View/Open

TÜRK MEDENİ KANUNUNA
GÖRE
KURULAN VAKIFLAR
Erdal ATAKAN
ayın Genel Müdürüm ve Davetliler;
Sözlerime, Vakfın genel ve kısa bir tarifini yaparak başlam ak istiyorum .
VAKIF; kişinin taşınabilir veya taşınmaz bir malını HİÇBİR TESİR ALTINDA KALM ADAN, sadece
S
kendi istek ve arzusu ile; yapılmasını öngördüğü, hayrı ve sosyal hizm etlerin yerine getirilmesi için; ebedi
olarak; özel mülkiyetinden çıkarıp; öngördüğü hizm ete TAHSİS etm esidir.
Türk Milletinin sosyal hayatında, ilk çağlardan beri yer alan VAKIF müessesesi; İslâm iyetin kabulüyle
daha gelişmiş ve Osmanlı İm paratorluğu zam anında Modem devletin üstlendiği pek ço k görevi, b aşarıy la
yerine getirm iştir.
Eski hukukum uza tabi olarak düzenlenen VAKFİYELERİN (V akıf senetleri) sayısı 26 3 00'dür.
OSMANLI İMPARATORLUĞU zam anında; hem sayıları fazlasıyla artan, hem de gördükleri hizm etler
sebebiyle, toplum da önemli bir yer alan V A K IFLA R; Cum huriyetin ilânından sonra,T Ü R K MEDENİ KANUNUnun TESİS'lerle ilgili hükümlerine tabi olarak; veT E SİS adı altında kurulm aya başlam ıştır.
■
1967 Yılında; TÜRK MEDENİ KANUNU'nun; Vakıflarla ilgili bölümünün, 903 Sayılı Kanunla, yeniden
düzenlenmesine kadar geçen, 41 yıllık sürede; 70 kadar tesis kum labilm iştir.
Bukadar az tesis kurulmasınftı sebepleri arasında; Ekonom ik sebepler, Modern devletin pek çok görevleri
üstlenmesi, Dernekler yolu ile aynı gayelerin gerçekleştirilebilm esi, V akıf kurulurken y e te rli bir mala peşinen
sahip olma şartının yer alması, bulunm aktadır.
TÜRK MEDENİ KANUN U'nda; 903 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, MAHFUZ HİSSE konusunun
düzenlenmesi, KAMU HİZMETİ gören Vakıflara,VERGİ MUAFİYETİ tanınması; Vakıfların teftiş ve d e n e tle ­
melerinin, VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'ne verilmesi ve Teftişin esaslarının tesbit edilmesi; bu V a k ıf­
ların, sayılarının artm asını ve gelişmesini temin etm iştir.
Ülkenin gelişmesine paralel olarak, Vakıfların Devlete yardım cı olm a özellikleri yeniden ön plana çık m ıştır
’
1967 - 1983 Yılları arasında kum lan V akıf sayısı; 768'i bulm uştur.
BU VAKIFLARIN; İLLERE GÖRE DAĞILIM (%) ORANI ŞÖYLEDİR:
İLİ_________ VAKIF SAYISI : ORANI :
İstanbul
255
% 32
Ankara
161
% 20
K onya
62
% 8
DİĞER İL L E R ;
52
290
% 37
(Tüm vakıf sayısına göredir.)
Eski vakıflarda kurucu; V akfın Y önetim ini, ço c u k la rın a , akrabalarına bıraktığı halde; Yeni vakıflarda:
Genel Kurul, Y önetim K urulu, D enetlem e K urulu (V akıf bünyesinde) şeklinde; dem eklere benzer bir idare
şekli görünm ektedir.
— Eski vakıflarda, ekseriyetle; Vakrf gelirinden, hayır ş a r t ve hizm etlerine ait m asraflar çık tık tan sonra;
artan para vakfı kuranın ço c u k la rın a bırakıldığı halde; günümüz vakıflarında bu durum azdır. Eski vakıflar
mali açıdan ç o k güçlü olduğundan; rahatlıkla hayır şartlarım , y ap tık tan sonra, V akıf evladına da tatm inkâr
bir m iktar kalm akta idi. G ünüm üzde, A İLE V A K IFLA R I bu görevi y apm aktadır.
— Eski vakıflarda; B A Ğ IŞ ALMA pek nadir olm asına rağm en; günümüz vakıflarının, hem en hem en h ep ­
sinde, BAĞI Ş önem li bir gelir kaynağı olarak düşünülm üştür.
—
vakıflarda, VEj^Gİ M U A FİY ETİ söz konusu olm adığı halde; bugünkü vakıfların, KAMU HİZME­
TİNE KATKILARINI SAĞLAM AK için; vergi m uafiyeti bir T E ŞV İK UNSURU OLARAK düşünülmüştür.
Vergi m uafiyeti; T oplum kalkınm asında etkili bir teşvik u n su ru d u r. ANCAK; Vergi kanunlarında yapılan d e ­
ğişikliklerle, Vergi m uafiyetinin kapsam ı, son zam anda d araltılm ıştır.
