12 şubat 2014 - Ekonomi Gazetesi

Ekonomi
2
Muhasebe
5
Gündem
8
aşbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Dolmabahçe'deki
ofisinde Al Jazeera'den Jamal Elshayyal'e konuştu.
Erdoğan, yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan Kürt
sorununa, Gezi Parkı eylemlerinden cumhurbaşkanlığı
seçimlerine pek çok konuda soruları yanıtladı.Erdoğan, İstanbul
Dolmabahçe'deki ofisinde Al Jazeera'den Jamal Elshayyal'e
konuştu. Al Jazeera: Hükümetinizin ekonomik başarısının
ardında yolsuzlukla savaş olduğunu söylediniz. Ama Türkiye
son yılların en büyük yolsuzluk soruşturmasıyla yüzyüze geldi.
Bakanların adı karıştı, ayakkabı kutusunda milyon dolarlar
bulundu, siyasiler güçlerini kötüye kullanmakla suçlanıyor.
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, sanayi üretiminin aralık
ayında beklentileri doğrultusunda güçlü bir artış sergilediğini belirterek,
"Aralıkta elde edilen veriler sanayi üretiminin, dolayısıyla da ülke
ekonomisinin büyüdüğünü gösteriyor. Sanayicimiz, Türkiye'nin istikrarına
güveniyor" dedi. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) yayımladığı sanayi
üretim endeksi verilerini değerlendiren Işık, endeksin 2013 Aralık ayında bir
önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,9, takvim etkilerinden arındırılmış olarak
ise yıllık bazda yüzde 7,1 arttığını kaydetti. Işık, 12 aylık ortalamalar
incelendiğinde ise takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin bir önceki
yılın ortalamasına göre yüzde 3,4 arttığını belirtti.Sanayi üretiminin aralık
ayında beklentileri doğrultusunda güçlü bir artış sergilediğini ifade eden Işık,
"Türkiye ekonomisinde büyümenin lokomotifi sanayidir.
B
B
meklilerin promosyon almasıyla ilgili talebi, Kamu Personel
Danışma Kurulu'nda çözülecek.Ramazan Bayramı öncesi
memur ve emekliler için yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde
gündeme gelen promosyonla ilgili, çok önemli gelişmeler yaşanıyor.
Toplu sözleşme öncesi Memur-Sen, öncelikleri olarak sıraladığı
taleplerin 17'incisi olarak emeklilere de, maaş aldıkları bankalarca
promosyon ödenmesini gündeme getirmişti. Talep masada
konuşulmuş, fakat üzerinde çalışılacağı için, toplu sözleşme
metnine girmemişti. Promosyon konusu yaklaşık 10 milyon emekliyi
heyecanlandırmış ve bu konudaki çalışmalar devam etmişti.
Ankara'dan son gelen bilgilere göre, söz konusu promosyonların
ödenmesiyle ilgili yasal alt yapı oluşturulması gerekiyor.
E
S a n ay i c i m i z
istikrara
g ü ve n iyo r
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
12 ŞUBAT 2014 Çarşamba
KDV dahil 25 Krş
BATMAN'DAN
dolar fışkırdı!
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun
illerin bankacılık rakamlarını açıkladığı Finnet
rakamları 2013’te petrol şehri Batman’dan petrol
yerine dolar fışkırdığını ortaya koydu.
www.ekonomigazetesi.net
Artık
Ekonomi
Gazetesini twitter
& facebook’dan
okuyabilirsiniz
&
türkiye'ye döndü!
Rota artık
Avrupalı yolunu neden değiştirdi?
Son bir yılda dolarda yüzde 25, eu-
roda yüzde 30 devalüasyon olunca, Avrupalı turist için Türkiye’de tatil yapmak
dörtte bir oranında ucuzladı. Avrupalı turist, yönünü İspanya ve Yunanistan’dan
Türkiye’ye çevirdi.Türkiye’de özellikle 17 Aralık’tan itibaren ralliye başlayan
döviz kurları, TL’nin değerini eritirken, Avrupalı turist için ise fırsata dönüştü.
vrupalıların yaz tatili planlarını yaptığı döneme
denk gelen kur artışı, Avrupalıların Türkiye’ye
ilgisini daha da artırdı. TL karşısında doların
yüzde 25, euro’nun yüzde 30 değer kazanması,
Avrupalı turist için Türkiye tatilini dörtte bir oranında
ucuzlattı. Milliyet'in haberine göre yaz tatili planlarını
ve rezervasyonlarını kış aylarında yapan Avrupalı
turistler, Türkiye’den peşpeşe gelen devalüasyon
haberleri üzerine, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Kuzey
Afrika seçeneklerinden vazgeçerek rezervasyonlarını
Türkiye’ye yönlendirdiler.
A
ireylerin döviz mevduatını da
kattığımızda durum değişmi
yor. Batman önceki yıl sonun
da 196 milyon liralık döviz mevdu
atına sahipken 2013 sonunda %
440’lık artışla bu rakam 1 milyar 63
milyon liraya çıkıyor. Tabii bu para
$ın % 23 değer kazanmasıyla aynı
oranda değerlendi. BDDK rakamları
400 milyon $ın 2013’ün son 3 ayında
Batman’a geldiğini de ortaya koyu
yor. Çünkü aynı kurumun 2013/9
aylık verilerinde Batman’da şirket
lerin döviz mevduatının sadece 29
milyon TL olduğu görülüyor.
B
SADECE 4 İL KAYBETTİ
Batman’ın dışında kurun düşük
seyrettiği 2013’te $ toplayıp kazanç
elde eden iller de bulunuyor. 2013’te
toplam döviz mevduatını en fazla
artıran iller Batman’ın ardından
Kastamonu ve Ankara oldu.
Kastamonu’nun toplam döviz
mevduatı % 89’luk artışla 372
milyondan 704 milyon liraya çıktı.
Ankara’nın döviz mevduatı da % 58
arttı ve 28.9 milyar liradan 45.8
milyar liraya çıktı.Bu üç ili % 57’lik
artış ile Hatay ve % 55’lik artış ile
Sakarya izledi. Döviz mevduatı en
fazla düşen il ise % 59’luk azalışla
Siirt oldu. Siirt’te döviz mevduatı
173 milyondan 70 milyona indi.
sağlandı. Geri kalan % 16 ise
dövizin yükseleceğini öngörüp
yatırım yapan şirket ve kişilerin
alımından geldi.
9 YILLIK YATIRIMA BEDEL
Batman’daki döviz tevdiat
hesaplarında yılın son 3 ayında
yaşanan artış şaşkınlık yaratmış
durumda. 48.3 milyon liradan 876
milyon liraya ulaşan ildeki döviz
tevdiat hesabı son 9 yılda alınan
yatırım teşvik belgelerinin
tamamına bedel. Çünkü 2005
yılından 2013 sonuna kadar Batman
için verilen teşvik belgesi toplamı
858 milyon lira. Haberi S.3’de
konomist Joseph Stiglitz “Bile
bile durgunluk” adıyla yayımladığı makalesinde, Nobel ödüllü
ekonomist Stiglitz, 2008 yılında patlak veren krizden gerekli derslerin
alınmadığına işaret etti. Stiglitz,
“2008’de küresel krizin patlamasının
ardından, doğru politikalar kabul
16 MİLYAR $’LIK NET ARTIŞ OLDU edilmediği sürece, dünya Japonya’da
2013’te şirketler döviz mevduatını % başlayan yavaş büyüme ve neredeyse
50 artırarak 86.8 milyar liradan 130 duran gelir artışı sarmalına girecek
milyar liraya çıkardı. Vatandaşlar ve demiştim. Atlantik okyanusunun her
iki kıyısındaki liderler, Japonya krizin
şirketler birlikte alındığında ise
den ders çıkarttıklarını söyleme lerine
Türkiye’de toplam döviz mevduatı
rağmen aynı hataları yineledi. Şimdi
TL bazında % 36 arttı ve 225 milyar ABD’nin en önemli finans isimlerin
liradan (126 milyar $) 306 milyar
den (eski Hazine Bakanı) Larry Sumliraya (142 milyar $) çıktı. Bunun
mers bile küresel ekonomide kalıcı
yaklaşık % 20’si kur artışı nedeniyle durgunluk uyarısı yapar hale geldi.
BORSA
E
TURİZMDE 5. ÜLKE
Türkiye’ye ilginin artmasıyla Avrupa’da faaliyet
gösteren tur operatörleri Türkiye’ye geçen yıllara göre
açık ara farkla rezervasyon geçti. Turist sayısı
açısından dünyada 6’ncı sırada olan Türkiye’nin
önümüzdeki yıl 5’inci sıraya yükselme olasılığı da
arttı.
ABD'ye ihracat arttı
Türkiye bu yılın ilk ayında, ABD'ye ger
çekleştirdiği ihracatı geçen yılın aynı
ayına göre % 19 arttırdı. Ülkeye en
fazla ihracat çelik sektöründe yapıldı.
cak ayında, Türkiye'nin ABD'ye yaptığı ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19
artışla 469 milyon 892 bin dolar oldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre,
geçen ay Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı
ülkeler sıralamasında 6'ncı olan ABD'ye 469 milyon 892 bin dolar satış gerçekleştirildi.
Geçen ay ABD'ye ihracat, 2013'ün aynı ayına göre
O
‘YÜZDE 12 ARTIŞ OLACAK’
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği
(TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, 2014
yılında Türkiye’ye gelecek turist
sayısında ve turizm gelirinde
yüzde 12 oranında artış olacağını
söyledi.Türkiye’nin turizm
gelirinin 2013 yılında 32.3 milyar
dolar olduğunu kaydeden
Ulusoy, gelen yabancı turist
sayısının ise 33.8 milyon kişi
olarak gerçekleştiğini
hatırlattı. Ulusoy, 2014 yılında
turizm gelirinin 35 milyar
doların üstüne çıkarken, gelecek
yabancı turist sayısının da 36 milyon
kişiyi aşacağını vurguladı.
ltın 3 ayın en yüksek seviyesi
olan 1287 dolara ulaştı. Analistlere göre bugün 1295 seviyesi
test edilebilir.Yükseliş trendini
sürdüren spot altın, kasım ayından
bu yana en yüksek seviyesini gördü.
A
BD tarım dışı istihdam
verisinin beklentilerden kötü
gelmesi ile küresel ölçekte
değer kaybeden doların ve
gelişmekte olan ülkelere karşı artan
yüzde 19 arttı. Türkiye ihracatının yüzde 3,9'unu riskin etkisiyle yükselişini hızkarşılayan ABD'ye en fazla satış, 60 milyon 875
landıran altın, yeni yıl tatilinden
bin dolarla çelik sektöründe yapıldı. ABD'ye bu
dönen Çin'in fiziki talebinin de etksektörde yapılan satış, Türkiye'nin çelik ihraisiyle 1280 doları aştı.Spot altın
catının % 5,5'ini karşıladı. Tütün sektörü, geçen
yüzde 1 yükselişle ons başına
ay gerçekleştirdiği ihracatın yarısına denk gelen
1,287.81 dolar ile 18 Kasım'dan bu
57 milyon 351 bin dolarlık dış satımı ABD'ye yaptı. yana en yüksek seviyesini gördü.
A
2
12 ŞUBAT 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanı Fikri Işık, sanayi
üretiminin aralık ayında
beklentileri doğrultusunda
güçlü bir artış sergilediğini
belirterek, "Aralıkta elde
edilen veriler sanayi
üretiminin, dolayısıyla da
ülke ekonomisinin
büyüdüğünü gösteriyor.
Sanayicimiz, Türkiye'nin
istikrarına güveniyor" dedi.
Türkiye İstatistik
Kurumu'nun (TÜİK)
yayımladığı sanayi üretim
endeksi verilerini
değerlendiren Işık,
endeksin 2013 Aralık ayında
bir önceki yılın aynı ayına
göre yüzde 6.9, takvim
etkilerinden arındırılmış
olarak ise yıllık bazda
yüzde 7.1 arttığını kaydetti.
Işık, 12 aylık ortalamalar
incelendiğinde ise takvim
etkisinden arındırılmış
sanayi üretiminin bir önceki
yılın ortalamasına göre
yüzde 3.4 arttığını belirtti.
B
SANAYiCi
Türkiye'nin
i s t i k r a r ı n a g ü ve n iyo r
anayi
S
üretiminin
aralık ayında
beklentileri
doğrultusunda güçlü
bir artış sergilediğini
ifade eden Işık,
'Türkiye
ekonomisinde
büyümenin
lokomotifi sanayidir.
Aralıkta elde edilen
veriler, bize sanayi
üretiminin,
dolayısıyla da ülke
ekonomisinin
büyüdüğünü
gösteriyor. Bu güçlü
artış, yurt içinde ve
yurt dışında yaşanan
bazı belirsizliklere
rağmen,
sanayicimizin
geleceğe dönük
güveninin devam
ettiğini, bu nedenle
hem üretimin hem
de yatırımların
sürdüğünü de
gösteriyor. Bir başka
deyişle sanayicimiz,
Türkiye'nin
istikrarına
güveniyor, her şeye
rağmen bu çalkantılı
günlerden kesinlikle
çıkacağına inanıyor'
değerlendirmesinde
bulundu.
Türkiye'nin
ihracat pazarında,
2013'ün son
çeyreğinden itibaren
bir büyüme
gerçekleştiğini
belirten Işık, şöyle
devam etti:
'Ertelenmiş
yatırım talebi, sanayi
üretiminde
büyümenin önünü
açıyor'
akan Işık, açıklanan sanayi üretim
endeksi verilerinin, sanayi
üretiminin büyüdüğünü gösterdiğini
belirtti ve 'Sanayicimiz, Türkiye'nin
istikrarına güveniyor' dedi.
B
yıl sonuna kadar minimum yüzde 20 ile 30 arasında artacağını ifade etti
2014’te ÖTV yüzde 5 zamlanırken, yüzde 30 kur farkı ve
yüzde 10 civarında da enflasyon farkı oluştu. OYDER Başkanı
Şükrü Ilısal, bunun bir kısmını markaların karşıladığını
belirterek, fiyatların yıl sonuna kadar minimum yüzde 20 ile
30 arasında artacağını ifade etti.Tarihinin en iyi ikinci yılını
yaşayan otomotiv sektörü, kur farkı, vergi artışı ve kredi
sınırlandırması faktörleri yüzünden fiyatları yükseltiyor.
O to m o b i l f iya t l a r ı
yüzde 20 artar
'İhracat
pazarlarında
yaşanan gelişmeler
ve bundan dolayı
ülke içinde yaşanan
arihinin en iyi ikinci
yılını yaşayan otomotiv
T
sektörü, kur farkı, vergi
artışı ve kredi
sınırlandırması faktörleri
yüzünden fiyatları
yükseltiyor. ‘Otomotiv
alıcıları takip araştırması’
sonuçlarının basına
duyurulduğu toplantıda
konuşan Otomotiv Yetkili
Satıcıları Derneği (OYDER)
Yönetim Kurulu Başkanı
H.Şükrü Ilısal, araç
fiyatlarının yıl sonuna
kadar kademeli olarak
minimum yüzde 20-30
arasında artacağını
kaydetti.
olan gerekçelerin satışlara
yansımasının esas martta
görüleceğini dile getirdi.
Hükümetin satışları
dengelemek için tedbir
alması gerektiğini belirten
Ilısal, bunun için de tek
olumlu beklentinin ‘hurda
teşviki’ olduğunun altını
çizerek, “Yaş ortalaması 29
olan bir ülkede araç yaş
ortalamasının 16 olması
kabul edilemez.” dedi.
Bu oran Avrupa ve Amerika
gibi ülkelerde 10’un
ertelenmiş yatırım
talebi, sanayi
üretiminde
büyümenin önünü
açıyor. Aralık ayında
sermaye malı üretimi
yüzde 10'dan daha
fazla büyümüştür.
Sektörler açısından
bakıldığında imalat
sanayindeki üretim
artışı tüm sektörlerin
ortalamasından
daha fazla olmuştur.
Bu veriler,
ülkemizde
yatırımların da artık
hızlandığını
söylüyor. 2013 yılı
sanayi üretimi, 2013
yılında ülke
ekonomisinin yüzde
4 civarında bir
büyüme
yakalayacağını teyit
ediyor. Aynı
zamanda bu veriler,
sanayicilerimizin
2014 için
beklentilerinin
olumlu olduğunu ve
yatırım yapmaya
devam ettiklerinin
bir göstergesidir'
'Türkiye
büyümeye devam
edecek'
Bakan Işık,
Türkiye'nin 2014'te
de büyümeye devam
edeceğini ifade
ederek, büyümenin
kompozisyonunda
bazı değişimler
olacağına ve
ihracatın büyümeye
daha fazla katkı
vereceğine işaret
etti. Işık, hem
ihracat pazarlarında
büyüme
eğilimlerinin, hem
de ertelenmiş
yatırım talebinin
yatırımlarda artış
sağlayacağını
belirtti.CİHAN
Tüketici Deneyimleri
Uzmanı Mesud
Şenkardeşler’in verdiği
bilgilere göre ise araç satın
alanların yüzde 58’i taşıt
kredisi kullanıyor. Bunların
ise yüzde 45’i yetkili
bayinin önerdiği bankadan
kredi alıyor.
oran yüzde 98’e kadar
çıkıyor. Araç sahiplerinin,
yüzde 63’ü kaskonun
kendisine verdiği
haklardan haberdar. Yüzde
97’lik bir kesim parça
değişimi gerektiren
durumlarda orijinal parça
kullanılmasını istiyor.
Yüzde 26’sı internet
üzerinden yaptığı araştırma
ile araç satın alırken, yüzde
21’i takas yolunu tercih
ediyor. Yüzde 78’i evli olan
bu kişilerin yüzde 82’si
İŞTEN ÇIKARMALAR
OLABİLİR
Türkiye’deki oto bayii
yapılanmasının 1.200
plazada ve 1 milyon araç
satacak şekilde yapıldığını
kendi evinin sahibi. Yüzde
66, otomobili bir yatırım
aracı olarak görürken,
bunların yüzde 60’i hobi,
yüzde 40’ı ihtiyaç
değerlendirmesinde
bulunuyor. Yüzde 41 ikinci
otomobilini alıyor. Aldığı
aracı kendi kullanacağını
söyleyenlerin sayısı yüzde
73 iken lüks modellerde bu
aktaran Şükrü Ilısal, satış
beklentilerinin düştüğü
ortamda bayilerin çalışan
sayılarını düşürebileceğini
vurguladı. Satışların
düşmesi ile hem eğitimli
personele ihtiyaç
olmayacağını hem de
eğitimli personelin tatmin
edilemeyeceğini sözlerine
ekledi.CİHAN
Bugüne kadar kurdaki farkı
distribütör ve üretici
firmaların tolere ettiğini
belirten Ilısal, bu noktadan
sonra hareket marjı
kalmadığından fiyatların
artacağını belirtti. Buna
bağlı olarak da 2013’te 850
bine ulaşan otomobil ve
hafif ticari araç satışının
700 binlerin altına inmesini
beklediklerini anlatan
OYDER Başkanı, bu
durumu, “Satışlardaki
artışların temelinde orta
gelir grubunun
gelirlerindeki yukarı yönlü
hareketti.
Yüzde 5 ÖTV, yüzde 30 kur
farkı ve yüzde 10 civarında
da enflasyon farkı oluştu.
Ancak orta gelirde böyle bir
gelir artışı yok.” ifadeleriyle
anlattı. Geçen yıl şubat
ayındaki 35 bin adet olan
satışın bu sene 30 bin
civarında olmasını
beklediklerini anlatan
Ilısal, fiyat artışına sebep
altında. Teşvikin torba
yasaya dâhil edileceğini
duyduklarını belirten
Başkan, bunun da tek
seferlik değil, yıllara
yayılmış bir şekilde
yapılması gerektiğine işaret
etti.
Gfk ile yapılan araştırma
sonuçlarını açıklayan
12 ŞUBAT
3
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Batman'dan dolar fışkırdı
BEPSAŞ cornerlar’la müşteriye gidecek
liradan 876 milyon liraya
ulaşan ildeki döviz tevdiat
hesabı son 9 yılda alınan
yatırım teşvik belgelerinin
tamamına bedel. Çünkü
2005 yılından 2013 sonuna
kadar Batman için verilen
teşvik belgesi toplamı 858
milyon lira. Son 3 ayda
ildeki bankacılık sistemine
giren döviz hesaplarının
bile altında!
Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme
Kurumu'nun illerin
bankacılık
rakamlarını açıkladığı
Finnet rakamları
2013'te petrol şehri
Batman'dan petrol
yerine dolar
fışkırdığını ortaya
koydu.
2012 sonunda toplam 48.3
milyon lira (27 milyon
dolar) olan şirketlerin
döviz mevduatı 2013
sonunda TL bazında tam
yüzde bin 714 arttı ve 876
milyon liraya çıktı.
Bunun döviz karşılığı ise
yaklaşık 410 milyon dolar.
Bu artışla birlikte
Batman şirketlerin döviz
mevduatı sıralamasında
42'ncilikten Türkiye'de
büyük şehirlerin
ardından 9'uncu sıraya
tırmandı.
ARAPLAR
SON 3 AYDA GELDİ
Bireylerin döviz
mevduatını da
kattığımızda durum
değişmiyor. Batman önceki
yıl sonunda 196 milyon
liralık döviz mevduatına
sahipken 2013 sonunda
yüzde 440'lık artışla bu
rakam 1 milyar 63 milyon
liraya çıkıyor.
Tabii bu para doların
yüzde 23 değer
kazanmasıyla aynı oranda
değerlendi. BDDK
rakamları 400 milyon
doların 2013'ün son 3
ayında Batman'a geldiğini
de ortaya koyuyor.
Çünkü aynı kurumun
2013/9 aylık verilerinde
Batman'da şirketlerin
döviz mevduatının sadece
29 milyon TL olduğu
görülüyor.
SADECE 4 İL KAYBETTİ
Batman'ın dışında kurun
düşük seyrettiği 2013'te
dolar toplayıp kazanç elde
eden iller de bulunuyor.
2013'te toplam döviz
mevduatını en fazla artıran
iller Batman'ın ardından
Kastamonu ve Ankara
oldu.
Kastamonu'nun toplam
döviz mevduatı yüzde
89'luk artışla 372
milyondan 704 milyon
liraya çıktı. Ankara'nın
döviz mevduatı da yüzde
58 arttı ve 28.9 milyar
liradan 45.8 milyar liraya
çıktı.
Bu üç ili yüzde 57'lik artış
ile Hatay ve yüzde 55'lik
artış ile Sakarya izledi.
Döviz mevduatı en fazla
düşen il ise yüzde 59'luk
azalışla Siirt oldu.
Siirt'te döviz mevduatı 173
milyondan 70 milyona
indi. Döviz mevduatı
azalan diğer iller Karabük,
Zonguldak ve Samsun
oldu.
16 MİLYAR $'LIK NET
ARTIŞ OLDU
2013'te şirketler döviz
mevduatını yüzde 50
artırarak 86.8 milyar
liradan 130 milyar liraya
çıkardı. Vatandaşlar ve
şirketler birlikte
alındığında ise Türkiye'de
toplam döviz mevduatı TL
bazında yüzde 36 arttı ve
225 milyar liradan (126
milyar dolar) 306 milyar
liraya (142 milyar dolar)
çıktı.
Bunun yaklaşık yüzde 20'si
kur artışı nedeniyle
sağlandı. Geri kalan yüzde
16 ise dövizin
yükseleceğini öngörüp
yatırım yapan şirket ve
kişilerin alımından geldi.
9 YILLIK YATIRIMA
BEDEL
Batman'daki döviz tevdiat
hesaplarında yılın son 3
ayında yaşanan artış
şaşkınlık yaratmış
durumda. 48.3 milyon
ODA BAŞKANI BİLE
ARTIŞA ŞAŞTI KALDI!
Bankacılık ve Enerji
Bakanlığı kaynakları ani
mevduat artışının TÜPRAŞ
veya Türkiye Petrolleri
Anonim Ortaklığı (TPAO)
kaynaklı olmadığını
belirtti. Batman Ticaret
Odası Başkanı Abdülkadir
Demir de 2013'te büyük bir
yatırımın gelmediğini ifade
ederek, “Paranın
kaynağını merak
ediyorum” dedi.
DENİZLİ VE ANTEP'E
KREDİ YAĞDI
İllerin aldığı kredilere
bakıldığında ise en yüksek
kredi artışı yüzde 51 ile
Denizli'de gerçekleşti.
Denizli 2012'de 9.4
milyar kredi alırken bu
rakam 14.1 milyar liraya
çıktı. Denizli'yi yüzde 50
ile Gaziantep takip
etti.
Antep'in aldığı kredi
miktarı 16.6 milyardan 25
milyar liraya tırmandı.
Konya ise yüzde 42'lik
kredi artışı ile üçüncü
sırayı aldı. 2013'te il
bazında kişi başı kredi
batığı en fazla artan il
yüzde 104 ile Bilecik oldu.
Bilecik'te kişi başı batık
kredi 162 liradan 333 liraya
çıktı. Bilecik'i yüzde 97'lik
artış ile Uşak izliyor.CİHAN
ürkiye'ye Arap ülkelerinden gelen turist sayısı son yıllarda
istikrarlı şekilde artış gösterirken, "Türk dizileri, alışveriş
Tolanakları
ve turizm potansiyelinin iyi sunulması"nın
Arapların tatil rotasını Avrupa'dan Türkiye'ye çevirmesinde
etkili olduğu belirtildi.Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden
derlenen bilgilere göre, Cezayir, Fas, Libya,
Mısır, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri,
Bahreyn, Katar, Kuveyt, Irak, İran, Lübnan,
Ürdün, Suudi Arabistan, Yemen gibi 15
Arap ülkesinden geçen yıl Türkiye'ye gelen
turist sayısı, bir önceki yıla oranla yüzde 9
artarak 3 milyon 265 bin 190 kişiye
yükseldi.Verilere göre, geçen yıl 15 Arap
ülkesinden sadece Mısır ve Lübnan'dan gelen turist sayısında
düşüş gözlendi. İç karışıklığın devam ettiği Mısır'dan
gelenlerin sayısı geçen yıl yüzde 4.1 oranında düşerek 112
binden, 107 bin 437 kişiye geriledi. Münir ARIKAN-EKONOMİ
TÜRKİYE’YE
GELİYOR
YİAD
üyeleri
arasın
da yapılan ankette, katılımcıların yüzde
96'sı mevcut
siyasi
gelişmelerin risk
yarattığını,
yüzde 53'ü,
2013'ten daha
kötü bir yıl beklediğini söyledi
G
BEPSAŞ Satış Genel Müdürü
İbrahim Gümüşlü, “Bugün
Beyoğlu’ndaki tramvaya
elektrik verilişinin yüzüncü
yılı... İstanbul’da ilk kez 14
Şubat 1914 tarihinde de
küçük meskenlere elektrik
verilmeye başlandı.
Elektrikte serbest tüketici limiti
2015 yılında sıfırlanacak.
Tüketiciler, bu tarihten sonra
istedikleri firmayı tercih
edecek. Tarih yaklaştıkça
firmalar da eldeki müşterileri
tutmak ve yeni müşteriler
kazanmak için çalışmalarına
hız verdi. Stratejiler
belirleniyor yoğun kampanya
dönemi için hazırlıklar
yapılıyor... Sektörün en büyük
oyuncularından Boğaziçi
Elektrik Perakende Satış AŞ'nin
(BEPSAŞ) Genel Müdürü
İbrahim Gümüşlü, “Altyapı
çalışmalarına devam ediyoruz.
Pazarlama ve satışa yönelik
kanallar oluştururarak
müşteriye ulaşmayı
hedefliyoruz. Müşterinin
ayağına gideceğiz. Cep
telefonundan, internetten
ulaşacağız. Belirli
lokasyonlarda cornerlarımız ve
kiosklarımız olacak” dedi.
