close

Enter

Log in using OpenID

SON SÖZ

embedDownload
Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt
etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için
yayınlanmaktadır.
Şiirlerin kopyalanması, gerçek veya elektronik ortamlarda
yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve
uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları
temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu dökuman
MawishSiirleri.Com tarafından yayınlanmıştır.
MawishSiirleri.Com tüm bölümleriyle, Fikir ve Sanat
Eserleri Yasası'na
%100 uygun olarak yayın yapmaktadır.
Olur ya sözünden dönersen bir gün
Aklına getir, unutma yaşadığım şehri
İhtiyacın olacak bana her gün, özleyeceksin
Hasretin ne olduğunu O gün öğreneceksin
Hani olur da, her zaman verdiğin sözlerden biri sanarsın, sanma
Ve yine her zaman ki gibi sustuğumu düşünürsün, düşünme
Gözlerime bakarak ve ellerimden tutarak verdiğin,
Yüreğinden diline düşüp, gönlüme akarak verdiğin son sözündür bu
Ardı ardına gelen yalan sözler, sağnaklarla gelir üzerime
Yağmur damları, gözlerimdeki göz yaşlarıma karışır
Kaldıramam üzerime doğru çakan şimşekleri
Yıldırım gibi çarpar kalbimi, bana verdiğin O son sözün
Ey Adını Koyamadığım, kanayan yaram, acıyan sevdam
Canıma can katan, kaderim, kederim, nazlı gülüm
Gönül sözlüm, etme, Bana bu hayatı zehretme
Kahretme bana yalan sözlerini, içime dert etme
İçimde dert kalır çıkaramadığım, atamadığım sevdan,
Ağlar sessizce, içinde sen saplı yürğim, kanar
Yüreğimi sis kaplar Ateşlere giderim, bilinçsizce
Bu sana son sözüm olur, senden bu gidişim,
Giderim senden, sözlerine aldanarak, ağlayarak
Belki de gitmem, kaçarım adeta dönmemek üzere
Uzun bir yolculuğa çıkarım, dönüşü olmayan
Yüzüm asık, Gözlerim Yaş, Yüreğim pişman
Hani olur da kahrından ölürsem bir gün
Sakın ha üzülme, Arkamdan yas tutup ağlama
Benli günlerle avut kendini, yana yakıla yaşama
Söz ver kendine, Ağlamam de, üzülmem de
Biliyorum ağlayacaksın, üzüleceksin
Hatta kahrolacaksın, Kanayacaksın
___________________________Çünkü SEN
Kendine verdiğin sözü bile tutamayacaksın.
Burada ne bir şimşek çakıyor….
Bu dertli başıma…
Ne de bir yağmur yağıyor…
Bu kurumuş bedenime…
Beyazı eksik bir kent bu…
Kar bile düşerken bu şehre…
Dirhem dirhem eriyor sanki…
Aklara hasret sokaklara…
Görülmeyecek bir yer…
Derin,
Kuytu ve
kalbinin ulaşamayacağı
Bir yer…
Yalnızlığın yaşandığı yerdeyim…
Bazen yağmur bile…
Kaybediyor kendini…
Başlıyor dolu dolu yağmaya…
Hedefine kitlenmiş bir kurşun gibi…
Başlıyorum ağlamaya…
Kimselerin olmadığı…
Herkes den uzak bir yerde…
Sessizce…
Kendimle savaşıyorum sadece…
Yüreğim anılarına düşman…
Dilim ise geçmişteki sözlerine…
Bedenim ise yorgun yıllara….
Yüreğim ise bir başka atıyor…
Kapanan kapılar ardında…
Ne bir sen var içinde, ne bir ben…
Kendini kaybetmiş, Bomboş…
Benimde herkes gibi bir şehrim…
Bir evim ve birde sokaklarım vardı…
Bu şehrin sokaklarında yaşayan…
Mutlu bir yuvam, ve hayatım vardı…
Şimdi ise arandığında bulunamayacak…
Köhne Bir yerdeyim…
Kör sokaklar içersinde…
Görmek istediğinde
Ben sana aşkım veda ediyorum
Veda ediyorum bu ölümsüz sevdamla
Sana kahrettiğim yılları da alıp
Uzaklara gidiyorum
Ben sana aşkım
Veda ediyorum
Ama sevgilim üzülme
Ben yine de seni
Çok seviyorum
Ben aslında
Sevgimin bittiğine değil
Tutamadığın sözlere isyan ediyorum
Aklıma getirdikçe seni beklediğim günleri
Boşa geçen yıllarımdan kaçıyorum
Ben seni ne kadar sevsem de
Ben sana
Veda ediyorum
Şüpheli bir cinayeti andıran sevdana
Kahrediyorum
Kahrediyorum sevgilim
Gözlerime yansıyan o suretini
Özlesem de giderken
Yansa da yüreğim cayır cayır
Vursa da beni sevdan her yandan
Ben yine de gidiyorum
Gidiyorum ben sevgilim
Ağlayarak, Sızlayarak
Alıp yüreğimi gidiyorum
Hasret kokan Diyarlara
Yanarak yakılarak da olsa
Alıp başımı
Gidiyorum sevgilim
Sevsem de o yüreğini delice
Hiç korkmadan gidiyorum
Emaneten tuttuğun ellerimi
Çekip de gidiyorum yar
Sen istesen de istemesen de
Desen de seviyorum delice
Ben yine de sana
Veda ediyorum…
Yar
.
Ayrılığın acısı, Bir ateş gibi düşer Bedenime…
Giderken ki o Bakışın Var ya, Çöker gözlerime…
Yıkar beni derinlerden, parçalar yüreğimden…
Gitme deseyedim..Kal Deseydim….Sana…
Sevda şarkılarından mı bıkarsın be sevdasız…
Ayrılık şarkılarına boğdun Yürekleri…
Gözyaşlarım dinmiyor, sel gibi, her dinlediğimde…
Yeter be vicdansız, Sellere boğuldu her Gecem…
Kalırmıydın be vicdansız, gidermiydin benden…
Bakarmıydın gözlerime, tutarmıydın ellerimden…
İçindeki cehennem, döner miydi cennete…
Kucaklarmıydın beni, Severmiydin yeniden…
Faili bir cinayete kurban gitti derler, sevdamız için…
Neden söyletirsin Ellere, söz ettirirsin…
Ölüme mi sözledin sevdamızı…
Sen okur, sen mi söylersin, ayrılık duamızı…
Yeniden Başlarmıydık, Dönermiydin bir başına…
Üşüdüğüm bu günlerde, Isıtırmıydın nefesimi…
Sevda Kışlarında Donan Bu Yüreğime…
Gelirmiydin Bir Yaz Gibi..Açarmıydın gül Misali…
Bu Cinayetin Katilini ararlar köşe bucak…
İlanlar verilmiş gazetelere, Gören Bilen yok…
Sen Bilirmisin, Kimdir bu katil, sen mi, ben mi…
Neden saklanıyorsun, neden kaçıyorsun be vicdansız…
Saçlarıma düşen akların, sebebi sensin…
Ne bedenim taşır oldu ,ne de ruhum…
Gözlerime inan perdelerin tek nedeni de sensin…
Sensizliğin üzerime düşen ağırlığını…
Çığ gibi düşen, sensizlik çığlıklarını atarken bir köşede…Aslında biten sevdamızın, en büyük katilisin…
Hiç düşündünmü, hiç aklına geldim mi, be vicdansız… Sen Kitapsız, Sen Vicdansız, Sen…Sen…Ah Sen…
Zevki sefa yaşar oldun, bensizliğin bahçelerinde…
Sensizliğin çiçeklerini toparlarken ben, sebebsizce..
Bir gül ekmeyi düşündün mü Hiç..
Seni seven bir Yürek bahçesine…
Gökteki yıldızlar şahitlik için yarışırken sevdamıza…
Sen neden susarsın be sevdasız, dilin neden küser…
Allah şahit gözlerimden akan, göz yaşlarıma…
Neden Gidersin, Neden terk edersin, Be Vicdansız…
Kaçmak mı zor, yoksa, beklemek mi, Bilirmisin…
Sevmek mi zor, sevilmekmi, sorsam cevap verebilirmisin…
Şöyle yanımda adam gibi durupta, sevemezmiydin…
Be vicdansız neden kaçarsın, neden gidersin, Be Sebepsiz..
Gönül şerbetinde yüzerken yıllarca…
Neden Boğarsın Sevdamızı, gönül sularında…
Hakmıdır sebebsiz gidişler, nedensiz bitişler…
Sahi, Unuttum ya…Sen Hakkı bilirmiydin be vicdansız…
Bir yıldıza benzetirim sana olan sevdamı
Aklıma getirdikçe senin imkansız suretini
Hayal eder, gözlerimde canlandırırdım bendeki seni
Ama her defasında susar ağlardım, sendeki sevdama
Vur, Vurabildiğince Vur
Sapla yüreğime sensizliğin hançerini
Delik deşik olsa da bu beden
Uzaktan sevmeğe devam edecek
Adı uzaklarda saklı yürek sızım, can yoldaşım
Gönül hecem, aklımda sen, sözümde sen
Yokluğuna üzülüyor, yokluğuna kahrediyorum
Sana ulaşamadığım her dakika, sensizliğe sabrediyorum
SENİ SEVEN BU YÜREK
Yollarımızın birleşeceği bir an bekliyorum belki
Her ne kadar uzaklığı büyütsem de gözlerimde
Yüreğimdeki hasretin, kısalttıkça kısaltıyor mesafeleri
Tuz gibi gönlüme serpilen umutların, erimesi gibi
Sağnaklarında çıkar gezerim, Sokak Sokak,
Aldırmadan ıslaklığa, yalnızlığa
Dar gelir zerre zerre yürüdüğüm kaldırımlar
Akarım şehirlere, dolaşırım diyar diyar
Adı imkansızlarda saklı, Yüreğimin yanmayan meşalesi
Ucundan bile tutuşturamadığım yangınım
Bir kıvılcıma muhtaç bir halde , seni beklerim
Gel, Yak beni, Vur Gerekirse, Vur, Yak beni Ateşinle
Aklıma düşen, yaşayamadığım, hayalimsin
Şu karmaşık başımı nereye çevirsem,
Her yerde sen, bir yanında da ben,
Uzaktan yaşayabilmekmiş, YÜREKTEN SEVMEK
Dayanabilmekmiş uzaklığına, ellerini tutamadan
Görmeden sevebilmekmiş , asıl cesaret
Her gece oturup beklemekmiş sabır, devreden sabahı
Bilmeden yüreğine sığdırabilmekmiş, bu sevdanın adı
Ne kadar tatlıymış yokluğunda çektiğim hasret
Sen gelsen de, gelmesen de, seni unutmaz bu gönlüm
Yakmasan da bu ateşi, kessen de nefesimi dirhem dirhem
Vursa da anlıma bir kurşun gibi, Vurma demem,
Bir çocuk gibi küserim bazen, darılır, çatarım kaşlarımı…
Düğüm düğüm oluş olumsuzluklar arasında…
Çözülmezler ve imkansızlar içinde boğulsam da…
Kadere inat susarım, istesem de istemesem de….
Hayat ne kadar kısa, yazık etmeye değer mi…
İnsan, bile bile, bir ömrü kendine zehir eder mi…
Kanatsız bir sevdaya bir bedel biçebilir mi…
Yada, bedelini öder, bu sevdadan vazgeçer mi…
Her insanın, her istediği olmadığı bu yaşam tarzında…
Yaşarım ben, seni görsem de görmesem de…
Bütün aşkların battığı denizlerde, yelken açsam da…
Ölüme inat, ömre inat…yaşarım ben, hissetsem de….
Bir ayrılık sonrası, ölüm ertesi yalnızlığı yaşamaktansa…
Umut dolu yıllara koşmak ister bu yürek…
Bir ömre bedel acı çekmektense…
Çekip gitmek ister, bu yürek…
Koskoca hayat, bir bedene mi muhtaç sanarsın…
Asla mola vermeyen bu zaman sularında…
Sadece senin mi açıktır yolun, Bilebilir misin…
Bilir misin yalnızlık ertesi inşa edilen yolları…
Umudun ve gerçek sevdaların yaşandığı diyarlara…
Göç etmek ister bu gönlüm…
Sevilmek ister, senin olmadığın bir şehirde…
Seni hatırlamadan, görmeden, duymadan…
Her İnsanın Yüreğinde idam ettiği biri olsa da…
Ölü bedenine şahit olmadan, görmeden, inanır mısın…
Zanneder misin, Sende ölenin, onda yaşayacağını…
Sende yok olan ondada var mıdır bilir misin….
Sana göre yürek acısı sonsuz mudur, Sonu Yok mudur…
Nasıl yavaş yavaş oluştuysa içindeki sevgiler, emekler…
Alışır elbet zamanla,Tükenir var olan sevdalar…
Uzaklaşır senden, farkına varmadan acıyan yaralar….
Ah Kalbim, sen ne dersin bilmem, çekilir mi bu yürek acısı..
Beklermisin sonsuza dek, sana ait olmayan kara sevdanı…
Açılırmısın denizlere, ararmısın umut dolu zamanları…
Çok zor bir acıdır, zaman ile ayrılık anları…
Sonu olmayan bir yolculuğa dayandı bu gönlüm…
Aynı bıçağın kemiğe dayandığı an misali…
Çıt desen kırılacak sanki bu sevda dalları…
O dala mı tutunmak istersin, yoksa, umutlarına mı…
Ufuklara bakarak geçirdiğin zamanmıdır yaşamak…
Yada Arasından süzülerek gelmesini istediğin bir an mıdır…
Bir yolmu gözlemek isterdin bitmesini istemediğin…
Yoksa takvimlerdeki yılları sayar, bir off mu çekerdin…
Sus gelir bazen insana , her kapı çaldığında
Lal düşer diline, kitlenir ansızın,
Anlık bir şeydir bu, tarif edilemeyen
Dilsizlik gibi bişi işte, en iyisi mi, susmalı yine de
Denizlerde oluşan deli dalgalar gibisin, fırtınalarla yaşayan
Anlatmalıyım içindeki rüzgarları, dillendirmeliyim seni
Bütün dünya duymalı, sana olan hasreti, aşkı, sevdayı
Derdini anlatamayan, konuşamayan, bir bebeği anlatır gibi
Off Yine Başladım…
İçindeki fırtınaların, sağnaklara dönüşmesi gibi
Gökyüzünün damla damla ağlaması
Çisil çisil yağmurların erimiş bedenime düşmesi gibi
En iyisi mi, yine susmak, ansızın kapı çalmış gibi
En İyisi Mi…
Ben yine SUSUYORUM, sanki susmaya hasretmişim gibi…
Off
Bazen de kal geliyor insana, her zil çaldığında
İçimde oluşan fırtınaların rüzgara dönüşmesi gibi
Bir fırtına aramak gibi, Rüzgarı beklemek
Gönlümü alıp götüreceği zamanı beklemek gibi
Kulaklarım hep kapının ardındaki sessizlikte
Oradan gelecek olan, bir ayak sesi beklermiş gibi
Gözlerim ise hep, pencere diplerinde
Perdeleri açıp, sokaklara bakmak ister gibi
Oysa zor olan
Beklemek gibi, gelmeyecek olan hasreti
Sevmek gibi, bu sonsuzlukta, sonu olmayan birini
Aynı Görmek gibi, hani gözleri görmeyen birisini
Aklıma gelen korkuların, başıma gelmesi gibi
Korku dolu rüyaların her hece düşlerime saplanması gibi
Ansızın yataktan fırlayıp, kanter içinde uyanmak gibi
Aşk bu, sonu olmayan bir yolculukta, diri diri ölmek gibi
Her ihtiyacım olduğunda uzakta olduğunu bilmek
Özlem kokan yüreğimi, parçalayıp, kahretmesi gibi
Dibe vuran düşüncelerimin, derinliklere gömülmesi gibi
Sevmek, hasret kalmak, beklemek,ağlamak gibi
Susmalıyım, Dokunsalar Ağlayacağım yoksa,
Konuştukça Lal düşen dilime ihanet ediyorum
Yada Battıkça batıyorum bu lanet olası serzenişte
Susmalıyım yüreğim, affet beni , Sonsuza dek susmalıyım
Suskunluğum sana değil sevgilim…
Üzerine alınma öyle başını eğme dik tut
Sana değil sitemim, hayata, kadere insanlara,
Seninleyken yaşadığım tattığım ve gördüğüm her şeye…
Gözyaşlarım sana değil, Sakın ha asma yüzünü
Başımdan Aşağıya Dökülen Soğuk Suyun Damlaları onlar…
Üzülme sen, Senin Göz Yaşı gördüklerin
Benim Serinlediğim…Herkeste Bulunmayan damlalar onlar.
Biliyor musun Bir kitap yazdım…
Kapak sayfasına beni…Orta sayfalarında hayatı anlattım
Bazen aralarda dostlarımı ve ailemi…
Üzülme senide Son sayfama ayırdım…
Benim yürüdüğüm yollarda…ben kaldırımı kullanırdım…
Sen ise caddenin tam ortasından giderdin…
Hani sanki, ya ölmek yada öldürmek istercesine…
Şimdi ise ışıkları kaldırmışlar..üst geçitler koymuşlar…
Sana doğru yanan ışıkları farketmiyordun
Sana göre senin intihar sandığın olay yeriydi
Oysa Senin sebebiyet verdiğin bir cinayet mahalliydi
Şimdi çık merdivenlerden kendin atla..trafiğin sustuğu anda…
Anlattığım gibi..Suskunluğum sana değil…
Sende hata yapabilirsin…bende…
Fakat sen yanlış insansın…
Bense Yanlış şıkkı işaretlemiş bir öğrenci
Bu suskunluğum sana değil sevgilim…
Seninle Beraberken Geçirdiğim Zamana…
Mahçup olduğum Yıllara sevdiğim insanlara…
Şerefini bıraktığın 2 metrelik çarşafa..
Seni serbest bırakan Dağlara Taşlara…
İlerde yüzüne bile bakamayacağın…
Evladına…Suyorum..sana değil…
Onlara Susuyor..Sana ise Acıyorum…
Dönüşü olmayan bir yolculuğa
Hazırlan sevgilim
Kendine ait ne varsa
Doldur Bavuluna
Ardına bile bakmadan
Çık yola sevgilim
Terminale doğru koyul yola
Al biletini koy çantana
Ne bir not bırak ne bir hatıra
Ne bir söz ne bir cümle kur bana
Sevdanın büyüklüğüne inandığın gibi
Gidişine de inandır beni sevgilim
Belki bi çok kez gitmişindir
Belki ilk gidişin değildir bu bana
Kimi gidişin sözdeydi belki
Şimdi biletin elinde koyul yola
.
İz bırakan anılarımın, umuda yolculuk yaparken
Her durakta beni durdurmasına dayanamıyorum
Her ne kadar transit geçmek istesem de
Olmuyor, illa her bir durak da durup, birini alıyorum
İşte böyle bir yolculuk bu, adı üstünde
UMUDA YOLCULUK
Ne zamanı geri alıp, geriye gidebildiğin
Ne de bir adım öte yer bulabildiğin
Senelerin verdiği yorgunluk, ne kadar çok olsa da
Yolculuk boyunca da, aldığım yolcu sayısı, bir o kadar çoğalıyor
Bazen bir kazaya kurban gidip, diri diri gömülmekten korksam da
Dayanılmaz bir hal alıyor bu hayat, bu yolculuk sırasında
Oysa, adını sorduklarında, Umuda yolculuk cevabını vermiştim
Kim nasıl bilebilirdi ki, geçmişin, her an hazır asker gibi beklediğini
Hangi kavşaktan dönsem, Hangi ışıkta dursam, hangi yola girsem
Ansızın gelip önümde barikat kuran anılara duruyordum
Ya Geçmişin uğramadığı bir adres arayacaktım, Yada
Geçmişin geçtiği bu yolları bir bir ezberleyip, o yollara girmeyecektim
Ama mümkün mü sanki, bir mıh gibi ömrüme yapışan bu anılar
Şimdi her geçen gün, her yolda karşıma çıkarak ömrümü çürütüyorlar
Ne bir adım,, ileri atabiliyorum,
Ne de başımı çevirip ardıma bakabiliyorum
Denizin ortasında can simidi olmayan bir mağdur gibi
Yılların yavaş yavaş, geçmesini bekliyorum
Sonunun nereye varacağını bilemediğim bu yolculukta
Bir yandan da yolcuları indirmenin yollarını arıyorum
Yolun uzun, ve durakların fazla olması, Bedenimin,
Sırtımdaki yükün ağırlığını, kaldıramamasına neden oluyordu
Zamanın saniye saniye ilerlerken, yerini dakikalara bırakmasını,
Hazmedemiyordum, Çünkü, ilerledikçe, yerini saatlere bırakacaktı.
Saatler ise günleri takip ederken, günlerin, haftalarla yarışına şahit olacaktım,
Haftaların, hesabını aylara devretmesinden sonra, Son noktayı yıllar koyacaktı.
Anılarımızın bu derece, hayatımızda önem taşıyacağını bilemezdim
Ne zaman yola çıksam, bir sırt çantası, cebimde cüzdanım, bana yeter derdim
Şimdi ise ne bir geçmişi sırtıma asıp götürebiliyorum
Ne de de bir anımı, cüzdanıma koyabiliyorum
Derdim sen olmuşsun
Bu dünyanın kara satırlarında
Öfkem sen olmuşsun
Mısralarımı yazdığım kağıdımda
Gözlerim kanıyor ağlarken
Nasılda inandım göz kapaklarına
Saf gönlüm aptal gönlüm
Kör oldu yüreğim göz satırlarımda
Göz satırlarıma çizmiştim seni
Ruhuma taş Gönlüme mezar oldun
Kaşla göz arasında sevmiştim seni
Tam arasından vurdun
Gözlerim seni beklediğim yollarda
Dudaklarımda ise Acın kalmış
Unutamıyorum yaşadıklarımı
Sevme beni istemem
Kara sevdaların olduğu
zindanlara Hapsettin beni
zincire vurdun yüreğimi
Sevme artık istemem
Gönlümü hiç sorma bana
Ölü bir bedende yaşıyorum
Bir gün gelirsen bana
Bil ki mezarımda Mutluyum.
Çürümüş Yüreğime merhem olmadın
Sevme beni istemem
Alnımı ak başımı dik tutamadın
Mutluyum ben mezarımda gelme istemem
Belki gelecek diz çökeceksin
Dua okuma istemem
Ölüm ertesi yalnızlığı yaşattın bana
Bir buket bile istemem…
Sevdin mi öyle seveceksin ki
Daha sarılmadan suyu çıkacak
Terden sırılsıklam olan
Üzerindeki elbiselerin
Susturacaksın çevrende engele dair ne varsa
Sevgini saklamadan, gururla taşıyacaksın
Önce sen göreceksin..
sonra göstere göstere seveceksin
Öyle bir bakacaksın ki
Gözlerinin içi parlayacak
Karanlıkta bile
Seni bir yıldıza benzetecek
Kimi zaman Bir kaya gibi olacaksın
Seni yerinden oynatmaya çalışsalar bile
Oynamayacaksın bir dansöz gibi
Adı üstünde kaya gibi duracaksın
Aklımdasın saklımdasın..
