close

Enter

Log in using OpenID

inovasyon, hemen şimdi!

embedDownload
SAYI 7 / 2013
İNOVASYON,
HEMEN ŞİMDİ!
TELEKOMÜNİKASYON
SEKTÖRÜNDEN NOTLAR
E-TİCARET, PERAKENDE
SEKTÖRÜNDE SON GELİŞMELER
FARUK ECZACIBAŞI İLE
İNOVASYON ÜZERİNE
........................................................................................................................................................................... ÖNSÖZ
İnovasyon Bugün!
İnovasyon artık her yerde karşımıza
çıkan bir sözcük ve popüler hale
gelen her sözcük gibi, zaman zaman
gerçek derinliğinden uzaklaşıyor.
Sadece “yeni” ya da “yenilikçilik” olarak
tanımlayamayacağımız inovasyonun,
yaratıcı fikirlerle bir değişimi
başlatması, bir dönüşümü
desteklemesi gerekiyor. Diğer bir
deyişle inovasyon, yaratıcı fikirlerle
yetinmeyip uygulanabilirliğe
odaklandığımız, değer kazandıran,
dönüştüren, güçlendiren bir bakış
açısı ve yönelim.
SAP olarak inovasyonu en iyi kavrayan
ve hayata geçiren kuruluşlardan biri
olduğumuzu biliyoruz. Kısa süre önce
İstanbul’da açılışı duyurulan "SAP
Innovation Center" da bu
yaklaşımımızı kanıtlar nitelikte bir
gelişme. SAP’nin dünyadaki ikinci
inovasyon merkezi olan "SAP
Innovation Center" bünyesinde
doğup global ölçekte benimsenecek
dönüştürücü girişimleri şimdiden
merakla ve heyecanla bekliyoruz.
Bu konuda söz sahibiyiz çünkü SAP
HANA gibi büyük ölçekli ve devrim
yaratacak uygulamalarla bilişim
dünyasında inovasyon kavramını
sürekli bir adım öteye taşıyoruz. Daha
da önemlisi, inovasyonun ruhunda
bulunan “geleceği şimdiden yakalama”
anlayışını hem SAP olarak benimsiyor
hem de ekosistemimizdeki her iş
ortağımıza ve her müşterimize
yansıtıyoruz. İşte bu nedenle, 20
Eylül’deki SAP Forum İstanbul
etkinliğimizin sloganının “Gelecek
Bugün” olması son derece doğal.
Zeynep Keskin
SAP Türkiye Genel Müdürü
SAP Forum İstanbul, EMEA
bölgesindeki en büyük SAP Forum
etkinliği olarak her zaman dikkat
çekiyor. Ama söz konusu başlık
“gelecek” olduğunda, ilgi daha da
artıyor. Mobilite, Bulut Bilişim,
Analitik, Veritabanı ve Teknoloji,
öngörüye dayalı teknolojiler ve büyük
verideki yeniliklere odaklanan SAP
Forum İstanbul her zamanki gibi ufuk
açıcı, renkli ve dinamik. SAP Forum
2013'te yeni teknolojilerle birlikte,
sektörlerine yön veren lider iş
insanları da deneyimleriyle gündem
oluşturacaklar.
Hem inovasyona verdiğimiz önemin
hem de SAP Forum İstanbul’un teması
doğrultusunda, dergimizin bu sayısını
özellikle inovasyona ayırdık. Genel
anlamda inovasyonun sağlayabileceği
faydaları açıkladığımız yazıların yanı
sıra SAP Türkiye olarak imza attığımız
çeşitli inovasyon çalışmalarını da bu
sayfalarda bulabilirsiniz. Özellikle
İnovasyon Günleri uygulamamızın
size ilham vereceğine inanıyoruz.
Elbette inovasyon anlayışımızın
temelinde yatan Tasarım Odaklı
Düşünce (Design Thinking)
yaklaşımımızı da ilgiyle okuyacağınızı
düşünüyoruz. Çünkü iş odaklı
yaklaşımlar sizi ticari anlamda başarıya
ulaştırabilir, ama tasarım odaklı bir
yaklaşım kuruluşunuza geleceğin
kapılarını açacaktır. Ve gelecek,
bugünden başlar.
1
İÇİNDEKİLER........................................................................................................................................................................................
06
KAPAK KONUSU: İNOVASYON
06 /İNOVASYON, HEMEN ŞİMDİ!
16 /KURUMA ÖZEL İNOVASYON ROTASI
18 / TREND SAP HANA’NIN KAPILARI
GİRİŞİMCİLERE AÇIK
20 / TREND SAP HANA ACADEMY VE OPENSAP İLE
HANA DÜNYASININ DERİNLİKLERİNE DALIN
24 / TREND Türkİye’de İnovasyon merkezİ
kuran İlk global yazılım şİrketİ SAP oldu
DOSYA KONUSU: SEKTÖREL BAKIŞ
26 /Zaman, TELEKOMÜNİKASYON İçİn
dönüyor...
30 /Bİr başarı hİkayesİ: Portekİz Telekom
32 /TİCARETİN ÇEHRESİ DEĞİŞİRKEN...
36 /PORTRE Türkİye’nİn İnovasyon tanığı:
Faruk Eczacıbaşı
42 /HAYATIN İÇİNDEN “ASLOLANIN EKİPMAN
DEĞİL, FOTOĞRAF OLDUĞUNU DA UNUTMAMAK
GEREKİR.”
44 /HAYATIN İÇİNDEN BİLGİ TEKNOLOJİLERİ,
OTİZM HASTALARINA İSTİHDAM SAĞLIYOR
46 / HABERLER
32
18
36
26
42
24
Konak Medya adına İmtiyaz Sahibi: Cem Tecimen Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu): Aylin Tarhan Kuru ([email protected])
Yazı İşleri: Ayşe Başcı, Melih Çelik, Erhan Kahraman, Demet Şeker Görsel Yönetmen: Kadir Kaymakçı Fotoğraf: Celal Kenç Katkıda Bulunanlar: Erdem Aksakal, Ekin Erim,
Cansu Cığa, Rengin Köşkli, Cenk Sezgin, Hakan Yakıcı, Özgür Odabaşıoğlu Reklam Müdürü: Güler Okumuş ([email protected])
Yapım-Yönetim ve Reklam Satış: Konak Medya - Selahattin Pınar Cad. Cemal Sahir Sok. Polat İş Merkezi No: 29 Kat: 4-5 D: 45 Mecidiyeköy/İstanbul İletişim: 0212 216 97 00
www.konakmedya.com, Matbaa: PORTAKAL BASIM MATBAACILIK SAN. TİC. A.Ş. Huzur Mah. Tomurcuk Sok. No: 5/1 4 Levent - Seyrantepe - İstanbul Tel: 0212 332 28 01
Faks: 0212 332 02 08 FORUM dergisi, SAP Türkiye ile yapılan sözleşme gereği Konak Medya tarafından T.C. yasalarına uygun olarak kurumsal bir yayın olarak
yayımlanmaktadır. FORUM dergisinde yer alan görüşler sadece yazarlarına aittir. FORUM dergisinde yayınlanan yazı, fotoğraf ve konuların tüm hakları Konak Medya’ya aittir.
Kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz alıntı yapılamaz. SAP logosu sözleşme gereği, SAP Türkiye’nin izniyle kullanılmaktadır.
2
w | www.sap.com.tr t | twitter.com/sapturkiye f | facebook.com/sapturkiye
EMC çözümleri ile SAP
uygulamalarından yüksek
performans elde edin
Dünya genelinde SAP uygulamaları için en çok tercih edilen disk sistemlerinin sahibi olan EMC,
faydalandığınız SAP çözümünden üst düzey avantaj sağlamanızın yolunu açıyor.
İş dünyasının gelişiminde
teknolojik altyapının önemi,
bugünün kuşku götürmez bir
gerçeği. İşini büyüten, büyüyen
işini güçlendiren şirketlerin
öncelikli tercihlerinden biri
ise SAP çözümleri. Sağladığı
yazılım ortamıyla iş dünyasının
gelişiminde rol oynayan SAP
çözümlerinden asıl fayda uygun
donanım ve yedekleme ürünlerinin
kullanılmasıyla ortaya çıkıyor.
Bağımsız araştırma kuruluşu
IDC’nin, 2011 tarihli Storage User
Demand Study başlıklı raporuna
göre SAP kullanan şirketlerin en
çok tercih ettiği disk sistemleri
EMC markasını taşıyor. Dünya ekonomisine yön veren bu
şirketler, gelecek planlarında EMC’nin uzmanlığına güveniyor.
EMC teknolojileriyle rekabet avantajı kazanın
EMC depolama sistemlerinin değişik disk teknolojileri
arasında otomatik katmanlama, Thin Provisioning ve
depolama sitemleri üzerindeki belleğin FASTCache yazılımı
kullanılarak artırılması gibi ileri teknolojiler bulunuyor. Mevcut
SAP ortamınızda performans artışı sağlayan bu çözümler,
süreçlerinizi hızlandırarak sizlere rekabette avantaj sunuyor.
EMC’nin SSD, FC, SAS, NL-SAS ve SATA gibi mevcut bütün disk
teknolojilerini destekleyen depolama çözümleri hem kapasite
hem de performans açısından optimum faydaya ulaşmanızda
size yardımcı oluyor. Buna ilave olarak, SAP sunucularına PCIe
kartı olarak takılabilen XtremSF
çözümü, SAP ortamınızda hiçbir
değişikliğe gerek bırakmaksızın,
özellikle okuma ağırlıklı
uygulamalarda kullanıcının
gözlemlediği tepki süresini 3 ila 4
kat hızlandırabiliyor.
Sanallaştırma
çözümlerinizde kolaylık
sağlayın
EMC vBlock ve VSPEX çözümleri,
fiziksel olarak çalışan SAP
ortamlarının kolaylıkla, yapısı
denenmiş tümleşik bir altyapı
kullanılarak güven içinde sanal
ortama taşınabilmesini sağlıyor.
VMware, Cisco ve EMC’nin ortak geliştirdiği VCE ürün ailesi,
EMC depolama sistemleri, Cisco switch ve sunucular ile VMWare
sanallaştırma platformuna entegre, test ve optimize edilmiş,
bileşenler arasında uyumluluğu garanti altına alınmış bir ortam
sunarken, ayrıca bakım ve desteği tek merkezde toplayarak
sizlerin yaşamını kolaylaştırıyor.
İş sürekliliğinizi garanti altına alın
EMC VPLEX çözümünü tercih eden şirketler, SAP uygulamalarını
kümelendirilmiş bir yapıda iki veri merkezi arasında dağılımlı bir
şekilde aktif/aktif olarak çalıştırabiliyor. Sadece bir bileşen değil,
veri merkezinizin bütünü devre dışı kalsa bile uygulamalar diğer
veri merkezi üzerinden kesintisiz, 7x24 çalışmayı sürdürüyor.
Depolama sistemlerinizin bütününü sanallaştıran EMC VPLEX
çözümü, farklı markalara ait depolama sistemleriyle de sorunsuz
çalışabiliyor.
HANA platformu EMC ile güçleniyor
Bu bir ilandır.
1 TB ve üstü bellek kapasitesine sahip HANA modellerinde
kullanılan EMC SAP HANA çözümü, pazardaki diğer Scale-out
HANA çözümlerinden farklı olarak blok, yani FC protokolünü
destekliyor. EMC VNX5300 depolama sistemlerini temel alan bu
çözüm, HANA platformunun asıl gücünü ortaya çıkartan yapısıyla
işinize katkı sağlıyor.
www.emc.com.tr · İş Kuleleri Kule 2 Kat: 5 4. Levent 34330 İstanbul · Tel: (0212) 317 4444
KAPAK KONUSU: İNOVASYON............................................................................................................................................................
İNOVASYON, HEMEN ŞİMDİ!
İnovasyonun gelecek ile ilişkilendirildiği dönem geride kaldı. Kurumsal
iş uygulamalarında gerçekleştirilen devrim niteliğindeki inovasyonlar;
bugün kendi örnek uygulamaları, başarı öyküleri ve katma değerleri olan
birer gerçek halini aldı. Bellek içi teknolojisi, mobilite ve bulut gibi birçok
alanda dönüşümün mimarı olan SAP, müşterileri için yarının teknolojilerine
bugünden erişim sağlayarak inovasyon alanında öncülüğünü sürdürüyor.
SAP, inovasyonla sonuçlanan sürecin şans veya tesadüflerle ilgili olmadığını
biliyor. İnovasyon için yetenekli bir ekip, özverili çalışma ve müşteriyi de
ürün yaşam döngüsüne dahil eden yenilikçi yaklaşımlar gerekiyor.
6
Gunnar Rassmann, Almanya’nın
Villingen Schwenningen şehrindeki
Kaba GmbH üretim tesisinde,
makinelerin bakımından sorumlu
olarak çalışıyor. Şirketlere ait güvenlik
ve zaman verilerini toplayıp işleyen
Kaba GmbH, müşterilerine en yenilikçi
teknolojileri sunmasıyla tanınıyor.
Gunnar’ın çalıştığı üretim katında,
yüksek hassasiyete sahip pek çok
gelişmiş makine bulunuyor. Onun için
en önemli cihaz ise akıllı telefonu.
...............................................................................................................................................................................................................................
Çalışma saatlerinde doğrudan bakım
ve kontrol makinelerine bağlı kalan
akıllı telefonu, hassas makinelerde
herhangi bir arıza tespit edildiği anda
Gunnar’ı uyarıyor. Tam bir teknoloji
tutkunu olduğunu söyleyen Gunnar
için, akıllı telefonunu kişisel kullanımın
ötesinde, profesyonel ihtiyaçları için de
kullanmak büyük bir heyecan kaynağı.
Telefonunun yüksek hafıza kapasitesi
sayesinde Gunnar işiyle ilgili her şeyi
yanında taşıyabiliyor.
Bakım bölümündeki cihazlara bağlı
olan akıllı telefon, sadece arıza
durumunu görüntülemekle kalmıyor.
Aynı zamanda arızalı parçadan sorumlu
olan teknisyenleri ve her birinin o anki
iş yükünü de ekrana yansıtarak gerçek
zamanlı sorun gidermeye olanak
tanıyor.
“Avrupa’nın Silikon Vadisi” olarak
bilinen ve Silicon Saxony olarak anılan
Dresden bölgesindeki SAP Global
Research and Business Incubation,
Gunnar’ın hayatını kolaylaştıracak
inovasyonların hayata geçirilmesi için
aralıksız biçimde Ar-Ge çalışmalarına
devam ediyor. Tıpkı Kaba GmbH
gibi, dünyanın dört bir yanında
faaliyet gösteren ve iş süreçlerinde
SAP altyapısını tercih eden pek çok
kurum, SAP tarafından 40 yılı aşkın
süredir gerçekleştirilen inovasyonların
konforunu yaşıyor.
Taze bir fikir, inovasyonun ilk
adımıdır
“Yeni ve farklı fikirleri, değer yaratan
süreçlere dönüştürmek” şeklinde
tanımlanan inovasyon için fikir
aşaması yalnızca ilk adımı oluşturuyor.
İnovasyonun başarıya ulaşabilmesi
için, temel alınan yaratıcı fikir üzerine
güçlü bir strateji kurgulanması
ve doğru araçlar ile uygulamaya
geçilmesi gerekiyor. Fikir ne kadar iyi
olursa olsun, uygulama aşamasında
değer yaratılamadığında yeterli etkiyi
gösteremiyor.
Dünya genelinde alanında inovasyon
öncüsü olan şirketler, inovasyonun
bir tesadüfler zinciriyle ya da “şansla”
ilgisi olmadığını biliyor. Sadece
başarılı uygulamalar için değil, temel
alınacak yeni ve “taze” fikirler için
bile sektör deneyimi ve ideal bir ekip
gerekiyor. Dünyada en çok inovasyonu
gerçekleştiren şirketlerin, kendi
alanlarındaki en deneyimli ve en köklü
kurumlar olması tesadüf değil.
Her yıl inovasyona büyük ölçekli
yatırımların yapıldığı şirketlerde,
faaliyet gösterilen sektörün mevcut
ihtiyaçları, eksiklikleri ve fırsatları,
müşterilerin beklentileri ve kurumun
kabiliyetleri detaylı biçimde gözden
geçiriliyor. İnsan hayatını iyileştirmek,
sektörde farklılık yaratmak, rekabet
gücünü artırmak gibi hedeflerin
biri veya tamamı doğrultusunda bir
araya getirilen ekipler, “tasarım odaklı
düşünce” (Design Thinking) gibi
etkili yeni nesil yöntemleri kullanarak
inovasyonun temelini atıyor.
Ortaya koyulan yenilikçi fikirler, şirketin
ve sektörün o anki beklentilerine göre
bir süzgeçten geçiriliyor ve benzersiz
bir teknoloji, ürün ya da iş modeli
meydana getiriliyor. Planlı, disiplinli
ve sistematik bir ekip çalışmasının
yanı sıra şirketin her kademesinde
inovasyon bilincinin benimsenmesiyle,
inovasyon hayata geçirilebiliyor.
Devlet ölçeğinde inovasyon
Yenileşme ve dönüşüm, uluslararası arenada devletlerin rekabet gücünü de
kayda değer biçimde artırıyor. Dünya Ekonomik Forumu (World Economic
Forum – WEF) tarafından 1979 yılından bu yana yayınlanan Küresel Rekabet
Raporu, “bir ülkede sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak olan kurumların,
politikaların ve üretim faktörlerinin tümünü kapsayan verimlilik düzeyi” olarak
tanımlanan rekabet gücünü ve ülkelerin rekabet düzeyini niceliksel olarak
ölçüp sıralıyor.
Yayınlanan güncel raporlarda ise Finlandiya’nın rekabet gücündeki artış dikkat
çekiyor. Ülkenin bu başarıyı büyük oranda inovasyona borçlu olduğu biliniyor.
1990’ların başında yaşanan ve işsizliği felaket senaryolarını anımsatacak
oranlara tırmandıran krizin etkileri, Fin hükümetinin inovasyon yaklaşımını
değiştirmesiyle atlatıldı. İnovasyon yatırımlarını artıran ve teşvik edici bir ortam
hazırlayan devlet, krizin ardından kapsamlı bir ulusal eğitim ve araştırma
programı başlattı. Program kapsamında üniversiteler ve şirketler arasında
kurulan güçlü bağ sayesinde, inovasyonun önü açıldı. Böylelikle daha önceleri
ekonominin temelini oluşturan ormancılık ve tarım, yerini hızla sanayiye
bıraktı. 2000’li yıllarda ise Finlandiya, “inovasyon ekonomisine” sahip bir ülke
haline geldi. Bugün Finlandiya’nın itici gücünü bilişim teknolojileri sektörü
oluşturuyor.
7
KAPAK KONUSU: İNOVASYON...........................................................................................................................................................
SAP ile inovasyon faydaya
dönüşüyor
SAP; üretimden otomasyona,
perakendeden iletişime, finanstan
sigortacılığa kadar birçok farklı
sektörde faaliyet gösteren
müşterilerinin ihtiyaçlarına her zaman
en iyi ve en etkili yanıtı vermek için
çalışıyor.
Sürekli inovasyon ile bilgi teknolojileri
endüstrisinde dönüşüm yaratan
SAP, inovasyonu sadece yazılım
geliştirmekle sınırlandırmıyor.
Bilgi teknolojilerinde trendleri
şekillendirmek ve en iyi uygulamalara
imza atmak, SAP’nin inovasyon
yaklaşımının temelini oluşturuyor.
Kurum içi kültürüne inovasyonu
kusursuz biçimde dahil eden SAP,
dünyanın dört bir yanında, alanında
öncü üniversiteler, iş ortakları ve
müşterilerle işbirliği yaparak her
ölçekte şirket ve endüstrinin daha
iyi çalışabilmesi için ihtiyaç duyulan
yenilikleri sunuyor.
Teknolojiyi kapsayan stratejisinin
çekirdeğine inovasyonu
konumlandıran SAP, başta bulut,
bellek içi ve mobilite olmak üzere,
öncü olduğu pek çok yenilikçi
8
teknolojiyle müşterilerine yeni
fırsatların yolunu açıyor. Her ölçekten
şirket için dönüşümle değer
oluşturacak yenilikçi teknolojileri
sunan SAP, müşterilerinin mevcut
kurumsal yapısına göre en hızlı ve
düşük maliyetle entegre edebilecekleri
yenilikleri 25 ayrı sektörde uygulama
olanağı tanıyor.
üzerinden güvenle erişmelerini
mümkün kılıyor.
SAP müşterileri, kurumsal iş
uygulamalarında dünya liderinin 40
yılı aşkın deneyiminden faydalanırken
inovasyonu faydaya dönüştürüyorlar.
Dönüşüm odaklı olarak tasarlanan,
esnek bir platform üzerinde yeni
teknoloji ve uygulamaları hızla
benimseyen kurumlar, sektörde öncü
iş zekası ve bellek içi teknolojileriyle
büyük veriyi iş süreçlerinde değere
dönüştürüyorlar.
SAP ayrıca kendi içinde de inovasyonu
destekleyecek çalışmalara imza
atıyor. SAP Türkiye bünyesinde,
müşterilere spesifik hizmetler
tasarlayan bir İnovasyon Takımı’nın
kurulmasına ek olarak, yerel ve küresel
inovasyon yarışmaları, inovasyon
atölye çalışmaları gibi etkinlikler
düzenleniyor. Bu sayede hem
çalışanların kişisel gelişimine ve bakış
açılarına katkıda bulunulurken hem
de SAP Türkiye’nin operasyonlarındaki
yenilikçi yaklaşımlar desteklenmiş
oluyor.
İnovasyonun en yoğun yaşandığı
mobil bilişim endüstrisi de SAP’nin
odaklandığı kritik kategorilerin
başında geliyor. Yıllardır dünyanın
dört bir yanındaki binlerce kurum
tarafından güvenle kullanılan iş
uygulamalarını mobil platformlara
taşıyan SAP, kurumların işgücünü
mobil hale getirmelerini ve işle ilgili
bilgi ve sistemlere herhangi bir cihaz
Yenilikçi teknolojileri sürekli biçimde
geliştiren ve bir ekosistem anlayışını
benimseyen SAP, iş ortakları ve farklı
erişim kanallarıyla müşterilerinin
ihtiyaç duyduğu inovasyonu, onlarla
birlikte çalışarak gerçekleştiriyor.
