close

Enter

Log in using OpenID

AKD Aylık Bülteni Sayı:1, Ocak 2014

embedDownload
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Boğaz Hattı'nda konuğumuz Şahika Ercümen
Bu hafta Boğaz Hattı’nda konuğumuz dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen. Keyifli sohbetimiz de bu spora
nasıl başladığını, yaşadıklarını, hissettiklerini, unutulmaz anlarını ve çevre projelerini sorduk. Devamı için...
Türkiye'nin ilk deniz korucuları
Temmuz 2010’da Gökova Körfezi’nde 6 Balıkçılığa Kapalı Deniz Koruma Alan (DKA) resmi olarak ilan edildi.
Korum alanlarının oluşturulması, biyoçeşitliliği korumak, balık stoklarını ve ekosistemi iyileştirmek için önemli bir
adım olmakla birlikte tek adım değil. Korumanın etkin şekilde uygulanması da gerekli. Uygulamaya dair, dünyada
başarılı örnekleri olan yöntemlerden biri Deniz Korucuları (Marine Rangers) sistemi. Türkiye'nin ilk deniz
korucularından biriyle korumayı ve deniz koruculuğunu konuştuk. Devamı için...
Barselona Sözleşmesi 18. Taraflar Toplantısı İstanbul'daydı
Akdeniz’in korunması için 1976’da imzalanan ve ilk bölgesel ölçekli uluslararası sözleşme olan Barceslona
Sözleşmesi’nin 18. Taraflar Toplantısı, T.C. Hükümeti’nin ev sahipliğinde 3-6 Aralık 2013’te İstanbul’da yapıldı.
Toplantı sonunda karara bağlanan konular, tüm tarafların imzasıyla İstanbul Deklarasyonu ile ilan edildi. Devamı
için...
Suriye kimyasalları Akdeniz'in deniz suyuyla seyreltilecek
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı’nda Profesör Nesrin
Algan, sosyal medyada önemli bir konuya dikkat çekiyor. liverpoolecho.co.uk’de yayınlanan habere dayanarak
İngilizlerin Suriye kimyasal silahlarının kendi ülkelerinde imha edilmesine karşı çıktığını söylüyor. Devamı için...
Kömür endüstrisi Büyük Set Resif’ini yok etmek üzere mi?
Alın size bir bilmece: Uzaydan görülebilen; her yıl bir milyondan fazla ziyaretçi çeken; binlerce çeşit balık,
köpekbalığı ve diğer deniz canlılarının yuvası olan Avustralya’nın Büyük Set Resifi’ni korumak mı iyidir yoksa,
resifin yakınlarına dünyanın en büyük kömür limanlarından birini inşa edip liman alanı çevresinden çıkan
milyonlarca ton balçığı ve kumu Büyük Set Resifi Deniz Parkı içerisine döküp, kömür nakliyesi için her yıl binlerce
geminin Asya’ya gidip geldiği bir güzergah oluşturmak mı? Devamı için...
Duyurular
Karadeniz’de Mavi Ekonominin Sürdürülebilir Gelişimi, 30 Ocak 2014, Bükreş
Hukuki, Kentsel ve Ekolojik yönleriyle Kanal İstanbul, 28 Ocak 2014, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu,
İstanbul
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Boğaz Hattı’nda Konuğumuz Şahika Ercümen
“Benim için hayat, nefesi ilk aldığımda değil, ilk tuttuğumda başladı”
Hazırlayan: Zeynep Mufti, AKD üyesi
Bu hafta Boğaz Hattı’nda konuğumuz dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen. Keyifli
sohbetimiz de bu spora nasıl başladığını, yaşadıklarını, hissettiklerini, unutulmaz anlarını ve
çevre projelerini sorduk.
Sohbetimize başlamadan önce Şahika Ercümen ile ilgili kısa bilgi; 1985 yılında Çanakkale’de doğdu.
Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü mezunu olan Şahika, lisansüstü eğitimine devam
ediyor. 2006’da İspanya’nın Tenerife kentinde düzenlenen Serbest Dalış Dünya Şampiyonası’nda
bayanlarda Türkiye’den en iyi dereceyi elde ederek Türkiye rekoru kırdı.
İleriki yıllarda defalarca kırdığı Türkiye rekorlarından sonra, 2011 yılında Avusturya’da serbest dalışta,
buz altı yatay dalışı yaparak 110 metre ile Dünya rekoru kırdı. Böylece Şahika 70 metre olan bayanlar
rekorunu ve 108 metre olan erkekler rekorunu kırarak buzun altında en uzun mesafeyi gitti ve
Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. 2013 Haziran’ında yılında Van Gölü’nde 61 metreye dalarak
değişken ağırlıklı, paletsiz dalışta bir rekora daha imza attı.
