MÜLKİYET İMAR İLİŞKİSİ - Geomatik Mühendisliği Bölümü

Arazi Yönetimi Ders Notları
Yrd. Doç Dr. Kurtuluş Sedar GÖRMÜŞ
MÜLKİYET İMAR İLİŞKİSİ
Sunu Akışı







Giriş
İmar ve mülkiyet kavramlarının tanımı
Anayasa kapsamında mülkiyet kavramı
Yeni Türk Medeni Kanunu kapsamında
mülkiyet kavramı
İmar Kanunu kapsamında mülkiyet kavramı
Danıştay kararları
Sonuç
Giriş



İnsanoğlu tarih boyunca beslenme, barınma, gelir elde etme gibi
yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için eşyalar üzerinde fiili
hâkimiyet kurma gereksinimi duymuştur. Mülkiyet kavramı bu
şekilde insan hayatındaki yerini almıştır.
Özel veya tüzel kişiler mülkiyetleri üzerinde çeşitli hak ve
sınırlamalara sahiptirler. Bu hak ve sınırlar ülkemizde Anayasa
ve Türk Medeni Kanunu tarafından belirlenmiştir.
Mülkiyet konusunun büyük bir bölümünü taşınmaz mal mülkiyeti
oluşturmaktadır.
Taşınmaz
mal
mülkiyeti
kapsamında
incelenmesi gereken konulardan biri arazidir.
Giriş


Kentlerin düzenli bir yapıya sahip olmaları ve toplumsal ihtiyaçlar
için arazi sağlanabilmesi amacıyla kentsel alanlarda arazilerin
düzenlenmesi yoluna gidilir.
Bu düzenlemelere imar düzenlemesi adı verilmektedir. Şüphesiz
ki imar düzenlemelerinde mülkiyet konusu çok önemli bir yer
tutmaktadır. İmar uygulamalarında mülkiyet hakları imar kanunu
ile düzenlenmiştir.
İMAR VE MÜLKİYET
KAVRAMLARININ TANIMI
İMAR VE MÜLKİYET
KAVRAMLARININ TANIMI

İmar;
Sözlük anlamı bayındır kılma, şekillendirme,
onarmadır. Konumuzda imar sözü, düzenlenen plan
ve hazırlanan programlara göre, şehirlerin oturmaya
elverişli olmayan kesimlerinin iyileştirilmesi, gelişme
bölgelerinin her türlü ihtiyacı karşılayacak şekilde
oluşmasını amaçlayan çalışmalar anlamında kullanılır.
Yani imar edilmiş şehir, sağlıklı, düzenli, rahat,
güvenli ve ekonomik bir şekilde yaşanılan şehirdir.

İmar mevzuatı, bir bütün olarak ele
alındığında, o mevzuatın geçerli olduğu
sınırlar içindeki kentleşme, yapılaşma ve
mülkiyete ilişkin politikalar bütününün
yasallaşmış, yazılı belgeleridir.
İMAR VE MÜLKİYET
KAVRAMLARININ TANIMI

Mülkiyet:
Bir mala sahip olma, onu serbestçe kullanma hakkını
kendinde
bulundurma
anlamındadır.
Hukuk
düzeninin, kendi sınırları içinde, taşınır ya da
taşınmaz bir eşya üzerinde gerçek veya tüzel kişilere
tanıdığı kullanma, yararlanma ve tasarruf hakkıdır.
İMAR VE MÜLKİYET
KAVRAMLARININ TANIMI

Hukuk ve Hak:
Toplum düzenini sağlayan ve devlet eliyle güçlendirilmiş bulunan
kuralların tümüne hukuk, hukukun kişilere tanıdığı yetkilere de
hak denir

Mülkiyet Hakkı:
Bir eşya üzerinde sahibine yararlanma ve onu hukuk düzeninin
çizdiği sınırlar içinde dilediği gibi kullanma yetkisini veren hakka
mülkiyet hakkı denir. Eşya taşınır ise buna taşınır mülkiyet, eşya
taşınmaz ise buna taşınmaz mülkiyeti denir.
İMAR VE MÜLKİYET
KAVRAMLARININ TANIMI

Tek kişi mülkiyeti (ferdi mülkiyet)
İnsanın, tüketerek, faydalanarak, değiştirerek bizzat kendisinin
faydalanmasına izin verildiği mülkiyettir. Bu mülkiyet çeşidinde
mülkiyet hakkının sağladığı yetkiler tek bir kişiye aittir.

Topluluk mülkiyeti
Topluluk mülkiyetinde nitelik yönünden aynı hukuki statüde
bulunan birden çok kişi aynı mal üzerinde aynı anda ve birlikte
mülkiyet hakkına sahiptirler. Topluluk mülkiyeti de kendi için de
iki kısma ayrılır.
İMAR VE MÜLKİYET
KAVRAMLARININ TANIMI

Müşterek mülkiyet:
Birden fazla kişinin bir şey üzerindeki mülkiyet haklarının normal
olanı, müşterek mülkiyettir. Hissedarlar malın üzerinde, 1/2, 2/8,
3/12 gibi belli paylara sahiptirler; gayrimenkul üzerindeki hisse
durumu tapuya bu şekilde kaydedilir.

İştirak Halinde Mülkiyet (Elbirliği mülkiyeti):
Birden çok kişinin bir taşınmaz mala pay oranları açıkça
gösterilmeden malik olmalarına “iştirak halinde mülkiyet” denir.
ANAYASA KAPSAMINDA MÜLKİYET
KAVRAMI


Anayasa‟nın 35. maddesi:
“Herkes mülkiyet ve miras hakkına sahiptir. Bu haklar, ancak
kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının
kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
Anayasa Mahkemesi‟ne göre mülkiyet hakkı, “bir kimsenin,
başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu
sınırlamalara da uymak koşuluyla bir şey üzerinde dilediği
biçimde kullanma, ürünlerinden yararlanma, tasarruf etme
(başkasına devretme, biçimini değiştirme, harcama, tüketme ve
hatta yok etme) yetkilerini anlatır”.
ANAYASA KAPSAMINDA MÜLKİYET
KAVRAMI