Tasarım Odaklı Düşünce
Her geçen gün daha da karmaşık hale
gelen iş modelleri, artarak büyüyen
global işlem hacmi ve devasa endüstri
ekosistemleriyle ortaya çıkan çok
katmanlı problemler, kurumlar için
daha önce karşılaşılmayan zorluklara
9
www.pwc.com.tr/ras
ERP Güvenlik Yönetimi ve
GRC - Erişim Yönetimi
uygulamaları
Şirketlerin sistem güvenliğinin
yanı sıra bilgi güvenliğini de
sağlayabiliyor olması, gerçek
zamanlı ve doğru bilgilerle
beslenen, etkin ve güvenilir
süreçlerin işletilmesine olanak
vermektedir. ERP sistemlerinde
bilgi güvenliği, ancak sağlıklı
bir altyapının kurulması ile
mümkün kılınabilir. Bir başka
deyişle sistemsel yetkilerin görev
ve sorumluluklara uygun olarak
verilmesi, stratejik bilgilere
erişimlerin uygun şekilde
düzenlenmesi ve kullanıcı rol
ve yetkilendirmelerinin sağlıklı
işletilmesi; görevler arasındaki
ayrımların korunarak sağlıklı bir
altyapının hayata geçirilmesini
sağlamaktadır.
düşen yetki tanımlamaları, şirketler
için finansal ve operasyonel riskler
teşkil etmekte ve şirketleri zarara
uğratabilmektedir.
Türkiye’de büyük ya da orta ölçekli
birçok şirketin, ERP sistemine bağlı
yetki mekanizmalarında önemli
zayıflıklar bulunmasına rağmen,
bu durumun yarattığı risklerden
ve kontrol noktalarından haberdar
olmadığını gözlemliyoruz. Özelikle
kullanıcıların sorumlu oldukları
modül bazında değil de, tüm
sisteme yetkilisi olabilen roller
ile donatıldıklarına sıklıkla şahit
oluyoruz. Oysa ki kullanıcıların
görev tanımları ile uyumsuz ve
görevlerin ayrılığı ilkesi ile ters
Artan rekabet ortamı ile birlikte,
kurumsal yönetim ilkelerinin
önem kazandığı, şirket ortakları ve
yöneticilerinin şirketin iç kontrol
ortamının sağlanması konusunda
devredilemez yükümlülüklere
sahip oldukları günümüzde etkin
bir ERP altyapısı işletememesi
nedeni ile yukarıda belirtilen
risklerle karşı karşıya kalan birçok
kurumun “ERP Güvenlik Yönetimi”
konusunu gündemlerine aldıklarını
ve bu projelerin sunduğu stratejik
önemi fark ettiklerini söyleyebiliriz.
Son derece karmaşık ve çok
kullanıcılı yapılara sahip
ERP sistemlerinde, güvenlik
değerlerinin düşük olması, yetkisiz
kullanıcıların sistemde yüksek
yetkiler ile işlem yapmasına ve
yapılan işlemlerde sorumlulukların
belirlenememesine sebep
olabilmektedir. Ayrıca görevlerin
ayrılığı ilkesi ile ters düşen yetki
tasarımları mali tablolarda geri
dönülemez hataların oluşmasına;
suistimale yönelik işlemlerin
gerçekleştirilmesine ve fark
edilememesine imkan vermektedir.
Füsun Patoğlu
Başak Hekimoğlu
PwC Türkiye Şirket Ortağı
PwC Türkiye ERP Hizmetleri Lideri
Risk Süreç ve Teknoloji Hizmetleri
Risk, Süreç ve Teknoloji Hizmetleri
[email protected]
[email protected]
“ERP Güvenlik Yönetimi”
projesi kapsamında temelde,
• Şirketlerin iş akışlarının
masaya yatırılması ve bu
iş akışlarını destekleyen
yetki mekanizmalarının
değerlendirilmesi
• Yetkimekanizmalarının
yarattığı risk durumunun, farklı
uzmanlık ve bilgi birikimine
sahip iş birimleri tarafından
şirket genelinde ve birim
özelinde tartışılması
• Görev-TemelliErişimYöntemi
ile kişilere doğrudan yetki
verme anlayışının ötesine
geçilerek, iş gören yetkilerin
görevlerle ilişkilendirilmesi ve
kişilere görevleri içeren rollerin
atanması
• Yetkimekanizmalarında
standardizasyon sağlanarak
şirketin hedefleri ve iş
birimlerinin ihtiyaçları
doğrultusunda mevcut yetkilerin
yeniden yapılandırılması
aşamaları ele alınmakta ve şirketin
ihtiyaçları ile uyumlu, risklerden
arındırılmış standart ve yönetilebilir
bir yetki yapısı kurgulanmaktadır.
“ERP Güvenlik Yönetimi”
çalışmaları kapsamında yetkilerin
yeniden yapılandırılmasının
hemen takibinde ise; risklerini
sistematik ve kapsamlı bir
yaklaşımla yönetme ihtiyacı
duyan birçok şirketin, gerçek
zamanlı ve doğru bilgilerle
beslenen “Yönetişim Risk ve
Uyum(GRC)–Erişim Yönetimi”
teknolojik çözümlerinin
kurulumu ve kullanımına ciddi
yatırımlar yaptığını görmekteyiz.
Söz konusu çözümlerin aktif
kullanımı sayesinde, iyi
uygulamalar çerçevesinde
yeniden yapılandırılarak
merkezi ve standart bir kontrol
platformuna taşınan kullanıcı
erişim yönetiminin takibi için
etkin bir altyapı hayata geçiriliyor,
görevlerin ayrılığı prensibini ihlal
eden yetki kombinasyonlarının
ayrılamayacağı durumlar tespit
edici kontrollerle destekleniyor
ve acil durumlarda yetki
gereksinimlerini hızlı bir şekilde
ele almak için kullanıcılara
ayrıcalıklı ancak kontrollü
erişimler sağlanıyor.
Ancak bu projelerdeki kritik
başarı faktörünün bir GRC –
Erişim Yönetimi uygulamasının
hayata geçirilmesi öncesinde,
uygulamayı besleyecek altyapının
(rollerin) düzeltilmesi, görevlerin
ayrılığı prensibini destekleyecek
kural setlerinin şirketlere özel
tasarlanması ve şirket içindeki
yönetişim yapısının uygun şekilde
kurgulanmasından geçtiğinin
unutulmaması gerekir. Altyapısal
düzenlemeler tamamlanmadan
hayat geçirilen uygulamalar,
çoğu zaman binlerce yetki
çakışması ortaya çıkarmak ve
yönetilemez raporlar üretmekten
öteye gidemeyerek kullanılmaz
hale gelmektedirler. Dolayısıyla
GRC konusunda yatırım
yapmayı planlayan şirketlerin
proje adımlarını bu gözle
değerlendirmeleri, yatırımlarının
geri dönüşünü başarılı bir şekilde
almalarını sağlayacaktır.
Özetle, karmaşıklaşan süreçler,
artan riskler ve mevzuat
yükümlülükleri şirketleri etkin bir
risk yönetimi yapma ve iç kontrol
ortamı sağlama noktasında
zorlarken, güvenli bir ERP
altyapısını, doğru kurgulanmış
araçlarla da destekleyen şirketler.
bu süreci çok daha etkin ve az
maliyetle yönetebilmektedirler.
KAPAK KONUSU: İNOVASYON............................................................................................................................................................
neden olabildiği gibi, doğru bir
yönetim ile benzersiz fırsatlara da
dönüşebiliyor.
Bahsi geçen zorlukların çözüme
kavuşturulması için, tıpkı sorunlar gibi
çözümlerin de çok katmanlı olması ve
mevcut ürün ya da hizmetlerin temel
uygulamalarının ötesine geçmesi
gerekiyor. SAP’nin Tasarım Odaklı
Düşünce (Design Thinking) yaklaşımı,
tam da bu noktada devreye giriyor.
Günlük iş sorunlarını çözmekten
rekabet avantajı elde etmeye kadar
geniş bir yelpazede uygulanabilen
tasarım odaklı düşünce, şirketlerin
büyümelerini sürdürebilmeleri
için kesintisiz biçimde inovasyon
yapmalarını gerektiriyor.
Problemlerin çözümünde yeni ve
yenilikçi fikirler yaratma sürecinden
oluşan Tasarım Odaklı Düşünce,
her türlü sektöre veya uzmanlık
alanına uygulanabiliyor. Doğru
biçimde ve yetenekli bir ekiple
kullanıldığında, teknolojide olduğu
kadar, eğitim ya da perakende gibi
sektörlerde de devrim niteliğinde
sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Tasarım
Odaklı Düşünce’nin uygulandığı
proje toplantılarında, müşteriler
12
ya da iş ortakları için yepyeni ürün
ve hizmetler ortaya çıkabilirken,
mevcut iş süreçlerinde muazzam
verimlilik artışı gibi sonuçlar da bu
gibi etkinliklerin artıları arasında yer
alıyor. Tasarım Odaklı Düşünce doğru
uygulandığında, kurum içerisindeki
insan kaynakları, finans, pazarlama ve
operasyon ekiplerini çevik birer gelir
merkezine dönüştürebiliyor.
Adım adım inovasyon
Tasarım Odaklı Düşünce sürecinin
ilk adımını, anlamak oluşturuyor. Bu
adımda, projeyle ilgili olabildiğince
çok arka plan bilgisi toplamak ve
konu hakkında yeterliliği artırmak
öncelikli hedef... Konu hakkındaki
yetkinliğin artmasıyla birlikte,
çözümün tasarlanmasındaki zorluklar
elde edilen bilgilerle eşleştiriliyor.
Bir sonraki adımda ise gözlemleme
süreci başlıyor. İnsanların neye ihtiyaç
duydukları, bu konuda neler yaptıkları
ve ne bekledikleri gözlemleniyor.
Projenin tarafları arasındaki empati bu
aşamada kuruluyor.
Tanımlama adımında ise,
belirlenen ihtiyaçların net bir
tanımlaması yapılıyor ve konuyla
ilgili derinlemesine analizler
gerçekleştiriliyor. Katılımcılar sürekli
olarak “Nasıl yaparız?” sorusuna yanıt
arıyor. Yanıtlarda, insanların yaşadıkları
deneyime etki edecek değişikliğin ne
olması gerektiği dile getiriliyor.
Tasarım Odaklı Düşünce’nin belki de
en kritik adımı, fikir üretmek. Proje
katılımcıları, projenin niteliğine bağlı
olarak onlarca fikir üzerinden beyin
fırtınası gerçekleştiriyor. Hiçbir fikir
“uçuk” olarak değerlendirilmiyor ve
tüm katılımcıların görüşleri dikkate
alınıyor. Fikir üretme sürecinde sayısal
fazlalık teşvik ediliyor. Katılımcıların
daha fazla fikir üretmesi, bu aşamanın
daha verimli geçmesi demek oluyor.
Tasarım Odaklı Düşünce sürecinin
sınır koyulmayan bir diğer bölümü de
prototip oluşturma. Üretilen fikirlere
dair prototipler bir çizim, bir model
ya da bir karton kutu şeklinde hayat
bulabiliyor. Fikirlerin gerçek hayat
tasvirlerinin hızlı ve olabildiğince basit
bir şekilde yapılabilmesi önem taşıyor.
Prototip aşaması, olası hatalardan ve
yanlış seçimlerden erken dönmek için
bir güvenlik şeridi işlevi görüyor.
Son adımda ise proje için hazırlanan
ve seçilen prototipin test edilmesi
...............................................................................................................................................................................................................................
KAPAK KONUSU: İNOVASYON...........................................................................................................................................................
gerekiyor. Gerçek koşullarda yapılan
testlerde, nelerin işe yarayıp, nelerin
yaramadığı tespit ediliyor. Böylelikle
prototip aşamasına hızlı bir dönüş
yaparak, alınan geri bildirimler
doğrultusunda gerekli değişiklikler
yapılabiliyor. Fikirlerin denenmesi, son
kullanıcılara gerçek faydaları konusunda
katılımcılara net bilgiler sağlıyor.
Odakta müşteri var
Sektörü ne olursa olsun, her işin
mevcut ve gelecekteki durumunu
belirleyen etken her zaman müşteridir.
Hem içeride hem de dışarıdaki
müşterilere sunulan ürün ve
hizmetlerin gerçek değer yaratması
ve belirli iş ihtiyaçlarına yanıt
vermesi gerekiyor. Müşteriyi bahsi
geçen ürün ve servis için sadece bir
değerlendirme/eleştiri mekanizması
olarak görmek verimliliği köreltirken,
karşılıklı başarı şansını da düşüyor.
Tasarım Odaklı Düşünce yaklaşımıyla
müşterileri de projenin yaşam
döngüsüne en baştan itibaren dahil
etmek, yeni ürün ve servislerin
yarattığı değeri ortaya çıkarmaya
yarıyor. Süreç içerisinde sıklıkla
tekrarlanan “hatayı erken yap”
felsefesi, birçok farklı prototip
oluşturmayı ve kullanıcılardan geri
bildirim alarak gerçeklere dayalı
hareket etmeyi sağlıyor. Böylelikle
inovasyon, bir tesadüf veya şans eseri
olarak değil, doğru atılan adımların
ve müşteri ile proje ekibi arasında
oluşturulan sinerjinin bir sonucu
olarak ortaya çıkıyor.
SAP’den İnovasyon Günleri
İş yapacak herhangi iki kurum ya
da bir şirket ve müşterileri arasında
gerçekleşen proje toplantıları, genel
itibarıyla sınırları önceden belirlenmiş
bir senaryoyu izler. İlk konuşmaların
ardından, tarafların uzun uğraşlarla
hazırladığı sunumlar karşılıklı (ya da
tek taraflı) olarak gerçekleştirilir, fikir
alışverişi yapılır, teklifler netleştirilir ve
görüşme, verimliliği tartışılır bir şekilde
tamamlanır.
Oysa rekabetin geçmişe göre büyük
artış gösterdiği günümüzde, fark
yaratabilmek için önceden belirlenmiş
kalıpları kırmak, sunumları aşmak
gerekiyor. SAP’nin hem kurum
kültürü olarak benimsediği hem
de ekosisteminde yaygınlaşmasını
14
sağladığı Tasarım Odaklı Düşünce
yaklaşımı, proje toplantılarını
bambaşka bir boyuta taşıyarak her iki
tarafın da gerçekten özgün bir çalışma
ortaya koymasına olanak tanıyor.
Bu tür toplantılar, SAP’nin
kurumlara özel gerçekleştirdiği
İnovasyon Günleri'nde gerçek
amacına ulaşıp verimli sonuçlar
doğuruyor. Müşterinin ve SAP’nin
çalışma ortamından farklı bir yerde
düzenlenen ve en az 1 tam gün
süren bu etkinliklerde, SAP müşterisi
olan kuruluşun, kendi müşterilerine
nasıl katma değerli hizmetler
sunabileceği, ne tür yenilikçi değerler
önerilebileceği ele alınıyor. Tasarım
Odaklı Düşünce çerçevesinde
yürütülen İnovasyon Günleri, bu
felsefenin merkezi olan d.school’un
literatüründen de yararlanıyor.
Özetle İnovasyon Günleri, iş odaklı
düşünce yapısında son derece başarılı
olan üst düzey yöneticilere, işlerine
bir de Tasarım Odaklı Düşünce
çerçevesinden bakma ve böylece
yenilikçi çözümlere ulaşma konusunda
destek veriyor.
SAP’nin Gençlerle Buluşma
Noktası: Innovation Jam
SAP’nin küresel anlamda uyguladığı
Innovation Jam, özellikle bilgisayar
mühendisliği alanına odaklanarak
üniversitelilerle çeşitli atölye çalışmaları
yapılmasına imkan sağlıyor. SAP
Türkiye ise bu konsepti genişleterek
Tasarım Odaklı Düşünce çerçevesinde
yaratıcı ve yenilikçi çözümler üretmek
üzere üniversitelerle işbirliği yapıyor.
Organizasyon çalışmaları tamamlanan
ve yeni öğretim yılında uygulamaya
geçecek olan Innovation Jam
etkinliklerinde, üniversite öğrencileri
ile SAP uzmanları bir araya gelerek
varsayımsal şirketlerin yine varsayımsal
sorunlarına yenilikçi çözümler üretmek
üzere fikir alışverişinde bulunacak. Bir
anlamda “yaratıcılık esaslı sorun çözme
atölyesi” olarak da tanımlanabilecek
Innovation Jam etkinliklerinde, isteyen
şirketler kendi sorunlarını da masaya
yatırıp gençlerin katkılarını alabilecek.
İnovasyon burada öğretiliyor: d.school
Dünya genelinde karşılaşılan zorlukların ölçeği ve karmaşıklığı benzersiz bir
hal almış bulunuyor. Çözüm ise ancak tek bir alanla sınırlı kalmayan, dünyada
olup bitenin ötesinde nelerin mümkün olduğunu görme yeteneği olan
inovasyoncuların ortak çalışmasıyla meydana getirilebiliyor. Öğrenciler ise
bu karmaşık ortamda yaratıcı özgüveni teşvik eden ve geleneksel akademik
disiplinlerin sınırlarını ortadan kaldırabilen bir eğitim anlayışına ihtiyaç duyuyor.
Stanford Üniversitesi’nin Mühendislik Bölümü’ne bağlı olarak 2005 yılında
kurulan Hasso Plattner Institute of Design (d.school), bu karmaşık sorunları
çözmek için inovasyona hakim bir nesil yetiştirmeyi hedefliyor. Tamamen farklı
geçmişlere sahip öğrenci ve fakülteleri bir araya getiren d.school, gerçek dünya
problemlerine karşı yenilikçi ve insan odaklı çözümler geliştiriyor. Öğrencilerin
ve fakültelerin tecrübe ettiği dönüşüm, d.school’un hızla büyümesini sağlıyor.
Eğitim sürecinin ve müfredatının temeline Tasarım Odaklı Düşünce’yi
yerleştiren d.school, mühendislik ve tasarımda kullanılan yöntemleri sanat,
sosyal bilimler ve iş dünyasından katkılarla harmanlıyor. Bu süreçte ekip
arkadaşları ortak bir amaç için bir araya geliyor: Tasarım yaptıkları insanların
hayatlarını daha iyi hale getirmek.
Tasarım odaklı düşünceyi öğrenmenin en iyi yolu onu uygulamak olduğu
için, d.school’da öğrenciler tecrübeye dayanan bir eğitim ortamında çalışıyor.
Öğrenciler gözlem, beyin fırtınası, sentez, prototip oluşturma ve uygulama gibi
bir dizi adım arasında hızla geçiş yaparak, inovasyonun kilit süreçleri hakkında
deneyim kazanıyor. Eğitimin odağında inovasyon yapmak değil, inovasyona
hakim bireyler yetiştirmek bulunuyor.
Herhangi bir puanlama sistemi bulunmayan d.school; mühendislikten sanata,
eğitimden hukuk ve sosyal bilimlere kadar farklı bölümlerden öğrencilerin bir
araya geldiği ve projeler üzerinde özveriyle çalıştığı bir merkez olarak faaliyet
gösteriyor. Yılda yaklaşık 650 öğrenciye eğitim imkanı sunan okul, üniversite
genelinde yoğun katılım görüyor.
Düşünce Hızında İş Zekası Çözümleri...
SAP Business Analytics Uygulamaları
(HANA,
NA, Busines
BusinessObjects, BPC, Mobile BI)
Perakendeden enerjiye, sağlktan otomotive, eğitimden gdaya kadar birçok sektörde
başarl işlere imza attk, gelin sizin projelerinizi de birlikte gerçekleştirelim.
2010, 2011 VE 2012 YILLARINDA TÜRKİYE’NİN
EN ÇOK SAYIDA
BAŞARILI YENİ İŞ ZEKASI PROJESİNİ
GERÇEKLEŞTİREN İŞ ORTAĞI
D-CAT TECHNOLOGIES
2010
10
0, 2011
01 ve
e 2012 yllar içerisinde bir ço
ok
başarl proje
p oje ile,
e, Türkiye’nin
T
Türkiye
en fazla sayda SAP
P
Busine
Busin
sinessOb
bjects uygu
ulamasn geliştirmemiz
bir tesa
tesadü
esadüf
üf değil, gelin bugün sizinle başarl
bir iş zekas
ekas projesi
projes
proj ile işinize nasl değer
katacağmz,
tacağmz,
m yatrm geri dönüşlerinizi birlikte
nasl arttrac
cağmz konuşalm.
D-CAT Technologies, kurumlardaki dağnk ve tek
başna anlamsz “veri”nin, anlamlandrlmş “bilgi”ye
dönüşüm serüvenindeki her türlü alanda uzmanlaşmş
kadrosuyla, dünyadaki konu ile ilgili büyük yazlm
sağlayclar ile iş birlikteliği ile, çözümler sunmaktadr.
D-CAT İş Zekas departman
ma
an analis
analistleri,
stleri, b
bu serüvende
verinin temizliği,, ve bi
bilgiye dönüşüm
nüşüm esnasnda
“hangi bilgi”ye
ye ““nasl” dönüştüğünün
üğün analizi
konusunda da iş
ş uz
u
uzmanlarnz
nlar z ile kol kkola çalşr.
facebook.com/d.cat.technologies
twitter.com/D_CAT_Tech
Linkedin.com/company/d-cat-technologies
www.dcat.com.tr
KAPAK KONUSU: İNOVASYON............................................................................................................................................................
KURUMA ÖZEL İNOVASYON ROTASI
İnovasyonun ne demek olduğunu ve neler kazandırabileceğini bilmek
elbette önemli. Ama asıl sorun, inovasyon rotanızı doğru çizebilmek. SAP;
sektörlerin, hatta firmaların kendilerine özgü inovasyon ihtiyaçlarını tespit
etmek, bu ihtiyaçları karşılamanın en yenilikçi ve verimli yollarını tartışmak
üzere tamamen kuruma özel İnovasyon Günleri düzenliyor.
