null

2
MART
2015 SALI
8 OCAK172015
PERŞEMBE
Baksı Müzesi için yeni dönem başlıyor
2014 Yılı Avrupa Konseyi
Müze Ödülü’nü 22 ülkeden
73 müzeyi geride bırakarak
Türkiye’ye taşıyan Baksı
Müzesi, başarılarla geçen
10 yılı geride bırakmanın
mutluluğunu ve haklı
gururunu yaşıyor.
2015 yılı boyunca 10. Yılını kutlayacak olan Baksı Müzesi, yine yıl boyunca çok konuşulacak ve sanata
artı değer katacak bir dizi etkinliğe
ev sahipliği yapacak. Baksı kültür
sanat Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı,
Prof. Dr. Hüsamettin Koçan Baksı
Müzesi’nin 2015 yılında gerçekleştireceği projeler ve etkinlikleri değerlendirdi. Otel Bayburt Konaklama’da
düzenlenen basın toplantısında
konuşan Koçan, vakfın Bayburt ve
Baksı’ya kazandıracağı Kadın İstihdam Merkezi, sinema, amfi tiyatro,
helikopter pisti, Baksı konukevi gibi
projeler ve 2015 yılında gerçekleştirilecek olan etkinliklerinin detayını
verdi.
2014 yılının Baksı açısından olağanüstü başarılı bir yıl olarak geçtiğini
kaydeden Koçan şunları söyledi:
“Tahmin etmiyorduk”
“2014 yılı Baksı Müzesi açısından
olağanüstü başarılı bir yıl olarak
geçti. Doğrusunu isterseniz bu kadar
başarılı bir yıl olacağını biz tahmin
etmiyorduk. Onun için 2014 yılı Baksı tarihi için önemli bir yıl olmakla
birlikte geleceğimiz açısından ve
sürdürülebilirliğimiz açısından da
son derece önemli. Biliyorsunuz
Baksı Müzesi,2014 yılı Avrupa Konseyi Müze Ödülünü aldı hemen onun
arkasından TBMM Baksı Müzesi nedeniyle bana ‘Yılın Onur Ödülü’nü
verdi. Hemen onun arkasından uluslar arası bakımdan önemli ve yaygın
bir dergi olan El Dergisi Baksı’yı
Türkiye’nin en güzel mekanı seçti.
Geçen günde Atatürk Tarih Yüksek
Kurulundan bir mektup aldım. Beni
Atatürk Merkezleri Onur Kurulu’na
seçmişler.
Doğrusunu isterseniz
bütün bu olup bitenler bizim beklediğimiz şeyler değildi. Ama bu
bütün olup bitenler Baksı’nın insanlar üzerinde oluşturduğu pozitif bir
sonuçtur.
‘Öğrenci Şenliği’ sponsorluğunu SOCAR yapacak
“Biz 2005’te kurulduk. 2005’te Baksı
Kültür Sanat Vakfı’nı kurduk. Şimdi
2015 bizim bu sene 10’uncu yılımız bu sebeple bir takım etkinlikler düzenledik. Bizim biliyorsunuz
etkinliklerimizin çok sürdürülebilir
kategorileri var. Onlardan bir tanesi
öğrenci şenliğimiz. Milli Eğitim Müdürlüğü ile konuştuk öğrenci şenliğiyle ilgili afişlerimiz dağıtıldı. Mayıs
ayı içerisinde de öğrenci şenliğinin
workshopları yapılacak ve onunla
ilgili burslar yapılacak. Öğrenci şenliğimizin sponsorluğunu Ülker yapmıştı, bu yıl ise sponsorluğu Socar
yapacak. Değerli hemşehrimiz Kenan Yavuz’da bu projeye bir süreklilik kazandıracak. ”
Kadın İstihdam Merkezi Bayburt
taşından yapılacak
Kadının istihdamına son derece
önem verdiklerini belirten Koçan
şunları ifade etti: “Bizim aslında hiç
vazgeçmediğimiz projelerden birisi kadın. Oda kadının istidamı ve
eğitim projesidir. Çünkü bize göre
kadın kültürün taşıyıcısı erkek daha
çok gurbete gidiyor, daha savaşçı.
Kadın ise, yuvayı bir arada tutan.
Onun için bugün kadim kültürde ne
kaldıysa onu kadınlar ayakta tutmuştur. Biz erkeklerin o işte çok büyük
bir payımız yok doğrusunu isterseniz. Onun için de kadın istihdamına
çok önem veriyoruz. Bu sene bize
Hüsami Köklü diye kıymetli bir hemşerimiz Kaleardı’nda bin 150 metre
arazisini Çağdaş Yaşamı Destekleme
Derneği’ne bağışlamış kadınla ilgili
bir şey yapılsın diye. Onlarda yapamamışlar. Aradan zaman geçince
vali bunu Baksı yapsın demiş. İşte
karşılıklı görüşerek, anlaşarak şimdi
Kaleardı’nda imarlı bin 150 metrekarelik bir alanımız var. Araziye kadın
istihdam merkezi yapıyoruz. Şimdi
şu günlerde inşaat başladı. Ben biliyorsunuz biraz yaptığım şeyler içerisinde hem yeni olsun isterim hem
de bizim eskiyi taşısın isterim. Yani
o kültürel süreklilik bizim için önemli. Onun için oturduk bir karar aldık
ne yapalım ne edelim, nasıl olsun
diye. Bu binana beyaz taştan yapılmış bir bina olacak. Bizim Bayburt
taşını orada kullanacağız. Modern
bir anlayışla kullanacağız.
“Bayburt kökenli bina üreteceğiz”
“Bayburt taşını kalede nasıl kullanmışlarsa onları da işin içerisine
katarak bizim geleneğimizden ve
geleneksel malzememizden yola
çıkarak yeni bir Bayburt kökenli
bina üreteceğiz. Şimdi mimarlar bu
proje ile ilgili çalışıyorlar bu projeyi gerçekleştireceğiz. Ve bu projeyi
alıp uluslarası fonlara götüreceğiz.
Kısmet olursa işte ruhsat işlemlerini
bitirebilirsek inşallah bu sonbaharda kazmasını vururuz. Önümüzdeki
senede kabasını toplarız. Yaklaşık
1 milyon maliyette bir bina. Bura
neler olacak? Burada ehram, kilim
gibi geleneksel ürünlerimiz devam
edecek. İkincisi sürekli olarak dışarıdan gelen genç kızları ve kadınları
eğitecek bir eğitim merkezi olacak.
Onun içerisinde bir kütüphanesi sergi alanı olacak.”
“İnşallah etkilenirler”
“Niyetimiz şu; bizim buradan çıkmış
her şeyi en organik hale getirerek
çok kaliteli hale getirmek ve dünya
pazarında bir marka oluşturmak.
Kadın istidam merkezinin hedefi budur. Onun içinde hem mimari açıdan
bir örnek vermek ve inşallah etkilenirler. Bizim Baksı’dan hiç etkilenip
böyle bir bina yapan yok. Yine benim gördüğüm böyle TOKİ binaları
yapılıyor etrafta. Bizim Bayburt’la
hiç ilgisi yok bunların ben size söyleyeyim. Ben belediye başkanına da
söyledim valiye de söyledim. Bizim
şehrimizin bir kimliği olması lazım.
Çünkü bizim şehrimizin bir kimliği bir kültürü, bir derinliği var onu
kullanalım diye hep söyleyeceğiz.
İnşallah bu sene tutmaz seneye bir
20 yıl 30 yıl içerisinde bunun etkisi
olacak diye düşünüyorum. Bundan
çok umutluyum”
Helikopter pisti, konser alanı,
amfi tiyatro
Yine bu yıl bizim hep bir helikopter
pisti sorunumuz vardı biliyorsunuz.
Bir konser verileceği zaman halkın
rahat girip çıkabileceği bir yer lazımdı. Dedik ki, bu yıl öyle bir şey
yapalım ki, bir platform yapalım aynı
zamanda helikopter pisti olsun. Aynı
zamanda bu sahne olsun. Çünkü bu
yıl Baksı’da konserler verdirmeyi düşünüyoruz. Bir amfi tiyatro yapalım
orada. O projemizi orada yine bir
yenilik olarak gerçekleştireceğiz.”
“Konukevi yeterli değil”
“Ve bizim konuk evimiz bizim oraya
gelen paket ziyaretçimiz için yetmiyor. Yani bizim bir paket izleyicimiz
var aşağı yukarı 20 ile 40 arası biz
hep kendimize göre orada bir 40
yatak olursa diye düşünüyoruz. Ama
pek oturtamıyoruz. Bir adım ileri iki
adım geri gidiyoruz. Biliyorsunuz
köyde biz bir konak restore ettik.
Arkadaş vermiyor evini bize evinin
kullanılması konusunda sorun çıkarmaya başladı. Onun için şimdi bütün bunları ortadan kaldırmak amacıyla o yamaçta şimdi 10 odalı bir
taş yapı yapacağız. Bu sene bu 10
yatak kapasitesi daha ilave ediyoruz.
Onunda sponsoru Polimex. Biliyorsunuz Polimex bizim eskiden beri
sponsorluğumuzu yapan Türkiye’nin
en büyük kuruluşlarından bir tanesi. ‘Siz merak etmeyin biz bunu
yaparız’ dediler. Bu inşaat devam
ediyor.” Öğrenci etkinliği aynen devam ediyor. Biz bu sene etkinliğin şu
tarafını daha vurgulamak istiyoruz.
Geçtiğimiz yıllarda çok fazla katkı
yoktu onun için ideal düzeyde değil.
Onun için bunu biraz daha yukarıya
doğru kaldıracağız. Sayı olarak bin
500, 2 bin dolayında bir katılım bekliyoruz. Ve biliyorsunuz bizimkinin
özelliği şu; daha önce burs verdiğimiz öğrenciler bize dosya ile başvurabiliyorlar. Bu 15 burs dışında eğer
çocuklar gelişiyorsa onlara tekrar
burs veriyoruz. Yani şunu yapmak
istiyoruz; gelişmek isteyeni biz başvurusuna her an açık tutmak istiyoruz. Ve orada o gelişebilirliği desteklemek istiyoruz. Bütün amacımız o.