Milli sporcu, beslenme uzmanı ve TV programı sunucusu olan Şahika ayrıca başarı, motivasyon, spor,
sağlık, doğru ve pratik beslenme önerileri, doğru nefeslenme teknikleri, başarıya ulaşma ve
odaklanma gibi konularda seminerler veriyor. Bunun yanında birçok tanıtım, reklam filmi ve sosyal
sorumluluk projesinde yer alıyor.
Şahika Ercümen ile sohbetimiz sırasında da denizden
uzak kalmak istemedik ve Rumeli Hisarı’nda yürüyüş
yaparken Şahikanın rekorlarını ve mavi dünyasının
derinliklerini konuştuk
Nasıl başladı bu macera, herkesten daha uzun süre
su altında kalabileceğini nasıl keşfettin?
Çocukken alerjik astımım vardı, O nedenle evden dışarı
pek çıkamıyordum ama içimde hep bir şeyler yapma
isteği vardı. Çanakkale’de ilkokuldan sonra Anadolu
Lisesi’nde hazırlık sınıfına başladım, o yıl sadece lisan
eğitimi aldığımız için daha rahattık, sürekli okul
gezilerine giderdik.
Fotoğraf 1: Zeynep Mufti
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
Bir gün yabancı diller hocamız bizi sualtı sporları
kulübüne götürdü. Orada antrenman yapan sporcular
havuza atlayıp dipten gitme denemeleri yapıyorlardı.
Çalıştırıcıların senin bacak yapın çok uygun, ısrarla
“sen de dene” dediler, havuza atladım. Nefes tutarak en
ileriye gitme yarışmasında baktım ki sporcuların hepsi
tek tek çıkıyor en sona ben kaldım. Antrenörler bu
sporu mutlaka yapmalısın dediler ve antrenmanlara
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
başladım. O yaz başlayan antrenmanlar hala devam ediyor. Benim için hayat, nefesi ilk aldığımda
değil, ilk tuttuğumda başladı, hastalığımı suda yendim.
Herkes dalabilir mi?
İnsanlar doğum öncesi suyun içinde yaşıyorlar, memeli refleksi denen reflekslere sahibiz hepimiz.
Nasıl foklarda, balinalarda dalıcı memeli refleksleri varsa, bunlar bir ölçüde bizde de var,
örneğin suya girdiğimizde, daha soğuk bir ortama girildiği için otomatikman nabız yavaşlıyor, basınç
altında kan kollardan, bacaklardan çekilip, önemli uzuvlarda dolaşmaya başlıyor. Vücut oksijen
tasarrufu yapmış oluyor. Suya girdiğinde insan da bir deniz canlısına dönüşüyor. Bu doğuştan gelen
bir yetenek. Bu yetenek üzerinde çalışılarak arttırılabiliyor.
“Çalışılarak” derken neyi kastetiyorsun?
Suya alışık olmak ve suda rahat olmak çok önemli. Bol bol suda zaman geçirmek, suda dalış
çalışmaları yapmak. 2, 3, 4 metrelere yavaş yavaş arttırarak daha derine dalma çalışmaları yapılır.
Suda nefes tutma çalışmaları yapılabilir, Tabii bunlar yalnızken asla denenmemeli. Nefes ilk günlerde
30 saniye tutulabilirken, 2-3 haftalık çalışmayla 1.5-2 dakikalara ulaşılabilir. Çalışarak bu süre daha
ileri götürülebilir. Tabii burada kondisyon da çok önemli. Herkes 2-3 dakika nefes tutup, 30 – 40
metrelere dalabilir bence. Sonrası için özel eğitimler gerekli.
Rekorlar nasıl başladı?
Okulda okumak ve dünya rekoru
kırmak pek mümkün değil, çünkü
rekor kırmak için uzunca bir zaman
kampa girerek antrenman yapmak
gerekiyor.
Ankara’daki
üniversite
eğitimi sırasında milli takım sporcusu
olarak
dünya
şampiyonalarına
katılmıştım. Yılda bir iki kere
Avrupa’da ya da dünyada yapılan
şampiyonalara katılıyordum. Okul
bittikten sonra sıkı bir antrenman
dönemine girdim. 2011 yılında buzun
altında bir rekor denemesi yapmak
istedim. Çok sıra dışı bir tecrübeydi.
Bayanlar rekoru 70, erkekler rekoru
100 metreydi. Ben erkeklerin rekorunu
kırmayı hedeflemiştim, fakat son haftada bir Alman dalgıç 108 metre dalınca ben de hedefimi 10 metre
daha ileri taşıdım ve 110 metre dalarak hem dünya rekoru kırdım, hem de Guinness Rekorlar Kitabı’na
girdim. Yıllardır okul bitsin ve rekor kırayım hayalini kuruyordum. Böylece hayalim gerçekleşmiş oldu.