Avrupa yakasında 300 bini
serbest tüketici pozisyonunda,
4.3 milyon müşterisi bulunan
BEDAŞ’ın hala bir kamu
kurumu algısını koruduğunu
belirten Gümüşlü, “Bu durum
bize avantaj sağlıyor, ancak
doğru bir şey değil. Biz 2013
Haziran ayında fiilen
operasyonları üstlendik.
Müşterinin bunu hissetmesi
zaman alacak. Bu konuda çok
ciddi hazırlık yapıyoruz”
ifadelerini kullandı.
“Müşteriyi merkeze alacağız”
Türkiye’nin elektrik konusunda
Batı’yı örnek aldığını belirten
Gümüşlü, “Şimdi 130 TL
üzerinde ödeyenler istediği
firmadan elektrik alabiliyor.
Biz, bu limit 75 TL’ye düşürülür
diye bekliyorduk, bu aşamada
genç patronlar önünü göremiyor
olmadı. 2015’te bu limit
sıfırlanacak ve o zaman
herkes istediği yerden
alabilecek" dedi. 4.3 milyon
müşteriden şimdilik 100
bininin serbest tüketici limitini
kullandığını açıklayan
Gümüşlü, "130 tane firma var.
Herkesin kendine göre
belirlediği bir strateji var ona
göre biz de hazırlığımızı
yapıyoruz. Avrupa’da ABD’de
ne olmuş bizden önce
liberalleşen piyasaları çok iyi
inceliyoruz. Abone ilişkisinden
çıkıp müşteriyi tanıyan müşteri
odaklı bir anlayışı
benimsiyoruz. Örneğin
bankalar, GSM şirketleri gibi
kampanyalar yapılacak” diye
konuştu.
“Arzda bir sıkıntı olmaz”
Enerji sektöründe çok küçük
kar marjlarının olduğunu
belirten Gümüşlü şu ifadeleri
kullandı: “Örneğin; ayda 150
TL’lik fatura ödüyorsunuz ve 3
TL’lik indirim için firma
değiştirir misiniz? Bu yüzden
hizmetin sürekliliği çok önemli.
Kısa vadeyi kurtarmak gibi bir
düşüncemiz yok. Kayıp kaçak
oranları giderek düşüyor.
İzlenen stratejilerin doğru
yolda olduğunu görüyoruz.
Elektrik sektörü, yıllık 150
milyar TL’lik bir büyüklüğe
sahip. Teknik kayıplar yüzde 6
seviyesinde. Bu rakam Libya’da
ise yüzde 30’larda seyrediyor.”
Kuraklık beklentisiyle ilgili e
enerjide arz sıkıntısının
olmayacağına dikkat çeken
Gümüşlü,”Bunun sonucu
olarak fiyatlarda bir artış
öngörmüyorum. Su seviyleriyle
alakalı büyük bir sıkıntı yok.
Elektriğe zam geldi diye biz
bunu hemen müşterilerimize
yansıtmayız. Havalar sıcak
gittiğinde ise doğalgazı çok
fazla kullanmıyoruz bu şekilde
bir denge söz konusu oluyor”
şeklinde konuştu.
Bilal ÇETİN-EKONOMİ
Genç Yönetici ve
İşadamları Derneği (GYİAD),
üyeleri ile yaptığı 2014 anketinin sonuçlarını açıkladı. Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) Başkanı Burcu Akdarı Toprak,
toplam 30 milyar dolarlık ciroya sahip dernek üyeleri arasında gerçekleştirilen ankette genç patronların yüzde 96'sının mevcut siyasi gelişmelerin ekonomi için belirsizlik ve risk yarattığını, yüzde 53'lük
dilimin de 2013'ten daha kötü bir yıl beklediklerini söyledi. Akdarı Toprak, dolar kurunda ağırlıklı
beklentinin 2014 sonu için 2.25 – 2.50 TL aralığında oluştuğunu bildirdi.
enç Yönetici ve İşadamları
G
Derneği (GYİAD), üyeleri ile
yaptığı 2014 anketinin
sonuçlarını açıkladı. Genç Yönetici ve İşadamları Derneği
(GYİAD) Başkanı Burcu Akdarı
Toprak, toplam 30 milyar dolarlık
ciroya sahip dernek üyeleri
arasında gerçekleştirilen ankette
genç patronların yüzde 96'sının
mevcut siyasi gelişmelerin
ekonomi için belirsizlik ve risk
yarattığını, yüzde 53'lük dilimin
de 2013'ten daha kötü bir yıl beklediklerini söyledi. Akdarı
Toprak, dolar kurunda ağırlıklı
beklentinin 2014 sonu için 2.25 –
2.50 TL aralığında oluştuğunu
bildirdi.
Ekonomi ve Strateji Danışmanlık
Hizmetleri tarafından hazırlanan
GYİAD 2013-2014 Değerlendirme /
Beklenti Anketi dünya ekonomisi
ve siyaset, Türkiye'de dış politika
ve siyaset, Türkiye ekonomisi ve
GYİAD üyelerinin ticari faaliyetlerine ilişkin düşüncelerinden
oluşuyor.
Yerel seçimler bir
çıkış olabilir
Ankete katılan GYİAD üyelerinin
yüzde 77'sinin Türkiye'nin mevcut ekonomik koşullar altında
2014 için hedeflenen yüzde 4'lük
büyüme rakamının altında kalacağını öngördüklerini ifade eden
Burcu Akdarı Toprak, sadece
yüzde 4'lük bir dilimin beklentinin üzerine çıkılabileceği
düşüncesinde olduğunu açıkladı.
Oysa geçen yıl aynı dönemde
yapılan ankette üyelerin yatırıma
kilitlendiğini hatırlatan Akdarı
Toprak, bu siyasal sarmaldan bir
an önce çıkılması gerektiğini
ifade etti.
Akdarı Toprak, ankete katılanların yüzde 67'sinin yerel seçimlerin siyasi istikrarın yeniden
yakalanması için bir çıkış yola
olabileceğine inandığını vurgulayarak şöyle devam etti:
oranı ise yüzde 33.
- Dövize ilişkin yüzde 77'lik dilim
öngörü yapamadığını açıklarken,
2014 sonunda dolar kurunu 2.252.50 aralığında bekleyenlerin
oranı yüzde 53 oldu. Kur için
yüzde 36'lık bir kesim 2.10-2.25
TL, yüzde 9'luk bir kısım da 2.002.10 TL arasında bir rakam
öngörüyor.
- Türkiye'nin genç patronları ve
yöneticilerinin yüzde 53'ü
2013'ten daha kötü bir yıl bekliyor.
- 'İşlerinizde öngörü vadenizde
bir değişiklik oldu mu?' sorusuna
yüzde 38 "önümüzü hiç göremiyoruz" derken, yüzde 36 'üç aylık
öngörü yapabiliyoruz' yüzde 13
'altı aylık öngörü yapabiliyoruz'
dedi.
- Yüzde 21'i 2013 ile aynı, yüzde
26'lık dilim ise 2013'ten daha iyi
bir yıl yaşanacağını düşünüyor.
2014'te üyelerimizin yüzde 31'i
yeni yatırım planlarken yüzde
35'i ise düşünmüyor. 'Gelişmelere
göre karar vereceğim' diyenlerin
- Sadece yüzde 6'lık bir dilim
mevcut siyasi gelişmelerin kısa
zaman içinde sona ereceğine
inanırken, yüzde 51 karışıklığın
bir süre daha devam edeceğini,
yüzde 43 ise karışıklığın artarak
devam edeceğini açıkladı.CİHAN
4
Borsa - Finans
12 ŞUBAT
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
EKONABIZ
Gündemde Neler Var?
16:00_Philadelphia Fed
Başkanı Plosser konuşma
yapacak
Faruk BAKAÇ
17:00_Fed Başkanı Janet
Yellen, Senato'da ilk
sunumunu yapacak
Şirket Haberleri
Turcas Star Rafinerisindeki
paylarının büyük kısmının satışı
için görüşmelere başladı. Şirket,
bağlı ortaklığı Turcas Rafineri
Yatırımları A.Ş. ile Rafineri
Holding A.Ş. arasında; Turcas
Grubu'nun Star'da dolaylı olarak
sahip olduğu %18,5 oranındaki
hissenin, %13,5'lik kısmının
Rafineri Holding A.Ş.'ye satışı ve
dolayısıyla Turcas Grubu'nun
STAR'daki dolaylı hissedarlık
oranının %5'e düşmesi konusunda
görüşmelere başlandığını açıkladı.
Borusan Boru temettü dağıtımı
konusunda alınmış herhangi bir
kesin kararın olmadığını açıkladı.
Fenerbahçe Adidas’la toplam 42.5
mn dolarlık sözleşme imzaladı.
Şirket Adidas ile Resmi Ürün
Tedarikçiliği konusunda
anlaşmaya varılarak yıllık 750 bin
$'lık kısmı ürün tedariki, 7,750 bin
$'lık kısmı reklam, royalite ve diğer
muhtelif haklar karşılığında olmak
üzere yıllık toplam 8,5 mn $, 5
yıllık toplam 42,5 mn $'lık
sözleşme imzalandığını
açıkladı.
GSD Holding, Tekstil Bankası’nın
satışı konusunda görüşmelerin
devam ettiğini ve herhangi bir
önemli gelişmenin bulunmadığını
açıkladı.Banvit, Brazil Foods
şirketiyle sosis üretimi konusunda
anlaşmaya vardı. Şirket bir
müddettir yaptığı görüşmelerin
müsbet şekilde sonuçlandığını ve
BRF-Brazil Foods firması için sosis
üretip satmaya başlandığını
açıkladı. İlk etapta 9 konteyner
sosis sevk edildiği, ileride şartlar
müsait olursa aylık 500 ton kadar
sosis Ortadoğu pazarlarına sev
edilmesi hedeflenmekte olduğu
açıklandı.
3. havalimanına ÇED durdurması.
Cengiz-Limak-Kolin konsorsiyumu
tarafından yapılan 3.
Havalimanı'nın ÇED raporunu
İstanbul 4. İdare Mahkemesi
durdurdu.
Ruslar, doğalgaz fiyatlarında geçici
iyileştirme yaptı. Türkiye, ithal
ettiği gazın yaklaşık yüzde 60’ını
en büyük tedarikçisi olan
Rusya’dan alıyor. Bu nedenle
Rusya’nın gaz fiyatlarında yaptığı 1
dolarlık indirim bile ekonomi
açısından önem taşıyor. Financial
Times gazetesinin bir haberine
göre, Türkiye’nin Rusya’ya ödediği
ithalat faturası aylık 2 milyar doları
geçebiliyor, bunun da büyük
oranını doğalgaz oluşturuyor. İşte
bu nedenle Türkiye, Rusya ile özel
sektöre sattığı gaza indirim
yapması için müzakere ediyordu.
Edindiğimiz bilgilere göre, Rusya
Türkiye’deki özel şirketlere sattığı
doğalgaz fiyatında yüzde 10
indirim yapmayı kabul etti. Fakat
önümüzdeki yıl, 2014’te yaptığı
indirim oranında zam yapacağını
iletti. İndirimin özel sektör gaz
ithalatçıları üzerinden, son
dönemde dolar kurunun
yükselmesiyle büyük mali sıkıntı
yaşayan toptancılara yansıtılması
bekleniyor
Turizme ‘kur’ dopingi. Türkiye’de
özellikle 17 Aralık’tan itibaren
ralliye başlayan döviz kurları,
TL’nin değerini eritirken, Avrupalı
turist için ise fırsata dönüştü.
Avrupalıların yaz tatili planlarını
yaptığı döneme denk gelen kur
artışı, Avrupalıların Türkiye’ye
ilgisini daha da artırdı. TL
karşısında doların yüzde 25,
euro’nun yüzde 30 değer
kazanması, Avrupalı turist için
Türkiye tatilini dörtte bir oranında
ucuzlattı.
TAV’ın performansı 2013’te uçuşa
geçti. Yolcu büyüme rakamlarında
İstanbul Atatürk Havalimanı, 25
milyonun üzerindeki yolcu
kapasiteli havalimanları
arasındaki liderliğini
sürdürdü.Ankara Esenboğa, İzmir
Adnan Menderes ve
Makedonya’nın Ohrid Havalimanı
da en iyiler arasında yer aldı.
Atatürk Havalimanı 2012’ye göre
yüzde 13.6 artışı yakaladı.
THY kur artışından olumsuz
etkilenmedi. Türk Hava Yolları
CEO'su Temel Kotil, faaliyetlerinin
liranın değer kaybından
etkilenmediğini söyledi.
Media Markt, yatırımlarını Türkiye’ye kaydırıyor
Avrupa’nın önde gelen
elektronik marketlerini
bünyesinde bulunduran
Media-Saturn Holding,
yatırımlarının yüzde
25’ini Türkiye’ye kaydırdı. Media-Saturn
Türkiye CEO’su Bülent
Gürcan, diğer yabancı
elektronik marketlerin
Türkiye pazarından birer
birer çekilmesine rağmen, 2014’te 10 mağaza
açmayı hedeflediklerini
söyledi.
Türkiye’deki elektronik
market pazarına 2007
yılında giriş yapan
Media-Saturn Holding,
Media Markt olarak 2014
yılında Türkiye’deki
büyümesini sürdürmek
istiyor. 2013 yılında
Türkiye’deki büyüme
ivmesini hızlandırdıklarını ve 37 mağaza ile
Anadolu’ya yayıldıklarını söyleyen MediaSaturn Türkiye CEO’su
Bülent Gürcan, “Bulunduğumuz illerde önemli
pazar payları edindik. Ya
ilk ya da ikinci sıraya
yerleştik.” dedi.
Türkiye’nin geleceğine
inanmaya devam edip
yatırım ve istihdamlarını
artıracaklarını söyleyen
Bülent Gürcan, yeni
açacakları mağazalar ile
olmadıkları illere gideceklerini açıkladı. Uluslararası bir şirket olan
Media-Saturn’un
Türkiye’de bulunmasının
yabancı yatırımcı ve sermaye gözünde de bir
güven kaynağı oluşturduğunu belirten Gürcan,
“Buradaki uluslararası
markaların çokluğu ve
pazardaki başarısı,
diğerlerinin de gelmesine yol açıyor.”
ifadelerini kullandı.
Türkiye CEO’su Bülent
Gürcan, şirket yapıları
hakkında açıklamalarda
bulundu. Lokale çok
önem veren bir şirket
olduklarını kaydeden
Gürcan, “Diğer merkezi
yönetimlerin aksine,
bizim her bir mağaza
Toyota, Avustralya'da
üretimi durduruyor
oyota Avustralya'daki otomobil üretimine
son verecek.Toyota Avustralya'daki otomoT
bil üretimini 2017 yılının bitimine kadar sonlandıracak.
Toyota'nın Avustralya Doları'nın değerli olması ve üretimle rekabetten kaynaklanan yüksek masraflardan dolayı bu kararı aldığı
belirtildi.
Toyota Başkanı Akio Toyoda, birlikte çalıştıkları işçilere ve Toyota'yı destekleyenlere bu
haberi vermenin son derece üzücü olduğunu
belirtti.
Avustralya Sanayi Bakanı Ian Macfarlane ise
Toyota'nın Avustralya hükümetinden herhangi bir finansal yardım talep etmediğini
ifade etti.AA
DÜNYA
Stiglitz, dünya ekonomisi için
kalıcı durgunluk uyarısı yaptı…
Nobel ödüllü ekonomist Joseph
Stiglitz, son makalesinde
dünya ekonomisi için kalıcı
durgunluk uyarısı yaptı.
cnbce.com'un haberine göre,
“Bile bile durgunluk” adıyla
yayımladığı makalesinde,
Nobel ödüllü ekonomist
Stiglitz, 2008 yılında patlak
veren krizden gerekli derslerin
alınmadığına işaret etti.
Stiglitz, “2008’de küresel krizin
patlamasının ardından, doğru
politikalar kabul edilmediği
sürece, dünya Japonya’da
başlayan yavaş büyüme ve
neredeyse duran gelir artışı
sarmalına girecek demiştim.
Atlantik okyanusunun her iki
kıyısındaki liderler, Japonya
krizinden ders çıkarttıklarını
söylemelerine rağmen aynı
hataları yineledi. Şimdi
ABD’nin en önemli finans
isimlerinden (eski Hazine
Bakanı) Larry Summers bile
küresel ekonomide kalıcı
durgunluk uyarısı yapar hale
geldi” dedi.
TÜRKİYE
Erdoğan: Süreç istediğimiz
istikamette devam etmeyecek
olursa B ve C planlarımızı
devreye sokarız… Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, son
dönemde döviz kurları
noktasında yaşanan bir sıkıntı
olsa da normale dönmeye
başladığını söyledi. Erdoğan,
sürecin istedikleri istikamette
devam etmemesi durumunda B
ve C planlarını devreye
sokacaklarını belirtti. El
Cezire'ye açıklamalarda
bulunan Erdoğan, "Şu anda
bizim ekonomik noktada,
mevcut durumda dahi
herhangi bir sıkıntımız söz
konusu değil. Özellikle döviz
kurları noktasında yaşanan bir
sıkıntı olsa da normale
dönmeye başladı. Bizim tabii B
planımız, C planımız da var. Şu
anda süreç istediğimiz
istikamette devam etmeyecek
olursa o planlarımızı da
devreye sokarız." dedi.
Borsa İstanbul Başkanı
İbrahim Turhan, halka arzı
2015'in ilk yarısına almaya
karar verdiklerini
söyledi…
wsj.com.tr'den Kerim
Karakaya'ya açıklamalarda
bulunan Turhan, "Önceden
2016'da halka açılmayı
planlıyorduk. Ancak daha
sonra 2015'in ilk yarısına
almaya karar verdik. Daha
fazla geciktirmeyelim diye bu
kararı aldık. Özellikle NASDAQ
ile gerçekleştirdiğimiz ortaklığı
ne kadar süratli ve etkili
gerçekleştirebileceğimiz
önemliydi. Burada kendimizi
ispat ettik. Dolayısıyla halka
açılma sürecini öne çektik."
diye konuştu.
AVRUPA
Almanya, 2014 yılı için GSYH
büyüme tahminini
yükseltecek… Uluslararası
basında yer alan haberlere
göre Alman hükümeti yarın
yayınlayacağı yıllık ekonomi
raporunda 2014 yılı için
Güngör URAS
2013 büyümesi
yüzde 4 olur
2013 yılında: * Klasik endekse göre, toplam sanayi
üretim endeksi yüzde 3.0, imalat sanayi endeksi
yüzde 3.9 büyüdü.
müdürümüz bir girişimci, o işyerinin sahibi,
şirketin hissedarıdır.
Personelinden ürün
çeşitliliğine, bulunduğu
şehrin en iyisini sunmak
için kararları almaya
yetkilidir. Media Markt’ın “decentralized”
olarak adlandırdığımız
merkezi olmayan bu
yapısı, başarısının
temelinde yer alıyor.”
ifadelerini kullandı.
Müşterilerine internetten
satın alınan ürünleri
mağazalardan teslim
alma seçeneğini sunduklarını ifade eden Gürcan,
“Online’dan satın alan
müşterilerimiz
mağazalarımızda ürünleri kendileri için hazır-
lanmış şekilde teslim alabiliyor. Online
satışlarımızın yüzde 15’i
pickup servisimizle
mağazadan alındı.” şeklinde konuştu. Gürcan
ayrıca bundan sonraki
dönemde yüzde 6 olan
e-ticaretin ciroları içindeki payının yüzde 10’a
ulaşacağını söyledi.
Media-Saturn Holding
Uluslararası Satışlardan
Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu
Üyesi Peter Leisten ise
diğer yabancı teknoloji
marketlerinin Türkiye
pazarından çekilmesinin
kendilerine daha fazla
sorumluluk yüklediğini
söyledi. HABER MERKEZİ
TAV, Avrupa'da
birinciliği bırakmıyor
vrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi ACI,
TAV Havalimanları'nın işlettiği havalimanA
larınıny yolcu artışlarını 2013'ün en iyileri olarak
gösterdi.Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi
ACI tarafından yıllık yolcu büyümesi rakamlarına
göre 4 kategoride gerçekleştirilen sıralamada TAV
Havalimanları'nın işlettiği Atatürk Havalimanı
2012'ye göre yüzde 13,6 artışla kendi kategorisinde
dördüncü kez aralıksız birinci oldu.
Atatürk Havalimanı'nı yüzde 11,7
artışla Moskova SVO
ve yüzde 9,2 artışla
Moskova DME
izledi. Ankara Esenboğa Havalimanı da
5-10 milyon kapasiteli havalimanları kategorisinde yüzde 18,2 artışla
liderliği yakaladı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı ise aynı kategoride Polonya'nın başkenti
Varşova'nın ardından yüzde 9,2 yolcu artışıyla
üçüncü olarak gösterildi. Aralık verileri değerlendirildiğindeyse 5 milyon altı yolcu kapasiteli
havalimanları arasında Makedonya'da TAV tarafından işletilen Ohrid Havalimanı yüzde 295,4
oranında artışla birinci oldu.
ACI Yönetim Kurulu Üyesi ve TAV Havalimanları İcra
Kurulu Başkanı Sani Şener "ACI içinde Türkiye'deki
yolcu büyüme rakamları tüm havalimanları istatistiklerini yükseltiyor. İstanbul zaten son dört yıldır
hep zirvede. Özellikle TAV olarak işlettiğimiz İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan
Menderes Havalimanı'ndaki yolcu büyümesi rakamları bizi çok gururlandırdı. Ayrıca Aralık ayında
Makedonya'da işlettiğimiz Ohrid Havalimanı'nın verileri de bizi çok mutlu etti.HABER MERKEZİ
* TÜİK, sanayi üretim endekslerini takvim
etkisinden arındırıyor. Takvim etkisinden arındırma
demek, bir yıl içinde çalışılan gün sayısındaki
değişime göre endeksleri (artışı-azalışı) ayarlamak
demek. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi
üretim endeksine göre 2013 yılında toplam sanayi
üretiminde yüzde 3.4 büyüme gerçekleşti. İmalat
sanayindeki büyüme ise yüzde 4.3 oldu. (2012
yılında takvim endeksinden arındırılmış büyüme,
tüm sanayide yüzde 2.5 oranında, imalat sanayinde
yüzde 2.2 oranında idi.)
2013 yılının tamamında takvim etkisinden
arındırılmış olarak imalat sanayi üretimi yüzde 4.3
artarken, alt sektörlerden gıda sanayinde üretim
artışı yüzde 5.6 oranında, tekstil ürünlerinde yüzde
4.1 oranında oldu. Giyim sanayinde yüzde 2.2
oranında, ana metal sanayinde yüzde 5.3 oranında,
elektrikli teçhizat imalatında yüzde 9.8 oranında,
motorlu kara taşıtları sanayinde yüzde 7.1 oranında,
mobilya imalatında yüzde 11.0 oranında artış
gerçekleşti.Genelde ekonomi büyürken enerji talebi
de büyür. Enerji üretimindeki artış, sanayi
büyümesinin önünde koşar. Ne var ki takvim
etkisinden arındırılmış olarak 2012 yılında enerji
üretimi büyümesi yüzde 2.9 oranında iken 2013
yılında eksi 1.5 oldu.
Sanayi ekonominin lokomotifi
Sermaye malı imalatında da yüksek bir artış var.
Normal şartlar altında sermaye mallarındaki üretim
artışı yatırımların arttığına işaret eder. Ne var ki 2013
yılı yatırım göstergelerinde böyle bir hızlanma
görülmüyor.
Netice önemli. TÜİK verilerinden anlaşılıyor ki, 2013
yılında toplam sanayinin ve de imalat sanayinin
büyümesi, 2012 yılından çok daha iyi olmuş.
Sanayin büyüme oranı, milli gelirin (GSYH) büyüme
oranını belirler. Çünkü sanayi kesimi ekonominin
lokomotifidir.
Sanayin 2013 yılının tümündeki büyüme oranı, 2013
yılı milli gelirindeki büyümenin yüzde 4’e
yaklaşacağını ve hatta yüzde 4’ün biraz üzerine
çıkabileceğini gösteriyor.
Talep gerilerken üretim artıyor
Ne var ki, iç talep göstergeleri ile ihracat rakamları
bu gelişmeyi teyit etmiyor. Tersine iç talepteki
yavaşlama ve 2013 ihracatının 2012 ihracatının
gerisinde kalması önemli bir çelişkiyi işaret ediyor.
Yılın 12 ayındaki gelişme, 2013 yılının tamamındaki
büyümeyi belirliyor. Yılın son ayındaki gelişme ise
sanayinin 2014 yılına nasıl girdiğini gösteriyor.
Sanayi üretimi aralık ayında mevsim ve takvim
etkisinden arındırıldığında aylık olarak sıfır bir
değişim işareti veriyor. Önceki aylara göre üretimin
ivme kaybettiği görülüyor. Değişik sanayi üretim
sektörlerindeki büyüme göstergeleri, üretimdeki
zayıflamanın 2013 yılı sonunda tüm sektörlere
yayıldığını işaret ediyor.
2014 yılının Ocak ayına ilişkin öncü göstergeleri de
sanayi üretiminde ivme kaybının süreceğini haber
veriyor.
(Bilgi için: Ocak ayında öncü göstergelerden Satın
Alma Endeksi (PMI) 53,5’ten 52,7’ye, Kapasite
Kullanım Oranı yüzde 75,9’dan yüzde 74,5’e ve Reel
Kesim Güven Endeksi 110,6’dan 104,2’ye
geriledi.)MİLLİYET 11.02.2014
ekonomik büyüme tahminini
yukarı yönlü revize edecek.
Yarın yayınlanacak raporun
taslak metnine dayandırılan
haberlere göre hükümet 2014
için GSYH büyüme tahminini
yüzde 1,7'den 1,75'e
yükseltecek. Hükümetin
ihracatta büyüme tahminini
yüzde 3,8'den 4,1'e revize
etmesi de bekleniyor.
ASYA
Çin küçük bankalardan daha
fazla sermaye ayırmalarını
istedi… Dünyanın en büyük 2.
ekonomisinin bankacılık
regülatörü, nakit sıkışıklığını
önlemek için ülkenin küçük
bankalarının kenara daha fazla
fon ayırmalarını söyleyerek,
temerrüt endişelerinin arttığı
sinyalini verdi.
bloomberght.com'dan yapılan
açıklamaya göre, konuya dair
bilgisi olan 3 kişi, Çin
Bankacılık Düzenleme
Komisyonu'nun bazı
şehirlerdeki ticari bankalar ve
kırsal bölgelerdeki
bankalardan, bu yıl likidite
yönetimlerini
güçlendirmelerini
istedi.
Kaynaklar, regülatörün
geçtiğimiz yılki çalışmalarının
bu bankalarda risklerin
arttığını göstermesinin
ardından, çeyrek dönemlerde
yapılan stres testleri gibi
eyaletler bazında farklı
zorunlulukların istendiğini
söyledi.
Elektronik sektöründen 935
milyon dolar ihracat. Elektrikelektronik sektörü, 2014 yılının
ilk ayında 935 milyon dolarlık
ihracat yaptı.
12 ŞUBAT
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
E m e k l iye 9 0 0 l i r a
p r o m o s yo n o l u r m u ?
mekliler, Çalışma ve
E
Sosyal Güvenlik
Bakanlığı'nın kamu
bankaları ile yaptığı
promosyon görüşmelerinde
Kamu
umduğunu bulamazken,
bankaları özel bankalar harekete geçti.
proKamu bankaları emekliye
mosyonda yılda 80 lira promosyon
eli sıkı
verilmesini teklif ederken,
davranırken, özel bankalar biraz daha
cömert çıktı. Emekliyi
özellerin
rekoru 450 bünyesine çekmek isteyen
liraya ulaştı. özel bankalar 450 liraya
Memur-Sen, varan promosyon önerdi. Bu
'Bu rakam durum, Bakanlık'ın özel
bankalarla da promosyon
pazarlıkla masasına oturması
çok rahat
gerektiğini bir kez daha
900 liraya gözler önüne serdi.