Adı bende saklı
Hayallerine dalmayacaksın
Sevdiğini özgürce
Göstere göstere yaşayacaksın..
Güven vereceksin sevdiğine
Yıkılmayacaksın kuru bir ağaç gibi
sözlerinle avutmayacaksın
Sevdin mi göstere göstere seveceksin…seni seveni
Sevdiğini aklına getirince
Cüzdanından çıkarır gibi değil
Sol yanına takılmış bir madalya gibi
En iyi hissedeceğin yerde taşıyacaksın
Sevdiğini hissettireceksin..
O yanında olmasa bile
O yanındaymış gibi yaşayacaksın
Dalmayacaksın yalnızlığa
Sevgi o yanında olmasa bile sevmektir
O seni düşünmese bile senin onu sevmendir
Gelmese bile senin ona gitmendir.
Sevgi bazen gururunu beş paralık etmektir
Korkmayacaksın çevrendeki dikenli tellerden
Kaçmayacaksın yüreğinin sesinden
Dinleyeceksin ve adım adım değil
Koşarak sımsıkı elinden tutacaksın
Konu sevmekse eğer
Kapatacaksın kulaklarını dosta düşmana
Sanki koparırcasına tutacaksın elini
Dosta dost, düşmana sus, dercesine.
Utanmayacaksın sevdiğinden
Onun zayıf yanları senin en güçlü yanın olacak
Kapatacaksın neyi varsa açıkta
senin sözün onda kanun olacak
Bazen demir gibi kesecek sözlerin
Zamanı gelecek Kıracaksın çevrendeki insanları
Sevdiğinin hatırına yakacaksın
Limana yanaşmış tüm gemileri
Bu limandan kalkacak tek bir gemi olacak
Liman ve gemi ne kadar büyük olursa olsun
o gemi iki kişilik olacak
Kaptanı sen, yardımcın ise…
Hayat arkadaşın olacak…
Anlatılmaz bir işkence Bu…
Sözlerin duvar örmüş yüreğine…
Tanrının Benim için Yarattığı En güzel varlık…
Bir şans mı, Bir Oyun mu
Kahreden sevdan her gece düşlerimde…
Aklım senin gidişinin çaresizliğinde…
Sen gittin..sensizliğin kaldı geride…
Ardına bakmadan gidişin vuslat oldu yüreğime…
Geçmez bir yara oluşur gönlümde…
Nice hekimlerin çare bulamadığı…
Sebebi senli bir hastalık bu…
Sen olmadan geçmeyen…
Yokluk dediğin nedir ki…Bilirmisin..
Sensizlik mi…bendeki çaresizlik mi…
Gözlerim arar, yüreğim sorgular kendini..
Bir cezamıdır yoksa bir hikmet mi…
Susan bir ayrılık parçasıyım ben…
Denizin ortasındaki kara parçası gibi…
Etrafı sadece sensizlikle çevrili…
Bir Sensizlik adasına demirleyen
Yükseklere çıkar bir ateş yakarım…
Gelecek olan sensizliği beklerim…
Gelmeyeceğini bile bile…Oturur…
Yine de bir, SEN beklerim.
Sana Sen diyorum
Çünkü !
Ne kalemle yazılmış adın var…
Nede yüreğime kazınmış bir duygun
Sen yazmıyorsun hiçbir defterimde
Rafa kaldırdığım kitaplarında bile yoksun
Adın yazmıyor hiç bir yerde
Söylesene
Sana ben ne diye
Ne diye sesleneyim…
Sen var ya Sen
Ne yaptım diye sorduğun zamanlarda
Söyleyemediğim zamanlara yanıyorum
Zaman bile ağlıyordu inan
Söyleyemediklerime,
Anlatamadıklarıma,
Ağladıklarıma ağlıyordu
Daha ne yapacaktın sen
Bu ölümlü dünya da
Yaşama sebebin neydi unuttun yoksa
Yoksa sebebini mi şaşırıdın
Yada kaybettiğin bir ruhun mu vardı
Yoksa kendin miydi o kaybettiğin…
Sen var ya Sen
Söyle
Ne için yaşarsın ki sen
Bu ölümlü dünya da
Söyle
Şeref onur gurur
Söyle hangisi
Uyurken vurdun ya
Ben ona yanarım
Sevdim ya
Ben ona kanarım
Uğruna yaşayabileceğin neyin kaldı ki..
Söyle
Yok mu bir şey
Yada vardı da sonradan mı yok oldu
Etrafın bir sürü dikenle doldu taştı
Yüreğine batanlar mı oldu yoksa
Yoksa o diken sen miydin..
Kendin açamadın ki bir gül gibi
Çünkü Sen
Dikenin ta kendisiydin
Yaptığın her davranışı
Kendine marifet mi saydın
Onlardan kalanları yoksa
Kendine kar mı saydın…
Yasakladığım denizlerim gibisin artık bana
Bana yaklaştığında
Rengimi alman yasak
Dalgalanmak yasak
Taşmak yasak
Biliyormusun sana
Sana
Bu deniz gözlerimde
Boğulmak bile Yasak…
Mavi bir denizin en sığ bölgesinde
Dibe vuran Dalgalara takılan
Yorgun gemilerin sığındığı
Son limana benzetirim sevdamı
Sen olmadan,
Sendeki izlerle tutunmak
Aynı sen varmışın gibi…
Hayata tuttuğum ayna misali..
Haince sevdaların uğramadığı
Uzakların hakimi olan , açık denizlerde
Masmavi düşlerime girerdin, her gece
Uykum da bile, tebesüm ettirirdin yüzüme
Seni sensizlikte yaşamak
Gözlerimin parlaklığını
Berrak ve temiz sulara yansıyan
Nur yüzlü yüzüne borçluydum
Işıl ışıl parlayan, ve Aynaya yansıyan
Suya yansıyan şeklini çizmekti aslında
Ellerimdeki en güzel marifet
Asla unutamadığım siman, gözlerimde
Her daim sözlerin de, her an dillerimde
Bir türkü misali,
Her gün seni söylüyordum Dudaklarımda,
Bir sevda nehri misali, akan suların aldığı,
En güzel renkti, gözlerine yakışan yeşilin
Ah bir de elaya çalan, bakışların var ya
Yakardı içimi, titretirdi elimi ayağımı
Her bir bakışın, yeni bir aşkın,
Habercisiydi aslında
O kadar etkiliyordu ki beni, gözlerin
Defalarca aşık olurdum, bıkmadan
Bu da sana olan sevdamı her daim
Diri ve taze tutardı,
Her güne yeni bir senle başlardım, ve yine
Her gece, yeni bir aşk ile yatardım, görmeden
Duymadan, sadece hissederek, Kıvırılırdım yatağıma,
Kapar gözlerimi uyuya kalırdım, senli sensizlik de…
Bir zıpkın gibi saplanan
Hatıralar
Geçmeyen yaralar ve
Sensiz bir hayat
Düşünemiyorum sevgilim
Unutamıyorum seni
Ne seni
Ne de seninle yaşadığım anılarımızı
Unutamıyorum
Unutamıyorum bir tanem
Gitmiyor aklımdan, olmuyor
Ben seni sevgilim
Silemiyorum
Ben seni çok sevdim
Öyle sevdim ki
Sana olan sevgim
ilk Günki gibi Kalacacak şekilde
İçimin titrediği ilk andan itibaren
Ömrümün sonuna kadar olan zamanda
Sadece seni seveceğim sevgilim
Hafızama kazdığım simanı
Atamıyorum
Ne kadar zorlasa da bu hayat
Unutamıyorum sevgilim
Senin bana
Sevgilim dediğin bir anını bile
Aklımdan çıkartamıyorum
Aklımdan çıkartamadığım seni
Çok özledim sevgilim
Ben seni anılarımda sevdim
Hatıralarımda yaşattım
Olmasanda yanımda
Hayalin ile yaşadım
Ama sevgilim
Ben senin hatıralarına değil
Sevgine muhtacım
Sadece seni istiyorum
Çık rüyalarımdan gel bana
Gel bana sevgilim
Gel
Sadece gel
Seni istiyorum
Seni istiyorum sevgilim
Gel Bana
GeL..
İçimdeki ateş bir kor gibi
Yanarken
Esir aldı gözlerinin büyüsü
İçimdeki cehennemin mahşerini
Biryandan da Korkuyordum Gözyaşlarım bitecek
Kalemim mürekkepsiz, Kağıdım Kalemsiz Kalacak dercesine
O Kadar Güzel ki senin için ağlamak
Doyamıyordum sana,
Zincire vurulmuş yüreğim
Ararken içimdeki körpecik duyguları
Özlüyordum seni, yanıyordum hasretinle
Kokuna hasret tenimle
Ağladıkça dökülüp serpiliyordum sanki
Parçalanmış Bir Çığ Gibi Düşüyordu Bedenim
Kara Toprağa Yok Olurcasına
Bedenim Yok Olsa Bile Yüreğim yazılıydı mısralarımda
Rabbimin bana verdiği en büyük hediyenin
Sen olduğunu aklıma getirince
İçimde sevgiye dair ne varsa
Haykırmak istiyordum ölürcesine
Sadece Sen kokuyordun Kalemimde
Seni soluyordum Kağıdımda
Kağıdıma sanki bir çığ düşmüşçesine
Damlıyordu gözyaşlarım
Ölürcesine seviyorum seni
Çekilmez olsa da bu hayat
Prangalarla dost
İmkansızlarla arkadaş olmuştum
Zinciri koparmış Körkütük olmuştu yüreğim
Ne Kağıt ne kalem derdime dermandı
Satırlarıma döktüklerim bir anlıktı Belki
Ya bir ömür yok olsaydın..
Sırf senin için sana dair ne varsa
döküyorum kalemimle bu satırlarıma
Damla damla gözyaşlarımla tamamlıyorum
Kalemimin damla damla azalan mürekkebini
Dayanırmıydı Koca çığ bana
Yada ben yaşarmıydım Bu dünyada
Onu da Bilemiyorum
Bildiğim Tek bir şey var
Gözyaşlarımla yazıyordum seni
Kağıdım isyan ediyordu Bazen
Satırlarımı Dizdiğim Kalemime
Akıl almaz Hiç bitmez Dercesine
Seni Çok seviyorum.
O kadar çok şey varmış ki yazacak
Durduramıyordum dizelerimin mısralara dizilişlerini
Parmaklarım Mosmor olmuştu
Hissetmiyordum Acısını
Sanki Morfin Yemiş yaralı bir askerdim
Beynim Donmuş durulmuştu
Fakat Yüreğim hala körpecikti
Seviyorum deli gibi delicesine Yanıyordum ateşinle
Hangi yola girsem, Koşarken
Sen çıkıyorsun karşıma, Ansızın
Her nereye baksam, Gözlerimle
Suretin Yansıyor, Bakışlarıma,
Bir bakışına hasret, Gözlerim
Bir ömürde, bin ah çektiğim, yüreğim
Tek bir dilden çıkacak olan , muhtaç Sözlerin
Olmasa da yanımda, Bana emanetsin güzelim
Bıraktığın o yerdeyim, Gelmesen de
Bir elimde kalemim Masamda ise defterim
Beklemekteyim sen istemesen de
Görmese de o gözlerin, buradayım ben güzelim
Nice ağaçlar kurudu, yıllara meydan
Ellerim nasır, sözlerim çelikten buza
Yapraklar ise yağmur gibi dökülürken
Seni beklerim bu köhne sokaklı şehirde
Başım dik ama yüzüm asık
Dilim var ama sessiz
Görse de gözlerim, sensiz
Ben, Yinede Seni beklerim..
seni arıyorum kararmış dünyamın
ıssız sokaklarında
Ne zaman ihtiyacım olsa
elim lambaya gidiyor ansızın
Neden bilmiyorum ama yalnızım
Yalnız hissediyorum kendimi
Onca kalabalığın arasında
Kaybolup Gidiyorum
Ne kadar elim lambaya gitse
Yakamıyorum ışıkları
Ya Bir düğme yada bir mum arıyorum
Fakat lambayı mı yoksa seni mi yakacağım
İşte onu bilemiyorum
Bugün bir başka seviyorum seni
Bir başkasın çünkü
Hatırlarmısın ilk tanıştığımız zamanı
Sözlerimizi özenle seçerdik birbirimize
Dillenmişti yüreğimiz
Artık beraber sever, beraber sevilir olmuştuk
Seni seviyorum sözcükleri
Dilimizden düşmez hale gelmişti
Bir başka hissederdik kendimizi
Bir gün sonrasını heyecanla beklerdik
Beklediğimiz her saniye içimiz titrerdi
Özlem mi hasret mi bizde bilmiyorduk.
Vurgun yemiş yüreğimiz artık bambaşkaydı
Ne vurgunluğumuzdan
Nede geçmişimizden bir parça kalmıştı
Sadece sen ve ben vardık bu ikili dünyamızda
Başka bir histi bu
Birbirimize anlatmaya çalıştığımız
Anlatamadığımız Bambaşka bir şeydi
Tap Taze ve Derin duygular içersindeydi
İşte bu yüzden bugün bir başka seviyorum seni
İlk günkü tatla sevgiyle
Hiç değişmeyen duyguyla hürmetle
Bir başka seviyorum seni…
Aldığımız her nefesi hisseder hale gelmiştik
Attığımız adımların ayak seslerini duyardık
Cümlelerin ilk kelimesini Birimiz söylerdi
Diğerimiz ise Devamını getirir cümleyi kurardı
Fakat bir türlü nokta koymayı beceremezdik
Her cümlemizin sonu virgülle biter
Fakat her cümlemizin başı büyük harflerle başlardı
Çünkü her Sözümüzde Sen ve Ben Vardık
Anlata anlata bitirmezdik
Taşardı cümlelerimizden artık sevgimiz
Artık şarkılar ve şiirler vardı hayatımızda
Şarkılar söyler şiirler okurduk
Okuduğumuz veya söylediğimiz her şey
Sana ve Bana dair devam ederdi
Bıkmadan büyük bir heyecanla
Beraber okur beraber dinlerdik
- Ayrılırsın en sevdiğin, inceliklerden, yiyeceklerden, evinden barkından veya arkadaşlarından,
- Gözlerin görmez, en yakınındaki sevdiklerini bile, susar, bir köşede oturur düşünür ağlarsın
- Hele ayrılığın adı , kara sevda ise, birde gitmişse senden, işte o zaman bir başka hal alır yaşamını
- Üzerine çöker Ayın, En Karanlık gölgesi, delik deşik eder aklını, bin parçaya bölünür, kalırsın ortada
. Hani moralin bozulur da, sözcüklerinin dudağında kilitli kaldığı zamanlar olur
. İşte o zaman Bir su olmak ister insan, akmak istersin yolunu bilmediğin denizlere,
. Bazen de kaybolma düşüncesi ile, olduğun yerde kalmak ve sabitlemek istersin kendini
. Mümkün müdür yerinde durup ta beklemek, Kolay mı öyle gözlerin yollarda, acı çekmek
. Öyle anlar gelir Küsersin hayata, Oyuncakları elinden alınmış bir çocuk gibi, ağlar durursun
. Yemekleri iter önünden, aç kalmak ister, inat eder, acıksan da bir lokma yemez susarsın
. Kapıyı çarpıp çıkarsın bazen de, hani sanki birilerine tepkini vermek veya hissettirmek istercesine
. Tabi arkana bakarsın sık sık, gelen var mı diye , hem gitmek istemezsin, hem de inadından vazgeçemezsin
. Bazen de başın döner, elinde bir alkol şişesi bir sarhoşu andırırsın, Bir serseri gibi dolaşırsın ortalarda
. Keskin bir rüzgar beklersin, yolun ortasında doğru düzgün yürüyemediğin gecelerde,
. Vursun istersin yüzüne Yüzüne, ,yüzüne gelen keskin rüzgarların temiz havasını aldıkça burnundan,
. Seni götürmesini istersin estiği her yere, nereye gittiğini bilmediğin halde
. Dudaklarındaki sevda şarkıları susar, ayrılık şarkılarıyla rüzgara kapılırsın
. Kendinde olmadığını düşünürsün bazen, aklından şüphe duyar, başlarsın kendini sorgulamaya
. Beklemenin ve beklerken çektiğin acıların hesabını sorarken kendine, akıl almaz hale gelir yaşadıkların
. Bir film şeridi gibi geçer gözlerinin önünden, her dakikasını, her saatini, hatta her anını tekrar tekrar yaşarsın acıların
. Kararlılık ve Kararsızlık arasında gidip gelirken, geçmişte geçtiğin yollarda yaşadığın,
. Güzel günlerin de hayalini kurmadan yapamazsın, anıların vurur başına bir migren gibi
* Geleceğe atmak istediğin adımların, bir bir kör çukurlara denk gelmesi ile başlayan hayallerinin, suya düşmesini hazmedemezsin
* Umutlarının yıkılmasını, kendi şehrinde meydana gelen, en şiddetli bir deprem olarak nitelendirir, enkazın altından çıkmak bile istemezsin
* Kahrolan hayatının içinde bir ceset gibi yaşarken, rüzgarın seni götüreceği yerleri merak bile etmezdin, umutların yıkılmıştır bir kere
* Daima ileri gidebileceğin, bir güce ulaşmanın, ne kadar zamanını alacağını bilemiyordun, cesaretini toplamak en büyük hayalindi belki de
* * * Ama Nerde, Hayallerin nerde, Sen Nerdeydin
/ Bir Şehirde mi yada bir şehrin sokaklarında mı
/ Bir cennetin bahçesinde mi, yoksa
/ Bir cehennemin sıcaklığında mı?
/ Aslında rüzgarın götürdüğü boşlukta da olabilirdin
/ Yada bir yaz sıcaklığının veya bir kış soğunun tam ortasında
Aslında HER şiirimin, HER mısrasında sen vardın * * *
Ama, SEN, anlamadın…!!!
SEN Gidersen, Ardından Gelirim Sanma, Alışır Bu Can Yalnızlığa,
BEN de giderim, senin olmadığın, senden uzak, diyarlara
Ömrümce yalnız kalırım sanma, yanılırsın zamanla
Bir su olur akarım, Kadere inat, Hayata inat, dökülürüm deniz deniz
Haydi Git, Şimdi
Git
Sen gidersen, BEN de giderim, unutma..
Ansızın,
Karşıma çıktığında
Sana Tutuldum,
Gözlerime baktığın
Bir anda,
Sana vuruldum
Şimşekler çaktı
Yüreğime,
Tutuldum
Yağdın Üzerime
Sağnak gibi,
Sana tutuldum
Islandım
Sırılsıklam
Tutuldum
Ayrılığı,
iki hecede,
Ayrı ayrı
Yazarken
Vuruldum,
Akarken gözlerim
Sende Duruldum,
Aklım,
Aklımı kaybettim
Sende Buldum,
Şimdi
Tek hecede
Söylüyorum
AŞK,
Sana Vuruldum
Bırakıp da Gidenlerden Kaçıyorum
Fırsat Bulup da Bitirenleri
Silip de Geliyorum Yar
Hiç Görmediğim, Duymadığım
Beyaz Sayfalara Gidiyorum
Gelecekte Bir Yar Bekliyor, Biliyorum
Gözleri Güzel, Sözleri Özel
Bekle Beni, Sana Geliyorum
Yaşandı, Bitti Öylece,
Anlamadan, Bilmeden
Umarsızca Gitti, Sessizce
Yolu açık olan yar
Yolun Açılmış Oldu Böylece
Bir Karış Toprak Buldum
Yüreğimin Orta Yerinde
Maziyi Gömerek Gidiyorum
Mavi bir gül ,dikerken üzerine
Son Duamı Ediyorum
Bekle Beni
Sana Geliyorum
Açtım Ellerimi Gökyüzüne
Yağan Yağmura İnat
Dualar Ediyorum, Haykırırcasına
Avuçlarım Sırılsıklam
Gözlerimde İse Bir Umut
Bekle Beni Yar, Sana Geliyorum
Kapattım Gözlerimi, Gelip de Geçenlere,
Geçerken, Selamını Kesenlere
Kapattım Kapılarımı Yar
Kapattım
Rüzgar Hangi Şehre, Hangi Şiddetle
Eserse Essin
Fırtınalar Kopsa da, Bu Yaralı Yüreğimde
Ben Yine de Sendeyim,
Gelecek de , senin elinle, el ele
Gözlerim Gözlerinde
Yüreğim İse Sana Emanet
Sana Dair Dillenmiş Şarkılarla Geliyorum
Sana Geliyorum Yar
Umutlar Koydum Adını, Ayrılık Şarkılarının
Söylendikçe Dillerde, Sendeyim yar
Ardıma baktıkça, Kanıyor, Acıyor,
Parça Parça Yüreğim, Acıyan Yaralara İnat
Sana Geliyorum
Sardığım Yaralarıma, Anılarımı Kattım
Şimdi Hepsini atıp, Yatağıma Yattım
Sabah Ola Hayrola, Güneş Doğunca
Sana Geliyorum Yar
Yüreğime Saplanan Geçmişi
Söke Söke
Çıkartıyorum Yüreğimden Geçmişi,
Yırtarcasına
Bekle Beni,
Ne kadar Acısa da, Yansa da Yüreğim
Kan Revan da Olsa Bedenim
Sana Geliyorum
Seninle Mühürlediğim Kalbimi
Ardına Kadar Açıyorum
Geleceğe Ait Yüreğimi
Şimdi, Sadece
Sana Mühürlüyorum
.
Seninim Evet…
Hep Senindim Belkide…
Belkide ıslandım yağmurlarında…
Dirense de Dilim, Söylemese de Bunu…
Yüreğimin, Yavaş ve Sessizce Kulağıma Fısıldayıp…
Gözlerimin Dolduğu Bir Akşamda Geldin, Kuru Bir Kalabalıkta…
Yüreğimin Fark ettiği Tek Güzel Şeydin Aslında, O Kalabalık Arasında…
Şimdi İse, Sevdam Bende, Derinlikler İçersinde, Yüreğim İse Sana Emanet…
Öyle bir gel ki
Paklan,
Ardında kalan
Düşüncelerinden
Öyle bir sev ki
Utansın gökyüzü
Denizin ona olan
Hasretinden
Öyle bir üzül ki
Gözlerinde kalmasın
Bir tek damla
Yaş
Öyle bir sevin ki
Göz göze Geldiğimizde
Yıldıza Dönsün
Gözlerin
Öyle cümle kur ki
Bir şiir tadında olsun
O güzel yüreğini anlatan
Altın gibi sözleri olsun
Öyle bir kız ki
Bağır çağır, çat kaşlarını
Vur kapıyı git, Ama
Dön dolaş gel bana
Öyle bir gül ki
Bir
Gülüşüne
Kurban Olayım
Öyle bir sevdir ki
Gözlerim, Her yerde
seni arasın, sevdan
Aklıma mıh gibi saplansın
Öyle bir gel ki
Ne geçmişinden eser
Ne geleceğinde
Bensiz yarınlar olsun
Sadece gel
Öyle bir gel ki
Herkese Kapattığım
Bu Kalbimi
Sadece sana açayım
Benim İçin Gitmen Veya Kalman Değildi, Önemli Olan…
Asıl Önemli Olan…
Dürüst, Özünde ve Sözünde Mert Olmandı Aslında…
Olsaydın Eğer…
Ne Varlığında Değerin, Değerini Yitirecekti…
Ne de Yokluğunda, Varlığını Unutacaktı…Bu Kalbim…
Her Daim, Yüreğinin Bir Parçası…
Gönlüme Tutunarak Ölümsüz Yaşayacaktı…
Şimdi Sen Gittin…Diline yalanları dolayarak…
Hiç Düşünmeden Gözyaşlarımı Akıtarak…
Bir Yerlerde Derinliklerde, Güzel Anılıp Ölümsüz Olmak Varken…
SEN İse Yaramı Deştin Ansızın…Çektin Gittin…
Aslında…SEN….Kendi Dilinle Ölümü Seçtin…
.