Fotoğraf 2: Ayşegül Dinçkök
Bu olay benim hayatımda her şeyi değiştirdi ve hiçbir şeyin imkânsız olmadığını gösterdi. Artık
biliyorum ki limit yok, limitlerinizi siz belirliyorsunuz. Şartlar çok zordu; buzun altında soğuğu
hissetmemeye çalışmak, hedefi birden 10 metre arttırmak…
Daldığım göl Avusturya’da Avrupa’nın en büyük doğal buz gölüydü. Ben buzun atında yüzerken,
buzun üzerinde arabalar gidiyor, insanlar yürüyordu. Birçok kişi patenlerle gelmişti rekor denememizi
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
izlemeye. Bu ilk rekordu. Woldwide Traveller dergisinde bu ay buz dalışını anlattığım bir makalem
yayınlanıyor.
Yılsonunda, Mısır’da paletsiz 60, paletli 70 metreye indim.
Van Gölü’nde rekor kırdığın gün tanışmıştık.
2013 Haziran’da Van Gölü’nde İnci Kefallerinin kutsal yolculuğunu dünyaya duyurmak için yola çıktık.
Somon balıkları gibi inci kefallerinin de akıntıya karşı yüzüp, kayalara çarparak gidip yumurta
bırakmaları muhteşem bir olay. Valiliğin teklifi ve desteğiyle bu göç mevsiminde böyle bir çalışma
yaptık. Van Gölü’nde “değişken ağırlıklı paletsiz” dalda 61 metre derinliğe dalarak dünya göl ve deniz
rekorunu kırdım.
Yüksek irtifa dalışı nasıl etkiledi?
Yüksek irtifada oksijen azaldığı için
damarlardaki oksijenin basıncı
da
azalıyor ve vücut sanki daha az oksijen
varmış gibi hissediyor, bu da insanı daha
çok yorup, performansını düşürüyor.1800
metrelik bir irtifada performans % 30
kadar düşüyor. Normalde 80 metrelere
dalabilecekken 61 metreye daldım Van
Gölü’nde.
Rekor denemesi öncesinde nasıl bir
çalışma temposundasın?
Kondisyonu yüksek tutacak koşular,
bisiklet, genel kondisyon çalışmaları,
yüzme, dipten gitme çalışmaları. Deniz
kenarında dalış kampları yapıyorum.
Bunu organize etmek çok maliyetli ve zor.
Gönül ister ki 2-3 ay kamp yapabileyim
fakat maksimum bir aylık bir kampla
yetinmek zorunda kalıyorum. Yoga,
meditasyon
çalışmalarına
ağırlık
veriyorum. Nefes çalışmaları yapıyorum.
Akciğer kapasitesini kuvvetlendiren ve
nabzı yavaşlatan nefes çalışmaları
bunlar. Çeşitli büyük şirketlere de bunun
eğitimini veriyorum.
Fotoğraf 3: Tahsin Ceylan
Nefes almayı pek bilmiyoruz galiba.
Nasıl nefes almalıyız?
Genelde insanlar üst ciğerini kullanıp, kısa kısa nefes alıp veriyor. Karnı şişirecek şekilde nefes alıp,
diyafram kasını hissederek diyaframı aşağıya itip, orada nefes alacak alan yaratıp, önce karnı nefesle
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
doldurup, sonra bu nefesi yukarı çıkarmak gerekiyor. Nefes verme süresi her zaman alma süresine
eşit ya da daha uzun olmalı.
Bu spor kaç yaşa kadar yapılabilir?
Her şeyin iyi olduğunu düşünürsek yaş limiti yüksek. Mısır’da rekorunu kırdığım sporcu kırklı
yaşlardaydı. Metabolizma yıllarla yavaşladığı için bu avantaj olabilir. İnsanın doğayla uyumuyla çok
alakalı.
“60-70 metrelerde özellikle başka bir dünyadayım, boyut değiştirdiğimi gibi hissediyorum.
Masmavi bir rüyada gibi, büyülü bir dünya. Kendimi çok huzurlu ve rahat hissediyorum orada.
Ses yok, rahatsız eden hiçbir şey yok”
Bundan sonra gönlündeki proje nedir?
4- 5 sene önce James Cameron’un Sanctum
isimli filmi vardı, Meksika’daki mağaralarda
çekilmişti. Onu seyrettikten sonra ben
burada dalmalıyım dedim. Tanıdığım Japon
bir dalgıç rekor denemesi yaptı orada. Ben
de bu rekoru kırmak istiyorum. Rekor 100
metre (yatay geçiş). Dünyadaki en sıra dışı
dalışlardan biri olacak. Tünel gibi kapalı
bir
yerde,
istediğim
zaman
terk
edemeyeceğim bir dalış. Bunun kısa bir
belgeselini de yaparak tüm dünya ile
paylaşmak istiyorum.
Dalış güvenliği nasıl sağlanıyor? Dalış
sırasında kendini kötü hissedersen?
