Bitkisel hayat ne kadar bitkisel?

Komada ama her şeyin farkındalar!
Bitkisel hayat ne kadar bitkisel?
Yakın zamanlara kadar birkaç hafta içinde komadan çıkamayan
hastaların büyük çoğunluğunun ya öldükleri, ya da bilinçlerinin
tümüyle kapalı olduğu bir “bitkisel yaşam” moduna geçtikleri
düşünülmekteydi. Son yıllardaysa, bu bilinçsizlik durumunun, bitkisel
yaşamdaki pek çok hasta için doğru olmadığı ortaya çıkmış
bulunuyor. Bilim dünyasında yankılanan bazı deneylere göre, bitkisel
yaşam sürdüğüne inanılan hastaların yüzde 40’ı bilinçlerini kısmen ya
da tümüyle koruyorlar; ama hareketleri yöneten beyin bölgeleri ağır
hasar görmüş oldukları için iletişimde bulunamıyorlar. Sinirbilim
dilinde bu durum “içeride kilitlenme” diye adlandırılıyor.
Ancak, bu kilitlenme olgusunun ortaya çıkarılmasından sonra da bu
durumun hangi teknik yöntemle daha iyi belirlenebileceği tartışma
konusu olmaktaydı. Kanada’da Western Ontario Üniversitesi’nden
sinirbilimci Adrian Owen, 2006 yılında bitkisel yaşamda olan 23
yaşındaki bir kadınla yaptığı deneyde, beyni İşlevsel manyetik
rezonans görüntüleme (fMRI) tekniğiyle izlenen kadına “kendisini
tenis oynuyor hayal etmesini” söylemiş ve kadının verilen talimatı
uygulayarak iletişim kurduğunu gözlemlemiş.
fMRI görüntüleme tekniğinde beyindeki kan akış örüntüsü izleniyor.
Nedeni, beyin faaliyetleri yüksek düzeyde oksijen tüketimi
gerektirdiğinden faal beyin bölgelerine (oksieni taşıyan ) kan akışı
yoğunlaşıyor. Ancak başka bazı deneylerde, fMRI tekniğinin her
zaman “bilinç” işaretlerini saptayamadığı da başka bazı
sinirbilimcilerce dile getirilmekteydi.
Owen, ekibiyle 2011 yılında gerçekleştirdiği bir başka deneydeyse
bitkisel yaşam tanısı konulan ağır beyin hasarlı 16 hastaya sağ ellerini
ve ayak parmaklarını oynatmalarını söylemiş. Deneklerden üçünün
“bilinçli” ama hereket edemeyen “kilitli” durumda olduğunu, bu kez
yatakları başına getirilen portatif elektroensefalografi (EEG)
cihazlarıyla belirlemiş.
New York’taki Weill Cornell Tıp Okulu’ndan Nörolog Nicholas Schiff
ve ekibi de 24 Ekim 2014 tarihinde Annals of Neurology dergisinde
Tenis oynaması istenen “bitkisel yaşamda” bir
hastanın (ortada) “EEG görüntüsü sağlıklı
birininkini (altta) andırırken, bir başkası tepki
vermiyor (üstte)
yayımladıkları bir çalışmada, ağır beyin hasarlı 44 hastanın EEG kayıtlarını incelemişler ve içlerinden
dördünün uyarılara hiçbir fiziksel tepki vermemelerine karşın, EEG örüntülerinin sağlıklı kontrol
grubundan deneklerinkine benzediğini saptamışlar.
Owen’ın yazarları arasında bulunduğu bir başka çalışmada da beyin hasarlı 32 hastanın EEG kayıtları
karmaşık bir matematiksel analize tabi tutularak hangi beyin bölgelerinin birlikte çalıştığı belirlenmiş.
Sonuçta hastalardan üçünün EEG kayıtlarının, sağlıklı insanlarınkine benzediği görülmüş. Ardından tenis
oyunu içeren fMRI tekniğiyle izlenen bu üç hastanın da bilincinin açık olduğu ve araştırmacılarla iletişim
kurabildikleri gözlenmiş.
Ekim sonunda New York Üniversitesi’nde yüzden fazla nörolog, felsefeci ve etik uzmanının katıldığı
toplantıda, İleride beyin hasarlı hastaları hatalı “bitkisel yaşam” tanısından kurtarmak için
kullanılabilecek yöntemler görüşüldü. Owen ve Schiff’in üzerinde anlaşır göründükleri bir orta yol, pahalı
ve zaman zaman aldatıcı sonuçlar verebilen fMRI yerine, ucuz ve denenmiş bir teknoloji olan EEG ile
hastalarının bilinçlerinin açık oldup olmadığının belirlenmesi, EEG testini geçen hastalarla da daha sonra
beyin faaliyetlerini fMRI ile izleyerek iletişim kurmaya çalışılması.
Raşit Gürdilek
KAYNAKLAR:
“An Easy consciousness test?”, Science, 31 Ekim 2014
“Bedside detection of awareness in the vegetative state: a cohort study”,
http://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736%2811%2961224-5/abstract
ETİKETLER:
Bilinç, bitkisel yaşam, bitkisel hayat, EEG, fMRI