Ölümsüz sevdim ben seni
Kör edecek kadar gözlerimi
Ölecek kadar sevdim belkide
Ömrümü verecek kadar
Öyle sevdim ki
Veda edecek kadar dünyaya
Koskoca ömrümü
Feda edecek Kadar Sevdim
O Canım deyip sarıldığın bir ana
Muhtaç kalacak kadar sevdim
Ne seni silebildim
Nede umutlarıma katabildim
Ama sevgilim, Ben senden
Vazgeçemedim
Hiç aklımdan çıkmayan o sözlerini
Şarkılarıma kattım öyle sevdim
İçime sığdıramadığım seni
Yüreğime hapsedecek kadar
Delice sevdim seni
Delice Sevdim
Delice…
Ben seni aşkım
Ölümsüz sevdim
Ömürsüz sevdim sevgilim
Sen, olmadığında
İçine, sen saplı beynime
Bir kurşun sıkacak kadar
Çok sevdim seni
Ben seni Ölümsüz sevdim
Ömürsüz sevdim sevgilim..
Ölümsüz
Sevenin olursa bir gün, sakın ha, Yalvartma
Sevmişsen sende, üzme, uzatma mesafeleri
İçinden Birşey Gelmiyorsa Net Ol, Söyle Gerçekleri
Ne olursa olsun susma…oyalama, ne kendini ne kendisini
Hecelerin, sınırlı kalmasın dudaklarında, birleştir kelimelere
Güzel cümleler inşa et, Üzmeden, sırala dizelerini
Kırmadan Kırılmadan İzah et kendini…Anlat ona içindeki seni…
Eminim anlayacaktır hem seni hem kendisini
Buz gibi bir gecenin esen rüzgarlarında
Öylesine üşürken yüreğim
Bir çare arardım, içimde kaybolan sıcaklığa
Gerçek olmasını istediğim rüyalarıma dalar
Sımsıcak bir yuvanın hayalini kurardım
Erkek çocukları babasını taklit ederken
Kız çocukları ise annesinin rujlarını sürerdi
Bazen de Bahçedeki asmalı çardağın altında
Eşimin getirdiği çayı yudumlardım
Otururken asmalı çardağın altında
Gözlerim Kiremit rengindeki çatıya dalardı
Evin rengi gözüme çarpar, çatıyla bağdaştırırdım
Hemen renk seçimine başlar,
En sevdiğim renkle ilk adımı atardım
Maviyi gözümde canlandırır ve evin
Maviye bulanmış halini hayal ederdim
Bahçenin korkuluklarını da unutmazdım
Önce sağlam olmasına dikkat eder ve,
Daha sonra onları maviye uygun bir renge boyardım
Bahçe duvarlarına yakın yerlere bir şeyler dikmek
Buda hayallerim içinde olan bir şeydi ve işe başlardım
Aralıklı olarak bir ağaç bir gül şeklinde dikimler yapardım
Ağaçlarda ise yoğunluk çam ağaçlarına verirdim
Sabahları ailem ile birlikte kahvaltı ederken diktiğim ağaçlara bakmak
Benim en çok keyif aldığım anlar olurdu
Ve eşimden tebrikleri alır gururlanırdım
Akşam olduğunda ise bir ikaz gelirdi kulaklara
Haydi bakalım yemek hazır herkes sofraya sözleri
Eşimin o bal dudaklarından çıkar ve bir bal keyfi ile
Sofraya otururduk, daha yemekte ne var diye sormadan
Önüme bir tas çorba konu Afiyet olsun sözcükleri kulağıma çarpardı
Çorbam biter ve ikinci bir yemek için hanımın gözlerine bakacakken
Önümde ikinci bir yemeği görür sevinirdin, zamanlaması ve ilgisi
Beni çok mutlu eder ve hiç sofradan kalkmak istemezdim.
Yemekler biter fakat sofrada oturmaya devam ederdik
Yemeğin yerini tatlı bir sohbet alır çocuklar ile şakalaşırdık
Daha sonra Herkes yerini bilir şeklinde
Çocuklar ders başına, hanım mutfağa ben ise Tv Başına geçerdim
Hanım bulaşığını bitirir yanıma gelir, arada çocuklara bakmamı isterdi
Bana tv başından kalkmak ne kadar zor gelse hiç sesimi çıkarmaz
Doğruca çocukların odasına gidip bir göz atardım bir şeyler söyler gelirdim.
Sonra hanım meyve getirir bende kuru yemişleri tabaklara koyardım
Tv karşısında dizileri izlerken keyifle oturur meyvemizi yerdik
Tabi çocukları unutmazdık, anneleri bizden önce onlara götürmüştür bile
Uyku sati gelmiştir, çocuklar yatmış, hanım bana seslenip hadi canım yatağa
Sözleri kulağıma yansırdı. Ben biraz üşenerek biraz burada yatayım der fakat,
İkna edemezdim, Pijamalarımı giyer doğru yatağa giderdim..Ve Uyurdum..
Ve Saatin Zili Delicesine Çaldı…Susmak Bilmedi…
O Sıcacık Yatağımdan Uyandım…
Uyandığıma Pişman Oldum..
Oturdum Ağladım…
Her Yer Boş…
Buz Gibi…
Soğuk…
Issız…
Ben İse Sus Pus…
Faili bir adam gezer bu şehirde
Elleri boş, ceplerinde resimler
Aklındaki isyanları, bitirmemiş bir adam
Yüreği kan, sözleri çelikten bir adam
Gözlerini maviden, Sözlerini Kaleminden,
Ellerini ise, kırılmış bir ağacın dalından almış bir adam
Kalbi her daim atan yaşayan, Kanlı Canlı, bir insan
Öyle bir yaşar ki..Yaşarken ağlayan bir adam
Bir adam gezer bu caddelerde
Seslenmeye gelmez, çatık kaşları
Ayrılığı kendinden bilen,
Aklı sıra her gün düşünen bir adam
Sözleri Çelikten, buz gibi Sevdası Yüreğinden
Ayrılığı gurundan, gidişi inadından bir adam
Hasretini belli etmeyen, konuşmayan dilsiz,
Doğuştan Masmavi bir adam
Bir adam gezer bu sokaklarda
Almış eline yüreğini, gezen bir adam
Sırıl sıklam ıslanmış sevdasından
Asla kurumak istemeyen bir adam
Faili bir adam bu, isimsiz, kimliksiz
Adını Soramayız, söylemez konuşmaz
Öyle bir adam ki, ağzını bıçak açmaz
Onun Şehrinde çiçek açmaz, çiçek solmaz
Gizemli bir adam bu , kendi kendine ağlayan
Gözleri dolmuş, pınarları kurumuş bir adam,
Yağmurları kan kırmızı, elleri nasırlaşmış
Sevdasını yaza yaza bitiremeyen bir adam
Üşümüş bir adam bu, ama asla belli etmeyen
Ne kadar üşüse de, soğuktan buz tutsa da elleri
Sevdasıyla ısınmasını bilen bir adam
öyle bir adam ki, hiç bir kimseye ihtiyaç duymayan
Her gün Ağlayan, ama belli etmeyen
Kederini hüznünü, damarlarında yürüten, bir adam
Her ağladığında çevresine gülücükler saçan,
Ağlarken hayatını yaşayan, ender bir adam
İçi titreyen, Tüyleri diken diken olmuş
Her şeyden şühpe duyan, alışamayan, bir adam
Hayatı, kaderi, insanları, yalan bilen bir insan
İçine dert olmuş sevdası, asla çıkaramayan bir adam
Yüreğim bir alev çemberinde,
Cümlelerim ise kızgın ve saldırgan,
Etrafı ateşle sarılmış bir akrep gibi,
Kendime kızıyor, kendime söyleniyorum.
Zat-ı muhterem sevgine dillenemiyorum,
İçimdeki öfkemi anlatamıyorum,
Patlamaya hazır bir volkan gibi ,
Kendime Kızıyor, Kendime Söyleniyorum.
Nefsimi deniyorum sanki, bir oyunmuş gibi,
Sen bilme duyma,Susmayı seçiyorum,
Alevlerin ortasında kalan akrep gibi,
Kendime kızıyor, kendime söyleniyorum.
Sana,bana kar etmez bu hicran
Susuyor sadece bu dilsiz yüreğim,
Terkini bozma değmez buna,
Kendime kızıyor, kendime söyleniyorum.
Sarmala beni, Mecnun et kendine,
Gel etme Leylam Sana zarar etmem,
Elim uzanamaz ise çehrene,
Kendime kızar, kendime söylenirim
Tekrar gelsem bu dünyaya,
Gönlüne Tay düşerim senin
Cehennem kılma bu dÜnyayı bana
Kendimi Yakar, Öyle Giderim.
.
Sana Sunduğum Güzelliklerin, Çirkinliklerinde Battın Sen…
Sen Öyle Bir Gemiydin ki, Tertemiz Okyanuslarda Seyir Etmek Yerine…
Batmayı Tercih Ettin, En Kirli Denizlerin, Derinliklerine…
Çırpınırken Derinliklerde, Can Simitsiz Kaldın Şimdi Süresizce…
Şimdi Artık Kayıp Bir Gemisin…Okyanusların Derinliklerinde…
Kaybetmek Vazgeçmek Değildir
Aslında Vazgeçmek Kaybetmektir
Asıl Konu Kaybettikçe Kazanmayı Öğenmek
Kazandıkça Geçmişe Bakıp Gülmektir
Güldükçe Mutlu Olmak Demek
Geçmişten Ders Almak Demektir
Ders Almak Öğrenmek Demek
Öğrendikçe Mantıklı Düşünebilmektir Demektir
Mantıklı Düşündükçe Doğru Adımlar Atmak Demek
Doğru Adımlar Attıkça
Bin Kilometrelik.Yolun Bile 1 Adım İle Başladığını
Anlamak Demektir.
Aslında Kaybetmek Bir Yok Oluş Değil
Geleceğe Attığın Bir Adım Demektir
Önemli Olan
Kazanırken Kaybettiklerinden Ders Çıkarabilmek
Kaybederken de Kazanabileceğini Düşünebilmektir
Kısacası Kaybetmek Kazanmak Demektir…
Kazandıkça Başa Dönüp
Bu Şiiri Baştan Okumak Demektir
Hani kalbim atar ya seni gördüğüm anlarda
işte o zaman Göz yaşlarım akar dolu dolu
Islanır yanaklarım pembeleşir yavaşça
Kapanır gözlerim dayanamaz göz kapaklarına
Adımlarım değişir yürürken kaldırım kenarlarında
Gözlerim kısık görmez, aklım ise bir karış havada
Ben seni canım, ne zaman görsem böyleyim işte
Heyecandan titreyen yüreğimle seninleyim Öylece
Bazen de şaşkın olurum, bakıp dururken etrafıma
Tüm cesaretimi toplar başımı dikerdim semalara
Seni göreceğim anı beklerdim içimdeki heyecanla
Gözlerine bakmak ve görmek istediğim zamanlarda
Zavallı ayaklarım çok çekerdi benden, kızardı bazen
Ağrımaya başlardı, sızlatırdı dizlerimi yorgunluğundan
Bir o yana bir bu yana çekiştirilmekten usanmışlardı
Ne çare ki dillenemezdi, ben ise farkında bile varmazdım
Şöyle eve girip de ayaklarımı uzattığım anda anlardım
Yürek sıcaklığında, anlayamadığım yorgunluğumu
Hiç pes etmeden yollarını gözlerken ben senin
Aklıma getirdiğim hayallerin ile avuturdum kendimi
Bu nasıl bir sevgi anlayamadığım, hayretle baktığım
Ne gözlerimi kapadığımda hayalin giderdi gözlerimden
Ne de uykuya daldığım zamanlarda çıkardın hayallerimden
Bir çivi gibi saplanıp vurmuştun yüreğimden
Artık içimdeydin, çıkartamadığım tatlı bir duyguydun
Belki, sen de seviyordun, ama ben bilmiyordum
Ne sen tarif edebiliyordun, ne de ben söyleyebiliyordum
Gözlerimi kapatıp sadece kaldırımları düşünüyordum
Kiminin Alnına Yazılır,
İyi veya Kötü, Adı,
Alın Yazısı Veya Kader Olur…
Kalır Akıllarda…
Kiminin İse, Sevgiyle,,
Sevgi Dolu Yüreklere yazılır.
Yazdıklarımızın Gönlümüze Yansıyıp,
Anlımıza Yazılması Gibi…
Sevgiye dair Ne Varsa…
Gönüllerde Taht Kuran
Sevda Masalı Misali..
Akıllarda Kalır… Asla Unutulmayan
Tadı Her zaman Damaklarda Kalmış,
Ve Hiç Sönmeyen
Yangınların Rengine Bürünmüş
Bir Aşk Ateşi Misali…
Gidersem bu şehirden Sessizce…
İnadına gideceğim uzaklara ardıma bakmadan…
Kimsenin bilmediği ve asla göremeyeceği…
Uzun bir yolculuğa çıkacağım sen bilmeden…
Yollara düşeceğim, inadına…
Kaçacağım adeta bu kanlı şehirden…
Yangını büyümüş bir orman gibi…
Yanacağım belki de sen duymadan….
Yanacak belki yüreğim gibi cayır cayır…
Bir cehennemin sıcaklığında kalacağım, inadına…
Atacağım terlerimi soğuk soğuk…
Ateşlere gideceğim, inadına….
Bu şehir kör oldu artık görmez beni…
Buz gibi sokakları üşütür ısıtmaz…
Kirlenmiş sokakları, kan kırmızı caddeleri….
Sarmaz beni, ağlatır, gideceğim inadına…
Gerekirse gözlerimden nefret edeceğim…
Damlattığı her bir Damla İçin kızacağım belki…
Küseceğim onlara bir düşman gibi…
Ağlamayacaklar inadına…
İnadına ağlamayacağım…
Gözlerim dost, Yüreğime ise Yoldaşım olacak…
Alacağım yüreğimi düşeceğim yollara…
Gideceğim bu şehirden
Sen bilmeden
Duymadan
İnadına..
Bir sigara yak hadi. çek içine derincesine
Elveda ile süslenmiş yarınların dünündeyim
Her bitişin ardından gelen hüzünlerden sonra
Ertesi günü, gelecek olan ayrılığın hayalindeyim
Bugün en büyük dostum oldu sigara
Yarın kimler gönlüme dost olur bilmiyorum
Dünlere baktığımda sadece sen vardın hayatımda
Şimdi ise Başka umutlara yelken açıyorum.
Kimi zaman kin ve nefret, yada isimsiz bir masaldı
Yoksa senin yokluğunda gelen bir çaresizlik mi
Belki de ufuklara süzülen, ve ardından aranan
Kimliksiz Bir umut yolcuğu, Yada bekleyişti
Ne kadar bekler ki bir insan bu yolsuzluk ta
Kaç Mesafe gidebilir ki Sensizlik kervanında
Ne kadar Yaşar ki bu vurdum duymaz hayatta
Bilemezsin..sen Yaşamadığın bir dünyada
Benim dünyam bu, ben yaşar ben bilirim.
Senin dünyanda ise, sen başlar sen bitirirsin
Biten her güzel sevdanın ardından gelen kabusun
Rüzgar gibi gidişini de unutma, kalmaz içimde bilirsin
Şunu da bil ki, Bendeyken sana esen rüzgar
Şimdi ise senin özlediğin zamanlarda bana esiyor
Bu Ayrılığın sonunda gönlünü rüzgara bırakan bu aşık
Teslim oldu lodoslara, pusulasız bir sevda diyarında
Takvimlerden izin silinmiş, işaretler yok artık
Aylar ise susmuş. Yılları bekliyor
Yıllar ise geçtikçe, aylarına küsüyor, aylarına esiyor
Fakat ne olursa olsun Bir sana esemiyor.
İçimdeki Rüzgar
Senmiydin usulca yüreğimi acıtan
Neydi öyle canımı cayır cayır yakan
Akan kanımı, damarlarımda donduran
Senmiydin haince beni aldatan
Hey Sen, Söyle, Hala Seviyormusun
Biliyorum, Seviyorsundur hemde çok
Yüreğimdesin, gönlümdesin diyeceksin
Hatta senin için ölürüm biterim diyeceksin
Sen neydin öyle, ansızın gözlerimi karartan
Güneş açan yüzümü zindanlara kapatan
1 Kuruşluk aklımı ellere harcatan
Senmiydin, Konuştukça dibine kadar batan
Ama Sen, Asla
Utanmayacaksın,
Uslanmayacaksın da
Zamanla Kahrolacaksın
Bahar açan gözlerimde, kışları yaşatan,
Seviyorum diyerek, her gün kandıran
Yakaladığımda ise , yüzsüzce kendini aklayan
Bir kağıt gibi buruşturup, bir kenara atan
Çünkü Sen
Senmiydin söyle
Her aynaya baktığımda, kendime ağlatan
Çok özlediğim uykularımı usulca unutturan
Güller açan yüreğimi acılarla tanıştıran
Senmiydin
Oysa, Çok sevmiştim,
Ne yüreğime sığdırabildim bendeki seni
Ne de kıyabildim, acıyan yüzüne, yüreğine
Sadece sevdim, delice, utanmadan, çekinmeden
Sevdim evet,
Yüreğime sığdıramadığım sana, hep güvendim
Sensiz kaldığım her an oturup sensizliğine ağladım
Tüm yalanlarına inandım, kandım,
Sadece ben, sevdin sandım
Ben sendeyken, sen neredeydin
Hangi şehirde saklıydın, söyle
Sevgi dolu bir insanın sol tarafındamı
Haince vuran bir insanın aklında mı
Bir Ben Bulamayacaksın..
Al Bedenimi, Bırak Ruhumu
Azat et yaralı gönlümü, hakim bey
Yüreğim sızlar, sevdama emanet
Yaşasın Ömrünce, özgürce
Bırak gitsin Hakim bey
Yüreğimin yeri, bedenim değilse
Ödetme bedeli hakim bey
Aç pencereyi ardına kadar
Uçup gitsin bu güvercin
O yerini bilir, hakim bey
Kendimi dinliyorum gecenin sessizliğinde
İnfazı beklıyorum ruhsuz bedenimde
İçim acıyor nedensiz gidişlerle
Özgür kalsam da yaşayamam
Hakim bey
Günahlar benim,
Cansız Bedenim Senin,
Acılar Bizim
Borcumuzdur
Hakim bey
Özgür olup yarım yaşamaktansa
Vur boynuma al canımı cellat bey
Bir yanım eksik, bir yanım tahriş
Azrail dayandı Kapıma,
Çal Kapımı Cellet Bey
Damla damla düşüyorum üzerine
Yavaş ve sessizde sezerek gelircesine
Uzaktan bakar uzaktan gözlerdim seni
Şimdi ise damla damla geliyorum sevgilim
Bekle beni yağmurun düştüğü ilk yerde
Nokta nokta hedeflemişim seni
İlk damlam anlına ikincisi ise sol yanına
damla damla düşüyorum üzerine
Süzüyorum seni başından aşağıya
Kaşlarının arasından geçerek
Dudaklarına akıyorum ıslak ıslak
Tadına koşuyorum ey güzel yürek
Ne benim kadar seni
Seven çıkardı Bu dünyada
Yokluğunda cehennemi bile
Kendine yuva bilen
Ne de senin kadar bana katlanabilen
Yokluğumda mas mavi denizlere atlamak isteyen
Öyle bir parça olmuştuk ki
işte böyle bir şeydi, off ki Ne Off
Ömre feda sevdan ve sevdam
Bir bedenin sağ ve sol yanı gibiydi
iki yürek şimdi nerde, hangi ellerde
Hiç düşündün mü sevgilim
Hiç geldi mi aklına
Oysa ne kadar hızlı başlamıştık bir zamanlar
Bir anda, bir bakışımıza, vurulurken biz
Şimdi ise sırtımızı döndük ansızın
Hızlı sevmenin kurbanıyız belki de
Kim bilir
Belki de tanıyamamış olmak
En büyük eksikliğimizdi
Defterimize yazdırdığımız
En büyük günahımızdı belki de
Ama ne olursa olsun
Severek Yaşadıklarımız
En büyük şahidimizdi sevdamızın
Geleceğin teminatıydı aslında güzel anılarımız
Daima aklımızda kalsa da yaşanan güzellikler
Sarsa da beynimizi yaşanmışlar
Seni güzel hatırlayacağım sevgilim
Seni ve sensizliği, hiç unutmadan
Taşıyacağım seni, sen olmasan da yanımda
Şimdi ise seni seviyorum demek vardı aslında
Diyemiyorum, işte bunu yapamıyorum sevgilim
Neden, niçin, nasıl diye sakın sorma
Çünkü geleceğime ihanet edemem geçmişim
Geleceğe dair planlar yaparken biz
Şimdi ise geçmişimle konuşuyorum yalnız
Sevgilim demek varken şu anda
Şimdi ise Geçmişim olarak anıyorum seni
Sakın ha üzülme, ağlama sevgilim
Bunu ben değil sen istedin be geçmişim
Şimdi
Varmışım gibi, gül, oyna, dans et
Dim dik dur bu acımasız hayatta
Ne kederlere yenik düş ne de acılara
Kadere inat, sevdana inat, ömre inat
Sımsıkı dur
Bir zamanlar deli gibi sevdiğin
Bu sevdanı
Güzel hatırla sevgilim,
.
Bir ah sürdüm dudaklarıma
Gülen gözlerini gördüğün bir anda
Ansızın yüreğime düşen sevdan
Her an aklımın aydınlıklarında
Her şey bir başka sevgilim
Yanımda olduğun zamanlarda
Yokluğunda ise bir nefret gözlerim
Dilimde ise sana sevda sözlerim
Ey sevgili düşünme, gel
Gel yüreğimin sen kokan odalarına
Ben sana vuruldum, aşığım,
Hasret kokan teninin sıcaklığına
Gülen gözlerim seninle güler, bilirmisin
Senin gözlerin benimle güzel,
Aynaya baktığında görebilirmisin
Yüreğim ise sensiz kalırsa ne olur
Bilebilirmisin..