Anayasa Mahkemesi‟ne göre, taşınmazlar açısından mülkiyet
hakkı, „belirli bir zamanda, devletin izin verdiği ölçüde,
taşınmazdan olabildiğince yararlanma hakkı‟ olarak tüzelerimize
yerleşmiştir.
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI



Yeni Türk Medeni Kanunun 683. maddesinde, “Bir şeye malik
olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde
dilediği gibi kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.”
denilmektedir.
Türk Medeni Kanununun 704. maddesinde taşınmaz mallar
“Gayrimenkul mülkiyetinin mevzuu yerinde sabit olan
şeylerdir.” şeklinde tanımlanmışlardır.
704. maddeye göre taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır:
-
Arazi,
- Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler.
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI

Arazi:
Sınırları seçilmeye yeterli araçlarla (çit,tel örgü, duvar,vs.)
belirlenmiş,çeşitli büyüklüklerde ki yer yüzü parçalarına arazi
denir. Örnek olarak bağ, bahçe, tarla, arsa verilebilir.

Türk medeni kanununun 718 inci maddesine göre, “Arazi
üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde,
üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu
mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere
yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. ”
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI

Tapu Sicilinde Kayıtlı Sürekli ve Bağımsız Hak:
Uzunca bir süre için, başkasına ait bir arsada inşaat yapma ya
da yine başkasının arazisinde çıkan bir kaynaktan yararlanmak
gibi bir tür irtifak hakkıdır. Arazi gibi maddi varlığı yoktur. Yasal
açıdan gördüğü işlem nedeni ile taşınmaz sayılmıştır.

Kat Mülkiyeti Kütüğüne Kayıtlı Bağımsız Bölümler:
İnşaatı bitmiş bir yapının kat, daire, büro, dükkân, yer altı ve yer
üstü deposu gibi başlı başına kullanılmaya elverişli bölümleridir.
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI

İrtifak Hakkı:
İrtifak hakkı hukuksal olarak, Hak sahibine bir şey üzerinde
doğrudan doğruya kullanma yada yararlanma olanağı sağlayan bir
haktır. Bir mülkiyet üzerinde irtifak hakkı kurularak o mülkiyetin
malikinin mülkiyet hakları kısıtlanır.

Taşınmaza Bağlı (arzi) İrtifak Hakkı:
Bu tür irtifak hakları bir taşınmaz üzerinde, öteki bir taşınmaz
sahibinin, taşınmazı dolayısıyla yararlanmasını sağlayan irtifak
hakkıdır. Geçme hakkı gibi.

Kişisel (şahsi) İrtifak Hakkı:
Bu tür
irtifak hakkı da bir taşınmaz üzerinde fakat taşınmazı dolayısıyla
değil, kişinin doğrudan yararlanmasını sağlamak üzere kurulan irtifak
hakkıdır. Oturma hakkı, avlanma hakkı gibi.
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI




Üst Hakkı:
Türk Medeni kanunu‟nun 826. maddesine göre bir taşınmaz
maliki, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı
yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir
irtifak hakkı kurabilir.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça bu hak, devredilebilir ve
mirasçılara geçer. Üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst
hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak
kaydedilebilir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı, sürekli
niteliktedir.
Türk Medeni kanunu‟nun 828. maddesine göre Üst hakkı sona
erince yapılar, arazi malikine kalır ve arazinin bütünleyici parçası
olur. Ayrıca 836. maddesinde üst hakkı, bağımsız bir hak olarak en
çok yüz yıl için kurulabilir
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI



Geçit Hakkı:
Türk medeni kanunu‟nun 747. maddesine göre taşınmazından
genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir
bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından
isteyebilir. Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi
önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya
karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı
kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.
Doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan geçit hakları, tapu
kütüğüne tescil edilmeksizin doğar. Ancak, bunlardan sürekli
nitelikte olanlar beyanlar sütununda gösterilir.
YENİ TÜRK MEDENİ KANUNU
KAPSAMINDA MÜLKİYET KAVRAMI




Zilyetlik Hakkı:
Türk medeni kanunu‟nun 973. maddesine göre bir şey üzerinde fiilî
hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. Taşınmaz üzerindeki irtifak
haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik
sayılır.
Aslî ve fer’i zilyetlik; bir sınırlı aynî hak veya bir kişisel hakkın
kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak için şeyi başkasına teslim
ederse, bunların ikisi de zilyet olur. Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan
aslî zilyet, diğeri fer‟i zilyettir.
Dolaylı ve dolaysız zilyetlik; Bir şeyde fiilî hâkimiyetini doğrudan
doğruya sürdüren kimse dolaysız zilyet, başka bir kişi aracılığı ile
sürdüren kimse dolaylı zilyettir.
İMAR KANUNU KAPSAMINDA
MÜLKİYET KAVRAMI
İMAR KANUNU KAPSAMINDA
MÜLKİYET KAVRAMI


İmar Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere
arazi ve arsa düzenlemelerinde mülkiyet sahibinin izni aranmaksızın
imar planlarının yapılması ve uygulanması yetkisi belediye ve mücavir
alan sınırları içerisinde belediyelere, bunların dışında kalan yerler için
valiliklere verilmiştir.
İmar kanununun 18.maddesine göre bir imar parseli hisseli olamaz.
Parselasyon işlemin hisseli olan kadastro parsel maliklerinin her birine
hissesi oranında müstakil imar parselleri tahsis edilmelidir. Fakat mal
sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya
teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi
halinde yine İmar kanununun 18. maddesine göre kat mülkiyetine
esas olmak üzere hisselendirilir.
İMAR KANUNU KAPSAMINDA
MÜLKİYET KAVRAMI




