Güncel Mali Sorunlar 1

OPTİMAL VERGİLEME
ÖĞR. GÖR. AYNUR ARSLAN BURŞUK
DERS 2
• Optimal vergileme denildiğinde en iyi ve en uygun
vergileme sistemi anlaşılmaktadır. Tarih boyunca böyle
bir sistem aranmış ancak halen böyle bir sistemin
varlığı üzerine görüş birliğine varılamamıştır.
• Vergi, devlet ve benzeri kamu kuruluşlarının, sosyoekonomik hayatın gereklerini yerine getirmek ve kamu
harcamalarının finansmanını sağlamak üzere,
mükelleflerden ödeme güçlerine göre ve yasalara
dayanılarak alınan, karşılıksız, zorunlu parasal tutardır.
Adam Smith’in Vergileme İlkeleri
• 1. Adalet ilkesi: Bir ülkede yaşayan herkes mümkün olduğu ölçüde
ödeme güçleriyle orantılı olarak devlet harcamalarının finansmanına
katkıda bulunmalıdır.
• 2. Kesinlik ilkesi: her bireyin ödemek zorunda olduğu vergi keyfi
olmamalı, kesin olmalıdır. Ödeme zamanı, ödeme şekli,ödeme
miktarı herkes için açık olarak tespit edilmelidir.
• 3. Uygunluk ilkesi: her vergi vergiyi ödeyecek birey için en uygun
olan zamanda ve en uygun şekilde tahsil edilmelidir.
• 4. İktisadilik ilkesi: halkın cebinden çıkan para ile devlet hazinesine
giren para birbirinden çok farklı olmamalıdır. Herhangi bir vergi
uygulanırken, halkın cebinden çıkan para ile devlet hazinesine giren
para birbirinden farklı olabilir. Vergi ile ilgili çok sayıda vergi memuru
istihdam edilmesi sonucu bu durum ortaya çıkabilir; vergi
memurlarına ödenen maaşlar, toplanan vergilerin önemli bir kısmını
oluşturabilir.
OPTİMAL VERGİLEMEDE ÖNEM ARZ EDEN
KOŞULLAR
• Optimal bir vergileme yapılabilmesi için;
1. Verginin hangi konular üzerinden alınacağı,
2. Vergilemede dolaylı ya da dolaysız vergilerin
ağırlığının ne olacağı,
3. Vergi tarifesinin düz oranlı mı yoksa artan oranlı mı
olacağı,
4. Vergi yükünün mükellefler arasında hangi kriterlere
göre dağıtılacağı konuları önemlidir.
1. Verginin Hangi Konular Üzerinden Alınacağı
• Verginin konusunu gelir, harcamalar ve servet
oluşturmaktadır.
• Gelir Vergileri: gelir ve kurumlar vergisi
• Harcama Vergileri: KDV, ÖTV, BSMV, belediye
vergileri, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi,
damga vergisi, gümrük vergisi,harçlar
• Servet Vergileri: Veraset ve intikal vergisi, emlak
vergisi, motorlu taşıtlar vergisi
Gelir Vergileri
• Gelir vergileri subjektif (şahsi) vergilerdir. Bu
vergiler, mükelleflerin kişisel ve ailevi durumlarını
dikkate aldığı için ödeme gücüne göre
vergilendirme prensibine uygun olarak hareket
eder ve optimal vergileme ilkelerinden genellik
ilkesine uygunluk gösterir.
• Ancak çok karmaşık bir yapıya sahip olması ve
mali teşkilatı iyi olmayan ülkelerde etkin bir
şekilde uygulanmamasına yol açar.
Harcama Vergileri
• Harcama vergileri ise daha objektif vergilerdir. Uygulama ve
basitlik açısından daha avantajlıdır.
• Ancak harcama vergilerinde mükelleflerin kişisel ve ailevi
durumları dikkate alınmadığı için ödeme gücü prensibine
uygun değil ve adil vergileme olanağı yoktur.
• Gelirlerine oranla daha fazla harcama yaptıkları varsayılan
düşük gelirli nüfus ile gelirlerine göre daha düşük tüketim
düzeyi bulunan yüksek gelirli nüfus arasında katlanılan vergi
açısından eşitlik bozulmaktadır.
• Bu durum optimal vergileme ilkelerinden adalet ve eşitlik
ilkesine ters düşmektedir.
