DNA REPLİKASYONU

DNA REPLİKASYONU
Yrd.Doç.Dr. Seda Örenay Boyacıoğlu
DNA REPLİKASYONU
• Replikasyon genetik materyelin tamamen kendi
benzeri yeni bir molekül oluşturma işlemidir.
• DNA kendini eşleyebilen yegane biyomoleküldür
• Replikasyon sonrası ana DNA molekülü ile tüm
nukleotid dizisi tamamen aynı olan DNA molekülü
ortaya çıkar.
• Böylece DNA da taşınan genetik bilgi her replikasyon
olayı ile dölden döle aktarılır.
3
• DNA replikasyonu yarı
koruyucu bir model ile
açıklanır.
• Bu model iki zincirli sarmal
DNA nın her bir ipliğinin
kalıp görevi yaparak kendine
yeni bir eş DNA ipliği
oluşturması işlemidir.
• Böylece bir ana molekülden
yeni oluşan her bir yavru
molekül, ana DNA nın bir
zincirini taşıyacaktır
DNA Replikasyonunun Temel Mekanizmaları
Hem prokaryotik hemde ökaryotik hücrelerde
replikasyonun temel mekanizmaları aynıdır.
• Replikasyon başlangıç noktalarının tayini
• DNA çift ipliğinin çözünmesi
• Replikasyon çatalının oluşması
Replikasyonda,
DNA polimerazdan başka,
herbirinin özel bir görevi olan,
20’den fazla enzim ve proteinler gerekmektedir.
Tümüne DNA replikaz sistemi veya replizom denir.
6
Replikasyon başlangıç noktalarının tayini:
• Replikasyonun gerçekleştiği genom birimine replikon
denir.
• Her replikonda bir başlangıç ve bir bitiş noktası
vardır.
• Prokaryotlarda çembersel DNA da bir başlangıç ve
bir bitiş noktası,
• Ökaryotik hücrede ise çok sayıda başlangıç ve bitiş
noktaları vardır.
• Başlangıç noktaları özel nukleotid dizilerinden oluşur
( A ve T den zengin tekrarlayan nukleotid dizileri)
• ve “diziye özel olan DNA ya bağlanan proteinler =
başlatıcı proteinler” tarafından tanınır.
• Bu proteinlerin başlangıç noktalarına bağlanması ile
replikasyonun ilk adımı atılır.
9
10
DNA çift ipliğinin çözünmesi
• Replikasyonun başlıyabilmesi için DNA çift
zincirinin sarmal yapısının çözülmesi gereklidir.
• Çözülme işlemi başlatıcı protein kopleksinde
yer alan DNA helikazlar ile gerçekleştirilir.
Replikasyon çatalının oluşması
• Helikaz aktivitesi ile açılan çift
zincirde replikasyonun olduğu
bölgeye replikasyon çatalı
denir.
• Replikasyon olayı “replikasyon
çatalı”nın ana DNA molekülü
boyunca ilerlemesi ile
gerçekleşir.
Replikasyon çatalında replikasyonda iş gören 4 temel
yapı vardır;
• DNA helikaz, DNA sarmalını çözen enzim
• Primaz, DNA sentezinin başlıyabilmesi için gerekli olan
RNA primerlerini (RNA öncül molekül) sentezleyen
enzim
• DNA Polimerazlar, kalıp zincire komplamenter yeni
DNA zincirini sentezleyen enzim
• Tek zincire bağlanan (SSB) proteinler, replikasyon
çatalının sürekliliğini saglayan ,tek DNA ipliğine
bağlanarak katlanmayı önleyen proteinler
DNA polimeraz III , her bir nükleotidin
kalıp üzerindeki tamalayıcı bazına uygun olarak,
yeni zincire eklenmesini kontrol eder.
Eğer kalıp bazdaki adenine uyan, timin yerine
sitozin taşıyan nükleotid yeni zincire eklenirse,
DNA polimeraz III, yapıya yanlışlıkla katılan nükleotidi
hidrolitik olarak uzaklaştırarak, timin taşıyan doğru
nükleotidi yerine yerleştirir.
