Depresyonlu hastaya yaklaşım

DİYALİZ HASTALARINDA DEPRESYON
VE YÖNETİMİ
Dr. Barış Afşar
Konya Numune Hastanesi
TANIM
Sözcük anlamı ile Türkçeye ‘’çökkünlük’’ olarak
çevrilebilir.
 Hayatta herkes zaman zaman sıkıntılar
yaşayabilir. Ancak, bazı kişilerde bu semptom
halini alabilir ve bunlardan çok daha az bir
kısmında hastalık belirtisidir.
 Depresyon diye bahsedilen de işte bu hastalık
halidir.
 Diyaliz hastalarında depresyon tanısı koymak
diğer fiziksel ve psikolojik semptomlarla
karışabileceği için zor olabilir.

DSM IV’E GÖRE DEPRESYON
TANIMI
Altın standart yöntemlerden biridir.
 9 belirtiden en az 5’i aynı 2 haftalık
süre içinde görülürse depresyon tanısı
konur.
 Bu belirtilerden biri mutlaka depresif
mod veya hayattan zevk almama
(anhedoni)
veya
çevresine
karşı
ilgisizlik olmalıdır.

DSM: DIAGNOSTIC AND STATISTICAL MANUAL OF MENTAL DISORDERS
DSM IV’E GÖRE DEPRESYON
TANIMI
1.Her gün, gün boyu süren depresif duygu durum (Üzgün,
boşlukta hissetme, ağlamaklı görünüm)
2. Her gün ve gün boyu süren etkinliklere ilgide azalma, eskisi
kadar zevk alamama
3. Önemli derecede kilo kaybı ya da kilo alım
4. İnsomnia ya da hipersomnia (Uykusuzluk ya da aşırı uyuma)
5. Psikomotor ajitasyon ya da retardasyonun olması
(davranışlarda aşırı artma ya da gerileme)
6. Yorgunluk, bitkinlik ve enerji kaybının olması
7.Değersizlik, aşırı ya da uygun olmayan suçluluk duyguların
(sanrısal=gerçek dışı yargı) olabilir
8. Düşüncesini yoğunlaştırmada azalma ya da kararsızlık
9. Yineleyen ölüm düşünceleri (intiharla ilgili).
DEPRESİF SEMPTOMLARIN
BELİRLENMESİNDE KULLANILAN ÖLÇEKLER
Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ)

Kesin tanı koydurmaz, depresif durumu ölçer.

Tarama ve takip için yararlı olabilir.
Drayer et al. Gen Hosp Psychiatry 2006.

Normal populasyonda sınır değer 10 olarak kabul edilir.
Schell et al. Advances in Chronic Kidney Disease,2014.

Diyaliz hastalarında sınır değer 14-16 arasında kabul
edilir.
DEPRESİF SEMPTOMLARIN
BELİRLENMESİNDE KULLANILAN ÖLÇEKLER
Hamilton Depresyon Ölçeği (HDÖ)

Max Hamilton tarafından 1960’da bulunan 17
soruluk bir testtir.

Türkçe geçerlilik ve güvenilirliği yapılmıştır.
Akdemir et al. Comprehensive Psychiatry,2001.

HD
hastalarında
geçerlilik
ve
güvenilirliği
yapılmıştır ve >10 puan depresyon için sınır değer
olarak kabul edilir.
Gencöz F et al. Psychology, Health & Medicine,2007.
DEPRESİF SEMPTOMLARIN
BELİRLENMESİNDE KULLANILAN ÖLÇEKLER
CES (Center for Epidemiologic Studies) Depresyon Ölçeği

20 sorudan oluşur.

Türkçe güvenilirlik ve geçerlilik çalışması var.
Tatar et al. Bulletin of Clinical Psychopharmacology, 2010.

Genel popülasyonda CES> 16 depresyon ile ilişkilidir.
Radloff LS et al, Applied Psychological Measurements, 1977.

Diyaliz hastalarında, CES> 18 anlamlıdır.
Hedayati et al. Kidney Int, 2006.