Bilirmisin yanlızlığı, sensiz geçen zamanları
Sen olmadığında kahrettiğim o acımasız yılları
Sevgim ise evrenin en derin boşluğunda şimdi
Olsan da olmsan da yanımda
Ben yine de seninim sevgili
Seninim gülen gözlüm, tatlı sözlüm
Her daim yüreğimde taşıdığım, ince sızım
Güzel huylum, nazlı çiçeğim, son sevdam
Gel gözleri gülen, gözlerim seninle güler
Gel,
Düşürme yağmurları, süzülmüş bedenime
Koparma fırtıları, yüreğimin derinliklerin de
Gel, üşenme sevgilim, içine sen saplı yüreğime
Gel, gözleri güzel, gönlü özel, gülen gözlüm
Gel
Gülen Gözlüm
Gel
Söz Verdiklerime Gittim..Hesapsızca…
Her Ne Kadar Sana Söylemesem de Giderken…
Gittim İşte, Ardıma Bakmadan Sessizce…
Ne Ara, Ne Sor Artık Gittim Ben Sebepsizce…
Senin Sebepsiz Gördüğün Bu Gidiş…
Benden, Sana Doğru Esen, Rüzgarın Nefretiydi…
Kopmadan, Bana Yaşattığın Sendeki İpeksi Görünüşler…
Bende İse Bir Kabusu Andıran Çığlıklardı…
Gördüm Seni, Büyüyen ve Küçülen Gözlerinde…
Her Anlatışının ardından Gelen Yalan Sözlerinde…
Gittim işte… Gittim…Senden…
Şerefsizce Yüreğimi Parçalayan Yaralı Yüreğimle…
Gözlerime Bakarken Söylediğin Sevgi sözleri…
Her Arkamı döndüğümdeki Gizli İhanetlerin…
Ne Bir Selam Ne Bir Sabır Bıraktı Bende…
Gittim Ulan… Gittim işte… Şerefinle Kal Dilediğince…
Gökyüzü Şahit Oldu Gözlerimin Sağnaklarına…
Bilirsin Tek Düşen Damla Habericisidir Sağnakların…
Sen İlkini Görmedin Ki, Sağnaklardan Haberin Olsun…
Nerden Bileceksin ki…Ağladım Günlerce Gözlerin Dolsun…
Haince Planlar, Günü Birlik Sevdalar, Tek Gecelik Aşklar…
Seni Anlatmaya Yetti…Soran Olursa Seni, Tarif Ettim Gitti..
Mecalimi, Güvenimi, Sevdamı, Aşkımı, Sendeki O Yüreğimi…
Soran Olursa Eğer, Söke Söke Aldım Bitti..
Şerefle Beraber Yakaladığım Şerefsizliğini…
Fark edince, Kalabalık İçersinde Dolaştın mı Sessizce…
Ellerin Bilmediğim Elleri Tutar Sanki… Hissettin mi Bildiğimi..
Gittim İşte…Gittim… Kalbim Sığmaz Oldu Göğsüme…
Duygularım Ağır Gelir Bedenime Taşıyamam…
Boğazımda Sözlerim Düğümlenir, Konuşamam….
Yutkunurum Kelimeleri, Nefesim Kesilir…
Aklımı Yitirmişim Sanki…Bir Türlü Anlatamam…
Anlatamadım…Konuşamadım…
Gittim…
Gittim İşte…Sessizce…
Gittim…
Bugün gerçek bir ayrılığın ilk günü sevgilim
Şu anda tüm saatler yedi çeyrek
Tarih ise, 6 Kasım 2012 Salı
Sabah saatleri, ve ben yalnızım
En çok yakan, saatlerde vurdu beni, Ayrılık
Hiç beklemediğim bir anda, ansızın
Her zaman kazandığım bir zamanda
Sabah saatlerinde geldi bana, buz gibi
Bu ayrılığın, en kötü yanı ne biliyormusun
Kal desem yüreğimde, kalacak yerin yok
Git desem sana, diyebilecek gücüm yok
Gelsem desem sana, sıcak bir yürek yok
İşte böyle bir ayrılık bizimkisi,
Başladığı gibi ansızın gelen
Geldiği gibi de, giden
Bir kalemde biten, bir ayrılık şarkısı bu
Yüreğimizde, bir deprem etkisi yaratan
Acıyan yaraları, kanattıkça kanatan bir şey
Hiç yoktan var olup, inşa edilen sanki
Dönüş yolu olmayan, kapkara bir şey işte
Bir şiirle başlayan bu sevdamıza
Sen ve benle devam ederken biz
Gerçek bir yaşamda renk katmıştık
Şimdi ise, gömülecek bir yer arıyoruz
Şimdi ise, sen gittin, ardına bakarak
Ben kaldım, yapayalnız, ağlayarak
Şimdi, ben de gidiyorum, anılarımızı alıp
Gözyaşlarımı ise saklayarak
______________________Gidiyorum…
Bazen çıkarsın bir yolcuğa,
Öyle bir hazırlanırsın ki,
Hiç dönmemek üzere,
Sırtında sırt çantası, cebinde cüzdanın.
Alabildiğince her şeyini yanında istersin,
Geride hiçbir şey bırakmamak üzere,
Kapıdan daha çıkmadan,
Tek tek kontrol edersin eksiklerini,
Duvarda neyin varsa aşılmıiş,
Kırar parçalarsın büyük bir öfkeyle.
Bir bir karıştırırsın resimlerini,
Eskiye dair ne varsa çıkarır yakarsın.
Küllerini bile temizler atarsın,
Kapıdan çıkıp bahçeye bakarsın.
Sonra birde Ayrıldığın semaya,
İçin acır parçalanırısın
Mecbursundur artık gideceksindir,
Bunu adın gibi biliyorsundur
İçin parça parçadır yürüyemezsin
Yürümemek için otobüsü beklersin
Emin olmak için son bir kez de olsa,
Ardına bakarsın gözlerin kısık bir şekilde.
Biraz Beklersin, kısa bir hayale dalarsın,
Yüreğin dağlanır. Kor gibi.
Yaşadıkların bir film şeridi gibi,
Aklında sıralanır, Bitmek bilmez.
Donup kalırsın, yorulursun ayakta durmaktan.
Oturursun bir köşeye seyredersin.
Gözlerinden yaş gelir ağlarsın,
Kapıdan çıkarken ki o net tavrın,
Yüzünü hüzne bırakır, üzülürsün,
Gitmek istemezsin, donup kalırsın.
Rüya gibi gelir sana anlayamazsın,
Yüreğin ve otobüs arasında kalıverirsin.
Biri etten diğer ise çelikten yapılma,
Kazaya kurban gitmiş ceset gibi kalırsın ortada.
Bir an öldüğünü düşünürsün bu kazada,
Kendini öyle bir sıkmışındır ki,
Bedeninin hiç bir noktasını hissedemezsin,
Derken, bir korna sesi,
Otobüs gelmiştir artık,
Uyanırsın kabus diye nitelendirdiğin
Bu Rüyadan…
Aslında farkında değilsindir,
Asıl kabus bundan sonra başlayacaktır.
Otobüsten inersin, terlemişindir,
Sırtın kaşınır, sıkılmışındır yüzün buruşmuş.
Nerye gideceğini bilemezssin,
Plansız bir yolculuktur bu.
Ve ilk defa kendi başına karar vermenin,
Yollarını ararsın, düşünürsün, Aklın ermez.
Kendine bir yer bulup oturursun,
Kalacak bir yer ararsın kendine.
Geride bir şey bırakmadığından eminsindir,
Öyle eminsindir ki,
sanki öfkenden gurur duymuşundur.
Geride ne kaldı ki dersin,
İçinden bir ses ileriye bakmanı söylüyordur.
Alırsın bir gazete, Ayrılık sayfalarına bakarsın.
Yazılanların hepsi içindeki sesten yanadır.
Daima ileri, ardına baktıkça ilerleyemezsin der.
Aslında içindeki ses öyle bir öfkelidir ki,
Öfkesinden kendi sesini bile duyamaz hale gelmiştir.
Biraz kendine geldiğinde, içindeki ses değişir,
Önce bir suskunluk alır düşünür.
Hiçbir şey bırakmadığını düşündüğün anda,
Geride Bıraktığın ve Bırakmadıkların aklına gelir.
Aslında ayrılırken yanında aldıklarından,
Daha fazlasını bırakmışındır.
Yanına aldıkların sana bir hiçmiş gibi gelir.
Öfkeni yenip farkına varmamışındır.
Yanında aldıklarından daha önemli olan tek sey,
Senin hayatındır,
Evet, hayatını bırakmışındır.
Yolculuğa çıkarken, yanına alamadığın,
Tek bir şey kalmıştır.
Yüreğin…
Önemli Bir Karar vermek istediğinizde…
İşte O zaman 2 Kez Düşünün…
Birincisi Kendiniz…
İkincisi Onun İçin…
İki kez de o düşünse…
Dört dörtlük
Karar verirmiş olursunuz…
Yine de olmuyorsa…
Kararlarınız yine doğrudur demektir…
İş işten geçmiştir…Bazen…
Yeter ki Niyetinizde olsun…
Tekrar işbaşı yapmak zor değildir…
.
Sahte Sevdaların…
Önce Heykeli Dikilir…
Sonra Gönderilir…
Gerçek Sevdaların İse…
Ne Heykel Dikilir…
Ne de Gönderilir…
Sadece…
Yürekler Konur…
Ölümüne Sevilir…
Gecenin en iyi vurduğu yerden
Bir Karanlık seçtim kendime
Yıldızların en güzel gözüktüğü yere
Baka kaldım Tüm suretimle
ay yüzlüm yıldız gözlüm
yüzüm mazlum
Gönlüm sensiz kaldı
Gel bekletme,ince yüreklim
Sözlerim dilsiz
cennetim sevapsız kaldı
Nice tazeyken duygularımız
Gel bekletme
Solmadan bu aşk ateşi
Köreltme duygularımı gel bekletme
Gönlüme ay düştü sanki
Göklere küser oldum
Başım eğik yüzüm asık
Gel bekletme
Günlerimizin sayılı olduğu
Cenneti cehennemi ayıramadığımız bu dünyada
beni ele yar etme gel bekletme
Nice aşk usanır
Soğur sevginin inceliklerinden
usanmadan aşk, gel bekletme
Kimi aşık unutur
unutur sevginin anlamını
unutmadan aşık, gel bekletme
bir damla göz yaşınla
hayata kalırken ben
sana sevda türküsünü
kim söyler benden başka
Nice yolculuklar gördüm, dönüşü olmayan
Gel bekletme, ömrümü zehretme
Çıkma yola bu kara sevda yolunda
yıllar yaşlı, yollar taşlı, gel bekletme
Hayallerimle yaşarken sen
Kim açar sana düş bahçesini, benden başka
Uykusuz kalırken ben, kahretme
Dert etme kendine, dokunma içinden gelene
Bırak gelen gelsin, misafir et gönül şerbetine
senin derdine sefadır senden gelene
Gel bekletme,
zoruma gider benden gayrı türküler
söyletme kendine, gel bekletme
aşıkken sana bu sevda narında
etme, bu sevda narını mahvetme
GEL Bekletme
Düşmüşüm bir sevda narına
Cehennem kuyusuna düşer gibi
Ateşinde yanıyor sanki bu gönlüm
İçine düşmekten korkar gibi
Sevmeyi özledim dert oldu içime
Uzun yıllar ağır geçti gönlümde
Anlayamadığım gizli sevdalar ile
Yalnızlık çökmüştü yüreğime
Serin bir akşam üstü
Güneş susmuş hava serinlemiş
Çökmüşüm bir balkon köşesine
Yıldızları seyreder oldum
Hep içlerinden bir tanesinin
Sen olduğunu düşünürken ben
Burkulurdu yüreğim
Toprak ve Gökyüzü arasında
* Geçen gün derdimi sormuştun
* Bugün anlatayım dedim
* Aslında şöyle
- Hep Tektim..
- Hep Yalnızdım..
- Sadece, ansızın
- Bir umuda kapıldım
* Ya şimdi?
- Zamanla
- Ayrılık çaldı kapımızı
- Ve Yine Tekim
- Ve Yine Yalnızım
- Umutlarımı sorarsan
- Onlar Benden daha yalnız şimdi
* Ya anıların?
- Geçmiş her ne kadar
- Hüzünlendirse de yüreğimi
- Bu özlem her zaman vardır içimde
- Atamadığım, bir köşede sakladığım
* Keşkelerin oldu mu?
- Keşke doğduğumuz gibi kalabilsek
- İlk gün ki gibi saf ve temiz
- Ağlasak Bile, tertemiz..kedersiz
* Bundan sonra ne yapacaksın?
- Bir çok insanın yapmak istediği bir şey
- Yaşamak
- Bazı insanlarında yaşarken
- Dibine kadar battığı bişi işte
- Ayakta kalmak, onur ve gurur ile
- Yaşamak,
* Bitimi şimdi derdin?
-Biter mi…
Buldum, dertlerimi düşüncelerimi
Her gece aklıma gelen suallerimi
Aradığım hasretimi özlemimi
Buldum ben, sensizliğin üzerime düşen,
ÖFKESİNİ…
Sende Gördüm ben, ahıma ah ettiğim günleri
ilk görüş anında gözüme gözüken hoş gözleri
Sende buldum ben, SAHTE gülüşleri
Buldum, sendeki SON hecedeki, SON geceyi..
Sende gördüm ben
Haince, marifet sanıp YALAN gidişleri
Sende gördüm arkasına bakmadan gidenleri
Sende Buldum RUHSUZ gönülleri
Bende kaldı, kanlar içinde yüreğim,
Süzüldü ulan yüzüm, ÖZÜM aynada kaldı
Ne sevgim kaldı ne duygum, AL senin olsun
Bu dünya senin gibi Sıfatsıza kaldı…
Al doldur şimdi yüreğine dilediğince
Ne aşk bırak, nede sevda bırak gönüllerde
Çal, çalabildiğince, yalani masum gülüşünle
Sen çal, sen oyna şimdi, Gölgende kalan,
Mariferlerinle…
Simdi SUS…ve DİNLE..
Sen, Masada Bıraktığım, Bir Kupa Kızı Kadarsın
Bugün ben kaybederim, uçarsın elimden…
Yarın Başkası çeker, tutarsın elinden
Masadan masaya, uçarsın GİZLİDEN…
Şimdi SUSMA… Konuş…
BULDUM, Ben
Senin Olmadığın Bir Dünyada
MUTLU Olduğum Günleri…
Şimdi sen ARA sen BUL..
O Kaybettiğin GÜZEL Günleri…
Sessizliğine bürünen gecenin mateminde
Bir Çığ Düştü Bedenime ezercesine
Sıcak bir, Yaz gecesi eşliğinde
Bir kuşku düştü sanki yüreğime
Beni yok sayın bu gece her akşamın aksine..
Yaralı yüreğim ile birlikte, aldım elime hayalini
Gidiyorum ben, düşler alemine
Dur desende duymam, dalmışım en derinlere
Gözlerim bakar, ama görmez
Dudaklarım depreşir, fakat konuşmaz
Sormayın bana, Gönlüm parça parça
Dilim seyrek,, anlatamaz
Gelmeyin bu gece üzerime
İçim efkar dolmuş yüreğim sır
Anlatamam, konuşamam
Kırarım bu gece, üzerime geldikçe
Ciğerlerime dolan sigara dumanı
Geceyi de kapladı, sislere boğuldu bu gece
Nefes alışım değişti, Kesilir Gibiyim
Gelmeyin üzerime, kırarım bu gece
Adını sensizlik koyduğum bu sesizlikte
İçimi Ürpertir sessizlik, diken diken
Avuçlarımda kalmış Yüreğin
Gelmeyin üzerime, kırarım bu gece
Sensizliğin masalını yazıyorum Bu gece
Bir yanda Gök, Bir yanda, Deniz
Renkler Simsiyah, Hava sıcak, Aylardan Ağustos
Bir Yanda Dağlar, Bir Yanda Taşlar
Düşüncelerim tahriş, zerre zerre
Bir yanda sen, Bir yanda ben
Çıkartamıyorum aklımdan, Kazınmış
Bir yanda YüreğiN, Bir Yanda YüreğiM
Sana Baktığımda, senden Alamadığım Gözlerim
Her Baktığımda Yüreğime Düşen Sevda Ateşin
Ateşini Yakmaya Çalışan Sevda Sözlerim
Bir yanda gözlerim, Bir Yanda Sözlerin
Adını Mavi Koydum Bu Sevdanın
Denizlerin renginde, uzak, ulaşılması zor
Bir kırmızının detayında saklanan
Bir Yanda Mavi, Bir Yanda Kırmızı
Ellerin ellerimde, Gönlüm Yüreğine Aşık
Sevdam tavan yapmış, Nehir misali Sana Akan
Bir kuş misali..kırık dallarıma konan
Bir Yanda Sevdam, Bir Yanda Sevdan
Bir vurgundan çıkmış Yürekler
Kanadı kırılmış güvercin, suskun bir adam
Delicesine aşık iki yürek,
Bir yanda sen, Bir yanda Ayrılık
Uzaklar almış adını Ayrılığın ,
Mesafeleri sevdasıyla kısaltan iki yürek
Ayrılığı yenen, inadına bir sevda…
Bir Yanda Hasret Bir yanda Kokun
Bir Yanda Gözlerim, Bir yanda sözlerin
Bir Yanda Mavi, Bir Yanda Kırmızı
Bir Yanda Sevdam, Bir Yanda Ben
Bir yanda sen, Bir yanda Ayrılık
Bir Yanda Hasret, Bir yanda kokun
Bir yanda Kader, Bir Yanda…Off
Birer Sevgiliyiz
Huzur ve Mutluluktur …
3 Güne Sığdırabildiğimiz….
Aslında Bunlar…
En Büyük Heyecandır…
Bir Ömre Sığdırmak İstediğimiz…
Her An Yaşamak İstediğimiz…
Sevinçtir Belki de…
Gözyaşlarımıza…
Sebebiyet Verdiğimiz…
Şimdi İse Birer Sevgiliyiz,..
Bir Birimize Kenetlendiğimiz…
Bir Masalsın Sen
Bir masalsın sen
Gerçeğinden uzak
Sadece dillerde gezen
Bir tuzaksın sen
Yasaksın sen
Doğru olana
Yanmışsın sen
Gönlü Olana
Kendini anlatamazsın
Savunamazsın hiç bir zaman
Dilin varmaz konuşamazsın
Çünkü bir masalsın sen
Her yiğidin gönlünde varsın sen
İçine düştüğü gibi anlatılan
Bir masalsın her yiğidin dilinde
Gizemi Asla Bilinmeyen
Kimi zaman aşksın sen
Gezersin dilden dile
Kimi ağlatır kimi aldatır
Anlatırken
Konuşamazsın
Çünkü bir masalsın sen
Zaman olur ayrılık olursun
Dönüşü Olmayan sevdalarda anlatılan
Bazen de oturur güldürürsün
Dönecek diye avutturulan
Olur olmaz dalma her bir sıcaklığa
Yanarsın anlamazsın bir anda
Hani bir yara açılır ya vücudunda
Acısı sonradan çıkar gelir aklına
Aklın gider sözlerine, takılırsın
Gözün kalır Gözlerinde baka kalırsın
Dalma gözlerinin rengine, kanma
Bilemezsin sana nasıl baktığını
Düşünür Tutulursun, bir bakışına
Sanma öyle kalır, değişir zamanla
Süzülür kurusun
Kalırsın ortada
Bir Anda
Geç olur aklına gelmesi
Uykuların en büyük korkun olur
Sessiz kalır, uyuyamazsın
Korkudan solmuştur Tenin, Duramazsın
sol yanın bölünür, pramparça olur
Yarım kalmış düşünür kalırsın
Yaşadığını bile anlayamazsın, susarsın
Farkına varmazsın insanların, hayatın.çiçeklerin
Vurdum duymaz bir hayat yaşarsın
Yaşayan bir ceset haline gelir, Kaçarsın
Bu hallere düşüp yarım yamalak yaşarken
O İse çıkar gider, anlatır seni, hayatı tadarken
Bir anıymış gibi kalır aklında
Sen sol yanını tutarsın
Elinde kalmış Bir çiçeğin yaprağı gibi
O İse solundan kalkar sağından anlatır seni
Sen susar, ağlar,ölürsün yanan ateşin ile
O İse kalktığı gibi devrilir yatağına
Hiç Düşünmeden
Kalırsın Ortada
Bir Anda…
Bir fırtınanın ortasında kalmış
Yosun tutmuş bir ağacım ben
Dallarım öyle kurumuş ki
Çıt dökülür olmuş yapraklarım
Kalan yapraklarım direncimi arttırsa da
Ne Aşıkların oturacağı gölgem kalmış
Nede insanları Serinletecek Yapraklarım
Bekler olmuşum gövdeme vurulacak son darbeyi
Beklemek mi zor, Yoksa
Bu şekilde yarı baygın yaşamak mı
Fırtına şiddetini ne kadar arttırsa da
Çaresiz bir bekleyişle buna alışmak mı
İklim değişemiyorum ki, İyileşeyim
Bir bilet dahi alamıyorum, çünkü yolum yok
Bazen öyle istiyorum ki dallarımla sarılmayı
Yapamıyorum, Çünkü yüreğim yok
Gövdem Yosun, Yüreğim buz tutmuşken
Bana kim hayat verir, bilmiyorum
Düşüncelerim aciz,Ruhum serbest kalmış
Aklım delik deşik, Fikirlerim ise sana emanet
Saatlerim durmuş, Bekliyorum
İşini kaybetmiş bir işçi gibi
Umutlarımı atıp rüzgarlara savuruyorum
Kim yakalar onu Bilemiyorum
Bazen bir kuş konar zayıf dallarıma
Dalım kırılacak kuş uçacak diye korkarım
Öyle özlemişim ki sesini
Yılların hesabını kendime sorarım
Nice kışlardan çıkmış olan bu gövdem
Şimdi Yazları bile yeşillenemez oldu
Belki yerimi korur Bir ressama konu olurum
Belki de kökünden sökülen, ama ötesi bilinmeyen…
Bir Soru Olurum…
Beni üzdün, astım yüzümü, aldırmadın
Ağladım, çektim gittim, gelecek sandın
Aldım gurumu, geldim, üç para saydın
Arkana döndün, yüzüme bile bakmadın
Sen beni atsan da, o boş gönlünden
Çıkartamam seni, yaralı yüreğimden
Gelmesen de bana,bıksan da benden
Sen yine de benimsin canım sevgilim
Sana, şaşırıp da kaldım, anlayamadım
Hayretle baktım, öylece köşede kaldım
Saf gibi inandım, sana kandım,yandım
Ne çare,yandım yandım, sana ağladım
Kararsa da , parlak, a ydınlık, gönlüm
Alsan da ahımı, uzaklara da gömsen
Hiç düşünmeden, gel desen, gelirim
Çünkü ben, hep, sendeyim sevgilim
Üzüldüm,kurudum, bir anda duruldum
Oturup bir köşede, düşündüm durdum
Gitsem mi, Kalsam mı, ben bilemedim
Ama ben kaldım,sana kaldım, yandım
Şimdi git,düşünme ardına bakmadan
Hadi git, durma, al uzakları koynuna
Uzaklaş dilediğince,çıkart hayatından
Kaybolsan da bir ömür, bu dünyadan
Buz kesildim Üşüdüm, dondum kaldım
Dayanılmaz bir acıyla, baş başa kaldım
Sen beni gözyaşımdan bile anlamadın
Sayende, sevgiye aşka, muhtaç kaldım
Sen yine de benimsin canım sevgilim
Şu Hayata inat, ölsem de kahrından
Kör olsam da, Görmese de gözlerim
Yine de, sendeyim, canım sevgilim
Seninle yaşadığım, mutlu günü andım
Ansızın, gelip de, çılgınca, seviyorum
Demeni aradım, ama gittin, kayboldun
Özledim, özledim, hep seni bekledim
Bir yalnızlık düşün, s ensiz, kimsesiz
Bir yüz gelsin aklına, asık, ve çaresiz
Aşk gelsin aklına, bensiz ve sevgisiz
Bir Hiç olsam da yokluğunda, dipsiz
Buseni özledim dudaklarıma dokunan
Nefesine hasret kaldım, beni yaşatan
Gözlerini özledim, gözlerimde yanan
Bir bakışına kaldım, bir başka kandım
Ben yine, sendeyim, canım sevgilim
Yandım, yandım, sana sana ağladım
O kadar çok sevdim ki, sana inandım
Kahrolsam da, söylediğin yalanlardan
Ben yine de seni sevdim, sana geldim
Sana koştum, seni özledim, istedim
Kovsan da beni, acımasız dünyandan
Ben, sana geldim sevgilim, git desen
Gitmem,sen saplı, yaralı yüreğimden
Bir Masaldı Bu,
Hep Sen Anlattın,
Ben dinledim.
