2014 - Ekonomi Gazetesi

arar
Ekonomi
3
Muhasebe
5
Gündem
aşbakan Yardımcısı Bülent Arınç , gündeme dair soruları cevapladı.
Başbakanın cumhurbaşkanlığı adaylığı içinde önemli açıklamalarda
bulundu. NTV'de soruları yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor. AA tartışması (AA Genel Müdürü
Kemal Öztürk) Ben çok iyi bililyorum, o akşam, bunun şahitleri ispatları da var, 21
saat işinin başından ayrılmadı, Ajansta bu işi yöneten arkadaşlarla bir arada durdu.
Sonra merak saikiyle belki nabız yoklamak için AK Parti Genel Merkezi'ne gitmiş
olabilir. Ajansımıza ve Genel Müdüre yönelik bu ithamların, bu suçlamaların asılsız
olduğunu söylemek istiyorum. Ama gazetecilerin özgürlükleri kısıtlanmamalı ve
sadece 'AA muhabiridir' diyerek 'vurun, saldırın' şeklinde bir yönlendirme kesinlikle
yapılmamalı. Bütün gazeteci arkadaşlarımızı, bütün medya kuruluşlarımızı da AA'ya
ve muhabirlerine yapılan saldırıları kınamaya davet ediyorum.
eçen yılın ilk 5 ayında düşen enflasyonun oluşturduğu baz etkisinin
yanı sıra birçok maliyet unsurundaki artışla Yİ-ÜFE yükseliş iki aydır
% 12’nin üzerinde seyrediyor. Şubatta % 12.40 olan yıllık artış, martta
% 12.31 düzeyinde gerçekleşti. Aylık artış ise % 0.74’te kaldı. Martta yıllık TÜFE %
8.39 artarken, aylık bazda artış % 1.13 düzeyinde gerçekleşti. Martta fiyatı en çok
artan ürün % 29.01 ile karnabahar oldu. Fiyatı en fazla yükselen 10 üründen 8’inin
tarımdan olması dikkat çekti. TÜİK Mart ayı enfl asyon verilerini açıkladı. 2013 yılı
son çeyreğinde bazı ürün gruplarına kur artışı gerekçe gösterilerek yapılan zamlar,
ekonomi yönetiminin ‘enfl asyonu etkilemez’ şeklindeki açıklamalarına rağmen,
üretici enfl asyonu yönüyle fiyat artışlarına yol açmaya devam ediyor. 2014 yılı
şubat ayında uzun bir aradan sonra % 12.40 ile yeniden % 12’nin üzerine çıkan
yıllık Yİ-ÜFE, mart ayında da % 12.31 seviyesinde oluştu.
B
G
ÜRETiCiNiN
E N F L A S YO N Y Ü K Ü
A R T I YO R
üSürücü Kursları Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Tema
Sürücü Kursu Kurucu Müdürü Alparslan Dumlu, direksiyon sınavını
geçemeyenlerin, her başarısızlığın ardından kayıtlı oldukları kurstan 2
saat direksiyon eğitimi alacaklarını söyledi. "Çalışanının sigorta primini yatırmayan
sürücü kursları, borçlarını kapatana kadar yeni kursiyer kaydı yapamayacak." diyen
Dumlu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nde
değişiklik yaptığını hatırlattı. Dumlu, şöyle konuştu: "Değişikliklere göre, sürücü
kursuna kaydolan adaylardan istenecek belgeler arasına 'parmak izi alındı belgesi' de
eklendi. Böylece bugünden itibaren kursa kaydolanlar parmak izi belgesini de sunmak
zorunda olacaklar.Teorik ve direksiyon eğitimi dersi sınavlarına herhangi bir nedenle
girmeyenlerle teorik sınavda başarısız olanlar yeniden kursa devam etmeksizin ve kurs
ücreti ödemeden aralıksız 3 dönem daha sınavlara girebiliyor.
T
onom
Gıda fiyatları zirvede
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
7 NİSAN 2014 Pazartesi
8
KDV dahil 25 Krş
ünyada gıda fiyatları Mart ayında yılın en yüksek
seviyesine ulaştı.Birleşmişler Milletler dünya
genelinde gıda fiyatlarının Mart’ta bu yılın en
yüksek seviyesine çıktığına işaret etti.Nedeniyse Kuzey
Amerika başta olmak üzere yaşanan sert kış dönemi ve
Karadeniz’de Ukrayna temelinde görülen jeopolitik gergin
lik.BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) fiyat endeksi bir
önceki % 2,3 seviyesinden % 4,8 seviyesine yükseldi. Bu
endeks, hububat, yağ ve türleri, süt, et ve şekerin aylık
fiyat değişimlerini inceliyor. Endeksin çıktığı bu seviye
Mayıs 2013’ten bu yana görülen en yüksek nokta.
D
www.ekonomigazetesi.net
İndirim
isteği
üzerine
cephe
TüRKiYE’YiASLA
HAFiFE ALMAYIN
S&P'nin Türkiye'nin görünümünü negatife indirmesinin ardından gözlerin çevrildiği Fitch'ten iyi
haber geldi. Şimdi sıra Moody's'in açıklamasında.
HAREKETE GECTi
Fitch tehdide başladı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
açıklamasından sonra 'faiz cephesi' harekete geçti. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yardımcısı Faik Öztrak, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Kıdemli Direktörü Paul Rawkins ve ekonomistler Merkez
Bankası'nın bağımsızlığına vurgu yaparak faiz indiriminin erken olduğunu iddia etti.
aşbakan Erdoğan'ın 'indirim' isteği
üzerine cephe hemen harekete geçti.
Bakan Babacan "Merkez kendi
kararını verir" derken, CHP lobinin
sözcülüğünü yaptı. Fitch tehdide başladı.
B
redi derecelendirme
kuruluşu Fitch, Türkiye
’nin kredi notu ve görü
nümünde değişiklik yapmadı.Fitch
Türkiye'nin uzun vadeli yabancı
para cinsinden notunu BBB- olarak
onayladı, görünümü de durağanda
tuttu.Fitch açıklamasında,Türkiye
'de aralık ve ocak aylarında küresel
risk eğilimindeki değişimler ve iç
ve siyasi gelişmelerin baskı yarat
tığına dikkat çekildi. Açıklamada,
“Cari açıkta iyileşmenin sürmesini
bekliyoruz. Cari açığın GSYH’ye
oranı bu yıl % 6 olacak” denildi.
Fitch, enflasyonun yıl sonunda % 5
olacağına işaret etti. Kurum,
Türkiye’nin dış şoklara dayanıklı
lığının hafife alınmaması gerekti
ğine dikkat çekti ve Türkiye’nin
notunun bankacılık sektöründeki
güçten destek aldığını belirtti.
K
SEÇİMLERE VURGU YAPTI
Fitch, siyasi belirsizliklerin halen
Türkiye’de denklemin temel
bilinmeyi olmaya devam ettiğine
işaret etti. Yapılan açıklamada,
“Cumhurbaşkanlığı ve genel
seçimler öncesinde siyasi
hareketliliğin devam etmesi ve
dönemsel olarak ekonomik
görünümün gölgelenmesi
bekleniyor” denildi. Fitch, 2014
büyüme beklentilerini % 3,2'den %
2,5'e indirdiklerini de açıkladı.
Türkiye'ye yatırım yapılabilir kredi
notunu veren ilk kurum Fitch
olmuştu. Türkiye, yatırım
yapılabilir kredi notunun son
basamağına sahip.
MOODY'S NE YAPACAK?
FITCH'İN kararının piyasa
öngörüleri doğrultusunda geldiğini
söyleyen ekonomistler, Moody's'in
piyasada endişe yarattığına dikkat
BORSA
BABACAN DA KARŞI
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Son bir
haftadır piyasadaki gerçekleşmelere baktığımızda gerçekten olumlu bir ortam var.
Türkiye ile ilgili yorumlara baktığımızda
para politikası konusunda bir gevşeme beklentisi oldu. Merkez Bankamız bütün bu yorumları izleyecek ve nihai karar aşamasında
kendi kararını verecek" diyerek topu bankaya
attı. Babacan, yıl sonu büyümenin yüzde 4
veya biraz altında olabileceğini söyledi.
çektiler. Moody's 11 Nisan'da
Türkiye'nin kredi notunu gözden
geçirecek. GCM Menkul Değerler
Araştırma Direktörü Erdoğan
Turan, “Fitch tarafında değişiklik
beklenmiyordu.Sürpriz değil.
Asıl endişe kaynağı olan ve
piyasa tarafından
fiyatlanmayan şey Moody’s.
Orada daha ciddi bir
potansiyel var. Moody’s’in
görünümü değiştirme
olasılığı. Fitch’i atlattık
diyelim, sıra Moody’s’te. Not
indirimi beklemiyorum. Not
artırımının üzerinden bir
yıl geçmeden son indirimi
gelmesi sorgulanır.
FITCH HEMEN TEHDİT ETTİ
Kredi değerlendirme şirketi
Fitch'in Kıdemli Direktörü Paul
Rawkins faiz indirimi olması
durumunda konunun belirsizleşeceğini, notun tehlikeye gireceğini söyledi. Rawkins, "Faiz
indirimi, kredi büyümesi ve cari
açığı artırabilir, bu olumsuz bir
durum. Merkez Bankası faiz indirimi yaparsa kamu ve özel sektör döviz riskine karşı açık olur"
dedi. Meksa Menkul Değerler
Genel Müdür Yardımcısı
Figen Özavcı, "Merkez Bankası eğer olağanüstü
toplanırsa büyük sıkıntı olur" değerlendirmesini
yaptı. Standart Bank Gelişmekte Olan Piyasalar
Araştırma Müdürü Tim Ash, Başbakan'ın faiz indirim isteğini "Çok negatif ve rahatsız edici yorumlar" diye tanımladı.
CHP FAİZ LOBİSİ GİBİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "faiz indirimi" talebinin Merkez Bankası'na doğrudan müdahale olduğunu belirterek, "(Başbakan Erdoğan)
Doğrudan araçlara müdahale ediyor. Bu da Merkez
Bankası'na uluslararası piyasada olan güveni
sarsıyor. Başbakan bunu yapamaz" dedi. Partinin
eonomi kurmayı Faik Öztrak da seçim öncesinde
olduğu gibi 'karamsarlık' pompalayarak, enflasyonun yükseldiğini bu nedenle faiz indiriminin
yapılamayacağını
söyledi.
Şüheda YILDIRIM’ın Haberi
ağ-Kur'a kaydolmamış
vergi mükellefi 1 milyondan fazla vatandaşa emeklilik yolu açılıyor. Bu
konuda düzenleme için adım atıldı.
Borcu olan 3 milyon esnafa da
ayrıca kolaylık geliyor.Gerek
AHaber'deki programımıza gerekse
buradaki adresimize geçmişteki
eksik Bağ-Kur kayıtlarına ilişkin çok
soru geliyor. Çoğunluğu esnaf olan
ve sayıları 1 milyonu geçen bu
vatandaşlarımız, bir işyeri açmış ya
da şirkete ortaklığı ile vergi mükel
lefi olmuş. Senelerce de bu işlerini
sürdürmüş. Ama Bağ-Kur'a gidip
kendilerini sigortalı yaptırmamışlar.
Dolayısıyla da ne primleri ödenmiş
ne de hizmet günleri işlenmiş.
B
Bahane rafa kalkıyor
Dış ticaret rakamlarındaki iyileşme ve
alınan önlemler, Türk ekonomisinin 'yumuşak karnı' olarak nitelenen cari açığı
rafa kaldırıyor. 50 milyar doların altına
gerilemesi beklenen cari denge, altın ve
enerji çıkarılınca artı verecek.
aşta reyting kuruluşları olmak üzere
ekonomistlerin bir süredir tek baha
nesi olan 'cari açık', 2014'te rafa kal
kıyor. Orta Vadeli Program'da 55.5 milyar $ ola
rak öngörülen açığın, bu yıl 50 milyarın da altına inmesi bekleniyor. Tüketime yönelik düzenlemeler, yurtiçi talepte kaydedilen ivme, ih racat
taki büyüme ve daralan ithalat etkili olacak.
B
YENİDEN ARTIYA GEÇİYOR
Yılın ilk aylarında altın ticaretinin etkisinin
azalması da cari açığı etkileyecek. Altın ve enerji harici cari açık fazla vermeye devam edecek. Merkez Bankası tahminlerine göre Mayıs
2014 itibarıyla bu rakam sıfırın az da olsa
üstünde gerçekleşecek. Cari denge en son
2010'da artıya geçmişti.
&
Artık
Ekonomi
Gazetesini
twitter &
facebook’dan
okuyabilirsiniz
2
Ekonomi
7 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
elevizyon yoluyla 'her
derde deva' bitkisel
ilaç diye tanıtılan ürün
satışı resmen
yasaklanıyor. Yeni
yönetmelikle ürünün
kullanılmaması halinde
sağlığın olumsuz
etkileneceği beyanına yer
verilemeyecek. Gerçek
dışı olarak, 'ilk kez', 'son
kez', 'sınırlı satış',
'sadece tek bir seferde'
gibi satış ifadeleri ile
izleyici ürün satın
almaya teşvik
edilemeyecek.Yayın
Hizmeti Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmelikte
Değişiklik Yapılmasına
Dair Yönetmelik, Resmi
Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, yayın
hizmetleri; çocuklara,
güçsüzlere ve engellilere
karşı istismar içeremez ve
şiddeti teşvik
edemeyecek.
T
UMUT
ele-alışveriş yayınlarında,
T
herhangi bir ürünün sağlık
beyanı ile ilaç gibi
algılanmasına sebebiyet verecek
ifadeler kullanılamayacak.
Ürünün kullanılmaması halinde
sağlığın olumsuz etkileneceği
beyanlarına yer verilemeyecek.
Ayrıca, çocuklara yönelik
verilecek ödüller onların yaş
aralığına uygun olacak.
Alkol, tütün ürünleri ve
uyuşturucu gibi bağımlılık
yapıcı madde kullanımı ile
kumar oynamayı özendirici
nitelikte olamayacak.
ÇOCUK ÖDÜLÜNE YAŞ
KRİTERİ
ocukların yer aldığı sahnelerin
içeriği, bu programlara katılan
ya da bunlarda rol alan çocukların
fiziksel, zihinsel veya duygusal
gelişimine zarar verecek unsurlar
içeremeyecek.
Ç
Yayın Hizmeti Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmelikte
Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik, Resmi Gazete'de
yayımlandı. Buna göre, yayın
hizmetleri; çocuklara,
güçsüzlere ve engellilere karşı
istismar içeremez ve şiddeti
teşvik edemeyecek. Çocukların
BIST 4 günde yüzde 3.5 prim yaptı
Merkez Bankası Başkanı Başçı, enflasyondaki yükselişin
yarısından fazlasının kurlardan kaynaklandığını ifade
etti.Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, enflasyonda
tırmanışın yarısından fazlasının döviz kurlarındaki
tırmanıştan kaynaklandığını, baz etkisiyle de enflasyondaki
yükselişin hazirana kadar devam edebileceğini söyledi.
Londra’da yatırımcılara bir sunum yapan Başçı, “Enflasyon
bu yıl yüzde 5 hedefinin oldukça üzerinde olacak, hedefe
büyük ihtimalle 2015 ortasında yaklaşacak” dedi.
‘İlave tedbirden
kaçınmayız’
yer aldığı sahnelerin içeriği, bu
programlara katılan ya da
bunlarda rol alan çocukların
fiziksel, zihinsel veya duygusal
gelişimine zarar verecek
unsurlar içeremeyecek.
Çocuklara yönelik verilecek
ödüller onların yaş aralığına
uygun olacak.
Alkol, tütün ürünleri ve
uyuşturucu gibi bağımlılık
yapıcı madde kullanımı ile
kumar oynamayı özendirici
nitelikte olamayacak.
DİYET ÜRÜNLERİNE
SINIRLAMA
Genel beslenme diyetlerinde
aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen
yağ, yağa dönüşen asitler,
tuz/sodyum ve şeker gibi gıda ve
maddeleri içeren yiyecek ve
içeceklerin ticari iletişimi; çocuk
programlarının başında ve
sonunda veya bu programların
içinde yapılamayacak.
Genel beslenme diyetlerinde
aşçı, sıkı
duruşun
B
hazirana kadar
yükselişini
sürdürecek daha
sonra düşecek olan
enflasyona ilişkin
yukarı riskler
açısından yeterli
olacağını söyledi.
Başçı, parasal
sıkılaştırmanın
enflasyon
üzerindeki olumlu
etkisinin ise belirli
bir gecikmeyle
gözlenebileceğine
dikkat çekti.
Faiz ödemesi % 2.5-3
Başçı, ekonomideki
gidişata, bankacılık
sektörü ve kredi
büyümesindeki
gelişmelere bağlı
olmak şartı ile
gerekirse TL cinsi
zorunlu karşılıklara
faiz ödenebileceğini
ve ilk adım olarak
yüzde 2.5-3 faiz
ödenmesinin uygun
olacağını belirtti.
TL ZK’lara faiz
uygulanması için
takvimin belirlenip
belirlenmediğine
ilişkin bir soru
üzerine Başçı,
“Biraz veri ve
gelişmeklere bağlı
orada (ZK) yeterli
hareket alanımız
var. Her toplantıda
PPK üyeleri ile
konuyu
görüşebiliriz. İlk
adımın büyük
ihtimalle ölçülü ve
sınırlı olacağına
tacirlerine
' a c ı'
reçete
aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen
yiyecek ve içeceklerin
tespitinde, Sağlık Bakanlığı
tarafından hazırlanan liste esas
alınacak.
'son', 'sadece tek bir sefer',
'sınırlı satış', 'hepsi satılmak
üzere-satıldı satılacak' gibi
ifadelerle izleyici ürünü satın
almaya teşvik edilemeyecek.
Yönetmelikle, Türkiye RadyoTelevizyon Kurumu kanallarında
yayınlanan sinema ve televizyon
film, dizi ve haber
programlarında; 3 yıl içinde
yüzde 30'a, 5 yıl içinde yüzde
50'ye ulaşılacak şekilde işitme
engellilere yönelik altyazı
hizmeti sunulacak.
- Bilimsel ve istatistiki bilgiler
çarpıtılamaz. Klinik test ya da
ürünün performansına dair test
sonuçları, bu sonuçların resmi
bir kurum tarafından
onaylanmış veya akademik ve
bilimsel dergi gibi yerlerde
yayınlanmış olması şartıyla
sınırlı olarak verilebilecek.
İZLEYİCİ YANILTMAYA SON
- Herhangi bir ürünün sağlık
beyanı ile ilaç gibi
algılanmasına sebebiyet verecek
ifadeler kullanılamaz. Gıda
takviyesi niteliğindeki ürünlere
ilişkin her çeşit memnuniyet ve
teşekkür yazısı anlatan ifade ve
görsel sunumlar
kullanılamayacak.
- Tele alışveriş yayın hizmeti
ilkelerine göre, tüketicinin
doğru tercihler yapabilmesini
sağlamak için ürün veya
hizmete ilişkin kesin bilgiler
verileek. İzleyici yanılgıya
düşürülemeyecek.
- Ürüne ait üretici firma ve
üretim yeri bilgileri verilecek
- Gerçek dışı olarak 'ilk kez',
dair de bir sinyal
verdik. Ama
zamanlama
konusunda bir
sinyal vermedik
burada biraz
gelişmeleri
yakından
izlememizde fayda
var ihtiyaç olursa
bunu yapmaktan
çekinmeyiz” dedi.
- Ürünün kullanılmaması
halinde sağlığın olumsuz
etkileneceği beyanlarına yer
verilemeyecek.CİHAN
özellikle de KOBİ ve
ihracatçı
kredilerinin
nispeten daha
yüksek büyüme
hızlarında
ilerlemelerini ise
olumlu karşılıyoruz.
enflasyondaki
yükselişin TCMB’yi
daha sıkı bir para
politikası
uygulamaya
zorlayabileceği
beklentisiyle yüzde
10.85’e yükseldi.
Büyüme % 4 olur
Başçı, büyümeye
ilişkin bir soru
üzerine, “Analistler
Türkiye’nin şu anda
ön planda olan iki
problemi olduğuna
dikkat çeken Başçı,
bunlardan birinin
enflasyon bir
diğerinin ise dış
denge olduğunu
söyledi. “Enflasyon
konusunda tedbir
aldığımızı
düşünüyoruz” diyen
Başçı, “İlave tedbir
almaktan
kaçınmayız ancak,
şu ana kadar
aldığımız tedbirler
Bu aslında
dengelenmenin
işaretidir.
Dolayısıyla Türkiye
adım adım dengeli
büyüme yoluna
giriyor.”
BIST 4 günde yüzde
dolar ise 2.13 TL’den
işlem gördü.
Bankacılara göre,
iki haftada TL ve TL
cinsi yatırım
araçlarına 5 milyar
dolar yabancı girişi
oldu. Dün Avrupa
ile bizim görüş
farkımız büyüme
konusunda biz biraz
daha iyimser
taraftayız” yanıtını
verirken ilk çeyrekte
büyümenin yüzde
4’ün biraz altında
olabileceğini
söyledi.
‘İlave tedbirden
kaçınmayız’
yeterli oldu” dedi.
Hem enflasyon hem
de dış denge
açısından tüketici
ve bireysel
kredilerin büyüme
hızlarında
yavaşlamayı olumlu
karşıladıklarına da
dikkat çeken Erdem
Başçı söyle dedi:
“Firmaların
3.5 prim yaptı
Seçimlerden sonra
başlayan iyimser
hava sürüyor. BIST
endeksi dün de
yüzde 1.27
yükselişle 71.544
puana çıktı.
Endeksin 4 günlük
primi ise yüzde 3.5
oldu. Kısa vadeli
tahvil getirileri,
Merkez Bankası
Başkanı Mario
Draghi faizlerin bir
süre daha düşük
seviyelerde
tutulacağını
açıkladı. FED
üyeleri ise faizleri
2015’in ikinci
yarısında artırılması
gerektiğini
bildirdi.CİHAN
7 NİSAN
3
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Üreticinin enflasyon yükü artıyor
açıklamalarına rağmen, üretici enfl
asyonu yönüyle fiyat artışlarına yol
açmaya devam ediyor. 2014 yılı
şubat ayında uzun bir aradan
sonra yüzde 12.40 ile yeniden
yüzde 12’nin üzerine çıkan yıllık YİÜFE, mart ayında da yüzde 12.31
seviyesinde oluştu.
eçen yılın ilk 5 ayında düşen
enflasyonun oluşturduğu baz
G
etkisinin yanı sıra birçok maliyet
unsurundaki artışla Yurt İçi Üretici
Fiyat Endeksi’ndeki(Yİ-ÜFE)
yükseliş iki aydır yüzde 12’nin
üzerinde seyrediyor. Şubatta yüzde
12.40 olan yıllık artış, martta yüzde
12.31 düzeyinde gerçekleşti.
İmalat sanayiinde artış yüzde 13.16
Yİ-ÜFE’de sektörel bazda yapılan
incelemede yıllık fiyat artışı en çok
yüzde 13.73 ile madencilik ve taş
ocakçılığı sektöründe gerçekleşti.
İmalat sektöründe artış yüzde 13.16
oldu.
Aylık artış ise yüzde 0.74’te kaldı.
Martta yıllık Tüketici Fiyatları
Endeksi (TÜFE) yüzde 8.39
artarken, aylık bazda artış yüzde
1.13 düzeyinde gerçekleşti. Martta
fiyatı en çok artan ürün yüzde 29.01
ile karnabahar oldu. Fiyatı en fazla
yükselen 10 üründen 8’inin
tarımdan olması dikkat çekti.
Bu dönemde su temini fiyatları
yüzde 9.0 elektrik- gaz fiyatları
yüzde 1.12 arttı. Martta aylık bazda
ise imalat sanayi fiyatları yüzde
1.03, su temini fiyatları yüzde 0.56
arttı. Buna karşılık elektrik-gaz
sektörlerinde fiyatlar yüzde 1.69,
madencilik ve taş ocakçılığında
yüzde 0.1 geriledi. Ana sanayi
gruplarına göre yapılan
değerlendirmede ise sermaye malı
endeksinin yüzde 15.26 ile fiyatı en
çok artan sanayi grubu olduğu
gözlendi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
Mart ayı enfl asyon verilerini
açıkladı. 2013 yılı son çeyreğinde
bazı ürün gruplarına kur artışı
gerekçe gösterilerek yapılan
zamlar, ekonomi yönetiminin ‘enfl
asyonu etkilemez’ şeklindeki
Bunu 13.52 ile ara malı, yüzde 12.31
ile dayanıksız tüketim malları,
yüzde 10.08 ile dayanıklı tüketim
malları ve yüzde 6.2 ile de enerji
fiyatları takip etti. Zam şampiyonu
karnabahar Martta TÜFE’da yıllık
fiyat artışı yüzde 8.39, aylık fiyat
SAYISI
artışı yüzde 1.13 seviyesinde
gerçekleşti. Fiyatı en çok artan 10
ürün içinde 8’inin tarımdan olması
dikkat çekti.
Martta karnabahar fiyatı yüzde
29.01, sivri biber fiyatı yüzde 18.30,
muz fiyatları da yüzde 17.98 artış
gösterdi. Elektrik süpürgesi yüzde
7.78, ayakkabı da yüzde 5.55 fiyat
artışıyla ilk 10’a giren iki sanayi
ürünü oldu. Mart ayında fiyatı en
çok azalan ürün ise yüzde 6.46 ile
salatalık olurken, erkek kabanının
fiyatı yüzde 5.71, ıspanağın fiyatı da
yüzde 5.48 azaldı. Ana harcama
grupları itibariyle yapılan
değerlendirmede, en yüksek fiyat
artışı yüzde 2.1 ile gıda ve alkolsüz
içeceklerde gözlenirken, fiyatı
düşen tek grup yüzde 0.02 ile
alkollü içecekler ve tütün oldu.
Yıllık en yüksek artış ise yüzde
13.74 ile ulaştırma grubunda
gerçekleşirken, bunu yüzde 12.51 ile
lokanta ve oteller, yüzde 10.12 ile
de gıda ve alkolsüz içecekler takip
etti. Düzey 2 sınıfl andırmasına
göre en yüksek artış yüzde 9.53 ile
Erzurum- Erzincan-Bayburt’un yer
aldığı TRA1 bölgesinde gerçekleşti.
Aylık bazda en yüksek artış ise
yüzde 1.54 ile Tekirdağ-EdirneKırklareli’nin yer aldığı TR21
bölgesinde gözlendi. 2014 yılı mart
ayında endekste yer alan 432
maddeden 49’unun ortalama
fiyatında değişim olmazken,
297’sinde artış, 86’sında ise düşüş
gerçekleşti.
Sıkılaştırmanın etkileri
haziranda görülecek
Merkez Bankası Başkanı Erdem
Başçı, parasal sıkılaştırmanın enfl
asyon üzerindeki olumlu etkisinin
gecikmeyle gözlenebileceğini
belirterek, haziran ayına kadar enfl
asyondaki yükselişin devam
edebileceğini söyledi.
Londra’da ‘Ekonomik Görünüm ve
Para Politikası’ konulu bir sunum
gerçekleştiren Başçı, sıkı para
politikası duruşunun, alınan
makro ihtiyati önlemlerin ve zayıf
seyreden sermaye akımlarının
etkisiyle tüketici kredileri büyüme
hızının yavaşlamaya devam ettiğini
kaydetti.