Türk diyaliz hastalarında yaygın kullanılmamıştır.
Depresyon ölçekleri diyaliz hastalarında morbidite
ve mortalite ile ilişkilidir
Depresyon ölçeklerinin hiçbirisi kesin tanı kriteri
oluşturmaz, ancak tarama ve takip için
yararlıdırlar!
Chilcot et al. Transplantation,2014
PREVELANS

Depresyon diyaliz hastalarında görülen en sık görülen
psikolojik bozukluktur.

Görülme oranları ile ilgili çok çeşitli veriler mevcut.

Bunun nedeni tanımlama için kullanılan yöntemlerin
farklılığı, hasta popülasyonu ve demografik karakterler
olabilir.

Genellikle ölçekler ile konulan depresyon oranları DSM
IV’e göre daha yüksektir.

Ortalama depresyon sıklığı %20 ile %40 arasındadır.
Palmer et al. Kidney Int, 2013.
RİSK FAKTÖRLERİ VE İLİŞKİLİ
PARAMETRELER

Multifaktöriyel:

Kadın cinsiyet

Altta yatan psikiyatrik hastalık varlığı

Diyaliz süresi ve tedavisi (ilaç, diyet, zaman sıkıntısı

İşsizlik

Madde Bağımlılığı

Yalnız başına yaşama
Tsai et al. AJKD, 2012, Hedayati et al. AJKD, 2009.
RİSK FAKTÖRLERİ VE İLİŞKİLİ
PARAMETRELER

Sosyal destek eksikliği

Ko-morbidite (KAH, SVH, PAH, KOAH, Diyabet)

Düşük sosyoekonomik düzey ve düşük eğitim düzeyi

Üremik toksinler

İnflamasyon

Malnutrisyon

Cinsel disfonksiyon

Genetik faktörler

Huzursuz bacak sendromu
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

Düşük vitamin D düzeyi ile depresyon riski 

Diyaliz hastalarında düşük bazal vitamin D düzeyleri ile BDÖ
skorlarının arttığı gösterilmiştir.

Bununla birlikte, 1 yıl süreyle verilen vitamin D tedavisinin
depresyon skorlarını değiştirmediği gözlenmiştir.
Zang et al. BMC Psychiatry,2014.
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

Diyaliz Seansı:

Sabah diyalize giren hastalarda BDÖ skorları, akşam
seansına göre daha yüksektir.

Diğer seanslar arasında fark bulunmamıştır (sabah-
öğlen, öğlen-akşam)

Erken kalkma- uzaktan gelme gibi faktörler rol
oynayabilir.
Teler et al. Clinics, 2014.
Teler et al. Clinics, 2014.
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

Diyaliz Modalitesi:

Hemodiyaliz vs. Hemodiyafiltrasyon

Yeni araştırılan bir konudur.

HD
ve
HDF’nun
karşılaştırıldığı
bir
çalışmada
depresyon nokta prevelansı HD hastalarında daha fazla
bulunmuştur.
Su et al. Therapeutic Apheresis and Dialysis 2012.

Bu konudaki görüşler çelişkilidir.
Su et al. Therapeutic Apheresis and Dialysis 2012.
Su et al. Therapeutic Apheresis and Dialysis 2012.
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

Residüel Renal Fonksiyon:

106 hastada yapılan bir çalışmada BDÖ skorları ile
residüel renal fonksiyon ve idrar volümü arasında
ters korelasyon bulunmuştur.

Potansiyel nedenler arasında daha sıkı tuz
kısıtlaması, diyaliz süresinin uzunluğu ve hormonal
dengesizlikler gösterilmiştir.
Chilcot et al. Nephron Clin Pract. 2009.
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

Testosteron Azlığı:

109 hastada (evre 3-5 KBH) total testosteron ve
depresyon arasındaki ilişki incelendi.

Testosteronu seviyelerinin evre 3’ten evre 5’e doğru
azaldığı saptandı (P<0.0001).

Serum testosteron düzeyi düştükçe BDÖ skorunun
arttığı belirlendi.
Afsar B. Clin Exp Nephrol, 2013.
Afsar B. Clin Exp Nephrol , 2013.
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

Kortizol Düzeyleri:

174 hastada serum kortizol düzeyleri ve depresyon
arasındaki ilişki araştırıldı.