İnovasyonun kısa tanımını önceki
sayfalarda yapmıştık: “Yeni ve farklı
fikirleri, değer yaratan süreçlere
dönüştürmek.” Bu genel tanımı elbette
her sektöre uyarlamak mümkün ama
tek tek firmalar ne yapacak? Örneğin
siz, sektörünüzde firmanızı bir adım öne
taşıyacak, “yenilikçi” olarak anılmanızı
sağlayacak fikirleri ne tür süreçlerle
hayata geçirebilirsiniz? Hangi noktalara
16
odaklanmalı, nelere dikkat etmeli,
nelerden kaçınmalısınız?
İnovasyon, her ne kadar çok yaygın
kullanılsa da “biz yaptık, oldu”
denebilecek bir süreç değil. Uzmanlık,
öngörü, vizyon ve deneyim gerektiriyor.
Bunu bilen SAP, inovasyon sürecinde
de tamamen firmanıza özel destek
sunuyor. İnovasyon Günleri adı verilen
etkinliklerin her biri tek bir müşteriye
odaklanıyor.
SAP Türkiye ekibinin deneyimli
yöneticileri ve uzmanlarının katılımıyla
yapılan İnovasyon Günlerinde en
öncelikli amaç, firmayı üst düzey
yöneticilerin ağzından dinlemek,
inovasyon ihtiyaçlarını anlamak, iş
süreçlerindeki olumsuz noktaları
olumluya çevirerek sorun çözmeye
yönelik bir yol haritası çizmek.
Sorunu belirledikten sonra sıra fikir
üretmeye geliyor. Tamamen interaktif
olarak yürütülen bu süreçte, toplantıya
...............................................................................................................................................................................................................................
katılan üst düzey çalışanlar not kağıtları,
renkli kalemler, tahta kalemleriyle
fikirlerini paylaşıyorlar. Bu keyifli ve
verimli uygulama, bir çizer tarafından
gerçek zamanlı olarak takip ediliyor ve
çizime dökülüyor.
Her bir İnovasyon Günü tek bir firmaya
odaklı ve dışarıya kapalı olarak yapılıyor.
Dolayısıyla şirket stratejileri, hedefler,
zorluklar rahatça tartışılabiliyor.
Böylesinde açık bir ortamda üretilen
fikirlerin “inovasyon”a kapı açması daha
da kolay oluyor.
Tasarım odaklı düşünce
Örneğin...
Çoğu zaman sektör lideri firmalarla
gerçekleştirilen İnovasyon
Günlerinden birinde, 130 üst
düzey yöneticinin katılımıyla 3 ayrı
inovasyon oturumu düzenlendi.
Atölye çalışmaları şeklinde
gerçekleştirilen oturumların
sonucunda, bir gün içinde 65’ten
fazla yenilikçi fikir üretildi.
SAP’nin İnovasyon Günlerinin
temelinde, son dönemde sık sık dile
getirilen ve global anlamda bir SAP
anlayışı haline gelen “tasarım odaklı
düşünce” (design thinking) yaklaşımı
yatıyor. “Tasarım odaklı düşünce”,
yaratıcı süreçler ile analitik süreçleri
bir araya getiren ve dolayısıyla farklı
disiplinler arasında işbirliği gerektiren
bir yöntem olarak tanımlanıyor.
Gerek mühendislik, gerekse tasarım
yöntemlerinin kullanıldığı bu sürece
sanat, sosyal bilimler, iş dünyasına
ilişkin bilgiler de destek veriyor.
İnovasyon Günleri işte tam da bu mantık
çerçevesinde hazırlanıp uygulanıyor.
Öncelikle üst düzey yönetimin
desteği ve katılımı sağlanıyor. SAP’nin
çok-katmanlı ve büyük kuruluşlar
konusundaki global deneyimi ve pek
çok sektörde en başarılı uygulamalar
konusundaki bilgi ve uzmanlığı,
tehditleri ve fırsatları daha iyi görmeyi,
firmaların ihtiyaçlarını daha sağlıklı
bir şekilde belirleyebilmeyi sağlıyor.
Sonra da bu ihtiyaçlar ve fırsatlar
doğrultusunda, hep birlikte inovasyonun
yol haritası çiziliyor. Hem de rengarenk
kağıtlarla ve beyaz tahtalarla!
Neden beyaz
tahta?
Her şeyin dijitalleştiği, küçücük
cep telefonlarına ve tabletlere
sığdırılabildiği bir çağda, dünya devi
bir BT şirketi olan SAP’nin renkli
kağıtlar ve beyaz tahta önermesi
tuhaf gelebilir. Nedenini hemen
söyleyelim: Kalemler, kağıtlar ve
beyaz tahtalar düşüncelerimizi
görselleştirmemizi sağlıyor. Bu
sayede, bir düşünce bir başka
düşünceyi çağrıştırabiliyor. Ayrıca
iletişim kolaylaşıyor ve izleyicilerin
konsantrasyonu ve katılımı artırılıyor.
17
TREND...................................................................................................................................................................................................
SAP HANA’nın
kapıları
GİRİŞİMCİLERE açık
SAP HANA’nın sunduğu çözümler büyük ölçekli işletmeleri hedefliyor. Ama SAP HANA üzerinde çalışan yenilikçi
çözümler, genç işletmeleri de yakından ilgilendiriyor. SAP, HANA üzerinde hayata geçirilebilecek yenilikçi fikirleri olan
genç şirketleri, SAP Startup Focus programında bir araya getirip bu işletmelere büyük bir dünyanın kapılarını açıyor.
SAP HANA’nın kullandığı çözümler
ölçek tanımıyor. Verilerin, işlem
kapasitelerinin, rakamların ve
beklentilerin çok büyük ve gösterişli
olduğu dünyamızda, SAP HANA
start-up şirketlere, yani “yeni”lere de
yaratıcılık çerçevesinde imkan tanıyor.
SAP’nin tamamen genç işletmelere
yönelik SAP Startup Focus programı,
dünya genelinde 600’den fazla yeni
şirketin ve yeni uygulamanın gelişimine
katkıda bulunuyor. İlk olarak Mart
2012’de başlatılan program, barındırdığı
yenilikçi çözümlerle yaklaşık 1,5
yılda yaygın bir kullanıma ve büyük
başarılara imza attı. Startup Focus
18
programına bugüne dek katılan genç
şirketlerin yenilikçi uygulamaları,
kanser hastalarına kişiye özel ilaç
geliştirilmesinden akıllı telefon tabanlı
gıda yönetimi hizmetlerine kadar
çeşitlilik gösterebiliyor.
Programın temel hedefi, inovasyonu
teşvik etmek ve genç şirketlerin yenilikçi
çözüm ve uygulamalarını SAP HANA’ya
taşıyabilmeleri ve hiçbir masrafa
girmeden global piyasada yerlerini
almaları için gereken teknolojiyi,
desteği, kaynakları ve iletişimi
sağlamak. Programa katılmaya hak
kazanan genç şirketler, 12 aya kadar
ücretsiz HANA lisansı ve kullanım yetkisi
elde ediyor.
Silikon Vadisi’ndeki SAP uzmanlarının
da katılımıyla düzenlenen SAP Startup
Focus programlarında, normal şartlarda
erişim alanı sınırlı olan genç şirketler
global erişim elde ediyor. Ayrıca SAP’nin
satış gücünü de arkalarına alarak dünya
pazarlarına açılabiliyor, 120 ülkede
toplam 15 bin SAP satış uzmanına
ulaşabiliyorlar.
Program, yeni kurulan şirketlere
teknoloji desteği sunarken, oluşturulan
platformlar üzerinden işbirliği imkanı da
...............................................................................................................................................................................................................................
Harekete geçmek için 9 iyi neden
1 SAP Startup Focus programı
sayesinde, Silikon Vadisi’nden gelen
SAP uzmanları ve Türk pazarındaki
yatırımcı şirketlerle buluşma imkanı
kazanılıyor.
2 SAP’nin satış gücü sayesinde, genç
şirketler global pazarlara erişim
şansı elde ediyor.
3 Dünya genelinde programda kayıtlı
640’tan fazla genç şirket bulunuyor.
4 30’dan fazla genç şirket pazara
çıkmış durumda.
5 Katılan genç şirketlerin yaklaşık
genç şirketin etkili organizasyonlara
ve olası müşterilerle toplantılara
katılımını sağlıyor.
• Bu genç şirketlere SAP HANA
Marketi’nde, sosyal medyada ve
basında, global SAP Startup Focus
bülteninde yer veriliyor.
• Süreç toplamda 12 ay devam ediyor,
duruma göre süre uzatılabiliyor.
Ödüllendirme
veriyor. SAP Startup Focus, bunlara ek
olarak SAP HANA platformundan nasıl
en yüksek faydanın elde edilebileceği
konusunda da yardımcı oluyor.
Sistem nasıl işliyor?
• Yenilikçi bir projesi olduğunu düşünen
bir şirket, www.saphana.com
üzerinden SAP Startup Focus
programına başvuruda bulunuyor.
Başvuru kabul edilirse, diğer genç
şirketlerin, yatırımcıların, medyanın
ve SAP çalışanlarının katıldığı bir SAP
Startup Forum’da şirketini ve projesini
tanıtma imkanı elde ediyor.
• Eğer proje kabul görürse, SAP çözüm
mimarları projenin prototip olarak
hayata geçirilmesi için genç şirketteki
ekibe eğitimler veriyor.
• Prototip hazırlandıktan sonra, SAP
Startup Focus pazarlama ekibi,
SAP bu kapsamda özel bir yarışma
da düzenleyerek SAP Startup Focus
Awards ile şirketlerin hazırladığı başarılı
çözümleri ödüllendiriyor. Mayıs 2013’te
Orlando’da düzenlenen SAPPHIRE NOW
etkinliğinde, SAP Yönetim Kurulu Üyesi
Dr. Vishal Sikka, başarılı üç start-up’ı
ödüllendirdi. Warwick Analtyics, SAP
HANA ile En Yenilikçi Çözüm ödülünü
alırken, diğer isimler endüstride yüksek
dönüşüm potansiyeli sunan NexVisionix
ile en fazla kişiye ulaşan ve yüksek fayda
sağlayan Semantic Visions oldu.
Etkinlikte bir konuşma yapan Warwick
Analytics CEO’su Dan Somers, SAP’nin
yüksek verimlilik odaklı çözümlerinin
hem teknik hem de ticari anlamda
kendilerine büyük avantaj sağladığını
dile getirdi. Somers ayrıca SAP
HANA’nın şirkete önemli bir hız
kazandırdığını, böylece müşterilerine
daha net ve daha seri analizler
sunabildiklerini belirtti.
SAP Startup Focus programı, dünyanın
farklı ülkelerinde düzenlenen ve
programa kabul edilmiş genç
şirketlere ücretsiz katılım imkanı sunan
SAP Startup Forum etkinlikleriyle
yaygınlaştırılıyor. Yalnızca Ağustos
ayında dört farklı ülkede bu etkinlikleri
%35’i Kuzey Amerika’da, %41’i
Avrupa’da, %20’si Asya’da ve %4’ü
Afrika’da yer alıyor.
6 Farklı iş modelleri kullanılabiliyor:
B2B, B2E ve B2C.
7 22 farklı sektörden ve 9 farklı iş
alanından uygulama senaryoları
bulunuyor.
8 Çok sayıda M2M senaryo da yer
alıyor.
9 Senaryoların yaklaşık %60’ı SAP’nin
geleneksel uzmanlık alanlarının
dışındaki alanlardan geliyor.
organize eden SAP’nin belirlediği
adresler Çin, ABD, Avustralya ve
Hindistan olarak sıralanıyor. SAP HANA
Startup etkinliğinin Türkiye'ye özel
ayağının da 2013 yılı içinde yapılması
planlanıyor.
Ayrıntılı bilgi için:
Cenk Sezgin, İnovasyon Yöneticisi
[email protected]
Örnek Startup
Focus programı
1. Gün
• SAP HANA’yı hiçbir ek maliyet
olmadan kendi işine uyarlayıp
geliştiren “genç” şirketlerin başarı
öyküleri
• Kurumsal müşterilerden ve
sektör uzmanlarından oluşan SAP
ekosisteminin uygulanabilir ticari
fırsatlarla ilgili deneyimleri
• Sizin öyküleriniz: Şirketinizi risk
sermayesi şirketlerine, sektör
uzmanlarına, basına ve SAP
yöneticilerine tanıtın
• SAP Ventures ve SAP HANA Gerçek
Zamanlı Fonu hakkında bilgi
edinin
• Uzmanlar, risk sermayesi şirketleri,
basın, akademisyenler ve diğer
genç şirketlerle tanışın
2. Gün
• Genç firmanızın SAP HANA
yöneticileri ve geliştiricileri için
teknik eğitim
• Temel SAP HANA teknolojileri
• Uygulamalı çalışmalar
19
TREND..................................................................................................................................................................................................
SAP HANA ACADEMY VE OPENSAP İLE
HANA DÜNYASININ DERİNLİKLERİNE DALIN
SAP, bellek içi platformu SAP HANA’nın kullanımını yaygınlaştırmak, daha
da önemlisi SAP HANA uzmanlarının yetişmesini sağlamak üzere çeşitli
eğitim hizmetlerine imza atıyor. Bunlardan biri olan SAP HANA Academy,
internet üzerinden videolar ve dokümanlar aracılığıyla SAP HANA eğitimi
veriyor. Tam bir sanal üniversite olan openSAP ise SAP’nin en deneyimli
çalışanlarının verdiği dersler, ödevler ve sınavlarla, HANA geliştiricilerindeki
iş gücü açığını kapatmak açısından büyük önem taşıyor.
Öğrenmenin sonu yok. Özellikle de
yenilikler söz konusu olduğunda.
SAP, bellek içi platformu SAP HANA’yı
piyasaya sunduktan sonra, bu yeni
ve geniş kapsamlı platformun işleyişi
konusunda eğitim vermek üzere SAP
HANA Academy’yi kurdu. “İnternet
üzerinden SAP HANA eğitimi” olarak
tanımlayabileceğimiz SAP HANA
Academy, zengin içeriği ve video
kayıtlarıyla SAP iş ortaklarına hizmet
veriyor. www.saphana.com
adresinden ulaşılabilen bu içeriklerde,
HANA kullanımını ve başarılı
örnek uygulamaları içeren 300’ün
üzerinde video bulunuyor. How
To, Analytics, Startups ve Solutions
başlıkları altında toplanan bu eğitim
içerikleri, HANA hakkında hiç bilgi
sahibi olmayanlardan pek çok proje
Neden openSAP?
• Performans odaklı bir ortamda,
aynı konumdaki öğrencilerle
etkileşim imkanı
• Eğitim malzemelerine İnternet
üzerinden, her an ve yer yerde
erişim
• Etkili ve verimli interaktif araçlarla
öğrenim
• Uzmanlara danışarak karmaşık
sorunları çözme olanağı
• Sınavla performansın
değerlendirilebilmesi
• Eğitim sonunda verilen başarı
belgesi
• Kişisel hedeflere erişimde uzman
yardımı
• Bireysel başarıların meslektaşlarla
paylaşımı
• Kariyer geliştirme fırsatı
• Uzmanlarla ve diğer katılımcılarla
bir ağ oluşturma imkanı
20
geliştirmiş deneyimli isimlere kadar
her seviyede kullanıcıya hitap ediyor.
50’nin üzerinde video SAP HANA’nın
kullanıldığı projeleri içerirken,
geliştirme yapanlara yönelik 15
workshop videosuna da siteden
erişilebiliyor. Diğer videolar ise
uygulama kütüphaneleri, entegrasyon
yöntemleri gibi başlıklarla sunuluyor.
Sitedeki içerikler elbette bu
eğitimlerle sınırlı değil. SAP HANA SPS
6 (Support Package Stack) hakkındaki
yenilikler, Sybase Replication Server
eğitimleri, kurulum ve yönetim
ipuçlarına dair detaylı ve çok sayıda
eğitim dokümanına erişilebiliyor.
Ayrıca SAP HANA Studio ve SAP Data
Services ile veri kullanımına yönelik
uygulamalar, yine SAP HANA Studio
ile veri modelleme, SAP HANA ve
Crystal Reports birlikteliğinin getirdiği
avantajlar SAP HANA Academy
dünyasının diğer olanakları arasında
bulunuyor.
SAP HANA arayüz entegrasyonu
servisleri ile SAP HANA ve Business
Warehouse kullanımı da zengin
SAP dünyasını tanımak isteyenlere
yardımcı oluyor. SAP HANA’nın mobil
cihazlarda kullanımına yönelik özel
bir başlık da bulunan programda,
ilgili Android uygulamalarının nasıl
geliştirilebileceği, HTML 5 kullanımı
gibi alt başlıklar yer alıyor. Bu eğitim
araçlarından faydalanan kullanıcılar,
training.sap.com adresinden eğitim
ve sertifikasyon programlarına
dahil olarak sertifikasyon sürecine
katılabiliyor.
Yeniden üniversiteli olmak...
SAP HANA Academy bir eğitim portali.
Ama SAP bu eğitimleri bir adım ileriye
taşıyarak, büyük ihtiyaç duyulan SAP
HANA geliştiricileri yetiştirmek üzere
sanal bir üniversite de kurdu. HANA’ya
odaklanan openSAP’de SAP HANA
Üzerinde Yazılım Geliştirme, Mobil
Çözümler Geliştirmeye Giriş, Bellek
İçi Veri Yönetimi gibi dersler, SAP’nin
alanında en deneyimli uzmanları
tarafından veriliyor. Sadece derslerden
ibaret olmayan bu sistemde ödevler,
projeler, final sınavları da yer alıyor.
Eğitim, ortalama 5-7 hafta sürüyor.
openSAP’nin kapıları, kendi
alanlarında BT bilgilerini geliştirmek
isteyen profesyonellere, en yeni BT
gelişmelerini öğrenmek isteyenlere, BT
ile ilgilenen üniversite öğrencilerine
açık. SAP çalışanlarının da katılabildiği
bu eğitimlere özellikle SAP dışından da
çok talep var. Bu zamana kadar eğitim
alanların %84’ü SAP dışından katılan
kişiler oldu. Pek çok farklı kesimden
ilgi gören openSAP’ye açıldığı
gün 40 bin başvuruda bulunuldu.
Eğitim sonrasında 11 bin kişi final
sınavlarında başarılı olarak süreci
tamamladı.
openSAP derslerinin tümü online
gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla
internet bağlantısı olan herhangi bir
cihazla, derslere her an, her yerden
erişilebiliyor. Her hafta ödev verilen
sistemde, ödevler uzmanlar tarafından
notlandırılıyor. İngilizce yürütülen
derslerin dışında, katılımcılar yine aynı
platform üzerindeki forumlarda çeşitli
konuları tartışma imkanı buluyor.
Ayrıntılı bilgi için:
Cenk Sezgin, İnovasyon Yöneticisi
[email protected]
SAP HANA’nın Performansı
HP Çözümleriyle Daha da Artıyor
20 yılı aşkın bir süredir SAP ile birlikte
çalışmalar gerçekleştiren HP, bu köklü
işbirliğinin en yeni ve güçlü örneğini
SAP HANA platformuna yönelik
çözümleriyle gösteriyor.
Duyurulduğu ilk günden bu yana tüm dünyada sektörlerinin önde
gelen firmaları tarafından daha yüksek performans ve hız avantajı
için tercih edilen SAP HANA platformunun yetenekleri, HP’nin HANA
için özel olarak geliştirdiği çözümlerle artıyor. Sektörün en rekabetçi
uygulamalarının hayat bulmasını sağlayan bu etki, kurumların
optimum faydayı elde etmesinin yolunu da açıyor.
HP Mükemmeliyet Merkezi’nden
Yaratıcı SAP HANA Çözümleri
Kurumların, bellek-içi veri işleme çözümlerine geçiş sürecini
hızlandırmak için çalışan HP Mükemmeliyet Merkezi (CoE),
kurumların gerçek zamanlı veri işleme teknolojisinden yararlanarak
performanslarını artırmalarını ve risklerini azaltmalarını sağlıyor.
SAP HANA ve SAP Business Suite için çözümler sunan bu merkez,
bellek-içi veri işleme teknolojilerinden optimum faydanın
elde edilmesinin yolunu açıyor. HP Mükemmeliyet Merkezi’nin
sunduklarıyla;
• HP mühendislik laboratuvarları, HP Labs işbirliğiyle bellek-içi
veri işleme için optimize edilen yeni mimari ve platformlar
geliştiriyor.
• HP Kurumsal Hizmetler Bölümü, SAP HANA teknolojisinden
yararlanarak iş süreçlerinde performansı artırıyor ve uygulama
dönüşümünü başlatıyor.
• HP sunucu, depolama, ağ çözümleri ve altyapı yönetimi
portföyünü kullanan mühendisler, SAP HANA ve SAP Business
Suite konfigürasyonlarını denetleyerek optimize ediyor.
• Kurulu olan, barındırılan ya da HP Bütünleşik Bulut üzerinden
sağlanan uygulama test ve geliştirme çözümleri, uygulamaların
kullanıma girme sürecini hızlandırarak hizmet kalitesini
yükseltiyor.
HP, Project Kraken ile Geleceği
Şekillendiriyor
HP Mükemmeliyet Merkezi’nin tecrübesi, geleceği şekillendirecek
yetenekte özel bir ürün ortaya çıkmasını sağladı: Project Kraken.
SAP HANA üzerindeki SAP ERP ve SAP CRM uygulamaları için
optimize edilen 8 terabayt kapasiteli bu tek imaj geliştirme
platfomu, gelecekte talep görecek yüksek kapasiteli bellek
sistemlerinin öncüsü olarak hizmet veriyor.
SAP HANA’ya Geçiş İçin Doğru Adres
SAP 2012 EMEA Innovator ve Impact Partner for SAP HANA
ödülleriyle, SAP çözümleri ve HANA üzerindeki başarısını kanıtlayan
HP, EML Benchmark testlerinden başarıyla geçerek performansını
kanıtlamış tek çözüm olma ünvanını da taşıyor.
