yetersizlik türleri pdf

Araş. Gör. Cansu YILMAZ
Yrd. Doç. Dr. Pınar ŞAFAK
Yetersizlik Türleri
ZİHİNSEL
YETERSİZLİK
GÖRME
YETERSİZLİĞİ
BEDENSEL
YETERSİZLİK
İŞİTME
YETERSİZLİĞİ
Zihinsel Yetersizlik
 Amerikan Zihinsel ve Gelişimsel Yetersizlik
Birliği’ne (American Association on Intellectual and
Developmental Disabilities ( AAIDD) (2002) göre;
• Zihinsel
yetersizlik,zihinsel işlevde bulunma ve
kavramsal,sosyal ve pratik uyumsal becerilerde
anlamlı
sınırlılıklar
yetersizliktir.
başlar.
olarak
karakterize
edilen
Bu yetersizlik 18 yaşından önce
Zihinsel Yetersizlik
 Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği;
Zihinsel
işlevler
bakımından
ortalamanın
iki
standart sapma altında farklılık gösteren, buna
bağlı olarak kavramsal, sosyal ve pratik uyum
becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları olan, bu
özellikleri 18 yaşından önceki gelişim döneminde
ortaya çıkan ve özel eğitim ile destek eğitim
hizmetlerine ihtiyaç duyan birey.
Zihinsel Yetersizliğin
Sınıflandırılması
 Zeka bölümlerine göre sınıflandırma
 Gereksinim duyulan yardımların yoğunluk düzeyine göre
sınıflandırma
Zeka Bölümüne Göre Sınıflandırma
Binet’in önerdiği, zeka yaş ölçütü kullanılarak,
geri olarak nitelendirilen çocuklar
gruplandırılmıştır.
DÜZEY
ZEKA BÖLÜMÜ PUANLARI
Hafif Gerilik
50-55’den 70-75’e
Orta Gerilik
35-40’dan 50-55’e kadar
Ağır Gerilik
20-25’den 35-40’a kadar
Çok Ağır Gerilik
20-25’den aşağıya
Zeka Bölümü Puanlarına Göre Sınıflandırılmanın Eksileri
Zeka geriliği ZB ve uyumsal becerilerdeki sınırlıklarla
açıklanırken, sınıflandırmada yalnızca ZB’ne yer
verilmesi.
Aşırı
uçlardaki
ZB
puanlarının
ölçümlerinin
doğruluğunun ortalamaya daha yakın olanlara göre daha
az güvenilir olması.
Önemli dezavantajları temsil eden «hafif gerilik»
durumunun yanlış adlandırılması.
Bireyin sınıflandırmadaki yerine gereğinden fazla önem
verilmesi ve bunun sıklıkla olası özel eğitim
yerleştirilmelerine ve hizmet türlerine ilişkin algıları
etkilemesi.
Gereksinim Duyulan Yardımların Yoğunluk Düzeyine Göre
Sınıflandırma
 Aralıklı desteğe gereksinim duyanlar
 Sınırlı desteğe gereksinim duyanlar
 Kapsamlı desteğe gereksinim duyanlar
 Yaygın desteğe gereksinim duyanlar
Türkiye’de Yapılan
Sınıflandırmalar
 Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği;
 Hafif düzeyde zihinsel yetersizlik
 Orta düzeyde zihinsel yetersizlik
 Ağır düzeyde zihinsel yetersizlik
 Çok ağır düzeyde zihinsel yetersizlik
Zihinsel Yetersizliğin
Nedenleri
 Fetal Alkol Sendromu
 Kromozom Anormallikleri
 Metabolizma Bozuklukları
 Enfeksiyonlar
 Doğum öncesi veya doğum anında yaşanan
travmalar
Zihinsel Yetersizlikten Etkilenen
Bireylerin Özellikleri
 Öğrenme ve Hafıza
Soyut kavramlar
Genelleme
Hafıza ile ilgili problemler – Dikkat sorunları
 Kendi kendine Öğretim
Kişinin bir görevi yerine getirmek için prova yapma yeteneği
veya kişinin kendi davranışını düzenleme yeteneği
 Uyumsal Beceriler
Kolay dikkat dağılması – dikkatsizlik
Sosyal ipuçlarını algılayamama
Düşük benlik algısı
Düşünmeden yapılan davranışlar
Bireylerin Özellikleri devam
 Akademik Başarı
Okuma-yazma ve matematik alanında anlamlı gecikme
Okuduğunu anlama öğrenmenin en zayıf alanıdır.