Gelecek dönemde özel kesim nihai
yurt içi talep ivme kaybederken,
ihracatın büyümeyi
destekleyeceğinin beklendiğini
aktaran Başçı, 2014'te cari açıkta
belirgin iyileşmenin
gözleneceğinin tahmin edildiğini
söyledi.
Zorunlu karşılıklara yüzde 3 faiz
ödenebilir Erdem Başçı, Merkez
Bankası'nın zorunlu karşılıklara
faiz ödemesinin de bankacılık
sektörü ve kredi büyümesindeki
gelişmelere bağlı olduğunu ifade
etti. CİHAN
nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, son bir yılda
elektrikte kurulu gücün yüzde 12,3, santral sayısının ise
E
yüzde 16 arttığını bildirdi.Yıldız, yazılı açıklamasında,
Türkiye'nin mart ayı elektrik kurulu gücüne ilişkin bilgi
verdi.Geçen yıl mart ayı sonunda 57 bin 523 megavat olan
toplam enerji kurulu gücünün bu yılın aynı
döneminde yüzde 12,3 artarak 64 bin 611 megavata
ulaştığını ifade eden Yıldız, aynı dönemde santral
sayısının ise yüzde 16 artışla 932'ye ulaştığını
belirtti.Yıldız, geçen yıl mart ayından bu yana
toplam 4 bin 227 megavat gücünde 136 santral
devreye alındığını kaydederek, "Bu yılın mart
ayında devreye giren 101,5 megavat gücündeki 7
santralin tamamı yenilenebilir kaynaklardan oluşmuştur.
Mart ayında elektrik üretimi geçtiğimiz yılın aynı ayına göre
yüzde 3,1, tüketim ise yüzde 2,2 oranında artmıştır"
ifadelerini kullandı.Ahmet ÇARHOĞLU-EKONOMİ
urhan,
Borsa İstanbul'un Birincil
Veri Merkezi ve
Veri Ekranı'nın
tanıtım toplantısında yaptığı
konuşmada,
Borsa İstanbul
için tarihi bir gün
yaşandığını belirterek,
"Türkiye'de
'Borsa' deyince
herkesin
gözünün önünde
bir fotoğraf canlanır. İşlem Salonu'nda
bankolarında
çalışan broker
arkadaşlarımız
ve karşı cephede
dijital pano... Bu
dijital panonun
teknolojisi
oldukça durağan
statik bir görüntüydü, grafik
çalışmaları yapmak çok zordu ve
yapılan çalışmalar da yeterli
şekilde başarılı
olmuyordu" diye
konuştu.
T
apadokya’nın kendine özgü
K
tarihi dokuları arasında yer
alan Ürgüp’ün Kayakapı
Mahallesi, uygulanması devam
eden UNESCO destekli bir proje
ile kültür turizminde görücüye
çıkmaya hazırlanıyor.
UNESCO'nun ‘Dünya Mirası
Listesi’nde yer alan mahallede,
40’a yakın tarihi yapının
restoresi bitti. Etap etap
yürütülen restorasyon
çalışmaları 6 yılda
tamamlanacak ve Kayakapı,
özgün mimari dokusu
korunmuş olarak turizme
kazandırılmış olacak.Roma’dan
günümüze, 5 farklı uygarlığa
ait birçok tarihi değeri bir
arada barındıran mahallede,
“Kayakapı Kültürel ve Doğal
Çevre Koruma ve Canlandırma
Projesi” adı altında 2011 yılında
başlatılan restorasyon
çalışmaları, Dinler Turizm’in
bünyesinde oluşturulan
Kayakapı Turizm Yatırım AŞ
tarafından yürütülüyor.
Proje için 30 milyon dolarlık
harcama yapılacak. Ürgüp
Belediyesi’nce desteklenen
projeye, UNESCO 55 bin
dolarlık sembolik katkıda
bulundu. İlk etapta 6 milyon
dolar harcanarak 3’te 1’lik
bölümü tamamlanan proje
2020’de bitecek.
Mahalledeki turistik mekanları,
restorasyon sonrası Kayakapı
Turizm Yatırım AŞ işletecek.
Şirket 49 yıl boyunca bu
mekanlarda sanatsal içerikli
etkinlikler düzenleyerek,
turistlere ortaçağ ortamında
yemek yedirmeyi, çanakçömlek, seramik ve şarap
üretimi yaptırmayı hedefliyor.
Ürgüp Belediye Başkanı Fahri
Yıldız, Kayakapı projesinin
devreye girmesiyle bölge
turizminin daha da
güçleneceğini belirterek,”Mahalle yıllar önce afet bölgesi
ilan edilerek boşaltıldı.
Biz 2000 yılında mahallenin
korunarak turizme
kazandırılması için harekete
geçtik. Afet bölgesi
YÜZDE 16
ARTTI
Kapadokya turistlere Ortaçağ'ı yaşatacak
'çöpçatanlık' yapacak
kapsamından çıkarılması
sonrasında ise restore edilmesi
için ihaleye çıkıldı” dedi.
Proje, 500 kişiye
istihdam yaratacak
Kayakapı Turizm Yatırım AŞ
Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Dinler : Kayakapı
UNESCO’nun dünya kültür
mirası listesindeki Göreme
Milli Parkı sınırları içinde.
Mahallenin Ürgüp Belediyesi
tarafından 2002 yılında
gündeme getirilen koruma
amaçlı projesi Kapadokya için
100 yılın projesi.
30 bin metrekare alandaki 212
tarihi yapıyı kapsıyor. Burada
Nevşehir Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma
Kurulu’nun tescil ettiği
aralarında kayadan oyma cami,
kilise ve çeşmelerle, tarihi
Roma hamamlarının da yer
aldığı, karakteristik özelliklere
sahip 20 dolayında yapı var.
Başta Aziz Yuhannes’in evi
olmak üzere, bir bölümü
müzeye dönüştürülecek. Proje
bölgeye gelen turist sayısında
önemli artış sağlayarak Ürgüp
ve Kapadokya’nın ekonomik,
sosyal ve kültürel yaşantısına
hareketlilik kazandıracak.
Türkiye’nin kültür mirasına
yönelik en büyük yatırım.
Mahalleyi yeniden
yapılandırarak önemli bir
turizm merkezi haline
getiriyoruz. Amacımız turiste
Ortaçağ ortamında farklı
mekanlarda yemek, sanat,
çanak-çömlek yapımı, şarap
yapımı- tadımı gibi imkanları
sunmak. Restoresi biten
bölümde otantik eşyalarla
dayanıp döşenen bir butik otel
oluşturuldu.
Bölgeye özgü zengin el
sanatları örneklerinin
sergileneceği müzenin de açılış
hazırlıkları yapılıyor. Etap etap
ele alınan proje
tamamlandığında, yaklaşık 500
kişiye istihdam yaratacak.
Münir ARIKAN-EKONOMİ
Borsa İstanbul Yöne-
tim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim
Turhan, özel piyasada şirket evliliklerine aracılık edeceklerini belirterek, "Yani Borsa İstanbul 'çöpçatanlık' yapacak" dedi.
orsa İstanbul'un seans salonuna kurulan
B
"datawall" ile birçok ekranın güçlü bilgisayarlar vasıtası ile tek bir ekran gibi davranması
sağlanarak büyük bir görüntü elde edildiğini
ifade eden Turhan, şunları söyledi:
"Bu sistem ile klasik analog teknolojiden, dijital teknolojiye geçiyoruz. Artık statik bir ekran
olmayacak. Bu ekran 55 inçlik 36 ekranın bir
araya getirilmesiyle oluştu. Bunların her birini
farklı şekilde kullanma imkanına sahibiz.
'Datawall' gösterimlerinde aynı anda birçok
grafik şablonu sunabilmek için yüksek grafik
gösterim kabiliyetine sahip sunum yazılımları
kullanılmaktadır. Bu sadece seans salonunda
çalışanlara yönelik bir şey değil. Burası borsamızın görünen yüzü olduğu için Borsa İstanbul'un görünen yüzünü de İstanbul
Uluslararası Finans Projemiz çerçevesinde yeniliyoruz."
Turhan, bunun ikinci aşamasında da seans salonunu yenileyeceklerini anlatarak, "Bunun
için de çalışmalarımıza haziran ayından
itibaren başlayacağız ve sonbahardan önce
tamamen bitmiş olacak" dedi.
Seans salonunda işlem yapan aracı kurum temsilcileri ve borsanın görünümü açısından daha
iyi noktaya ulaşılmasının yanı sıra basın kuruluşları için sürekli yayın yapacakları bir sistem
oluşturulacağını belirten Turhan, "Dünyanın
önde gelen borsalarının ve finans merkezlerinin verileri burada yer alacak. İstanbul artık
Londra, Singapur, Tokyo, New York gibi finans
merkezlerinin verilerini paylaştığı gibi kendi
verilerini de oraya gönderebilecek" ifadelerini
kullandı.
- "Şirket evliliklerine aracılık edeceğiz"
Turhan, Borsa İstanbul'un Birincil Veri Merkezi'nin 14 milyon liraya, Veri Ekranı'nın ise 1 milyon 750 bin dolara mal olduğunu söyledi.
Borsa İstanbul'un Veri Ekranına yeni boyut kattığını ve Veri Ekranı'nda Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası ile endeks verilerinin
görülebileceğini belirten Turhan, "Teknolojinin
gelişmesiyle salonların önemi giderek azaldı.
Toplam yapılan işlemlere parasal değer olarak
bakıldığında yüzde 3 kadarı salondan gerçekleşiyor. Dolayısıyla salonlara yeni bir işlev
kazandıramazsanız, salonlar kapatılıyor. Birçok
borsa salonları kapattı. Biz de burayı kurumsal
iletişim açısından yatırım kuruluşlarımızın pr
ilişkilerini yürütebilecekleri, borsanın bir kurumsal iletişim alanı olarak kullanılacak bir
alana doğru geçiriyoruz. Fiilen işlemin de
yapılabileceği bir alan oluşturacağız. Terminaller de değişecek" diye konuştu.
Turhan, yatırım kuruluşlarının küçük bir
yatırım ofisi olarak kullanabilecekleri yer olacağını ifade ederek, şunları söyledi:
"Broker'larımızın da burada kalmaya devam
etmesini istiyoruz. Sermaye Piyasası Kurulumuzla bu konuda bir anlaşma sağlayabilirsek
kendi portföyünü yöneten nitelikli yatırımcı
unvanı kazanmış yatırımcıların dahi gelip burada işlem yapabilmelerini istiyoruz. Ekim'de
California Üniversitesi ile Uluslararası Yatırımcılık Zirvesini düzenleyeceğiz. Yine, özel sermaye şirketleri, risk sermayesi yatırım
ortaklıkları ve melek yatırımcılar için yapacağımız özel piyasanın da açılışını yapacağız. Özel piyasada şirket evliliklerine
aracılık edeceğiz. Yani Borsa İstanbul
'çöpçatanlık' yapacak. Şirketler yatırım yapmadan önce her türlü veriyi incelemek istiyorlar. Şirketler her zaman bunu üretme
kabiliyetinde değil. Biz o konuda da yardımcı
olacağız 'dataroom'ları isteyen şirketlere biz
hazırlayacağız. O süreci hem yatırım yapanlar
hem de ortaklık arayan şirketler için kolaylaştıracağız. Biz de ticari bir işletme olduğumuz
için belli bir ücret alacağız."CİHAN
4
Borsa - Finans
7 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Türk yatırımcılara Etiyopya'ya yatırım çağrısı
tiyopya - Türkiye İşadamları
E
Derneği Başkanı Melikgazi
Bulut, Etiyopya'da Türk girişimciler
için önemli fırsatlar olduğunu belirterek, "Türk yatırımcılar gönül
rahatlığıyla Etiyopya'ya gelebilir"
dedi.
Bulut, yaptığı açıklamada, Türkiye
ile Etiyopya arasındaki ticaret
hacminin arttığına dikkati çekerek,
"Tekstil ve tarım sektörlerinde Etiyopya'nın önemli devlet teşvikleri
var. Türk yatırımcılar bunlardan
faydalanabilir. Ülkede bürokratik
ve bir takım sorunlar olsa da aynı
şekilde kar oranları da oldukça
yüksek" dedi.
Dünyada, Afrika'nın yükselen
yıldız olarak görüldüğüne işaret
eden Bulut, Etiyopya'nın bu
yıldızın merkezinde bulunduğunu
ve ülkeye gelen yatırımcılara
derneğin yardımcı olduğunu,
Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin çok iyi bir noktada
olduğunu kaydetti.
Bulut, şunları kaydetti:
"Hedefimiz, dış ilişkilerdeki bu üst
düzey ilişkiyi ekonomik ilişkilere
de yansıtabilmek. Türkiye ile Etiyopya arasında ticaret hacmi 2000
yılında 27 milyon dolarken bu
rakamın 2013'te 350 milyon dolara
ulaştı. Amacımız bu rakamı daha
da ileriye götürebilmektir"
Etiyopya'da bulunan Türk yatırımcıların genellikle tekstil, mobilya
ve tarım alanlarında faaliyet gösterdiklerini dile getiren Bulut, Etiyopya'da bulunan Türk yatırımcılar
için ABD pazarına kotasız, AB
pazarına da gümrüksüz, Etiyopya
ile anlaşması bulunan 22 ayrı
Afrika ülkesine de yine gümrüksüz
mal ihraç etme imkanı bulunduğunu bildirdi.
İnşaat sektöründe ciro ve üretim azaldı
evsim ve takvim etkilerinden
arındırılmış inşaat ciro enM
deksi, geçen yılın 4. çeyreğinde bir
Tekstil ve tarım sektörlerinde Etiyopya'nın önemli devlet
teşvikleri olduğunu
söyleyen Etiyopya
Türkiye İşadamları
Derneği Başkanı
Bulut, "Türk yatırımcılar gönül rahatlığıyla
Etiyopya'ya gelebilir"
dedi
önceki çeyreğe göre yüzde 5,4, inşaat üretim endeksi de yüzde 1,2
azaldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),
2013 yılının 4. çeyreğine ilişkin "İnşaat Ciro ve Üretim Endeksleri" ver-
ilerini açıkladı.Buna göre, mevsim
ve takvim etkilerinden arındırılmış
inşaat ciro endeksi 2013 yılının 4.
çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre
yüzde 5,4 azalış kaydetti. Takvim
etkilerinden arındırılmış inşaat
ciro endeksi de bir önceki yılın
aynı çeyreğine göre yüzde 0,9 azalırken, 2013 yılında ise bir önceki
yıla göre yüzde 10,9 arttı.
İnşaat sektöründe
üretim yüzde 1,2 azaldı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış inşaat üretim endeksi
geçen yılın 4.
çeyreğinde bir önceki
çeyreğe oranla yüzde 1,2
azalış gösterdi. Takvim
etkilerinden arındırılmış
inşaat üretim endeksi
ise 2012 yılının aynı
çeyreğine göre yüzde 7,
2013 yılında, 2012'e göre
ise yüzde 7,5 arttı. AA
Medya, geçen yıl 5 milyar yatırım yaptı
yatırımları
2013 yılında
Medya
Şükrü KIZILOT
Arsanızı kat
karşılığı verirken
aman dikkat!
SATIN aldığınız veya miras ya da hibe yoluyla
edindiğiniz arsayı, “kat karşılığı” veya “hasılat paylaşımı” şeklinde müteahhide verdiğinizde; düzenlenecek sözleşme, dairelerin teslimindeki KDV,
dairelerin satışında gelir vergisi ve KDV gibi çok
sayıda hukuki işlemler ve ödenecek vergiler gündeme geliyor.Aslında son derece kapsamlı olan bu
konuları, bir yazıda ortaya koymak zor. Bu gün arsanın “kat karşılığı verilmesini” bir başka yazımızda
da “hasılat paylaşımı” şeklinde verilmesini açıklayacağız.
KDV BOYUTU
Maliye’nin görüş ve uygulaması; “arsa sahiplerine
daire ve dükkan tesliminin KDV’ye tabi olduğu” şeklinde (Bkz.30 No.lu KDV Tebliği ve 60 No.lu KDV
sirküleri).Ancak, Danıştay’ın en son kararları da
dahil, bu konudaki tüm kararları “Arsa karşılığı
konut ve dükkan teslimlerinin KDV’ye tabi olmadığı”
şeklinde (24 Mart 2014 tarihli yazımızda karar örneklerine yer verilmiştir). Danıştay, sürekli olarak
Maliye’nin KDV alma işlemini iptal ediyor. Bu durumda olanların, yargıya başvurmalarında yarar var.
Otomotiv satışları martta yüzde 31 düştü
ur artışının ardından artan
otomotiv fiyatlarının üzerine
K
ÖTV zammı ve kredi sınırlaması
eklenince, mart ayında otomobil
ve ticari araç satışı yüzde 30,82
düştü.
Otomotiv Distribütörleri
Derneği’nin (ODD) aylık satış raporlarına göre Mart 2014’te otomobil pazarı yüzde 26,98
daralırken, hafif ticaride düşüş
yüzde 42,5 olarak gerçekleşti.
2013 Mart ayında 68 bin 774 adet
olan otomobil ve hafif ticari satışı
geçtiğimiz ay 47 bin 581 adede
geriledi. Mart ayında 37 bin 812
adet otomobil satılırken, hafif
ticari araç satışı ise 9 bin 769
adede geriledi. Sektör oyuncuları,
bu parametreler ışığında 2014
yılında satışların bir önceki yıla
göre yüzde 30’dan fazla azalarak
600-700 bin bandında oluşacağını tahmin ediyor.
Üç aylık verilere bakıldığında ise
otomobil ve hafif ticaride satışlar
bir önceki yılın ilk 3 ayına göre
yüzde 24,46 oranında azaldı. İlk
çeyrekte otomobil pazarı yüzde
22, hafif ticari araç pazarı yüzde
32 küçüldü. Türkiye otomobil ve
hafif ticari araç toplam pazarı
2013’te 152 bin 272 adet iken, bu
yılın ilk 3 ayında 115 bin 252 adet
araç satıldı. 2014’ün ilk üç ayında
otomobil satışları bir önceki yılın
aynı dönemine göre yüzde 21,92
azalarak 89 bin 347 adede düştü.
2013 yılı ilk üç ayında 114 bin 434
adet otomobil satılmıştı. Hafif
ticari araç pazarı da 2014 yılı ilk
üç ayında geçen yıla göre yüzde
32,08 oranında azalarak 25 bin
925 adede geriledi. Geçen yıl 38
bin 170 adet ticari araç satışı
gerçekleşmişti.
ODD raporunda öne çıkan diğer
bilgiler ise şöyle: 2014 yılı ilk üç
ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 1600 cc altındaki otomobil satışlarında yüzde 21,
1600-2000 cc aralığında motor
hacmine sahip otomobil
satışlarında yüzde 40 ve 2000 cc
üstü otomobillerde yüzde 5,7
daralma görüldü. Otomobil
pazarında ortalama emisyon
değerlerine göre en yüksek paya
yüzde 38,6 oranıyla 100-120
gr/km arasındaki otomobiller 34
bin 480 adetlik satış ile sahip
oldu.
2014 yılı ilk üç ayında dizel otomobil satışlarının payı yüzde
63’e, otomatik şanzımanlı otomobillerin payı ise 45’e yükseldi. İlk
üç ay otomobil pazarında
satışların yüzde 83,6’sını vergi
oranları düşük olan A, B ve C
sınıflarında yer alan araçlar oluşturdu. Sınıflarına göre en yüksek
satış adedi yüzde 50,9’luk pay ile
C segmentinde oldu ve bu sınıfta
45 bin 477 adet otomobil satışı
gerçekleşti. Kasa tiplerine göre ise
en çok tercih edilen gövde tipi
yine 39 bin 460 adetlik satışla
yüzde 44,2’lik paya ulaşan sedan
otomobiller oldu.
Otomobil ve hafif ticari
araç pazarında 2013
yılının ilk çeyreğinde
yüzde 12,41, ikinci
çeyreğinde yüzde 11,84,
üçüncü çeyreğinde
yüzde 7,64 ve son
çeyreğinde yüzde 8,09
artış yaşanmıştı. 2013
yılının aksine 2014 yılı
ilk çeyreğinde otomobil
ve hafif ticari araç
pazarı yüzde 24,46
düşüş yaşandı.CİHAN
MİRAS YA DA BAĞIŞ
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, bu
konuda bir sirküleri var. Sirkülerdeki açıklama ve
örnek aşağıdaki gibi:
“Gayrimenkullerin, ivazsız şekilde (yani miras ya da
bağış yoluyla) edinilmesi, değer artışı kazancının
konusuna girmemektedir. Bu çerçevede, ivazsız
olarak iktisap edilen gayrimenkulün üzerine, sahibi
tarafından inşa edilen veya kat karşılığı olarak alınan gayrimenkullerin, daha sonra elden çıkarılması
halinde elde edilen gelir, değer artış kazancı kapsamında değerlendirilmeyecektir.”
Ucuz konuta
yoğun talep
ÖRNEK: Bay (B), veraset yolu ile intikal eden iki katlı
ahşap binayı, yıkılıp yerine yeni bir bina yapması ve
bu yeni binadan kendisine iki adet daire verilmesi
karşılığında, müteahhide vermiştir. Bay (B) müteahhitten kat karşılığı aldığı iki adet daireyi, teslim
aldığı yıl içinde satmıştır.İvazsız olarak iktisap
edilen gayrimenkulün, cins tashihi yapılarak kat
karşılığı verilmesi halinde, ‘ivazsız iktisap edilme’
niteliği değişmeyeceğinden, gayrimenkulün satışından elde edilen gelir de değer artış kazancına tabi olmayacak (MB. GİB. GV. Sirküleri, Örnek-7, 25 Mart
2011 Tarih ve GVK-76/2011-2 sayılı).
MİRAS VE TİCARİ KAZANÇ
Maliye, yukarıdaki sirkülerinde “değer artışı
kazancı” olmayacağını belirtiyor ama “ticari kazanç
sayılmaz” demiyor.Aksine, bir özelgesinde, miras
kalan arsanın karşılığında alacağı daireleri birden
fazla kişiye satıp, parasıyla cami yaptıracağını belirten kişiye, “ticari kazanç elde etmiş sayılacağını”
bildiriyor (Gelir İd.Bşk. İzmir VD Bşk.19.09.2013 tarih
ve 120-578 sayılı özelge).
Buna karşılık Danıştay’ın kararları; miras ya da
bağış yoluyla edinilen dairelerin satışının, “değer
artışı kazancı ya da ticari kazanç sayılmayacağı”
yönünde (Dn.4.D., 06.02.2012 tarih ve E.2011/1772,
K2012/272. Özelgeler ile bu ve benzeri kararlar için
Bkz. Prof.Dr. Şükrü Kızılot, İnşaat Muhasebesi
Vergilendirilmesi, s.511 vd.).
HÜRRİYET 3 Nisan 2014
yüzde 9.2 artışla 5.08
milyar lira
Kiptaş'ın bin 472
konutluk Hadımköy 3.
Etap projesine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kiptaş'ın önünde
uzun kuyruklar oluştu-
ran yüzlerce vatandaş,
sabahın erken saatlerinde kuyruğa girdi.
Kiptaş'ın bin 472 konutluk Hadımköy 3. Etap
projesi vatandaşlardan
yoğun ilgi görüyor.
Sabahın erken saatlerinden itibaren yüzlerce vatandaş
Kiptaş'a gelerek, ev
satın almak için
başvuru yapıp kuraya
katılıyor. Kiptaş'ın
çevresini panayır
alanına çeviren vatandaşlar, yeşilliklerde
oturup sıralarının
gelmesini bekliyor.
Bağcılar'dan gelen
Şenol Ağbuluk, Kiptaş'ın 1472 konutluk
Hadımköy 3. Etap projesinin kendileri için
umut olduğunu
söyledi. Ağbuluk 'Bize
sunulan fırsatlar çok
iyi. Kampanya bizler
için umut kapısı. Yalnız
insanların başvuru
yönetimine bir çözüm
bulunmalı. Bu kadar
kalabalık çok yorucu
oldu.Reklamcılar
Derneği Üyesi medya
ajanslarının verileriyle hazırlanan
2013 reklam
yatırımları raporunun tanıtımı
öncesinde dağıtılan
bültende yer alan
bilgiye göre,
yatırımların yüzde
57.25'i televizyon,
yüzde 22.43'ü
basın, yüzde 9.74'ü
dijital, yüzde 6.85'i
açıkhava, yüzde
2.61'i radyo, yüzde
1.13'ü sinema
reklamlarından
oluştu.AA
Taksitli
harcamada hızla
azalıyor
ankacılık Düzenleme ve Denetleme
B
Kurumu'nun (BDDK) kredi kartıyla
yapılan bazı alışverişlerde taksit sınırlamasına gitmesinin ardından bu tür harcamalardaki düşüş geçen hafta da
sürdü ve taksitli kredi kartı harcama tutarı 2 ayda 7 milyar 970 milyon lira
azaldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın
(TCMB) Haftalık Para ve Banka istatistiklerine göre, kredi kartına taksit sınırlaması getirilmesinin uygulanmaya
başladığı 1 Şubat'tan itibaren geçen 2
aylık sürede taksitli kredi kartı harcamaları 52 milyar 895 milyon liradan 44
milyar 925 milyon liraya indi. Son bir
haftalık dönemde ise taksitli kredi kartı
harcama tutarı 1 milyar 189 milyon lira
azaldı.
28 Mart ile biten haftada mevduat
bankalarındaki kredi kartı harcama tutarı bir önceki haftaya göre, yüzde 1,35
oranında artışla 87 milyar 122 milyon
778 bin liraya yükseldi.
Söz konusu dönemde taksitli ticari
kredi kartları harcamaları yüzde 0,16
oranında artışla 128 milyar 566 milyon
144 bin liraya yükselirken, taksitsiz
kredi kartı harcama miktarı yüzde 5,90
oranında artarak 42 milyar 197 milyon
208 bin lira seviyesinde gerçekleşti.
Tüketici kredileri yüzde 0,42 arttı
Bireysel ve kurumsal kredi kartlarıyla
yapılan harcamalar 2013 yılının aynı
dönemine göre yüzde 11,77 oranında
yükseliş kaydetti.
28 Mart ile biten haftada, mevduat
bankalarındaki tüketici kredileri yüzde
0,42 oranında artarak, 239 milyar 357
milyon liradan, 240 milyar 355 milyon
liraya çıktı.
oluyor' diye konuştu.
PANAYIRA
ÇEVİRDİLER
Kiptaş'a ev kuralarına
katılmak için gelen
vatandaşlar sıralarını
beklerken çaylarını içip
çimenlikte oturuyor.
Seyyar satıcılar ise
vatandaşların yoğunluğunu fırsat bilerek
Kiptaş'ın önünde
satışlarını yapıyor.
Çiğköfte ve dürüm
satışı yapan bir esnaf,
bu kalabalıktan dolayı
şükrettiğini ve işlerin
iyi olduğunu söyledi.
Ev kuralarına başvuru
için gelen Ayşe Arık ise
sıra beklemekten yorulduğunu fakat sürekli
çay ve içecek dağıtıldığı
için Kiptaş'a teşekkür
ettiğini söyledi.CİHAN
Tüketici kredilerinin 102 milyar 771 milyon 921 bin lirası konut, 7 milyar 434
milyon 914 bin lirası taşıt, 130 milyar
148 milyon 441 bin lirası da diğer kredilerden oluştu. Geçen yılın aynı dönemine oranla mevduat bankalarındaki
tüketici kredileri yüzde 21,91 ve 2013 yıl
sonuna göre yüzde 1,86 oranında arttı.