“Kendi kültürlerini değerli bulsunlar istiyoruz”
“Biz çocuk şenliğinde şunu yapıyoruz; benim bütün mesele insanlar
kendi hayatlarını değerli bulsunlar.
Kendi kültürlerini değerli bulsunlar
istiyoruz. Onun içinde biz geçen
sene çocuklara dedik ki, bize evini
anlat. Biz bu sene dedik ki hayalinizdeki Bayburt. Çocuklarımız nasıl bir
Bayburt hayal ediyor. Şunu göreli istiyoruz. Böylece çocukları kendi hayatları üzerine düşünmeye de sevk
etmek istiyoruz. İşte televizyonun
karşısına geçiyor, çocuğun zihinsel
alanı parçalanıyor onu çözmek istiyoruz.”
Baksı’da konserler
Onun dışında bizim 10’uncu yıl etkinlikleri kapsamında sergiler var
yayınlar var, kutlama etkinlikleri var,
konserler var. Bizim Erkan Oğur’la
daha önceden Bayburt Türkülerinin
yorumlanması, bir cd yapılması ön
görüşmemiz vardı. Eğer gerçekleştirilirse bu sene onu da yapmak istiyoruz yani 10 tane Bayburt türküsü
yorumlatıp, CD haline getirip onu
çoğaltmak istiyoruz. Zannediyorum
bu öğrenci sanat etkinliğinin son
gününe Socar, Kıraç’ı getirecek,
öyle bir konserde yapacağız diye
düşünüyorum. Bunlar gerçekleşecek. Ayrıca Mercan Dede ve Burhan
Öçal’dan da söz aldık onlarda konser için gelecek”
“Avrupa ve Asya’nın bütün müzeleri katılmak istiyor”
Sergimiz var büyük bir sergimiz
olacak. ‘Gri Zemin’ diye. Bu Gri Ze-
min dediğimiz şey şu; bizim hani
modern çağdaş güncel dediğimiz
ne varsa bunların hepsini bir araya
getiriyoruz. Bunu da bizim özelliğimiz bir sınır koymuyoruz. Bu sınır
koymama meselesi dünya müzeciliği açısından son derece önemli
bir mesele haline geldi. Biz bu sene
bir niyetimiz vardı sinema yapacaktık ama bunun bütçesi çok kabarık
çıktı. Onun yerine gri zemin dediğimiz sergiyi yapacağız. Bizim depomuzda ne varsa bunların hepsini
topluyoruz yeni bir sergi oluşturuyoruz. Bu sergi aslında çokta denk
düştü, çünkü bu sene bizim Baksı
Müzsi’nde çok değerli bir etkinlik
yapılacak. Dünya Müzeciler Birliği
için biz bir proje hazırladık gönderdik. Bu Dünya Müzeciler Birliği
alt başlıkları ilginç olan müzelerin
yaşayan kültürle ve bölgeyle kurabileceği bağlantılar, somut ve somut
olmayan kültürel varlıklar ve müzeler bağlamı, yerel potansiyelin üretme dönüştürülmesi, müzeler üretim
istidam, müzeler uluslararası pazar,
müzeler üretim istihdam bölgesel
kültürün sürdürülebilmesi ve yenilenmesi ve yaşama katılımı başlıklı.
Burada workshop yapacaklar buna
Avrupa ve Asya’nın bütün müzeleri
katılmak istiyor. Sorun biz onları burada ağırlayabilir miyiz? İşte ona da
konaklama yerimiz yetmiyor. Bu konuda TURSAP başkanı ile konuştuk
Tursap Başkanı bize dedi ki; ‘hocam
biz bu işin götürün getirini yaparız.’
TURSAP ziyaretçileri Trabzon’dan
alacak gezdire gezdire Bayburt’a
getirecek. Burada iki gün kalacaklar
ve yine Erzurum’a gidip buradan
gidecekler. Bu Bayburt açısından,
bu bölge için ve müzecilik açısından olağanüstü imkandır. Bunun ev
sahibi kuruluşu Baksı. Bu müzecilik
açısından çok önemli.”
“Uluslararası ortamdan olağan
üstü davetler”
Bizim Baksı şu günlerde uluslar arası ortamdan olağan üstü davetler
alıyor. Yani biz yetişemiyoruz. İşte
İngiltere’de bir şey var aman ne olur
sen gel işte yuvarlak masa toplantısı yapılacak. İşte bu çok önemlidir
falan. Bu son derece önemli bir etkinliktir bölge açısından son derece önemlidir. Bu insanları burada
etkilemeyi başarırsak uluslararası
ortamda son dere önemli sonuçlar
alabiliriz. Şimdi Comminicating The
Museum konferansı diye bir konferans var. Bu dünyadaki müzelerin en
önemli müzelerin iletişimini sağlayan bir şirket. Bunlar Kültür Bakanlığı ile bu işi yapıyorlar. Bunlar bizim
Baksı’ya partnerlik önerdiler. Bu işi
organize yapalım diye. Ben doğrusu bundan çekindim. Bu kadar yaygın bir organizasyondan çıkamayız
diye bütün bunlar olur olmaz bunlar
benim enerjime bağlı. Ama bunlar
9-11 eylül tarihleri arasında Baksı’ya
geliyorlar. Buda bizim uluslararası
etkinliklerimiz arasında son derece
önemlidir diye düşünüyorum.”
Yavuz mütevelli, Özbek onur
üyesi
“Ben biliyorsunuz ben tek mütevelliydim. Bu sene mütevelli heyet sayısını artırıyoruz. Bundan sonraki mütevelli heyeti içerisinde Ali Güleli,
Erol Tabanca, Faruk Malhan, İskender Atakan, Mehmet Kurukahveci,
Mustafa Taviloğlu, Oya Eczacıbaşı,
hemşehrimiz Kenan Yavuz, Turgay
Artan, Vuslat Doğan Sabancı var.
Birde onur üyeliğimiz var. Bizin vakfın geçmişinde kritik destek vermiş
insanlardan seçtik. Eski Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay bizim onur
üyemiz. Bayburt eski Valimiz Kerem
Al,milletvekilimiz Bünyamin Özbek
onur üyemiz. Her şeyin çıkmaza girdiği bir dönemde çok büyük destekleri oldu. Her sene biz onur üyeliğini
artıracağız.” Beşir Kelleci (BS)
Trabzon’da “6. Arıcılık
Paneli” yapıldı
Türkiye Arı Yetiştiriciliği Birliği
Genel Başkanı Bahri Yılmaz,
Türkiye’nin Çin’den sonra arı sayısı
ve bal üretimi yönünden dünyanın
ikinci büyük ülkesi olduğunu
bildirdi.
Y
ılmaz, Trabzon Arı Yetiştiriciliği Birliğince Hamamizade İhsan Bey Kültür
Merkezinde düzenlenen “6. Arıcılık” panelinde yaptığı konuşmada, Türkiye’de
arıcılığın desteklenmesi gereken bir sektör olduğunu belirtti. “Türkiye’de 79 birliğimiz var. Bu birliklerin 56 bin profesyonel üyesi var” diyen Yılmaz, “Türkiye
bal üretiminin büyük bölümü olan 94 bin
tonunu bu üyeler yapıyor. 5,9 milyon aktif arı kovanımız, 6,5 milyon da etiketli arı
kovanımız var. Bunların dışında bir kısmı
da aktif değil” ifadelerini kulandı. Dünya
arıcılığında da Türkiye’nin önemli konumda olduğuna işaret eden Yılmaz, “Türkiye,
Çin’den sonra arı sayısı ve bal üretimi yönünden dünyanın ikinci büyük ülkesi. Bu
durum Avrupa pazarının bal açığının fazla
olması nedeniyle pazar arayışını da etkiliyor. Önemli olan bizim satabileceğimiz
düzgün balı üreterek, pazara getirebilmemiz. Bu kapsamda da birliklerimizin 28’i
markalaştı. Türkiye’de en az 60 birliğimizin markalaşmasını istiyoruz ve bunu da
kısa dönemde sağlayacağız” diye konuştu. Anadolu’nun arı çeşitliliği yönünden
zengin olduğuna dikkati çeken Yılmaz,
dünyadaki bal arılarının yüzde 22’sini
Türkiye’deki türlerin oluşturduğunu ifade
etti.
“Dünyada ve Türkiye’de propolisle
ilgili çalışmalar arttı”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Orhan Değer ise arı ürünlerinin ikiye ayrıldığını belirterek, “Bunlardan birincisi
arının doğadan toplayarak, kendi sıvısıyla
karıştırıp sunduğu bal, polen ve propolistir. İkincisi ise arının kendi beden salgısı
olarak dışarıya salgıladığıdır. Bunlar da
arı sütü, bal mumu ve arı zehiridir” dedi.
Propolisin, kovanın savunması anlamına geldiğini ifade eden Değer, sözlerini
şöyle sürdürdü: “Dünyada ve Türkiye’de
propolisle ilgili çalışmalar arttı. Yapılan
çalışmalara baktığımızda ise günümüzde
iyi noktalara gelindiğini görüyoruz. Propolis antik çağlardan beri biliniyor. Milattan önce 2 bin ile 3 binli yıllardan beri
yara iyileştirmesinde kullanılıyor. Bunun
dışında ateş düşürücü olarak kullanılıyor.
Mısırlılar zamanında da mumyalamada
kullanılmış. 17 yüzyılda resmi ilaç olarak
kullanıldı. Ülkemizde de birçok bölgede
halk hekimleri tarafından ilaç olarak kullanıldı. Günümüzde sağlık açısından hala
tercih ediliyor. Bu kapsamda da propolisin faydaları hakkında da çalışmalarımız
devam ediyor.”
“Arı alerjileri arıcı ve ailelerinde
daha yüksek görülüyor”
KTÜ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Orhan da arı
alerjisi konusunda toplumun fazla bilgisi
olmadığına işaret ederek, “Yurt dışından
ulaşılan rakamlara göre toplumun yüzde
75’i herhangi bir zamanda arı sokmasıyla
karşı karşıya kalıyor. Bu yüksek bir rakam.