Orta ve ağır zihinsel yetersizliği olanlara fonksyonel
matematik ve fonksyonel okuma öğretilebilir.
 Motivasyon
Başarısız olma korkusu
Öğrenilmiş çaresizlik
Bireylerin Özellikleri devam
 Dil ve Konuşma
Gecikmiş konuşma ve dil gelişimi
Telaffuz,ses bozuklukları ve kekemelik
Dil ve konuşma bozuklukları zihinsel yetersizliğin nedeni ve
ağırlığı ile ilişkilidir.
 Fiziksel Gelişim
Yetersizliğin derecesi – Fiziksel Problemler
BEDENSEL YETERSİZLİK
 Doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası dönemde
herhangi bir nedenle, iskelet, kas ve sinir sistemindeki
bozukluklar sonucu, bedensel yeteneklerini çeşitli
derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum
sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri
olan ve destek hizmete ihtiyaç duran kişiye denir.
Bedensel Yetersizlik
Türleri
Doğuştan Olan Özellikler
Doğuştan uzuv eksikleri
Doğuştan kalça çıkığı
Çarpık ayak
Doğuştan kol felci
Doğuştan omuriliğin kese şeklinde dışa doğru çıkması
Yapışık parmak
Doğuştan kas hastalıkları ( kas erimesi)
Bedensel Yetersizlik Türleri
Beyin Felci (Serebral Palsi-CP)
Doğum öncesi,doğum sırası veya doğum sonrasında (0-7
yaş)i beyinde meydana gelen bir hasara bağlı olarak
ortaya çıkan yürüme, hareket, duruş bozuklukları ve
bazı durumlarda zihinsel yetersizlik ile seyreden bir
hastalıktır.
Serebral Palsinin Tipleri
 Spastik Tip;
Kast sertliği ile hareketlerin yavaşlaması ve harekette
kontrol güçlüğüne neden olur.
Kas sertliği çocuk sinirli olduğunda, aşırı çaba
gösterdiğinde veya hızlı hareket ettiğinde daha da
artar.
Serebral Palsinin
Tipleri
 Hipotonik Tip;
Kaslar zayıf ve gerginliği azdır.
 Atetoid Tip;
 Atetozların (kontrolsüz hareketlerin) bacak,kol, el ya da
yüzde sarsıntılı ya da yavaş olmasıdır.
 Ataksik Tip;
 Sarsıntılı, değişlen, titrek hareketlerdir. Denge zayıftır.
 Mikst Tip
Serebral Palsi ile Birlikte
Görülen Rahatsızlıklar
 Zihinsel Yetersizlikler;
Mental Bölgelerin Doğrudan Etkilenmemesi
Mental Bölgelerin Doğrudan Etkilenmesi
 Görme Yetersizlikleri;
Görme Merkezinin Doğrudan Etkilenmesi Sonucu Görme
Kaybı Görülür.
Göz Kaslarındaki zayıflık veya sertlik artışı ile gözlerde
kayma ve şaşılık görülür.
Birlikte Görülen
Rahatsızlıklar
 İşitme Yetersizlikleri;
Konuşma merkezinin doğrudan etkilenmesi ile konuşma
problemleri görülür.
Konuşmanın gerçekleşmesi için gerekli zihinsel yeterliliğin
sağlanamaması durumunda görülür.
Konuşmayı sağlayan dil,dudak vb. kasların zafiyeti, bu
kaslarda spastisite artışı ya da istemsiz hareketlerin
olması nedeni ile konuşma problemleri görülür.
İşitme azlığı ya da yokluğu neden ile oluşan konuşma
problemleri olabilir.
Nöbetler (Sara- Epilepsi)
 Nöbetler her yaşta başlayabilir.
 Nöbetlerin kontrol edilmesi olası beyin hasarının
önlenmesi için önemlidir.
 Düzenli ve kurallı ilaç kullanımı ile kontrol altına
alınabilir.
Nöbetler (SaraEpilepsi)
Nöbetler büyük ve küçük olarak ikiye ayrılır.
