close

Enter

Log in using OpenID

AÖF TÜRK EDEBİYATININ MİTOLOJİK KAYNAKLARI

embedDownload
DİKKATİNİZE:
BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK
OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR.
ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.
TÜRK EDEBİYATININ MİTOLOJİK
KAYNAKLARI
KISA ÖZET
KOLAYAOF
TÜRK EDEBİYATININ MİTOLOJİK KAYNAKLARI
İÇİNDEKİLER..
1. Ünite - Mit, Mitoloji ve Edebiyat…………………………………………………………………….3
2. Ünite - Türk Mitolojisinin Orta Asya Kökenleri………………………………………………..9
3. Ünite - Türk Mitolojisinin Kültleri ve Türk Dünyasındaki Çeşitlenmeleri………..13
4. Ünite - Türk Halk Kültürü ve Mitoloji…………………………………………………………….20
5. Ünite - İran Mitolojisi ve Ana Temaları………………………………………………………….27
6. Ünite - Eski Türk Edebiyatında Mitolojik ve Efsanevî Kişiler……………………………32
7. Ünite - Edebi Motiflerin Mitolojik Kökenleri-I………………………………………………..35
8. Ünite - Edebi Motiflerin Mitolojik Kökenleri-II……………………………………………….36
9. Ünite - Edebi Motiflerin Mitolojik Kökenleri-III………………………………………………38
10. Ünite - Modern Türk Edebiyatında Mitoloji………………………………………………….41
2
www.kolayaof.com..0 362 2338723
Sayfa 2
TÜRK EDEBİYATININ MİTOLOJİK KAYNAKLARI
1. Ünite - Mit, Mitoloji ve Edebiyat
MİT NEDİR? İnsan davranışları ve inanışları için model teşkil eden, hayata anlam ve önem kazandıran, dolayısıyla insanın kendi hayatını ve etkinliklerini anlamlandırmasını sağlayan ve çoğu zaman bir yaratılışın
öyküsünü anlatan geleneksel olarak yaşadıkları toplumlarca “kutsal” ve “gerçek” kabul edilen anlatılara
“mit” (myht) adı verilir.
“Mit” (myht) kelimesinin kökeni, Yunancada “anlatı” veya “hikâye” anlamına gelen “mythos”tur.
MİTLERİN KAHRAMANLARI ;Mitlerdeki kahramanlar veya kişiler olağanüstü özelliklere sahip tanrı, tanrıça,
yarıtanrı gibi tanrısal varlıklardır. Mitler, çoğunlukla bu olağanüstü ve tanrısal varlıkların
kâinatın başlangıç zamanında yaratıcı etkinliklerini ortaya koyar. Bu tanrısal olağanüstü güçlerin yaptıklarının kutsallığını veya doğaüstü olma özelliğini gözler önüne sererek kâinatın topyekün bir yokluk veya
“kaos” denilen bir “kargaşa” halinden nasıl bildik ve tanıdık “evren” düzenine (kozmos) dönüştüğünü anlatırlar.
 Mit, tanrısal ve olağanüstü varlıkların eylemlerinin öyküsüdür.
 Mitlerde anlatılan bu öykü, kesinlikle “gerçek” ve “kutsaldır.
 Mit, her zaman için bir “yaratılış” ve “köken”le ilgilidir.
 Hem gerçek hem de kutsal kabul edilen bir öykünün anlattıkları, onlara gerçek ve kutsal
olarak inananlar tarafından örnek alınıp takip edilmesi gereken bir model olarak düşünülür.
 İnsan, miti bilmekle nesnelerin “köken”ini bilir, bu nedenle de, nesnelere egemen olmayı
ve onları istediği gibi yönlendirip kullanmayı bu bilgiyle başarabileceğine inanır.
 İnsan, mitlerin anlattıklarını kanıtladığına inanılan ritüeller aracılığıyla, kendisine, yeniden
anımsatılan ve yeniden gerçekleşme aşamasına getirilen olayların kutsal, coşku verici gücünün etkisine girmek amacıyla bu törenleri yaşar.
MİTLERDE ZAMAN KAVRAMI; Mitlerde olayları birbirleriyle “eş süremli” (senkronik) olarak algılayan dolayısıyla hepsini “şimdi”ye ve şimdiki zamana bağlayarak açıklayan zaman yer alır. mitlerdeki zaman “köken”le ilgili olduğu için de kutsaldır.
Birbirine eş ve paralel hale gelen bu iki zamanın örtüşmesine de “eş süremli zaman” denilir.
MİTLERDE MEKAN KAVRAMI;Mitlerde mekan kavramı ikiye ayrılır.