İmar kanununun 18.maddesine göre düzenleme ortaklık payları,
düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığı‟na
bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk
bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve
bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.
Düzenleme sırasında yukarıda sıralanan ihtiyaçların giderilmesi için
tahsis edilecek araziler İmar kanununun 18.maddesine göre
düzenlemeye giren taşınmazların yüzölçümleri ile orantılı olarak bu
taşınmazlardan bedelsiz olarak kesinti yoluyla elde edilir.
Bu kesintinin oranı taşınmaz yüzölçümünün yüzde kırkını geçemez.
Ancak bu maddenin hükümlerine göre bir parselden birden fazla
kesinti yapılamaz. Ama bu fıkra imar planlarının yeniden
düzenlenmesine mani değildir. Bu kesintiye düzenleme ortaklık payı
(DOP) denir.
İMAR KANUNU KAPSAMINDA
MÜLKİYET KAVRAMI


Umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamı düzenleme
ortaklık payı için kesilen alanların toplamından fazla ise, İmar
Kanununun 18. maddesi uyarınca gereken alan kamulaştırma yolu ile
elde edilir. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırma
yolu ile elde edilmesi halinde düzenleme ortaklık payı kesintisi
kamulaştırmadan arta kalan kısım üzerinde kesilir.
Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki
sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya
kapanan yol ve meydanlarda hâsıl olan sahalardan müstakil inşaata
elverişli olanları imar kanununun 17. maddesine göre, kamu yararı
için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların istemesi halinde
kamulaştırma bedeline karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik
temini suretiyle değiştirmeye yetkilidir.
İMAR KANUNU KAPSAMINDA
MÜLKİYET KAVRAMI

Belediye veya valilikler, imar planlarının uygulanması sırasında,
bir gayrimenkulün tamamını kamulaştırmadan imar kanununun
14.maddesine göre o yerin muayyen saha, yükseklikte ve
derinliğindeki kısmı üzerinde kamu yararı amacıyla irtifak hakkı
tesis edebilir. Belediyeler veya valilikler, mümkün olan yer ve
hallerde mal sahibinin rızası ile bedelsiz irtifak hakkı verme
karşılığında, bedelsiz irtifak hakkı tesis edebilir.
İMAR KANUNU KAPSAMINDA
MÜLKİYET KAVRAMI


İmar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma
istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan
Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar imar kanununun 11.
maddesine göre belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük
Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde
belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında ise özel idareye
bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir.
Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız
binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve
ödeme şekli taraflarca tespit olunur.
İMAR KANUNU KAPSAMINDA
MÜLKİYET KAVRAMI



Fakat Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak
bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya
ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler bu
madde kapsamında belediyeler ya da özel idarelere terk edilemez.
Bu maddeye göre belediye ya da özel idarelere mal edilen arazi ve
arsalar satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta
tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur.
Bu yerlerin kullanılış şekli, yeni bir imar planıyla değiştirilip özel
mülkiyete konu olabilecek hale getirildiği takdirde, bu yerler devir
alınan idareye belediye veya özel idarece aynı usulle iade edilir. Buna
aykırı davranışı sabit olan ilgililer şahsen sorumludur. Bu terkinler
hiçbir şekilde resim, harç ve vergiye tabi değildir.








Anayasa maddeleri dışında, mesleki olarak uymamız gereken
kanunlar:
İmar Kanunu,
Kadastro Kanunu,
Kıyı Kanunu,
Gece Kondu Kanunu,
İmar Affı Kanunu,
Kat Mülkiyeti Kanunu,
İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak
Bazı İşlemler Ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin
Değiştirilmesi Hakkında Kanun‟lardan bir kaçıdır.
3194 Sayılı İmar Kanunu





Madde 1 – Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların;
plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak
amacıyla düzenlenmiştir.
Kapsam:
Madde 2 – Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan
yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar
bu Kanun hükümlerine tabidir.
Genel esas:
Madde 3 – Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu
bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için
kullanılamaz.
3402 Sayılı Kadastro Kanunu


Madde 1
Bu Kanunun amacı, ülke koordinat sistemine
göre memleketin kadastral veya topoğrafik
kadastral haritasına dayalı olarak taşınmaz
malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde
belirterek hukukî durumlarını tespit etmek
suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun
öngördüğü tapu sicilini kurmak, mekânsal
bilgi sisteminin alt yapısını oluşturmaktır.




Madde 2
Her ilin merkez ilçesi ile diğer ilçelerinin idari sınırları içinde
kalan yerler kadastro bölgelerini teşkil eder.
Kadastrosu yapılacak bölgeler ana plana uygun olarak Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve bağlı bulunduğu
Bakanın onayı ile belirlenir.
Kadastrosuna başlanacak bölgeler en az bir ay önceden Resmi
Gazete, Radyo veya Televizyonda, bölge merkezi ve bağlı
bulunduğu ilde, varsa yerel gazetede ilan olunur ve ayrıca
alışılmış vasıtalarla duyurulur.
3621 Sayılı Kıyı Kanunu






Amaç
Madde 1 – Bu Kanun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde
olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini
gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını
tespit etmek amacıyla düzenlenmiştir.
Kapsam
Madde 2 – Bu Kanun, deniz, tabii ve suni göller ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin
kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerine ait düzenlemeleri ve bu yerlerden kamu yararına
yararlanma imkan ve şartlarına ait esasları kapsar.
Ġstisnalar
Madde 3 – Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde veya ülke güvenliği ile
doğrudan ilgili, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerlerde (konut
ve sosyal tesisler hariç) özel kanun hükümlerine, diğer özel kanunlar uyarınca belirlenmiş
veya belirlenecek yerlerde ise özel kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine
uyulur
775 Sayılı Gece Kondu Kanunu



Kapsam
Madde 1 – Mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden
gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması
gereken tedbirler hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.
Madde 2 – Bu kanunda sözü geçen (Gecekondu) deyimi ile,
imar ve yapı işlerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlere
bağlı kalınmaksızın, kendisine ait olmayan arazi veya arsalar
üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapılan izinsiz yapılar
kastedilmektedir.


634 Sayılı Kat Mülkiyeti
Kanunu
I – Genel kural:
Madde 1 – Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş
bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi
bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya
elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki
veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine
göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.