Arıcılıkla uğraşmasak da arı sokmasıyla
karşı karşıya kalabiliyoruz. Bunların yaklaşık 5’te birinde arı zehirine karşı alerji gelişiyor. Arı alerjileri arıcı ve ailelerinde daha
yüksek görülüyor. Türkiye’de yine bu
konu hakkında veri yok ama Amerika’da
her yıl arı sokmalarına bağlı 500’e yakın
ölüm oluyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından panel, soruların
yanıtlanmasıyla sona erdi.
MART
2015 SALI
8 OCAK172015
PERŞEMBE
Çoban Değil “Sürü
Yönetimi Elemanı
Bayburt Yudum ve Muhsin
Bayburtlu ile coştu
Bayburt AK Parti Kadın Kolları tarafından düzenlenen konserle ünlü
Türkücü Yudum ve Muhsin Bayburtlu hayranlarını coşturdu.
G
iresun’da “Sürü Yönetimi Elemanı
Benim Projesi” kapsamında Dereli
İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü
ve İŞKUR İl Müdürlüğü işbirliği ile ilçenin
Hapan ve Güdül köylerinde 25’ er kişilik
kursiyerlerden oluşan toplamda 120 saat
sürecek olan eğitimler başladı.
Kurslarda eğitici olarak görevlendirilen
veteriner hekim Yavuz Güngör ve veteriner hekim Niyazi Açar tarafından sürü
yönetimi elemanı veya sürü yönetimi
elemanı olmaya aday kişilere koyun-keçi
ağılı kurabilme, koyun-keçi ırklarını seçebilme, küçükbaş hayvanların besleme
ve bakımını yapabilme, çoğaltabilme,
bulaşıcı hastalıklara karşı koruyabilme ve
mücadele edebilme, kırkım ve sağım yapabilme yeteneği kazandırılması gibi konularda teorik ve pratik eğitim verileceği
bildirildi.
Proje kapsamında eğitimlere katılanlara
’Sürü yönetimi elamanı’ sertifikası verilecek, bu eğitimi alan kişileri istihdam eden
işletmelere ise destek sağlanacak. Kırsal
alanda sürü yönetimi elemanlığı daha cazibeli bir meslek haline gelecek ve eski
adıyla çobanlık yeni bir statü kazanacak.
Giresun’da küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin gelişmesine de olumlu katkılar sağlaması için Bulancak, Eynesil ve Yağlıdere
ilçelerinde de proje kapsamında kurslar
düzenleneceği belirtildi.
Üniversiteli Annelerin
Sinema Keyfi
Atatürk Üniversitesi Kadın
Sorunlarını Araştırma
Merkezinin eğitim tarafını
üstlendiği, tüm masrafları
Yakutiye Belediyesi
tarafından karşılanan Anne
Üniversitesine devam eden
kadınlar hafta sonu dersin
ardından sinemaya gittiler
Atatürk Üniversitesi Kadın Sorunlarını
Araştırma Merkezinin eğitim tarafını üstlendiği, tüm masrafları Yakutiye Belediyesi tarafından karşılanan Anne Üniversitesine devam eden kadınlar hafta sonu dersin
ardından sinemaya gittiler. Çarşı Pazar
filmini izleyen anneler, etkinliklerden ve
derslerden memnuniyetlerini dile getirdiler.Anne Üniversitesinin he anlamda verimli olduğunu belirten anne öğrenciler,
derslerin yararlı, eğitici ve faydalı olduğunu söylediler. Yakutiye Belediyesinin sağladığı imkanların da keyifli bir sürece katkı
sağladığını ifade eden anneler, “Hafta
sonu ders yapıyoruz. Üniversiteyi, ortamı
tanıyoruz. Bu hafta sonu Yakutiye belediyesi bize jest yaptı. Sinemaya götürdüler.
Eğlendik, güldük. Yani kısacası keyifli bir
sürecimiz var. Hocalarımıza, Yakutiye Belediyemize, Ali Korkut’a destekleri için teşekkür ediyoruz” dediler.
3
K
apalı Spor Salonu’nda 8 Mart
Dünya Kadınlar Günü’ne
özel olarak düzenlenen konsere
Milletvekili Bünyamin Özbek,
Belediye Başkanı Mete Memiş,
AK Parti İl Başkanı Hakan Kobal, Koral Madencilik Yönetim
Kurulu Başkanı Alaattin Koral,
Bayburt AK Parti milletvekili
aday adayları Erol Koral, Ufuk
Kalekahyası, Veysel Akbaş, Raci
Bayrak, Selim Budak, partililer
ve çok sayıda Bayburtlu katıldı.
Bir saat gecikmeli başlayan kon-
serde ilk olarak sahneye çıkan
Bayburt gençlik Merkezi Folklor ekibinin gösterisi izleyenleri
mest etti. Ardından sahnedeki
yerini alan Muhsin Bayburtlu,
yüzlerce hayranına müzik şöleni
yaşattı. Konserde zaman zaman
seyircilerle diyaloğada giren
Bayburtlu, Bayburt’u çok sevdiği için soy ismini değiştirerek
Bayburtlu yaptığını belirtti. Sahnede Bayburt’a özgü fıkralarda
anlatan Bayburtlu, seyircileri
güldürdü.
Ve gecenin assolisti Türk Halk
Müziği’nin sevilen ismi Yudum,
alkışlarla sahneye çıktı. Birbirinden güzel Türkülerini hayaranları için söyleyen Yudum,
salondaki kalabalığı coşturdu.
Yudum’un hareketli parçalarıyla
coşan seyirciler, zaman zaman
ünlü Türkücüye eşlik etti. Türkülerinin çoğunu seyircilerin arasında söyleyen Yudum, eşi AK
Parti Bayburt milletvekili aday
adayı Erol Koral’ın yanına oturarak bir süre şarkılarını buradan
seslendirdi. Yudum’un Türküleriyle coşan Bayburtlular ise, sahnede halay çemberi oluşturarak
doyasıya eğlendi. Bir ara eline
bağlamayıda alan ünlü Türkücü,
seslendirdiği parçalarıyla dinleyicilerini mest etti.
Gecenin assolisti ‘Yudum’
Konser sonunda Hakan Kobal
ve AK Parti Kadın kolları Başkanı Müge Köse, her iki sanatçıya
süs eşyası ve buket çiçek takdim ederken, Hakan Kobal, yudum ve Muhsin Bayburtlu’nun
unutulmaz bir gece yaşattığını
belirterek , her iki sanatçıya ve
Yudum’un eşi Erol Koral’a organizasyona katkısından dolayı
teşekkür etti.
Beşir Kelleci (BS)
YGS sonuçları cuma günü açıklanabilir
YGS’deki Türkçe,
Matematik ve Sosyal
Bilimler testlerinin
geçen yıllara kıyasla
daha zor olduğunu
belirten Burak
Kılanç, adaylara
sınav sonuçları
açıklanana kadar
LYS çalışmalarına
ara vermeden 3-5
gün de olsa zaman
kaybetmemeleri
uyarısında bulundu.
Üniversiteye giriş maratonunun
ilk durağı olan Yükseköğretime
Geçiş Sınavı (YGS), 2 milyon
46 bin 716 adayın katılımıyla
Türkiye genelinde 171 sınav
merkezinde, 7 bin 31 binada
ve 109 bin 393 salonda gerçekleşti. ÖSYM Yönetim Kurulu
kararı doğrultusunda sınava ait
soruların tamamından rastgele
seçilen yüzde 20’si, kurumun
web sitesinden erişime açıldı.
Adaylardan gelen geri bildirimler ve açıklanan sorular ise
Türkçe, Matematik ve Sosyal
Bilimler testlerinin geçen yıllara
kıyasla daha zor olduğunu gösterdi. Bu üç testin beklenenden
zor olmasından kaynaklanan
moral bozukluğu yaşamamak
gerektiğini belirten Nişantaşı
Üniversitesi İcra Kurulu Üyesi
ve Üniversite Tercih Merkezi
Direktörü Burak Kılanç, adaylara sınav sonuçları açıklanana
kadar LYS çalışmalarına ara vermeden 3-5 gün de olsa zaman
kaybetmemeleri uyarısında bulundu.
Sınavda ter döken adayların
özellikle Türkçe ve Coğrafya
sorularında zorlandığını belirten, “ÖSYM Başkanı Prof. Dr.
Ali Demir, bu sene 10 bin yeni
soru hazırlatıldığını söylemişti.
Bu sorular da biraz farklı türden
adayların karşısına çıktı. Bundan kaynaklanan bir zorlanma
olabilir. Sadece Fen testinin
nispeten kolay geçtiğiyle ilgili
geri bildirimler var. Birkaç gün
içerisinde sınav sonuçları açıklanıp ortalamalar ve standart
sapmalar belli olduktan sonra
da genel bir değerlendirme yapabiliriz” dedi. Sınav sonuçlarının Cuma günü açıklanabileceğini de söyleyen Kılanç, “ÖSYM
bizi her sene şaşırtıyor ve hızını
arttırıyor. Ben sonuçların Cuma
günü ya da ayın 20’sini, 21’ine
bağlayan gece açıklanabileceği
düşünüyorum. Ama Cuma’dan
önce açıklanması da kimseyi
şaşırtmamalı” diye konuştu.
Adayların tercih yaparken puanları değil, sıralamayı dikkate
almaları gerektiğini hatırlatmasında bulunan Burak Kılanç,
“Arz-talep dengesine göre yerleştirmenin yapıldığı sistemlerde adayların ne kadar önde yer
aldığı önem taşımaktadır.
Önemli olan puanlar değil, ilk
ikide olmaktır. Üniversite yerleştirmede de durum böyledir.