Dünya genelinde sayısız büyük HANA projesinde imzası bulunan
HP’nin bu başarısında, Türkiye’deki çalışmalarının da önemli bir
katkısı bulunuyor. Yalnızca 2013 yılında Türkiye’nin finans, medya,
enerji ve sigorta sektörlerindeki önemli isimlerinde SAP HANA
projesi gerçekleştiren HP, referans proje sayısını ve çeşitliliğini her
geçen gün artırıyor.
HP, sürdürdüğü 20 yıllık iş ortaklığının yanı sıra, SAP’nin öncü altyapı sağlayıcısı olarak müşterilerinin SAP ile ilgili tüm ihtiyaçlarını
en verimli biçimde karşılıyor. HANA teknolojisinin ilk adımlarından itibaren uygulamayla ilgili çalışmalar gerçekleştiren HP; SAP HANA
çözümünü destekleyen altyapının oluşturulması için de SAP ile birlikte çalıştı. Bugün HP’nin SAP ile birlikte HP platformlarında binlerce
ortak kurulumu ve 25 binin üzerinde ortak müşterisi bulunuyor.
SAP’nin en büyük 10 global müşterisi arasında yer alan HP, müşterilerine dünya çapında 50’den fazla ülkede 1,7 milyonun üzerindeki
SAP kullanıcısını destekleyen binlerce güvenilir HP uzmanının sahip olduğu deneyimi bir avantaj olarak sunuyor. SAP çözümleri için
gerçekten güvenilir bir danışman ve uzman bir uygulayıcıya ihtiyaç duyan kurumların öncelikli tercihi HP oluyor.
Bağlanın!
hp.com/go/getconnected
Paylaşın
Tüm hakları saklıdır © 2012 Hewlett-Packard Development Company, L.P. Burada yer alan bilgiler, önceden haber
verilmeksizin değiştirilebilir. HP ürün ve hizmetleri ile ilişkili garantiler, söz konusu ürün ve hizmetlere ait açık garanti
beyannamelerinde belirtilir. Bu belgede yer alan hiçbir bilgi, ek garanti olarak değerlendirilemez. HP, bu belgede yere alan
teknik veya editöryal hata veya eksikliklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Bu bir ilandır.
SAP HANA implementasyonunda HP uzmanlığı farkı
RÖPORTAJ
IC HOLDİNG
SAP PROJESİ
IC Holding Bilişim Teknolojileri Direktörü, M. Erdin Kurbanoğlu ile başarı
öyküsüne konu olan SAP Projesi hakkında konuştuk.
FF
irmanız
irmanız
veve
faaliyetlerinizle
faaliyetlerinizle
ilgili
ilgili
bilgi
bilgi
verebilir
verebilir
misiniz?
misiniz?
IC IC
İbrahim
İbrahim
Çeçen
Çeçen
Yatırım
Yatırım
Holding
Holding
A.Ş.
A.Ş.
veve
grup
grup
şirketlerinin
şirketlerinin
temeli
temeli
1969
1969
yılında
yılında
atılmıştır.
atılmıştır.
Grubumuz
Grubumuz
inşaat,
inşaat,
enerji,
enerji,
turizm,
turizm,
sanayi,
sanayi,
altyapı,
altyapı,
hava
hava
veve
deniz
deniz
limanı
limanı
işletmeciliği
işletmeciliği
sektörlerinde
sektörlerinde
faaliyetlerini
faaliyetlerini
sürdürmektedir.
sürdürmektedir.
planlamaları
planlamaları
veve
kontrolleri
kontrolleri
daha
daha
sağlıklı
sağlıklı
yapılabilecek.
yapılabilecek.
İnsan
İnsan
kaynakları
kaynakları
süreçlerimizi
süreçlerimizi
grup
grup
içinde
içinde
standart
standart
hale
hale
getirdik.
getirdik.
BuBu
sayede
sayede
personel
personel
ileile
ilgili
ilgili
iş analizleri
iş analizleri
yapılacak,
yapılacak,
mevcut
mevcut
iş yükü
iş yükü
saptanmak
saptanmak
suretiyle
suretiyle
çalışanlar
çalışanlar
arasında
arasında
işlerin
işlerin
daha
daha
dengeli
dengeli
dağılımı
dağılımı
sağlanacak,
sağlanacak,
ayrıca
ayrıca
iş dağılımı
iş dağılımı
optimize
optimize
edilebilecek.
edilebilecek.
Gerçek
Gerçek
zamanlı
zamanlı
bilgiye
bilgiye
hızlı
hızlı
şekilde
şekilde
ulaşarak
ulaşarak
yönetsel
yönetsel
seviyede
seviyede
seriseri
kararlar
kararlar
alabilme
alabilme
becerilerimizi
becerilerimizi
ilerlettik.
ilerlettik.
Verimlilik
Verimlilik
artışı
artışı
sağlanacak,
sağlanacak,
ürün
ürün
veve
hizmetlerin
hizmetlerin
doğru
doğru
biçimde
biçimde
talep
talep
edilen
edilen
zamanda
zamanda
veve
kalitede
kalitede
üretilmesi
üretilmesi
müşteri
müşteri
memnuniyetine
memnuniyetine
katkı
katkı
sağlayacak.
sağlayacak.
Türkiye
Türkiye
dışında
dışında
iseise
başta
başta
Rusya,
Rusya,
Orta
Orta
Doğu,
Doğu,
Orta
Orta
Asya
Asya
veve
Avrupa
Avrupa
gibi
gibi
çeşitli
çeşitli
bölgelerde,
bölgelerde,
özellikle
özellikle
nitelikli
nitelikli
müteahhitlik
müteahhitlik
hizmetleri
hizmetleri
veve
orta
orta
ölçekli
ölçekli
sanayi
sanayi
grubu
grubu
faaliyetleri
faaliyetleri
olmak
olmak
üzere
üzere
birçok
birçok
proje
proje
gerçekleştirmektedir.
gerçekleştirmektedir.
IC IC
Holding
Holding
sürekli
sürekli
büyüyen
büyüyen
veve
gelişen
gelişen
kurumsal
kurumsal
birbir
yapı
yapı
üzerinde
üzerinde
veve
uluslararası
uluslararası
iş iş
ortaklıkları
ortaklıkları
sayesinde
sayesinde
dünyaca
dünyaca
tanınan
tanınan
birbir
marka
marka
haline
haline
gelmiştir.
gelmiştir.
Başarı
Başarı
öyküsüne
öyküsüne
konu
konu
olan
olan
SAP
SAP
projenizi
projenizi
kısaca
kısaca
tanımlar
tanımlar
mısınız?
mısınız?
SAP
SAP
iş çözümlerinin,
iş çözümlerinin,
faaliyet
faaliyet
gösterdiğiniz
gösterdiğiniz
sektördeki
sektördeki
özel
özel
ihtiyaçlardan
ihtiyaçlardan
hangilerini
hangilerini
karşıladığını
karşıladığını
düşünüyorsunuz
düşünüyorsunuz
? ?
Projemiz
Projemiz
IC IC
Holding
Holding
veve
grup
grup
şirketlerinde
şirketlerinde
temel
temel
olarak
olarak
mali
mali
işler
işler
veve
insan
insan
kaynakları
kaynakları
süreçlerini
süreçlerini
kapsamaktadır.
kapsamaktadır.
BuBu
çerçevede
çerçevede
IC IC
Holding,
Holding,
IC IC
İçtaş
İçtaş
İnşaat,
İnşaat,
Bomonti
Bomonti
Turizm,
Turizm,
Treysan,
Treysan,
IC IC
İçtaş
İçtaş
Enerji,
Enerji,
IC Vakfı
IC Vakfı
veve
Çeşme
Çeşme
Marina’da
Marina’da
finansal
finansal
konsolidasyon
konsolidasyon
sağlanmış,
sağlanmış,
insan
insan
kaynakları
kaynakları
süreçlerimiz
süreçlerimiz
grup
grup
içinde
içinde
standart
standart
hale
hale
getirilmiştir.
getirilmiştir.
Prefabrik
Prefabrik
sektöründe
sektöründe
faaliyet
faaliyet
gösteren
gösteren
Treysan’da
Treysan’da
ek ek
olarak
olarak
üretim,
üretim,
satış
satış
dağıtım,
dağıtım,
satın
satın
alma,
alma,
depo,
depo,
veve
tasarım
tasarım
süreçleri
süreçleri
dede
SAP’ye
SAP’ye
taşınmıştır.
taşınmıştır.
SAP
SAP
ileile
doğru
doğru
veve
hızlı
hızlı
bilgi
bilgi
akışı,
akışı,
kişilerarası
kişilerarası
veve
bölümler
bölümler
arası
arası
iletişim
iletişim
veve
bilgiye
bilgiye
ulaşma
ulaşma
konularında
konularında
verimlilik
verimlilik
artışı
artışı
sağlanmış,
sağlanmış,
böylelikle
böylelikle
zaman
zaman
veve
iş gücü
iş gücü
kaybının
kaybının
önüne
önüne
geçilmiştir.
geçilmiştir.
BuBu
projeye
projeye
neden
neden
ihtiyaç
ihtiyaç
duydunuz?
duydunuz?
Projeyle
Projeyle
ilgili
ilgili
hedeflerinizi
hedeflerinizi
paylaşabilir
paylaşabilir
misiniz?
misiniz?
Sahip
Sahip
olduğumuz
olduğumuz
kaynakları
kaynakları
daha
daha
doğru
doğru
kullanabilmek,
kullanabilmek,
iş süreçlerini
iş süreçlerini
hızlandırmak
hızlandırmak
veve
böylece
böylece
verimliliği
verimliliği
arttırmak
arttırmak
amacıyla
amacıyla
ERP
ERP
uygulamalarına
uygulamalarına
başladık.
başladık.
Grup
Grup
şirketleri
şirketleri
veve
iştirakler
iştirakler
arasında
arasında
finansal
finansal
konsolidasyon
konsolidasyon
sağlamayı
sağlamayı
amaçladık.
amaçladık.
Raporlama
Raporlama
yeteneklerimizi
yeteneklerimizi
arttırarak
arttırarak
uluslararası
uluslararası
standartları
standartları
yakalamak
yakalamak
istedik.
istedik.
Proje
Proje
kurumunuza
kurumunuza
nene
gibi
gibi
faydalar
faydalar
sağladı/
sağladı/
sağlayacak?
sağlayacak?
(Verimlilik,
(Verimlilik,
Hız,
Hız,
Raporlama,
Raporlama,
Rekabet
Rekabet
avantajı
avantajı
vb.)
vb.)
Sizce
Sizce
enen
öne
öne
çıkan
çıkan
faydalar
faydalar
neydi?
neydi?
Şirketlerimiz
Şirketlerimiz
veve
iştiraklerimizde
iştiraklerimizde
kurumsal
kurumsal
veve
ortak
ortak
birbir
sisteme
sisteme
sahip
sahip
olduk.
olduk.
Finansal
Finansal
konsolidasyon
konsolidasyon
veve
raporlama
raporlama
yeteneklerimizi
yeteneklerimizi
geliştirdik.
geliştirdik.
SAP
SAP
sayesinde
sayesinde
bundan
bundan
böyle
böyle
finansal
finansal
yönetim,
yönetim,
kârlılık
kârlılık
veve
karar
karar
destek
destek
amaçlı
amaçlı
maliyet
maliyet
analizleri
analizleri
ileile
mal
mal
veve
hizmet
hizmet
üretim
üretim
SAP
SAP
projesini
projesini
hangi
hangi
SAP
SAP
çözüm
çözüm
ortağıyla,
ortağıyla,
nasıl
nasıl
gerçekleştirdiniz?
gerçekleştirdiniz?
Projeye
Projeye
SAP
SAP
çözüm
çözüm
ortağının
ortağının
katkılarından
katkılarından
bahsedebilir
bahsedebilir
misiniz?
misiniz?
SAP
SAP
projemizi
projemizi
Çözümevi
Çözümevi
ileile
gerçekleştirdik.
gerçekleştirdik.
Çözüm
Çözüm
ortağımız,
ortağımız,
insan
insan
kaynakları
kaynakları
dada
dâhil
dâhil
olmak
olmak
üzere
üzere
tüm
tüm
süreçlerimizde
süreçlerimizde
proje
proje
ekibinin
ekibinin
beklentilerini
beklentilerini
doğru
doğru
algılayıp,
algılayıp,
enen
doğru
doğru
veve
hızlı
hızlı
şeklide
şeklide
gerçekleştirmek
gerçekleştirmek
içiniçin
çözümler
çözümler
önerdiler
önerdiler
veve
sistemi
sistemi
beklentileri
beklentileri
karşılayacak
karşılayacak
şekilde
şekilde
geliştirdiler.
geliştirdiler.
SAHİP
SAHİPOLDUĞUMUZ
OLDUĞUMUZ
KAYNAKLARI
KAYNAKLARI
DAHA
DAHADOĞRU
DOĞRU
KULLANABİLMEK,
KULLANABİLMEK,
İŞİŞSÜREÇLERİNİ
SÜREÇLERİNİ
HIZLANDIRMAK
HIZLANDIRMAKVEVE
BÖYLECE
BÖYLECEVERİMLİLİĞİ
VERİMLİLİĞİ
ARTTIRMAK
ARTTIRMAKAMACIYLA
AMACIYLA
ERP
ERPUYGULAMALARINA
UYGULAMALARINA
BAŞLADIK.
BAŞLADIK.GRUP
GRUP
ŞİRKETLERİ
ŞİRKETLERİVEVE
İŞTİRAKLER
İŞTİRAKLER
ARASINDA
ARASINDAFİNANSAL
FİNANSAL
KONSOLİDASYON
KONSOLİDASYON
SAĞLAMAYI
SAĞLAMAYIAMAÇLADIK.
AMAÇLADIK.
RAPORLAMA
RAPORLAMA
YETENEKLERİMİZİ
YETENEKLERİMİZİ
ARTTIRARAK
ARTTIRARAK
ULUSLARARASI
ULUSLARARASI
STANDARTLARI
STANDARTLARI
YAKALAMAK
YAKALAMAKİSTEDİK.
İSTEDİK.
Çözümevi
Çözümevi
‘ni‘ni
tercih
tercih
etme
etme
nedenlerinizi
nedenlerinizi
aktarır
aktarır
mısınız?
mısınız?
Diğer
Diğer
firmalara
firmalara
dada
tavsiye
tavsiye
eder
eder
misiniz
misiniz
? ?
Çözümevi,
Çözümevi,
Türkiye’nin
Türkiye’nin
enen
önde
önde
gelen
gelen
SAP
SAP
çözüm
çözüm
ortaklarından
ortaklarından
birisidir.
birisidir.
İnşaat
İnşaat
sektöründeki
sektöründeki
uzmanlığı
uzmanlığı
veve
tecrübesinin
tecrübesinin
yanında
yanında
diğer
diğer
sektörlerde
sektörlerde
dede
SAP
SAP
çözümlerini
çözümlerini
enen
doğru
doğru
veve
hızlı
hızlı
şekilde
şekilde
sunmaları
sunmaları
tercihimizi
tercihimizi
Çözümevi
Çözümevi
yönünde
yönünde
yapmamızda
yapmamızda
etkili
etkili
oldu.
oldu.
İlerleyen
İlerleyen
dönemlerde
dönemlerde
nene
türtür
uygulamalar/
uygulamalar/
yenilikler
yenilikler
düşünüyorsunuz?
düşünüyorsunuz?
Kısa
Kısa
vadede
vadede
SAP’nin
SAP’nin
iş zekâsı
iş zekâsı
çözümü
çözümü
olan
olan
SAP
SAP
BusinessObjects
BusinessObjects
BI ve
BI ve
BPC
BPC
ürünlerini
ürünlerini
devreye
devreye
almayı
almayı
planlıyoruz.
planlıyoruz.
SAP
SAP
kullanmadığımız
kullanmadığımız
şirketlerimizde
şirketlerimizde
dede
birer
birer
birer
birer
proje
proje
üretmeye
üretmeye
devam
devam
ediyoruz.
ediyoruz.
Orta
Orta
vadede
vadede
mobil
mobil
çözümleri
çözümleri
dede
yaygınlaştırmayı
yaygınlaştırmayı
hedefliyoruz.
hedefliyoruz.
Benzer
Benzer
çözümler
çözümler
kullanmak
kullanmak
isteyen
isteyen
firmalara
firmalara
nene
gibi
gibi
tavsiyeleriniz
tavsiyeleriniz
olur?
olur?
SAP
SAP
projeleri
projeleri
gerçekten
gerçekten
çokçok
emek
emek
harcanması
harcanması
gerektiren
gerektiren
projelerdir.
projelerdir.
BuBu
nedenle
nedenle
firmaların
firmaların
öncelikle
öncelikle
süreçleri
süreçleri
iyi iyi
bilen
bilen
personel
personel
ileile
proje
proje
ekipleri
ekipleri
kurmalarını
kurmalarını
tavsiye
tavsiye
ediyoruz.
ediyoruz.
Ayrıca
Ayrıca
bubu
ekiplere
ekiplere
SAP
SAP
ileile
süreçlerde
süreçlerde
iyileştirme
iyileştirme
yapılacağı
yapılacağı
veve
SAP’nin
SAP’nin
yönetime
yönetime
raporlarının
raporlarının
doğru
doğru
veve
zamanında
zamanında
hazırlanması
hazırlanması
içiniçin
kullanılacağı
kullanılacağı
bilincinin
bilincinin
dede
benimsetilmesi
benimsetilmesi
şarttır.
şarttır.
Eklemek
Eklemek
istedikleriniz...
istedikleriniz...
IC IC
Holding
Holding
SAP
SAP
Proje
Proje
ekibi
ekibi
veve
Çözümevi
Çözümevi
Proje
Proje
ekibine
ekibine
azimli,
azimli,
istekli
istekli
veve
olumlu
olumlu
katkılarından
katkılarından
dolayı
dolayı
teşekkür
teşekkür
ederiz.
ederiz.
““daha
dahaiyisi,
iyisi,daha
dahailerisi
ilerisiiçin”
için”
HalkHalk
Sok.Sok.
Golden
Golden
Plaza
Plaza
8 Blok
8 Blok
Kat:7
Kat:7
Kozyatağı
Kozyatağı
/ İstanbul
/ İstanbul
+90+90
216216
467467
14 58
14 58
[email protected]
[email protected]
TREND...................................................................................................................................................................................................
Türkİye’de
İnovasyon merkezİ
kuran İlk global
yazılım şİrketİ
SAP oldu
Türkiye’de iş dünyasının gelişimine sağladığı katkıyla Türk şirketlerininin
rekabetçi yapısına ve büyümesine destek veren SAP, şimdi de dünyadaki
ikinci inovasyon merkezini Türkiye’de açıyor. İstanbul Teknopark’ta hayata
geçecek olan SAP Innovation Center Türkiye, 20 milyon euro yatırım
değeri ve sayısı 300’ü bulan çalışanıyla Türkiye’nin en önemli Ar-Ge
merkezlerinden biri olacak.
İstanbul’un doğusuna doğru
ilerlerken Türk iş dünyasının
kalbinde yer alan pek çok tesis ve
organize sanayi bölgesi selamlar
yoldan geçenleri. Gişelerden Gebze
Dilovası mevkiine kadar neredeyse
kesintisiz devam eden bu bölge
sektörel çeşitliliği, yükseköğrenim
kurumları ve zengin bilgi birikimiyle
göz dolduruyor. Şimdi, bu
önemli bölgede yeni bir konuk
daha yerini almaya hazırlanıyor:
Tamamlandığında Türkiye’nin en
önemli Ar-Ge yatırımlarından biri
unvanını taşıyacak olan Teknopark
İstanbul.
Toplamda 2,5 milyon metrekare
alana kurulan Teknopark İstanbul,
yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın
önde gelen şirketlerine de ev
sahipliği yapmaya hazırlanıyor. SAP,
2013 sonunda faaliyetin başlayacağı
Teknopark İstanbul’a yatırım yapan
ilk global yazılım firması olarak
katılımını şimdiden duyurdu. Dünya
24
genelinde SAP'nin ikinci inovasyon
merkezi olarak çalışmalarını
sürdürecek olan SAP Innovation
Center Türkiye’nin öncelikli hedefleri
arasında, SAP’nin farklı sektörlerde
bulunan müşterilerine inovasyon
desteği sağlamak bulunuyor.
Yalnızca Türkiye’deki değil, bölge
ülkelerindeki SAP müşterilerine
yönelik çalışmalar da gerçekleştirecek
olan merkezin odağında kamu,
tüketici ürünleri, perakende ve imalat
sektörleri bulunuyor.
SAP Kıdemli Başkan Yardımcısı ve
SAP Innovation Center Türkiye
Genel Müdürü Cafer Tosun,
İstanbul’un kıtaları ve kültürleri
birbiriyle birleştiren bir megakent
olduğunun altını çizerken, 40
üniversitenin bulunduğu şehrin çok
sayıda genç yeteneği barındırdığına
dikkat çekiyor. “Ülkemizin en iyi
ve en zeki insanlarıyla Türkiye’nin
ekonomik büyümesini sürdürmek
üzere çalışmalarımıza başlamayı
ve bölgedeki beceri geliştirme
faaliyetlerini artırmayı heyecanla
bekliyoruz,” diyen Cafer Tosun,
SAP Innovation Center Türkiye’nin,
Almanya’daki Hasso Plattner
Enstitüsü ile birlikte geliştirilen
“design thinking” (tasarım odaklı
düşünce) yaklaşımını uygulayacağını
belirtiyor. Tosun, 300 çalışanı
bünyesinde barındırması planlanan
SAP Innovation Center Türkiye’nin,
genel olarak SAP ürün portföyüne
katkıda bulunan projelere inovasyon
desteği sağlayacağını açıklıyor.
SAP, dinamik bir toplumsal yapısı
bulunan Türkiye’de yükseköğrenim
kurumları ile güçlü bir işbirliğine
sahip. Halen, SAP University
Alliance Programı'na kayıtlı 13
Türk üniversitesinde lisans ve
lisansüstü eğitim alan öğrenciler
SAP kurumsal yazılım müfredatını
kullanıyor. SAP’nin yakın zamanda
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi
ile başlattığı SAP Corporate Master
...............................................................................................................................................................................................................................
programı ise öğrencilerin MBA
derecelerini tamamlarken aynı
zamanda danışmanlık yapmalarına
da olanak tanıyor.