çıkar' açıklaması yaptı PASTA BÜYÜK
Bakanlık ile kamu bankaları
arasında yapılan
pazarlıklara katılan MemurSen'in Genel Başkan
Yardımcısı Hacı Bayram
ürkiye
Müteahhitle
r Birliği
tarafından yayınlanan
analizde, 17 Aralık
sonrasındaki siyasi ve
ekonomik yönden
dalgalı konjonktürde,
sektördeki yatırım
iştahının yerini kaygılı
bir bekleyişe bıraktığı
bildirildi.
T
platformuna dönüştü.Dünya çapında
150 milyondan fazla aktif kullanıcıya
sahip fotoğraf ve video paylaşım
uygulaması Instagram, girişimciler için
e-ticaret platformuna dönüştü.
Türkiye’de özellikle kadınlar, kendi
tasarladıkları ya da yurtdışından
getirttikleri ürünleri Instagram’dan
satışa çıkarıyor.
ürkiye Müteahhitler Birliği
T
(TMB) tarafından hazırlanan
İnşaat Sektörü Analizi başlıklı
çalışmada, inşaat sektörünün
2012 yılındaki duraklama
döneminden sonra 2013’ün 9
aylık döneminde yüzde 7.4
büyüme kaydettiği hatırlatıldı.
Bu büyümenin kamu
yatırımlarındaki yüzde 38.8’lik
artıştan kaynaklandığının ifade
edildiği analizde, aynı dönemde
özel sektör yatırımlarının yüzde
3.5 gerilediği bilgisi verildi.
Türkiye’deki siyasi ve sosyal
gelişmelerin, uluslararası
kamuoyuna yansıması yanı sıra
yatırım ortamına ilişkin
olumsuz değerlendirmelere
atıfta bulunulan analizde, yapişlet-devret ve kamu-özel
ortaklığı modeliyle
gerçekleştirilen büyük projelerin
bu gelişmelerden negatif
etkileneceği yorumu yapıldı.
Analizde, büyümeye katkıda
bulunan projelerin
beklenmeyen kur artışından da
olumsuz etkileneceği, kurun
gerilememesi halinde sektörün
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
Emin ERENER
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sayfa Editörü
Yasemin ERENER
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
ÖZEL REKABET VAR
Bazı bankaların maaşlarını
kendilerine taşıyan
emeklilere özel uygulamaları
şöyle: Denizbank:
Emeklilerin maaş hesabına
Devam eden tek kalemdeki en
büyük projeler ise enerji
sektöründe. Karar aşamasında
büyük tartışmaların yaşandığı
nükleer santral projelerinden
ilki Sinop Nükleer Santrali ve
büyüklüğü 22 milyar dolar
düzeyinde. Mersin Akkuyu’da
yapılacak nükleer santral
projesi için ise 20 milyar dolarlık
harcama planlanıyor.
Yıl:70 Sayı:24707 Tarih:12 Şubat 2014 Çarşamba
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Yıllık 120 milyar lira olan
emekli maaş pastasının,
bankalar için önemli
olduğunu vurgulayan
Tonbul, "Pazarlık bile
yapılmadan, özel bankalar
emekliye promosyon veriyor.
Çünkü gelen emekliden para
kazanacaklarını biliyorlar.
Emekli, maaşını çektiği
bankadan elektrik, su,
telefon gibi faturalarını
ödeyecek ve özel bankalar
buradan kâr edecekler" diye
konuştu.
yatirimtablo.jpgDevam eden
büyük projeler 200 milyar dolar
ISSN 1308 7606
E-ticaret Danışmanı Adem Altan, yakın
çevreye hatta aynı hobi ve uğraşları
paylaşan kişilere satış için en iyi
noktanın sosyal ağlar olduğunu söyledi.
Instagram’ın hedef kitleye ulaşmak,
ürün tanıtmak için kolay yol olduğunu
belirten Altan, “Instagram’ı bir ticaret
yeri olarak kullanmak için tek sahip
olmanız gereken bir akıllı telefon ile
Instagram hesabı. Satıcılar ürünlerinin
fotoğrafını paylaşıyor. Sipariş için
telefon numarası ve mail adresi veriyor.
Havaleyle parasını aldıktan sonra
ürünü kargoyla gönderiyor” dedi.
Instagram’da iki grup satışçı olduğunun
altını çizen Altan, “Kendi el emeği
ürünlerini satanlar ve ürün temin
ederek satış yapanlar var. Çok uygun
fiyatla yurt dışından ürün getirip kâr
etmek mümkün. Burada genellikle Çin
merkezli e-ticaret sitesi ‘Alibaba.com’
kullanılıyor. CİHAN
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
Tonbul, "Şu an özel bankalar
emekliye en fazla 450 lira
promosyon veriyor. Ancak
yapılacak pazarlıkla bu
rakam çok rahat 800- 900
liraya çıkarılır" dedi.
RAHAT ULAŞIR
Kamu bankalarının
emeklinin kendilerine
muhtaç olduğunu
düşündüğünü ifade eden
Tonbul, şunları kaydetti: "Bu
bankalar, çok yaygın
olmalarını kendileri için
avantaj olarak görüyor. 'Ücra
köşedeki emekli, zaten
maaşını benden almak
zorunda' diye düşünüyorlar.
Ama emeklinin böyle bir
muhtaçlığı yok. Özel
bankalar da ATM'ler ve ortak
noktalar ile Türkiye'nin
tümüne çok rahat ulaşabilir.
Kamu bankaları bunun
farkında değilmiş gibi
davranıyor."
400 lira nakit hediye ediyor.
Bu emeklinin ayrıca fastPay
(bir çeşit mobil cüzdan)
uygulamasını indirmesi ve
kayıt olması durumunda
fastPay cüzdanına ek 50 lira
daha ödül yatırıyor. Garanti
Bankası: Maaşını 12 ay için
bankaya taşıyan emeklilere,
çeyrek altın kazandırıyor.
Bankaya yatan ilk maaşı
takip eden ayın ilk
haftasında çeyrek altın
karşılığı gram altın, açılan
vadesiz altın hesabına
yükleniyor. İş Bankası: Kredi
kartına 50 lira değerinde
puan yüklüyor. Türk
Ekonomi Bankası: Maaşını
taşıyan emekli, hesap işletim
ve kredi kartı ücretiyle
internet şubesinden
yapacakları havale ve EFT
işlemleri için bedel
ödemiyor. Emekli ayrıca
indirimli faiz oranlarıyla
kredi alabiliyor.CİHAN
Yatırım
iştahı
azaldı
gözler
yur tdışına çevrildi
Instagram pazar
yerine döndü
opüler fotoğraf paylaşım uygulaması
Instagram, özellikle kadınların el
P
emeğini satışa çıkardığı bir e-ticaret
Sorumlu Müdür
Yavuz AYDIN
Tonbul da, özel bankalarla
bir an önce görüşmelerin
başlaması gerektiğine
dikkati çekti.
5
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
GENÇLER DAĞITIM
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
karşısına ek maliyetler
çıkabileceği bildirildi. TMB’nin
analizinde öne çıkan diğer
konular şöyle:
- 17 Aralık 2013 sonrasındaki
siyasi ve ekonomik dalgalı
konjonktürde sektördeki yatırım
iştahı yerine kaygılı bir
bekleyişe ve temkinli duruşa
bıraktığı gözleniyor.
- Bu durum devam ederse 2013
yılında kaydedilen hızlı büyüme
trendi aşağı yönde
etkilenebilecek.
- Siyasi belirsizlikler ve, döviz
kuru ve inşaat maliyetlerindeki
artışlar nedeniyle 2014 yılında
konut fiyatında artış
beklenmiyor.
- 2014’te yurtiçindeki
yatırımların yavaşlaması veya
risklerin artması halinde
yurtdışındaki aktivite artacak.
- Petrol ve doğalgaz ihraç eden,
yüksek oranlı büyüme
kaydedeceği tahmin edilen ve
aşağı yönlü riskleri asgari
düzeyde olanlar başta olmak
üzere gelişmekte olan ülkelerde
altyapı yatırımlarının artması ve
iş fırsatlarının doğması
bekleniyor.
Türkiye’nin en büyük yatırımcı
kuruluşu olarak nitelendirilen
Ulaştırma Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığı’nın elinde
ise özellikle raylı ulaştırma
konusunda yüksek hacimli
projeler bulunuyor. Bunlardan 4
- Körfez bölgesi; metro,
demiryolu ve katma değeri
yüksek otoyol projeleri ile ilgi
alanı olmaya devam edecek.
- Afrika, Dünya Bankası, Afrika
Kalkınma Bankası ve Avrupa
kredi kuruluşları tarafından
finanse edilen çevre, ulaştırma
ve enerji projeleriyle çekiciliğini
sürdürecek.Türkiye’nin son
yıllarda büyümesine en önemli
katkı sağlayan projeler, TMB’nin
analizinde yer aldığı gibi kamu
tarafından gerçekleştiriliyor.
ayrı hatta devam eden yüksek
hızlı tren projelerinin büyüklüğü
14.5 milyar dolar düzeyinde.
Yine aynı bakanlık bünyesinde
devam eden İstanbul-İzmir
Otoyolu projesi için 16 milyar
dolar, harcama öngörülüyor.
İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate
indirecek Gebze-Orhangaziİzmir otoyolu projesinin en
önemli geçiş noktasını İzmit
Körfez Köprüsü oluşturuyor.
Haydarpaşa Limanı Projesi için
ise 5 milyar dolar harcanacağı
hesaplanıyor. İstanbul’un
Avrupa ve Asya yakasını
karayoluyla bağlayacak olan
Avrasya Tüneli Projesi olarak da
bilinen İstanbul Boğazı
Karayolu Geçiş Projesi, İstanbul
Boğazı’nı deniz tabanının
altından geçen 5.4 km
uzunluğundaki iki
katlı tünel ile
birlikte toplam 14.6
km boyunca uzanan
güzergahta,
İstanbul trafiğini
rahatlatmak
amacıyla
Kazlıçeşme ile
Göztepe arasında
inşa edilecek. Bu
projenin büyüklüğü
ise 1.3 milyar dolar
düzeyinde.
Türkiye’nin son
dönemlerde büyük
atılım sağladığı ve
1.2 milyar dolarlık
yüksek katma
değerli ihracat
gelirinin elde
edildiği savunma
sanayi alanında da
uçak, gemi,
helikopter, tank gibi
araçların milli
üretimi için ise
yaklaşık 26 milyar
dolarlık büyüklük
hesaplanıyor.CİHAN
Ağırlıklı olarak inşaat sektörüne
dayalı projelerin en büyük
hacimlisi ise tutarı tam olarak
tahmin edilememekle birlikte
100 milyar dolar olarak ifade
edilen kentsel dönüşüm projesi.
Proje çerçevesinde önümüzdeki
20 yıllık dönemde yaklaşık 10
milyon konutun yıkılarak
yenilenmesi öngörülüyor.
Bankanın aldığı o parayı geri alabilirsiniz
ankaların kredi
B
kullanımında
tüketiciden aldığı dosya
Karara göre Tüketici
Kanunu'ndan
kaynaklanan 3 yıllık
zamanaşımı değil,
bunun yerine Borçlar
Kanunu'nda yer alan 10
yıllık genel zamanaşımı
süresi uygulanacak. 10
yıl önceye kadar
kullanılan kredilerin
dosya masrafları
tüketicilere iade
edilecek.
araması gerektiğini de
açıkladı.Otomobil,
konut alırken, herhangi
bir ihtiyaç anında ilk
akla gelen para kaynağı
bankalardan alınan
krediler oluyor. Bu
kaynağın en fazla
kullanıldığı ülkelerin
başında da Türkiye
geliyor. Son 10 yılda
bankalardan kullanılan
kredi sayısı toplamda 75
milyon adedi aşarken,
kullanılan kredi miktarı
toplamda 300 Milyar
Euro'yu buldu. Kredi
kullanımında tüketiciyi
isyan ettiren konu ise
dosya masrafları
oluyor.
sadece son 3 yıl içinde
alınmış kredilerin
dosya masrafları için
iade talep
edilebiliyordu.
Emsal kararın
çıkmasının ardından
tüketici
mahkemelerinde
yoğunluk olduğunu
belirten ve konuyla
ilgili açıklama yapan
Avukat Cevat Kazma,
son 10 yılda
bankalardan kullanılan
kredi sayısının 75
milyon adedi geçtiğini
söyledi. Cevat Kazma,
tüketicilerin haklarını
hukuk yolu ile nasıl
Birçok tüketicinin itiraz
ederek iadesini talep
ettiği dosya
masraflarına ilişkin
Yargıtay 13. Dairesi
emsal niteliğinde bir
karar verdi. Yargıtay;
Tüketici Kanunu'ndaki
3 yıllık zamanaşımını
değil Borçlar
Kanunu'ndaki 10 yıllık
genel zamanaşımı
süresinin
uygulanacağına karar
verdi. Bu karardan önce
2000 TL'nin Altında
Alacaklılar
Kaymakamlığa
Başvuracak
6502 sayılı Yeni Tüketici
Kanunu'nda yapılan
değişiklik ile kanunun
28.05.2014 tarihinde
yürürlüğe girecek olan
hükümleri uyarınca
dosya masrafı 2 bin
TL'nin altında olan
tüketiciler, ikametgâh
adreslerinde bulunan
ilçe hakem heyetine
masraflarına ilişkin,
Yargıtay 13. Dairesi
emsal niteliğinde bir
karar verdi.
başvurabilecekler. 2 bin
TL'den 3 bin TL'ye kadar
olan alacaklar için ise
valilik bünyesinde
kurulan il hakem
heyetlerine başvuru
yapılması gerektiğini
belirtilen Avukat Cevat
Kazma, 3 bin TL'nin
üzerindeki alacaklar
için Tüketici
Mahkemesi'nde dava
açılması gerektiğini
iletti.
Avukat Cevat Kazma,
sonraki aşamaları şu
şekilde açıkladı:
"Tüketici Hakem
Heyeti'nin verdiği
karara tarafların 15
günlük itiraz süresi var.
İtiraz durumunda
tüketici mahkemesine
dava açılması
gerekiyor. Görülecek
olan dava, Yargıtay
kararları ışığında
hukuka uygun bir
şekilde
sonuçlanacaktır.
Hakem heyetinin
kararları tıpkı
mahkeme ilamı gibi
icraya konulabilir ve
mahkemeye yapılan
itiraz kararın icrasına
engel değildir."
Başvuru Dilekçesi ve
Deliller Önemli...
Son 10 yılda kredi
kullanan ve dosya
masrafı ödemiş
herkesin emsal
karardan
yararlanabileceğini
belirten Avukat Cevat
Kazma, davanın
tüketici lehine
sonuçlanması için en
önemli noktanın
usulüne uygun bir
dilekçe ile başvuru
yapılması gerektiğini
söyledi; aynı zamanda
delil niteliği taşıyan
belgelerin de
(dekontlar, kredi
sözleşmesi, hesap
dökümü vb.) eksiksiz
olması gerektiğinin
altını çizdi.HABER
MERKEZİ
6
12 ŞUBAT 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ÖZBEKİSTAN
Özbekistan’da meydana gelen doğalgaz
patlamasında ilk belirlemelere göre 7
kişinin öldüğü
bildirildi.
Özbekistan basınında
yeralan haberde,
ülkenin orta kesimindeki Navai vilayetinde bugün
sabah saatlerinde iki
katlı bir evde meydana gelen doğalgaz
patlamasında 7
kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Patlamanın doğalgaz
sızıntısından kaynaklandığı açıklandı.
Paylamayla ilgili kapsamlı soruşturma
başlatıldı.
CİHAN
SURİYE
Esed rejiminin,
kimyasal silahlarla ilgili
üçüncü partiyi Norveç'e
ait kargo gemisine teslim ettiği belirtildi.
Kimyasal Silahların
Yasaklanması Örgütü'nden (OPCW) yapılan
açıklamada, kargo
gemisine çeşitli
ülkelerin savaş gemilerinin de eşlik ettiği
ifade edildi. BM-OPCW
ortak misyonu, bazı
kimyasal maddelerin
Suriye içerisinde imha
edildiğini de onayladı.
Şu ana kadar
kaydedilen gelişmenin
memnuniyetle karşılandığı ifade edilen
açıklamada, kimyasal
maddelerin güvenli şekilde ülkeden çıkarılması
için Suriye Arap
Cumhuriyeti'nin sistematik, öngörülebilir ve
yüksek miktarlardaki
teslimat için cesaretlendirildiği belirtildi.
CİHAN
Almanya'da
İçişleri
Bakanı’na
pastalı saldırı
bombalarından toplu
kaçışlar devam ediyor
Varil
lmanya'da Baden Württemberg
İçişleri Bakanı Reinhold Gall‘e
(SPD) dün Stuttgart yakınlarındaki
Ludwigsburg şehrinde katıldığı bir
etkinlikte bir vatandaş pasta fırlattı.
Protesan Yüksekokulu’nda düzenlenen
‘Buchenwald’den NSU CinayetlerineGrup Odaklı Düşmanlık’ konulu panele
katılan İçişleri Bakanı Gall’e 19 yaşındaki saldırgan tarafından pasta fırlatıldı.
Ön sırada bulunan bir yerel televizyonun redaktörünün şahit olduğu saldırı,
panelde İçişleri Bakanı Gall’e bir soru
yöneltildiği sırada gerçekleşti. Görgü
şahidinin ifadesine göre salonun arka
tarafında duran grubun içinde yer alan
saldırgan daha sonra ön tarafların
boşalması ile birlikte ön tarafa geldi.
A
Daha sonra Bakan Gall’in sorulan
soruya cevap vereceği sırada ‘NSU
cinayetleri ile ilgili komisyon neden kurulmadı?’ diye bağırarak Bakan Gall’e
yaş pasta fırlattı. Olayı yerel medyaya
doğrulayan İçişleri Bakanlığı’ndan bir
sözcü söz konusu saldırı sonrası Bakan
Gall’da ciddi bir yaralanmanın söz
konusu olmadığı, buna rağmen doktor
kontrolünden geçtiği bilgisini verdi.
Bakan Gall’in kulağından rahatsızlandığı tahmin edilirken, görgü şahitlerinin ifadelerine göre bakan koruması
da dizinden hafif yaralandı. Olaya espri
ile yaklaşan Gall pastanın tadına bakamadığından yakındı ve pastayı kimin
yaptığının saldırgan tarafından
söyleneceğini ümit ettiğini belirtti. Olay
yerinde etkisiz hale getirilerek gözaltına
alınan saldırganın saldırıyı hangi
amaçla gerçekleştirdiği ise henüz netlik
kazanmadı. Olayla ilgili soruşturma
başlatılması bekleniyor.
CİHAN
Halep'te orduya
ait
helikopterlerin,
muhaliflerin
denetimindeki
bölgelere "varil
bombalı"
saldırıları
nedeniyle
Suriyeliler
bölgeyi terk
etmeye çalışıyor.
uriye'nin Halep kentinde orduya ait helikopterlerin,
muhaliflerin denetimindeki
bölgelere yönelik "varil bombalı"
saldırıları nedeniyle halkın toplu
halde bölgeden kaçmaya çalıştığı
belirtildi.
S
Rejime ait helikopterler bir süredir
Halep'in doğu kesimlerinde muhaliflerin kontrolünde yer alan Mesekin
Hananu ve Haydariye gibi bölgelere
yoğun bir şekilde "varil bombalı"
saldırılar düzenlerken, burada
yaşayan Suriyeliler, evlerden ihtiyaç
duydukları bazı eşyaları alarak, bölgeyi terk etmeye çalışıyor.
Suriye Yerel Koordinasyon Komitesi
(LCC) Halep Medya sorumlularından
Mustafa Muhammed Sultan, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
Suriye ordusunun bölgeye yoğun
saldırılar düzenlediğini belirterek,
"Helikopterler, havanın kapalı
olduğu günler hariç her gün
Halep'te muhaliflerin denetiminde
olan bölgelere 40-50 varil bombasıyla saldırıyor" dedi.
"İnsanlar bölgeyi terk etmeye
çalışıyor"
Son dönemlerde kentte en çok
Mesekin Hananu, Sukeri ile Haydariye bölgelerinin saldırılara maruz
kaldığını ifade eden Sultan, şunları
anlattı:
"Halep'te varil bombalarına maruz
kalan bölgelerden toplu kaçışlar
yaşanıyor. Halep'in Salihin bölgesi
tamamıyla terk edilmiş durumda.
Halk kentte rejimin yoğun saldırılar
sonucunda evlerinde ihtiyaç duydukları eşyalarını alarak bölgeleri
terk etmeye başladı. Araçları olanlar
arabaları ile olmayanlar ise eşyasını
el arabalarına yükleyerek, saldırı
bölgelerini terk ediyor. Bazı yaşlı ve
hastalar da el arabasıyla bölgeden
tahliye edilmeye çalışılıyor."
Saldırılar nedeniyle Halep'te birçok
mahallenin yerle bir olduğunu ifade
eden Sultan, "saldırılarda günde 3040 kişi yaşamını yitiriyor" dedi.
Rejimin saldırılarında kız kardeşi,
ablası ve eniştesini kaybettiğini belirten Sultan, şunları kaydetti: "İnsanlar rejimin saldırılarından
korunmak için Halep'i terk edip
güvenli bölgelere kaçmaya çalışıyor.
El-Zübdiye, Mesekin Hananu, Salahaddin, Şeyh Nacar sanayi bölgesi,
Halep Merkezi Cezaevinin çevresi
gibi bir çok yer 2 aydan bu yana varil
bombalı saldırılara maruz kalıyor.
Kentte birçok mahalle tamamıyla
boşalmış durumda. Bazı bölgelerden
de toplu kaçışlar yaşanıyor." AA
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
ALMANYA
Geçen yıl aşırı sağcıların
Almanya’da en az 561
kişiyi yaraladığı belirlendi. Aşırı sağcılar
geçen yıl 11 bin 761
saldırı düzenledi. Bu
saldırılar sonucu en az
561 kişi yaralandı.
Saldırganlardan 5 bin
631’i polis tarafından ele
geçirildi, bunlardan
126‘sı gözaltına alındı,
sadece 11’i hakkında tutuklama kararı çıkarıldı.
Bu veriler Sol Parti ile
aynı partiye mensup
Federal Parlamento
Başkan Yardımcısı Petra
Pau’nun Federal Parlamento’ya düzenli olarak
ayda bir verdiği soru önergesiyle açıklandı. Önergeye verilen
yanıtlarda geçen yıl Musevilere yönelik 788 suç
olayının işlendiği de yer
aldı. Bunların 32’isi
adam yaralama olarak
kayıtlara geçti. CİHAN
Apple'ın kurucusundan Samsung itirafı
Irak’ın kuzeyindeki
Erbil şehrinin en işlek
caddesinde bir TIR'dan
fırlayan tekerleyin benzin istasyonuna
çarparak durması
güvenlik kamersına
yansıdır. Kazada kimse
zarar görmezken, tekerleğin çarptığı araç
yıkama ünitesi hasar
gördü. İstasyon müdürü
Muhammet Ali, havanın güzel olması nedeniyle dışarı çıktığını,
daha sonra karşı caddeden hızla üzerlerine
gelen tekerleği görünce
şaşırdığını söyledi. Ali,
"Bahçedeyken bize
doğru gelen koca bir
cisim gördüm. Daha
sonra tekerlek
olduğunu fark ettim.
Şaşırdım ve arkadaşlara
seslenerek kaç dedim.
Tekerlekler yanımızdan
geçerek oto yıkama cihazına çarptı." dedi.
CİHAN
osna-Hersekin
başkenti Saraybosna'da ve diğer
şehirlerinde protestolar
yapıldı. Saraybosna'da
vatandaşlar önce
cumhurbaşkanlığı binası önünde bir araya
geldi, ardında taleplerini okudu.
B
Talepler arasında bütün
hükümet görevlilerin
maaşlarının azaltılması,
siyasetçilere yeni alınan
arabaların satılması,
kamu harcamaların
azaltılması ve şeffaf olması yer aldı.
A
pple'ın kurucularından Steve
Wozniak, teknoloji takipçilerine şaşırtan bir açıklama
yaptı.
Apple'ın kurucularından Steve Wozniak, Apple'ın Android işletim sistemiyle çalışan telefon yapması
gerektiğini belirtti.
IRAK
Bosna-Hersek’te
gösteriler
devam etti
Hiçbir şeyin Apple'ı, Android
piyasasının dışında tutamayacağını
söyleyen Wozniak; bu durumla rekabet edebilecek noktada olduklarını
kaydederek, "Yaptığımız şeyleri Android'le karşılaştırdığımızda insanlar tasarımlarımıza değer veriyor.
Aynı anda her iki piyasada da yer alabiliriz" dedi.
SAMSUNG MÜKEMMEL ÜRÜNLER
YAPIYOR
Wozniak daha önce de iPad Air ve
iPad mininin piyasaya çıkması sonrası "iPad'ler ihtiyacıma hitap etmiyor" demişti. Wozniak, bir Alman
sitesine yaptığı açıklamadaysa,
Apple için, "Bence biraz geride"
demiş, diğer şirketlerin Apple'a
yetiştiğini belirtmişti.
Wozniak ayrıca, "Samsung büyük
bir şirket. Mükemmel ürünler
yapıyor" şeklinde konuşmuştu.
Tüm bu açıklamalara rağmen şu
anda şirketin yönetim kurulunda
bulunmayan Wozniak Apple'a olan
bağlılığını sürdürüyor. Wozniak,
yeni çıkan Apple ürünlerini ilk günlerde sıraya girerek almaya çalışıyor.
Yeni iPhone hayalleri zorluyor
pple'ın geniş ekranlı iPhone'u
satışa çıkarma ihtimali
tasarımcıları hareket geçirdi.
A
"Nasıl bir iPhone?" sorusuna
karşılık tasarımcılar hayallerindeki
geniş ekranlı iPhone'u internette
paylaşmaya başladı. Apple'ın bu yıl
içerisinde geniş ekranlı iPhone'ları
kullanıcısıyla buluşturması bekleniyor.
Bu yıl şirketin normal iPhone modelini biraz büyütmesinin yanı sıra,
geniş ekran bir phablet iPhone olacağı yönünde söylentileri de mevcut. Geniş ekranlı iPhone 6 geleceği
söylentisi tasarımcıları da bu yönde
konsept yapmaya yönlendirdi.
Geniş ekran konusunda ilk sinyalleri veren Apple'ın CEO'su Tim
Cook'tan The Wall Street Journal'a
verdiği demeçte şunları söyledi:
"Kullanıcılarımıza en iyisini vermek
istiyoruz. Büyük ekranı doğru şekilde yapabilmek için çok fazla
değişken var ve bunların hepsini en
doğruyu bulabilmek için araştırıyoruz."
Samsung Galaxys Note ile başlayan
ve kullanıcısından yoğun ilgi gören
bu telefonlara bugün 5 inç'ten 6.5
inç ekran genişliğine kadar rastlanabiliyor.
Göstericiler daha sonra
kanton savcılığı binasının önüne geçti.
Yaklaşık bin kişi yolları
kapattıktan sonra,
“Çocuklarımızı serbest
bırakın” ve “Hırsızları
hapishanelere attın”
sloganları attı.
Göstericiler ayrıca
geçtiğimiz günlerde tutuklanan protestocuların serbest
bırakılmasını talep etti.
Tuzla şehrinde ise
“Daha iyi yarın” ve
UDAR derneklerin temsilcileri, Tuzla kanton
hükümeti ile bir araya
geldi ve son gelişleri
değerlendirdi.
Bihaç'ta 'Boşnak Baharı' hareketin temsilcileri Una-Sana Kanton
Başbakanı Hamdiya
Lipovaça ve hükümetin
istifasını talep etti. Göstericiler olağanüstü bir
oturumun yapılması ve
taleplerin yere getirilmesi istedi.