Belediyelere arsa sağlanması:
Madde 4 – Gecekonduların ıslah, tasfiye ve önleme bölgeleri içinde bulunan binalı
ve binasız vakıf taşınmaz mallardan 3 üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamı
dışında kalanları, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere, aşağıdaki
şartlarla ve genel hükümlere göre bedeli ödenmek suretiyle ilgili belediyelerin
mülkiyetine geçer:
a) Arazi ve arsaların bedeli; bulunduğu şehir, kasaba ve bölgenin özellikleri,
yapılmış ve yapılacak kamu hizmet ve tesislerinin durumu vesair hususlar da göz
önünde bulundurularak, ilgili belediye ve Vakıflar İdaresi arasında anlaşma yolu
ile tesbit edilir.
b) Bu arazi ve arsalar üzerinde Vakıflar İdaresine ait herhangi bir yapı bulunduğu
takdirde, bu yapının bedeli ayrıca hesaba katılır.
c) Bedele ait anlaşmazlıklar mahalli asliye hukuk mahkemelerince basit
muhakeme usulü ile hallolunur. Bu anlaşmazlıklar tapu tesciline engel olamaz.
2981 Sayılı İmar Affı Kanunu



Amaç
İmar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa
edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında
uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere
dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve
duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları
belirlemektir.
İmar affının bir diğer tanımı ise kaçak yapılan
yapıların bir kurala bağlayarak hak sahiplerine
kullanım hakkı tanınmasıdır.
Türkiye’de Yönetim
Kavramı



Türkiye‟de yönetim kavramının en üst katmanında, Merkezden Yönetim (Merkezi
İdare) katmanı vardır. Merkezi İdare katmanında Cumhurbaşkanı, Başbakan,
Bakanlıklar ve özel konularda görevlendirilmiş devlet bakanlarından
oluşmaktadır.
Vatandaşın, kamusal haklarının giderilmesinde, Merkezi İdarenin vatandaşın
durumunu tayin etmesi veya vatandaşın taleplerini merkezi bir yönetime
iletmeye çalışması iki yönden de zor, hizmetlerin zamanında ve etkin bir şekilde
yerine ulaşması açısından çok muhtemel değildir.
Bu sebepten dolayı merkezi idarenin bazı görev ve yetkilerine sahip mahalli
idareler oluşturulmuştur. Anayasamızda merkezi ve mahalli idareler
tanımlanmıştır.
Merkezî idare



MADDE 126.– Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından,
coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu
hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli
bölümlere ayrılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak
amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî idare teşkilatı
kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
Mahallî idareler


MADDE 127.– Mahallî idareler; il, belediye veya köy
halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere
kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene
kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek
oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden
yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Ülkemizdeki Mahalli Ġdareler ve
Planlar Üzerindeki Yetkileri

Türkiye‟de mahalli idareler, kamu tüzel
kuruluşlarıdır.
Ġl Özel Ġdareleri


Özel idareler varlığı Anayasa ile kabul edilmiş, tüzel kişiliğe
haiz bir kamu kuruluşudur. 1982 Anayasasının 127.
maddesine göre il, belediye ve köyler mahalli idare
kuruluşları olarak sayılmış ve bunların genel karar
organlarının halk tarafından seçileceği belirtilmiştir.
Anayasanın adı geçen maddesinde mahalli kuruluşların
halkın mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılayan kamu tüzel
kişileri olduğu da açıklanmıştır. 5302 sayılı İl Özel İdaresi
Kanunu, il özel idarelerine çok geniş yetkiler ve çalışma
alanı tanımıştır. Özel idareler bir Anayasa kuruluşudur.
Kaldırılmaları anayasada değişiklik yapılmasına bağlıdır.
Özel Ġdarelerin Görevleri



il özel idarelerinin görev alanı il sınırlarıdır ve bu görevlerini, özel İdare
genel sekreteri ve merkezi idarenin ildeki teşkilatları aracılığıyla yürütür. İl
özel idarelerinin mahalli müşterek nitelikte olan görev alanları şöyle
sıralanmaktadır.;
Belediye sınırlar il sınırı olan Büyükşehir Belediyeleri hariç ilin çevre düzeni
plânı, bayındırlık ve iskân, ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini,
binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına
ilişkin hizmetleri il sınırları içinde,
imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma,
orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine
ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında, yapmakla görevli ve yetkilidir.
Ġl Genel Meclisi;

İl genel meclisi üyeleri seçimi 306 sayılı kanuna göre ve
nisbi temsil usulüne göre yapılmaktadır. Tek dereceli
seçimle seçilen genel meclis her yıl kendi aralarından daimi
encümende bulunacak üyeleri seçerler. İl genel Meclislerine
seçilecek üye sayıları 1984 yılında çıkarılan 2972 sayılı
Kanunla yeniden düzenlenmiştir.





Bu düzenlemeye göre, her seçim çevresinde, seçilecek üye
sayısı aşağıdaki usule göre hesaplanır. İl genel meclisi
üyelikleri için, son genel nüfus sayımı sonuçlarına göre:
Nüfusu 25.000'e kadar olan ilçelerde 2
Nüfusu 25.001 'den 50.000'e kadar olan ilçelerde 3
Nüfusu 50.001 'den 75.000'e kadar olan ilçelerde 4
Nüfusu 75.001 'den 100.000'e kadar olan ilçelerde 5
Ġmar Kanununun Ġncelenmesi



İmar kanunu, madde 1‟de belirtildiği gibi yerleşme
yerlerinin ve bu yerleşme yerlerinde yapılacak olan yapıların
belirli kriterlere göre yapılması için oluşturulmuştur.
Bu kriterleri uygulanacak plan, fen (yapı işleri ile ilgili
birim), sağlık ve çevre şartları ile sınırlandırmıştır.
Bunlara uygun denetlemeler yapılmakta gerekli izinler bu
kriterlere uygunluk ile ölçülmektedir.