16
Öncül RNA molekülünün Çıkartılıp Atılarak DNA ile
Yer Değiştirmesi
DNA polimeraz III sentezi, yeni bir öncü RNA ile
karşılaşıncaya kadar devam eder.
Öncü RNA molekülüne gelindiğinde, DNA
polimeraz I ile RNA çıkarılarak DNA polimeraz I ile
boşluk doldurulur .
17
DNA replikasyon yönü (yeni sentezlenen zincirin
yönü) 5’ 3’ ucuna doğrudur
DNA replikasyon yönü (yeni sentezlenen zincirin
yönü) 5’ 3’ ucuna doğrudur
DNA molekülü birbirize zıt yönde paralel iki zincir
içerdiginden (biri 5’ 3’ diğeri 3’ 5’) sentezin
aynı anda ve devamlı olarak ilerlemesi mümkün
değildir.
• Bu nedenle replikasyon çatalında iki farklı sentez
tipi ortaya çıkar.
1- Devamlı iplik (DNA) sentezi
( 3’
5´ kalıbına uygun sentez )
2- Kesikli iplik (DNA) sentezi
( 5´
3´ kalıbına göre yapılan sentez)
• Kesikli DNA zincirlerinin
oluşumunu deneysel olarak
gösteren
Okazaki
ve
Ark.(1968)
dan
dolayı
bunlara
Okazaki Parçaları
adı verilmiştir.
(ökaryotlarda 100-200
nukleotidlik parçalar)
• Her bir Okazaki
parçasınında başlangıcında
RNA primerleri
bulunmaktadır.
PCR
Polimeraz Zincir
Reaksiyonu
 Bu teknik (PCR) Cetus firmasının insan genetiği
departmanında çalışan araştırmacı Kary MULLIS
tarafından 1985’te bulunmuş ve patenti alınmıştır.
 PCR; ilk defa aynı yıl R. SAIKI , K. MULLİS ve
arkadaşları tarafından ortak hücre anemisinin
tanısının konulmasında uygulamaya sokulmuştur.
 1993 yılında bu çalışma K. MULLIS’e NOBEL ödülünü
kazandırmıştır.
 PCR, herhangi bir organizmaya ait genomik DNA’daki
özgül bölgelerin çoğaltılmasını (amplifikasyonunu)
sağlayan basit ama çok başarılı bir invitro DNA sentezi
yöntemidir.
• PCR; DNA molekülünün milyonlarca hatta
milyarlarca kopyasını kısa zamanda yapan bir
tekniktir.
 Escherichia coli’ den DNA Polimeraz enziminin
kullanılmasının dezavantajı, PCR reaksiyonunda
kullanılan yüksek ısılarda denatüre olması ve bu
sebeple her PCR siklusu sonucunda taze enzimin
yeniden ilave edilmesi zorunluluğuydu.
 Bu problem termofilik bir bakteri olan, ısıya karşı çok
dayanıklı Thermus aquaticus’ tan DNA polimeraz
enziminin elde edilmesiyle ortadan kalkmıştır.
 Bu enzimin geliştirilmesi aynı zamanda otomatik PCR
cihazının geliştirilmesine de imkan tanımıştır.
 Böylece PCR reaksiyonunda gerekli olan ısı ve zaman
ayarlamaları otomatik olarak bu cihazlar vasıtasıyla
yapılmış ve teknik daha güvenilir bir hale getirmiştir.
PCR’IN PRENSİBİ ve TEKNİĞİ
• Günümüzde PCR tekniğinin otomasyonu, her bir
siklus esnasındaki ısıtma ve soğutma işlemlerini
yazılan program doğrultusunda yapan Thermocycler
adı verilen PCR otonomları yardımıyla sağlanmıştır.
PCR’IN PRENSİBİ ve TEKNİĞİ
 RNA karakterindeki genomik materyallerde önce,
reverse transkriptaz (rt) ile komplementer DNA’ya
(cDNA) çevrilerek amplifikasyonu yapılır.
 Amplifiye edilecek bölgenin uzunluğu ve primerlerin
dizisi tarafından belirlenir. Tepkimenin sahip olduğu
yüksek doğruluk ile 20 döngü, kalıbın 1.000.000 kez
amplifikasyonuna neden olur.