Sanski Most şehrinde
Federal Gelişme ve
İşletme Bakanı Sanyin
Halimoviç'in kulübesi
ateşe verildi. Göstericiler hırsızlık ve fakirlik
için en çok Halimoviçi
suçladı.
CİHAN
12 ŞUBAT 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
CHP’li
başkan
adayı: Ne
olur bizi
sevme Sayın
Başbakanım
umhuriyet Halk Partisi (CHP)
Kayseri Büyükşehir belediye
başkan adayı Osman Çilsal,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a
çağrıda bulunarak, “Ne olur bizi
sevme Sayın Başbakanım. Seveceksen de uzaktan sev. Çünkü kimi
sevdiysen tarumar oldu. Esad’ı sevdin
evinde misafir ettin, adamın tarumar
oldu. Kimi öptüysen başına bir şey
geldi. Kaddafi’yi öptün adam yok
oldu. Mursi’yi sevdin adam yok oldu.
Bu yüzden Başbakan'ın beni
sevmesini istemiyorum.” dedi.
C
CHP’li başkan adayı ve eski Doğru Yol
Partisi (DYP) Milletvekili Osman Çilsal, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti. Basın mensuplarına
projeleri hakkında bilgi veren Çilsal,
halkın iç içe olacağı projeleri hayata
geçirmeyi planladıklarını söyledi. İş
kuluçkası modeli ile sanayiyi canlandıracaklarını dile getiren Çilsal,
süt tozu ve besicilik projeleri ile de
kırsal kesimi canlandırmayı hedeumhuriyet Halk Partisi (CHP)
İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkan Adayı Mustafa
Sarıgül, seçildiğinde 2B arazide
oturan vatandaşlara arazilerin
sembolik rakamlarla usulen
satılacağını söyledi. Sarıgül,
“Ayazağa’da ben bunu yaptım.
Aksi taktirde, evinizden giderseniz, komşularınızdan giderseniz
bir müteahhidin rakamını sizin
vermeniz mümkün değil.” dedi.
C
Sarıgül, seçim çalışmaları
nedeniyle Ataşehir’deki
Deniz Gezmiş Parkı’nda partililerle bir araya geldi. Vatandaşlara seslenen Sarıgül, “İktidar
diyor ki, yüzde ellisi benim, bana
oy verenler benim. Bana oy vermeyenler ne yaparsa yapsın. Hayır
kardeşlerim biz böyle bir şeyi diyemeyiz. Biz diyoruz ki bize oy
versin vermesin, kim olursa olsun,
memleketimizde öncelikle ve
öncelikle ay yıldızlı bayrağımız
güzel dalgalansın. Bakın, ay yıldı-
flediklerini kaydetti. Osman Çilsal,
1991 yılından beri siyasetin içinde
olduğunu ve değişik kademelerde
görev yaptığını ifade etti. Çilsal, şunları söyledi: “CHP’nin, üzerlerinde en
çok konuşulan, spekülasyon yapılan
4 adayından biri olarak seçime gidiyorum. Sayın Sarıgül, Ankara’da
Mansur Bey, Hatay’da Lütfü Bey ve
ben. Adaylık süreci başlarken genel
başkanımıza çok baskı yapıldı. ‘Ne
oluyor, parti sağa mı açılıyor?’ denildi. Ama bu seçim çok önemli,
çünkü milat. Bu seçimde bir vatandaşın bize dediği gibi inşallah oy kullanacak vatandaşlarımız, pazarda
domates alırken gösterdikleri hassasiyeti oy kullanırken de gösterirler.”
AKP’nin iktidarda olduğunu ve hala
mağduriyet edebiyatı yaptığını belirten Çilsal, 28 Şubat sürecinde iktidar olanın kendileri olduğunu ve bu
süreçte en fazla mağduriyeti de kendilerinin yaşadığını söyleyerek, “Bakıyoruz en çok AKP mağdurum diyor. O
sürecin asıl mağduru bizdik, çünkü
hükümettik. Bu nedenle iktidarın
artık kimseyi lekelemeye hakkı yok.
Eğer siz muktedir olmayı astığım
astık, kestiğim kestik olarak algılıyorsanız siyaset bilmiyorsunuz demektir.
Ya da ustalaşamadığınızın göstergesidir. Vatandaşlarımız iyi düşünsünler
ve sadaka toplumu haline getirmek
isteyenlerle, alın teri toplumu isteyenleri iyi değerlendirip, bu önemli
tablonun altını çizerek yani
düşünerek oy kullansınlar.” şeklinde
konuştu.
müteahhidin rakamını sizin vermeniz mümkün değil. Daha sonra
da o müteahhit gelir siz buraları
imara açamazsınız çünkü CHP’ye
oy veriyorsunuz. Diğer tarafta da
yandaş müteahhit gelir, bir gecede
bakanlıktan bakanlıktan imarı
alır. Gökdelenleri diker oraya. Siz
evinizden de barkınızdan da uzak
kalırsınız.” şeklinde konuştu.
Olimpiyatlara Türkiye’den
az sayıda sporcu katıldığını
söyleyen Sarıgül, “20 yıl
oldu İstanbul olimpiyat şehri olacak dediniz, İstanbul niçin
olimpiyat şehri olmadı. Şu anda
Soçi’yi gidiyorsunuz, Putin ile
görüşüyorsunuz. Allah muhabbetinizi Putin ile daha fazla artırsın.
Peki şu anda kış olimpiyatları
yapılıyor. Koskocaman
Türkiye’mizden ya 6 tane ya da 7
tane koskoca olimpiyatlarda temsil eden kardeşlerimiz var. Soruyorum İstanbul’da Türkiye’nin en
önemli şehri sayın Topbaş
Sarıgül
2B arazilere değinen Sarıgül,
“Dedenizden, büyüklerinizden size kalan bir eviniz var.
O eviniz de 2B konumunda. Şimdi
iktidar diyor ki şu kadar paraya ya
alırsın ya da ben bunu müteahhitlere satarım. Bakın ben size bir
şey söyleyeyim. 30 Mart akşamından sonra Allah’ımın huzurunda
Mustafa Sarıgül olarak, genel
başkanım Kemal Kılıçdaroğlu ile
bu konuyu konuştum kendisinden
de partim adına gerekli desteği
aldım. 2B’ler orada kim oturuyorsa o yurttaşımıza İnşallah sembolik bir rakamla usulen satılacak.
Ayazağa’da ben bunu yaptım. Aksi
taktirde, evinizden giderseniz,
komşularınızdan giderseniz bir
olimpiyatlara, Fransa kaç kişi,
İsviçre kaç kişi, Belçika bizim
yarımız kadar değil kaç kişi gönderiyor? Siz koca Türkiye’den 6
tane evladımızı gönderiyorsunuz.
Çünkü siz bu işlerle meşgul
değilsiniz. Neyle meşgulsünüz?
Evdeki kutularla meşgulsünüz.”
diye konuştu. Sarıgül, "Küresel
ısınma ortada.
Susuzluk tehlikesini bilim
adamları söylüyor. Buna
rağmen Sayın Topbaş’a bir
kez daha sormak istiyorum.
Sevgili Kadir abi, 20 yıldır iktidardasınız. 10 yıldır da siz iktidardasınız. 10 yıllık süre içerisinde
sizin döneminizde, Sayın
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
beyefendinin hani İstanbul
Belediye Başkanlığı yaptığı
dönemde hadi bir şey yapmadı.
Acaba başbakanlık yaptığı
dönemde İstanbul’un her şeyine
Ankara’dan karışıyorlar ya acaba
bizim bilgimiz mi yok. 20 yılda,
Anadolu yakasında veya Avrupa
yakasında kaç tane baraj yaptınız?" ifadelerini kullandı.
CİHAN
Karamete:
Kayseri’de
hizmet adı
altında rant
ekonomisi
uygulanıyor
illiyetçi Hareket Partisi
(MHP) Kayseri Melikgazi
Belediye başkan adayı
Kamil Karamete, "Kayseri’ye
hizmet adı altında rant
ekonomisi uygulanmakta, bu
ekonomiden de rantçılar,
yalakalar ve belirli aileler faydalanmaktadır.” dedi.
M
MHP Kayseri Melikgazi İlçe
Teşkilatı, Keykubat Mahallesi'ne
Seçim bürosu açtı. Açılışa, partinin Büyükşehir Belediye
başkan adayı Mustafa Özsoy ve
Melikgazi Belediye başkan adayı
Kamil Karamete katıldı.
Konuşmasında, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan’a da seslenen Çilsal,
Başbakan’ın kimi sevdiyse o kişinin
tarumar olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “İnsan önce kendini
sevmeli. Hani habire diyorlar ya,
yaratılanı severim Yaratan'dan ötürü.
Yaratılanı, Yaradan'dan ötürü sev de
ama gerçekten sev. Öyle bir seviyorsun ki Allah muhafaza. Esad’ı sevdin,
evinde misafir ettin adam tarumar
oldu. Ülkemize kimler geldi. Kimi
öpseler başına bir şey geldi.
Kaddafi’yi öptüler, adam yok oldu.
Mursi’yi sevdin adam yok oldu.
Sevme. Beni sevmesini istemiyorum
Sayın Başbakan'ın. Ya da seviyorsun
yeter, seni uzaktan sevmek aşkların
en güzeli diyoruz ya. Azıcık uzaktan
sev.”
CİHAN
2B’ler yurttaşlarımıza
sembolik rakamla satılacak
zlı bayrağımız özgür dalgalanmıyorsa bizim bu topraklar içerisinde,
barış ve özgürlük içerisinde
yaşamıyorsak anacığım o zaman
makamın mevkinin ne kıymeti
var? Ana, zannediyorlar ki
Mustafa Sarıgül Belediye Başkanlığına aday. Ana, başkanlığa biz
aday değiliz ana biz senin evladın
olmaya adayız.” ifadelerini kullandı.
Kamalak:
İstiklal
mücadelesinden
bahsediliyor,
kiminle
savaşacağız?
7
Seçim otobüsünün üzerine
çıkarak konuşma yapan Melikgazi Belediye başkan adayı
Kamil Karamete, 2014 mahalli
idareler seçimlerinin Türk milletinin kaderini belirleyecek bir
seçim olduğunu belirterek,
“Kayseri’ye hizmet adı altında
rant ekonomisi uygulanmakta,
bu ekonomiden de rantçılar,
yalakalar ve belirli aileler faydalanmaktadır.
aadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa
Kamalak, "Virüsten bahsediliyor,
haşhaşilerden bahsediliyor, uluslar arası
komplolardan, mili iradeye taarruzlardan,
yeni bir istiklal mücadelesinden bahsediliyor.
Allah aşkına sizlere soruyorum kiminle
savaşacağız? Bize şunu söylediler; ‘Efendim
sen cemaatten yana mısın?' Ben haktan
hukuktan yanayım, akıl izandan yanayım,
milletten yanayım. Severiz, sevmeyiz açık net
söylüyorum, Fethullah hoca, devletin yapamadığını yapmıştır. 160 ülkede okulları var.
Devletin kaç ülkede okulu var? Bırak okulu
kaç ülkede büyükelçiliği var?" diye konuştu.
SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, partisi
tarafından düzenlenen aday tanıtım toplantısı
öncesi Balçova Termal Otel’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin
önemli açıklamalarda bulunan Kamalak, 17
Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası
Hizmet Hareketi'ne yönelik ‘virüs’, ‘haşhaşi’
gibi benzetmelerini eleştirdi.
S
Kamalak, "Allah aşkına, sizlere soruyorum;
kiminle savaşacağız? İstiklal mücadelesi, kurtuluş savaşının tarihimizdeki adıdır. Kime
karşı savaşacağız? 55 yıldır kapısında hazır
olda beklediğimiz, girmek için can attığımız
Avrupa Birliği ile mi savaşacağız? Kim düşman? Yoksa içeride milletimi birbirine kırdıracağız? Bize şunu söylediler; ‘Efendim sen
cemaatten yana mısın? Ben haktan hukuktan
yanayım, akıl izandan yanayım, milletten
yanayım. Ben hakkı söylemek mutlaka
birinden yana olmak anlamına mı gelecek?
Öbür taraftan, ‘sahte şeyh, sahte alim vs. vs.’
severiz sevmeyiz, açık net söylüyorum,
Fethullah Hoca devletin yapamadığını yapmıştır.
160 ülkede okulları var. Devletin kaç ülkede
okulu var? Yani düne kadar iyi olduğun,
bağrına bastığın, ‘15 kat büyüttüm’ dediğin bir
ekip, 17 Aralık’ta birtakım hırsızlığı yolsuzluğu
ortaya çıkardı diye haşhaşi oldu öyle mi?
Birine yakın olmak diğerine düşman olmamızı
gerektirmez. Dışişleri Bakanlığımıza sorun,
Türkiye’nin kaç ülkede devlet okulu var?
Haşhaşi falan diyenlere diyorum ki, ya
arkadaş beğen beğenme, dün övgüler
yağdırıyordun. Ne olur Türkiye’deki şu Türkçe
Olimpiyatları kapanış konuşmalarını bir izleyin. Göreceksiniz ki orada Fethullah Hoca
göklere çıkarılmakta. Kim tarafından?
Başbakan ve bakanları tarafından. Dün iyiydi
bugün kötü. Neden? Hırsızlığı ortaya çıkardı.
Ellerine sağlık. 160 ülkede, bazı ülkelerde
birkaç tane okullar açmış. Beğenirsin beğenmezsin. Senin 160 ülkede okulun şöyle dursun
büyükelçiliğin var mı? Yok.” diye konuştu. İnternete sansür olarak yorumlanan yasayla ilgili görüşlerini açıklayan Mustafa Kamalak,
"Yanlış hesap Bağdat’tan geri döner demişler.
Şimdi Bağdat’a gitmeye de lüzum yok. Kanaatimiz o dur ki, Cumhurbaşkanlığı’ndan geri
döner. Oradan dönmezse Anayasa Mahkemesi’nden geri döner. Hükümet kanaatimce bir
panik içindedir. Bir bakıma yolsuzlukların üzerini örtmekle kendisini mükellef görüyor.
Cumhuriyetimiz 90 yaşında. Bu 90 yıllık
sürede en büyük Müslüman katliamları hangi
iktidar zamanında yapıldı? Irak’ta, Libya’da,
Suriye’de kimin zamanında yapıldı? İkinci
soru, 90 yıllık sürede en büyük yolsuzluk operasyonları hangi iktidar zamanında gerçekleşti?” diye sordu.
CİHAN
Rantçı ve emlakçı belediyeciliğine karşı 30 Mart Seçimlerinde
en büyük cevabı vereceğiz.” diye
konuştu. Büyükşehir Belediye
başkan adayı Mustafa Özsoy ise
yaptığı konuşmada, Kayseri’nin
en büyük sorununun işsizlik ve
göç sorunu olduğunu belirterek,
“20 yıldır Büyükşehir Belediye
Başkanı Mehmet Özhaseki çiftlik ağasıdır, bu millet hiç kimsenin marabası değildir.” dedi.
KASKİ’nin ticarethane gibi
çalıştırıldığını ifade eden Özsoy,
Kayseri’nin suyun en pahalı
olduğu illerden biri olduğunu
belirterek, evde 2,5 lira olan
suyun metreküpünü 1 liraya indireceklerini ifade etti. Yapılan
konuşmaların ardından, Melikgazi İlçe Teşkilatı Keykubat
Mahallesi Seçim Bürosu açılışı,
belediye başkan adaylarının
kurdele kesimi ile gerçekleştirildi.
CİHAN
CHP'nin
Akdağmadeni
Belediye başkan
adayı Turan oldu
umhuriyet Halk Partisi
(CHP), Yozgat'ın Akadağmadeni ilçesinde belediye
başkanlığına Kemal Önder Turan'ı aday gösterdi. Kemal Önder
Turan, CHP İlçe Başkanlığı'nda
düzenlenen toplantıda yaptığı
konuşmada Genel Merkez tarafından Akdağmadeni Belediye
başkanlığına aday gösterildiğini
söyledi. 30 Mart yerel seçimleri
sonunda, partisinin Akdağmadeni’ne daha iyi hizmet ve
projelerle faydalı olacağını belirten Turan, ilçenin temel sorunlarına kesin çözümler
getireceklerini ifade etti.
C
Turan, "CHP, 30 Mart yerel seçim
hazırlıklarını aralıksız devam ettiriyor. Adaylığımızın kesinleşmesiyle birlikte seçim çalışmalarına
başladık. Önceliğimiz, halkımızın
hizmetine sunacağımız hizmetleri
eksiksiz bir şekilde yerine getirmektir. Başkanlığımız süresince
bir bütün halinde el ele, omuz
omuza mücadele edip ilçemizin
çitasını olduğundan daha yukarı
seviyeye taşıyacağız. Yeni başkanlık dönemimiz ilçemiz ve tüm
halkımıza hayırlı olmasını
temenni ediyorum." diye
konuştu.
CİHAN
8
12 ŞUBAT 2014
Gündem
akanlar Kurulu toplantısı
sonrasında Başbakan
Yardımcısı hükümet sözcüsü
Bülent Arınç konuştu. Arınç
yeni internet düzenlemesi
hakkında açıklamalarda
bulundu.
B
Bülent Arınç, toplantıda
internet medyası ile ilgili
önemli kararlar alındığını ve
bazı değişiklikler
yapılacağını söyledi.
İşte Arınç'ın
açıklamalarından satır
başları...
-(Today's zaman muhabirinin
sınır dışı edilmesi ve paralel
devlete dava) Basın
çalışanının Türkiye'den
ayrılması gündemdeki bir
konu. Cuma günü Perşembe
akşamından başlayarak
çalışma yapmak üzere
gitmiştim. Bütün günü
dolduran bir konuyla karşı
karşıyaydım. Oradaki
mesajlarıma arkadaşlar
dikkat etsinler dedim. Ayrıca
akşam bir mülakatım olacaktı
akşam konuşacaklarımı
sabah konuşmamam gerekir.
Basın müşavirime ısrarla
bugün soru almayacağım
dedim. Birbirimizin
hukukuna riayet etmemi
kazım. otele gittim hem
namaz kılıcam üzerimi
değiştierceğim akşam
yemeğine katılacağım. Otelin
odasının kapıısnı açınca
barikat gördüm. Kendisini
'Dış edilen birisi var' diye
Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında
Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü
Bülent Arınç konuştu.
söze başladı. Ben soru
sorulmamasını o gün rica
etmişsem basına düşen
nezaketsizlik değil. O sorar
siz nasıl cevap vereceksinzi?
Ama bazen abuk sorulara
sabuk cevaplar verilebilir.
Ben 5 yerde konuşuyorum bir
daha sormanın alemi
olmamalıydı. Ben basın
mensuplarının sorularına
açığım. Basından kaçan bir
insan değilim. Ama sabah
9'da ilan etmişim 5 yerde
konuşma yapacağım diye.
Buna rağmen otele odasının
önüne gelip barikat
kurmanın gereği yok.
-Bu arkadaşımız Azerbaycan
uyruklu Türkiye'den bir
hanımefendiyle evlenmiş.
Buna rağmen çalışma
müsaadesi alabilir.
Azerbaycan'dan geliyor ama
Türk gazetesinde çalışıyor. 31
Aralık 2013'e kadar sorun yok.
Bu tarihten sonra
uzatılmayacağını
söylemişler.
Hollandalıya da aynı şey
söylenebilir. 31 Aralık'ta
Türkiye'yi terk etmesi
gerekmesine rağmen
Türkiye'de bulunmaya devam
etmiş. Süresi bitmiş bittikten
sonra bildirim yapılmış 2 ay
daha çalışmaya devam
edilmiş sınır dışı yapılmış.
Tweetlere gelince bunlardan
dolayı bir işlem yapıldığını
bilmiyorum.
-O arkadaşa şunu
söylüyorum: O tweetleri
kendi ülkenizde kendi
Başbakanınız için atabiliyor
musunuz? Tweet attığından
dolayı değil ama attığı tweet
suç sayılıyorsa herkes için
geçerli bir husustur.
-(Paralel devlet soruşturması)
Böyle bir soruşturma mevcut
değildir. Ama her kurum adli
ve idari soruşturma
yapabilir. Biz sadece 4 tane
mülkiye müfettişinin
Emniyet Genel
Müdürlüğü'nde bir idari
soruşturma yaptığını
biliyorum. Yaygın bir
soruşturma değil.
(Paris cinayetleri) MİT
açıklama yaptı. Bunun
düzmece olduğunu, kurum
içerisinden dışarı
sızdırıldığını kabul etti.
Fevkalade yanlış, tehlikeli bir
belgenin üretilmesi
Türkiye'deki bazı
görevliklerini hukuk dışında
ne kadar çıkabileceklerini
gösteriyor. Devlet içinde
kümelenmiş insanların da
varlığının tespit edilmesi
Türkliye'nin temizlenmesi
bakımından önemlidir.
-(Adana durdurulan TIR)
Gerekli güvenlik önlemeleri
daha ciddi şekide alınacaktır.
-(HSYK düzenlemesi) HSYK'yı
da içine alna bir kanun
değişikliği vardı. Adalet
akademisiyle iligli kısım
bitirilmiş anayasa değişikliği
de yapılabilir diye
beklenmişti. TBMM
gündemine bugünlerde gelir
mi gelmez mi bilmiyorum.
Anayasa değişikliği
olmayacaksa HSYK'daki
değişiklik mutlaka olacak
demiştik.
nerji Bakanı
Taner Yıldız,
Başbakan Erdoğan'la ilgili,
"'Uzun adamın
ölümünü 3 yıldan
beri istiyoruz ama
hala ölmedi' dediler,
dondum kaldım."
dedi.
E
Milli Eğitim
Bakanlığı’ndaki üst
düzey bürokratların
tasfiyelerini de
yasalaştıran
dershanelerle ilgili
tasarıdaki
değişiklikler, Talim ve
Terbiye Kurulu’nu da
(TTK) etkileyecek.
Tasarıya göre kurulun
eğitim politikaları
konusundaki karar
alma yetkileri alınarak
ilgili başka hizmet
birimlerine
devredilecek. Bu
durum, eğitim
camiasında tepkilere
yol açtı. Geçmişte
Talim Terbiye Kurulu
başkanlığı yapan Prof.
Dr. İrfan Erdoğan,
tasarıdaki bu yeniliği
doğru bulmuyor.
TTK’nın işlevinin
ortadan kaldırılması
ile Milli Eğitim
sisteminin denetimsiz
kalacağına dikkat
çeken Erdoğan,
“Kurulun bir danışma
organı haline gelmesi
söz konusu. Danışma
organı işlevini yerine
getiren Türkiye’de çok
kurum var. Talim ve
Terbiye Kurulu’nun
böyle bir dönüşüm
geçirmesine ihtiyaç
yoktu. Yapısının daha
da güçlendirilmesi
beklenirken kurulun
işlevinin ortadan
kalkması doğru değil.”
şeklinde konuştu.
“TTK, Milli Eğitim’in
sadece beyni değil
mazisi.” diyen
Erdoğan, simge haline
gelmiş bir kurumun
işlevselliğini
kaybetmesine karşı
çıkıyor. Zaman zaman
kurulun işlevinde
aksaklıklar
olabileceğine değinen
Erdoğan, sözlerini
şöyle sürdürdü: “O da
kurulun
güçlendirilmesi
yoluyla giderilebilirdi.
TTK, eğitim sisteminin
meclisi gibidir.
Demokratik bir
sistemde meclisin
kapatılması ya da
işlevinin değişmesi ne
anlama gelirse Milli
Eğitim sistemi içinde
de yasama işlevi gören
TTK’nın rolünün
değişmesi veya
kapatılması aynı
anlama gelir.”
TTK’nın, kuvvetler
ayrılığı ilkesine göre
bina edildiğini
belirten İrfan Erdoğan,
tasarı yasalaşırsa
bambaşka bir işleyişin
söz konusu olacağını
şu sözlerle anlatıyor:
“Kurulun demokratik
sistemdeki karşılığı
yasamadır.
Yönetmeliklerin
geçmesinde, ders
kitaplarında,
programların
yenilenmesinde
inisiyatif sahibidir.
Bunların hepsinin göz
ardı edilmesi doğru
değil. Bakanlık
içerisinde zaman
zaman yapılacak
hatalara dikkat çekme
ve önleme gibi bir
işlevi yerine
getirmekteydi. Şimdi
ise eğer tasarı
yasalaşırsa bambaşka
bir işleyiş söz konusu
olacak ve o işleyişin
verimli olmayacağını
düşünüyorum. Milli
Eğitim sisteminde
önce kurullar kuruldu
sonra bakanlık
oluşturuldu.
Cumhuriyet
kurulurken de maarif
kongreleri toplandı,
akabinde milli eğitim
sistemi oluştu. TTK,
bu geleneğin
taçlanmış bir hali
olarak doğdu.”CİHAN
TV yayınında Mehmet
N
Barlas'a konuk olan
Enerji Bakanı Taner Yıldız,
17 Aralık operasyonu ve
sonrasında yaşananları
değerlendirdi. Yıldız,
programda çarpıcı bir
duyuma da yer verdi.
Yıldız, "Bazı arkadaşların
önemli kısmını tenzihen
söylüyorum tırnak içinde
'uzun adamın ölümünü 3
yıldan beri istiyoruz ama
hala ölmedi' dediler.
Duyunca dondum
kaldım." dedi.
İRAN VE IRAK İLE
TİCARİ İLİŞKİLER
NTV'de katıldığı
programda gündeme
ilişkin açıklamalarda
-(İsrail'le tazminat
görüşmeleri) Prensip
noktasında anlaşmamız var.
Görüşmeler Mart ayından bu
yana devam ediyor. İsrail'le
henüz imzayı atmadık.
-(Dinlemeler) Dinlemelerin
ifşa edilmesi kanuna uygun
değil. Eğer yasal dinlemerse
bunun belli süresi vardır. O
süre içinde suç teşkil eden
eylem olursa savcılık
soruşturma açar.
Soruşturmanın gizliliği
esastır. Bir gazete veya
televizyonun satıışıyla ilgili
Başbakan birileriyle
görüşüyorsa, teşvik ediyorsa
hukuki tasvibinin nasıl
yapılacağına savcılar karar
verir. Hatta gazeteler çıktı
bununla ilgili. 1.
sayfalarından yayınlıyorlar.
Bunların ilan edilmesi çok
vicdani değildir.
Cumhurbaşkanlığı
seçimlerine yaralı bir
iktidarla gitmek birilerinin
gözünü karartmıştır.CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
bulunan Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Taner
Yıldız, İran ve Irak ile olan
ticari ilişkileri anlattı. İran
ile olan doğalgaz alımına
ilişkin Yıldız, "Biz İran'ın
Halkbank'taki hesaplarına
virman yapıyoruz ve resmi
bir işlem yapıyoruz,
faturalı işlem yapıyoruz,
önceden de öyle
yapıyorduk. Bu gayet
meşru bir işlem
gayrimeşru bir işlem
yapmıyoruz. İran'dan yine
doğalgaz alıyoruz ama
altınla değil hesaplarına
dolar olarak yatıyoruz. En
uygun sistem barter
sistemdir aslında. Altınla
olan ticaret Türkiye'nin
karına oluyordu" dedi.
DİNLEMELER
Dinlemelerle ilgili
olarak da Yıldız,
"Bizim bir Yahudi'ye
iftira atma hakkımız
var mıdır? Normal bir
şey olmadığını
görüyorum. O yapının
içinde aynı sırada
oturduğum insanlar
var. Bunun haricinde
bir yapı çok farklı bir
şekilde yönlendiriyor.
Karşımızdaki
anlamaya çalışan
insanlarız ama bir zaaf
üzerinden bir şeyi
oldurmaya çalışıyorsanız
bu baksa bir şey" diye
konuştu.