2. Vergilemede Dolaylı yada Dolaysız Vergiler
• Dolaylı Vergiler: KDV, ÖTV, Damga Vergisi, Gümrük
Vergisi, harçlar
• Dolaysız Vergiler: Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi,
Veraset ve İntikal Vergisi, Emlak Vergisi, Motorlu
Taşıtlar Vergisi,
Dolaysız Vergiler
• Dolaysız vergilerin dolaylı vergilere nazaran daha adil
bir vergi oldukları öne sürülmüştür. Bunun gerekçesi
olarak dolaysız vergilerin mükelleflerin ödeme
güçlerine ulaşmada daha başarılı oldukları ifade
edilmiştir.
• Ancak dolaysız vergiler çoğu durumda mükellef ile vergi
dairesini karşı karşıya getirdiği için mükellefler üzerinde
vergi tazyiki oluşturmaktadır. Yani vergiden kaçınma ve
vergi kaçırma olaylarına imkan bırakmaktadır. Bu
nedenle dolaysız vergilerin tahsili devlet açısından zor
olmaktadır ve dolayısıyla optimal olması düşünülemez.
Dolaylı Vergiler
• Dolaylı vergiler ise, mükelleflerin ödeme gücüne ulaşmayı
hedeflemez. bu nedenle idare ile mükellefler açısından daha kolay
uygulanabilen vergilerdir.
• Dolaylı vergilerde verginin fiyat içinde yer alması (mali anestezi)
nedeniyle mükellefler açısından vergi tazyiki hissedilmemekte ve bu
vergilerin tahsilleri devlet açısından kolay olmaktadır.
• Dolaylı vergilerin mali anestezi etkisi devletin vergi tahsilatında etkin
olmasına karşın mükelleflerin ödedikleri vergiyi görmesine engel
olmaktadır. Bu nedenle dolaylı vergiler adalet eşitlik ve kesinlik
ilkeleriyle örtüşmemektedir.
3. Vergi tarifesinin düz oranlı mı yoksa
artan oranlı mı olacağı?
• Genel Olarak Vergi Tarifeleri
• Vergi tarifeleri, ödenecek vergi miktarını belirlemek için
matraha uygulanan ölçülerdir. Genel olarak vergi
tarifeleri üç şekilde düzenlenebilir.
• Artan oranlı tarife, azalan oranlı tarife ve düz oranlı
tarife.
• Artan oranlı tarifede matrahın artmasına paralel olarak
vergi oranı da artış gösterir.
• Düz oranlı vergide, matrah ne olursa olsun, vergi oranı
değişmez ve aynı kalır.
• Azalan oranlı tarife ise artan oranlı vergi tarifesinin, tam
tersidir, yani matrah arttıkça vergi oranı azalır.
Optimal Vergileme Açısından Artan Oranlı
Vergileme
• Artan oranlı vergi savunucularına göre piyasa süreci
sonucunda oluşan gelir dağılımı adaletsiz bir yapı
göstermektedir. Bu adaletsizliğin giderilmesi amacıyla
devlet artan oranlı vergilerle yüksek gelirliler aleyhine,
düşük gelirliler lehine gelir dağılımına müdahalede
bulunmalıdır.
• Artan oranlı vergilerin teorik dayanağı olarak ortaya
konulan yaklaşımlardan birisi gelirin marjinal verimler
yasasına tabi olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu
yaklaşıma göre zenginin gelirinin marjinal faydası düşük
olduğundan yoksul ile aynı oranda vergilendirilmesi
adaletsizdir.
Artan Oranlı Vergilemeye Yapılan Eleştiriler
1. Sermaye Birikiminin Engellenmesi
• Bir çok düşünür tarafından sıradan kişilere göre daha
yetenekli olup daha fazla kazanan insanların
cezalandırılması ve sermaye birikiminin bu şekilde
kösteklenmesi şiddetle eleştirilmiştir.
• En önemli olumsuz etkilerinden birisi başarılı yeni
girişimciler üzerindedir. Bu bireyler genellikle işlerini
daha iyi bir hale getirmek için kârlarını firma içinde
tutmak isterler. Artan oranlı vergileme ile bu kârlara
devlet tarafından el konulması bu firmaların
gelişmelerine ve köklü firmalara rakip olmalarına engel
olur. Hiçbir zaman büyük işletmeler haline gelemezler.
2. Piyasa Gelir Dağılımını Bozması
• Piyasa mekanizmasında bazı bireyler ellerindeki
sermayeyi diğerlerine göre daha iyi bir şekilde
kullanıp gelirlerini göreceli olarak arttırabilirler.
Artan oranlı vergileme ile bu kişiler
cezalandırılmaktadır.
3. Vergi Sosyalizmi
• Artan oranlı vergilemede asıl amacın gelirin
yeniden dağılımının sağlanması değil adalet ve
yansızlığın sağlanması olduğu iddia edilmiştir.