Mevduat bankalarındaki taksitli ticari
kredilerde aynı dönemde yüzde 0,16
oranında artarak, 128 milyar 361 milyon
liradan, 128 milyar 566 milyon liraya
ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine
oranla taksitli ticari kredileri yüzde
39,59 ve 2013 yıl sonuna göre yüzde 6,37
oranında yükseldi.
Finansman şirketlerinin aynı dönemde
kullandırdıkları tüketici ve taksitli ticari
kredi tutarı 14 milyar 652 milyon 476 bin
lira oldu. Bu tutar geçen haftaya göre
yüzde 0,19 ve geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 32,47 yükselişe işaret
etti.CİHAN
7 NİSAN
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
8 . 5 m i lyo n e m e k l iye
z a m m ü jd e s i
aklaşık 8.5 milyon
SSK ve Bağ-Kur
Y
emeklisi, heyecanla
SSK ve Bağ-Kur
emeklilerinin
gözü Temmuz
zammında. İlk
3 aylık enflasyon yüzde
3.57 olarak
gerçekleşti. Enflasyon zammı
Temmuz'da
'Yüzde 5'e
koşuyor' yorumları
yapılıyor.
Temmuz zammını
bekliyor. Mart ayı
enflasyon verileri
açıklandı; emeklilerin
maaşında yapılacak
artış da yavaş yavaş
netleşmeye başladı.
İlk 3 aylık enflasyon
yüzde 3.57 olarak
gerçekleşti. Emekliler,
Temmuz'da bu yılın ilk
6 aylık döneminde
gerçekleşen enflasyon
kadar zam alacak. Bu
durumda emeklilerin
Temmuz zammının
yüzde 5'i bulabileceği
tahmin ediliyor.
MERKEZ: ARTACAK
SSK ve Bağ-Kur
emeklileri, her yıl Ocak
013 yılı büyüme
rakamlarıyla birlikte
açıklanan “kişi başı
gelir” rakamları “orta gelir
tuzağı” tartışması başlattı. Bu
tartışmayı gündeme taşıyan,
son 5 yılda kişi başına gelirin
“10 bin dolar civarına” takılıp
kalması... 2013 rakamları, 5’inci
yılda da Türkiye’nin bu çemberi
kıramadığını, 2014 yılında,
hatta 2023’e kadar da
kırmasının zor olduğunu
gösteriyor.
2
işaret etti.Nedeniyse Kuzey Amerika
başta olmak üzere yaşanan sert kış
dönemi ve Karadeniz'de Ukrayna
Türkiye İstatistik
Kurumu verilerine
göre; bu yılın ilk 3
Hem şu ana kadar
gerçekleşen enflasyona
hem de Merkez
Bankası'nın
açıklamasına bağlı
olarak 8.5 milyon SSK
ve Bağ-Kur emeklisinin
Temmuz zammının
yüzde 5'e koştuğu
yorumları yapılıyor.
KUR ARTIŞI
YÜKSELTTİ
Yıllık enflasyon
kuraklık ve kur
etkisiyle 8 ayın en
reformda
tanımlanabilen bir dönemde.
Onatça, “Bu da Türkiye’nin daha
uzunca bir süre orta gelir
kategorisinde kalması anlamına
gelecek. Düşük büyüme hızları
Türkiye’nin orta gelir
tuzağından kurtulmasına izin
vermeyecektir” diyor.
ürkiye “orta gelir tuzağı”na
T
düştü mü, yoksa bunun
sadece işaretlerinden mi söz
edilebilir? Düştüyse nasıl
çıkabilir? İktisatçıların tartıştığı
konu bu. 2013 büyüme
rakamları açıklandıktan sonra
DÜNYA Gazetesi yazarı Osman
Ulagay, konuyu tekrar gündeme
getirdi. Ulagay, DÜNYA’da
yayımlanan “Ekonomide patinaj
sandığa yansımadı” başlıklı
makalesinde şöyle yazdı: “2013
büyüme verileri
değerlendirilirken kişi başına
gelirin 10.459 dolardan 10.718
dolara çıkmış olması başarı
göstergesi gibi algılandı. AK
Parti iktidarının en çok
övündüğü şeylerden biri,
2002’de 3.500 dolar dolayındaki
kişi başına milli gelirin 2008’de
10.500 dolara yaklaşmış olması.
(...) Ancak daha sonra ne
olmuş? Türkiye’ye “teğet
geçtiği” ileri sürülen küresel kriz
nedeniyle 2009 sonunda 8.500
dolar dolayına gerileyen kişi
başına gelirimiz ancak 2011
sonunda yeniden 10.500 dolara
yaklaşabilmiş ve 2012 sonunda
da bu düzeyde kalabilmiş.
Önceki gün açıklanan veriler
2013 sonunda da kişi başına
gelirin 10.782 dolara
yükseldiğini gösteriyor. 2008
sonunda 10.444 dolar olan kişi
başına gelirimiz 5 yılda ancak
338 dolar artabilmiş, yani 5 yılda
% 3.2’lik bir artış söz konusu.
(...) Küresel ekonomide
koşulların değişmeye başlaması
kuşkusuz dikkate alınması
gereken etkenler ama bu
Türkiye’deki patinajı açıklamaya
yetmiyor. Türkonfed’in
yaptırdığı önemli araştırmanın
ve BETAM’ın raporlarının da
gösterdiği gibi, Türkiye’nin kişi
başına gelirini 10.500 dolar
düzeyine getirdikten sonra “orta
gelir tuzağı”- na düşme
tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı
da bir gerçek.” Konuyu DÜNYA
Başyazarı Osman Arolat, “İş
dünyası önderlerine düşen
görev”, yine DÜNYA yazarı
Tuğrul Belli de “Orta gelir tuzağı
bir alın yazısı değil, ama...”
başlıklı makaleleriyle tartıştı.
Düştük mü, düşebiliriz mi?
Ulagay’a göre Türkiye, “orta
gelir tuzağına düşme
tehlikesiyle karşı karşıya...
Ancak bazı iktisatçılar
“düştüğü” görüşünde... Tuğrul
Belli, mevcut durum ve verilerin
Türkiye’nin, ciddi şekilde orta
gelir tuzağı içine girmiş olduğu
görüşünde. Bazı analizlere göre
“birkaç yıldır” tuzakta. Dahası,
2014 ve 2015 yıllarında da tuzağı
kıramayacak.
TÜRKONFED Başkanı Süleyman
Onatça’ya göre, Türkiye, düşük
büyüme, yüksek dış açık ve
yüksek enfl asyonla
Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan’a göre Türkiye bu
tuzağa düşmüş değil ama düşme
tehlikesi var. Babacan, geçen ay
Kocaeli Sanayi Odası’nın Meclis
Toplantısı’nda yaptığı
konuşmada, orta gelir tuzağına
düşen çok ülke olduğuna işaret
ettikten sonra Türkiye’nin
düşmemesi için tedbirler
alınması gerektiğini söylemişti.
MÜSİAD Ekonomi Danışma
Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burak
Arzova’ya göre de Türkiye
tuzağın tam içinde.
Nasıl çıkılır? Bütün analistlere
göre anahtar sözcük reformlar!..
Çıkış yolu yüksek hızda
büyüme, ancak verimlilik
artışına dayalı büyüme.
Ulagay’ın anlatımıyla “mevcut
ağaçların alçak dallarındaki
olmuş meyveleri toplayarak”
kişi başına geliri 10 bin dolar
seviyelerine getirmek o kadar
zor değil. Ancak bu seviyede
büyümeler yavaşlıyor, küresel
şartlardaki dengesizlikler
büyüme zikzakları yaratıyor.
15 - 16 bin dolar seviyesine
ulaşmak, aşmak görece zor
oluyor... Bunun için yüksek
dallara uzanmayı sağlayacak
yeni teknoloji enstrümanlarının
devreye girmesi gerekiyor. Aksi
halde 2023’te kişi başı milli
gelirde 25.000 dolar hedefine
ulaşılması olanaksız.
Reformlarda hukuk, kurallı
ekonomi, eğitim, demokrasi,
ihracatta ileri teknolojili
ürünlerin ağırlığının artırılması,
verimlilik konularına dikkat
çekiliyor. Başbakan Yardımcısı
Ali Babacan, Türkiye'nin orta
galir tuzağına düştüğü
görüşünde değil. Ancak daha
hızlı büyüyebilmesi için ,
sıklıkla hukuk devleti vurgusu
yapıyor. Babacan, “Orta gelir
tuzağına düşmemek, ilerlemek
için mutlaka gerçek anlamda
hukuk devleti olmamız
gerekiyor” diyor. Başyazarımız
Osman Arolat’a göre bu
tuzaktan ancak dünyada gelişen
trendleri gözeten, mukayeseli
üstünlüğümüz olan katma
değeri yüksek ürünlerin önünü
açan reformları ve teşvik
sistemlerini içeren özellikler
taşıyan yeni bir kalkınma
stratejisi ile çıkılabilir.
Orta gelir tuzağı nedir?
Kişi başına düşen GSYH
bakımından orta gelir düzeyine
ulaşmış ülkelerin ve/veya
bölgelerin belirli bir gelir
bandında sıkışıp kalma, yani
“üst gelir” düzeyine geçememe
durumu olarak tanımlanıyor.
Dünya Bankası’nın 2012 yılı
Dünya Kalkınma Raporu’ndaki
sınıfl andırmaya göre, kişi
başına yıllık geliri 1.006 – 12.275
dolar arasında bulunan
ekonomiler orta gelirli olarak
sınıfl andırılıyor.
BETAM’ın “Türkiye Orta Gelir
Tuzağının Eşiğinde” raporunda,
ünlü iktisat tarihçisi ve makro
ekonomist Barry Eichengreen’in
bu tuzaktan kurtulmak için kişi
başına milli gelirin 16 bin dolara
yükselmesi gerektiği görüşüne
yer veriliyor. Ekonomist Ege
Cansen’e göre de bir rakam yok.
Cansen, “Orta gelir tuzağı hali,
gelişmiş ülkelerin milli gelirinin
3-4’te birinin üzerine
çıkamamaktır” diyor.
Birinci koşul eğitim
TÜRKONFED Başkanı Süleyman
Onatça: Türkiye düşük-orta gelir
düzeyine 1955’te ulaştı. 50 yıl
sonra, 2005’te yüksek-orta gelir
düzeyini yakalayabildi.
Türkiye’nin orta gelir bandı
içindeki serüveni göreceli olarak
en uzun süre almış 3 ülkeden
(Bulgaristan ve Kosta Rika ile
birlikte) biri. Düşük orta gelirli
ISSN 1308 7606
temelinde görülen jeopolitik
gerginlik.BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün
(FAO) fiyat endeksi bir önceki yüzde 2,3
seviyesinden yüzde 4,8 seviyesine
yükseldi.Bu endeks, hububat, yağ ve
türleri, süt, et ve şekerin aylık fiyat
değişimlerini inceliyor. Endeksin çıktığı
bu seviye Mayıs 2013'ten bu yana
görülen en yüksek nokta. FAO'nun
hububat fiyatlarını takip eden endeksi
Mart ayında yüzde 5,2 yükselerek,
Ağustos 2013'ten bu yana en yüksek
seviyesine çıktı.Hububat fiyatlarının
yükselmesinde Güney Amerika ve
Brezilya'dan Ukrayna'ya ihracat
belirsizliği etkili oldu.CİHAN
2014 yılı bütçe
programındaki ilk 6
aylık enflasyon
öngörüsüne göre, SSK
ve Bağ- Kur emeklileri
Temmuz'da yüzde 2.36
oranında zam almayı
bekliyordu. Ancak
beklentiler değişti.
aylık enflasyonu yüzde
3.57 olarak gerçekleşti.
Merkez Bankası da
kısa bir süre önce
enflasyonun Haziran
ayına kadar
yükselmesini
beklediğini
açıklamıştı.
yükseğine çıkarak
yüzde 8.39 oldu.
Mart'ta Tüketici Fiyat
Endeksi (TÜFE) yüzde
1.13, Yurt İçi Üretici
Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE)
yüzde 0.74 arttı. Yıllık
enflasyon ise tüketici
fiyatlarında yüzde
8.39, yurt içi üretici
fiyatlarında yüzde 12.31
oldu. Aylık
enflasyonun 51 puanı
gıdadan geldi. Aylık en
yüksek artış yüzde 2.49
ile giyim ve ayakkabı
grubunda gerçekleşti.
Onu yüzde 2.1 ile gıda
izledi. Yıllık en yüksek
artış ise yüzde 13.74 ile
ulaştırma grubunda
gerçekleşti. Mart'ın
zam şampiyonu yüzde
29'luk artışla
karnabahar oldu.AA
Orta gelir tuzağından çıkışın yolu
Gıda fiyatları Mart
ayında zirve yaptı
irleşmişler Milletler dünya
B
genelinde gıda fiyatlarının Mart'ta
bu yılın en yüksek seviyesine çıktığına
ve Temmuz aylarında
zam alıyor. Bu zammın
oranı da enflasyona
göre belirleniyor. SSK
ve Bağ-Kur emeklileri,
Ocak ayında yüzde
3.27 zam aldı.
Temmuz'da da
maaşları bu yılın ilk 6
ayında gerçekleşen
enflasyon kadar
artırılacak.
5
düzeyde kalma süresi Çin’de 17
yıl, Bulgaristan ve Türkiye’de 50
yılın üzerinde oldu. Çıkabilmek
için büyüme hızlanmalı. Oysa şu
anda tam tersi. 2008-2013
döneminde % 3.7’ye geriledi.
Verimlilikte de düştü. G. Kore
gibi Yunanistan da eğitimdeki
ilerlemelerle tuzaktan kurtuldu.
2 yıldır tuzağın içindeyiz
MÜSİAD Ekonomi Danışma
Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burak
Arzova: Türkiye uzun süre önce
orta gelir tuzağına düştü. Üretim
ekonomisine dönüşemediğimiz
için tuzağın içinde
debeleniyoruz. Yapılması
gereken pek çok reform var. En
önemli sıkıntılardan biri eğitim
altyapısı...
İhracatta orta ve düşük
teknolojik ürünler ağırlıklı,
yüksek teknolojik ürünlerin payı
düşük. Son 2 yıldır bu tuzağın
içerisindeyiz. MÜSİAD birkaç yıl
önce yayınladığı ‘Orta Gelir
Tuzağı’ raporuyla bu konuya
dikkat çekti. Yeni anayasanın
rafa kaldırılması da orta gelir
tuzağının içinde olduğumuzun
göstergesi.
Büyüme rejimi değişmeli
BETAM Direktörü Prof. Seyfettin
Gürsel: 2012’den beri orta gelir
tuzağının içerisindeyiz. Büyüme
verimlilik artışlarına dayanmak
zorunda. Oysa Türkiye bu
kabiliyetini yitirdi. Verimlilik
artışı için işgücü piyasası, vergi,
enerji, eğitim reformu, ileri
teknolojileri destekleme, Ar-Ge
reformları gerekli.
Büyüme hem % 5 civarında
olacak hem de bu büyümenin
hiç olmazsa yüzde 1.5-2 puanı
verimlilik artışından gelecek. Bu
olmazsa yıllarca tuzakta kalınır.
2014’te kişi başına milli gelir en
fazla 11.000 olur. Gerekli
reformlar yapılmazsa bu 2015’te
de değişmez. Orta gelir
tuzağının üst sınırı 16-17 bin
olarak kabul ediliyor.
Böylece bugünden itibaren kursa
kaydolanlar parmak izi belgesini de
sunmak zorunda olacaklar.
Yıl:70 Sayı:24762 Tarih:7 Nisan 2014 Pazartesi
DERSE GİREMEYENLER...
Teorik ve direksiyon eğitimi dersi
sınavlarına herhangi bir nedenle
girmeyenlerle teorik sınavda
başarısız olanlar yeniden kursa
devam etmeksizin ve kurs ücreti
ödemeden aralıksız 3 dönem daha
sınavlara girebiliyor. Ancak
bugünden itibaren direksiyon
eğitimi dersi sınavında başarısız
olan kursiyerler, her sınavdan
sonra, kayıtlı oldukları kurstan en
az 2 saat direksiyon eğitimi dersi
almak zorunda kalacaklar.
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Yasemin ERENER
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Bu sınav hakkı üç kereyle sınırlı
olacak. Oysa mevcut uygulamada
direksiyon sınavını geçemeyenler,
ilave derse gerek kalmaksızın üç
dönem sınava girebiliyorlardı.
Yönetmelikte en dikkat çeken
yenilik ise sürücü kursu çalışanları
ile ilgili oldu.
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
AKDAĞ DAĞITIM APDULGANİ AKDAĞ
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Ehliyet sınavından
kalanlara kötü
haber
ürücü Kursları Konfederasyonu
Yönetim Kurulu Üyesi ve
Erzurum Tema Sürücü Kursu
S
Kurucu Müdürü Alparslan Dumlu,
direksiyon sınavını
geçemeyenlerin, her başarısızlığın
ardından kayıtlı oldukları kurstan 2
saat direksiyon eğitimi alacaklarını
söyledi.
SÜRÜCÜ KURSLARINA
AĞIR YAPTIRIM!
"Çalışanının sigorta primini
yatırmayan sürücü kursları,
borçlarını kapatana kadar yeni
kursiyer kaydı yapamayacak."
diyen Dumlu, Milli Eğitim
Bakanlığı'nın Özel Motorlu Taşıt
Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nde
değişiklik yaptığını hatırlattı.
Dumlu, şöyle konuştu:
"Değişikliklere göre, sürücü
kursuna kaydolan adaylardan
istenecek belgeler arasına 'parmak
izi alındı belgesi' de eklendi.
Sigortasız çalıştırmanın yaygın
olduğu bu sektöre 'yeni kursiyer
kaydı' için sigorta prim borcu
bulunmama şartı getirildi. Yani,
Sosyal Güvenlik Kurumu'na prim
borcu bulunan kurslar, borçlarını
ödeyene kadar yeni dönem
açmalarına izin verilmeyecek.
Yönetmeliğin bu hükmü üç ay
sonra yürürlüğe girecek."CİHAN
6
7 NİSAN 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ABD
ABD’nin Texas eyaletinde
bir askeri üste meydana
gelen silahlı saldırıda en
az 5 kişi öldü, 14 kişi de
yaralandı. Alınan bilgiye
göre, Fort Hood Askeri
Üssü'ndeki Ivan Lopez
isimli bir askerin henüz
bilinmeyen bir sebeple
çevresindekilere ateş açması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.
Saldırgan Lopez, çatışmada ölü olarak ele
geçirildi. Saldırganın intihar etmiş olabileceği de
belirtiliyor. Yaralılar
çevredeki hastanelere
kaldırıldı. Aynı askeri
üste 5 yıl önce ordu
psikiyatri Binbaşı Nidal
Malik Hasan 13 kişiyi
öldürmüş, 32 kişiyi de
yaralamıştı. Hasan
hakkında idam kararı
verilmişti.
CİHAN
ŞİLİ
Güney Amerika ülkesi
Şili’de 6 kişinin hayatını
kaybettiği 8,2 büyüklüğündeki depremin
ardından artçılar devam
ediyor. 2,600 evin zarar
gördüğü depremin
ardından ülke bu kez de
7,6’lık büyük bir artçı
sarsıntıyla sallandı.
Ülkenin kuzey sahilinde
ve Peru’da da hissedilen
sarsıntı gece yarısı meydana geldi.
Sarsıntının ardından Şili
Acil Durum Ofisi ve donanma tsunami alarmı
verdi. Sahil kısımında
bulunan vatandaşların
tahliye edilmesi çağrısı
yapıldı. Tahliye edilenler
arasında Arica şehrini
ziyaret etmekte olan
Cumhurbaşkanı
Michelle Bachelet de
vardı. Ciddi hasarın
oluşmadığı ikinci sarsıntının ardından yetkililer
tahliye ve tsunami alarmını kaldırdı. CİHAN
Müşerref güç
için ülkeyi
savaşa sürekledi
akistan’da The News
gazetesinin haberine göre, Pakistan İçişleri Bakanı Chaudhry
Nisar Ali Khan, eski Pakistan Devlet
Başkanı Pervez Müşerref’in görevde
kalmak için ülkeyi savaşa sürüklediğini söyledi. Medyaya açıklamalarda bulunan Nisar, 2002-2003
yıllarında Pakistan’ın aşiret bölgesinde bir kargaşa olmadığını ve 9
eylül saldırısı sonrası hiçbir Pakistanlının terör eylemlerine katılmadığını kaydetti. Nisar’a göre ordu,
yönetimde kalmak için bu bölgede
ülkeyi savaşa sürükledi.
P
Nisar kendi hükümetlerinin göreve
geldiğinden beri meseleleri diyalogla
çözme arayışına girdiğini vurgularken, Taliban ile yapılan müzakerelerin barışa katkı sağladığını ifade
etti. Bu arada bugün Reuters’ın yaptığı habere göre Taliban ve Pakistan
arasında gerçekleştirilen müzakereler neticesinde, Pakistan hapishanelerinde tutuklu bulunan 16
Taliban üyesinin serbest bırakıldığı
açıklandı. Ancak Başbakanlık
sözcülüğü tarafından yayınlanan
bildiride haber yalanlandı. Hükümet
müzakerelerin bir sonucu olarak Taliban kanadından Mart ayını kapsayan ateşkes ilanının uzatılmasını
bekliyor.
CİHAN
Kerry: Mısır devriminin
arkasında gençler vardı
Resmi
temaslarda
bulunmak üzere
Fas'a gelen ABD
Dışişleri Bakanı
Kerry, "Mısır
devriminin
arkasında İhvan
değil sosyal
medyada
örgütlenen
gençler vardı"
dedi.
esmi temaslarda bulunmak
üzere Fas'a gelen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri
Bakanı John Kerry, bu yıl 2’ncisi
düzenlenen ABD - Fas Stratejik
Diyalog toplantısının açılış konuşmasında genç nüfusun önemine
işaret ederek, Arap Baharı ve Müslüman Kardeşler Teşkilatı'na
(İhvan) ilişkin değerlendirmelerde
bulundu.
R
Kerry, polislerin darp etmesi üzerine kendisini yakarak Tunus’ta devrimi hazırlayan seyyar satıcı genç
gibi, Mısır devriminin arkasında da
İhvan'ın değil sadece Facebook ve
Twitter üzerinden örgütlenen gençlerin bulunduğunu ifade etti.
Daha önce de İhvan'ı “devrim hırsızlığı” yapmakla suçlayan Kerry, "
Mısır devriminin arkasında İhvan
değil sosyal medyada örgütlenen
gençler vardı. Tahrir Meydan'ında
devrim için direnenin İhvan değil,
ideolojik veya dini olmayan sebeplerle, iş, eğitim ve özgürlük için,
orada toplanan gençlerdi" diye
konuştu.
"FAS, BÖLGENİN İSTİKRARI İÇİN
ÖNCÜ ROL OYNUYOR"
ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Fas'ın
şu an bölgenin güvenliği ve istikrarı
açısından oynadığı rolün her zamankinden daha önemli olduğunu
belirterek, "Fas, bölgede önemli
öncü bir rol oynuyor.
Bugün buraya oynadığı bu önemli
rolden dolayı Fas'a olan saygımızı
ve takdirimizi ifade etmek için
geldik" ifadelerini kullandı. Fas'ın
terörle mücadelede sergilediği çabalarından da övgüyle söz eden
Kerry, Fas'ın gerçekleştirdiği reform-
lar konusunda ABD'nin verdiği
desteği dile getirdi.
FİLİSTİN-İSRAİL BARIŞ
GÖRÜŞMELERİ
Toplantının ardından Faslı mevkidaşı Salahaddin Mizvar ile düzenlediği ortak basın toplantısında
Kerry, "Filistin-İsrail barış
görüşmelerinde, iki taraf da son
günlerde olumsuz adımlar attı" diyerek, gelinen noktayı birlikte değerlendireceklerini belirtti.
Kerry, iki taraf arasındaki barış
görüşmelerinin "vakit kaybı"
olduğuna dair çıkan söylemleri
yalanlayarak, şöyle devam etti:
"Hiç vakit kaybetmedik, aradaki anlaşmazlık uçurumunu azalttık. Bu
konuda uygun adımlar atmadan
önce Başkan Barack Obama ile
AA
görüşeceğim."
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
IRAK
Irak'ta Şii lider Mukteda
El Sadr, 30 Nisan’da
Irak’ta yapılacak genel
ve yerel seçimlerde
Başbakan Nuri elMaliki’yi desteklemeyeceklerini söyledi. Daha önce
siyasetten çekilen Sadr
karargahında basın
toplantısı düzenledi.
Maliki’nin üçüncü
dönem başbakanlığını
destekleyemeyeceklerini
duyuran Şii lider, ülkede
artan tansiyonun
düşmesi gerektiğini dile
getirdi.
Maliki’nin Irak’ta siyasi
tansiyonu yükselttiğine
dikkat çeken El Sadr,
"Seçimde Irak halkı
kararını verecektir.
Ancak biz Maliki'nin
üçüncü dönem
başbakanlığına sıcak
bakmıyoruz. Seçimde
desteklemeyeceğiz. Maliki seçilmezse ülkede
tansiyon düşer” dedi.
CİHAN
İnşaat kazalarını
sensörlü baret önleyecek
lmanya’nın Düsseldorf kentindeki İş
Merkezi'nin, Hartz
IV yardımı alan bir
babaya 2 bin 100 Euro’luk
uçak bilet masrafını ödemek zorunda olduğuna
hükmedildi. Essen
kentindeki Sosyal
Mahkeme, Endonezya’da
yaşayan 10 yaşındaki
çocuğunu görmek
isteyen babayı haklı
buldu.
A
Mahkeme kararında,
çocuğun sağlıklı gelişimi
için baba ile oğul arasındaki ilişkinin gerekli
olduğunu bu nedenle
uçak masraflarının
karşılanması gerektiğine
karar verdi.
LÜBNAN
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği,
Suriye’de devam eden
savaş neticesinde
ülkelerini terk eden ve
Lübnan’a sığınan mültecilerin sayısının 1 milyonu geçtiği belirtildi.
Lübnan nüfusunun yaklaşık dörtte birini Suriyeli
mülteciler oluşturuyor.
BMMYK Yüksek Komiseri
António Guterres savaşın
başlamasından bu yana
Lübnan’ın kişi başına
dünyada en fazla mülteci
barındıran ülke konumuna geldiğini söyledi.
Guterres, Lübnanlıların
olağanüstü bir cömertlik
sergilediğini fakat bu
yükü tek başlarına taşımaya razı olmadıklarını
açıkladı. 2012 yılında 18
bin Suriyeli mültecinin
olduğu Lübnan’da bu
sayı 2013 yılında 356 bine
ulaşmıştı. Birleşmiş Milletler'e göre dakikada ortalama 1 ve günde 25 bin
Suriyeli, Lübnan'a
sığınıyor.
CİHAN
Alman devleti
sosyal yardım
alanların evlat
hasretini de
giderecek
nadolu Üniversitesi Mühendislik
Fakültesi İnşaat Mühendisliği
Bölümü öğretim üyelerince
tasarımı tamamlanıp test aşamasına
geçilen sensörlü baret ile inşaat sektöründe meydana gelen kazaların
önüne geçilmesi planlanıyor.
A
tiğimiz bazı yerler var. Örneğin, merdiven boşlukları. Kör noktadan kaynaklanan ve birçoğu ölümle
sonuçlanan kazalar meydana geliyor.