Hem diyaliz hasta grubunda hem de diyalize
girmeyen KBH grubunda serum kortizol ile BDÖ
skoru arasında pozitif korelasyon bulundu.
Afsar B. Psychiatr Q, E-pub.
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

İrritabıl Barsak Sendromu (IBS):

236 hastanın alındığı bir çalışmada 69 hastada (%29.2)
IBS saptandı.

IBS(+) olan hastalarda BDÖ skoru:25.7±10.6 iken IBS(-)
olan hastalarda BDÖ skoru 19.4±9.9 idi (P<0.0001).

BDÖ skoru IBS ile bağımsız olarak ilişkili bulundu.
Afsar B et al. Nephrology, 2010.
Afsar B et al. Nephrology, 2010.
YENİ RİSK FAKTÖRLERİ

Mevsim Etkisi:

66 HD hastasının dahil edildiği bir çalışmada Ocak
ve Temmuz aylarında olmak üzere 2 kez depresyon
skorları ölçüldü.

Ocak ayına göre Temmuz ayında depresyon skorları
daha az idi.
-
Afsar B et al. General Hospital Psychiatry, 2013.
Afsar B et al. General Hospital Psychiatry, 2013.
DEPRESYON NEDEN KÖTÜ BİR
HASTALIKTIR?

Mortalite

Kilo alımı 

Morbidite (hastane

Seksüel disfonksiyon
yatış sayısı ve süresi)

Uyku bozukluğu

Stres 

Kardiak hipertrofi

İntihar eğilimi 

EPO direnci

Diyet ve tedavi
uyumsuzluğu 
MORTALİTE

Birçok çalışmada depresyon varlığında
mortalitenin arttığı gösterilmiştir.

Bu ilişki diğer faktörlerden bağımsızdır.

Birçok mekanizma bu ilişkiden sorumlu olabilir.
Chilcot et al. NDT, 2011.
Drayer RA et al.Gen Hosp Psychiatry, 2006.
Hedayati et al. AJKD, 2009.
MORBİDİTE
Hedayati et al. AJKD, 2005.
MORBİDİTE
Hedayati et al. AJKD, 2005.
STRES

Stres HD hastalarında sık görülen bir durumdur.

Birçok nedenden dolaya stres görülebilir.

Stres ve depresyon birbirleri ile yakın ilişki
içindedirler.
Cukor et al. Clin JASN, 2007.
Hemodiyaliz Hastalarında Strese Neden Olan Faktörler
İş kaybı
Sosyal ve
seksüel
kısıtlılık
Diyet ve sıvı
kısıtlaması
Depresyon
Uzun ve
yoğun
tedavi
seansları
Artmış ilaç
yükü
İNTİHAR RİSKİ

200 HD hastasının incelendiği bir çalışmada

70 hastada (%35) depresif semptomlar saptanmıştır.

43 hastada son bir ayda intihar düşüncesi olduğu
belirlenmiştir.

Depresif hastalarda intihar düşüncesinin daha fazla
olduğu belirlenmiştir.
Chen et al. Psychosomatics, 2010.
İNTİHAR RİSKİ
Chen et al. Psychosomatics, 2010.
DİYET VE TEDAVİ UYUMSUZLUGU

Diyete uymama, diyaliz seansını kısaltma veya
atlama,
ilaçları
düzenli
kullanmama;
hepsi
uyumsuzluk tanımına girmektedir.

Depresyon
ve
tedavi
uyumsuzluğu,
diyaliz
hastalarında birbiri ile yakın ilişki içindedir.

Hem depresyon hem de uyumsuzluk mortalite ile
ilişkilidir.
Cukor et al. Clin JASN, 2007, Asher et al. Hemodial Int, 2012.
DİYET VE TEDAVİ UYUMSUZLUGU

88 HD hastasının diyet ve tedavi uyumsuzluğuna
etki eden faktörlerin araştırıldığı bir çalışmada;

Uyumsuzluk: diyaliz seansını atlama veya kısaltma,
diyaliz seansı arası kilo alımının vücut kilosunun
%5.7 den fazla olması, prediyaliz potasyumun >6
mg/dl ve prediyaliz
fosforun >7.5 mg/dl olarak
tanımlandı.