 Etkinsizliğin kaynakları örnek DNA’sının hedef
olmayan bölgelerine primerlerin yapışması,
yükseltilmiş ısıda polimerazların etkinsizleşmesi,
hazırlanmış kalıbın tam olmayan uzaması oluşturur.
PCR’IN PRENSİBİ ve TEKNİĞİ
PCR’ın çalışma prensibi oldukça basittir. Özet
olarak, izole edilen veya patolojik materyallerde
bulunan hedef genetik materyallerin (DNA veya
RNA), spesifik kısa zincirli oligonükleotit primerler
yardımıyla enzimatik olarak sayısal çoğaltılması
(amplifikasyon) olarak tanımlanabilir.
PCR’ın prensibi tekrarlanan üç basamağa dayanır.
1. Denatürasyon (parçalanma)
2. Hibrididasyon (pirimerlerin yerleşmesi)
3. Polimerizasyon (sentez)
PCR’IN PRENSİBİ ve TEKNİĞİ
• Reaksiyonun özgünlüğü çok iyi tanımlanmış
oligonükleotitlerin seçilmesi ile sağlanır.
• Primerler çiftler halinde biri çift zincir DNA’yı
oluşturan zincirlerden birine, diğeri de o zincirin
komplementerine eşleşecek şekilde farklı
dizilimlerde tasarlanır.
• Amplifikasyon için DNA dizisinin bilinmesi gerekli
değildir. Birleşme bölgesinin bilinmesi yeterlidir.
• PCR için saf DNA kullanmaya gerek yoktur. Kaba
hücre özütü, total DNA preparatı, bir damla kan
PCR’IN PRENSİBİ ve TEKNİĞİ
DNA replikasyonunda DNA polimeraz enzimi
templateDNA (hedef DNA) adı verilen kopya
edilmesi amaçlanan sarmalın içerdiği bilgileri
kullanarak DNA molekülünün bir kopyası üretilir.
Neticede hedef bölgenin uçlarına bağlanarak
(annealing yada hibridizasyon işlemi) amplifiye
olacak DNA bölgesinin sınırlarını belirlerler.
PCR reaksiyonlarında 3 basamak, denatürasyon,
hibridasyon ve uzamadan oluşan bu 3 basamak bir
siklusu teşkil eder.
1-DENATURASYON
PCR işleminin ilk aşamasında amplifiye edilecek
matris DNA başlangıçta 95-100oC’ye kadar ısıtılır.
DNA yapısının zarar görmesi durumunda, PCR
boyunca yanlış yapılan nükleotitler çoğalır.
Denatürasyon için genellikle 90-95oC 30 sn ısı
uygulanır.
PCR basamakları için kullanılan bu dereceler ve
süreler çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir.
Hedef DNA’nın Guanin ve Citosin bakımından
zengin olduğu durumlarda denaturasyon için
95oC’den daha yüksek bir ısı uygulanabilir.
2-HİBRİDİZASYON
 DNA’nın ısıyla denatüre edilmesi yani çift sarmallı
DNA sarmalının birbirinden ayrılması ve sıcaklığın
50oC’ye düşürülmesi ile primerler DNA matrisi
üzerinde yoğunlaşırlar.
 Primerlerden biri kendine ait 5’-terminusu ile hedef
DNA’lardan birinin 3’-ucu ile ve diğer primerler de,
ikinci tek iplikçik DNA’nın, anti paralel olarak diğer
ucunda bulunan 3’-ucuna bağlanarak, DNA
polimeraz’ın çalışması yönüne uygun olarak (5’-3’)
bağlanırlar.
 Hibridasyon ısısı genellikle primerlerin erime ısısının
5oC altında olup 55-65oC’lerde en iyi sonuç verir.
2-HİBRİDİZASYON
• Yüksek ısının kullanılması yanlış nükleotitlerin
primerlerin 3’ ucuna bağlanmasını önler.
• Hibridasyon ısısının düşük tutulduğu durumlarda
spesifik olmayan küçük DNA fragmentlerinin
oluşması söz konusu olur.
3-POLİMERİZASYON (SENTEZ)
 Sentez basamağında ise primerlerin DNA polimeraz
enzimi vasıtasıyla hedef DNA sarmalını
tamamlamaları işlemi gerçekleşir.
