Fenerbahçe otobüsü

On5yirmi5.com
Fenerbahçe otobüsü...
Fotoğrafı; Çağlayan Adliyesi'nde savcının öldürülmesi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne
yapılan saldırıyla birlikte değerlendirmek gerekir.
Yayın Tarihi : 6 Nisan 2015 Pazartesi (oluşturma : 4/15/2015)
Oral Çalışlar'ın Radikal gazetesindeki yazısı...
Saldırıyı yapanlar, Fenerbahçe otobüsünü uçurumdan yuvarlamayı mı planlamışlardı?
Saldırı konusunda iki ihtimal var: Birincisi; olayın, ağır Fenerbahçe düşmanlığıyla gözünü karartmış
taraftarların pusu kurması. Aylardır, yıllardır Trabzonspor cephesinde gelişen ve tırmanan tepki,
saldırıyı kışkırtmış olabilir.
İkinci ihtimal; saldırının, planlı, programlı ve sonuçları da önceden hesaba katılmış bir provakasyon
olması. Saldırının biçimi, bu ihtimali daha güçlü kılıyor.
KASITLI BİR SENARYO MU?
Eğer ki, gerçekten de kasıtlı ve planlı bir senaryo söz konusuysa; "fotoğraf"ı; Çağlayan Adliyesi'nde
savcının öldürülmesi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan saldırıyla birlikte değerlendirmek
gerekir.
7 Haziran genel seçimlerini düşünelim... Bu seçimler, şimdiye kadar alışık olduğumuz "siyasi
mücadele"nin ve "siyasi paradigma"nın niteliğinin değişimi açısından nasıl değerlendirilebilir?
12 Eylül rejimiyle sembolleşmiş bir sistem var. Şimdi, sistem, 2002 yılında tek başına iktidara gelen
ve halen iktidarda bulunan AK Parti yönetimince, kökten değiştirilmek isteniyor. Özellikle 2010
Anayasa Değişikliği Referandumu'ndan bu yana; askeri vesayetin sonlandırılması, 12 Eylül
kurumlarının siyaset üzerindeki hegemonyasının kırılması yönünde adımlar atıldı.
BAŞKANLIK SİSTEMİ
Bu kez, Tayyip Erdoğan'ın hedefi, daha ciddi bir dönüşüm, yani başkanlık sistemi. Bu hedefin
gerçekleşmeme olasılığı, Tayyip Erdoğan ve çevresini geriyor. Gerçekleşme olasılığı ise, muhalefeti
geriyor. Peki, olası bir başkanlık sistemi, içinde bulunduğumuz karmaşık ve gergin "psikolojik ortam"ı
ne yönde etkiler? Bu da başka bir tartışma konusu.
Bir başka önemli olgu çözüm sürecinin içerdiği dönüşüm potansiyeli. Şu andaki hava, "seçimlere
kadar radikal adımlar atılmayacak" gibi görünse de; sürecin esas olarak devam ettiğini söyleyebiliriz.
Çözüm yolculuğu sırasında, Türkiye'deki ve bölgedeki siyasi dengeler mutlaka bir değişim geçirecek.
Böyle bir değişim; çeşitli siyasi çevreler, bölgede hesabı olan ülkeler ve komşu ülkelerdeki değişik
siyasi gruplar açısından, hayati önemde sonuçlar doğurabilir.
AMAÇ NE?
Fenerbahçe'ye yapılan saldırıyı, böylesine geniş bir perspektif içinde yorumlamak mümkün mü?
Bir yönüyle evet... Artan toplumsal gerilim, (saldırı bu amaçla planlanmamış olsa bile), spor
dünyasına da kaçınılmaz olarak yansıyor. Son dönemde futbol kulüpleri arasında tırmanan karşılıklı
atışma, rakip takım seyircilerini stadların dışında bıraktı.
Kutuplaşma ortamının yarattığı öfke bulutu, spor dünyasının üzerinde de dolaşıyor. Bir süre önce,
bir basket maçında, rakip takım taraftarının bıçaklanarak öldürülmesi, Fenerbahçe kulübü ile
Trabzonspor kulübü yöneticileri arasındaki sertleşen ortam ve daha bir çok örnek, "sıkıntının bu
alana da sıçradığının işareti" sayılabilir.
İlk önce, haklı olarak; konunun güvenlik boyutu gündeme geliyor. Tabii ki gerekenler yapılmalı. Bizi
asıl ilgilendirmesi gereken noktaysa, "giderek bozulan ruh halinin nasıl normalleşebileceği"...
TV yorumcularını izliyorum... Çoğunlukla, çözüm arayışı değil, "öfke üretimi" öne çıkıyor.
Halbuki, öncelikle konuşmamız gereken, "bize neler oluyor" meselesi... Neden Trabzonlu, Fenerliye
bu kadar çok öfke duyuyor? Neden bir partiyi tutan, diğer partiliye düşman gözüyle bakıyor?
Yazının devamını okumak için...
Bu dökümanı orjinal adreste göster
Fenerbahçe otobüsü...