“kutsal” kabul edilen mekanlardır
“kutsal olmayan” mekanlardır. Mekânı, kutsallıkla ilişkili olarak merkezî bir yapı içinde algılamaya “merkez
simgeciliği” adı verilir.
MİTLERİN İÇERİĞİ VE TASNİFİ: Mitler içeriklerine göre pek çok çeşitlilik göstermektedir. Fakat onları birbirine bağlayan bağ, genellikle mitlerin zamanın ilk başlangıcındaki kararlı ve belirli yaratılış
olaylarıyla ilgili bilgi içermesidir. Evrenin kökeniyle ilgili tanımların birçok efsanevî öykülerin ana teması
olması durumu buna tipik bir örnektir.
Konularına göre mitler iki temel gruba ve alt gruplara ayrılırlar.
Köken ve Yaratılış Mitleri;Bu tür mitler, mitler arasında en yayın olanlardır. İfade ettikleri konulara ve bu
konularda gösterdikleri kalıplaşmalara göre alt gruplara ayrılırlar.
a. Etiyolojik Mitler;Mitolojik zamanı aşamamış ve yaşam tarzı olarak ilkel topluluklarda çok yaygın olarak
görülen mitlerdir. İlkel insanın kafasında oluşturduğu sorulara cevap vermeyi soyut ve somut her türlü
varlığın kökenini izah edip açıklamayı amaçlayan mitlerdir.
b. Teogoni Mitleri; Tanrıların ve tanrısal varlıkların kökenini ve nereden geldiklerini konu edinen
www.kolayaof.com..0 362 2338723
Sayfa 3
3
TÜRK EDEBİYATININ MİTOLOJİK KAYNAKLARI
mitlerdir. Bu tür mitler, çoğunlukla mitolojik zamanı çabuk aşan ve tarihsel zamana dahil olan, bünyesinde
“yüksek” ve “halk kültürü” tabakalaşması oluşmuş yazılı kültür ortamına sahip milletlerde görülürler.
c. Kozmogoni Mitleri;Evrenin, dünyanın ve özellikle de gök ve gök cisimlerinin nasıl oluştuğunu konu edinen mitlerdir
ç. Takvim Mitleri;Zamanın ölçülmesi bağlamındaki düşünceleri sembolik bir biçimde anlatan öyküler ortaya çıkmıştır. Bunlar takvim mitleri olarak adlandırılır. Türk mitolojisinde “Oniki Hayvanlı Takvimin Yaratılışı
Miti” böyle bir takvim mitidir.
d. Antropogoni Mitleri;İnsanların nereden geldiklerini veya nasıl oluştuklarını konu edinen mitlerdir. Türeyiş mitleri de denilen bu tür mitler, ilk insanın yaratılmasından, insan topluluklarının, kabilelerin, soyların
boyların ortaya çıkmasına kadar geniş bir alanı içerir.
e. Totem Mitleri;Bir boyun, soyun veya milletin yaratılışı ve kökenini bir bitki, bir hayvan gibi canlı veya
taş, kaya, dağ gibi bir cansız nesneye bağlayarak tanrı-atalar kültü ilişkisini bu tür bir olguda birleştirerek
açıklamasına totem denilir. Bir topluluğun var oluşunu ve kökenini izah eden bu tür mitlere de totem mitleri denilir.
f. Kahramanlık Mitleri;Kahramanlık mitleri doğrudan doğruya atalar kültüyle ilişkilidirler. Türk mitolojisinde Oğuz Kağan ve Dede Korkut bu tür kahramalar olarak karşımıza çıkar.
Eskatoloji Mitleri ;İnsan ve dünyanın geleceğini veya sonunu konu edinen mitlerdir.
En ana hatlarıyla mitlerin temel konuları şu şekilde sıralanabilir;
tanrıların, evrenin ilk insanların yaratılış ve ortaya çıkışlarının yanısıra ilk günahı;
ölümün kökenini;
tufan;
tanrıların insanları nasıl cezalandırdıklarını;
avcılığın başlangıcını;
hayvancılığın ortaya çıkışını;
bitkilerin ilk olarak nasıl ortaya çıktığını; ateşin kökeni ve elde edilişini; c
insel hayatın başlangıcını;
yeryüzünün ilk çiftini, ilk ailesini;
âdetlerin, kurumların, törenlerin, teknik bilgilerin kökenlerini konu edinirler.
Mitlerin çoğu “açıklayıcı” özelliklere sahiptir. Bu özellikleriyle mitler bir çeşit “bilim
www.kolayaof.com..0 362 2338723
4
Sayfa 4
TÜRK EDEBİYATININ MİTOLOJİK KAYNAKLARI
Bu bakımdan sözlü edebiyat kutsallığını yitirmiş mitlerin ikinci bir hayata ve işleve kavuştuğu yeni bir var
oluş zeminidir., masalların, efsane ve fabllerin kişileri, eski mitlerin tanrısal varlıklarından başka bir şey
değildir.