"ÖLMESİNİ 3 YILDIR
BEKLİYORUZ HALA
ÖLMEDİ" DEDİLER
Her ülkeyi gezdiklerini ve
oradaki okulları ziyaret
ettiklerini belirten Bakan
Yıldız, "Her gittiğimiz
ülkede bugün
karşılaştığımız başka bir
şey, o okullardaki insanlar
değil. O arkadaşlarımızın
önemli bir kısmının da
hayret ettiği bir yapıyla
karşı karşıyayız. 'Ben
bedduayı algılayamadım'
"Biz halkımıza
güveniyoruz. Bizim
gecemiz gündüzümüz yok"
diyen Yıldız, "Konu
kendimizden daha çok
sevdiğimiz çocuklara daha
iyi bir Türkiye'yi bırakmak
adına biz buna inandığınız
için yapıyoruz" şeklinde
konuştu.HABER MERKEZİ
Kılıçdaroğlu ses kayıtları dinletecek
HP lideri Kemal Kılıçdaroğlu
geçen haftaki
açıklamasında grup
toplantısında bazı ses kayıtları
C
dinlettireceğini söylemişti.CHP
lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun
yarınki grup konuşması
öncesinde, yolsuzluklarla ilgili
olan ses kayıtlarını dinletmek
için TBMM grup toplantı
salonunda ses düzeneği
kuruldu.CHP Genel Başkanı
Canlı yayında Mehmet Baransu ile Adnan
Aybaba arasındaki kavgada hakaretler
havada uçuştu, yumruklar sıkıldı,
moderatör çaresiz kaldı
diyor. Ben de
algılayamadım. Biz
kardeşiz kardeşe beddua
edilmez. Eğer dershaneler
konu olsaydı bazı
arkadaşların önemli
kısmını tenzihen
söylüyorum tırnak içinde
'uzun adamın ölümünü 3
yıldan beri istiyoruz ama
hala ölmedi' denmezdi.
"DONDUM KALDIM"
Bunu duyduğumda
dondum kaldım. Bu
itikaden de yanlış bir
şeydir. Ben bu takdiri mi
değiştirmeyi çalışıyorum.
Bu İslami olarak da yanlış
insani olarak yanlış. Bu
arkadaşlar şu anda samimi
olduğum, 'bizim
yaptığımız is bu değil'
diyorlar" şeklinde
konuştu.
V EM'de futbol yorumculuğuna başlayan Taraf
gazetesi yazarı Mehmet Baransu programın
T
diğer yorumcusu Adnan Aybaba ile canlı yayında
birbirine girdi. Sayısız hakaretin havada uçuştuğu
programda iki defa reklam arasına gidilmesine
rağmen tansiyon düşmezken Adnan Aybaba
yayını terk etti.
Aybaba, programa getirdiği bir çantayı kameralara göstererek çantanın
içinde Baransu'yu zor durumda bırakacak ses
kayıtları belgelerin
olduğunu iddia edince
başlayan kavga stüdyoda
tozu dumana kattı. Baransu reklam arasında Aybaba'nın üstüne yürürken canlı yayında ise
ağzına geleni söyledi.
Yeni bir ses kaydı çıktı" diyen
Muharrem İnce, 'Biz' diyor 'bu
TRT 3'ü niye yasakladık' diyor.
'Meclisi görmemeleri lazım' diyor.
Başbakan'ın danışmanı söylüyor
bunu" dedi ve Meclis Başkanı
Cemil Çiçek'e seslendi...
"
CHP Grup Başkanvekili Muharrem
İnce, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'e
seslendi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem
İnce, Zonguldak'taki temasları
kapsamında Gökçebey ilçesine
bağlı Bakacakkadı beldesinde
seçim bürosunun açılışını yaptı.
İnce burada yaptığı konuşmada,
ses kayıtlarına değindi.
geçen hafta yaptığı grup
toplantısında, “Tabii, Binali
topluyor bunları. Nerede
topluyor? Ahlatlıbel’de
topluyor, PTT’nin sosyal
tesislerinde, kendisine bağlı
zaten. Salmayı yapıyor ‘Herkes
bunu ödeyecek’ diyor. ‘8 iş
adamından iki ay içinde 630
milyon dolar para vereceksiniz’
diyor. Bunlardan birisi 30
milyon dolar ödüyor ve öbürü
telefonla konuşurken söylüyor”
demişti.
"Dün yeni bir ses kaydı çıktı" diyen
İnce, 'Biz' diyor 'bu TRT 3'ü niye
yasakladık' diyor. 'Meclisi
görmemeleri lazım' diyor.
Başbakan'ın danışmanı söylüyor
bunu" dedi ve Meclis Başkanı
Cemil Çiçek'e seslendi:
"Ey Cemil Çiçek, sen yasamanın
başısın. Bak Başbakan'ın
danışmanı ne diyor. 'O meclis
televizyonunu kapattık ki millet
muhalefeti görmesin' diyor. Sen ne
anlatıyorsun millete, TRT'yle
anlaşmamız var. 'Salı, Çarşamba
ve Perşembe günleri saat 19.00'a
kadar yayın yapıyor' diyor. 'Sen
emir eri olmuşsun'. O televizyonu
aç. Mecliste ne olduğunu millet
görsün" şeklinde konuştu.
"CESUR OLACAĞIZ"
İnce ayrıca, AK Parti'nin 12 yıldır
iktidarda olduğunu belirterek
herkesin bu yerel seçimde işinin
kolay olduğunu söyledi.
"Size din iman edebiyatı yapıp
kendilerine han hamam alıyorlar"
diyen İnce, "Bu milletin gözünün
önünde oluyor. Utanmadan,
sıkılmadan televizyonlara çıkıp
'bana komplo kurdular, paralel
devlet' diyor. Yatak odalarına,
ayakkabı kutularına paraları ben
mi koydum" diye konuştu.
"Niye hakimleri, savcıları
değiştiriyorlar" diye soran
Muharrem İnce, şunları kaydetti:
"Niye 7 bin polisi değiştiriyorlar.
Niye kanunları değiştiriyorlar. İşin
ucu baş hırsıza çıkacak çünkü.
Oraya gidiyor iş. Cesur olacağız.
Çalmayacağız,
çaldırmayacağız."CİHAN
atih Altaylı,
Habertürk Yönetim
Kurulu üyesi Fatih
Saraç ile Başbakan Erdoğan arasında geçtiği
iddia edilen ses kayıtlarıyla ilgili konuştu,
medyanın baskı altında olduğunu
söyledi..
F
Habertürk Genel
Yayın Yönetmeni Fatih
Altaylı , CNN Türk'te
yayınlanan 5n1K'nın
bu haftaki konuk oldu
ve çok konuşulan ses
kayıtlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Altaylı, iktidar tarafından bütün medyaya
baskı uygulandığını
söyleyip, ses kayıtlarının ortaya çıkmasını da "Bu olay
zaten bilinen medyaya
baskının ortaya çıkmasıdır. Neil Amstrong’un aya ayak
basması gibidir." şeklinde tarif etti..
"İLK DEFA MEDYAYA
YAPILAN BASKI,
ETİYLE KEMİĞİYLE
ORTAYA ÇIKTI"
Cüneyt Özdemir ’in
sorularını cevaplayan
Fatih Altaylı, sadece
kendi yayın grubuyla
ilgili olan ses kayıtlarının servis
edilmesini garip bulduğunu söyleyerek,
"Herkes biliyor, medyada çalışan
herkesin böyle durumlarla karşılaştığı
bilinen bir gerçek. Yıllardır herkes medyaya
baskıdan bahsediyor.
Peki medyaya baskı
neydi? Nasıl yapılıyordu? İlk defa medyaya baskının etiyle
kemiğiyle ortaya çıkmasıdır bu. Benim
çalıştığım gazeteye el
konuldu. Bundan
daha büyük bir medyaya baskı olabilir
miydi. Ben o günlerde
bana baskı yapıldı, bir
danışman tarafından
dedim. Kimse yazmadı Yeni Harman
dergisi hariç. Kimsenin durumundan
benimkinden farklı olmadığı ortaya çıkacaktır. Bir baskı var ama
önemli olan şu, ben
bu baskıyı gazeteme
ne kadar yansıttım.”
diye konuştu.
"DİRENDİM İŞTE,
DEĞİŞTİRMEDİM Kİ
ANKETİ AYNEN KOYDUM"
Ses kaydı yla gündeme gelen, MHP oylarının BDP'ye
verilmiş gibi gösterilmesi şeklinde anket
ile ilgili manipülasyon
yapıldığı iddialarıyla
ilgili de konuşan Altaylı, “O anketle ilgili
bant konuşması
benim Fatih Saraç’la o
gün yapmış olduğumuz 3 ayrı konuşmanın ustalıkla
montajlanması.
Türkçe’nin akışına
uygun mu manipülasyon yapayım
sözü? Değiştireyim
derim. Şurası doğru.
Kararsızların
dağıtımıyla ilgili
konuşurum diyorum.
Tuhaf olmaz olur mu
aşırı tuhaf ama bu
benden kaynaklanmıyor. Sen de gazetecisin yaşıyorsundur.
Telefonda hı hı der
geçersin. Direndim
işte, değiştirmedim ki
aynen koydum anketi.
Hadi ben yalan
"BÜTÜN MEDYA
BASKI ALTINDA"
“Ben bırakırsam ne
olur? Ben bu çocukların ev taksitlerini
biliyorum, masraflarını biliyorum.
Benle kader birliği
yapmış 400 tane
arkadaşımın sıkıntılarını nasıl karşılayacağım? Benim yerime
Mehmet geldi. Ben bu
arkadaşla çalışmam
dedi. 400 tane onurlu,
şerefli, düzgün
gazeteci işsiz kalmayacak mı? Yoksa elbette
bırakmak kolay.
Ayrıca bırakmak istemediğimi nereden
biliyorlar? Onun da mı
kaydı var” şeklinde
veryansın eden
gazeteci Fatih Altaylı
şunları söyledi:
Altaylı: Bütün medya
havuzculara mı kalsın
“Madem ben bu kadar
uslu çocuğum neden
başbakanın uçağında
yokum. Bunu soruyor-
Aybaba'nın çantasındakileri açıklamasını isteyen
Baransu "açıklamazsan namertsin, şerefsizsin"
dedi. Aybaba'ya yönelik sözleriyle şaşkına çeviren
Baransu "ayaklarıma kapanacaksın, sana dansöz
kıyafeti giydireceğim" dedi. Israrla ve defalarca
"erkek misin sen?" diye soran Baransu "erkeksen
açıklarsın o belgeleri" dedi.
Reklam arasında stüdyoda kıyamet koptu
Adnan Aybaba ise Baransu'un "sana dansöz
kıyafeti giydireceğim" sözlerine "ben de sana
subay kıyafeti giydireceğim" sözleriyle yanıt
verdi. Moderatörün ısrarına karşın tansiyonun
düşmediği programda iki defa reklam arasına
gidilmek zorunda kalındı. Ancak reklam arasında
iyice yükselen tansiyon stüdyada fiili bir durum
yaşanmasına neden oldu. Baransu'nun Aybaba'nın üstüne yürüdüğü o anlar çarpıcı bir fotoğraf karesine yansıdı.HABER MERKEZİ
TÜ mezunu Merve, başörtülü olduğu için
Elektrik Mühendisleri Odası'na kaydolaK
madı. Bu yüzden iş kuramayan genç mühendis
isyan etti: Beyinlerin içindeki örtü hâlâ kalkmadı.
Merve Gökçen Yılmaz (23), KTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği'nden bu yıl mezun oldu.
Üniversiteyi bitirir bitirmez, iş kurmak için kolları sıvadı. Ancak odaya üye kaydını yaptırmak
zorundaydı. Çünkü bu kayıt olmadan hiçbir iş
yapamayacaktı. Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliği'ne bağlı Trabzon Elektrik
Mühendisleri Odası'na başvurdu.
FATiH ALTAYLI'NIN CANLI YAYINDA TEPESi ATTI
lar mı? Başbakan’ın
katıldığı program için
teklif benden gelmedi.
Onlardan geldi. Orada
istifa edebilirdim.
Belki de etmeliydim.
‘Herkese alkolik diyemezsiniz dedim.’ Size
oy veriyorlar bazıları
dedim. ’Bana oy veriyorlarsa alkolik
değiller’ dedi. ‘İki
ayyaş’ derken Atatürk
ve İnönü’yü mü kastediyorsunuz dedim.
‘Hayır’ dedi. Hiçbirimizin birbirimizden
farkı yok. Hepimize
baskı var. Özel sohbetlerimizde bunları birbirimize ifade etmiyor
muyuz. Medyaya
baskı nedir başka
türlü? Rica ederiz bunları kullanmaz mısınız
mı diyorlar sanıyorlardı. Ben kürsüden
fırça yerken neden
kimse arayıp sormuyordu? Ben kürsüden
fırça yiyorum suçlu
oluyorum. Telefon
dinlemelerinde baskı
yapıldığında yine
suçlu oluyorum. Bir
karar versinler. Biz
Türkiye’de inim inim
inleyen bir grubuz.
Türkiye’nin bugün
içinde bulunduğu
total rezaletin sorumlusu ben miyim? Ben
olabildiğince onurlu
bir şekilde bu gazeteyi
çıkarmaya çalışıyorum. Bugün gazetecilik onuru ayaklar
altındadır, her gün bir
yerlerden talimatlar
yağıyor. Sen her istediğini yazabiliyor
musun? HABER
MERKEZİ
Baransu'dan şaşkına çeviren ifadeler
Başörtüsüne
TMMOB
zulmü
CHP lideri, “Önümüzdeki grup
toplantısında bu konuşmaların
ses kayıtlarını sizlere
dinleteceğim. Bu sefer
yetiştiremedik, dinleteceğim
sizlere” diye de
eklemişti.CİHAN
söylüyorum. Diğer anketlerle karşılaştırsınlar. Ben eğer o ankette
değişiklik yapsaydım
bırakırdım bu işi.
Herkes biliyor kimin
neye ne kadar
direndiğini. Bugün
medyadaki herkesin
konuşmaları ortaya
dökülse ben bir yandan çok üzüleceğim
bir yandan da
sevineceğim çünkü
herkesin bunları
yaşadığı görülecek.”
ifadelerini kullandı.
9
Canlı yayında şaşkına çeviren kavga
Taner Yıldız: 3 yıldır Başbakan'ın ölmesini bekliyorlar
‘Tasfiye kanunu’ geçerse MEB denetimsiz kalacak
dershanelerle ilgili
tasarının yasalaşması
durumunda Talim ve
Terbiye Kurulu da eski
işlevini kaybedecek.
Kurulun, eğitim
politikalarında karar
alma yetkisi kalkacak.
Geçmişte kurula
başkanlık yapan Prof.
Dr. İrfan Erdoğan,
yapılacak değişiklikle
Milli Eğitim sisteminin
denetimsiz kalacağına
dikkat çekiyor.
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Arınç: Paralel
devlet soruşurması
mevcut değil
EB’deki bürokrat
M
tasfiyelerini de
kapsayan
12 ŞUBAT 2014
aşbakan Recep Tayyip
Erdoğan, İstanbul
B
Dolmabahçe'deki ofisinde
Al Jazeera'den Jamal
Elshayyal'e konuştu.
Erdoğan, yolsuzluk ve
rüşvet operasyonundan
Kürt sorununa, Gezi Parkı
eylemlerinden
cumhurbaşkanlığı
seçimlerine pek çok
konuda soruları yanıtladı.
Erdoğan, İstanbul
Dolmabahçe'deki ofisinde
Al Jazeera'den Jamal
Elshayyal'e konuştu. İşte o
röportajın ilk bölümü...
"DEVLETİN KASASI
SOYULUYOR MU
SOYULMUYOR MU?"
Al Jazeera: Hükümetinizin
ekonomik başarısının
ardında yolsuzlukla savaş
olduğunu söylediniz. Ama
Türkiye son yılların en
büyük yolsuzluk
soruşturmasıyla yüzyüze
geldi. Bakanların adı
karıştı, ayakkabı
kutusunda milyon dolarlar
bulundu, siyasiler
güçlerini kötüye
kullanmakla suçlanıyor.
Yolsuzluğa bulaşmış bir
hükümete mi başkanlık
ediyorsunuz?
Recep Tayyip Erdoğan:
Aslında şu anda
hükümetimiz art niyetlerle
hazırlanmış bir senaryoyla
karşı karşıya. Bu senaryo
ne yazık ki tamamı ile
hükümetimize bir darbe
yönelimine ait bir senaryo
ve bu senaryo tutarlı değil.
Söylenenler, iftiralar...
Hiçbirisinin devletin
kasasından alınan ve
çalınan herhangi bir şey
olmadığına kesinlikle
inancım var. Bizi şu ana
kadar başarılı bir şekilde
getiren süreç de budur.
Biz yola çıkarken bir şey
söyledik. 3 Y ile bizim
mücadelemiz olacak.
Bunun bir tanesi
yolsuzluktur, bir tanesi
yasaklardır, bir tanesi de
yoksulluktur.
Biz yolsuzluk ile vermiş
olduğumuz bu mücadele
neticesinde Türkiye’yi
milli geliri itibarı ile
ekonomik alanda birden 3
kat arttırmak suretiyle bu
noktaya getirdik. Bizim
milli gelirimiz 230 milyar
dolardı. Ama şu anda 800
milyar doları aşmış
vaziyetteyiz.
Yolsuzlukların olduğu bir
hükümet buralara gelebilir
mi?
Bir diğer çok önemli konu,
Türkiye’nin ihracatı 36
milyar dolardı. Şu anda
152 milyar dolara geldi.
Çünkü biz ihraca yönelik
bir ekonomi anlayışını
sürdürdük.
Türkiye borçlarını
ödemede iyi bir konuma
geldi. Bizim kamu net borç
stokumuz milli gelire
oranla yüzde 73’tü. 100
liranın 73 lirası borçtu. Şu
anda ise yüzde 35’e
düşmüş vaziyette.
Yolsuzlukların olduğu bir
iktidar bunu yapabilir mi?
Mesela devletin borçlanma
faizi yüzde 63’tü. Şu anda
tek haneli rakama düştü.
4,6’ya kadar düşmüştü.
Maalesef son gelişmeler
nedeniyle 10’a kadar
yükseldi. Fakat bu tekrar
inanıyorum ki daha aşağı
seviyelere düşecektir.
Tabii 2013’ün ilk 3
çeyreğinde Türkiye’nin
büyüme oranına
baktığımızda yüzde 4. Bu
önemli bir şey. Yıl sonu
itibarı ile Türkiye’nin
büyüme oranının 3,8
olarak tamamlanacağına
inanıyorum.
Dolayısıyla bizim
iktidarımız, hükümetimiz,
kesinlikle yolsuzlukların
hükümeti değildir. Bu bir
iftiradır. Bunun bedelini
bu iftirayı atanlar
ödeyeceği gibi, muhatap
olanlar da yasalar
içerisinde halleder.
Ben yolsuzluk dendiğinde
şunu anlarım; devletin
kasası soyuluyor mu
soyulmuyor mu? Ayakkabı
kutusu içerisinde söylenen
olaylar, Halk
Bankası’ndan alınan ya da
soyulan para değildir.
Bu Halk Bankası biz
iktidara gelmeden önce
görev zararı kaydeden bir
bankadır. Şu anda ise
Balkanlar'ın, Avrupa’nın
kârlı bankalarından bir
tanesidir. Bunları
görmemezlikten geliyorlar.
BDDK (Bankacılık
Düzenlememe ve
Denetleme Kurumu)
gelmiştir, incelenmiştir.
İncelemelerin neticesinde
herhangi bir sıkıntının
olmadığına dair raporunu
vermiştir.
Biz buna mı inanacağız,
yoksa iftiralara mı
inanacağız? Bizim
iftiralarla devlet yönetmek
gibi bir derdimiz yoktur.
YANLIŞ YAPANLARI
ORADA TUTMAK
ZORUNDA DEĞİLİZ
Al Jazeera: Bütün bu
yolsuzluk
soruşturmalarını
kapatmaya çalışmanın
yanı sıra davalarda önemli
rol oynayan yüksek rütbeli
polis memurlarını
görevden alarak adaletin
işlemesine de engel
olduğunuz hakkındaki
iddialara ne dersiniz?
Recep Tayyip Erdoğan:
Burada bir işbirliği var.
Yargının bir kısmıyla ne
yazık ki güvenlik
güçlerinin polis
teşkilatının bir kısmının
işbirliği söz konusu.
Bu işbirliği ile hükümete
karşı bir darbe
girişiminin içerisinde
bulundular.
Bunun adını ben paralel
yapı, paralel yapılanma,
paralel devlet olarak
koydum. Bu konu ile ilgili
olarak bu hukuk dışı
yapılanmayla da bizim
mücadele vermemiz
gerekir.Sonunda bu ülkeyi
biz yönetiyoruz. Yarın halk
bunun hesabını bize
soracak.Sıkıntı nerede,
bunu araştırmamız lazım.
Bakıyoruz ki, polisteki
hazırlanan dosyalarla
yargıdakiler birbirini
tutmuyor.Bir diğer taraftan
da gizlilik kaydı olan bu
dosyalar medyaya servis
ediliyor. Bunlar
yapılamaz.”
Görevliler Yılmaz'ın önce dilekçesini almak istemedi. Çünkü kayıt için verdiği fotoğraflar
başörtülüydü. Yılmaz'ın "Türkiye artık eski
Türkiye değil. Başörtüsü kamuda serbest" diye
ısrarı etmesi kayıt başvurusu Genel Merkez'e
gönderildi.
KARARIMIZA AYKIRI FOTOĞRAF
Merakla TMMOB'den gelecek yanıtı bekleyen
Yılmaz hüsrana uğradı. TMMOB'den gelen cevapta şu ifadeler yer alıyordu:
"TMMOB'nin 18.11.1994'de yaptığı toplantıda,
belgelere yapıştırılacak fotoğraflar, son 6 ay
içerisinde başı açık, sakalsız ve düzgün kıyafetle çekilmiş olacaktır. Bu özelliklere uyup da
tanınmayacak şekilde olan fotoğraflar kabul
edilmeyecektir. Merve Gökçen Yılmaz'ın fotoğrafları bu karara aykırıdır. Bu nedenle üyelik kaydı yapılmamıştır. Bu karara uygun
fotoğraflar gönderilmesi halinde üyelik başvurusu tekrar değerlendirilecektir. Otomasyonda
var olan fotoğraf kaydı da silinmiştir."
BEN İNSAN DEĞİL MİYİM?
Oda kaydı olmadan hiçbir özel işte çalışamayacağını kaydeden Merve Gökçen Yılmaz,
"Hükümet kamuda başörtüsü yasağını kaldırdı
ama birilerinin beyninin içindeki örtü hâlâ
kalkmadı. Başvurumdan sonra Genel Merkez'i
aramıştım. Oradaki yetkili bana, ‘Başörtülü
arkadaş siz misiniz' diye sordu. Böyle bir ötekileştirme var mı? Ben insan değil miyim? Bir
takım insanların antidemokratik tavrı nedeniyle mesleğimi yapamıyorum. Bu büyük bir
insan hakkı ihlalidir" ifadelerini kullandı.
MAKSATLARI TAMAMEN İDEOLOJİK
Başörtülü olduğu için oda tarafından üyelik
başvurusu kabul edilmeyen Merve G. Yılmaz,
"Başörtülü fotoğrafımdan beni nasıl tanıyamadılar? Ama burada maksat tamamen ideolojik. Başörtümü açıp öyle fotoğraf
çektirmememi sağlamaya çalışıyorlar.
İnancıma saygı duymayan birliğin kararını Trabzon İdare Mahkemesi'ne taşıdım dedi.CİHAN
10
12 ŞUBAT 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Etyen MAHÇUPYAN
Tarhan ERDEM
Demokrasi öncesinde bu işler böyle olur
Ne olacak?
Y
ürütme ile yargı arasındaki iktidar savaşı giderek çıplaklaştı. İki
taraf da kendi meşruiyet sınırını aşmakta tereddüt etmedi.
Yargının hükümete yönelik darbe girişimine hükümet de aynen yargıya
darbe hamlesi ile cevap verdi. Bu
arada kullanılan araçlar neredeyse
tümüyle anlamsızlaştı.
Ne yolsuzluklar ne de bazı yargı
mensuplarının görevlerini aşan
davranışları artık birincil öneme
sahip değil.
Bu tür ithamların gerçek payı
taşıdığını biliyoruz ama onların
büyük fotoğraf karşısında basit detaylar olduğu kanaati de giderek yerleşiyor.
Soru bu iktidar savaşının sonucunu
belirleyecek olan meşruiyeti nerede
aramamız gerektiği. Çünkü nihayette o meşruiyeti hakem sandalyesine oturtacağız.
Batı demokrasisi yargıyı bir ‘hakem’
olarak tasavvur eder ve işini baskı altında kalmadan yapabilmesi için de
bağımsız olmasını zorunlu kılar.
Yargı bağımsızlığının meşruiyeti ise
tarafsız olacağı varsayımından kaynaklanır. Çünkü ancak tarafsız olan
bir yargıyı bağımsız kılmak gerçekten
adil bir ‘hakem’ ortaya çıkarabilir.
Aksine tarafsız olmayan bir yargıyı
bağımsız kıldığınızda, söz konusu
yargının ideolojik ve siyasi nedenlerle alabileceği tutumlar yasama ve
yürütme üzerinde vesayet oluşturmakla kalmaz, yargının bir iktidar
alanına dönüşmesine neden olur.
Batı demokrasisi bu sorunu yargı
mensuplarının seçim yöntemi ile
büyük ölçüde çözebilmiştir. Basitçe
söylersek, çoğulcu kurumlar yaratabildiğiniz ve alınan kararları da olabildiğince nitelikli çoğunluğa bağlı
kılabildiğiniz ölçüde, yargının kendi
içinde hata düzeltme kapasitesi artar
ve topluma güven vermesi mümkün
olur. Eğer yargı içindeki atamaları ve
kariyer düzenlemelerini de bu kurala
bağlarsanız, en alt düzey
mahkemelerin bile güvenilirliği olacaktır.
Ama böyle bir sistem bile bizatihi
meşru değildir. Yargı içinde siyasetin
egemenliğinin dengeler yaratarak
törpülenmesi belirli bir nesnellik ve
adalet imkanı yaratsa da, toplum
açısından bakıldığında yargının
niçin ‘bu insanlardan’ oluştuğunun
cevabı yoktur.
Sadece bir mesleği seçmiş olmak ve
bir sınavı kazanmakla, bütün diğer
insanların kaderi üzerinde söz sahibi
olmanın anlaşılır bir mantığı olamaz.
Dolayısıyla Batı demokrasi modelinde yargı mensuplarının ‘kim’
tarafından seçildiği kritik
emindir. Ama ya böyle bir güven olmasaydı? Ya toplum yargının siyasi
bir aktör olduğunu bilerek meselelere bakıyor olsaydı?
O durumda yolsuzluk suçlamasının
ikincil konuma düşmesinden daha
doğal bir durum olamaz. Hele ortada
meselenin siyasi olduğuna dair
kanaat oluşturacak sayısız belirti
varsa, toplumun yürütme ile yargı
arasındaki iktidar savaşını
önemsemesi ve bu alanda duruş
geliştirmesi kaçınılmaz olur.
Türkiye’deki durum bu… Biz bir Batı
demokrasisi değiliz. Biz henüz
‘demokrasi öncesi’ bir noktadayız.
Yolsuzluklar demokrasilerde çok
önemlidir ama demokrasi öncesini
yaşayan toplumlarda sıradan
vakalardır.
Buna karşılık yargının tarafsız olmaması demokrasilerde düşünülemez ama bu da bizim için
alışılagelmiş bir durumdur.
önemdedir, çünkü yargının toplumla
bağını kuracak olan meşruiyetin kaynağı buradadır. Tahmin edilebileceği
gibi bütün Batı demokrasilerinde bu
seçim doğrudan veya dolaylı olarak
halkın iradesine dayandırılır.