Şimdi Ben Anlatıyorum,
Sen Dinle.
Susturma beni Gözlerime bak.
Duygularım buz gibi çelikten yapılmış,
Sözlerim, bir hançerin,
Vücuduna saplandığı an gibi gelecek belki,
Ama üzülme, diyorum ya,
Bir masaldı bu,
ben dinledim,
şimdi sen dinle.
Sana olan Kızgınlığımı,
Dile getiremiyordum.
Sen Konuşurken Karşımda,
Dilim Konuşamaz hale geliyordu.
Dedim ya, üzülmüyorum,
Bir masaldı bu,
Ben dinledim,
Şimdi sen dinle.
ilk kez öfkemle anlatıyorum seni,
Kulaktan duyma dillerden değil,
Yaşanmış bir masalın yapraklarından,
Yüreğimden Koparırcasına damlatıyorum.
Kalbimi söküp atsam neye yarar,
Çıkar mı bu bedenden bu can.
Can çekişiyordu, topraktan gelme bedenim,
Buz kesmişti her yanım,
Sen nerdeydin ey sevgili
Temmuzun tam ortasıydı
Güneşin anlıma vurduğu
Aklımın başımdan gittiği zamanlardı
Ellerim buz tutmuş, yüreğim ise
Bir ateş çemberi gibiydi
Biraz kırgın biraz sinirliydim,
Ben çok seven, birazda sevecendim.
Sense bir istanbul gibiydin,
Büyük ve kalabalık.
Yada, öle sanıyordun kendini.
Hani Masaldır ya,
Sen anlattın,
Ben dinledim,
Sen koskoca istanbulsun,
Yakışır mı sana,
Göğsünü gere gere,
sevgilim diyemedin,
Sahiplenmeyi beceremedin.
Ben seni sevmeyi seçtim de,
Ben sana tahammül ettim de,
Sen mi beni sevemedin…
Sevemedin değil, sevmedin.
Gözün dışarıda,
Aklın masaldaydı,
Sen anlattın ben dinledim.
Korktum yine sevdim
Aldattın, ama yine sevdim.
Allah mıydın be,
Allah mıydın hep yalvardım.
Ben seni,
Uyuyamadığım her gecenin,
Sabahına kadar Sevdim…
Ya sen,
Sen Anlattın,
Ben Dinledim…
Şimdi sen dinle,
Bir Masaldı bu üzülme.
Ben Anlattım,
Sen dinledin…
Kırmızı Bir Gül Düşün, Mavisine Bulanan
Gonca gonca yapraklarını, sevdasına açan
Diken diken sözlerini, Şarkılara, adayan
Bir Aşk düşün, Ansızın yüreğine saplanan
Farzet bir el var ellerinde, sımsıcak sarmış
Bir kol hayal et, beline, uzunca dolanmış
Ha bir de gözleri düşün masmavi, gözlerine dalan
Bir dudak düşün, Değdiğinde nefessiz bırakan
Şimdi çek o ellerini, ellerimden, sessizce
Fazret ki yok, Bomboş, ıslanmış avuçların
Biraz yukarı sol tarafa , hadi ilerle
işte buldun..Şimdi hisset…Güzelce
Al eline yüreğimi, Al içine, Al, korkma
Aldığın o yerde sev işte, delice derinliklerde
Aklına getir unutma, içine düşen fırtınalarda
Mutluluğun adresidir, uzak diyarlarda
Bir ah çek gönlüne, çektiği acılara inat
Bir kadeh al elinde doldur, çek çeke bildiğince
Kedersiz sarhoşluğun tadını çıkar, süresizce
Deli bir aşkın içine düştün, doldur, devam et sessizce
Kararsın gözlerin, ne durları duy, ne vurları
Doldur sadece, dans et, Aşkın gölgesinde
Omuzlarımda ellerin, kulağında sıcak nefesim
Haydi yaklaş, düşünme, dans et sadece,
Ne zaman uyandın Düşlerinden, Yanında Sevdan
Sol yanı yokladığında , Yüreğinde bir sıcaklık
Elle tutabildiğin, gözle görebildiğin, bir gerçekse
İşte O zaman, Aşk senindir Sadece…
.
Bir çağlayandan aşağıya düşmektir
Soğuk bir soyun derinliklerine inmek
Seni kaybetmek, Bu yaşama veda etmektir
sensiz kalmak, bu hayatta anlamsız olmak
Sonsuz kalmak gibidir seninle yaşamak
Ölümsüzlüktür senin varlığın
Kokun ile büyümek
Sevgin ile ayakta kalabilmek
Ne kadar zordur bilirmisiniz
Bir ana kokusuna hasret kalmak
Burnumda, dirhem dirhem tüten Mis Kokun
Gönlümü parçalayan bir sensizlik hissi
Hayat bu kadar mı anlamsız kalır
Anam kelimeleri dudağımdan kesilince…
Değeri hesaplanamayan abide Kalmışın yüreğimde
Ben sensiz ne yaparım Anam bir düşünsene
Elim ayağın tutmazdı ben hasta olunca
Dilin susardı ben aç olduğum anda
Ya Gönlün..gönlün..ah be gönlün…
Ana gönlü bu Ana Yüreği sorulur mu be.
Var mı daha ötesi yücesi..
Sen Anaların Bir tanesi
Ömrümün tek gözdesi
Sen Bir Çilek Tanesi…
Annelerin Annesi..
Seni Çok Seviyorum Bir tanesi…
Anam……………………….
Sanma ki, yaşıyorum bu kimliksiz dünyada
Aslında ben, ölü bir bedende mahkum olmuşum
Öldükten sonra yaşamaya çalışan,
Bir Aktörü canlandırıyorum…
Anlamsız oyunlar, yasa dışı sevdalar
Kahrolası ihanetler, haince cinayetler
Masum bir şekilde yaşamaya çalışan,
Bir Genci Canlandırıyorum,,,
İki Yüzlü insanlar, sevdamı çalan hırsızlar
Arkamı döndüğümde, vurulan acımasız hançerler
Temize Çıkmaya Çalışan,
Bir Mahkumu Canlandırıyorum
Üzerime bir bina gibi gelen kem gözler,
Betonerme düşünceler, üzerimde oluşan acılar
Enkazın Altından Çıkmaya Çalışan,
Bir Kadını Canlandırıyorum
Kaldırımlarda çalışan, elleri nasırlaşmış
Bir parça ekmek için, elleri parçalanmış
Ailesini Yaşatmaya Çalışan,
Bir Babayı CanlandırIyorum
Sokak ortasında düşmüş, dizleri acıyan
Canı Yanan, ağlayarak oyuncaklarını arayan
Oyuncaksız bir çocuğu hayal ediyorum.
Küçük Bir Çocuğu Canlandırıyorum Anam
Göğsünde sütü tükenmiş, beş kuruşu olmayan
Yavrusunu Kucaklamış, Bağrına basan,
Avuntulu sözlerle, uyutmaya calısan
Evladı için her an ölmeye hazır
Bir Anneyi Canlandıracaktım..
Canlandıramadım.
Anam
Yapamadım…
Damla damla eriyor bedenim
Ansızın düşüyor gökdelenlerden
Buharlaşıyorum sanki bir kaşık suda
Diken diken oluyor vücudum, Yüreğim sızlar
Gönlüm Ağlar, Gözlerim Dolar
Yaşlar Akar gözlerimden, Bir Ana Hasretiyle
Yokluğu yakar, Vücudum Terler, Dilim Tutulur
Anam Kelimesi Söylenince..
Canlandıramadım…
Anam
İşte Bu Yüzden…
Cesaret Edemedim…
Anam…
Olmasan da yanımda
Alışırım yokluğuna.
Buz gibi bedenin
Yanımda olsa da,
Yoksun sen
Ruhun hep dışarıda.
Varlığında, yokluğunu,
Yaşatırken sen bana,
Yokluğunda ise,
Varlığını hayal ettirdin.
zerre zere
Kaybolurken şehrimden
Senli sokaklar hayal ettim.
Olmasan da yanımda
Çok sevdim.
Varlığında da sevmiştim
Yokluğunda da,
Oysa hep
Yanımda olmanı
İstemiştim.
Sana ben
Olduğun gibi
Kal demiştim.
Yalvardım,
Değişme dedim
Gitme dedim
Kal dedim Sana
Ama sen ,
Dinlemedin
Duymadın
Yada
Duymazdan geldin.
Dindiremedin
Gözlerimden akan
Yağmurlarımı
Durduramadım
Beynime beynime
Çakan şimşekleri.
Deldi geçti aklımı
Delik deşik düşünceler
Sardı etrafımı
Ve Ben,
Sustum
Gidişine Sustum
Yokluğuna Sustum
Varlığında ise
Hep Susturuldum…
Şimdi
Ne Kal diyorum
Nede Git
Nedense sadece
Kendine şaşıyorum…
Çünkü Ben
İkisine de
Alışıyorum…
Herkes gibi sende ağlamak istemezsin
Kara Kaplı Bu Acımasız dünyada
Ağladığında ise, susmayı aklına bile getirmezsin
İşte O zaman, Susmayacaksın
Durmadan Ağlayacaksın
Hiç ara vermeden, ardı ardına.
Acımayacaksın göz kapaklarına
Kör olurcasına kapatacaksın gözlerini
Öyle bir ağlayacaksın ki
Bardaktan boşalırcasına.
Gözlerinden akan o yaşla
Bir şehri, sellere boğarcasına akmalı.
Göz pınarların kuruyana kadar, ağlamalısın
Gözlerinde akacak tek bir damla bile kalmamalı
Göz yaşların bittiğinde ise.
Göz kapakların açılamayacak bir hale gelmeli
Bir Kere Ağlayacaksın, Tam Ağlayacaksın
Günlerce, haftalarca, aylarca ,hatta yıllarca değil.
Yormayacaksın gözlerini, Öyle bir ağlamalısın ki
Bundan sonraki hayatında Başına ne gelirse gelsin
Kader, senin gözlerinden, akmasını istediği
Tek bir damla yaşı, bulamaz hale gelmeli
Zamanla kabusları yaşamaya başlayacaksın
Süzülecek ve üzüleceksin belki
Damarların sığmaz olacak bedenine
Dar gelecek bedenine ruhun, Nefesin darlanacak
Canın acıyacak, yanacaksın sevda cehenneminde
Ellerin Titreyecek, bir tuzluğu bile tutamaz hale geleceksin
Diz kapakların uyuşacak, yerinden kalkamaz halde olacaksın
Terleyeceksin, Sırılsıklam olacaksın, Nefes almak isteyeceksin
Biraz canın sıkılıp gezip dolaşmak istediğinde ise
Duyguları alınmış, bir umut gibi gezeceksin, şehrin kör sokaklarında
Kapanmış gözlerle bir kör gibi yaşarken, kaderi bozuk dünyada
Gün gelecek, ZAMAN çalacak ansızın kapını.
Yavaş yavaş açacaksın o kapanmış gözlerini…
İşte O zaman Göreceksin Tüm Gerçekleri…
Gidişin Değildi Aslında Beni Yakan
Göz Yaşların dı Belki de Beni Kasıp Kavuran
O Güzel Yüzünü Islatıp da
Geleceğe Dair Nem Bırakan
Bir Andı Belki de, Bizi Bir Birimizden Ayıran
Ama Ne Çare, Gitmiştin Bir Kere…
.
Yer ve gök seni anlatıyor bu gece, uçsuz bucaksız gök yüzünde
Aklıma düşüyorsun ansızın, Bu cehennem kokan depremlerde
Toprak ve su ise isyan ediyor, akan kanlı acılı yağmurlarıma
Bitiyorum, Sırılsıklam bedenimin Durmayan sağnaklarına
Kırmızı bir şimşek çakıyor, alnımın tam kader noktasına
Adının baş harfi saplanmış, bembeyaz sayfamın ilk satırına
Kahrediyorum Yüreğime kazınarak yazılmış kara sevdana
Öyle Kızıyorum ki Mıh gibi saplanan atamadığım anılarıma
Bu gece sen varsın düşlerimde, yakamı hiç bırakmayan
Dünleri hatırlıyorum da, o kadar mutlu hiç ağlatmayan
Nerde, nerde o gün günler söylesene, kahretmeyen
Kader Alnımıza yazmış bir kere acıları, gün yüzü görmeyen
Sabah olmasını isterdim ve kuşların cıvıl cıvıl ötmesini
Perdeleri açıp da o güneşi görmek pırıl pırıl parlamış halini
Neler vermezdim ki, o kabus dolu karanlık gecelerden çıkmak için
Ama ne çare, aydınlık düşer mi, siyaha boyanmış karanlık gecelere
Susarım geçmeyen günlere, aydınlanmayan simsiyah gecelere
Ağlarım geçen yıllara, yanarım yarım kalmış sahipsiz kalan diğer yarıma
Öyle isterdim ki koşarak gitmek, sımsıkı sarılmak mutlu yarınlarıma
Sert Bir fırtına beklerim gelecekte, yüreğimi de alıp götürsün diye
Hiç acımasın bu felek, Vursun vurabildiğince istediği yandan
İster beyaz olsun, İster simsiyah gelsin karanlık düşlerime
Gelsin, vursun beni kalbimin tam orta yerinden, acımadan
Yalansız olsun, dolansız gelsin, gerekirse çaresiz gelsin
Yeter ki, Adam gibi gelsin körpecik yüreğime, Aldatmadan
Almadan ahımı, öldürmeden ömrümü, dost doğru gelsin
Başı dik Yüreği ise bir ateş, yürek ise gerçeklere aşık
Bir sevda gibi gelsin…benim sevdam bana
Adam gibi gelsin.
VAZGEÇ vakit varken terk et
Çek Git uzakla ardına bakmadan
Dibe vuran dalgalara inat, şükret
Al karşına kaderi, kapat gözlerini seyret
Durdur zamanı ardına döndüğün ilk anda
Beklet Saatleri dursun, dursun bu hayat
Vursun, vursa da seni felek her yandan
BOŞVER, Gitmeler düşsün aklına sabret
Gelecek yıllara, güzel günlere doğru
Çek git buralardan, mis kokan şehirlere
Bekletme git , seni bekleyen mutlu günlere
Aldanma söylenen güzel sözlere, GİT
SADECE GİT, çekil git yollardan, bırak
Ayır yolunu, dön, en keskin virajlardan
Nasıl olsa, mutluluk sana, dağlar kadar ırak
Gözlerin ise, göremeyecek kadar, kör ve uzak
Kahretsen de bahtı kara yalnızlığına, SUS
SUS Kİ, anlatacaklarına şahit olsun yıllar
Biliyorum uzaklaştığın her an yüreğin sızlar
Üzülme, bitecek hepsi anısın, gittiğin o an
Ne geçmişe dön bir selam ver
Ne de al anılarını koy çantana
Bırak neyin varsa kapıların ardında
SADECE GİT, uzaklaş, at kendini uzaklara
VAZGEÇ düşlerinden,
Boşuna geçen yıllarından
Kırılmış Hayallerinden
VAZGEÇ
GİT
Git ama, dönmemek üzere
Ne yüreğini dinle
Ne de feleği çek sineye
SADECE GİT, uzaklaş,
VAZGEÇ
VAZGEÇ gönlünce
GİT
Ben hep yudum yudum yaşadım
Tek isteğim vardı huzurlu yaşamak
Mutlu olmak, bir kuş kadar özgür kalmak
Kader mi, kısmet mi, bilmem ama
Hayata her zaman sonradan başladım
Ama hep sonraları anladım, öğrendim
Kahretsem de, doğrulara bürünmüş yalanlara
Önceleri hep inandım, yandım
Hep sonradan farkına vardım, kandım
Hep güvendim, hep geçmişi andım
Aslında ben, bu hayatı bile bile
Kendime nefes niyetine zehraldım
Ama her defasında geçmişi kendime yuva yaptım
Adım adım ilerledikçe taşlı yollarda
Yine her defasında yaşlı yıllara yenik düştüm
Kimi zaman da üşüdüm dondum
Olduğum yerde kala kaldım, kımıldayamadım
Hayatı onca kalabalığın arasında
Her şeye rağmen, bir başına
Yaşamaya çalıştım
Tabi yaşamak denilirse
Sen benim her sabah uyandığımsın bu günlerde
En imkansız sabahlarımdasın dünlerimde kalan
Aslında bulmak istediğimsin her kalktığımda yanımda
Ama ne çare, imkansız bir sabahın imkansız suretindesin
En zoru da ne biliyormusun, belki de yıllarca sürecek olması
Yıllarca, sana doğru açılan sabahlara uyanmak, seni beklemek
Gelecek olan hasretin imkansız olduğunu bile bile özlemek
Aslında her sabah gözlerimi açtığımda, diri diri gömülmek gibi
İşte böyle bişi aslında sevmek, beklemek özlemek gibi
Hasreti içinde, acısıyla kıvrandıran tatlı bir cennet
Kimi zamanda bir haykırış, kimselerin duymasını istemediğin
Bazen de, tüm gücünle dudaklarını ısırdığın sır gibi bişi işte
Kimselere anlatamadığım, yüreğimin derinliklerinde gizlediğim
Ama her ger gece yattığımda, defalarca rüyasına daldığım
Hiç Uyanmak istemediğim, ama her sabah uyandığımsın
Hiç bıkmadan, her gece sana yatıp, usanmadan sana kalktığımsın
Sen benim her sabah sana uyandığım tek sevdamsın
Belki de tek varlıksın, hayatıma gerçeklerle giren
Aklıma düşensin ansızın zamanımın her yerini kaplayan
Yokluğun ise bir mızrak, yüreğimin orta yerine saplanan
Gözlerimi düşün, her sabah senin için ağlayan, ıslanan
Dudaklarım gelsin aklına, her sabah ismini sayıklayan
Kulaklarımda ise sesin her an nefesin, o tatlı sözlerin
Avuçlarımda ise bir gül, her an sana vermek istediğim
Hayallerimde kalansın, ama kalmasını istemediğim
Her gece rüyalarıma saplanan en tatlı duygularımsın
Sen benim, her sabah, gerçeklerle savaştığım
Sana uyandığım tek sevdamsın
Dün gece bir ay çöktü yüreğimin orta yerine
Hasretinle uyandığım güler yüzlü sabahımda
Bir gül soldu sanki bahçemin en güzel yerinde
Şimdi ise Bir şimşek gibi çakan ayrılık arifesindeyim
Sıcacık yüreğinde olduğu halde söyleyememek
Her defasında istemiyorum çığlıklarıyla
Sonsuz Evrene, sığmayan sevdanı inkar etmek
Belki de böyle bir şey bu, susarak sevmek
Ne sana anlatabiliyordum ne de kendime
Kendi duygularım bile inkar ediyordu bazen
Seni çok seven bir yürek bahçesinde
Ama ne çare sevmiştim seni bir kere
Ne zormuş aslında susarak sevmek
Her defasında kokunu alıp içime çekmek
Sen olmasan da, sen varmışın gibi gülebilmek
Her an seni, gizli gizli beklemek gibi
Dilime lal düşerdi sanki yanımda olduğunda
Heyecandan, elim ayağım titrerdi yaklaştığında
Öyle yakın anlarımız oldu ki, Kahretsin
Söyleyemedim, Söyleyemedim işte
Hep inanmak istedim söylediğin her kelimene
O tatlı sözlerine sevgine bana olan samimiyetine
Doğruluğuna, dürüstlüğüne, sana olan güvenime
Düşündüklerim beni ayakta tutan tek şeydi belki de
Mas mavi gözlerimde fırtınalar kopardı sanki
Gözyaşlarım ise, çılgınca akan nehirlere akardı
Boşver, olmasan da yanımda sen, düşlerimdeydin
En tatlı hayallerimde açan, en güzel çiçeğimdin
Nasıl bir sevgiydi bu anlatamadığım, konuşamadığım
Seviyorum ama susuyordum inan, inatla, sabırla,
Bazende beynimden vurmak istiyordum tek kurşunla
Veda etsem de bu dünyaya, biter mi, off
Koskoca bir gül bahçesindeki binlerce gülden
Sadece bir tanesiydin, alıp elime kopartamadığım
Sen benim güller içinde sevdiğim en güzel çiçeğimdin
Olduğunda mutlu, yokluğunda ise hırçınlaştığım
Tek sevdiğimdin
Her zaman gel, bekletme
Ne zamana bırak, ne kadere
Ne de, yenik düş hayallerine
İnat et zamana, vazgeçme
Konuşmak istersin, anlatamaz
Dilin varmaz, susarsın
Yetmez gücün beklemeye, ağlarsın
İnat et kendine, vazgeçme
Güzel günler gelsin aklına
Anıları alıp, seyretme
Bırak geçmişi, saklama bir köşede
İnat et geçmişe, vazgeçme
Zaman gelir, göçmek istersin
Uzak diyarlardan çare beklersin
Aldanma mesafelere, yanarsın
İnat et uzaklara, vazgeçme
El anlamaz senin derdinden
Düşman yuva yapar, senin elinden
Güvenme çevrene, bahsetme sevginden
İnat et çevrene, vazgeçme
Sen sadece sev, vazgeçme
Etme, sevgini zehretme
Sadece bekle, kahretme
İnat et sevgine, vazgeçme
Bu gün yüzüne güler, dost olursun
Yarın vurur sırtından, post olursun
Kırılır kalbin, üzülür, cam olursun
İnat et dostuna, vazgeçme
Dokunma, içinden gelene, bırak dursun
Yıl sürse de bekleyiş, bırak içinde solsun
O bitti sansın, sevgin hep sende kalsın
İnat et yıllara, vazgeçme
Sadece sev, düşünme, sevecek diye
Üzülme severken, kahretme derdine
Burkulursan eğer, zehredersin kendine
İnat et hüzünlerine, vazgeçme
Her daim bulunsun aklında, unutma
Taze kalsın içinde, bir ömür olsun
Özledikçe, yüreğinde bir kor olsun
İnat et yüreğine, vazgeçme
Bir boşluğa düşer unuturum, sanarsın
Ulaşamadığın sevgine bahane ararsın
Taşar sabrın, başka yüreklere dalarsın
İnat et sabrına, vazgeçme
Kalktığınız Her Sabah, Size Anlamsız Mı Geliyor
Acaba Geceleri, Uyuyamadığınız İçin Olabilir mi
Belki de Uykunuzu Alamadınız, Sabahı da Anlamsız Kıldınız
Hayata Kahrettiniz, Yaşamaktan Yorulup Yıldınız,
Her Şey Olabilir, Dünlere Gömdüğünüz Anılar Bile
Üzülüp Mazide Bırakıp da, Unuttum Sandıklarınız da Olabilir.