Puanlar her sene ortalamalara
ya da standart sapmalara göre
değişiklik gösterebilir ama sıralama çok daha önemli bir
göstergedir” dedi.YGS’ye hazırlanan adayların bu süreçteki
en büyük yardımcılarında biri
de Üniversite Tercih Merkezi
tarafından geliştirilen ve geçmiş yıllardaki ÖSYM sınavlarında çıkan soruları bir oyun
formatında sunan YGS Mania
uygulaması olmuştu. Adayların
doğru bildikleri her soru için bir
aşama kaydettikleri YGS Mania
uygulamasında, sınavdan bir
gün önce yani saatler 14 Mart
21:00’ı gösterdiğinde her test
için ilk üçe giren öğrencilere
tablet bilgisayar hediye edileceğini belirten Burak Kılanç,
“YGS Mani uygulaması öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Biz
de söz verdiğimiz gibi Türkçe,
Matematik, Sosyal ve Fen testlerinin her birinde ilk üçe giren
adaylara hediye edeceğimiz
tablet bilgisayarları en kısa sürede ulaştıracağız. İstanbul İl Milli
Eğitim Müdürlüğü’nün resmi
tercih platformu olan Üniversite Tercih Merkezi’nde adayların
ihtiyaç duydukları tüm bilgilere
soru cevap, video kayıtları ve
yazılımlarla yanıt vereceklerini
belirten Burak Kılanç, “Adaylar,
Üniversite Tercih Merkezi’ndeki
Puan Matik aracılığıyla puanlarını tahmini olarak hesaplayabilirler.
Onları daha iyi yönlendirebilmek adına bir üyelik sistemi yayına almıştık ancak daha fazla
adaya ulaşabilmek için üyelik
sistemini bir süreliğine durdurduk. Adaylar gayet rahat bir
şekilde Puan Matik’e ulaşabilecekler” dedi.
4
MART
2015 SALI
8 OCAK172015
PERŞEMBE
Gurbetçilerin kira beyanname
şartları belirlendi
Bayburt’ta 4 ambulans hizmete girdi
Sağlık Bakanlığı
Acil Sağlık
Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce
gönderilen 4 yeni
ambulans törenle
hizmete girdi.
112 Komuta Kontrol Merkezi
bahçesinde düzenlenen törene, Vali Vekili Abdulhamit
Karaca, AK Parti BayburtMilletvekili Bünyamin Özbek,
Bayburt Belediye Başkanı
Mete Memiş, İl Genel Meclisi
Başkanı Yusuf Elçi, İl Sağlık
Müdürü Zülkarni Özbek, AK
Parti İl Başkanı Hakan Kobal
ile sağlık çalışanları katıldı.
Törende konuşan İl Sağlık
Müdürü Özbek, Bayburt’ta 8
istasyonda 20 ambulansla vatandaşlara hizmet verdiklerini
belirterek, “Bu istasyonlarımızda personel ve araç gereç
açısından hiçbir eksiğimiz bulunmamaktadır.
Bayburt 112 Başhekimliği
olarak hastalarımıza mükün
olan en kısa sürede ulaşmaya
çalışıyoruz. Hastaya ulaşma
süresinde bakanlığımızın öngördüğü süre kırsalda 30, kent
merkezinde ise 10 dakika.
Biz ilimizde vakaların yüzde
90’ına bu öngörülen sürelerde
ulaşıyoruz.
Bu anlamda ilimiz her ne kadar yaygın bir ağda olsa da
biz hastalarımıza belirlenen
sürelerde ulaşmakta sıkıntı
yaşamıyoruz” dedi.Sağlık Bakanlığı tarafından hibe edilen
bir ambulansın ortalama maliyetinin 250 bin lira civarında
olduğunu ifade eden Özbek,
şunları söyledi:“Bayburt Sağlık Müdürlüğü ambulans filosuna 2011 yılından itibaren
17 yeni ambulans dahil edildi.
Yine ilimizde sağlık alanında
2011 yılından itibaren Ağız
ve Diş Sağlığı Merkezi en modern şekliyle halkımızın hizmetine sunuldu.
Bununla birlikte 50 yataklı
Kadın Doğum Hastanesi yine
halkımızın hizmetine açıldı.
Bakanlığımızın talimatlarıyla
her ilde olduğu gibiBayburt’ta
Milletvekili Özbek
ise bazı yatırımların
zaman zaman
pek bilinmediğini
kaydederek, “Örneğin
son 4 yılda Sağlık
Müdürlüğü ambulans
filosuna 17 yeni
ambulans ekledik.
Bunun yaklaşık maliyeti
7 bin lira civarında
olduğunu söyledi.
şubat ayında yaptığımız hasta
ev ziyaretlerimiz oldu. Bu ziyaretlerde de gördük ki hastalarımızın yüzde 90’ından fazlası
bizden ve verdiğimiz hizmetlerden çok memnun kalmış.
Ben bu vesileyle bu memnuniyeti bizlere sağlayan başta
doktorlarımız olmak üzere
tüm sağlık personellerimize
teşekkür ediyorum.”AK Parti
Bayburt Milletvekili Bünyamin
Özbek ise bazı yatırımların zaman zaman pek bilinmediğini
kaydederek, “Örneğin son 4
yılda Sağlık Müdürlüğü ambulans filosuna 17 yeni ambulans ekledik. Bunun yaklaşık
maliyeti 7 bin lira civarında.
Ben bu ambulansların hizmete alınması vesilesiyle İl Sağlık
Müdürüne, Kamu Hastaneleri
Birliği Genel Sekreterine, 112
Başhekimliğine ve tüm sağlık
çalışanlarına teşekkür ediyorum. Çünkü yaptığım hastane
ziyaretinde hastaların sağlık
personelinden memnuniyetini bizzat gördüm. Bu memnuniyet beni çok sevindirdi”
diye konuştu. AA
Aşılama Kampanyaları Başladı
Erzincan Gıda Tarım
ve Hayvancılık
İl Müdürlüğü
2015 yılı ilkbahar
dönemi aşılama
kampanyalarını
başlattı.
E
rzincan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü 2015
yılı ilkbahar dönemi aşılama
kampanyalarını başlattı.
2014 yılını başarılı aşılama
kampanyaları ile tamamlayan İl
Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, 2015 yılı aşılama kampanyaları için gerekli hazırlıkları
tamamladı.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Erzincan İl Gıda Tarım
ve Hayvancılık Müdürü, 2015
yılı aşılama kampanyaları için
tüm hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi. İl Müdürü Yılmaz
“2014 yılını hayvan hastalıkları ile mücadele çalışmalarını
başarılı bir şekilde kapatan İl
Müdürlüğümüz 2015 yılı için
de çalışmalarına hızlı başladı.
2015 yılı ilk altı aylık süre için
Şubat-Mart-Nisan ve Mayıs aylarını kapsar biçimde bir planlama yapılmıştır. Bu süreçte
il genelindeki yaklaşık 93.000
büyükbaş hayvan iki defa LSD
Hastalığına(Sığır Çiçeği) bir defada şap hastalığına karşı aşılanacak, yaklaşık 200.000 küçükbaş hayvanımız ise PPR-Koyun
Keçi Vebası Hastalığına karşı
aşılanacaktır.
İlk Aşılama çalışmamız olan
LSD aşı programımız 24 Şubatta başlamış olup hafta sonları
da devam etmek üzere 20 gün
içerisinde bitirilmesi planlan-
mıştır.LSD aşı programının bitmesini müteakip hemen Şap
Hastalığına karşı aşılama gerçekleştirilecektir. Bu iki hastalık
da ülkemizde yoğun görülüp
ciddi kayıplara yol açmakta
olup, aşılama çalışmaları ile
önüne geçilebilmektedir.
Ayrıca 2015 yılında bu iki aşı
uygulaması yapılmadan hayvanların iller arası nakil edilmesi yasaklanmıştır. Aşı uygulamaları hastalıklarla mücadele
açısından çok önemli olup, aşı
yaptırmayanlara miktarı yüksek
olan cezai işlem uygulanabilmektedir.
Yetiştiricilerimizin mağdur olmamaları için, sabah erken
saatte 10 kişilik teknik ekiple
gerçekleştirilen aşı uygulamalarına gerekli titizliği ve kolaylığı
göstermelerini rica ediyoruz”
diye konuştu.
Yurtdışında
yaşayan
vatandaşlar
Türkiye’de elde ettikleri gelirlerinin sadece tamamı stopaja tabi tutulmuş işyeri kira
gelirlerinden ibaret olması halinde, kira
gelirinin tutarı ne olursa olsun Türkiye’de
beyan etmeyecekler. Ancak konut kira
geliri elde etmeleri halinde 3 bin 300 lirayı
aşıyorsa beyan etmek zorundalar.Oturma
veya çalışma izni alarak yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’deki gayrimenkullerinden elde ettikleri kira gelirlerini Türkiye’de beyan edip etmeyecekleri,
elde ettikleri kira gelirinin işyeri ve konut
kira geliri olmasına göre değişiyor.
Altı aydan fazla süreyle oturma ve çalışma
izni alarak yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları “dar mükellef” olarak vergilendiriliyorlar.Dar mükellefiyet kapsamında
vergilendirilen yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız, Türkiye’de elde ettikleri gelirlerinin sadece tamamı stopaja tabi tutulmuş işyeri kira gelirlerinden ibaret olması
halinde, kira gelirinin tutarı ne olursa olsun
Türkiye’de beyan etmeyecekler. Dolayısıyla gelir vergisi ödemeyecekleri gibi, vergi
iadesi almaları da söz konusu olmayacak.
Örneğin; Almanya’da çalışan Ahmet Bey,
İstanbul Akmerkez’de bulunan işyerinden 2014 yılında 120 bin TL kira geliri
elde etmiş olması halinde, kira geliri için
Türkiye’de beyanname vermeyecek. Kira
geliri üzerinden kiracı tarafından yapılan
24 bin TL gelir vergisi kesintisi (stopaj) nihai vergi olacak.Yurtdışında çalışan veya
oturan Türk vatandaşlarının da Türkiye’de
yerleşik olanlar gibi 2014 yılında elde ettikleri konut kira gelirlerinin 3 bin 300 TL’si
gelir vergisinden müstesna. Türkiye’de
elde edilen konut kira gelirinin tutarı 3
bin 300 TL’yi aşmıyorsa Türkiye’de beyan
etmeyecekler, aşıyorsa beyan etmeleri
gerekiyor.Konut kira geliri istisnasından
yararlanabilmek için yurtdışında yaşayan
vatandaşlarımızın da elde ettikleri konut
kira gelirlerini tam ve zamanında beyan
etmeleri gerekiyor. Kira gelirlerini hiç beyan etmeyenler ve eksik beyan edenler bu
istisnadan yararlanamazlar.
