close

Enter

Log in using OpenID

2013-2014 Kimya Dersi Performans Ödevleri

embedDownload
UYUŞTURUCU
BAĞıMLıLıĞı
-UYUŞYTURUCU NEDİR? Zararları Nelerdir?
-Türkiye de uyuşturucu kullanan birey sayısı
-Gençlerin uyuşturucuya bağımlı olma sebepleri
-Uyuşturucu madde bağımlıların dönemleri
UYUŞTURUCU NEDIR?


Uyuşturucu, merkezi sinir sistemine etki eden ve
vücudun çalışma düzeninde değişikliklere neden olan
maddelerin tümüdür. Adından da anlaşılabileceği
gibi, kişi de uyuşukluk hâli meydana getirir ve sosyal
yaşamını olumsuz etkiler. Uzun süre kullanılması
sonucu ölüm kaçınılmazdır. Bu yüzden hiç
kullanılmamalı, kullanılmışsa da bırakılarak
tedaviye başlanılmalıdır.
Esrar, eroin, kokain, kubar, haşhaş, afyon, vb.
isimlerle tanınırlar ve genellikle bitkisel kaynaklı
maddelerden elde edilir. Son derece zararlıdır.
Dünyada hızla yayılmaya başlamıştır ve özellikle
günümüz gençleri içinde çok yaygındır.
UYUŞTURUCUNUN ZARARLARı
NELERDIR?

Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde: Sigaradan itibaren
bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve
merkezi sinir sistemi üzerindedir.
Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale
getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan
uzaklaştırırlar.
Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır.
Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve
arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk,
felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar )
halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve
hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve
ruhi karmaşa ve kaoslar .
Sindirim Sisteminde: Bulantı, kusma, karın ağrıları,
kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve
yaraları, gastrit, ülser vs.

Karaciğer ve Böbreklerde: Bu zehirlerin organizmadan
atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve
böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik,
yağlanma ,sertleşme (siroz).
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması,
tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları
Gözlerde: Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz
bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve
tezahürlerdir.
Solunum Sisteminde: Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu
yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.
Kan organlarında: Kan ,insan hayatının en önemli organı olup,
uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan
zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın
korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

Zehirlenme: Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla
gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme"
adını alır.
Sosyal ve Maddi Etkileri
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı
ile mümkündür.
Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın
uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden
kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel
(hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip
Kültür)
Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş
hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus ,iffet, şeref,
haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz.
İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde
uyuşturucu vardır.
İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlarının
itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren
her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar.
Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın
yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.
TÜRKIYE




DE UYUŞTURUCU KULLANAN BIREY SAYıSı
'Toplam uyuşturucu kullanıcılarının 185 milyon
olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam dünya
nüfusun yüzde 3.1'ini, 15 yaşın üstündeki toplam
nüfusun ise yüzde 4.5'ini teşkil etmektedir.
Uyuşturucu kullanıcılarının sık sık birden çok
uyuşturucuya
başvurması gözönünde bulundurulursa, bu rakam
daha da artmaktadır.'
Son dönemlerde, başkasının ya da partnerinin
kullandığı uyuşturucu iğnesiyle AIDS'e yakalanan
uyuşturucu bağımlılarının sayısında artış olduğu
vurgulanıyor. Dünyada hergün 14 bin kişinin AIDS'e
yakalandığı belirtilirken, bu hastalıktan günde 8 bin
kişinin öldüğü de rapordaki en çarpıcı sonuçlardan
biri.
Türkiye'de uyuşturucu kullanma yaşının 16'nın
altına düştüğünü vurgulamıştım. 2000 yılında 2
bin 795 olan kullanıcı sayısı, 2001'de 3 bin 314'e,
2002 yılında ise 4 bin 37'ye yükselmiş. Bu
rakamlar, Türkiye'de uyuşturucu kullananların
sayısındaki artışı ortaya koyuyor. Üstelik, bu
rakamların, yalnızca polis tarafından yakalanan
ve kayda alınan kişilerin listesiyle ortaya
çıktığını gözönünde bulundurmak gerekiyor.
Uyuşturucu kullanımını bir yeraltı faaliyeti
olarak düşünürseniz, bu rakamların kat be kat
fazla olduğu
 sonucuna rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

