close

Enter

Log in using OpenID

Redaksiyon: İl İrşat Kurulu

embedDownload
İLİ: ELAZIĞ
AY: ŞUBAT
TARİH: 07.02.2014
ِ ‫ؤدوْا األَم َان‬
ُّ ُ‫إِ َّن اللّهَ َيأْم ُرُك ْم أَن ت‬
‫َهلِهَا َوِا َذا َح َك ْمتُم‬
ْ ‫ات إِلَى أ‬
َ
ُ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ ‫الن‬
َّ ‫َب ْي َن‬
‫ان‬
َ ‫اس أَن تَ ْح ُك ُموْا بِا ْل َع ْد ِل إِ َّن اللّهَ نع َّما َيعظُ ُكم بِه إِ َّن اللّهَ َك‬
ِ ‫س ِميعا ب‬
‫ير‬
‫ص ًا‬
َ ً َ
‫ه‬
‫ه‬
‫ه‬
‫ه‬
‫ه‬
‫ه‬
‫أحبه‬
‫اس إلى‬
‫ن‬
‫ال‬
‫إن‬
"
‫م‬
‫ل‬
‫س‬
‫و‬
‫ه‬
‫علي‬
‫َّللا‬
‫ى‬
‫ل‬
‫ص‬
‫َّللا‬
‫ل‬
ُ
‫ُو‬
‫س‬
‫ر‬
‫قال‬
ُ
َ ِ
ِ
ِ
".ٌ‫ إما ٌم عادل‬،ً‫ وأدناهُم منهُ مجلِسا‬،‫َّللاِ يو َم القيام ِة‬
ADALET
Muhterem Müslümanlar!
Dinimizin önemle üzerinde durduğu
konulardan birisi adalettir. Adalet; doğru ve dürüst
olmak, herkesin hakkını verip haksızlıklardan
uzaklaşmak, emaneti ehline vermek, herkese adil
davranmaktır. Adaletin zıddı zulümdür. Zulüm;
hıyanet, insafsızlık ve haksızlık etmektir.
“Allah, size, emanetleri mutlaka ehline
vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz
zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.”1
Ayet-i kerimesi gereğince emaneti ehline vermek ve
insanlar arasında Hakk’a göre hüküm vermek
Allah’ın emridir.
“Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız
ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için
şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan
kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya
fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü
Allah ikisine de daha yakındır.”2 İlahi emri
gereğince Allah’ın istediği şekilde hareket etmek,
her kim olursa olsun insanlar arasında ayrım
yapmamak ve doğruluktan ayrılmamak gerekir.
Öyle ise adaleti yerine getirmede
nefsinize uymayın.3
Emri gereğince İnsanlar
arasında hüküm verirken hevâ ve heveslerimize
uymamak, şahsi menfaatlerimize ve çıkarlarımıza
göre hareket etmemek görevimizdir.
Değerli Müminler!
İslam’ın bizden istediği adalet; hukuk
önünde herkese eşit davranmak, ırk, renk, dil,
kültür, bilgi ve mevki farklılıklarından dolayı
insanlara
farklı
davranmamaktır.
Herkesin
çalışması, bilgisi ve kabiliyetinin karşılığını alması,
ezilip sömürülmemesi, aşağılanıp horlanmamasıdır.
Bu şekilde adaletli davrananlara müjdeli haberler
verilmiştir. Zira Peygamberimiz (s.a.s.): "Kıyamet
gününde insanların Allah'u Teâlâ'ya en sevgili
olanı ve Allah'a en yakın bulunanı adil devlet
başkanıdır."4 "Hükmünde, yönetimi ve velâyeti
altındakiler hakkında adîl davrananlar, Allah
katında
nurdan
minberler
üzerinde
5
olacaklardır." buyurmuşlardır.
Muhterem müminler!
İslam'ın adalet anlayışında, davacı ile
davalının; etnik kökeni, inancı, siyasi düşüncesi,
toplumsal statüsü, adaletin tecelli etmesinde etkin
ve belirleyici ölçütler değildir. Haksızlık yapan,
başkalarını mağdur eden, canımızdan çok
sevdiğimiz, evladımız, anne babamız dahi olsa,
imanımız gereği adalet mutlaka yerini bulmalıdır.
Kureyş kabilesinden hırsızlık yapan asil bir kadını
cezalandırmaması için ashaptan Hz. Üsame’yi
Peygamberimize gönderdiklerinde bu duruma kızan
ve üzülen Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“Nasıl oluyor da bazı kimseler, Allah’ın (cc)
kanunu karşısında aracı olmaya kalkışıyorlar.
Sizden öncekilerin mahvolmasının sebebi şudur:
İçlerinden asil ileri gelen birisi hırsızlık yapınca,
onu serbest bırakıyor, zayıf ve fakir bir kimse
hırsızlık yapınca, onu cezalandırıyorlardı.
Allah(cc)’a yemin ederim ki “Allah’a yemin
ederim ki Muhammed’in kızı Fatıma hırsızlık
yapsaydı, onun da cezasını verirdim.”6
Değerli kardeşlerim!
Sağlıklı ve huzurlu insanların yetişmesinde
adaletin önemi açıkça belirmektedir. Adaletin
hüküm sürmediği milletlerde, her türlü haksızlık,
zulüm, işkence ve terör hâkim olur. Toplumsal
isyanlar çıkar. Mahkemelere güven kalmadığı gibi
fertlerin birbirlerine olan güveni de azalır. Tarihe
baktığımızda adaletle hükmeden devletlerin
ömürlerinin uzun olduğu, adaletten ayrılıp halkına
zulmeden devletlerin ise çok uzun yaşayamadıkları
görülmüştür.
Her türlü kötülükten uzak, adaleti ayakta
tutan, huzurlu bir toplum olmamız duasıyla hutbemi
bu konudaki bir ayet mealiyle bitiriyorum:
“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya
yardım etmeyi emreder, çirkin isleri, fenalık ve
azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye
size öğüt veriyor.” 7
Hazırlayan: Feyzullah ÇALIŞKAN
Kovancılar İlçe Müftüsü
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
1
Nisa, 4/58
Nisa, 4/135
3
Nisa, 4/135
4
Tirmizî, Ahkâm, 4 (1329) c.3 s.617
5
Müslim, İmâre, 18
2
6
7
Buhari Hudud 11,12 c.8 s. 16; Müslim Hudud, 8-9 c.2 s. 1315.
Nahl, 16 /90
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
436 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content