'Bunun önüne nasıl geçebiliriz' diye
çalışma başlattık ve bir sistem
geliştirmeye çalıştık.
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği
Bölümü öğretim üyesi ve proje koordinatörlerinden Yrd. Doç. Dr. Serkan
Kıvrak, yaptığı açıklamada, Doç. Dr.
Gökhan Arslan ile yürüttükleri proje
kapsamında Türkiye'deki büyük inşaat firmalarıyla işbirliği yaptıklarını
kaydetti.
Bu sistemde işçilerin kullandığı
baretin üstüne bir yazılım ve bir sensör yerleştirmek vasıtasıyla o kör noktalardan oluşabilecek tehlikeleri
engellemeye çalıştık. Bu sistem şöyle
çalışıyor, işçinin kullandığı barette ve
tehlikeli bölgede sinyal alan sensörler
olacak.
İş güvenliğinde otomasyona yönelik
çalışmalar yaptıklarını belirten
Kıvrak, şöyle konuştu: "Şantiyeler,
birçok insanın bir arada çalıştığı çok
tehlikeli bölgeler. İnşaat şantiyelerinde 'kör noktalar' diye tabir et-
İşçi tehlikeli bölgeye yaklaştığında
baretin üzerinden bir sinyal alacak,
yaklaştıkça da sinyal aratacak.
Dolayısıyla işçi bir şekilde o bölgeye
yaklaştığının farkına varıyor ve o
bölgeden bir şekilde uzaklaşması
sağlanıyor."
"2015 YILININ SONUNDA HAYATA
GEÇİRİLECEK"
Sistemin ekipmanlar üzerinde de kullanılabileceğini ifade eden Kıvrak,
şöyle devam etti:
"Ekipmanın üzerine bir sensör koyduğunuzda ekipman ile işçi arasındaki güvenli mesafeyi korumak
amacıyla her ikisine de sinyal yollanıyor.
Dolayısıyla hem işçi kendini güvence
altına alıyor hem de ekipmanı kullanan operatör bir işçiye ya da
tehlikeli bölgeye yaklaştığının farkına
varıyor.
Baret, şu anda tasarlanmış vaziyette
ancak test aşaması devam ediyor. Bize
destek olan inşaat sektöründeki
büyük firmalarda bunu test ediyoruz.
Projeyi 2015 yılının sonunda hayata
geçirmiş olacağız" diye konuştu.
Düsseldorflu baba, Endonezy’lı eşinin
oğullarını Endonezya’ya
kaçırması üzerine 2013
yılında oğlunu görmek
istemiş, bunun üzerine
Düsseldorf İş Merkezi
uçak bilet masrafını
karşılamıştı. Ancak babanın bu yıl tekrar
oğlunu görmek istemesi
üzerine iş merkezi uçak
bilet masrafını ödemeyi
reddetti. Bunun üzerine
olay mahkemeye taşındı.
Mahkeme, iş merkezinin
yılda bir kez oğlunu
görmek için babanın
uçak bilet masrafını
karşılaması kararını
verdi. Uçak bilet parasını
iş merkezinden alacak
olan baba, oğlunu ziyareti sırasında konaklama ücretlerini ise
kendisi karşılayacak.
Hartz IV alıcısı babanın,
ileride uçak bilet ücretini
iş ajansına geri ödeyip
ödememesi ise daha
sonra karara bağlanacak.
CİHAN
7 NİSAN 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MHP'li Bal,
Adana'da
seçimi
MHP'nin
kazandığını
açıkladı
Bütün ilçe seçim kurullarının incelemelerini tamamladıklarını ve
AKP’nin tüm oyların sayılmasına ilişkin taleplerinin tamamını 16 ilçe
seçim kurulunun da reddettiğini
açıklayan Bal, “İlçe seçim kurullarına vaki itirazlardan geçersiz
oyların yeniden değerlendirilmesi,
bu kapsam içerisinde oy
çetelelerinin tutulurken bir maddi
hata olup olmadığına ilişkin
yeniden gözden geçirme ve sandık
sonuç tutanakları ile birleştirme tutanakları arasında bir maddi hata
var mı yok mu şeklindeki incelemelerde tamamlanmıştır.
Dolayısıyla arada 22 bin civarında,
20 bini aşkın bir oy farkıyla kazanmış olan MHP adayı sayın Sözlü’nün önüne konulmak istenen
takoz kaldırılmıştır.” Diye konuştu.
Demirtaş:
Demokratik
kamuoyu, Ağrı
konusunda
duyarlı olmalı
M
MHP Adana Büyükşehir Belediye
Başkan Adayı Hüseyin Sözlü ve İl
Başkanı Mustafa İzgioğlu ile partisinin il başkanlığında basın
toplantısı düzenleyen MHP Milletvekili Faruk Bal, AKP’nin
Adana’daki seçim sonuçlarını bir
türlü hazmedemediğini belirtti.
Seçimlerin Trabzon’a, ülkeye ve millete hayırlı olması
temennisinde bulunan
Demeli, partilerinden seçilenler
de dahil olmak üzere, yapılacak
her iyi ve hayırlı icraata
destekçisi, gördükleri eksik, yanlış ve kusurların da takipçisi olacaklarını altını çizdi. Türkiye ve
Trabzon’da seçimlerin galibinin
MHP olduğunu savunan Demeli,
gerekçelerini de şöyle sıraladı:
"Seçimleri değerlendirmek için
çeşitli parametreler bulunmaktadır. Bunlardan en geçerli olan
parametre, Büyükşehirlerde kullanılan Belediye Meclisi oyları ile
diğer illerdeki İl Genel Meclisi oy-
30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Belediye Meclisi
sonuçlarına göre MHP Trabzon’dan tam 99 bin 918 oy almış
ve yüzde 21,80 oy oranına erişmiştir. Bu sonuçlara göre MHP
tam 40 Belediye Meclisi üyesi
kazanmıştır. İlçe Belediye Başkan
adaylarımızın aldıkları toplam
oylar, 108 bin 937 olarak gerçekleşmiştir. Bütün bu başarılar
övgüye ve takdire şayan
başarılardır. MHP Trabzon’da
2011 Milletvekili seçimlerinde 69
bin 500 olan oyunu, 30 Mart yerel
seçimlerinde 99 bin 918’e yani
yaklaşık 100 bine çıkarmıştır.
Oysa 2011 seçimlerinde 266 bin
Demeli
Trabzon'da oyunu en çok
arttıran parti MHP'dir
Oysa Büyükşehir Belediye
Başkanı oyları ve diğer
illerdeki Belediye Başkanlığı oyları Türkiye’deki nüfusun
tamamını kapsamamaktadır.
Gerçek olan şudur: 2011 yılında
Türkiye’de toplam 5 milyon 585
bin 513 oy alan MHP, son seçimlerde oylarını 2 milyon 133 bin 286
artırmış, toplam 7 milyon 718 bin
799’a çıkarmıştır. Bir başka deyişle MHP 2011’de yüzde 13 olan oy
oranını, yaklaşık yüzde 18’lere
çıkarmıştır. Bu rakamlar MHP’nin
tarihinde eriştiği en yüksek seçmen desteğini yansıtmaktadır ve
önemli bir başarıya işaret etmektedir." Demeli, MHP’nin
Türkiye’de gerçekleştirdiği
başarının bir benzerini de Trabzon’da gerçekleştirdiğini ve CHP’yi geride bırakarak ikinci parti
konumuna yükseldiğine dikkat
çekti. 30 Mart seçimlerinde
D
DP Lideri Gültekin Uysal yaptığı yazılı açıklamada, şunları
kaydetti: "30 Mart seçimleriyle ortaya çıkan neticeyi
değerlendirdiğimizde;
müşterek değerleri yeniden
inşa edecek bir ruhla, Merkez
Sağ siyaseti yeniden ete
kemiğe büründürmemiz
lazım.
Milletvekili Bal ayrıca, Seyhan 3.
Seçim Kurulu’ndaki 114 sandıkla ilgili yapılan itiraz sonucunda 64
oyun AKP lehine, 60 oyun da MHP
lehine geçerli olduğunu, bu durumun da sonucu değiştirmeyeceğini
anlattı. Bal, Sözlü’nün Pazar veya
Pazartesi günü mazbatasını alarak
yeni görevine başlayacağını da vurguladı.
CİHAN
MHP’nin Trabzon’da, 1999 milletvekili seçimlerindeki yüzde 21
oyla birinci olduğu oy oranını
yakaladığını ve tarihindeki en
geniş seçmen desteğine ulaştığını
anlatan Demeli, "MHP 1999 milletvekili seçimlerinde Trabzon’dan 83 bin 967 oy almış ve
yüzde 21 oy oranını yakalamıştı.
larıdır. Çünkü bu parametre nüfusun tamamını kapsamaktadır.
Bu oylar, partilerin gücünü
gösteren ve bilimsel esaslara göre
milletvekili seçimleri ve önceki İl
Genel Meclisi seçimleri ile
kıyaslanabilen oylardır.
emokrat Parti (DP)
Genel Başkanı Gültekin
Uysal, 30 Mart Mahalli
Seçim sonuçlarını değerlendirirken “Merkez Sağ”
çağrısı yaptı ve “Merkez Sağ
siyaseti yeniden ete kemiğe
büründürmemiz lazım.” dedi.
Bugün itibariyle ilçe seçim kurullarının kararlarını tamamlayıp il
seçim kuruluna birleştirme tutanaklarını göndereceğini söyleyen
MHP’li Bal, il seçim kurullarının da
yasada belirtilen süreç içerisinde
mazbatasını Sözlü’ye verecek veya
varsa itirazı değerlendireceğini anlattı.
HP Trabzon İl Başkanı
Muammer Demeli, seçimlerde Trabzon’da oyunu en
fazla arttıran parti olduklarını
söyledi. Demeli, partisinin il
başkanlığında düzenlediği basın
toplantısında, 30 Mart seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili değerlendirmeler yaptı.
M
DP Genel
Başkanı
Uysal: Merkez
sağ siyaseti
yeniden
ete kemiğe
büründürmek
lazım
Bu aşamadan sonra il seçim kurulu
ve Yüksek Seçim Kurulu’na itirazların hukuken mümkün olduğunu
ifade eden Bal, bu itirazlardan da
hiçbir sonuç çıkmayacağını açıkladı.
Büyükşehir Belediye Başkan adayları Hüseyin Sözlü’nün görevi
AKP’nin diktatör anlayışı
çerçevesinde 2009 yılında görevden
aldığı ve ancak 30 Mart seçimleri
sonrası görevine iade ettiği MHP’li
Aytaç Durak’tan devralacağını dile
getiren Milletvekili Bal, bunun
adaletin tecillisi açısından mutluluk verici olduğunu ifade etti.
illiyetçi Hareket Partisi
(MHP) Konya Milletvekili
Faruk Bal, itirazlar sonucu
yapılan sayımlara göre Adana’da
adayları Hüseyin Sözlü’nün 22 bin
oy farkıyla seçimi kazandığını
söyleyerek, “Sayın Sözlü’nün
önüne konulmak istenen takoz
kaldırılmıştır” dedi. Bal, Sözlü'nün
pazar veya pazartesi günü mazbatasını alacağını da ifade etti.
7
605 oy alan AKP’nin oyları, 30
Mart’ta 247 bin 844’e gerilemiştir.
CHP ise 2011 seçimlerinde aldığı
83 bin 198 oydan, 30 Mart seçimlerinde yaklaşık 73 bine
düşmüştür.
Bu tablo Trabzon’da MHP,
CHP ve AKP’nin son 3
seçimdeki karnesini açıkça
ortaya koymaktadır." ifadelerini
kullandı. MHP’nin Trabzon’da ikinci parti konumuna yükseldiği
ve bundan sonraki seçimler için
önemli bir sıçrama zemini elde ettiğini kaydeden Demeli, "Tabiri
caizse MHP artık Trabzon’un anamuhalefet partisi haline
gelmiştir.
Bundan sonraki hedefimiz; hem
Trabzon’da hem de Türkiye’de birinci ve aynı zamanda iktidar olmaktır." dedi. Demeli, iddialı
oldukları Ortahisar Belediyesi’ni
kazanmak için gerekli her türlü
çalışmayı yaptıklarını, sonucun
kendileri için hayal kırıklığı
olduğunu belirtti. Demeli, her
şeye rağmen milletin tercihine de
saygılı olduklarını sözlerine ekledi.
M.Mustafa Rıfak GÜLEK-EKONOMİ
Aksi takdirde bir yanda etnik
siyasete mahkum olmuş, bir
yanda din referansıyla bir kutuplaşmanın AKP-CHP denkleminde hapsolduğu
siyasetten, bir netice çıkarabilme imkanımız yoktur.
DP Eş Genel Başkanı Selahattin
Demirtaş, halkı dayanışmaya,
demokratik kamuoyunu Ağrı
konusunda duyarlı olmaya çağırdı.
B
Ağrı'daki seçim sonuçlarına yönelik AK
Parti'nin müdahale girişimleri hakkında
yazılı açıklama yapan Selahattin Demirtaş, "Ağrı merkez yerel yönetim seçimlerinde partimizin başarısı sonucunda
AKP’nin yaptığı itirazlar reddedilmiş,
ancak buna rağmen sudan gerekçelerle
yeni itirazlar yapılarak Belediye
Başkanımız Sayın Sırrı Sakık’a mazbata
verilmesinin önüne geçilmeye
çalışılmıştır.
Son olarak YSK’ya yapılan itiraz da reddedilerek dosya tekrar Ağrı İl Seçim Kurulu’na iade edilmiştir. Ancak her ne
hikmetse Ağrı İl Seçim Kurulu’nda
AKP’nin haksız itirazlarını reddeden
hakim aniden 6 günlük izne ayrılmıştır.
Bu arada çevre illerden yüzlerce polis
Ağrı’ya sevk edilerek bütün şehir
ablukaya alınmış ve AKP’nin yapacağı
yeni itiraz sonucunda seçimin AKP lehine
sonuçlanmasının alt yapısı ve hazırlığı
tamamlanmıştır." dedi.
"İL SEÇİM KURULU, SEÇİMİ AKP LEHİNE
ÇEVİRMEK ÜZERE PLAN İÇİNE GİRDİ"
Demirtaş, bütün hazırlıklardan anlaşıldığı üzere İl Seçim Kurulu’nun seçimi
AKP lehine çevirmek üzere bir plan içine
girdiği, emniyet ve valiliğin de olası halk
tepkisini sert bir şekilde bastırmak üzere
kentte sıkıyönetim hazırlığı yaptığını dile
getirdi.
Tüm bu olanların AKP Hükümetinin
ateşle oynamasından başka bir şey olmadığına vurgu yapan Demirtaş, "Halkın
iradesini hileler yoluyla hiçe sayma geleneği Ağrı’da ilk defa gerçekleşmiyor.
2009 seçimleri de aynı şekilde hırsızlıkla
AKP lehine çevrilmişti. Ancak bütün bu
olanlar AKP’nin çirkin yöntemlerden
vazgeçmediğini göstermektedir. Partimiz
üst düzeyde bir Genel Merkez heyetini
daha Ağrı’ya gönderecektir.
Umut ediyor ve diliyoruz ki Ağrı’da bir kez
daha küçük hesaplar içerisine girilmez ve
halkın iradesine saygı duyulur. Aksi durumda halkımızın öz gücüyle ve bütün
meşru yollarla her yerde geliştireceği
direnişi durdurmaya AKP’in gücü yetmeyecektir. Halkımızı Ağrı’yla dayanışmaya, demokratik kamuoyunu Ağrı
konusunda duyarlı olmaya çağırıyoruz."
dedi.
CİHAN
O nedenle, memleketin sorumlu bütün insanları, öncelikli bir değerlendirme
yaparak, Türkiye’ye dayatılan
bu tercihlerin, milletin gönlünde ve geniş kitlelerde bir
karşılık bulmadığını onlar da
bilmeli. Bu açıdan, dayatılan
bu siyasal mühendislikle, bir
sonucun elde edilemeyeceğini
bu seçimler göstermiştir."
"ANADOLU AJANSI BİLE MANİPÜLASYON ARACI OLARAK
KULLANILDI"
İktidar partisinin inançlı ve
mütedeyyin insanları vebale
ve suça ortak ederek, öte yandan vatandaşın borcunu arttırıp riske ortak ederek bir
mengenede sıkıştırdığını
iddia eden Uysal, "Bu nedenle
Türkiye’nin sağlıklı bir karar
verebilme imkanı zaten olamazdı.
Adeta parti devleti haline
dönüşmüş devletin, bırakın
maddi imkanlarını, kolluk
kuvvetlerini, istihbarat
kuvvetlerini, devletin resmi
ajansı olan Anadolu Ajansı’nın bile seçim akşamı, bir
manipülasyon aracı olarak
kullanmaya çalıştığı bu iklimde Türkiye, doğruyu,
hakikati arama mecburiyeti
içerisindedir." dedi.
"CENDEREDEN ORTAK İRADE
İLE ÇIKILABİLİR"
DP Genel Başkanı Uysal, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Bu seçim sonucuyla, kendisine muhalif gördüğü bütün
unsurları bir husumet odağı
ve düşman olarak görüp yerle
bir etmek mantığında bir dilin
ve bir icraatın sahipleridir.
Bürokrasiden başlayarak, adli
kolluk dahil olmak üzere kolluk kuvvetlerini, savcıları,
hakimleri altüst ederek,
seçimleri yargı alanında da
siyasallaştırıp, militanlaştırarak geldiğimiz hal ortadadır.
Bütün olumsuzluklara rağmen bu cenderenin içerisinden meşru çizgiler içerisinde
çıkacak yolu, yine insanlarımızın ortak iradesiyle bulacağını ümit ediyorum."
CİHAN
8
Gündem
Burhan
Kuzu: Ya
başkanlık ya
da pişmanlık
uhalefete seslenen Meclis
M
Anayasa Komisyonu
Başkanı Burhan Kuzu, "Ya
başkanlık ya pişmanlık. Gelin
önce yarı başkanlık sistemi ile
başlayalım." dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri
ile birlikte yeniden gündeme
gelen , "Yarı başkanlık
7 NİSAN
Muhalefete seslenen Meclis Anayasa
Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, "Ya
başkanlık ya pişmanlık. Gelin önce yarı
başkanlık sistemi ile başlayalım." dedi.
başkanlık sistemini getirmek
için çalışacağı yorumlarını
değerlendirdi.
tartışmaların yaşanacağına
dikkat çekerek, şöyle devam
etti:
Türkiye için tek çözümün
"Başkanlık sistemi" olduğunu
savunan Burhan Kuzu, bugün
olmasa da bu sistemin bir gün
geleceğini dile getirdi.
Başbakan Erdoğan'ın Köşk'e
aday olup olmayacağı
konusunu "Başbakan'ın
takdiri" diye yorumlayan
"Yarı başkanlık sistemi olursa
fiili tartışmaları beraberinde
getirir. Buna da anayasal
çözüm getirilebilir. Nedir bu;
mevcut Anayasa'da
"Cumhurbaşkanı seçilirse
partisi ile ilgisi kesilir' bunu
Anayasa ile değiştirerek
"partisi ile ilişiği kesilmez'
Kuzu, "Ama bu sistem bugün
Tayyip Bey'e yarın başka
birine. Geçmişte de Özal ile
gündeme geldi. Demirel, Çiller
için söylendi. Dolayısıyla
bugün onlar yok. Kişiler gidici
ama sistem kalıcı olacak" dedi.
Muhalefet partilerine seslenen
Kuzu, "muhalefete bir çağrı
yapıyorum; gelin bu sistemi
beraber getirelim. Türkiye için
tek çözüm tam başkanlık
sistemi ama bir adım atarak
yarı başkanlık sistemi ile
başlayabiliriz. Birkaç maddelik
Anayasa Değişikliği yeter" diye
konuştu.
Kuzu, Başbakan'ın Köşk'e
çıkması halinde, başkanlık
sistemi tartışmalarının önce
fiili ardından da hukuki
hale getirebiliriz. Başkanlık
sistemi tartışmaları
başlamışken yeni bir adım
atabiliriz. Bu meseleyi bir
Tayyip Bey meselesi olarak
görmemesi lazım muhalefetin.
Bu tartışmaları başbakan
üzerinden götürmek doğru
değil. Geçmişte de aynı
tartışmalar yaşandı. Turgut
Özal, Süleyman Demirel,
Tansu Çiller için söylendi.
Onlar gitti ama sıkıntı kaldı.
Bir gün herkes gidecek ama
sıkıntı devam edecek. Onun
için diyorum ki, muhalefet ile
birlikte bu işi beraber çözelim.
Yarı başkanlık sistemi ile
başlayalım. Bugün Tayyip Bey
için olur yarın CHP, MHP ya da
başka bir parti için. Türkiye
eninde sonunda bu sisteme
gidecek başka yolu yok."
Bahçeli'den
lideri
Türkeş'e
anlamlı vefa
HP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli,
“Milliyetçi Hareket Partisi;
yalnızca oy oranlarına,
yüzde hesaplara bakılarak
anlaşılamaz. Türkiye
haritasının değişik renklere
boyanmasıyla
tanımlanamaz, tasvir
edilemez” dedi.
M
MHP’nin kurucusu
Alparslan Türkeş, vefatının
17’nci yılında Beşevler’deki
Anıtmezarı başında dualar
ile anıldı. Anıtmezar’da
düzenlenen anma törenine,
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli ve çok sayıda
vatandaş katıldı. Bahçeli,
merhum Türkeş’in
mezarına kırmızı beyaz
karanfiller bıraktı.
Kabirdeki çiçeklere bir
ibrikle su vererek dua eden
Bahçeli, kabre Türkeş’in
doğum yeri olan Kayseri’nin
Pınarbaşı İlçesi’ne bağlı
Köşkerli köyünden getirilen
toprağı da serpti. Törenin
ardından konuşma yapan
Bahçeli, 17 yıldır Nisan
ayının 4’üncü günü manevi
bir görevi yerine getirmek
için toplandıklarını
belirterek şöyle konuştu:
“Bugün bir kez daha
Merhum Başbuğumuz
Alparslan Türkeş Bey’in
kabri başındayız. Aziz
hatıralarını dua, hürmet ve
minnetle yâd ediyoruz.
Fatihalarımızı ruhuyla
buluşturuyor, geride
2014
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
bıraktığı hizmet ve eserlere
şükran duyuyoruz. Merhum
Türkeş Bey ömrünü
ülkülerine adayan, varlığını
milletinin bekasına ve
devamlılığına hasreden
örnek bir dava insanıdır.
Hepimiz biliyor ve şahadet
ediyoruz ki, fani hayatı
mücadeleler içinde
geçmiştir. Lefkoşa’da
başlayıp Ankara’da
sonlanan 80 yıllık
yaşamında zorluklardan
asla yılmamıştır. Derecesi,
seviyesi ve boyutu ne olursa
olsun hiçbir tehditten
korkmamıştır. İnandığı
doğrularından, tertemiz
hedeflerinden taviz
vermemiştir. Türk siyasetine
yeni bir soluk, yeni bir
yorum ve yeni bir vizyon
getirmeyi başarmıştır.
Milletimizin kutlu bağrında
bir cevher gibi işlenmeyi
bekleyen milli, manevi ve
tarihi değerlerden bir
siyaset modeli kurmuş ve
Türk milletinin vicdanına
tercüman olmuştur. Türk
milliyetçiliğinin fikir
sahasında kalmayıp siyaset
sahnesine inişi, bir plan
dâhilinde sosyal ve
ekonomik sorunlara
cevaplar üretmesi merhum
Türkeş Bey’in öncülüğünde
gerçekleşmiştir. Bizatihi
kendi sözleriyle ifade
edecek olursak; Türk
milliyetçiliği akımı,
Milliyetçi Hareket
Partisi’yle, tarihte ilk defa
siyasi bir partinin programı
YSK'nın yürüttüğü
hazırlık
çerçevesinde,
ağustos ayında
yapılacak
Cumhurbaşkanlığı
seçimleri için 56
ülkede, 118
temsilcilikte sandık
kurulması
öngörülüyor.
A
gerektiğinden yurt
dışındaki
vatandaşlarımızın
seçimlere katılım
oranı çok düşük
oluyordu.
Şimdi direkt,
ülkenin geleceğinde
daha fazla söz sahibi
olacaklar" dedi.
56 ÜLKEDE 118
TEMSİLCİLİK
Cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde yurt
dışındaki
vatandaşların ilk
defa bulundukları
ülkelerde oy
kullanabileceklerini
n müjdesini veren
İşler, "Şimdi
vatandaşlarımız
yaşadıkları
ülkelerdeki
büyükelçilik veya
konsolosluklar ile
uygun görülen
mekânlarda oy
kullanabilecek.
Sadece pasaportla
değil, Türkiye
Cumhuriyeti kimlik
Türkiye'den
Oğuzhan Şahin'in
haberine göre;
seçmen kütüğünde
kayıtlı seçmenlerin
oy kullanması
esnasında, siyasi
parti temsilcileri ve
memurlardan oluşan
5 kişilik bir sandık
kurulu iş başında
olacak. Yurt dışında
4 gün oy
kullandırılması
planlanıyor.
Almanya'da 7,
ABD'de 6, Fransa'da
5 yerde oy
kullandırılması
öngörülüyor.CİHAN
Çağırıcı mazbatasını aldı
0 Mart seçimlerinde 242 bin
3Belediye
245 oy alarak tekrar Bağcılar
Başkanı olan Lokman
Çağırıcı resmen makamına
oturdu.30 Mart seçimlerinde
242 bin 245 oy alarak tekrar
Bağcılar Belediye Başkanı olan
Lokman Çağırıcı mazbatasını
aldı.Bağcılar Kültür Merkezi
önünde
yapılan
törene
Çağırıcı,
meclis
üyeleri,
partililer ve
vatandaşlar
katıldı.
Mazbatasını
alan Çağırıcı
yaptığı
konuşmada
"Bu onuru
bana
yaşattığınız
için hepinize
şükranlarımı
sunuyorum.
HP Genel
C
Başkan
Yardımcısı ve
Parti Sözcüsü
Haluk Koç,
dün Genel
Başkan Kemal
Kılıçdaroğlu
başkanlığında
gerçekleştirilen Merkez
Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında "Gerekirse İzmir kaybedilir ama Türkiye partisi olunur" diye bir
cümlenin kullanılmadığını bildirdi.
Koç, yazılı açıklamasında, MYK'nın dün parti
genel merkezinde gerçekleştirildiğini hatırlattı.
elevizyonda bir
T
programa katılan
Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç , gündeme
dair soruları cevapladı.
Başbakanın
cumhurbaşkanlığı
adaylığı içinde önemli
açıklamalarda bulundu.
NTV'de soruları
yanıtlayan Başbakan
Yardımcısı Bülent Arınç
gündeme ilişkin
açıklamalarda bulunuyor.
AA tartışması
Öncelikli hedefim Bağcılar'da
oturan hemşerilerimizin
gönlüne girmekti. Kardeşçe bir
seçim süreci yaşadık. O
nedenle seçime giren tüm
siyasi parti temsilcilerine,
teşkilatlarına teşekkür
ediyorum.
(AA Genel Müdürü Kemal
Öztürk) Ben çok iyi
bililyorum, o akşam,
bunun şahitleri ispatları
da var, 21 saat işinin
başından ayrılmadı,
Ajansta bu işi yöneten
arkadaşlarla bir arada
durdu. Sonra merak
saikiyle belki nabız
yoklamak için AK Parti
Genel Merkezi'ne gitmiş
olabilir. Ajansımıza ve
Genel Müdüre yönelik bu
ithamların, bu
suçlamaların asılsız
olduğunu söylemek
istiyorum.
