BİREY VE DAVRANIŞ ( SOS106U )

BİREY VE
DAVRANIŞ
( SOS106U )
KISA ÖZET
kolayaof.com
BİREY VE DAVRANIŞ - SOS106U
İÇİNDEKİLER
Ünite
Ünite Adı
Sayfa
Ünite 1 :
Ünite 2 :
Ünite 3 :
Ünite 4 :
Ünite 5 :
Ünite 6 :
Ünite 7 :
Ünite 8 :
Güdüler Ve Güdülenme
Duygular
Duygular Yaşam Boyu Gelişim
Kişilik
Stres Ve Sağlık Psikolojisi
Normal Dışı Davranışlar
Psikoterapi
Sosyal Psikoloji
1
4
6
13
17
19
22
26
-2013-
BİREY VE DAVRANIŞ - SOS106U
1.ÜNİTE : GÜDÜLER VE GÜDÜLENME
Güdü Kavramı
Psikolojide en önemli amaçlardan biri insan ve hayvan davranışlarının sebeplerini ortaya
koymaktır.Davranışların ortaya çıkmasında ve bireyden bireye farklılaşmasında güdü kavramı önemli
bir yer teşkil etmektedir.
Davranışlar her zaman güdülerle oluşur ve şekillenir. İstek ,arzu ve dürtülerle ilgili bir kavram olan
güdü organizmayı uyararak organizmanın belli bir amaç doğrultusunda faaliyete geçmesini
sağlar.Güdü davranışa enerji ve yön veren güçtür.Güdü istekleri arzuları ihtiyaçları dürtüleri ve ilgileri
kapsayan genel bir kavramdır.fizyolojik kökenli açlık susuzluk cinsellik gibi güdülere ise dürtü
denir.Vücut süreçlerini denge durumuna getirmek için çeşitli kaynakların kullanıldığı organizmanın
fizyolojik ihtiyaçları gereksinim(ihtiyaç) olarak tanımlanır
Güdülenme Kuramları
* Dürtü kuramı
İnsanların hayatta kalmalarını sağlayacak temel gereksinimlerinden mahrum kalması organizmada
gerilim halinin oluşmasına sebep olacaktır.Organizma gereksinmeyi gerçekleştirdikten sonra gerginlik
durumu azalarak eski haline döner. Sonuç olarak organizmanın dürtü hali sonlanır.
Açlık, susuzluk cinsellik gibi fizyolojik konularda en belirgin içsel güdüleyiciler olan dürtüler ile
başarı sevgi statü sosyal kabullenme gibi daha karmaşık güdüler için kullanılan gereksinim kavramı
bizi amaca yönelik davranışlarda bulunmaya zorlar.
* Özendirici Uyarıcı Kuramı
Bazı davranışların oluşmasında biyolojik bir unsur bulunmasına gerek yoktur.biyolojik olmayan birey
cazip gelen ve onu davranışa iten unsurlar özendirici uyarıcı olarak adlandırılmaktadır .Biyolojik
olarak açlık ihtiyacı yemekte giderilmiş olmasına rağmen yemek sonrası yenen kekin açlık gidermeyle
ilgisi yoktur.
* En uygun (Optimal) Düzeyde Uyarılma Kuramı
Organizma sürekli olarak belirli bir uyarılma düzeyinde kalmak ister belirli uyarılma düzeyinin altına
düştüğünde organizma çevresinde daha çok uyarıcı arar. Organizma en uygun uyarılma düzeyinin
üstünde bir uyarılma halindeyse daha sakin bir çevre arayarak belirli bir uyarılma düzeyini sürdürmeye
çalışır.Örneğin bireylerin paraşütle atlama gereksinimleri olduğu bu kuramla açıklanabilir.