Sualtında çeşitli derinliklerde 7-8 kişilik tüplü
bir dalgıç ekibi benimle dalıyor. Ayrıca ana
halattan ayrılırsam ya da bir aksilik olursa
beni yukarı çekebilecekleri bir iple ana halata
bağlıyım sürekli.
Kapasiteni zorladığın, durman gereken
noktayı nasıl anlıyorsun?
Fotoğraf 4: Tahsin Ceylan
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
Suya saygı duyuyorum ve onun müsaade
ettiği kadar dalıyorum. Bunlar çok kademe
kademe arttırılan hedefler olduğu için.
Kapasitemi çok zorlayacak denemeler
yapmıyorum.
Mesafeyi
çok
yavaş
arttırıyoruz. Performansımın farkında olduğum
için risk almıyorum.
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
“Caretta Caretta ile bir buçuk iki saat beraber yüzdük, . Aynı anda yukarı çıkıp, nefes alıp tekrar
dalıyorduk”
Dalarken nasıl tutuyorsun kendini? Sonuçta geri dönecek hava var hala. Nasıl oluyor da
Şeytan’a uyup planlanandan daha derine gitmiyorsun? 2 palet daha vurup 80’e dalsam
duygusunu nasıl engelliyorsun?
Bu duygu zaten engellenemez.
Dalış
başlamadan
önce
güvenliğin maksimum olması için
ona göre ip atılıyor ve altında da
yuvarlak bir platform oluyor.
Platformdan ileri gitme şansım
yok, bileğimden ana halata
bağlayan bir kılavuz ipi var.
Ondan kopma şansım yok. Bir
aksilik durumunda beni yukarıya
çekebilecekleri bir sistem.
Yurtdışındaki bir rekor
denemesinde Yeni Zelandalı
erkek bir dalgıçla ortak
antrenman sırasında aynı ana
halat sistemini kullandık. Onun
hedefi 80 metre, Benim inmem
gereken hedef ise 70 metre idi
fakat uğraşmamak için farklı
platformlar koymadılar, benim
ineceğim derinliğe beni uyarması
için alarm konmuştu. 70 metrede
alarmı duymama rağmen o gün
78 metreye indim.
Suyun altında ne
hissediyorsun?
60-70 metrelerde özellikle başka
bir dünyadayım, boyut
değiştirdiğimi gibi hissediyorum.
Masmavi bir rüyada gibi, büyülü
bir dünya. Kendimi çok huzurlu
ve rahat hissediyorum orada. Ses
yok, rahatsız eden hiçbir şey yok.
Fotoğraf 5: Tahsin Ceylan
Vücudum da bunu çok iyi algılıyor. Başımı suyun altına soktuğum anda nabzımın yavaşladığını,
damarlarımın daraldığını hissediyorum. Aslında galiba bu duygular dalış kıyafetimi giymeye
başladığımda başlıyor.
Devlet destekliyor mu bu projelerini?
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Sporcuların devletten destek alması şart ama bizde böyle bir destek yok. Kısa bir dönem küçük bir
destek almıştım. İş sadece sponsorlar ile yürüyor. Rekorların çok büyük bir maliyeti var. Tekne, ekip
konaklaması, rekor denemesinde ekip en az 8-10 kişi olmalı. Kullanılan malzemeler, giysiler, gazlar da
çok pahalı. Çok ciddi paralar harcanıyor. Ana sponsorum geçen yıl Garanti Bankası idi. Yine destek
olmaya devam edecekler. Yeni rekor denemeleri için sponsor arıyoruz. Çevreye ve spora destek
vermek isteyen insanlar var. Bunlar nasıl kaynakları yönlendireceklerini bilmiyorlar. Hem bir dünya
rekoruna destek olup, hem de markalarını daha bilinir yapabilirler. Sonuçta sadece sporcuları
desteklemiyorlar, markalar da burada kazanıyor.
“Limitlerimiz olduğunu düşünmüyorum, astıma rağmen bu kadar ilerleyebiliyorsam, daha da
ilerleyebilirim diye düşünüyorum. İnsanların zihinlerinin onlara engel olduğunu düşünüyorum”
Dalışlar sırasında seni etkileyen anlar, anılar…
Şahika’nın Mavi
Dünyası isimli bir
program serisi yaptık.
Bunların çekimleri
sırasında ilginç
gözlemlerimiz
oldu. Beş sene önce
daldığımız noktaların
bugün ne kadar
değiştiğini gördüm.
Ayvalık’taki son
dalışlarımızda hiç
pina, salyongoz gibi
kabuklu canlılar
göremedim. Deniz
çayırları çok azalmış,
neredeyse balık
yoktu. Çok üzücü.