 Küçük Nöbetler;
Çocuk gözünü kırpmadan her hangi bir noktaya bakar ve
sabitlenir.
Dudakların veya ellerin tekrarlı hareketleri gibi hareketler
olabilir.
 Büyük nöbetler;
 Çocukta bilinç kaybı, kol ve bacaklarda kuvvetli ve kontrol
edilemeyen sarsıntılı hareket , ağızdan salya gelmesi,
gözlerin yukarı doğru çevrilmesi gibi hareketler gözlenir.
Omurga Eğrilikleri
 Omurganın yanlara doğru «S» ya da «C» şeklindeki
eğriliklerine skolyoz; arkaya doğru eğriliklerine kifoz
(kamburluk) denir.
 Omurgayı meydana getiren omurlardan bir yada
birkaçının doğuştan olan şekilsel bozuklukları olarak
ortaya çıkabilir.
Travmatik Zedelenmeler
Trafik kazası, iş kazası, savaş gibi dış etkenlerle meydana
gelen yaralanmaların neticesinde ortaya çıkan
zedelenmelerdir.
Uzuv Kaybı
Kırık Kaynama Yokluğu
Yanlış Kaynamış Kırıklar
Eklem Sertliği
Travmaya Bağlı Felçler
Kullanılan Yardımcı
Araçlar
Protez
 Doğuştan ya da sonradan olan herhangi bir nedenle bir
uzvun tam veya kısmi kaybında, o uzvun fonksiyonlarını
yerine getirmek ve görsel olarak vücut bütünlüğünü
sağlamak için hazırlanan takma uzuvlardır
Bedensel Yetersizlikte
Kullanılan Yardımcı Araçlar
Ortez (Cihaz)
 Doğuştan veya sonradan olan bir nedenle bir uzuvdaki
fonksiyon kaybı, istenmeyen bir hareketi önlemek, vücut
parçalarından birini desteklemek ya da korumak
gerektiğinde kullanılan metal, plastik, deri ya da kumaş
parçalarından üretilen yardımcı desteklere denir.
Ortezlerin Kullanım Amacı
 Bir kaza ya da ameliyat sonrası bazı vücut parçalarının
hareketsiz tutulmasını sağlamak.
 Fonksiyonu yapamayan ya da yetersiz olan uzuvların
fonksiyonuna yardım etmek.
 Oluşmakta olan ya da oluşmuş bir şekil bozukluğunu
düzeltmek
Ortezlerin Kullanım Amacı
 Ortopedik bir soruna ya da kalıcı bir probleme dönüşebilecek
durumları önlemek
 Ağrılı durumlarda ağrıyı azaltmak ve gidermekte yardımcı
olmak.
 Vücuttaki ortopedik özür nedeniyle kişinin hareketlerini
normalden çok fazla enerji harcayarak yapabildiği
durumlarda enerji tüketimini azaltmak.
Diğer Yardımcı Araçlar
 Tekerlekli Sandalyeler
Çocuğun büyüme hızı, özgüven gelişimi, yaşıtları ile uygun
etkileşim için doğru tekerlekli sandalye seçimi çok
önemlidir.
Nesneleri inceleyebilmek ve çevreyi keşfetmek için, fiziksel
teması engellememelidir.
Transfer işlemi sırasında ayaklarının kaldırılmış ve
frenlerinin kilitli olmasına dikkat edilmelidir.
Diğer Yardımcı Araçlar
 Yürüteçler
 Koltuk Değnekleri
 Diğer Yürüme Araçları
 Çocuğun midesi üzerine uzanarak elleri ve ayakları ile
kendini iterek hareket etmesine yardımcı araçlar
vardır.
 Üç tekerlekli bisikletler çocuğun yaşına uygun olarak
yürümesine yardım edebilir.
Diğer Yardımcı Araçlar
 Mekanik araçlara ek olarak günlük hayatta kullanılan
masa, sandalye gibi nesnelerin düzeninde yapılacak
değişimlerle de çocuğa yardımcı olunabilinir.
İŞİTME YETERSİZLİĞİ
İşitme Nedir?
İşitme, akustik enerjinin kulaktaki yapılar ve işitme
sinirleri vasıtası ile beyin tarafından işlenmesi ve
algılanmasıdır.
Normal işitme, konuşma seslerini doğru bir şekilde
işitebilmek ve anlamlandırabilmektir.