Kanunun kapsamına bakıldığında mücavir alan sınırı içinde veya dışında
kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek tüm resmi ve özel
yapılar kanun kapsamında bulunmaktadır.
Buradan anlamamız gereken, planlar hem mücavir alan için hem de
mücavir alan dışında uygulanabilecek olması, fakat her iki durumda da
planların iş bu kanuna uygun olarak yapılmasının gerektiğidir.
Yapılan planların uygulanacağı yerlerdeki yapılara ait gerekli kriterlerin
bu kanunda belirtildiği ve kriterlere uygun olarak yapılması gerekir.
Ġmar ile ilgili tanımlar
Madde 13 - Yerleşme alanı ile ilgili tanımlar:


Yerleşik (meskun) alan: Varsa üst ölçek
plan kararlarına uygun olarak, imar planı ile
belirlenmiş ve iskan edilmiş alandır.
Gelişme (inkişaf) alanı: Varsa üst ölçek
plan kararlarına uygun olarak, imar planında
kentin gelişmesine ayrılmış olan alandır.
Madde 14 - Kent bölgeleri tanımları
ve alan kullanış şartları:
1)


Çalışma alanı:
a - Merkezi iş alanı: İmar planlarında yönetim, sosyokültürel ve ticari amaçlı yapılar için ayrılmış bölgedir. Bu
bölgede büro, işhanı, gazino, lokanta, çarşı, çok katlı mağaza,
banka, otel, sinema, tiyatro gibi sosyal kültürel tesisler,
yönetimle ilgili tesisler, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri ve
benzeri yapılar yapılabilir.
b - Sanayi bölgesi: İmar planlarında her türlü sanayi
tesisleri için ayrılmış alanlardır. Bu bölge içerisinde amaca
göre hizmet görecek diğer yapı ve tesisler de yapılabilir.
Sosyal ve kültürel altyapı
alanları:





a - Yeşil alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti,
piknik, eğlence ve kıyı alanları toplamıdır. Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvanat bahçeleri ile
bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır.
aa - Çocuk bahçeleri: 0-5 yaş grubunun ihtiyaçlarını karşılayacak alanlardır. Bitki örtüsü ile
çocukların oyun için gerekli araç gereçlerinden büfe, havuz, pergole (kamelya) ve genel heladan başka
tesis yapılamaz.
ab - Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır.
İmar planındaki park alanlarının içerisinde park için gerekli başka tesisler gösterilmemişse, ancak
büfeler, havuzlar, pergoleler, açık çayhane ve genel heladan başka tesis yapılamaz. Lüzumu halinde
açık spor tesisleri yapılır.
ac - Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere,
kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik ve imar planı kararı ile belirlenmiş; eğlence,
dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, gazino, kahvehane, çay bahçesi, büfe, otopark
gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme, mini golf, oto kros gibi her türlü sportif faaliyetlerin yer alabileceği
alanlardır. Bu alanda yapılacak yapıların emsali (0.05) i, yüksekliği (6.50) m. yi geçemez.
b - Spor ve Oyun Alanları: Spor ve oyun ihtiyaçlarını karşılayan alanlardır. Bu alanlarda kent
ölçekleri hiyerarşisine göre gerekli spor ve oyun alanları bulunur. Bunlar futbol, basketbol, voleybol,
tenis, yüzme, atletizm, buz pateni vb. gibi spor faaliyetlerini ihtiva eden açık ve kapalı tesis alanlarıdır.
Madde 15 - Parsellere ait
tanımlar:

2) Parsel derinliği: Parsel ön cephe
hattına arka cephe hattı köşe
noktalarından indirilen dik hatların
uzunluklarının ortalamasıdır.
Madde 16 - Yapı düzenine ait
tanımlar:






1) Taban alanı: Yapının parsele oturacak bölümünün yatay izdüşümünde
kaplayacağı alandır. Bahçede yapılan eklenti ve müştemilat taban alanı içinde
sayılır.
2) Taban alanı kat sayısı: Taban alanının imar parseli alanına oranıdır.
3) Yapı Ġnşaat Alanı: Işıklıklar hariç, bodrum kat, asma kat, çatı arasında yer
alan mekanlar ve ortak alanlar dahil yapının inşa edilen tüm katlarının toplam
alanıdır.
4) Kat Alanı Kat Sayısı (KAKS): Yapının bütün katlardaki alanları toplamının
parsel alanına oranından elde edilen sayıdır. Katlar alanı bodrum kat, asma kat,
çekme ve çatı katı ve kapalı çıkmalar dahil kullanılabilen bütün katların ışıklıklar
çıktıktan sonraki alanları toplamıdır.
6) Yapı yaklaşma sınırı: Planda ve yönetmelikte belirtilmiş olan yapının komşu
parsellere en fazla yaklaşabileceği sınırdır.
7) Bina derinliği: Binanın ön cephe hattı ile arka cephe hattının en uzak noktası
arasındaki dik hattın uzaklığıdır.







8) Tabii zemin: Arazinin hafredilmemiş ve doldurulmamış halidir.
9) Saçak seviyesi: Binaların son kat tavan döşemesi üst kotudur.
10) Bina yüksekliği: Binanın kot aldığı noktadan saçak seviyesine kadar olan
mesafesidir. İmar planı ve yönetmelikte öngörülen yüksekliktir.
11) Kat yüksekliği: Binanın herhangi bir katının döşeme üstünden bir üstteki
katının döşeme üstüne kadar olan mesafesidir.
12) Bodrum kat: Zemin katın altındaki katlardır.
13) Zemin kat: İmar planı ve yönetmelikte öngörülen kat adedine göre alttaki
kattır.
14) Asma kat: Binaların, iç yüksekliği en az (5.50) m. olan, zemin katında
düzenlenen ve ait olduğu bağımsız bölümü tamamlayan ve bu bölümden bağlantı
sağlayan kattır. Asma katlar, iç yüksekliği (2.40) m.' den az olmamak, yola bakan
cephe veya cephelere (3.00) m.' den fazla yaklaşmamak üzere yapılabilirler.