20 milyon euro yatırım
23 Temmuz 2013 tarihinde,
aralarında Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK) Başkanı Tayfun Acarer’in de
bulunduğu kamu ve özel sektörün
üst düzey yöneticilerinin katılımıyla
duyurulan SAP Innovation Center
Türkiye, yaklaşık 20 milyon euro
değerinde bir yatırımla sektörün
en büyük bilim ve teknoloji
merkezlerinden biri olacak. Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanı
Binali Yıldırım’ın da dile getirdiği
üzere kara, hava, demir ve deniz
yolu ile hızlı ve kolay ulaşım olanağı
sunulan Teknopark İstanbul, yolcu
sayısı ile her geçen dönem yeni
rekorlara imza atan Sabiha Gökçen
Uluslararası Havalimanı’nın hemen
yanında bulunuyor. Konumuyla kritik
bir avantaja sahip olan Teknopark
İstanbul, SAP yerel müşterilerinin,
ortaklarının ve start-up’ların ortak
inovasyon projelerini yürütmeleri için
ideal bir ortam ve konum sunuyor.
“Gittiğimiz her yerde inovasyona
ve gelişime önderlik ediyoruz”
300
SAP Innovation
Center Türkiye’de
2015 için hedeflenen
çalışan sayısı
20 milyon euro
Planlanan yatırım miktarı
160
SAP Türkiye’nin
güncel çalışan sayısı
10 milyar
dolar
10 yıl içinde
Teknopark İstanbul’dan
elde edilmesi
beklenen kazanç
Sayılarla
SAP
Innovation
Center Türkiye
ve Teknopark
İstanbul
2,5
milyon m2
Teknopark İstanbul’un
toplam alanı
18
Teknopark İstanbul’da
yer alacak
üniversite sayısı
SAP Türkiye Genel Müdürü Zeynep
Keskin, basın toplantısındaki açılış
konuşmasında SAP Türkiye olarak
1000’in üzerinde müşteriye hizmet
verdiklerini belirtirken, yeni merkez
ile SAP ekosisteminin güçlü yapısının
daha fazla katma değer üreteceğini
vurguladı. Toplantıya katılarak
SAP’nin Türkiye’deki yatırımlarının
önemine dikkat çeken SAP AG
Yönetim Kurulu Üyesi Vishal Sikka
ise şu değerlendirmeleri yaptı: “SAP,
dünyanın en dinamik kentlerinde
ve gittiği her yerde inovasyon
ve gelişmeye önderlik etme
kararlılığıyla ilerleyen bir kuruluş.
Bugün burada, dünyanın en hızlı
büyüyen ekonomilerinden birine
yatırım yaparak Türk iş dünyasının
yerel ve global büyümesini
destekleyeceğimize, yerel işgücünün
eğitimine ve beceriler geliştirmesine
katkıda bulunacağımıza ve dolayısıyla
Türk vatandaşlarının yaşamlarında
olumlu gelişmeler sağlayacağımıza
inanıyoruz.”
25
DOSYA KONUSU: SEKTÖREL BAKIŞ...................................................................................................................................................
Zaman,
TELEKOMÜNİKASYON
İçİn dönüyor...
26
Her yıl, adeta bir öncekinden
daha kapsamlı çözümler
sunmak durumunda kalan
telekomünikasyon sektörü, yalnızca
diğer sektörlerin değil, tüm sosyal
ve ekonomik etmenlerin baskısı
altında bulunuyor. Bu baskının
altından kalkmanın yolu ise
yenilikçi IT yatırımlarından geçiyor.
...............................................................................................................................................................................................................................
telekomünikasyon, tarih boyunca
belki de en fazla dönüşüme uğrayan
sektör unvanını almayı başardı.
Telekomünikasyon sektörünün geçtiği
önemli kavşaklardan birini ise okyanus
tabanına yerleştirilmiş kablolar
oluşturmuştu. İlk örneği 163 yıl önce
İngiltere-Amerika arasına yerleştirilen
bu kablolar, kullanılan malzemenin
deniz tuzuna karşı dayanıklı
olmaması nedeniyle bir süre sonra
kullanılamaz hale gelmiş, daha sonra
teknoloji, insanlığı fiberoptik kabloyla
tanıştırmıştı.
Yaşanan dönüşümlerin son 100-150
yıla sıkışmış olmasındaki başlıca
faktör ise kuşkusuz teknolojinin
gelişimi. Önce kullanılan malzemeler,
ardından IT teknolojilerinin geliştirilip
yaygınlaştırılması, telekomünikasyon
sektörünü yalnızca iletişim kurmayı
sağlamanın ötesinde, milyonlarca
aboneye hizmet veren ve farklı iletişim
alternatiflerini bir arada sunabilen bir
yapıya kavuşturdu. Artık ister lokal
hizmet verenler, isterse global büyük
oyuncular olsun, herkes bir adım
daha ileriye nasıl koşarak ilerlerim
çabasında. Bilgi teknolojileri sistemleri,
bu noktada sektör firmalarına yeni
kanallar ve hizmet paketleri kurma
olanağı tanıyarak yoğun rekabette
avantaj elde etmelerini sağlıyor.
Rekabet denizinde yüzlerce firma
kulaç atıyor
Telekomünikasyon sektörünün
milyonlarca kişiye hitap etmesi,
rekabetin en yoğun olduğu alanlardan
biri olmasına da neden oluyor. BTK’nın
2013 yılı ilk 3 ayı kapsayan raporuna
göre, 15 Mayıs 2013 tarihi itibarıyla
elektronik haberleşme sektöründe
faaliyet gösteren işletmeci sayısı 444.
Dumanla haberleşme, ıslık çalma,
duvar resimleri... Telekomünikasyon
sektörünün başlangıcı nedir diye
sorsak, binlerce yıllık geçmişe sahip bu
yöntemleri bir başlangıç olarak kabul
etmek mümkün. Modern dünyada
telekomünikasyon sektörünün, iki
noktanın haberleşmesini sağlamasının
üzerinden ise çok uzun zaman
geçti. Telefon, telgraf, teleks, faks,
internet, yakınsama dönemi derken
Dünyadaki duruma baktığımızda
karşımıza çıkan rakamlar,
telekomünikasyon sektörünün
büyüklüğünü net bir şekilde
ortaya koyuyor. Uluslararası
Telekomünikasyon Birliği’nin (ITU)
2013 verilerine göre yalnızca cep
telefonu abone sayısı 6,8 milyar. 2005
yılında 2 milyar civarında abone
olduğu düşünüldüğünde gelinen
nokta ve büyüme hızı gerçekten
etkileyici. Diğer taraftan, yine ITU
verilerine göre 2013 itibarıyla internet
kullanıcılarının sayısı ise 2,7 milyara
ulaşmış durumda. Bu da toplam dünya
nüfusu içinde yüzde 39’luk bir dilime
işaret ediyor.
Gerek Türkiye’deki gerekse dünyadaki
değerler telekomünikasyon sektörünün
gelecekte de hayatımızın başrollerinden
birini alacağını göstermekte. Bununla
birlikte, sektörün sürekli değişen
yapısı yeni hizmet kanallarının
devreye alınmasını da beraberinde
getiriyor. Örneğin, son yıllarda daha
sık gündeme gelen IPTV kullanımı yeni
bir dönüşümü tanımlamakta. Serbest
Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği
TELKODER’in araştırmalarına göre IPTV
daha şimdiden dünyada yüzde 15’lik
yaygınlığa ulaşmış durumda. Akıllı TV
olarak tanımlanan internet bağlantılı
televizyonların yalnızca ABD’de
2016 yılında yüzde 43’e yükseleceği
öngörülüyor. Telekomünikasyon
sektörü temsilcileri, IPTV gibi yeni
nesil hizmetlerin tüketicilere ulaşması
için başta fiberoptik yatırımları olmak
üzere kapsamlı yatırımlara imza atıyor.
Bununla birlikte, sundukları hizmet
çeşitliliğini internet, IPTV, telefon
hizmetlerini bir arada sundukları hizmet
paketleriyle artırıyor. Yine TELKODER’in
Temmuz 2013 tarihli açıklamasına
göre, dernek üyesi alternatif
telekomünikasyon işletmecilerinin
2010-2012 arasında gerçekleştirdiği
altyapı yatırımlarının miktarı 5 milyar
833 milyon TL ile rekor kırmış durumda.
Tüm bu sayı ve artış oranlarına
baktığımızda telekomünikasyon
sektörü firmalarının içinde bulunduğu
ortam ve gösterdikleri yatırım iştahının
nedenleri daha net ortaya çıkabiliyor.
Sektör firmaları, bu kapsamda birbiri
ardına yeni girişimlere imza atarken,
müşteri memnuniyeti ve hizmet
paketi çeşitliliğinde de bir yarış
içinde bulunuyor. Bu yarışta avantaj
sağlayanlar ise bilgi teknolojilerinden
üst seviyede faydalanan, abonelerinin
tercihlerine uyumlu seçenekler
sunabilenler oluyor. SAP bu noktada,
başta HANA olmak üzere, sahip olduğu
teknolojilerle rekabet avantajı sunuyor
ve müşterilerinin pek çok “ilk”e imza
atmasını sağlıyor.
SAP’den telekomünikasyon
sektörüne özel çözümler
Telekomünikasyon sektörünün
farklı ve çok çeşitli yapısı, ona uygun
çözümlerin geliştirilmesini gerektiriyor.
Bu temelden hareket eden SAP,
27
DOSYA KONUSU: SEKTÖREL BAKIŞ..................................................................................................................................................
sektöre özel geliştirdiği uçtan uca
çözümlerle şirketlerin büyümesine
katkıda bulunuyor. Tüm iş süreçlerini
tutarlı bir platforma entegre eden SAP,
mevcut işlemlerin düzenlenmesini
sağlarken, müşterilerinin ileriye yönelik
hedeflerine uygun, etkili bir elektronik
iş altyapısının kurulmasını da sağlıyor.
Farklı ölçekteki şirketlere sunulan
bu çözümler telekomünikasyon
sektörü şirketlerinin pazar paylarını
yükseltmelerine ve rekabet avantajı
elde etmelerine katkıda bulunuyor.
SAP’nin telekomünikasyon sektörüne
sunduğu hizmetlerin temelinde dört
ana başlık bulunuyor. CRM çözümü,
sektör firmalarının pazarlamadan servis
hizmetlerine kadar müşterilerle ilgili
tüm aktiviteleri yürütmelerine olanak
tanırken, Contract Accounting çözümü,
sayıları milyonları bulan abonelerin
muhasebe işlemlerinin sorunsuzca
yerine getirilmesini sağlıyor. Contract
Accounting ile birbirini tamamlayan
Convergent Invoicing ise mevcut
faturalama sistemlerine etki ederek
abone sayılarının gelişiminde bu sürece
sürdürülebilir bir yapı kazandırıyor.
Ayrıca SAP-Ericsson işbirliği sayesinde
dünyanın her yerindeki işletmelere
bulut tabanlı, M2M çözümleri ve
hizmetleri sunuluyor. All-in-One ise iş
zekası, tedarik zinciri yönetimi, iş akışı
ve insan kaynakları gibi şirketin diğer
28
alanlardaki işleyişlerinin yönetimini
sağlıyor.
Hizmetlerin merkezinde bulunan
ödeme sistemleri, pek çok farklı
uygulamayla entegre bir şekilde
çalışıyor. Bunlar arasında bulunan
mobil uygulamalara entegrasyon, içerik
satışları ve bulut servislerinin ödeme
sistemleriyle eşgüdümlü hareket etmesi
öne çıkıyor. Ayrıca farklı hizmetlerin bir
arada sunulmasını sağlayan yakınsama
çözümlerinin faydalarına da değinmek
gerekiyor. Arka planda işbirliği içinde
çalışan sistemler sayesinde, abonenin
aldığı hizmet türü ne olursa olsun
ödemelerini tek bir fatura üzerinden
gerçekleştirebilmesi mümkün olabiliyor.
Müşteri profili analizi ise sektör
firmalarının üzerine önemle eğildiği
bir başka konuyu oluşturuyor. SAP,
Customer Analysis and Retention
çözümüyle, abonelere dair belirlenen
hedeflerin korunmasını sağlarken,
müşteri kayıp oranlarını düşürerek
abone gelirlerindeki azalmanın önüne
geçiyor. Bunu, gelişmiş CRM altyapısını
ödeme ve finansal uygulamalarla
entegre ederek sağlayan SAP, hızlı geri
dönüş alınabilmesinin yolunu açarak
avantaj kazandırıyor.
Network Çevrim Yönetimi de yine
telekomünikasyon sektörü firmaları
tarafından sıklıkla tercih edilen bir
çözüm olarak yerini alıyor. Sistemin
yönetimi anlamında ihtiyaç duyulan
ideal tasarımı sunan SAP, varlık
yönetiminde optimum faydaya
ulaşılmasını sağlıyor.
Bayi teşkilatıyla tam entegrasyon
ve yüksek müşteri memnuniyeti
Telekomünikasyon sektöründe
abonelere doğrudan ulaşılan kanallar
da büyük öneme sahip. Farklı coğrafi
alanlara yayılmış olan bayi ağının
ve müşteri ilişkilerinin yönetimini
sağlayan CRM başta olmak üzere,
mevcut sistemle entegrasyon yine SAP
çözümleriyle karşılanıyor. Bayiler ve
diğer satış noktaları, gelen taleplerin
anında sistemde görülebilmesini
mümkün kılarken, abonelerin yeni
başvuru, tarife değişikliği ya da
diğer şikayet ve taleplerine hızlı geri
dönülebilmesi sayesinde yüksek
müşteri memnuniyeti sağlanıyor.
SAP’nin telekomünikasyon sektörüne
sunduğu çözümler yalnızca
bunlarla sınırlı kalmıyor. HANA’nın
duyurulmasını takiben bu teknolojiye
en fazla ilgi gösteren sektörlerden biri
olan telekomünikasyon, HANA’nın
getirdiği yüksek performans ve hızlı
analiz olanaklarıyla abonelere, onlara
özel çözümler sunabiliyor ve yepyeni
tarifeler hazırlayabiliyor.
DOSYA KONUSU: SEKTÖREL BAKIŞ..................................................................................................................................................
Bİr başarı hİkayesİ: Portekİz Telekom
Temelleri 1994 yılında atılan Portekiz
Telekom, bugün Portekiz dışında
Brezilya ve Afrika’nın bazı bölgelerinde
de faaliyetini sürdürüyor. Geldiği
noktada 100 milyonu aşkın aboneye
hizmet veren şirket, telekomünikasyon
sektörünün dünyada hızla büyüyen
şirketleri arasında yer alıyor. Hisseleri
Lizbon Borsası’nın yanı sıra New
York Borsası’nda da işlem gören
Portekiz Telekom, sektörün global
oyuncularından biri. 21. yüzyılın lider
telekomünikasyon operatörlerinden
biri olma vizyonuyla hareket
eden şirket, bu amaçla yaptığı
teknolojik yatırımlara güveniyor.
Telekomünikasyon hizmetlerinin
yanında bulut bilişim tabanlı
çözümleri de müşterilerine sunmak
için hazırlıklar yapan Portekiz Telekom
maliyetlerini düşüren, verimlilik odaklı,
ölçeklenebilir çözümleri içeren bir
portföyle müşterilerine hizmet vermek
istiyordu.
Şirketin belirlediği vizyon
doğrultusunda önemli adımlardan
biri Kasım 2012 tarihinde atıldı.
Hızla artan abone sayısının getirdiği
talebi karşılamak ve ilerleyen
dönemlere kapsamlı bir hazırlık
yapmak isteyen Portekiz Telekom,
SAP HANA’nın yeteneklerini kendi
vizyonuyla birleştirmek için harekete
geçti. SAP’nin dünya genelinde
telekomünikasyon sektörüne sunduğu
deneyimlerle kurulan global işbirliği,
Portekiz Telekom’un müşterilerine
sunduğu bulut tabanlı SmartCloudPT
çözümünün hayata geçmesini sağladı.
Bu çözümle, başlangıç yatırımı
gerektirmeyen ve “kullandığın kadar
öde” tabanlı bulut servisleri sunmaya
başlayan Portekiz Telekom, böylece
rekabette öne çıkmak için önemli bir
adım atmış oldu.
25-28 Mayıs 2013 tarihleri arasında
Barselona’nın ev sahipliği yaptığı
Mobile World Congress’te duyurulan
global işbirliğinin sonuçları hızla
görülmeye başladı. SAP HANA’nın
Portekiz Telekom’un ihtiyaçlarına
uyarlanarak SAP Business One
platformuna entegre edilmesiyle
gerçekleşen bu hizmetten, dünya
genelinde 30 binden fazla kullanıcı
faydalanmaya başlamıştı bile. SAP’nin
Mart 2013’te Almanya’nın Hannover
şehrinde düzenlenen CeBIT 2013
fuarında tanıttığı SAP Business One
for SAP HANA çözümünün dünyadaki
ilk kullanıcılarından biri olan Portekiz
Telekom, HANA’nın sektöre getirilerinin
ne kadar kapsamlı olabileceğinin canlı
bir kanıtı olmayı da başarıyor. SAP
Business One for SAP HANA, özellikle
geliştirme aşamasında sunduğu hız
avantajıyla, Portekiz Telekom’un yeni
servisleri hızlı ve sorunsuz bir şekilde
devreye alabilmesini sağladı.
Portekiz Telekom’un SmartCloudPT
servisini hayata geçirmesinde SAP
HANA’nın farklı getirilerinden söz
etmek mümkün. Bulut tabanlı bu
çözümün hızlı devreye alınmasının
yanında, benzer çevre dostu
uygulamaların da geliştirilmesi
sağlandı. Portekiz Telekom’un yeni
donanım yatırımı yapmasına gerek
bırakmayan SAP HANA, karmaşık
yapıya sahip kritik iş uygulamalarının
da kullanıma açılmasını sağladı.
HANA’nın, Portekiz Telekom’un yeni
vizyonuna uygun bir şekilde büyük
veri yönetimini kolaylaştırdığını dile
getiren Portekiz Telekom CEO’su Zeinal
Bava, HANA’nın yetenekleri sayesinde
Portekiz Telekom’un sektörün liderleri
arasındaki konumunu güçlendirdiğini
vurguluyor.
İşbirliğinin en önemli avantajları
arasında, SAP HANA üzerinde
geliştirme yapmak isteyenlerin
SmartCloudPT üzerinden bunu
kolaylıkla ve güvenli bir şekilde
gerçekleştirebilmeleri bulunuyor.
Kullanıcılar, Portekiz Telekom’un
SmartCloudPT için hazırladığı
özel web sitesi üzerinden (www.
smartcloudpt.pt/SAPHANA) SAP
HANA Platform Edition versiyonuna
kolayca ulaşabiliyor. Basit bir web
hosting paketi alırcasına edinilebilen
SmartCloudPT üzerindeki SAP HANA
One-Dev Edition paketleri uygun
maliyetlerle alınabiliyor.
30
31
DOSYA KONUSU: SEKTÖREL BAKIŞ...................................................................................................................................................
TİCARETİN ÇEHRESİ
DEĞİŞİRKEN...
Dijital teknolojiler artık alıcı ve satıcının yüz yüze gelmesine ihtiyaç
bırakmadan, sadece web üzerinden alış-satış yapmayı sağlıyor. Tüketici
açısından büyük bir kolaylık olan bu sistem, satıcılar için gelişmiş bir bilgi
teknolojileri altyapısını gerektiriyor.
İlkçağlarda insanlar ihtiyaçlarını
karşılamak için kendi kaynaklarını
kullanmak zorundaydı. Bulabildikleri
kadar et, toplayabildikleri kadar
bitki, yapabildikleri kadar kap kacak.
Kendi kendilerine yetemedikleri
noktada takas yöntemi ortaya çıktı.
Kendilerindeki fazla eşyayı ya da
gıdayı, ihtiyaç duydukları başka bir
eşya ya da gıdayla takas ederek yeni
bir sistem kurdular. Elbette bu süreçte
başka topluluklarla iletişim ve yerleşik
topluma geçiş en büyük devrimi
yarattı. Zamanla, devrim niteliğinde
bir başka uygulama doğdu: paranın
kullanımı. Anadolu’nun Ege
kıyılarında yaşamış Lidya uygarlığı,
milattan önce 600’lü yıllarda altın ve
gümüş karışımından sikkeler üretti ve
takas yöntemi, yerini alışverişe bıraktı.
O andan itibaren de ticaret kavramı
şekillenmeye başladı.
Ulaşım araçlarının gelişmesinin yanı
sıra daha organize ve merkezi devlet
yapılanmaları sonucunda ticaret
giderek gelişti. Günümüzde global
ticaret ağının uğramadığı toprak
parçası neredeyse yok. Üstelik artık
bu ağ sadece konteynerler, dev
yük gemileri, nakliye uçakları ve
kamyonlarından oluşmuyor. İnternet
üzerinden yapılan alışverişler, yani
e-ticaret de küresel ekonomik
düzende çok önemli bir paya sahip.
Perakendenin altın çağı
Eski dönemlerde üretici ile tüketici
arasında doğrudan bir iletişim
vardı. Bugün ise çoğu zaman aracı
kuruluşların devreye girdiği, toplu
satın alımların ve dağıtımların
yapıldığı bir zincir söz konusu. Kimi
ürünlerde zincirin halkaları neredeyse
sayılamayacak çok sayıda, kimilerinde
ise 3 ya da 4 aracıyla sınırlı. Nasıl bir
sistem uygulanıyor olursa olsun, kilit
nokta son kullanıcı. Çünkü parayı
ödeyecek olan tüketicilerin tercih
32
ettikleri ürünler ticarette kazancı
beraberinde getiriyor. Son kullanıcıya
ulaşan sistem ise “perakende” olarak
adlandırılıyor. Bir semt pazarında
tezgâh açan köylü de perakende satış
yapıyor, dünya markalarını çeşitli
kanallar üzerinden getirtip satan
mağaza sahibi de, internet üzerinden
kitaptan kıyafete, sigortadan
danışmanlığa pek çok ürün ve hizmet
satışı yapan firmalar da... Eskiden
sadece yüz yüze satışın yapıldığı
perakende sektörü, e-ticaretle birlikte
altın çağını yaşıyor.