Konuşma sesleri; ses tellerinin titireşimi ile ortaya çıkan
frekanslar bütünüdür.
 Konuşma sesleri ünlüler ve ünsüzler olarak ikiye ayrılır.
 Ünlüler; konuşma seslerinin içinde yüksek şiddete ve
düşük frekansa sahiptir.
 -km-k –lmya- g-tt-m = ?
 Ünsüz sesler konuşma sesleri içinde düşük şiddete ve
yüksek frekansa sahiptir.
 Konuşmanın anlaşılabilirliğine katkı sağlarlar.
 -a—a-a -i—i- = ?
İşitmenin Gerçekleşebilmesi
İçin;
İşitmenin Gerçekleşebilmesi İçin
 Sesin olması
 Sesin kulağa ulaşması
 O sesin insan kulağının alabileceği frekans ve şiddet
sınırları içinde olması
 Sesin kulaktaki dış,orta ve iç bölümleri aşması
 Sesin işitme merkezine ulaşması ve merkezce algılanması
gerekmektedir.
Kulağın Yapısı ve İşlevi
Nasıl İşitiyoruz?
• Kulak kepçesi ses dalgalarını toplar ve kulak kanalına
yöneltir, kulak zarı titreşimlerin orta kulağa aktarılmasını
Dış
sağlar
kulak
• Orta kulak, kulak zarının arkasında kalan hava dolu bir alan ve üç
küçük kemikçik (çekiç, örs ve özengi) zincirinden oluşur
Orta • Kulak zarının titreşimleri, orta kulak boşluğu içindeki kemikçik
kulak
zincirinin titreşmesi ile oval pencereye aktarılır
• Orta kulak ile iç kulak arasındaki bağlantı, özengi kemiği
ve oval pencere arasındaki bağlantı ile sağlanır.
İç
kulak • İç kulak, içi sıvı dolu karmaşık tüplerden oluşmaktadır
İşitme Yetersizliği Nedir?
 Özel
Eğitim
Hizmetleri
Yönergesinde(
2006)
işitme
yetersizliği olan birey, işitme duyarlılığının kısmen veya
tamamen
kaybından
dolayı
konuşmayı
edinmede,
dili
kullanma ve iletişimde yaşadığı güçlükler nedeniyle özel
eğitim ve destek eğitim hizmetlerine ihtiyacı olan birey
olarak tanımlanmıştır.
İşitme Yetersizliği Nedir?
 İşitme yetersizliği, işitme testleri sonucunda kabul edilen
normal işitme değerlerinden, belirli derecede farklı olması
durumudur.
 İşitme kalıntısı; işitme eşiğinin altında kalan ve
uyarıldığında sesleri beyne iletebilen duyu alanıdır.
İşitme Yetersizliğinin Sınıflandırılması
 İşitme yetersizliğinin derecesine göre sınıflandırılması
 İşitme yetersizliğinin oluş zamanına göre
sınıflandırılması
 İşitme yetersizliğinin oluş yerine göre sınıflandırılması
İşitme Yetersizliğinin Derecesine Göre
Sınıflandırılması
-10 dB -15 dB
Normal
İşitmede bir problem
yoktur
16 dB- 25 dB
Hafif
Bazı sesleri duymada
(yaprak hışırtsı gibi)
güçlüğü vardır.
26 dB-30dB
Hafif- Orta
Konuşma seslerinin
bazılarını duymada
güçlüğü vardır. Fısıltı
ile konuşanları
duyamaz.
31 dB-50 dB
Orta
Karşılıklı konuşmaları
anlamada güçlük
çeker.
İşitme Yetersizliğinin Derecesine Göre
Sınıflandırılması
51 dB- 70 dB
Orta İleri
İşitme cihazı olmadan
konuşmaları
anlayamaz ve tepki
veremez.
71 dB- 90 dB
İleri
Konuşma seslerini
duyamaz. Sadece
çevredeki şiddetli
sesleri duyabilir.
91 dB ve sonrası
Çok İleri
Konuşma seslerini
duyamaz. Çok yüksek
şiddetteki sesleri
duyabilir.
İşitme Yetersizliğinin Oluş Zamanına Göre
Sınıflandırılması
 Lisanın kurallarını ve kullanımını öğrenmeden önce meydana gelen işitme
kayıpları lisan edinim öncesi (prelingual) olarak değerlendirilmektedir.