Yani prensipte halk yargı mensuplarını seçer ve onların nesnel ve adil
davranmalarını sağlayacak mekanizmayı da belirler.
Sonuçta ne yasama ne de yürütme
yargının iç işleyişine müdahale edemez ve aldığı kararları ihlal edemez,
ama yasama yargının ‘nasıl’ oluşacağına ve çalışacağına karar verir.
Böyle bir sistemde hükümetin yolsuzluk yaptığı anlaşıldığında siyasetçilerin kaçar yeri yoktur. İstifa
müessesesi devreye girer ve eğer istifa edilmezse hükümetin meşruiyeti
hızla azalır.
Çünkü toplum yargıya güven duymaktadır ve eğer bir yanlış suçlama
varsa bunun da ortaya çıkacağından
Türkiye bugün hâlâ demokrasi olmaya uğraşıyor. Önce demokrasi olacaksınız ki, demokrasi içi ilkeler ve
temayüller geçerlilik kazansın ve
halk nezdinde anlamlı olsun.
Bunun olmazsa olmaz koşulu ise
yargının tarafsızlığını garanti eden
bir toplumsal sözleşme geliştirebilmektir. Burada kast edilen sadece
yazılı bir anayasa değil. Toplumun
birlikte yaşama iradesinin mevcudiyeti.
Eğer hâlâ kendisi için güç devşirmeye çalışan ve kimliksel farklılıklara
dayanan çeşitli cemaatlerden oluşan
bir ‘toplumsanız’, siyaset bu mücadelenin adıysa ve yargı da
siyasetin bir alanıysa, daha
demokrasi falan değilsiniz demektir.
Dolayısıyla kaçınılmaz olarak
yürütme ve yargının dışından bir
hakeme ihtiyacımız var ve
demokrasiye yönelmek istiyorsak bu
hakem kaçınılmaz olarak halkın kendisi olacak.
Zaman 21 Kasım 2013
S
andıklar açıldığında
içinde göreceğimizi, hiç
kimse değil, Erdoğan'ın
önümüzdeki iki ayda yapacakları belirleyecektir.
Son günlerde kiminle
karşılaşsam soruyor: Ne olacak? Sorulan “Ne olmalı?”,
“Ne yapmalıyız?” değildir;
gelecek aylarda “Memleketin
ne olacağı”dır.
Ben elli yıldır, bir sıkıntıyla
karşılaştığımızda, sorumlunun ne yapması gerektiği,
nerede başlayıp nerede biteceği belli olan bir çıkış yolu
bulmuşumdur. Bu kez de
aşağıda yazacağım çıkış
yolum yine var, ancak o yola
girecek olan sorumlunun son
günlerde söyledikleri pek
umut vermiyor.
Benim ‘tıkanıklık’ olarak
tanımladığım durumu
Başbakan, ‘fetret’ olarak
tanımlıyor, ikisi de ağır bir
sorunla baş başayız demektir.
Başbakan, -ki bulunduğumuz
durumdan çıkmamızın ilk sorumlusudur. “Yaşadığımız fetret gelip geçer” diyor.
Anımsattığı ‘fetret’, iki
peygamber veya hükümdar
arasında yaşanan siyasal
yönetim boşluğu anlamına
gelir. Sayın Erdoğan,
“Yaşadığımız fetret” dediğine
göre, günümüzde gördüğü fetrettir.
Peygamber arayışında bulunmadığına göre, Başbakanımız
içinde bulunduğumuz durumu herhalde ‘siyasal yönetim boşluğu’ olarak
görmektedir ve müjdeyi vermektedir: “Bu boşluk yok
olup gidecektir!” Yok olup
gideceği söylenen fetret, kim
ne yapacak da gidecek
bilmekte midir Başbakan?
Bugünkü koşullarda, gidişi
değiştirebilecek ilk kişi odur.
Başbakan, çıkış yolunu
bildiğini ve bu bildiklerini yapacağını daha açık söylemelidir. Oysa o, sanki kimsenin
bir şey yapmasına ihtiyaç
yokmuş gibi, “Yok olup gidecektir” demektedir.
Tıkanıklık gelirken, geldiğini
anlamayıp, eşikten girerken
bile izin veren Başbakan, fetretin niçin ve nasıl yok olacağını açıklamak
durumundadır.
Sayın Erdoğan’ın, karşısında
bulunduğu sorunun karakterini, kimyasını ve nereden
kaynaklandığını henüz
göremediği anlaşılıyor;
sandığa güveniyor.
Sandığın içeriği değişmez
değildir; bilindiği gibi,
saydı, gelinmezdi ama
siyasetin kanunlarına karşın
bu duruma gelinmiş olsaydı,
liderlerin adını saymayacak,
dört partinin adını yazacaktım.)
Çıkış yolunu arayalım:
Tıkanıklığın nedeni;
ekonomik ve siyasal hatalarla
doğru kabul ederek
Başbakan’ın söylediğini
tekrarlayayım, bürokrasi ve
yargının ülkenin ilerlemesini
engellemesidir.
Şimdi soralım, demokrasinin
gelişmesinde ve Kürt meselesi çözümünde adım atılsaydı bu duruma gelir
miydik?
Üç dönem yanlışlığında ısrarı
sonrasında Erdoğan,
cumhurbaşkanı adaylığıyla
iktidarını sürdürme kararı
verdi.
değişmez olan değişimdir.
Sandık açıldığında içinde
göreceğimizi, hiç kimse değil,
önümüzdeki iki ayda Erdoğan’ın yapacakları ve
konuşmaları belirleyecektir.
Erdoğan’ın tek adamlığı anlamına gelen bu karar;
2003’ten beri kuşku içinde
olanların, derin devlet
taraftarlarının, bürokrasi ve
yargıda köşe tutanların itifakını sağladı.
Dün telefonda konuştuğumuz, en az iki seçimden beri
Ak Parti’ye oy verdiğini
bildiğim bir dostum, “Ben Ak
Partiliyim, böyle giderse
sandığa gitmem” dedi.
Bu ittifakı etkisizleştirmenin
çaresi, hemen demokratik reformlara ve Kürt meselesi
çözümüne girişmek, günlük
olayları önemsemeden, on
düşünüp bir konuşmaktır.
Sandığa gitmeyerek seçime
katılımı azaltacak olanların
yanında, muhalefete oy verecek olan Ak Partililer de
vardır.
İki ayda bunların çoğu
geçilir; bir Ak Partili milletvekilinin demokratik reformlara vereceği bir oy,
onun her gün seçim için 24
saat çalışmasından daha çok
oy getirecektir.
Bunların sayısını ne Kılıçdaroğlu ne Bahçeli ne de
Demirtaş belirleyebilir;
değişimin sorumlusu Erdoğan’dır. (Konuyu
değiştirmek istemiyorum ama
araya gireceğim: Eğer ülkemizde parti içi demokrasi ol-
Bu yola girileceğinden
umudum bulunmadığı için,
herkesin birbirine sorduğu
“Ne olacak?” sorusuna da
cevap veremiyorum!
Radikal 21 Kasım 2013
Çağlayan'da taksi ve dolmuşçular gibi plaka isteyen minibüsçüler E-5 Karayolu’nu trafiğe kapattı.
Engelli vatandaşlar, otobüslerde
tekerlekli sandalyelerini şarj edebilecek
E-5'i kapatan servisçiler
trafiği felç etti
Büyükşehir Belediyesi (İBB), hizmete yeni alınan erguvan
İşarjstanbul
otobüslerde engelli vatandaşların akülü tekerlekli sandalyelerini
edebileceğini açıkladı. İBB, Mecidiyeköy - Kağıthane - Alibeyköy
– Mahmutbey metro hattı ve hizmete yeni alınan erguvan otobüsler
hakkında bilgi verdi.
İBB tarafında yapılan açıklama, "Şişli, Kağıthane, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Esenler ve Bağcılar ilçelerini birbirine bağlayacak olan
Mecidiyeköy - Kağıthane - Alibeyköy - Mahmutbey metro ağının
Mecidiyeköy’de mevcut metro istasyonuyla entegre olarak başlayarak Çağlayan, Kağıthane, Nurtepe, Alibeyköy bölgelerinden
geçerek Karadeniz Mahallesi’nde mevcut Topkapı - Edirnekapı Habibler Tramvay Hattı’na entegre olacağı ve oradan Tekstilkent,
Yüzyıl Mahallesi üzerinden devam ederek Mahmutbey’de Otogar Bağcılar Kirazlı - Mahmutbey - Başakşehir - Olimpiyatköy Metro Hattı’na da bağlanacağı ifade edildi.
Ayrıca metro hattının daha sonra Mecidiyeköy’den Beşiktaş üzerinden geçerek Kabataş’a kadar uzatılacağı." ifade edildi.ç Otobüslerle ile ilgili açıklamada, “Yeni hizmete alınan otobüslerde
akülü engelli arabaları için şarj etme üniteleri kuruldu. Engelli
vatandaş otobüste seyahate ederken akülü aracını prize takarak şarj
edebilecek.
Hizmete alınan yerli üretim 201 adet yeni otobüs ile İstanbullulara
hizmet veren çevreci, modern ve engelli vatandaşların da kullanımına uygun olan otobüslerin sayısı 973’e ulaşıyor. 201 adet son
teknoloji ürünü erguvan otobüsü İstanbul’a kazandıran İstanbul
Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Otobüs A.Ş. filosundaki otobüs
sayısını bin 500 adete çıkarmayı planlıyor.” denildi.
CİHAN
Yaşlı çiftin evine randevu telefonları yağıyor
Okmeydanı’nda faliyet gösteren bir hastane ile numaraları aynı olan Beykoz’daki bir ailenin telefonunu günde onlarca kişi arayıp randevu istiyor.
A
nadolu yakasından Avrupa
yakasındaki hastaneyi arayan
vatandaşlar alan kodunu çevirmediği
için Kalafat ailesinin telefonu hiç susmuyor.
Okmeydanı’ndaki İl Özel İdaresi Ağız
ve Diş Hastalıkları Hastanesi’nin 212
320 10 43 ile başlayan ve seri olarak
devam eden santral numarası
Anadolu yakasında oturan bir aileyi
canından bezdirdi.
İstanbul’da Anadolu ve Avrupa
yakasına ait olmak üzere iki adet alan
kodu bulunması nedeniyle Anadolu
Yakası’ndan alan kodu çevirmeden
hastaneyi aramak isteyen vatandaşlar Kalafat ailesini arıyor.
Günün her saatinde defalarca çalan
telefon yaşlı çifti de sıkıntıya sokuyor.
Zamanlarının çoğunu telefona cevap
vermekle geçiren çift, çareyi telefonu
açık bırakmakta bulmuş.
Rauf Kalafat hergün onlarca kişinin
aradığını belirtti. Telefonu açtığında
‘randevu almak istiyoruz’ denilmesinden bıktıklarını anlatan
Kalafat, “Bu durumda ‘yanlış numara’ deyip kapatıyoruz veya ‘212’yi
çevirerek arayın’ diyoruz.” dedi.
Kalafat, bu uyarıya rağmen alan ko-
dunu çevirmeden üç kez üst üste
arayanların da olduğunu kaydetti.
Bir çok kişiyle tartışma da yaşadıklarını aktaran Kalafat, “Bazen torunlarım baktıkları için randevu da
veriyor. Bazıları kibarca özür dileyip
kapatıyor ama kimileri ile tartışıyoruz.
Tekrar arayıp hakaret ve küfredenler
de oluyor. Bazen de evdeki küçük
çocuklar telefonu açtığında karşıdaki
şaşırıyor ve konuşmadan telefonu kapatıyor. 10 yaşındaki torunum telefonu açmasına rağmen randevu
isteyenler de oluyor.” diye konuştu.
Evde eşiyle kendisinin olduğu zaman
yaşlı oldukları için sürekli telefona
bakamaya yetişemediklerini belirten
Kalafat, “Bu nedenle telefonu açık
bırakıyoruz. O zaman da bizi aramak
isteyenler ulaşamıyoruz.” dedi.
Günün her saatinde telefonun
çaldığını belirten damat Alaattin
Turgut, “Bazen arayanlar bana akıl
verme diye kızıyorlar. Ben de ‘sende
akıl olsa zaten burayı aramazsın’ diye
cevap veriyorum. Bazı kişiler de özür
dileyerek kapatıyorlar. Mümkün
olduğu kadar insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
CİHAN
U
zun bir süre İstanbul
Büyükşehir Belediye
Başkanı Kadir Topbaş’ı
bekleyen minibüsçüler,
kendilerine Trafik Şube
Müdürü ve İstanbul Valisi ile
görüşme sözü verilmesinin
ardından eylemi sonlandırdı. Eylem sırasında E5'te trafik felç oldu.
İstanbul’da servis
minibüsçülüğü yapan yaklaşık 200 kişi, kendilerine
taksi ve dolmuşçular gibi
plaka verilmediği gerekçesiyle E-5 Karayolu Ankara istikameti Çağlayan
mevkisinde eylem yaptı. Kısa
bir süre ilerleyen sürücüler
kontak kapattı. Ellerinde
pankartlarla yola inen
sürücüler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir
Topbaş’ın gelmesini istedi.
Minibüsçüler 3 şeritli yolun
iki şeridini kapatırken, uzun
araç kuyrukları oluştu. Araç
kuyruğu Çağlayan'dan
Şirinevler'e kadar uzadı. Kısa
sürede olay yerine gelen
polis ekipleri minibüsçüleri
eylemlerini sonlandırmaları
için ikna etmeye çalıştı.
Trafik polisleri eylem yapan
minibüsçülerin plakalarını
tespit etti. Yaklaşık 2 saat
eylemlerini sürdüren
minibüsçüler İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli
Trafik Şube Müdürü ile
görüşme randevusu aldıktan
sonra eylemlerine son verdi.
Eylemcilerin İstanbul Valisi
Hüseyin Avni Mutlu ile de
görüşeceği öğrenildi.
Plakalarının cezai işlem için
polisler tarafından alındığını
öğrenen minibüsçüler kendilerine ceza yazılmamasını
istedi. Kendilerinin korsan
konumuna düştüğünü belirten servis minibüsü işi
yapan Remzi Öner, “Bir yasa
düzenlediler. Bize ‘Bir yasa
çıkana kadar, bu yasa geçerli
olur.’ dediler. Bizim
arkadaşlarımız ceza yiyor,
araçlarımızı bağlıyorlar. Taksiciler için bir korsan yasası
çıkardılar. Ancak bizim için
yasa çıkarmadılar. Bu insanların haklarını vermezseniz,
daha da ileri giderler. Sadece
hakkımızı istiyoruz.” dedi.
Servis minibüslerine plaka
istediklerini kaydeden şoför
Selim Sezer ise, “İstanbul
haricinde, Türkiye’nin 27
ilinde plakalar donduruldu.
İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’ne başvurduğumuz zaman ‘Sizin böyle bir
hakkınız yok.’ diyorlar.” diye
konuştu.
CİHAN
12 ŞUBAT 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Öğrenci ve öğretmenler zorlu
eğitim dönemine başladı
Ege Üniversitesi Aliağa
Meslek Yüksekokulu kuruldu
Cumhuriyet Üniversitesi 40. yılını kutluyor
Cumhuriyet Üniversitesi 40. kuruluş yıldönümünü kutluyor. Rektör Prof.Dr. Faruk
Kocacık, 40. yıl nedeniyle 40 projeyi hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.
Nüfusu 80 bini geçen, Türkiye’nin en büyük sanayi ve ticaret şehirlerinden İzmir'in Aliağa ilçesi, müstakil bir meslek yüksekokuluna kavuştu.
ge Üniversitesi (EÜ) Senatosu'nun kararı ve rektörlüğün
E
başvurusu üzerine YÖK, Aliağa
Meslek Yüksekokulu’nun kuruluşuna onay verdi. Aliağa’da halen
EÜ Bergama Meslek Yüksekokulu’na bağlı yedi bölümdeki eğitimler, Ekim 2014’ten itibaren Aliağa
Meslek Yüksekokulu adı altında
verilmeye başlanacak.
Aliağa’nın bir sanayi şehri olması
sebebiyle yakın gelecekte “Aliağa
Teknik Bilimler Yüksekokulu'na
dönüştürülmesi için çalışmalar
sürüyor. Aliağa Belediye Başkanı
Ömer Turgut Oğuz, yaptığı açıklamada YÖK’ün aldığı kararı uzun
zamandır beklediklerini belirterek,
“Aliağamız çok hızlı büyüyen, çok
önemli bir sanayi ve ticaret kenti.
Aliağa Belediyesi tarafından otogar
olarak yapılan bina, protokolle
üniversiteye verilerek yerleşkeye
dönüştürüldü. 2007-2008 öğretim
yılında EÜ Bergama Meslek Yüksekokulu Aliağa Yerleşkesi'nde
eğitim başladı. Halen Kimya,
Makine ve Elektrik branşlarının
örgün ve 2. öğretim olarak altı
bölümüyle Metalurji örgün eğitimi
veriliyor. Meslek yüksekokulunun,
Burada sanayiye nitelikli eleman
yetiştirecek yüksekokula, hattâ
fakülteye ihtiyaç vardı. Aliağa
Meslek Yüksekokulu’nun kurulması, Aliağa’da sanayi sektörlerinin ihtiyaç duyacağı, üniversite
sanayi işbirliğinde teknik eleman
yetiştirilmesi için önemli bir
adımdır. Bu adımla üniversite
sanayi işbirliği de gelişecektir.”
CİHAN
dedi.
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
11
K
ocacık, 50 öğrenciyle eğitime
başlayan üniversitenin
bugün 16 fakülte ve 45 bini aşan
öğrenci sayısı ile Türkiye’nin
bütün renk ve eğilimlerinin temsil
edildiği, bilimin ışığında yürüyen,
sürekli gelişen ve daima daha
iyiyi arayanların eseri olduğunu
ifade etti. Üniversitenin 40.
yıldönümü nedeniyle Rektör Prof.
Dr. Faruk Kocacık Atatürk anıtına
çelenk sundu. Rektör Yardımcıları, Dekanlar ve Öğretim
üyelerinin de katıldığı törende
anıta çelenk sunulması ile saygı
duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından konuşan Rektör Faruk Kocacık, Bundan 40 yıl
önce 9 Şubat 1974 tarihinde kurulan Cumhuriyet Üniversitesi’nin
bugün 16 Fakülte, 5 Yüksekokul, 1
Konservatuar, 4 Enstitü ve 13
Meslek Yüksek Okulu ile Yaklaşık
45 bin öğrencisi, 3 Bin 332
akademik ve idari personeli ile
köklü üniversitelerden birisi haline geldiğini söyledi. Dönemin
Başbakanı Süleyman Demirel
tarafından temeli atılan üniversitenin 50 öğrenciyle Tıp Fakültesi
olarak hizmete başladığını
söyleyen Kocacık, Cumhuriyet
Üniversitesinin gösterdiği gelişim,
yetiştirdiği öğrencileriyle sağlıktan, eğitime, sosyal bilimlerden
mühendisliğe kadar her alanda
öncülük ettiğini ve öncülük etmeye de devam edeceğini ifade etti.
Üniversitenin Erasmus, Mevlana
ve Farabi etkinlikleri, Teknoparkı
TÜBİTAK projelerinden yararlanma oranları, bilimsel yayınlarıyla bölgenin gurur kaynağı
haline geldiğini kaydeden Rektör
Kocacık, şöyle devam etti: "Bilimsel araştırma faaliyetlerindeki
performansı ile üniversitemiz
TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri başta olmak üzere uluslararası araştırma fonlarından
ciddi paylar almaya başlamıştır.
Öğretim üyelerimizin başarıları
uluslararası bilimsel yayınları ve
aldıkları ödüller ile kanıtlanmaktadır. Öğretim elemanlarımızın bu
başarılarının artarak devam
etmesi yönünde gereken her türlü
destek üniversitemiz tarafından
verilecektir." Cumhuriyet Üniversitesi'nin kurulmasına emek
veren 4 Eylül Üniversitesi kurma
koruma ve yaşatma mensupları
ile destek verenlere teşekkür eden
Rektör Kocacık, "Üniversitenin
binlerce yıllık geçmişe sahip bir
kültür mozaiği olan,
Cumhuriyetin temellerinin
atıldığı Sivas’ta Türkiye’nin bütün
renk ve eğilimlerinin temsil
edildiği, bilimin ışığında yürüyen
üst düzey bilgi ve tecrübeleriyle
donanmış kendine güvenen sorumluluk sahibi sürekli gelişen ve
daima daha iyiyi arayan, gönüllü
olarak emeklerini bir araya getirenlerin eseridir." şeklinde
konuştu. Rektör Prof. Dr. Faruk
Kocacık, 40. kuruluş yıldönümü
nedeniyle gerçekleştirmeyi planladıkları 40 proje ile birlik ve beraberlik temalarının ön planda
olduğu sevgi şöleni içinde etkinlikler yapacaklarını etkinlerin sözlerine ekledi.
CİHAN
arıyıl tatili sona erdi, 2013-2014
Y
eğitim yılının ikinci dönemi
başladı. İkinci yarıyıl, hem öğrenciler hem de eğitimciler için zorlu
geçecek. Öğrenciler merkezi sınavlarda ter dökecek, eğitimciler
ise tasfiye operasyonuna maruz
kalacak.
24 Ocak'tan bu yana toplam 16
gün tatil yapan yaklaşık 17 milyon
öğrenci, ders başı yaptı. İkinci
yarı yıl 13 Haziran'da sona erecek.
İkinci yarıyılda anasınıfı ve
ilkokul öğrencilerine her hafta
pazartesi, çarşamba ve cuma günleri süt dağıtılacak.
İkinci yarıyılın, hem öğrenciler
hem de eğitimciler için zorlu bir
dönem olması bekleniyor. Öğrenciler merkezi sınavlarda ter dökerken eğitimciler dershaneleri
kapatan yasa tasarısıyla ilgili
gelişmelere kilitlenecek.
Söz konusu yasa çalışması ile
büyük bir tasfiye operasyonu
yapılması, bakanlıktaki tüm üst
düzey bürokratların görevden
alınması, bütün il milli eğitim
müdürleri ile görev süresi 4 yılı
geçen okul müdürleri ve müdür
yardımcılarının görevine son verilmesi bekleniyor. Tasarının
yasalaşması halinde 100 bin okul
yöneticisinin görevinin biteceği
ifade ediliyor.
CİHAN
YÖK Amasya Üniversitesi'nin yeni lisans programlarını onayladı
F
en Bilimleri Enstitüsü bünyesinde
bulunan Fizik ve Biyoloji
Doktora ve Sosyal Bilimler Enstitüsü İlköğretim
Sosyal Bilgiler Eğitimi ve
Tarih yüksek lisans programlarına öğrenci
alımına onay verildi.
Konu hakkında açıklama
yapan Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Metin Orbay, YÖK'ün
öğretim üyesi sayısı,
öğretim üyesi başına
düşen ders sayısı, laboratuvar şartlarında son
dönemdeki düzenlemeler gibi kriterleri
dikkate alarak verdiği
karardan memnun
olduklarını söyledi.
Amasya Üniversitesi'nde 2011
yılında faal hale
gelen Fen ve
Sosyal Bilimler
enstitüleri lisansüstü programlara yenileri
eklenmeye
devam ediyor.
Orbay, “Programlardaki temel hedefimiz
bilginin araştırma
yoluyla geliştirilmesi,
bilimsel çalışmalardan elde edilen veriler ışığında bilginin
toplumsal faydaya
dönüşerek yayılması,
sürdürülen akademik
faaliyetlerle
yaşadığımız çağın
sorunlarına çözümler
üretecek yeni nesil
bilim insanlarını
yetiştirmektir. İlerleyen dönemlerde
özellikle akademik
kadrolarımızdaki
öğretim üyesi
sayısına, laboratuvar
imkanlarına, öğretim
üyesi başına düşen ders
yükü sayısına paralel
olarak, YÖK lisansüstü
eğitim kriterleri dikkate
alınarak yeni programlar
için gerekli müracaatlar
yapılacaktır. Aynı zamanda diğer üniversitelerle ortaklaşa lisansüstü
program açma noktasında ilgili bölümlerden
gelecek talepler ilgili kurullarınca değerlendirilecek, gerekli yazışmalar ve
onaylardan sonra programlar açılabilecektir."
CİHAN
dedi.
12
12 ŞUBAT 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Tetanoz aşısı 10 yılda
bir tekrarlanmalı
T
etanoz sadece paslı çividen
geçmez, herkes tetanoz riskine
açıktır. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve
Enfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK)
Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr.
Funda Timurkaynak, "Toprağın,
tozun bulaştığı her yaralanma, bizi
bu hastalığa götürebilir. Bu yüzden
herkesin 10 yılda bir tetanos aşısı
olması gerekir" dedi.
Timurkaynak, bir programa katılmak üzere geldiği Eskişehir'de yaptığı açıklamada, KLİMİK
Derneği'nin 1986 yılında kurulduğunu ve erişkin aşılaması üzerinde önemle durduklarını
belirterek, rutin bir yasal düzenlemesi ve zorunluluğu bulunmayan
erişkin aşılaması konusunda enfeksiyon hastalıkları uzmanları olarak
duyarlılık oluşturmaya çalıştıklarını anlattı.
YETİŞKİNLERDE AŞILANMALI
"Çocuklarımız kadar kendi aşılanmamıza da özen göstermeliyiz"
diyen Timurkaynak, erişkinlerde,
özellikle risk grubunda bulunan 50
yaş üzerindekiler, gebeler, şeker,
kalp, kronik akciğer hastaları ve
organ nakli olan kişilerin, grip ve
zatürre aşılarını yaptırmaları gerektiğini belirterek, Hepatit A-B ve
tetanoz aşılarının da ihmal
edilmemesi gereken aşılar
olduğunu ifade etti.
Kasların sürekli ağrılı bir şekilde
kasılmasıyla kendini gösteren ve
ölümcül olabilen bir hastalık olan
tetanoza karşı aşının en son ilkokul
eğitimi sırasında yapıldığını anımsatan Timurkaynak, şöyle konuştu:
"Tetanoz mikrobunun sporları
havasız, tozlu ortamda ve toprakta
bulunuyor.
Örneğin kişiler, depremde göçük
altında kalmak, trafik kazasında
araçtan fırlayarak, toprakta yuvarlanmak, inşaattan düşmek ya da
toprakla uğraşırken elini kesmek
suretiyle toprağın içindeki tetanoz
bakterisinin sporlarını alabilirler.
GEÇ KALMAK KÖTÜ SONUÇLAR
DOĞURUYOR
Hastalığın tedavisi erken dönemde
daha yüz güldürücü olmakla birlikte, kas gücünün yerine
gelebilmesi için tedavi süresi 6
aydan uzun sürebilir. Kişiler bu
süre sonunda tamamen iyileşebilir
ya da solunum cihazına bağlı kalabilir.
Hastanın tedavisinde geç kalınması
durumunda ise maalesef ölümle de
sonuçlanabilir. Tüm bunların
yaşanmaması için aşılamaya önem
göstermemiz gerekiyor.
Çoğu vatandaşımızın düşündüğü
gibi tetanoz sadece paslı çividen
geçmez, herkes tetanoz riskine
açıktır. Toprağın, tozun bulaştığı
her yaralanma, bizi bu hastalığa
götürebilir. Bu yüzden herkesin 10
yılda bir tetanoz aşısı olması
gerekir."
Özellikle kadınların söz konusu
aşıyı yaptırmalarının bebeklerinin
sağlıkları için de önemli olduğunu
dile getiren Timurkaynak, temiz olmayan, kirli bir ortamda doğum
gerçekleştirilmek zorunda kalındığı
takdirde, bebeğin tetanoz
mikrobuna maruz kalabileceğini ve
anneden geçen antikorlar olmadığında korunamayacağını vurguladı.
