YOK KANUN, YAP KANUN, TORBA KANUN Öğr. Gör. H. Serdar

YOK KANUN, YAP KANUN, TORBA KANUN
Öğr. Gör. H. Serdar Hoş
Atılım Üniversitesi, Hukuk Fakültesi
Ülkemizde genelde kurallar istisna, istisnalar kural olur. Tehlikeli olansa bunun genel
kabul görmeye başlamasıdır. Özellikle söz konusu yasama-yürütme-yargı erkleri olduğunda
bu kabul ediş daha tehlikeli boyutlara ulaşabilmektedir. Demokrasi ile yönetilme yolunda
yürüyen ülkeler açısından bu kabulleniş kritik eşiği belirler. Özellikle dikta ile yönetilen, hızlı
ve denetimsiz yasalaştırma tekniklerinin kullanılarak piyasa ekonomisini hakim kılmaya
çalışılan ülkelerde bu süreç hayati öneme sahiptir. Türkiye’de yasa yapım tekniği olarak tam
da bu noktada kritik eşiğe gelinmiştir. Bu eşikte kullanılan araç ise “torba yasa” kavramıdır.
Torba yasa doktrinde de kabul edildiği gibi anti-demokratik izler taşır. Özellikle demokrasiyi
kendine hedef olarak belirlemiş iktidarların bu yöntemi uygulaması kendi amaçlarıyla
çeliştiklerine bir işaret olarak kabul edilir. Tarihsel süreçte de söz konusu yasama tekniğinin
anti-demokratik dönemlerde kullanıldığı görülmektedir.
Günümüzde parlamenter demokrasilerde yasama işlevi yerine getirilirken geleneksel
olan temel yasa tekniği uygulanmasıdır. Fakat ülkemizde bu durumun tersi olarak son birkaç
yıldır geleneksel hale gelen torba yasa tekniğidir. Hatta Google’a Türkçe olarak “torba yasa”
yazdığınızda yaklaşık 5.510.000 sonuca ulaşılırken, kavramın temeli yani İngilizce’si
“omnibus bill” yazdığınızda yaklaşık 4.130.000 sonuca ulaşılmaktadır. Bilimsel kanıt
olmamakla birlikte bu sonuç bile torba yasa kavramının ülkemiz açısından ne kadar
gelenekselleştiği, yaygın kullanıldığı görülmekte ve de karşılaştırmalı olarak ne durumda
olduğumuzu gösterir niteliktedir. Torba yasada birbirleriyle konu açısından ilgili olmayan
birden çok yasa ve bazı yasalar açısından değişiklikler yapan yasalar bulunmaktadır. Torba
yasa tekniğinde de birbirinden farklı muhteviyatta konuyu aynı torba içine yerleştirip tek
kalemde yasalaştırma durumu söz konusudur. Tarihsel süreçte diğer ülkelerin de torba yasa
uygulamasına başvurdukları görülmektedir. Çoğu tartışmalı kanunlaştırmalarda bu tekniğin
kullanıldığını görmekteyiz. Özellikle bazı aşamaların kolayca ve denetimsiz aşılması
açısından iktidarların tercih ettiği bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Torba yasa
uygulaması geleneksel parlamenter rejimlerdeki komisyon aşamasını atıl bırakan bir yapı
olarak karşımıza çıkmaktadır. Komisyonlarda yasalacak metin konunun uzmanlarınca tartışılır
ve bazı önemli noktalarda değişiklikler yapılarak belli bir oranda olgunluğa ulaşmış olarak
genel kurula sunulması amaçlanır. Fakat torba yasa uygulamasında bu tartışmalar gerektiği
gibi yapılamamaktadır. Bu durumda da çoğunluğa sahip parti mensupları el kaldırmak
suretiyle yasayı yürürlüğe koymaktadır. İşleyişe baktığımızdaysa çoğu yasa hakkında müspet
oy veren milletvekillerinin o torba yasada hangi yasaların olduğu ya da hangi değişiklikleri
getirdiği hususunda bilgisinin olmadığı gözlemlenmektedir. Böylelikle yürürlüğe giren
yasanın uygulanmasında da zorluklar yaşanmakta ve yasanın yarattığı değişikliklerin de takibi
aynı oranda zor olmaktadır. Aleniyetin demokratik bir unsur olduğu kaçınılmazdır. Fakat
torba yasa tekniği kullanıldığında yüzlerce torba yasa ve bu yasaların içinde yüzlerce
yürürlüğe girmiş, bazı yasalarda değişikliğe yol açmış maddeler bulunmaktadır. Belli bir
konuda bu değişiklikleri uygulayacak makamlar ya da bu konuda çalışan akademisyenlerin de
torba yasa uygulamasından memnun olmadıkları bir gerçek olarak karşımızda çıkmaktadır.