Yurtdışındaki vatandaşımızın Türkiye’de
bulunan konutunu çocuğuna, ana-baba
veya kardeşine, kira almadan oturmaları
için tahsis etmiş olması halinde, bu konutlar için herhangi bir kira geliri hesaplanmayacak ve beyanname verilmeyecek. Ancak
bunların dışındaki kişilere konut olarak
tahsis edilmesi halinde, kira alınmasa dahi
“emsal kira bedeli” esasına göre kira geliri
beyan etmeleri gerekecek.
Çocuk, ana-baba, kardeş ya da akraba, hısım, arkadaş vb. kişilere kira almadan işyeri
tahsis edilmesi halinde, örneğin dükkânın,
kime olursa olsun bedelsiz olarak tahsisi
halinde, yine “emsal kira bedeli” esasına
göre kira geliri beyan etmeleri gerekiyor.
Türkiye’de sahibi oldukları konutları kiraya
verip yurtdışında oturanların, yurtdışında
ödedikleri konut kirasını Türkiye’deki konut kira gelirlerinden indirimi Gelir İdaresi
tarafından kabul edilmiyor.
Ancak açılan davalarda yargı, “Konut olarak kiralanan gayrimenkulün mahallinin
yurtiçinde veya dışında bulunmasının sonucu etkileyeceğine dair kanunda bir açıklık bulunmadığı gerekçesi ile yurtdışında
işçi olarak çalışanların da bulundukları
ülkelerdeki konutları için ödedikleri kira
giderlerini, Türkiye’de elde ettikleri kira
gelirlerinden indirebileceklerine” karar
veriyor.
5
MART
2015 SALI
8 OCAK172015
PERŞEMBE
Arapların gözdesi Doğu Karadeniz
Doğu Karadeniz
Turizmi İçin Beyin
Fırtınası Yapıldı
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı
(DOKA) tarafından yürütülen Black
Sea TourNET projesi kapsamında
turizm sektörü için yeni fırsatlar ve
sektörün rekabet gücünü arttırmaya
yönelik eğitimler gerçekleştirildi.
ENPI Karadeniz Havzası’nda Sınır Ötesi
İşbirliği programınca desteklenen Black
Sea TourNet (BS NST) projesi ile “Turizm
Sektöründe Sürdürülebilirlik ve Rekabet
Modelleri Eğitimi” “Ekoturizm, Doğa Turizmi, Agro Turizm Yönetimi Eğitimi” ve
“Turizm’de Destinasyon Pazarlaması ve
Dijital Araçların Kullanımı” eğitimleri verildi.Black Sea TouNet Projesi eğitimleri;
Doğu Karadeniz’in tüm illerinden gelen
birçok tur operatörü, turizm firması, Valilik, Belediye, Ticaret ve Sanayi Odası
personelleri ile ekoturizm, sağlık turizmi
gibi alanlarda çalışan ve turizm ile ilgilenen STK’lardan 100’den fazla katılımcı
ile gerçekleştirildi.
Eğitimlerde konusunda uzman eğitmenler Turizm Değer Zinciri ve Pazar
Bölümleri, Turizm İşletmelerinde Başarılı İş Modellerinin üretilmesi, Turizm
Sektöründe Kamu-Özel Sektör işbirliği
ile yeni yatırım alanlarının geliştirilmesi,
Ekoturizm Ürünü Geliştirme, Destinasyon Pazarlaması, müşteri profili analizi
ve segmentasyon, Pazarlama stratejisi,
pazarlamada dijital araçlar ve sosyal
medya stratejisi gibi alanlarında bilgi ve
deneyimlerini katılımcılar ile paylaşırken
yapılan grup çalışmaları ile bu alanda
Doğu Karadeniz için yapılabilecekler ele
alındı.
950 yaylaya sahip, 70 tanesi bilininirliği ve turizm faaliyetleri ile bilinen ve Türkiye’de Turizm Merkezi ilan
edilen 36 yaylanın 26 tanesine sahip Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Arap turizmini geliştirmek, gelen turist
sayısını arttırmak amacıyla Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) İdaresi Başkanlığı tarafından ‘Strateji Raporu’
hazırlandı.
2010 yılında 30 bin, 2011 yılında 65 bin, 2012 yılında 130 bin,
2013 yılında 190 bin ve 2014
yılında 260 bin Arap turistin
ziyaret ettiği Doğu Karadeniz
Bölgesinin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve
Kuveyt ağırlıklı olan Arap turizminden daha çok pay alabilmesi amacıyla hazırlanan raporda,
2018 yılına kadar bu stratejilere
başlanması veya geliştirilmesi
gerektiği
vurgulandı.DOKAP
tarafından hazırlanan strateji
raporu özetle şöyle:Arap Turizmi için bölgede özel gündem
oluşturulmalıdır. Arap turizmi
açısından ülkemiz cazip bir
destinasyondur. Yıllara göre
büyüme hızı oldukça büyüktür. Doğu Karadeniz Bölgesi ise
Arap turizminde en uygun ve
en çok tercih edilen destinasyonlardandır. Doğu Karadeniz
Bölgesi’nde hızla gelişen Arap
turizmi ivedilikle ulusal ve yerel
kurumların işbirliğine dayanan
bir politika yürütülerek stratejiler oluşturulmalı ve uygulama
noktasında ortak irade beyan
edilmelidir. Kültür ve Turizm
Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı,
Ekonomi Bakanlığı, Başbakanlık
Yatırım Ajansı ile Valilikler, Belediyeler, İl Müdürlükleri ve Kalkınma Ajansı ortak çalışmalıdır.
Doğu Karadeniz Bölgesi Özel
Teşvikli Turizm Bölgesi ilan
edilmelidir.Konaklama imkanları çeşitlendirilmeli ve yatak
sayısı artırılmalıdır. Mevcut konaklama kapasitesinin sezonda
yüzde 100 oranında doluluğa
ulaştığı bölgede son yıllardaki
yatırımların hızıyla konaklama
ihtiyacının giderilmesi mümkün görünmemektedir.Yalnızca
Arap turistlerin gelecek 3 yıl
içerisinde 2 katına çıkabilecek
olmalı bölge turizmi açısında
açmaza ve kayıt dışına neden
olabilir. Arap turistlerin tercihi
olan 4 ve 5 yıldızlı konaklama
tesislerinin yetersizliği turizmi
olumsuz etkilemektedir. Ayrıca,
farklı turist grupları için de konaklama imkanlarının dağ otelleri, yayla tatil köyleri, apartlar,
dağ evleri vs. gibi farklı türlerde
konaklama imkanları yaygınlaştırılmalıdır.
Hava ulaşımı geliştirilmeli
Hava ulaşımı altyapısı geliştirilmelidir. Bölge havalimanı konumundaki Trabzon ili
Türkiye’nin en yoğun havalimanıdır. Arap turistlerin turizm
hareketinde hava ulaşımı olan
bölgeleri tercih etmektedirler.
Bu nedenle havalimanı ulaşımı
geliştirilmelidir. Ordu Giresun
Havalimanı’nın yakın zamanda
faaliyete geçecek olması Trabzon merkezli turizm hareketini
Ordu ve Giresun illerine yayılmasını sağlayacaktır. Etüt fizibilitesi tamamlanan Trabzon
Havalimanı Paralel Pist Projesi
hayata geçirilmelidir. Ayrıca Rize-Artvin aksına inşa edilecek
muhtemel bir havalimanı yine
Arap turistlerin Rize ve Artvin
illerine daha kolay ulaşmasını
sağlayacaktır.Son 4 yıldır Suudi
Arabistan’dan charter seferlerle Trabzon’a doğrudan uçuşlar
sağlanmaktadır. 2014 yılında
66 olarak gerçekleşen charter seferleri için 2015 hedefi
360 uçak olarak belirlenmiştir. Ayrıca sezonun uzamasını
ve yılın tamamına yayılmasını
sağlayacak olan yeni uçuşlar,
Dubai, Kuveyt, Katar, Cidde vs.
yeni destinasyonlara tarifeli ve
tarifesiz uçuşların sağlanması gerekmektedir. Türk Hava
Yolları’nın bu konuda katalizör
olması beklenmektedir.Tanıtım
ve pazarlama faaliyetleri artırılmalıdır. Körfez ülkelerine yönelik tanıtım faaliyetlerinde Doğu
Karadeniz Bölgesi’nin tanıtımı
önceliklendirilmelidir. Kültür ve
Turizm Bakanlığı, TURSAB yurtdışı temsilcilikleri ve Türk Hava
Yolları’nın işbirliği ile Körfez
Bölgesi ülkelerinin tamamında
fuar, internet, tanıtma gezisi
(famtrip), roadshow vs. etkinlikler ve araçları gerçekleştirilmelidir.
Kış turizmi cazip hale getirilmeli
Kış turizmi altyapısı geliştirilmelidir.Bölgenin sahip olduğu
turizm potansiyelini çeşitlendirmek ve turizmi yıla yayarak
mevsimselliği azaltmak amacıyla kış turizmi potansiyeli hayata
geçirilmelidir. Bölge genelinde faal olan Zigana, Kaçkarlar,
Atabarı kayak merkezleri ancak
ölçek olarak küçük olup cazibe
yaratmakta yetersiz kalmaktadır. Sağlık turizmi geliştirilerek
Körfez pazarına tanıtılmalıdır.