Sualtında yaşadığım
en hoş tecrübelerden
biri Kaş’ta Caretta
Caretta ile
karşılaşmaktı. Çok mutlu etti belgesel ekibini. Bir buçuk iki saat beraber yüzdük. Aynı anda yukarı
çıkıp, nefes alıp tekrar dalıyorduk, bunları görüntüledik. Belekte koruma altındaki sahilde çekimler
yaptık, yumurtadan çıkan bin Caretta Caretta’dan sadece birkaç tanesinin yumurtlayacak ergen
konuma gelebileceğini öğrenmek çok ilginçti. Ekolojik Araştırma Derneği’nin gönüllülerle yaptığı bir
çalışma vardı, onlara destek olduk. Yumurtadan çıkan bir Caretta, kendisi erişkin olup yumurta
bırakmak için tekrar aynı noktaya geliyor. Yıllar sonra döndüğünde orada bir otel varsa bırakmıyor
yumurtasını ve yumurtalar içinde ölüyor. Bu gibi konulara mümkün olduğunca dikkat çekmeye
çalışıyorum. Sadece Türkiye’de değil, diğer ülkelerde de bu gibi programlar yapmak istiyorum.
Fotoğraf 6: Tahsin Ceylan
Balina köpek balığı ile yüzmek de çok etkileyiciydi. Bayağı beraber yüzdük. Bunlar güzel anılar.
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No:
13 Eski7:Foça/
İZMİR
Fotoğraf
Tahsin
Ceylan
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
“Sabaha kadar barda şarkı söyleyip, sabah programında kalbinize dikkat edin diyen birilerinden
çok, halkın bizim hayat tarzımızı örnek alması için çalışmak lazım”
Fotoğraf 8: Tahsin Ceylan
Sence halkın ilgisi nasıl çekilebilir çevre projelerine?
Bence dünyada sporcularla yapılan çalışmalar çok etkili oluyor. Çevre ve sosyal sorumluluk
konularında sporcular daha aktif kullanılabilir. Sabaha kadar barda şarkı söyleyip, sabah programında
kalbinize dikkat edin diyen birilerinden çok, halkın bizim hayat tarzımızı örnek alması için çalışmak
lazım. İnsanlara örnek olan rol modeller dünyada çok farklı. Amerika’da “Swim Like a Dolphin, Swim
Like a Mermaid” isimli bir workshop yaptık. Bunda da dünyada azalan su kaynaklarının korunmasının
önemini anlatmıştık. Bunun yanında da suda rahat olma, doğru nefes tekniklerini öğrettik.
O dönemde olimpiyatlara hazırlanılıyordu. Amerika’daki tüm billboardlar onların olimpiyatlara katılacak
sporcularının rol aldığı reklamlarla doluydu. Ben sporcu olarak programlara katılıyorum ama yanımda
da 10 tane şarkıcı oluyor. Türkiye’de sporculara daha çok önem verilmesini bekliyorum. Yaz
döneminde yine Türkiye’de 2-3 tane derin dalış rekor denemelerim olacak. Limitlerimiz olduğunu
düşünmüyorum, astıma rağmen bu kadar ilerleyebiliyorsam, daha da ilerleyebilirim diye düşünüyorum.
İnsanların zihinlerinin onlara engel olduğunu düşünüyorum. Buna inanıyorum. Hayatımda
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
gözlemliyorum. Sınırlar koymadan düşünüyorum. Ne istersen, nasıl bakarsan öyle yaşıyorsun hayatta.
Ben de sınırsız bakmaya çalışıyorum.
Şahika seni en kısa sürede derneğimizin projelerinde de görmek istiyoruz. Yürüyen
projelerimizin tanıtımı ve önemli noktalarının vurgulanmasında katkıların olabileceğine
inanıyoruz. Başarılarının devamını dileriz.
Fotoğraf 9: Tahsin Ceylan
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Türkiye’nin İlk Deniz Korucuları
Hazırlayan: Umut Uyan, AKD üyesi – Deniz Korucu Projesi gönüllü çalışanı
Türkiye’nin ilk Deniz Korucuları Gökova’da
Temmuz 2010’da Gökova Körfezi’nde biyolojik çeşitliliğin korunması, balık stoklarının artırılması ve
ekosistemin iyileştirilmesini desteklemek amacıyla 6 Balıkçılığa Kapalı Deniz Koruma Alan (DKA)
resmi olarak ilan edildi. Korum alanaları oluşturulması, biyoçeşitliliğin korunması, balık stokları ve
ekosistemin iyileştirilmesi için önemli bir adım olmakla birlikte tek adım değil. Korumanın etkin şekilde
uygulanması da gerekli. Uygulama ile ilgili dünyada başarılı örnekleri olan yöntemlerden biri Deniz
Korucuları (Marine Rangers) sistemi.