Ve re m
hastalığının
tedavisi
6 ayd ı r
Y
ozgat’ın Sarıkaya Devlet
Hastanesi İç Hastalıkları
Uzmanı Dr. Erkan Dulkadiroğlu, verem hastalığının bulaşıcı bir hastalık oduğunu
belirterek, tedavi sürecinin 6 ay
olduğunu söyledi.
Dr. Erkan Dulkadiroğlu, verem
hastalığı ve bu hastalıktan korunma yollarını anlattı. Dulkadiroğlu, "Verem hastalığı
tüberküloz dediğimiz bir bulaşan hastalıktır.
Bu hastalık havada asılı kalan
basılı damlacık yoluyla bulaşır.
Hasta insanların genelde öksürmesi, hapşurması sırasında
havaya bazı aurason damlacıklar çıkar bu damlacıklar havada
asılı kalır ve solunum yoluyla
alınmasında bulaşır. İlk bulaşım yeri akciğerdir, ancak tu-
tunum yeri beyinden kemiklere, böbreklere kadar her türlü
organda görülebilir." dedi.
Hastalığın tedavisi ortalama 6
aydır. Verilen tedavide önemli
olan tedaviye uyumdur.
Verem hastalığından korunmak
için önce hastalıklı bireylerin
tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Dulkadiroğlu, şunları
söyledi:
Genelde pek çok ilimizde artık
aile hekimlerimiz ve dispanserleri tarafından bu hastalar
takip edilmektedir. Hastaya
özellikle ilaçları düzenli olarak
içirilir.
"Hastalıklı bireylerin tesbiti
genelde kırgınlık yorgunluk
balgamlı öksürük gece terlemesi özellikle akşam üzeri
çıkan ateşlenme olarak gözlenir.
Hastanemize gelen vatandaşlarımızdan bu belirtileri olabilecek kişileri ilde bulunan
verem savaş dispanserlerine
gönderiyoruz.
Bu tip şikayetleri olan hastaların her ilimizde bulunan
verem savaş dispanserlerine
başvurmaları gerekir. Burada
yapılan taramalarla ancak tanı
konur, kesin tanısı da balgamda basilin gözükmesidir.
Orada tarama yapılan hastalarımız oluyor, bu hastaların tedavisi genelde verem savaş
dispanserinde yapılır." Verem
hastalığına yakalanmamak için
öncelikle dengeli ve dikkatli
beslenmek gerektiğine dikkat
ENFEKSİYONA YAKALANMADAN,
UZMANA BAŞVURUN
çeken Dulkadiroğlu, şu bilgileri
verdi: "Bütün hastalıklarda
olduğu gibi hasta bireylerden
mümkün olduğu kadar uzak
durmak gerekir.
Hasta bireylerin maske kullanarak çevreye airebision
damlacıkları salmaması
gerekir. Verem hastalığı
konusunda genelde yanlış bir
bilgi vardır; çatal, kaşık, bardak
ayırt etmek gibi bu hastalık bu
tip şeylerle bulaşmaz, bulaşma
genelde solunum yoluyla olur.
Riskli bireyler genelde şeker
hastaları, böbrek hastaları,
kanser hastalıkları olanlar, çok
yaşlılar ve 5 yaş altı çocuklar,
beslenmesi düzenli olmayan
kişilerdir. Özellikle bunları korumaya dikkat etmek lazım."
CİHAN
Yaşlı diyabet hastalarında daha önemli
Kişilerin, yurtdışı seyahatleri
öncesinde, gidecekleri ülkelerdeki
hastalıklarla ilgili bilgi almasının
önemine değinen Timurkaynak,
"Gerek yurtdışı gerek yurtiçi seyahatlerinizde de o bölgeye özel,
hangi mikroplara karşı korunmanız
gerektiğini bilen hekimler, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarıdır.
iyabet hastası yaşlılarda yürüyüşün
önemine dikkat çeken Üsküdar
D
Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek
Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Gülten
Kaptan, bu hastalarda hareketsizliğin,
kalp ve damar yapısını daha fazla olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
“Yaşlı ve diyabetli olmak, ağır egzersizlerin yapılmamasını gerektirir” diyen
Prof. Kaptan, kasları ve bedeni zorlamadan yapılan sağlıklı yürüyüşler ile
yaşam kalitesinin artabileceğine vurgu
yaptı, bu yürüyüşlerin sağlayacağı
yararları sıraladı: Yavaş, uzun
yürüyüşler, ağızdan alınan şeker
ilaçlarının miktarını azaltır, az ilaç kullanılmış olur. Kan şekerini daha dikkatli
takip edilir. Kanda kötü yağların miktarı
azalır. Kilo kontrolünü kolaylaşır. Kan
dolaşımı hızlanır, enerji artar, kişi kendisini daha mutlu hisseder.
Sadece ateşiniz çıktığında, enfeksiyon geliştiğinde değil, korunmak
ve önlem almak için de enfeksiyon
uzmanlarına başvurmalısınız" diye
konuştu.
Son günlerde yaşanan H3N2
virüsünün neden olduğu grip salgınıyla ilgili değerlendirmede bulunan Timurkaynak, panik yapılacak
bir durumun olmadığını, her yıl
yaşanan grip salgınlarından biri
olduğunu da sözlerine ekledi. AA
- Stres azalır ve gevşeme sağlanır.
YÜRÜYÜŞ YAPARKEN DİKKAT
EDİLMESİ GEREKENLER
Prof. Kaptan yürüyüş öncesi ve
yürüyüşte özen gösterilmesi gereken
konuları da şöyle anlattı: Ayaklarınıza
özel ilgi gösterin. Yumuşak, ayağınızı
tam saran, terletmeyen spor
ayakkabıları giyinin. Ayağınızdaki teri
emen pamuklu, yünlü çoraplar giyinin.
Yürüyüş öncesi ve sonrası ayaklarınızı,
çizik, darbe, kızarıklık yönünden kontrol edin. Ayaklarınızın altına bir ayna
ile bakarak, ayakaltını mutlaka kontrol
edin. Yürüyüş öncesi ve sonrası, uygun
beslenerek, kan şeker dengenizi kontrol
edin. Şeker ilaçlarınızı düzenli kullanın.
Susuz kalmamak için yürüyüş öncesi ve
sonrası su içmeye özen gösterin.
AA
Türkiye'de Şubat ayının ortasında bahar havası yaşanacak. Mısır üzerinden gelecek sıcak hava dalgası sıcaklıkları 20 dereceye kadar çıkaracak ancak lodos beraberinde çöl tozu da getirecek. Perşembe ve
Cuma günleri ise yağış geçişleriyle birlikte sıcaklıkta yine düşüş var.
İstanbul'a tam bir bahar havası geliyor, sıcaklık lodosla 17-18 dereceye çıkıyor, Çarşamba günü ise 20 derece. Ankara
da hızlı ısınacak, 15 derece. İzmir 20 derece, Bursa 19, Adana 18 dereceye çıkıyor. Marmara'da sıcak esecek lodosun etkisiyle 2 gün hava Şubat ayına göre çok sıcak olacak. 20 dereceye yaklaşacak sıcaklık, Çarşamba Sakarya'da 22 derece.
Perşembe ise yağmur var.
İç Anadolu'da da hava çok ısınıyor, önce 15 dereceye yükselecek sıcaklık, Çarşamba günü ise Eskişehir'de 19, Kayseri'de 16 derece. Yağmur ise Perşembe akşamı geliyor. Ege sahillerinde lodos sert ama ılık esecek. Güneşle birlikte sıcaklıklar 20-22 dereceleri bulucak. Perşembe ise yağmur geliyor. Akdeniz bol güneşle birlikte 20 derece, Çarşamba
hava çok daha ılık, rüzgar gece bile üşütmeyecek.
Perşembe ise Antalya'ya yağmur geliyor. Güneydoğu'da hava açık, sıcaklık 3 günü içinde 15 dereceyi geçecek. Doğu
Anadolu'da Erzurum-Kars arasında hafif kar yağışı bekleniyor, gece Erzurum -12, Kars ve Ağrı -20 derece, sonraki günlerde sıcaklık da yükselme var. Karadeniz'deki sıcaklık artışı Çarşamba ve Perşembe günü daha fazla hissedilecek.
Salı günü Bolu 15, Samsun 18 derece, sonrasında ise 20'leri bulacak.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
12 Şubat Çarşamba
20
Rüzgar
14
9
Bugün
12 Şubat Çarşamba
Nem
%63
18
Rüzgar
13
-1
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
12 Şubat Çarşamba
Nem
% 76
22
Rüzgar
22
13
Bugün
12 Şubat Çarşamba
Nem
% 96
19
Rüzgar
20
9
Nem
% 72
12 ŞUBAT 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
13
Araştırmacıların
'Yanık Ülke' heyecanı
Türkiye'nin ilk "Avrupa ve UNESCO Jeoparkı" ilan edilen Kula Volkanik Jeoparkı'na ziyaretçi ilgisi artıyor.
Ö
zellikle akademisyen ve
üniversite öğrencilerinden oluşan gruplar,
Antik Çağ'da "Yanık ülke"
olarak adlandırılan bölgede
volkan konisi, peri bacaları,
karstik mağaralar, kanyonlar
ve kaya mezarlarını yakından görme imkanı buluyor.
Kula Volkanik Jeopark Koordinatörü Erda Gümüş, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, jeoparkı 3 aydan bu
yana 700 kişinin ziyaret ettiğini söyledi.
Antik Çağ coğrafyacısı Strabon'un "Geographika" eserinde
"Katakekaumene-Yanık
Ülke" olarak tanımladığı ve
yaklaşık 300 kilometrekarelik alanıyla içinde 80'den
fazla volkan konisi, peri bacaları, karstik mağaralar,
kanyonlar, kaya mezarları,
taş köprüler, tarihi evlerinin
yanı sıra pek çok jeolojik jeomorfolojik ve doğal mirası
bünyesinde barındıran
Türkiye'nin tek jeopark
alanına gelenlerin ilk olarak
ziyaretçi merkezinde bilgi
aldıklarını daha sonra belirlenen güzergahlarda
gezinerek bölgeyi tanıma fır-
satı bulduğunu kaydeden
Gümüş, ziyaretçi sayısının
bahar ve yaz aylarında artacağını düşündüklerini kaydetti.
Kula Volkanik Jeoparkı'nın
dünyanın en önemli 100
jeopark alanından birisi
olduğunu vurulayan Gümüş,
"2013 Eylül ayında İtalya'da
düzenlenen törenle Kula
Volkanik Jeopark'ı
Türkiye'nin ilk ve tek Avrupa
ve UNESCO Global Jeoparkı
ilan edildi.
Bunun ardından bölgeye ziyaretçi ilgisi artmaya başladı.
Kula Belediyesi'nin
katkılarıyla rehberli turlar
başlattık. Son üç ayda
Türkiye'nin çok değişik illerinden 700 kişi jeopark
alanını gezdi" diye konuştu.
Akademisyen ve üniversite
öğrencilerinin bölgeye daha
çok ilgi gösterdiğini ifade
eden Gümüş şunları söyledi:
"Bahar ve yaz aylarında ziyaretçi sayısının katlanarak
artacağını düşünüyoruz.
İlk yıl sonunda 10 bin ikinci
yıl ise 50 bin ziyaretçi hedefine ulaşmak istiyoruz.
Çünkü bölge çok önemli jeolojik, jeomorfolojik, doğal
ve kültürel mirası
bünyesinde barındırıyor.
Ancak turizm için yatak kapasitesini artırmaları gerekli.
Bunun için de çalışmalara
başladı. Jeopark alanında
bazı fiziki düzenlemeler
yapılıyor"
Jeopark Nedir?
Jeopark, içinde estetik,
nadirlik ve bilimsel değerleri
bakımından yerel veya uluslararası öneme sahip üstün
nitelikli yer mirası öğelerinin
bulunduğu sürdürülebilir bir
yönetime ve yerel kalkınma
programına sahip, sınırları
belirli ulusal koruma alanlar
olarak tanımlanıyor.
bin 500 yıllık parçalanmış
kafatasına "3D teknolojisi" ile yeni yüz yapıldı. Bursa'da 8 bin 500 yıllık Akçalar
Mevkii'ndeki Aktopraklık
Höyüğü'ndeki kazı çalışmalarında bulunan ve
işkenceyle öldürüldüğü saptanan kadına ait parçalanmış
kafatası Denizli'de birleştirilirken, "3D teknolojisi" ile
yeni yüz yapıldı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin de destek verdiği 8 bin
500 yıllık Aktopraklık
Höyüğü'ndeki kazı çalışmaları İstanbul Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi Doç.Dr. Necmi Karul
başkanlığında
sürdürülürken, önemli bulgular elde edildi.
Bursa'nın yanı sıra Anadolu'nun tarihine de ışık tutan
kazı çalışmalarında 3 yıl önce
bulunan yetişkin erkek ve
kadın ile çocuğa ait iskeletlerin, domuz bağıyla
bağlanıp, işkenceyle
öldürüldüğü saptandı.
"AVRUPA’YA GÖÇ EDENLERİN ATALARINA AİT
KAFATASI"
İskeletlerin parçalanmış kafa
tasları 3 ay önce Denizli'ye
gönderildi. Pamukkale
Üniversitesi Tıp Fakültesi
öğretim üyesi Doç.Dr. Bora
Boz'un yürüttüğü proje kapsamında iskeletlere yeni yüz
yapılması için çalışma
başlatıldı.
PAÜ Tıp Fakültesi öğretim
üyesi anatomi uzmanı
Doç.Dr. Mehmet Bülent
Özdemir, parçalı olan kafa
kemiklerini bütün haline getirdi.
Yeniden yüz oluşturulması
için parametreleri belirledi.
PAÜ Teknokent'te Ar-Ge çalışmaları yapan Elektrik-Elektronik Yüksek Mühendisi Ali
Boz, da 3D teknolojisini kullanarak kadına ait olan kafatasına yüz yaptı.
Yüksek Mühendis Boz, şöyle
konuştu:"Anadolu insanının
doku yüz kalınlıklarının dataları kullanarak kemiklerin üzerinde yüzlendirme yaptık.
Pamukkale Üniversitesi
Teknopark'taki firmamızda
3D teknolojisini kullanarak
mataryellere zarar vermeden
yüzlendirme yapabiliyoruz.
Tarihçiler, 8 bin yıllık iskeletlerin, Avrupa göç edenlerin
atalarına ait olduğunu
söylüyor. Bizim yüzünü yaptığımız kadına, 'Avrupa'nın
atalarından biri' diyebiliriz."
: 21
: 3. adım 189.511,00-1.447.479,00
HASTANEMİZ 2014 MALİ YILI 1 KISIM TIBBİ CİHAZ ALIMI
Avrupa'da 2000 yılında doğmuş yeni bir doğa koruma ve
alan yönetimi kavramı olan
jeoparkların sayıları, 2004
yılında UNESCO himayesine
girip kısa sürede kabul görüp
yaygınlaşmalarıyla 2013 yılı
itibarıyla Avrupa'da 58'e,
dünya genelinde 100'e ulaştı.
Jeoparkların eğitim, koruma
ve jeoturizm olmak üzere üç
temel hedefi bulunuyor.
AA
8 bin yıllık
kafatasına yeni yüz
8
Süre ve Yaklaşık Maliyet Bilgileri
İlan Süresi
İlan Süresi İçin Yaklaşık Maliyet
"ARKEOPARKSERGİLENECEK"
Kardeşi Ali Boz ile yer aldığı
projenin yürütücüsü Doç. Dr.
Bora Boz ise, Bursa Aktopraklık Höyüğü Kazı Heyeti
Başkanı Doç.Dr. Necmi Karul
ile yaptıkları görüşmede, yüzlendirme yaptıkları kadının
çene kemiğinin geniş
olduğunu, bunun normal
değer olmadığını söylediklerini anlattı.
Doç.Dr. Boz, şöyle dedi:
"Çünkü, bir kadına göre çene
kemiği oldukça genişti.
Necmi Karul, 8 bin yıl önce
bu insanların sepetçilik yaptığını, sepet yaparken sürekli
ağız kısmını kullandıkları
için, çenelerinin güçlü
olduğunu söyledi.
Bizim Denizli'ye getirdiğimiz
üç kafatası bir erkek, bir
kadın ve bir çocuğa ait. Üçü
de domuz bağıyla bağlanıp,
infaz edilmiş. Bu insanlar
kurban edilmişte olabilir.
Kazı bölgesinde antropolojik
çalışmaların yanı sıra DNA
araştırmaları da devam ederken, biz de Denizli'de
etlendirme ve yüzlendirme
çalışmalarını sürdüreceğiz.
Yüzler bittiğinde Arkeopark
alanında sergilenecek." AA
EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OKMEYDANI SAĞLIK BAKANLIĞI
TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU
Hastanemiz 2014 Mali Yılı 1 Kısım Tıbbi Cihaz Alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale
edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/14071
1- İdarenin
a) Adresi
: DARÜLACEZE CADDESİ NO:25 OKMEYDANI-ŞİŞLİ/İSTANBUL
b) Telefon ve faks numarası
: 212 3145534-212 2217703
c) Elektronik posta adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi (varsa)
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP
2- İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
: Hastanemiz 2014 Mali Yılı 1 Kısım Tıbbi Cihaz Alımı. Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale
dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir
b) Teslim yeri
: Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ayniyat Birimi
c) Teslim tarihi
: Sözleşmenin imzalanmasını müteakip en geç 20 (Yirmi) ztakvim günü içinde mal çalışır halde
eksiksiz teslim edilecektir. İhale sonucu uhdesinde kalan mallarla ilgili yükleniciyle yapılan
sözleşme neticesinde malın tesliminden önce, yüklenici ihalede beyan ettiği tüm belge ve kriterlere
uygun olmak kaydıyla ihale konusu işin teslimat programı ile sözleşme tasarısına; 4734 sayılı Kamu
İhale Kanununa göre yapılan ihalelere ilişkin denetim, muayene kabul yönetmelik hükümlerine;
4735 sayılı kamu sözleşmeleri kanununa uygun olarak idare tarafından belirlenecek yerlere mesai
saatleri içerisinde malın kurulumu, montajı yapılıp ürünle ilgili gerekli eğitim verildikten sonra
ürün çalışır hale getirildiğinde mal teslim edilmiş olup muayene işlemlerine başlanacaktır.
Yüklenici, Muayene ve Kabul aşamasında istenilen tüm bilgi ve belgeleri Muayene Komisyon
Başkanlığına teslim edecektir
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi A Poliklinik Binası Satınalma Birimi Darülaceze Cad.
No:25 Şişli/İstanbul
b) Tarihi ve saati
: 07.03.2014-10.00
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına
ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin
içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri
belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin
tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği idari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgeler:
a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler,
b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge veya belgeler,
c) Türkiye'de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerden biriyle birlikte sunduğu serbest bölge faaliyet belgesi.
İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunması yeterli kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu
aşağıdaki belgeler ile tevsik edilir.
a) İstekli adına düzenlenen sanayi sicil belgesi,
b) İsteklinin üyesi olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenen kapasite raporu,
c) İsteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenen imalat yeterlilik belgesi,
ç) İsteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenmiş ve teklif ettiği mala ilişkin yerli malı belgesi,
d) Tıbbı Cihaz Üreticisi OEM (Original Equipment Manafacturer-Orijinal Malzeme Üreticisi) tarzı ürün ürettirmek suretiyle üretici niteliğini
kazanmış ise bu üretime ilişkin sözleşme,
e) Aday veya isteklinin alım konusu malı ürettiğine ilişkin olarak ilgili mevzuat uyarınca yetkili kurum veya kuruluşlarca düzenlenen ve
aday veya isteklinin üretici veya imalatçı olduğunu gösteren belgeler.
Aday veya istekli imalatçı olduğunu yukarıdaki belgelerden birini sunarak tevsik edecektir.
4.3.2.
4.3.2.1. Ürünlerin piyasaya arzına ilişkin belgeler:
İstekli teklif ettiği ürünlerin T.C. İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankasına kayıtlı olduğuna dair belgeyi ihale dosyasına koyacaklardır.
UBB kaydı gerektirmeyen ürünler için Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerinden kayda gerek olmadığına dair belge ibraz edeceklerdir.
4.3.3. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren doküman:
1- Teklif edilen cihazların teknik şartnamelerinde belirtilen şartlara uygunluğunu teyit etmek amacıyla ayrıntılı teknik bilgilerin (Cihazla
birlikte kullanılan sarf malzeme ve diğer aksesuarlar hakkında bilgi veren) yer aldığı kataloglar, fotoğraflar vb. tanıtım materyalleri ihale
dosyasında sunulacaktır.
2- İstekli, teknik şartnameye uygunluklarını kendi antetli kağıdına imzalı olarak cevaplayacakları "Teknik Şartnameye Uygunluk Belgesini"
ihale dosyasında sunacaktır.
3- MAYFİELD ÇİVİLİ BAŞLIK cihazı için ihale sonrası gerekli görülmesi halinde ilgili firmaya ye ve tarih belirterek demo yapması istenecektir.
4- Cerrahi Aletler Grubu için ilgili firmalar ihale dosyası ile birlikte Kulak Spekulumları için 1 (Bir), Küret için 1 (Bir), Portkoton için
1 (Bir), Alligatör için 1 (Bir), Penset için 1 (Bir), Diapazon için 1 (Bir), Burun Spekulumu için 1 (Bir), Burun Aspiratör Ucu için 1 (Bir) ve
Singü Penset için 1 (Bir) adet numuneyi teslim edeceklerdir.
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Satınalma
Birimi adresinden satın alınabilir
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-ımza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8- Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi A Poliklinik Binası Satınalma Birimi Darülaceze Cad.
No:25 Şişli/İstanbul adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9- İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle
her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat
sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10- İstekliler teklif ettikleri bedelin % 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (Yüzyirmi) takvim günüdür.
12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
BASIN:8650/www.bik.gov.tr
14
12 ŞUBAT 2014
Magazin-Tv
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Evlilik sorusuna
cevap yok
ülşen, Bebek'te
G
arkadaşlarıyla kahvaltı yaptı. Otomobiline
doğru ilerlerken gazetecilerle karşılaşan ünlü
şarkıcı, Sevgililer
Günü'nü nasıl geçireceği
sorulunca, "Sahnede olacağım" dedi. Gülşen, "Sevgiliniz Ozan Çolakoğlu'ndan sürpriz bir
evlenme teklifi gelir mi?" şeklindeki soruyuysa, "Teşekkürler
arkadaşlar" diyerek geçiştirdi.HABER MERKEZİ
300 bin liralık yüzüğü iade etti
Aşk yeniden
başladı
urcu Esmersoy ile
B
geçen yıl New
York’ta nişanlandığı
Santa Farma İlaç Sanayi
A.Ş. patronu Sami Kiresepi’nin ilişkisinde kriz
çıktı. Ünlü sunucunun
doğum günü olan 2
Ekim’de evlenmeyi planlarken düğünü 2014
yazına erteleyen çift, bir
kez daha kavga etti.Esmersoy, Kiresepi’nin
nişanda taktığı 150 bin
dolar (yaklaşık 300 bin
lira) değerindeki 6
karatlık pırlanta yüzüğü
de iade etti. Sunucu, son
zamanlarda yüzüğü
neden takmadığını soran
gazetecilere “Spora
giderken ve çalışırken
takmıyorum” diye yanıt
veriyordu. Burcu Esmersoy ile Sami Kiresepi bu
yaz evlenecekti. Ünlü
sunucu, düğün için New
York Madison Avenue’deki Vera Wang
mağazasından gelinlik
siparişini bile
vermişti.HABER MERKEZİ
Yalın’a sahnede Y
10’uncu yıl
sürprizi
ALIN, Bostancı Gösteri
Merkezi’nde konser
verdi. İlk albümünden bu
yana geçen 10 yıllık süreç
boyunca ünlü şarkıcıyı
yalnız bırakmayan Yalın
Fun Club tarafından,
konser alanını dolduranlara üzerinde ‘Sonsuz Ol
Aşkla 2004-2014 YFC’
yazan kâğıtlar dağıtıldı. Sahneye çıktığında hayranlarının bu hoş
sürpriziyle karşılaşan Yalın, duygulandı. Konserin açılışını ‘Olmasa
da Olur’ adlı şarkıyla yapan Yalın, ‘Meleklerin Sözü Var’ adlı
şarkısını söylerken, hayranları ışıklı bileklikleri ve telefonlarıyla
konser alanında bir görsel şölen yarattı.HABER MERKEZİ
AGAZİN gündeminde bomba
etkisi yaratacak aşk Albüm’de patladı! Şarkıcı Cengiz İmren ve Seren Serengil, önc ki
gece gittikleri Kuru çeşme'de ki
Albüm adlı mekânda yakınlaştı.
Gece boyunca birlikte eğlenen ve
dans eden Serengil ve İmren,
sabaha karşı mekândan ayrıldılar.
El ele çıkış kapısına kadar gelen
ikili kapı önününe gelince
ayrıldılar. Serengi l, “Gazeteci olabilir” düşüncesiyle mekândan önce
kendisi çıktı. Serengil aracıyla
mekândan ayrılır ayrılmaz, İmren
de kendi aracına binerek gözden
kayboldu.HABER MERKEZİ
M
KANAL AKIŞLARI
08:15İyi Şeyler
08:30 Sen de Gitme
10:00Eline Sağlık
11:15İyi Şeyler
11:30İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:301 Çorba
13:35Elde Var Hayat
14:55Aileler Yarışıyor
16:45İyi Şeyler
17:00Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00Ana Haber Bülteni
19:40Hava Durumu
19:45Spor
19:55Kızılelma
22:30Eski Hikaye
04:15Sine 8
05:00Saba Tümer'le
Bu Gece
06:15Flashpoint
07:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
08:40Aramızda Kalsın
12:00Özge İle Yeni Hayat
13:45Anlatacaklarım Var
17:00Dünya Listeleri
18:00Flashpoint
19:00Komedi Dükkanı
20:00Efsanevi Katil
06:45İrfan Değirmenci
ile Günaydın
08:45Doktorum
10:30Külkedisi Masalı
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda’ya Gelin
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Zeytin Tepesi
22:00Merhamet
04:00Yahşi Cazibe
05:30Adanalı
07:00Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00Kızlar ve Anneleri
15:00Alemin Kıralı
16:00Zahide ile Yetiş Hayata
19:00ATV Ana Haber
20:00GalatasarayMP Antalyaspor
04:15Gerçek Adalet
05:30Ana Haber
06:30Dolu Dolu Anadolu
07:00Her Sabah
08:45 2. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:50Vahe ile
Dekodizayn
16:15Dolu Dolu
Anadolu
18:00Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
19:20Spor Bülteni
19:40İkili Oyun
21:40Uçakta Dehşet
23:20Hayatın Rengi
04:40Aile Tatili
06:00Çizgi Film Kuşağı
06:20Monster Warriors
06:40Ejder Avcıları
07:00Kavak Yelleri
09:00Öyle Bir Geçer
Zaman Ki
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:10Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
20:00Fırıldak Ailesi
04:20Soframız
05:10Evlerden Biri
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
16:45En Güzel Bölüm
17:15Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Muhteşem Yüzyıl
23:30 1 Erkek 1 Kadın
10:35Ekonomi Piyasalar
10:40Spor
10:50 2 Dakikada Bilim
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Seçim Aktüel
11:45Spor
11:55Hava Durumu
12:00Haber Merkezi
12:10Ekonomi Piyasalar
12:15Spor
12:25Ekonomi Notları
12:35Spor Aktüel
12:55Hava Durumu
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
06:30Cennet Mahallesi
08:30Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:00Show Dünyası
12:30Gülben
Gülben
14:30Kadın Asla Unutmaz
16:00Pis Yedili
18:30Show Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Sevdaluk
23:15Her Sevda Bir Veda
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00Mike ve Molly
20:00Mom
20:30Mom
21:00The Carrie Diaries
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:00BKM Güldür Güldür
06:00Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya
ile Çalar Saat
10:00Doktorlar
11:30Babam Sınıfta Kaldı
12:30Yemekteyiz Anadolu
14:30Unutma Beni
16:30Esra Erol'da
Evlen Benimle
19:00 Fatih Portakal ile
Ana Haber
19:30Deniz Yıldızı
20:45Çocuklar Duymasın
22:45Umutsuz Ev Kadınları
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
12 ŞUBAT 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yunus Yıldırım
ilk kez konuştu
Roberto Carlos:
Şampiyonluk yarışında
Fenerbahçe hala favori
Sivasspor-Fenerbahçe maçına damgasını vuran
hakem Yunus Yıldırım açıklamalarda bulundu.