* İçgüdü Kuramı
Belirli bir türün tümü yansıtan karakteristik davranış yapıları içgüdü olarak
tanımlanmaktadır.Leyleklerin mevsime göre göç etmesi örümceklerin ağ örmeleri belirli bir türe özgü
davranış yapılarını ortay koymaktadır.insanlar bir çok davranışı doğuştan değil sonradan öğrenerek
şekillendirmekte ve insan ırkına özgü değil daha çok kendilerine özgü davranışlar sergilemektedir.
* Bilinçdışı Güdüler
Çoğu zaman insan davranışlarının sebeplerini bilinmediği ve anlaşılmadığı durumlar söz konusudur.
Bilinçdışındaki düşünce istek ve güdüler aslında yok olmaz ve varlıklarını sürdürürüler. Bu düşünce
istek ve güdüler bireyler farkında olmadan onların davranışlarını yönlendirirler.
* Biyolojik denge (Homeostasis) Kuramı
1
1
-2013-
BİREY VE DAVRANIŞ - SOS106U
Organizmanın yaşamını sağlıklı şekilde sürdürebilmesi su hava temel besin maddeleri temel bazı
ihtiyaç unsurlarının düzenli olarak alınmasına bağlıdır. Organizmanın bünyesine katılan maddelerin
hangi yoğunluk ve ne şekilde alınacağı ve alınan bu maddelerin arasında nasıl bir denge kurulacağı
homeostasis kavramıyla açıklanabilir.Sabit içsel durumu işaret eden biyolojik denge olarak
tanımlanabilecek homeostasis ısıyı sürekli dengede tutan termostat gibi vücudun sürekli olarak
dengede olmasını ve bir şekilde işlemsini sağlar.
Güdülerin Sınıflandırılması
Bazı güdüler biyolojik olarak tüm insanlarda görülürken bazı güdüler de toplumdan topluma değişen
bir yapı gösterirler.En geçerli sınıflandırma güdülerin birincil güdüler ve sosyal güdüler şeklinde iki
gruba ayrılmasıdır.
Birincil Güdüler
Her güdü her insanda aynı sonuçları doğurmamaktadır.aynı uyarıcı farklı bireylerde farklı güdüleri
ortaya çıkarabiliyorken aynı güdü farklı insanlarda farklı davranışları tetikleyebilmektedir
Bir çok organizmada ortak öğrenilmemiş belli biyolojik gereksinme durumu ile ortaya çıkıp davranışı
yönlendiren güdüler birincil dürtüler olarak adlandırılmaktadır. örneğin açlık susuzluk cinsellik
* Açlık ve susuzluk
Bazı araştırmacılar kandaki glikoz olarak adlandırılan basit şeker düzeyine duyarlı bir şekilde beynin
bazı alanlarının uyarıldığını ileri sürmektedirler.Organizmada açlık ile ilgili tepkileri yönlendiren
merkez hipotalamustur.kana doğrudan verilen insülin kandaki şeker miktarını düşürerek açlık hissine
yol açmaktadır. aynı şekilde kana verilen glikozda açlık hissini ortadan kaldırmaktadır.açken midede
ortaya çıkan kasılmaların sebebinin beyindeki açlıkla ilgili merkez olduğu düşünülmektedir.
Güzel bir pastanın görüntüsü güzel kokan bir simit gibi çevresel unsurlar biyolojik süreçleri
tetikleyebilir ve ani bir açlık dürtüsüne sebep olabilir Bu tarz yiyecek koku görüntü ve düşüncesi
insülin salgılanmasına ve kandaki glikoz seviyesinin düşmesine neden olmaktadır
Vücuttaki su ve tuz dengesinin bozulması susuzlukla ilgili gereksinimin belirmesine neden
olur.Susuzluk da açlıkta olduğu gibi çevreden gelen dışsal uyarıcıların etkisi altındadır.örneğin yaz
aylarında buz gibi bir içecek görüntüsü
Kültür farklılıkları da her bireyde ortak biyolojik bir unsur olan açlık gereksinimin doyurulmasını
etkilemektedir.Damak tadı olarak adlandırılan farkın kültüre göre değiştiğini ve açlık hissini
şekillendirdiğini unutmamak gerekir. Bazı ülkelerde bazı böcek türleri iştah açıcı olarak
nitelendirilebilmektedir.