İşitme kaybı doğuştan mevcut olabileceği gibi ilk 2-3 yaş içerisinde de
meydana gelebilir.
 Lisanın özelliklerini öğrenirken meydana gelen kayıplar lisan edinim
dönemi (perilingual) olarak değerlendirilir. Bu yaş grubu 2-6 yaş arası
olarak kabul edilebilir.
 6 yaşından sonra çocuk ve yetişkinlerde meydana gelen işitme kayıpları
lisan edinim sonrası
(postlingual )olarak değerlendirilir.
İşitme Yetersizliğinin Oluş Yerine Göre Sınıflandırılması
 İletimsel işitme kaybı
Okul çağı çocuklarında en yaygın olarak görülen işitme kaybı
tipidir. Kulak kepçesi, dış kulak yolu, kulak zarı, orta kulak
kemikçikleri ve kaslarında meydana gelen hastalıklar iletim
tipi işitme kaybına neden olmaktadır. Sorun iletim yollarında
ise, örneğin dış kulak ya da orta kulakta ise, bu durumda
oluşan
işitme
adlandırılır.
kaybı
iletimsel
işitme
kaybı
olarak
İletimsel işitme
kayıpları sıklıkla
ameliyat, ilaç tedavisi,
ses yükselticiler (işitme
cihazları) ile
iyileştirilebilir.
Tedavilerden sonuç
alınamadığında işitme
cihazı kullanımı
gerekebilir.
Duyusal-sinirsel İşitme Kaybı
Duyusal-işitsel işitme kaybına iç kulakta, salyangozda veya beyne giden
işitme sinirlerindeki bir sorun neden olur. Sonuç olarak, iç kulağa ve
beyne seslerin tamamı gitmez. Kalıcı hasarlardır, ilaç ya da ameliyat ile
tedavileri yoktur. Hafif dereceden çok ileri dereceye kadar değişik
derecelerde görülebilir. Tanı alır almaz işitme cihazının kullanılmaya
başlanması gerekir.
Mixt (Karışık) Tip İşitme Kaybı
Karışık işitme kaybı hem iletimsel hem de duyusal-sinirsel
işitme kaybını içerir. Bu tür kaybı olan çocuklar okulda
çok sorun yaşarlar. Doktorlar sadece iletim sorununa yol
açan problem üzerinde yoğunlaşıp işitme cihazı önerisi
gecikebilir.
Merkezi İşitsel İşlev Bozukluğu
Merkezi
işitsel
işlev
bozukluğu
beyne
işitsel
sinyalleri
götüren
mekanizmanın yetersizliğinden kaynaklanmaz. Beyindeki işitme merkezinin
hasar görmesi sonucu oluşur.
Bu tip bozukluk olan kişilerde sesleri algılama, sesler arasında ayırım
yapma ve dil gelişiminde problemler olabilir.
Merkezi işitsel işlev problemleri; yaralanmalar, sinir sistemi içerisindeki
tümör, işitsel sinyallerin islenmesine hizmet eden beynin ve sinir
sisteminin bu kısımlarının doğrudan zarar görmesi sonucu ortaya
çıkabilmektedir (Werts, Culatta ve Tompkins, 2006).
Merkezi işitsel işlev bozukluğu olan çocukların öğrenme sorunları vardır
ve sıklıkla öğrenme güçlüğü olarak ele alınırlar.
 Fonksiyonel işitme kaybı
 Bilinçli
 Bilinçsiz
İşitme Kaybında Erken Tanı
 Dil ve konuşma gelişimi için hayatın ilk 6 ayı kritik
dönemdir.
 Bebeklerde yeni doğan taramaları ile işitme kaybının
tanısı ilk 3 ay içinde konulmalıdır.
 Ülkemizde 2004 yılından itibaren başlatılan « Ulusal
Yeni Doğan İşitme Taraması Kampanyası» ile tüm
bebekler objektif testlerle taranmaktadırlar.
Testleri
 Oto akustik emisyonlar, kokleada üretilen ve dış kulak yolunda
ölçülebilen düşük şiddetli ses enerjileridir.