VERGİ M UAFİYETİ TA NIN A N V A K IFL A R
(%) ORANI; ŞÖ Y LE D İR :
73 ADET OLUP; AM AÇLARINA GÖRE DAĞILIM
VAKFIN AMACI : V A K IF SAYISI : V ERG İ M U A FİY ETİ A LM IŞ VAKIF ORANI (%)
KÜLTÜR
EĞİTİM
SAĞLIK
ASKERİ
31
24
14
4
% 42
% 35
% 20
% 3
Vergi m uafiyeti olan vakıflardan 2'sin in m u a fiy eti, dah a sonra ip tâ l edilm iştir.
— Eski vakıfların, ZÜ R R İ (y an i; geliri evlada ş a rt edilm iş) V A K IF adını verdiğim iz türü d ışında-geriye
kalan vakıflardan; hayır ş a rt ve hizm etleri DİNİ olanları; % 9 0 'ın ı teşkil etm ek te idi. Bu gün; 768 vakfın,
% 50'si Dini ve DİNİ EĞİTİM gayelidir. Kalan % 5 0 'in in , % 30'u ise; EĞİTİM VE KÜLTÜR gayelidir.
— Maalesef; Sağlık hizm etlerinin pahalı oluşu sebebiyle; SAĞ LIK GAYELİ vakıflar fazla değildir. Gayesi
Sağlık hizm etleri olan vakıfların ç o ğ u ; K A N SER VE BÖ BREK HASTALIKLARI ile ilgilidir. Yine; bu vakıf­
lar, sağlık hizm etini parasız yapam am akta; bir m ik tar ü cret alm ak tad ır.
— Eski vakıflarda; yapılan hizm et k arşılığ ı, hizm et götürülen kesim den ÜCRET ALINMAMASI esas ol­
duğu halde; Yeni vakıflar genellikle, bu hizm etleri Ü CRETLİ y apm aktadırlar. Kollej vakıfları dediğim iz,
Paralı orta dereceli okullar bu n u n belirgin m isâlleridir.
— T atbikatta, hem eski, hem de Y eni vakıflarda; V ak ıf TESCİL edildikten sonra, CAYMAK mümkün d e­
ğildir. ANCAK; bu husus D O K TR İN D E m ünâkaşalıdır.
Vasiyetname ile kurulan bir yeni vakıfta ise; Vasiyetçi h ay a tta iken; vasiyetinden vazgeçebilir.
— Yeni vakıflarda; k anu n d a yer alan sebeplere dayanarak, İdare şeklinde ve gayede, değişiklik yapılması
mümkündür. Eski vakıflarda ise; yalnız gayenin değiştirilmesi mümkündür.
Vakfın mallarının m uhafaza veya gayesini devam e ttirm ek için kesin ihtiyaç bulunduğu halde yetkili
asliye mahkemesi, idare uzvunun teklifi üzerine, teftiş makamının yazılı düşüncesini aldıktan sonra vakfın
idare şeklini değiştirebilir.
Vakfın asıl gayesinin m ahiyet ve şümulü vakfedenin arzusuna açıktan açığa uymayacak derecede değiş­
miş olursa, yetkili asliye mahkemesi idare uzvun un veya teftiş makamının müracaatı üzerine duruşma yaparak
vakfın gâyesini değiştirebilir.
— Eski MİRAS HUKUKUNDA; kız evlat 1, erkek evlat 2 hisse payı alırdı. Vakıf kurucuları, bu kaideye
rağmen; kız evlatları vakfın gelirinden, erkek evlatlarla eşit faydalandıran, bazen de mahrum eden şart ihdâs
edebilirdi. (Mahfuz hisse; M.K. Mad. 453. A nne, baba, eş, çoc u kla r, kardeş)
— Medeni kanunda yapılan değişiklikle; eski vakıflardan farklı olarak; istihdam edilenlere ve işçilere yar­
dım vakfı adı altında; yeni bir vakıf türii d o ğ m u ş tu r. Bunlara ö m e k olarak;
Çeşitli Bankaların personeline ait, Y ardım laşm a Sandığı tipinde kurulmuş vakıfları gösterebiliriz. Bu
vakıflar; Banka ve personeli tarafından ödenen aidatlarla FİNANSE edilmekte; vakıf üyesi banka personeline
EK SOSYAL GÜVENCE sağlamaktadır.
Bu tip vakıfların, Klâsik anlamdaki vakıf ta rifine, pek u \ m adığı bir gerçektir. ANCAK; Kanun k o y u c u ,
bu tip kuruluşları da, vakıf statüsüne dahil etmiştir.
ÖZETLEME K GEREKİRSE : Baz ı bü\ ük olm a\ an farklılıklara rağmen; gerek eski, gerek yeni vakıflar;
Türk toplumunun, hayır sever ve i\ ilik d u \g u la ıin in , M L ŞA H H A S Kuruluşları olarak; Toplumun pek çok
sorunlarının çözümüne yardım cı olmaktadırlar.
Huzurunuzda TÜM V A K F E D E N L E R İ ; Şükran, Minnet ve Hayırla ANIYOR; sözlerimeSAYGILARIMLA son veriyorum.
53