öte yandan kültür farkı ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle günümüzde ABD toplumu gibi gelişmiş
ülkelerde küçük yaşlardan başlayarak aşırı kilo sorunlarının yaşandığı görülmektedir..Sonuçta açlık
gereksinimin doyurulması biyolojik unsurdan öte psikolojik sosyal ve kültürel etkilerle şekillenir.
* Cinsellik
üreme davranışı ile ilgili birincil dürtü olan cinsellik biyolojik ve çevresel unsurlar tarafından
uyarılarak ortaya çıkar. açlık ve susuzluk dürtüleri organizmanın yaşamını sürdürmesi için önemlidir
cinsellik ise türün devamının sağlanması açısından önem kazanmaktadır.
Kadın ve erkekte cinsel davranışın altında yatan en önemli biyolojik unsur testesteron
hormonudur.diğer yandan bazı araştırmacılar insanlarında birçok hayvanın cinsel davranışlar ortaya
koymadan önce hazırlık döneminde feromen adı verilen maddeler gibi koltukları ve cinsel organların
bulunduğu bölgede benzer kimyasallar salgıladıklarını ortay koymaktadır. cinsel heyecanın
uyarılmasında beynin iç kısmında yer alan limbik sistemin etkisinin olduğu düşünülmektedir.
2
2
-2013-
BİREY VE DAVRANIŞ - SOS106U
Açlık ve susuzluk güdüsü birey istemese gereksinim olarak çoğalmaya devam eder. Cinsellik ise
uyarılma hem birey tarafından istenir başlatılır ve devamında bu gerginlik giderilmeye çalışılır.
Uyarıcı Kaynaklı Güdüler
öğrenilmemiş güdüler arasında yer alan uyarıcı kaynaklı güdüler dış uyarıcılara daha fazla bağlı olup
çevreden bilgi edinmeye yöneliktir.
* Araştırma ve Merak
Bir kısım araştırmalar merak kavramını yaşamın anlamını bulma yolunda bir gereksinme olarak ortaya
koyarlarken bir kısmı da merak zeka ve yaratıcılıkla ilişkilendirilmiştir ilerleme ve gelişmenin temeli
merak ve araştırmadan geçer.
* Kurcalama
birey bilmediği yeni bir cihazı kurcalayarak ne olduğunu anlama yönünde kendini tatmin eder. öte
yandan tesbih çekmek yüzüğüyle oynamak gibi durumlarda birey maddelerle kendini sakinleştirir.
Sosyal Güdüler
Öğrenilmiş güdüler olan sosyal güdüler biyolojik gereksinmelerden etkilenmelerine rağmen toplum
değerleri yaşantısının etkisiyle şekillenmiş güdülerdir..Öğrenilmiş bu tarz güdülerin bireyde sıkıntı
yaratarak psikolojik sorunların yaşanmasına neden olabilir. bu tarz gereksinimler kültürden kültüre
değişebilmektedir.
Başarı Gereksinimi
Başarı gereksinimi yapılan işin en iyi şekilde yerine getirme ve sonuçları ile ilgili haz alma davranışı
ile ilgilidir. başarı gereksiniminde ailenin yetiştirme tarzı da önemlidir.özellikle çocuğun küçük yaşta
kendi seçimlerini yapmasına izin verilmesi kendi parasını kazanabilmesi ve inisiyatif alabilmesi için
bağımsız bir kişi olarak büyütülmesi başarı gereksinimin artmasına yol açar.
başarı gereksinimin başarısızlık korkusuyla karıştırılmaması gerekir.başarısızlık korkusu yüksek
bireyle başarılı olmayacakları işler yerine başarı olasılığı yüksek işleri tercih eder ve başaracak
yeterlilikleri olsa dahi daha üst seviyedeki işlerden kaçınırlar.