Başta Suudi turistler olmak üzere Körfezli Araplar yoğun olarak
yurtdışında sağlık turizmine
katılmaktadırlar. Ülkemizde de
son yıllarda gelişen sağlık turizmi için önemli pazardır. Doğu
Karadeniz Bölgesi’ne gelen
Arap turistlerin bölgede sağlık
turizmine katılma potansiyelleri yüksektir.Arap turistlerin
ilgisini çeken ve alternatif faaliyetleri artırıcı eğlence merkezleri (Disneyland, Vialand vs.),
tema parklar, botanik parklar,
teleferik sistemleri, müze, kültür kompleksleri gibi yapılar
faaliyete sokulmalıdır. Özellikle
genç turist grubu başta olmak
üzere her yaş grubundan Arap
turistin ilgisini çeken bu yapılar
hizmet kalitesi, kalış süreleri ve
memnuniyeti artırdığından turizm harcamalarını ve bölgenin
turistik cazibesini de artırmak-
tadır.Bölge’de Körfez Bölgesi
ülkelerine yönelik fuar, kongre,
toplantı vs. organizasyonlar
düzenlenmelidir. Arap dünyasının dikkatini bölgeye çekmek
ve böylece yatırım yapmalarını
sağlamak amacıyla başta İstanbul olmak üzere ülkemizde
düzenlenen bazı iş toplantıları,
bürokratik ve siyasi organizasyonlar, iş zirveleri, kongreler,
sınır ötesi işbirlikleri gibi etkinliklerin Doğu Karadeniz’de
yapılması sağlanmalıdır. Doğal
güzellikleriyle Doğu Karadeniz Bölgesi Arap Dünyasının
Davos’u olma potansiyeline
sahiptir. Bölgeye yat ve kurvaziyer limanı kazandırılmalıdır.
Bölgede henüz bir kurvaziyer
limanı ile yüksek standartlara
sahip yat limanı/marina bulunmamaktadır. Körfez ülkelerinin
sahip olduğu zenginlik dikkate
alındığında bu bölgelerde hemen her şehirde yat limanı olduğu görülmektedir. Lükse olan
talepleriyle tanınan Arap turistler uzun süreli konaklamalarda
ve gayrimenkul alma sonucu
uzun kalışlarında yat turlarıyla
ilgilenmektedirler. Bunlar bizzat kendi yatları olabildiği gibi
kiralama ve herkese açık yat turları gibi etkinlikler olabilmektedir. Bunun yanısıra kurvaziyer
hacmi her yıl artan Trabzon’da
yeni bir liman inşa edilmesi gerekmektedir.Bölgenin tarihi dokusunu öne çıkaracak kentsel
dönüşüm ve restorasyon faaliyetleri hızlandırılmalıdır. Doğu
Karadeniz Bölgesi illeri Türkiye
genelinde en önemli tarihi yapı
dokularına sahiptir. Mevcut yapıların yenileme ile otantik yapının ortaya çıkarılması ve turizme kazandırılması böylece yeni
merkezlerin kazandırılması ihtiyacı öne çıkmaktadır.Özel sektörü destekleyici proje fonları
artırılmalıdır. Doğu Karadeniz
Kalkınma Ajansı ve Tarımsal ve
Kırsal Kalkınmayı Destekleme
Kurumu, Doğu Karadeniz’de
turizm alanında özel sektörün
yatırım yapma ve kapasite artırmalarını destekleyici proje
fonlarına sahip olup proje desteklemeleri yapmaktadırlar. Yalnızca DOKA tarafından bugüne
dek projeye destek sağlanmış
ve 100 milyon TL’ye yakın yatırım yapılması sağlanmıştır.
Arapların gayrimenkul yatırımları teşvik edilmelidir. 2014 yılında Trabzon’dan 5000 ‘e yakın
gayrimenkul alımı sözleşmesi
yapılmıştır. Turizmin sürüklediği bu yatırımların artması sayesinde turizmin devamlılığı da
sağlanmış olacaktır. Bu amaçla,
bölgede Arap turistlerin yaşam
tarzına uygun gayrimenkullerin
inşa edilerek hedef pazarlarda
pazarlanması ve gayrimenkul
alımlarını teşvik edecek ve kolaylaştıracak politikalar geliştirilmelidir.Kış turizm merkezleri,
çay adası, turizm adası, yayla
koridoru, tarihi Süleymaniye
Gümüşkent projesi, mavi rota,
yeşil rota, çikolata park, Karadeniz Park projelerinin fizibiliteleri tamamlanmalıdır.Mevcut
altyapının yeni ve konsept yatırımlarla güçlendirilerek bölgenin özellikle Körfez pazarlarına
yönelik olarak futbol, kayak,
hava sporları, su sporları vs.
gibi alanlarda marka değerine ulaştırılması sağlanmalıdır.
Coğrafi ve iklimsel şartları sayesinde Doğu Karadeniz Bölgesi
Arapların spor aktivitelerinde
kamp merkezi olmak için uygundur.Arap turistlere yönelik
alışveriş imkanları artırılmalı ve
ürün konseptleri geliştirilmelidir. Arap turistler için alışveriş
önemli bir etkinlik ve harcama kalemidir. Tekstil ürünleri,
yöresel el sanatları ve yöresel
tatlar en çok tercih edilen alışveriş ürünleridir. Bölge illerinde
yeni alışveriş merkezlerinin inşa
edilmesi ya da mevcut çarşıların güzelleştirilerek turistik alışveriş alanlarına dönüştürülmesi
önemli bir kazanım olacaktır.
Arapça tabelalar yaygınlaşmalı
İller düzeyinde ulaşım akslarında, şehir ve turizm merkezlerinde Arapça tabelalandırma
gerekmektedir. Ayrıca havalimanlarında ve turizm merkezlerinde Arapça bilen personelin
konulması, danışma ofislerinin
kurulması ve materyallerin yaygınlaştırılması gerekmektedir.
Arapça yayın yapan periyodik
gazete ve dergilerin teşvik edilmesi faydalı olacaktır. Restoran
ve otellerde Arapça bilgilendirmesi zorunlu hale getirilmelidir.
Arap turizm hareketinin diğer
alanlara yayılması için tedbirler alınmalıdır.Turizmin yoğun
olduğu bölgelerde, turizme
bağlı olarak alt hizmet dallarında, yatırımlarda, gayrimenkul
alımlarında, ticarette, eğitimde
ve sosyal hayatta gelişmelerin
yaşandığı görülmektedir.
Helal turizm geliştirilmeli
Bölgede “Helal Turizm” uygulamaları gerçekleştirilmeli ve
geliştirilmelidir. Başta Malezya olmak üzere dünyada ve
Türkiye’de helal turizm pazarı
genişliyor. İslami hassasiyeti
yüksek olan turist grupları için
geliştirilen konsept gayrimüslim ülkelerde de uygulanmaktadır. Özellikle Körfez Bölgesi’nin
zengin turistini çekebilmek için
Avustralya, Yeni Zelanda, Tayland ve Japonya’ da helal turizm
uygulamaları geliştirilmektedir.
Helal turizm açısından en çok
tercih edilen ülke Malezya’dır.
Helal turizm yemekten kıyafete,
otelden yaşanan çevreye kadar tüm alanlarda uygulamaları
olan bir turizm türüdür. Doğu
Karadeniz Bölgesi’nde de otellerde ve turizm merkezlerinde
bu uygulamanın başlatılması
Arap turizminin gelişimi için etkileyici olacaktır. (BS)
6
Erik fiyatı dudak
uçuklatıyor
8 OCAK172015
PERŞEMBE
MART
2015 SALI
Özbek: Hiç bir siyasi partiden
ses çıkmadı
Milletvekili Bünyamin Özbek, AK Parti’nin mahalle ve köy temsilcileri ile
yaptığı toplantıda konuştu.
Edirne’de bir manavda
tezgahta sergilenen
paket haldeki erikler,
fiyatıyla adeta dudak
uçuklatıyor.
Kalkınma Bakanlığı’nca
uygulanan Sosyal Destek
Programı (SODES) 2015
yılı teklif çağrıları 13 Mart
2015 tarihi itibari ile
başlamış olup, 2015 yılı
Uygulama Usul ve Esasları
gereğince hazırlanacak
olan projelerin son başvuru
tarihi15 Nisan 2015’dir.
E
dirne’de Eriğin kilosu 500
TL’den satışa sunuluyor.
Durum böyle olunca esnaf
eriği alıcısına 50 gramlık küçük
paketler halinde satıyor. Tezgahta 50 gram ağırlığında ortalama 6-7 tane eriğin bulunduğu
paket, müşterilerine 25 TL’den
satışa sunuluyor.Manavın sahibi
Cemal Altındağ, dükkanında 50
gramlık paketler halinde eriklerin olduğunu söyleyerek, “Erik
bu mevsimde genelde pahalı
oluyor. Dükkanımıza kilo kilo
erik alıp satmak mümkün değil,
çünkü eriğin kilosu 500 lira. Biz
de küçük paketler halinde müşterilerimize satıyoruz. Genelde
aş eren hamile kadınlar eriğe
bu mevsimde talep gösteriyor.
Günde sadece 2,3 paket erik satabiliyoruz” diye konuştu
Yaş 70, iş bitmemiş
Türkiye genelinde
gerçekleştirilen YGS’de
birçok öğrenci ter
dökerken, İnegöl’de
70’inde okuma azmini
yakalayan Çaykara
Taşkıranlı Ali Çelebi
torunları yaşındaki
öğrencilerle aynı sırada
sınav heyecanı yaşadı.
Eğitimin beşikten mezara olduğunun altını çizen aday Bayram
Ali Çelebi, İnegöl İmam Hatip
Lisesinde ilk kez YGS heyecanı
yaşadı. Kazanması halinde hukuk fakültesini seçeceğini belirten Çelebi, “İlk kez YGS sınavına
girdim. Beşikten mezara kadar
ilim tahsil etmek lazım. Ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdim.
Sınavda 70 soru yaptım. İnşallah
kazanırım.
Sorular zor değildi. Ama bizim
kültürümüzle ilgisi olmayan sorular vardı.Hukuk bölümünü seçeceğini aktaran Çelebi, “Hukuk
dalında tecrübelerim fazla. O
yüzden o bölümü seçeceğim.
Gerekirse yurt dışında okuyacağım. İmkanım var.
Yabancı dil olarak İngilizcem
de var” dedi. Trabzon’un Çaykara ilçesinde ikamet ettiğini
aktaran Çelebi, “İşlerim nedeniyle İnegöl’de bulundum. Biraz
daha İnegöl’de kalacağım için
sınav yeri olarak İnegöl’ü seçtim. Eğer barajı aşarsam LYS’ye
Trabzon’da girebilirim” dedi.
2015 Yılı Sodes Proje
Başvuruları Başladı
Ö
zbek, “Önceki hükümetler Bayburt’a bizim
yaptığımız yatırımların
yüzde birini yaptı iseler ben
aday olmayacağım” iddiasını
tekrar dile getirdiği konuşmasında, muhalefet partilerinin
eleştirdiği İŞKUR sayesinde
Bayburt’a 4 yılda 120 milyon lira
girdiğini belirtti.