 Yeni şekillenmiş olan sarmal orijinal hedef DNA’dan
denatürasyon yolu ile ayrılır ve primer
hibridizasyonunu, DNA sentezi ve denatürasyon
siklusu tekrar edilir.
 Bütün DNA molekülleri reaksiyonun sonunda çift
sarmallı olarak bulunur.
 TaqDNA polimeraz enzimi, 5’-3’ yönünden olmak
üzere, ortamdaki nükleotidleri kullanırlar, primerlerin
3’ terminusuna nükleotidleri yerleştirir ve böylece
hedef DNA sekansının bir kopyası elde edilir.
ÖZET OLARAK
 Enzim reaksiyonu için uygun sıcaklığa ulaşması ile
DNA polimerazı, primeri uzatır. Her yeni sarmal
sentezi yeni bir çoğalma anlamına gelmektedir.
 Sentezlenmiş DNA sarmalları matris olarak fonksiyon
görmekte ve bu şekilde her bir siklus ile çoğaltılan
kalıp DNA sarmal konsantrasyonu da artmaktadır.
 Önce orijinal matris boyunca yeni bir DNA sarmalı
oluşturulur.
 DNA polimerazı kendiliğinden durana kadar veya yeni
bir üreme siklusunun başlamasına kadar DNA
sentezler.
ÖZET OLARAK
• İkinci siklusta negatif kopyanın uzunluğu henüz
tam olarak belirgin değildir.
• Üçüncü siklustan itibaren aranan uzunlukta yeni
ürünler oluşur.
• Dördücü siklustan itibaren bu kalıp sequens
exponensial çoğalır. Bu kalıp sequensin kopyalama
sayısı reaksiyon bitiminde (2n-2n) x formülü ile
hesaplanır.
• n üreme siklusu sayısı, 2n bir ve ikinci siklustaki
ürün (uzunluğu belli değil), x orijinal DNA
matrisinin kopya sayısıdır.
Kalıp Sequensin Kopyalama Sayısı
ÖZET OLARAK
 Yüksek DNA-ürün konsantrasyonunda, ürünlerin
kendisi de primer olarak etkiyerek spesifik olmayan
ürünlerin sentezlenmesine de neden olabilir.
 Genelde 25-35 siklus sayısı 100ng-1µg DNA’nın 50ng
genomik DNA’dan sentezlenmesi için yeterlidir.
 Normalde PCR 25-35 siklus arasında yapılır. Artan
siklus sayısı ile birlikte siklusta arzu edilmeyen ürünler
(artefekt) sayısı, kalıp DNA miktarı bu süre içerisinde
sabit kalırken, artefekt sayısı çoğalır.
PCR AMPLİFİKASTON İŞLEMİNİN ETKİNLİĞİ
• Burada dört faktör önemli rol oynar:
• Birincisi, PCR’daki amplifiye siklus sayısıdır. Geç
PCR siklularının erken sikluslara oranla daha az
etkili olduğu bildirilmiştir.
• İkinci önemli faktör, amplifiye edilecek hedef DNA
miktarıdır. Yüksek konsantrasyonda hedef DNA
ihtiva eden numunelerle çalışıldığında düşük
konsantrasyondakilere nazaran daha küçük
düzeyde bir amplifikasyonla neticelenir.
PCR AMPLİFİKASTON İŞLEMİNİN ETKİNLİĞİ
• Üçüncü faktör hedef DNA sekanslarının
uzunluğudur. PCR’ın etkinliği ile sekanslar
arasında ters orantılı bir ilişki mevcuttur.
• Dördüncü önemli faktör ise primer bağlanması ve
hibridizasyon için kullanılan ısı ile alakalıdır.
Yüksek ısıda PCR’de önemli bir problem olarak
kendini gösteren yanlış hibridasyon oluşma
ihtimali küçüktür.
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN
REAKSİYON KARIŞIMIMLARI
• PCR’da kullanılan önemli komplementler TaqDNA
polimeraz, primerler, deoksinükleotidler, hedef
DNA ve magnezyum iyonlarıdır.