İlişki Kurma ve Bağlanma Gereksinimi
Toplumdaki diğer insanlarla ilişki kurma onlarla yakın olma gereksinimi yine insan davranışlarını
şekillendiren önemli gereksinimler içerisinde yer almaktadır.. örneğin bir sosyal topluluğa üye olma
dernek faaliyetlerine katılma ilişki kurma gereksinimiyle ilgilidir.
Kontrol Altında Tutma Gereksinimi
bazı bireyler çevrelerindeki olaylar ve kişiler üzerinde denetim kurma onları kontrol edebilme
gereksinimi duyarlar..Örneğin yaşlılık döneminde çevreleri üzerinde denetim kurma inisiyatifi olan
kişiler daha sağlıklı ve uzun yaşama konusunda daha avantajlıdırlar.
Ödülün Kaynağına Göre Güdülenme
Yapılan işin doğası gereği işin kendisinin ve içeriğin ödül niteliğini taşıması birey için zevk ve tatmin
sağlıyorsa bu tarz ödüller içsel kaynaklı ödül olarak nitelendirilebilir.hızlı ve yeterli olma isteği
gibi..Eğer davranışın gerçekleştirilmesi için dışarıdan bir ödül sunuluyor ve davranış oluşuyorsa bu
durumda dışsal kaynaklı ödülden söz etmek mümkündür. bir iş yerinde fazla mesaiye prim verilmesi
gibi.
3
3
-2013-
BİREY VE DAVRANIŞ - SOS106U
Gereksinimler (İhtiyaçlar) Hiyerarşisi
Abraham Maslow insan davranışlarını şekillendiren gereksinimleri bir piramit şeklinde en temel
gereksinimlerden yukarı doğru en karmaşık olanına uzanan bir şekilde sınıflandırmıştır
Piramidin en alt basamağında açlık susuzluk gibi temel fizyolojik gereksinimler yer alırken Maslow
piramidin en üst noktasına insanların tümüyle potansiyellerini ortaya koymaya dönük kendini
gerçekleştirme gereksinimini koymuştur.sırasıyla en alt basmaktan üste1 temel fizyolojik
gereksinimler, 2 güvenlik, 3 ait olma ve sevgi, 4 değer başarı saygı 5kendini gerçekleştirmedir.
Maslow’a göre piramidin alt tarafındaki gereksinimleri gidermeden üst taraftaki gereksinimleri
gidermek mümkün olmamaktadır.Piramidin en üst noktasına çok az kişi ulaşabilmektedir.
Piramitte bir üst basmaktaki gereksinim giderilmesinde bir sorun yaşadığında birey önceki basamağa
döner ve bu dönüşler bazen birey için sıkıntılar yaratır. örneğin sevgilisinden ayrılan bir kadın sevgi ve
ait olma ihtiyacı tam doyurulamadığı için kendisini aşırı şekilde yemeye verebilir.
Zaman zaman Maslow’un gereksinimlerin hiyerarşisiyle ilgili yaklaşımına eleştireler
yapılmaktadır.örneğin bir anne çoğu zaman kendi yemez çocuğuna yedirir çocuğu için kariyerlerini
noktalayan pek çok anne örneği bulunmaktadır.
2.ÜNİTE : DUYGULAR
Duygular
Duygu yaşantısı vücutta 3 farklı düzeyde gerçekleşir;
* Öznel yaşantı deneyimi
* Duygusal davranış düzeyi
* Fizyolojik olaylar
Kalp ya da öfke gibi duygu durumlarında
*Kalp atışı ve solunum artar
*Göz bebekleri büyür.
*Salya salgılanması ketlenir
*Kanın pıhtılaşma hızı artar
*Deriden kan çekilmesiyle tüyler ürperir.