15) Normal kat: Zemin ve bodrum katların dışında kalan kat veya
katlardır.
16) Son kat: Çatı altında bulunan normal katların en üstte olan
katıdır.
17) Ayrık nizam: Hiçbir yanından komşu binalara bitişik olmayan yapı
nizamıdır.
18) Blok nizam: İmar planı veya bu Yönetmelikte cephe uzunluğu,
derinliği ve yüksekliği belirlenmiş tek yapı kitlesinin bir veya birden
fazla parsel üzerine oturduğu bahçeli yapı nizamıdır.
MAL SAHĠPLERĠNĠN ĠSTEĞĠ ÜZERĠNDE
YAPILAN ĠMAR UYGULAMALARI
Mal Sahiplerinin isteği ile yapılan uygulamalar üçe ayrılır:
Sınır düzeltmesi,
İfraz – Tevhid uygulamaları,
Terk.
Sınır düzeltmeleri:


iki parsel arasında düzgün olmayan bir sınır olması
durumunda (örneğin kırıklı bir yapıya sahip taşınmaz sınırı
yüzünden, arsa üzerinde yapılaşma şartlarına uygunluğu
olmadığı
için
arsa
üzerinde
taşınmaz
yapılamaz)
taşınmazlarda bazı sorunlar yaşanabilir.
Bu gibi durumlarda iki parsel anlaşarak, sınır düzeltmesi
uygulaması yapıla bilinir. Burada uyulması gereken şart sınır
düzeltmesi yapıldıktan sonra her parselin alanı aynı
kalmalıdır.
Ayırma (ifraz) işlemleri:


Bir parselin iki yada daha fazla dayıda parsele bölünmesi işlemidir.
Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya
müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi
veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine
uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır.
Birleştirme (Tevhit) Ġşlemi:


Bir parselin bir veya birden fazla parsel ile yada bir parselin başka
parsellerden ayrılan kısımları ise birleşmesi ile parselin tek bir parsel
haline getirilmesidir.
Tevhit işlemi, imar mevzuatında, imar adaları içerisinde ki parsellerin
boyutları yapı nizamında belirlenmektedir. Yapı nizamını şehir plancıları
belirler. Bu planlarda belirtilen parsel boyutlarının minimum boyutlardaki
parsellere yapı yapılması için izin verilmez. Bu yüzden bu tip parsellere
yapı yapılması için parsellerin birleştirilmesi yani tevhidin yapılması
gerekmektedir.
Bedelsiz Yola Terk:


Arsası üzerine bina yapmak isteyen bir kişi, belediyeye başvurduğunda,
arsasının bulunduğu imar planı paftası ile kadastral pafta üst üste
çakıştırılır. Arsanın müstakil parsel olup olmadığı incelenir.
İncelemede dikkate alınacak olan kurallar yapı nizamında belirtilen parsel
sınırlarıdır. Eğer bu şartlar yerine gelirse, parselin imar adası dışında
kalan ve yola, yeşil alana, çocuk bahçesi, parka denk gelen yerlere
rastlayan kısımların bedelsiz olarak terk edilmesi istenir. Yola terk etmek
isteyen kişi mühendislik bürosuna başvurur , büro mühendisi gerekli
temasları kadastro müdürlüğü ile yapar.
PLAN TÜRLERĠ
Ġmar mevzuatı açısından planlar, kapsadıkları alan ve
amaçları açısından; Bölge Planları, Çevre Düzeni Planları ve
Ġmar Planları olarak üç kısımda ele alınabilir.

Bunlardan Ġmar Planları Nazım Ġmar Planları ve Uygulama
Ġmar Planları olarak hazırlanmaktadır.

Ayrıca nitelik açısından Ġmar Planları, Mevzii Ġmar Planı
ve
Koruma
Amaçlı
Ġmar
Planı
olarak
da
düzenlenebilmektedir.


1. BÖLGE PLANLARI
Bölge(Region), coğrafi yada toplumsal (fiziksel veya
kültürel) nitelikleri bakımından bir bütün oluĢturan toprak
parçası veya
yerel yönetim kademesi anlamlarında
algılanabilmektedir.
Avrupa Parlamentosunun 18 Kasım 1988 de onayladığı
bölgeselleĢtirme Ģartına göre
‘’Coğrafi yönden ,nüfusu, kimi ortak özellikler taĢıyan
ayrı bir birim ya da yörelerin birlikte oluĢturdukları
bütüncül yapılar’’ olarak tanımlanır.
BÖLGE PLANLARI
‘Plan bölge’ olarak da nitelendirilmekte olan bölge kavramı
ülkelerin fiziksel ,toplumsal ve ekonomik planlamasının bir
basamağı olarak, coğrafyası içindeki kırsal ve kentsel
alanları ile yerleĢmelerin planlamasını da içermektedir.
Günümüzde süren kentleĢme ,kentsel sorunlar,kalkınma ve
bölgeler arası dengesizlikler karĢısında kentlerin kendi
sınırları içindeki veri ve bilgilerle planlaması ve bu
planların uygulanmasının yeterli olmadığı görülmektedir.
Sorunların belirlenmesi ,incelenmesi ve çözümlenmesi için
kentlerin çevreleri ve bölgeleriyle birlikte ele alınması
gerekmektedir
1.1 HUKUKSAL OLARAK BÖLGE
PLANLARINA YAKLAġIM
3194 sayılı Ġmar Yasasa’nın 8.maddesine göre bölge
planları: yerleĢkelerin sosyo-ekonomik geliĢme eğilimlerini,
geliĢme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve
alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanmaktadır.
3194 sayılı yasa bölge planına yer verip tanımlanmasına
karĢın, hazırlanmasını bir zorunluluk olarak belirtmemiĢtir.
Daha da önemlisi,bölge planlarının hazırlanması durumunda
bu planların kentsel planlarla bağlantısının nasıl kurulacağı
ve hangi organ tarafından bunun gerçekleĢtirileceğine yasa
açıklık getirilmemektedir. Bunun için Türkiye’de ülke ve
bölge planlarının yerel planlarla iletiĢiminin, uygulamada
Çevre Düzeni Planları ile gerçekleĢtirilmeye çalıĢıldığı
söylenebilir.
1.2. ÖRNEK UYGULAMALAR
a) Organize Sanayi Bölge Planlaması
Organize Sanayi Bölgeleri;
Sanayinin uygun olduğu alanlarda yapılmasını sağlamak,
çarpık sanayileĢmeyi ve kentleĢmeyi önlemek, bilgi ve
biliĢim teknolojilerinden olabildiğince yararlanmak, imalat
sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleĢtirilmeleri
ve geliĢtirilmeleri için, sınırları onaylı arazi parçalarının
gerekli alt yapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin
edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp,
planlı bir Ģekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için
tahsis edilen alanlardır.