E-ticarette mevcut durum
Bankalararası Kart Merkezi’nin
(BKM) resmi verilerine göre Temmuz
2012 itibarıyla Türkiye’de e-ticaret
sektörünün hacmi 3 milyar 186
milyon TL olarak gerçekleşti.
Deloitte’in tahminlerine göre ise
2012 sonunda Türkiye’deki toplam
perakende ticaret hacmi 300 milyar
dolar civarında. Diğer bir deyişle
e-ticaret, giderek yaygınlaşmakla
birlikte, toplam perakendenin çok
küçük bir kısmına denk geliyor.
Öte yandan Türkiye Perakendeciler
Federasyonu, 2016 yılında internet
üzerinden yapılan perakende
ticaretin hacminin 25-30
milyar liranın üzerine
çıkacağını öngörüyor. Bu
öngörü, e-ticaret sektörü
açısından büyük önem
taşıyor.
Elektronik ortamda bu
hedeflere ulaşılmasında
bilgi teknolojilerinin
rolü tartışılmaz. Küçük
ölçekli işletmelerin
büyük sistemlere gerek
olmadan, mütevazı
yatırımlarla e-ticaretten
yararlanabileceği düşünülse
de sistemin geri planında ödeme
...............................................................................................................................................................................................................................
sistemleri, e-fatura işlemleri, gönderim
ağları gibi daha kompleks yapılar
yer alıyor. Büyük ölçekli işletmelerde
ise bunlara stok-depolama, dağıtım
gibi unsurlar da ekleniyor. Dolayısıyla
firmaların e-ticaret sistemlerinde
bilişim çözümleri ve danışmanlığından
faydalanmaları kaçınılmaz.
SAP CRM ve SAP Hybris sahnede
Yazılımlarıyla her sektöre hizmet
veren SAP, perakende sektörünün
işleyişine de hız, güvenilirlik ve kârlılık
kazandırıyor. SAP CRM (Müşteri
İlişkileri Yönetimi) çözümü, interneti
hem firmalar hem de tüketiciler
açısından kârlı bir satış ve etkileşim
kanalı haline getiren bir e-ticaret
platformu sunuyor. SAP Hybris ise
e-ticareti birincil işi olarak gören
kuruluşlara yönelik uçtan uca
çözümler sunuyor. B2C ve B2B satış
ve katalog yönetimi gibi senaryolarda
kullanılan SAP Hybris çözümünün
içinde çok sayıda fonksiyon
bulunuyor.
E-satış: SAP bünyesindeki Hybris
çözümü, alıcının devrede olduğu
bütün noktalardaki karmaşık işlemleri
basitleştiriyor, tutarlı bilgi akışı ve
müşteri deneyimi sağlıyor. Bu sayede
internet üzerinden, kişiselleştirilmiş,
interaktif, kullanımı kolay satış ve selfservis hizmetler sunulabiliyor. Hybris,
güçlü yapısıyla sadece B2B ticareti
değil, doğrudan firma ile tüketici
arasındaki B2C ticaret süreçlerini, ürün
içerik yönetimi ve sipariş yönetimi
uygulamalarını da kolaylaştırıyor.
33
DOSYA KONUSU: SEKTÖREL BAKIŞ..................................................................................................................................................
SAP Hybris'in mimarisi; envanterde,
fiyatlandırmada, sipariş durumuna
ve kanallar (yani web, mobil,
çağrı merkezi ya da perakende
satış mağazaları) arasındaki diğer
tüm bilgilerde tutarlılık yaratıyor.
Ayrıca, süreç yönetimi katmanı da
bütün kanallarda aynı sistemin
uygulanmasın sağlıyor; böylece
internet ortamında görülen fiyatlar
ve promosyonlar mağazalarda ya da
mobil cihazlarda görülenlerle aynı
oluyor.
müşterilere ulaştıran, web temelli
self-servis uygulamaları sunuyor. Bu
sayede tüketiciler sipariş durumu ve
izlemesinden sık sorulan sorulara ve
çözüm havuzuna kadar birçok bilgiye
istedikleri zaman ulaşabiliyorlar. Bu
kapsamda SAP Hybris; parça kataloğu,
bilgi yönetimi, talep yönetimi, canlı
müşteri desteği, hesap self-servisi,
kurulu sistem (installed-base)
yönetimi, şikayet ve iade yönetimi,
faturalama ve ödeme hizmetleri
sunuyor.
E-hizmet: E-ticarette SAP Hybris’in
en önemli özelliği müşteri beklenti
ve taleplerine hızlı ve doğru şekilde
karşılık verilmesi. Tüketiciler internet
üzerinden alışveriş yaparken
sipariş takibinden sorun çözümüne
kadar pek çok hizmet bekliyor.
Bu beklentileri karşılamak üzere
konfigüre edilen SAP Hybris şirketin
bilgilerini ve hizmet süreçlerini
Analiz: SAP Hybris’in sağladığı
gelişmiş analiz yeteneği, e-ticaret
alanında faaliyet gösteren firmalara
online satışları izleme, müşterinin
satın alma davranışını kavrama, web
sitesi aktivitelerini izleme ve web
kataloglarıyla içeriği optimize etme
olanağı sunuyor. Diğer bir deyişle
firmalar SAP Hybris’in analizleri
sayesinde nerede hata yaptıklarını,
hangi alanda başarılı olduklarını,
müşteriye en etkili ulaşma yollarını,
müşterinin satın alım haritasını
öğrenebiliyor. Uygulama; müşteri
analizi, ürün analizi, pazarlama analizi,
satış analizi, hizmet analizi ve web
analizini içeriyor.
SAP for Retail
E-ticaretin gelişmesiyle birlikte
müşteri memnuniyetini sağlamak
da zorlaştı. Sonuç olarak e-ticaret
tüketiciler açısından farklı bir
deneyim. Binlerce e-mağaza
arasından seçim yapabilecek
olan bu müşterilere en iyiyi
sunmak, pazarlama taktiklerine ve
fiyatlandırmalara olduğu kadar,
teknolojik altyapıya da bağlı. Örneğin
SAP’nin SAP for Retail portföyü altında
yer alan CRM Loyalty uygulamaları ile
tüketicilerin e-ticaretten beklentilerini
yönetebilmeyi sağlayan araçlar ve
süreçlerin yanı sıra bu beklentileri
firmalar için kâra dönüştürmenin
yollarını da sunuyor. Kısacası
şirketinizin tüm kademelerine
internetin hızını, verimliliğini ve
esnekliğini kazandırıyor.
E-ticarette de SAP
BusinessObjects
SAP’nin portföyündeki en
önemli çözümlerden biri de SAP
BusinessObjects. Temelde tüm ağlar
üzerinde insan, bilgi ve işletme
arasında bağ kurmayı sağlayan bir
çözüm olarak tanımlayabileceğimiz
SAP BusinessObjects firmaların
performanslarını optimum düzeye
çıkarmalarını kolaylaştırıyor. E-ticaret
de bu avantajın elde edilebileceği
alanlardan biri.
Oyun dünyasında e-ticaret
Perakende ve e-ticaret deyince aklımıza öncelikle giyim, elektronik, ev eşyası ve
benzeri ürünlerin satışı geliyor. Ama günümüz dünyasında bilgisayar oyunları,
özellikle de online oynanan oyunlar da önemli bir ticaret nesnesi konumunda
bulunuyor. Akıllı telefonların ve tabletlerin de yaygınlaşmasıyla oyun pazarı yeni
bir ivme kazandı. Pek çok oyun geliştirici iPhone, iPad ve android cihazlarda
kullanılabilecek oyunlar hazırlayıp bunları yine online oyun marketlerinde
satışa sunuyor. Jack in the Box ve Akampüs Gençlik Ajansı ile SenceBence.
com platformu işbirliğiyle hazırlanan Gamin’sight tarafından Temmuz ayında
gerçekleştirilen araştırmaya göre, oyun severlerin %40’ına yakını ücretli oyunlar
oynuyor. Oyun pazarının küresel ölçekteki büyüklüğü düşünülürse bu ciddi bir
oran. Dolayısıyla bu harcamalar için de kolay ve güvenli ödeme sistemlerinin
bulunması gerekiyor. Diğer bir deyişle teknoloji sadece oyun yazılımlarında
değil, oyun satışında da kullanıcılara kaliteli hizmet sunmak zorunda.
34
Özellikle SAP BusinessObjects İş
Zekası (BI) çözümünü kullanan
e-ticaret firmaları somut veriler
ve analizler sayesinde karar alma
mekanizmalarını iyileştiriyorlar.
Bu çözüm çerçevesinde tüm
çalışanlar kurumsal bilgilere
yetkileri ölçüsünde erişebiliyor,
bunları biçimlendirebiliyor, analiz
edebiliyor, raporlayabiliyor ve
ilgililerle paylaşabiliyor. Kısacası, 7/24
aktif durumda olmak zorunluluğu
bulunan e-ticaret firmanız, SAP
BusinessObjects İş Zekası sayesinde
kontrol edilebilir, daha rahat
yönetilebilir ve raporlanabilir hale
geliyor.
UNO, kârlılık analizini Metric
Technology danışmanlığında,
SAP HANA ile geliştirdi
bir hız sağlıyor. Sonrasında veriler SAP ERP
Bugüne dek pek çok projede Metric
Technology’den danışmanlık hizmeti
uygulama sunucusu tarafından devralınıyor
alarak SAP uygulamalarına geçiş yapan
ve dağıtım süreci başlıyor. Ardından, son
UNO, 2011 yılında SAP ERP uygulamasını
aşama olarak veriler yine veritabanına
canlı kullanıma aldı. Sonrasında, Kurumsal
yazılıyor.
Veri Ambarı ve Raporlama projesi için
Proje öncesinde, UNO’da CO-PA dağıtımları
SAP çözümlerinden SAP BusinessObjects,
15 gün süren sancılı bir süreçti. Sistemde
SAP BW ve SAP HANA teknolojilerini
yapılan birtakım düzenlemelere (dağıtımdan
seçti ve yine Metric Technology ile
ürünlerin kaldırılması gibi) ek olarak SAP
uyguladı. UNO daha sonra kurumsal bütçe
HANA üzerindeki projeden sonra dağıtımlar
uygulaması için SAP Business Planning
ve sonuçların alınması 24 saate kadar düştü.
and Consolidation çözümünü aynı platform
Ayrıca önceden sistemden alınamayan detay
üzerinde canlı kullanıma aldı.
raporları artık saniyeler içerisinde alınıyor.
SAP HANA teknolojisi UNO’ya özellikle
Unmaş Yönetim Bilişim Sistemleri
raporlama, bütçe ve planlama süreçlerine
Koordinatörü Caner Bayıralan, bu projede
ciddi anlamda hız kazandırdı. UNO, bu
Metric Technology’nin tercih edilme nedenini
projelerin ardından, SAP HANA’nın getirdiği
şöyle açıklıyor: “Metric Technology, UNO için
verimliliğin diğer iş süreçlerinde de
Barış Çekiç – Metric Technology , Yönetici Ortak uzun dönemli bir iş ortağı. Ortaya koydukları
kullanılabileceği fikriyle tekrar harekete
çözümün UNO’ya neler katacağını önceden maliyetleri ile beraber
geçti. Hızlı tüketim sektörünün doğası gereği UNO yaklaşık 14.000
ortaya koymaları; planladığımız projelerin zamanında, bütçe
noktaya dağıtım yapıyor; 350’ye yakın ürün, farklı rotalarla, farklı
aşımı olmadan ve beklentilerimizin üzerinde bir kalite anlayışı ile
satış organizasyonları ile dağıtılıyor. Bu noktada, “Hangi üründe,
tamamlanması, yola Metric Technology ile devam etmemizin en
hangi noktada, ne kadar kârlısınız?” sorusuna cevap vermek için
önemli nedenleri. Ayrıca tüm Metric ekibi büyük bir özveri ve gayretle
özellikle endirekt maliyetleri doğru bir şekilde dağıtmak gerekiyor.
sonuç odaklı olarak çalışıyor. Önümüzdeki dönemde UNO’nun
Bu dağıtım, olası kombinasyonlar düşünüldüğünde 100 milyonlarca
büyüme planına paralel olarak ortaya çıkabilecek başka projeler de
satırlara kadar çıkıyor. İşte UNO, SAP HANA’ın bu kadar yüklü verinin
olacaktır. Yine aynı beklentiler ve sonuçlarla bu projeleri de hayata
hızlı işlenmesi noktasında görev alacağını düşünerek yola çıktı.
geçireceğimize inancımız tamdır.”
Projenin uygulanabilirliğini öğrenmek üzere Metric Technology’ye
danışan UNO, olumlu yanıt alınca, süreçteki iyileşmenin nasıl
Metric Technology Yönetici Ortağı ve UNO Proje Yöneticisi Barış
ölçümlenebileceğinin metotlarını belirledi. Ayrıca şirketin mevcut
Çekiç, UNO ile yapılan işbirliği ve uygulanan proje hakkında şunları
kârlılık dağıtım mantığı da gözden geçirildi. Sonrasında da UNO
ifade ediyor: “UNO ile daha önce pek çok başarılı projeye imza
genelinde sistemi ve raporlamaları kesintiye uğratmayacak bir proje
attık. En önemlilerinden biri, dünyada bir ilk olan SAP HANA bellek
planlaması yapıldı.
içi planlama projesiydi. Şimdi de UNO’nun kârlılık analizi sürecini
hızlandıran projemizi başarıyla sonuçlandırdık. SAP HANA’nın
UNO’da uygulanan Kârlılık Analizi (CO-PA) süreci temel olarak 3
sağladığı avantajları kuruluşların farklı noktalarına ve süreçlerine
bölümden oluşuyor. Bunlardan ilki, bir ay içinde üretilen verilerin
veritabanından okunması. Bu aşamada SAP HANA UNO’ya büyük
yansıtmak, her sektörden firmaya farklı boyutlar kazandırıyor.”
www.metric.net - 0216 469 24 29
Bu bir ilandır.
SAP’nin İş Zekası çözümlerinde ilk Gold Partneri ve resmi eğitim partneri Metric Technology, ambalajlı
ekmek sektörünün lider kuruluşu UNO’nun SAP HANA üzerindeki uygulamalarına yeni özellikler
katmaya devam ediyor. UNO son olarak kârlılık analizlerini de SAP HANA üzerinden yapmaya başladı.
PORTRE.................................................................................................................................................................................................
Türkİye’nİn İnovasyon tanığı:
Faruk Eczacıbaşı
Türk iş dünyasının önde gelen
isimlerinden Faruk Eczacıbaşı, gerek
yönettiği Eczacıbaşı Topluluğu’ndaki
gerekse yöneticiliğini üstlendiği
sivil toplum kuruluşlarındaki
çalışmalarıyla Türkiye’nin inovasyon
yolculuğunun önemli tanıklarından
biri. Kişisel bilgisayarlarla tanıştığı
1985 yılından bu yana teknolojinin
sağladığı dönüşümü takip eden
Eczacıbaşı ile inovasyona olan
merakını, Türkiye’nin inovasyon
kültürünü ve yapılması gerekenleri
konuştuk.
36
Faruk Eczacıbaşı kimdir? Kendinizden
ve kişisel gelişim hikayenizden
bahseder misiniz?
Önümüzdeki yıl 60 yaşına giriyorum.
Geriye dönüp baktığım zaman
dünyada hakikaten çok şey olduğunu
görüyorum. Üniversite hayatına
kadar İstanbul’daydım. Üniversiteyi
Almanya’da Batı Berlin’de okudum.
O zamanlar Almanya ikiye ayrılmış
durumdaydı. Bir senelik Amerika
deneyiminden sonra da Türkiye’ye
döndüm ve Eczacıbaşı’nda
profesyonel hayatımı sürdürdüm.
1985 yılının ortalarından itibaren
kişisel bilgisayarlarla tanıştım. O
tarihten beri de hep teknolojik
dönüşümü, davranışlara etkisini,
kuruluşlara etkisini inceleme fırsatı
buldum ve bu, beni en çok ilgilendiren
konulardan biri oldu. İnterneti
Türkiye’de en başından itibaren
yaşadım ve bugün sosyal medyaya
gelinceye kadar olan dönemlerini
yakından inceleme fırsatını buldum.
Bu konuda ayrıcalıklı olduğumu
düşünüyorum. Kendimi tam bir “sanal
göçmen” olarak adlandırabilirim.
...............................................................................................................................................................................................................................
Bugüne kadar Eczacıbaşı
Topluluğu’nun e-dönüşümü gibi önemli
süreçleri yönettiniz. Bu süreçlerde
dikkat ettiğiniz hususlar nelerdi?
Bugün Eczacıbaşı’ndaki e-dönüşüm
süreci çok daha profesyonel
ellerde yönetiliyor. Dönemin en
başına bakacak olursak, asıl sorun,
uzun bir süre manuel yöntemleri
uygulamaya alışmış yönetici kesimi
ile yeni teknolojiyi tanıştırmak ve
barıştırmak oldu. Tabii ki klasik
sürece alışmış, o şekilde yönetmiş
ve başarısını kanıtlamış yöneticilerin
yeni bir yöntemle tanışması
aslında organizasyonel olarak çok
yorucuydu. Öncelikle dikkat etmem
gereken konunun bu olduğunu
düşünüyorum. Bu aşağı yukarı 15
senelik bir süreç oldu.
Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı olarak
Türkiye’nin “e-Dönüşüm Eylem
Planı” da dahil olmak üzere pek çok
yeniliğe imza attınız. Yapılanları
ve planlananları, inovasyon odaklı
bir kalkınma sürecinde nasıl
konumlandırırsınız?
Bir ekonomi ne kadar yenilikçi
(inovatif ) olursa, ne kadar katma
değeri yüksek mal ve hizmet
üretirse, o derecede zenginleşir.
Bu, 2+2=4 kadar kesin bir gerçek.
Türkiye hükümetleri bu gerçeği 50 yıl
kadar önce fark etti. Ve 50 yıldır, her
hükümet, ekonomiyi daha yenilikçi
yapmanın yolunu yordamını aradı.
Hâlâ da arıyor...
TÜBİTAK Bilim Politikası Ünitesi
tarafından 1965 yılında yapılan ve
sadece temel ve uygulamalı bilimleri
kapsayan ilk Ar-Ge envanteri, 1964 yılı
için, GSYH’nin on binde 37’si oranında,
247 milyon TL milli Ar-Ge harcaması
bulmuştu. Harcamanın yüzde 12,86’sı
yüksek öğrenime, yüzde 1,80’i özel
sektöre ve yüzde 86,04’ü kamu
sektörüne aitti.
1965’ten bu yana geçen sürede Ar-Ge
harcamasının GSYH’deki payı sürekli
arttıysa da bu artış hızlı olamadı. 2011
yılında ancak binde 86’ya çıktı. Oysa
hedef, 2010 yılında bunu yüzde 2’ye
çıkartmaktı. Başbakan Erdoğan’ın
2011’de ilan ettiği “yeni” hedefi ise,
yüzde 2’yi 2014’te yakalamaktı.
Ne var ki, elimizdeki veriler, 2014
yılına kadar Ar-Ge/GSYH oranının
yüzde 2’ye çıkmasının yine mümkün
olmadığını gösteriyor. Bir de 2023
için yüzde 3 hedefi var. Bu gelişim
süreci, hükümetlerin elbette gayretle
ve iyi niyetle çalıştığını, ancak mevcut
ekonomik büyüme ve kalkınma
modelinin, yenilikçi bir ekonomiyi
destekleyecek yapıda olmadığını
gösteriyor.
Türkiye’de inovasyon kültürünün
yeterince yaygınlaştığını düşünüyor
musunuz?
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,
Haziran 2013’te Türkiye İhracatçılar
Meclisi’nin bir toplantısında yaptığı
konuşmada; “Bir mühendis ve eski bir
sanayici olarak inovasyon kavramını
hayatının her döneminde yaşadığını”
belirterek, inovasyon kelimesinin
Türkçe karşılığının olmayışının
sebebini “6-7 yıl önce” Türkiye’de
Ar-Ge, tasarım, dizayn, inovasyon gibi
kavramların bilinmemesine bağladı.
Bakan Çağlayan; “Çünkü çift haneli
enflasyonun yaşandığı dönemlerde
sanayicinin bunlara ihtiyacı yoktu.
Geçmişte yüksek gümrük duvarlarının
olduğu dönemde bu, sanayiciyi de
ticaret erbabını da hiç ilgilendirmezdi.”
dedi.
Nitekim, Bakan Çağlayan’ın sözünü
ettiği “6-7 yıl öncesi” 2005-2006
döneminde Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı yapan Ali Coşkun da şöyle
konuşmuştu: “Ar-Ge’ye talep yok.
Türkiye’de Ar-Ge’nin yetersiz olması,
arz sorunundan ziyade, talebin yetersiz
olmasından kaynaklanmaktadır.”
“Bir ekonomi ne kadar
yenilikçi (inovatif) olursa, ne
kadar katma değeri yüksek
mal ve hizmet üretirse, o
derecede zenginleşir.”
Gelişmiş ülkelerde yüzyıllara yayılan
ekonomik büyüme ve kalkınma
sürecini biz Türkiye’de onyıllara
sıkıştırmaya çalışıyoruz. Üstelik,
kültürümüzde özel girişim kavramı,
özel sermaye birikimi sadece son 60
yıldan beri yavaş yavaş oluşmaya
başlamışken. Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül’ün bu konuda 8 Şubat
2011 tarihinde düzenlenen Türkiye
İnovasyon Konferansı’ndaki dikkate
değer bir saptamasını burada aktarmak
isterim: “Uzun yılların ihmalinin
yarattığı kayıpları aşmak için bu alanda
çok daha süratli ve etkili yol almamız
gerektiğine inanıyorum. Tarih, esasen
bilim ve teknolojik yeniliklerin, diğer
bir deyişle inovasyonun bir tarihidir.