Rene Wellek yazılı edebiyatın kuramsal çerçevesini çizerken edebi eserin, bir imaj veya tablo olmasını,
sosyal olmasını, tabiatüstü olmasını, tahkiyeli bir şey veya hikâye olmasını, arketip karakteri taşımasını,
evrensel olmasını, zamana bağlı olmayan ideallerimizin zaman içinde geçen olaylarmış gibi sembolik bir
şekilde temsil edilmesini, bir program ya da öte dünyadaki hayatla ilgili olması, mistik olması gibi özellikler
sıralar ki bunların hepsi de mitlerin de taşıdığı özellikler ve edebi değerlerdir.
Yazılı Edebiyat-Mit İlişkisi; Yazı tekniğinin tarihi kadar eskidir. Bilinen en eski yazı tekniği ve geleneği olan
Sümer yazısıyla yine bilenen en eski mit geleneğinin yazıya geçirildiği bilinmektedir. Sümerlerin “Gılgamış”
adlı mitolojik destanın yazıya geçirilmesi buna tipik bir örnek olarak verilebilir.
Rönesans ile birlikte Avrupa’da mitlere yönelik yeniden ilgilenmenin başlaması mitlerle yazılı edebiyat
ilişkisinin yeni bir dönemidir. Eski Yunan’ın yeniden keşfi özellikle Ovid’in şiirleri şairler ve sanatkarlar üzerinde büyük bir tesir meydana getirmiştir.
18. yüzyılda ortaya çıkan Aydınlanma hareketi mitleri “akıldışı” olarak görmesine ve onlara karşı olumsuz
bir tavır almasına rağmen Handel’in Admeto ve Semele, Mozart’ın Idomeneo, Christop Gluck’ın Iphigénie
en Aulide gibi eserlerinin kaynağı eski Yunan mitolojisidir.
Aydınlanma Çağı görüşüne karşıt olarak, 18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılın başındaki Romantizm hareketi
mitleri insanların en derin yaratıcı potansiyellerinin bir ifadesi olarak algılamıştır.
Aslında, gelişmelerinin ilk dönemlerinde insanoğlunun sadeliği onu sonraki karmaşık çağlarda var
olmayan gerçekliğin sezgilerine açık olmasını sağlamıştır. Bu nedenle mitler yetersiz bilim olarak tanımlanmamış; fakat sembolik ifadeler olarak kabul edilmiştir.
2. Ünite - Türk Mitolojisinin Orta Asya Kökenleri..
TÜRK MİTOLOJİSİNİN ORTA ASYA’DA YARATILIŞ BAĞLAMI
Türk mitlerinin veya mitolojisinin kökenleri Orta Asya dır. Broslav Malinovski’nin sadece mitler için değil
bütün sözlü edebiyat türleri hatta daha da geniş anlamda sözlü kültür çalışmaları için çığır açıcı
olan bağlam tespiti, “Hiç kuşkusuz, metinler son derece önemlidir. Ama kendi bağlamından koparılan bütün metinler ölüdür” şeklindedir. Mitoloji çoğunlukla tarih öncesinin (prehistorya) ürünü olarak karşımıza
çıkar. Türklerin tarih öncesine veya Türk prehistoryasına yönelik olarak yapılan çalışmalar
çok az olmakla birlikte konuyu ele almamız için yeterli bir başlangıç teşkil edecek mahiyettedir.
Coğrafya Unsuru :Türk mitolojisinin yaratılış bağlamında tecelli ettiği coğrafî mekan konusunda yaygın
kabuller arasında “Altay dağları”, “Tanrı dağları-Kuzey batı Asya sahası”, “İrtiş-Urallar arası”, “Altay-Kırgız
bozkırları arası”, “Baykal gölünün güney batısı”, “Altayların doğusu” veya “90. boylamın doğusu” gibi çeşitli tespitler vardır.
İnsan Unsuru;Bir mitoloji geleneğinin ve dolayısıyla bir milletin doğuşunda yer alan faktörlerden ikincisi
olan “insan unsuru”nun, biri “bedenî” ve diğeri de “ruhî” olmak üzere iki kısmı vardır. Bunlardan birincisinin, insanın biyolojik varlığının veya bedeninin içinde yer aldığı “ırk” kavramının geçen yüzyıldaki bütün
ideolojik iddialara rağmen kültür yaratma ve kültür değerlerini benimsemede “etkin bir rol oynadığı” veya
“son derece önemli olduğu” gibi görüşler bugün hiçbir bilimsel değer taşımamaktadır.
www.kolayaof.com..0 362 2338723
Sayfa 8
8
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
925 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content