 İç kulağın içerisinde yer alan titrek tüylü hücrelerin oluşturduğu
yapıda ortaya çıkan gevşeme ve kasılma hareketleri sırasında, düşük
frekanslı bir ses oluşur. Bu sese kendiliğinden oluşan akustik yayılım
adı verilir.
 Kendiliğinden oluşan OAE seslerinin mevcut olup olmadığının
belirlenmesi, yeni doğan döneminde uygulanan işitme testlerinin
temelini oluşturur.
İŞİTME CİHAZLARI
 İşitme cihazı, işitmeyi kolaylaştırmayı amaçlayan, belirli
seslerin şiddetini yükseltmek için insanlar tarafından
yapılmış elektronik ya da akustik aygıtlara verilen bir
addır.
 Sesleri yükseltmek için düzenlenmiş olan işitme cihazları,
mikrofon aracılığıyla çevreden gelen sesleri toplar,
yükseltir ve bu yükseltilmiş sesleri kullanıcının kulağına
bir alıcı ile iletirler.
 İşitme cihazı sesi yükseltir ama işitme kaybını düzeltmez.
Var olan işitme kalıntısının en etkili bir biçimde
kullanılmasına yardım eder. Odyolojik değerlendirmeler
tamamlandıktan sonra, birey için en uygun olan işitme
cihazı seçilir.
Tüm işitme cihazları mikrofon, yükseltici ve alıcı olmak üzere
üç ana kısımdan oluşur ve pille çalışır.
İşitme Cihazları;
Sesleri anlaşılabilir seviyeye getirerek iletişim kurmayı
sinyalleri ve müzik gibi çevresel sesleri hastanın daha rahat
duymasını sağlar
Eğitim ve zihinsel gelişime katkıda bulunurlar.
İşitme problemli çocukların dil ve konuşma gelişiminde
işitme cihazlarının önemi büyüktür.
İşitme Cihazlarını Oluşturan Bölümler Ve Görevleri
Cihazların sesi yükseltebilmek için çevreden topladığı
sesleri elektrik sinyaline, dönüştürmesi ve yükseltilen bu
elektrik sinyallerini tekrar akustik enerjiye bir başka
değişle ses dalgalarına dönüştürmesi gerekir.
işitme cihazının sesin yükseltebilmesi için;
 Mikrofon, amplifikatör ( Sesi yükselten bölüm), Kontrol
düğmeleri
 Pil
 Kordon (Kulak arkası cihazlarda bulunmamaktadır) Kulak
arkası cihazlarda boynuz ve hortum bulunmaktadır
 Hoparlör (Kulak arkası cihazlarda gövdenin içindedir)
 Kulak kalıbı gibi parçaları vardır.
Ses Seviyesi Kontrol Düğmesi
İşitme cihazından çıkan sesin işitme engelli bireyin uygun
şiddette yükseltilebilmesini ayarlamayı sağlayan anahtardır.
Pil
Her elektronik cihazda olduğu gibi, işitme cihazının
çalışabilmesi için gerekli elektrik enerjisini sağlayan ya da
depolayan bölümdür.
Boynuz ve Hortum
Kulak
arkası
işitme
cihazlarında
hoparlörde
sese
dönüştürülen yükseltilmiş ses dalgalarını, hortum yardımı ile
kulak kalıbına ileten bölümlerdir.
Hoparlör
Cep tipi işitme cihazlarında kordondan yükseltilmiş
elektrik sinyallerini yeniden ses dalgalarına dönüştürür
ve kulak kalıbına iletir. Kulak arkası, işitme cihazlarında
ise hoparlör cihazın gövdesi içinde bulunmaktadır ve
yükseltilmiş ses dalgaların, boynuz ve hortum yardımı ile
kulak kalıbına iletilir.
Kulak Kalıbı
Kendine iletilen yükseltilmiş ses dalgalarını kulak kanalı
içine en uygun bir biçimde ulaşmasını sağlamaktadır.
Kulak kalıplan sesin işitme engelli bireye kaliteli bir
biçimde
iletilebilmesinde
çok
önemli
bir
rol
Geleneksel işitme Cihazları
 Ses enerjisinin gücünü artıran ve bunu en az bozulma
ile kulağa ileten bir yükselticidir.
 Sesin akustik enerjisi doğrudan yükseltilemeyeceği
için
bunun
bir
elektrik
sinyaline
dönüştürülmesi
gerekmektedir. Bu sinyal yükseltir ve sonra tekrar
akustik enerjiye dönüştürülür.