Sivasspor Teknik Direktörü Roberto Carlos,
Spor Toto Süper Lig'deki şampiyonluk yarışının son haftaya kadar süreceğini ancak hala Fenerbahçe'nin favori olduğunu söyledi.
S
ivasspor-Fenerbahçe maçındaki kötü yönetimi nedeni ile
büyük tepki toplayan Yunus Yıldırım, "Penaltıyı
göremedim. Nasıl böyle bir hata yaptım, anlamış değilim. Çok
üzgünüm. Kendimi affedemiyorum. Bana hiç yakışmadı.
Herkesi zor durumda bıraktığım için çok üzgünüm" dedi.
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp'in yanı sıra bazı
kurul üyelerine içini döken ve çok açık bir şekilde özür
dileyen Yunus Yıldırım, penaltı pozisyonuna çok uzak kaldığı
için göremediğini söyledi. 5. hakem Murat Türker'den "Top
göğüsten sekti" şeklinde uyarı aldığını vurgulayan Yunus
Yıldırım, "Murat Türker'in uyarısını dikkate aldım.
T
ürkiye Spor Yazarları Derneği'nin (TSYD) Levent'teki merkezinde
Wester Union, UNICEF işbirliği sonucunda geliştirdiği PASS adlı
projenin tanıtım toplantısına katılan Brezilyalı çalıştırı, burada
basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevaplandırdı. Fenerbahçe'yi 2-0 mağlup ettikleri karşılaşmada maçın hakemi Yunus
Yıldırım'ı nasıl bulduğunun sorulması üzerine genç teknik adam,
"Tartışılan iki pozisyon vardı.
Pozisyonu iyi göremediğim için devam ettirdim. Ancak sonradan izlediğim zaman, pozisyonun çok net penaltı olduğunu
gördüm. Maçın kaderi ile oynadığım ve herkesi zor durumda
bıraktığım için çok üzüldüm. Kendimi affedemiyorum. İçim
içimi yiyor. Böyle büyük bir hata bana hiç yakışmadı.
Herkesten özür diliyorum. Bana güvenenleri mahcup ettiğim
için inanılmaz derecede üzgünüm. Penaltı olduğunu nasıl
göremedim, inanamıyorum. Ne diyeceğimi de bilemiyorum"
şeklinde konuştu.
Birisi Kadir'in eline çarpan top, diğeri de Egemen'in kırmızı kart
gördüğü pozisyondu. Dünkü hakem, bu ligin en iyi hakemlerinden
birisidir. Türkiye ligindeki hakemler hakkında fazla konuşmak istemiyorum.
Hakemler hakkında konuştuğumdan dolayı iki maçta sıkıntı
yaşadık. Birisi Galatasaray diğeri de Antalyaspor maçında sıkıntılar
yaşadık. Dünkü Fenerbahçe maçında da bir galibiyet aldık belki bu
tip durumlardan ötürü. Maçı kazananda oyunculardır, hakem
değildir." diye cevap verdi.
ŞAMPİYONLUK YARŞINDA FENERBAHÇE HALA FAVORİ
Spor Toto Süper Lig'deki şampiyonluk yarışı konusunda ise Roberto
Carlos, "Şampiyonluk yarışındaki mücadele hırsı iyice arttı. Takımlar birbirine puan olarak yaklaştı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş
ve Sivasspor sonuna kadar bu mücadelenin içinde olacaktır." diyerek, şunları söyledi:
"Bir takımın puan kaybetmesi diğer takımların işine yarayacaktır.
Sezon sonuna kadar çok ciddi şampiyonluk yarışı izleyeceğiz. Ama
Fenerbahçe'nin önemli oyuncularında eksiklikler var. Fenerbahçe'nin bu eksiğini telafi edecek oyuncuları var. Bana göre hala
Fenerbahçe şampiyonluk yarışında favori. Bu yarışta inişler çıkışlar
olsa da Fenerbahçe favori olmaya devam edecektir."
Bir gazetecinin 'Sivasspor olarak lig sonundaki hedefiniz nedir?
sorusuna ise Brezilyalı hoca, "Şu anda lig bitmiş olsaydı bizim ikincilik gibi bir konumumuz vardı. Gelecek yıl zaten Fenerbahçe ve
Beşiktaş Avrupa'da olmayacaktı. Sıralamada bu pozisyonda yer
almak, ligi dördücü veya beşinci olarak bitirmek iyi bir yer." cevabını
verdi.
Sivasspor ile iki yıllık sözleşmesinin olduğunu kaydeden Carlos,
"Teknik direktörlük kariyeremin başlangıcındayım. Sivasspor'da
başarılı olmak istiyorum. İki yıllık sözleşmem var. İyi şeyler yapmak
istiyorum. Futboluculuk döneminde başarılı bir kariyer geçirdim.
Teknik direktör olarak da bunu devam ettirmek istiyorum. Başarılı
olursam teklifler olacaktır." diye konuştu.
AZİZ YILDIRIM BABAM GİBİ
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile dünkü maç öncesinde
görüşme fırsatı bulamadığını ifade eden Carlos, "Aziz Yıldırım ile
görüşmek için fırsatım olmadı. Maça konsantre olmuştuk. Gerçekten
görüşmeyi çok isterdim.
Bana Fenerbahçe'nin kapılarını açtı. Kendisi benim bir babam
giyidi." dedi. Brezilyalı hoca, Türkiye Ligi'nin en iyi sol kanat oyuncusunun kendi takımında oynayan Ziya Erdal olduğunu ifade etti.
DÜNYA KUPASI'NDA FİNALİ BREZİLYA-ALMANYA OYNAR
Carlos, kendi ülkesinde düzenlenecek Dünya Kupası'nda
Brezilya'nın final oynayacağını ve finaldeki rakibinin ise Almanya
olacağını ifade etti. Dünyanın en iyi futbolcusu kim sorusuna ise
Roberto Carlos, "Bugün bir numara Cristiano Ronaldo.
Ben biraz daha Neymar'ı beğeniyorum. Sadece Brezilyalı olmasından değil futbol izlerken keyif alıyorum. Ben kendisine Real
Madrid'e gitmesini söyledim ama o Barcelona'yı seçti." cevabını
verdi. Roberto Carlos futbolcu olmasaydı avukat olmak istediğini sözlerine ekledi.
CİHAN
15
Bülent Tulun'dan 'Sürgün'
benzetmesine sert cevap
Yunus Yıldırım'ın hakemliği bitebilir!
Sivasspor ve Fenerbahçe arasında oynanan maçı yöneten
Yunus Yıldırım'a maçın gözlemcisi İlhami Kaplan'dan düşük
not geldi. Hakem Yunus Yıldırım'ın Sivasspor-Fenerbahçe
maçındaki kararları pahalıya mal olabilir. Yunus Yıldırım,
Süper Lig'de bu sezon sonuna kadar maç alamayacak.
MHK'nin, maçın kaderi ile oynayan Yıldırım'a önümüzdeki 10
haftada hiç maç vermeyeceği öğrenildi.
Geçen yıl FIFA listesinden de çıkartılan Yıldırım'ın artık
sadece alt liglerde görevlendirileceği belirtildi. 1 yıl sonra yaş
haddinden dolayı hakemlik yaşamı bitecek olan Yıldırım'ın,
bu durumu göz önünde bulundurarak hakemliğe veda edebileceği de ifade edildi. Maçın gözlemcisi İlhami Kaplan,
hakem Yunus Yıldırım'a son yılların en düşük notunu verdi.
Kaplan'ın Yıldırım'a 7.1 notu verdiği öğrenildi. Hakemlik
değerlendirmesinde bu, berbat yönetimle eşdeğer görülüyor.
Haber Merkezi
G.Saray'da Avrupa altyapı projesinin koordinatörlüğüne getirilen Bülent Tulun, Almanya'daki görevi için yapılan ‘Sürgün’ yorumuna
"Acil şifalar diliyorum." diyerek cevap verdi.
G
alatasaray'da altyapı projesi
koordinatörlüğü görevine getirilen Bülent Tulun, şampiyonluk
yarışında ezeli rakipleri Fenerbahçe'yle aradaki puan farkının
dörde inmesini değerlendirdi.
Tulun, NTV Spor TV’ye yaptığı
açıklamada "Sahada savaşmak,
4'üncü yıldızı takmaktan daha
önemli." ifadesini kullandı.
Fenerbahçe’nin puan kayıplarıyla
ligin enteresan bir duruma
geldiğini vurgulayan Bülent
Tulun, "Önümüzde daha 14 hafta
var.
Alınabilecek 42 puan var ve
şampiyonluğa oynayan her takım
için son derece önemli bir zaman
dilimi. Ancak kimsenin şüphesi
olmasın Galatasaray şampiyonluğu sonuna kadar kovalayacaktır." yorumunda bulundu.
Bülent Tulun, devre arasında
yapılan transferlerle ilgili de açıklamalarda bulundu. Oyuncuların
teknik özelliklerinden konuşmaktan kaçınan Tulun, "Dünyada
sayılı nitelendirelebilecek kalitede bir scout ekibimiz var. Scout
ekibi takip ediyor, öneriyor bize
de bu oyuncuları en ekonomik
şekilde takıma kazandırmak
kalıyor. İşin sadece bu kısmı bize
ait." dedi.
"SÜRGÜN DİYENLERE ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM"
Almanya'da yeni başlayacak
görevi hakkında da açıklamalarda bulunan Bülent Tulun,
‘Sürgün’ yorumuna sert yanıt
verdi. Görevine sürgün diyenlere
‘Acil şifalar diliyorum’ ifadesini
kullanan Tulun, şunları söyledi:
"Galatasaray çok büyük bir
marka. Bunu yurtdışına gidince
çok daha iyi anlıyorsunuz. Biz
Galatasaray’ı ilk önce Almanya’da
daha sonra Fildişi Sahili ve
Balkanlar başta olmak üzere
kaliteli altyapı ekipleriyle
çalışarak kulübümüze yeni bir
gelecek hazırlıyoruz.
Bu işin ilk kısmı ve ne mutlu bana
böyle bir görev verildi. Bize ne
görev verilirse onu yaparız. Biz
Galatasaray’ın askeriyiz."
Bülent Tulun, sarı - kırmızılı
taraftara son yıllarda kulübe ceza
aldırmamasından ötürüde
teşekkür etti.
CİHAN
Çalımbay: Rencide edildiğimizde o takımda durmayız
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Çaykur
Rizespor’da teknik direktörlükten istifa
eden Rıza Çalımbay, istifasının bir anda
alınan bir karar olmadığını söyledi.
Ç
alımbay, hedef belirtmeyerek, "Biz hiçbir
zaman görevden kaçan insanlar değiliz.
Her türlü zorluğa rağmen görevimizi sonuna
kadar yaparız ama biraz rencide edildiğimiz
zaman da o takımda duramayız." dedi.
Takımın Mehmet Cengiz Tesisleri’nde
yardımcıları ile basın toplantısı düzenleyen
Çalımbay, istifa sürecini değerlendirdi.
İstifasının birden bire alınan bir karar olmadığını ifade eden Çalımbay, "İstifa kararı
almak zor bir süreç. İstifa süreci zaman
içerisinde psikolojik açıdan da sorun oluşturuyor. Tüm yaptıklarınız, hedefleriniz aklınıza geliyor. Burada bazı şeyleri, özellikle
de iş ahlakı açısından şartları değiştiremiyorsunuz. O zaman da yolunuzu değiştirmeniz
gerekiyor. İstifa kararı almak risktir. Risk almaktan korkmayanlar da başarılı olur.
Umarım bu ayrılık hem sevdiğimiz şehir
halkı ve takımımıza başarı getirir hem de
bizim bundan sonraki çalışmalarımıza başarı
olarak yansır." şeklinde konuştu. Sezon
başında göreve başladıklarında tek hedeflerinin başarı olduğuna dikkat çeken Çalımbay, "Biz bu başarıyı sağlamak için çalıştık.
Takıma belli takviyeler yaptık ama maalesef
bizim bu yaptığımız takviyeler ilk yarıda
yeterli olmadı. Yönetime sonrası için sıkıntı
yaşayacağımızı söyledim. Takviyelerimizi zamanında yapsaydık bu sıkıntıların hiçbirini
yaşamazdık. Biz ikinci yarıya başlarken de
transferler yaptık. Biz bu transferleri ya-
parken tek düşüncemiz takımın başarısıydı.
Biz transferlerimizi hep geç yaptık." diye
konuştu.
"RENCİDE EDİLDİĞİMİZ ZAMAN O TAKIMDA
DURMAYIZ"
Tecrübeli teknik adam Çalımbay, "Takım
yönetimi belki bazı nedenlerden dolayı bizlere kızdı ama iyi bir kadro kurarak, teknik
ekibimle de görüşerek buradan ayrılmanın
bizim açımızdan hayırlı olacağını
düşündük." diyerek, şöyle devam etti:
"Benim ayrılma nedenimin kesinlikle saha
ile bir alakası yok.
Kaybedilen maçlarla bir alakası yok. Ben bu
takımın çok başarılı olacağına adım gibi eminim. Kimse endişe etmesin. Biz hiçbir zaman
görevden kaçan insanlar değiliz. Her türlü
zorluğa rağmen görevimizi sonuna kadar yaparız ama biraz rencide edildiğimiz zaman
da o takıma duramayız. Her gittiğimiz yerde
alnımız açıktır.
Her zaman gittiğimiz yerde beyaz bir sayfa
bırakırız. Gittiğimiz yerde mutlaka iyi şeyler
bırakarak gideriz. Bazı şeyler bize uymadığı
için yolları ayırdık." Bilindiği gibi Çaykur
Rizespor, Rıza Çalımbay yönetiminde 20132014 sezonuna çok iyi başlamış ilk 5 haftada
4 galibiyet 1 beraberlik almıştı. Çalımbay'lı
Çaykur Rizespor, çıktığı son 15 lig maçında
ise galibiyet alamamıştı.
CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
12 ŞUBAT 2014 Çarşamba
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
OLSUZLUKLA
MÜCADELEDE
reform sinyali!
Y
YATIRIM İŞTAHI AZALDI
gözler yurtdışına çevrildi
ürkiye Müteahhitler Birliği
(TMB) tarafından hazırlanan İnşaat Sektörü Analizi başlıklı
çalışmada, inşaat sektörünün 2012
yılındaki duraklama döneminden
sonra 2013’ün 9 aylık döneminde
yüzde 7.4 büyüme kaydettiği hatırlatıldı.
T
Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından yayınlanan
analizde, 17 Aralık sonrasındaki siyasi ve ekonomik
yönden dalgalı konjonktürde, sektördeki yatırım iş tahının yerini kaygılı bir bekleyişe bıraktığı bildirildi.
Bu büyümenin kamu yatırımlarındaki yüzde 38.8’lik artıştan kaynak
landığının ifade edildiği analizde,
aynı dönemde özel sektör yatırımlarının % 3.5 gerilediği bilgisi verildi.
Türkiye’deki siyasi ve sosyal
gelişmelerin, uluslararası kamuoyuna yansıması yanı sıra yatırım
ortamına ilişkin olumsuz değerlendirmelere atıfta bulunulan analizde, yap-işlet-devret ve kamu-özel
ortaklığı modeliyle gerçekleştirilen
büyük projelerin bu gelişmelerden
negatif etkileneceği yorumu yapıldı.
Analizde, büyümeye katkıda bulunan projelerin beklenmeyen kur
artışından da olumsuz etkileneceği,
kurun gerilememesi halinde sektörün
karşısına ek maliyetler çıkabileceği
bildirildi. TMB’nin analizinde öne
çıkan diğer konular şöyle:
- 17 Aralık 2013 sonrasındaki siyasi ve
ekonomik dalgalı konjonktürde sektördeki yatırım iştahı yerine kaygılı
bir bekleyişe ve temkinli duruşa
bıraktığı gözleniyor.
- Bu durum devam ederse 2013
yılında kaydedilen hızlı büyüme
trendi aşağı yönde etkilenebilecek.
- Siyasi belirsizlikler ve, döviz kuru
ve inşaat maliyetlerindeki artışlar nedeniyle 2014 yılında konut fiyatında
artış beklenmiyor.
- 2014’te yurtiçindeki yatırımların
yavaşlaması veya risklerin artması
halinde yurtdışındaki aktivite artacak.
- Petrol ve doğalgaz ihraç eden, yüksek oranlı büyüme kaydedeceği tahmin edilen ve aşağı yönlü riskleri
asgari düzeyde olanlar başta olmak
üzere gelişmekte olan ülkelerde
altyapı yatırımlarının artması ve iş
fırsatlarının doğması bekleniyor.
- Körfez bölgesi; metro, demiryolu ve
katma değeri yüksek otoyol projeleri
ile ilgi alanı olmaya devam edecek.
erşeyin başı reformdur. Son gelişmeleri
biz bir fırsata dönüştüreceğiz" diye
konuşan Şimşek şöyle devam
etti:"Türkiye'nin özellikle daha şeffaf, daha
hesap verilebilir, daha iyi yönetilebilir olması
noktasında özellikle yolsuzlukla mücadelede
kesinlikle bizim çok daha güçlü şekilde bir
reform çalışmasıyla milletimizin önüne
çıkacağımız açık ve nettir. Şu anda o
çalışmaları yapıyoruz. Türkiye tabii ki devlet
içinde birtakım yapılanmalara karşı mücadele
ederken maalesef içeride ve dışarıda sanki
hukuk devletinden uzaklaşılıyor algısı
yaratılmaya çalışılıyor ama esas hukuksuzluk
devlet içinde gayrimeşru unsurların
çabalarıdır. Yani bunu görmemezlikten gelip
sadece hükümetin bunu kontrol etmeye
yönelik çabalarını 'hukuk devletinden
uzaklaşma' diye analiz edersek hem ülkemize
hem de milletimize, milli iradeye büyük
haksızlık yapmış oluruz diye düşünüyorum"
H
Bakan Şimşek, Türkiye'nin temellerinin sağlam
olduğunu vurgulayarak, siyasi istikrarın
tehlikede olmadığını dile getirdi. Bundan
dolayı kısa vadedeki makro dengelerde de bir
miktar iyileşmenin söz konusu olacağını
belirten Şimşek, orta ve uzun vadede ise
Türkiye'nin önünün son derece açık olduğunu
söyledi.
DEVAM EDEN BÜYÜK PROJELER 200
MILYAR DOLAR
Devam eden tek kalemdeki en büyük
projeler ise enerji sektöründe. Karar
aşamasında büyük tartışmaların
yaşandığı nükleer santral projelerinden ilki Sinop Nükleer Santrali
ve büyüklüğü 22 milyar dolar
düzeyinde. Mersin Akkuyu’da yapılacak nükleer santral projesi için ise 20
milyar dolarlık harcama planlanıyor.
BEPSAŞ cornerlar’la
müşteriye gidecek
Türkiye’nin en büyük yatırımcı kuruluşu olarak nitelendirilen Ulaştırma
Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın elinde ise özellikle raylı
ulaştırma konusunda yüksek hacimli
projeler bulunuyor.
Bunlardan 4 ayrı hatta devam eden
yüksek hızlı tren projelerinin büyüklüğü 14.5 milyar dolar düzeyinde.
Yine aynı bakanlık bünyesinde
devam eden İstanbul-İzmir Otoyolu
projesi için 16 milyar dolar, harcama
öngörülüyor.
İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate indirecek Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu
projesinin en önemli geçiş noktasını
İzmit Körfez Köprüsü oluşturuyor.
Haydarpaşa Limanı Projesi için ise 5
milyar dolar harcanacağı hesaplanıyor.
Türkiye’nin son yıllarda büyümesine
en önemli katkı sağlayan projeler,
TMB’nin analizinde yer aldığı gibi
kamu tarafından gerçekleştiriliyor.
İstanbul’un Avrupa ve Asya yakasını
karayoluyla bağlayacak olan Avrasya
Tüneli Projesi olarak da bilinen İstanbul Boğazı Karayolu Geçiş Projesi, İstanbul Boğazı’nı deniz tabanının
altından geçen 5.4 km uzunluğundaki iki katlı tünel ile birlikte toplam
14.6 km boyunca uzanan güzergahta,
İstanbul trafiğini rahatlatmak
amacıyla Kazlıçeşme ile Göztepe
arasında inşa edilecek.
Ağırlıklı olarak inşaat sektörüne dayalı projelerin en büyük hacimlisi ise
tutarı tam olarak tahmin edilememekle birlikte 100 milyar dolar
olarak ifade edilen kentsel dönüşüm
projesi. Proje çerçevesinde
önümüzdeki 20 yıllık dönemde yaklaşık 10 milyon konutun yıkılarak yenilenmesi öngörülüyor.
Bu projenin büyüklüğü ise 1.3 milyar
dolar düzeyinde.Türkiye’nin son
dönemlerde büyük atılım sağladığı
ve 1.2 milyar dolarlık yüksek katma
değerli ihracat gelirinin elde edildiği
savunma sanayi alanında da uçak,
gemi, helikopter, tank gibi araçların
milli üretimi için ise yaklaşık 26 milyar dolarlık büyüklük hesaplanıyor.
- Afrika, Dünya Bankası, Afrika
Kalkınma Bankası ve Avrupa kredi
kuruluşları tarafından finanse edilen
çevre, ulaştırma ve enerji projeleriyle
çekiciliğini sürdürecek.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,
"Türkiye'nin özellikle daha
şeffaf, daha hesap verilebilir,
daha iyi yönetilebilir olması
noktasında özellikle
yolsuzlukla mücadelede
kesinlikle çok daha güçlü
şekilde bir reform çalışmasıyla
milletimizin önüne çıkacağımız
açık ve nettir.
EPSAŞ Satış Genel Müdürü
İbrahim Gümüşlü, “Bugün Beyoğlu’ndaki tramvaya elektrik
verilişinin yüzüncü yılı... İstanbul’da
ilk kez 14 Şubat 1914 tarihinde de
küçük meskenlere elektrik verilmeye
başlandı.
B
Elektrikte serbest tüketici limiti 2015
yılında sıfırlanacak. Tüketiciler, bu
tarihten sonra istedikleri firmayı tercih edecek. Tarih yaklaştıkça firmalar
da eldeki müşterileri tutmak ve yeni
müşteriler kazanmak için çalışmalarına hız verdi. Stratejiler belirleniyor yoğun kampanya dönemi için
hazırlıklar yapılıyor... Sektörün en
büyük oyuncularından Boğaziçi Elektrik Perakende Satış AŞ'nin (BEPSAŞ)
Genel Müdürü İbrahim Gümüşlü,
“Altyapı çalışmalarına devam ediyoruz. Pazarlama ve satışa yönelik
kanallar oluştururarak müşteriye
ulaşmayı hedefliyoruz. Müşterinin
ayağına gideceğiz. Cep telefonundan,
internetten ulaşacağız. Belirli lokasyonlarda cornerlarımız ve kiosklarımız
olacak” dedi. Avrupa yakasında 300
bini serbest tüketici pozisyonunda,
4.3 milyon müşterisi bulunan
BEDAŞ’ın hala bir kamu kurumu algısını koruduğunu belirten Gümüşlü,
“Bu durum bize avantaj sağlıyor,
ancak doğru bir şey değil. Biz 2013
Haziran ayında fiilen operasyonları
üstlendik. Müşterinin bunu hissetmesi zaman alacak. Bu konuda
çok ciddi hazırlık yapıyoruz”
ifadelerini kullandı.
“MÜŞTERIYI MERKEZE ALACAĞIZ”
Türkiye’nin elektrik konusunda
Batı’yı örnek aldığını belirten
Gümüşlü, “Şimdi 130 TL üzerinde
ödeyenler istediği firmadan elektrik
alabiliyor. Biz, bu limit 75 TL’ye
düşürülür diye bekliyorduk, bu aşamada olmadı. 2015’te bu limit sıfırlanacak ve o zaman herkes istediği
yerden alabilecek" dedi. 4.3 milyon
müşteriden şimdilik 100 bininin
serbest tüketici limitini kullandığını
açıklayan Gümüşlü, "130 tane firma
var. Herkesin kendine göre belirlediği
bir strateji var ona göre biz de hazırlığımızı yapıyoruz. Avrupa’da ABD’de
ne olmuş bizden önce liberalleşen
piyasaları çok iyi inceliyoruz. Abone
ilişkisinden çıkıp müşteriyi tanıyan
müşteri odaklı bir anlayışı benimsiy-
'BİR KONAK ALMAK İSTEDİM... '
Şimşek, Ankara Üniversitesi ile Sincan
Belediyesinin ortak düzenlediği "Emlak Vergisi
Sorunları ve Çözümleri" sempozyumunda,
emlak vergisinin çok önemli bir alan olduğunu
söyledi. Bu alanda ciddi sorunların
yaşandığına dikkati çeken Şimşek, "2003-2004
yıllarıydı ben o zaman İngiltere'deydim.
İstanbul'a geldiğimde bir arkadaşın önerisiyle
çok güzel bir konaklar projesi vardı. Ben de bir
tane satın almak istedim. Konağı seçtik,
fiyatına da tamam dedik. İş ödemeye gelince
sorun yaşadık. Dediler ki istenilen fiyatın 5-6'da
1'ini buraya yazarız. Kalanını nakit olarak
açıktan... Ben dedim ki İngiltere'den transfer
yapacağım, nasıl açıktan veririm size?
'Getirirsiniz bankadan çekip ödersiniz' olmaz
dedim ve almadım" diye konuştu.
Maliye Bakanlığı olarak bu alanda sık sık
sorunlarla karşılaştıklarını anlatan Şimşek,
değer tespitinde ciddi tutarsızlıkların olduğunu
ifade etti. Bakan Şimşek, yan yana olan iki
belediyede bile ciddi farklılıkların olabildiğine
işaret ederek, bunun da belediyelerin
gelirlerini olumsuz etkilediğini söyledi. Şehir
rantlarının doğru şekilde vergilendirile
memesinin temelinde de emlak vergisinde
değer tespitiyle ilgili yaşanan sorunların
yattığını belirten Şimşek, kamulaştırmalarda
ve kamu mallarının satışında da benzer
sorunlarla karşılaştıklarını dile getirdi.
Şimşek, şöyle devam etti: "Merkezi Hükümetin
artık bu alanda çok ciddi bir düzenleme
yapmasına ihtiyaç var. Aslında şu anki Emlak
Vergisi Kanunu İç Genelgesi'ne bakarsanız
hiçbir sınırlama yok. Yani eğer mahalli idareler
arzu ederlerse ellerindeki tüm verileri, yani
piyasa değerine yaklaştıracak her türlü imkanı
biz sağladık kendilerine.
Değer tespitinde en ufak bir sınırlama yok.
Mahalli İdarelerimiz arzu ederlerse bir
taşınmazın emlak vergi değerini piyasa
değerine yaklaştırmaları ve piyasa değeri
üzerinden bu vergileri almalarının önünde
hiçbir engel yok. Biz bunun önünü açtık ama
maalesef yerel uygulamalar bir standarda
sahip değil, zaman zaman tutarsızlıklar arz
ediyor, dolayısıyla benim görüşüm bu alanda
bizim bir reforma ihtiyacımız var."
Bakan Şimşek, vergi oranlarıyla oynamaksızın
daha çok vergi adaletine yönelik yapacakları
düzenlemelerle, belediyelerin ilave imkanlara
sahip olacağını ve bu imkanların vatandaşlara
harcanacağını söyledi.