b) ġehir Planlaması
c)Afet YerleĢim Planı


2. ÇEVRE DÜZENĠ PLANLARI
Konut, sanayi, turizm, ulaĢım, eğitim vb. sektörler, doğal
ve kültürel değerler ile mevcut kentsel-kırsal yapı ve
geliĢme arasında koruma-kullanma dengesini sağlayarak,
arazi kullanım kararlarını belirleyen yönetsel, mekansal ve
iĢlevsel bütünlük gösteren sınırlar içinde, varsa bölge
planı kararlarına uygun olarak yapılan, idareler arası
koordinasyon esaslarını belirleyen 1/25000, 1/50000,
1/100000, 1/200000 ölçekte hazırlanan, plan notları ve
raporları ile bir bütün olan planlardır.
Sınırları, bir veya birden fazla il sınırları bütününü veya
bir kısmını kapsayacak Ģekilde belirlenen bu planlar, ilgili
kurum ve kuruluĢlarla ve plan kapsamındaki idarelerle
iĢbirliği sağlanarak Çevre Bakanlığınca yapılır veya
yaptırılır.
ÇEVRE DÜZENĠ PLANLARI
Kapsamı;
Sınırlar
1. Merkezi Yönetim Birimleri Sınırları
-Ġl Sınırı
-Ġlçe Sınırı
A)
2. Yerel Yönetim Birimleri Sınırları
-Belediye Sınırı
-Köy Sınırı
3-Planlama Sınırları
-Bölge Planı Sınırları
-Çevre Düzeni Planı Sınırları
ÇEVRE DÜZENĠ PLANLARI
B) Alanlar
ġehirsel Kırsal YerleĢmeler
a)
Mevcut
b)
GeliĢmesi dondurulacak
c)
GeliĢmesi Denetlenecek
d)
GeliĢmesi Serbest
2) Karakteri Korunacak Alanlar
a)
Tarihi Değerler
b)
Doğal Değerler
c)
Görünüm (Manzara) Noktaları
3) Yapı Yasağı Konacak Alanlar
a)
Kesin Yapı Yasağı Konacak Alanlar
b)
KısıtlanmıĢ Yapı Yasağı Alanları
1)
ÇEVRE DÜZENĠ PLANLARI
C) Alt Yapı
1)
UlaĢım Ağı ve Tesisleri
a)
Demir Yolu
b)
Deniz Yolu
c)
Hava Yolu
d)
Kara Yolu
-Devlet Yolu
-Türlü Alanları Bağlayan Yollar
-YerleĢme Ana Arterleri (Caddeler)
e) HaberleĢme
2) Enerji Ağı ve Tesisleri
a)
Enerji Üretim Tesisleri
-Hidrolik
-Termik
-Nükleer
-Rüzgar
-GüneĢ
ÇEVRE DÜZENĠ PLANLARI
3) Sulama Tesisleri ve Ağı
a)
Barajlar
b)
Kanallar
c)
Borular
D) Toprak Örtüsü
a)
Tarım Alanları Kullanım Durumu
b)
Toprak Verimliliği
c)
Ormanlar ve Milli Parklar
d)
Meralar


ÇEVRE DÜZENĠ PLAN ÖRNEĞĠ


3. ĠMAR PLANLARI
3.1. Tanım
Ülke, bölge ve beldelerin verilerine göre oturma, çalıĢma,
dinlenme ulaĢım gibi Ģehirsel fonksiyonlar arasında, mevcut
ve sağlanabilecek imkanlarla, en iyi uyum ve çözüm yolları
bulunarak, belde halkının sağlığını korumak, sosyal ve
kültürel ihtiyaçları ile yaĢama düzenini çalıĢma Ģartlarını ve
güvenliğini sağlamak amacıyla oluĢturulan planlardır.

Ġmar Kanunu, son nüfus sayımında, nüfusu 10000'i aĢan
belediyeleri, imar planlarını yaptırmakla zorunlu tutmuĢtur.
Nüfusu 10000'i aĢmayan yerleĢmelerde ise imar planı
yapılmasının gerekli olup olmadığına belediye meclislerinin
karar vereceğini hükme bağlamıĢtır


3.2. Ġmar Planı Türleri



ĠMAR PLANLARI
3.2.1. Nazım Ġmar Planı
Bir Ģehirsel yerleĢmenin genellikle yirmi yıllık süre
içinde yerleĢme prensiplerini ve geliĢmesinin niteliğini ve
niceliğini kesin olarak belirtmeden ana çizgileriyle veren,
(alan, yoğunluk kullanma, ana ulaĢım ağı gibi) uygulama
planı için ön Ģart ve kılavuz olan plana, Nazım Plan
denir.

ġehrin ana dokusunu gösterir. Genel ilkeleri belirtir.
Kesin sınır ve biçim belirlemez. Bir düĢünce projesidir.
Arazi parçalarının; genel kullanılıĢ biçimleri, baĢlıca
bölgelerin
gelecekteki
nüfus
yoğunlukları,
yapı
yoğunlukları, çeĢitli yerleĢme alanlarının geliĢme yön ve
boyutunu belirlemek, genel anlamda yol göstermektir.
1/25000 veya 1/5000 ölçekli olarak çizilirler.




Nazım Ġmar Planı Örneği 1
Nazım Ġmar Planı Örneği
2




Nazım Ġmar Planı Örneği
3




ĠMAR
PLANLARI




3.2.2. Uygulama Ġmar Planları
Nazım planın gösterdiği ilkelere uyularak beldenin
Ģehirsel yerleĢme ve geliĢmesinde güdülecek yolları,
ilkeleri ve yapı düzenlerini ayrıntılı bir biçimde belirten
kesin ve tüm olarak hukuksal değer taĢıyan plana
Uygulama Ġmar Planı denir.