GENÇLERIN UYUŞTURUCUYA BAĞıMLı OLMA SEBEPLERI




Gençler en sık olarak merak nedeni ile madde kullanmaya
başlamaktadırlar. Bu nedenle uyuşturucuya karşı özendirici
davranışlardan kaçınmak gerekir. Arkadaş baskısı ikinci önemli
etkendir. Bir arkadaş ortamında yapılan ısrara çoğunlukla
dayanılamamaktadır. Arkadaş grubunun dışında kalmak, onlardan
farklı olmak korkusu yaşanmaktadır. Bir de buna merak eklenirse
kullanım kaçınılmaz olmaktadır. Bu nedenle gencin kendi hakkını
koruması, “hayır” diyebilmesi çok önemlidir. Sorunlarını çözmek için
başka yol kalmadığına inandıkları anda kullanım sıklaşır. Bir başka
deyişle çaresizlik önemli bir etkendir. Bu nedenle gençlere sorunlar ile
başa çıkma yöntemlerinin öğretilmesi önem kazanmaktadır. Bir sorun
karşısında nasıl davranmaları gerektiğinin öğretilmesi ve bugüne
kadar kullandıkları yanlış davranış biçimlerinin düzeltilmesi gerekir.
Bu maddeleri kullanmak gencin kendini kanıtlamasının bir yolu
olarak algılanmalıdır. Farklı ve değişik gözükmek, bir tür beğeni
toplamak amaçlanmaktadır.
Maddenin bulunabilirliği bir başka etkendir. Uyuşturucu maddenin
kolayca elde edilebilir olması, onun kullanılma oranını arttıracaktır.
UYUŞTURUCU MADDE BAĞıMLıLıĞıNıN
DÖNEMLERI


Alışma dönemi : Uyuşturucu maddeyle ilk tanışma dönemidir. Bu
dönemde yalancı bir dünyaya dalarak keyif alma duygusu ön plana
çıkar. Kişi kararsızdır, uyuşturucuya başlamamak için direnir.
İstediği zaman uyuşturucuyu bırakacağını düşünür. Vücutta kalıcı
bir fiziksel hasar yoktur.Gerekli tıbbi yardım yapılırsa kolaylıkla
uyuşturucuyu bırakabilir.Kişilerde yersiz davranışlar, aşırı neşe ve
durgunluk, dalgınlık, unutkanlık arkadaşlardan ayrılarak yeni
gruplara katılma gibi değişiklikler uyuşturucu kullanmaya
başladığının belirtileridir.
Doyma dönemi : Bu dönemde kişi yaşantısını devam ettirebilmek
içinuyuşturucu maddeyi kullanmak zorundadır.Artık keyif alma
ihtiyacı yoktur.Maddenin yoksunluğunda büyük sıkıntı ve problemler
doğmaktadır.Görme bulanıklığı, göz bebeklerinde küçülme, ağız
kuruluğu, ellerde titreme, nabız ve solunum sayısında
azalma,tansiyon düşüklüğü, kabızlık, hafızada zayuflama, ruhsal
durgunluk, dikkatsizlik, irade ve kişilik kaybı, hallüsinasyonlar
vardır. Karaciğer, kalp, solunum ve sindirim sisteminde hasarlar
ortaya çıkmaktadır.Bağımlının gittikçe daha fazla miktarda maddeye
ihtiyacı olmaktadır. Bu dönemdeki bağımlıyı kurtarmak için ciddi bir
tedavi gereklidir.

Düşkünlük dönemi : Bu dönemde organlarda ağır hasarlar
ve ruhsal çöküntü görülür. Kalp ve solunum problemleri,
karaciğer hastalıkları ortaya çıkar. Aşrı zayıflama, kusma,
kalp ve solunum yetmezliği görülür. Bağımlının hastalıklara
karşı direnci azalır. Zatürre hepatit(sarılık) AIDS gibi
hastalıklar meydana gelir. Beyin hasarı, kişilik kaybı, ağır
ruhsal problemler ortaya çıkar.Kişi kendine bakamaz ve
yardıma muhtaç hale gelir. Madde bulabilmek için her yolu
dener, hatta suç işleyebilir. Yaşantısını devam ettirebilmek
için aldığı uyuşturucu miktarını arttırmak zorundadır.
Uyuşturucu kullanımında aşırı doz alımına bağlı olarak
zehirlenme ve ölüm olayı görülebilir.Aşırı doz alındığında
başlangıçta husursuzluk,sesli ve ışıklı uyarıcılara karşı aşırı
tepki görülür. Hallüsinasyonlar, terleme, bulantı ve kas
krampları meydana gelir. İdrar ve dışkı kontrölü kaybolur.
Solunum düzensizleşir.Kalp atımı ve kan basıncı düşer.
Titremelerle baygınlık, koma ve ölüm meydana gelir.
Uyuşturucu bağımlılığı erken dönemde yakalanıp tedavi
edilemez ise kişiyi ölüme sürükleyen bir alışkanlıktır.
TEDAVİ