Yanıp, Kanayarak Kandıklarınız da Aklınıza Gelmiş Olabilir
Aldanmış Olabiliriz Yada Aldatmış Olabiliriz
Sırf Bu Yüzden Kaybedip Yalnız Kalmış da Olabiliriz
Hasta Olmuş Vücudumuzun Her Yeri Tutulmuş da Olabilir.
Mesela Deli Gibi Sevip, Sevilirken, Ansızın Bir Anda
Bir Ayrılığın Parçası da Olabiliriz
Yada Ölümsüz Sevip, Çok Sevildiğimizi Düşünürken,
Aslında Hiç Sevilmediğimizi de Anlamış Olabiliriz.
Bunların Hepsine Aslında Hayatta Olan Normal Şeyler de Diyebiliriz
Ama Bir de, Ölümüne Severken, Sırtınızın Tam Ortasına,
Kara Saplı Bir Hançerin Saplandığını Düşün,
İyi Düşün
Hatırlayacaksın…
Sana nasıl hasretim, yar sen biliyormusun
Yüreğimde ateşi, sen görüyormusun
Sana sesleniyorum, beni duyuyormusun
Sen nerden bileceksin, sevmeyi bilmiyorsun
Ben sadece arkandan, sustukça susuyorum
Sessizce bakıyorum, baktıkça ağlıyorum
Sende kalan sevdama, yandıkça yanıyorum
Düşündükçe geçmişi, hayale dalıyorum
Bir bilsen sen içimde ki, kopan ihtilalleri
Görebilseydin keşke, beklediğim gün seni
Korkudan bir köşeye, çöken Bir çocuk gibi
Yoksun kadınım şimdi, sensizde yaşıyorum
ilkbaharda bahçeme, gonca gülleri ektim
Aldığım mis kokunu, kızıl güllere serptim
Ben sadece çok sevdim, ölürcesine sevdim
Düşündükçe geçmişi, eriyorum duy ey can
Sadece güllerimi, seviyorum bıkmadan
Bakarım uyumadan güllere usanmadan
Gelmeyecek olsan da, saplansa da dikenin
Şeyda bülbülü olup, gelip güllere konsan
Ben Bunu Daha Önce Yaşamıştım Sanki
Hani Hayata İkinci Bir Kez Başlamışım Gibi
Sevmişim, Ayrılmışım, Katlanmışım Hani
Ansızın Delice Esen, Ayrılık Rüzgarı Misali
Bir Güle Benzetirdim Sana Olan Sevdamı
Sulandığında Canlı ve Tomurcuklar Açan
Susuzluğunda İse Büzülüp Usulca Solan,
Sıcacık Nefesime, Sevgime Muhtaç Kalan
İşte Böyle Bir şeydi Benden Sana Gelen
Her Beni Gördüğünde İçini Titreten
Bir Sevda Yaşattım Sana, Hep Güldüren
Sevgim, Gülüşüm, Bir Anı Oldu Aniden
Aslında Çok Güzel Duygulardı Kalanlar
Neden Bırakılır Bilmem Bu Güzel Anlar
Elimizde Kalıp da Önemli olan Tek Şey
Geride Kalmış Mutluluk Dolu hatıralar
Bu Anları Sıklıkla Yaşıyorum, Durmadan
Her Saniye, Her Dakika, Hatta Saatlerce
Neden Diye Sorma Sakın, Alıştım Sadece
Sakin Görünsem de Kahrettim Her şeye
Tek bir güldü aslında, bir ömürde istediğim
Sadece sevgindi hasretim, gelmesini beklediğim
Bir gül gibi yüreğime ekmek, oracıkta büyütmek
Gönlüme alıp yaşatmaktı tek gerçeğim
Her şeyin yalan olduğu bu acımasız hayatta
Susuz kaldım, sensiz kaldım, yine sevdim
Ben Seni bir ölüm kadar sevdim, çok sevdim
Çünkü tek bir gerçek vardı, o da ölümdü sevgilim
İşte böyle bir şeydi sana olan sevdam, sonu olmayan
Yüreğimden çıkarmak istemediğim kara sevdam
Duy beni, aşkımın büyüklüğüne inandır kendini
Her şey seninle güzel, acım seninle biter anla beni
Hani en son görüştüğümüz günü hatırlıyormusun
Bir akşam vaktiydi, sen sessiz, ben ise seni izlerdim
Issız bir adanın ortasında kalmış ne yapacağını bilmeyen
Kararsız bir yabancı gibiydin, kendi yolunu gözleyen
Aklın karışık ama hareket halindeydi, gitmeyi düşünen
Yüreğin ise ikiye bölünmüş bir yol ayrımındaydı
Dilin ise susmuş, ne söyleyeceğini bilmeyen bir çocuk gibi
Ama gittin, ansızın, hiç konuşmadan, anlatmadan
Gidişine eş olan, aklın mıydı, yoksa yüreğin mi
Yoksa, herkes den sakladığın aklındaki başka biri mi
Onu da bilemiyorum, sadece gittin, yüreğimi yaktın
Senli dünyamı ,bir gece de, siyahlara boyattın
Senin adın siyahlar olsun karalara bağlayan
Sen gittin, kördün, görmedin, biri vardı sana ağlayan
Gidişin, ardına bakmadan acımadan, yüreğimi acıtan
Gidişine ağlıyorum, Ey aşk adını siyahtan alan
Dün gece bir rüya gördüm, simsiyah bir evde
Yüzleri saklı üç kişi vardı, bir hanenin içinde
Biri sendin, ben ise hemen duvarın dibinde
Diğeri kim diye sormuyorum, diyeceksin ki
KİME NE…
Dün gece seni yazıyordum, sen uyurken
Her hecem, seninle dolanıyordu sözlerime
Kelimelerim ise sığdıramazken kendini satırlarına
Uzun cümleler ile seni anlatıyordum o gece
Soğuk bir geceydi, içime ise bir haller düşmüştü
Bir anda tüylerimin, diken diken olduğunu hissettim
Meğer ne zormuş, Sevgi ve sevgisizliği aynı anda yazmak
Aynı anda aynı kağıda yazıp, yüreğim ile paylaşmak
Güzel günleri hatırlayıp bir anı olarak anmak
Ne zormuş titreyen ellerimle kağıda kazımak
Sevginin her anı ile mutlu olup gülerken
Defalarca denizlerde boğulmak
Senin olmadığın bir dünyanın havasını solumak
Ne zormuş, aklımda sen varken, nefessiz kalmak,
Öyle zormuş ki, siz bunu gelinde yüreğime sorun
Gelin de, yüreğimden düşen cümlelere misafiri olun
Nasıl da ağlıyor anlatırken, derdine, kaybettiklerine
Yanıyor, ateş gibi, umutlara meydan okurcasına
Uykum geliyordu arada, kirpiklerim sendeliyordu
Perdeler iniyor, ama inat ediyordum gözlerime
Öyle uykum gelmişti ki , anlatamam
Kirpiklerim ağırlığını taşıyamaz hale geldi
Ama Korkuyordum
Kaçıyordum uykularımdan
Seninle beraber rüyalara dalmaya
Öyle korkuyordum ki
Yüreğim ile gözlerim arasında bir savaş başlamıştı sanki
Öyle bir sarmış dı ki içimi kokun, dirhem dirhem
Yana yakıla uykularımdan kaçıyordum bir korkak gibi
Çünkü biliyordum ki, her uykunun ardından bir sabah gelecek
Ve yine sensiz sabahlara uyanacağım
Ve yine sensiz gecelerde seni yazacağım
Çok zor, çok
Seni anmak, seni yazmak, sana uyanmak
Öyle bir zor ki,
Seni yazan ellerime sorun
Yazdıklarını Yüreğimden alan
Aklıma sorun
Çok zor
Her gece sen varmış gibi
Seni düşünmek, seni hayal etmek
Her an senin için savaş vermek
Aklımı oynatmış bir deli gibi
Her gece seni yazmak
Çok zor
Anlatamam…
Her gece, aynı saatlerde, uyumak seninle
Ve yine, aynı rüyalara dalmak
Aynı düşleri görüp, paylaşmak
Hayallerimizde bile ayrılmamaktı
Gözlerine bakarken bile
Delice, kıskanmak gibiydi
Adeta delirmek kendime
Aklımı kaybetmek gibi
Sen benim tek sevdiğim
Bir hayat boyu, vazgeçemediğim
Adını yaşam koyduğum, tek varlık
Dilimden düşürmediğim, tek söz
Seni sevmek
Seni sevmek
Öyle alışmışım ki sana
Her zaman, her saat, seni yaşamak
Seninle yatmak, ve yine
Her sabah, seninle uyanmaktı
Hani ölmek gibi, kaybettiğimde
Yokluğunda, kara toprağa gömülmek
Varlığında ise
Yeniden doğmuş gibi, sevinmek
Seni sevmek
Sadece sevmek
Hep seni sevmek
Seni sevmek
Seni sevmek
Olmadığında bile
Yanımdaymış gibi yürümek
Ellerimde sen varmışın gibi
Avuçlarımı, sım sıkı kavuşturmaktı
Güneşli bir gün de
Çocuklar gibi oynamaktı, bir sokakta
Soğuk kış günlerinde ise
Kardan bir adam yapmaktı seninle
Seni sevmek
Seni sevmek
Tüm saatlerimi adardım sana
Herşeyimle sana odaklanmak
Senin de, bana ait olduğunu bilmek
En büyük nedendi belki de
Sen sonu gelmeyen bir yolculuk
Ve Uçsuz bucaksız bir yol
Hiç Bitmeyen, yürüdükçe, huzur veren
Bir duraksın bende, uzaklara inat
Seni sevmek
Seni sevmek
En güzel şeydi benim için
Defalarca seni istemek
İlk tanıştığımız gün gibi
Defalarca aşık olmaktı
İşte, Böyle bir şeydi, sevgimi, sana
vermek
Yaza yaza, bitiremediğim
Ekmeğimden, suyumdan bile
Ayırt edemediğim kocaman bir emek
Seni sevmek
Seni sevmek
Bir sır gibiydi bende
Saçının, tek bir teline kadar, sakladığım
Belki de ,bir yaşamdı, bendeki ağırlığın
Tırnaklarına kadar özendiğim bir şey
Seni sevmek
Hiç durmadan
Ara vermeden
Sevmektir
Seni Sevmek
Gittikçe gidesi geliyor bazen insanın durmaksızın
Vur diyor şeytan, dibine kadar, AŞKa da sevgisine de
Dal diyor kör kuyulara, görsün gözlerin, ne görecekse diplerde
Sürüklen nehirlerde, nereye çarpacağını bilmeden ak denizlere
İlerle, delice, çılgınlar gibi, hatta bir kör gibi, adımlarını görmeden
Atla denizlere, aldırmadan derinliğine, çöksen de diplere
Üzülme, Bu hayat kahpe, çıkarsın sen yine, yüksek tepelere
Vur vurabildiğince, en derinlere, korkmadan, adını bile hatırlamadan
Dal dalabildiğince, aşkın gözüne gözüne, girsin nefretin dibine kadar
Yaksın ortalığı, kavursun cayır cayır, inlesin AŞKın, kor gibi yanan
yürekte
Ne sitem et hayallerine, ne de acı geçmişine, yaşa yaşayabildiğince
Ne çiçek görsün gözlerin, nede böcek ezsin ellerin, acıma aşka
Vur, vurduğundan fazlasını vur, borcun olsun aşka sevdaya
Üzülme, geçmişten aldıklarına saysın felek, silersin bir kalemde tek tek
Kitap sende silgi sende, koy kurallarını, oynat perdeyi sonsuza dek
İtikle uçurumlardan, vur sırtından, korkma, idam et gerekirse
Ne sineye çek, nede vazgeç, al AŞKı altına, eze eze geç
Düşünme, aşkın olmayan gurunu, devam et, haykıra haykıra
Vur Dibine Kadar Vur…Vurabildiğince…Vur…
İşte sana bu yakışırdı aslında, Sana Yakışanı Yapmak Vardı Ya Şimdi
Kahretsin Yapamıyorum.
Kahretsin
Çünkü
Dünyalara Kadar Sevdiğim
Bir Bedene Saplanmış, Bir Yürektesin…
Kahretsin…
’ Olur ya zaman gelir, dayanır kapına yalnızlık saatleri
Çekip gitmek istersin, zamandan öte diyarlara
Bir omuz ararsın kendine, başını koyabileceğin
Ama ne çare, zaman bir yana, sen bir yana ‘
’ Acaba, gerçekten yalnızmıyım, diye sorguladığında kendini
Sevdiklerin gelir aklında, seni seven hiç bırakmayan
Sonra ani bir haberle gözlerin yaşlanır, yıkılır kalırsın bir anda
Bu sefer de ayrılık çalmıştır kapını, sen bir yana, sevdiklerin bir yana ‘
’ Yalnızlığın esir aldığı mahkum, ruhunmuydu, yoksa bedenin mi
Kararmış ruhundan yakınırken yıllarca, sen neredeydin
Onca kalabalığın arasında dolaşırken, kaybolan neydi
Tutamadığın eller mi, seni bulamayan gözler mi ‘
’ Anıların gelir bir anda, aklını hiç bir yere sığdıramadığın saatlerde
Kendi kendine konuştuğun zamanlarda, çalardı kapını, hiç durmadan
Kendine anlatır kendine söylenirdin geceler boyu, sabahlara inat
Ama ne çare, saplanmıştın gecelere, hasret kalmıştın sabahlara ‘
’ Verilip de tutulmayan sözlermiydi, aklını deşik deşik edip, harabeye döndüren
Ya da sevildiğini düşünürken, sevilmediğini öğrenmekmiydi düşlerini bitiren
Aslında yıllarca geceler boyu, ikisini birden yaşamaktı, yalnızlığı sana getiren
Kırmızı bir gece de bir başına kalmaktı belki de kaderin kim bilir.’
’ Uzaktan sevmesini bileceksin, Yada acı çekmesini öğreneceksin
Kahretmeden kadere , Susarak, mutlu günlere hasret gideceksin
Açacaksın ellerini, uçsuz bucaksız semalara dua ederek
Yalnızlığın, gitmesini bekleyeceksin ‘
Gözlerimde yanmanı
O kadar çok isterdim ki
Bir o kadar da, kan kırmızı yüreğinde
Isınmak isterdim üşürken
İçime almak
Doyasıya kollarımla sarılıp
Oracıkta okşamak,
Yeri geldiğinde
Mas mavi denizlere
Atlamaktı düşlerim
Son bulacaktı hayallerim
Bahçemde ise, sadece sen açacaktın
Yürek bahçemde yetişen
Tek çiçeğim, sen
Sevda yağmurlarımda ıslattığım
Tek bedene sahip
Tek sevdam, yine sen olacaktın
Duy istedim
Sımsıkı bağlan
Ölümsüzce, sev istedim
Ama aslında en çok
Rüyalarımdan çıkıp
Gelmeni bekledim
Git dedin, gittim, bir sözünle
Yan dedin, yandım, hasretinle
Unut dedin
Değiştim adımı, Umutlar diye
Ne bir umut geldi seninle
Ne bir ay geçti, günleriyle
Sana olan sevgim
Seninle geldi, gitti seninle
Ben yine kaldım yapayalnız
Sana olan hasretimle
Dokun bana
Eş oldu bana özlemlerim
Sensiz günlerimde
Gönlüme tay düşen son sevdam
Bir sana yandım, sana ağladım
Ömrümün her geçen saatlerinde
Kendimi sana, eş bağladım
Üzülme sevgilim
Gitsen de sessizce
Ben yine sendeyim
Yine seni seveceğim
Gördüm, üzüldüm, ama sevdim
Uzak kaldın, yine sevdim
Her ne kadar sevsem de seni
Goncacık Yüreğimle
Hep seni andım, sana bağlandım
Sensiz bir hayatta
Yaşasam da yıllarca
Bekleyeceğim
Seni görmediğim anlarda bile
Her gece rüyalarıma seninle daldım
Her gece sana haykırdım, duymadın
Seni
Severek
Öleceğim
Gelmesen de
Bu gün günlerden pazar
Her kez dinlenirken evlerinde
Ben ise çalışıyorum bu saatlerde
Her gün yüreğime doldurduğum
Deli gibi aşık olduğum duygularımı
Boşaltıyorum şu acımasız zamanlarda
Son pazar bu gün sevgilim
Yüreğimde konakladığın son gün
Öyle şartlanmışım ki sana
Koskoca bir sevdayı bir pazara sığdırdımışım
Başıma bir şimşek gibi vuran
Son saatlerini beklerken ben
Geldi çattı, bende durdu, ayrılık saatleri
Bu gün son pazarımız
Son dakikalarımız ve son saniyelerimiz
Yüreğinle ısındığım son kışımdasın artık
Sana son defa sevgimle seslenirken
Son kez tüm suretin canlanıyordu gözlerim de
Sözlerin ise kulaklarıma bir barikat kurarken
Seslenişlerimi kendim bile duyamıyordum
Geçici bir sağırlık yaşıyordum sanki
Üzerime çöken kara bulutların
Son ağırlığını taşıyordum üzerimde
Onca geçen sevgi dolu günleri
İliklerime kadar hissediyordum bedenimde
Gözlerimde hayalin
Dillerime ise adın dolanıyordu her an
Son günün etkisi, öyle vurmuştu ki kalbimi
Sanki yüreğimin tam ortasında
Kocaman bir delik açılmıştı
Ama Mecburdum
Bu pazar seninle dolup
Ertesi güne sensiz başlayacaktım
Duygularım ise bir süzgeçten geçersine
Süzülüyordu göğsüme göğsüme
Damla damla akıyordu bedenimin her yerine
Biliyordum ki
Varlığınla başladığım bu pazara
Yokluğunla uyanacaktım ertesi sabah
Her gün seninle uyanırken her günüme
Ne çabuk geldi ayrılık
Daha yeni başlamışken bir birimize
Şimdi ise
Gömüyorum seni doğduğun ilk yere
Kalbimin en uçsuz bucaksız derinliklerine
Ayın o gizemli, en güzel görünüşüne
Bahçemdeki en güzel, güllere
Veda ediyorum
Ve bu gün
Tertemiz bir sayfa içersine sığdırdığım
Yeni Dünyama, sensiz başlıyorum
Hayata günaydın,
Pazara ise
ELVEDA diyorum
Yüreğim çapraz ateşlerde, suskun
Gönlüm parça parça, oracık da vurgun
Delik deşik aklımı, düşüncelerimde bulsam da
İçimdeki bedenime, sadece kendimi anlatıyorum
Onlarca hain savaşlar içinde kalan dünyamda
Bir tek seni korudum, seni soludum, acımasız hayatta
Bir seni düşündüm, bir de bizi andım, geçmişe inat
Bekledim, beklesem de dargındım yıllarıma, ne çare
Dar ağaçların da sallanıyordu içimdeki duygular
Hayata bağlayan bir zincir misali bende ki sen
Sarıyordu içimi bir sigara dumanı gibi sensiz saatler
Yine seni düşünüyordum, zamana inat, usanmadan
Bazen de kır çiçeklerine benzetirdim seni
Koskoca bir yıl kaybolup sadece baharda açan
Üzerine konan arılara bal olan, yaza uğurlayan
Çiçeklerin yapraklarında bulurdum seni
Sessiz kalsam da yokluğunda,
Varlığına hasret gecelere anlatırdım kendimi
Uçsuz bucaksız yıldızlara dalar
Paylaşırdım içimdeki yangınları
Alev alev düşen bir yıldız gibiydin bende
Düştüğü her yer de iz bırakan
Acı ve tatlı anılarınla, yüreğimde yer bulan
Tatlı duyguydun, varlığına doyamadığım
Aklıma düşen korkuların kaderiydin belki de
Kayan bir yıldız gibi ayrılsak da
Yüzün, saplanan en güzel resimdi gözlerimde
Vazgeçemediğim tek tutkuydun sen yüreğimde
Ama bir varsın, bir yoksun şu ölümlü dünyada
Bir bakmışım ki gelmişsin saplanmışın derinlere
Yarın olmuş gitmişsin, bensiz, uzak ellere
Ben seni nerede bulam söylesene…Eyy Yar!
Koy şuraya elini
Avucunun tam ortasına
Dağa dalga vuran
Depremlere inat
Bak şu gözlerine
Varlığında gören gözler
Nasıl da kör
Nasıl da solmuş
Biliyorum derdin çok
Hasretin zor ve uzak
Gözlerin yaşlı
Bu hasret seni yıkar da
Yakarsa yüreğini
Tüm denizler
Kan kırmızı akar
Ömür biter
Yaşam biter
Solma bir gül gibi
Canından can gitti
Kan bitti sen bittin
Biliyorum zor
Hem de çok zor
Öyle bir sevdaya düştün ki
Koparsalar da onu senden
Dön kirvem
Zor
Sevip de ayrı kalmak
Çok zor
Can gider o gelmez
Zor
Zor kirvem
Çok zor
Gülen gözlerin hatırına
Koy şuraya elini
Çok görseler de sana
Bu sevdayı
Tut şu ellerimden
Dokun
Buz gibi
Sensiz ve kimsesiz
Bak şu yüzüne
Solmuş, bembeyaz
Umutlarına hasret
Bir Sevda kalmış
Al şu yüreğine
Sakla
Saklayabildiğince
Dursun
Dursun be kirvem
Bu gün olmazsa
Yarın
Yarın olmazsa
Yarınlara inat
İnadına olsun
Göm
En derinlere
Oracık da dursun
Yüreğimdeki sen, kördüğüm oldu yarınlara inat
Süzgeç gibi elesem de aşkı, kaderi bozuk bu dünyadan
Yine de, yüreğimdesin sen, gönlümdeki yaralara inat
Aklım ise, gidişinin çaresizliğinde olsa da, hayattayım inan
Hayatta kalmakmıdır yaşamak, yarınlara aldırmadan
Aşk delice sevmekmidir, çılgınca kalbin atarken, kandırmadan
Ayrılsan bile, unutmayı unutmakmıdır delice sevmek
Aşk bu, nelere mutlu, nelere pişman, kaderinle yaşayan
Gözlerinle tarif edebilirmisin aşkı, bakmadan, yakarak vuranlara
Ellerinle tutabilirmisin kaçarken, seni acımasızca terk ederken kalbinden
Bir kelepçe vurabilirmisin, aşkın ellerinden ellerine sım sıkı
Vursan da, tutabilirmisin sanki ellerinde, kör olmuş sevdanı
Kalırmısın yokluğunda çektiğin hasretle baş başa ağlamadan
Varlığını düşünerek yaşarmısın, hayata kahretmeden aldırmadan
Dayanabilirmisin sen, yüreğinde idam edemediğin yıllara, mahkum olmaya
Sen susarak sevebilirmisin, dilini kitleyip de, bir dilsiz gibi konuşmadan
Anlatamadan çekilir mi bu hayat, durulur mu bu şehirde kimsesiz
Dolaşabilirmisin, yokluğuna hasret kokan bu sokaklarda, sensiz ve sessiz
Alırmısın eline bir kalem, her gece, anlatabilirmisin yazarak doymadan
Yazarmısın sevdanı karanlık gecelere sabahlara inat uyumadan
Dirhem dirhem akar mı gözyaşların, her sabah olduğunda uyandığında
Kanıyor mu, parça parça olan yüreğin, her güneşin doğuşunda aydınlanmadan
Boğazından midene, bir yol geçiyor mu her acıktığında, susadığında
Bir akşam güneşine hasretmisin, umutlarını beklediğin sabahlarda
Bu saatleri yaşadığın anlarda anlıyorsun, içindeki sevdanın ağırlığını
Yüreğinde hissediyorsun, içindeki vurgunların seni nasıl ağırladığını
Varlığında bilemediğin değerler, kıymetler saplanırken aklına bir çivi gibi
İşte o zaman anlıyorsun, severek ayrılmanın, seni nasıl vurup da yaraladığını
’ S O R -> B E N İ ’
-İster sende kaldı de, yüreğim
-İstersen dünyalar kadar, seviyorum de
-Yada, kusursuzca esen fırtınalara, yenik düştüm de
-Yada ne bilim, unutamıyorum de, aklımdasın de
*A m a N a f i l e
-Ne sana verebileceğim, bir sevgi var içimde
-Ne de bir misafir olabileceğin, bir yürek kaldı bende
-Biraz kalmış ise, derinlerde bir yerde
-O’nu da bıraktım rüzgarlara, uçtu gitti, öylece
*B i l i y o r u m, G ö z l e r i n B e n d e
-Ya yüreğin, yarısı bendeyse, diğer yarısı nerde?