*Kan şekeri enerji sağlama adına kanda daha yoğun hale gelir.
*Kan acil durumlarda kullanılmak üzere mide, karar vermede kullanmak için beyne harekete geçmek
için kullanılmak üzere iskelet kaslarına gönderilir.
Duygular-heyecanlar: Bulunulan ortamın algılanmasıyla ortaya çıkan, iç organları harekete geçirerek
beden, davranış ve bilinçte farklılık oluşturarak kendini hissettiren süreçlerdir.
Duyguların ifadesi beyindeki limbik sistem ve ototnom sinir sistemi tarafından koordine edilir.
Plutchik, bireylerin uyum sağlayıcı davranışlarını güdüleyen duyguları 8 temel kategoriye ayırmıştır
*korku
*sevinç/neşe
*öfke/kızgınlık
*üzüntü/hüzün
*tiksinti/iğrenme
*umut/beklenti
*kabul etme/edilme
*hayret/şaşkınlık/süpriz
4
4
-2013-
BİREY VE DAVRANIŞ - SOS106U
Plutchik duyguları belirli bir sıralamaya göre dizerek bir duygu çemberi/tekerleği oluşturmuştur.
* Neşe ve kabul etme= aşk
*Kabul etme ve korku= teslim olma
*Korku ve şaşkınlık/sürpriz= dehşet
*sürpriz ve üzüntü= hayal kırıklığı
*üzüntü ve iğrenme= pişmanlık
*İğrenme ve öfke= hor görme
*Öfke ve beklenti= hırçınlık
*Beklenti ve neşe= iyimserlik
Duygu Kuramları
*James-Lange Kuramı
*Canon-Bard Kuramı
*Bilişsel Kuram
*Sosyobiyolojik Kuram
James-Lange Kuramı: Beden çevrede gerçekleşen belirli özelliklere göre tepkide bulunur ve tepkimim
farkına varıldığında fizyolojik değişmelerle birlikte duygu durumu meydana gelir.
[Uyaran] ->[Algı/yorum] ->[Fizyolojik değişim/otonom uyarılma] -> [Duruma özel duygunun
hissedilmesi]
Canon-Bard Kuramı: James-Lange kuramının eksiklerini gidermeyi amaçlamıştır.Duygular ve
bedensel davranışlar aynı anda ortaya çıkar.
[Başlatan olay] -> [ Beyinde talamusun harekete geçmesi]
[ otonom sistemin uyarılması] [ Bilinçli duygu]
Bilişsel Kuramı:Bedendeki fizyolojik değişikliklerin şekillenmesinde bilişsel unsurlar olarak
tanımlanan algı, anlayış, edinilen bilgi ve tecrübelerin kodlanması ve geri çağırılması şekilleri,
düşünme şekilleri gibi zihinsel süreçleri etkilidir.Bu noktada Schacter ve Singer Kuramı öne çıkar.
Bilişsel kuramda farklı olarak bir geri bildirim mekanizması bulunmaktadır.
[Uyaran] -> [Algı/yorum]
[uyaran ] [bağlam] [geri bildirim ]
[fizyolojik değişim ->[Duruma özel duygunun hissedilmesi]
otonom uyarılma]
Siz birleştirin artık kitaba göre çünkü yaptım olmuyor burada
Sosyobiyolojik Kuram: Duyguların çevreye uyum aracı olduğunu ve yıllar sürecinde değişip bugünlere
geldiğini savunan kuramdır.
Plasebo Etkisi: Kişilerin gerçek bir tedavi olmaksızın, aslında hiç bir fizyolojik etkisi olmayan ve ilaç
sanılarak içilen haplar yoluyla tedavi gördükleri inancıyla iyileşme göstermelerini anlatan kavramdır.
Jest ve mimikler: Duygu ve düşünceleri destekleyerek gözle görülür somut hale gelmelerine katkıda
bulunan hareketlerdir.Esas ve İkincil olarak sınıflandırılır.
