İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İNSAN HAKLARI HUKUKU PRATİK ÇALIŞMASI İKİNCİ ÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ 22.04.2014 Özgürlük ve Güvenlik Hakkı AİHS m. 5: 1. Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz: a) Kişinin, yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş mahkumiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulması; b) Kişinin, bir mahkeme tarafından yasaya uygun olarak verilen bir karara uymaması sebebiyle veya yasanın öngördüğü bir yükümlülüğün uygulanmasını sağlamak amacıyla yasaya uygun olarak yakalanması veya tutulması;8 9 c) Kişinin bir suç işlediğinden şüphelenmek için inandırıcı sebeplerin bulunduğu veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olma zorunluluğu kanaatini doğuran makul gerekçelerin varlığı halinde, yetkili adli merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulması; d) Bir küçüğün gözetim altında eğitimi için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar gereği tutulması veya yetkili merci önüne çıkarılmak üzere yasaya uygun olarak tutulması; e) Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını engellemek amacıyla, hastalığı yayabilecek kişlerin, akıl hastalarının, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılarının veya serserilerin yasaya uygun olarak tutulması; f) Kişinin, usulüne aykırı surette ülke topraklarına girmekten alıkonması veya hakkında derdest bir sınır dışı ya da iade işleminin olması nedeniyle yasaya uygun olarak yakalanması veya tutulması; 2. Yakalanan her kişiye, yakalanma nedenlerinin ve kendisine yöneltilen her türlü suçlamanın en kısa sürede ve anladığı bir dilde bildirilmesi zorunludur. 3. İşbu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koşullar uyarınca yakalanan veya tutulan herkesin derhal bir yargıç veya yasayla adli görev yapmaya yetkili kılınmış sair bir kamu görevlisinin önüne çıkarılması zorunlu olup, bu kişi makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkına sahiptir. Salıverilme, ilgilinin duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminat şartına bağlanabilir. 4. Yakalama veya tutulma yoluyla özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, tutulma işleminin yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi ve, eğer tutulma yasaya aykırı ise, serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. 5. Bu madde hükümlerine aykırı bir yakalama veya tutma işleminin mağduru olan herkes tazminat hakkına sahiptir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 3: Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır. Anayasa m. 19: Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunda gösterilen: Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya 1 değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir. Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir. (Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir. (Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir. Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir. Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir. (Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir. Olay I. Başvurucu, hakkındaki suçlamalardan İtalya Geneva Yüksek Mahkemesinde tutuksuz olarak yargılanmış ve ömür boyu hapis cezası almıştır. Başvurucu bu sırada Fransa’da sahte kimlikle gizlenerek yaşadığından İtalyan makamları tarafından hakkında uluslararası yakalama müzekkeresi çıkarılmıştır. 26 Ocak 1979’da başvurucu jandarma denetimi sırasında yakalanmış, hakkındaki yakalama kararı ve iade talebi tebliğ edilmiş ve iade işlemleri sırasında tutulmak üzere aynı gün cezaevine konulmuştur. 31 Ocakta İtalya, Fransa ile aralarındaki suçluların iadesi hakkındaki anlaşmaya dayanarak başvurucunun iadesi için resmen başvurmuştur. İlgili yasaya göre olay kendisine havale edilen Limoges Üst Ceza Mahkemesi iade talebinin reddine karar vermiştir. Mahkemenin iade talebinin gerekçesi ise İtalyan hukukunda geçerli olan gıyapta yargılamanın Fransız iç hukukuyla bağdaşmamasıdır. Başvurucu buna rağmen Fransa’da işlediği suçlar nedeniyle cezaevinde tutulmaya devam edilmiştir. 24 Ağustos tarihinde başvurucu savcılık tarafından 15000 Frank kefaletle serbest bırakılmış ve adli denetim altına alınmıştır. 