Torba yasada hepsi birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı gelmesi gereken tasarı yada tekliflerin
bir araya getirilerek toptancı bir anlayışla yasalaşmasına imkan sağlanmaktadır. Bu bağlamda
teknik görevlilerin yükü artmakta ve de onların yapacağı bir yanlışın demokratik olarak
denetimden geçmesinin zorlaştığı gözlenmektedir. Yasalaştırma tekniğinin önemli
noktalarında devamlı yapılan ekleme, değiştirme ve çıkarmaların ya da kamuoyuna ve
haberlere yansıdığı gibi gece geç saatlerde son anda verilen değişiklik önerilerinin ciddi
olumsuz sonuçlar doğurduğu açıktır. Söz konusu süreçte çıkan yasaların uygulamada
sorunlara yol açması sonucunda yasama hatalarını düzeltmek için tekrar değişiklik yapılması
gerekmekte bir defa da bunun için torba yasa çıkmakta sonra onunla ilgili bir yasama hatasını
düzeltmek için tekrar değişiklik hakkında bir torba yasa daha çıkarılmaktadır. Takdir edilmeli
ki bu kadar çok değişiklik ve torba yasa içinden ilgili değişikliği bulmak ise bir süre sonra
samanlıkta iğne arama çabasına özdeş bir çaba gerektirmektedir. Örneğin son olarak
15.02.2014 tarihinde kabul edilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu da ilgilendiren
değişikliklerin de bulunduğu torba yasanın adı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun” olarak geçmektedir ve bu adlandırma çoğu torba kanunun başlığıdır. Böyle
olumsuz özellikleri olan yasama tekniğinin çıkarılan yasalardan etkilenecekler açısından kötü
sürprizlere açık olması kaçınılmazdır.
Torba yasa tekniği hukuk pratiği açısından hukuk sisteminde ağır yaralar açmıştır.
Hukuk açısından hayati öneme sahip ilgili mevzuata ulaşım kolaylığı ortadan kalktığı gibi
yasaların açık ve öngörülebilir olma özellikleri de torba yasa tekniğiyle zedelemiştir.
Günümüz açısından hukukun belli bir alanı üzerine uzmanlaşan hukukçuların bile belirlemede
ve ulaşmakta zorlandığı bir mevzuat karmaşası söz konusudur. Torba yasa tekniği uzun yıllar
sonucu bir aşamaya gelen demokratik yasama tekniklerini göz ardı etmiş, deneyimleri
sıfırlamış ve sonuç olarak uzun yılların birikimi olan demokratik yasama tekniği
kazanımlarını sıfırlamıştır. Acele ve gerekli komisyonlarda tartışılmadan çıkan torba yasalar
yanlış uygulamalar yumağını daha da büyüterek işin içinden çıkılamaz bir hake getirmektedir.
Hukuki kesinlik, hukuk güvenliği ve hukuk sistemine inanç gibi çok önemli hususların arka
plana atıldığı torba yasa tekniğinin neden olduğu sorunları aşmak için torba yasa tekniğini
dayatan iradenin değişmesi gerekmekle birlikte tekrar demokratik yasama tekniğinin sağladığı
kazanımların disiplin ve kararlılık içinde hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Torba yasa tekniğinin arkasında elbette siyasi iradenin bilinçli tercihlerinin yattığını
unutmamak gerekir. İktidarın toplumdaki tüm tartışmaları kutuplaştırarak ve karşıt görüşteki
tüm düşünceleri tek bir torba içine sokmaya çalışan siyasi iradesi genel siyasette de torba
politikası izlediğini göstermektedir. Dolayısıyla buna paralel olarak da iktidar aleyhine çıkan
soruşturmaları torba yasa tekniğini kullanarak bertaraf etme çalışmaları yürütülmektedir.
Buna örnek olarak son dönemde çıkan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın görevleriyle
ilgili ve Twitter’ın engellenmesine dayanak teşkil eden yasa değişikliği 06.02.2014 tarihli
6518 sayılı Kanun yani “"Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" (halk arasında internet yasası olarak
bilinen) ile değiştirilmiştir. Söz konusu yasayla ilgili hatırlanması gereken hususlardan biriyse
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından yasama tekniği dışına çıkılmış ve “yasama organının
Cumhurbaşkanı’nın gerekli gördüğü değişiklikleri yapma sözü vermesi” üzerine yasa
Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmış ve yürürlüğe girmiştir.
Sonucun usule kurban edilmemesi gerektiği gerçeğini de göz ardı etmeden ama doğru
ve olması gereken sonuca ulaşmak açısından da usulün önemi kavranmalıdır. Bu bilinçle
davranmak demokratik ciddiyetimizle doğru orantılıdır ve bu ciddiyet ancak ve ancak
demokratik denetim mekanizmalarının işletilmesiyle sağlanabilir. Dünyanın ileri gelen
parlamenter demokrasilerinde torba yasa yöntemi demokratik denetim mekanizmalarına zarar
verdiği için yani anti-demokratik bulunduğu için kaçınılan bir yöntemken, ülkemizde
gelenekselleşmeye başlaması yasama sürecindeki demokrasi açığını ortaya koymaktadır.
İvedilikle bu yöntemden vazgeçilmeli, eğer kullanılacaksa bile istisna olarak kalmalıdır.
Tarihimizde görülen “yok kanun, yap kanun” anlayışının günümüzdeki yansıması “yok
kanun, yap kanun, torba kanun” anlayışıdır.