Koklear İmplant
 İşitme cihazından yararlanamayacak derecede ileri
işitme kaybında koklear implant ameliyatı uygulanır.
 Sesi elektrik uyarana dönüştürerek işitme sinirini
uyaran bir çeşit işitme cihazıdır. Cihaz iç kulağa
cerrahi operasyonla yerleştirilir.
 Koklear implant ameliyatı sonrası lisan ve konuşma
eğitimi gereklidir.
Koklear İmplant Uygulanacak Hastaların
Seçimi
 Her iki kulakta ileri ve çok ileri derecede sensörinöral
(sinirsel) tip işitme kaybı
 Hastanın
işitme cihazından çok az veya
yararlanamaması ( en az 6 ay izlenmesi gerekir)
 Daha önce işitme cihazı ile ilgili deneyimi olması
 Çocuğun işitme cihazı ile yapılan konuşma testleri ve
rehabilitasyon programlarında yeterli performans
göstermemesi
hiç
1.Çevredeki
sesler
küçük
bir
mikrofon
aracılığıyla
toplanır.
2.İnce
bir kablo sesleri mikrofondan konuşma
işlemcisine aktarır.
3.Konuşma işlemcisi sesleri yükseltir ve kodlanmış
sinyallere dönüştürür.
4.Bu
sinyaller
kablolar
aracılığıyla
konuşma
işlemcisinden iletken bobine gönderilir.
5.İletken bobin sinyalleri radyo dalgaları aracılığıyla
deri altına yerleştirilmiş olan alıcıya gönderir.
6.Alıcı doğru miktardaki elektrik uyaranını uygun
elektrodlara taşır.
7.Elektrodlar koklea içindeki işitme sinirlerini uyarır.
8.Elektrik sinyallerine dönüşen ses işitme sistemi
aracılığıyla beyine iletilir
Kulak Arkası İşitme Cihazı
Yükseltilmiş ses cihazın
gövdesine yerleştirilen
hoparlör tarafından boynuza
oradan yumuşak hortumla kulak
kalıbı ile kulak kanalına
yollanılmaktadır.
Kulak arkası cihazlar, küçük ve
estetik olmaları nedeniyle cep
tipi cihazlara göre daha çok
rağbet görmektedirler.
Kulak İçi İşitme Cihazı
Tüm elektronik parçalar kulak
kalıbı içine yerleştirilmiştir.
İki temel tasarım tipi
bulunmaktadır : Konka modeli, dış
kulağın şekline göre yapılırken;
kanal modeli, sadece kulak kanalı
içine yerleşir.
Kulak içi modelleri kullanabilmek
için kulak kanalının belli ölçü ve
şekilde olması, çalıştırma ve
bakım açısından iyi bir el
becerisine ve görmeye sahip
olunması gerekir.
Sağ işitme cihazı üzerinde
kırmızı, sol işitme cihazı üzerinde
mavi bir işaret bulunur.
İşitme Cihazının
Kontrol Edilmesi
 Görsel Kontrol
 Cihazın içinde pil var mı, pil yuvasına doğru yerleştirilmiş
mi, pil yuvasında oksitlenme olmuş mu, kontrol düğmeleri
rahat hareket ediyor mu?
 Gövdede çatlak veya kırık var mı?
 Hoparlörde çatlak ya da kırık var mı?
 Cihazın düğmeleri doğru ayarda mı?
 Kulak kalıbı ve hortumda yırtık ya da kırıklar var mı?
 İşitsel Kontrol
 Çocuk basit ayırt etmeleri işitsel olarak yapabilmekte midir?
 Cihazın ötme sesi problemi var mı?
 Cihazı takmadan önce, pil kontrol edilir, ses dümesi en sona getirilerek
bize kadar ulaşan güçlü ötme sesi dinlenir. Ötme sesi yeterli değilse pil
değiştirilmelidir.
 Ötme sesinde kesiklikler varsa hortum ve kulak kalıbı yırtık ve kırılmalara
karşı kontrol edilmelidir.
 Ses cızırtılı geliyor veya hiç ses gelmiyorsa önce hortuma bakılır,
hortumda sorun yoksa cihazın hoparlörü arızalanmış olabilir.