Yalnız BDÖ skoru uyumsuzluk ile ilişkili bulundu.
Akman et al. Transplant Int, 2007.
SEKSÜEL DİSFONKSİYON

411 erkek HD hastasında yapılan bir çalışmada depresyon
ve seksüel disfonksiyon arasındaki ilişki incelendi.

BDÖ ile seksüel disfonksiyon arasında bağımsız ilişki
bulundu.
Peng et al. NDT, 2007.

Kadınlarda yapılan bir çalışmada da depresyon ve seksüel
disfonksiyon arasında ilişki gösterilmiştir.
Strippoli et al. Clin JASN, 2012.
UYKU BOZUKLUGU

Uyku bozukluğu diyaliz hastalarında sık görülen bir durumdur

Prevelans %41-%83
Elder et al NDT, 2008, Pai et al. Renal Fail, 2007

Birçok
çalışmada
depresyon
ile
bozuk
uyku
arasında
ilişki
gösterilmiştir.
Guney et al. Int J Artif Organs 2010, Türkmen et al. Hemodial Int 2012.

Depresyon diğer faktörlerden bağımsız olarak uyku kalitesi ile
ilişkilidir
Türkmen et al. Hemodial Int , 2012.
KARDİYAK HİPERTROFİ

HD hastalarında 3 kez BDÖ ölçümü yapılmış ve sol
ventrikül kitle indeksi (SVKİ) ile depresyonun ilişkisi
araştırılmıştır.

Hastalar depresyonu olmayan, intermitan depresyonu olan
ve sürekli depresyonu olan olmak üzere 3’e ayrılmıştır.

SVKİ, sürekli depresyonu olan hastalarda diğer gruplara
göre daha yüksek bulunmuştur.

Ayrıca sürekli depresyon, SVKİ ile bağımsız ilişkili
bulunmuştur.
Kim et al.Nephrology, 2011.
EPO DİRENCİ



89 HD hastasında depresyon ile EPO direnci
ilişkisi araştırıldı.
EPO direnci, Eritropoetin Düşük Cevap İndeksi
(EDCİ) ile ölçüldü.
EDCİ ile BDÖ skorları arasında pozitif
korelasyon ve bağımsız ilişkisi bulundu.
Afsar B. Int J Artif Organs, 2013.
Afsar B. Int J Artif Organs, 2013.
Sonuç olarak
DEPRESYON
DİYALİZ HASTALARINDA
en sık görülen, birçok patolojik durum ile ilişkili
olan ve prognozu olumsuz etkileyen bir
psikiyatrik durumdur.
Peki gereken önem veriliyor mu?
Hayır!

Depresyon hala tam olarak değerlendirilmemekte, gerçekte
olduğundan az rapor edilmektedir.

Genel toplumda yapılan ilaç çalışmalarında bu hastalar
genellikle dışlanmakta ve ilaç yan etkisinden korkulmaktadır.

Tedavi genellikle sınırlı olmakta, yapıldığında ise subterapetik
dozlarda olmaktadır.

Diyaliz hasta grubunda randomize kontrollü çalışmalar çok
sınırlıdır.
Watnick et al. AJKD,2003.
Gelenberg et al. Arch Intern Med,1999.
Kimmel et al. J Psychosom Res, 2002.
Lopes et al. Kidney Int. 2004.
Ne Yapılabilir ?
NE YAPILABİLİR ?

Hastalar ve aileler bu konuda bilinçlendirilmelidir.

Multifaktöriyel yaklaşım gereklidir.

Sosyal hizmet uzmanı, diyaliz hemşiresi, diyaliz
doktoru, nefrolog, psikolog/psikiyatrist bu takımın
önemli parçalarıdır.
NE YAPILABİLİR ?

Rutin tarama önerilmektedir, ancak optimal tarama testi
konusunda kesin görüş yoktur. BDÖ bu konuda yararlı
olabilir.
Hedayati et al. AJKD,2009.

Tarama testinin periyodu: Diyalize ilk başlandığında,
sonraki 3-6 ayda ve sonrasında yıllık olarak yapılması
önerilmektedir.
Hedayati et al. Kidney Int, 2006.