Fotoğraf 10: Z. Derya YILDIRIM – Deniz Korucularının sabah akşam
DKA devriyesi
Akdeniz Koruma Derneği (AKD),
Gökova Körfezi’nde koruma alanlarının
oluşturulmasından beri deniz korucuları
sisteminin hayata geçirilmesi için hem
bakanlık hem de yerel yöneticiler bir çok
görüşme yaptı. Bu sistemin Türkiye’de
yasal ya da yönetsel her hangi bir
düzenlemesi, altyapısı yok. Ayrıca
korucular için gerekli olan tekne ve
ekipmanın temini için de destekçilerle
yoğun mesai yaptı. Sonuç olarak 2013
Mayıs itibariyle Flora Fauna
International, UNDP Türkiye, T.C. Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı gibi önemli ulusal
ve uluslararası organizasyonların
destekleri ve Mustafa Koç gibi kişilerin
bireysel katkıları ile Türkiye’nin ilk deniz
korucuları çalışmaya başladı.
Deniz korucuları balıkçılığa kapalı
alanları
yerel
balıkçıların
da
yardımlarıyla 24 saat gözlüyor, yasadışı avcılıkla mücadele ediyor. Amacı ceza yazmak olmayan
proje, sadece korumanın önemini anlatarak farkındalık yaratmaya çalışıyor ve bu faaliyet Sahil
Güvenlik ve Jandarma ile iş birliği içinde gerçekleştiriliyor.
Türkiye’de şu an sadece iki deniz korucusu var, haliyle bu meslek pek fazla bilinmiyor. Ben de
“işi yapan bilir” diyerek iki deniz korucusundan biri olan Hüsamettin Varol ile konuştum.
Hüsamettin abi, biraz kendinden bahseder misin?
1968’de Ortaca Okçular da doğdum. Doğumum sırasında annemin ve benim hayatım tehlikeye girmiş.
İsmin bizim hayatımızı kurtaran doktorun ismidir. İlkokul yıllarında arkadaşlarla okuldan kaçarak
kanalda balık avlıyorduk. Balıkçılığa o zaman başladım diyebilirim. 1986 yılında Akyaka’ya geldim.
Uzun süre Gökova Körfezi’nde ve Hisarönü Körfezi’nde gırgır teknelerinde lambacılık, küçük balıkçı
teknelerinde ise paraketacılık ve bırakmacılık yaptım. 1999’da kendi teknemi aldım. 13 sene de kendi
teknemle balıkçılık yaptım. Çocuk olmadan önce hanım ile birlikte çıkıyorduk sonra hep tek çıktım.
2012 yılında da tekneyi sattım
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Deniz koruculuğuna nasıl başladın?
Dernek, buradaki balıkçılarla bir toplantı yapmış ve koruculuk işinden bahsetmişler. Can Görgün
(Akyaka Su Ürünleri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı) ve Taner Özcan da (Akyaka Su Ürünleri
Kooperatifi Müdürü) beni önermiş. Ben o zaman zaten tekneyi satmıştım ve bir işim yoktu.
Koruculuk Sistemi yokken körfezde
durum nasıldı?
Normalde akarsu ağızlarından 500 metre
açığa kadar avlanmak yasak. Bu alanlar
hem balıkların yumurta attığı yer hem de
yavru balıkların barındığı yerlerdir.
Yasalar çıkmadan önce hepimiz kapalı
alanlarda avlandık. Neden dersen,
levreğidir, çipurasıdır, mırmırıdır çok
olurdu. Mesela yarım kiloluk lahoz -enik
deriz biz- onlardan bol bulunurdu. Her
gün kapalı alanlarda 5-6 kilo balık
tutardım ben. 2005’ten sonra lahoz ve
çipura azaldı. Eskiden çeşit de boldu.
Şimdi kooperatife kılkuyruk mercan,
lokum (kum balığı) dışında pek balık
gelmiyor. Yasaklar iyi oldu; kefali,
çipurası, lahozu hep yumurtalarını
bırakacak, balıkçılar için de iyi olacak.
Fotoğraf 11: Ahmet Çabuk – Deniz korucuları sistemi uluslararası,
ulusal ve bireysel desteklerle hayata geçirildi.
Sabahları erkenden kalkıp bütün yasak sahayı kontrol ediyorum. Daha sonra da Akçapınar Azmağı’nı
tarıyorum. Akçapınar Kumsalı’ndaki kitesurf alanında bekçilik yapan Süleyman Dayı’nın (Süleyman
Arslan – Akçapınar Su Ürünleri Kooperatifi balıkçısı, artık balıkçılık yapmıyor) yanına gidiyorum. 3-4
saat hem onunla sohbet ediyor hem de
denizi gözlüyorum. Akçapınar Azmağı’
nda sırtı çekiyorlar, serpme atıyorlar.
Kontrol etmek gerek.
Fotoğraf 12: Zafer KIZILKAYA – Deniz korucularından biri İngiliz
Limanı, diğer Akyaka-Akçapınar Mevkii’nde çalışıyor
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
Bazı günler karadan bile kontrol ettiğim
oluyor. Akşamları da hemen hemen aynı
şekilde çalışıyorum. Yazın, yoğun da olsa
daha kolay oluyor. Kışın çok daha zor.