Ama gazetecilerin
özgürlükleri
kısıtlanmamalı ve sadece
'AA muhabiridir' diyerek
'vurun, saldırın' şeklinde
bir yönlendirme
kesinlikle yapılmamalı.
Bütün gazeteci
arkadaşlarımızı, bütün
medya kuruluşlarımızı da
AA'ya ve muhabirlerine
yapılan saldırıları
kınamaya davet
ediyorum.
Birinci turda
yüzde 51 alırız
Tayyip Erdoğan'a
Çankaya yolu açıldı.
Seçim sonuçları bunu
gösterdi. Bu genel seçim
olsaydı tahminim yüzde
50'yi aşacaktı. 1. turda
yüzde 51'i
bulabileceğimize
inanıyorum. Sayın
Başbakanımız aday
olmak isterse bence sayın
Gül buna saygı
gösterecektir ve onun
adaylığını
destekleyecektir.
Yıllardan beri
arkadaşlığımız ve parti
içerisindeki hem
hukukumuz hem de iki
arkadaş, dost olarak
birbirlerine duydukları
saygıdan ve nezaketten
dolayı böyle olacaktır.
3 dönem kuralı
3 dönem kuralı bizim için
geçerli ama
Cumhurbaşkanımız için
değil. Bu bir tüzük
kuralıdır, olağanüstü
kongreyle değişebilir.
aşbakan Tayyip Erdoğan da bu önerilere destek verince çalışmalar daha da hızlandırıldı. Hükümet,
önümüzdeki dönemde demokratikleşme açısından son
derece önemli 4 adım atacak:
DAR YA DA DARALTILMIŞ BÖLGE: Geçen aylarda Meclis'te
kabul edilen demokratikleşme paketi kapsamında
Türkiye'nin dar ya da daraltılmış bölge sistemine
geçmesi gündeme gelmişti. Başbakan Erdoğan, muhalefetin istemesi halinde konuyu gündeme taşımaya hazır
olduklarını açıklamıştı. Muhalefetten bu konuda bir
tepki gelmeyince öneri rafa kaldırıldı.
ervin Buldan,
P
Reuters'a yaptığı
açıklamada çözüm
sürecininde atılacak
adımlara göre
Cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde Başbakan
Erdoğan'a destek
verebileceklerini söyledi.
Reuters'ın sorularını
yanıtlayan Buldan, 30
Mart yerel seçim
sonuçlarını
değerlendirerek, Ağustos
ayında yapılacak olan
cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde alacakları
tutuma ilişkin soruları
yanıtladı.
istifa ederim diye" ifadelerini
kullandı.
eleştirdiği açıklamasında
Kılıçdaroğlu'nun seçim
stratejisini eleştirerek partinin
gerilemediğini dibe vurduğunu
söyledi.
CHP'nin yerel seçim
sonuçlarıyla ilgili bir
kazanmışlık algısı oluşturmaya
çalıştığını kaydeden Mengü,
gerçeğin ise böyle olmadığını
savundu.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde
seçim sonuçları, muhalif sesleri
yükseltti. CHP Manisa eski
Milletvekili ve Parti eski Meclisi
üyesi Şahin Mengü, Genel
Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu
sert sözlerle eleştirdi.
CHP'nin 2011 seçimlerinde 11
milyon 155 bin seçmenle yüzde
25.98 oy aldığına işaret eden
Mengü, 30 Mart yerel
seçimlerinde ise il genel meclisi
bazında 11 milyon 270 bin
seçmenin oyuyla yüzde 25.7 oy
oranında kaldığına dikkat çekti.
Kendi blogunda seçim
sonuçlarını değerlendiren
Mengü, "Dibe vurduk Kemal
Bey dibe! Bir daha siz siz olun,
büyük lokma yiyin ama büyük
laf etmeyin, yüzde 40 almazsam
DİBE VURDU!
Partinin "yerinde saymadığını"
tam anlamıyla "dibe
vurduğunu" söyleyen Mengü,
CHP'nin kalesi olarak bilinen
İzmir'de oyların düştüğünü ve
sekiz ilçenin kaybedildiğini
belirtti.
Antalya, Mersin, Ordu, Artvin'in
kaybedildiğini ancak Antalya ve
Mersin'in kaybedilmesini
kimsenin ağzına almadığını
ifade eden Mengü, "Yani sahilde
de kaybetmeye başlamışız.
Trakya'da AKP oyları büyük
artış göstermeye başlamış,
CHP'de oy düşmesi olmuş.
'Metropollerde oy artışı olmuş'
deniyor" dedi.
CHP'NİN OYU 21-22 BANDINDA
Büyükşehirlerde cemaat ve MHP
oyları çıktıktan sonra CHP'nin
oylarının yüzde 21-22 bandında
olduğunu savunan Mengü,
Kılıçdaroğlu'nu şu sözlerle
eleştirdi: "Partinin temel
değerleriyle oynamak yaramadı.
Toplumdan beklenen karşılık
alınamadı. Laikim denmekten
bilinçli bir şekilde uzak
duruldu. Cemaatle kayıt dışı
işbirliği yapıldığı iddiası
CHP'nin üzerine yapıştı kaldı.
Cumhuriyetin simgesi
Tunceli'nde, feodalitenin
söylemiyle "Dersimliyim" dendi,
Tunceli kaybedildi. Son Ankara
Mitingine kadar Atatürk'ün
adını ağzınıza almaktan
"utandınız". CHP'nin devrimci
niteliğini unuttunuz,
Atatürkçülüğün sol bir hareket
olduğunu bilemediğiniz için,
üçüncü sınıf adamların
telkinleriyle CHP'yi
"muhafazakar" ilan ettiniz.
Partiyi çıfıt çarşısı haline
getirmeyi yenileşme
zannettiniz."CİHAN
"Tamamen maksatlı, gerçekle hiçbir ilişkisi olmayan bu ve benzeri haberlerin, yorumların
amacı, CHP içinde fitne yaratmak, kamuoyunu
yanlış bilgilendirerek CHP aleyhine yönlendirmek
ve iktidar partisinin çirkinliklerini, yolsuzluklarını unutturmak için gündem değiştirmeye
çalışmaktır. MYK toplantısında 'Gerekirse İzmir
kaybedilir ama Türkiye partisi olunur' diye bir
cümle kullanılmamış, böyle bir değerlendirme
yapılmamıştır. İzmir ile ilgili bu ve benzeri hiçbir
değerlendirme yapılmamıştır. Gazetelerde yer
alan haber veya yorumların tamamı asparagastır."CİHAN
B
CHP'Li iSiMDEN KILIÇDAROĞLU'NA AĞIR ELEŞTiRi
HP'li eski milletvekili Şahin
C
Mengü, CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu'nu sert dille
Toplantıda, bazı MYK üyelerinin, "Doğu'ya
açılımda İzmir'i kaybederiz korkusu var. Kaldı ki
böyle bir durum yaşanmaz. İzmir'dekiler de barış
sürecine büyük oranda olumlu bakıyor. Gerekirse
İzmir kaybedilir ama Türkiye partisi olunur"
dediği iddiasının, bugün bazı gazetelerde yer
aldığını belirten Koç, şunları kaydetti:
AK Parti'den
dört kritik
adım geliyor
Bağcılar'da kardeşçe bir süreç
yaşattılar. Bağcılar'daki herkes
bizim mesai arkadaşımızdır.
Heyecanımızı hizmete
döndürmek için çalışmaya
devam edeceğiz" şeklinde
konuştu.Mazbatasını alan
Çağırıcı'yı vatandaşlar ve
partililer tebrik etti. Belediye
başkanının kültür merkezine
gelmesinden önce bazı
partililer davul, zurna eşliğinde
halay çekti.CİHAN
ve dünya görüşü olmuştur.
Ve elbette milliyetçilik Türkİslam Ülküsünün ana
damarı olarak,
yarınlarımıza feyiz vermiş,
ön açmış, yüreklendirmiş ve
dalga dalga büyüyerek son
vatanımızda sayıları 8
milyona yaklaşan
insanımızın ocağından
tütmüştür. Bu hakikaten de
çok ciddi bir kazanım ve
sonuçtur.”
1910’lu yıllarda aydınların
formüle ettiği, kökü ve
ideolojik tabanı Türklüğün
mazideki yüzlerce
asırlarından süzülmüş
hatıra ve yaşanmışlıklara
dayanan Türk
milliyetçiliğinin artık
millete mal olduğunu
kaydeden Bahçeli,
“Milliyetçi Hareket Partisi
bunu, önyargıları yıkarak
başarmıştır. Peşin
hükümleri etkisizleştirerek,
korkulukları devirerek
sorumluluğunun fevkinde
hareket etmiştir.
Yapamazsınız,
başaramazsınız diyen
kötümserleri, engel
çıkarmaya çalışan
karamsarları ve
kıskançlığın elebaşlarını
azmimizle, cesaretimizle,
millet sevdamızla ikna ve
mahcup ettiğimiz ortadadır.
Ne mutlu bizlere ki, 8-9
Şubat 1969 tarihinde dikilen
filiz bugün 45 yaşını
dolduran bir çınar
olmuştur.”CİHAN
CHP'li Haluk Koç, Kemal Kılıçdaroğlu'nun
başkanlığında gerçekleştirilen MYK
toplantısında İzmir ile ilgili ortaya atılan
iddiaların gerçekleri yansıtmadığını ifade
etti.
numarasını taşıyan
nüfus cüzdanı ile de
oy verebilecek" dedi.
ğustos ayında
yapılacak
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaklaşık 2.7
milyon gurbetçi ilk
defa yaşadıkları
ülkelerde oy kullanabilecek.
9
CHP'li Koç İzmir söylemlerine cevap verdi
Köşk'ün kilidini gurbetçiler açacak
seçimlerinde 2.7
milyonu aşkın
gurbetçinin oy
kullanacağını
belirterek, "Daha
önceki seçimlerde
gümrük kapılarına
gelmek
Kuzu, ANKA'ya yaptığı
açıklamada; Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın
Cumhurbaşkanlığına aday
olması durumunda yarı
7 NİSAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
aşbakan
B
Yardımcısı
Emrullah İşler, Köşk
sistemi" tartışmaları devam
ederken, Meclis Anayasa
Komisyonu Başkanı Burhan
Kuzu'dan muhalefete çağrı
geldi. Kuzu, "Ya başkanlık ya
pişmanlık. Biz pişmanlık
demeden gelin önce yarı
başkanlık sistemi ile
başlayalım. Türkiye'nin
çözümü esas olarak tam
başkanlık ama yarı başkanlık
sistemi ile başlayabiliriz.
Bunun için de birkaç maddelik
Anayasa Değişikliği yeter.
Pişman olmadan başkanlık
sistem için ilk adımı atalım"
dedi.
2014
yaptığımız toplantının
ardından hükümete
Öcalan'ın süreçte adım
atılması gerektiği
yönündeki sözlerini
iletmiştik. Bundan sonra
hükümetin yapması
gereken tek şey somut ve
pratik adımlar atmak,
yasal düzenlemeler
yapmak ve süreci
ilerletmek, böyle bir
beklentimiz var."
Buldan, seçim
sonuçlarını
değerlendirmek amacıyla
PKK'nın İmralı'da
hapisteki lideri Abdullah
Öcalan ile görüşmek için
Adalet Bakanlığı'na
başvuru yaptıklarını
belirterek, görüşmenin
gelecek hafta
olabileceğini kaydetti.
SOMUT ADIM
ATILMASI LAZIM
Terörle Mücadele
Kanunu'nın kaldırılması,
TCK'da yapılacak
değişiklikler, KCK
tutuklularının serbest
bırakılması, faili meçhul
cinayetlerin
aydınlatılması ve
görüşmelerin yasal bir
zemine oturtulması gibi
alanlarda adım atılmasını
beklediklerini kaydeden
Buldan, "Meclis
kapanmadan 1-2 ay içinde
pratik ve somut adımların
atılması gerekiyor" dedi.
Öcalan ile ele alacakları
iki önemli konu
bulunduğunu,
birincisinin yerel
seçimlerin sonuçları
ikincisinin de çözüm
süreci olduğunu söyleyen
Buldan, Öcalan'ın bu iki
konuyla ilgili bir
perspektif sunmasını
beklediklerini ifade etti.
Yerel seçim sonuçlarının
hükümeti adım atma
konusunda rahatlatıp
rahatlatmadığı sorusuna
karşılık da Buldan, şu
yanıtı verdi: "Öyle olması
gerekiyor. Çünkü hem
AKP hem de BDP'ye
verilen oyların barış
sürecine destek anlamına
gelmesi gerekiyor.
Buldan, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Hükümetin
çözüm süreci konusunda
artık duyarlı olması
gerektiğini düşünüyoruz.
Çünkü biz en son
Çünkü Kürtler Doğu ve
Güneydoğu Anadolu'da
daha çok BDP'ye oy
verdiler ama AKP'ye oy
verenler de oldu. Bunda
yani AKP ve BDP'ye giden
oylarda barış sürecinin
çok etkili olduğunu
düşünüyorum. Eğer
hükümet bu sonuçları
böyle okuyabilirse yani
barış sürecine destek
olarak okuyabilirse, daha
bir duyarlılık gösterip
somut adımlar atma
çabası içine girebilir."
birlikte bölgede sağlanan
barış ortamından
memnun olan Kürtlerin,
BDP aksi bir karar alsa
bile cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde Erdoğan'a
destek vereceğine ilişkin
yorumların
hatırlatılmasına karşılık
da şunları kaydetti:
Cumhurbaşkanı seçimi
Başbakan Tayyip
Erdoğan'ın
cumhurbaşkanlığına
aday olması durumunda
destek verip
vermeyecekleri
konusunda henüz karar
vermediklerini ancak
kararlarında
çözüm sürecindeki
adımların etkili olacağını
belirten Buldan, şöyle
konuştu:
"Ben sanmıyorum, çünkü
Kürtler biraz da müzakere
sürecinin gidişatına
bakacaktır. Hükümet
biraz da yerel
seçimlerden sonra sürece
devam edilecek ve bazı
adımlar atılacak algısını
oluşturduğu için
Kürtlerden yüksek oranda
oy aldı.
"Bizim alacağımız kararın
barış ve müzakere süreci
ile bağlantılı olduğunu,
hükümetin atacağı
adımlarla bağlantılı
olduğunu düşünüyorum.
Yani hükümet, bakalım
sürece ilişkin nasıl
adımlar atacak?
Basit, gözle görülür,
Kürtleri tatmin
edecek ve taleplerini
karşılayacak adımlar
olursa BDP ve
HDP de buna ilişkin
önemli kararlar alabilir.
Ama şu aşamada
destekleriz ya da
desteklemeyiz diye bir şey
söylemek pek doğru
değil."
BDP AKSİ
KARAR ALSA BİLE...
Buldan, çözüm süreci ile
Dolayısıyla eğer süreç bu
şekilde hükümetin adım
atması ile ilerlerse
onların dediği gibi
olabilir ama adım atılmaz
ve süreç ilerlemezse
Kürtlerin fikirleri değişir.
Yani Kürtlerin oyları
çantada keklik gibi
görülmesin."
Buldan, Öcalan'ın bu
konuda yapacağı bir
çağrının da çok etkili
olacağını söyleyerek,
"Öcalan'ın sürecin
ilerleyip ilerlemediği
konusundaki görüşleri
belirleyici olacak ve
yapacağı çağrı da
Kürtler üstünde etkili
olacaktır.
Öcalan'ın yapacağı en
ufak bir çağrı Kürtler
üstünde etkili olur
dolayısıyla hükümet buna
dikkat etmeli" dedi.
AK Parti bu konudaki çalışmayı tekrar gündeme getirecek. Bu iki sistemden biri tercih edilerek yasal düzenlemeler yapılacak. 2015 yılının Haziran ayında yapılacak
milletvekili seçimlerine bu düzenleme yetiştirilmeye
çalışılacak. Dar bölge seçim sistemine geçilmesi halinde
Türkiye 550 seçim çevresine bölünecek. Her bölgede en
çok oyu alan milletvekili seçilmiş olacak. Daraltılmış
bölgede ise her bölge 2-5 milletvekilinden oluşacak. Dar
ya da daralmış bölge seçim sistemine geçildiğinde uygulanmaya başlanmasından bu yana tartışmalar neden
olan yüzde 10'luk Türkiye barajı da kaldırılacak ya da
yüzde 5-7'ye indirilecek.
ŞEFFAF SİYASET: Türkiye'nin uzun yıllardır tartışıp bir
türlü adım atamadığı konulardan biri de siyasetin finansmanı. AK Parti, daha önce bu konuda yaptığı çalışmaları
da revize ederek Meclis gündemine taşıyacak. Yapılacak
düzenleme ile partiler ve seçimlerde adayların nerelerden yardım ya da bağış aldığı, alınan paraların nerelere
harcandığını seçmenin görebileceği bir sistem oluşturacak. Bu kapsamda, milletvekili, belediye başkan adayları
ile seçime katılacak partiler, bankada hesap açtıracak.
Seçimlerde kullanılmak üzere elde edilen her türlü gelir
bu hesaba aktarılacak.
Böylece hangi adaya kimin ne kadar para verdiği,
paranın nasıl harcandığı takip edilecek. Bu hesaplar, YSK
ile yetkili il ve ilçe seçim kurullarınca denetlenecek.
Yasalara aykırı harcama yapanın milletvekilliğinin
düşürülmesi, siyasi partilerin ise parasının alınması gündeme gelebilecek. Tüzel kişilerin seçimlerde kullanılmak
üzere adaylara yapacağı bağışların sınırları YSK tarafından belirlenecek. Bağışlar, makbuz karşılığı yapılacak.
Para dışında kalan mal ve hizmet sunumları mutlaka
kayda geçirilecek.
ALEVİ AÇILIMI: Demokratikleşme paketi kapsamında
gündeme taşınması öngörülen ancak çalışmalar tamamlanamadığı için ertelenen Alevi açılımı tekrar gündeme
taşınacak. Yapılacak düzenleme ile cemevlerinin statü
sorunu çözülecek. Cemevlerine devletin yardım yapması
sağlanacak.
YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI: Yerel yönetimler
özerlik şartı ile ilgili Türkiye'nin çekinceleri kaldırılacak.
Böylece yerel yönetimlerin yetkileri arttırılacak. Yerel
yönetimler her şeyi merkeze sorup yapmak zorunda
kalmayacak. Türkiye Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler
Özerklik Şartı'nı, 1988 yılında çekince koyarak imzaladı,
1991 yılında Meclis'te onaylandı ve yürürlüğe girdi.
Avrupa Konseyi üyesi 45 ülkenin imzaladığı şartnameyi
Fransa, Belçika gibi bazı ülkeler parlamentolarından
geçirmedi. Türkiye'nin 8 maddeye koyduğu çekincesi,
Güneydoğu Anadolu Bölgesi için sorun yaratacağı
düşüncesi ile bir türlü kaldırılamadı. Aynı gerekçe ile sözleşmede yer alan diğer düzenlemeler de yerine
getirilemedi. CİHAN
10
7 NİSAN 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Abdülhamit BİLİCİ
Uğur GÜRSES
Utanıyorum
BDDK'dan bankacılara 'geçiş' bileti
H
ak ve adalet ölçüleri açısından
kabul edilemeyecek bir skandal
kamuoyuna yansıdığı zaman
demokrasiyle yönetilen ülkelerdeki
teamüller bellidir.
çıktı. Kritik konumdaki bir isimle ilgili bu duruma, Amerika gibi bireyselliğin güçlü olduğu bir toplumda
“Kendi özel hayat, ne yaparsa yapsın” diye bakılmadı.
En önemli kural, soruşturmanın
hiçbir şüpheye yer bırakmayacak
kadar özgürce yürütülmesidir. Hukuk
çerçevesinde soruşturmayı yürüten
yargı ve onun emrindeki kolluk
kuvvetlerine müdahale edildiğine
dair en küçük ima bile
demokrasilerde intihar olarak kabul
edilir.
Çünkü böyle bir ilişki, ABD çıkarlarını tehlikeye atacak bir şantaj
aracı olabilirdi.
Suçun örtbas edilmeye çalışıldığı
izlenimi verir. Medya, kamu yararı
olan ve haber değeri olan bilgileri
kendi gazetecilik süzgecinden
geçirdikten sonra olayın perde
arkasını özgür biçimde halka aktarır.
Böyle bir davranış kabul edilemez,
hem bir eş hem de böyle bir kurumun lideri olarak” ifadelerini içeren
e-mailini tüm CIA çalışanlarına gönderdi ve ismi gelecekteki muhtemel
başkan adayları arasında geçmesine
rağmen köşesine çekildi. Marjinal
Hakkında iddia olan kimseye suçlu
nazarıyla bakılmaz. Beraat-i zimmet asıldır. Ancak konumu gereği
soruşturmanın selametini etkileyecek konumdakiler, ya istifa eder ya
da aklanana kadar görevden el çektirilir.
Almanya Cumhurbaşkanı Christian
Wulff, rüşvet alarak kamu gücünü
kötüye kullandığı, yatak odasına istif
edilmiş çelik kasalar ortaya çıktığı
veya ayakkabı kutularını dolduran
milyon dolarlarla yakalandığı için
değil, bir iş adamı arkadaşından
aldığı 500 bin euroluk düşük faizli
krediyi eyalet meclisinden gizli tuttuğu ve bunun medyaya yansımasını
engellemeye çalıştığı ortaya çıkınca
hiç beklemeden istifa etti.
“Bana duyulan güven zedelendi. Bu
yüzden istifa ediyorum” diyen Wulff,
temizlenmek için manastıra kapandı.
İkinci örnek, Obama tarafından
büyük beklentilerle ABD’nin en kritik
kurumlarından CIA’nın başına getirilen 4 yıldızlı General David Petraeus. CIA başkanının özel
e-maillerinin güvenliğiyle ilgili
FBI’nın yaptığı araştırmada, evlilik
dışı bir ilişki içinde olduğu ortaya
Olayın ortaya çıkması üzerine hemen
istifasını açıklayan Petraeus, “37 yıllık evliliğinin ardından böyle bir ilişkiye girerek çok yanlış bir şey
yaptım.
çevrelerde bir sürü komplo teorisi
uçuştu ama demokrasi, şeffaflık,
ahlak ve hukuk ilkelerinden sapılmadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın
yürüttüğü, içinde bakanların, bakan
çocuklarının, bir kamu bankası genel
müdürü, bir belediye başkanı ve
işadamlarının yer aldığı rüşvet ve
yolsuzluk davasıyla ilgili ilk haberleri
duyduğumda önce inanamadım.
Sonra kaç yıldır bizzat tanıdığım,
oturup konuştuğum muteber isimler
ve yakınlarıyla ilgili medyaya yansıyan belge ve iddiaları okudukça
şaşırdım.
Yasal dinlemelere yansıyan ifadeleri,
rüşvet, hediye ve suiistimalleri
okudukça, yıllardır en zor zamanlarında destek verdiğim, gücünün
arkasında oylarımla pay sahibi
olduğum, temizlik iddiasını taşıyan
‘AK’ Partili bu kadar üst düzey isimlerin yaptıklarını görünce şaşkınlığım hayal kırıklığına dönüştü.
Kendimi teselli için, “Olabilir, bu
kadar büyük bir parti içinde yanlış
yola düşenler olabilir.
Sonuçta insanız. Biz de Almanya,
ABD gibi demokratik bir ülkeyiz. İstifa ederler, belki de yargı sonucunda
aklanırlar” diye düşündüm.
Ama sonrasında gözümüz önünde
yaşananlar hayal kırıklığımı, ülkenin
geleceğiyle ilgili ciddi karamsarlığa
dönüştürdü.
Çünkü böyle bir rezaleti ortaya
çıkaran kamu görevlileri ödüllendirileceğine soruşturmayı yürüten
savcıların, gece yarısı toplantılarıyla
önleri tıkandı.
Yetmedi, İstanbul Emniyet Müdürü
görevden alındı. Ankara ve diğer
birçok şehirde organize suç birimlerinin başındaki şefler değiştirildi.
Somut suçun üzerine gitmek yerine ABD, İsrail komplo teorileri
üretildi. Tüm bunlar yapılırken
vahim iddialarla suçlanan bakanlar
yerlerinde kaldı.
Eskiden derin devletin sürekli yaptığı
gibi Hizmet Hareketi’ni düşmanlaştırmaya dönük bir karalama kampanyası ve yargı, emniyet dışındaki
kurumları da kapsayan bir cadı avı
başlatıldı.
Dershane tartışmasından aylar önce
başlamasına rağmen soruşturma
sanki bunun parçası gibi gösterildi.
Şimdi hayal kırıklığım, utanca
dönüşmüş durumda.
Normal bir demokraside olması
gerekenlerin tam tersi ülkemizde
yaşandığı için, siyasetçilerimiz, medyamız, aydınlarımız bu kadar
savrulduğu için utanıyorum.
Umarım, ülkemize bunu reva görenler de azcık utanırlar. Allah hepimize
akıl, anlayış, insaf, hakperestlik ve
muhabbet nasip etsin.
Zaman 16 Ocak 2014
H
ortum davalarından
yargılanan ve durumu
uyanlar çıkıp da bu BDDK
'görüşünü' emsal olarak kullanmak isterse ne olacak?
Wall Street Journal Türkiye,
geçen gün şunu açığa
çıkardı: Bankacılık
Yasası’nda açık biçimde
yasaklanmasına karşın, BDDK’nın bankaların kendi ortak
ve yöneticilerinin şirketlerine
kredi açmasına izin verdiği,
özel bir duruma onay verdiği
ortaya çıktı.
Wall Street Journal Türkiye,
temmuz ayında işadamı Abdullah Tivnikli’nin yönetim
kurulu başkan yardımcısı
olduğu Kuveyt Türk’ün, yine
Tivnikli’nin birkaç şirket üzerinden dolaylı olarak yüzde
30’dan fazla paya sahip
olduğu Dicle Enerji Yatırım’a
kredi açtığı haberini yapmıştı.
Bu haberden sonra, haberde
adı geçen kişi ve banka BDDK’ya başvuruyor. BDDK da ilgili tarafın bu görüş alma
talebine ağustos ayında; ortaklığın ‘dolaylı’ olması durumunda bu sınırın
aşılmasında bir sorun olmadığını belirterek yazılı
yanıt vermiş.
mayesinin yüzde 25’i ya da
fazlasına sahip oldukları şirketlere ‘her ne şekilde olursa
olsun’ kredi açamıyorlar.
Yasa ‘her ne şekilde olursa
olsun’ diyor ama BDDK’ya
göre bu durumda; bankaların
ortak ya da yöneticileri
birkaç şirket üzerinde ortaklık yapısı tesis ederek, kendi
bankalarından bu birkaç şirketin dolaylı olarak ortak
olduğu bir başka şirkete kredi
açabilecekler.
Doğrudan olursa ‘yasa var’,
dolaylı olursa ‘olur’. Çok
uzak değil, 2001 öncesinde
banka ortaklarına ve yöneticilerine kendi şirketlerine
tahsis ettikleri krediler
yüzünden açılmış onlarca
dava var. Gazeteci Necati
Doğru’nun bulduğu benzetme ile bu ‘hortumlama’
davalarından onlarca banka
ortağı ve yöneticisi ceza
gördü. Merak ettiğim şu: Bu
tür davalardan yargılanan ve
durumu uyanlardan kimileri
çıkıp da bu BDDK ‘görüşünü’
emsal olarak kullanmak isterse ne olacak?