Tarama testini kim yapmalıdır ?
Kanada’da yapılan bir çalışmada diyaliz hemşirelerin bu
konuda diğerlerine göre daha efektif olduğu gösterilmiştir.
Wilson et al. Hemodial Int, 2006.
NE YAPILABİLİR ?



Tarama
testi
sonucunda
depresyon
düşünülüyorsa daha kesin tanı için DSM IV
ve/veya psikiyatri konsültasyonu gerekli olabilir.
Hasta psikiyatri konsültasyonu ile ilgili istekli
değilse, doktor hastanın da rızasını alarak
kendisi psikiyatr ile görüşebilir.
İntihar düşüncesi, psikoz ve bipolar bozukluktan
şüpheleniliyor ise mutlaka hasta psikiyatr ile
birebir görüşmesi için ikna edilmeli.
Finkelstein et al. J Psychosom Res, 2002.
TEDAVİ

Hastaya özel olmalıdır

Hastanın ve hasta yakınlarının ikna olması önemlidir.

Komorbid durumlar düzeltilmelidir.

Farmakolojik ve farmakolojik olmayan tedavi yöntemleri
mevcuttur.
FARMAKOLOJİK OLMAYAN TEDAVİ
YÖNTEMLERİ

Sosyal Destek

Kognitif Davranışsal Tedavi

Egzersiz Tedavisi

Diyaliz Tedavisindeki Modifikasyonlar

İnflamasyonun Baskılanması
SOSYAL DESTEK



Hastaların maddi ve manevi ihtiyaçlarını
belirleyerek ve buna göre gerekli adımları atmayı
içerir.
Düşünsel, duygusal ve materyal bazlı destek
olarak genellikle 3 kısma ayrılır.
HD hastalarında sosyal destek ile depresyon ve
mortalite arasında negatif bir ilişki bulunmuştur.
Kimmel et al. Kidney Int, 1998,
Kimmel et al. Kidney Int, 2000,
Unruh et al. AJKD, 2005
KOGNİTİF DAVRANIŞSAL TEDAVİ


İnteraktif bir tedavi yöntemidir.
Hastaların negatif düşüncelerden uzaklaştırarak
olumlu düşünmeye sevk eden bir yöntemdir.

Normal popülasyonda etkinliği ispatlanmıştır.

Hemodiyaliz hastalarında çok çalışma yoktur.

Yeni yeni gündeme gelmektedir.
KOGNİTİF DAVRANIŞSAL TEDAVİ



Brezilya’da 41 HD hastasında yapılan bir
çalışmada kognitif davranışsal tedavinin etkinliği
araştırılmıştır.
Tedavi 12 hafta boyunca deneyimli bir psikolog
tarafından uygulanmıştır.
12. hafta sonunda tedavi alan grupta kontrol
grubuna göre depresyon skorları anlamlı olarak
azalmıştır
Duarte et al. 2009, Kidney Int.
Duarte et al. 2009, Kidney Int.
EGZERSİZ TEDAVİSİ

Seans sırasında veya seanslar arasında
uygulanabilir.

Aerobik veya rezistans egzersiz şeklinde
uygulanabilir.

Egzersizin hastaya uygun olup olmadığı hasta
bazında değerlendirilmelidir.
EGZERSİZ TEDAVİSİ


Egzersizin süresi ye yoğunluğu hakkında kesin
görüş bulunmamaktadır.
Bununla birlikte en az 6 ay boyunca ve seansta
35 dakika süren egzersiz önerilmektedir.
Mitrou et al.Semin Dial,2013.

Literatürde birçok çalışma egzersizin yararını
göstermiştir.
Vilsteren et al. NDT 2005,
Ouzouni et al. Clin Rehabil. 2009,
Kouidi et al. Eur J Cardiovasc Prev Rehabil. 2010
DİYALİZ TEDAVİSİNDEKİ MODİFİKASYONLAR

Diyalizör Tipi:

Diyalizör tipi ve depresyon arasındaki ilişkiyi gösteren
çalışmalar çok kısıtlıdır.

Bir çalışmada, depresyon skorları polisulfan diyalizör
kullananlarda selüloz kullananlara göre daha az
bulunmuştur.