Havalar bazen çok soğuk oluyor. Bazı
günler
çok
soğukta
durduğumdan
hastalanıyorum ama buna değiyor.
Mesaisi de yok bu işin. İhbar geldiğinde
saat kaç olursa olsun denize çıkıyorum.
Balıkçılığı bıraktım ama yaptığım iş
balıkçıların geleceği için çok önemli. Bu
yüzden çok hoşuma gidiyor. Birde
önceleri tepki göstermelerine rağmen
bizim kooperatifin balıkçılarından hiçbiri
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
yasak bölgede avlanmıyor, bu da çok güzel bir şey. Yasadışı avcılık yapanlar, çoğunlukla Akyaka
dışından geliyorlar. Özellikle hafta sonları çok daha fazla balıkçı geliyor. Daha yoğun çalışıyorum.
Yasadışı avcılık yapan kişiler pek tekin kişiler olmayabilir. Hiç korkmuyor musun?
Hayır korkmuyorum. Kapalı alanları ben belirlemedim ki. Devlet belirledi. Ben kendimi devletin elçisi
olarak görüyorum. Birçok kişi beni
eleştirdi. “Birileri bu projeleri yapıp
parayı götürüyor sende burada üç
kuruşa çalışıyorsun” dediler. Ben
sadece işimi yapıyorum ve bu iş de
balıkçıların işine yarayacak. Ayrıca
dernek, jandarma ile de görüşmüş
arkamda devlet var. Burada deniz ile
uğraşanlar birbirlerini tanırlar. Ben
birkaç kişiyi kapalı alanda balık
avlarken yakaladım. Üstüne üstük
alkollüydüler de. Sahil Güvenliğe haber
verdim geldiler. Cezai işlem uyguladılar
ve bana sordular şikayetçi misin?
Şikayetçi olmadım. Eğer şikayetçi
olsaydım ayvayı yemişlerdi.
Sence koruculuk devam etmeli mi?
Fotoğraf 13: Z. Derya YILDIRIM
Balıkçılar için faydalı olacaksa devam
etmeli. Ben elimden geleni yapıyorum. Hatta seninle beraber yapıyoruz. Geceleri uyku uyumuyoruz
çoğu zaman. Ben bu soruya cevap veremem. Bu iş, işe yarıyor mu yaramıyor mu hocalarımız bilir.
Ben devam etsin dersem kendi menfaatimi düşünmüş olurum. Çünkü bu işten para kazanıyorum.
Koruculuk işinden başka, biraz da kendi balıkçılık hikayeni anlatır mısın bize? Kendi tekneni ne
zaman, nasıl aldın?
1996’da kardeşim küçük bir tekne aldı. Beraber çalışmaya başladık, sonra ben 1999’da kendi teknemi
aldım. Aldığım teknenin hiçbir kaydı yoktu. Birçok sıkıntı oldu. Tam 5 gün teknenin satışını almak için
bekledim. Ama sonunda halloldu. Sonra ruhsatını da aldım. Fakat bu ruhsatın tescillenmesi
gerekiyormuş. Halletmeye gittiğimde kayığın kaydının olmadığını öğrendim. Can Abi’den (Can
Görgün-Akyaka Su ürünleri Kooperatifi Başkanı) Allah razı olsun. O halletti benim işimi.
Kendi teknemle iki sene karides avladım. Sonra buralarda karides kalmadı zaten. Karides ağlarını
Dalyan’da bir arkadaşa, ırgatı da hurdacıya sattım. Sonra 4 tane voli ağı yaptım ,28’lik. Bir buçuk sene
de öyle çalıştım. Sonra 4 tane barbun ağı yaptım, 22’lik. Uzun süre de öyle çalıştım. Sonra da
balıkçılığı bırakınca o ağları da sattım. 13 sene kendi teknemle balıkçılık yaptım.
Lambacılık ve bırakmacılığı biraz anlatır mısın?
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Gırgır teknesinin radarına bakılarak bir yer belirlenir. 7-8 metrelik bir tekne orada lambayı açarak
demirler. Lamba 5-6 saat açık kalınca orada balık birikir. Gırgır gelir duruma bakar eğer sarmaya
değerse balığı çevirir. Lahoz ve mercan binde bir çıkar. Çoğunlukla, lapa, kolyoz, sardalya, tırsi,
palamut çıkar. Bunlara hava balığı (pelajik
balık) denir.
Sabah olduğu zaman da gırgırdan çıkan
papalinaları (tırsinin küçüğü) alıp tekneyle
kıyıya yaklaşır, dip görününce bırakınca takımı
atardım. Bırakma takımı hazırlamak aslında
balıkçılık sırrıdır ama şimdi balıkçılığı
bıraktığım için anlatabilirim. Balığı çok iyi
tanımak gerekiyor. Herkes yapamaz. Takımı,
şamandıra ile kurşun arası 15 kulaç, kuşunla
oltanın arasını 25 kulaç olarak ayarlardım.