TaqDNA Polimeraz Enzimi
• DNA polimeraz enzimi için önerilen miktar 1.0-2
U/100µl olup bu miktarı aştığı takdirde spesifik
olmayan ürünler şekillenebilir.
• TaqDNA polimeraz enzimi en iyi 70oC’de aktivite
gösterir ve PCR’de denatürasyon için gerekli olan
ısılara dayanıklıdır (90-95oC)
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN
REAKSİYON KARIŞIMIMLARI
• TaqDNA polimeraz enziminin, sıcaklığa duyarlı
enzimlere karşı iki önemli üstünlüğü vardır;
1. Her denatürasyon siklusunu takiben enzim
ilavesine gerek kalmaması.
2. Primerlerin bağlanmasının yüksek sıcaklıklarda
daha spesifik ve DNA sentezinin de daha hızlı
olmasıdır.
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN
REAKSİYON KARIŞIMIMLARI
Primerler
Konsantrasyonu için ise 0.1-0.5 µMolar tavsiye
edilmiştir.
Yüksek konsantrasyonlarda kullanılan primerler,
özellikle primer dimer adı verilen spesifik olmayan
bantların oluşmasına yol açar.
Primer dimerler küçük DNA ürünleri olup
primerlerin birbirine bağlanması yada DNA
polimeraz enziminin spesifik olmayan
nükleotidleri kullanılmayan primerlerin uçlarına
bağlanması neticesinde oluşan bantlardır.
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN REAKSİYON
KARIŞIMIMLARI
• Sentetik olarak kolayca hazırlanabilen tek
iplikçikli DNA segmentleri olan primerler
kullanılma amaçlarına göre, 15- 40
oligonükleotid den oluşmuşlardır.
• Bunlar, hedef DNA üzerinde kendine
komplementer olan baz sıralarını bularak
bağlanır ve burada (3’ terminus) DNA sentezinin
ilerlemesine teşkil eder.
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN REAKSİYON
KARIŞIMIMLARI
Pirimerlerin dizaynı
 Primerlerin dizaynında dikkat edilmesi gereken
hususlar aşağıdaki gibi sıralanılabilir.
1. Prokaryotikler için primer uzunluğu 18-22
nükleotidden ve ökaryotikler için ise 24-28
nükleotidden ibaret olmalıdır.
2. Uzun primerler spesifiteyi arttırır.
3. Sarmalların 3’ uçlarına bağlanmasından
kaçınılmalıdır. Bu primerlerin birbirlerine
bağlanmalarına ve böylece primer dimerlerin
oluşmasına sebep olabilir.
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN REAKSİYON
KARIŞIMIMLARI
Pirimerlerin dizaynı
4. Adenin/timin ve guanin/citozin oranları yaklaşık
olarak %50 veya hedef DNA’dakine benzer
olmalıdır.
5. Primerler sürekli olarak 5’ ucundan 3’ ye doğru
sentezlenmeli ve yazılmalıdır.
6. Primerlerin PCR reaksiyonundaki
konsantrasyonları 0.1-0.5 µMolar arasında
olmalıdır.
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN REAKSİYON
KARIŞIMIMLARI
Deoksinükleotid trifosfat
• Yeni DNA sarmalının sentezi için; dATP, dTTP,
dGTP, dCTP; hepsi dNTPs olarak adlandırılan dört
farklı deoksinükleotid trifosfata gereksinim vardır.
• Nükleotidlerin PCR karışımındaki
konsantrasyonları 20-200 µMolar olmalı ve 4
nükleotid de aynı oranda kullanılmalıdır.
PCR UYGULAMALARINDA KULLANILAN REAKSİYON
KARIŞIMIMLARI
Magnezyum iyonları
Mg ++ iyon konsantrasyonunun primer bağlanması,
kalıp DNA ve PCR ürünlerindeki çift sarmal yapının
ayrılma ısısı, primer-dimer yapısı ve enzim
aktivitesi üzerine etkisi bulunmaktadır.
Gereğinden fazla miktarda Mg++ ortamda
bulunması nonspesifik ürünlerin oluşumuna yol
açarken; gerektiğinden az miktarlar ise istenen
ürünün yeterince sentezlenmemesine neden olur.
