonguldak
ölüme mahkûm edildi. Bizim bu cinayetlere bir çare bulmamız, bu cinayetleri durdurmamız lazım. Sorun hepimizin,
Zonguldak’ın diliyiz biz. Zonguldak’ın sözünü söylemek için geldik. İş cinayetlerinin
durması için gerekirse Fizan'a gideriz.”
234
“Basit bir iş gibi görülüyor madencilik. Yeraltına inmediğiniz sürece, hangi koşullarda çalışıldığını, yeraltının ne demek olduğunu anlayamazsınız. Mecbur oldukları için gittiler madene. Başka iş olmadığı için. Biz hep merakta bekledik yollarını.
Acaba kazasız belasız bugün de gelebilecek mi diye sorarak bekledik.”
“Yukarıda farklı yeraltında farklı konuşuyorlar. Yeraltına inince, emniyet olmadığını söylediğimizde kapı gösterildi bize...
Bir sürü kusur bulmuşsun neden madeni
kapatmıyorsun? Kozlu’da 8 işçi kardeşi-
miz ölmeyebilirdi, kaderleri ölmek değildi. Önlem alınmadığı için öldüler. İşte bu
nedenle kader değil cinayet.”
“Bizim canımız yandı, başkalarının canı
yanmasın. Kaderi insanlar çizer. Tedbir
almayarak, denetlemeyerek bizim canlarımızın kaderini taşeron ve denetlemeyenler çizdi. Hiç mi vicdanları sızlamıyor?”
Nasıl izin veriliyor?
İşçilerin avukatlarından Murat Kemal
Gündüz, hazırlık soruşturması gizli sürdürüldüğü için madene ikinci kez bilirkişi indirilmesinin dışında bilgilerinin olmadığını, kimin tanık kimin şüpheli olduğunu bilmediklerini belirtti.
Gündüz, Kozlu'da işçilerin sağlıksız, güvencesiz çalışma koşullarına tepki göstererek sendikalaşmak istediğini; bunun üzerine taşeron Star İnşaat'ın, maden firması olmamasını gerekçe göstererek sendikalaşmanın önüne geçmek
için dava açtığını ve kazandığını anlattı.
“Madem bir maden firması değil, altyapı yapmasına galeri açmasına nasıl izin
veriliyor,” diye sordu.
Cumhuriyet, 14.04.2013
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI
12 Nisan 2013: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri
Kozlu maden “kazası” inceleme raporunu tamamladı
“Alt işverene mevzuata uymadığı gerekçesiyle 25
bin 333 lira ceza verilmesinin uygun olacağının”
belirtildiği raporun “Mevzuata Aykırılıklar” bölümünde şu tespitler yapıldı:
• İşyerinde iş güvenliği uzmanı bulunmamaktadır.
• İşyerinde yapılan aylık iş sağlığı ve güvenliği kurul
toplantılarında sondajlarla ilgili kararlar alınmış
ancak bunların bir sonraki kurul toplantısında
giderilip giderilmediği görüşülmemiştir.
• İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin birinci
derece gazlı ocak güvenliğine uygun yapılmadığı
anlaşılmıştır.
• Galerilerde işçilerin ilerlenen metre oranında
ücret vererek çalıştırmaları, fazla iş yapmak
ve ücret almak adına, iş sağlığı ve güvenliği
tedbirlerine uymayı ve daha dikkatli çalışmayı
zayıflatmaktadır.
• Kozlu Müessese Müdürlüğü ocaklarında eksi
630 katı ve üzerindeki katlarda kesilen damarların
gaz içeriği uzun süredir ölçülmemiştir.
• Alt işveren ihalesinde teknoloji ve uzmanlık
kriterine uyulmamıştır.
• Ateşleme, emniyetli mesafeden gerekli güvenlik
önlemleri alınarak yapılmamıştır.
• İşçilerin tehlike mahallinden uzaklaştırılması
için seri tahliye, uyarı ve haberleşme sistemi
oluşturulmamıştır.
235
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
5 350 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content