Papalinalar taze olursa orfoz gelir, sinarit gelir.
İşte bu işlerden kazandığım paralarla kendi
teknemi aldım.
Fotoğraf 14: Zafer KIZILKAYA
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
Proje ile ilgili bilgi için tıklayınız.
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Barselona Sözleşmesi 18. Taraflar Toplantısı İstanbul’daydı
Akdeniz’in korunması için 1976’da imzalanan ve ilk bölgesel ölçekli uluslararası sözleşme olan
Barceslona Sözleşmesi’nin 18. Taraflar Toplantısı, T.C. Hükümeti’nin ev sahipliğinde 3-6 Aralık
2013’te İstanbul’da yapıldı. Toplantı sonunda karara bağlanan konular, tüm tarafların imzasıyla
İstanbul Deklarasyonu ile ilan edildi.
Sözleşmenin tarafı 21 ülkeden bakan
ve delegasyon başkanlarının katıldığı
toplantıda Çevre
Dostu
Kentler yaklaşımının
hayata
geçirilmesi kararı alındı. Buna göre
kent planlamasında bütünleşik kıyı
alanları
yönetim
ilkeleri
dikkate
alınacak, çevre kirliliğini önleyici yeşil
teknolojiler
tanıtılacak
ve
insan
faaliyetleri ekosistem tabanlı yönetime
uygun
hale
gelecek.
Taraflar,
ayrıca Çevre Dostu Kent Ödülü’nün
verilmesine de karar verildi. Ödül ile
Fotoğraf 15: undp.org / ”18.Taraflar Toplantısı’nda 21 ülkeden bakan
ve delegasyon başkanı katıldı”
ilgili adaylık ve seçim kriterlerinin
COP19’a kadar belirlenmiş olması
planlanıyor.
Deniz Çöpleri Bölgesel Eylem Planı, tarafların tartışıp karara vardığı ve İstanbul Deklarasyonu ile
ilan ettiği konulardan biri. Bu karar, aynı zamanda Rio+20’nin “2025’e kadar denizel çöpü azaltacağız”
sözünü takip eden de ilk bölgesel karar.
Toplantıda ayrıca, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Akdeniz Eylem Planı (UNEP/MAP) ile
Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) arasında “Akdeniz’de denizel ve kıyısal sistemin daha etkin
korunması ve denizel canlı kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı” için bir İşbirliği Programı imzalandı.
Detaylı bilgi için: unepmap.org
Suriye kimyasalları Akdeniz’in deniz suyuyla seyreltilecek
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı’nda
Profesör Nesrin Algan, sosyal medyada önemli bir konuya dikkat çekiyor. Liverpool Echo’da
yayınlanan habere dayanarak İngilizlerin Suriye kimyasal silahlarının kendi ülkelerinde imha
edilmesine karşı çıktığını söylüyor.
Prof.Algan, “Şu anda Akdeniz’de bu silahların bir kısmını taşıyan Danimarka gemisinden haber yok.
Güvenlik nedeniyle rotası açıklanmıyor. Bu gemideki silahlar muhtemelen bir İtalyan limanında
silahları bir Amerikan gemisine nakledilecek. Olası İtalyan liman kentlerinde buna karşı eylemler
sürüyor. Amerikan gemisine nakledilecek bu silahlar Akdeniz’in uluslararası sularında deniz suyuyla
seyreltilecek. Sarin ve hardal gazının deniz suyuyla seyreltilmesi işlemi dünyada ilk kez denenecek.
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
AKD Aylık Bülteni
Sayı:1, Ocak 2014
Ortaya çıkacak tonlarca atık su ise uygun bir arıtma tesisinin bulunduğu bir yere götürülüp bertaraf
edilecek.
Bir kaza olmaz veya bu gazlar bir biçimde Akdeniz’e karışmazsa elbette! Ama ne hikmettir ki Akdeniz
gibi hassas bir ekosisteme sahip ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış bir deniz
ortamında bu denli vahim bir işleme karşı hiç kimse sesini çıkarmıyor.” Diyor
İletiyi görmek için: https://www.facebook.com/groups/193078724067121/?fref=ts
Adres (Merkez)
Adres (Yazışma)
Telefon (Merkez)
Telefon (Mobil)
: İsmet Paşa Mahallesi 370. Sokak No: 13 Eski Foça/ İZMİR
: PK 1 Ege Üniversitesi Kampusu Bornova/ İZMİR 35101
: (+90) 232 812 6459
Web Site : htt://akdenizkoruma.org.tr
: (+90) 530 115 3405
E- mail : [email protected]
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
793 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content