Çağları açan da kapatan da, büyük
medeniyetleri yükselten de çöküşe
sürükleyen de hep teknolojik değişme
ve yenilikler olmuştur.”
Kanımca, inovasyonun önemini
Cumhurbaşkanı ve Başbakan’dan
başlayarak bütün hükümet ve kamu
görevlileri, özel sektör, üniversiteler
artık anlamış ve buna inanmış
durumda. Bunu gerçekleştirme
yönünde atılacak her adım, ülkemizin
inovasyon kapasitesini geliştirecek;
bundan kuşkum yok.
37
PORTRE................................................................................................................................................................................................
“2012’de 152,5 milyar
dolarlık toplam
ihracatımızın sadece
yüzde 3,4’ü ileri
teknoloji ürünüydü.
Orta Gelir Tuzağı’na
düşmemek için,
bu düşük ihracatı
yükseltmek
zorundayız.”
İnovasyon kavramı daha çok
yeni teknolojileri çağrıştırsa da
aslında her sektörün kendi içinde
gerçekleştirebileceği uygulamalar
mevcut. Bu kapsamda sizce öne çıkan
sektörler neler?
Bugün yeni teknolojiler her
sektörde, her çeşit mal ve hizmet
üretiminde altyapıyı sağlıyor. Telefon
üretiminden tarıma, yayıncılıktan
bayındırlık hizmetlerine, adalet
mekanizmasından eğitime, güzel
sanatlara kadar, akla gelecek
her alanda yeni teknolojiler var.
Teknolojinin tarihteki eski hallerine
baktığımızda bile iç dinamiğini,
gelişmesini, ilerlemesini sağlayan
şeyin yenilikçilik olduğunu görüyoruz.
Örneğin, bugün eğitimde sınıflarda
akıllı tahta kullanımı artıyor. Oysa 19.
yüzyıla kadar “karatahta” bile yoktu.
1820’lerde “karatahta” diye yenilikçi
bir uygulama başladı. 20. yüzyılda
karatahta “yeşerdi.” 21. yüzyılda
elektronikleşti. Yakın bir gelecekte
üç boyutlu olacak. Daha sonraki bir
aşamada hologram olacak... Ve daha
başka biçimlere de dönüşecek. Bu
38
tek örnekten hareketle, teknolojideki
iç devinim nedeniyle hiçbir sektör,
yeni teknolojilerden uzak kalamaz
diyebiliriz.
Sayıları artan Ar-Ge merkezlerinden en
yüksek faydanın elde edilebilmesi için
neler yapılmalı?
Kısaca teknopark dediğimiz (sayıları
49 olmakla birlikte) halen aktif olan
35 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nden
2012 yılında yapılan ihracat 657
milyon doları buldu. Burada çalışan
şirket sayısı ise 2 bini aştı. Ağırlıklı
olarak yazılım, bilişim, elektronik, ileri
malzeme teknolojileri gibi yenilikçiliğe
açık konularda yoğunlaşıyorlar. Özel
sektörce kurulan Ar-Ge merkezleri
ise 140’ı aştı. Bütün bu çabalardan
amaç, Türkiye’nin ileri teknolojik
ürün ihracatını artırmaya çalışmak.
2012’de 152,5 milyar dolarlık toplam
ihracatımızın sadece yüzde 3,4’ü
ileri teknoloji ürünüydü. Orta Gelir
Tuzağı’na düşmemek için, bu düşük
ihracatı yükseltmek zorundayız.
Bunun yolu teknopark ve Ar-Ge
merkezlerinden geçiyor.
Türkiye, Dünya İnovasyon İndeksi’nde
142 ülke arasında 68. sırada bulunuyor.
Belirli konularda ilk 20’de olduğumuz
gibi bazı konularda ise son sıralarda yer
bulabiliyoruz. Sıralamada dengeli bir
yükseliş için neler yapılabilir?
Ekonomik büyüme ile sosyalekonomik kalkınma arasında sadece
korelasyon vardır. Yani, biri ötekinin
nedeni veya sonucu değildir. Birisi
varsa, öbürü de olabilir, ama şart değil.
Bir ülkenin ekonomik büyüklüğü,
farklı ölçütlerle farklı hesaplanabilir.
Türkiye, ekonomik büyüklük
bakımından 1982’den beri dünyanın
en büyük 20 ekonomisi arasında. Bu
nedenle, 1999’da G20 ülkesi sayıldı. Ve
halen yerini koruyor.
Sözünü ettiğiniz “dengeli bir yükseliş”
ancak ve ancak emek yoğun bir
ekonomik model yerine, inovasyon
ağırlıklı, tasarım yoğunluklu, katma
değeri yüksek ileri teknoloji üretimli,
işgücünün tümünü harekete
geçirebilen bir ekonomik modeli
bütün hükümetlerin tercih edip
sahiplenmesiyle mümkün olabilir.
Bilgi ve iletişim teknolojilerine bu
konuda can simidi gibi sarılabiliriz.
Çünkü Türkiye’de BİT sektörü
sermayesinde yüzde 1’lik artış
sağlanırsa, kişi başına gelirin yüzde
1,6 artabileceği TÜBİSAD tarafından
2012’de yayınlanan raporda açıklandı.
Bu hesaba göre, örneğin genişbant
kullanımı yüzde 10 arttığında,
yenilikçiliğe dayalı ürün satışı
yüzde 3’e yakın artıyor. Elektronik
ticaret değerleri 2 kat arttığında ise,
inovasyon yapma eğilimi yüzde 3
artıyor. Ülkemizin ekonomik büyümesi
ve sosyal kalkınmasında BİT sektörüne
ağırlık vermek suretiyle Orta Gelir
Tuzağı’na düşmekten kurtulabiliriz.
İnovasyon, global rekabette öne
çıkmayı doğrudan etkiliyor. Bu
bağlamda Türkiye’yi yakın coğrafya
ve global pazarlar açısından nasıl
değerlendirirsiniz? İnovasyonun ön
planda olduğu bir dünyada liderliği
nasıl tanımlarsınız?
Global rekabette öne çıkmış örnek
bir ülke olan Güney Kore’nin, sadece
2012 yılında ABD Patent Bürosu’ndan
aldığı (yani tescil ettirdiği) patent
sayısı, tekrar ediyorum, sadece 2012
yılı için 14 bin 168. Tayvan’ın aynı yıl
ABD’de aldığı patent sayısı 11 bin
SAP ile Hızınıza Hız Katın!
Yönetici ve çalışanlarınızın katılımı ile İnsan Kaynakları süreçlerinizi otomatize ederek
kolaylaştırın ve operasyonel verimliliğinizi arttırın.
İnsan kaynakları çalışanları üzerindeki
operasyonel iş yükünü hafifleterek stratejik faaliyetlere odaklanmalarına imkan verin.
İnsan kaynakları çalışanlarına yönelik idari taleplerin azaltılması ile personel maliyetlerinizi düşürün.
Çalışanlarınızın self servisler ile kendi bilgi ve süreçleri üzerinde söz sahibi olmalarına izin vererek,
hem çalışanların hem de İnsan Kaynakları departmanının etkinliğini ve verimliliğini arttırın.
Yöneticilerinizin self servisler ile kendilerine bağlı çalışanlara ait tüm bilgilere erişmesine imkan
sağlayarak doğru kararlar almalarına destek olun ve verimliliklerini arttırın.
• Çalışanlarınız ve yöneticileriniz self servisler ile kendi süreçlerini yürütürken, sizler İnsan Kaynakları departmanı olarak
stratejik önceliklerinize odaklanın!
• Hızlı başlayın ve tamamlayın! ( 7 hafta gibi kısa bir sürede uygulama fırsatı)
• Çok acil iş süreçlerinizi hızlıca adresleyecek “SAP Çalışan ve Yönetici Self Servisleri Hızlı Uygulama Çözümleri” ile bırakın
çalışanlarınız bordrolarını kendi görüntülesin, kişisel bilgilerini güncellesin, izin taleplerinde bulunsun.
Employee self-service
Employee self-service web tabanlı uygulamalar aracılığı ile çalışanlara kişisel bilgi, süreç ve hizmetlere
erişim imkanı sağlar böylece insan kaynakları süreçleri içerisinde aktif rol alan çalışanın memnuniyeti
artarken insan kaynakları çalışanlarına da stratejik faaliyetlere odaklanmaları için zaman yaratılmış olur.
Manager self-service
Manager self-service web tabanlı uygulamalar aracılığı ile yöneticilerin çalışanları ile ilgili bilgi ve
işlemleri yürütmelerine ve onay süreçlerini gerçekleştirmelerine imkan sağlar. Yöneticilerin insan
kaynakları süreçlerine aktif katılımı ile çalışan yönetici arasındaki iletişim verimliliği arttırılırken insan
kaynakları çalışanları üzerindeki iş yükü de hafifletilmiş olur.
SAP Çalışan ve Yönetici Self Servisleri Hızlı Uygulama Çözüm kapsamı; konumlandırılmış SAP ERP
İnsan Kaynakları uygulamalarına bağlıdır.
www.uniteam.com.tr
39
+90 216 339 07 30
PORTRE................................................................................................................................................................................................
624. Türkiye’nin aynı yılda ABD’den
aldığı patent sayısı 55. Bu veri, tek
başına inovasyon-liderlik kavramını
açıklamaya yeter.
modelimizi 2010’da geliştirdik.
Kuruluşlarımızın inovasyon
yetkinliklerini ve performanslarını son
2 yıldır bu modelle ölçüyoruz.
Yöneticiler, kurum içi inovasyon
kültürünü geliştirmek adına ne gibi
önlemler almalı?
Sorunuza yanıt olarak Eczacıbaşı’ndaki
uygulamamızı özetlemek isterim.
İnovasyonda başarıyı yakalamak için
ihtiyaç duyduğumuz projeleri ortaya
çıkartabilmek amacıyla 2008 başında
Proje Destekleme Programı’mız “Bir
Projem Var”ı başlattık. Bugün, sisteme
günde ortalama 13 öneri geliyor. 2,5
yıllık süre içinde 12 binin üzerinde
öneri iletildi. Bunların yüzde 17’si
(yaklaşık 2 bini) proje ve uygulama
aşamasına geçti.
Kuruluşlarımızın inovasyon
alanındaki yetkinliklerini,
inovasyona yatkınlıklarını Liderlik,
Stratejik Planlama, Bilgi, İnsan
Kaynağı, Süreçler, Sürdürülebilir
Kalkınma (liderlik yaklaşımı,
stratejik planlamada inovasyona
verilen yer, inovasyon için gerekli
bilginin araştırılması, toplanması
ve yönetimi, inovasyonu var eden
insan kaynağının seçiminden
teşvik edilmesine kadar her
aşamada gösterilen yaklaşım,
oluşturulan inovasyon süreçleri
ve bu süreçlere tüm paydaşların
katılımının sağlanması ve itici güç
olarak sürdürülebilir kalkınmanın
çalışmaların odağında yer alması) gibi
girdi ölçütleri ile değerlendiriyoruz.
2009 sonunda İnovasyon
Koordinatörlüğü kuruldu. Kurumsal
örgütlenme tamamlandı. İnovasyon
çalışmalarını en üst düzeyde koordine
ederken, her seviyede oluşturulan
İnovasyon Kurullarıyla yönetmeye
başladık. Ölçümlemeye yönelik
“Genişbant kullanımı yüzde
10 arttığında, yenilikçiliğe
dayalı ürün satışı yüzde 3’e
yakın artıyor. Elektronik
ticaret değerleri 2 kat
arttığında ise inovasyon
yapma eğilimi yüzde 3
artıyor.”
40
Performanslarını ise genel olarak
inovasyon çalışmalarının katkısıyla
iş sonuçlarındaki değişim ile
değerlendiriyoruz. Ve Sürdürülebilir
Kalkınma kavramını, İnovasyon
Modeli'mizin içine kattık.
Eczacıbaşı Topluluğu olarak inovasyon
konusundaki çabamızı 2008’de
Capital dergisiyle Akbank’ın ortaklaşa
düzenlediği “Türkiye’nin İnovasyon
Liderleri” yarışmasında birinci gelerek
tescil ettik. Topluluk kuruluşları da
inovasyon başarılarını her yıl çeşitli
ödüllerle tescil ediyor.
Faruk Eczacıbaşı
kimdir?
İstanbul’da 1954 yılında doğan
Faruk Eczacıbaşı, İstanbul Alman
Lisesi’nden mezun olduktan sonra,
Berlin Teknik Üniversitesi İşletme
Fakültesi’nde lisans ve yüksek
lisans yaptı.
1980’de Eczacıbaşı Topluluğu’nda
çalışma hayatına atıldı. ABD’de bir
süre deneyim kazandıktan sonra
Eczacıbaşı Topluluğu’nda çeşitli
düzeylerde görev aldı.
Halen Eczacıbaşı Holding Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı olan
Faruk Eczacıbaşı, Eczacıbaşı
Topluluğu’nun “Eczacıbaşı Bilgi
İletim” şirketinin yöneticiliğini
üstlendi ve Topluluğun
“e-dönüşümü” sürecini yönetti.
Başkanlığını üstlendiği, Türkiye’nin
bir bilgi toplumuna dönüşmesi
hedefiyle 1995’te kurulan Türkiye
Bilişim Vakfı (TBV) aracılığıyla,
çeşitli araştırma raporlarının
hazırlanmasında ve bu konudaki
politikaların şekillendirilmesinde
çalıştı.
Bu kapsamdaki çeşitli faaliyetleri
arasında, e-Dönüşüm Türkiye
Eylem Planı çerçevesinde
oluşturulan e-Dönüşüm İcra
Kurulu’nda çalıştı. TÜSİAD’la
birlikte, özel sektörün kamuya
verdiği tek ödül olan e-Türkiye
Ödülleri’nin kurulması ve
sürdürülmesinde etkin
rol oynadı. Avrupa Birliği
Müktesebatı’nın Üstlenilmesine
İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın
uygulanması çalışmalarına katıldı.
Türkiye’de e-ticaret ve e-devlet
uygulamalarının güvenli hale
gelmesini sağlayacak yasal ve
teknik koşulları sağlayan ilk şirketin
kurulmasına öncülük etti. İnternet
denetimine karşı, AB ölçütlerinin
benimsenmesi yönünde
kamuoyuna liderlik yaptı. Halen
TBV Başkanlığı görevini devam
ettiren Eczacıbaşı, Türkiye’nin
teknoloji haritasının çıkarılmasına
yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.
Faruk Eczacıbaşı ayrıca, 1999
yılından bu yana Eczacıbaşı
Spor Kulübü Başkanlığı görevini
yürütüyor.
41
HAYATIN İÇİNDEN................................................................................................................................................................................
“ASLOLANIN EKİPMAN DEĞİL,
FOTOĞRAF OLDUĞUNU DA
UNUTMAMAK GEREKİR.”
Niko Guido, Türkiye’nin tanınmış fotoğrafçılarından biri. Fotoğrafın ne olarak
değerlendirildiğine, hangi teknolojilerin kullanıldığına değil, bir şeyler
anlatıp anlatamadığına önem veren, fotoğrafta “duygu”yu savunan bir
usta. Teknolojide de en büyük önceliği, yeniliklerin insanları hayat kalitesini
artırması.
Niko Guido, Türkiye’nin en iyi
okullarında eğitim almış, mühendis
olarak yetişmiş, kariyerinin ve hayatının
merkezine ise fotoğrafçılığı yerleştirmiş
bir isim. Fotoğrafın insanla bağ
kuran yanını asla göz ardı etmeyen
Guido, teknolojinin bir araç olarak
konumunun da bilincinde. 20 Eylül
tarihinde düzenlenecek SAP Forum’a
da katılacak olan Niko Guido ile etkinlik
öncesinde sohbet ettik.
“Fotoğraf”ı nasıl tanımlarsınız? İnsan
neden fotoğraf çekmek ister?
Fotoğrafı tanımlayan kelimeler
zaman içinde değişmiştir. Başlangıçta
fotoğrafın en önemli gücü gerçeklik
kavramı iken artık bu kavram önemini
yitirmiştir. Fotoğraf insan hayatını
değiştiren en önemli buluşlardan
birisidir. Tıptan sinemaya, uzay
araştırmalarından en son teknolojik
buluşlara kadar her alandaki
gelişmeleri fotoğrafa borçluyuz. Buna
rağmen insanların büyük çoğunluğu
fotoğrafı bulanın adını bilmez.
İnsanın her zaman kendi inisiyatifiyle,
bağımsız bir şekilde üretmeye ihtiyacı
vardır. Fakat günümüzün iş yaşamı
buna izin vermemekte, insanları belli
kalıpların içine sokarak neyi, ne zaman
ve nasıl yapacaklarını dikte etmektedir.
Bu sebeple de insan bir arayışa girer ve
özgür iradeyle hareket edebileceği bir
hobi ile uğraşmaya başlar. Günümüz
42
...............................................................................................................................................................................................................................
teknolojisiyle bu hobilerden en kolay
ulaşılanı fotoğraf olmuştur. İnsan
fotoğraf çeker, özgürleşir.
Bazı fotoğrafçılar yaptıkları işi bir sanat
olarak görmüyorlar. Sizin bu konudaki
görüşünüz nedir?
Açıkçası yaptığım işin sanat olarak
algılanıp algılanmaması beni o kadar
ilgilendirmiyor. Benim için önemli olan,
çektiğim fotoğraflarla bir şeyler söyleyip
söyleyemediğimdir. Sanatta, Rönesans
döneminde akıl ön plana çıkmaya
başlamıştır. Ardından modern sanat
döneminde aydınlanma ve bilim önem
kazanmıştır. Bu dönemde sanat, eleştiri
için kullanılan bir dil haline gelerek
toplumsal aydınlanmaya ışık tutar.
Sanatçı güç ve iktidarlar karşısında bir
duruş sergilemekten kaçınmaz.
Günümüzde ise sanat, sermaye ile
işbirliği içine girmiştir. En iyi sanat eseri
en pahalıya satılandır. En iyi sanatçı
ise sisteme uyum gösteren, iktidara
karşı eleştirel bir dil takınmayan,
galerisine, küratörüne, yatırımcısına,
yani kısacası sanat endüstrisine en çok
parayı kazandıran sanatçıdır. Sanat
eşittir paradır. Sanatçı da bu işbirliğine
ihanet etmemeli, başka işlere burnunu
sokmamalıdır.
Fotoğrafın esası nedir? Özne mi, mekan
mı, renkler mi, ışık mı?
Fotoğrafın esası anlatımdır. Söyleyecek
bir şeyinizin olup olmadığıdır. Fotoğraf
da Türkçe, İngilizce, müzik ve resim
gibi bir dildir. Fotoğrafçının bu dilde
söyleyecek bir şeyi varsa fotoğraf
anlam kazanır. Ben en çok bu dili
kullanmayı seviyorum, çünkü bence
bütün diller arasında en evrenseli
fotoğraftır. Söyleyecek bir şeyiniz yoksa
özne, mekan, renkler, ışık mükemmel
olmuş, neye yarar?
Ödüllü çalışmalarınız var. Siz kendinize
ödül verecek olsaydınız hangi
fotoğrafınızı ödüllendirirdiniz?
En çok sevilen çalışmalarımdan birisi
“Su Perisi.” Ben de o fotoğrafımı çok
seviyorum.
“Fotoğrafçı gözü” ne demektir? İyi bir
fotoğrafın özellikleri nelerdir?
Görmeyi bilmektir. Bunun için illa
fotoğrafçı olmamıza gerek yok. Her
gün yürüdüğümüz yollarda öyle
enteresan detaylar var ki... Ama
biz bunları görmeden yanlarından
geçiyoruz. Fotoğrafçı olmak doğal
olarak görsel algıyı stimüle eder. Buna
rağmen bazı fotoğrafçılar diğerlerine
göre daha kolay görürler. Bu da estetik
algıyla alakalıdır.
Pek çok ülkeye gidip çekimler yaptınız.
Sizi en çok etkileyen yer neresiydi?
Beni en çok etkileyen iki yer var. Birisi
Myanmar, diğeri de Hindistan’ın
Kalküta şehri. Dünya çok çabuk
değişiyor. Belki 50 sene sonra bütün
metropoller birbirlerine benzeyecek.
Uluslararası markalar bütün köşe
başlarını ele geçirecekler. Myanmar
ve Kalküta bu değişimden henüz çok
fazla etkilenmedikleri için beni çok
etkilediler.
Çeşitli atölyeler de yürütüyorsunuz. İyi
fotoğraf çekmek “öğrenilebilir” bir şey
mi?
“Dünyaya Farklı Bakmak” adıyla
Mayıs ve Ekim aylarında iki ayrı atölye
düzenliyorum. Ayrıca yurtdışında
düzenlediğim haftalık atölyeler var.
Bu atölyelerden edindiğim izlenim
şudur: Eğer aşk ve heyecanla fotoğrafa
sarılırsak, iyi fotoğraf çekmememiz
için hiçbir sebep yoktur. Bu sebeple
ben atölyelerimde teknik eğitimin
yanında, fotoğrafın felsefesine de çok
önem veriyorum. Fotoğrafla anlatmak
kadar, fotoğrafı anlamayı da öğretmeye
çalışıyorum.
Fotoğrafçılıkla ilgilenenlere, yeni
başlayacak olanlarla neler önerirsiniz?
Fotoğrafın temel kurallarını ve
tekniğini öğrenmeyi, ama bunların
esiri olmamayı öneririm. Fotoğraf
ile mekanik bir ilişki kurmak yerine,
tutkulu bir aşk yaşamayı tercih ederim.
Son dönemde Instagram fotoğrafçılığı
çok yaygınlaştı. Çeşitli efektlerle
fotoğrafları yeniden düzenlemek
mümkün. Bu konudaki görüşünüz
nedir?
Karşı değilim. Ama şunu da
unutmamak lazım ki günümüzde
dünya görsel bir çöplüğe dönüşmüştür
ve maalesef artık görsellere doymuş
olan beynimiz, eskisi kadar klasik
fotoğraflardan etkilenmemektedir.