-3 kuruşa sattığın, sevgimizi hatırla, hatırla sevgilim
-Bende sandığım kalbin, geziyordu elden ele
-Şimdi ise ayaklar altında, sürünüyor yerlerde
*P i ş m a n m ı s ı n ?
-Yada bin pişmansın ve pişman ettiğin yüreği özledin
-Belki de kaldığın yerden devam edecektin
-Utanırken ben, resmine baktığım, bembeyaz günlerimde
-Günlerimi, simsiyah bir geceye, çalmak için mi? gelecektin
*G e l d i ğ i n d e İ s e
-Seviyorum diyeceksin ,hatta özledim, sana geldim
-Seninim diyecek, özlediğimi düşüneceksin
-Ben ise, gerçekten özledim, inan bana çok özledim
-Gel, unuttum her şeyi, unuttum diyecektim
*G e l
-Durma gel hadi, bekliyorum seni, körpecik
-Onca taşlı yollardan yarattığım, kaderime gel
-Yıllar içinde kaybolan, bir gün içinde, bul beni
-Bulamazsan eğer, gördüklerine sor, ’Sor Beni’
’ B u l u r s u n B e l k i… ’
- Bu gün, puslu bir sabahın, kısık bir güneşinde uyandım
- Terden sırılsıklam olan bedenim, kalkarken yatağından
- Aklıma düşen kuşkularım ile, kabusa döndü hayatım
- Vurdum başımı yastığa, uyandığım düşlerime, geri yattım
***
- Ne sana rastladım, geri döndüğüm dünyamda
- Ne de, seni benzetebildiğim, biri çıktı rüyalarımda
- Görebilseydim eğer, hayatı cennet yapacaktı bana
- Öyle dalmışım ki sana, kahrettim, sensiz bir hayata
***
- Olmasan da, Sım sıcaktı düşlerim bir yaz sıcaklığında
- Özlüyordum seni, hasretinle ıslandığım, yağmurlarında
- Damla damla, düşerken bedenime, güneş sıcaklığında
- Bir korku almıştı ki, aklımı, migren gibi vururcasına
***
- Beynime beynime, vuran, sensizlik dalgalarına
- Yokluğunda geçirdiğim, yalnızlık saatleri de eklenmişti
- Dayanılmaz bir hal almıştı yaşamım, kör olurcasına
- Zifiri bir dünyada, kapatmıştım gözlerimi, gerçek dünyama
***
- Ayırt edemediğim, bir zamanda bekliyordum, belki de seni
- Zamanın tam ortasına saplanmış bir çiviye bağlanan
- Bir ipe bağlıydı belki de kaderimiz, KİM BİLİR
- Ama bulup da, alevlendiremediğim, tek bir ateştin sen
* ” İçimde söndüremediğim ”
Bu sıralar
Toplu Cinayetler işlenip duruyor
Yüreğimin tam orta yerinde
Ne soran var, kim vurdu misali
Nede gören var, kim öldürdü diye
Ne öleni biliyorlar
Ne de öldüreni merak ediyorlar..
Bağlamışım bir seri cinayete kalbimi
Tespihe dizermiş gibi, tek tek çekiyorum
İçine giren herkesi
Oracıkta boğup öldürüyorum
Ve yine, oracığa gömüp
Bir yenisini bekliyorum..
Geldikçe, üzerine ekleyip
Kaderle örtüyorum
Eyy sevgili
Herkes bizi çok mutlu biliyor
Öyle görüyor öyle taktir ediyor
Oysa biz uzaktan uzağa ağlıyor
Kalpten kalbe kahrediyoruz
Ölüyoruz
Doymadan, doyamadan bitiyoruz
Yüreklerde işlenen onca cinayete
Ortak olduk öyle gidiyoruz
Siz mutlu bilin, taktir edin
Biz
Gizliden gizliye
Gidiyoruz..
Sen yoksan eğer
Bende yokum
Tüm kitaplara inat
İçimde alev alev yanan
Yüreğimde söndüremediğim
Tek ateşim
Kapkara bir deftere
Şimdi seni yazıyorum
Olmadığında Kesilen
Son Nefesim
Ben
Sana vurgunum…
Bu defter simsiyah, gözü kara
Sadece geceleri yazılan
Sabahın ilk ışıklarında açılıp
İçinde sadece sen olan
Okunduğunda
Dirhem dirhem aşk kokan
Hasret ve özlemlerle dolu
Olduğunda beyaz
Olmadığında gecelere bulanan
Simsiyah yaşlarla ıslanan
Damla damla seni anlatan
Yüreğimin kader noktası
Eyy sevgili
Aklımı delik deşik yapan
Anılarımın kurbanı
Kalbime
Sığdıramadan işlediğim
Son cinayetim
Oracıkta gömdüğüm
Yüreğine suskunum
Ben senin aşkım
Güllerine vurgunum
Defterlere sığdıramadığım
Dizelerime durgunum
Kara bahtım, Alın Yazım
Alışamadığım kaderim
Gönlümdeki en büyük kederim
Şimdi sana
Kaybolan yılları anlatıyorum
Ey sevgili
Dinle
Vursun kalbin en derinlere
Dokun
Dokun yüreğime
Nasılda
Ardına kadar götürüyor
El Ele
Kapat gözlerini
Kapat
Bak şimdi
Bak
Geçen günlere
Tut nefesini
İzle
Nefes almadan
Bunlar geçmişten kalan
Son hatıralar
Siz hiç anılarınızın
Aklınızdan düşüşünü gördünüz mü
Ben gördüm
Damla damla düşüyor
Gün gün dökülüyor
Yıllara İnat
Parça parça
Sökülüyor ömründen
Dalga dalga vuruyor
Aklıdan Yüreğine
Gözlerinden Düşüyor
Tane tane
Birikiyor nehirlere
Dökülüyor denizlere..
Deniz deniz
Sel gibi
Vuruyor sözlerim
Beynime beynime
Sen gibi
Ağlıyor gözlerim
Annesini arayan
Bir çocuk gibi
Ölüyor
Çürüyor bedenim
Dışarda kalmış
Bir ceset gibi
.
- Bu hayatta en çok, seni bana alıştıran, zamana güvendim.
- Her yanımda olduğunda, aslında olmadığına
- Bir sıcaklık bile olsan, her an buz tutacağına inandım
- Sensizlikle geçen bu zaman boşluğunda
- Her gün kalktığım, sabah bile olsan bana
-Yine her gün, batan bir akşam olacağına inandım
- Sen benim için, gecelerde kaybolan bir aydınlık gibiydin
- Hep yanımdaydın sözde, ama aslında hiç yoktun gözde
- Ya sen bana az kalmıştın, Yada ben sende çok kalmıştım
- Bazen, varlığına inandığın zamanlarda oldu senin
- O Zamanda, ben kandım, ben yandım, sana inandım
- İnandıkça, ağladım, ağladıkça, derdime dert kattım
- Ağıtlar yaktım, haykırdım, ne gören oldu kara bahtımı
- Ne de bir soran oldu, eksilen bir damla göz yaşımı
- Sadece sustum, durdum, durdukça ağladım
- Ama alışmıştım, her ne geçtiyse aramızda
- Unutmasam da seni, zamana güvenip dayanmıştım
- Yanımdaymış gibi, hayal etim, hiç yokken hayatımda
- Aslında ben, varlığında varmışın gibi davranmaya
- Yokluğunda ise, yokmuşun gibi dayanmaya alıştım
- Olsan da, olmasan da hayatımda, bu senli dünyamda
- Yokluğunda
- Yokluğunla,
- Arkadaş olmaya
- Alıştım…
- Ben seni hep, senin bilmediğin zamanlarda sevdim
- Görmediğin zamanlarda yanında olurken ben senin
- Yokluğuma şikayet ettiğin yıllarda buldum kendimi
- Ama sevdim, sen bilmesen de, görmesen de, sevdim
- Belki de, bilmeni istemedim,
- Belki, kaderimden kaçıyordum
- Belki de, kederime katmak istemedim
- Ama sevdim, kaderimle sevdim, kederimle sevdim
- Güneşin aya olduğu, uzaklık kadardım belki sana
- Yada çok yakında, hemen yanı başındaydım
- Ne bilim işte, belki de, belkilerle yaşadığım anarda geldin bana
- Ya sen çok geç kaldın bana, yada ben çok geç kalmıştım sana
- Ama sevdim, bir güneş de olsan bana, sevdim
- Bir ay kadar soğuk da olsan dünyama, hep güvendim
- Sevdim, uzaklığınla sevdim, yakınlığınla sevdim
- Söyleyemesem de sana, içime attım öyle sevdim
- Dillerimden düşmeyen türkülerde bulurdum seni
- Bazen de bir şiir dinler içine katardım kendimi
- Bir yağmur gibi gelip, şimşek gibi çakmıştın sanki
- Düşlerim bile sensiz kabul etmezdi beni
- Her gece yatarken okuduğum bir dua gibiydin bende
- Her sabah uyandıran bir güneştin gözlerimde
- Bir düş, bir hayal di belki sana olan sevgim
- Ama sevdim, bir hayal, bir düş, bir güneş bile olsan,
- Sevdim
- Ben seni
- En büyük duam kabul ettim, öyle sevdim
- Kaldırdım ellerimi gökyüzüne
- Seni okudum, seni diledim
- Tek dileğim vardı
- Hep iyi olmandı sevgilim…
- Bir kahve olmak isterdim dudaklarında, yudumladığın
- Damağında bir ömür kalan tadımla kalmak dı, tek umudum
- Eşsiz bir bekleyişti, sana uyanacağım sabahları beklemek
- Gün boyu seni yaşamak, seninle olmak, tek hayalimdi benim
- Gecelerin hasret kaldığı bir gündüzdüm sana, karanlıkta
- Yudum yudum seni yaşamak, her bir zerrene sahip olmak
- Can verirdi bana, bir kan olurdu bende, damarlarımda dolaşan
- Öylesi bir hayat oldun ki bende, tarif edemediğim,
- İkinci bir yaşamsın yüreğimde, mas mavi dünyaların kıskandığı
- Kaderime inat, derdime derman, gözlerime merhem çalan
- Koskoca bir evrensin bende, içinde tek dünyası olan
- Bir aşksın yüreğimde, sımsıkı saplanmış, oracıkta kalan
- Bir sevgiydin bende, dirhem dirhem büyüttüğüm
- Hayatımın hiç bir anından, ayrılmadığımsın sen benim
- El ele yaşadığımsın, yalnızlık saatlerimde
- Mevsimlere bile sığdırıp, bir isim bulamadığımsın yüreğimde
- Bir bahardın, zamanı geldiğinde, yaza hazırlık yapan
- Geldiğinde, sımsıcak bir yaz oldun, cayır cayır yakan
- Bazen de, kırıp döktün yapraklarımı, son bahar misali
- Ya da kış oldun, buz oldun, dondurdun yüreğimi
- Bir buz olsan da, ısınmasını bildim öyle sevdim
- Kırıp dallarımı, döksen de yapraklarımı, yine sevdim
- Yaksan da beni her yandan, yansa da yüreğim ateş gibi
- Hep bir bahar bekledim, yeri geldi hasretinle sevdim
- Ama sevdim
- Dört mevsime sığdıramadığım seni
- Her saniye, her dakika sevdim,
- Hatta her hafta, her ay özledim
*Öyle özledim ki
- Yıl geldi, yıllar geçti
- Hasret kaldım öyle sevdim
- Ben seni canım
- Bilmesen de
- Hasretinle sevdim
- Seveceksen gel sev beni
- Hayal olsun, düş olsun,
- Ya da gel vur öldür beni
- Gerçek olsun, çabuk olsun
*
- Tek derdim sen, içime attığım
- Tek sevincim sevdan, kollarımla sardığım
- Tek Sözüm sana, yokluğunda yandığım
- Tek isyanım sensin, kavuşamadığım
*
- Ölüm olsun, yaşam olsun
- Sır olsun, gizem olsun
- Saz olsun, söz olsun
- Sensiz bir yaşam, kör olsun
*
- Daima peşimde olan
- Kader olsun yokluğun
- Hasret olsun, özlem olsun
- Varsın yüreğime, keder olsun
*
- Ahtım olsun, olmadığında
- Dar gelsin, dünyalar bana
- Nehir olsun, deniz olsun
- Ölüm olsun, ellerinden olsun…
*
- Kış olsun, yaz olsun
- Yıl olsun, yıllar olsun
- Unutursa, bu gönlüm seni
- Yaşadığım bu şehir, bana
- Taştan bir mezar olsun
Bir başıma kaldım be vicdansız…
Gelişine hasret kaldım, eh be Kitapsız…
Nasıl diner bu acı bilmem, gözlerime iner perde gibi…
Yüreğim acır, parçalanır, kan kırmızı ağlar…
İner yüreğime hasret korkusu
Kokun burnumda dirhem dirhem buğulanır
Sözlerim düğümlenir vicdansız sevdana
Aklım pencere diplerinde gelişini bekler
Be hayırsız, bu yasımda kahrettin dünyama
Sabrettim sevdana, bekledim yıllarca
Be vicdansız zincirlere vurdun bu sevdamı…
Be kitapsız, sensiz neyleyim bu hayatı
Yüreğime bir ateş gibi düştü ayrılık acısı
Vicdansız yüreğine kaldım, umutsuzca
Dizlerime Çöker ayrılığın, ağrıyan yanı
Sol yanıma düşer, kahrettiğim sevdan
Gözyaşlarım Sağnaklara dönüştü ve vicdansız
Penceremin camına yazdım günlerce,
Vicdansız sevdanı
Bekledim haftalarca, aylarca, yıllarca
Be vicdansız çıktın sen, bittin, yoksun artık
Yoksun, yoksun sen,
Bitti işte,, gittin
Gittin işte..
Bittin…be
Vicdansız
Bittin..
Hani bir sevdan vardı ya yüreğinde, içine attığın
Kalbinin, derinliklerinde sakladığın bir sıcaklıktı hani
Delicesine özlediğin bir hasrettim hani beklediğin
Bazen de ölümüne sevdiğin bir yürekti çokça söylediğin
Bu günlerde ise içindekiler kaybolmuş bedeninde
Derinliklerde gizlediğin sıcaklık ise buz şimdilerde
O özlem, o hasretin ise, çekilmiş gözlerin şerbetinde
Ömrüm ise, seninle gitti, çokça söylediğin vakitlerde
Bir yalandı belki de beklediğim doğrularda gizlenen
Sözlerin ise, duvar misali, gözlerime satır satır inşa edilen
Kahırla, kaderime yazılan bir andın aslında, görmediğim
Pişman olduğum bir zamandın belki de geçmişe gizlediğim
Bir yoldun, seninle geçen ömrümde santim santim izlediğim
En büyük varlıktın bu dünya üstünde yanarak sevdiğim
Giden bir umuttun belki, yada bir kayıptın, bulunamayan
Belki de bir yalandın, kandığım, ardından ağladığım
Bir gün
Düşen bir yaprak görürsen
Hatırla beni sevgilim
Canlansın gözlerimiz hatıralarımızda
Bırakalım ellerimizi anılarımıza
Kaçıralım gözlerimizi geçmişe
Verelim ellerimizi birbirimize
Çıkıp gezelim sevgilim
Farzet hiç ayrılmadık
Hiç kopmadı avuçlarımız
Tükenmedi sayalım
Dudaklarımızdaki sevda şarkılarını
Haykırırcasına söyleyelim gözlerimize bakarak
Hiç susmadan, ara vermeden, uyanmayı bile aklımıza getirmeden
Sadece göz göze, el ele, sadece biz, sen ve ben
Baş başa kalalım sevgilim
Biliyorum
Yarınları göremeyecek kadar kör
Duyamayacak kadar sağırız
Boş ver
Bunlar sadece ileriye gidemediğimiz saatler
Bırak
Bırak biz geçmişte yaşayalım sevgilim
Sonu olmayan bir sevda boşluğunda kopan biz
Gitmeden ileri, düşünmeden yarınlarımızı
Kederlenmeden kadere, ağlamadan,üzülmeden
Anılarda yaşayalım sevgilim
Her bir yaprak düştüğünde
Katalım bir sonbahar rüzgarını yüreğimize
Kapılarak gidelim el ele anılarımıza
Hiç unutamadığımız o güzel günleri
Tekrar yaşayalım sevgilim
.