Ġmar uygulama planı, uygulama için yerleĢme ve yapı
düzenini belirlemek amacıyla düzenlenir. Uygulama ve
parselasyon haritalarına esas olur. Bu plan üzerinden
ölçü alınarak uygulama yapılmaz. Uygulama (aplikasyon)
için uygulama haritaları düzenlenir.


ĠMAR
PLANLARI




Kapsamı
1- Yol ve meydanlar
a) Yollar

Korunan yollar

Düzeltilen yollar ve genislikleri

Yeniden planlanan yollar ve geniĢlikleri

Yaya yolları ve geniĢlikleri,

b) Meydanlar

c) KavĢaklar

d) Otoparklar

e) Akaryakıt istasyonları
ĠMAR PLANLARI



2- Yapı adaları
a) Kullanma Ģekilleri

Konut

Ticaret

Ana merkez

Küçük merkezler

Hal, açik pazar,tahıl ve hayvan pazarı

Endustri

Küçük sanatlar

Organize sanayi alanları

Depolama alanları

Karakol

Itfaiye
ĠMAR
PLANLARI


Yönetim Merkezleri

Yönetsel merkez

P.T.T.

Karakol

Itfaiye


Hizmetler
Eğitim

KreĢ ve çocuk yuvaları

Ġlköğretim okulları

Lise ve meslek okulları

Yüksek okullar
ĠMAR PLANLARI


Sağlık

Ana ve çocuk sağlığı

Dispanserler

Doğum evi

Hastaneler

Sosyal KuruluĢlar

Toplantı yerleri

Kütüphaneler

Kültür siteleri

Dini tesisler

Cami

Kilise

Medrese ve külliyeler
ĠMAR PLANLARI


Turistik, tarihi ve sanat değeri olan yerler

YeĢil alanlar

Parklar

Çocuk bahçeleri

Oyun yerleri

Spor alanları

Mezarlıklar

Hayvanat ve botanik bahçeleri

Ağaçlandırılacak alanlar
ĠMAR PLANLARI




b) Yapılar
Yapı düzeni

Ayrık düzen

BitiĢik düzen

Blok düzen

Kat adedi yada yükseklik

Cephe hatları, bahçe uzaklıkları

Yapı alanı kat sayısı

Katlar alanı kat sayısı

Tarihi ve sanat değeri olan yapılar

Kamu hizmeti gören yapılar
ĠMAR PLANLARI


3) Alt 
Yapı Tesisleri

a) Elektrik ağı ve trafo merkezleri

b) Su ağı

c) Kanalizasyon ağı

d) HaberleĢme ağı

Telefon

Telgraf
Uygulama Ġmar Planı Örneği
1


Uygulama Ġmar Planı Örneği
2


Uygulama Ġmar Planı Örneği
3


Uygulama Ġmar Planı Örneği
4


Uygulama Ġmar Planı Örneği
5

ĠMAR PLANLARI

3.2.3. Mevzii Ġmar Planları

Ġmar sınırları içinde plan alanı dıĢında, sonradan doğan
ihtiyaçlar nedeniyle sınırlı bir bölgenin planı gerekebilir.
Örneğin planlanmıĢ bölgeden uzakta, bir fabrika yada
turistik bir tesis için belirli bir alanın planlanması gibi
imar sınırı dıĢında da benzeri ihtiyaç ve nedenlerle yine
bir alanın planlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Bu tür
alanlarda sosyal ve teknik alt yapı ihtiyaçları kendi
bünyesi içinde sağlanır. Planlama yetkisi belediyeye aittir

Mevzii Ġmar Planı Örneği

ĠMAR
PLANLARI


3.2.4. Koruma Amaçlı Ġmar Planları
Korunması gerekli taĢınmaz kültür ve tabiat varlıklarnın
kısmen değiĢtirilmesi, ilgili kuruluĢlarca gerekli görüldüğü
ve bu hususta koruma kurulu kararı alındığı taktirde,
koruma kurulunun ilgili belediyeye ve ilgili kurum ve
kuruluĢlara yazı ile bildirildiğinde Nazım plan ölçeğinde
yapılan imar planlarıdır.

DeğiĢiklik teklifi bu tebligattan sonra en geç bir ay
içinde belediye meclisince karara bağlanır.Bu süre içinde
gerekli karar alınmadığı taktirde belediye meclisi kararına
lüzum kalmaksızın koruma kurullarınca karara bağlanan
hususlarda değiĢiklik teklifi kesinleĢerek yürürlüğe girer.


Koruma Amaçlı Ġmar Planı


ĠMAR PLANLARI
3.3. ĠMAR PLANLARININ YAPIM YOLLARI
2.11.1985 tarih ve 18916 sayili resmi gazetede
yayınlanarak yürürlüğe giren 'Ġmar Planı Yapılması ve
DegiĢikliklerine
ait
Esaslara
Dair
Yönetmelik’in
4.maddesine göre, imar planlarının;






a- Ġlgili idarece (belediye veya valilik) doğrudan emanet
yoluyla,
b- Ġlgili idarece ihale yoluyla,
c- Ġller Bankası Genel Müdürlügüne yetki verilmek
yoluyla,
d- YarıĢma yoluyla,
e-Ġmar Kanununun 9. maddesindeki esaslara göre
ĠMAR PLANI YAPIM YOLLARI
Ġmar planlarının ilgili idarece doğrudan yapılması
durumunda ilgili idarenin planlama grubunda veya
sözleĢmeli olarak istihdam edilenlerin o yerleĢmenin imar
planlarının hazırlanmasında geçerli olan yeterliliği haiz
olmasi gerekir. Ġlgili idare, planlama grubunda görev
alacakları Bayındırlık ve Ġskan Bakanlığına bildirmekle
yükümlüdür.
Kanun, belirtilen bu beĢ yolla belediyelere planlarını
düzenleme yetkisini vermekte ise de teknik eleman yokluğu
nedeni ile belediyeler bu yetkilerini genellikle Ġller Bankası
Genel Müdürlügüne devretmektedirler. Herhangi bir
belediyeden plan yaptırma yetkisini alan her Ġller Bankası
da belediyesi ile iliĢki kurarak planı belediye adına
yukarıda açiklanan yollardan, yani emanet, ihale veya
yarıĢma yollarından biri ile düzenletebilir.