PCR SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
• PCR ile amplifiye edilmiş ürünlerin saptanmasında
en yaygın kullanılan metot, bu ürünlerin uygun
moleküler ağırlıkta bir marker ile birlikte Ethidium
bromide ile boyalı agarose gel üzerine yükleyerek
elektroforez işlemine tabi tutmak ve neticede
ayrılan bandları UV transimulatör ile gözle görülür
bir hale getirmektir.
• Bunun yanısıra bu teknikten daha duyarlı fakat
hazırlanması ve kontrolü daha zor olan
Poliakrilamide gel elektroforez (PAGE) metodu da
PCR SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
PCR’DA KONTAMİNASYON KAYNAKLARI VE
ÖNLENMESİ
PCR’ın en önemli avantajlarından biri olan çok
yüksek duyarlılığı aynı zamanda bir dezavantaj
olabilir.
PCR’da en büyük risk, amplifiye edilmiş DNA’nın
yeni bir reaksiyonundaki kontaminasyonudur.
Yeni eldivenin PCR çalışma alanında kullanılması
aynı şekilde kirlenmeleri de önler.
Birçok kontaminasyonun kaynağının çalışanların
eldivenlerine bulaşmış DNA’lar olduğu
unutulmamalıdır.
PCR’DA KONTAMİNASYON KAYNAKLARI VE
ÖNLENMESİ
 Reaktiflerin bulunduğu tüplerin kapakları açılıp
kapatılırken özen gösterilmeli; kolay açılan kapaklı
tüpler tercih edilmelidir.
 Deneylerde PCR için özel olarak hazırlanmış otomatik
pipetler kullanılmalıdır.
 PCR ürünlerinin incelenmesinde kullanılan aletler
(elektroforez tankları vs.) bir molar HCl ile
yıkanmalıdır.
 Kalıp DNA’nın hazırlanması mümkünse ayrı bir yerde
ve PCR çalışma yerinden uzak yapılmalıdır.
PCR’DA KONTAMİNASYON KAYNAKLARI VE
ÖNLENMESİ
• Kalıp DNA içermeyen negatif kontrol her PCR’da
birlikte yürütülmeli ve bu şekilde muhtemel bir
kontaminasyonun olup olmadığı saptanmalıdır.
• DNA-plazmidi pozitif kontrol olarak diğer bir
laboratuarda hazırlanmalı ve pipetlenmelidir.
• Her PCR işlemi ile her zaman arzu edilen sonuç
sağlanamaz.
PCR’DA KONTAMİNASYON KAYNAKLARI VE
ÖNLENMESİ
Sıklıkla, çift veya daha çok DNA bandı oluşması
veya daha az yada hiç reaksiyon olmaması gibi
problemler ortaya çıkabilmektedir.
Çift veya daha fazla bandlar, asimetrik PCR, çok
fazla kalıp DNA ilavesi, primer-dimerlerin
oluşması, primerlerin tamplete DNA’nın birden
fazla yerine bağlanması veya yabancı bir genin
bulunması nedeniyle şekillenmektedir.
PCR’DA KONTAMİNASYON KAYNAKLARI VE
ÖNLENMESİ
Çok az veya hiç reaksiyon ürünü olamaması, çok
düşük kalitede veya çok düşük miktarda
tampleteDNA oluşmasına, uygun olmayan
denatürasyon-bağlanma-çoğalma süresi zamanı
veya sıcaklığına yada primer ile birleşecek DNA
alanında sekunder yapı oluşumuna bağlıdır.
Bu bakımdan her durumda PCR protokolü yeniden
gözden geçirilmeli ve gerektiğinde optimize
edilmelidir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar dışında aşağıda
belirtilen metodlarla PCR probleminin çözülmesi
denenebilir.
PCR çeşitleri
• Multipleks PCR:
Reaksiyon
ortamına birçok
primer çifti
eklenirse, aynı
reaksiyonda
birden fazla
fragmentin
üretimi için
kullanılabilir ve
eğer bu
fragmentler farklı
uzunluklarda ise
jel üzerinde
kolayca
ayrıştırılabilir.