AK Parti Bayburt il teşkilatı
seçim çalışmaları kapsamında mahalle ve köy temsilcileri
ile bir toplantı gerçekleştirdi.
Gençlik Merkezi’nde yapılan
toplantıya; Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek, Belediye
Başkanı Mete Memiş, AK Parti
İl Başkanı Hakan Kobal, İl Genel Meclisi Başkanı Yusuf Elçi,
Arpalı Belediye Başkanı Şadi
Terzi, teşkilat mensupları ve
temsilciler katıldı.
Toplantıda açılış konuşması
yapan AK Parti İl Başkanı Hakan Kobal, birlik ve beraberlik
mesajı verdiği konuşmada, “Bu
davanın taşları sizlersiniz. Si-
Özbek:İşkur’un
4 yıllık katkısı
120 milyon lira
girdiğini belirtti
zinle bu yolda yürüdüğüm için
Allah’a hamd olsun. Rabbim
muhabbetimizi
eksiltmesin.
AK Parti farklılıklarını zenginlik
olarak gören demokrasiyi içine
sindiren toprağıyla değerleri ile
barışık bir partidir. Allah’ım bu
birliğimiz daim etsin” diye konuştu.
TBMM’nin yoğun gündeminden
fırsat buldukça teşkilat ile bir
araya geldiğini söyleyen Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek ise, AK Parti’nin kuruluşundan bugüne kadar Türkiye’ye
çağ atlatan parti olduğunu belirterek, “Bu hizmetlerin temelinde sizler varsınız. Sizlerden
gücünü alan iktidarımız var. Bu
hizmetlerinin anahtarı sizlersiniz. Bu memlekete Kop Tüneli,
Araklı Tüneli, hastaneler, barajlar, okullar, üniversiteler, göletler, duble yollar ve daha sayamadığım tüm hizmetler sizlerin
verdiği destekle yapılıyor” dedi.
Bayburt’un her alanda gelişmeye devam ettiğini söyleyen
Özbek, “Diğer partilerimiz eleştiriyor ama İŞKUR’un bu memlekete getirdiği ekonomik gelir
ortada. Dört yılda Bayburt’ta
kattığı ekonomik katkı 120 milyondur. Bu ne nimettir artık bir
düğmeye basıyoruz, doğalgaz
evimizde. Ben kadın kolları
kongresinde dediğim gibi bugünde buradan tekrarlıyorum.
Bizden önceki hükümetler
Bayburt’a bizim yaptığımız yatırımların yüzde 1’ini yaptı iseler
ben aday olmayacağım. Henüz
hiç bir siyasi partiden bir ses
çıkmadı.Artık gelişen bir Türkiye var gelişen bir Bayburt var.
Sizler olduğu müddetçe Recep
Tayyip Erdoğan var olacak, Ahmet Davutoğlu var olacaktır”
şeklinde konuştu.
Bayburt Şehitlerine Yürüyor
Bayburt
Belediyesi 18
Mart Çanakkale
Zaferi ve Şehitleri
Günü kapsamında
Kop Dağı
Şehitlik Anıtı’na
yürüyüş etkinliği
düzenliyor.
18 Mart Çarşamba Günü gerçekleşecek yürüyüş için saat
14.00’te Belediye hizmet binasının önünden araç kaldırılacak.
18 Mart’ta tüm vatandaşlarımız
bekliyoruz
Konuyla ilgili kısa bir açıklama
yapan Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş şunları söyledi:
‘Kop Savunması bizim İstiklâl
Harbi’nde çok önemli bir yer
tutmuştur ve çeşitli etkinliklerle
gelecek nesillere hatırlatılmalıdır. İstiklal Harbi’nin kazanılmasında, Kuva-yi Milliye’nin toplanmasında Kop Savunması’nın
Rus askerinin durdurulması
açısından bizim tarihimizde
çok önemli bir yeri vardır. 18
Mart’ta düzenleyeceğimiz yü-
rüyüşe tüm hemşehrilerimizi
bekliyoruz. 2. Plevne olarak nitelendirilen Kop Savunması’nın
tarihimizde şanlı bir yeri vardır.
Düzenleyeceğimiz yürüyüşte
onun şanına uygun olarak hayat
bulacaktır.”
(BS)
Kalkınma Bakanlığı’nca uygulanan Sosyal
Destek Programı (SODES) 2015 yılı teklif
çağrıları 13 Mart 2015 tarihi itibari ile başlamış olup, 2015 yılı Uygulama Usul ve
Esasları gereğince hazırlanacak olan projelerin son başvuru tarihi15 Nisan 2015’dir.
Yerel dinamikleri harekete geçirerek yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan
sosyal sorunları gidermek, değişen sosyal
yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara karşılık
vermek, toplumsal dayanışma ve bütünleştirmeyi güçlendirmek, toplumun dezavantajlı kesimlerinin ekonomik ve sosyal
hayata daha aktif katılmalarını sağlamak
amacıyla, Kalkınma Bakanlığınca uygulanan ve istihdam, sosyal içerme ve kültür,
sanat ve spor alanlarındaki projeleri destekleyen SODES Programı 2015 yılı başvuru süreci başlamıştır.
SODES kapsamında sosyal içerme, istihdam ve kültür, sanat ve spor alanlarında
hazırlanan projeler desteklenecektir.
Bakanlığa teklif edilecek projelerin SODES destek tutarının bütçe büyüklüğünün alt sınırı 100.000,00 TL, üst sınırı ise
500.000,00 TL’dir.Genel bütçe kapsamında yer alan kamu idareleri ve özel bütçeli
kurumlar projelere eş finansman katkısı
sağlamayacaklardır.Belediyeler, il ve ilçe
özel idareleri, kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarınca teklif edilen projelerde SODES
destek tutarının en az %10’u oranında eş
finansman katkısı zorunludur.Kamu kuruluşlarının il müdürlükleri en fazla 10, ilçe
müdürlükleri ise en fazla 3 proje teklifinde
bulunabilir. SODES kapsamında sosyal
yardım mahiyetindeki projeler desteklenmez. SODES kapsamında okul derslerini
takviye amaçlı etüt faaliyetleri ve sınavlara
hazırlık amacı taşıyan kurs projeleri desteklenmez. Projeler kapsamında üniversitelere ait alanlarda herhangi bir tadilat,
kiralama ve tefrişat işlemi gerçekleştirilemez. Açık hava spor alanı, semt sahası,
halı saha, yürüyüş parkuru ve fitness odası
içeren projeler faaliyet odaklı olması ve
ilin toplam ödenek tutarının yüzde 15’ini
geçmemesi kaydıyla desteklenecektir.
SODES Programı, illerin altyapı ihtiyaçlarını gidermekten ziyade mevcut altyapıyı
sanatsal, sportif, kültürel, eğitim ve istihdam benzeri faaliyetlerle harekete geçirecek biçimde uygulanmaktadır. Bu açıdan
çocuk parkı yapımı, tiyatro/sinema/konferans salonu oluşturulması gibi projeler
müstakil bir proje olarak teklif edilemez.
Ancak faaliyet içeren ve geniş kapsamlı
projelerin bir bileşeni olarak bütçelendirilebilirler. Söz konusu projelerde tadilat
ve tefrişat giderleri toplam proje bütçesinin yüzde 30’unu geçemez. Proje teklifleri
geçmiş yıllarda olduğu gibi SODES-BİS
aracılığıyla sisteme yüklenip alınan çıktılar onaylanarak Valiliğe teslim edilecektir.
Daha önce başvuru yapmış kuruluşlar aynı
şifreleri kullanarak SODES-BİS aracılığıyla
sisteme proje yüklenebileceği gibi SODES
resmi internet sitesinden yeni şifrede alabileceklerdir.
7
MART
2015 SALI
8 OCAK172015
PERŞEMBE
Akbaş, 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı
Depresyona meydan
okuyan vitaminler
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Gizem Akgül, beslenmenin
depresyon üzerindeki etkisine
dikkat çekerek, “Sağlıklı
beslenmek birçok psikolojik
soruna karşı direncinizi
artırır” dedi.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözem Akgül,
depresyonun duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtilerle kendisini
gösteren bir durum olduğunu, en dikkat
çekici belirtisinin ise çökmüş bir ruh hali
ile ilgi ve zevk almada görülen belirgin
azalmalar olduğunu, ayrıca depresyondaki kişilerin duygusal açıdan mutsuz,
karamsar ve ümitsiz olduklarını ifade etti.
Depresyonun giderek çoğalan ve kronikleşen ciddi bir sağlık sorunu olarak önümüze çıktığını söyleyen Akgül, bireylerin
beslenme alışkanlıkları ve vitamin-mineral
eksikliklerinin depresyonu önemli ölçüde
etkilediğini söyledi.
Özellikle B grubu ve D vitamini eksikliklerinin depresyona girmede etkili olduğunun
belirten Akgül, “Araştırmalar, Amerika
Birleşik Devletleri’nde yetişkin nüfusunun
yaklaşık yüzde 6.7’sinin, Türkiye’de ise
yüzde 11.6’sının depresyonda olduğunu
söylüyor. 2020 yılına kadar depresyonun
dünyadaki sağlık sorunları içinde ikinci
sıraya yükseleceği de öngörülüyor. Aynı
araştırmalar, vitamin-mineral eksiklikleri
giderildiğinde depresyon oranlarının düştüğünü de bize gösteriyor” dedi.
SAĞLIKLI BESLENME DEPRESYONA ÇARE OLABİLİYOR
Yeterli ve dengeli beslenmenin depresyon üzerinde etkisi olduğunu vurgulayan
Akgül, “Örneğin B-12 vitamini eksikliği
depresyon, hafıza kaybı, zihinsel işlev bozukluğu, baş ağrısı, yorgunluk, unutkanlık
ve benzeri bilişsel işlev yetersizliklerine
sebep olabiliyor. B-12 vitamini de balık,
yumurta, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bolca bulunuyor.
B vitaminleri ayrıca sinir sistemi ve kırmızı
kan hücrelerinin yapımı, normal tat duyusu, iyi görme ve sağlıklı bir cilt yapısı için
de önemli” diye konuştu.