Bu çalışma gözlemsel ve kesitseldir.

Bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Hsu et al. Am J Nephrol, 2009.
Hsu et al. Am J Nephrol, 2009.
DİYALİZ TEDAVİSİNDEKİ MODİFİKASYONLAR

Diyaliz Dozu ve Modalitesi:
Farklı görüşler mevcuttur.
 Sık HD vs. konvansiyonel HD karşılaştırılmıştır.
 Haftada 6 kez (evde veya merkezde) ve haftada 3 kez
(konvansiyonel) hemodiyalize girenler olmak üzere
hastalar 2 gruba ayrılmıştır.
 Gruplar arasında depresif semptomlar açısından fark
bulunmamıştır.

Unruh et al. AJKD, 2013.
DİYALİZ TEDAVİSİNDEKİ MODİFİKASYONLAR

Diyaliz Dozu ve Modalitesi:

FREEDOM(Following Rehabilitation, Economics and
Everyday-Dialysis Outcome Measurements) çalışması:

239 hasta çalışmaya alınmış, 128’i çalışmayı tamamlamıştır.

1 yıl boyunca günlük diyaliz (haftada 6 kez) uygulanmıştır.

BDÖ skorları 1. yıl sonunda 11.2’den 7.8’e gerilemiştir.
Jaber et al. AJKD,2010
Jaber et al. AJKD,2010
Jaber et al. AJKD,2010
DİYALİZ TEDAVİSİNDEKİ MODİFİKASYONLAR

Randomize olmayan başka bir çalışmada haftada 6 kez HD
tedavisinin depresyon üzerindeki etkileri incelenmiştir.

11 hasta 12 aylık, 12 hasta 6 aylık tedaviyi tamamlamıştır.

Çalışma sonunda hastaların BDÖ skorları
15’ten 8’e
gerilemiştir.
Reynolds et al.Blood Purif, 2004
Reynolds et al. Blood Purif, 2004.
İNFLAMASYONUN BASKILANMASI



İnflamasyon ve depresyon, HD hastalarında
yakın ilişkilidir.
İnflamatuar sitokinler ve depresyon arasındaki
ilişkiyi inceleyen birçok çalışma mevcuttur.
IL-6’nın diğer inflamatuar parametrelere göre
depresyon ile daha çok ilişkili olduğu
düşünülmektedir.
Taraz et al. Hemodial Int, 2014
İNFLAMASYONUN BASKILANMASI

40 HD hastasında yapılan bir çalışmada;

DSM IV kriterlerine göre depresyonda olan 9 hastaya
8 hafta boyunca sertralin tedavisi verilmiştir.

Tedavi öncesi ve sonrası IL-1, IL-6, ve TNF-α
düzeyleri arasında fark bulunmamıştır.
Cilan et al. Ren Fail. 2012
Cilan et al. Ren Fail. 2012.
İNFLAMASYONUN BASKILANMASI

Depresyonu olan 50 HD hastasının alındığı randomize, çift
kör, plasebo kontrollü bir çalışmada;

Hastalara12 hafta boyunca sertralin tedavisi
verilmiştir.

12. haftanın sonunda tedavi grubunda, kontrol grubu ile
karşılaştırıldığında IL-6 düzeylerinin düştüğü
belirlenmiştir.

Gruplar arasında TNF-α, IL-10 ve hs-CRP düzeyleri
açısından fark yok saptanmamıştır.
Taraz et al. Int Immunopharmacol. 2013.
FARMAKOLOJİK TEDAVİ

Büyük çalışmalara diyaliz hastaları güvenlik
nedeniyle alınmamıştır.
Glassman et al. JAMA, 2002, Alpert et al. Psychiatry Res. 2006
Hastaların çoğu tanı almamakta, tanı alsa bile
tedavi almamakta, tedavi alsa bile yeterli dozda
almamaktadır.
 Nefrologlar
bu ilaçların işe yarayacağını
düşünmemekte
ve
yan
etkilerinden
çekinmektedirler.