Evet! Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi
olabilir. Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık
sorunudur. Ve bunun tedavisi mümkündür. Özellikle
tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu
maddeyi bırakma oranı çok yüksektir.
Kullanıcılar arasında “bu hastalığın tedavisi
olmadığı” yolunda bir kanı yerleşmiştir. Bu
değiştirilmeye çalışılmalıdır.
Uyuşturucu maddeyi bırakan kişilerde tekrar madde
kullanımına başlamak sık olarak gözlenen bir
durumdur. Kişi uyuşturucu maddeleri bıraktıktan
sonra bir daha hiçbir zaman kullanmamalıdır. Bir kez
kullanması onun eski günlerine dönmesine neden
olabilir.
TEDAVININ ILKELERI



Bu maddeleri kullanan kişilerin tedavisi kişiye, kullanılan
maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklikler
göstermektedir.
Tedavinin başarısı için iki önemli etken sayılabilir:
1. Bunlardan birincisi kişinin tedavi olmayı istemesidir.
Eğer kişi tedavi olmayı kendisi istemiyor ise, kimse ona
zorla bıraktırmayı başaramaz.
2. Diğeri ise kişinin maddeyi bırakmaya kendini hazır
hissetmesidir. Çünkü, kişi maddeyi bıraktığı zaman
alışkanlıklarını, yaşadığı ortamı değiştirmek zorunda
kalabilecektir. Eğer tüm bunlara hazır değilse, yapabilecek
fazla bir şey yoktur.
Uyuşturucu madde kullanan kişide bağımlılık geliştiyse,
tedavi daha güç olacak ve daha uzun sürecektir.
Ayrıca, uyuşturucu kullanımı ile daha da artan aile içi
iletişim bozukluklarının, kopukluklarının giderilmesi için
anne ve babanın da tedaviye katılması gerekir.
TEDAVIDE NELER UYGULNAMAKTADıR?
Öncelikle kişi başvurduğu zaman bedeninin bu
maddeden arındırılması gerekir. Buna
detoksifikasyon adı verilir. Eroin gibi bazı
maddeleri aniden kendi başına bırakmak
tehlikeli olabilir. Bu nedenle kontrol altında
bırakmak gereklidir.
Daha sonra kişinin kendini tanıması, maddeyi
kullanma davranışını öğrenmesi, madde
kullanma nedenlerini anlaması, tekrar
başlamaması için neler yapması gerektiğini
öğrenmesi sağlanır.
Ancak uzun süre kontrollere gelmesi, tedavi
programına devam etmesi gerekir
 Acil Durumlar

ACIL DURUMLAR

Madde kullanan kişilerde ortaya çıkabilecek ve
acil müdahale gerektirecek durumlar iki ayrı
nedene bağlı olabilir.
• Maddenin yüksek dozda alınması (zehirlenme,
Entoksikasyon, aşırı doz)
• Madde bulunmadığı için ortaya çıkan şiddetli
yoksunluk belirtileri
Her iki durumda da yapılacak müdahale farklılık
gösterir. Bu nedenle meydana gelen olayın
açıklığa kavuşturulması ilk basamaktır. Ancak
her durumda öğretmenin soğukkanlı
davranması, çevresindekileri yatıştırması, ilk
fırsatta öğrenciyi bir sağlık kuruluşuna
göndermeyi düşünmesi gerekir.
ZEHIRLENME BELIRTILERI

Zehirlenme belirtileri alınan maddenin cinsine göre bir
değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle kullanılan madde
cinsinin bilinmesi önem taşır.
Onun sorumluluğunu onun yerine üstlenmemeye özen
gösterin. Onun üstlenmesine yardımcı olun.
Eroin zehirlenmesinde, gözbebekleri toplu iğne başı kadar
küçüktür, solunum yavaşlamıştır, derin uykulu bir hal ve
dışarıdan verilen uyarılara karşı yanıtsızlık vardır.
Uçucu madde zehirlenmesinde, kişi şaşkındır. Bulunduğu
yeri, zamanın ne olduğunu ve kiminle konuştuğunu bilemez.
Sarhoşluk hali vardır. Boğulma belirtileri olabilir.
LSD zehirlenmesinde, kişi korku içindedir, bir panik hali
vardır. Hayaller görebilir ve hayali sesler duyabilir.
Esrar yüksek miktarda alındığı zaman konuşmada dağınıklık,
gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, korku, panik,
intihar düşünceleri ortaya çıkabilir.
Kokain alındığında ise, aşırı kuşkucu davranış, saldırgan
davranışlar, aşırı hareketlilik saptanabilir.
Sakinleştirici ve yatıştırıcı haplar ile solunum yavaşlar,
uykulu bir hal gelişir ve tansiyon düşer.
Kısacası; eğer
bağlanacaksanız
hayata bağlanın !
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
564 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content