İşte bu sebeple Instagram tarzı
paylaşımlar bu kadar popülerdir. Çünkü
fotoğraflar efektlerle kolay bir şekilde
farklılaştırılmaktadır. İnsan bundan
da sıkılacak ve yeni paylaşım şekilleri
arayacaktır.
Fotoğraf teknolojisinde en son gelinen
nokta nedir?
Her şey o kadar hızlı değişiyor ki takip
etmek gittikçe zorlaşıyor. Maalesef
teknoloji, fotoğrafın önüne geçti.
Çoğu fotoğrafçı sohbetinde artık
fotoğraftan çok ekipman konuşuluyor.
Teknolojik gelişimin mutlaka fotoğrafa
çok büyük katkısı var ama aslolanın
ekipman değil, fotoğraf olduğunu da
unutmamak gerekir.
Sizce inovasyon nedir?
İnovasyon buluş, yenilik demektir.
Son yıllarda daha çok bilim ve
teknolojinin ekonomik ve toplumsal
yarar sağlayacak şekilde yenilenmesi
anlamında kullanılıyor. Bu cümle
kulağa hoş geliyor. Toplumsal yarar
bölümü ve doğa unutulmadığı taktirde
inovasyon insanlığın gelişimi için
önemlidir.
İnovasyonun fotoğrafçılık açısından
önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fotoğrafçılık alanında heyecanla
beklediğiniz, olmasını çok istediğiniz
bir gelişme var mı?
Fotoğrafçılıktaki inovasyonun,
fotoğrafçının ihtiyaçlarını karşılamaktan
çok, bilim alanında kullanılan
fotoğrafçılığa yenilikler getirerek
bilimin gelişmesine yardımcı olacağına
inanıyorum. Açıkçası, fotoğrafçılık
alanındaki teknolojik gelişmeleri
memnuniyetle karşılasam da bunların
beni çok heyecanlandırdığını
söyleyemeyeceğim. Çünkü tekniği
vasat ama duygusu olan bir fotoğrafı,
tekniği mükemmel ama duygudan
yoksun bir fotoğrafa tercih ederim.
43
HAYATIN İÇİNDEN................................................................................................................................................................................
BİLGİ TEKNOLOJİLERİ,
OTİZM HASTALARINA
İSTİHDAM SAĞLIYOR
Rekabete dayalı pazar koşullarında
faaliyet gösteren sektörler, bu
rekabetin baskısıyla, çalışan
konusunda fazlasıyla seçici davranıyor.
İyi bir eğitim ve güçlü referansların
yanı sıra pek çok sektörde bireysel
beceriler de ön plana çıkıyor. Bu
nedenle sağlık sorunları olan ve
çalışma alanında güçlük çeken
bireyler, iş bulma konusunda zorluk
yaşıyor. Örneğin Asperger Sendromu
da dahil olmak üzere dünya
nüfusunun %1’ini etkileyen otizm
ve otizm ile bağlantılı hastalıklar, bu
bireylerin zorlu çalışma koşullarına
ayak uydurmalarını güçleştiriyor.
Sadece 2013 yılında yaklaşık
50 bin otistik gencin 18 yaşına
gireceği tahmin ediliyor. Lise ya da
üniversiteden mezun olduktan sonra
iş bulmak halihazırda zorken, buna
bir de otizmin getirdiği güçlükler
eklenince bu bireylerin iş dünyasında
44
yer edinmesi olası görünmüyor.
Oysa değişen global dinamikler
sayesinde, otizm spektrumundaki
çeşitli sendromlarla mücadele eden
bireylerin kendilerini “evlerinde”
hissedecek rahatlıkta çalışabilecekleri
bir sektör bulunuyor: teknoloji
endüstrisi.
Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü,
gereksinimleri ve beklentileri ile otizm
hastaları için bulunmaz bir istihdam
potansiyeli taşıyor. Yaşadıkları
zorlukların başında sosyal iletişim
sorunları gelen otizm hastaları, bu
sektörün “mutfağında” görev alarak,
hem bireysel gelişimlerine hem de
çalıştıkları şirkete değer katabiliyorlar.
Yüksek teknolojiyle günlük olarak
çalışmayı gerektiren iş tanımları, bazı
otistik gençler için adeta doğal bir
beceri niteliği taşıyor. Ayakkabılarını
bağlamak ya da kemerini takmak
için yardım alması gereken hastalar
bile, tek bir göreve yüksek düzeyde
odaklanma gerektiren çeşitli teknoloji
kollarında üstün başarı gösterebiliyor.
SAP özel bireyler için uzman bir
kurumla çalışıyor
Thorkil Sonne tarafından 2004
yılında Danimarka’da kurulan
Specialisterne, otizm sendromuna
sahip bireylerin karakteristik
özelliklerini değerlendirerek şirketlere
rekabet avantajı sağlıyor. Danimarka
dilinde “uzmanlar” anlamına gelen
Specialisterne, otizm hastalarına iş
bularak sosyal inovasyona imza atıyor.
Çalışanlarının büyük çoğunluğu otizm
spektrumundaki sendromlardan
birine sahip olan Specialisterne, bu
bireylere kurumsal sektörde yazılım
testi, programlama ve veri girişi
gibi görev tanımlarıyla istihdam
sağlıyor. Danimarka, Polonya, İzlanda,
...............................................................................................................................................................................................................................
Norveç, İrlanda, İsviçre, Almanya,
ABD ve İngiltere’de operasyonları
bulunan Specialisterne, kâr amacı
gözetmeyen Specialist People
Foundation adlı organizasyon ile
global ölçeklenmesini büyütüyor ve
topluluğunu genişletiyor.
SAP de dünyayı daha iyi bir yer
haline getirme ve insanların hayatını
iyileştirme misyonu doğrultusunda,
otistik bireyleri yazılım denetçisi,
programcı ve veri kalite denetim
uzmanları olarak işe almak için global
ölçekte Specialisterne ile çalışacağını
duyurdu. Otistik bireylerin benzersiz
yeteneklerini faydaya dönüştürmenin
taşıdığı rekabet avantajı potansiyelini
gören SAP, aynı zamanda bu kişilere
anlamlı bir çalışma ortamı yaratmaya
da destek oluyor. Specialisterne’nin, bu
iş ortaklığı kapsamında önümüzdeki
yıllarda operasyonlarını SAP’nin global
genişlemesini destekleyecek şekilde
yaygınlaştırması planlanıyor.
“Farklı fikirlerin ortaya çıkardığı
becerilere konsantre olarak
farklı yetenekleri yönetmek için
kullandığımız yöntemleri yeniden
tanımlayabiliriz,” diyen SAP AG
yöneticileri, 21. yüzyılın zorluklarını
aşmak için farklı düşünen ve
inovasyon fitilini ateşleyen bireyleri
işe almanın şart olduğunu vurguluyor.
Specialisterne Kurucusu ve Specialist
People Foundation Yönetim
Kurulu Başkanı Thorkil Sonne
ise SAP ile kurdukları ortaklığı
şu sözlerle yorumluyor: “SAP’ye,
henüz potansiyeli keşfedilmemiş
bireylerden oluşan devasa bir yetenek
havuzuna global ölçekte erişim
imkanı tanıyacak olmaktan dolayı
büyük heyecan duyuyoruz. Böylelikle,
SAP’nin inovasyonda global liderlik
konumunu güçlendireceğimize
inanıyoruz. SAP, bizimle global ölçekte
çalışan ilk çok-uluslu iş ortağımız
olma özelliği taşıyor. Bu ortaklıkla
birlikte SAP fikir öncülüğü yapacak,
oluşturulan bu örneği takip etmeleri
için ekosistemini motive edecektir.”
özel yetenekleri doğrultusunda
yönlendirilmelerinin olumlu etkisini
ortaya koydu. Specialisterne ile yerel
olarak çalışan SAP Labs Hindistan,
6 otistik bireyi yazılım denetçisi
olarak işe aldı ve SAP Business
Suite uygulamalarını denetlemekle
görevlendirdi. Bu yeni denetçilerin
kritik noktalarda ekibin üretkenliğini
ve grup içi kaynaşmayı artırdığı
gözlendi. Ayrıca otizm sendromuna
sahip bireyler ve aileleri ile
etkileşimini artırmak isteyen SAP Labs
Hindistan, “Bol” adını verdiği bir iPad
uygulaması geliştirdi. Bu uygulamayla
otistik çocukların eğitimine
destek olan yenilikçi bir öğrenme
programından faydalanılıyor. Bu yıl
beş ayrı pozisyon için gözlem aşaması
tamamlanan İrlanda pilot projesinden
de Hindistan’daki başarıya benzer
sonuçlar bekleniyor.
Kapsamlı ve zengin çeşitliliğe sahip
çalışma ortamı, SAP çalışanlarının
hem müşterilerine hem de bütün
olarak toplumu ilgilendiren
problemlere yenilikçi çözümler
üretmeleri için ideal bir zemin
oluşturuyor. SAP’nin İrlanda ve
Hindistan’da gerçekleştirilen pilot
projelerinin başarısı, otistik bireylerin
SAP’nin otistik bireyleri işe
alma programını global ölçekte
genişleterek 2013 yılında ABD,
Kanada ve Almanya’da da çalışmalara
başlaması planlanıyor. Şirketin 2020
hedeflerinde ise dünya çapında
65 bini aşan çalışanlarının %1’lik
bölümünün otistik bireylerden
meydana gelmesi yer alıyor.
45
HABERLER...........................................................................................................................................................................................
DETAYSOFT, TURKCELL GLOBAL BİLGİ’NİN SAP SÜRÜM
YÜKSELTME PROJESİNİ BAŞARIYLA TAMAMLADI
Bir Turkcell Grup şirketi
olarak 1999’dan beri çağrı
merkezi sektöründe hizmet
veren Turkcell Global Bilgi;
Türkiye’de 16, Ukrayna’da 4
ve Belarus’ta 1 olmak üzere
toplam 21 lokasyonda,
10 bin çalışanı ve 7.500
masa kapasitesiyle hizmet
veriyor.
Turkcell Global Bilgi’de
SAP R3 Malzeme Yönetimi
(MM), Finans Modülü
(FI), Maliyet Muhasebesi
(CO- Controlling), İnsan
Kaynakları (HR) modülleri
kullanılıyor. Sürüm yükseltme çalışması,
Turkcell Global Bilgi - Bilgi Teknolojileri
Kurumsal Çözümler ve İş Zekası ekibi
tarafından proje önerisi olarak Eylül
2012’de gündeme getirildi. Proje
yöneticisi, ürün yönetimi ekipleri,
test uzmanları, SAP Danışmanları
& geliştirme kaynakları, veritabanı
yöneticileri, sistem yöneticileri ve ilgili iş
birimlerinden uzman ekiplerin yer aldığı
kapsamlı bir proje grubu oluşturuldu.
Detaysoft danışmanlığında
gerçekleştirilen “Versiyon Yükseltme
karşılaşılan hatalar
giderilerek taleplerle
(request) canlı kullanıma
geçişe hazır hale getirildi.
Daha sonra tüm yeni
talepler test sisteminden
canlı sisteme taşındı.
Geliştirme sistemleri
sırayla yeni sürüme
yükseltildi.
(Upgrade) Projesi” kapsamında iki
ürünün sürümleri yenilendi: SAP ERP
R3 4.7 Enterprise’dan ECC 6.0 EHP6
versiyonuna, Veri Ambarı (Business
Warehouse) tarafında ise BW 3.5’dan
BW 7.3 versiyonuna yükseltme yapıldı.
Her iki sistemde de en güncel servis
paketlerinin kurulumu sağlandı.
Sonrasında da Unicode geçişi ile proje
tamamlandı.
Canlı sistem upgrade’i öncesi tüm
test çalışmalarının test sisteminde
yapılması planlandı. Testlerde
Proje öncesinde fiziksel ve
ayrı sunucular üzerinde
çalışan SAP sistemleri, yine
Detaysoft danışmanlığında
Hyper-V cluster’lar
üzerinde sanallaştırıldı.
Böylece tüm SAP sistemleri için yüksek
erişilebilir, kolay genişleyebilir ve
yönetilebilir bir altyapı çok daha uygun
maliyetlerle sağlanmış oldu.
Yeni sürüm sonrası, E-fatura ve Finansal
Planlama (SAP Business Planning and
Consolidation BPC 10.0) çalışmalarının
devreye alınma süreci projelendirildi.
Turkcell Global Bilgi, sürekli yenilenen
teknolojik altyapısı ile lider müşteri
ilişkileri yönetim merkezi konumunu
koruyarak müşteri memnuniyetini
arttırmaya devam edecek.
IBSS DANIŞMANLIK, FARKLI SEKTÖRLERİ
MEDYASOFT’TAN BİR İLK:
SAP İLE GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYOR SAP YÜKSEKÖĞRENİM
Uzun yıllardır SAP iş ortağı olarak
çalışmalarını sürdüren IBSS
Danışmanlık, dünyanın ve Türkiye’nin
önde gelen şirketlerinde SAP İş
Analitikleri alanında başarılı projelere
imza atmayı sürdürüyor. 2013 yılında
da bu anlamda verimli çalışmalar
yürüten IBSS, Asya-Afrika-Avustralya
bölgesindeki yaklaşık 40 ülkede
bulunan Unilever birimlerine SAP
Veri Ambarı projelerinde danışmanlık
desteği vermeye devam ediyor.
Haziran 2013’te ise enerji dağıtım
sektörünün önemli oyuncularından
Çalık Yedaş’ta başarılı bir SAP Veri
Ambarı projesini canlı
kullanıma geçiren IBSS,
yine aynı sektörde
Bursagaz ve Kayserigaz
SAP Veri Ambarı-İş
46
Zekası projesine de Temmuz 2013’te
başladı.
IBSS’in çalışmaları elbette tek bir
sektörle sınırlı değil. Çimento
sektörünün lider şirketi Akçansa’da
Mayıs 2013’te başlayan SAP Veri
Ambarı-İş Zekası projesi Eylül ayında
canlı kullanıma geçiyor. Farklı
sektörlere bir başka örnek olarak
Şişecam öneri takip sistemi projesi de
2013 yılında canlı kullanıma alınacak.
IBSS, SAP alanındaki deneyimi ve
uzmanlığıyla farklı sektörlerdeki pek
çok şirket için proje ve
7/24 destek hizmeti
vermeye devam ediyor.
Ayrıntılı bilgi için:
www.ibss.com.tr
ÇÖZÜMÜ PAKETİ
Medyasoft, SAP Yükseköğrenim Çözümü’ndeki
tecrübesini paket çözüm haline getirerek SAP
Store’da yayınlıyor. Medyasoft’un tecrübeli
danışman ekibi tarafından hazırlanan SAP
Higher Education & Research Rapid Deployment
Software, SAP tarafından da onaylandı ve “SAP
Qualified” olarak SAP Store’a girmeye hak kazandı.
Medyasoft böylece Türkiye ve dünyada bu alanda
bir “ilk”e imza atmış oldu. Zaman ve maliyet
açısından çarpıcı oranlarda tasarruf sağlayan
SAP Yükseköğrenim Çözümü, akademik dünyayı
e-iş işlevselliğiyle güçlendiriyor. Tüm süreçleri
tek sistem üzerinden yöneterek verimliliği en üst
seviyelere taşıyor. Medyasoft, yönetmeliklere
ve mevzuata uygun SAP Yükseköğrenim
Çözümü Paketi ile yatırımın geri dönüş hızındaki
konumunu daha da güçlendirdi. Detaylı bilgi ve
sunum talebi için: [email protected] ya da
0216 645 91 00
47
HABERLER...........................................................................................................................................................................................
PHARMACTIVE, ÇÖZÜMEVİ DANIŞMANLIĞINDA SAP’YE GEÇTİ
Organize Sanayi Bölgesi’nde 108.000
m² arsa satın alarak Türkiye'nin en
büyük ve modern ilaç fabrikalarından
biri olan, ileri teknoloji ile üretim
gerçekleştirebilen tesisini Haziran 2013
tarihinde tamamladı.
Teknoloji yatırımlarına büyük önem
veren Pharmactive bu sayede
süreçlerinin en doğru ve etkin şekilde
yürütülebilmesini sağladı. Pharmactive
İlaç, Mayıs 2013 tarihinden bu yana
SAP projelerinde destek almaya
başladığı ve birlikte birçok proje
gerçekleştirdiği Çözümevi Danışmanlık
işbirliği ile ERP sistemlerini sektörün
ihtiyaçlarına uygun hale getirdi.
Saya Grup, ilaç sektöründe elde
ettiği tecrübe ve birikimlerini
değerlendirmek amacıyla Kasım
2010’da Pharmactive İlaç firmasını
kurdu. Pharmactive, Çerkezköy
Haziran 2013’te başlayan ITS
Entegrasyon projesi, proje planına
uygun olarak Ağustos 2013’te sorunsuz
bir şekilde devreye alındı. Çift yönlü
entegrasyonun sağlandığı projede,
teknik işlemlerin tamamlanmasının
MERCEDES-BENZ TÜRK, SAP BPC’YE
ITELLIGENCE ANALYTICS İLE GEÇTİ
Mercedes-Benz Türk, itelligence
Analytics danışmanlığında SAP BPC
projesini hayata geçirdi. Projede, SAP
BusinessObjects ürün ailesinde yer
alan BPC 10.0 Netweaver versiyonu
kullanıldı. Proje kapsamında 25’i aşkın
kullanıcı SAP BPC uygulamasının
eğitimini aldı ve şirketin tüm mali
planlama süreçleri, SAP BPC sistemi
üzerinde yapılandırıldı.
Daha önceki planlama sisteminin
gereksinimlere yeteri kadar cevap
verememesi, şirketin IT stratejisine
uygun olmaması, iş modellerinde
meydana gelen değişikliklere adapte
edilememesi gibi sorunlar nedeniyle
yeni bir planlama sistemine ihtiyaç
duyan Mercedes-Benz Türk, SAP BPC
projesi ile verimliliği artırmayı ve şirket
içi karar alma süreçlerini hızlandırmayı
hedefledi. Projede, şirket genelinde
yer alan farklı mali planlama yapıları
tek bir platform üzerinde geliştirildi
ve kullanıcılar, ihtiyaç duydukları tüm
verilere yetkileri dahilinde ulaşıp kendi
48
istekleri doğrultusunda çeşitli raporlar
geliştirme imkanına kavuştular. Şirketin
ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilen
iş akışı uygulaması ve yetkilendirme
modeli aracılığıyla planlama sürecinin
tüm adımlarının SAP BPC üzerinden
takip ve kontrol edilmesi ve etkin bir
şekilde yönetimi sağlandı.
itelligence Analytics danışmanlığında
Ekim 2012’de başlayan SAP BPC projesi,
7 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı.
7 departmandan toplam 55 kişilik
ekibin desteği ile tamamlanan projede
şirketin satış, üretim, satınalma, stok,
gider planlaması, ürün bazında kârlılık
planlaması, likidite planı ve vergi
planı sistem üzerinde MercedesBenz Türk’ün tüm gereksinimlerini
karşılayacak şekilde geliştirildi.
Böylelikle entegre plan mali tablolara
(proforma kâr-zarar tablosu, bilanço ve
nakit akış tablosu) SAP BPC üzerinden
ulaşılması sağlandı. Yeni ortaya çıkan
iş modellerine kısa zamanda uyum
sağlayabilecek esneklikte olan SAP
BPC çözümü ile şirketin planlama
sürecinin daha verimli ve hızlı bir
şekilde neticelendirilmesi sağlanarak
veri kalitesi artırıldı.
ardından validasyon testleri
gerçekleştirildi, ilgili dokümanlar
hazırlandı ve canlı kullanıma geçiş
19 Ağustos 2013 tarihinde başarıyla
gerçekleştirildi.
Çözümevi ve Pharmactive ekibi
ayrıca El Terminali ve Barkod
Uygulamalarını gözden geçirerek
satış ve depo süreçlerinin hem
basit hem de güvenilir bir biçimde
çalışmasını sağladı. Satın alma süreçleri
de incelendi ve birçok noktada
iyileştirmeler yapılarak Üretici Parça
Takibi süreçleri SAP platformuna
taşındı. Ayrıca Tedarikçi Değerlendirme
süreçleri de ERP sistemine taşınarak
etkin bir tedarikçi yönetim sistemi
kuruldu. Üretim süreçleri yeniden
gözden geçirildi; potens hesaplama
algoritmaları, hazır edim süreçleri ve
sevkiyat toplama listeleri de devreye
alınarak üretim ve satış süreçlerinin
etkinliği artırıldı.
E-İMZA, SAP İLE
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK
ŞİRKETLERİNE GÜÇ
KATIYOR
E-GÜVEN, SAP Çözümleri ile gerçekleştirdiği
e-imza/mobil imza ve İmzala-Gönder
entegrasyonları sayesinde şirketlere zaman ve
buna bağlı olarak verimlilik gibi önemli avantajlar
kazandırıyor. Türkiye’nin en büyük 500 şirketi
arasında yer alan 200’ü aşkın SAP kullanıcısı başta
olmak üzere çok sayıda şirket, E-GÜVEN’in sunduğu
entegre çözümlerle verimliliklerini daha da artırma
imkanına kavuşuyor.
SAP Çözümleri ile gerçekleştirilebilen e-imza/
mobil imza entegrasyonu sayesinde şirketler, SAP
üzerinde e-imzalı/mobil imzalı izin formları, sipariş
onayları ve satın alma talepleri oluşturabilmenin
yanı sıra zaman çizelgelerini de imzalayabiliyor.
Kurumun ihtiyacına göre kullanım alanları
çeşitlendirilebiliyor. Entegrasyon, ıslak imzalı
bankacılık süreçlerini de sona erdiriyor. Örneğin
SAP üzerinde oluşturulan banka talimatları
e-imza veya mobil imza ile imzalanarak bankalara
elektronik ortamda gönderilebiliyor. Bu aşamada
E-GÜVEN’in İmzala-Gönder ürünü SAP ile entegre
edilebilecek bir alternatif olarak sunuluyor.
İnovasyon Sponsoru
Teknoloji Sponsoru
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
3
File Size
6 186 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content