Lopes et al. Kidney Int, 2004
Diyaliz hasta grubunda veriler çok çok sınırlıdır!
FARMAKOLOJİK TEDAVİ

Etki Mekanizmaları:

Seratonin,
noradrenalin
ve
dopamin
gibi
nörotransmitterlerin enzimatik yıkımını, sinaptik
geri alımını veya salınımını uyarmak koşulu ile
arttırırlar.

Immünomodülatör ve antiinflamatuar etkileri de
vardır.
Maes M et al. Neuropsychopharmacology. 1999.

Nörogenezde etkili olabilirler.
Sutcigil L et al. Clin Dev Immunol. 2007
FARMAKOLOJİK TEDAVİ

Yan Etkileri:

Seksüel disfonksiyon

Gİ semptomlar

Nörolojik semptomlar

Aritmi, QT uzaması

Hipertansiyon

Kanama riski
FARMAKOLOJİK TEDAVİ

İlaçlar başlandıktan sonra yetmezliğin derecesine göre doz
ayarlaması yapılmalı ve yan etkiler açısından dikkatli
olunmalıdır.

Evre
3-5
KBH
amitriptylinoxide,
hastalarında
venlafaxine,
ilaçların
(selegiline,
desvenlafaxine,
milnacipran, bupropion, reboxetine ve tianeptine) klirensi
oldukça azalmıştır.
Nagler et al. NDT, 2012.
FARMAKOLOJİK TEDAVİ
-SSRİ ilk tercih olarak kullanılabilir.
-İleri evre KBY hastalarında SSRİ güvenli bir
şekilde kullanılabilir
Cohen et al. Clin JASN,2007.
Nagler et al. NDT, 2012
-Atalay ve arkadaşları SSRI ların SDBY
hastalarında bile güvenli kullanılabileceğini
göstermişlerdir
Atalay et al. Int Urol Nephrol 2010.
FARMAKOLOJİK TEDAVİ

Diyaliz hastalarındaki çalışmaların çoğu kısa
süreli, randomize olmayan, küçük ölçekli, plasebo
kontrolü olmayan ve DSM IV kriterleri
kullanılmadan yapılan çalışmalardır.
Hedayati, et al. AJKD, 2009.

14 HD hastasının alındığı bir çalışmada hastalar
fluoxetine ve plasebo gruplarına ayrılmış, 4.
haftada tedavi alan grupta iyileşme gözlenmiş
ancak 8. haftada bu fark kaybolmuştur.
Blumenfield et al. Psychiatry Med. 1997
FARMAKOLOJİK TEDAVİ

Periton
diyaliz
hastalarında
yapılan
bir
çalışmada;

124 hasta çalışmaya alınmış, BDÖ>17 olan hastalar
psikiyatri bölümüne yönlendirilmiştir.

Klinik depresyonu olan 32 hastadan 25’ine 12 hafta
boyunca günde 50mg sertralin tedavisi verilmiştir.

12. haftada tedavi ile BDÖ skorlarının anlamlı olarak
gerilediği bulunmuştur.
Atalay et al. Int Urol Nephrol, 2010
Atalay et al. Int Urol Nephrol ,2010
Atalay et al. Int Urol Nephrol ,2010
SONUÇ

Depresyon, diyaliz hastalarında en sık görülen psikiyatrik
bozukluktur.

Birçok patolojik faktörle ilişkilendirilmiştir.

Depresyon, mortalite dahil birçok kötü prognostik faktörle
ilişkilidir.

Depresyon taraması için çeşitli ölçekler kullanılabilir,
ancak kesin tanı koydurucu değildirler.

Depresyon hastasının yönetimi için takım çalışmasına
ihtiyaç vardır.
SONUÇ

Hastanın tedavisi kişisel olarak planlanmalı, kendisi ve
yakınları ikna edilmelidir.

Tedavi için farmakolojik olan ve olmayan birçok yöntem
uygulanabilir.

Farmakolojik tedavide kesin öneriler olmamakla birlikte
ilk seçenek olarak SSRI kullanılabilir.

İlaçların etkinlikleri ve yan etkileri yakından takip
edilmelidir.

Diyaliz hastalarında depresyon ile ilgili çalışmalara
şiddetle ihtiyaç vardır.
TEŞEKKÜRLER…