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
57
• Bu birçok primer çifti setinin kullanıldığı
multipleks PCR:
• Dokuları infekte eden patojen mikroorganizmaları
belirlemek,
• Su veya gıda kontaminasyonuna neden olabilen
mikroorganizmaların varlığını belirlemek
• Mutasyon analizleri
• Gen delesyon analizi vb.
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
58
Ters PCR:
•
•
Temel PCR'de yapılan düzenlemeler temel primer çifti ile çoğaltılan bölgenin
downstreamine ve upstreamine doğru ilerleyen sekansları çoğaltmayı mümkün kılar.
Açıklayacak olursak bilinen bir diziye primerlerin bağlandığını düşünürsek bu
primerlerin 5'- bölgesinin dışında kalan bölgelerdeki sekansların bulunması için
genomik DNA, gen bölgesini ve bilinmeyen dış bölge sekansını içine alan bir
59
restriksiyon enzimi ile kesilir. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
• Bu DNA fragmentine halkasal bir yapı kazandırılır
(tıpkı plazmid gibi) böylece primerlerin
bağlanacağı noktalar artık içte kalmıştır.
• Daha sonraki işlem ise bilinen gen bölgesindeki
bir restriksiyon enzimi ile tekrar kesim
yapılmasıdır.
• Böylece primerlere ekleme yapıldığında gen
bölgesi ile birlikte dış bölgelerde (flanking region)
amplifiye edilmiş olur. İşte bu ters PCR olarak
bilinir (invers PCR).
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
60
RT-PCR (Reverse Transcriptase) PCR:
• Reverse Transcriptase tarafından bir cDNA fragmenti üretildiğinde,
cDNA'nin ilk ipliğine kuyruğu [örneğin, oligo(dC)] eklemek için,
önce terminal transferaz kullanarak 5'-uç sekansını çoğaltmak
mümkündür.
• Bu oligo(dG) primeri ile spesifik bir gen primerinin kombinasyonu,
5'-bölgesinin çoğaltılmasına imkan tanır.
• Bu teknik cDNA uçlarının hızlı amplifikasyonu (RACE) olarak
adlandırılır.
• 3'-RACE için ökaryotik mRNA'ların 3'-uç sekansını çoğaltmak
amacıyla gen spesifik primeri ve mRNA'nın 3'-ucundaki poli(A)
kuyruğuna tutunacak oligo(dT) primeri kullanılır.
• PCR kütüphaneleri taramak veya blotlama deneylerini
gerçekleştirmek için reaksiyonun ilerleyen safhalarında radyoaktif
veya modifiye edilmiş nükleotidlerin eklenmesiyle, prob üretimi
amacıyla PCR ürününü etiketlemek için PCR kullanılır.
• PCR aynı zamanda, verilen DNA fragmenti içine spesifik
mutasyonların sokulmasında da kullanılır.
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
61
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
62
Real Time PCR:
• Geleneksel PCR yöntemlerinde oluşan ürünler, PCR
sonrasında gerçekleştirilen ikincil yöntemler (Agaroz jel,
PAGE v.b.) ile kontrol edilmektedir.
• Real Time PCR’da ise primerler ile birlikte amplifikasyonu
yapılacak kalıp bölgesine spesifik işaretli problar (üzerinde
işaretli gruplar bulunduran oigonükleotidler)
kullanılmaktadır.
• Bu problar tıpkı primerler gibi kalıp ile bağlanır (işaret verir:
SYBER GREEN problar), bağlanma sonrasında polimeraz
sentezine devam ederken bu poblar ile karşılaşır ve 5' - 3'
ekzonükleaz aktivitesi ile probu uzaklaştırır (işaret verir:
TagMAN problar).
• Bu yöntem sayesinde reaksiyon devam ederken oluşan ürün
miktarı hakkında bilgi sahibi olmak mümkün hale gelmiştir.
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
63
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
64
RAPD (Random Amplification of
Polymorphic DNA) PCR:
• Bu yöntemde ise spesifik primerler yerine
spesifik olmayan primerler kullanılır. Bu
yöntemdeki amaç ise farklı kaynaklardan elde
edilen kalıp DNA’ların birbirine benzerliklerinin
araştırılmasıdır.
ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
65