* Sen benim, beynime beynime vuran, tek ağrımsın kalan ömrümde
* Mas mavi gözlerime, şimşek gibi çakansın bu günlerde, yarınlara inat
* Hayattan bana kalan tek mirasım, tek sevdam, sönmeyen tek ateşim
* Ben seni çok sevdim, kapattım kapılarımı geçmişe, öyle sevdim
***
* Ne bir öncesi oldu bende, nede senden sonrasını sığdırabildim yüreğime
* Yaktım ışıklarımı, gönlümün sen kokan en karanlık bölgelerine, sessizce
* Burnuma dirhem dirhem gelen bir rüzgarsın, yüreğimi buz gibi delip geçen
* Aşım, ekmeğim, suyumsun belki de, sindire sindire, kendine aşık ettiren
***
* Yüreğimde inşa edilen tek yolumsun, şehir şehir sana uzanan
* Her nereye baksam seni gördüğüm bir ayna misali gözlerime yansıyan
* Bir hayalde olabilirdin, içimi cayır cayır yakan, aklıma bir çivi gibi saplanan
* Bir andın belki de, bir fırtına gibi hayatıma giren, ertesi günü terkeden
***
* Ne bilim işte belki de hiç yoktun, yada hiç girmedin hayatıma bir hayaldi sadece
* Ya da ben avutuyordum kendimi seni düşündükçe, yokluğuna hasret gecelerde
* Geçse de günler, dönse de geceye, olsa da nice sabahlar, beni sadece seven anlar
* Çünkü ben seni, varlığına kurduğum hayallerimde yaşattım, öyle sevdim
***
* Öyle sevdim ki, bir hayal de olsan, bir düş de olsan yüreğimde
* Sevdamı sana, seni de, gerçeklere kattım öyle sevdim,
* Hasret de olsan uzaklarda, gelmeyecek de olsan sevdamın yamaçlarına
* Gelmediğin her bir gün için bir gül ektim öyle sevdim
***
* Güllere baktım, seni andım, öyle sevdim
* Her birine adını verdim, sen diye seslendim
* Gelmesen de, avutup kendimi sensiz günlerimde
* Toprağımda gülleri, Yüreğimde ise seni yaşattım
* Öyle sevdim…
Penceremi açan rüzgar geliyor da aklıma
Öyle sert eserdi ki
Yüreğimin sen kokan cennetine
Seni beklediğim karanlık gecelerde
Vururdu en derinlere
İşte buna kahrettim ya sayende
Seni beklediğim sensiz günlerimde
Analdım ki değmezmiş
Ne senli geçen günlere
Ne de yokluğunda özlediğim
Hasret dolu yıllara
Değmezmiş
Anladım ki
Sen hiç olmamışın
Hiç yokmuşsun dünyamda
Hiç yaşanmamışsın hayatımda
Hatta
Hiç yaşlanmamışım seninle
Hiç zamanım geçmedi belki de
Hiç
Hiç durmadı zaman sensiz
Bir hiçtik belki de
Akıp gitti öylece sessizce
Ne sen geldin zamanla
Ne ben sevdim, bekledim yıllarca
Boş ver
Hiç olmadı say
Hiç gelmedin
Hiç beklemedim
Hiç sevmedim
Ne sen geldin girdin gönlüme
Ne de ben doğdum yüreğinde
Boş ver
Hiç Yaşanmamış say
Boş ver
Sen
Sen gelmeyeceksin biliyorum
Ama bil ki bende senden
Dönmemek üzere
Gidiyorum
Ardıma bakmadan
Tüm geçmişi silerek gidiyorum
Ne bıraktığın yerdeyim
Ne de bulabileceğin bir şehirdeyim
Ben sadece ellerdeyim güzelim
Ne ara ne sor
Ne de bul beni bu dünyada
Ne geçmişe bak özlerken
Nede yarınlara git yakarken
Ama yinede bil
Bil diye söylüyorum
Bil ki
sana
Dönmeyeceğim güzelim
İster bekle
İster çürüt ömrünü geçen senelerde
İster vazgeç al kalemi eline yaz kaderine
Karar senin, hak senin, seçim senin
Ama bil
Bil ki
Bir zamanlar deli gibi sevdiğin bu sevdan
Şimdilerde ise başka ellerde
Ne dönüş bileti aldım giderken
Ne de aklıma geleceksin yaşarken
Ben sadece gittim
Dönmemek üzere
Ama dedim ya
Ben sadece bil istedim
Bil ki
sana
Dönmeyeceğim güzelim
* Simsiyah gökyüzündeki yıldızların parlayarak
* Yüzüme vurduğu anlardı belki de gözlerimi açtığım zamanlar
* Bir bakışına tutulurken aya benzeyen gözlerim
* Aklıma gelirdi yüreğimden atamadığım sözlerim
- Anlatamazdı susardı, küsmüştü geçmişine zavallı yüreğim
- Ayın en karanlık bölgesine saklanırken yıllarca anılarla
- Bir ışık bir umut beklemiştim belki de, ayaz gecelerde
- Ama ne çare, beklesem de yıllarca zemheri cehennemlerinde
* Katmer katmer büyümüştü hasretin, çığ gibi olan yüreğimde
* Düşse de yenik zalim yıllara, yaksa da içimi acımasızca
* Hep bir sen, yada adına umutlar koyduklarım geldi aklıma
* Küçük sevinçler ile yaşadığım bu zamanlardı aslında
- Kim bilir belki de kendimi kandırdığım zamanlara eşti umutlarım
- Ne bilim işte böyle bir şeydi belki de seninle yattığım hayallerim
- Gözlerimi açtığımda sana tutulduğum bir anda kaybetmekti belki de
- Seninle bulduğum umutlarımı
* Kim bilir işte belki de seninde bilmediğin şeylerdi
* Ne sen ne de ben aklımıza bile getiremezdik bunları
* Kuşların bile en kırık dallarıma konacaklarını
* Döküp yapraklarını rüzgarlarda kaybolacaklarını
- Ben de bilemezdim aslında
- Senin bile bilmediğin duyguları içime alıp saklamasını
- Saklamasam da nereden görecektin ki sanki
- Sana söylenmeyen, gösterilmeyen bir aşk yarasını
Ömrümün bir köşesine sakladığımsın bu günlerde
Onca geçen yıllara inat, beklesem de seni
Hatıralarda bulup, yaşadığımsın belki de
Olmasan da, sevmiştim seni, sensiz ayaz gecelerimde
Aklıma damla damla serpilirken düşlerimde
Her damlasında bir iz bırakırdın gönlümde
Gölgesinden kurtulamadığım, eşsiz bir bekleyişken yüreğimde
Kopartamadığım bir sevdam oldun, hasretini sığdıramadığım gecelerde
Eyy Uzaklara tay düşen yarim, kanayan yaram
Kara bahtım, gönül yoldaşım, son sevdam
Kolay mı öyle gitmek, düşlerimden terk etmek
Damla damla süzmek, kolay mı yüreğimden vazgeçmek
Ağlasam günlerce, döksem yaşlarımı yıllarca,
Geçer mi sensiz yaram, kan kırmızı sevdam, düşümdeki karam
Akar mı gözlerim yokluğunda, sensiz bahtımda
Biter mi bu hasret, sonu gelmeyen bir yolculukta
Bir yol olmak isterdim, sevenleri misafir edebilen
Ya da bir su olur, akardım özgürce deli dolu nehirlere
Bazen de bir kuş olmak ister,uçmak isterdim gökyüzüne
Kedersiz kaderimde yaşayan bir insan olmak, hayalimdi belki de
Olmadığında sen, geçer mi yıllar sessiz,
Gelsen de bir başına, gelir mi ayrılık yine sebepsiz
Bırakır mı ellerimi yine, soğuk karanlık kış gecelerinde
Korkularım doğar da başıma, kalır mıyım yine sensiz
ve kimsesiz…
Olur da, unutursan bir gün beni
Üşür, sevdana emanet yüreğim
Bil ki sevdiğim, işte O an
Sensin benim kaderim
Ağlasam gül yüzlüm, yokluğuna
Diner mi acım kara bahtım da
Dayanır mı bu yürek, geçen yıllara
Yaşar mı sanki sensiz,
Olmadığın bir dünyada
Çekilmez olur sevdiğim
Sensiz bir hayat bana
Zehreder yokluğun
Ölüm olur bu dünyada
Bil ki sevdiğim
Buz tutarsa bir gün kalbim
Sebebi sen olursun bedenimin
Kalırsa cansız yüreğim
Bil ki
Ben artık
Ölü bir bedendeyim
Şimdi Sevdiğim
Farzet bitmişim
Ya da gitmişim yokluğunda
Ölüp gömülmüşüm toprağa
Ya kalıp yaşatacaksın beni kara bahtımda
Ya da gideceksin ekeceksin gülleri
Kara toprağa
Şimdi
Koy elini yüreğine
Git sevgilim
Giderken bunları bil
Bil de git sevdiğim
Bil ki
Gidersen
Ne Bıraktığını Bil Sevdiğim…
Adına hasret koyduğum bir umuttun uzaklarda
Özlemini içime nefes gibi çektiğim
Kaderime beklediğim bir ışıktın belki de
Yokluğunda sözlerimi dillerime düğümlediğim
Ömre bedel düşüncelerim aklımda
Delerken aklımı her dakika
Saklımda olan sevdama inat
Yakardı içimi özlemler
Dirhem dirhem yağmurlarında
Bu şehir boş artık, sensiz ve karanlık
Kör olmuş artık yollar, çıkmaz sokaklarda
Kaldırımlar ise kendi halinde, ellerin dolaştığı
Bir kent kalmış bana, yine sensiz sabahlarda
Hasretim sana yar, gör beni, duy uzaklarda
Bir yanım sensiz, yarım kalmış yokluğunda
Dön bu şehre, varlığında bıraktığın hasretinle
Gel hadi, sessizce gittiğin şehre, sebepsizce
Bir bayram yaşansın bu kentin tüm sokaklarında
Eş olsun hasrete aşk, parlayan yıldızlarda
Gök yüzü mas mavi olsun zifiri karanlık da
Eş olsun geceler gündüze, geldiğin günü,
Bayram saydığımızda…
.
Bir masal olsan saklansan rüyalarımda
Kalsan oracıkta, hiç çıkmadan hatıralarımda
Gerçeği yaşayamadığım bu hayatta
Sadece masal, ya da bir düş olup aksan anılarda
Deniz olsan kimi zaman da, mas mavi bana
Gökyüzü olsam düşsem sana, gül yüzlü simana
Tutuşup el ele, ıslanarak
Yağmur olsak seninle, yağsak kara toprağa
Yaşadığımızı sandığımız bu dünya da
Hayal kurup buluşsak seninle çok uzaklarda
Yaşasak seninle doya doya, kedersiz bir zamanda
Yürüsek göz göze, yağan yağmurun altında
Bir düş de olsam sana
Sen de gelsen, hayal olsan bana
Yine de gel gir, rüyalarıma
Yaşayalım seninle
Bir yalan bile olsa…
Okunmak Okumak Kadar Güzel Bir Şeydir,
Sevgi Dolu Bir Yürekte Yazılıysa Eğer.
Yaşamak ise Bambaşka Bir Şeydir,
Kader Alnımıza Yazmışsa Eğer…
Ben seni sevgilim
Pencere diplerinde sevdim
Beklerken gözlerim, hasretinle
Seni;
Bir çerçeveye sığdırdım
Öyle sevdim
Öyle sevdim ki!
Fırtınada kaybolan bir gemiydin sanki
Sahillerimde beklediğim
Yokluğunda sözlerin
Dalga dalga denizlerde
Varlığında yüreğim
Kıpır kıpır bedenimde
Gel sevdiğim
Gel
Gözlerken, özlediğim!
Duy beni
Duy sevdiğim
Sen benim beklediğim
Sen benim hasretim
Gel
Uzaklardaki sevdiğim
Gel
Bekletme
Gönlüme tay düşen yarim
.
Her baktığın da aynaya
Gördün mü hiç? beni karşında
Ben gördüm,
Her uyandığım sabahlarda
Baktığım da aynaya
Seni gördüm, seni buldum karşımda
Öyle sevdim.
Öyle alışmışım ki sana
Sensiz bir günde
Seninle başlarken sabahlarıma
Senli bir sabahı
Gecelerime kattım
Öyle sevdim
Yoktun;
Yine sevdim
Sabahları buldum, geceleri sevdim
Kayboldun gittin karanlık da
Yok oldun sabahlarda
Yokluğunda buldum, öyle sevdim
Öyle sevdim ki!
24 saatlik dünyam da
Zamanın işleyen en küçük saatinin
Bir saniyesinde buldum, öyle sevdim
Ne zaman dayanabildi yokluğuna
Ne de aylar yaşayabildi yıllarımda
Hepsi birer birer istifa etti
Yüreğimin tam orta noktasında
Ne sen çıkabildiğin gönlümden
Ne ben çıkarabildim gecelerimden
Öylece kaldın, öylece sevdim
Seni bulduğum yerde
Gördüğüm anda
Sabahlara dek,
Sevdim…
Salla gitsin gelmişi de geçmişi de
Seni yakan kasıp kavuran günleriyle
At bir kenara, korkmadan
Al eline kalemi yaz kaderini aldırmadan
Ömür senin hayat senin
Ne yazarsan olur kaderin
Unutma;
Yaz bir kağıda beyaz sayfalara
Yaz
Yaz kaderini
Korkmadan
Çıkmadan aklından
Mıhla hayatın tam arkasından
Öyle bir nişan al ki,
Vursun gözlerin
Kaderin tam orta noktasından
Ne Geri dön dal hayallerine
Ne de al düşlerini koy sepete
Bırak kalsın, oracık da
Gömüldüğü o yerde sessizce
Söz ver kendine geri dönme
İlerle;
İlerledikçe
Yaşa
Yaşa hayatını delice
Vursa da başına ağrılar ölürcesine
Titrese de ellerin yıllar geçtikçe
Git;
Gidebildiğince
Önüne çıkan her şeyi yak yakabildiğince
Kır zincirlerini vur kaderini
Aç yollarını, gir içeri
Yaksa da geçmiş yüreğini
Boş ver!
Salla gitsin kederini…
Seni sevmekten geçen
Yollarda bekliyordu bendeki duraklar.
Gideceği yere sadece bir bileti olan
Bir yolcu olsa da sendeki yüreğim,
Kapanan yollar ardında
Bir otoparka park edilmiş
Bir otobüse bağlamıştı umutlarını zavallı ellerim.
Oysa her zaman hayata geç başlayan
Ve her defasında umutlarını erken yitiren
Bir yol çizmişti kaderim.
İşte bunu bile bile
Uzaklara inat sevmişti yüreğim.
Kendine eziyet
Bir o kadar da, kendine vazife bilen,
Bir aptaldı belki de seven kalbim.
Onca yaşadığı hayatın içinde,
Her ne kadar acı varsa da geçen zamanlarda
Hepsini alıp bir çuvala doldurup,
Alıp sırtıma yarınlarına koşmaya çalışan,
Ve koştukça sırtındaki ağırlığını,
Tüm kemiklerinde hisseden bir ahmaktı belki de,
Seni seviyorum diyen dillerim.
Onca dumanlı geçen hayatımın içinden
Kendime; bile bile zehraldığım, ve
Bir umuda benzettiğim
Bir şeydin yüreğimde vazgeçemediğim
Sen benim tek sevdiğim,
Tüm hayallerimi önüne serdiğim,
Bir yaşamsın yüreğimde.
Çoğu zaman da kahrettiğim,
Ama her defasında
Sana benzeyen bir bebek sevmekti
Düşlerimde olmasını istediğim.
Ama her sabah, uyandığımda
Bomboş du ellerim…
Bomboş du yüreğim…”
Yeter ki canım istesin
Basar tekmeyi giderim
Mesafelere aldırmadan
Kara bahtımdan.
Yeter ki gönlüm olsun
Alıp altıma yolları
Ezer geçerim.
Kendi yolumu,
Kendim çizerim
Yeter ki keyfim olsun
Her şeyi es geçer
Ya da boş ver der, pas geçerim,
En fazla keyfime eder
Çeker giderim.
Yeter ki saatler dursun
Ne zamanı arar
Ne de zamana aldanırım,
Atar kolumdan saati
Geçmişe yol alırım.
Yeter ki sevsin beni kader
Ben kaderi, kederiyle sever,
Olsa da kederler fazlaca
Sineye çeker öyle giderim.
Yeter ki ellerim sağ
Ayaklarım sağlam olsun.
Bu fani dünyada
Gözlerim ağlar da olsa,
Siler geçerim.
Yeter ki sevdiğim olsun
Az olsun öz olsun
Tek olsun bir olsun
Varsın, yanımda dursun
Gelmese de yanıma
Ben çıkar giderim
Çıkarsa bir engel
Firar eder, deler geçerim.
Yeter ki bir cümle kursun
Bir hece yazar söylenirim
Mısraya döker sözlenir
Yazar şiirleri, bestelerim.
Yeter ki; yalansız olsun
Doğru olsun, dürüst olsun
Olmasa da dudaklarında
Canı, sağ olsun
Vazgeçer giderim.
Yeter ki gün olsun
Günler olsun
Ay olsun, aylar dolsun
Yıllara inat bir gün olsun
Ömre bedel kaderime
Rest çeker giderim.
Yeter ki!
Bir karış toprak
Ve hemen yanında
İki metre de kefen olsun,
Duanız bende
Selamınız sizde dursun
Kederim sizin
Duanız benim olsun.
Ne geçmişe eyvallah benden
Ne de geleceğe yallah kaderden,
Sökerim ikisini de evrenden
Çeker giderim, bu rezaletten.
Yeter ki…
İçimden gelsin…
Yakarım…
Yıkarım…
Çekinmeden Kimseden…
.
Hani olur da bir gün ayrı kalırsak
Bir yanı eksik kaldığımız bu dünyada
Baş başa kaldığımızı düşün bir an da
Bir yanda vicdanın seninle
Diğer yanda yüreğin benimle
Ellerin ise kalbinin tam üzerindeyken
Yapıştır elini kalbinin tam orta yerine
Dinle sesini, duy nefesini
İşte o an yalansız bir his doğacak gönlünde
Yüreğinin derinliklerinde bir yerde
Üşürken bir anda,
Ellerinin terlediğini,
Ya da sıcaklar geldiğinde üzerine,
Buz gibi serinlediğini göreceksin
Ayrı kaldığın o saniyelerde
Her şey anlık yaşanacak beyninde
Bir anda olacak her şey
Ansızın, aklının bile aklına sığdıramadığı
Bir gün yaşayacaksın, Bir akşam güneşine dek
Sürükleneceksin uykusuzluğa, karanlık gecelere
Uykuya hasret bir gece yaşarken
Gündüze ise sabır isteyeceksin Allah’dan
Kaldıracaksın ellerini gök yüzüne, dualar ederek
Küçücük bir umut dileyeceksin sessizce.
Ama nafile
Çaresiz sessiz bir haykırışın tam ortasında kalacaksın
Dillerinin dilsiz kaldığı saniyelerde
Bir yanın gitmelere isyan ederken düşlerinde
Diğer yanın ise
Gelmesini istediğin umutlarını arayacak hayallerinde
Gözlerini kırpmadan uyumanın ve
Göz kapakların çatlayana kadar uykusuz kalmanın
Ne demek olduğunu anlayacaksın sahte düşlerinde
Bir ben arayacaksın, uykusuz gecelerinde, nefessizce
Ya da bir umut gelmesini bekleyecek
Uykunun gelmesini dileyeceksin yüce Rabbinden
Ama ne çare,
Gündüzlerin gecelere karışmıştı bir kere
Saatler duracak
Sigara üstüne sigara yakacaksın
Çekeceksin en derinlere
Nefes nefese kalacak, kalbin sığmaz olacak göğsüne
Söküp atasın gelecek alıp eline kalbini
Çıkıp gidesin gelecek bu şehirden
Sığmaz olacak küçücük bedenin kentlere,
Kalacaksın bir başına çaresiz ve sessiz
Bomboş sokaklar ve yanmayan lambalar
Kaldırımlar, sessiz ve kimsesiz
Ölümün eşiğinde gizlenirken
Huzurun,
Yazmak ve silmek arasında geçen
Yaşam çizgisinden ibaret olduğunu anlayacaksın
Yaşadığın bu birinci günde.
İkinci günde ise yokluğuna alıştığını sanıp
Ama her defasında yanılacaksın.
Her defasında başa dönüp ilk yaşadığın günü
Tekrar tekrar yaşayacaksın
Belkid e yıllarca, ara vermeden, nefes almadan
Hiç aklından çıkartmadan, bir adım ileri atmadan
Hep aynı yerde kalarak, durarak
Çivi gibi saplanarak yaşayacaksın düşlerinde
Ne hayatın ötesinde bir yarın olacak senin için
Ne de geçmişe dönüp
Bir el atabileceksin sevdiğine.
Öylece kalacaksın yapayalnız çaresiz
Benim yıllarca esir kaldığım
Ama kimselere anlatamadığım bir an gibi
Dilsiz, sessiz, Yüreksiz, taştan bir kalbe sahip
Bir beden gibi yaşayacaksın kör düğümlerde.
Şimşekler çakacak yüreğinin tam orta yerinde
Severken ayrılmanın ne demek olduğu düşecek,
Aklının bir köşesine.
Ya da sevilirken gitmenin
Ne kadar acı verdiğini anlayacaksın
Yüreğinin tam orta yerine…
Bir gün ayrılacağımı bilseydim sevgilim…
O gün ellerinden sımsıkı tutup, gelmezdim…
Her gece düşlerimi esir edeceğini bilseydim senin…
Tanımadan sevdiğim bir yüreği asla sevmezdim…
Çekilmez olur ayrılık sensiz…
Yaşanmaz ki bu hayat sevgisiz ve kadersiz…
Dayanır mı ki bu can, boş bir bedene eşsiz…
Düşer mi dersin bana, bir dünya, kedersiz…
Kolay mı dostum, SÖYLE,
Yaşanır mı bu hayat sevgisiz…
Uçmayı Aklına Koymuş Bir İnsan…
Rüzgarı da Arkasına Almış Demektir…
Asıl Önemli Olan Uçmak Değil…
Arkana Aldığın Rüzgar Kesildiğinde…
Nereye Düştüğü Bilmektir…
* Bilmeden seversem bir gün seni
* Küsme yüreğime, darılma ellerime
* Dayanamadığım bir zamana say
* Yaz kaderime, yaz sevgilim.
- Yaz ki;
- Geçmişe ibret
- Yarınlara ise bir umut olsun
- Sana duyduğum bu hasret.
* Kaç özlemle yaşarım
* Konuşmadan,
* Kaç sene dayanır kalbim
* Susmadan.
- Keşke diyorum bazen
- Bir şiir olsan ellerimde
- Yazsam seni şarkı olsan kalbimde
- Söylesem seni her gece,
- Her gece dillerimde.
* Yazabilsem seni her gün
* Her gün kaderime,
* Sen bilmesen de beni
* Saklansan şiirlerimde.
- Gizlenip düşlerime
- Gelsen,
- Gelsen gönlüme her gece
- Sevsem seni,
- Kalsan da hayallerimde
* Biliyorum;
* Biliyorum sevgilim,
* Anlatsam sevdamı sana
* Kırılacak,
* Eşi olmayan eşsiz kalbin.
- Eğer sevgilim bir gün
- Bilmeden kırarsam kalbini,
- Bil ki;
- Bir ölüm az gelir yokluğuna.
* Her gün defalarca ölür
* Defalarca doğarım yarınlara,
* Tüm ölümler eş olur
* Eş olur can damarıma.
- Kaybedersem seni
- Kör olsun,
- Kör olsun
- Gözlerim.
* Kesilsin sözlerim,
* Kesilsin dillerim,
- Seviyorum diyen
- Yüreğime,
* Tay düşsün özlemlerim.
Öyle dalıyorum ki bazen
Kurduğum düşlerimdeki seni
Bir akşam güneşine benzetiyor yüreğim
Ne Batmasını istiyor güneşin
Nede solmasına kıyabiliyordu gözlerinin
Öyle gözlerine bakarak ve onları da alarak
Bir akşamın batan bir güneşine şahit
İki Çifti gibi dolaşıyorduk sahillerimde
Sen Bana deniz, bende sana bir limandım
Bu şehirde
Seni beklediğim sahillerimde
Dalga dalga vuran hayallerinle beklerken seni
Bazen de bir gök yüzü oluyordun düşlerimde
Bir yanın uçsuz bucaksız denizlerden
Diğer yarın ise yükseklerden sesleniyordu
Seninle yattığım hayallerimde
Gökyüzünde uçan martıların
Bir selamını bile
Hayal ederken seninle geçirdiğim
Batan bir akşam güneşinde
Hep seni bekledim
Öylesine derin
Öylesine Kırmızı bir gündü ki benim için
Açıp ellerimi gök yüzüne
Güneşi dilerken Yüce Rabbimden
Bir yandan da
Seni istiyordum sensiz yüreğimden
Durma
Gel Hadi
Gel Güneşim
Gel Sahillerime
Seni beklediğim şehrime
Düşlerini kurduğum kentime
Gel
Çık gökyüzünden
Doğ gecelerime…
.
Yarım kalan düşlerimin uzandığı
Yıkılmış bir kentin sokaklarından
Yazıyorum sana.
Dinle sevgilim;
Öylesine sessiz ve öylesine
Issız ki bu şehir,
Düşündükçe sarhoş oluyor
Karanlık caddelere sürüklenen
Son vedasını almış yüreğim.
Uzak yollara düşman
Ayrılığı mahşer bilen
Bir ülkeden sesleniyorum
Sen bilmeden, duymadan.
Satır satır yağıyor kağıdıma
Damla damla gözyaşlarım,
Süzülürken alçak nehirlere
Acıyor, kanıyor,
Parçalanmış gözlerim
Kolay mı ayrılmak,
Mektup mektup uzaklardan yazmak
Güneşe inat, Ağlamak sabahlarda
Kaybolmak, yok olmak ezanlara.
Bir ayrılığı anlatmak
Kırık bir kalemle
İnşa etmek satırlarına,
Kolay mı, titreyen ellerimle
Bembeyaz bir kağıda yazmak
Bir başına kimsesiz, çaresiz
Yetim bir yürekle alnıma yazmak
Kolay mı? umutlara aldanıp
Kadere
Meydan okumak
Kolay mı?
Ben dumanı bulmuşum nefes nefes sigarayla !
Şimdi sen yanımda olmasan ne olur sevgili !
Arkadaş olup dost olmuşum içimdeki acıyla !
Bal olup gelsen de ne çare şimdi !!!
Senden daha iyi oluğunu düşündüğün birisini pes ettirmek için,
önüne taş koymak yetmez. Bu onu sadece yavaşlatır, ama geri de
döndürmez.
Ondan daha iyi olmayı dene.
Dene ki,
Eğer olursan gururun,
olamazsan onurun olsun.
Dünyada…Söylense de…
Söylenmediği İddia Edilen Tek Şey YALAN’dır
Ve Yine Dünyada….
Çok Olduğu Söylenen..
Fakat Çok Nadir Bulunan Tek Şey de…
ADAM’dır…
Dostuna, Dostum derken…Üç Kere Yüksek Sesle Seslen…
Olmadı Üç Kere de Kulağına Fısılda Bakarsın Duymaz…
Yine Mi Olmadı Üç Kerede Kağıda Yaz…Belki Az Duymuştur…
Sonrada Adet Yerini Bulsun Diye…Bir Kerede Kağıdın Altını İmzalattır…
Bakarsın İnkar Eder…!!!
Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt
etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için
yayınlanmaktadır.
Şiirlerin kopyalanması, gerçek veya elektronik ortamlarda
yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve
uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları
temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu döküman
MawishSiirleri.Com tarafından yayınlanmıştır.
MawishSiirleri.Com tüm bölümleriyle, Fikir ve Sanat
Eserleri Yasası'na
%100 uygun olarak yayın yapmaktadır.
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
23
File Size
2 787 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content