4. İstisna ve Muafiyetlerin Adaletsiz Etkisi
5. Artan Oranlı Vergilemenin Ekonomideki Nisbi
Fiyat Yapısını Bozması
• Artan oranlı vergileme daha fazla çalışıp daha
çok kazanan bireyleri cezalandırmaktadır.
Böylece uluslararası kabul edilmiş olan "eşit
işe eşit ücret" prensibi artan oranlı vergileme
ile çiğnenmektedir.
Optimal Vergileme Açısından Düz Oranlı
Vergileme
• Düz oranlı vergi tarifesinde tek bir vergi oranı
vardır ve bu oran vergi matrahındaki artıştan
bağımsızdır.
• Düz oranlı vergi (Flat tax), vergi matrahı ne
olursa olsun tek bir vergi oranının bir defaya
mahsus uygulanmasını içeren vergidir.
Düz Oranlı Vergiyi Doğuran Nedenler
• Tek ya da düz oranlı vergiyi doğuran nedenlerin başında en
önemli etken küresel vergi rekabeti gelmektedir.
• Gelişmekte olan ülkeler, doğrudan yabancı yatırımları
ülkeye çekmek için, teşvik aracı olarak her türlü çareye
başvurmaktadırlar.
• Bunlar içinde son yıllarda sıkça kullanılan düşük ya da tek
vergi oranı, ön sırada yer almaktadır. Çünkü, vergi yabancı
yatırımlarda önemli bir maliyet öğesidir. Yabancı yatırımcı,
yeni yatırım için ülke seçiminde, vergi yükünü hesap
etmekte ve karanını buna göre vermektedir.
• Ancak bu durumda vergi yükünün orta sınıfa yığılması, vergi
adaleti açısından ağır eleştiri almıştır.
Düz Oranlı Vergiyi Doğuran Nedenler
• Basitlik ve anlaşılabilir olma düz oranlı vergi sisteminin
en önemli özelliğidir. Karmaşık ve detaylı vergi
sistemleri vergi yükümlülerinin yüksek maliyetli mali
danışmanlık hizmeti almalarına neden olabilirken vergi
idaresine de zaman ve nitelikli personel gerektiren
vergi denetimi maliyeti yükler.
• Düz oranlı vergi sisteminde elde edilen gelirlerin
tamamı çeşidine bakılmaksızın yalnızca bir kez ve tek
bir orandan vergiye tabi tutulur. Gelir unsurları
açısından da oranda bir farklılaşma söz konusu değildir.
Düz Oranlı Vergiyi Doğuran Nedenler
• Çok yüksek düzeyde olmayan düz oranlı vergi
oranı, emek arzının, tasarrufların ve yatırımların
artarak ekonomik genişlemeye katkı sağlarken
vergileme kapasitesinin genişlemesinde etkili olur.
• Düz oranlı vergi sisteminde her hane için
belirlenecek en az geçim miktarı kadar gelirin
vergi dışı bırakılması sisteme gizli artan oranlılık
özelliği
katarak
ödeme
gücü
ilkesinin
gerçekleştirilmesine katkı sağlayabilecektir.
Düz Oranlı Verginin Yararları
•
•
•
•
•
•
Basitliği,
Etkinliği,
Vergi kurallarına uyum maliyetinin düşüklüğü,
Tasarruf ve yatırımları artıracağı,
Sermaye birikimine katkıda bulunacağı,
İndirim-istisna-muafiyet vb. uygulamalara son
vermesinden dolayı vergi planlamasını ve vergi
barınaklarını asgariye indirmesi
Düz Oranlı Verginin Zararları
• Tek oranlı bir vergide, özellikle gelir vergisinde, vergi
hasılatında, tarife indirimi nedeniyle, bir azalış,
yaşanacağı açıktır.
• Tek oranlı bir vergi sisteminde, vergi yükü düşük ve
orta gelirli sınıflar üzerine yığılacaktır. Bu durumda
zengin gelir grubuna giren mükellefler daha az vergi
ödeyeceklerdir. Bu durum sosyal adalet ve vergi
adaletine ters düşmektedir.
SONUÇ
• Sonuç olarak burada görüldüğü gibi izah edilen tüm vergi
türleri ve metotlar içerisinde optimaliteyi tek başına
sağlayabilen bir vergi yada metot bulunmamaktadır. Tüm
vergilerin ve metotların birbirine karşı yada kendi içlerinde
üstün oldukları ve aksayan yönleri bulunmaktadır.
• Bu sebeple önemli olan tüm bu metot ve vergilerin pozitif
yönde etki sağlayabileceği yönleri tespit edilerek bunlar
üzerinde ortak bir çalışma yapılması ekmektedir.