26 Ekim 1979 tarihinde başvurucu yolda sivil polisler tarafından durdurulmuş ve zorla sivil bir araca bindirilerek polis merkezine götürülmüştür. Burada avukatıyla görüşme talebi reddedilmiştir. Daha sonra yanına gelen kişiler tarafından kendisinin sınır dışı edilmesine dair İç İşleri Bakanlığı kararı gösterilmiş ancak bir kopyası verilmemiştir. Bu karara karşı yasal başvuru yollarını kullanmasına olanak tanınmaksızın başvurucu zorla bir arabaya bindirilerek başvurucu 27 Ekim’de İsviçre sınırından sınır dışı edilmiş ve İsviçre makamlarına teslim edilmiştir. Başvurucu, İtalya’nın iade talebine binaen 18 Haziran 1980 tarihinde iade edilmiştir. Bu tarihe kadar İsviçre’de cezaevinde tutulmuştur. (Başvuru no: 9990/82) Olay II. Başvurucu, kendi beyanına göre 24 Kasım 1992, Hükümetin beyanına göre 26 Kasım 1992 tarihinde, gece saat 11:00-12:00 arasında, PKK terör örgütüne üye olmak, örgüt bildirilerini dağıtmak ve PKK teröristlerine yardım ve yataklık etmek suçlamalarıyla on üç kişi ile birlikte gözaltına alınmış ve 10 Aralık 1992 tarihinde serbest bırakılmıştır. 21 Aralık 1992 tarihinde ise başvurucu hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. Olayların gerçekleştiği Mardin Kızıltepe ilçesi Olağanüstü hal bölgesi içerisinde yer almaktadır. (Başvuru no: 21987/93) 2 İlgili yasa hükümleri: CMUK (mülga) m. 128: Gözaltına alınan ve tutulan bir kimse yirmi dört saat içinde sulh hakiminin önüne çıkarılır. Bir kimsenin gözaltına alınması toplu bir suçla ilgiliyse, gözaltı süresi dört güne uzatılabilir. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda, yargının denetimine tabi olmayan gözaltında tutma süresi bireysel suçlarda kırksekiz saat, toplu suçlarla ilgili olarak ise on beş gündür. Olağanüstü hal bölgesinde ise Devlet Güvenlik Mahkemesinin görev alanına giren suçlaral ilgili olarak gözaltı süresi yargıç önüne çıkarılmadan bireysel suçlarda dört gün, toplu suçlarda ise otuz gündür. AİHS m. 15: 1. Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla, bu Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir. 2. Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında 2. maddeye, 3. ve 4. maddeler (fıkra 1) ile 7. maddeye aykırı tedbirlere cevaz vermez. Olay III. Başvurucu, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüt faaliyeti içinde birden fazla silahla yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları kapsamında 16/11/2005 tarihinde gözaltına alınmış ve 19/11/2005 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/22 Sorgu sayılı kararıyla tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/6/2007 tarihli iddianameyle, başvurucunun diğer şüphelilerle birlikte 2005 yılında silahlı suç örgütü kurma, ateşli silah bulundurma, birden fazla yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasıyla haklarında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Başvurucu gözaltına alındığı 16/11/2005 tarihinden mahkumiyet kararının açıklandığı 16/10/2012 tarihine kadar tutuklu kalmıştır. Başvurucu ve aynı dosyada yargılanan diğer sanıkların tutukluluğun kanunda belirlenen azami süreyi aştığı gerekçesiyle yaptıkları itirazlar İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kararlarıyla reddedilmiştir. İtirazın reddine dair kararın gerekçesinde, “…birlikte yargılama yapılmasının suçların bağımsızlığını etkilemeyeceği, sanıklara atılı suçların tutukluluk durumu da tutukluluk sürelerinin de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği…” belirtilmektedir. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2012 tarih ve E.2005/260, K.2012/267 sayılı kararıyla başvurucu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220., 149., 109., ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13. maddeleri kapsamında toplam 32 yıl 31 ay hapis ve adli para cezasına mahkûm edilmiştir. (AYM Bireysel Başvuru; Başvuru no: 2012/999) İlgili yasa hükümleri: CMK m. 102/2: Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Soru: Yukarıdaki olaylarda, verilen belgelerde düzenlenen özgürlük ve güvenlik hakkı kapsamında herhangi bir ihlal gerçekleşmiş midir? Açıklayınız. 3
© Copyright 2024 Paperzz