1. Esas jest ve mimikler: Duygu ve düşünceleri destekleyen onları somut hale getiren hareketlerdir. 3
gruba ayrılır.
5
5
-2013-
BİREY VE DAVRANIŞ - SOS106U
*Anlatım jest ve mimikleri: Yüz ifadelerinde ortaya çıkan biyolojik kökenli temel duyguları dile
getiren hareketlerdir. Mutluluk, öfke, şaşkınlık, üzüntü, tiksinti gibi duygular evrenseldir.
*Toplumsal jest ve mimikler:Bireyin toplumsal rolü gereği ortaya koymak zorunda olduğu
hareketlerdir.
*Şematik jest ve mimikler:Tiyatro oyuncularının, pandomim sanatçılarının yaptıkları taklit hareketleri
gibi. İşle ilgili belli bir mesleği yürütenlerin örn:borsada çalışanların sergilemek zorunda oldukları
hareketler.
2. İkincil jest ve mimikler: Bedenin gereksinimleriyle ilgili olarak toplumsal nitelikli olmayan esneme,
hapşırma, öksürme gibi bedensel hareketleri içerir. Sürekli esnemek , yapılan konuşma ile ilgili
düşünce ve duyguları da yansıtabileceği için önemlidir.
3.ÜNİTE : DUYGULAR YAŞAM BOYU GELİŞİM
Yaşam boyu gelişim anlayışı : Doğum öncesi döllenme ile başlayan, yaşlılık ve ölüme yaklaşma ile
ilgili süreçlerin yaşandığı dönemlerinde içinde yer aldığı anlayıştır.
Yaşam boyu gelişimin ana çalışma konusu : bireylerin doğum öncesi dönemden başlayarak geçirdiği
değişimleri betimlemek ve açıklamak, yine bu değişime yönelik benzerlik ve farklılıkları ortaya
koymaktır.
Yaşam boyu gelişimi , gelişim psikolojisi inceler.
Yaşam boyu gelişimle ilgili en önemli tartışma konusu bireyin gelişiminde kalıtımla gelen özelliklerin
mi yoksa çevresel faktörlerin mi etkin olduğudur.
Çevre faktörleri :
1- Fiziksel çevre
2- Toplumsal çevre olarak sınıflandırılır.
Gelişimde Kritik Dönemler
Gelişim sürecinde kriz dönemleri ve kritik anlar gelişimin seyri açısından etkilidir.
Kriz dönemleri : ülkemizi sarsan Marmara depreminin, bu olayı yaşayan bireylerin gelişim sürecinde
izler bıraktığını söylemek mümkündür
Kritik anlar : hamilelik döneminde alkol tüketimi bebeğin anne karnındaki gelişim sürecini
etkileyebileceğinden ileriye dönük olarak bebekte fiziksel ve bilişsel değişimlere yol açmaktadır.
Yaşam Boyu Gelişimde Araştırma Yöntemleri
Gelişim psikolojisinde : doğal gözlem, örnek olay yöntemi, deneysel gözlem ve ilişkisel gözlem olmak
üzere 4 farklı araştırma yöntemi kullanılmaktadır.
Doğal gözlem : gelişim sürecini kendi ortamında izlemeye dayalıdır.
Örnek olay yöntemi : tek bir deneğin ayrıntılı olarak incelenmesi.
Deneysel yöntem : gelişim sürecindeki değişim ve süreçleri neden-sonuç ilişkisi içerisinde açıklamaya
çalışan yöntem.
İlişkisel yöntem : iki farklı değişkenin arasındaki ilişkiyi gösteren yöntem.
Bunun yanında yaşam boyu gelişimde gelişim sürecine ilişkin bilgileri elde etmede 3 farklı araştırma
deseni kullanılmaktadır. Bunlar; enlemsel(kesitsel) desen, boylamsal desen ve sırasal desen
6
6