BDDK buna özel olarak onay
vermiş oluyor. Yani kapıyı
açan, yasayı ‘dolaylı’ olarak
aşılmasına bilet veren BDDK.
BDDK bu haberler yayımlandıktan sonra hiçbir açıklama yapmadı.
İlginç ayrıntı; batık banka
davalarının yargılamasını
yapan ve de karar veren eski
İstanbul 8. Ağır Ceza
Mahkemesi Başkanı, 2008’de
BDDK’ya hukukçu üye olarak
atanmış, görev süresi geçen
kasım ayı sonunda bitmişti.
Bankacılık Kanunu’nun 50.
maddesine göre bankalar,
kendi yönetim kurulu üyelerine, genel müdür ve yardımcılarına ve kredi açmaya
yetkili mensuplarına ya da
bunların eş ve çocuklarına,
tek ya da birlikte ser-
BDDK, yukarıdaki görüşü
kararlaştırıp ilgili tarafa
yazdığında kurul üyesiydi.
Duruşu itibariyle bu görüşe
itiraz etmiş olabileceğini tahmin ediyorum. Bankalar,
daha önce bilinmeyen bir
işlem türünde ya da mevzu-
ata dair açıklık olmayan
konularda ya da tereddüt ettikleri konularda ilgili
otoritenin görüşünü sorabilir; bu görüşe göre hareket
etmek için. Ancak bu tür bir
‘by-pass’ yorumu 2001 öncesine dönüşün kapısını açar.
Ayrıca, zaten her ayrıntısı kamuoyu tarafından bilinen bu
konunun özel niteliği
kalmadı. Kamuya mal olmuş
bu konunun, artık BDDK
tarafından ‘özel’ bir
çerçevede tutulması olanaklı
değil. Mutlaka kamuoyuna
bu konuda açıklama yapılması gerekiyor.
Örneğin bu görüşün, mevcut
ticari bankalar ve finans kurumları tarafından da kullanılması, benzer
uygulamalarda hayata
geçirmek istenmesi durumunda ne olacak? “Hayır,
size yok. Biz kuruma özel
izin verdik” mi denecek?
Aslında bu soruları, teknik
yeterlik ve liyakat önceliğini
öteleyerek birincil derecede
‘kendi felsefemize yakın
arkadaşlar’ kriteri ile bağımsız kurumlara atama yapan
siyasal iradeye sormak
gerekiyor.
Özel olarak da bu kurum atamalarında imzası olan
Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan’a; yasanın açık
maddesindeki yasağı ‘dolaylı’
biçimde aşmak normal
midir?
“Bağımsız kurulların aldığı
kararlar, bu kurulları atayan
siyasetçileri bağlar” felsefesini dillendiren siyasal
iradenin üyesi olarak, sizin
imzanızla atanan üyelerden
oluşan BDDK’nın aldığı
kararlara ne diyorsunuz?
Radikal 16 Ocak 2014
Eminönü'nde annesinin bebek arabasında iken deniz motoruna bindirmek istediği çocuk, arabadan kayıp denize düştü.
21 yıl sonra anne olmanın
mutluluğunu yaşayacak
Bebek arabasından
kayan çocuk denize düştü
anisa’da üç defa tedavi olmasına rağmen 21 yıldır çocuk sahibi
M
olamayan 42 yaşındaki Akide Çalik, Celal Bayar Üniversitesi
(CBÜ) Tüp Bebek Merkezi tarafından yapılan tedaviyle hamile kaldı.
Çalik ailesi, yıllar sonra çocuk sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor.
Hafsa Sultan Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tayfun
Özçakır, merkezin altı ay önce kurulduğunu belirterek, bugüne
kadar 26 kişinin gebe kaldığını ve gebelik oranında yüzde 40’ın üzerinde başarı elde etiklerini söyledi.
Akide Çalik’in üç defa tedavi görmesine rağmen başarılı sonuç elde
edemediğini aktaran Prof. Dr. Özçakır, “40 yaşın üzerinde olması,
bizim için zor bir vaka. 40 yaşın üzerindeki olgularda, tüp bebek
dahi yapılsa gebelik oranları 25-30 yaşındakilerle aynı olmuyor. Bu
durum bütün dünyada öyledir.
25-30 yaşındakilerde gebe kalma oranı yüzde 30 civarlarındaysa 40
yaşın üstündekilerde yüzde 5 civarındadır. Bebek şu an sekiz haftalık oldu.” dedi. Her gelen hastaya tüp bebek tedavisi uygulanmadığını da belirten Özçakır, “Farklı tedaviler yapılıyor. Bizim bir
diğer avantajımız, bölgemizdeki tek resmî kurum olmamızdır.
İnşallah bebek sağ salim doğar da mutluluğumuz katbekat artar.”
diye konuştu. Akide Çalik ise üç defa denemelerine rağmen başarılı
olamadıklarını belirterek, bir iki defa düşük yaşamasına rağmen
vazgeçmediklerini söyledi. Çok mutlu olduklarını ifade eden Çalik,
Özçakır ve Tüp Bebek Merkez çalışanlarına teşekkür etti. Eşi Erol
Çalik de çok heyecanlı olduğunu söyledi. Sabri ÖZDEMİR-EKONOMİ
Kentsel dönüşüm mağduru yaşlı teyze yardım bekliyor
Ataşehir’de yaşayan 74 yaşındaki Gülseren Başboğa, kirada oturduğu gecekondu kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılacağı için yetkililerden yardım bekliyor.
olunum cihazıyla yaşamak zorunda
olan ve kendi başına hiçbir işini yaS
pamayan yaşlı kadın, 10 güne kadar
kalacak bir yer bulamazsa intihar edeceğini söylüyor.Ataşehir’de yaşayan
Gülseren Başboğa, kirada oturduğu
gecekondu kentsel dönüşüm nedeniyle
yıkılacağı için zor günler geçiriyor. 30
yıldır yalnız yaşayan yüzde 90 engelli
Başboğa, solunum cihazına bağlı
olarak yaşamak zorunda. Çevredeki
vatandaşların yardımıyla günlük işlerini görebilen Başboğa, kalp, şeker ve
tansiyon hastası. Ayrıca akciğerinin
dörtte üçü yok. Zor şartlarda hayatını
devam ettirdiğini söyleyen Başboğa,
çevredekilerin yardımıyla ayakta
kaldığını anlatıyor. Oturduğu evin Milli
Emlak’ın olduğunu söyleyen Başboğa,
“Zamanı gelmiş, bu evler kentsel
dönüşüm nedeniyle yıkılacak. Ben
kiracıyım burada. Ama benim kendime
ev tutacak durumum yok. Huzurevlerinde sıra var. Benim kalacağım
huzurevi bakım yapılan huzurevi olmalı. Yani ben yüzde 90 hastayım.
Hiçbir işimi göremiyorum. Bu tarz
huzurevlerinde de çok sıra var. 3-4 sene
beklemem lazım” şeklinde konuştu.
Sosyal Hizmetler ve kaymakamlığa
başvurularda bulunduğunu ifade eden
yaşlı kadın, “Kaymakamlık bir sefer 300
lira verdi. Yani bununla olacak iş değil.
Ben başbakanımızdan yardım istiyorum. Hiç kimseden istemiyorum. Ben
buradan çıkacağım ama gidecek yer
bulamıyorum. Bu semtlerde bir yer is-
tiyorum. Çünkü 30 yıldır, eşim dostum
buralarda. Onlar bana bakıyorlar. Yani
maddi değil. Ama işim olsun, yanıma
geliyorlar. Bazen krize giriyorum.
Yanımda insan istiyorum. Zor yani, çok
zor benim işim. Ne yapayım yani Allah’ın verdiği canı mı alayım. Bunalıma
giriyorum” dedi. Ne yapacağını
bilmediğini söyleyen Başboğa, “Elim
kolum tutsaydı bir yerde bulaşıkçılık
yapardım. Bir hastaya bakar yanında
yatardım, barınırdım ama benim bir
görünüşüm var başka hiçbir şey yok
bende. Benim bu yaşta yapabileceğim
bir meslek yok. Nisan ayının 13-14’üne
kadar evi boşaltmam lazım. Valilikten
gelmiş yazı. Kaymakam bey de Allah
razı olsun idare ediyor. Eğer kendime
bir yer bulamazsam yemin ediyorum
intihar edeceğim” diye konuştu.
Başboğa, “Hayır sahipleri beni 2 sefer
Umre’ye yolladılar. Vekaleten haccımı
yaptılar. Ben Kur’an okumaktan, namaz
kılmaktan, ibadetten başka bir şey
bilmem. Evim gelen asla dedikodu yapamaz, asla müsaade etmem. Elimde
varsa çevremle yerim. Ama çarem yok
artık. Beynim durdu. Uyku yok artık
bana” şeklinde konuştu. Yetkililerden
yardım beklediğini dile getiren yaşlı
kadın, “Benim olmasın, bana bir oda,
sıcak bir oda versinler. Ben emeklimle
birini tutar kendime baktırırım. Buralarda bana 1 oda 1 banyo bir yer istiyorum. Benim olmasın. Ne yapacağım
ben bundan sonra. Ama insan gibi
yaşamak istiyorum” dedi.
AA
V
atandaşların denize atlayıp kurtarmak istediği bebek, 20 dakikalık
uğraş sonucu denizden
çıkarıldı. Ambulans ile İstanbul Üniversitesi Tıp
Fakültesi Hastanesi Çocuk
Acil Bölümü'ne getirilen
bebeğin bilincinin kapalı
olduğu görüldü.
Olay, Eminönü'ndeki Üsküdar-Kadıköy motorlarının
kalktığı TURYOL iskelesinde meydana geldi.
Yanındaki kızı ve bebek
arabasındaki çocuğuyla birlikte deniz motoruna binmek isteyen anne, bebek
arabasını motora koymak
istediği sırada, arabadan
kayan bebek denize düştü.
Çevredeki vatandaşların
hemen suya atlayıp kurtarmaya çalıştığı bebek, motorların akıntısı ile
iskelenin alt tarafına gitti.
Yaklaşık 20 dakikalık çaba
sonrası sudan çıkarılan bebeğe ilk müdahale olay yerine intikal eden
ambulansta yapıldı. İsminin Ahmet Nedim E.,
olduğu öğrenilen 1 yaşındaki bebek, olay yerindeki
müdahale sonrası ambulansla Çapa'daki İstanbul
Üniversitesi İstanbul Tıp
Fakültesi Hastanesi Çocuk
Acil Bölümü'ne kaldırıldı.
Küçük çocuğun ambulanstan indirilişi sırasında
gözlerinin kapalı olduğu
görüldü. Yaşananları anlatan görgü tanıkları, "Bebek
arabasından çocuk kayıp
denize düşüyor.
İskelede görevli personel
denize atlıyor çıkarmak
için, akıntı ile çocuk iskele
altına kayıyor. 20 dakikalık
uğraş sonucu denizden
çıkarıldı." sözleriyle aktardı.
Çocuk acil servisinde ilk
müdahalesi yapılan bebek,
daha sonra bir başka üniteye sevk edildi. Bebeğin
hastanedeki yaşam mücadelesi devam ediyor.
CİHAN
7 NİSAN 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
11
Aral Fen Kastamonu'da
bütün dereceleri topladı
Menderes Koleji'nden
İngilizce gösteri
astamonu Aral Fen DerK
shaneleri, 2014 YGS sınavında
Kastamonu geneli yine büyük
Van'ın YGS şampiyonları FEM Dershanesi'nden
Haftada on beş saat İngilizce eğitimi alan Menderes Koleji
5 ve 6. sınıf öğrencileri, İngilizce dilini ne kadar güzel kullandıklarını organize ettikleri İngilizce gecesinde gösterdi.
İ
ngilizce zümresi tarafından
hazırlanan gösteriye öğrencilerin velileri ile birlikte birçok
misafir de katıldı. Menderes
Koleji 5 ve 6. sınıf öğrencilerine
haftada on beş saat İngilizce dersi
veriyor. Öğrenciler velilerini davet
ettiği gecede tüm rollerini İngilizce olarak yaptı.
Birbirinden güzel İngilizce
söyledikleri türkülerle başlayan
öğrenciler daha sonra İngilizce
yaptıkları skeçler, dramalarla
davetlilerin takdirini kazandı.
Davetliler öğrencilerin İngilizce
olarak yaptıkları gösterilerin
Türkçe çevirilerini de sinevizyonla yansıtılan ekrandan takip
etme imkanı buldu. Nasrettin
Hoca fıkraları ve günlük ortamda
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
yaşanan hadiselerin de gösterildiği programda, öğrenciler İngilizce dilini ne kadar güzel
kullandıklarını gösterme fırsatı
buldu.
Programın açılış konuşmasını
yapan Menderes Koleji Müdürü
Harun Var, "Öğrencilerimiz
önemli bir ders saati diliminde
İngilizce eğitimi alıyorlar.
Üç öğretmenin ayrı ayrı saatlerde
İngilizce dersine girdiği bu
sınıflarda öğrencilerimiz teorik,
konuşma ve dinleme üzerine İngilizce öğreniyor. Çok ciddi bir
gelişim gösteren öğrencilerimiz,
kendilerini ifade edecek kadar bir
dil gelişimine sahip olacaklar
diye düşünüyorum.” dedi.
CİHAN
Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) Van’ın şampiyonları, Özel Serhat Fen Lisesi ve Van FEM Dershanesi’nden çıktı.
B
u iki kurumun öğrencisi olup
Türkiye 79.’su olan Ali İhsan
Deniz aynı zamanda YGS-1 YGS-2
YGS-5 ve YGS-6 puan türlerinde
Van birincisi oldu. Öğrenci Seçme
ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)
tarafından yapılan sınavın
sonuçları 8 gün gibi rekor sayılabilecek kısada sürede açıklandı.
Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, Van'da 24 yıldan
bu yana eğitim ve öğretim hizmeti
veren Özel Serhat Lisesi ve FEM
dershanesi, bireysel ve kitlesel
başarı geleneğini bu yıl da
sürdürdü. FEM dershanesinde
düzenlenen basın toplantısıyla
konu hakkında açıklama yapan
Özel Serhat Lisesi Müdürü Okul
Müdürü Raşit Karakaya bu yılda
elde ettikleri başarıyla Van’ın gururu olmayı başardıkları için
mutlu olduklarını söyledi. 1990
yılından bugüne kadar her sene
Van birincilerini Serhat Eğitim Kurumları’ndan çıktığını belirten
Karakaya, “Bu başarı hiçbir
zaman değişmedi. Bu yılda açıklanan YGS sınav sonuçlarına göre
YGS-1 YGS-2 YGS-5 ve YGS-6 puan
türlerinde Van birincisi Ali İhsan
Deniz isimli öğrencimiz aynı zamanda Türkiye 79.’su oldu. Bunun
yanında ilk binde 18 talebemiz
var. Furkan Atıcı isimli öğrencimiz
480. Oldu. Şeyma Ayçiçek, Berfin
Macit öğrencilerimiz yine ilk
binde. İlk 10 binde 126 dereceyle
okulumuz ve dershanemizin gururu oldular. Kendilerini tebrik
ediyoruz. Önümüzde LYS sınavı
var. Okul olarak öğrencilerimiz
için her türlü imkanı hazırlamaya
çalışıyoruz." dedi. FEM Dershanesi Van Şubesi Müdürü Ümit
Yazar da YGS’de başarı elde eden
öğrencilerin Van'ı LYS sınavlarında da temsil edeceğini
ifade etti. Eğitim işinin özveri ve
ciddiyet isteyen bir iş olduğunu
aktaran Yazar, "Çünkü insan
yetiştiriyoruz. İnsan her şeyden
önemli. Geleceğimizin teminatı bu
öğrenciler. Bazı insanlar, bir
yönüyle şunu ifade ediyorlar, ‘biz
para kazanıyoruz ama bu insanlar, insan kazanıyorlar’. Biz inşallah bu amaçla yola çıkmışız. Ve
öğrencilerimizin bu başarıları elde
etmesi bizi ciddi manada mutlu
ediyor. Önümüzde LYS sınavı var.
Yaklaşık 3 ay sonra gerçekleşecek.
İnanıyoruz ki burada başarılı olan
bu öğrencilerimiz bu başarısını bu
sınavla da taçlandırmış olacak. Ve
ümit ediyoruz umdukları istedikleri bölümleri de kazanmış olacaklar." diye konuştu. YGS sınav
sonuçlarına göre Türkiye 79. ve
YGS-1, YGS-2, YGS-5 ile YGS-6
puan türlerinde Van birincisi Ali
İhsan Deniz, böyle bir başarı elde
ettiği için çok mutlu olduğunu dile
getirdi. Başarısını LYS sınavıyla da
taçlandırmak istediğini belirten
Deniz, başarısında emeği olan
ailesi ve öğretmenlerine teşekkür
etti.
CİHAN
başarıya imza attı. Dershane Genel
Müdürü Yalçın Karul, başarıların
hem bireysel hem de kitlesel
olduğunu söyledi. Genel Müdür
Karul, “2014 YGS sonuçlarına göre,
Can Yazgan isimli öğrencimiz YGS3 puanıyla Türkiye 1007.si, YGS-4
puanıyla Türkiye 1293.sü, YGS-5
puanıyla Türkiye 815.si, YGS-6
puanıyla Türkiye 787.si ve bu puan
türlerinde Kastamonu 1.si oldu. Elif
Nur Keskineğe isimli öğrencimiz
YGS-1 puanıyla Türkiye 883.sü,
YGS-2 puanıyla Türkiye 797.si ve bu
puan türlerinde Kastamonu 1.si
oldu.
Yine Sevde Gül Fındık isimli
öğrencimiz, YGS-1 puanıyla Türkiye
1069.su YGS-3 puanıyla Türkiye
1949.su YGS-5 puanıyla Türkiye
1186.sı, YGS-6 puanıyla Türkiye
789.su ve bu puan türlerinde Kastamonu 2.si oldu. Aslında bu
başarılar bizim için tesadüf değil.
Bu başarılarda dönem içerisinde
yapılan veli ve aile içi iletişim
öğrenci semineri, dönem dönem
yapılan haftalık ders telafi programları, akşam etütleri, yoğunlaştırılmış ocak-şubat hızlandırma
programları, öğretmenlerin öğrenci
evlerine yaptığı aile ziyaretleri ve
yapılan birebir rehberlik programları etkili olmuştur.” şeklinde
konuştu.
CİHAN
Özel Fırat Koleji 8. Arif Fırat Bursluluk Sınavı başlıyor
S
ınava, Balıkesir
geneli bütün 4. sınıf
öğrencileri katılabiliyor.
Bu yıl 700'ün üzerinde
katılım olması beklenen
sınav Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri ve
Sosyal Bilgiler derslerinden yapılacak.
Okul Müdürü Ramazan
Bayram, yaptığı açıklamada Fırat Eğitim Kurumları olarak
öğrencilere kaliteli bir
eğitim öğretim ortamı
sunmak istediklerini
belirterek, "Kurumumuzun imkânlarından
faydalandırarak ilimizin
adını Türkiye'de
duyurabilmelerine
Balıkesir Özel Fırat
Koleji tarafından her
yıl il geneli 4. sınıflar
arası düzenlenen
"Arif Fırat Bursluluk
Sınavı", 6 Nisan 2014
Pazar günü yapılacak. Başvurular
"www.firat.k12.tr" internet sitesi ya da
telefondan yapılabiliyor.
imkân sunmak, onların tempolu bir
eğitim ortamında
başarılarına katkıda
bulunabilmek
amacıyla her yıl
başarılı öğrencilere
imkân tanıyoruz.
Bu konuda maddi
manevi desteklerini
esirgemeyen yönetim kurulumuza
teşekkür ediyorum.
Yarışmaya katılacak öğrencilerimize de başarılar
diliyorum." dedi.
Amaçlarının geleceğin güçlü
Türkiye'sine imza
atabilecek vatan
evlatlarına ışık tutmak
olduğunu ifade eden
Müdür Bayram,
"Kendine güvenen, şu
an 4. sınıfta okuyan
bütün öğrencileri bu
yarışmaya davet ediyoruz." diye konuştu.
Dereceye giren öğrencilerin ödüllendirileceğini, öğretmenleri ve
okullarına da çeşitli
hediyeler verileceğini
söyledi.
CİHAN
12
7 NİSAN 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Fazla koşanın ömrü kısa oluyor
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
K
ısa adı ACC olan Amerikan
Kardiyoloji Koleji’ nin senelik
toplantısında sunulan bir
araştırma benim “mâkûl miktarda
egzersiz” teorimin de ne kadar
doğru olduğunu bilimsel olarak
ortaya koyuyor.
Düzenli egzersiz yapmanın kalp
hastalıklarından kansere obeziteden diyabete neredeyse her
hastalığa karşı koruyucu olduğundan kimsenin en ufak bir şüphesi
yok ama vur deyince öldürmemek
“egzersizde de aşırıya kaçmamak
lâzım”.
Ortalama yaşları 46 olan 3 bin 800
erkek ve kadın koşucu üzerinde
gerçekleştirilen araştırmaya göre
“çok fazla koşmak tıpkı hiç egzersiz yapmamak gibi insan ömrünü
kısaltıyor”.
Araştırma, “Masters Athletic
Study” isimli çalışmaya katılan, 35
yaş ve üzerinde olan koşucuların
antrenman ve sağlık bilgilerinin
web-bazlı değerlendirildiği verilerden yararlanılarak yapıldı.
Katılımcılar kendi ifadelerine göre
haftada 20 milden fazla ve az
koşanlar olmak üzere iki gruba
ayrıldı.
Her iki grup tipik kardiyak risk
faktörleri ile kalp için koruyucu
(aspirin) veya kalp için zararlı ilaç
kullanımı bakımından
karşılaştırıldı. 3 bin 757 sporcudan
2 bin 634’ ünün (%70.1) haftada 20
milden fazla koştukları belirlendi.
Sporcuların yaşama süreleri ile
koşma mesafeleri kıyaslandığında
U-şeklinde bir veri seti ile
karşılaşıldı: Daha az koşanlar
daha uzun yaşıyorlardı!
Araştırma, 25 seneden beri maraton koşanların koroner damarlarında plak oluşumunun egzersiz
yapmayanlara nazaran yüzde 62
fazla olduğu ve bu artmış plâk
miktarının hem sert, hem kalsifiye
ve hem de yumuşak plâkları ihtiva
ettiği belirlendi.
Yumuşak plakların yırtılma
tehlikesi ve kalp krizine yol açma
ihtimali daha yüksek.
Çok koşanların daha çabuk
ölmelerinin, kalp krizi riskini
artıran non-steroid anti-enflamatuar ilaç (NSAI) (naproksen,
ibuprofen) kullanma, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet,
ailede kalp hastalığı ve sigara
içme gibi kalp hastalıkları riskini
artıran ve aspirin kullanımı gibi
kalp krizlerinden koruyan faktörlerle ilişkisi olmadığı belirlendi.
Haftada 20 saatten az koşanların
daha fazla non-steroid-ant-enflamatuar ilaç kullanıyor olması, çok
koşanlarda daha fazla kalp
hastalığı görülmesinin aşırı NSAI
kullanılmasıyla ilgili olmadığını
da ortaya koyuyor.
Fazla koşmak neden zararlı?
Maraton koşmak gibi ağır egzersizlerin kalp ve büyük arterlerde patolojik yapısal yeniden
şekillenmeye yol açtığı biliniyor.
Kronik antrenman ve aşırı
dayanıklılık sporları, sağ karıncık
ejeksiyon fraksiyonunda geçici
azalma ve kardiyak biyo-markerlerde yükselmelerle beraber
karıncık ve kulakçığa geçici akut
hacim yüklenmesi yapabiliyor.
Bu olayın aylarca veya yıllarca
tekrarlaması kalp kasında –özellikle de kulakçıklarda, karıncıklar
arası bölmede ve sağ karıncıktayer yer fibrozise yani kalp kasının
yerini bağ dokusunun almasına
yol açıyor ve bu da çeşitli aritmilere zemin hazırlıyor.
Uzun süreli yoğun egzersiz koroner damar kalsifikasyonu, diastolik fonksiyon bozukluğu ve
büyük arterlerin sertleşmesi gibi
olaylara da sebep olabiliyor.
Halı sahada top oynamak vücuda
eziyettir
Spor yapacağım diye spor yapılmaz; bunun adı “işkence” dir. Son
moda spor ayakkabı, spor kıyafeti
almak spor salonuna yazılmak
abesle iştigaldir.
Hareket günlük hayatın içine
yedirilmeli ve fark edilmeden
yapılmalıdır. En iyisi yürümektir
ama sallana sallana değil, tempolu olmak kaydıyla. İmkânı olanlar için yüzme de çok iyidir ama
“ağaçta değil” denizde olmak
şartıyla.
Gelelim neticeye
BİR: Sağlıklı olmak, hastalıklardan korunmak, uzun yaşamak için
egzersiz “olmazsa olmaz” ama
“aşırı egzersiz de aynı şekilde
zararlı”.
Devamlı okurlarım bilirler: Ben insanlara spor yapmalarını değil
“günlük hayatın içine yedirilmiş
egzersiz” yapmalarını tavsiye ederim.
Ko l o n k a n s e r i n e k a r ş ı
d ü ze n l i ko n t r o l y a p t ı r ı n !
C
errahi Uzmanı Op. Dr.
Kemal Hünerli, toplumda
sık rastlanan kanser türlerinden biri olan kolon 'kalın
bağırsak' kanseri görülme
riskinin ilerleyen yaşla birlikte
10 kat arttığını söyledi. Hünerli,
"Fazla kilolar, yanlış beslenme
alışkanlıkları, hareketsizlik ve
bağırsak poliplerinin zemin
hazırlayabildiği kolon
kanserinden korunmanın yolu
ise düzenli kontrollerden
geçiyor." dedi.
kanser gelişimi görülmektedir.
Polipler kalın bağırsağın tüm
bölümlerinde görülmesine rağmen sıklıkla %70 oranında,
kalın bağırsağın sol bölümü,
sigmoid kolon ve rektumda bulunmaktadır. Poliplerin
görülme sıklığı yaşla birlikte
artmaktadır. 50 yaş civarında
nüfusun yaklaşık %25’inde
değişik tiplerde polipler
görülmektedir.70’li yaşlarda ise
görülme sıklığı %50’ye
yakındır." ifadelerini kullandı.
Memorial Hizmet Hastanesi
Genel Cerrahi Bölümü’nden Op.
Dr. Kemal Hünerli, kolon
kanseri ve tedavisi hakkında
bilgi verdi. Poliplerin görülme
sıklığı yaşla birlikte arttığını belirten Op. Dr. Kemal Hünerli,
"Polipler mide, ince bağırsak ve
kalın bağırsaktan kaynaklanan
organın iç yüzeyine doğru
büyüyen kitlelerdir. Erişkinlerin
% 15-20’sinde görülmektedir.
Poliplerin çoğu iyi huylu olmasına karşın bazılarında
Tuvalet alışkanlıklarında
değişiklikler ve karın ağrısını
önemsenmeli diyen Hünerli,
"Poliplerin büyük bölümü belirti vermeyip, genellikle
tesadüfen endoskopi veya sanal
kolonoskopi ile tespit edilmektedir. Polipler bazen kanama,
mukus salgısı, bağırsak
hareketlerinde değişiklik ve
karın ağrısı gibi belirtiler verebilmektedir. Endoskopi işlemi
sırasında bir polip dahi belirlense, tüm kalın bağırsağın in-
celenmesi gerekir. Çünkü bu
hastaların % 30’unda kalın
bağırsağın diğer bölümlerinde
polipler olması beklenebilmektedir. Poliplerin endoskopi
sırasında sadece gözle bakılması ile kanserleşme olasılıklarını anlayabilmek mümkün
olmadığından alınmaları önerilmektedir.