B grubu vitaminlerden olan tiaminin ise
en zengin kaynaklarının buğday, bulgur,
rafine edilmemiş un, nohut, mercimek ve
kuru fasulye olduğunu söyleyen Akgül,
“Depresyona karşı etkili olan seratonin
birçok metabolik süreçte görev alıyor ve
bu döngünün bozulması depresyona neden olabiliyor” şeklinde konuştu.
DEPRESYONDA D VİTAMİNİ DE
ETKİN
Merkezi sinir sistemi için en önemli vitaminlerden biri olan D vitamininin
depresyon üzerinde de etkili olduğunu
kaydeden Akgül, en zengin D vitamini
kaynakları olarak balık, yumurta, mantar,
süt ve süt ürünleri ile günde 10-15 dakika
güneş ışınlarına gösterecek şekilde omuz
ve kolları açıkta bırakmanın yeterli olacağını söyledi.
Folik asit eksikliğinin depresyon gelişmesi
olasılığını yükselttiğini ve kişiye ek olarak
folik asit takviyesi yapıldığında antidepresan ilaçların etkisini arttırdığını söyleyen
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Akgül,
“Folikasitin en yoğun bulunduğu besinler ise kuru baklagiller ve yeşil yapraklı
sebzelerdir. Beslenme alışkanlıklarımız
sonucunda alınan folik asit miktarındaki
azalmanın depresyon gelişmesi riskini arttırdığı saptanmıştır” dedi.
AK Parti Bayburt
Milletvekili aday adayı
Veysel Akbaş, 14 Mart
Tıp Bayramı dolayısıyla
Bayburt Devlet
Hastanesi personeli
ve servislerde yatan
hastaları ziyaret etti.
A
K Parti Bayburt Milletvekili
aday adayı Veysel Akbaş,
14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla
Bayburt Devlet Hastanesi personeli ve servislerde yatan hastaları ziyaret etti.
Akbaş, çalışan sağlık personeliyle sohbet ederek bayramla-
rını tebrik etti. Akbaş burada
yaptığı konuşmada, “İnsanı
yaşatmayı, insanın acısını azaltmayı ve insanlığa daha sağlıklı
bir yaşam sunmayı ilke edinen,
bu kutsal saygın ve onurlu mesleği büyük fedakârlıkla yerine
getiren, en güç koşullarda bile
sağlık hizmetlerinin her alanında özveriyle çalışan, başta hekimlerimiz olmak üzere
tüm sağlık çalışanlarımızın Tıp
Bayramını içtenlikle kutlar, bu
kutsal mesleğe verdikleri emeklerden dolayı teşekkür ederim”
dedi. Akbaş, ziyaretinde hastaları da gezerek geçmiş olsun
dileklerinde bulundu.
Sınav emanetçilere yaradı
Erzurum’da üniversiteye giriş
sınavının birinci basamağı olan
Yükseköğretime Geçiş Sınavı
(YGS) başlarken sınav girişindeki yoğun güvenlik önlemi
nedeniyle emanetçilerin yüzü
güldü.
Erzurum genelinde binlerce
öğrenci, üniversitenin kapısını
aralamak için YGS sınavına girdi. Sabah saat 10.00’da sınava
girecekleri okulların bahçesinde hazır bulunan öğrenciler,
büyük bir heyecanla dersliklere geçti. Üniversiteye giriş
sınavlarının birinci basamağı
olan YGS sınavının başlamasının ardından öğrenciler içeride ter dökerken, aileler de
okul bahçesinde Kur’an-ı Kerim
okuyup dua ederek ter döktü.
Heyecanlı bir şekilde dışarıda
beklediklerini ifade eden aileler, “Çocuklarımız içeride ter
Erzurum’da üniversiteye giriş sınavının birinci
basamağı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı
(YGS) başlarken sınav girişindeki yoğun
güvenlik önlemi nedeniyle emanetçilerin yüzü
güldü.
EMANETÇİLERİN YÜZLERİ GÜLDÜ
döküyor bizde burada stresli
bir şekilde bekliyoruz. İnşallah
iyi sonuçlar alırlar ve güzel bir
üniversite kazanırlar” dediler.
Öte yandan, ÖSYM tarafından
yapılan YGS sınavında güvenlik
düzeyi üst seviyede tutuldu. Sınava girecek olan öğrenciler giriş kapısında görevliler tarafından didik didik aranarak içeriye
alındı. Bazı öğrenciler içeriye
alınmayan eşyalarını ailelerine
teslime ederken, sınava tek gelen öğrenciler ise 2 TL karşılığında eşyalarını emanetçilere teslim etmek zorunda kaldı. Son
zamanlarda sınav tedbirlerinin
artmasıyla adeta bir sektör haline gelen emanetçiler, 2 TL karşılığında öğrencilerin eşyalarını
alarak sakladı. Sınav kapısında
öğrencilerin eşyalarını emanet
alan Emrah Durmaz, insanlara kolaylık sağlamak amacıyla
böyle bir şey başlattıklarını belirterek vatandaşların eşyalarına
gözü gibi baktığını söyledi.
Gümüşhane’de mermerin efendisi bir kadın
Gümüşhane’de üç
yıldan beri babasının
mermer işletmesini
çalıştıran 2 çocuk
annesi Nazmiye
Güven Yazıcı, Türk
kadının isterse bütün
işleri başaracağını
söyledi.
Gümüşhane’de üç yıldan beri
babasının mermer işletmesini
çalıştıran 44 yaşındaki 2 çocuk
annesi Nazmiye Güven Yazıcı,
Türk kadının isterse bütün işleri
başaracağını söyledi.
Merkeze bağlı İkisu köyü sınırları içerisinde, GümüşhaneTrabzon karayolu kenarında
babasına ait mermer işletmesinde üç yıldır yöneticilik yapan Yazıcı, yeri geldiğinde işletmedeki bütün işleri kendisi
yapıyor.İşletmede bulunan iş
makinelerini kullanan, mermer
KADIN İSTERSE BÜTÜN İŞLERİ BAŞARIR
kesiminden şekil verilmesine
kadar üretimin her aşamasında çalışan Yazıcı, üretmekten
büyük zevk aldığını söyledi.Üç
yıldan beri Gümüşhane’de ki
işletmenin başında bulunduğunu belirten Yazıcı, mermer ve
taş işleme sanatının çok keyifli
olduğunu belirterek, 15 yıllık
sektör geçmişinde her aşama-
da görev yaptığını kaydetti.
Üretmenin keyif ve zevk veren
birşey olduğunu, onun için de
genelde erkek işi olarak bilinen
“mermer” sektöründe çalışırken
hiç “benim burada ne işim var”
diye düşünmediğini ifade eden
Yazıcı, anıttan kaplamaya kadar
mermer ve taşla ilgili akla gelebilecek her türlü mamulü üret-
tiklerini dile getirdi.Bazı arkadaşlarının kendisine “mermerin
efendisi” veya “taşa hükmeden
kadın” diye seslendiklerini kaydeden Yazıcı, “Ocaktan tutun
da son mamule kadar işin her
safhasında olmaya çalışıyorum.
Firmada aslında yöneticiyim
fakat işi sevdiğim için her alanında oluyorum. Gerektiğinde
üretimde, gerektiğinde kesimde, ithalat yaptığımız için de
teslimat aşamasında birebir işin
başında duruyorum.” dedi.
Bütün kadınların en iyi yere
gelmesi temennisinde bulunan
Yazıcı, kadınlara meziyetlerini
saklamamaları tavsiyesinde bulunarak şunları söyledi:
En büyük başarı kişinin meziyeti, kabiliyeti ve başarabileceği,
bildiği işi yapmasıdır. Sevdikleri işleri yapsınlar. Hiçkimsenin
engeline maruz kalmasınlar. Kadına göre zor iş yoktur. Kadın
isterse bütün işleri başarır.”
SPOR
17 MART 2015 SALI
8
Keçe Külahlılar Atlı
İlim Derneği,
Erzurum’daki şube
açılışında cirit
gösterisi yaptı
Bediüzzaman Said Nursi’nin talebeleri tarafından kurulan Keçe
Külahlılar Atlı İlim Derneği, Erzurum’daki şube açılışında cirit
gösterisi yaptı.
M
erkezi Bitlis’te bulunan dernek, Bediüzzaman Said Nursi komutasındaki “Keçe Külahlılar” adı verilen milis
alayının Birinci Dünya Savaşı’nda Erzurum’u
düşman işgalinden kurtarmak için 101 yıl
önce verdiği mücadelenin hatırlatılması ve
sonraki nesillere aktarılmasını sağlamak amacıyla Erzurum’da şube açtı. Dernek üyeleri,
Erzurum Uzmanlar Atlı Spor Kulübü ile yapılan işbirliği sonunda, Yakutiye ilçesindeki cirit sahasında sırtlarında Bediüzzaman
Said Nursi’nin resminin bulunduğu pelerin
ve keçe külahlarıyla gösteri maçı yaptı. Keçe
Külahlılar Atlı İlim Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Korkusuz, yaptığı açıklamada,
Bediüzzaman’ın, Rus ve Ermenilere karşı
1914’te Erzurum’da 5 bin atlıyla verdiği mücadeleyi anlatmak ve yaşatmak için burada
olduklarını belirterek, “Biz de onların kıyafetlerini giyip, ilmi faaliyetlerinde ise onun telif
etmiş olduğu Risale-i Nur külliyatının hafızlığına, ayrıca hatmi Kur’an üzerine yazılıp,
yazdırılmasına çalışıyoruz” dedi. Erzurum
Uzmanlar Atlı Spor Kulübü başkanı Cüneyt
Sayım da “Keçe Külahlılar”ın o dönemde milletin fedaisi olduklarını, vatan savunmasında
başarılı olmuş bir birlik olduğunu söyledi.
Sayım, “Bu dernek de içinde bulunduğumuz
yüzyılda bunun devamını getirmek amacıyla
kurulmuş. Biz de 2015 yılı faaliyet programı
içerisinde bu derneği kulübümüzün bünyesinde bir ek faaliyet olarak gösterdik” diye
konuştu.