Hayatımızın Mimarı Camilerimiz

İL
: İSTANBUL
TARİH : 03.10.2014
‫الر ِح ِيم‬
‫بِس‬
َّ ‫الرحْ َم ِن‬
َّ ِ‫ْـــــــــــــــــــم هللا‬
ِ
ِ
ِ ِ ِ ‫َن م‬
‫َح ًدا‬
َ ‫ساج َد لِل فَالَ تَ ْدعُوا َم َع هللا أ‬
َ َ َّ ‫َوأ‬
ِ
ِ
ِ ‫ول‬
ُ ‫ال َر ُس‬
َ َ‫ق‬
َّ ‫هللا َعلَ ْي ِه‬
ُ‫ َم ْن بَ ََن َم ْس ِج ًدا ليُ ْْذ ََ ََهللاُ ف ِيه بَ ََن هللاُ لَه‬:‫السالَ ُم‬
‫بَ ْيتًا ِِف ا ْْلَن َِّة‬
HAYATIMIZIN MİMARI CAMİLERİMİZ
Kıymetli Mü’minler!
Her taşını ihlâsla yerleştirdiğimiz, her
işine büyük bir şevk ile koştuğumuz bir mabedin
içinde Yüce Mevla’ya ibadet etmenin umuduyla
bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu mukaddes
yerler ibadetlerimizin derecesini yükselten cennet
bahçeleridir. Meyveleri zikrullahtır.1 İçinde
bulunduğumuz müddetçe melekler bize dua eder.2
Yeryüzünün en mukaddes binası olan Ka’be’nin
şubesidir. Hep birlikte bu ulvî mekânda, sadece
Yüce
Mevla’mıza
yöneliyor
ve
O’na
yalvarıyoruz. Zira Rabbimiz: “Mescitler Allah’a
(ibadet etmeğe) mahsustur. O halde oralarda
Allah’a ibadetin yanı sıra başka kimseye
ibadet etmeyin”3 buyuruyor.
Aziz Kardeşlerim!
Camiler beldelerimizin yerleşim planının
ana unsurlarıdır. Mekke, Ka’be’nin etrafında
gelişmiş, Yesrib, Mescid-i Nebi’nin inşası ile
Medine’ye dönüşmüştür. Sahabe-i Güzin burada
yetişmiş, Kutlu Nebi burada yüreklere dokunmuş,
cahiliye adetleri burada temizlenmiştir. Bu kutsal
mekânın feyiz ve bereketi hiç kimseden
esirgenmemiş; kadın-erkek, genç-yaşlı, çocukergen herkes Nebevî terbiyeyi burada görmüş,
rahmet kokan sözleri burada dinlemiş, hayat
bahşeden tavsiyeleri burada duymuştur. Asırlara
ışık tutan İslam mesajı buralarda sahabenin
şahsında bedene bürünmüştür. İnşasında Hz.
Peygamber’in (s.a.s) çalıştığı, her yöneldiğimizde
günahlarımızın silinip sevaplarımızın arttığı4
gönülden
bağlandığımızda
ahirette
arşın
5
gölgesinde
barınmamıza
vesile
olan
mabetlerimiz, hem dünyamızı hem de ahretimizi
şekillendirirler. Biz onları, onlar da bizim
hayatımızı imar ederler.
Değerli Kardeşlerim!
Aziz Peygamberimizin (s.a.s) beyan ettiği
müjdelerle tarih boyunca camileri, yerleşim
planlarımızın merkezi yapmışız. İçtimaî hayatın
kalbi buralarda atmış, ilim, irfan, sanat ve
medeniyetimiz buralarda neşvünema bulmuştur.
Bu mekânlar sayesinde dünya semalarında her an
ezanlar
okunmakta,
mü’minler
Ka’be’ye
yönelmekte, aynı duaları dile getirmektedir.
Rabbimize ibadet ederken Peygamberimize
salâvat getirmekte, başta anne-babamız olmak
üzere kendimiz ve tüm inananlar için dua
etmekteyiz. Camiler ibadetlerimizin değerini
artırırken yüreklerimizi birleştirir ve merhamet
duygularımızı paylaştırır. Yan yana omuz omuza
durup saf olur, bir binanın duvarı gibi sağlam, bir
ve bütün oluruz.
O halde kardeşlerim!
Tarihte olduğu gibi medeniyetimizi ve
içtimaî hayatımızı şekillendiren camilerimizi
hayatımızın merkezine alalım ki, yüzümüz
Ka’be’de, dilimiz fatihada ve edebimiz tahiyyatta
buluşsun.
Ailemizle
beraber
hayatımızın
vazgeçilmez mekânlarından biri olsun. Eşimiz
bizi oraya uğurlasın, evladımız bizi orada bulsun.
Neslimiz camilerin atmosferinde yetişsin.
Camiler cenazemizden önce secdemizle tanışsın.
Burada namaz kılarak hayata veda ederken,
çocuklarımız cami seccadesinde kulluk görevini
devralsın.
Muhterem Müslümanlar!
Çocuklarımızı ve kadınlarımızı bu rahmet
membaından nasipsiz bırakmayalım. Mü’min
olarak buralardaki ilim, irfan, feyiz ve bereketten
bizim kadar onların da hakkı olduğunu
unutmayalım. İnsanın kişiliğinin şekillenmesinde
büyük emeği olan anneler ve anne adayları
buralardaki nasiplerinden mahrum kalmamalıdır.
Asrısaadette kadınlar da çocuklar da mescitten
uzak kalmadıkları için Resul-i Ekrem’in
terbiyesinden ve dinin kaynaklarından uzak
değillerdi. Biz de uzak kalmayalım, uzak
bırakmayalım.
Rabbimiz camileri gönüllerine, gönüllerini
de camilere bağlayanlardan eylesin. Beldelerimizi
mabetsiz, mabetlerimizi cemaatsiz bırakmasın.
Göklerimizde ezan sesini dindirmesin.
Tirmizi, “Deavat”, 82
Buharî, “Kitabü’l-Ezan”, 36
3
Cin, 72/18
4
Buharî, “Kitabü’l-Ezan”, 30
5
Buharî, “Kitabü’l-Ezan”, 36
1
2
Hazırlayan: İl İrşat Kurulu