Polip tespit edilen kolonoskopi
tetkiklerinden kısa bir süre
sonra kontrol kolonoskopisi
yapıldığında, çeşitli çalışmalarda % 25-50 oranında
tekrar polip belirlendiği
bildirilmektedir. Bu sebeple
kolonoskopi ile polipektomi
(polipin alınması işlemi)
yapıldıktan sonra kolonoskopi
tekrarı gerekmektedir." diye
konuştu. Op. Dr. Kemal Hünerli,
kalın bağırsak poliplerinde risk
faktörlerini şöyle sıraladı: "40
yaş civarında risk başlamaktadır. Aile bireylerinden birinde
kalın bağırsak poliplerinin olması durumu önemlidir. Sigara
içenlerde kalın bağırsak kanseri
riski % 20 artmaktadır. Alkol
kullanımına dikkat edilmelidir.
Hareketsizlikten ve obeziteden
kaçınılmalıdır. İş kaybı,
boşanma gibi yaşantı değişiklikleri ile gelen stresten uzak
durulmalıdır." Düzenli
kolonoskopi yaptırmanın hayat
kurtaracağını belirten Hünerli,
"Poliplerin kansere dönüşmeden erken evrede teşhisinde
kolonoskopinin büyük önemi
vardır.
Son yıllarda yapılan çalışmalarda kolonoskopi yapılarak
poliplerin erken devrede
çıkarılması ile kolon kanserinin
büyük ölçüde engellenebildiği
görülmektedir. Sonuç olarak
kalın bağırsak poliplerinin
erken tanı ve tedavisi ve
dolayısıyla gelişebilecek bağırsak kanserinin önlenmesi için
40 yaş sonrası dışkıda gizli kan
taraması ve kolonoskopi yapılması önerilmektedir." dedi.
CİHAN
Çocukluk çağında görülen beyin sapı tümörüne dikkat!
ümörler, iyi huylu (kanser olmayan)
veya kötü huylu (kanser olan) olaT
bilirler. Tümörlerin erişkinlerde genelde
Her yere yürüyün; asansöre,
yürüyen merdivenlere asla binmeyin; her işinizi kendiniz yapın;
ne edin en yapın günde 5-10 bin
atın derim.
beyinde, çocuklarda ise beyin sapında
meydana geldiğini belirten Özel Medline
Konya Hastanesi�nden Prof.Dr. Mehmet
Erkan Üstün, konuyla ilgili bilgilendiriyor.
Spor salonlarına gitmeyi, deli gibi
koşmayı, atlamayı zıplamayı hele
de belirli bir yaştan sonra zararlı
bulurum.
Beyin sapı anatomik olarak beyin ile
omuriliği birbirine bağlar ve vücudumuzun temel fonksiyonlarının çoğunu
kontrol eder. Solunum ve dolaşım
merkezidir, solunum hareketlerini ve
kalbin çalışma hızını kontrol eder. Açlık,
susuzluk, vücut ısısı, kan basıncı, solunum vb. önemli fonksiyonlar beyin
sapının kontrolündedir. Hem beyinden
baş ve boyun kaslarına giden (örneğin
çiğnemeyi, yutkunmayı ve konuşmayı
sağlayan kaslar), hem de görme ve işitme
duyularından beyne giden kafatası sinirleri de beyin sapından geçer. Beyin
İKİ: Teorilerimi ispat etmek için
gece gündüz demeden çalışan
Amerikalı uzmanlara hem bir
teşekkürüm hem de bir uyarım
var:
Arkadaşlar, kendi araştırmanızdan ders alın, bende teori çok,
hepsini ispat etmek için bu kadar
çok çalışırsanız sonunuz çok
koşanlar gibi iyi olmayabilir.
tümörleri hemen hemen her yaşta
görülebilir. Ancak beyin tümörünün meydana geliş sebebi ya da beyin tümörünün
çeşidi yaşa göre değişiklik gösterebilir.
Beyin sapında yerleşmiş olan tümörler,
tüm beyin tümörlerinin %1.4'ünü oluşturur ve bu tümörler, en çok, 3-10 yaş
arasındaki çocukları etkiler.
Çocukluk çağındaki beyin tümörlerinin
%20�sini, erişkin tümörlerinin de yaklaşık %5�ini oluşturur. Beyin sapı tümörleri için genellikle cerrahi kullanılmaz;
çünkü beyin sapı çok hassastır. Işın tedavisi bazen belirtileri azaltmada
yardımcı olur ve tümör büyümesini
yavaşlatır. Tüm tümör tedavilerinde
olduğu gibi beyin sapı tümörlerinde de
erken teşhis son derece önemlidir. Bu nedenle her hangi bir şüphe duyulması durumunda gerekli tetkikler yapılmalıdır.
AA
Türkiye genelinde hafta sonu 20 derece ve üzerindeki yüksek sıcaklıkların etkisinde geçecek. Marmara ve Karadeniz'de ise Pazar günü sert poyrazla kısa süreli hafif yağmurlar da bekleniyor. Ülkeye Libya üzerinden çöl tozu da taşınıyor.
Türkiye genelinde hafta sonu 20 derece ve üzerindeki yüksek sıcaklıkların etkisinde geçecek. Marmara ve Karadeniz'de
ise Pazar günü sert poyrazla kısa süreli hafif yağmurlar da bekleniyor. Ülkeye Libya üzerinden çöl tozu da taşınıyor. Beş
büyük kentin hava koşullarına gelince: İstanbul'da sıcaklık yüksek 18 derece ama diğer taraftan bulutlanma da artıyor,
akşam çisenti olabilir. Pazar günü poyraz sert eserek gölgede biraz üşütecek. Ankara 22 dereceye cıkıyor, gece ise 5 derece.
İzmir'de lodos sert olsada hava ılık, sıcaklık 23 derece. Bursa 23 derece, Pazar akşamı bahar yağmuru görülebilir. Adana lodosla sıcak 24 derece. Marmara'da sıcaklık artıyor Edirne 20, Balıkesir, Sakarya 23-24 derece ama bulutlanma da biraz
artıyor, Edirne ve Çanakkale'de hafif yağmurlar olabilecek. Pazar günü poyrazın sert esmesi hissedilen sıcaklığı 15 dereceye düşürecek.
İç Anadolu'da sıcaklık lodosun ısıtıcı etkisiyle öğle 20-22 dereceleri bulacak, gece ise Sivas 1 derece. Gökyüzü tamamiyle
güneşli değil, Pazar günü çoğunlukla beyaz bulutlar görülecek. Ege oldukça ılık, sıcaklık 20 dereceyi aşıyor, Kütahya 19
derece ancak lodosla gelecek çöl tozları ve bulutlar havayı biraz kapatacak. Pazartesi yağmur var. Akdeniz hafta sonu sıcak,
lodosla öğle saatleri bunaltıcı ve biraz nemli geçecek, Antalya 23 derece. Güneydoğu'da güneşle birlikte sıcaklık pazar günü
25 lere çıkacak. Doğu Anadolu'da sıcaklık 3-4 derece yükselecek. Erzurum 10, Malatya 19 derece, Cumartesi değil ama Pazar
günü Erzurum Kars çevrelerinde bahar yağmuru var. Karadeniz geneli cumartesi parçalı bulutlu, Zonguldak 17, Trabzon 19
derece. Pazar günü ise Bolu, Kastamonu, Samsun, Rize arasında kısa süreli bahar yağmurları olacak.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
7 Nisan Pazartesi
13
Rüzgar
14
9
Bugün
7 Nisan Pazartesi
Nem
%63
21
Rüzgar
13
7
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
7 Nisan Pazartesi
Nem
% 76
22
Rüzgar
22
11
Bugün
7 Nisan Pazartesi
Nem
% 96
24
Rüzgar
20
10
Nem
% 72
13
Sanatla yeni buluşma noktanız: Art50.net
7 NİSAN 2014
Kültür-Sanat
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
D
ijital yaşam hayatımızın
vazgeçilmez parçası haline gelirken sanat alıcıları
ve sanatseverler için de çok
önemli bir mecra haline
geldi. Sanata 7/24 ulaşmak
isteyen herkes için
"Art50.net" internet sitesi
açıldı.
Art50.net; sanatla iç içe
yaşamayı bir hayat tarzı haline getiren ya da getirmek
isteyen sanatçı, koleksiyoner
ve sanatseverleri aynı çatı altında buluşturuyor.
Türkiye'nin ve dünyanın
neresinde olursa olsun internet erişimi olan herkese güncel bir alışveriş ve iletişim
platformu sunan Art50.net,
sanata ilgiyi arttırmayı ve
koleksiyonerliği teşvik etmeyi amaçlıyor. Marcus
Graf'ın sanatçı seçimleri
konusunda danışmanlığını
yaptığı sitenin kurucusu ise
Güliz Özbek Collini…
Yüzde 100 orijinal ve imzalı
eserleri bulunan sitede, tanımadığınız sanatçıları
keşfetme şansının yanı sıra
yeni sanatçıları destekleme
fırsatı da sunuluyor.
Ünlü sanatçıların Art50'ye
özel seçkilerini, tercihlerinize göre eserleri kolaylıkla arama özelliği, sanat
zevkinizi keşfetmenize
yardımcı öneriler de bulunuyor. Sitede, sanatla ilgili
merak edilen yazılar ve uzmanlarla yapılan röporta-
jların yer aldığı ve sürekli
güncellenen ArtLog
bölümünde; sanat kitapları
seçkisi, koleksiyonerliğe ilk
adımda dikkat edilmesi
gerekenler ve Ekonomist
Aylin Seçkin'le sanat
piyasaları üzerine yapılan
söyleşiler öne çıkıyor.
Çağdaş ve güncel sanat eserlerini barındıran sitede fotoğraf, resim, baskı, dijital ve
obje kategorilerinde çeşitli
ebatlarda, 650TL'den
11.000TL'ye kadar eserler bulunuyor.
Ayrıca 250TL.'den başlayan
fiyatlarla e-hediye kuponu
alıp sevdiklerinizin de sanat
sevgisini besleyebilirsiniz.
AA
Beçin kalesinde tarihi
hamam ortaya çıktı
M
ilas'taki tarihi Beçin
Kalesi'nde yürütülen
çevre düzenleme çalışmalarında 15. yüzyıla ait
olduğu sanılan tarihi
hamama rastlandı.
Beçin Kalesi'nde Milas Müze
Müdürlüğü başkanlığında
yürütülen çevre düzenlemesi
kapsamında otopark alanındaki hafriyat çalışmalarında,
beylikler dönemine ait
olduğu tahmin edilen tarihi
hamam gün ışığına çıkarıldı.
Bölgede Milas Müze Müdürlüğü tarafından kurtarma
kazısı başlatıldı. Milas Müze
Müdürü Ali Sinan Özbey,
gazetecilere yaptığı açıkla-
mada, bir kısmı ortaya
çıkarılan tarihi yapının,
kaledeki ikinci hamam
olduğunu bildirdi.
Özbey, kurtarma kazılarında
bazı metal tarihi eserlerle bir
metal kap ve 4 sikke bulunduğunu, eserlerin Milas
Müze Müdürlüğüne teslim
edildiğini kaydetti.
Beçin Kalesi'nin UNESCO
Dünya Kültür Mirası Geçici
Listesi'nde yer aldığına değinen Özbey, "Kaledeki düzenleme projesi, Muğla Koruma
Kurulu tarafından onaylandı.
Proje, İzmir Rölöve Anıtlar
Kurulu tarafından da ihale
edildi" dedi.Beçin Kalesi'nde
ziyaretçilerin gezebilmeleri
için ihtiyaca cevap verebilecek bir takım üniteler yapılması için çalıştıklarına işaret
eden Özbey, "Kalede bir ziyaretçi merkezi kurulacak.
Arkasından ticari üniteler ve
modern bir gişe ile mekanların gerçekleştirilmesiyle
çalışmalar son bulacak" diye
konuştu.
Özbey, Beçin Kalesi'nin daha
önce ücretsiz ziyaret
edildiğini ancak bakanlık
düzenlemesiyle ziyaretin
ücretli hale getirildiğini,
işletmesinin de Türsab
tarafından yapılacağını açıkladı.
AA
İBB Şehir Tiyatroları'nın
Yeni Oyunu: "Çin Kahvesi"
İ
stanbul Büyükşehir
Belediyesi Şehir Tiyatroları, Nisan ayının ikinci haftasında Çin Kahvesi adlı yeni
oyunu seyirciyle buluşturuyor.
Ira Lewis'in yazdığı Can
Doğan'ın yönettiği Çin
Kahvesi, 9-13 Nisan 2014 tarihleri arasında Kadıköy Haldun Taner Sahnesi'nde
oynanacak.
Çin Kahvesi, New York'ta
yaşayan ve orta yaş
bunalımıyla boğuşan Harry
ve Jake'in hikâyesini anlatıyor.
Her iki adamın da yarım
kalan hayalleri, kurtulamadıkları geçmişleri vardır.
İkisi de hayata karşı öfkeli ve
huzursuzdurlar.
İçlerinden biri bu döngüyü
kıracak ve arkadaşının hayatını çalmak pahasına da olsa
özgür içselliğine kavuşacaktır.
Dramaturgluğunu Özge Ökten'in, sahne-kostüm
tasarımını Emra Albayrak
Şahin'in, ışık tasarımını İlhan
Ören'in yaptığı oyunda; Aziz
Sarvan ve Can Başak rol
alıyor.
Taner Sahnesi'nde genel
prova yapılacaktır.
Not: 7 Nisan Pazartesi günü
saat 14.00 ve 20.00'de, 8
Nisan Salı günü ise saat
20.00'de Kadıköy Haldun
Görüntü almak ve röportaj
yapmak isteyenler İbb Şehir
Tiyatroları basın bürosu ile
irtibata geçebilirler.
AA
TIBBİ GÖRÜNTÜLEME HİZMETİ ALINACAKTIR
DEVLET HASTANESİ-KARTAL YAVUZ SELİM SAĞLIK BAKANLIĞI
TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU
7 AY 21 GÜN SÜRELİ NÜKLEER TIP RAPORLAMA DAHİL GÖRÜNTÜLEME hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19
uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/38535
1- İdarenin
a) Adresi
: İSTASYON CAD.DOĞAN SOK.13 34860 KARTAL/İSTANBUL
b) Telefon ve faks numarası
: 216 5863333-216 3893171
c) Elektronik posta adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP
2- İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı
: İhalenin niteliği, türü ve miktarına ilişkin ayrıntılı bilgiye EKAP'ta (Elektronik Kamu Alımları
Platformu) yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir
b) Yapılacağı yer
: İstanbul İli Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Kartal Yavuz Selim Devlet
Hastanesi
c) Süresi
: İşe başlama tarihi 11.05.2014, İşin bitiş tarihi 31.12.2014
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: İstasyon Cad.Doğan Sok.No:13 Kartal/İSTANBUL
b) Tarihi ve saati
: 28.04.2014-10.00
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek, kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge.
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde
bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimdeki görevlileri
belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin
tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri.
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest
muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak
bu şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.2.1. Bankalardan temin edilecek belgeler:
Teklif edilen bedelin % 10 dan az olmamak üzere istekli tarafından belirlenecek tutarda bankalar nezdindeki kullanılmamış nakdi veya
gayrinakdi kredisini ya da üzerinde kısıtlama bulunmayan mevduatını gösterir banka referans mektubu,
Bu kriter mevduat ve kredi tutarları toplanmak ya da birden fazla banka referans mektubu sunularak sağlanabilir.
4.2.2. İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri:
a) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olan istekliler yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin
sağlandığını gösteren bölümlerini,
b) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olmayan istekliler, yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini ya da bu kriterlerin sağlandığını göstermek üzere yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali
müşavir tarafından standart forma uygun olarak düzenlenen belgeyi sunar,
Sunulan bilanço veya eşdeğer belgelerde;
a) Cari oranın (dönen varlıklar/kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması,
b) Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0,15 olması,
c) Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0,50'den küçük olması, yeterlik kriterleridir ve bu üç kriter birlikte aranır.
Yukarıda belirtilen kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde, son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
Serbest meslek erbabının vereceği, ilgili mevzuatına göre düzenlenmiş ve onaylanmış serbest meslek kazanç defteri özetinde gösterilen
değerlere göre, son yıla ait toplam gelirin toplam gidere oranının veya son iki yıla ait gelir ve giderlerin parasal tutarlarının ortalaması
üzerinden bulunacak oranın en az (1,25) olması şartı aranır. Serbest meslek kazanç defteri özetinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir ya da vergi dairesince onaylı olması gerekir.
İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, bir önceki yıla ait belgelerini sunmayanlar, iki önceki yıla ait belgelerini
sunabilirler. Bu belgelerde yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın belgeleri ile üç önceki yılın belgelerini sunabilirler. Bu durumda, belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
4.2.3. İş hacmini gösteren belgeler:
a) İhalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait toplam ciroyu gösteren gelir tablosu,
b) Taahhüt altında devam eden hizmet işlerinin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen hizmet işlerinin parasal tutarını gösteren, ihalenin
yapıldığı yıldan önceki yılda düzenlenmiş faturalar,
Bu belgelerden birinin sunulması yeterlidir.
Toplam cironun teklif edilen bedelin % 25'inden, taahhüt altında devam eden işlerin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen işlerin parasal
tutarının ise teklif edilen bedelin % 15'inden az olmaması gerekir. Bu kriterlerden herhangi birini sağlayan ve sağladığı kritere ilişkin belgeyi sunan istekli yeterli kabul edilir.
Bu kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanamadığına bakılır.
Yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, bir önceki yıla ait gelir tablosunu sunmayanlar, iki önceki yılın gelir tablosunu sunabilirler. Bu gelir
tablosunun yeterlik kriterini sağlayamaması halinde, iki önceki yılın ve üç önceki yılın gelir tabloları sunulabilir. Bu durumda, gelir tabloları
sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 25 oranmdan az olmamak
üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektöre yapılan sintigrafı hizmeti işi benzer iş olarak kabul edilecektir.
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı İstanbul İli Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliği
Genel Sekreterliği Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi Satınalma Birimi adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8- Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar İstanbul İli Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Kartal Yavuz Selim
Devlet Hastanesi Satınalma Birimi adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9- İstekliler tekliflerini. Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile
bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10- İstekliler teklif ettikleri bedelin % 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
BASIN:22581/www.bik.gov.tr
14
Magazin-Tv
7 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
D
‘Pek
yakında
selfiesi’
ünyayı etkisi altına alan selfie fotoğraf akımına komedyen Cem Yılmaz da uydu.Yılmaz, mayıs ayında
çekimlerine başlayacağı, başrollerinde
Ozan Güven, Zafer Algöz, Tülin Özen,
Özkan Uğur, Çağlar Çorumlu ve Cengiz
Bozkurt’un oynayacağı ‘Pek Yakında’
filmi için dün akşam saatlerinde
toplantı yaptı.Toplantı sonrası Cem Yılmaz, filmdeki başrol oyuncusu Zafer
Algöz ve ekiple birlikte selfie pozu verdi. Yılmaz Twitter’da paylaştığı selfie fotoğrafına, “Selfie kendikem” notunu düştü. Yılmaz daha sonra ‘Pek Yakında’ filmi için, “Film gibi film” yazdı.
Toplantı sonrası Eric Liot fotoğrafı önünde tek başına fotoğrafını paylaştı. Ünlü komedyen daha önce yeni filmi için
“Hokkabaz’a benzer ama ondan daha komik olacak”
demişti.HABER MERKEZİ
De Niro’dan 100 dolar
‘Saba Tümer’le Bu
Gece’ programına;
‘Zengin Kız Fakir
Oğlan’ dizisinin
başrol oyuncusu
Ufuk Özkan konuk
oldu. Özkan, Saba
Tümer’e Robert De
Niro’yla tanışma
hikâyesini anlattı.
17 yaşındayken
Çırağan Sarayı’nda
bellboy olarak
çalıştığını anlatan
Özkan, “Robert De
Niro İstanbul’a geldi,
bir hafta kaldı. Ben
onun odasına valizlerini çıkaran bellboy’dum. Bana 100
dolar bahşiş vermişti. Mesaim öğlen
başlıyordu ve ben o
bir hafta Sabahtan
gittim işe. Düşünsenize karşınızdaki
Robert De Niro ve siz
17 yaşında oyuncu
olmayı hedefleyen
bir gençsiniz. Daha
büyük bir şans var
mı? Sabah erkenden
gelirdim ve kahvaltıya beraber
giderdik. Ben
oyuncu olmak istediğimden falan
bahsederdim. Bir
hafta boyunca böyle
sürdü. Bir hafta sonunda giderken
hüngür hüngür
ağlamıştım. O
zaman da bahşiş
olarak 200 dolar vermişti” diyerek stüdyodakileri kahkahaya
boğdu. HABER
MERKEZİ
tü
ş
ü
d
e
iz
n
e
d
u
ğ
u
b
a
k
z
u
p
r
Ka
ntalya’nın
A
dağlarında
henüz karların er-
imemiş olmasına rağmen Eda Taşpınar,
deniz kenarında
bronzlaşmaya koştu
ve buz gibi denize girerek sezonu
açtı.Taşpınar’ın kurucusu olduğu Yıldız
Dükkanı A.Ş Antalya’daki Selçuk Ecza
fuarına katıldı. Fuarın
en ilgi çeken ürünü
ise selulit karşıtı “Anneannemin Doğal At
Kılı Fırçası” oldu.
Taşpınar doğal at kılı
fırçasını kendisine
anneannesinin
hediye ettiğini ve 85
yaşındaki anneannesinin halen taş gibi
bacakları olduğunu
söyledi.HABER
MERKEZİ
Ablasının
izinden gidiyor
Bir İstanbul Masalı dizisiyle ünlenen Ahu Türkpençe'nin kardeşi
Gözde Türkpençe ablasının izinden gidiyor.1984 doğumlu olan
Gözde, Yalan Dünya, Küçük
Hesaplar, Türkan ve Güzel Çirkin
dizilerinde rol aldı.
En büyük hayali müzikalde rol
almak olan genç oyuncunun asıl
mesleği ise bale
eğitmenliği.HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
08:30Sen de Gitme
10:00"Sağlık Sıhhat"
11:15İyi Şeyler
11:30İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:18Hava Durumu
13:251 Çorba
13:30Elde Var Hayat
14:55Aileler Yarışıyor
16:40Türkiye'nin Ekranı
16:45Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Beni Böyle Sev
06:30Oynat Bakalım
07:00 Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
08:40 Aramızda Kalsın
12:00 Özge ile Yeni Hayat
14:30 Anlatacaklarım Var
17:15 Oynat Bakalım
18:15 Flash Point
19:00Komedi Dükkanı
20:00 Sherlock Holmes
21:45 Cehennemden Kaçış 2
23:30 Saba Tümer'le
Bu Gece
06:45Günaydın
08:45Doktorum
10:30Perili Köşk
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda'ya Gelin
15:15Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Ana Haber Bülteni20:00
22:00Yerli Dizi
00:00Zeytin Tepesi
02:00Canım Komşularım
03:30Kaderin Cilvesi
05:15Geniş Aile
05:10Ana Haber
06:10Dolu Dolu Anadolu
07:00Gak Guk
08:30Burada Ne Yenir?
09:30Dünyayı Geziyorum
11:10Ne Var Ne Yok
11:50Gak Guk
13:15Gör Düğün Gibi
14:30 2. Sayfa
16:15Dolu Dolu
Anadolu
18:00Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
19:20Spor Bülteni
19:40İyi Geceler
Öpücüğü
21:50Bıçağın İki
Yüzü
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
19:00 Atv Ana Haber
20:00Karadayı
23:15 Kim Milyoner
Olmak İster?
00:50 Tutku
02:40 Aşka Sürgün
04:00 Yahşi Cazibe
05:30 Adanalı
06:40Ejder Avcıları
07:20Tapınaktaki Hazine
09:00Süpürr
11:00Music Box
11:30Fırıldak Ailesi
12:15Cracked
15:15Ah Biz Kadınlar
15:45Music Box
16:10Fırıldak Ailesi
16:45Trend Topic
17:00Ray Mears İle
17:45Aşk Tutulması
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
16:45En Güzel Bölüm
17:15Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Yetenek Sizsiniz
Türkiye
23:30Bir Erkek Bir Kadın
01:30Aşkın Bedeli
02:50Melek
10:35Ekonomi Piyasalar
10:40Spor
10:50 2 Dakikada Bilim
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Seçim Aktüel
11:45Spor
11:55Hava Durumu
12:00Haber Merkezi
12:10Ekonomi Piyasalar
12:15Spor
12:25Ekonomi Notları
12:35Spor Aktüel
12:55Hava Durumu
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
06:30Cennet Mahallesi
08:30Simge Fıstıkoğlu ile
Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:30Gülben
16:30Pis Yedili
18:30Show TV Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Her Sevda Bir Veda
23:00Hey Canlı
01:00Her Şey Dahil
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Nickelodeon Kuşağı
12:00Hot in Cleveland
13:002 Broke Girls
14:25How I Met Your Mother
15:15Rizzoli ve Isles
16:10The Carrie Diaries
17:00Mike ve Molly
18:00The Closer
19:00Leverage
20:00Two And a Half Men
21:00Person of Interest
22:00Mom
23:00Black Sails
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
06.45İsmail Küçükkaya ile
Çalar Saat
10.00Doktorlar
11.30Babam Sınıfta Kaldı
12.00BKM Güldür Güldür
13.00Babam Sınıfta Kaldı
14.30Unutma Beni
16.30Esra Erol
19.00Fatih Portakal ile
FOX Ana Haber
19.30Deniz Yıldızı
20.45Çocuklar Duymasın
21.45Asayiş BerkKemal
00.45Çocuklar Duymasın
01.45Ali Ayşe'yi Seviyor
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
7 NİSAN 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
F.Bahçe'de devrim!
İlk adım atılıyor!
Hami: Fenerbahçe
maçının tekrar
oynanmasını isterim
Fenerbahçe'de yeni tüzük çalışmalarında artık sona gelindi.
Trabzonspor Teknik Sorumlusu Hami Mandıralı soruları cevapladı.
B
u ay sonu ya da mayıs ayı içinde yapılması planlanan
'Tüzük Tadil Kongresi'yle Sarı-Lacivertli kulüp büyük
ve sürekli gelir sağlanan yeni bir yapıya kavuşacak. Fenerbahçe yönetimi ve hukukçularının yaklaşık 6 aydır üstünde çalıştığı yeni tüzükte en dikkat çekici değişiklik kulüp
üye sistemi ile ilgili.
T
rabzonspor Teknik Sorumlusu Hami Mandıralı, tatil edilen Trabzonspor-Fenerbahçe maçına ilişkin olarak, "Fenerbahçe maçının tekrar
oynanması benim, takımımın hoşuna gider. Tekrar oynanmasını isterim
çünkü bitiremediğiniz maçtan mağlup ayrılıyorsunuz" dedi.
Mandıralı, Anadolu Ajansı'nın kuruluşunun 94. yıl dönümü dolayısıyla
AA Trabzon Bölge Müdürlüğü'nü ziyareti sırasında yaptığı açıklamada,
ligin 24'üncü haftasında Hüseyin Avni Aker Stadı'nda oynanan ve
taraftarların çıkardığı olaylar nedeniyle tatil edilen Fenerbahçe maçının
tekrar oynanmasını istediğini söyledi.
Daha önce Başkan Aziz Yıldırım'ın sıkça telaffuz ettiği "1
milyon üye" projesinin ilk adımı bu tüzükte atılacak. Türkiye'deki 81 ilde kulübe dernekler aracılığıyla üye kayıt
şubeleri açılacak. İlk etapta 500 bin üyenin kulübe kazandırılması hedefleniyor. Bu üyelerden ilk girişte 1000'er lira
kayıt ücreti alınacak. Her yıl üyeliğin yenilenmesi için de
100'er lira talep edilecek.
Trabzonspor'da görevde bulunduğu sürede çok galip gelemediklerini
ancak mağlubiyet de almadıklarını dile getiren Mandıralı, "Fenerbahçe
maçının tekrar oynanması benim hoşuma gider, takımımızın da hoşuna
gider.
ASİL ÜYELER 9 BİN TL ÖDEYECEK
Böyle bir şey olur mu bilmiyorum. Ben isterim tekrar oynanmasını çünkü
bitiremediğiniz maçtan mağlup ayrılıyorsunuz. Genç bir teknik adam
olarak böyle bir maçın tamamının bittikten sonra artı veya eksi olarak
hanemize yazılmasını arzu ederim ama büyükler ne düşünür bilmiyorum.
İnşallah tekrarlanır" ifadelerini kullandı.
Trabzonspor'da göze hoş gelen farklı bir futbol oynatmaya çalıştıklarını
anlatan Mandıralı, şöyle devam etti: "Pozisyonu bol maçlar oynadık fakat
çok galibiyet alamadık. İki galibiyet aldık, onun dışında beraberlikler ve
bitmemiş, mağlup olarak gözüktüğümüz Fenerbahçe maçı var.
Bir felsefe yaymak istedik. Ben Juventus maçında şunu söyledim. Yenilmemize rağmen oyuncu arkadaşlarımı kutluyorum dedim. Gerçekten
dik oynadılar, ofansif futbolun gerektiği bütün özellikleri sahaya koydular. Böyle bir şey söyledim. Sonra insanların hoşuna gitti dik oynama
sözü, öyle oynamaya çalışıyoruz."
"TARAFTARIN HOŞUNA GİDEN TRABZONSPOR"
"Benim felsefem, futbol anlayışımda, hücum ofansif göze hoş futbol oynamak, çok pozisyona girmek, sonunda gol atabilmek, bunu yapabilmek
için çok çalışıyoruz" diyen Mandıralı, şunları kaydetti: "Ekibimiz çok
güzel çalışıyor, idmanlar yaptırıyor. Devamı sahada oyuncular müthiş
performans gösteriyor.
Bunun tam almış değiliz. Bundan sonra almak için gayret edeceğiz,
çalışacağız. Trabzonspor, hedefe oynayan bir takımdır, o görüntüsünden
uzak olmaması lazım. Zaman zaman beraberlikler alıyoruz, seviniyor gibi
gözüksek de bunda çok ısrarcı değiliz, beraberlikler bizi tatmin etmez.
Alınan puan puandır diye seviniyoruz bazen, bu felsefeyi yaymak lazım.
Trabzonspor dik oynamalı ofansif oynamalı ama arkada da önlemi bırakmamalı. Taraftarın hoşuna giden, sonuç alan Trabzonspor ortaya koymak
istiyoruz. Bunun için de çalışıyoruz."
"TARAFTAR, TAKIMINI HER TÜRLÜ ŞARTTA DESTEKLİYOR, KORUYORSA TARAFTARDIR"
Mandıralı, taraftarların takım için çok önemli olduğunu dile getirerek,
şunları söyledi: "Taraftar takımımız adına ne kadar olumlu şeyler yapıyorsa diğer takım taraftarları da kendi takımları için yapıyorlar. Taraftarlar
önemlidir, çok kıymetlidir, değerlidir.
Fakat taraftar gerçekten taraftarsa takımını her türlü şartta destekliyor,
koruyorsa taraftardır. Onun dışında gelişen olaylarda hem kendileri zarar
görüyor, seyir zevkinden mahrum kalıyorlar ve takımları bundan zarar
görüyor, acı çekiyor, yönetim acı çekiyor.
Bütün Trabzonspor sevdalıları bundan mutsuz oluyor. Dolayısıyla sonuç
olarak taraftarın maç içinde 90 dakika takımlarını desteklemesi lazım.
Benim de camiam takımı adına taraftarlarımızdan beklentim 90 dakika
takılarını desteklemeli, korumalı sahiplenmeli. Onun dışında maç bittikten sonra futbol yoruma açık. Yorum yapabilirler."
YÖNETİM ACI ÇEKİYOR
Mandıralı, taraftarların takım için önemli olduğunu dile getirerek konuşmasını şöyle noktaladı: “Taraftarlar önemlidir, kıymetlidir değerlidir.
Fakat taraftar gerçekten taraftarsa önemlidir. Onun dışında gelişen olaylarda hem kendileri zarar görüyor hem yönetim acı çekiyor.”
AA
15
Yıldız golcüden
G.Saray'a mesaj var
Ancak daha önemlisi yeni üyelere önemli bir imtiyaz da
tanınacak olması. Ülkeyi bölgelere ayıracak olan kulüp,
bu bölgelerdeki üyeler arasından seçilecek delegelere genel kurulda yüzde 25 temsil hakkı tanıyacak. Bu noktada
Türkiye’nin dört bir yanına yayılan derneklerden faydalanılacak. Diğer yüzde 75'lik temsil hakkı ise 9 bin lira üye lik ücreti ödeyen asil kongre üyelerine ait olacak. Böylece
yeni getirilen sistemle hem önemli bir gelir kalemi elde
edilmiş olacak hem de taraftarların kulüp idaresine kısmi
de olsa katılım sağlanacak.
PLAN TUTARSA REKOR GELEBİLİR
Fenerbahçe yönetimi yeni üyelik sistemiyle bu alanda bir
rekora da imza atmak istiyor. Avrupa'da Portekiz'in Benfica kulübü 170 bini aşkın üyesiyle şu anda rekoru elinde
tutuyor. Katalan devi Barcelona'nın ise 165 bin civarında
üyesi bulunuyor. Fenerbahçe'nin şansı ise Türkiye'de
bölgesel rekabetin gelişmemiş olması ve taraftarlarının
ülke geneline yayılmış olması.
Haber Merkezi
Fildişi Sahilli golcüsü Seydou Doumbia için menajeri Jean Bernard Beytrosan önemli açıklamalar yaptı..
R
us basınının Galatasaray'ın
transfer gündeminde
olduğunu iddia ettiği CSKA
Moskova'nın Fildişi Sahilli golcüsü Seydou Doumbia için menajeri Jean Bernard Beytrosan
önemli açıklamalar yaptı..
Radyospor'dan Özgür Sancar'ın
sorularını yanıtlayan İsviçreli
menajer, "Ben de yazılanların
farkındayım. Ama beni şu ana
kadar Galatasaray'dan arayan olmadı.
Futbolcumun 2016 yılına kadar
CSKA Moskova'yla sözleşmesi
var; ama futbol bu ne olacağı
belli olmaz. Ben Doumbia'nın
menajerliğini Young Boys'ta oynadığı yıllardan bu yana yapıyorum. Onun en yakınındaki kişi ve
tek temsilcisiyim. Her sene bir
aşama kaydetti" dedi.
"GALATASARAY BAŞKA KULÜPLERE BENZEMEZ. BÜYÜK
KULÜP VE ELBETTE Kİ BİZİM
İÇİN ÖNEMLİ BİR SEÇENEK"
Galatasaray'ın çok büyük bir
kulüp olduğuna vurgu yapan
Beytrosan, "Galatasaray, ne bir
Kıbrıs, ne Belçika ne de bir
Romen kulübü. Ne de sıradan bir
Alman Kulübü. Büyük bir kulüp,
bir marka, Şampiyonlar Ligi'nde
oynuyorlar. Bundan dolayı
Galatasaray elbette ki oyuncumu
bir önemli bir seçenek.
Ama transfer bize bağlı değil. İki
kulübün anlaşması gerekir. Kulüpler anlaşırsa Doumbia, bir elbette ki Galatasaray'la görüşürüz,
neden olmasın" ifadelerini kullandı.
"BİENVENU İYİ BİR FORVET;
AMA DOUMBIA BÜYÜK FORVET,
FANTASİK. ARADA DÜNYALAR
VAR"
Seydou Doumbia'nın fantastik bir
oyuncu olduğunu savunan
Beytrosan, "Daha önce Fenerbahçe'ye Bienvenu'yü getirmiştim. Bence iyi bir oyuncu; ama
Doumbia fantastik bir oyuncu
ikisi arasında dünyalara kadar
fark var.
Elbette ki Galatasaray'a gelirse
çok büyük katkılar sağlar ama
bunu konuşmak şimdi doğru
değil. Futbolda her şey
mümkündür. Yaz döneminde
transfer yapma olasılığı var.
Hayır diyemem, ama bu sadece
bize bağlı değil. CSKA Moskova'yla 2016'ya kadar sözleşmemiz
var. Onların da kabul etmesi
gerekir" diye konuştu.
AA
Fernandes'in tesislere girmesi yasaklandı!
Beşiktaş'ta Manuel Fernandes'in A
Takım tesislerine girmesi yasaklandı. Portekizli oyuncu için altyapı binasına özel masaj odası yaptırıldı.
Ç
ok değil, 5 ay öncesine kadar en büyük
yıldızıydı Beşiktaş’ın... Sezon başında Rus
ekiplerinden 8.5 milyon Euro’luk teklif gelmiş,
yönetim elinin tersiyle itmişti. Ancak son
dönemde adeta koşar adım Beşiktaş’tan uzaklaşan Manuel Fernandes, yolun sonuna geldi.
Yönetimin ardından teknik direktör Slaven
Bilic’in de “Bana yürekli oyuncu gerek. Bu saatten sonra bize faydası olmaz” dediği Portekizli
yıldıza tesislerin kapısı kapandı. Tecrübeli oyuncunun, A Takım ile bağı tamamen kesildi.
ARKADAŞLARINDAN AYRILDI
Teknik ekibin de onayı ile kadro dışı kalan diğer
oyuncular için uygulanan kurallar, Manuel Fernandes için de hayata geçirildi. Buna göre
Portekizli futbolcu, artık A Takım Tesisleri’ne
giriş iznine sahip değil. Fernandes, Nevzat
Demir Tesisleri’nde sadece altyapı için ayrılan
özel bölüme girebilirken iyileşmesi halinde de
çalışmalarını burada sürdürecek. Yönetimin
uygulamaya koyduğu yasağın ardınan dış kapıdan direk olarak altyapı tesislerine girmeye
başlayan ‘küskün yıldız’ için altyapı binasına
özel bir tedavi ve masaj odası yaptırıldı.
yıl ise aynı acıya dayanamadığını belirten Fernandes’in, “Geçen sezon oyuncu eksikliğinden
sakat sakat oynadım. İğne ile mücadele ettim.
İğne geçici olarak ağrılarımı azalttı. Bu sezon ise
dayanamadım. Bu diz ile kesinlikle oynayamazdım. Ama beni anlamadılar” dediği öğrenildi.
‘İĞNEYLE NEREYE KADAR’
Doktor Ertuğrul Karanlık’la ilgili de iddialarda
bulunan Fernandes’in “Bana bir iğne yaptı ama
faydasını görmedim. Sürekli iğne ile nereye
varacaktım? Portekiz’deki doktoruma konuyu
açtım. Hemen gelmemi söyledi. Böyle bir iğne
tedavisinin hiçbir fayda sağlamayacağını,
ameliyat olmam gerektiğini anlattı. Ancak Ertuğrul Karanlık benim bir şeyim olmadığımı
söylüyor. Bunu kabul etmediğim için de dışlandım. Ancak şu da bir gerçek ki, bu tip olaylar,
sakatlıklar futbolun doğasında var. Kabullenmek gerek. Geçen yıl arkamı sıvazlayanlar bu
sezon sakatlığımdan dolayı oynamadığım için
ortada yoklar. Beni yalnız bıraktılar” sözleri şok
etkisi yarattı.
MOSKOVA’YA SICAK
BENi YALNIZ BIRAKTILAR
Portekiz’de ameliyat olmasına izin verilmediği
için rest çeken ve tesislerin kapısı kapanan
Manuel Fernandes esti, gürledi. Kendisi gibi A
Takım Tesisleri’ne alınmayan Sezer Öztürk ve
Gökhan Süzen ile birlikte çalışması istenen
Portekizli, arkadaşlarına ve tesis çalışanlarına
dert yandı. Geçen sezon ağrılarla oynadığını, bu
Önümüzdeki sezonla ilgili düşüncelerini de
Sezer Öztürk ve Gökhan Süzen’le paylaşan
Manuel Fernandes şunları söyledi: “Benim
bugüne kadar Beşiktaş’ta kulüp ile hiç sorunum
olmadı. Burada kalmak isterim ama illa ki olacak da değil. Rusya’dan Spartak Moskova çok iyi
para teklif etti. İmza atmadım ama transferin
gerçekleşme ihtimali yüksek.” Haber Merkezi
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
7 NİSAN 2014 Pazartesi
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
AİZİN
DüŞMESi
F
olası değil
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings Kıdemli
Direktörü Paul Rawkins, Türkiye'ye yakın vadede sermaye
akışının artabileceğini belirterek, Merkez Bankası'nın olası faiz
indirme kararının zamanı gelmemiş bir adım olacağını söyledi.
KöKLüADIMLAR ATMALIYIZ
Başbakan Yardımcısı
Babacan, "Türkiye'nin
önümüzdeki dönemde
yapacağı çok önemli reformlar var. Yapısal
olarak çok köklü adımları atmazsak, büyüme
hızı yüzde 3-4 aralığına
hapsolabilir" dedi.
BÜYÜME DEVAM EDİYOR
Türkiye'ye ilişkin bu yılki büyüme öngörülerini
yüzde 3,2'den yüzde 2,5 seviyesine çektiklerini
belirten Rawkins, "Türkiye'nin özel sektörü son
derece dinamik. Türkiye Avro Bölgesi'ndeki
talep artışından yararlanacak. Herşeye rağmen
Türkiye büyümeye devam ediyor. Türkiye konu
sunda bu yıla ilişkin yüzde 2,5 olan öngörümüz
yukarı yönlü olabilir. Türkiye'de büyümede
yavaşlama kötü bir şey değil, ekonomi aşırı
ısınmaya çok yaklaşmıştı" değerlendirmesini
yaptı.Rawkins, yakın vadede Türkiye'ye
sermaye akışında artış görülebileceğinin altını
çizerek, şunları söyledi:
B
Köklü adımlar atılmadığı takdirde %
3-4'ü geçen bir büyümenin sürdürülemez bir cari açığı beraberinde getirdiğini belirten Babacan, Türkiye
için % 4-5'in üzerindeki bir cari açık
oranını risk olarak gördüklerini
söylediklerini hatırlattı. Mevcut yapı
ile % 3-4'lük bir büyümenin % 4-5
oranında cari açık ürettiğini dile getiren Babacan, "Yapısal alanlara konsantre olmamız lazım" dedi.
"2014 BÜYÜME HEDEFİNİ
TARTIŞMAK IÇIN ERKEN"
Türkiye'nin kriz diye tanımlanabilecek bir noktaya asla gitmediğini belirten Babacan, jeopolitik riskler,
küresel konjonktür ve ülke içindeki
olağanüstü gelişmelere rağmen
dengeyi iyi bir şekilde sağladıklarına
dikkati çekti. Her aşamada gerekenin
zamanında yapılmasının önemini
vurgulayan Babacan, hükümet olarak
bunu gerçekleştirdiklerine işaret etti.
Geçen yıl Türkiye'nin, Avrupa'nın en
hızlı büyüyen ülkesi olduğunu anımsatan Babacan, "2014'te, muhtemelen, yine böyle olabilir. 2014'te %
4'lük hedef koyduk. Bu hedefi ekim
ayında koymuştuk. Bu hedef ne kadar
gerçekçi? Bunu tartışmak için erken.
Aşağı doğru riskler var. Bunu da
kabul etmek lazım" değerlendirmesinde bulundu.
"BÜYÜME HEDEFİNDE REVİZYON
İÇİN YETERLİ VERİ YOK"
"OVP hedefini martın ortasında
konuşalım" dediğinin belirtilmesi üzerine Babacan, "Mart sonu itibarıyla
bütün verileri görelim" dediğini hatırlattı.Birinci çeyrek rakamları somut
olarak ortaya çıktıktan sonra resmi
revizyonların "gerekirse" yapılabileceğini dile getiren Babacan, "Bugün
itibarıyla hükümetimizin resmi hedeflerini revize edebilecek kadar elimizde çok veri yok. Benim şahsi
tahminim bugün itibarıyla % 4. Ama
dışarıdaki ve içerideki gelişmelere
bağlı olarak belki biraz altında olabilir" diye konuştu.Babacan, Avrupa
F
"Küresel ekonomiye bakıldığında böyle bir
yolun seçilmesi (faiz azaltması) ciddi bir zorluk
olur. Türkiye'nin hale büyük bir cari açığı ve
büyük çaplı dış finasman ihtiyacı var. Buna kar
şılık sınırlı miktarda uluslararası rezervi var.
Bunun sonucu olarak Türkiye'de yüksek risk
primi almak isteyenleri Merkez Bankası fark
etti ve faizleri artırdı. Bu şekilde bir adım, zama
nı gelmemiş bir dönüş olur diye düşünüyorum.
aşbakan Yardımcısı Ali Babacan,
Habertürk ve Bloomberg HT televizyonlarının ortak canlı
yayınında soruları yanıtladı.Cari açık
ve büyüme ilişkisi açısından
Türkiye'nin yeni bir ekonomik modele
ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin bir
soru üzerine Babacan, petrol ve doğal
gaz ithalatının cari açığın yüksek
seyretmesine neden olduğunu
söyledi.
Petrol ve doğal gaz için yurt dışına aktarılan dövizin bir şekilde yine yurt
içine girmesi gerektiğini dile getiren
Babacan, dövizin giriş şekli
borçlanma yoluyla olursa bunun
problem yarattığını ifade etti.Doğrudan yatırım yoluyla döviz girişini
daha fazla tercih ettiklerini kaydeden
Babacan, "Türkiye'nin önümüzdeki
dönemde yapacağı çok önemli reformlar var. Çünkü eğer biz yapısal
olarak çok köklü adımları atmazsak,
Türkiye ekonomisinin büyüme hızı %
3-4 aralığına hapsolabilir" diye
konuştu.
itch Ratings'in Türkiye'ye ilişkin yatırım
notunu ve görünümünü teyit eden
raporunun ardından Rawkins, 'Merkez
Bankası faizler konusunda son derece net;
enflasyon azalmadan faizlerin düşürülmesi
olası değil. Merkez Bankası'nın (faiz ve
enflasyon konusundaki) açıklamalarını dikkate
alıyoruz. Eğer ekonomi beklentilerimizin
altında yavaşlarsa, belki o zaman faiz oranını
azaltma değerlendirilmesi düşünülebilir.
Küresel ekonomiye bakıldığında Merkez
Bankası'nın (faiz azaltması) bu yolu tercih
etmesi oldukça zor olur" dedi.Merkez
Bankası'nın 28 Ocak'taki faiz artışı kararı
almasının olumlu bir adım olduğuna dikkati
çeken Rawkins, şunları söyledi:
"Türkiye'nin sermaye akışlarında hissedilir
oranda artış yaşaması şaşırtıcı olmayacaktır.
Türkiye sonuçta faiz oranlarını artırdı. Seçim
sonuçları piyasada tarafından olumlu
değerlendirildi. Özellikle Rusya'daki
gelişmelere bakılırsa, görüyoruz ki Rusya'da
fon çıkışları var.
ekonomisinin hızlı toparlanması ve
Türkiye'nin ihracatının beklenenin
ötesinde artış gerçekleşmesi halinde,
% 4 büyümenin daha rahat bir hedef
haline gelebileceğini söyledi.
İHRACAT iÇiN REKABETÇiKURU AÇIKLADI
Sadece iç tüketimden kaynaklı bir
büyümenin ülkeye getireceği riskler
'TL'de türbülans beklemiykonusunda çok dikkatli olunması
oruz' diyen Ekonomi Bakanı
gerektiğinin altını çizen Babacan,
orta gelir tuzağına düşülmemesi için
Zeybekci, "Doların 2.15-2.25
yapısal alanlara eğilmeleri gerektiğini TL aralığında olması, ihrakaydetti.Söz konusu alanların siyasi
catımızı teşvik eder, ithave ekonomik reform alanları olarak
ikiye ayrılabileceğini ifade eden Baba- latımızı da cazip olmaktan
can, siyasi reformların ülkedeki
çıkarır" diye konuştu.
güven ortamını güçlendirdiğini anlattı. Türkiye'nin istikrar konusunda
konomi Bakanı Nihat Zeybekci,
gayet iyi bir noktada olduğunu beTürkiye İhracat Meclisi'nde (TİM)
lirten Babacan, Türk halkının desteği
ekonomi gazetecileriyle bir araya
ile istikrar konusunda herhangi bir
geldi. Fed'in parasal genişlemeyi
sıkıntı olmayacağını dile getirdi.
yavaşlatması ve Türkiye'deki siyasi
gelişmelere bağlı olarak TL'nin değer
"ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR VAR" kaybı yaşadığını hatırlatan Zeybekci, 30
Güven konusunda ise yapılması
Mart yerel seçimleri sonrası Türkiye'nin
gereken işler olduğunun altını çizen
2014 yılındaki değer kaybını geri aldığını
Babacan, şöyle devam etti: "Güven
söyledi.Zeybekci, 30 Mart seçimleri sonerozyonunu önlemek, güveni güçlen
rasında TL'de bir türbülans bekdirmek için adımlar atmamız
lemediğini belirterek, ihracat için
gerekiyor. Hem siyasi hem de ekono
rekabetçi dolar kurunu da açıkladı. Zeymik reform alanında gerekiyor. Siyasi bekci, "TL'nin dolar karşısındaki
reform alanında demokrasimizin
değerinin 2.15-2.25 aralığında bir yerlerde
daha iyi işlemesi için, temel hak ve
olması, ihracatımızı teşvik edici, ithaözgürlüklerin Türkiye'de daha da iyi
latımızı da cazip olmaktan çıkaracak bir
uygulanması için atmamız gereken
etki yapacaktır. Doların bu seviyelere
adımlar var. Başbakanımızın açıkoturmasının iyi olacağını tahmin ediyladığı demokratikleşme paketi çok
oruz. Bunu da önümüzdeki dönemde
daha büyük bir adımın sadece bir
gerek Merkez Bankası'nın gerekse
parçasıydı. Türkiye, hala 1. sınıf bir
ekonomi dinamiklerimiz ile realitemizin,
demokrasi değil. 1. sınıf bir demok
bu seviyeyi tutturmakta zorlanmayarasiye ulaşabilmek için demokratikcağına inanıyoruz" dedi.
leşme adımlarının devam etmesi
gerekiyor."
'Merkez'in faiz için yeterli aralığı var'
Zeybekci, Başbakan Erdoğan'ın Merkez
TCMB KENDİ KARARINI VERECEKTİR Bankası'nın faizleri düşürmesi yönünMerkez Bankası'nın 28 Ocak'taki faiz
deki çağrısına da destek verdiğini
artırım kararının geç alındığı yorumsöyledi. Zeybekci, şöyle konuştu: "Yüklarına katılıp katılmadığının sorulsek faiz ekonomi için olumsuzdur.
ması üzerine Babacan, o dönemde
Merkez Bankası'nın elinde faizle ilgili
bankanın olağan Para Politikası Kuyeterli aralığın olduğuna inanıyorum.
rulu (PPK) toplantısını gerçekMerkez Bankası gerekli rahatlamayı yaleştirdiğini ve arkasından olağanüstü pabilir diye düşünüyorum. Zaten Merkez
toplandığını hatırlattı. Söz konusu iki Bankası da bunları değerlendirecektir.
toplantı arasında dünyada çok önemli Başbakanımızın faiz düşüşü görüşünü
gelişmelerin olduğunun altını çizen
kesinlikle destekliyorum, olması gereken
Babacan, Arjantin başta olmak üzere zamanda faiz indirimi yapılmalı."Bakan
gelişmekte olan ülkeler üzerinde
Zeybekci, 2013 yılı sonunda Euro Bölgeciddi piyasa baskısı oluştuğunu kaysi'nin hala 2008 yılındaki Gayri Safi Yurdetti. PPK'nın bütün gelişmeleri
tiçi Hasıla (GSYH) büyüklüğünün
E
gerisinde olduğuna işaret ederek, Euro
Bölgesi'nde bankaların kırılgan yapısının
hala bir sorun teşkil ettiğini söyledi. IMF
tahminlerine göre, 2014'te dünya ekono
misinin % 3,7, gelişmiş ülkelerin % 2,2,
gelişmekte olan ülkelerin % 5,1 ve uzun
bir süredir küçülen Avro Bölgesi'nin % 1
oranında büyümesinin beklendiğini
hatırlatan Zeybekci, "2015 yılı için daha
da iyimser beklentiler içinde olan IMF,
önümüzdeki iki yılı emtia fiyatlarının
düştüğü, ticaret hacminin arttığı ve küresel büyümenin güçlendiği bir dönem
olarak değerlendirmektedir. Tüm bu
olumlu seyirden Türkiye de hak ettiği pa
yı beklentilerin çok üzerinde alacaktı.
"Cari açıkta olumlu gelişmeler olacağına
inanıyoruz"
Zeybekci, önümüzdeki dönemde gelişmiş
ülkelerde ve çok hızlı bir şekilde satın
alma gücü ile refah seviyesi yüklesen
yakın coğrafyada, Türkiye'nin ihracatının
artışına ilişkin çok olumlu gelişmeler
yaşanacağı öngörüsünde bulunarak,
"Gerek ihracat, dış ticaret açığımızda,
gerekse dolaylı olarak cari açığımızda
sürpriz, çok önemli yönde gelişmeler olacağına inanıyoruz" dedi. 2010 ve 2011 yıllarında rekor düzeyde büyüyerek küresel
krizden en hızlı silkinen ülkelerden biri
olan Türkiye'nin, 2012 ve 2013 yıllarında
bir dengelenme, hazım süreci yaşadığını
anlatan Zeybekci, konuşmasına şöyle
devam etti:
"Biliyorsunuz Orta Vadeli Program (OVP)
beklentisi % 3,6 olarak belirlenmişti.
Türkiye OVP hedeflerinin de üstüne
çıkarak, küresel bölgesel ve siyasi belirsizliklere rağmen güçlü büyüme seyrini korumayı başardı. Mevcut durumda
Türkiye, verileri açıklanan Avrupa
ülkeleri arasında Letonya hariç tüm
ülkelerden hızlı büyümeyi başarmıştır.
Bu ılımlı büyüme seviyesinin 2014 yılının
ilk çeyreğinde de devam edeceğini bekliyoruz. Sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi
gibi öncü göstergelerin olumlu
seyretmesinin yanı sıra kurdaki
gelişmelerin ve ticaret ortaklarımızdaki
toparlanmanın, dış talep kaynaklı
büyümeyi besleyeceğini düşünüyoruz.